7 Kasım 2016 Pazartesi

07.11.2016 Genel Gündem



07.11.2016

GÜNDEM

11 Canın Katili, Pkk'nın Uzantısı Tak
4 Kasım'da 2'si polis 11 kişinin şehit düştüğü Diyarbakır'ın bağlar İlçesi'ndeki emniyet müdürlüğü ek binasına yönelik bombalı araçlı saldırıyı, terör örgütü TAK üstlendi. PKK'ya yakınlığı ile bilinen Fırat Haber Ajansı'nda (AnF) yer alan haberde, Diyarbakır Terörle Mücadele Müdürlüğü ve Çevik Kuvvet şubelerinin bulunduğu emniyet ek binasına yönelik bombalı araçla yapılan eylemin TAK tarafından üstlenildiği belirtildi. Haberde TAK'ın eylemi, Kemal Hakkâri kod adlı terörist tarafından gerçekleştirdiği açıklandı. Ayrıca TAK, saldırıda ölen DbP Çüngüş İlçe Eşbaşkanı Recai Altay için üzüntü duyduğunu bildirdi.
Haber Türk


Ankara' Ya Kritik Ziya Ret..
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, DSG güçleri tarafından Rakka operasyonunun başladığının duyurulduğu dakikalarda Ankara'ya gelerek Genelkurmay Karargâhı'nda Orgeneral Hulusi Akar ile görüştü. Ziyaretin, Irak'ta ve Suriye'de DAEŞ'e karşı yürütülen mücadelenin en hareketli olduğu bir dönemde gerçekleşmesi dikkati çekti. Ankara, Rakka operasyonunda PKK'nın uzantısı olarak nitelediği PYD'nin bulunmasını istemediğini açıklamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Menbiç'e, Rakka'ya ilerleyeceğiz. Sayın Obama ile görüşmelerimiz oldu. Bu tür adımlar atacağımızı kendileri ile paylaştık. PYD, YPG gibi örgütlere ihtiyacımız yok, Rakka'da sizle atalım biz birlikte hallederiz, Bu gücümüz var" ifadesini kullanmıştı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan 4.5 saat süren görüşmenin ardından yapılan açıklamada bölgesel güvenlik konuları ile Irak ve Suriye'deki gelişmelerin ele alındığı belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasının ve terörizmle mücadelenin müştereken yürütülmesinin öneminin altı bir kez daha çizilmiştir. İcrası başarı ile devam eden Fırat Kalkanı Harekatı'na Koalisyon'un hava desteği vermesinin önemi vurgulanmıştır. Ayrıca, yerinden edilmiş halkın Cerablus ve diğer yerleşim yerlerine geri dönüşünün bölgede istikrarın sağlanmasına katkısı dile getirilmiştir. Münbiç'ten PYD/YPG terör örgütünün çıkarılması ile Rakka'daki son durum, Musul Harekatı, PYD/YPG terör örgütünün Suriye ve Irak'taki faaliyetleri ve bölgedeki mezhepsel çatışma riski konularında karşılıklı bilgi ve görüş alışverişinde bulunulmuştur. Müteakip dönemde El-Bab ve Rakka başta olmak üzere, Suriye ve Irak'ta DEAŞ'a karşı ortak mücadele yolları görüşülmüştür. Ülkemizin Telafer ve Sincar'daki hassasiyetleri ve konunun tarafımızdan yakinen takip edildiği karşı tarafa iletilmiştir." Dunford, görüşmenin ardından Ankara'dan ayrıldı.
Milliyet

Hdp'nin Tepki Kararı: Meclis'te Çalışmamak
Eş genel başkanları ve milletvekilleri tutuklanan HDP'nin Meclis çalışmalarını durdurma kararı alması tartışma yarattı. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen dün yaptıkları açıklamada şöyle dedi: TBMM Genel Kurulu ve komisyon çalışmalarına katılmayacağız. Mecliste grup çalışmalarını sürdüreceğiz. Milletvekilliği bize verilmiş bir emanettir. Bu emanetin sahibi ne yapılmasını istiyorsa onu yapacağız. Önümüzdeki günlerde ev ev , mahalle mahalle, köy köy, ilçe ilçe, il il dolaşarak halkımızın şikayet ve önerilerini dinleyeceğiz. Bileşenlerimizle, demokrasi, barış ve emek güçleri, STK, sendika ve meslek birlikleri ve inanç gruplarıyla tartışarak önerilerini alacağız. Tüm bu istişareler sonucunda yapılan önerileri değerlendirip sonuçları kamuoyuyla paylaşacağız. "Sine-i millet olur mu?" sorusuna Bilgen, "Her şey mümkündür. Şu aşamada ne şu olmaz ne de bu olacak diye bir kararımız yok" dedi. Bu karar, HDP'lilerin vekillikleri düşebilir mi, ara seçim olabilir mi sorularını akla getirdi. 1 ay içinde 5 bileşime mazeretsiz katılmayanların vekilliklerinin düşürülmesi yetkisi TBMM Genel Kurulu'nda ancak bugüne kadar bu yola hiç başvurulmadı. 28 ismin vekilliği düştüğünde TBMM'nin ara seçim kararı alması gerektiğinden, Genel Kurul'un tutumu bu konuda belirleyici olacak. HDP'nin kararı, TBMM Genel Kurulu ve komisyonların çalışmalarını ise "yeter sayı" olduğu için etkilemeyecek. Ancak Meclis'in tatile girmesi, çalışma kararı alması, gündemde sıra değişikliği yapması için gerekli Danışma Kurulu kararı HDP'nin yokluğunda alınamayacağı için, bu tip her karar ancak Genel Kurul'da oylanarak alınabilecek.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 129,2736-129,4265                   
ABD Doları 3,1175-3,1201/Euro 3,4500-3,4524/İngiliz Sterlini 3,8127-3,8179  


Davayı Gidip Şirkete Açın
Yaklaşık 500 şirketin devredildiği Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) başını davalardan kaldıramıyor. Önce Bank Asya daha sonra devredilen diğer şirketlerle ilgili hem alacaklı hem borçlu olanlar TMSF'ye dava açmaya başladılar. Şimdiye kadar 70-80 davanın açıldığını söyleyen yetkililer, davaların yanlış yere açıldığını belirtiyor. Şirketlerin tüzel kişiliğinin devam ettiğine dikkat çeken TMSF yetkilileri, davaların bu şirketlere açılması gerektiğini vurguladı. Yetkililer, "TMSF'ye davalar açılıyor. Hem Bank Asya için hem de şirketlerin tüzel kişiliği devam ettiği için bu şirketlere açılması gerekiyor. Yani yanlış tüzel kişiliğe açılıyor" dedi. Yetkililer, bugüne kadar açılan davaların 70-80 kadar olduğunu ancak artmasının beklendiğini belirterek, TMSF hukuk bürosunun davalara yetkili tüzel kişiliğin Fon olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini kaydetti. Bank Asya'dan sonra FETÖ soruşturmasını takiben TMSF'ye devredilen şirket sayısı 500'e yaklaştı. Fon'a devredilen şirketlerin büyük bir bölümünü KOBİ'ler oluşturuyor. Yaklaşık 500 şirketin aktif büyüklüğü 30 milyar lira, öz kaynakları ise 15 milyar lira civarında bulunuyor. Ciroları 10 milyar lirayı bulan şirketlerde, yaklaşık 30 bin kişinin istihdam edildiği belirtiliyor. Soruşturma kapsamında bugüne kadar aralarında Boydak, Koza İpek, Naksan, Dumankaya, Alfemo, Yavaşçalar ve Kadıoğlu Grubu'na bağlı şirketler Fon'a devredildi. Fon'a devredilen 30 şirketiyle Boydak Grubu, ilk sırada yer alıyor. Boydak Grubu'nun 7.8 milyar lira aktif büyüklüğü, 3.8 milyar lira cirosu, 13 bin çalışanı bulunuyor.
Hürriyet

Notçulara Değil İşimize Bakıyoruz
Maliye Bakanı Naci Ağbal, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's'un (S&P) Türkiye'nin kredi görünümünü yükseltmesine ilişkin, "S&P'nin bu süreçte Türkiye'deki reform gündemine vurgu yapmış olması gerçekten yapmış olduklarımızı takdir etmeleri bakımından önemli. Kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ile ilgili değerlendirmeleri zaman zaman birbirinden farklı da olabiliyor. Biz önümüze bakıyoruz, işimize bakıyoruz" dedi. Ağbal, S&P'nin Türkiye'nin kredi görünümünü "negatif"ten "durağan"a yükseltip "BB" seviyesindeki kredi notunu teyit etmesi konusunda, Türkiye'nin yapısal reformlara bağlılığının S&P tarafından kabul edilmesinin önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi. Türkiye'de yatırım yapmak niyetinde olanlarda Türkiye ile ilgili büyük bir güven olduğunu belirten Ağbal, ülkenin orta ve uzun vadeli büyüme potansiyelini gören birçok doğrudan yatırımcının Türkiye'ye gelip yatırım yaptığını söyledi. Ağbal, hükümet olarak mali disipline devam edeceklerini ifade ederek, büyüme dostu bir kamu maliyesi uygulanacağını ve yargı, eğitim, istihdam piyasaları, kamu maliyesi alanlarında yapısal reformlara devam edileceğini belirtti. Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2071 vizyonlarını yakalayabilmesi için mutlaka daha etkin çalışan, hizmete odaklanmış yeni bir devlet yapısını, daha hızlı karar alabilen, daha hesap verilebilir bir demokratik sistemi üretmesi gerektiğini belirten Ağbal, "Türkiye'nin şu anda önündeki en önemli yapısal gündem anayasadır. Hükümet olarak da bu konuda gerekli çalışmaları tamamladık. Yakın bir zamanda inşallah Meclise getireceğiz" şeklinde konuştu.
Hürriyet

Göreviniz İmaj!
Başbakan Binali Yıldırım, bazı iş dünyası temsilcileriyle cuma gecesi Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde bir araya geldi. Hürriyet'in edindiği bilgilere göre farklı sektörlerden yer alan iş insanları kendi sorunlarını anlatırken, kur ve HDP'li milletvekillerinin tutuklanması da gündeme geldi. Cuma günü gece yarısına kadar süren, 5 saati aşan toplantıda Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Mehmet Muş da hazır bulundu. Çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 45 işadamının katıldığı toplantının amacının, iş dünyası ile güncel ekonomik konuları istişare etmek, katılımcıların görüş ve önerilerini almak olduğu belirtildi. İş dünyası temsilcilerine bir gün önceden haber verilen toplantının başında yaklaşık 19.00 gibi Ekonomi Bakanı Zeybekci bir sunum gerçekleştirdi. Sunumda güncel ekonomik görünüm, Ekonomi Bakanlığı'nın mal ve hizmet ihracatına yönelik yeni destek paketi ve yatırım teşviklerine yeni bir boyut getiren proje bazlı destek sistemi kapsamlı bir şekilde katılımcılarla paylaşıldı. Başbakan Yıldırım, toplantıya saat 20.00'da katıldı. Sunum sonrasında farklı sektörlere mensup iş dünyası temsilcileri ile 65. hükümet programının öncelikleri arasında yer alan özel sektör eliyle sürdürülebilir büyüme, yüksek teknoloji içerikli ve katma değeri yüksek ürünlerin üretimine dönük yatırımların artırılması, istihdam artırıcı önlemlerin yanı sıra sanayi, üretim ve ihracata dayalı büyüme modelini geliştirmek adına karşılıklı istişarelerde bulunuldu. Başbakan Yıldırım'ın 2017 yılında her şeyin daha iyi olacağını aktardığı toplantıya ilişkin edindiğimiz bilgilere iş dünyası temsilcileri Yıldırım'a HDP'li milletvekillerinin tutuklanmasını sordu. Yıldırım'ın yanıtı ise "Nasıl Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli ifadeye gittiyse onların da gitmeleri gerekiyordu. Gitmedikleri için bunlar yaşandı" oldu. Diğer bir kritik soru ve iş dünyasının şikâyeti ise kurdaki yükselişti. Yıldırım ve ekonomi kurmayları bu yükselişin global kaynaklı olduğunu söylerken buna karşı bir önlem dile getirilmedi. Edinilen bilgiye göre Yıldırım'ın da iş insanlarından önemli bir talebi oldu. Yıldırım, Türkiye'nin yurtdışındaki imajı ile ilgili iş dünyasına görev düştüğünü belirterek, şöyle konuştu: "Biz anlatmaya çalışsak da taraflı, yanlı zannediyorlar. Bu yüzden sizin çabanız daha inandırıcı olur. Mümkün olduğu her ortamda Türkiye'yi anlatın. Türkiye'nin imajını yükseltmek için sizden destek bekliyoruz."
Hürriyet

Kimyasal Gübre Bitiyor
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, Bank of China'nın (BOC) yılbaşına kalmadan Türkiye'de faaliyetlerine başlayabileceğini söyledi. Akben, AA'ya yaptığı açıklamada, Bank of China'nın Başkan Yardımcısı ve heyeti ile görüşme yaptıklarını kaydetti. Söz konusu banka ile iyi bir diyalog içerisinde olduklarını belirten Akben, bir bankanın kuruluş faaliyetlerinin birden oluşmadığını, ofis kiralamadan IT altyapısına kadar birçok süreç olduğunu anımsattı. Akben, söz konusu bankanın sürecin bir bölümünü tamamlamış durumda olduğunu ve az bir eksikleri kaldığına işaret ederek, "Zannediyorum çok yakın zamanda, yılbaşına kalmadan Türkiye'de faaliyetlerine başlarlar. Bir aksilik, sorun görmüyoruz" diye konuştu. BDDK Başkanı Akben, Çin'in Türkiye'ye çok önem verdiğini de söyledi. Burada ICBC adında başka bir Çinli bankanın daha olduğunu anımsatan Akben, Bank of China'nın Türkiye'deki ikinci Çinli banka olacağını ifade etti. Akben, Bank of China'nın üst düzey yetkilileri ile önemli projeler üzerinde konuştukları bilgisini vererek, "Türkiye'de enerji, köprü ve Kanal İstanbul gibi birçok önemli projemiz var. Bu önemli projelere kaynak temini açısından onlar da konunun üzerinde hassasiyetle duruyorlar. İpek Yolu Projesi'ni de önemsiyorlar. Bizleri sık sık oraya davet ediyorlar, kendilerini görmemizi istiyorlar" şeklinde konuştu. Bank of China Türkiye'de geçen yıl mevduat bankası kurmak için hazırlıklara başlamıştı. Küresel bazda dünyanın en büyük 7'nci bankası olan Bank of China, 2011 yılından bu yana Türkiye'de faaliyetlerini temsilcilik ofisi olarak sürdürüyor. Aynı zamanda Çin'in 3'üncü büyük bankası olarak bilinen bankanın Türkiye'de 300 milyon dolar karşılığı Türk lirası sermayeli bir mevduat bankası kurulmasına yönelik talebi bulunuyordu.
Milliyet

Piyasa Yeni Başkan İle Ralli Yapacak Mı?
Yoğun bir haftayı geride bıraktık, daha yoğunu bizleri bekliyor. Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının göz altına alınması (hafta sonunda tutuklanmaları) HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanması, Diyarbakır'daki bombalı saldırı sonrasında piyasalarımıza da adeta bomba düştü. Dolar/ TL kuru Cuma günü 1.1740'a kadar yükseldi, Borsa İstanbul 74.267 ile haftanın en düşüğüne çok yakın bir seviyeden kapandı. ABD'de açıklanan Tarım Dışı İstihdam verisi 175 bin kişilik artış beklentisine karşın, 161 bin olarak açıklandı. Fed'in Aralık'ta faiz artıracağı beklentisinde değişikliğe yol açmayacak bir seviyede geldi. Piyasalarda Salı günü yapılacak ABD Başkanlık seçimi, bu verinin oldukça önüne geçtiğinden kısa sürede göz ardı edildi denebilir. Bu hafta ABD'de yapılacak Başkanlık seçimi dışarıda en önemli "gösterge" olacak. Hillary Clinton'ın seçilmesi piyasalarda kısa süreli bir "rahatlama rallisini" beraberinde getirecektir. Donald Trump ihtimaline karşı yaşanan "tedbir satışları" S&P 500 endeksini 200 günlük Basit Hareketli Ortalaması'na (BHO) kadar indirdi. Cuma günü 2.083'ten geçen 200 günlük BHO'ya kadar gerileyen S&P 500 haftayı 2.085 puandan kapattı. Clinton'ın seçilmesi S&P 500 endeksini 2.140 seviyelerine kadar çıkarabilir. Rallinin daha fazla devam edebilmesi Fed'in Aralık toplantısında alacağı kararlara bağlı olacaktır. Ancak Trump'ın seçilmesi piyasalarda ciddi bir kırılmayı, sert satışları da beraberinde getirecektir. Yine S&P bazında bakıldığında ilk destek 2.001 gibi görünse de 1.835-70 bandı kısa zamanda resmin içine girecektir. Bu ihtimal orta-uzun vadede Türkiye için ne getirir, ne götürür kestirmek için bir süre için Trump'ı izlemek gerekecek. Ancak kısa vadede yurt dışındaki kırılma, bizim piyasalarımızı da olumsuz etkileyecektir. S&P'nin görünümümüzü "durağana" yükseltmesi de kurtaramayabilir.
Vatan

Görünümü Neden Yükseltti?
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P; 15 Temmuz darbe girişiminin hemen sonrasında 20 Temmuz'da Türkiye'nin notunu BB+'dan BB'ye, görünümü de negatife indirmişti. Geçtiğimiz Cuma akşamı sürpriz bir karar ve zamanlama ile görünümü; negatiften durağana revize etti. Yapılan açıklamada; yeni Anayasa ile ilgili iç politik tartışmaların artması, barış sürecinin sona ermesi, Türkiye'nin güneyinde artan istikrarsızlık ve OHAL'in Ocak 2017'ye kadar devam edebileceği riskleri sıralanmış. Hükümet politikalarının kademeli olarak dış riskleri azaltmaya yeniden yoğunlaşmasının görünümün durağana çekilmesinin en önemli dayanağı olarak belirtilmiş. Beklenmedik bu haber, piyasalar kapandıktan sonra geldi. 3.1720'lerde olan dolar/TL kuru, haber sonrasında uluslararası piyasa da yüksek 3.15'li seviyelere geriledi. Piyasalara "pozitif sürpriz" olarak gelecek bu açıklama akıllara yukarıdaki soruyu getiriyor. Büyük ihtimalle, darbe girişimi sonrasında çok hızlı ve sert hareket eden S&P, darbe sonrasındaki hızlı toparlamayı es geçmemek, diğer derecelendirme kuruluşlarından çok geride kalmamak adına adım atmış olabilir. Türkiye ile resmi olarak "çalışmayan" S&P belki de işi resmi hale getirmek adına ılımlı bir yaklaşım sergilemek istemiş de olabilir. Piyasalara etkisinin kısa süreli olumlu yansıyacağını ancak bu etkinin günün ikinci yarısına kadar bile devam etmeyeceğini tahmin ediyorum.
Vatan

DÜNYA

Rakka Savaşı
Terör örgütü DEAŞ'ın kurduğu sözde halifeliğin 'başkenti' konumundaki Suriye'nin Rakka kentine yönelik uzun süredir beklenen operasyon önceki gece başladı. Açıklamayı dün PKK ile bağlantısından ötürü Türkiye'nin terör örgütü kabul ettiği PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin en büyük bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) yaptı. SDG sözcüleri, Rakka'nın yaklaşık 60 km kuzeybatısındaki Ayn İsa'da düzenledikleri basın toplantısında operasyonun başladığını, operasyonda kara gücü olarak sadece SDG'nin yer alacağını ve ABD'nin hava desteği vereceğini duyurdu. Operasyona "Fırat'ın Gazabı" adı verildi. Amerikalı yetkililerden Rakka operasyonunun yakında başlayacağı yönünde açıklamalar son günlerde yoğunlaşmıştı. Türkiye ise YPG'nin operasyonda yer almaması şartıyla Rakka'daki operasyona katılabileceğini açıklamıştı. SDG sözcülerinden Talla Sello, "Türkiye'nin ya da Türkiye ile müttefik silahlı grupların operasyonda yer almayacağına dair uluslararası koalisyonla kesin olarak anlaştık" dedi. Sello, ABD öncülüğündeki koalisyondan yeni silahlar aldıklarını ve bunların içinde tanksavar füzeler olduğunu da açıkladı. Sello, harekatın iki aşamalı ilerleyeceğini, ilk olarak Rakka'nın çevresindeki kırsal bölgenin kurtarılacağını ve kentin izole edileceğini, ikinci aşamada ise şehrin kontrolünün alınacağını anlattı. SDG'nin bir diğer sözcüsü Cihan Şeyh Ahmed, operasyona 30 bin kişilik bir gücün katıldığını bildirdi. Yazılı basın açıklamasında "Rakka kendi çocukları, Arap, Kürt ve Türkmen gruplar, SDG bayrağı altındaki kahramanlar tarafından özgürleştirilecek. YPG'nin aktif katılımı ve uluslararası koalisyonun koordinasyonu olacak" denildi. SDG, sivillere DEAŞ kontrolündeki bölgelerden uzaklaşmaları çağrısı da yaptı. ABD Savunma Bakanı Ashton Carter ise SDG'nin başlattığı Rakka operasyonunu memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Yaptığı yazılı açıklamada "DEAŞ'ın acımasız kontrolü altında bulunan Rakka'nın özgürleştirilmesi için SDG'nin başlattığı operasyonu memnuniyetle karşılıyorum" ifadesini kullanan Carter, Rakka'nın izolasyonu ve nihayetinde kurtarılması çabalarının, uluslararası koalisyonun sürdürdüğü kampanyanın bir sonraki adımını oluşturduğunu kaydetti.
Hürriyet

Suikast Paniği Seçimi Gerdi
ABD'de başkanlık seçimine 1 gün kala adaylar "salıncak eyaletlere" (seçimlerde Demokratlarla Cumhuriyetçiler arasında gidip gelen eyaletler) yönelirken, Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump'ın Nevada Eyaleti'ndeki seçim mitinginde "suikast paniği" yaşandı. Milyarder işadamı, önceki akşam Reno kentinde gerçekleşen seçim mitinginde yaptığı konuşma sırasında seyirciler arasında arbede çıkınca, gizli servis ajanları tarafından apar topar kürsüden indirildi. Trump kampanyasından üst düzey bir yetkili, İngiliz Daily Mail Gazetesi'ne verdiği demeçte, "mitinge katılanların, Trump karşıtı bir protestocu olduğunu düşündükleri bir şahsın elini beline atmasıyla panik yaşandığını ve tam o noktada 'Silahı var' diye bir ses duyulduğunu" söyledi. Cumhuriyetçi aday kürsüden uzaklaştırıldıktan sonra Austyn Crites (33) adlı şüphelinin üzerinin arandığını açıklayan Gizli servis sözcüsü ise "yapılan kapsamlı arama sonrasında şüphelide herhangi bir silah bulunmadığını" belitti. Demokrat aday Hillary Clinton destekçisi olduğu ifade edilen Crites, Trump'ı Meksikalılara, Müslümanlara ve kadınlara yönelik tutumu nedeniyle protesto ettiğini söyledi. Büyük paniğe sebep olan olayın ardından Trump, sahneye döndü. "Bu işin kolay olmayacağını söylemiştik ama kimse bizi durduramayacak" diyen Trump, gizli servis ajanlarına yeterince takdir edilmediklerini belirterek teşekkürlerini iletti.
Haber Türk

Kore'de 20 Bin Kişi Sokağa Döküldü
Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-Hyo'nun, resmi bir görevi olmayan eski dostu Choi Soon- Sil'i, önemli devlet işlerine müdahil etmesiyle ortaya çıkan skandal büyüyor. Önceki gün başkent Seul'deki Gwanghwamun Meydanı'nda protesto gösterileri vardı. Sayıları 20 bine ulaşan göstericiler, ellerinde dövizlerle, devlet başkanlarını protesto etti. Siyasi kriz yaşayan ülkede, yapılan bir anket Park'a kamuoyu desteğinin yüzde 5'e kadar gerilediğini ortaya koydu. Park'ın yakın dostu Choi'nin, yardım kuruluşlarından zimmetine yaklaşık 9 milyon dolar geçirdiği iddia ediliyor. Park, iki kez halktan özür dilemiş, kabineyi değiştirmişti.c
Milliyet

Paraşüt Bombalı Saldırı
Suriye'nin Halep kentinde rejim kuşatmasını kırmak isteyen muhalifler ile rejim güçleri arasında çatışmalar şiddetlenirken, önceki gün muhaliflerin kontrolündeki köy ve ilçelere "paraşütlü bombalarla" hava saldırıları düzenlendi. Saldırılarda 11 kişinin öldüğü, 25 kişinin de yaralandığı belirtildi. Halep'teki sivil savunma yetkilisi Said Ahmed, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, Rus ordusuna ait savaş uçaklarının Halep'in batısındaki Etarib, Daret İzze ilçesinin yanı sıra İbin köyüne "paraşütlü bombalarla" saldırdığını söyledi. Saldırıda aralarında çocuk ve kadınlarında bulunduğu 11 sivilin yaşamını yitirdiğini, 25 kişinin yaralandığı ifade eden Ahmed, "Sivil savunma ekipleri, Rusların paraşütlü bombalarla saldırdığı İbin köyünde enkaz altından çok sayıda ölü ve yaralı çıkarttı. Bombardımanda Etarib ve Daret izze'de 10'dan fazla evde maddi hasar meydana geldi. Saldırı sonucu bazı evler ise kullanılmaz hale geldi" dedi. Bombardıman sebebiyle baz evlerde çıkan yangınların sivil savunma ekiplerince söndürüldüğünü belirten Ahmed, Ruslarının hava saldırısında yaralananların söz konusu yerlerdeki sahra hastanelerine kaldırıldığını bildirdi. Öte yandan Suriye Devlet Başkanı Esad, Batı'nın Suriye'de güç kaybettiğini öne sürdü, Rusya'yı da överek DAEŞ'in her anlamda güç kaybetmesini sağladığını savundu. "Sunday Times" gazetesine konuşan Esad, ülkesindeki durumu "Suriye'ye karşı olan bir dünya savaşı" diye niteledi. Esad, Halep'te her gün çocukların öldüğünü bildiği halde uyuyup uyuyamadığına ilişkin soruya da "Bu sorunun ne anlama geldiğini biliyorum. Düzenli uyuyorum. Uyuyorum, çalışıyorum, normal yemek yiyorum ve spor yapıyorum" yanıtını verdi.
Milliyet

Almanya Sığınmacıları Akdeniz'den Çevirecek
Geçen yıl Avrupa'ya yaşanan göçmen akını sırasında 1.5 milyon sığınmacı kabul eden Almanya, göçmenlere yönelik 'açık kapı' politikasını değiştirmeye hazırlanıyor. Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, Die Welt gazetesine verdiği röportajda, Akdeniz'de kurtarılan mültecilerin Avrupa yerine Afrika'ya geri götürülmesini istediğini açıkladı. Akdeniz'e açılan mültecilerin Tunus, Mısır gibi Kuzey Afrika ülkelerinde kurulacak kamplara gönderilmesini isteyen Maiziere, mültecilerin buralardan Avrupa ülkeleri için iltica başvurusunda bulunmalarından yana olduğunu belirtti. Maizire, iltica başvuruları kabul edilen mültecilerin güvenli biçimde Avrupa'ya getirilebileceğini, böylece Akdeniz üzerinden İtalya'ya gelmek isteyen mültecilerin bu tehlikeli yolu kullanmaktan vazgeçeceğini ifade etti. Maiziere, Avrupa Birliği'nin, Avustralya'nın halen uygulamakta olduğu yöntemi kullanarak göçmen sorununu bitirebileceğinin altını çizdi. Alman muhalefeti, Maiziere'nin mültecileri denizde durdurma planına tepki gösterdi. Yeşiller Grup Eşbaşkanı Katrin Göring Eckardt, Alman İçişleri'nin mültecileri 'uzak tutulması gereken bulaşıcı hastalıklar' gibi gördüğünü söylerken, Sol Parti Başkanı Bernd Riexinger da planın insani açıdan skandal olacağı yorumunu yaptı. Uluslararası Göç Organizasyonu, yıl başından bu yana Akdeniz'de ölen sığınmacı sayısının geçen hafta 4 bin 220'ye ulaştığını duyurdu. Yıl başından bu yana Akdeniz'den İtalya'ya ulaşan mülteci sayısı ise 159 bin 496'a ulaştı.
Vatan

Referandum Protestosuna Sert Müdahale
İtalya'da gelecek ay yapılacak anayasa referandumu öncesinde, Floransa kentinde protestocu bir grup ile polis arasında arbede çıktı. Başbakan Matteo Renzi liderliğindeki koalisyon iktidarının hazırladığı, yasama biçiminde köklü değişiklikler öngören anayasa reformu, muhaliflerin tepkisini çekiyor. Yerel basında çıkan haberlere göre hafta sonunda, Başbakan Renzi'nin Floransa'ya gelmesini fırsat bilen protestocular, kentin en işlek caddelerinde gösteri düzenledi. Polise şişe ve havai fişek atan göstericilere biber gazı ve copla müdahale edildi. Olaylarda aralarında güvenlik görevlilerinin de bulunduğu 12 kişi yaralandı.
Vatan

POLİTİKA

Densizler
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tutuklanan HDP'lilerle ilgili "Bu densizlerin amacı Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır" dedi. Üsküdar'da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Fahri Doktora Tevdi Töreni ve Academic Hospital açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan özetle şunları söyledi: "Bazı meseleler var ki onlarla ilgili değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmak en az diğerleri kadar önemli hale geliyor. Önceki gün başlayan ve halen devam eden terör örgütü PKK'ya destek veren milletvekilleriyle ilgili süreç de böyle bir konudur. Terör örgütü PKK'nın boyutu Kandil'de değil, onun parlamentoda uzantıları var. Biz bu işin önünü açtık. Bunlar varsınlar parlamentoda mücadelelerini sürdürsünler. Ne yazık ki bunlar burayla yetinmediler. İşte 7 Haziran'da hatırlayın 80 milletvekili yakaladılar. 80 milletvekili işte bak hadi otur da parlamentoda işine bak. Yok, 80 milletvekilini aldıkları günün ertesinde Diyarbakır'da halkı sokağa davet ettiler. Ve 50 kişinin ölümüne neden oldular. Ölen Kürt'tü, öldüren de Kürt'tü. Bilindiği gibi TBMM, geçtiğimiz mayıs ayında istisnasız tüm milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırdı. Bu düzenleme Anayasa Mahkemesi'ne götürüldü. Yüksek Mahkeme de yapılan işlemi hukuka uygun buldu. Bunun üzerine genel başkanlar dahil olmak üzere yargı safhasında dosyası olan milletvekilleri ilgili mahkemelere gidip ifadelerini vermeye başlamışlardır. Ancak bir siyasi partinin mensupları en başından beri ısrarla bu konuyu tahrik unsuru haline getirmeye çalışmışlardır. Hatta önceleri meydan okudu. 'Benim dokunulmazlığımı kaldırın ben anında hemen yargıya gitmeye hazırım.' Tamam o zaman öyle diyordun, daha sonra ne oldu sana? Daha sonra aksini yapmaya ve kaçmaya çalıştılar. Dokunulmazlıklar üzerinden Meclis'e, devlete, millete, yargıya meydan okuyan hatta hakaret eden bu densizlerin amacı Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık ve net söylüyorum. Benim uluslararası bu saldırılardan en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için asıl olan milletimdir. Milletim ne diyor, asıl olan budur. Yoksa Batı ne diyor? Yahu Batı bizim için hiçbir zaman hayırlı rüya gördü mü? Görmedi. 53 sene AB'nin kapısında bekletilen Türkiye için batıdan biz ne bekleyeceğiz. Kendimizi aldatmayalım. Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Kendilerini ifade vermek üzere davet eden yargı mensuplarını ve Türk devletini hiçe sayanlara müsamaha gösterilmesi söz konusu olamaz. Birilerinin çıkıp 'Biz sizi tanımıyoruz' demesi aslında 'Bunun için bize yapılacak her türlü muameleyi de peşinen kabul ediyoruz' anlamına geliyor. Hukukun usulü bellidir; ifade vermeye gitmezsen zorla götürülürsün. Önceki gün yapılan işlemlerin adı tam olarak budur, yani hukukun işletilmesidir. 1999 yılında hakkımdaki hapis kararı kesinleştiğinde kuzu kuzu Pınarhisar Cezaevi'ne gidip cezamızı çektik. Bağırıp çağırıp şov yapmadık. Eğer siz milletvekili gibi değil de terörist gibi davranırsanız terörist muamelesi görürsünüz. Bizim her türlü fikre, katılmasak da saygımız vardır. Ancak söz konusu vatandaşımızın güvenliği olunca gözümüz kimseyi görmez. Tutuklanan milletvekilleriyle ilgili Batı'dan gelen tepkileri görüyoruz. Batı'nın siyasetçileri böyle söyler de medyası geri kalır mı? Özellikle de tutuklanan bir eşbaşkanla ilgili Obama benzetmesine çok güldüğümü söylemek isterim. Belçika'daki bir mahkeme nihayet ağzındaki baklayı çıkarmış. PKK'yı terör örgütü değil de artık ne demekse silahlı mücadele olarak görmüş. Yarın ülkemde yakalanmış bunların aradığı bir terörist olursa ve bizden isterlerse vereceğimiz cevap ne olacak? Onu da onlar düşünsün. Arapların bir sözü vardır: Men dakka dukka… Açıkçası Batı dünyası bir süredir kendi eliyle, kendi sonunu hazırlayacak uygulamalar içerisindedir. Bumerang gibi dönecek, bir gün onları da vuracak. Terör örgütleri karşısında ilkesiz, ikircikli, riyakar tutum bunların başında geliyor. Mültecilere sergilenen insanlık dışı tavrı da unutmamak lazım. Irkçılık, İslam düşmanlığı gibi batının geçmişinde zaten var olan hastalıklar da yeniden nüksetmeye başladı."
Hürriyet

Teröre Sahip Çıkma
Başbakan Binali Yıldırım, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Demokrasiye sahip çıkın" çağrısına yanıt verirken "Eyyy Kılıçdaroğlu, demokrasiye elbette sahip çıkacağız. Demokrasiye sahip çıkmak teröre sahip çıkmamakla olur" dedi. Yıldırım, dün Erzincan ve Bayburt'ta katıldığı açılış törenlerinde özetle şunları söyledi: "Şimdi Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki 'Demokrasiye sahip çıkın'. Eyyy Kılıçdaroğlu, demokrasiye elbette sahip çıkacağız. Demokrasiye birlikte sahip çıkacağız ama demokrasiye sahip çıkmak için teröre sahip çıkmayalım. Demokrasiye sahip çıkmak, teröre sahip çıkmamakla olur. Biz gece rüyasında görüp sabah meydanlarda üfürenlerden değiliz. Üreterek, 10 yıldır ülkeye birbirinden güzel eserler kazandırdık. Ülkenin her köşesinde bir yandan FETÖ, bir yandan bölücü terör örgütü, diğer yandan DHKP-C, bilimum şer odaklarıyla amansız mücadele ediyoruz. Bu mücadelede her gün yeni başarılar elde ettikçe bazılarının nasırına bastığımızı biliyoruz, ciyak ciyak bağırıyorlar, ses veriyorlar. Ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın, bu ülkede bir terörist kalmayıncaya kadar, bu mücadele devam edecek. İçerideki ve dışarıdaki bütün destekçilerin hevesini kursağında bırakacağız. Anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi ile artık bütün şer odaklarını bu ülke gündeminden tamamen çıkaracağız. Türkiye'nin ufkunu açacak anayasa değişikliğini gerçekleştirme vakti çoktan geldi. Gençlerimizin geleceği aydınlansın diyoruz. 2007'de yüzde 89; 2010 referandumunda yüzde 85 oy verdiniz. Anayasa ve başkanlık düzenlemesine de yüzde 90 üzerinde oy bekliyoruz. HDP'liler Meclis'e gitmeyeceğiz diyorlar. Meclis'e gitmeyeceklermiş. Çok da geldikleri yok da. Ara sıra geliyorlar. Okuldan kıran öğrenci gibi. Meclis'te milletin görevini yapacaklar. Ben gitmiyorum dediğiniz zaman millete saygısızlık yaparsınız. Milli iradeyi tanımazsanız millet de sizi tanımaz. Onun için yol yakınken bu yanlıştan dönün kardeşim. Gelin Meclis'e ne diyecekseniz her şeyi söyleyin. Mesele konuşmak fikrini ifade etmek değil. Mesele siyaseti kalkan olarak teröre karşı kullanmaktır. Siyasetçi konumunu kullanarak teröre kalkan olamaz. Terör ile iç içe olamaz. Milletin seçtiklerinin görevi hizmet etmektir. Dağdakilere para yetiştirmek değil. Hukuk devletiyiz. Yanlış yapan hesabını sonuna kadar verir. Yanlışı ben de yapıyorsam benim de hesabımı versin. Milletin dişinden tırnağından arttırdığı vergileri terör örgütlerine insan öldürmek için gönderenler bunun karşılığını görecekler. Başka çaresi yok."
Hürriyet

'Pkk, Binali Bey'e Değil Bana Saldırdı'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım'ın "Ey Kılıçdaroğlu, demokrasiye elbette sahip çıkacağız. Demokrasiye birlikte sahip çıkacağız, ama demokrasiye sahip çıkmak için teröre sahip çıkmayalım" sözlerine yanıt verdi. Sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden açıklamalarda bulunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "PKK Binali Yıldırım Bey'e saldırmadı, bana saldırdı. Teröre ve teröristlere kucak açanlar, çadır mahkemeleri kuranlar sizsiniz. Hakimleri savcıları PKK'nın ayağına siz götürdünüz. FETÖ'yü besleyen, istedikleri her şeyi veren sizsiniz? Türkiye yönetilmiyor savruluyor" ifadelerini kullandı.
Vatan

SPOR

Trabzonspor'u mağlup ederek Vodafone Arena'daki başarılı sonuçlara bir yenisini ekleyen Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Şenol Güneş galibiyete rağmen maçtan sonra bireysel hatalara vurgu yaptı. Siyah-beyazlı hocanın basit hatalar nedeniyle çok farklı kazanabilecekleri maçta sıkıntı yaşadıklarının altını çizdiği vurgulandı. Soyunma odasında oyuncularıyla maçın analizini yapan Şenol Güneş'in, "İlk yarıda çok iyi oynadınız. Bize yakışan futbol ortaya koydunuz ancak ikinci yarıda tam tersini sergiledik. Yaptığımız hatalarla rakibi ayağa kaldırdık. Eğer bu maçta puan kaybetseydik, çok üzülürdüm. Çünkü çok rahat kazanabileceğimiz bir maçı kaybetmek üzücü olurdu" diye konuştuğu öğrenildi. Beşiktaş'ın hocası milli araya galibiyetle girmelerinin çok önemli olduğunu da dile getirdi. Hedeflerinin liderlik olduğunu kaydeden Şenol Güneş'in, "Tabii ki futbolda bireysel hatalar olabilir ama hatayı nerede yaptığınız önemli. Yediğimiz golde yapılan hatanın cezası işte böyle ağır oluyor. Hücumda yaptığımız hataların başında ise acele davranmak geliyor. Bu hataları azaltırsak çok daha fazla gol atarız. Milli arada bu eksikliklerimizi gidermek için çalışacağız. Üç günlük tatilde iyi dinlenin. Bundan sonra üç kulvarda olacağız. Yoğun bir dönem bizi bekliyor" diye konuştuğu aktarıldı.
Milliyet


Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, dün Vodafone Arena'da düzenlenen defilenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve gündem yaratacak açıklamalar yaptı. Beşiktaş'ı hakemlerin koruduğuna yönelik açıklamaları olan F.Bahçe Genel Sekreteri Mahmut Uslu ve G.Saray Sportif AŞ Yöneticisi Levent Nazifoğlu'na göndermeler yapan Orman, şu ifadeleri kullandı: "Her seferinde aynı şeyi söylüyorum. Camiaları yöneten kişiler, spor adamları kendi kulüpleriyle alakalı açıklama yapmalılar. Bir başka kulüple alakalı açıklama yapılınca gerginlik doğuyor. Beşiktaş'ın hiçbir hakeme ihtiyacı yok. Beşiktaş'la alakalı algı operasyonu yapmalarına müsaade etmem. Herkes kendine gelsin. Öyle her mevzuyu Beşiktaş üzerine yıkmaya çalışmasınlar. Beşiktaş'ta her şey ahlâkla yapılır. Sloganımızı biliyorsunuz; 'Efendi Beşiktaş.' Efendiyiz ama bu demek değil ki Beşiktaş üzerine algı operasyonu yapılmasına müsaade ederiz. Kimseyi rencide edecek bir şey söylemek istemiyorum. Ama Beşiktaş ligin ikincisi. Birinci şu an Başakşehir. Farkındaysanız kimse Başakşehir'le alakalı konuşmuyor, 'Beşiktaş'tan 4 puan gerideyim' diyor, kendisini Beşiktaş'la kıyaslıyor. Herkes işine baksın. Beşiktaş'ın Türkiye'nin tek büyüğü olduğunu da bu aşamada herkes görüyor. Herkes kendi kulübüyle alakalı konuşsun. Ayıp yani gerçekten. Açıkçası anlayış gösteremiyorum. Biz senelerce bu hatalarla şampiyonluklar kaybettik. Biz kaybettik derken bir de hatalarla kazanan taraflar var. Şu an Beşiktaş tüm kulvarlarda başarıyla devam ediyor. Herkes kendi kulübüyle ilgili açıklama yapsın. Trabzonspor Başkanı, Beşiktaş'la maçı olduğu için elbette konuşabilir. Ama başka kulüplerin Beşiktaş ile alakalı konuşmasını ne centilmenliğe ne de spor ahlâkına yakıştırabiliyorum."
Vatan


Lig lideri Medipol Başakşehir'i Arena'da ağırlayan ve sahadan 2-1'lik yenilgi ile ayrılan G.Saray'da moraller de alt üst oldu. Sinan Gümüş'ün golü ile öne geçen ancak sonrasında Yalçın Ayhan ve Mehmet Batdal'ın gollerine teslim olan sarı-kırmızılılarda ne maçın ardından ne de önceki dün yapılan idmanda ağzını açan oldu. Normalde her maçın ardından oyuncularına teşekkür eden ve sahadan yenik bile ayrılsalar takımı ile bir konuşma yapan Jan Olde Riekerink bu kez sessiz kalmaya seçerken oyuncuların da sinirli ve moralsiz hali herkesi etkiledi. TT Arena'yı önce Wesley Sneijder terk ederken kimseyi beklememesi ve hızlı bir şekilde stattan ayrılması dikkat çekerken takım arkadaşlarına yönelik eleştirili sözleri de şaşkınlık yarattı. Ligin 11. haftasında F.Bahçe deplasmanına çıkacak olan sarı-kırmızılılar, Başakşehir'i yenip moral bulmak isterken yenilginin yanı sıra kötü futbol da herkesin moralini bozdu. Maçın ardından oyuncular evlerine dağılırken önceki günkü idmanda da herkes Riekerink'in ağzına baktı Herkes Hollandalı teknik adamın konuşmasını beklese de yanıldılar. Rıekerınk maçla ilgili en ufak bir şey söylemeden idmanı tamamlarken herkese iki gün izin verildiğini açıklayıp sonunda oyuncularına seslendi. Milli takımlarına gidecek oyuncularını ve izin yapacak isimlere birlikte konuşan Hollandalı çalıştırıcı, "Dönüşte kazanan bir takım istiyorum. Oyunumuzda değişen bir şey yok. Sadece kazanan takım görüntümüzden uzaklaştık. Bu kayıpları telafi etmemizin tek yolu Kadıköy'de alınacak bir F.Bahçe galibiyetidir. Herkes dönüşte hazır olsun" dedi ve oyuncularını serbest bıraktı. Trabzonspor yenilgisi ile sendeleyen, Medipol Başakşehir yenilgisi ile büyük bir yara alan sarı- kırmızılarda Riekerink, derbide değişime gidiyor. Takıma 2 gün izin veren Hollandalı hoca bu süre içinde kafasındaki planları netleştirip ardından da milli takımlarına gitmeyen isimlerle birlikte derbi hazırlıklarına başlayıp herkesi deneyecek. Riekerink'in 4-5 oyuncuyu değiştirmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Vatan


Manchester zaferi F.Bahçe'ye cidden ilaç olmuş. Ligin zorlu deplasmanına çıkan sarı-lacivertlilerde Avrupa'nın yorgunluğu görülse de maça ekstra katkı yapan Aatif, 1 gol 1 asistle takımını galibiyete taşıdı. LİGİN başında adeta kenar süsü muamelesi gören Faslı oyuncu, Karabük maçının ardından 10 numara mevkisinde ne yapılması gerekiyorsa yaptı. Takım içi karışık olan Akhisar ise yararlanamadığı penaltının ardından 2. yarıda mecburen gol ararken kalesinde golü gördü ve 'benden bu kadar' dedi. 26'DA maçın ilk ciddi pozisyonu gol oldu. Aatif güzel aldığı topu güzel yere attı, Persie zor pozisyonda ayak içiyle topu tamamladı. Aslında 3 dakika önce de benzer bir pozisyon yaşanmış, yine Aatif ve Persie ikilisi gol ararken ofsayt kalkmıştı. 30'da ise Topal topa vurmak isterken ayağını Mervan'ın yüzüne nişan aldı. Hakem penaltı dedi, 32'de Hugo Rodallega atışı kullandı, ancak topu üsten auta yolladı. İLK yarının uzatma dakikasında Akhisar gole bir kez daha yaklaştı. Kornerde yakın mesafeden Mervan kafayı kötü vurdu. 65'te Akhisar defansını gafil avlayan F.Bahçe atağa hızlı çıkarak skoru 2-0 yaptı. Rakibinin risk aldığı dakikalarda Emenike araya iyi kaçtı. Vurmayıp pasını çıkardı, Aatif golü yazdı. 77'DE ise sahalarda enden görebileceğimiz talihsiz bir gol oldu. Emenike kaleci Fatih'in üzerinden topu aşırttı, kaleye giden topa Serdar da müdahele etmek isterken Fatih topu elinden kaçırdı ve kendi kalesine gol attı. Uzatmada Rodallega skoru tayin etti: 1-3. MİLLİ aradan sonra G.Saray derbisi F.Bahçe'nin zirve yarışındaki varlığını kabul ettirme maçıdır. Bir de Topal, cezalı olmasa!
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme