9 Kasım 2016 Çarşamba

09.11.2016 Genel Gündem



09.11.2016

GÜNDEM

Çapkın'a Tahliye
Eski İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, darbe girişiminin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen FETÖ soruşturması kapsamında Eylül ayında İzmir'de gözaltına alınmıştı. İstanbul'a getirilen ve savcı karşısına çıkarılan Çapkın, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilmişti. İki aydır tutuklu olan Çapkın'ın avukatı Fahrettin Kocagöz, geçtiğimiz gün Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurarak tahliye talebinde bulundu. Talebi değerlendiren İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliği de Çapkın'ın tahliyesine karar verdi. Hakimlik verdiği tahliye kararına gerekçe olarak ise Çapkın'ın emekli olmasını, mevcut delil durumunu ve atılı suç ile tutukluluk halinin orantılı olmamasını gösterdi. Hakimlik ayrıca Çapkın'a yurtdışı çıkış yasağı da getirdi. Tahliye kararı sonrası Çapkın, önceki gün akşam saatlerinde tutuklu olduğu Silivri Cezaevi'nden çıktı. Çapkın'ın avukatı Fahrettin Kocagöz, tahliye sürecini anlattı. Soruşturma savcılığının, FETÖ üyeliği konusunda Çapkın'ın dosyasının ayrılmasına karar verdiğini anlatan Kocagöz, "Buradaki temel gelişme bu oldu. Terör örgütü üyeliği şüphesiyle tutuklananlar hakkında sıralı bir soruşturma düzeni var. Telefon kayıtları, ByLock kullanımı, mal varlığı, çocukların gönderildiği okullar gibi çeşitli süreçler geçirildi. Bu da elbette bir zaman alıyor. Bu zaman dilimi içinde Çapkın ile ilgili her bir makama yazılan yazılara gelen cevaplarda, terör örgütü üyesi olarak değerlendirilebilecek ve bu durumu ortaya koyabilecek bir sonuç çıkmadı. Dolayısıyla, kendisinin tutukluluk halinin devamını gerektirecek bir sebep de ortada yok. Bu gelişmelerle birlikte savcılık da Çapkın'ın dosyasını ayırdı. Bu kararda bizi sevindiren en önemli şey, kanlı terör örgütü üyeleriyle Sayın Çapkın'ın aynı çerçevede olmadığı artık tescillendi. Çapkın, her zaman Türk adaletine güvendiğini söylüyordu. İnanmakta ve güvenmekte haklı olduğunu görmek de hepimizi mutlu etti" dedi.
Milliyet


Teröristlerin Almanya'ya Gitmesi Tesadüf Değil
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Igor Crnadak ile ortak basın toplantısında Almanya'yı da eleştirdi. Almanya'nın Türkiye'den yana olmadığını söyleyen Mevlüt Çavuşoğlu, "Her zaman Türkiye karşıtı olan inisiyatiften yana oluyor. Sizin Türkiye ile derdiniz ne? Türkiye'nin gelişmesini kalkınmasını istemiyorlar. Türkiye'yi neden kıskanıyorsunuz?" dedi ve şunları kaydetti: "Geçen gün İsviçre'deydim. 2 DHKP/C'li, 1 PKK'lı istemişiz. İkisi de Almanya'ya gitmiş. Bir de FETÖ'cüler neden Almanya'ya gitti? Tüm teröristlerin Almanya'ya gitmesi tesadüf değil. Türkiye'deki teröristlere en çok kucak açan ülke Almanya. Biz de Almanya'ya tepkimizi gösteriyoruz. Biz en zor şartlarda bile Almanya Parlamentosu'nda sözde soykırımı kararı kabul edildiğinde bile diplomasimizi sürdürüyoruz."
Vatan

Bozdağ: Tutuklanmaları Anayasaya Aykırı Değil
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bazı HDP milletvekillerinin tutuklanmasında anayasaya aykırılık olmadığını söyledi. Bozdağ, dün düzenlenen 19. Dönem Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcısı Adayları Kura Töreni'nde yaptığı konuşmada, "Hukuku tanımayana, hukuka meydan okuyana hukuk, kendini eninde sonunda tanıtır" dedi. HDP milletvekillerinin tutuklanmasının anayasaya aykırı olduğu yönündeki açıklamalara da değinen Bozdağ, anayasaya eklenen geçici maddeyi anımsattı. Bozdağ, "Anayasaya aykırılık olmadığını çok açık yüreklilikle ifade etmeliyiz. Anayasa Mahkemesi'nin de bugüne kadar bu yönde verilmiş bir kararı olmadığını buradan açık yüreklilikle ifade etmek isteriz. Geçici madde, anayasanın koyduğu imtiyazı, dokunulmazlık zırhını kaldırdığı için herkes hangi muameleye tabi tutuluyorsa onlar da aynı muameleye tabi tutulmuşlardır" dedi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 130,5365-130,6680         
ABD Doları 3,1677-3,1706/Euro 3,4992-3,5029/İngiliz Sterlini 3,9245-3,9334                    
Batı Karadeniz'e Petrol Kuyusu
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, dün Bakanlığının 2017 yılı bütçesine ilişkin sunumunda, petrol ve doğalgaz yurtiçi arama ve üretim yatırımları için son 14 yıllık dönemde 9.3 milyar dolar yatırım yapıldığını belirterek, "2016 yılının 9 aylık döneminde ise 105 milyon dolar yatırım gerçekleştirildi. Ayrıca kamu olarak petrol ve doğalgaz alanında 2017-2019 yılları için 867 milyon dolar yurtiçi ve 4.31 milyar dolar yurtdışı yatırımı planlanıyor. Önemli bir saha olarak değerlendirdiğimiz Karadeniz'in derin sularındaki hidrokarbon potansiyelinin keşfedilmesi ve ekonomiye kazandırılması hedefi doğrultusunda 2018 yılında Batı Karadeniz'de bir adet derin deniz kuyusunun açılması planlanıyor" bilgisini verdi. Albayrak, "Bu bağlamda, gerek TANAP gerekse, Türk Akım Projeleri bu hedefimize büyük katkı sağlayacaktır" dedi. İlk defa kurulacak olan Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) projelerinin devreye alınması çalışmalarına hız verildiğini kaydeden Albayrak, "Proje ile gazın yüzer LNG ve gazlaştırma ünitesi ile iletim sistemi bağlantısının sağlanması amaçlanıyor. İskenderun ve Saros Körfezlerinde, herbiri 20 milyon m3/gün olmak üzere 2 adet FSRU'nun şebekeye bağlantısını sağlayacak projenin 2017'de mühendislik çalışmalarının sürdürülmesi ve 2019'da tamamlanması planlanıyor" diye konuştu.
Hürriyet

Dolar Rekora Doymuyor
Türk Lirası dolar karşısında değer kaybını durduramıyor. Dolardaki güçlenme aslında tüm gelişmiş ülke para birimlerini vuruyor ancak özel sebeplerinden dolayı Türk Lirası biraz daha fazla etkileniyor. Türk Lirası dün dolar karşısında yüzde 0.55'e varan değer kaybı yaşarken muadili para birimleri Güney Afrika Randı yüzde 0.24, Rusya Rublesi yüzde 0.22 geriledi, bazı Asya para birimleri ise dolara karşı değer kazandı. Dolar, 3.1853 liraya kadar çıkarak yeni rekorunu kırdı. Öğleden sonra ise Türk Lirası güç kazandı. Dolar 3.1646 liraya kadar gerilemişken Chicago FED Başkanı Charles Evans'ın faiz artımına yönelik açıklamaları yeniden 3.17 seviyelerine çıkardı. Bankalararası piyasada dolarda son işlemler 3.1710 liradan yapılırken, serbest piyasada dolar günü 3.1720 liradan tamamladı. Tüm dünya piyasaları ABD seçimlerinin yapıldığı dün oldukça dalgalı seyir izledi. Türk piyasaları ise biraz daha dalgalıydı, nedeni ise içerideki yüksek siyasi tansiyon ile sınırlarımızdaki çatışmalar. Meksa Yatırım'ın araştırma notu 'TL'deki rekor değer kayıpları daha ne kadar devam edecek' başlıklı raporunda, "TL'de görülen değer kaybının bir noktadan sonra durmaya niyeti var mı?" sorusunu soruyor. Raporda, yakın geleceğe göz atıldığında Türk Lirası lehine hareketler konusunda yeni hikaye oluşacak bir konjonktür bulunmadığına dikkat çekilerek şöyle deniliyor: "Yani TL'de değer kazanımları görülse de bu fiyatlamanın kısa vadeli kalma ihtimali bulunuyor. ABD seçimleri, FED'in faiz kararı, Türkiye ekonomisindeki büyümenin yavaşlaması, artan jeopolitik riskler hep Türk Lirası'nın aleyhine. Tüm bu ana hatları ile saydığımız maddelerin önümüzde ki süreçler olması nedeniyle TL üzerinde baskının orta- vadede devam etme ihtimali bir hayli güçlü. Bu noktada 3.1500 üzerinde 3.2000 direncine önem verilmeli. Bu seviyenin üzerinde yaşanacak fiyatlamalarda 3.2500 seviyesine doğru hareketlerin önü açılabilir." İki yıllık gösterge tahvil faizi dün yüzde 9.56'taydı. On yıllık gösterge tahvil faizi ise yüzde 10.34. Borsa İstanbul, dün yüzde 0.91 yükselişle günü 76 bin 367 puandan tamamladı.
Hürriyet

Annelere Otomatik Kısmi Çalışma Geldi
Doğum izninden sonra kısmi çalışma uygulamasının ayrıntıları netleşti. Yayımlanan yönetmeliğe göre, anne olanlar, çocukları ilkokul çağına gelene kadar kısmi çalışma talebinde bulunabilecek. İşveren, işçiye talebin karşılandığını yazılı olarak bildirecek. Aksi taktirde talep, işveren onayı olmadan da yürürlüğe girebilecek. Bunun için işten çıkarma yapılamayacak. İşçilerin doğum ya da evlat edinmesinin ardından tercih edeceği kısmi süreli çalışmada, işin yapılacağı zaman aralığını, işçinin talebini de dikkate alarak işveren belirleyecek.
Milliyet

Başkanlık Sistemi İstikrarlı Ekonomiyi Güçlendirecek
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, başkanlık sisteminin ülke ekonomisini olumsuz etkileyeceğine dair değerlendirmelere ilişkin, "Kesinlikle başkanlık sistemi, istikrarlı bir yönetim algısı ve buna bağlı olarak istikrarlı bir ekonomi yönetimi algısını güçlendirecektir" dedi. Canikli, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtladı. Piyasaların başkanlık sisteminin gerçekleşme ihtimalini gördüklerinde bu ihtimali olumlu olarak satın alacağını dile getiren Canikli, piyasaların en çok siyasi istikrarsızlıktan rahatsız olduğunu vurguladı. Başkanlık sisteminin siyasi istikrarsızlık yoluyla ekonomideki dengelerde istikrarsızlık oluşması ihtimalini azaltacağını kaydeden Canikli, "Çünkü yatırımcı şundan emin olacak; en azından 5-10 yıl ilan edilen politikaların uygulanması garanti altına alınacaktır" ifadesini kullandı. Mevcut sistemin teorik olarak istikrarsızlığa davetiye çıkardığına işaret eden Canikli, Türkiye'ye her yıl civar ülkelerden, şartlar ne olursa olsun, 10-15 milyar dolar arasında kalıcı kaynak geldiğini, bu sermaye sahiplerinin Türkiye'yi güvenli bir liman olarak gördüklerini dile getirdi. Canikli, diğer taraftan Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik soruşturma kapsamında Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen şirket sayısının 527 olduğunu açıkladı. Canikli, "Bunların yaklaşık 271 tanesi 9 büyük gruba ait, geriye kalan 256 tanesi iller itibarıyla 26 olarak tasnif edilebilir. Toplam grup sayısı 30 civarındadır" dedi. Faaliyetlerini yürütmesinde yarar beklenmeyen, kârlılığı olmayan firmaları da tespit ederek, bunların tasfiye ve kapatılmasını sağlayacaklarını kaydeden Canikli, "Bu, yapısı itibarıyla bozulmuş firmalar için geçerli. Bunların tespiti de bu raporlarla ortaya konulacak. Bunlar tasfiye edilecek ya da kapatılacak"
Akşam

Bizim Derdimiz Faizi Düşürmek
GümrüKve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 5'inci Esnaf ve Sanatkarlar Şûrası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Ankara'da toplandı. Şûrada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Derdimiz, ekonomideki bu gidişi, bu faiz politikasını gözden geçirmek ve faiz oranlarını aşağı düşürmek" dedi. Konuşmasına 2014'teki şûrayı hatırlatarak başlayan Erdoğan, alınan kararların hayata geçirilmesi bakımından 2014 şûrasının oldukça verimli geçtiğini söyledi. Yine de eksik kalan hususların olduğunu belirten Erdoğan "Ama kazanılan oldukça önemlidir. Özellikle perakende ticaretin yeniden düzenlenmesiyle ilgili kanun, esnaf ve sanatkarlarımız için adeta bir devrim niteliğindedir. Araçlarını yenilemek isteyen, ulaştırma sektöründeki esnaflarımıza ÖTV muafiyetiyle kolaylık getirdik. Yine vergi ve SGK borçlarıyla ilgili düzenlemelerle finans destekleriyle esnaf ve sanatkarlarımızın nefes almasını sağladık. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifler Merkez Birliği, kuruma borcu bulunan üyelerinin temerrüt faizini silerek esnafımıza ciddi bir kolaylık sundu" dedi. Ahi Teşkilatı'nı Osmanlı'nın kurduğunu anlatan "Bugün, Batı'da sivil toplum diyorlar ya işte onun en ala örneği Ahi Teşkilatı'dır. İhtiyacımız olan tek şey, esnaf ve sanatkarlarımızın özlerinde zaten var olduğunu bildiğim ahilik geleneğini güçlendirmektir, bunu sistemli hale getirmektir. Bunu başardığımızda mesela faiz batağı sorunu kendiliğinden ortadan kalkacaktır" dedi. Erdoğan "Geçen hafta içinde sadece faiz meselesiyle ilgili olarak ben devlet bankalarının yöneticilerini ve ilgili bakan arkadaşlarımı Sayın Başbakanımızla birlikte topladım, onlarla bu konuları görüştük. Daha sonra da Başbakanımız tüm bankaların genel müdürlerini, yöneticilerini topladı, o da onlarla gö-rüştü. Derdimiz, ekonomideki bu gidişi, bu faiz politikasını gözden geçirmek ve faiz oranlarını aşağı düşürmek. Esnaf ve sanatkarlarımız, ihtiyaçları olan kaynağı kendi aralarında kurdukları güçlü finansal dayanışma araçları vasıtasıyla elde etme imkanına o zaman sahip olacaktır" dedi.
Star

3'te Yavaşladık 4'te Zıplarız
Ekonomik büyümenin öncü göstergesi sanayi üretimi, Eylül'de frene bastı. Çarklar beklentilerden daha düşük döndü. TÜİK'in verilerine göre, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi, Eylül'de bir önceki aya göre yüzde 3.8 azaldı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi de 2015'in aynı ayına göre yüzde 3.1 düşüş gösterdi. Eylül ayı için beklenti yüzde 1.4, yıllık bazda da yüzde 2.5 artış yönündeydi. Sanayi üretimi böylece üçüncü çeyrekte yüzde 1.9 küçülmüş oldu. Büyümenin öncü verisi ilk çeyrekte yüzde 4.8, ikinci çeyrekte de yüzde 2.5 oranında artış göstermişti. Takvim etkisinden arındırılmış verilerle 9 aylık dönemde sanayi üretimindeki artış yüzde 1.8 olarak gerçekleşti. Çarkların yavaşlamasında darbe girişiminin etkileri, 9 günlük Kurban Bayramı tatili ve küresel ihracat pazarlarının daralması etkili oldu. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış hesaplamada, Eylül'de bir önceki aya göre imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3.9, madencilik ve taş ocakçılığı endeksi yüzde 2.9, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ile dağıtımı sektörü endeksi yüzde 3.3 düştü. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi gruplarında bir önceki aya göre en yüksek azalış yüzde 14.2 ile dayanıklı tüketim malı imalatında gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış imalat sanayisinde Ağustos'a oranla en fazla gerileme yüzde 20.4 ile mobilya imalatında gerçekleşti. Bunu yüzde 16.9 ile temel eczacılık ürünleri imalatı, yüzde 13.7 ile makine ve ekipmanlarının kurulumu ve onarımı takip etti. İmalat sanayi alt sektörleri incelendiğinde, Eylül'de bir önceki aya göre en yüksek artış yüzde 8.5 ile kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatında görüldü.
Vatan

DÜNYA

Amerika'da Yeni Sayfa
ABD, tarihinin en baş döndürücü seçim kampanyasını geride bırakarak dün 45'inci başkanı belirlemek için sandığa gitti. Öncesinde birçok eyalette erken oy kullanma uygulaması sayesinde 40 milyondan fazla kişi oyunu kullanmıştı. Dün de yaklaşık 100 milyon Amerikalı sandık başına gitti. Ülkede yaklaşık kayıtlı 230 milyon seçmen bulunuyor. Sandıkta Demokrat aday Hillary Clinton ile rakibi Cumhuriyetçi aday Donald Trump arasında müthiş bir yarış yaşandı. Hillary, FBI'ın e-postaları ile ilgili yeni soruşturma açmama kararı üzerine rakibi Trump'la arayı açmış, hatta bazı anketlerde 5 puan kadar öne geçmişti. Geleneksel olarak sandıkların ilk açıldığı ABD'nin kuzeydoğu ucundaki New Hampshire eyaletinin Dixville Notch köyünde, Clinton 4, Trump 2 oy aldı. Özgürlükçü Parti adayı Gary Johnson'a 1 oy çıkarken, bir pusulanın üzerinde de Mitt Romney yazıldığı görüldü. ABD'nin New Hampshire eyalet yasalarına göre, seçmen sayısı 100'ün altında olan seçim bölgelerinde, seçim günü gece yarısından sonra oy verme işlemi başlayabiliyor ve tüm seçmenler oylarını kullandıktan hemen sonra sayım sonuçları açıklanabiliyor. Hillary Clinton, eşi eski ABD Başkanı Bill Clinton ile birlikte oyunu dün erken saatlerde New York eyaletinde Chappaqua kentindeki evinin yakınlarındaki bir ilkokulda kullandı. 150 kadar destekçisi Hillary için "Madam Başkan" diye slogan attı. Oy kabininden çıktıktan sonra açıklama yapan Clinton, "Çok mutluyum, inanılmaz mutluyum. Tüm arkadaşlarım ve komşularım, beni çok mutlu ediyor" dedi. Demokrat Parti, seçim gecesini New York'un en büyük kongre merkezi Javits Center'dan izledi. Cumhuriyetçi Parti ise New York Hilton otelinin tüm salonlarını kapattı
Hürriyet

Başika'da Kontrol Peşmergede
Musul'da ilerleyişini sürdüren Irak ordu güçleri ile DAEŞ grupları arasında çatışmalar sokak sokak sürerken Irak askerleri 12 mahallede kontrolü sağladı. Halk, çatışmalar sonrası evlerinden çıkarak askerleri sevinç gösterileri ile karşıladı. Çatışmaların devam etmesi nedeniyle DAEŞ'lilerin cesetleri hala sokaklardan kaldırılamadı. Başika'yı alarak Musul'a doğru ilerleyen peşmerge güçleri ise kaçmaya çalışan 12 DAEŞ'liyi etkisiz hale getirdi. Milliyet'in de izlediği Başika operasyonunda kasabaya tank ve zırhlı birlikler eşliğinde girerek kontrolü tamamen sağlayan peşmerge, DAEŞ denetimindeki köylere yöneldi. Dün Başika cephesinden Musul'a ilerleyen peşmergeler, diğer yandan kasabada arama tarama çalışması başlattı. Temizlik çalışması sırasında sabah saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı. Musul yönüne doğru kaçmaya çalışan bir grup DAEŞ'li, peşmergeler tarafından fark edilince operasyon yapıldı. Beş DAEŞ'li etkisiz hale getirilirken yedi DAEŞ'li terörist, koalisyon uçaklarının bombardımanında öldü. DAEŞ'li grupların Başika'daki tünellerde saklanma ihtimali üzerine kasabada kapsamlı arama çalışması yapılıyor. Musul'un 20 kilometre kuzeyinde yer alan Başika, önceki gün 7 saatlik operasyonun ardından DAEŞ'den alınmıştı. Musul merkezine 12 kilometre mesafedeki Başika'da ağırlıklı olarak Ezidi Kürtler, Hıristiyan ve Sünni Müslümanlar yaşıyordu. DAEŞ'in işgali öncesi 47 köyü sınırlarında barındıran Başika'da 140 bin nüfus yaşıyordu. DAEŞ işgali sonrası kasabadan kaçan ailelerin yakın zamanda dönmesi bekleniyor. Kasabanın hemen üstünde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kampı yer alıyor. Kasabanın peşmergeler tarafından alınması ile Türk askerinin kasabada nasıl pozisyon alacağı da önümüzdeki günlerde netleşecek.
Milliyet

Tahran Pkk'yı Musul'a Çağırdı
Terör örgütü PKK ile yakınlığı daha önce birçok defa gündeme gelen ve özellikle Irak'taki çıkarları doğrultusunda terör örgütünü koz olarak kullanmak isteyen İran'ın, bölgedeki iş birliğini Şii milisler üzerinden artırdığı ortaya çıktı. Basnews'in haberine göre; İran Devrim Muhafızları'nın yurtdışındaki askeri faaliyetlerini yürüten Kasım Süleymani, PKK elebaşlarından Cemil Bayık'la Süleymaniye kentinde bir araya geldi. KDP milletvekillerinden Şahevan Abdullah da, 'PKK'nın İran'a yakın örgüt Haşdi Şabi'den maddi destek aldığını ispatlayan belgeler var' dedi. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Askeri Danışmanı Yahya Safevi ise, Tahran'daki basın toplantısında iddiaları doğrularcasına KDP'yi ve HDP ile PKK operasyonları nedeniyle Türkiye'yi tehdit etti. Basnews'in ismini açıklamadığı KDP'li bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Süleymani ile Bayık, Süleymaniye'de bir araya geldiler. İranlı General, Bayık'tan, Sincar'daki PKK'lı teröristlerin Musul operasyonuna katılmasını istedi. Kaynağa göre; PKK'ya, operasyona katılması halinde, maddi ve askeri desteklerin artacağı sözü verildi. Nuceba Hareketi lideri Ekrem Kaabi de, kısa süre önce Süleymani'nin Irak'ta bulunduğunu açıklamıştı. Öte yandan Irak Parlamentosu Güvenlik Komisyonu Üyesi Şahevan Abdullah, İran ve PKK'nın ortak bir ajandalarının bulunduğunu savunarak, şunları kaydetti: "Birkaç gün önce İran'ın askeri uzmanları 20 araçla Musul'daki cepheleri ziyaret edip, Haşdi Şabi'nin üst düzey komutanlarıyla bir araya geldi. İran'ın kendi çıkarları ve Türkiye düşmanlığı için PKK'yı kullandığı çok açıktır".
Star

Oyunu Uzaydan Kullandı
Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Uluslararası Uzay İstasyonu'nda görevli ABD'li astronot Shane Kimbrough'nun geçtiğimiz günlerde başkanlık seçimleri için oy verdiğini duyurdu. İstasyona geçtiğimiz ay ortalarında giden Kimbrough'nun uzay görevi Şubat ayında sona erecek. NASA, istasyonun bir önceki ABD'li misafiri olan Kate Rubins'in de oyunu uzayda kullandığını kaydetti. Teksas'ta 1997'de yılında kabul edilen bir yasa, astronotlara uzaydayken oy kullanma hakkı tanıyor. Astronotların kullandığı elektronik oy, Houston kentindeki kontrol merkezi tarafından seçim merkezine eposta olarak iletiliyor.
Vatan

O Köyün Oyu Hillary'ye
ABD'de sandık sonuçlarının ilk açıklandığı Dixville Notch Köyü'nde kazanan Hillary Clinton oldu. Ancak aynı eyaletteki diğer iki kasabadan gelen sonuçlar eklendiğinde Cumhuriyetçi aday Donald Trump Clinton'ı geçti. New Hampshire eyaletindeki Dixville Notch köyünde başkanlık seçimi 1960 yılından beri olduğu gibi, günün ilk dakikalarında, yani diğer eyaletlerden en az sekiz saat önce yapıldı. Sandıktan Clinton'a dört oy çıkarken, Cumhuriyetçi rakibi Trump iki oy aldı. Özgürlükçü Parti'nin adayı Gary Johnson bir oy alırken, sürpriz isim ise Cumhuriyetçilerin 2012'deki adayı Mitt Romney oldu. Dixville Notch köyündeki seçmenlerden biri de oy verirken, protesto amacıyla Romney'nin adını yazdı. New Hampshire eyalet yasalarına göre, seçmen sayısı 100'ün altında olan seçim bölgelerinde, gece yarısından sonra oy verme işlemi başlayabiliyor ve tüm seçmenler oylarını kullandıktan hemen sonra sonuçlar açıklanıyor. New Hampshire'da bu yasa kapsamında oy kullanılan diğer iki sandık ise Hart's Location ve Millsfield kasabalarında kuruldu. Hart's Location'daki sandıktan Clinton'a 17, Trump'a 14 oy çıkarken; Millsfield'da Trump 16 oy alarak 4 oy alan rakibine büyük fark attı.
Vatan

'Umarız Silahlarımız Pkk'ya Gitmiyordur'
Pentagon sözcüsü Peter Cook, basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. PKK/PYD'nin Suriye'deki silahlı kanadı YPG'nin başında bulunduğu Amerika destekli Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) verilen silahların PKK'nın eline geçip geçmediğine dair sorular için Cook, 'ortaklarımız geçmeyeceğini taahhüt etti, buna bağlı kalmalarını bekliyoruz' demekle yetindi. Cook, "SDG sözcüsü hafta sonu, ABD'nin tanksavar füzeleri verdiğini söyledi. Bunu doğrulayabiliyor musunuz?" sorusunu, "Özellikle böyle bir açıklama hakkında bilgim yok. Ama bildiğiniz gibi, SDG içinde araç ve askeri mühimmat verdiğimiz bazı gruplar var, özellikle Suriye-Arap Koalisyonu" şeklinde yanıtladı. Sözcü Cook, "Bu tarz silahların, örneğin füzelerin PKK'nın eline geçmeyeceğinden ne kadar eminsiniz?" şeklindeki soruya da şu yanıtı verdi: Bildiğiniz gibi, ortak kuvvetlerimize araç ve mühimmat sağlama kararı, bu ortaklarımızdan aldığımız taahhütlere dayanıyor. Ve sağladığımız askeri mühimmat ve gereçleri kontrol etmek gibi taahhütlerine bağlı kalmalarını bekliyoruz. Ortaklarımızı sadık kıldığımız taahhütler bunlar. Bunun böyle devam edeceğini umuyoruz." Cook, "Peki ABD'nin verdiği silah ya da mühimmatın Suriye'de farklı ellere geçtiğine dair bir bulgu var mı elinizde?" sorusuna da "Bunlar bize verilen taahhütler. Bu işlemin bir parçası. Bu taahhütlerine bağlı kaldıkları sürece, bu sebeple ortak güçlerle devam edeceğiz. Bu kesinlikle bizim beklentimiz" yanıtını verdi.
Vatan

'İranlı Komutan Bayık'la Görüştü'
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun yurtdışındaki askeri-istihbari faaliyetlerini yürüten Kudüs Kuvvetleri'nin Komutanı Tümgeneral Kasım Süleymani'nin, terör örgütü PKK'nın üst düzey liderlerinden Cemil Bayık'la Süleymaniye'de bir araya geldiği iddia edildi. Kürdistan Demokrat Partisi'ne (KDP) yakınlığıyla bilinen "Basnews"in ismini açıklamadığı bir "kaynağa" dayandırdığı haberinde, Süleymani'nin, Bayık'tan PKK'nın Musul'u kurtarma operasyonuna katılmasını talep ettiği ileri sürüldü ve şöyle dendi: Süleymani, militanların operasyona katılması halinde İran'ın PKK'ya hem maddi hem de askeri desteklerinin artırılacağı sözünü verdi. Aynı zamanda Süleymani, Bayık'tan İran'ın nüfuz gösterdiği bölgelerde PKK'nın çok daha aktif olmasını talep etti.
Vatan
POLİTİKA

Bedel Öder
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, HDP milletvekilleri ile Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin tutuklanmasına karşı bildiri yayınlayan CHP'ye, "Bizi bastırmaya kalkacaksın. Sonra da 'Niye yargıya gidiliyor' Nereye gidilecek, herkes haddini bilecek ya Vatana ihanet edenlerin, terör estirenlerin avukatlığına soyunanlar bedelini ödemek, hesabını vermek durumundadır" diye yanıt verdi. Erdoğan, dün Ankara'da toplu açılış töreni ile Esnaf ve Sanatkârlar Şûrası'ndaki konuşmasında özetle şunları söyledi: Millete hizmet etmek ancak aşk ile olur, adanmayla olur. Bizler her gece yatağa başımızı koymadan önce nefis muhasebesi yapmanın mecburiyetindeyiz. Bugün halk için ne yaptık, bu soruyu kendimize sormakla mükellefiz. 1994 yılından beri sorumluluk üstlendiğimiz her alanda elde ettiğimiz başarıların sırrı budur. Yoksa kalkıp bildiriler yayınlamak suretiyle bu ülkenin Cumhurbaşkanı'na, hükümetine saldırmak hiçbir siyasetçiye yakışmaz. Ondan sonra da 'Niye yargıya gidiliyor'? Nereye gidilecek, herkes haddini bilecek ya Bu ülkede vatana ihanet edenlerin, bu ülkede terör estirenlerin avukatlığına soyunanlar, bunun bedelini ödemek, hesabını vermek durumundadır. Bizim anlayışımızda millete ve ülkeye hizmet eden abad olur, milleti karşısına alan da bedbaht olur, olay budur. Ana muhalefet partisi bildirisinden kalkıyor, Saray'ı ve iktidar partisini ne yazık ki DEAŞ'la ve diğer terör örgütleriyle yardım yataklık yapıyor diye suçlama yoluna gidiyor. Bunlar ne menem bir ana muhalefet? DEAŞ'a karşı bu mücadeleyi en kararlı şekilde vereceksin, üstüne bildiri yayınlayıp yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış kabilinden bizi bastırmaya kalkacaksın. Batı ne der, şurası ne der, hiç aldırış etmeyin. Allah ne der ona bakın. Biz buna bakıyoruz. Batı, gazeteleriyle, bakanlarıyla Türkiye'ye meydan okuyor. Peki partim kapatıldığında siz neredeydiniz ya? Tek başına iktidar, 350 civarında milletvekiliyle kapatılıyor. Beyefendilerin sesi mesi çıkmıyor. Ben belediye başkanıyım, İstanbul'da şiir okudum diye içeri alınıyorum. Bu beyefendilerin kapısını çaldım hiçbirinin umurunda değil. Neredeydiniz? Memur Kanunu'nun değişmesi lazım. Niye? Hakkını veren, çalışan devam etsin. Ama çalışmıyorsa bu millet, bu devlet onları sırtında taşımaya mecbur kalmasın. 15 Temmuz'da bunu yaşamadık mı? 15 Temmuz'dakiler bunlar değil mi? Bunlar işte. Yedirdik içirdik, bombaları onlar yağdırdı bize Devlet memuriyet anlayışını değiştirmek için çok çalıştım ama çok az mesafe aldım diyebilirim. Çünkü anayasa değişikliği gerektiriyor ama vazgeçmiş değilim."
Hürriyet

Başbakan Yıldırım'dan Chp'ye: Kepazelik
Başbakan Binali Yıldırım, HDP'lilerin tutuklanmasının ardından CHP'nin yayınladığı bildiriyi eleştirip, "Nedir bu ya, kepazelik. Bu kafayla sittin sene iktidar olamazsınız" dedi. Yıldırım, partisinin dünkü Meclis grubunda özetle şu mesajları verdi: "Yaptıkları açıklama tam bir siyasi basiretsizlik örneği. Nedir bu ya? Kepazelik. Üniversite öğrencilerinin boykot bildirgeleri gibi. Siz ana muhalefet partisisiniz, iktidar alternatifisiniz. Bu kafayla sittin sene iktidar olamazsınız. CHP bu bildirisinin her satırıyla sanki terör örgütünün ayağını kaldırdığı yere ayağını basıyor. Seçimle gelen, seçimle gider. Hoppala 'Seçimle gelen seçimle gider' lafı, terör örgütlerinin Türkiye'ye meydan okuduğu bir zeminde siyaseten anlamsızdır. Elbette seçimle gelen seçimle gider. Seçimle gelen terörü methedemez, şiddete çağrı yapamaz, terör örgütleriyle içli dışlı olamaz. Ortada ciddi iddialar var. Sonucu mahkemeler verecek. HDP'lilerin bir kısmının PKK ve uzantılarıyla, Kandil'le ilişkilerini açık açık söyledikleri ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu, bunların suç olmadığını mı düşünüyorsunuz, açıkça söyleyin. PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerinin coğrafyamız üzerinden 2 milyar dolar gelir elde ettiğini hatırlatmak isterim. PKK'ya arka çıkan Avrupalı dostlarımıza buradan selam gönderiyorum. Bırakın Türkiye'nin hukuk meselesiyle uğraşmayı da gençliğinizi zehirleyen PKK'ya, uyuşturucu tacirlerine bir laf edin. AB'li dostlarımız, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Türkiye husumeti üzerinden maalesef terörün yanında yer alıyorlar. İşte Almanya'nın iki yüzlü tutumu ortadadır. Dokunulmazlıkları kaldırılan vekillerle ilgili yaygarayı koparıyorsunuz ama Diyarbakır'da alçak terör saldırısına suspus oluyorsunuz. 25 yaşındaki anne PKK'lı teröristlerin bombasıyla öldü. Bu canilik sizler için bir şey ifade etmiyor mu ey Avrupalılar?"
Hürriyet

Terörü Yapanın Da Yaptıranın Da Destek Olanın Da Ocağı Sönsün
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisine yönelik 'terör örgütüne destek veriyor' iddialarına Meclis'teki grup toplantısında yanıt verdi. 'AK Parti iktidarının FETÖ, IŞİD ve PKK terör örgütlerine destek verip, yardım ve yataklık yaptığını' savunan Kılıçdaroğlu, "Amacı ne olursa olsun terörü yapanın da yaptıranın da destek olanın da ocağı sönsün, nesli kurusun. Aynen katılıyorum. Onlar bunu söyleyebilirler mi? Yok, çünkü yardım ve yataklık yaptılar, korkarlar" dedi. Kılıçdaroğlu, özetle şu mesajları verdi: "Ezenlerin ve ezilenlerin Türkiye'si. Kapı çaldığı zaman herkes kaygıyla kapıyı açıyor. Acaba bir şey mi oldu diye. Çünkü bu ülkede can güvenliği yoktur, mal güvenliği yoktur, basın özgürlüğü yoktur, kişi dokunulmazlığı yoktur Bu kadar bölünen bir Türkiye hayra alamet değildir. En önemlisi devleti devlet yapan adalet yok. Türkiye, dünyadan izole ediliyor, yani soyutlanıyor, yani Türkiye dünyanın dışına itiliyor. Gittikçe neye benziyor biliyor musunuz; Kuzey Kore'ye. Orada da bir diktatör var, bütün dünyadan soyutlanmış vaziyette kendi dünyalarını yaşıyorlar. Bu çok tehlikeli bir gelişme. 2002'de hapishanelerimizde 60 bin kişi tutukluydu. Şimdi tam dört kat artmış. Hapisteki gazeteci sayısı 241'e çıktı. Dünyada en çok gazeteciyi hapseden ülke Türkiye Cumhuriyeti. Onlara kalsa diyecekler ki 'Türkiye'yi bu hale CHP getirdi.' Kendileri yönetiyor, kendileri çalıyor, kendileri oynuyorlar, bir aksaklık olunca 'CHP niye itiraz ediyor?' Niye itiraz etmeyeyim? Türkiye'yi bu hale iktidar getirdi. Nasıl getirdi? Üç terör örgütüne yardım ve yataklık yaparak getirdi. Belçika hükümetine seslenmek isterim, 30 bin kişinin hayatına mal oldu bu terör. Küçük çocuklar, günahsız kadınlar, siviller. Belçika'da10 kişi ölseydi nasıl bir karar alırdınız? Siz de vicdan yok mu, sizde adalet yok mu? Bizi suçluyorlar. Bir arkadaşım geldi, 'Bende bir cümle var okur musun' dedi, aynen okuyorum: 'Amacı ne olursa olsun, terörü yapanın da yaptıranın da destek olanın da ocağı sönsün, nesli kurusun.' Aynen katılıyorum. Onlar bunu söyleyebilirler mi? Yok, çünkü yardım ve yataklık yaptılar, korkarlar. Biz yardım ve yataklık yapıyor muyuz, Allah korusun, yok öyle bir şey. Biz kendi insanımızın haklarını savunur ve koruruz. Onun dışında suçlulara sahip çıkmak gibi bir geleneğimiz yok, ama herkesin adalet içinde yargılanmasını isteriz. Sadece PKK'ya mı yardım ve yataklık yaptılar, hayır IŞİD'e de yaptılar. IŞİD terör örgütüyle ilgili araştırma önergesi verdik, 'Türkiye'de kolu kanadı nerede soralım' dedik, AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. IŞİD'le ideolojik akrabalıkları var o nedenle reddettiler. Fetullah Gülen ile ilgili her şeyi söylüyorlardı, yere göğe sığdıramıyorlardı, Merkez Bankası'na para bile bastırdılar. FETÖ'ye dediler 'Ne istediysen, verdik' diye."
Hürriyet

'Burada Kandil Hukuku Geçmez'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, HDP'li milletvekillerinin tutuklanması kararına desteğini tekrarlayarak, "Burası Türkiye'dir. Burada, Kandil hukuku geçmez" dedi. Bahçeli CHP için de 'terörün krikosu, HDP'nin mefafonu' ifadeleri kullandı. Bahçeli, dün partisinin grup toplantısıda özetle şöyle konuştu: Türkiye'yi bölmek için yola çıkan kanlı terör örgütü PKK'nın siyasi maşası HDP milletvekilleri hakkında yapılan hukuki işlemler etrafında başlatılan karalama kampanyalarını Türk milleti ibretle izlemektedir. Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP'nin bu kampanyanın başını çekmesi ve bölücü hainlere destek için seferber olması, siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçmiştir. Ana muhalefet partisinin bölücü mihrakların avukatlığı rolüne soyunması hiçbir şart altında mazur görülemeyecektir. Seçimle gelmiş olmak, hiç kimseye teröre yardım ve yataklık yapma hakkı bahşetmeyecektir. Kanunları tanımıyorum diyenleri yargı önüne çıkartmak devletin asli görevidir. Burası Türkiye'dir. Burada, Kandil hukuku değil Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukuku geçerlidir. Kendileri gibi düşünmeyenleri payandalık yapmak ve yedek lastik olmakla suçlayanların, şimdi terörün krikosu ve terör çığırtkanlarının megafonu olmaları, kendileri açısından hazin bir tecelli olmuştur. Gülen çetesi devlet ve toplum hayatımızı sekiz ayaklı bir ahtapot gibi sarmalamıştır. Gülen çetesi devletin tüm kurumlarını habis bir kanser uru gibi sarmış ve içten içe kemirmiş, çürütmüştür. Tahribat çok büyüktür. Bu nedenle ilaçla tedavi, palyatif- kısmi-mevzi tedbirlerle onarım noktasından çok uzaklaşılmıştır. Yaraya neşter vurularak çok ciddi ve kapsamlı bir tasfiye kaçınılmazdır. FETÖ'nün ve 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayakları hala açıklığa kavuşamamıştır. Siyasi ayaklar ortaya çıkarılmadan, FETÖ ile mücadele topal kalacaktır.
Milliyet

SPOR

Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe ile Galatasaray arasında 20 Kasım'da oynanacak derbi için geri sayım devam ederken, Ülker Arena'daki dev karşılaşmaya büyük ilgi olduğu ortaya çıktı. Fenerbahçe Kulübü'nün ilk etapta satışa çıkardığı ve sadece Yüksek Divan Kurulu üyeleri, kongre üyeleri ve temsilci üyelikler için olan 20 bin biletin 5 dakika içinde tükendiği bildirildi. Fenerbahçe kart ve Fenercell üyelerine yapılacak bilet satışları bugün ve yarın start alacak. Geriye kalan biletlerin satışı ise 11 Kasım'dan itibaren başlayacak. 53 bin kişi kapasiteli Ülker Arena Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki dev maç için 15 bin kombine ile birlikte yaklaşık 37 bin bilet satılmış oldu. Galatasaray taraftarına da 2 bin 300 bilet ayrılacak. Geriye kalan yaklaşık 13 bin bilet için 200 bin civarında talep olduğu belirtiliyor. Zirve yarışını etkileyecek olan Fenerbahçe- Galatasaray derbisine bilet bulmak isteyen Sarı-Lacivertli taraftarların kulübü telefon ve mail yağmuruna tuttukları öğrenildi. Özellikle internet üzerinden yapılan satışlarda yoğunluk nedeniyle kilitlenmelerin olduğu kaydediliyor. Bu arada Ülker Arena'daki maçın en ucuz olan açık tribün biletleri 100 liradan, Fenerium üst ribün biletleri ise 400 liradan satışa sunuldu.
Star

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Fener'i bu kez Kadıköy'de yenebileceklerini söyledi. Sports and Business Summit 2016 - Spor İş Adamları Zirvesi'nde konuşan Aslan'ın patronu, "Derbiye her zamanki gibi hazırlanacağız. Şunu çok önemsemiyorum, orada kazanamadık ama oyun üç neticeli bir oyun. Sonucun ne olacağını kimse bilemez. Galatasaray oraya kazanmak için gidecek. Sürpriz çıkabilir" dedi. Ülker Stadı'ndaki maçı taraftarlarla birlikte izleyeceğini ifade eden Özbek, "Türk sporuna ve barışına hizmet etmeliyiz. Çok güzel bir maç olacak. Mücadele yeşil sahada kalmalı, tribünlere, başka yere sıçramamalı. Futbolun skoru yeşil sahada olur. Futbolcular, teknik heyet ve taraftarlar, G.Saray'ı motive edici hareketlerden vazgeçmemeliyiz. Şampiyon olacak en önemli adaylardan biriyiz. İki maç yenildik diye bu hedefimiz ortadan kalkmaz" şeklinde konuştu. Özbek, zirvede ayrıca şunları söyledi: "Türk futbolu yatırıma açık bir alan. Türkiye'nin ekonomisinde hiç tereddüt etmeden yatırım yapılması gereken kurumlar futbol kulüpleri. Şu mümkün mü? Bir gün gelecek 111 yıldır izlenen Galatasaray'ın maçlarını kimse izlemeyecek. Böyle bir şey olmaz. Milli olimpiyat dallarına en çok sporcuyu Fenerbahçe ve Galatasaray veriyor. Amatör spor dalları bütçemiz 40 milyon dolar. Geliri ise 5 milyon dolar var ya da yok."
Star
Dünya Kupası elemelerinde Kosova ile karşılaşacak olan A Milli Takım'da futbolculara uyarı var. Ay-Yıldızlılar'ın hocası Fatih Terim dünkü antrenmanda çift kale öncesi takımla sahada kısa bir toplantı yaptı. Kosova'nın uluslararası alandaki ilk galibiyetini almak isteyeceğini belirteren deneyimli çalıştırıcı, "Kosova UEFA ve FIFA'ya yeni üye oldu. Daha önce oynadığımız özel maçı 6-1 kazandık ama şimdiki Kosova çantada keklik değil. Genç ve çok koşan oyuncuları var. Bizden puan almak için bütün güçlerini ortaya koyacaklar. Dikkatli olmamız gerekiyor" dedi. 6-1'lik karşılaşmada tek golü atan Albert Bunjaku ve Gençlerbirliği'nden tanıdığımız Vedat Muric'in formda olduğuna dikkat çeken Terim, "Kosova'nın kaybedecek bir şey yok. Biz ise puan kaybı durumunda 2018 Dünya Kupası yolumda telafi edilmez bir yara alırız. Kendi seyircimiz önünde rakibi hafife almadan iyi bir maç çıkartıp galip gelmeliyiz" diye konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme