14 Kasım 2016 Pazartesi

14.11.2016 Genel Gündem



14.11.2016

GÜNDEM

Sivil gazi mehmetçık değil
15 Temmuz gecesi darbe girişimini durdurabilmek için sokaklara çıkan vatandaşlardan 246'sı şehit olmuş, 2 bin 194 kişi de yaralanmıştı. Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK), darbe girişimine engel olmaya çalışırken yaşamını yitiren tüm siviller 'şehit', yaralananlar ise 'gazi' sayılmıştı. O gece askeriye içindeki darbecilere karşı mücadele verirken yaralanan TSK mensupları ise KHK'daki düzenlemelerin sivillere yönelik olması nedeniyle ve bağlı oldukları mevzuat çerçevesinde bu haktan yararlanamadı. Çünkü askerlerin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu gibi mevzuatlar kapsamında 'vazife malulü' olarak değerlendirilmeleri gerekiyor. Askerlerin 'vazife malulü' olabilmeleri içinse 'görevlerini yapamayacak duruma gelme' şartları bulunuyor. Vazife malulü olarak sayılamadıkları için 15 Temmuz gazilerine sağlanan 'tazminat', 'aylık maaş bağlanması', 'kamuda bir istihdam' gibi haklardan da yararlanamayan askerlerin yaşadığı bu mağduriyetin giderilmesi için ilgili bakanlıklar harekete geçti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bu durumdaki askerlere yönelik nasıl bir düzenleme yapılabileceği ve hangi mevzuat çerçevesinde gazilik haklarının sağlanacağına ilişkin Genelkurmay Başkanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı'nın görüşüne başvuracak. KHK'lar kapsamında yapılan düzenlemelerle, FETÖ'nün darbe girişiminde hayatını kaybedenlerin aileleri ile yaralananlara şehit yakınları ve gazilere verilen hakların tamamı sağlanıyor. Valilikler bünyesinde bulunan zarar tespit komisyonlarına başvurup durumlarını ispat eden vatandaşlar, 'kamuda bir istihdam' , 'nakdi tazminat' ve 'aylık bağlanması' gibi haklardan yararlanabiliyor.
Hürriyet


İki haftada 24 kanala 123 ceza uygulandı
RTÜK, yayın ihlalleri nedeniyle kanallara çok sayıda ceza uyguladı. Üst Kurul, 26 Eylül-9 Ekim'de, ilaç olmadığı halde sağlığa iyi geldiği iddiasıyla tanıtılan gıda takviyesi, cinsel içerikli ürün satışı, bahis sitesi ve canlı sohbet hatları reklamını yapan kanallarla dini duyguları istismar ederek ticari çıkar elde eden 25 kanala 123 yaptırım uyguladı. Bu kapsamda, ilaç olmadığı halde sağlığa iyi geldiği iddiasıyla tanıtılan gıda takviyesi, cinsel içerikli ürün satış, bahis sitesi ve canlı sohbet hatları reklamını yapan Meltem TV, Mesaj TV, Son Hedef TV, One Best TV, Anadolu Yurdum TV, Dolunay TV, 365 TV, Vatan TV, ANC TV, Kanal S, Outlet TV, Yıldız Rize TV, Anadolu TV, Mega Suare TV, VivaTV, Kanal T, Evren TV, One Super TV, Halk TV'ye uyarı veya para cezası verilmesi kararlaştırıldı. RTÜK, dini duyguları istismar ederek ticari çıkar elde eden kanalları da affetmedi. Üst Kurul, bu kapsamda da Yasin TV, FUL TV, Medine TV, Bedir TV ve TV 2000'e çeşitli müeyyideler uyguladı. RTÜK ayrıca "ara-kazan", "bul-kazan" gibi telefon yoluyla vatandaşı dolandıran, bitkisel ve cinsel gücü artırıcı ilaç satanlarla ilgili aldığı müeyyide kararlarını da Sağlık Bakanlığı ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı'na bildirdi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 127,9095-128,0520 
ABD Doları 3,2516-3,2540/Euro 3,5276-3,5301/İngiliz Sterlini 4,0970-3,1034

49 milyon kutu ilaç kayıt dışı satıldı
Sağlık Bakanlığı, reçetesiz ilaç satışlarını durdurmak için önce af, sonra denetim kararı aldı. 49 milyon kutu ilacın stok dışı satıldığını tespit eden bakanlık, kayıt dışı satış yaptığını bildiren eczacıya yüzde 50 af getirdi. Eczacıların 17 milyar liralık cezası affedildi. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanı Hakkı Gürsöz, antibiyotik, antidepresan ve solunum sistemi ilaçlarının satışlarını çok sıkı denetleyeceklerini belirterek, Türkiye'de en çok antibiyotiğin Şanlıurfa'da, en az ise Artvin'de tüketildiğini söyledi. Gürsöz, 3 yıl önce zorunlu olarak kullanıma geçen İlaç Takip Sistemi (İTS) ile tüm ilaçların takibinin yapıldığını belirterek " Fabrika, depo, eczane ve hastaya ulaşım takip altında. Ancak ilaç firmaları daha çok satış için eczanelere promosyon ilaç veriyor. Hasta talep ederse eczacı bu ilacı elden İTS kaydına girmeden satışını yapıyor. Bunun vergisi de ödenmiyor. Üstelik bizim sistemimizde ilaç hâlâ piyasada gözüküyor. Bunun yaptırımı var ancak bugüne kadar denetimler bu kapsamda yapılmadı. Şimdi önce denetim başlatırsak hiçbir eczane bu borcun altından kalkamaz. O yüzden önce af getiriyoruz" dedi. 19 Ağustos'da TBMM'de kabul edilen kanun ile eczanelere stok affı ve kayıt dışı ilaçlar için yüzde 50 vergi indirimi geldiğini belirten Gürsöz, şöyle konuştu: "Devlet eczanelere kayıt dışı satışlarla ilgili yeni denetimler öncesinde geçmişe yönelik tüm borçları ve kayıt dışı satışları siliyor. Eczacılara 3 ay süre tanındı. Son 3 yıldır stoklarında gözüken, ancak kayıt dışı hastaya elden sattığı ilaçların Sağlık Bakanlığı'na bildirimi yapılacak. İlaçların geçmişe dönük vergilerinin de yüzde 50'si affedildi. 2.5 ay içinde 13 bin eczane, 49 milyondan fazla kutu ilacı stok dışı sattığını bildirdi. Mevzuata göre her kayıt dışı satılan ilacın eczaneye cezası 354 lira. Şu ana kadar 17 milyar liralık stok cezası affedildi. Bundan sonra eczacılar, ilaç satışı yaparken önce İTS sistemine girecek. İlaç e-reçete kapsamındaysa satışını sadece reçete ile yapabilecek. İTS dışından yapılan satışlar için de eczanelere sık sık stok denetimi yapılacak. Stoklarında gözüken ilacı elden sattığı tespit edilirse her kutu ilaç için 354 lira ceza kesilecek. Böylelikle hiçbir ilaç kayıt dışı satılamayacak."
Hürriyet

Tübitak'ın ar-ge sitemi
TÜBİTAK Başkanı Arif Ergin, Ar-Ge yasasının teknoparkları büyük sekteye uğrattığını söyledi. Ergin, TÜBİTAK Marmara Teknokent AŞ'nin hesaplarının görüşüldüğü Meclis KİT Komisyonu'nda bunun nedenini de şöyle açıkladı: "Çünkü o kanun nezdinde 50 Ar-Ge personeli ve daha fazlasını çalıştıranlar teknopark içerisinde olmak şartı aranmadan teknopark yararlarını, istisnalarını yaptılar. Şimdi, bunun artısını ve eksisini tartışmak ayrı bir konu ama bizi nasıl etkilediğine bakalım. ODTÜ Teknoparkın içerisinde 'vakıf şirketleri' dediğimiz ASELSAN, HAVELSAN, TUSAŞ gibi büyük firmaların varlığı bu kanunun çıkmasıyla sonlanmaya doğru gitti. Bizim bünyemizde de yine dünya devi olan firmalar vardı. General Electric hâlâ var, bünyemizde faaliyet gösteriyor serbest bölge olmanın avantajı yüzünden ama mesela bir Ford vardı, Ford'un 2008 dünya çapındaki krizi atlatmasının altında 6 Ar-Ge merkezinden sadece TÜBİTAK MARTEK'teki Ar-Ge merkezinin üretimi sayesinde çıkabildi. O zaman Ford Transit Connect'in tasarımı ve özel analizleri bizim teknoparkımızda yapıldığı için 6 Ar-Ge merkezinden tek kâr eden ve Ford'u o sene aklayan yer orası gözüktü ama dediğim gibi 5746 sayılı kanun geldikten sonra Ford'u bünyemizden kaybettik, Turkcell'i bünyemizden kaybettik." TÜBİTAK Marmara Teknokent AŞ Genel Müdürü Orhan Çömlek de komisyon üyelerinin, "ne yaptılar" sorusu üzerine, "48 bin metrekare bir alanda, Sancaktepe'de kendi Ar-Ge merkezini yaptı, bin 300 olan personel sayısını 2 bin 500'e çıkardı; dünyadaki tek Ar-Ge merkezi orası, oradan devam ediyor" dedi. Çömlek, Türkiye'nin teknoparklar sıralamasındaki yerine ilişkin de şu bilgiyi verdi: "Açıkçası 'şuradayız' denilen bir rakam yok, ama dünyadaki ilk 10 teknokente bakarsanız bunların 8 tanesi Çin'de, 2 tanesi de Amerika'da. Biri Amerika'daki bildiğimiz silikon vadisi, diğeri orada bildiğimiz 'Research Triangle' ve bunların da tarihlerine bakarsanız son altmış yılın içinde kurulanlar. Çin de burada onları takip eden dünya devi noktasında. 'Türkiye'deki teknoparklar sıralamada nerede?' derseniz bence hemen Çin'in arkasından yani bu teknoparkların arkasından geliyor. Türkiye'de başarılı teknopark olarak baktığımızda TÜBİTAK Marmara Teknokent'i, ODTÜ'yü, CYBERPARK'ı, İstanbul Teknik Üniversitesini, ve Yıldız Teknik Üniversitesinin teknoparkını sayabilirsiniz çünkü bunlar ilk kurulan ve devam eden teknoparklar."
Hürriyet

Reçetesiz 49 milyon kutu ilaca stok affı
Sağlık Bakanlığı, antibiyotikler başta olmak üzere reçetesiz ilaç satışlarını durdurmak için harekete geçti. Hekimlere uyarı mektupları gönderilmesi ve reçetesiz satışların önlenmesinin ardından yeni adımlar atılacak. İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Başkanı Dr. Hakkı Gürsöz, stok affı çerçevesinde 2 buçuk ayda 3 bin 760 eczaneden 49 milyon kutu reçetesiz ilaç satışı bildirildiğini söyledi. 19 Ağustos'ta Meclis'ten geçen yasanın eczacılara stok affı için üç aylık süre verdiğini hatırlatan Gürsöz, uygulamayla reçetesiz satılan ilaçlara kesilen kutu başına 354 TL cezanın affedileceğini söyledi. Gürsöz "Maliye Bakanlığı, bu ilaçların yüzde 8 vergilerinin yarısını alacak. 2 buçuk ayda 3 bin 760 eczaneden 49 milyon kutu reçetesiz ilaç satışı yapıldığı bildirildi. Önce denetim başlatırsak hiçbir eczane bu borcun altından kalkamaz. Önce af getirdik" diye konuştu. 3 İLAÇ GRUBUNA SIKI DENETİM Kendilerinin de eşzamanlı olarak İlaç Takip Sistemi (İTS) kayıtlarıyla barışacaklarını belirten Gürsöz "Eczaneler, stoklarındaki ilaçların tamamını İlaç Takip Sistemi'ne (İTS) bildirecek. Bundan sonra denetimlerde önceliği antibiyotik, antidepresan/antipsikotikler ile solunum sistemi ilaçlarına vereceğiz. Bu ürün grupları başta olmak üzere yaptığımız denetimlerde reçetesiz satıldıklarını gördüğümüz zaman mevzuattan gelen hakkımızı kullanacağız" dedi.
Haber türk

Rusya ihracatçının 2. Hedef ülkesi oldu
Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) İhracatçı Eğilim Anketi'ne göre Rusya ihracatçıların ikinci hedef ülkesi oldu. 2016'nın üçüncü çeyrek gerçekleştirmeleri ile dördüncü çeyrek beklentilerini içeren ve 414 firmanın katıldığı ankete göre, ihracatçıların ilk kez girmeyi hedeflediği pazarlar arasında ABD yüzde 15 oranıyla ilk sırada yer aldı. ABD'yi, yüzde 13.3'le Rusya, yüzde 11.4'le İran takip etti. Rusya, birinci çeyrekteki ankette ilk 5'e girememiş, ikinci çeyrekte yüzde 12.1 oran ile listede tekrar yer almıştı. Ankette 2016'nın dördüncü çeyreğinde ihracatçı firmaların, yurtiçi yatırımlarının yüzde 24.9'unu modernizasyon, yüzde 21'ini kapasite artırımı, yüzde 18.6'sını ise Ar-Ge ve inovasyon alanında planlama yaparak yüksek katma değerli ürünlere yöneldiği vurgulandı. İhracatçıların 2016 yıl sonu piyasa beklentilerinde dolar kuru tahmini 3.14 TL, Euro kuru tahmini 3.43 TL oldu. Ankete katılan ihracatçı firmaların yüzde 64'ü, 15 Temmuz darbe girişiminin ihracata herhangi bir etkisinin olmadığını belirtti. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, "Anketimizin sonuçlarına göre ihracatçılarımızın yatırım planları, inovasyona odaklı" dedi.
Haber türk

Sade merkez
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, yeni yapılacak kanuni düzenleme ile gelişmiş ülkelerle benzer şekilde, ayda bir gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sayısının azaltılarak, yılda en az 8 defa yapılacağını bildirdi. Şimşek, AA'ya yaptığı açıklamada, Merkez Bankası'nın Para Politikası Kurulu toplantılarında, temel öngörülerin, para politikalarına dair değişikliklerin, enflasyon raporu gibi önemli tarihlerin kamuoyuyla paylaşıldığını belirterek bu toplantıların yılda 12 defa yapıldığını hatırlattı. Merkez Bankası Kanunu'nun ilgili maddesine göre, Merkez Bankası Meclis toplantılarının ayda en az bir kez gerçekleştiğini anlatan Şimşek, o maddeye atıfla PPK'nın da ayda bir kez toplandığını söyledi. Şimşek, banka meclisinin operasyonel, idari konularla ilgili bir yapı olduğunu belirterek, bu iki yapının toplantı tarihlerinin birbirine bağlanmış olmasının dünya örnekleriyle uyumlu olmadığını ifade etti. Toplantı zamanının para politikasının istikrarı, devamlılığı, esnekliği ve etkinliği amacına hizmet edecek biçimde doğrudan ve açıkça Para Politikası Kurulu'na ilişkin kanun maddesi ile düzenlenmesinde fayda görüldüğünü vurgulayan Şimşek, bu kapsamda düzenlemeye gidilerek toplantı sayısının en az 8 defa yapılacak şekilde yeniden belirlendiğini kaydetti. Şimşek, bu şekilde toplantı sayılarının gelişmiş ülkelerle uyumlu olacağının altını çizerek, 14 gelişmiş ülkenin 9'unda kurulun yılda 8 kez toplandığını, birçok gelişmekte olan ülkenin merkez bankasının da bunu aynen uyguladığını, bu yıl İsrail ve Güney Kore'nin de bu sayıları 8'e indirdiğini söyledi. Şimşek, toplantı sayılarının azaltılmasının, kısa vadeli oynaklıklardan arınmış temel eğilimleri yansıtan analizlere dayalı, etkin bir para politikası tepkisi oluşturulması için Merkez Bankası'na daha fazla zaman tanıyacağını vurguladı. Böylece bankanın daha uzun vadeli veriler ve bilgilerle analiz yapacağına dikkati çeken Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Merkez Bankası, para politikasını büyük ölçüde sadeleştirdi. Artık tek politika faizi olacak ve bu da çok sık değişmez. Bu anlamda 4 haftalık sürecin de kısa olduğu düşünülüyor çünkü Merkez Bankası genel trendi görebilmek istiyor. Artık tek bir politika faizi kullanılacağı için bunu aslında sadeleşmenin bir sonraki adımı olarak düşünebiliriz. Yani Merkez Bankası daha sade ve basit bir politika çerçevesine geçti, onunla uyumlu olarak PPK toplantı sayısını azaltıyor ki daha fazla bilgi setiyle hareket etsin. Merkez Bankası esas görevine daha güçlü odaklanacak ve daha çok veriye bakma imkânına kavuşacak. Daha fazla veriyle daha net ve basit mesaj verecek."
Milliyet

Mahmutbey'de serbest geçiş 20 kasım'da başlıyor
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Küçük Çamlıca TV-Radyo Kulesi'nin inşaat alanında yaptığı incelemeler sonrasında yaptığı açıklamada, Mahmutbey gişelerinde trafiği yüzde 30 azaltması beklenen serbest geçiş sisteminin 20 Kasım'da hayata geçeceğini söyledi. Arslan, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve onun bağlantısındaki otoyolu açtıktan sonra Mahmutbey'de ciddi bir trafik sıkışıklığı yaşanmaya başladığını kaydederek, İstanbulluların bu konuda muzdarip olduğunu ifade etti. Yaklaşık 1.5 ay önce kasım sonu, aralık başına kadar Mahmutbey gişelerine serbest geçiş sistemini getirerek böylece trafiği yaklaşık yüzde 30 rahatlatacakları sözünü verdiklerini dile getiren Arslan, "Bugün sizin aracılığınızla belirtmek isterim ki 20 Kasım'da, yani tam bir hafta sonra, inşallah Mahmutbey gişelerini serbest geçiş sistemine kavuşturarak gişeleri ortadan kaldıracağız" diye konuştu. Arslan, gişelerin olduğu yere gelen araçların yavaşlamasına gerek kalmayacağını ifade ederek, OGS ve HGS gişelerine girmek için yaşanan karmaşanın da önüne geçileceğini vurguladı. Arslan, burada Karayolları Genel Müdürlüğü, PTT Genel Müdürlüğü ve ekiplerin İstanbulluların problemlerini çözmek adına olağanüstü çalıştığını bildirdi.
Star

Piyasalar trump şokunu atlatır mı?
Küreselleşmenin sonuna mı gelindi? Bu Trump'ın zaferini ilan etmesi sonrasında daha fazla tartışılmaya başlanan bir soru oldu. Küreselleşme ile refahın geniş halk kesimlerine yayılacağı, gelir dağılımının daha dengeli olacağı fikri "pompalanmıştı". Halbuki gerçekleşme hiç de öyle olmadı. Az sayıda şirket/devlet bundan büyük oranda "nemalanırken" geniş halk kesimleri bundan muzdarip oldular. Bunu gören, buna 'oynayan' popülist liderlere; yalan söyleyebilen ancak söyledikleri yalan hoşlarına giden kitlelerce; artan bir iltifat gösterildi. Son olarak Brexit ve Trump vakalarında olduğu gibi sürpriz yaparak kazandılar. Filipinler, Rusya, Polonya, Macaristan örnekleri daha önce hayata geçmişlerdi. Fransa ve Avusturya da buna eklenecek son halkalar olacak. Sosyolojik ve demografik değişimlerin arifesindeyiz. Geçtiğimiz 20-30 yılda alçaltılmış sınırlar, gümrük duvarları önümüzdeki yıllarda yeniden yükseltilecek, tahkim edilecek. Başta Çin olmak üzere, pazarlara kolay ulaşımı elde etmiş olan "üretici" ülkeler bundan zarar görmeye başladıkça ticaret nasıl etkilenecek? Dünya Ticaret Örgütü tarafında kısa zamanda değişiklikler beklemek hata olur. Ancak gümrük duvarlarının yükselmesi ihtimali hiç de hafife alınacak bir konu değil. Trump'ın NAFTA başta olmak üzere tüm uluslararası ticaret anlaşmalarını yeniden müzakere edeceğini vaat etmesi çok da hafife alınacak bir konu değil. Ticaret anlaşmaları uzun soluklu sonuçlar verirken, kısa vadede ülkelerin yapabilecekleri en kolay şey paralarını devalüe etmeleri olacaktır. Bir anlamda kur savaşları bundan sonra daha fazla konuşulur olacaktır.
Vatan

DÜNYA

Trump saraya gelmeden imzayı basmak istiyorlar!
ABD'de 8 Kasım'daki başkanlık seçimlerini kazanan Donald Trump'ın, kampanyalarında sürekli vurguladığı vaatlerden bir kısmı için, Obama yönetimi harekete geçti. Bunlardan biri olan ve Trump'ın "kabul etmeyeceğini" söylediği iklim değişikliğine yönelik Paris Anlaşması'nın, Obama görevden ayrılmadan onaylanmasına çalışıyor. Yeni Zelanda ve Antartika'ya giden ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, küresel ısınma konusundaki Paris Anlaşması'nın kabulü için çabalarına devam edeceklerini, bunu da Başkan Barack Obama gitmeden sonuçlandırmayı umut ettiklerini belirtti. Kerry, yönetimin, gelecek nesillerin hayatlarını etkileyecek bu anlaşmaya ilişkin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek istediğini de ifade etti. Uzun zamandır küresel ısınma ve iklim değişikliğinin önlenmesine ilişkin faaliyetleriyle bilinen Kerry, 8 Kasım'daki seçimlerden çıkan sonuçla birlikte zorlanmaya başladı. Nitekim başkan seçilen Donald Trump, seçim kampanyalarını yürütürken, iklim değişikliğinin "aldatmaca" olduğunu belirtip, Paris Anlaşması'na ülkesinin katılımını ve katkısını iptal edeceğini ifade etmişti. ABD başkanlık seçimlerini, anketlerde önde görünmesine karşın kaybeden Hillary Clinton, bu yenilgisinden, e-postalarıyla ilgili yeniden soruşturma başlatan FBI Direktörü James Comey'i sorumlu tuttu. Amerikan basınındaki haberlere göre, seçim kampanyasına mali bağışta bulunanlara seslenen Clinton, "Böyle bir seçimin neden başarıya ulaşmadığı konusunda pek çok neden vardır. Ancak bizim analizimiz, Jim Comey'in (soruşturma açılacağına ilişkin) mektubunun temelsiz, zeminsiz şüpheler oluşturduğu yönündedir ve hızımızı düşürdüğü de kanıtlanmıştır. Sonrasında toparlanmak için çok çabaladık" ifadesini kullandı.
Milliyet

'Sonuçsuz demek karamsarlık'
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Mont Pelerin'deki zirvenin sonuçsuz kaldığı yönündeki yaklaşımların karamsar bir düşünce olduğunu söyledi. Akıncı, sürecin henüz bitmediğini, Rum liderin isteği üzerine bir haftalık ara verildiğini, sürecin kaldığı yerden devam edeceğini kaydetti. Akıncı bir haftalık aranın ardından İsviçre'de yeniden başlayacak zirvenin uzun sürmesinin gerekmediğini, Kıbrıs Türk tarafının hedefinin 2016 yılı sonuna kadar çözüme ulaşmak olduğunu belirtti. Akıncı, 5 günlük sürecin ilk 2 gününde 4 başlıkla ilgili çalışmalar yürüttüklerini, daha sonraki günlerde de toprak konusunun belli unsurları üzerinde çalışmalar yaptıklarını, güvenlik ve garantiler konusunda da beyin egzersizi şeklinde fikir alışverişinde bulunduklarını ifade ederek, "Buradan giderken açıkladığımız gibi tüm konular masadaydı ve bunlar dönüşümlü olarak ele alınacaktı. Bunlar yapıldı" dedi. Akıncı, sürecin sonuna doğru gidildiği ve ilk 4 başlıkta da yeterli ilerleme sağlandığı için 2016 sonu hedefini de göz önünde bulundurarak toprak konusunun da gündeme geldiğini söyledi. Yaptıkları çalışmaların verimli olduğunu, herhangi bir şekilde "sonuçsuz kaldı" yaklaşımının çok karamsar olacağını değerlendiren Akıncı, "Çünkü bu süreç bitmiş değil. Rum liderin ricası üzerine bir haftalık bir ara verilmesi söz konusudur. Süreç yeniden kaldığı yerden İsviçre'de devam edecek. Varılan mutabakat budur" diye konuştu. Akıncı, "Umut ederim çok daha sonuç alıcı birkaç gün geçireceğiz. Çünkü çok uzun sürmesine gerek yok. Ondan sonraki bir kaç hafta içerisinde de 5'li konferansın toplanarak güvenlik ve garantiler boyutunun da uzlaşmayla tamamlanması ve Kıbrıs'ta yeni bir dönemin başladığının müjdesini el birliğiyle verebilmemiz. Hedefimiz bu. Bu iyi niyetle çalışmaya devam edeceğiz Umarım aynı şekilde karşılık görür" ifadesini kullandı.
Milliyet

Demokratların başına müslüman aday
ABD'de gençlik kitlesinin sokaklarda Trump karşıtı protestolar düzenlediği Demokrat Parti'de ilk kez Müslüman bir parti başkanı seçilmesi gündemde. Başkanlık yarışında Demokrat Parti adaylığı için mücadele eden Bernie Sanders, ABD Kongresinin ilk Müslüman üyesi Keith Ellison'ın Demokrat Parti başkanı olması için kişisel web sitesi üzerinden imza kampanyası başlattı. Ön seçimlerde Demokrat Parti adaylığı için Hillary Clinton ile mücadele eden Yahudi asıllı Sanders, toplanan imzaları partisine sunacağını belirtti. Temsilciler Meclisi'ne seçilen ilk Müslüman olan milletvekili Ellison, konuşmalarında "Biz Müslümanların bu ülkeye kazandıracağı çok fazla değer var" mesajı veriyor. Demokrat Parti Başkanlığı için yarışan diğer isimler arasında, Hillary Clinton'ın Başkan Yardımcısı olarak gösterdiği Tim Kaine de yer alıyor.
Star

Fransa ohal'i uzatmak istiyor
Fransa Başbakanı Manuel Valls, Paris saldırılarının yaşandığı gece ilan edilen ve Ocak 2017'ye kadar uzatılan olağanüstü halin, cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla gereken güvenlik önlemleri nedeniyle sona erdirilmesinin şimdilik mümkün olmadığını söyledi. Valls İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye verdiği röportajda, "Birkaç haftaya cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle halk mitingleri başlayacak. Demokrasimizi de korumak zorundayız. Evet, birkaç ay daha olağanüstü hal şartları içinde yaşamaya devam edeceğiz" diye konuştu. Öte yandan Valls, Fransa'da 13 Kasım saldırıları gibi organize bir saldırı olasılığının azalma eğiliminde olduğunu da kaydetti. Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimi, 23 Nisan ve 7 Mayıs 2017 tarihlerinde iki turlu gerçekleşecek. Fransız hiciv dergisi Charlie Hebdo'ya 7 Ocak 2015'te yapılan ve 11 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından, 13 Kasım 2015'te Paris ve Saint-Denis'de pek çok farklı noktada yapılan saldırılarda 130 kişi hayatını kaybetmişti. Fransa'da en son büyük terör saldırısı ise 14 Temmuz Milli Gün kutlamaları sırasında Nice'te yapılan ve 86 kişinin hayatını kaybettiği saldırı olmuştu.
Vatan

Bulgaristan'da yeni cumhurbaşkanı radev
Bulgaristan'da resmi olmayan sonuçlara göre, anamuhalefetteki Bulgaristan Sosyalist Partisi'nin (BSP) aday gösterdiği Rumen Radev, cumhurbaşkanı seçildi. Hava Kuvvetleri eski komutanı emekli General Rumen, ikinci tur sonuçlarına göre, oyların yüzde 58,1'ini alarak yeni cumhurbaşkanı oldu. Rumen Radev'in yardımcısı BSP'nin Avrupa Parlamentosu Milletvekili İliyana Yotova olacak. Radev'in rakibi olan Parlamento Başkanı Tzetzka Tzaçeva ise oyların 35,3'ünü aldı. Başbakan Boyko Borisov ise GERB'in adayı Tzetzka Tzaçeva'nın seçimi kaybetmesi durumunda hükümetinin istifasını sunacağını bildirmiş, partisinin cumhurbaşkanlığı yetkisinin dışında kalması durumunda GERB partisinin de yönetimden çekilmesinin son derece doğal olduğunu açıklamıştı. Kararı merakla beklenen Borisov, dün gece sonuçlar belli olunca sözünü tuttu ve istifa etti.
Vatan

'Google'dan baktım obamacare iyiymiş'
ABD'de 8 Kasım'da düzenlenen başkanlık seçimlerinden galip çıkan Cumhuriyetçi Donald Trump, seçim kampanyası sırasında sık sık eleştirdiği Başkan Barack Obama'nın kendi adıyla anılan sağlık reformunu (Obamacare) ilk kez inceleme fırsatı bulduğunu söyledi. Cuma akşamı bir grup gazeteciyi ofisinde kabul eden Trump, kampanyası boyunca iptal edeceği vaadinde bulunduğu yeni sağlık yasasını ilk kez Google'dan arattığını itiraf etti. Trump, "Google'dan baktım, kabul etmem lazım, çok şaşırdım. Dürüst olmak gerekirse bu yasanın içinde akla yatkın çok şey var" diye konuştu. Son aylarda seçim kampanyasının tüm zamanını aldığını vurgulayan Trump, "Obamacare'i Google'dan aratmak için çok kere kendime hatırlatma yaptım ama hiç fırsatım olmadı" dedi. Trump, Wall Street Journal'a verdiği röportajda da, sağlık reformunu yürürlükten kaldırma vaadini tutmayabileceğinin sinyalini vermişti. Müstakbel başkan, daha önce 'facia' olarak nitelediği sağlık yasasının iki maddesini kaldırmayabileceğini belirtmişti. Söz konusu iki madde, sigorta şirketlerinin daha önce hastalığı olan kişileri sigortalamamayı yasaklarken, ebeveynlerin çocuklarını 26 yaşına kadar kendi sağlık poliçelerine dahil etmeye olanak sağlıyor. Trump, seçim kampanyasının sona ermesinin ardından Google'da Meksika araması yapma fırsatı da bulduğunu kaydetti. Seçilmesi halinde yapacağı ilk işin Meksika sınırına büyük bir duvar inşa etmek olacağını söyleyen Trump, yaptığı aramalardan çıkan sonuçlar karşısında çok şaşırdığını kabul etti. Trump, bir sürü 'müthiş' Meksikalı olduğunu ve bu Meksikalıların ABD'ye gerçekten çok şey kattığını vurguladı. Trump, seçim kampanyası sırasında Meksikalıları 'uyuşturucu satıcısı ve tecavüzcü suçlular' olarak nitelemişti.
Vatan

El bâb'ın kapısında
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 24 Ağustos'ta başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı'nda Mare-Cerablus hattında güneye doğru son 3 gündür ilerleyişine hız veren Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçleri operasyonun yeni aşamasına geçti. PKK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD unsurlarının El Bâb ilçesine yaklaşması üzerine 02.00 sıralarında harekete geçen ÖSO güçleri Hazvan, Süsyan, Aldana, Kıyran, Uglan ve Avlan köyleri ile bazı meskun mahalleri DEAŞ'tan aldı. Böylece, dün gelen son bilgilere göre, TSK destekli ÖSO, El Bâb ilçesinin 2 kilometre yakınına ulaşmış oldu. Fırat Kalkanı Harekâtı'nda yaklaşık bin 600 kilometrekarelik alan temizlenirken derinlik Türkiye sınırından güneye doğru 27 kilometreye ulaşmış durumda. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkilileri tarafından, El Bâb'ın ardından Menbic ve Rakka'ya istikametine yönelineceğine yönelik açıklamalar yapılmıştı.
Vatan

POLİTİKA

 Fetö'cü röntgen çetesi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, yasadışı dinleme, izleme, yatak odalarına gizli kamera kurulması, bu görüntülerin internetten yayılmasıyla ilgili 11 Aralık 2015'te başladığı soruşturmayı tamamladı. 22 olay aydınlatıldı. 29 kişinin mağdur olduğu saptandı. Dosyada 89'u polis 99 şüpheli var. Şüpheli polislerden 36'sı firar etti, 53'ü yakalandı. Firar edenlerin 15'i emniyet müdürü, 5'i emniyet amiri, 14'ü komiser, başkomiser, 2'si ise polis memuruydu. Hazırlanan dosyaya göre; İstihbarat içindeki 'gizli kamera çetesi'nin hedefe koyduğu kişilerin başında bazı siyasetçiler geliyordu. Yatak odalarını izleyerek, telefonları dinleyerek elde ettikleri görüntü ve ses kayıtlarını ağırlıklı olarak siyaseti dizayn etmek için kullandılar. İşte o çete, 1 yıldır sürdürülen soruşturma sonunda açığa çıktı. Önce kumpasçı polislerin kullandığı çilingirler tespit edildi. Konuşan çilingirler, kurulan kumpasların kilitlerini açtı. Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Cem Necip İşçimen ve Alpaslan Karabay koordinesindeki Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ekipleri, titizlikle çalışarak delilleri ortaya koydu. 'Yatak odası röntgencilerinin' evlere yerleştirdikleri kameraların izleri bulundu. Telefonlarının HTS kayıtlarından, hedefe koydukları evlere giriş, çıkışları saat saat belirlendi. FETÖ'cü polislerin gerçekleştirdiği 22 olay aydınlatıldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, eski MHP milletvekilleri, eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, eski Ege Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon, bazı bürokrat ve bankacıların da aralarında bulunduğu 29 kişinin çete tarafından izlendiği, dinlendiği ve görüntülendiği tespit edildi. 23 kişi müşteki oldu. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı, Ankara ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü'nden 89 polisin bu izleme ve görüntüleme olaylarında aktif olarak yer aldığı ortaya çıktı.
Hürriyet

Londra'yı pekin'e bağlama hedefimiz var
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Türkiye-Çin Dışişleri Bakanları İstişare Mekanizması 1. Toplantısı'nın ardından bakanlık resmi konutunda ortak basın toplantısı düzenledi. Çin ile stratejik işbirliğinin giderek güçlendiğini ifade eden Çavuşoğlu karşılıklı yatırımları da artırmak gerektiğinin altını çizdi. Çin firmalarının Türkiye'de planlanan mega projelere yönelik ilgisine dikkat çeken Çavuşoğlu, "Londra'yı Pekin'e bağlama hedefimiz var. Çin, Batı'ya doğru hareket ediyor. Biz de Çin'e doğru hareket ediyoruz. İnşallah ortak bir noktada ilişkilerimizin tüm boyutuyla birlikte buluşacağız" dedi. Wang Yi ise "Çin ve Türkiye terör mağdurudur. Güvenlik ve terörle mücadele işbirliğimizi güçlendirmek, ülkelerimizin temel ve ortak çıkarlarına uygundur ve karşılıklı siyasi güvenimizi sağlamlaştırmaya ve somut iş birliğimiz için daha sağlam bir temel atmaya yardımcıdır" dedi. Çavuşoğlu, Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz'un idam cezasının getirilmesi halinde Türkiye ile müzakerelerin durdurulacağına yönelik ifadelerine ilişkin ise şunları kaydetti: "Türkiye-AB temasının devam etmesini arzu ederken de esasen gerçek niyetini söylüyor. Diyor ki diyaloğu devam ettirmezsek, muhalefete, Türkiye'de karşıtlarına sahip çıkamayız. Kimi kastediyorsunuz CHP mi MHP mi? Hayır, PKK ve onun yandaşlarını kastediyorsunuz. Peki bizim şehit kaymakamımız teröristler tarafından şehit edildikten sonra Schulz ve onun gibi düşünenlerin herhangi bir açıklaması oldu mu? Schulz'un bu tehditkar açıklamalarının bizde hiçbir etkisi yok. Hiç kusura bakmasın. Önce AP'deki PKK faaliyetlerini durdursun. Gücü yetiyorsa yine AB üyesi ülkelerdeki teröre destek veren faaliyetlere karşı söylem içinde olsun. Ekonomik yaptırımlarla ilgili de elinden geleni arkasına koymasın. AB'nin ve parlamento başkanının iki yüzlülüğünü, çifte standardını her zaman olduğu gibi görüyoruz."
Milliyet

Türkiye kimseyi mahcup etmez
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terör ve darbe girişiminin yatırımları etkilemeyeceğini belirterek, "Gece darbe girişimi de olsa ertesi sabah ülkede her şey tıkır tıkır işlemeye devam eder. Türkiye, kendisine inanan, güvenen, yatırım yapan hiç kimseyi mahcup etmedi, etmez. Uluslararası yatırımcıların önemli bölümü, bu gerçeği gördükleri için ülkemize yaptıkları yatırımları artırarak sürdürüyor. Kendi iş adamlarımıza da aynı çağrıyı yapıyor ve diyorum ki yatırımlarınızı ertelemeyin, tereddüde düşmeyin, geç kalırsanız pişman olursunuz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım powership projeleriyle dünyada enerji gemilerinin inşası ve işletilmesi alanında Türkiye'yi önemli bir yere taşıyan Karadeniz Holding'in Tuzla Sedef Tersanesi'nde inşa ettiği 4 enerji gemisinden ikisinin uğurlama törenine katıldı. Törende konuşan Erdoğan, Türkiye'nin en büyük sorununu "kendini doğru bir şekilde anlatamamak" olduğunu oysa Türkiye'nin benzersiz özellikle sahip bir ülke olduğu tespitinde bulundu. Erdoğan, "Dünyada başka hangi ülkede bunca sorunla böyle büyük bir ekonomik güç aynı anda var olabilir, doğrusu bunu pek de bilemiyorum. Ülkemizi ve milletimizi derinlemesine tanımayan birisinin Türkiye'ye baktığında gördüğü manzara şudur: Kriz alanlarıyla iç içe bir ülke. Hatta daha 4 ay önce darbe girişimine maruz kalmış bir ülke. Ama madalyonun diğer yüzünde her gün dünya çapında projelerin açılışını yapan, yenilerinin hazırlıklarını yürüten, en yıkıcı krizler karşısında dahi güçlü direnciyle hedeflerinden uzaklaşmayan, büyüyen, gelişen, güçlenen bir Türkiye var" dedi. 15 Temmuz darbe girişiminin ertesi günü yastık altındaki 2.5 milyar dolar dövizin piyasaya çıktığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Yani Merkez Bankası piyasaya döviz sürmedi. Benim halkım, vatandaşım yastığının altındaki dövizlerini hemen ertesi sabah piyasaya sürdü. Mesele istikrar meselesidir. Bu istikrar olmasa, bu güven olmasa sizlere dünyanın değişik ülkelerinden bu krediler gelmz" diye konuştu. 3. Köprü, Avrasya Tüneli, Osman Gazi Köprüsü projelerine değinen ve dünyanın en büyüğü olacak yeni havalimanının inşasının ilk etabının 2018'in ilk çeyreğinde açılacağını kaydeden Erdoğan, "Değerli kardeşlerim, bizim farkımız; işte bu şekilde her biri tek başına başka bir ülkeyi dizleri üzerine çöktürmeye yetecek sorunlarla yine uygulandığı her ülkeyi abat edecek projelerin üstesinden aynı anda gelebiliyor olmamızdır. Bunun için her fırsatta diyorum ki Türkiye, kendisine inanan, güvenen, yatırım yapan hiç kimseyi mahcup etmedi, mahcup etmez. Uluslararası yatırımcıların önemli bölümü, bu gerçeği gördükleri için ülkemize yaptıkları yatırımları artırarak sürdürüyor. Kendi işadamlarımıza da aynı çağrıyı yapıyor ve diyorum ki yatırımlarınızı ertelemeyin, tereddüde düşmeyin, geç kalırsanız pişman olursunuz. Uluslararası yatırımcıların güvendiği Türkiye'ye kendi işadamlarımız dört elle sarılmalı Yatırımlarını erteleme noktasında, böyle bir yanlışa düşmesi sadece onlara kaybettirir. Gelin yatırımlarınızı hızlandırın. Ben ülkeme ve milletime nasıl güveniyorsam işadamlarımıza da aynı şekilde güveniyorum. Burada şahit olduğumuz bu görüntü, bu güveninin doğru olduğunun ispatıdır."
Milliyet

Cumhurbaşkanına sembolik yetki
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'ın koordinasyonunda hazırlanan CHP'nin ön anayasa taslağında, Ak Parti'nin önerdiği "başkanlık" sistemine karşı 'güçlendirilmiş parlamenter sistem'i savunuyor. Taslakta "Cumhurbaşkanı", "denge unsuru ve sembolik yetkileri olan, devletin ve milletin birliğini temsil eden" biçiminde nitelendiriliyor. CHP'nin önceki gün Ankara'da düzenlenen Anayasa Çalıştayı'nda bir süre önce hazırlanan ancak partinin, "Partilerin mutfağında anayasa hazırlanmamalı" diyerek kamuoyuyla paylaşmadığı ön anayasa taslağının "ruhu" da ortaya çıktı. Alınan bilgilere göre CHP'nin ön taslağı sekiz ana kriter üzerine inşa ediliyor. Parti kurmayları hazırlanan ön taslağı "kurucu değerlere bağlı", "özgürlükçü", "güçlü sosyal devlet öngören", "parlamenter sistemi esas alan", "güçler ayrılığına dayalı", "denge ve denetleme mekanizmaları olan", "güçlü ve bağımsız yargıyı öngören", "özerk kuruluşları güçlendiren" bir taslak olarak yorumluyor. Ön taslakta, "kurucu değerlere" bağlılığı ifade ettiği için mevcut anayasanın ilk 4 maddesinin korunacağı belirtiliyor. Ayrıca devletin değil, bireyin ve insan onurunun öne çıkarılması, hak ve özgürlükleri sınırlamak yerine korunması, özgürlüklerin güvence altına alınması, sivil toplumu güçlendiren bir anayasanın amaçlandığı ifade edildi. Sosyal devleti güçlendirecek mekanizmaların yer aldığı, bu doğrultuda, "aile sigortası", "yoksulluğa karşı korunma hakkı" ve "temel gelir hakkı" gibi tanımlamaların da yer aldığı kaydediliyor. CHP'nin başkanlık sistemine karşı güçlendirilmiş bir parlamenter sistem öngördüğü bu doğrultuda, meclisi güçlendirecek etkin yasama ve denetim mekanizmaları anayasaya işlenecek. Buna göre ön taslakta seçim barajının sıfırlanması, "torba kanun" uygulanmasının yasaklanması, "temel kanun" tarifinin netleştirilmesi, bazı ihtisas komisyonlarında partilerarası eşit temsil sağlanması, Meclis araştırması açılması için daha düşük sayıda oyun yeterli olması, grup kurma sayısının düşürülmesi gibi düzenlemeler de yer alıyor. Taslakta, "cumhurbaşkanı", "denge unsuru ve sembolik yetkileri olan, devletin ve milletin birliğini temsil eden" biçiminde nitelendiriliyor. Güçler ayrılığının net biçimde tarif edildiği ve güçlendirildiği ön taslakta denge ve denetleme mekanizmalarının zenginleştirilmesi amacıyla sivil toplum denetimi de yer alıyor. Anayasa Mahkemesi'ne dava açma yetkisini sadece ana muhalefet partisinden alarak, Meclis'te grubu bulunan tüm siyasi partilere ve sivil toplum kuruluşlarına devretmeyi öngören ön taslağa göre organlar arası uyuşmazlıkları çözecek bir Organ Uyuşmazlığı Mahkemesi de yer alıyor. Ön taslakta, TRT ve RTÜK gibi özerk kurumlara siyasal müdahalenin engellenmesinin de sağlanması gerektiği vurgulanıyor. Ön taslakta seçim barajının kaldırılması, Anayasa Mahkemesi'ne parlamentoda grubu bulunan tüm siyasi partiler ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının başvurabilmesi, TBMM'de araştırma komisyonu kurulması için çoğunluk oyunun yerine daha düşük sayıda oyun yeterli olabilmesi, torba yasa ve temel kanun uygulamalarının gözden geçirilmesi, bazı ihtisas komisyonlarda eşit temsil sağlanması gibi parlamento faaliyetlerini ilgilendiren çok sayıda düzenleme de yer alıyor.
Milliyet

Mhp: bin beter belalar gelir
MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, yeni anayasa tartışmalarına ilişkin uyarıda bulundu. Partisinin Manisa'nın Şehzadeler ilçe teşkilatının düzenlediği tanıtım toplantısına katılan Akçay, Türkiye'de derin bir yönetim krizinin yaşandığını anlattı. Akçay, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin yönetimini yerli yerine oturtacak yeni anayasa çalışmalarını başlatacaklarına işaret ederek Akçay, şöyle devam etti: Bütün milletimiz müsterih olsun MHP ne diyorsa o olacaktır. Yeni anayasada MHP'nin hassasiyet gösterdiği ilk 4 madde ve onun dışındaki temel ilkeleri yer alacaktır. Bunlar kuvvetler ayrılığıdır. Yasama yargı yürütme yani güçlendirilmiş parlamento ve yetkiyi kullanan bütün görevlerin makam sahiplerinin aynı zamanda hukuki ve siyasi sorumluluklarının kalın harflerle altının çizildiği bir anayasa. Yetki varsa mutlaka bunun siyasi sorumluluğu da olacaktır. Ülkeyi kurul ve kurallarıyla yönetilir hale getirmektir. Türkiye olarak başka bir çıkış yolumuz kalmamıştır. Eğer biz Türkiye olarak iktidar ve muhalefeti ile el birliğini başaramazsak önümüzdeki zaman diliminde 15 Temmuz'dan bin beter belalara hazır olmamız gerekir. Onun için Türkiye'deki sorumluluk sahibi herkesin aklını başına devşirmesi gerekmektedir.
Vatan

SPOR

Fenerbahçe'de kritik Galatasaray derbisi için mesai bugün başlıyor. Sarı-lacivertli takımda, Hollanda Milli Takım kampından sakat dönen ve en az 3 hafta sahalardan uzak kalacak Jeremain Lens zorlu mücadelede forma giyemeyecek. Saha içinde arkadaşlarına destek veremeyecek olsa da Hollandalı yıldız, bu desteğini saha dışında gösterecek. Tecrübeli futbolcu, derbi öncesi bir moral yemeği organize edecek. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi geleneksel şampiyonluk yemekleri de Atiker Konyaspor maçı sonrası başlamıştı. Sezon sonuna kadar devam edecek bu yemeklerden ikincisinde bu hafta Lens ev sahibi olacak. Lige kötü başlayan ve istediği sonuçları alamayan sarı-laciverli takım, Atiker Konyaspor, Kardemir Karabükspor, Manchester United ve Akhisar Belediyespor'u mağlup edip, çok önemli bir başarı elde etti. Arka arkaya gelen olumlu sonuçlarla, takımda da güzel bir hava oluştu. Galatasaray karşılaşması öncesi de takımın bir araya gelip bu pozitif atmosferi devam ettirmesi amaçlanıyor. Ayrıca takımın en önemli yıldızlarından olan Lens'in sahada olamasa da bu organizasyon sayesinde takım arkadaşlarına moral aşılaması düşünülüyor. Başarılı performansıyla ilk 11'in vazgeçilmezlerinden olan 28 yaşındaki futbolcu, takım arkadaşları tarafından da kısa sürede çok sevildi. Bu yemekle de takımdaki kenetlenme ve birliğin net olarak gözler önüne serilemesi hedefleniyor. Öte yandan, Jeremain Lens'in tedavisi sürüyor. Sahalardan yaklaşık üç hafta uzak kalacak olan Hollandalı yıldız, bu sezon aynı adelesinden ikinci kez benzer bir sakatlık yaşadı.
Milliyet


Beşiktaş'a FEDA döneminde gelen, ve o günden beri oynadığı futbolla takıma önemli katkılar sağlayan Olcay Şahan, AZ Alkmaar maçında tribünlerce ıslıklanınca ortaya hoş olmayan bir durum çıktı. Ancak devre arasında oyunma odasına girerken alkışlamaları da olumlu bir not olarak kayıtlara geçti. Siyah - beyazlı takıma geldiği sene, Galatasaray'ın teklifini geri çevirerek, Beşiktaş'ı tercih eden Olcay Şahan'ın ise yakın çevresine, "Futbolda böyle tepkiler gayet normal. Demek ki daha çok çalışmam lazım. Benim için Beşiktaş taraftarının yeri apayrı. Kimse merak etmesin, Olcay Şahan yine bu takıma eskisi gibi katkı sağlayacak" dediği ortaya çıktı. Teknik direktör Şenol Güneş'in de, tecrübeli futbolcuya, "Sen iyi bir futbolcusun. Tamamen kadro genişliğinden dolayı zaman zaman şans vermedim. Bu sende yanlış bir düşünce yaratmasın. Sen bu takımın en önemli oyuncularından birisisin. Yeter ki her zaman hazır ol. Çünkü kime ne zaman forma geleceği belli olmaz" dediği bildirildi. Beşiktaş'ın, iletişimden sorumlu yöneticisi Candaş Tolga Işık da, Olcay Şahan'ın, Beşiktaşlılık ruhuna olan samimi katkısı nedeniyle, herkes tarafından çok sevildiğini söyledi. Işık, "Benim gözümün önüne, AZ Alkmaar maçındaki ıslıklama değil, Olcay tünele giderken tribünler tarafından alkışlama sahnesi geliyor. Bütün stat onun alkışladı. Beşiktaş'a yakışan budur. Ayrı zamanda Olcay Şahan'ın da hakettiği budur" ifadelerini kullandı.
Milliyet


Dünyada kıtalararası koşulan tek yarış olan, Vodafone İstanbul Maratonu, 38'inci kez gerçekleştirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Spor A.Ş. tarafından bu yıl "Türkiye Aşkına Şehitler Anısına" temasıyla koşulan organizasyona 120 ülkeden 30 bine yakın sporcu katıldı. Yüz binlerce İstanbullu da "Kahramanlar Koşusu" ile Asya'dan Avrupa'ya geçip, 15 Temmuz Şehitleri'ni andı. Maraton, 15 km ve 10 km koşuları ile "Kahramanlar Koşusu" olmak üzere 4 ana kategoride düzenlenen etkinlikte start, şehitlere saygı adına tabanca yerine korma sesiyle verildi. 28'i Türk 90 elit atletin yarıştığı maratonda birincilere 50'şer, 2'ncilere 25'er, 3'üncülere 15'er, 4'üncülere 10'ar, 5'incilere ise 8'er bin dolar ödül dağıtıldı. Farklı kategorilerdeki toplam ödül miktarı ise, 1 milyon bin doları buldu.
Star

Bruma'ya Ada'dan bir talip daha çıktı. Daha önce Tottenham'ın gündemine aldığı Galatasaray'ın Portekizli futbolcusunu ünlü İngiliz kulübü Manchester United'ın da gündemine aldığı ileri sürüldü. Mirror'ın haberine göre, Teknik Direktör Jose Mourinho'nun isteği üzerine ManU'nun scoutları Bruma'yı takibe aldı. İzleme sürecinde Cim-Bomlu oyuncuya geçer not çıkarsa İngilizler Ocak ayında devreye girecek. Bruma'ya, hafta sonu oynanacak F.Bahçe maçında Tottenham'dan sonra Manchester United'tan da görücü gelecek. Derbide Portekizli oyuncuyu yakından izleyecek olan Premier Lig ekiplerinin transfer döneminde yoğun bir savaş içine girmesi bekleniyor. Bruma için sezon başında PSV Eindhoven 10 milyon euro teklif etmiş ancak Galatasaray yönetimi kabul etmemişti. Sarı- Kırmızılılar'ın yıldızı parlayan oyuncu için en az 20 milyon euro isteyeceği belirtiliyor.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme