15 Kasım 2016 Salı

15.11.2016 Genel Gündem



15.11.2016

GÜNDEM

'Bomba' İddialar
Mardin'de Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk'ün şehit olduğu saldırıda makam odasına tuzaklanan patlayıcıyı kaymakamlık görevlilerinin yerleştirdiği öne sürüldü. PKK'lı teröristlerce el yapımı patlayıcıyla düzenlenen saldırının ardından Mardin ve Derik başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin sorgusundaki ifadelerine göre, Derik Kaymakamlık Yazıişleri Müdürü T.E.'nin yeğeni olan Yazıişleri Şefi Ş.M., kaymakamlık görevlileri F.B., N.E., Z.D. ve Z.E.'nin bulunduğu sırada, "Kargoyla bomba geleceğini, 10 Kasım günü kaymakam beyin odasında patlatacaklarını" söyledi. İddialara göre 8 Kasım'da Ş.M., kimliğini verdiği personel aracılığıyla kargoyu Kaymakamlığa getirtti. Paketten bombayı çıkaran Ş.M, tuvaletin yanında beklettiği görevliye, içeriye kimseyi almaması talimatını vererek, Kaymakam Safitürk'ün odasına girip bombayı yerleştirdi. Ş.M., ardından da konuşan olursa öldürmekle tehdit etti. Şüpheliler sorgularında, olay günü Yazıişleri Müdürü T.E.'nin Derik Belediyesi Zabıta Amiri V.E.'ye bir kâğıt içinde kumandaya benzer bir şey verdiğini gördüklerini, ardından patlamanın meydana geldiğini ifade etti. Bunun üzerine Derik Kaymakamlığı Yazıişleri Müdürü T.E. hakkında yakalama kararı verildi. Ancak, şehit Kaymakam Safitürk'ün Sakarya'daki cenaze namazına katılıp ağlayan T.E.'nin burada gözaltına alınması durumunda infial olacağı değerlendirilince, T.E. İstanbul'da gözaltına alındı. Bombayı yerleştirdiği öne sürülen Yazıişleri Şefi Ş.M.'nin Diyarbakır'da 3 ton patlayıcı bulunan araçta yakalanan PKK'lı terörist Ozan Çelik'in kardeşi olduğu, bu nedenle soyadını değiştirdiği de öğrenildi. Patlayıcının, uzaktan kumandayla kaymakamlık binasının içinden infilak ettirildiği de belirtildi.
Hürriyet


Şırnak'ta Dönüşler Başladı
Şırnak kent merkezinde 14 Mart'ta başlatılan sokağa çıkma yasağı dün kısmen kaldırıldı. TSK ve emniyet unsurlarınca başlatılan "Şehit Jandarma Üsteğmen Mehmet Çifci Operasyonu"nun 82'nci gününde tamamlanmasının ardından kentte arama çalışmaları sona erdi. Sokağa çıkma yasağı da 05.00 ile 22.00 arasında kaldırıldı. Yasağın kalkacak olması nedeniyle kent girişinde yoğunluğun yaşanmaması için her mahalle için Şırnak'a dönüş günü belirlendi. Vatandaşların dönüşü Şırnak- Cizre, Şırnak-Hakkari ve Şırnak-Siirt karayolunda oluşturulan güvenlik noktalarından kontrollü olarak sağlandı. Güvenlik noktalarına gelen Şırnaklılar üst aramasından geçirildikten sonra kente girişleri sağlandı. Şırnak'a dönüşlerin beklentinin altında olduğu ve evleri yıkılan vatandaşların kente dönmediği belirtildi. Fazla hasar görmeyen mahallerde bulunan evlerine ve işyerlerine dönen vatandaşlar temizlik çalışması başlattı. Evleri hasar gören Şırnaklılar için de spor salonunda kriz merkezi oluşturuldu. Şehir içinde birçok polis ekibi zırhlı araçlarla devriye attı. Şehre hakim noktalarda ise polisler nöbetini sürdürdü. Gazi Paşa, Yeşilyurt, İsmet Paşa, Cumhuriyet, Bahçelievler ve Yeni mahallesinde yıkım çalışmaları devam ederken, güvenlik güçleri el yapımı patlayıcı olabileceği nedeniyle vatandaşları uyardı. Şırnak kent merkezinde 8 ay boyunca devam eden terör operasyonlarından sonra okullar da ilk defa dün dersbaşı yaptı. Şehir merkezinde bulunan ve çatışmalardan etkilenmeyen okulların düzenli olarak eğitim vermeye devam edeceği belirtildi. Çatışamalarda ve patlamalarda üç okul tamamen yıkılmış hasar gören 5 okul da onarımdan geçirildi.
Milliyet

'Yargıtay İmamı Dosyayı Pensilvanya'ya Götürmüş'
HSYK Başkan Vekili Mehmet Yılmaz, makamında gazetecilere yaptığı açıklamada, FETÖ soruşturması kapsamında hakim ve savcılarla ilgili yürütülen işlemler hakkında bilgi verdi. Yılmaz, FETÖ soruşturmasında etkin pişmanlıktan yararlanan ve itirafçı olanlar arasında eski HSYK Başkan Vekili Ahmet Hamsici ile eski HSKY üyeleri Kerim Tosun ve Mustafa Kemal Özçelik'in de bulunduğunu belirterek, "Yargıtay'a gelen dosyaların örgüt elemanlarınca fotokopisinin çekilip ilgili kişiye iletildiği, yine önemli dosyaların, önemli işadamlarına ait dosyaların Pensilvanya'ya götürülüp, Pensilvanya'nın talimatıyla kararlar verildiği açıkça bildirilmiş. Pensilvanya'ya götürülen dosya mevcut. Bir ara hatırlarsınız Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in beyanında geçen bir dosya vardı. Evet. Dosya, Yargıtay imamı tarafından Pensilvanya'ya götürülmüş ve Pensilvanya'nın onayıyla dosyada hareket edilmiş" dedi. Dosyayı Pensilvanya'ya götüren kişinin, Yargıtay imamı, eski Yargıtay 11. Ceza Dairesi üyesi İlyas Şahin olduğu dün açığa çıkarken Yılmaz, Yargıtay 4. Ceza Dairesi eski üyesi Nazmi Dere'nin ise HSYK imamı olduğunu açıkladı. Yılmaz, itirafçı HSYK üyeleri Özçelik ve Tosun'un, Dere ile yaptıkları toplantılarda aldıkları kararlar uyarınca disiplin soruşturmalarında oy kullandıklarını söyledi. Yılmaz, Yargıtay'daki dairelerin bile özenle yapıldığını, önemli dairelerin, 9 cezanın, 4 hukukun örgüt üyeleri tarafından oluşturulduğunun beyanlarla sabit olduğunu kaydetti. 300'e yakın etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen hakim ve savcı olduğunu belirten Yılmaz, "Bugüne kadar hiçbir şekilde suçunu itiraf eden, etkin pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen hakim ve savcı hakkında mesleğe devam konusunda bir karar almadık" dedi. FETÖ iltisaklı, münasebetli 3 bin 696 hakim ve savcıyı açığa aldık. 3 bin 456 kişiye, 173'ü yüksek yargıdan olmak üzere ihraç kararı verdik. Hiçbir itirafçı, etkin pişmanlıktan yararlanan hakim veya savcı mesleğe dönmüş, iade edilmiş değil" dedi.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 129,5415-129,7032                       
ABD Doları 3,2829-3,2870/Euro 3,5327-3,5367/İngiliz Sterlini 3,1006-3,1085 

Dolara Bahane Çok
ABD başkanlığına Donald Trump'ın seçilmesi global piyasalarda büyük bir dalgalanmaya neden oldu. Başkanlığın belli olduğu 9 Kasım'dan bugüne gelişen ülke para birimleri kayıp yaşıyor. Trump'ın başkanlığının belirsizlik içermesi, ABD on yıllık tahvil faizlerinin yüzde 2.24'e kadar ulaşması gelişen ülkelerden para çıkışına neden oluyor. Para ABD'deki yüksek faize ve güçlü dolara doğru yöneliyor. Türk Lirası da bu dalgada başı çeken para birimleri arasında. 9 Kasım'da Türkiye piyasaları kapalıyken yabancı işlemlerinde 3.3041 lira ile tarihi zirvesini gören dolar dün de bankalararası piyasada 3.2986 lira ile zirveye yaklaştı. Türk Lirası tek gündeki yüzde 1.35'i bulan kaybıyla dünyanın dolar karşısında en fazla değer kaybeden ikinci ülkesi oldu. Serbest piyasada dolar günü 3.2790 liradan kapattı. Sadece Türk Lirası değil, Borsa İstanbul da düşüşte. Borsa İstanbul dün yüzde 1 düşüşle 74 bin 419 puandan günü tamamladı. Gösterge tahvil faizlerinin seviyesi de alarm veriyor. 10 yıllık gösterge tahvil faizinde yüzde 11 aşıldı. İki yıllık gösterge tahvil faizi de yüzde 10'u geçerek yeniden çift haneye çıktı. 10 yıllık faiz yüzde 11.14'e kadar çıksa da yüzde 11.04'e geriledi, iki yıllık gösterge tahvil faizi de yüzde 10.09'a ulaştı. Türkiye'nin 5 yıllık iflas risk temerrüt primi CDS'leri 15 Temmuz darbe girişiminden sonra gördüğümüz en yüksek seviyeyi aştı. 304 puanı geçen CDS risk primimiz Türk Lirası ve Borsa İstanbul üzerinde satış baskısını artırıyor. Analistler, Türkiye'nin risk algısının yükselmesi ilerleyen süreçte not indiriminin ve global konjonktürün etkisiyle zaten azalmakta olan Türkiye'ye yatırım yapmanın cazibesini daha da azaltabileceğine dikkat çekiyor. Analistler, dolar için 3.30 liranın kritik nokta olduğunu belirtiyor. Bu seviye üzerine çıkıldığında yeni rekorun 3.40 lira seviyelerinde oluşabileceği öngörülüyor. Doların 3.40 liraya doğru gitmesi durumunda ise Euro'da yeni rekorun 3.70 lira, sterlinde ise 4.30 lira olabileceği belirtiliyor. Doların düşüşünde ise 3.25 ve 3.24 lira seviyeleri önemli görünüyor. Gedik Portfoy Portföy Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı, doların ABD seçimlerini takiben kaydettiği 3.30 lira rekorunu dün egale etmesinde üç faktörün etkili olduğunu belirterek, "Trump'ın ABD ekonomisini kamu imkanları ile canlandırma arzusu Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) önümüzdeki bir yıllık perdede daha fazla faiz artırmasına neden olacak. Yine Trump'ın seçim vaatlerinde yer alan ithalatı frenleyici tedbirler ABD'ye mal satan ülke paralarının değer yitirmesine neden oluyor. Küreselleşmeden geri dönüş de sayılabilecek bu adımların gelme ihtimali dünya ekonomisi için bir tehdit. Türkiye özelinde ise lokal belirsizliklerin yanında AB ile ilişkilerin seyrine yönelik kuşkular Türk Lirası'nın da bu küresel rüzgârın etkisi altında kalmasına neden oluyor. Avrupa ile gerilimin yumuşadığı yönünde işaretler oluşursa Türkiye varlıkları bu dışsal baskıdan sıyrılarak pozitif ayrışma gösterebilir" dedi.
Hürriyet

İhracatçıya Alibaba Desteği Geliyor
Ekonomi Bakanlığı, Türk sanayicisini e-ticaret ile tanıştırmak, bu sayede ihracatçı sayısını artırmak ve mevcut ihracatçıları büyütmek için yeni bir desteğe hazırlanıyor. Yeni hazırlanan ihracat teşvik kararnamesiyle, sanayi ve ticaret odaları, ihracatçı birlikleri, sektörel dernekler, endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgelerinden, e-ticaret sitelerine topluca yapılan üyelik ücretinin yüzde 80'ini devlet karşılayacak. Orta ve ileri teknoloji üretim ve ihracatının artırılması için yeni teşvik mekanizmaları üzerinde çalışan bakanlık, tüm firmaların küresel pazarlara daha kolay açılabilmeleri için global e-ticaret sitelerine toplu üyeliği de destekleyecek. Bunun için sanayi siteleri, organize sanayi bölgeleri, ticaret ve sanayi odaları, ihracatçı birlikleri devreye sokulacak. Ekonomi Bakanlığı yetkilileri, "Üreticilerimiz belki tek başlarına bu kuruluşlara üye olmaktan çekinebilirler. Hiç ihracat yapmamış olabilirler. Elektronik ticarette dünya devlerine üye olarak, ihracat yolunda çok önemli bir başlangıç yapabilirler ya da zaten ihracatçıysa satışlarını artırabilirler" dediler. Bu destekle sanayi ve ticaret odaları, OSB'ler, sanayi siteleri, ihracatçı birlikleri yönetimleri arasında da rekabet yaratarak çok sayıda üyesini e-ticarete katmalarını hedefleyen Ekonomi Bakanlığı yetkilileri Alibaba, ec21 gibi sitelerden toplu üyeliklerde indirim alınabileceğine dikkat çektiler. Çıkarılacak Para-Koordinasyon Kurulu Kararı (P-KKK) ile e-ticaret sitelerine toplu üyelik ücretinin yüzde 80'ini devlet karşılayacak. Bakanlığın, desteklediği e-ticaret sitelerinde makineden, tekstile, serumdan mobilyaya, iç dekorasyon malzemelerinden plastiğe binlerce ürünü dünyanın dört bir tarafındaki hem milyonlarca nihai tüketiciye hem de on binlerce tedarikçiye satmak mümkün oluyor. Öte yandan bakanlığın ihracatçının finansmana erişimini kolaylaştırmak üzere hazırladığı bir başka destek paketi de 12 Kasım'da yürürlüğe girdi. Buna göre, Türk Eximbank, Türkiye'den yatırım/sermaye malı ithal edenlere, CIRR (Referans ticari faiz oranı) üzerinden kredi verecek.
Hürriyet

Lükse Hücum
Bir süredir özellikle lüks sınıfta olan ancak düşük motor hacmine sahip modellerde farklı bir ÖTV oranı uygulanacağı yönündeki beklenti ve açıklamalar, premium markaların showroom trafiğine yansıdı. Buna, kurlarda daha fazla artış olacağını düşünenler ve markaların başlattığı uygun kampanyalar da eklenince, özellikle lüks sınıftaki modellerin satışlarında görece bir artış yaşandığı bildiriliyor. Taşıtlara bugüne kadar motor silindir hacmine ya da elektrikli/ hibrit olup olmadığına göre uygulanan Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV), vergisiz fiyatına ya da emisyon değerine göre farklı oranlarda belirlenebileceğine ilişkin söylentiler, özellikle düşük motor hacmine sahip lüks modellerde fiyatların artacağı şeklinde bir beklenti yaratmıştı. Bu beklenti, "Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı"nın Meclis'e sevk edilmesiyle daha da artmıştı. Yakın zamanda döviz kurlarında yaşanan artış ve markaların, yol sonuna yaklaşırken uygulamaya başladıkları cazip kampanyalar da buna eklenince, son bir ayda lüks modellere yönelik talepte önemli artışlar olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte, bazı filo kiralama şirketlerinde de lüks modellere yönelik alımlarda bir miktar artışlar olduğu da, gelen haberler arasında. Sadece ÖTV değil, kurlarda da yükselişin sürebileceği yönündeki beklentilerin, bu hareketliliği yaratmış olabileceğini belirten yetkililer, kampanyaların da bunu tetiklemiş olabileceğini, ancak filo kiralama şirketlerinden gelen taleplerin, yüksek olmadığını ifade ediyor. BMW, MINI, BMW Motorrad Genel Müdürü Ayhan Ölçer, yaklaşık bir aylık dönemde showroom trafiklerinde ve satışlarında gözle görülür bir artış gerçekleştiğini kaydederken, bunu tek bir nedene dayandırmadıklarını söyledi. Özellikle BMW'nin üç önemli modeli için bir finans kampanyası düzenlediklerini hatırlatan Ölçer, bu yüzden artışın, söz konusu kampanyadan da kaynaklanabileceğine işaret etti. Bununla birlikte söz konusu alımların, Aralık ayındaki talebin öne çekilmesinden de kaynaklanabileceğini anlatan Ölçer, filo kiralama sektöründen talep geldiğini, ancak bunun, alışılmışın dışında bir satışla sonuçlanmadığını da bildirdi. Doğuş Otomotiv Audi Genel Müdürü Gino Bottaro da, benzer bir durumun kendileri için de geçerli olduğunu söyleyerek, "Ekim ayında başlattığımız, sıfır faiz seçeneği de olan bir finans kampanyası başlattık. Bu sayede geçen ay yüksek satış adetlerine ulaştık. Bu ay da kampanya sürüyor ve talepler de gayet canlı" dedi.
Milliyet

Enflasyonda Domates-Biber Diyoruz, Bu Ağırıma Gidiyor!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Milli Tarım Projesi toplantısında konuştu. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından geliştirilerek uygulamaya sokulan 'Milli Tarım Projesi'nin hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, Asık Veysel'in dizelerini okuyarak, "Sadık yârimiz olan toprağa hak ettiği değeri vermezsek, topyekun insanlığın geleceğini tehdit altına sokmuş oluruz. Toprağa sırtını dönen insan en büyük ihaneti kendisine yapmış olur. Çünkü Rabbim bizlere topraktan yaratıldığımızı ve yine toprağa döneceğimizi haber veriyor" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce Başbakan Binali Yıldırım'ın vatandaşlarla paylaştığı "Milli Tarım Projesi'nin her türlü takdiri ve desteği hak ettiğinin altını çizdi. Erdoğan, konuşmasına söyle devam etti: "Topraklarımız var ama doğru planlama yaparak değerlendiremiyoruz. Meralarımız var ama et fiyatları almış basını gidiyor, ithalat yapmak zorunda kalıyoruz. Bu kabul edilebilir bir manzara değildir. Özellikle topraklarımız noktasında, su azotlu gübreyle topraklarımızı mahvettik. Doğallıktan uzak, tüm hastalıkların temelinde de o gübreleme yatıyor." Bu reformla birlikte Türkiye'nin doğal gübreye dönmek durumunda olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Doğal gübreye dönerken de yapmamız gereken islerin basında bana göre hani bu 'çöp atıkları' diyoruz ya bunları biz kompost gübreye çevirmek suretiyle gübrelemede rahatlıkla kullanabiliriz. Su anda sadece 30 büyükşehir belediyesi bu konularla ilgili adımını atsa, komposto gübre üretimini hızlandırsa buradan çok büyük nimet elde ederiz" diye konuştu.
Akşam

100 Ülkeden 200 Bin Kişi Musiad Expo'ya Akın Etti
Müstakil Sanayici ve Is Adamları Derneği (MÜSIAD) tarafından bu yıl 16'ncısı düzenlenecek MÜSIAD EXPO Fuarı, 100'ün üzerinde ülkeden 700 firmanın katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açılısını yaptığı fuarı, 7 bini yurtdışından toplam 200 bin profesyonel ziyaret etti. IBF Is Forumu ve High Tech Port organizasyonuyla eşzamanlı gerçekleştirilen fuar sayesinde havalimanı ve civarındaki tüm oteller tam kapasite çalıstı._9-12 Kasım 2016 tarihleri arasında CNR Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen fuar hakkında bilgi veren MÜSIAD Başkanı Nail Olpak, 2 yılda bir düzenlenen fuarın başarılı olması için yurtiçinde 58 ilde tanıtım çalışmaları yaptıklarını yurtdışında ise 50 ülkeye ekipler gönderdiklerini anlattı. 15 Temmuz darbe girişimine karsın bu fuarda herhangi bir daralmaya gidilmediğini açıklayan Nail Olpak, fuarın 30 bin metrekarelik 8 salonda 700 firmanın katılımıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Fuara katılımdan da oldukça memnun olduklarını belirten MÜSIAD Başkanı Nail Olpak, "Fuar için havalimanı civarındaki tüm oteller kapatıldı. Bu fuar Istanbul turizmine de ciddi katkı sağlayacak" dedi.
Akşam

Aile Bütçesindeki Yükü Yüzde 10.5'e Geriledi
Türkiye'de doğalgaz tüketim maliyetinin asgari ücret içindeki payı son 14 yılda yüzde 32.2'den yüzde 10.5'e geriledi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2017 yılı bütçe sunumuna göre, 2002'de 164.6 lira olan asgari ücretin yüzde 32.2'si (52.6 lira) doğalgaz tüketimine harcanıyordu. Bir ailenin ortalama aylık doğalgaz tüketiminin 125 metreküp olarak değerlendirildiği sunuma göre, yıllar içinde asgari ücret miktarı arttı, doğalgaz tüketiminin bu ücret içindeki payı azaldı. Asgari ücret, bu yıl net 1.301 lira olurken, bir ailenin aylık ortalama doğalgaz faturası da 136.9 lira olarak hesaplandı. Buna göre, asgari ücretle geçinen bir aile, bütçesinin sadece yüzde 10.5'ini doğalgaza ayırdı. Alım gücü açısından bakıldığında enerji tüketim maliyetinin asgari ücret içindeki payının önemli bir gösterge olduğunun belirtildiği raporda, kış öncesi doğalgazda yapılan yüzde 10'luk indirimin vatandaşların faturalarını aşağı çektiği ve sanayicilerin maliyetlerini düşürerek rekabet güçlerini artırdığı kaydedildi.
Vatan

DÜNYA

Rus Etkisi Genişliyor
ABD'de başkanlık seçimini, NATO'yu 'köhne' bir yapı olarak gören ve Suriye'de muhaliflere desteği sona erdireceği yönünde mesajlar veren Cumhuriyetçi aday Donald Trump kazanırken, Rusya, Batı'nın aleyhine bir şekilde Ortadoğu ve Doğu Avrupa'da stratejik kazanımlar elde ediyor. Ukrayna'da Kırım'ı ilhak eden, Suriye'de askeri üslerini büyüten Rus yönetimi, son olarak Ermenistan'la ortak askeri güç oluşturmak üzere anlaşma aşamasında. Moldova ve Bulgaristan'da da seçimleri Rus yanlısı adaylar kazandı. Rusya yönetimi dün "Devlet Başkanı Vladimir Putin, hükümetin Rusya ile Ermenistan Silahlı Kuvvetleri'nin birleştirilmesi önerisini destekleyerek, Rusya Güney Askeri Bölgesi bünyesinde birleşik kuvvetler oluşturulmasına onay verdi" diye açıklama yaptı. Buna göre Rusya savunma ve dışişleri bakanlıkları anlaşma için görevlendirildi. Anlaşma çerçevesinde ortak bir askeri güç oluşturulacak. Barış zamanında ortak askeri gücün başında Ermenistan Genelkurmayı'nın atayacağı, Rusya'nın onaylayacağı bir komutan olacak. Çatışma dönemlerinde ise komutayı Rusya devralacak. Anlaşma yürürlüğe girdiğinde Rus askerleri, Ermenistan topraklarını dışarıdan gelecek tehditlere karşı koruyacak. Halihazırda Ermenistan'ın Gümrü şehrinde 1995'ten beri Rus üssü bulunuyor. Bulgaristan'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini Rusya yanlısı Rumen Radev (53) kazandı. Sosyalist Parti'nin desteklediği bağımsız aday Radev, oyların yüzde 59.4'ünü alırken, Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB) partisinin adayı Tsetska Tsacheva, yüzde 36.2'de kaldı. Adaylarının kaybetmesi üzerine Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, hükümetinin istifasını parlamentoya sundu. Eski Hava Kuvvetleri Komutanı olan Radev, "Avrupa yerine tekrar Rusya ile yakınlaşmamız gerek" görüşünü savunuyor, AB'nin Rusya'ya yaptırımlarına karşı çıkıyor. Sovyetler Birliği'nin eski cumhuriyetlerinden biri olan Doğu Avrupa ülkesi Moldova'da da Moskova ile eski bağları kurma vaadinde bulunan Sosyalist Parti'nin lideri Igor Dodon (41), oyların yüzde 54'ten fazlasını alarak devlet başkanlığı seçimini kazandı. Rakibi Maia Sandu ise yüzde 46 civarında oy aldı. Dodon, zafer sonrası ilk açıklamasını ülkenin resmi dili Romence yerine Rusça yaptı. İki seçimi değerlendiren Rusya Devlet Başkanı Putin'in basın danışmanı ve sözcüsü Dimitri Peskov, "İki ülkede seçimleri kazanan liderler yaptıkları bazı seçim açıklamalarıyla bize yakın durduklarını gösterdi. Ancak Bulgaristan ve Moldova'nın yeni yöneticilerinin bizim adamımız olduğunu söylemek çok yanlış olur Aramızda zamanında rafa kaldırılan bazı projelere dönüş yapılabilir" dedi. Rus senatör Viktor Ozerov, Moskova'nın İran'a 10 milyar dolarlık askeri satış yapmak için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı. Söz konusu satış içinde T-90 tankları, topçu sistemleri, uçak ve helikopterler yer alıyor.
Hürriyet

Alman Bakanın Çantası 'Endişe' Dolu
Almanya Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier'in bugün Ankara'da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yapacağı görüşmenin, Türkiye-AB ilişkilerinin hangi boyutta devam edeceği açısından da önemli olduğu bildirildi. Ziyaretin gündemini, HDP vekilleri ve Cumhuriyet yazarlarının tutuklanmaları, Türkiye-AB ilişkileri, Türk vatandaşlarına vize serbestisi ve bununla bağlantılı Geri Kabul Anlaşması (GKA) ile FETÖ'cü savcıların iadesi oluşturacak. Steinmeier'in görüşmede, darbe girişiminden sonra başlatılan OHAL uygulamasının sonlandırılması ve demokrasiye tam dönülmesi uyarısı yaparak, "Almanya'nın ciddi endişe duymaya başladığı ve Türkiye'yi bir yol ayrımında gördüğü" mesajını vermesi bekleniyor. Batılı diplomatik kaynaklar Almanya'nın özellikle mülteciler nedeniyle endişe taşıdığını, Türkiye'yi Avrupa yolunda tutarak GKA'ya bağlı kalmasına büyük önem verdiğini belirtiyor.
Hürriyet

Bulgaristan'da Seçim Tamam, Krize Devam
Başbakan Boyko Borisov, lideri olduğu Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Yurttaşlar (GERB) partisi tarafından cumhurbaşkanlığına aday gösterilen Parlamento Başkanı Tzetzka Tzaçeva'nın seçimi kaybetmesi üzerine istifa edeceğini açıkladı. Borisov, Cumhurbaşkanlığı seçiminin önceki gün yapılan ikinci turunda ana muhalefetteki Bulgaristan Sosyalist Partisi'nin (BSP) adayı Rumen Radev'in oyların yüzde 58'ini alması üzerine, istifa sözünü yerine getireceğini belirterek, "Halkın rızası ve iradesiyle artık muhalefetiz" dedi. Hükümet kurulamaması durumunda yeni seçilen Cumhurbaşkanı Radev'in 22 Ocak'ta göreve başlar başlamaz, parlamentoyu feshedip, erken seçim için tarih bildirmesi bekleniyor. Erken seçimin, 2017 yılının mart veya nisan ayında yapılacağı belirtiliyor. Bununla beraber Bulgaristan seçimleri için Türkiye'de kurulan 35 sandıkta yaklaşık 40 bin oy kullanıldı. Yeni kurulan DOST partisinin destek verdiği Başbakan Borisov'un adayı Tsetska Tsaçeva, Türkiye'de 21 bin 689 oy alırken, HÖH partisinin desteklediği Radev'e 15 bin 648 oy çıktı. Bir hafta önceki seçimlere oranla, oylarını neredeyse ikiye katlayan DOST partisi, İstanbul'da HÖH ile arasındaki farkı 300 oya kadar indirdi.
Milliyet

Halep'teki Klor Gazı 'Kanıtlandı'
Rusya Savunma Bakanlığı Sozcusu İgor Konaşenkov, Suriye'nin Halep kentinde muhalifl erin, saldırılarında klor gazı kullandıklarının kanıtladığını soyledi. Militanların klor gazını Suriye ordusu askerlerine ve sivillere karşı daha sık kullanmaya başladığını ifade eden Konaşenkov, "Ancak Halep'teki durumla ilgili endişelerini dile getiren Fransız ve İngiliz siyasetçiler, işlenen bu suçlara dikkat çekmedi. Bu siyasetçiler, kimyasal silah kullanımından sadece Suriye yonetiminin sorumlu tutulduğunu gormek istiyor" dedi. Öte yandan, Avupa Birliği, Beşar Esad yonetimine uyguladığı mali yaptırımları uzatma kararı aldı.
Milliyet

Medya Hazırlıyor
ABD Başkanlığına seçilen Cumhuriyetçi Donald Trump, başkan seçildikten sonra ülkedeki siyahilerin ve Müslümanların korku içerisinde olduğu yönündeki görüşlere tepki göstererek, "Bence bu korku medya tarafından hazırlanıyor." dedi. Trump başkan seçildikten sonra verdiği ilk demeçte ABD'nin iç kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. Trump, "Eğer gerçekten böyle hissediyorlarsa bu berbat bir şey. Bence bu korku medya tarafından hazırlanıyor çünkü ülkede bazı olaylar daha önce de yasanmış olsa da sanki simdi başlamış gibi gösteriyorlar. Eğer ben bir şey söylememiş olsam dahi, onlar bir şey bulup hikayeleştirirler, basın bu ise yarıyor" dedi. Trump, göstericilerin arasında profesyonel göstericilerin karışarak ortamı tahrik etmeye çalıştıklarını söyledi. Trump, "Sokaklarda beni protesto edenlerin bazıları profesyonel gösterici." ifadesini kullandı. Eğer Hillary Clinton kazansaydı ve benim destekçilerim sokaklara çıksaydı herkes kınamaya baslardı. Farklı bir tavır sergilerlerdi. Çifte standart uygulanıyor."
Akşam

Üç Ülkeden Brüksel'e Gol!
AB ülkelerinin dışişleri bakanları, ABD'de başkanlık seçimlerini kazanan Donald Trump döneminde, AB-ABD ilişkilerinin geleceğini ele almak üzere bir araya geldi. Yeni ABD yönetiminden beklentiler konusunda ortak bir tutum belirlenmesi amacıyla düzenlenen yemekli toplantıda, Fransa, Macaristan ve İngiltere, dışişleri bakanı düzeyinde temsil edilmedi. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, katılmama kararına "toplantının gereksizliğini" gerekçe gösterdi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault, BM Genel Sekreterliği görevine seçilen Antonio Guterres ile görüşeceği gerekçesiyle Brüksel'e gelmedi. Trump'ın zaferini olumlu bulan tek AB üyesi olan Macaristan ise dışişleri bakanını göndermemeyi tercih etti.
Akşam

POLİTİKA

"Kimsin Ya"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Parlamentosu Başkanı Schulz'un "İdam geri gelirse AB müzakereleri durur" sözlerine sert yanıt verdi. Schulz'a referandum resti çeken Erdoğan, "Kimsin sen ya, kimsin? Orada bir parlamentonun başkanı, nesin sen? Şu terbiyesize bak ya, 'Yaptırım uygularız' diyor. Ya senin her yerin yaptırım olsa ne yazar" dedi. Erdoğan, 'Milli Tarım Buluşması' kapsamında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda çiftçilerle buluşmasında özetle şunları söyledi: "(Derik Kaymakamı'nın şehit edilmesi) Muhammet Fatih kardeşimizin şehadeti öfkemizi ve üzüntümüzü arttırırken, aynı zamanda bölücü terör örgütüyle olan mücadele azmimiz biledi, arttırdı. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Cumhurbaşkanı, TSK'nın başkomutanı olarak şu mesajı vermek istiyorum: Hamdolsun, bugüne kadar hiçbir şehidimizin kanını yerde koymadık, koymayacağız. (İdam isteriz sloganları üzerine) Şimdi Batı çıkmış ne diyor: 'İdam olmaz. Nereden bunu konuşuyorsunuz' diyor. Ey Batı, bu milletin kaderi sizin elinizde değil. Bu milletin kaderi bizim elimizdedir. Bugün dünyanın büyük çoğunluğunda bu var. Kimsin sen ya, kimsin? Orada bir parlamentonun başkanı, nesin sen? Sen Türkiye adına ne zamandan beri kara verme yetkisine sahip oldun? Türkiye'deki birileriyle çevirdiğiniz fırıldaklar bu millet adına değil. Almanya'da, Fransa'da, İsveç'te, Hollanda'da her tarafta terör örgütünün ajanları cirit atıyor, cirit. Onlara her türlü desteği vereceksiniz, ondan sonra kalkıp Türkiye'ye de 'AB ile ilgi müzakereler durdurulabilecek' diyeceksiniz. Geç kaldınız ya, hemen kararınız verin. Yıl sonuna kadar sabredelim, ondan sonra millete gidelim. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi? Öyleyse nihai kararı millet vereceğine göre millete gidelim. İngiltere bile millete gitti, ihtiyacı yoktu. Niye? AB'nin içindeydi. Ama millet ne yaptı İngiltere'de çıkalım dedi ve çıktılar. Birileri kendi akıllarınca bu coğrafyayı bize dar etmek istiyor. Şu terbiyesize bak ya, 'Yaptırım uygularız' diyor. Ya senin her yerin yaptırım olsa ne yazar. Geç kalıyorsun geç. Biz de bu saldırılara cevap olarak onların kullandığı ne kadar maşa, alet, hain varsa hepsinin başını eziyoruz ve ezeceğiz. Şehitlerimizin cenazelerinde biz gözyaşı dökeceğimize varsın onların topu birden cehennem çukurunda cayır cayır yansın. Bu ülkenin tek bir evladının tırnağına o teröristlerin ve yardakçılarının milyon tanesini değişmeyiz. Uluslararası alanda da terör örgütlerini arkalarındaki güçlerle hesaplaşmaktan geri durmayacağız."
Hürriyet

'Hükümetin Darbeden Haberi Olduğu Kesin'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu kadar kapsamlı bir örgütlenmeden, darbeden Bir askeri yetkilinin, MİT'e gidip, 'darbe olacağını bildirmesi' gibi gerçekler de su yüzüne çıktı. Önümüzdeki süreç içerisinde bu konu biraz daha netleşecektir. Kaygıları, kuşkuları haklı kılan bazı gelişmeler var ama bunları yüzde 100 doğrudur diye dillendirmeyi doğru bulmuyorum. Hükümetin haberinin olduğu kesin" dedi. Rusya'nın Sesi Radyosu'na canlı yayın konuğu olarak, gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "(AK Parti içerisinde ByLock kullananlar) Dört bakan ve çok sayıda milletvekili var. Elde bu tür bilgiler var ama bunların belgeyle desteklenmesi gerekiyor. Biz, ByLock şifresi çözülüp, buradan bilgi elde ediliyorsa, bunların neden kamuoyuna açıklaması yapılmıyor iktidar tarafından, bunu sorgulamak istiyoruz. Koruma kalkanı var. Milletvekilleri, bakanlar, belli kişiler korunabiliyor. Baskıcı dönemlerde Bülent Ecevit, Deniz Baykal tutuklanmıştır, hapse atılmıştır, sorgulanmıştır, mahkemeye çıkarılmıştır. Bugün yaşadığımız koşullar benzer koşullardır. Her zaman, her ortamda gözaltına alınabiliriz, tutuklanabiliriz. Çünkü mahkemeler bağımsız değildir, siyasi otoritenin talimatına göre karar vermektedir. Siyasi otorite yani AKP, yargıyı toplumu sindirmek için sopa olarak kullanmaktadır. Bu tablo ortadayken, 'Hayır, kimse bana dokunamaz.' diye bir söylem dile getirmeyi çok doğru bulmuyorum. Yenikapı'ya gitmekten pişman değilim, niye pişman olayım? Yenikapı'da 12 madde halinde, bir daha Türkiye'nin bir darbe olayıyla karşılaşmaması için nelerin yapılmasını gerektiğini tek tek açıkladım. Orada söylediklerimin tamamı doğrudur, tamamına bugün de katılıyorum, altına imzamı atıyorum. İdamı gündeme getiriyorsun, Fetullah Gülen iade edilmesin diye. Hem iç politikada kullanıyorsun bunu hem de Gülen'in iadesini istemediğini dolaylı olarak ifade ediyorsun. İdamı gündeme getirdiğiniz andan itibaren Gülen'in iade edilmemesinin kapısını açmış, karşı tarafın elini güçlendirmiş oluyorsun."
Hürriyet
Çiftçiye Mazotun Yarısı Devletten!
Başbakan Binali Yıldırım, "Hayvancılıkta açığımızı et ithal ederek sürdürülebilir hale getiremeyiz. Mutlaka ve mutlaka damızlık hayvancılığı teşvik edeceğiz. Bir süre belki daha ithalat yapacağız ama o süre geçtikten sonra artık hayvancılıkta kendi kendimize yeten ülke haline gelmeyi hedefliyoruz. Ayrıca çiftçiye mazot desteği vereceğiz" dedi. Beştepe Kongre Merkezi'ndeki Milli Tarım Projesi toplantısında konuşan Yıldırım, siyasetteki önceliklerinin çiftçilerin, milletin mutluluğu olduğunu, bunu için "önce insan" diyerek yola çıktıklarını söyledi. "İnsanı yücelt ki devlet yücelsin" diye çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini belirten Yıldırım, her zaman gerçekçi kararlar aldıklarını ifade etti. Hedeflerinin vatandaşın refahını ve huzurunu sağlamak olduğunu dile getiren Yıldırım, ekonomiyi sadece rakamlardan, istatistiklerden ibaret görmediklerini vurguladı.Başbakan Yıldırım, işbaşına geldiklerinden bu yana sosyal politikalarla ekonominin temel sorunlarını birlikte ele aldıklarını anlatarak, "Tarım, hala hem Türkiye'de hem dünyada stratejik bir üründür. Burada rakamlar verildi, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun 10 milyar olacağı, gıdaya bağımlılığın yüzde 60 seviyelerinde kalacağı ifade edildi. Buradan da şunu anlıyoruz ki tarım sektörü gittikçe önemini daha da artıracak" dedi. Türkiye'nin tarımda yıllık hasılasını artırarak 147 milyar liraya çıkardığını belirten Yıldırım, ihracatın 18 milyar dolara yaklaştığını söyledi. Milli Tarım Projesi'nin amacının toprakları daha iyi değerlendirmek olduğunu vurguladı. Yıldırım, şunları söyledi: 14 yıllık AK Parti iktidarında tarıma 90 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Yıldırım, "Helali hoş olsun, tarım sektörü bunu hak ediyor. Daha fazla da destek vermeliyiz" dedi. Yıldırım, destekleri verirken bir yöntem değişikliğine gittiklerine dikkati çekti: Bu destekler çeşitli kalemlerde yıl boyu küçük küçük rakamlarla veriliyor. Oturduk arkadaşlarımızla çalıştık, öyle parça pinçik vermek yerine, yılda iki sefer bir ekerken bir de biçerken yani Nisan-Mayıs'ta bir destek, Eylül- Ekim'de de topluca bir destek vermek suretiyle bu işi sadeleştirelim. . Bu karar, önemli bir karar. Diyelim ki bir yıl içerisinde 14-15 milyar destek yapacağız, bunun yarısını Nisan-Mayıs'ta, diğer yarısını da Eylül-Ekim'de vereceğiz. Böylece siz de ne alacağınızı ne ekeceğinizi bileceksiniz, işinizi ona göre yapacaksınız. Başbakan, tarım sektörünün birçok ihtiyacının, sorununun olduğunu belirterek, "Tarım sektörünün iki önemli girdisi var. Biri mazot, biri gübre. Desteklerde bunlara ağırlık vereceğiz. Bu iki kalemin yükünü hafifletmek, maliyeti azaltmak için özellikle gübreye ve yakıta yoğunlaşacağız. 2017'den itibaren gübrede KDV'yi kaldırdık. Mazot için de diyoruz ki deponun yarısı sizden, yarısı bizden. Hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.
Vatan
Kapsamlı Anayasa Başka Zamana!
Bakanlar Kurulu dün Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında Çankaya Köşkü'nde toplandı. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, toplantı sonrası soruları yanıtlarken şöyle konuştu: "Gelinen nokta itibariyle kapsamlı bir anayasa değişikliğinin yapılabilmesi herhalde başka bir zamana bırakılacak. Üzerinde durulan konu, başkanlık ya da cumhurbaşkanlığı sistemi denilebilecek sisteme geçişin alt yapısını sağlayabilecek anayasal değişikliktir. 330'u bulduğumuz anda da bu TBMM'nin gündemine getirilecek. MHP ile görüşmelerimiz devam ediyor. Gönlümüz arzu eder ki CHP de bu görüşmelerin bir parçası olsun. CHP'nin 'kapımız açıktır' sözüne karşılık biz de 'bizim de kapımız açıktır' diyoruz. 367'yi bulursak ne ala, bulsak bile millete gideriz." "(Partili Cumhurbaşkanlığı mı?) İsminin ne olacağından çok, fonksiyonunun ne olacağı önemli. Yasama ve yargının da hep beraber bir arada toplanması değil, tam tersine yasamanın daha da güçlü şekilde yoluna devam etmesi. Yargı bağımsızlığının koruma altına alınması. Böylece daha hızlı karar verebilen, ama daha çok denetlenen, siyasi hesap verebilen bir sistemi öngörüyoruz. Paketin özeti budur. Adının şu veya bu olması tanımı değiştirmeyecektir. Adı Cumhurbaşkanlığı veya başkanlık olabilir, bu ayrı ama mahiyeti güçlendirilmiş bir başkanlık sistemi ve yürütmede yetkilerin tek elde toplanması, yargı ve yasamanın da korunması ve gücünün artırılması ana hedeftir."
Vatan

SPOR

Spor Toto Süper Lig'de 10. hafta itibariyle namağlup lider olan Medipol Başakşehir, hem istatistik hem de taktik gücüyle zirveye uçuyor. Teknik Direktör Abdullah Avcı yönetiminde geçen sezon da dahil ligde son 19 maçtır kaybetmeyen turuncu-lacivertliler, özellikle rakip analizlerindeki başarısıyla dikkat çekiyor. Abdullah Avcı'nın antrenör ekibinin yanında analiz ekibi de rakiplerin güçlü ve zayıf taraflarını en ince ayrıntısına kadar ortaya çıkarıyor. Daha sonra Avcı ve ekibine gelen analize göre hem haftalık antrenmanlarda neler yapılacağı, hem de galibiyet adına nasıl bir taktik yol izleneceği masaya yatırılıyor. Hiçbir şekilde tek bir sisteme bağlı kalmayan İstanbul temsilcisi, formasyonlar arasında kolaylıkla gidip gelebiliyor. En önemli örnek olarak da 10. haftadaki Galatasaray galibiyeti geliyor. Sarı-kırmızılılara karşı deplasmanda elde edilen galibiyette, rakibin savunmadaki zaafları, hücumdaki güçlü yanları ve bütün istatistik detaylar ele alınarak zafere giden yolun parolası çıkarıldı. OPTA başta olmak üzere birçok istatistik kanalları veri olarak kullanılıyor. Teknoloji ve matematik ile iç içe olması başarıya giden yolda anahtar oluyor.
Milliyet


Beşiktaş'ın bu sezon en başarılı isimlerinden biri olan Tolgay Arslan oynadığı futbolla göz dolduruyor. Son dönemde yıldız futbolcuyla ilgili gündeme gelen transfer iddiaları ise siyah-beyazlı yönetimi hem sevindiriyor hem de tedirgin ediyor. Valencia ve Napoli gibi kulüplerin yanı sıra İngiliz ekiplerinin de yakından takip ettiği Tolgay devre arasında kesinlikle satılmayacak. Teknik Direktör Şenol Güneş'in sürekli oynayan futbolcuların devre arasında satılmasını istememesi nedeniyle Beşiktaş Yönetimi, 2018'e kadar sözleşmesi bulunan Tolgay'ın taliplileriyle sezon sonu görüşecek. Bu oyuncu için şimdiye kadar bonservis bedeli belirlemeyen siyah-beyazlı kulüp, Tolgay ile görüşerek transfer haberlerine kulaklarını tıkamasını isteyecek. Tolgay'ın durumuyla ilgili kendi aralarında durum değerlendirmesi yapan Beşiktaş Yönetimi, başarılı futbolcunun istemesi halinde sezon sonunda sözleşmesini uzatacak. Son yıllarda cazip rakamlar karşılığında kadrosuna kattığı oyuncuları yüksek bonservis bedelleriyle satan siyah-beyazlı yönetimin, Tolgay için 10-15 milyon euro arası fiyat belirleyeceği savunuldu. Bu arada Beşiktaşlı yöneticilerin, Tolgay'ın dizinden geçirdiği ciddi sakatlığın ardından başarılı biçimde sahalara dönmesini büyük taktirle karşıladıkları ifade edildi. Siyah-beyazlıların, "Altyapı eğitimini Almanya'da almasa belki de bu kadar başarılı biçimde sahalara dönemezdi. Kendine çok iyi baktı. Tam bir profesyonel. Aldığı parayı kuruşuna kadar hak ediyor" yorumunu yaptıkları aktarıldı.
Milliyet


Galatasaray'ın Hertha Berlin'den transfer ettiği ve performansıyla herkesi kendine hayran bırakan Tolga Ciğerci'nin ameliyat olması gerektiği, bu operasyonun gerçekleşmemesinin futbolcunun performansını etkilediği ortaya çıktı. Cim-Bom'un 24 yaşındaki gurbetçi yıldızı, isabetli pas yüzdesi ve 12 bin metreyi aşan koşu mesafeleri ile lige damgasını vurmaya hazırlanırken, geride kalan haftalarda bir tek eksik yönü dikkat çekti: Gol. Defansif açıdan sınıfı geçen ama hücum yönü bir hayli zayıf görünen ve özellikle şutlarda kaleyi bulmakta zorlanan Tolga Ciğerci'nin bu zaafiyetinde ayak parmağındaki sorundan kaynaklandığı ortaya çıktı. Oyuncunun geçmişte süregelen rahatsızlığının bunda etkili olduğu belirlendi. 2014 yılının nisan ayında Braunschweig ile oynanan maçta ayak parmağına darbe alan ve sezonu kapatan Tolga, yaklaşık 10 ayda sahalara dönebilmişti. Almanya'daki yanlış tedavi nedeniyle sahalara dönüşü bir hayli geciken genç futbolcunun ayak üstünü kullanmakta zorlandığı, ayak içiyle sadece garanti paslar verebildiği görüldü. Rahatsızlığı kısa sürede sarı-kırmızılı kulübün sağlık heyeti tarafından da tespit edilen futbolcu için ortak karar alındı. Maç içerisinde isabetli ve etkili şut çekemeyen Tolga'nın ayak parmağındaki sorunu tamamen ortadan kaldırmak için sarı-kırmızılı kulübün sezon sonunu bekleyeceği ifade edildi. Operasyonun ardından sorunun çözüleceği belirtildi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme