13 Kasım 2016 Pazar

13.11.2016 Genel Gündem



13.11.2016 Pazar
GÜNDEM

Rektörlük 
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Bakan Işık, Kuleli Askeri Lisesi'nin Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğü'ne tahsis edildiğini söyledi. FETÖ'nün sağlık sebebiyle uzaklaştırdığı askerlere dönüş yolu açtıklarını belirten Bakan Işık, pilot eksikliğiyle ilgili de "Acil durumda uçacak pilotlarımız var. Zafiyet yok ama eksiğimiz var" dedi. Işık, Hürriyet'teki sohbetinde özetle şu mesajları verdi: KULELİ şu anda geçici olarak Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlüğü'ne tahsis edildi. Liselerin eğitim amaçlı kullanılması bizim genel prensibimiz. Geçmişte Milli Savunma Bakanlığı görüntüde vardı, biraz Genelkurmay'ın sekreteryası gibiydi. 15 Temmuz'dan sonraki düzenlemelerle yeniden bir bakanlık kuruyoruz. Bakanlıkta genelde yüzde 60'ı sivil, yüzde 40'ı asker oluyor. Eski sistemde 6'ya 600 falandı. Katı komuta kontrol yapısını dünyada sürdüren tek ordu Türk ordusu. Öyle noktaya gelmiş ki asker asli işinin dışında o kadar yükle yüklenmiş ki bu, çok ciddi kurumsal zaafı getirdi. Bir Genelkurmay düşünün 358 general ve amiral var. Bunun 150'den fazlası darbeye teşebbüs ediyor ve o Genelkurmay bunun farkına varamıyor. Bu kurumsal bir zaaftır. Bu ne Hulusi Paşa'nın, ne Necdet Paşa'nın ne İlker Paşa'nın ne Yaşar Paşa'nın ne Hilmi Paşa'nın şeyi değil bireysel olarak. Hata yaptı, yanlış yaptı oldu diyebileceğimiz bir şey değil, bu sistemik bir zaaf. Sonuçta aşırı yükle yüklenmiş bir Genelkurmay düşünün. Bu katı emir komutanın getirdiği şey var. Her şey komutana sorulacak. FETÖ'nün TSK'ya bu kadar sızmasının sebeplerinden biri buradaki kurumsal zafiyettir. Katı emir komuta zinciri körlük oluşturuyor. Bu ordu bizim ordumuz. Bir savaşta ülkeyi savunacak bu ordu. Her türlü polemiği yaparsın ama asker üzerinden polemik yapılmaz. Sistemde ciddi zaaşar var. Şu anda pilot açısından zafiyetimiz yok, acil durumlarla ilgili uçacak pilotumuz var. Ama standart dediğimiz her koltuk için yaklaşık 2 pilotun olması gerekiyor. O 2 pilot sayısında değiliz, 1'in biraz altındayız. Bir zaaf yok ama eksiğimiz var mı, var. TSK'dan başka sebeplerle ayrılanların geri dönüşüne çalışıyoruz. Bütün bunları birleştiriyoruz. Mühendislik fakültelerinden mezun olanlardan da pilot alıp filoya koyacağız. Rakka konusunda ilk bakan olduğum zaman Amerikan Savunma Bakanı ile yaptığım görüşmeyle son görüşmede ciddi farklar var. Son üç görüşmemizde 'Sizi anlıyoruz, hassasiyetinizi biliyoruz, biz PYD ile değil SDG ile çalışıyoruz' diyorlar. Tavırda yumuşama olduğu net. Amerikan yönetimi dikkatli şekilde PYD ifadesini kullanmamaya çalışıyor. Son dönemde biz Türkiye'yi kale almamakla yanlış yapıyoruz kanaati güçlendi. Fırat Kalkanı güçlü bir alternatifin olduğunu gösterdi. Eğer siz PYD ile çalışmaktan vazgeçerseniz Türkiye olarak Rakka harekâtında o bölgenin yerli unsurlarıyla yapılması için her türlü desteği veririz. ABD, Türkiye'nin bu konudaki tezlerine 3-4 ay öncesine göre daha yakın. Amerika'ya net olarak söylüyoruz hiç eğip bükmüyoruz. Bırak PYD ile o bölgede şey yapmayı biz sana gerekli kuweti hazırlarız. Rakka'da şu anda izolasyon aşaması var, operasyon başlamış değil. (İncirlik kulanılır mı?) Eğer Türkiye'nin tezleri kabul görürse o zaman kullanılmaması için sebep yok. Bizim asıl şeyimiz PYD'nin bir alan kazanması ve 'Burayı DEAŞ'tan ben kurtardım burada benim hakkım var' deyip bir genişlemeye gitmesi. Türkiye buna kesinlikle müsaade etmeyecek. Alanda durum ne derseniz herkesin bir hesabı var. Orada her şey Türkiye'nin yüzde 100 istediği şekilde gelişmeyecek."
Hürriyet


Uyarılarımız Bekamız İçin 
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, "Türkiye'nin bu şekilde yönetilmesi mümkün değil. Milli mücadele yıllarında bile açık kalan ve ortak akıl üretmeyi başaran bu Meclis'in devre dışı bırakılmasını kabul edemeyiz. Yapılan; milli mücadeleye, Ata'mıza ve Türk milletine saygısızlıktır" dedi. Feyzioğlu, TBB tarafından dün düzenlenen 'KHK'lar Türkiyesi'nde Savunma Hakkı' panelinin açılışında yaptığı konuşmada, "15 Temmuz sonrasında gereken duruşu sergiledik. Devletin birliğinin arkasında, devletin birliği için tüm Türk milletiyle birlikte saf tuttuk, öncülük yaptık. Şimdi de uyarılarımız ülkemizin bekası içindir" dedi. KHK'larla Türkiye'nin yeni baştan şekillendirildiğini savunan Feyzioğlu, "Hemen her konuda OHAL KHK'sı çıkartılmaktadır. Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde kabul edilemeyecek uygulamalar bugün misliyle Türkiye Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilmektedir. Maalesef Anayasa Mahkemesi 1990'lı yıllarda gösterdiği dik duruşu gösterememektedir" dedi. Feyzioğlu, KHK'ların doğrudan doğruya avukatları ve savunma mesleğini hedef aldığını söyleyerek bunun da doğrudan kişi hak ve özgürlüklerini kısıtladığını savundu. Avukatların, cezaevine kanun kitabını bile sokmasının yasaklandığını anlatan Feyzioğlu, avukatların müvekkilleriyle görüşme sırasında aldığı notların bile kopyasının çıkışta alındığını söyledi. Feyzioğlu, "İdamın geri getirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin Avrupa Konseyi'nden atılması sonucunu doğurur. Bu da, taraf olmaktan vazgeçmek ve AİHM'ye başvuru hakkımızın elimizden alınması demektir" dedi
Hürriyet

Akın Atalay Terörden Tutuklandı 
FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek iddiasıyla hakkında yakalama kararı bulunan ve önceki gün Almanya'dan döndükten sonra gözaltına alınan Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay dün adliyeye sevk edildi. Savcılığın nöbetçi mahkemeye sevk yazısında, Atalay'ın "Cumhuriyet gazetesinin yayın politikasının kırmızı çizgilerine aykırı şekilde yayın yaptırarak terör örgütlerinin amaçlarına uygun hareket ederek iç kargaşa çıkarmaya, ülkeyi yönetilemez hale getirmeye yönelik yayın politikası ile terör örgütlerine üye olmadan terör örgütleri adına suç işlediği" iddia edildi. Atalay, hakimlikçe "Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak" suçlamasıyla tutuklandı. 5 Kasım'da gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, yönetim kurulu üyeleri Hakan Kara, Bülent Utku, Önder Çelik, Güray Öz, Mustafa Kemal Güngör, Kitap Eki Yönetmeni Turhan Günay, Yayın danışmanı ve yazar Kadri Gürsel ile karikatürist Musa Kart aynı suçlamayla tutuklanmıştı. Akın Atalay'la birlikte tutuklu sayısı 10'a yükseldi. m
Hürriyet

Rahat Uyu Kaymakam Bey Kanın Yerde Kalmayacak! 
PKK'nın el yapımı patlayıcılı saldırısında şehit olan Mardin'in Derik Kaymakamı 35 yaşındaki Muhammet Fatih Safitürk dün memleketi Sakarya'da toprağa verildi. Arifiye ilçesindeki Kalaycı Merkez Camii'nde kılınan cenaze namazına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, şehidin ailesi, yakınları ve yaklaşık 15 bin kişi katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, terörün kökünü kazıyacaklarını söyledi: "Bir defa şunu çok açık söylemek istiyorum, bu topraklar sıradan topraklar değil. Bu topraklar hep fışkıracak. Bu topraklar için bu millet çok şehit verdi. Bu alçaklar, bu ahlaksızlar, bu adiler zannediyorlar ki Kandil'de, şurada burada yaptıkları suikastlar ile bir yere varacaklar. Varamayacaklar. Biz Muhammet Fatih'lerimizin kanlarını yerde bırakmayacağız. Allah'ın izni ile bunların kökünü kazıyacağız. Yeter ki bir olalım, iri olalım, kardeşliğimize gölge düşürmeyelim ve birbirimizi ne olur Allah için sevelim. Bunu yaptığımız zaman göreceksiniz er geç bu zafere ulaşacağız. Bu memlekette Muhammet Fatih'ler bitmez." Tören sırasında konuşurken güçlükle gözyaşlarını tutan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise, "Bu bayrak dalgalandığı sürece onun üzerine sevgili Muhammet Fatih'in, 15 Temmuz şehitlerinin, bu ülkenin varlığı, huzuru için kendi bedenini feda etmekten çekinmeyen her şehidimizin adı yazılı olacaktır. Sabırlı olacağız inşallah. Milletimizin başı sağ olsun. Hiç endişe etmeyin bu terörü öyle bir bitireceğiz ki, Allah şahittir ki kimse bir daha ağzına PKK lafını alamayacak. Bu milletimize namus sözüdür, şeref sözüdür. Kaymakam bey görevin tamamlanacaktır, rahat ol" dedi.
Vatan

370 Derneğin Kapısına Mühür 
Bakanlık genelgesi ile dünden bu yana çok sayıda derneğin faaliyeti durduruldu. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Halkın Hukuk Bürosu, Adalet Okulu, Kürt Yazarlar Derneği, Mezopotamya Kültür Merkezi, Mezopotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYA-DER), Din Alimleri Derneği (DADER), Gündem Çocuk Derneği ve Çağdaş Hukukçular Derneği'ne tebliğler iletildi binalar mühürlendi. Bakanlıktan yapılan açıklamada "İçişleri Bakanlığı'nca, FETÖ, PKK/KCK, DHKP-C ve DAEŞ bağlantılı 370 derneğin faaliyeti durduruldu" denilmişti. HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk bir açıklama yaparak dernek kapatma kararlarına tepki gösterdi. Tuğluk "Aralarında çocuk, kadın, hukuk, cezaevi, din alimleri, kültürel faaliyet ve dayanışma dernekleri de olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun çalışmaları engellenmiştir. Rejimin evrensel insan haklarını ve demokratik hakları birer birer çiğnemesi ve kullanılamaz hale getirmesinin kabul edilir hiçbir yanı yoktur. Bu kararı protesto ediyoruz" şeklinde konuştu.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 127,9095-128,0520 
ABD Doları 3,2516-3,2540/Euro 3,5276-3,5301/İngiliz Sterlini 4,0970-3,1034

IFC: Türkiye'ye Güveniyoruz 
Dünya Bankası'na bağlı kurumlardan Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Rönesans Holding'e 215 milyon dolar yatırımla ortaklıktan 15 Temmuz başarısız darbe girişimine rağmen vazgeçmedi. IFC Başkanvekili Dimitris Tsitsiragos, "Ülkeye ve duruma baktık. Bir devamlılık olduğunu görünce de tereddüt etmedik" dedi. Tsitsiragos, Türkiye Ülke Yöneticisi Aisha Elaine Williams ve IFC Avrupa Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Sanayi, Tarım ve Hizmetler Direktörü Carsten Mueller ve Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak'ın katıldığı sohbet toplantısında 11 Temmuz 2016'da kamuoyunu duyurulan bu ortaklığın ayrıntılarını dinledik. Tsitsiragos, Rönesans'a yaptıkları yatırımın mevcut en büyük hisse yatırımı olduğunu belirterek yatırımın maddi öneminin yanı sıra manevi açıdan da önemine vurgu yaptı. Tsitsiragos, şunları söyledi: "Kolay olmayan bir dönemden geçtiğimiz düşünülürse, bu durum Türkiye'ye olan desteğimizi gösteriyor. İmzalar haziran ayında atılmıştı. Her uzun vadeli yatırımcı gibi 15 Temmuz'u doğru değerlendirmemiz gerekiyordu. Ülkeye ve duruma baktık. Bir devamlılık olduğunu görünce de tereddüt etmedik. Bir geri çekilme söz konusu olmadı. IFC olarak Türkiye'de 52 yıldır varız, yakından izliyoruz. Türkiye'de ofisimiz var. Bir ülkede ofis ile faaliyet göstermek her zaman daha iyi perspektif veriyor. Türkiye'deki programımıza devam ediyoruz." IFC'nin mali yılının 30 Haziran 2016'da bittiğini dile getiren Tsitsiragos, 30 Haziran'dan bugüne Türkiye'ye 325 milyon dolar yatırım yaptıklarını söyledi. Tsitsiragos, "Ayrıca bankalara 150 milyon dolar ticaret finansmanı sağladık. Son derece aktif bir programa sahibiz. Önümüzdeki birkaç ay içinde yeni imzalarımız da var" diye konuştu. Erman Ilıcak ise IFC'nin Türkiye'ye uzun vadeli baktığını dile getirerek şu bilgileri verdi: "Yatırım noktasında çok kararlıydılar, biz de aynı kararlılıktaydık. Hisse satıp karşılığında para almadık. Şirketin içine sermaye artırmak suretiyle ayrıca para koyduk. Ortaklık amacımız, uluslararası büyümeyi hızlandırmak. Afrika pazarına bakıyoruz. Afrika'da birçok altyapı projeleri başlayacak. IFC de oradaki ülkelerin gelişiminde çok önemli rol oynuyor. Oraya teknik anlamda götürebileceğimiz çok şey var ama o bölgeye girebilmek çok zor. IFC'nin bu konuda çok ciddi bir tecrübesi bulunuyor. Biz de IFC'nin Afrika uzmanlığından faydalanacağız ve birlikte ilerleyeceğiz. Ruanda'da çok büyük bir yol projesinin ihalesine hazırlanıyoruz."
Hürriyet

Kart Faizinde İndirim 
Merkez Bankası (MB), Türk Lirası (TL) ve yabancı para cinsinden kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarını indirdi. 1 Ocak 2017'den itibaren geçerli olmak üzere kredi kartında aylık azami akdi faiz oranı TL için yüzde 1.84, yabancı para için yüzde 1.47 oldu. Aylık azami gecikme faiz oranı ise TL için yüzde 2.34, yabancı para için yüzde 1.97 olarak belirlendi. Dün açıklanan faiz indirimlerinden önce akdi faiz oranı yüzde 2.02, gecikme faiz oranı ise yüzde 2.52'ydi. Merkez Bankası'nın son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve piyasa koşulları nedeniyle faizleri indirdiği belirtiliyor. Uzmanlar uygulamanın kartla yapılacak harcamaları artıracağını belirtirken, kredi kartı sahiplerini de dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.
Posta

İşçi 1600 Lira İstiyor 
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Ankara'da Çalışma Bakanlığı'nda Aralık'ta toplanacak. Toplantının, bu yıl da yoğun pazarlıklara sahne olması bekleniyor. Doğrudan 6.5 milyon işçiyi ilgilendiren görüşmelerde işçi kesimini temsil eden Türk-İş, enflasyon oranı, geçim şartları, döviz kurlarındaki artış ve ekonomideki genel durumu göz önünde bulundurarak, pazarlık masasında sunacağı teklifi hazırladı. Zam talebinde Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bir işçinin net yaşam maliyeti rakamını dikkate alacak olan Türk-İş, kurumun geçen yıl komisyona sunduğu ağır işlerde çalışan bir işçinin net yaşam maliyeti olan 1600 lirayı isteyecek. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, 1300 liralık asgari ücretle geçinmenin çok zor olduğunu belirterek, "Asgari ücretlilerle empati yapın" dedi.
Posta

Sinop 'Nükleer'de İnşa Süreci Başlıyor 
Japon şirketi Mitsubishi Heavy Industries'in (MHI) Yönetim Kurulu Başkanı Shunichi Miyanaga, Japon ve Fransız işbirliğiyle yapılacak Sinop Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) inşa tarihinin birkaç ay içinde belirlenebileceğini belirterek, "Sinop NGS sadece Türkiye için değil, bizim için de güncellenmiş ve en güvenli teknolojiyle geliştirdiğimiz reaktörümüzü tanıtmak açısından çok önemi olacak. Bu bir prestij projesi" dedi. Miyanaga, Sinop'taki nükleer santralde MHI ve Fransız Areva şirketi tarafından geliştirilen ATMEA-1 reaktörünün kullanılacağını söyledi. İnceburun bölgesinde kurulacak nükleer santral için fizibilite ve temel mühendislik çalışmalarının başladığını dile getiren Miyanaga, "Sinop NGS'yi inşa etmek, Türk ekonomisi ve halkına olan güvenimizi göstermek için iyi bir fırsattır" dedi. Sinop NGS, 4 bin 480 megavat kapasiteye sahip olacak. Santralin ilk reaktörünün 2023'te devreye girmesi planlanıyor.
Milliyet

12 Bakanlı İhracat Zirvesi 
3 milyon kişiye istihdam sağlayan, 65 bin ihracatçının sesi olan Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin Ekonomi Bakanlığı koordinasyonunda düzenlediği İhracat Zirvesi, 15-16 Kasım tarihleri arasında İstanbul Grand Tarabya Otel'de gerçekleştirecek. İhracat Zirvesi, Başbakan Binali Yıldırım ve 12 bakanın katılımı ile adeta Kabine zirvesine dönüşecek. Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan 26 sektördeki ihracatçılar, sorunlarını ve çözüm önerilerini Başbakan ve bakanlara yüz yüze anlatma şansı elde edecek. Küresel ekonomi, ihracatın finansmanı, yeni pazarlar ve Sanayi 4.0 gibi konuların tartışılacağı zirvede, en çok ihracat gerçekleştiren firmaların yanında, bu yıl ilk kez 'İhracatın Gizli Şampiyonları' adı altında 10 yeni kategoride firmalar ödüllendirilecek. Başbakan Yıldırım ile zirveye katılacak bakanlar şunlar: Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, AB Bakanı Ömer Çelik, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan
Star

Varlık Fonu Büyümeye Büyük Katkı Sağlayacak 
Türkiye'nin büyümesine katkı sağlayacak, stratejik ve büyük yatırımların finanse edilmesi için Ulusal Varlık Fonu kurulduğunu söyleyen TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Şahap Kavcıoğlu, bu fonun büyümeye büyük katkı sağlayacağını söyledi. Kavcıoğlu "Dünyadaki ulusal varlık fonlarının temel çıkış noktaları, emtia ve emtia dışı kaynakları yatırıma dönüştürmektir. Ancak, kurulan fonlar; ülkelerinde yatırımlarla birlikte, ülkenin sıkıntıya düştüğü dönemlerde de büyümeye ciddi katkı sağlayan fonlar haline geldi. Dünyada 49 ülkede 82 tane ulusal varlık fonu var. Yani birden fazla fonu olan ülkeler var" dedi. Kavcıoğlu "OECD içinde ulusal fonu olmayan tek ülke Türkiye idi. Bütün ülkeler bundan faydalanmışken, biz niye kurmayalım diye düşünmemişiz. Dünya üzerindeki fonlar bu varlıkların içinde biz neden yokuz? Bugün iktidar bunun eksikliğini görerek, hızlı şekilde kurdu. Çünkü gelişen dünyada bizim almadığımız her pay, rekabet içerisinde olduğumuz ülkelere gidiyor" diye konuştu. Kavcıoğlu, KOSGEB'in ihtiyacı olan KOBİ'lere desteğinin artması gerektiğini altını çizdi. Kavcıoğlu "KOSGEB bir açıklama yaptı; terör ve afetlerden etkilenen KOBİ'lere yönelik 100 bin lira kredi imkânı sağlanıyor. Afetlerden etkilenen firmalar kredi kullanacak. Ancak bunun daha da yaygınlaştırılması gerekir. KOSGEB firmalara 100 bin lira can suyu kredisi verirken, bunun şartlarının da iyi belirlemesi lazım. Şartları olabildiğince kolaylaştırarak KOBİ'leri canlandırmak, daha da hareketlendirmek için tam zamanı diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. 15 Temmuz'un Türkiye'nin daha önce hiçbir dönemde görmediği bir ihanet günü olduğunu dile getiren Kavcıoğlu "Bakıldığında ülkemiz tarih boyunca birçok hainle karşılaşmış ancak; hiçbiri, ihanetlerini bu kadar ileri bir boyuta taşımamıştır. 17-25 Aralık sürecinde sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalara inanmayanlar oldu ama haklı olduğunu bugün herkes gördü. Evet, şunu gördük ki biz kendi içimizde hain yetiştirmişiz. 15 Temmuz'da ülkenin milli servetini, millete düşmanlık olarak geri döndürmek istediler" değerlendirmesinde bulundu.
Star

KOBİ'lere Yeni Destek 
Başbakan Binali Yıldırım, MÜ- SİAD tarafından düzenlenen EXPO'nun kapanış yemeğinde yaptığı konuşmada KOBİ'ler için yeni bir destek paketi üzerinde çalışıldığını söyledi. 1 milyonun üzerindeki KOBİ'ye karşılıksız destek verileceğini kaydeden Binali Yıldırım, "Bunu burada ilk kez açıklıyorum. Projesi olan KOBİ'lere 50 binden 300 bine kadar, projesine göre destek" dedi. Bununla da yetinmeyeceklerini kaydeden Yıldırım, "17 milyar lira da teminat vereceğiz, Kredi Garanti Fonu teminatı üstlenecek, siz de 17 milyar liraya kadar ihtiyacınız olan finansmanı sağlayacaksınız. Neyle sağlayacaksınız? Piyasadaki faizlerin yarısı faizle sağlayacaksınız. Yani yüzde 4'le, yüzde 5'le sağlayacaksınız" dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen 16. MÜSİAD EXPO'nun kapanış yemeğine katılan Yıldırım, KOBİ'lerin önemine işaret etti ve şöyle konuştu: "Büyüklerin gürültüsü fazladır, faydası sınırlıdır. Ama KOBİ'ler sessizdir, ekonomiye faydası maksimumdur. Türkiye'deki işletmelerin yüzde 98'i KOBİ'lerden oluşur. İhracatın yüzde 65'ini KOBİ'ler yapıyor. İstihdamın yüze 80'ine yakınını da yine KOBİ'ler yapıyor. Tabii büyüklere de destek olacağız ama asıl lokomotif görevi yapan KOBİ'lere desteğin aslan payını ayıracağız." Başbakan Binali Yıldırım, iş dünyası için çok sayıda reform yaptıklarını hatırlatarak, şunları kaydetti: "Varlık barışı, vergi barışı, stok affı, damga vergisi, ÖTV ile ilgili düzenlemeler, tüketici kredileriyle ilgili kredileriyle, emlakla, KDV düzenlemeleri Eskiden teminat olarak gayrimenkul, arsa, araba olacak. Sağlam şeyler olacak. Şimdi elinizdeki tezgahınız. Hayvancılıkla uğraşıyorsanız, koyununuz, kuzunuz. Elinizde ne varsa. Her şeyi teminat verebilir hale geldik. Bunları işinizi kolaylaştırmak için yaptık. Bununla da yetinmedik, şimdi onun ikinci mevzuatı da hazırlanıyor. Bununla da yetinmedik, bir karar daha aldık. Bunu ilk kez açıklıyorum. KOBİ'lere karşılıksız destek vereceğiz, 50 binden 300 bine kadar, projesine göre. Yetmez, 17 milyar teminat vereceğiz, Kredi Garanti Fonu teminatı üstlenecek, siz de 17 milyar liraya kadar ihtiyacınız olan finansmanı sağlayacaksınız. Piyasadaki faizlerin yarısı faizle sağlayacaksınız. Yani yüzde 4'le, yüzde 5'le sağlayacaksınız. Bu, ekonomiyi canlandıracak, KOBİ'lerin projelerini gerçekleştirmelerini sağlayacak. Önemli bir imkan. Hazine 17 milyara kadar size teminat veriyor. Yeter ki siz alın değerlendirin, işinizi geliştirin, yeni işler kurun, ekonomik faaliyetlerinizi yavaşlatmayın. Artırmaya devam edin."
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

'+1 İle Rejim Mi Değiştirilir?' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün partisinin Ankara'da düzenlediği Anayasa çalıştayından sonra köşe yazarlarının sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, Başkanlık sistemine ilişkin olarak Ak Parti'nin hazırladığı metni görmek istediğini söyledi. Başbakan Binali Yıldırım'a kapılarının açık olduğunu kaydeden CHP lideri, parlamenter sistemin güçlendirilmesi konusundaki ilkelerinde bir değişiklik olmadığını belirtti. "Hazırladığımız taslak güzel bir taslak. Yeni öneriler de var" diyen Kılıçdaroğlu'na yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle: Temel itirazınız Anayasaya değişikliğine şu anda ihtiyaç yok, ortam anayasa yapmaya uygun değil şeklinde mi? Rejim değişikliği bu ortamda olmaz. Şimdi rejim değişikliği düşünülüyor. Bu ileride çok daha ciddi sorunlara yol açar. Başkanlıkla ilgili çalışmaları sistem değil, rejim değişikliği olarak mı adlandırıyorsunuz? Rejim değişikliği. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana gelen bir parlamenter sistemimiz var. Parlamenter sistemde tarafsız bir cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanı bütün toplumu temsil ediyor. Tarafsızlığının ana amacı bu. Erkler arasında sorun çıktığı zaman sorunu çözecek hiçbir organ yok. Çünkü cumhurbaşkanı tarafsız değil. Cumhurbaşkanı ve Bahçeli arasında bir mutabakat oluşmuş gibi görülüyor. MHP'nin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir metin çıkmadan bugünden yorum yapmayı doğru bulmuyoruz. İki taraf da birbirlerine sıcak mesajlar veriyorlar, verebilirler tabi. Bahçeli'nin geçmişte başkanlık modeline karşı sert eleştirileri vardı. O eleştirilerin bugün de geçerli olduğuna inanıyorum. Ne değişti Türkiye'de? Bir liderler zirvesi trafiği vardı, bu trafik ikili bir trafiğe dönüştü. Randevu talebi oldu mu? Hayır. Randevu talebi olmadı bizden. Benim gözlemlediğim tablo şu: Bahçeli ile bir mutabakat sağlarlarsa, ondan sonra bir 'Biz mutabakatı sağladık, siz de bize destek verin' diye gelecekler. Bir mutabakat sağlandıktan sonra görüşür müsünüz? Her zaman kapımız açık, kimseye kapımızı kapamayız, gelirler düşüncelerimizi rahatlıkla söyleriz. Daha önce de sayın Yıldırım geldiğinde, ben kendisine başkanlık sistemine karşı çıktığımızı söyledik.
Milliyet

Evet' Yorumu İçin Erken 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 'makul' çıkışının ardından Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlık sistemini MHP ile Meclis'ten geçireceklerine ilişkin açıklaması siyasi kulisleri hareketlendirdi. Bahçeli'nin öteden beri 'parlamenter sistemden yanayız' duruşunu sergilemesine rağmen, Ak Parti'nin başkanlık sistemini de içeren anayasal düzenlemesini 'makul' bulduğunu açıklaması kafaları karıştırdı. Hâlâ MHP'nin TBMM Genel Kurulu'nda iktidarın getireceği metne, "evet mi?", "hayır mı?" diyeceği merak konusu oldu. İki liderin açıklamalarının ardından kamuoyunda 'MHP evet diyecek' algısı oluşsa da MHP koridorlarında "Bu yorum için çok erken" havası hakim. Bahçeli, MHP'nin niçin böyle bir adım attığının çok iyi anlaşılmasını istiyor. Türkiye'nin krize girdiği anlarda çözüm üreten misyonuna dikkat çeken Bahçeli, bugün atılan adımların da bu eksende değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye'nin geleceğine dönük ciddi tehditlerin hâlâ varlığını koruduğuna dikkat çeken MHP'li kurmaylar ise Ortadoğu'da yönetimleri tek tek yıkılan ve iç savaşa süreklenen ülkeleri anımsatıyor. Bahçeli'nin de Mısır, Tunus, Libya, Irak ve Suriye gibi iç savaş ve parçalanmanın eşiğine süreklenebileceği tehlikesini gördüğünü ifade eden kurmayları, Türkiye'yi yönetenlerin de hukuka bağlı kalmaması halinde kriz ve anarşinin hâkim olmasının kaçınılmaz hale geleceğine işaret ediyor. Bu ülkelerde olayların başlangıcının 'işsizlik, siyasi yozlaşma, yolsuzluk, ifade özgürlüğünün kısıtlanması ve siyasi-ekonomik darboğaz'a dayandığını anımsatan MHP'li kurmaylar, Türkiye'de de benzer şikâyetlerin olduğuna dikkat çekiyor. MHP'de 15 Temmuz sonrasında ayrışmanın gittikçe derinleştiği tespiti yapılıyor. Türkiye'de uzun zamandan beri anayasaya aykırı fiili bir yönetim tarzının oluşturulduğu, beklemeksizin demokratik ve hukuk devletine aykırı bu hukuksuzluktan kurtulmak gerektiği belirtiliyor. Bahçeli'nin Ortadoğu'daki diğer ülkelerin başına gelen parçalanmaların yaşanmaması için Türkiye'ye bir yol açmaya nefes aldırmaya çalıştığı, yine nihali kararın millet tarafından verileceğine vurgu yapılıyor
Milliyet

DÜNYA 

Tarikatçı Başkana Milyonluk İsyan 
Ülkeyle ilgili kararlarını bir tarikat liderinin kızına danışarak aldığı iddia edilen Güney Kore Devlet Başkanı Park Guen-hye'ye (64) karşı ülke tarihinin en büyük gösterisi yapıldı. Başkent Seul'de dün toplanan yaklaşık bir milyon kişi, Park'ın istifasını istedi. Tedbiren 25 bin polis görevlendirildi. 1974 yılında babasına yönelik suikast girişiminde annesini kaybeden Park, Hıristiyanlık ve Budizmin öğretilerini bir araya getirerek Sonsuz Hayat Kilisesi adlı bir tarikat kuran Choi Taemin adlı adamın etkisine girdi. Choi Tae-min, Park'ı annesinin ruhuyla iletişime geçirdiğine inandırdı. Wikileaks'in sızdırdığı ABD belgelerine göre tarikat lideri, Park'ın 'bedeni ve ruhu üzerinde tam bir kontrol' sağladı. Choi Tae-min, 1994'te öldükten sonra yerini kızı Choi Soon-sil aldı (60). Choi, Güney Kore liderinin konuşma metinlerini hazırlıyor ve devlet kararların da bile rol oynuyordu. Choi, bu nüfuzu sayesinde G. Kore'nin dev firmalarını kendi kurduğu vakışara büyük miktarda bağış yapmaya zorladı. Chio Soon-sil, ay başında tutuklanmıştı.
Hürriyet

Protestolarda İlk Kez Kan Aktı 
ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen Trump karşıtı protestolarda 185 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. ABD'de salı günü gerçekleştirilen başkanlık seçimlerinden Cumhuriyetçi aday Donald Trump'ın zaferle çıkması ülke genelinde protestolara sebep olmuştu. Kaliforniya eyaletinde de Trump'ın başkan olmasını protesto eden kişiler eylem düzenledi. Eylemcilerin çevreye zarar vermesi üzerine 185 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi. Bununla beraber Portland'ın Oregon kentinde en şiddetli protestolar yaşanırken, polisin biber gazı kullandığı gösterilerde, bir protestocunun karşıt görüşlü bir kişi tarafından vurularak yaralandığı açıklandı. Bununla beraber, Amerikan basınına yansıyan ve ırkçı söylemler içeren görüntü ve fotoğraşar, ülkedeki Müslüman, Hispanik ve Afrika kökenli Amerikalıları ürkütüyor. Minnesota'da bir lisede duvarlarda "Sadece beyazlar", "Beyaz Amerika" gibi ifadelere rastlandı. Michigan'da bir ilköğretim okulunun kantininde öğrencilerin "duvar örün" şeklinde bağırmasının görüntüleri ise sosyal medyada paylaşılmasının ardından aynı gün iki milyon kişi tarafından izlendi.
Milliyet

Afganistan'da NATO Üssüne Saldırı: 4 Ölü 
Afganistan'ın başkenti Kabil yakınlarındaki NATO tarafından kullanılan Bagram Hava Üssü'nde düzenlenen intihar saldırısında 4 kişi öldü. Parvan Valiliği Sözcüsü Abdulvehid Sıddıki, personelin arasına karışan intihar eylemcisinin üzerindeki bombayı infilak ettirdiğini, saldırıda 4 kişinin öldüğünü, 15 kişinin yaralandığını söyledi. Amerikan askerlerinin bulunduğu üssü kullanan NATO'dan yapılan açıklamada da saldırıda 4 kişinin öldüğü doğrulanırken, 12 kişinin yaralandığı belirtildi. Saldırıyı Taliban üstlendi.
Milliyet

Katliam Provası 
Irak'ta radikal Şii milislerin terör örgütü DEAŞ'ın esaretinden kaçan sivil halka yönelik katliam iddialarına her gün bir yenisi ekleniyor. Sosyal medyada yayınlanan ve Irak ordusu askerleri tarafından çekildiği iddia edilen son videoya göre, asker kılığına bürünmüş radikal Şii örgüt Haşdi Şabi üyeleri, şimdi de Musul'dan kaçan küçük bir Sünni çocuğa işkence yaptı. Kan donduran görüntülerde önce dövülüp yerde sürüklenen çocuk, öldürüldükten sonra Irak ordusu üniforması giyen milislerin kahkahaları eşliğinde tankla eziliyor. Irak ordusunun Musul'u DEAŞ'tan temizlemekte zorlandığı bu günlerde Twitter'dan yayılan videonun gerçek olup olmadığı henüz bilinmezken, görüntülerin Uluslararası Af Örgütü'nün Şii milisler hakkında yayınladığı işkence raporundan 2 gün sonra ortaya çıkması milisler hakkındaki şüpheleri kuwetlendirdi. Musul operasyonu kapsamında şehri DEAŞ'tan temizlemeye çalışan Irak güvenlik güçlerinin Sünni halka yönelik işkence iddialarını değerlendiren Uluslararası Af Örgütü, kanıtları toplama aşamasında olduğunu üç gün önce belirtmişti. Hazırlamakta olduğu rapora ilişkin bilgi veren örgüt, elde ettiği verilere göre DEAŞ'ın elinden kurtulan 10 erkek ve 16 yaşındaki genç, ekim ayında Nus Tal bölgesinde polis üniforması giyen kişilere teslim olduktan sonra işkence gördü. Kayyara ve Şura bölgeleri arasındaki çöle götürülüp fiziksel şiddete maruz kalan erkeklerin vurularak infaz edildiği belirtilirken, polis veya ordu üniforması giyenlerin aslında radikal Şii Haşdi Şabi'ye bağlı oldukları vurgulandı.
Star

Suriye'de Esad İle Savaşmayız 
ABD'nin 45. başkanı seçilen Donald Trump, Suriye konusunda ilk kez tavrını net bir şekilde ortaya koydu. Esad rejimine karşı ABD'nin müdahalesi olmayacağını ilan etti. Trump Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a saldırmaları halinde kendilerini Rusya ile savaşırken bulacaklarını söyledi. Trump Wall Street Journal'a verdiği röportajda, "ABD Esad'a saldırırsa kendimizi Rusya'yla, Suriye'yle savaşırken bulacağız" dedi. Trump şu ifadeleri kullandı: "Tavrım şöyle: Sen Suriye ile savaşıyorsun, Suriye IŞİD'le savaşıyor ve senin de IŞİD'den kurtulman gerek. Rusya şu anda tamamen Suriye'nin yanında. Senin başında bir de bizim yüzümüzden giderek güçlenen İran var. İran da Suriye'nin yanında. Şimdi biz Suriye'ye karşı isyancılara destek veriyoruz ama bu insanların kim olduğuna dair hiçbir fikrimiz yok." Trump'ın Rusya ile diğer ABD Başkanlarına kıyasla çok daha yakın bir ilişki kuracağına dair beklentiler de yeni başkanın ilk açıklamalarıyla doğrulandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den 'harika bir mektup aldığını' söyleyen Trump, Putin'le yakın zamanda bir telefon görüşmesi yapmayı planladığını da belirtti. 70 yaşındaki işadamı, Beyaz Saray yolundaki kampanya mitinglerinde hemen hemen her konuşmasında Obama'nın başkanlığının en önemli icraatı olan 'Obamacare' isimli sağlık yasasını iptal edeceğini belirtiyordu. Ancak son röportajında bundan geri adım attığı görüldü. Trump, 'Obama ile Beyaz Saray'da yaptığım görüşmeden sonra Obamacare konusunda tavrım değişti. Tamamını iptal etmekten vazgeçtim. Sadece bazı bölümlerinde değişiklikler yapacağız' dedi. Böylece, siyasi uzmanların 'Mitinglerde söylenenlere bakmayın. Başkan adayları Beyaz Saray'ı kazandıktan sonra söyledikleri bir çok şeyi unutur' şeklindeki öngörüsü doğru çıkmış oldu.
Vatan

SPOR 

Kartal'a İlk Uyarı 
Beşiktaş, milli maç nedeniyle lige verilen arayı Hollanda Ligi 5'incisi AZ Alkmaar ile özel maç yaparak değerlendirdi. Milli oyunculardan yoksun sahaya çıkan Beşiktaş, rakibine 4-1 yenildi. Hollanda ekibinin gollerini 15, 41 ve 59'da Friday, 78'de Mühren attı. Siyah- Beyazlı ekibin tek golünü maçın son bölümünde santrfor oynayan Marcelo 88'de kaydetti. Beşiktaş, Vodafone Arena'da ilk yenilgisini aldı. Kartal, 13 maçta 9 galibiyet, 4 beraberlik almıştı. İlk yarıda taraftarın bir kısmının yuhaladığı, bir kısmının alkışladığı Olcay Şahan, teknik direktör Şenol Güneş tarafından ikinci yarıya çıkartılmadı. Şenol Güneş, kadroya aldığı Fabri, Tolga Zengin, Rhodolfo ve Hüseyin Yılmaz dışındaki 18 oyuncuya şans verdi.
Posta

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Spor AŞ tarafından bu yıl, "15 Temmuz şehitleri için koşuyoruz" sloganıyla düzenlenecek Vodafone 38. İstanbul Maratonu bugün koşulacak. Organizasyonda maraton, 15 kilometre (yarı maraton) ve 10 kilometre yarışları ile 8 kilometrelik halk koşusu, Anadolu yakasından start alıp, Avrupa yakasında son bulacak. 15 kilometrelik yarı maraton yarışları, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü gişelerine 250 metre mesafeden saat 09.00'da başlayacak. Sporcular, köprüyü geçtikten sonra, Barbaros Bulvarı'ndan Beşiktaş'a inecek ve Karaköy'e ulaşacak. Galata Köprüsü'nden sonra Eyüp'e yönelen maratoncular, Feshane'den dönüş yapıp Unkapanı üzerinden Yenikapı'ya inecek. Bakırköy sahilden Gülhane Parkı'na kadar uzanan parkur, parkın içinden geçerek Sultanahmet'e çıkacak. Yarış, Sultanahmet Camisi'nin giriş kapısı ile Dikilitaş'ın arasında son bulacak. Yarı maratonda ise sporcular, Barbaros Bulvarı'ndan Beşiktaş'a inecek. Dolmabahçe, Fındıklı, Tophane, Galata Köprüsü istikametini izleyerek Eminönü'ne gelecek atletler, İstanbul Ticaret Üniversitesi önünde finişe varacak. 10 kilometre yarışı, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü gişelerine 500 metre mesafeden saat 09.10'da başlayacak. Sporcular yine İstanbul Ticaret Üniversitesi önünde yarışı tamamlayacak. Halk koşusu, Altunizade'den saat 09.30'da başlayacak. Katılımcılar köprüyü geçip, Dolmabahçe'de parkuru tamamlayacak. Maraton güzergahları saat 06.00'dan itibaren trafiğe kapatılacak.
Posta

Vakıfbank yeni salonuna kavuştu. 15 ayda tamamlanan solunun açılışını yapan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Bu değerli salon halkımızın hizmetine sunulmuştur. Eskiden Avrupa'da bu tür tesisleri görerek gıpta ederdik. Şimdi ise VakıfBank Spor Sarayı gibi tesislerle gurur duyuyoruz" şeklinde konuştu. Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç da "Bu salon hayırlı olsun. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Cumhuriyet'in kuruluşundan 2002'ye kadar inşa edilen spor tesisi sayısı 1575. Son 14 yılda ise 1840 tesis inşa edildi. İyi noktada mıyız? Hayır, ama ne kadar çalıştığımızı da gösteren bir sayı bu" ifadesini kullandı. VakıfBank Genel Müdürü Halil Aydoğan ise "Voleybol takımımızın başarılarını sürdürülebilir kılmak için yeni şampiyonluklara yakışacak bir salon hayata geçirdik. Bu spor sarayı ülkemizi dünya çapında temsil edecek yeni sporcuların yetişmesine ve İstanbul'un olimpiyat hedefine katkı sağlayacaktır" dedi.
Star

Fatih Terim, başta Arda olmak üzere 4 futbolcunun geri dönüşü ile ilgili "Ben halen aynı noktadayım. Bu tartışmalara yol açan olayları yok saymam mümkün değil. Kadroya almam demek, gönlüme almak demek değil. Gönül kırıklığım da geçecektir elbet. Ama geçme sebepleri var, onları görmem lazım. Milli menfaat bunu gerektirdiği için bu kararı verdim. Ancak çok da içime sinen bir karar olmadı" dedi. Terim şöyle devam etti: "Kadroyu açıklayacağım gün bir telefon aldım. Emre vasıtasıyla Arda'yla görüştüm. Birçok aracı okuyorum. Arayı o bulmuş, şu bulmuş diye. Emre'nin söyledikleri ve Arda'nın söyledikleri almam için bana kafi geldi. Sayın Cumhurbaşkanımızın bile talimat verdiğini söylüyorsunuz. Kendisi bizi bütün maçlardan sonra aramıştır, yanımızda olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımız, bu konu ile ilgili bana tek kelime etmemiştir."
Star

2018 Rusya için mücadele eden A Milliler grubundaki 4. maçında galibiyetle tanıştı: 2-0. Rakibin Kosova olması önemli değil, beklentiler yüksekti. İlk yarı pozisyonlara rağmen gol ve golleri bulamadık. İkinci yarı ise Oğuzhan-Yunus değişikliği 2 golü peşi sıra getirdi. En azından umudumuz devam ediyor Gelelim takıma 3 maç sonra katılan isimlere. Sahada hırslarını açıkça gördük, keşke sadece futbol konuşsaydık da saha içinde kalabilseydik. Gereksiz konular gündemi fazlasıyla meşgul etti. Artık biz 'bitti demeden bitmez' demek istiyoruz. Bu takımın kavgalarını değil başarılarını yazmak istiyoruz. Kosova için de birkaç kelime söylemek gerek. Yeni ama cesaretliler. Ofsayt taktiğini bu kadar benimsemeseler daha başarılı olurlar. İlk tehlikeli atağımız 19. dakikada oldu. Serbest vuruşa arka direkte Mehmet Topal kafayı vurdu, top direkten döndü. 25'te ise sağ kanatta topla buluşan Volkan, topu kontrol edip vurdu kaleci Ujkani gole giden topu tokatladı. 27'de bu sefer Hakan uzak mesafeden vurdu, kaleci bir kez daha 'bu gol değil' dedi, korner. 30'da Hakan bu kez frikik kullandı, Ujkani hayatının futbolunu oynadı, yine korner. 39'da Hasan ortaladı, Volkan kafayı vurdu, Ujkani'yi geçmek nasip olmadı. 51'de 'nihayet' dedik. Oğuzhan'ın yerine oyuna giren Yunus pasını çıkardı, Burak döndü vurdu: 1-0. 55'de 'bir gol daha' dedik ve oldu. Arda'nın pasına Burak vurdu top direkten döndü, Volkan affetmedi: 2-0. 61'de Kosova'nın ilk pozisyonunda kornere Rrahmani kafayı vurdu, Babacan kurtardı. Uzun süredir morale ihtiyaç vardı, gruptaki 4. maçtaki Kosova galibiyeti bu takımı kendine getirir mi? Bunu da işte zaman gösterecek!
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme