17 Kasım 2016 Perşembe

17.11.2016 Genel Gündem



17.11.2016

GÜNDEM

Ab Terörist Vermiyor
Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dışilişkiler Genel Müdürlüğü istatistikleri, Avrupa Birliği'nin (AB) Türkiye'nin teröristleri iade talebine ilişkin tutumunu ortaya koyuyor. Bakanlığın 2007-2016 tarihleri arasındaki istatistiklerine göre AB teröristleri vermiyor. FETÖ, PKK, DHKP/C, TKP/ML, Hizbullah, El Kaide gibi terör örgütleriyle mücadelesinde Türkiye'nin yanında olduklarını açıklayan AB üyesi ülkeler, son 9 yılda iadesi istenen 399 terör örgütü üyesinden sadece 11'ini iade etti. Bakanlık yetkililerinin Hürriyet'e verdiği bilgiye göre PKK, DHKP/ C, FETÖ gibi terör örgütleriyle ilgili suçlardan Türkiye'de aranan şüpheli ve sanık örgüt üyelerinin olduğu Almanya, 2007'de PKK'lı Mehmet İltaş ve Mehmet Emin Kızılay'ı iade etti. İltaş beraat etti. İstatistiklere göre Almanya 2007'den bu yana hiçbir PKK'lıyı Türkiye'ye iade etmedi. Almanya, 2008'de ise Hizbullah şüphelisi Cüneyt Argun Doğan'ı verdi. Türkiye, AB ülkelerinden FETÖ soruşturmaları kapsamında ise 59 kişiyi istedi. Almanya'dan 22, Yunanistan'dan 11, İngiltere'den 5, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve Romanya'dan 3'er, Bulgaristan ve Polonya'dan 2'şer, Hırvatistan ve İtalya'dan 1'er kişinin iadesi talep edildi. Ancak Bulgaristan dışındaki AB ülkelerinden iade edilen FETÖ mensubu olmadı. 2007-2016 yılları arasında Almanya'dan 1 Hizbullah, 2 PKK'lı, Avusturya'dan 1 Hizbullah, 1 TKP/ML mensubu, Bulgaristan'dan 1 terörist, Hollanda'dan 1 terörist, Romanya'dan 4 terörist olmak üzere toplam 11 kişi iade edildi.
Hürriyet


Tsk'ya 30 Bin Personel
Milli Savunma Bakanlığı'nca TSK'nin personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik başlatılan çalışmalar hızla devam ediyor. Bu kapsamda kara ve deniz harp okullarının 1, 2 ve 3'üncü sınıflarına üniversitelerin uygun bölümlerinden, astsubay meslek yüksek okullarının 1'inci sınıflarına yüksekokulların uygun bölümlerinden öğrenci alınması öngörülüyor. TSK'nin personel ihtiyacını karşılamak için bin 322 subay, 3 bin 547 astsubay, 7 bin 159 uzman erbaş ve 11 bin 907 sözleşmeli erbaş/er alınması hedefleniyor. Ayrıca harp okullarına 3 bin 491 ve meslek yüksekokullarına bin 811 öğrenci alımı yapılması planlanıyor. 411 astsubayın subaylığa, 511 uzman erbaşın astsubaylığa geçişi olmak üzere, bu yıl içinde 30 bin 159 personelin temini değerlendiriliyor. Bu arada Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın personel ihtiyacının karşılanması için Milli Savunma Bakanlığı'nca başlatılan muvazzaf subay ve astsubay alım süreci de devam ediyor. Özel Kuvvetler Komutanlığı'na ilk defa bakanlık tarafından personel alımı yapılırken, komutanlığa dışarıdan subay ve astsubay temini de ilk olma özelliği taşıyor. Bu kapsamda komutanlığa 200 muvazzaf subay ve 500 muvazzaf astsubay alınması planlanıyor. Muvazzaf subaylığa başvuru için en az lisans mezunu olunması ve ilgili KPSS puan türünden en az 50 alınması gerekiyor. Astsubaylığa başvurular için ise en az ön lisans mezunu olma ve ilgili KPSS puan türünden en az 50 alma şartı aranıyor. Bu kapsamda 1 Kasım'da başlayan başvurulara yoğun ilgi gösteriliyor. Bordo bereli olmak için bugün kadar 6 bin 129 kişi subay adayı ve 11 bin 368 astsubay adayı olarak başvurdu. Başvuru süresi 30 Kasım'da sona erecek.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 130,9548-131,1033                       
ABD Doları 3,3187-3,3213/Euro 3,5525-3,5561/İngiliz Sterlini 4,1215-4,1294             

Otomotivde Ötv Değişikliği Yasalaştı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı. Yasayla motorlu araçların vergilemesinde yeni dönem başlıyor. ÖTV belirlenirken araçların sınıfından, yolcu kapasitesine, kapı sayısına kadar farklı özellikleri dikkate alınacak. Buna göre, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (II) sayılı listede yer alan mallar için; mevcut oran değişikliklerine ilişkin yetki sınırları içinde kalmak şartıyla, özel tüketim vergisi matrahını esas alarak fiyat grupları oluşturmaya, bu fiyat grupları ve malların cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı oranlar belirleyebilme; uygulanmakta olan oranları Euro normlarını sağlayan katalitik konvertör sistemi ile teçhiz edilmiş taşıtlarda yarısına kadar indirme ve kanuni oranına kadar çıkarmada Bakanlar Kuruluna yetki veriliyor. Böylece, bir aracın vergilendirilmesinde sistem değişikliğine gidilerek vergileme ölçütleri genişletiliyor. Bir taşıtın vergilendirilmesinde sadece motor silindir hacmi değil, diğer özellikleri de etkili olacak. Diğer bir değişiklikle yasaya göre, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmaları kanunla yapılacak. Anayasa Mahkemesi'nin kamu ödenek şartına uymadığı için iptal ettiği bazı büyük ulaşım projeleri için de değişiklik yapıldı ve iptal gerekçesine uygun hale getirildi. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan değişiklikle, günlük brüt asgari ücretin 6.5 katı olan sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırı, günlük brüt asgari ücretin 7.5 katına yükseltiliyor. Böylece, sigortalılar için belirlenen brüt asgari ücretin 6.5 katından fazla kazancı olan sigortalılardan daha fazla prim tahsil edilerek, hem bu sigortalıların daha fazla aylık ve gelir alması hem de SGK'nın prim gelirlerinin artırılması amaçlanıyor. Yasanın görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, taksi, minibüs ve halk otobüsü işletmecilerinin araçlarını 2019'a kadar yenilemeleri halinde ÖTV'den muaf tutulacaklarını hatırlattı. Ağbal, "Emeklililere banka promosyonu ile ilgili konu çalışılıyor, henüz bitmedi. İnşallah en yakın zamanda tamamlanıp, emeklilerimizin bu promosyonu almalarını ben de gönülden arzuluyorum" dedi.
Hürriyet

Yolsuzluk Algısı Bozuluyor
ULUSLARARASI Şeffaflık Örgütü'nün 2016 Küresel Yolsuzluk Barometresi sonuçlarına göre, Türkiye'de toplumun yüzde 45'i yolsuzluğun 4 yıl öncesine göre daha yaygın olduğunu düşünüyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Türkiye ayağını oluşturan Uluslararası Şeffaflık Derneği'nin Başkanı Oya Özarslan, yolsuzluğun ekonomiyi yavaşlatan, hukukun güvenirliliğini azaltan, kısıtlı kaynakların kötü kullanımına ve adaletsizliğe yol açan bir sorun olduğuna dikkat çekerek, bu sorunun giderilmesi için toplumdaki tüm kesimlerine çağrıda bulundu. Avrupa ve Orta Asya'daki 42 ülkede gerçekleştirilen Uluslararası Şeffaflık Örgütü "2016 Küresel Yolsuzluk Barometresi" araştırması sonuçlarına göre, yolsuzluk en büyük üç sorundan biri olarak belirlendi ve araştırmaya katılanlardan yüzde 53'ü hükümetlerin yolsuzlukla mücadelede başarılı olmadığını belirtti. Dünyada yolsuzluğa en çok karışan gruplar, milletvekilleri ve kamu görevlileri olarak gösterildi. Türkiye'deki bulguların da dünyadaki yolsuzluk portresiyle benzerlik gösterdiğinin altı çizilen araştırma sonuçlarına göre yüzde 45'lik bir kesim yolsuzluğun 4 yıl öncesine göre daha yaygın olduğunu, katılımcıların sadece yüzde 29'u ise yolsuzluk konusunda bir iyileşme olduğunu düşünüyor. Araştırma sonuçlarına ilişkin açıklamada, "Bir bulgu da siyasal kutuplaşmanın yolsuzluğa dair algılarda önemli rol oynaması. Türkiye'de toplumun yüzde 41'i hükümeti yolsuzlukla mücadelede başarılı bulurken, yüzde 41'lik bir kesim başarısız olduğunu düşünüyor" denildi. Katılımcıların yüzde 62'sinin de yürütme erkini oluşturan tüm kurumların ve temsilcilerinin yolsuzluğa karıştığını düşünüyor. Milletvekilleri yüzde 67, hükümet yetkilileri yüzde 66 ve yerel yönetim temsilcileri yüzde 66 yolsuz bulunuyor. Toplum, yargı erkini temsil eden yetkililere de yüzde 64 oranında güven duymuyor ve yargının yolsuzluğa karıştığını düşünüyor. Yolsuzluğun en yoğun olduğu kurumlar sorulduğunda katılımcıların; yüzde 41'i hükümet yetkililerine, yüzde 40'ı Meclis'e, yüzde 39'u vergi memurlarına, yüzde 38 yerel yöneticilere, yüzde 38 yürütme erkine, yüzde 36 yargıya, yüzde 35 özel sektör yöneticilerine, yüzde 33 dini liderlere, yüzde 32 ise polise işaret ediyor.
Hürriyet

'41 Kere Maşallah'
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kıdem tazminatı fonunun kurulmasıyla ilgili çalışmalar olduğunu belirterek, "1975'te yasal düzenleme yapılırken, kıdem tazminatı fonu kurulmasını da yasa önermiş. 41 yıllık bir konu. 2017'de çözebilirsek, 41 kere maşallah demeyi arzu ediyoruz. Çözme gayretimiz var, çalışmalarımız var. Bu da özellikle işçinin hak ve hukukunu koruyabilmek adına, işverenin de hesabını, kitabını sağlıklı yapabilmesi adına önemli bir düzenleme olacak" dedi. Müezzinoğlu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen İhracat Zirvesi 2016'da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bakan Müezzinoğlu, bir soru üzerine, kıdem tazminatında gelinen son duruma ilişkin şu bilgileri verdi: "1 Ocak itibarıyla kıdem tazminatına geçilecek diye bir düzenleme yok. Kıdem tazminatı fonunun kurulmasıyla ilgili çalışmalar var. Tarafların ortak noktada buluşmasını sağlama gayreti içindeyiz. İnşallah önümüzdeki 2-3 ay içerisinde tarafları ortak noktalarda buluşturabilirsek, yüzde 100'ünü başarmayı arzu ediyoruz ama en az yüzde 50'nin üzerinde bir ortak nokta sürecini başarabilirsek, sonra hakemlik rolümüzü de devreye sokarak karar vereceğiz. İnşallah bunu 41 yıl sonra gündemimizden çıkartabilmeyi ümit ediyoruz. İşverenlerimizin ve işçilerimizin hak ve hukukunu koruyan, sürdürülebilir, geliştirilebilir ve güven duygusu sağlam olan bir yapıyı kurmamız gerekiyor. Başarabilme ümidi ile çalışıyoruz." Asgari ücrete ilişkin bir soru üzerine, geçen yıl asgari ücrette yüzde 30 artış yapıldığına değinen Müezzionoğlu, şunları kaydetti: "Bu, işvereni dünya rekabetinde ciddi manada zorladı. Bu zorluğu aşabilmek adına hükümetimiz ve Maliye Bakanlığımız bu asgari ücretin tolare edilmesiyle ilgili işverene ciddi bir destek sağladı. Bu yıl da o destek devam edecek. Burada yalnız asgari ücretteki artış değil, istihdamın bütününde bir maliyet artışına sebep oldu. Önümüzdeki yıl da yine yılbaşı itibarıyla taraflarla görüşmeleri yapacağız. Bugün TİM Başkanımızın talebini aldık. Özellikle üreticimizin, sanayicimizin, ihracatçımızın dinamiklerinin aksamadan, rekabet gücünü zayıflatmadan, tam aksine rekabet gücüne de destek vererek, dünya pazarında daha güçlü olmalarını arzu ediyoruz."
Milliyet

'Otomatik Bes'te Lider Olacağız'
Bireysel emeklilik sisteminin (BES) 13 içinde Türkiye'de başarılı bir noktaya geldiğini söyleyen Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, katılımcı sayısının 6.5 milyon kişiye, fon büyüklüğünün ise 60 milyar Türk Lirası'na ulaştığını söyledi. "Bu sektör açısından bir gurur tablosudur" diyen Onaran, Türkiye ekonomisinin temel sorunlarından olan cari açığın azalması için bireysel emeklilikte düşük ve orta gelirli kesimin sisteme girmesinin önemli olduğunu belirtti. Düzenlenen basın toplantısında konuşan Cemal Onaran, 1 Ocak 2017 tarihinde başlayacak olan BES'e Otomatik Katılım Sistemi'nde lider olmayı hedeflediklerini söyledi. Sektörde en çok tercih edilen bireysel emeklilik şirketi olduklarını ifade eden Onaran, "Toplam 18 şirketin faaliyet gösterdiği bireysel emeklilik sektöründe, 2016 yılında sisteme yeni katılan her 4 kişiden 1'i tarafından tercih edildik. 'Çalışan', 'müşteri', 'teknoloji' ve 'güçlü finansal yapı' temelleri üzerine kurulu iş modelimiz ile sektörün en çok katılımcıya sahip ve en kârlı şirketi konumundayız. Yeni yıl ile birlikte hayatımıza girecek olan Otomatik Katılım Sistemi'nde de liderliğimizi sürdürmeyi hedefliyoruz" dedi. Garanti Emeklilik Genel Müdürü Cemal Onaran, yeni yılda yürürlüğe girecek olan Otomatik Katılım Sistemi'ni değerlendirirken "Otomatik Katılım Sistemi ile sektörümüz artık çok daha geniş bir kitleye hitap edecek. 2017 yılında bu yeni sistemin, sektöre 6,4 milyon yeni katılımcı getireceğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Onaran şöyle konuştu: "Katılımcı sayımız, kârlılık ve büyüme oranlarımız ile bu sene de sektörde adımızdan sıkça söz ettiriyoruz. Garanti markasının gücü, çalışanlarımızın enerjisi ve müşterilerimizin bize duyduğu güven ile Otomatik Katılım Sistemi'nde de en çok tercih edilen şirket olmayı hedefliyoruz." Garanti Emeklilik'in başarısının arkasında nitelikli ve mutlu çalışan gücünün bulunduğunu belirten Cemal Onaran, çalışan merkezli uygulamaları sonucunda dünyadaki tek Uluslararası İnsan Kaynakları kalite standardı IIP (Investors in People) tarafından Altın sertifika ile ödüllendirildiklerini ve çalışan memnuniyetinde de %71 oranını yakaladıklarını ve bu oranın sadece emeklilik sektörü için değil, pek çok sektör için dikkat çekici olduğunu ifade etti. Müşteri memnuniyetine de değinen ve müşteri deneyiminde "çok tercih edilen bir marka" olduklarını belirten Onaran şunları söyledi: "Bugüne kadar her zaman sektörün en yenilikçi şirketi olduk ve 2017 yılında da buna devam edeceğiz. Yeni yılda da müşteri memnuniyetini artıran hizmet ve süreçleri stratejilerimizin merkezinde tutarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz."
Milliyet

İkinci Haliç Geliyor
İmar çalışmalarında son aşamaya gelinen ve finansman modeli çalışılan Kanal İstanbul'a yönelik yapılan planlamalar netleşti. Edinilen bilgilere göre 43 kilometre uzunluktaki projede İstanbul Boğazı'nda olduğu gibi gemilerin rahat giriş çıkış yapabilmesi için 'haliç' de yapılacak. Büyük park alanlarının olacağı 'haliç' için Sazlıdere Barajı'nın çıkıntı yaptığı yer planlanıyor. Onun etrafında ise turizm tesisleri yer alacak. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda Kanal İstanbul için yaşam, ticaret, turizm, spor başta olmak üzere sosyal aktiviteler gibi tüm ihtiyaçları giderecek çalışmalar hazırlandı. Konuyla ilgili olarak Panama ve Hollanda'da incelemelerde bulunuldu. Projenin Cumhuriyet'in 100. kuruluş yıldönümü olan 2023'e kadar yetiştirilmesi hedefleniyor. Kanalın 400 metre genişliğinde olacağı belirtiliyor. Kanalın derinliği ise 25 metre olarak planlanıyor. Siluet konusu başlıca ele alınırken, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyacak projede yüksek katlı konut olmayacak. Ekonomi yönetiminden edinilen bilgilere göre Çevre Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi 15 milyar dolarlık yatırımın yapılacağı projenin alt planlarını çalışmaya başladı. 100 bin ölçekli çalışmanın kabul edilmesinin ardından 5 binlik plan hazırlanacak. 100 bin ölçekli planda genel hatlar çizilirken, 1000-5 binlik plan da hazırlanacak. TOKİ'nin kazma vurmak için gün saydığı proje için öncelikli olarak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun çıkması gerekiyor. Edinilen bilgilere göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığının konuyla ilgili olarak Ulaştırma Bakanlığı'nın süreci başlatmasını bekliyor. Ulaştırma Bakanlığı üzerinde çalışılan 5 güzergahtan birini seçip Çevre Bakanlığı'na bildirmesi gerekiyor. Alınan bilgilere göre Kanal İstanbul'un güzergahı netleşmiş durumda.
Star

Kazananlar Kaybedenler
Doların TL ve diğer para birimleri karşısında hızla değer kazanması ve 3.30 TL'nin üzerinde de kalıcı gibi durmasından sonra Borsa İstanbul'da gözler döviz riski olan ve kurdaki artıştan para kazanan şirketlere çevrildi. Herkes yatırım kararı alırken, pozisyon açıp kaparken öncelikle bu sorunun yanıtını arıyor. Borsanın doların baskısı ile uzun bir süre 75 binli puanların üzerine çıkmasının kolay olmayacağını düşünen yatırımcılar, ileriye dönük olarak döviz riski daha az olan şirketleri bulup çıkarma telaşında. Bunun yanı sıra döviz yüzünden riski yüksek şirketlerde de ekstra satış yaşandığı ve endeks ortalamasının üzerinde kayıp olduğu görülüyor. Doların değer kazanmasından olumsuz etkilenecek şirketlerin başında THY, Türk Telekom ve Tüpraş geliyor. İlk 9 ayda 20.7 milyar TL değerinde açık pozisyonu bulanan THY'nin, TL'nin yüzde 5 değer kaybında ortalama 1 milyar liraya yakın kur zararı yaşayabilir. Benzer senaryo Türk Telekom ve Tüpraş hisseleri için de geçerli. Net döviz fazlası olan şirketlere bakıldığında Enka, Pegasus ve Sabancı Holding'in ilk sıralarda yer alıyor. Bu şirketler taşıdıkları döviz nedeniyle net kur kârı elde edebilecek şirketler olarak dikkati çekiyor. Pegasus 262 milyon dolarlık döviz fazlasıyla ön plana çıkıyor. Enka'nın ikinci yarı sonunda 3.4 milyar TL, Sabancı Holding'in 862 milyon TL'lik döviz fazlası dikkat çekiyor. Toplam satışları içinde ihracatın oranı daha fazla olan Vestel, Kordsa gibi şirketler de yine avantajlı ve kurdaki artışa karşı korunaklı durumda.
Vatan

İş Dünyasının Liderleri 3 Bin Gence İlham Olacak
Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakma hayaliyle 2000 yılında kurulan Young Guru Academy (YGA), 19 Kasım'da "birlikte başarma"nın gücünün konuşulacağı yeni YGA Zirvesi'ne imza atmaya hazırlanıyor. İş dünyasının duayenleriyle gençlerin buluştuğu en önemli platformlardan biri olan ve bu yıl 15'incisi düzenlenecek YGA Zirvesi'ne, 81 ildeki liselerden ve 170 farklı üniversiteden gelen 50 bin başvuru arasından seçilen 3 bin öğrenci katılacak. Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek YGA zirvesinde, Türkiye'nin önde gelen işadamları, genel müdürleri ile bilim adamlarının tecrübe ve birikimlerinden yararlanma fırsatı bulacak gençler arasından mülakatlarla seçilecek 100 öğrenci de ayrıca, 2 yıl sürecek YGA İnovasyon Programı'na katılmaya hak kazanacak. Tüm gün sürecek zirevede Turkcell Genel Müdür Yardımcısı İlter Terzioğlu, Zorlu Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Zorlu, McKinsey&Company Ortağı Bengi Korkmaz, Milli Dağcı Tunç Fındık ve YGA Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Yaman gibi alanında usta isimler gençlere ilham vermek için tecrübelerini paylaşacak. Gençler gün boyunca Prof. Doğan Cüceloğlu, Prof. Mehmet Toner (Harvard & MIT), Turkcell CEO'su Kaan Terzioğlu gibi YGA Hayal Ortakları ile sohbet edecek. Gençler, görme engellilerin hayatını kolaylaştırmak için Turkcell işbirliği ile üretilen ve teknoloji dünyasının Oscar'ı sayılan GSMA'de 2 kez üst üste dünya birincisi olan Hayal Ortağım projesi; Vestel'in üretim desteğiyle hayata geçecek akıllı baston WeWalk projesi gibi başarılı örnekleri dinleme şansı yakalayacak. Zireveden seçilecek 100 öğrencinin birlikte üzerinde çalışacağı yeni sosyal inovasyonlardan biri de Bilim Müzesi olacak. YGA Hayal Ortağı Aziz Sancar'ın "Bilim genlerle değil, kültürle olur" sözünden alınan ilhamla başlatılan Bilim Müzesi projesini MIT tarafından yılın öncü yenilikçisi seçilen YGA Mezunu Cemil Cihan Özalevli anlatacak.
Vatan

DÜNYA

Obama: Vatandaş Başkandan Üstündür
ABD Başkanı olarak son yurtdışı turunun Yunanistan ayağında Barack Obama, demokrasinin önemine vurgu yaparken "Demokrasilerde en büyük unvan başkan ya da başbakan değil, vatandaştır" dedi. Dün Yunanistan'ın başkenti Atina'da Akropolis'e yaptığı ziyaretin ardından Stavros Niarkos Vakfı'nda 'siyasi vasiyeti' gibi algılanan bir konuşma yapan Başkan Obama özetle şunları söyledi: "Atina'da 25 asır önce yeni bir ideoloji doğdu. Adını devlet ve halktan alan 'demokrasi'. Eşitliğe, yasalara saygıya dayanan bu alev hiçbir zaman sönmedi. Bazı ülkelerde seçimler yapılıyor, ama bizim anladığımız şekilde demokrasi değiller. (Yeni başkan seçilen) Trump ile bundan daha fazla görüş ayrılığım olamazdı, ama ABD'de demokrasi herhangi bir kişiden üstündür. Çok demokrasi iyidir. Demokrasi bizi farklılıklara tahammülü olmayan, şiddet yolu ile insanların hayatlarını değiştirmeye çalışan rejimlerden daha güçlü kılar. Küreselleşmenin küresel yolu bir rota düzeltmesi gerektiriyor." Obama, Atina'dan Almanya'ya geçti. Uzmanlar popülist Donald Trump'ın ABD'nin yeni başkanı seçilmesiyle Batı'nın demokrasi ve insan hakları değerlerinin Almanya Başbakanı Merkel'in omuzlarında olduğu şeklinde yorumlar yapıyor.
Hürriyet

Esad'tan Trump'a İşbirliği Çağrısı
ABD'nin seçilmiş başkanı olan Donald Trump'ın Suriye konusunda Rusya ve rejime destek veren açıklamalarının ardından, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'dan "işbirliği" çağrısı geldi. Portekiz'in RTP kanalının sorularını yanıtlayan Esad, "Henüz Trump'ın ne yapacağına dair bir şey söyleyemeyiz. Ama eğer teröristlerle savaşacaksa tabii ki müttefikimiz olur. Rusya, İran ve diğer pek çok ülke gibi doğal müttefikimiz olur" ifadelerini kullandı. Kanalın sorularını yanıtlayan Esad, Trump'ın Suriye'ye yönelik açıklamalarına dair "Söyledikleri umut verici ama bunları gerçekleştirebilir mi? Ülkenin yönetimindeki karşıt güçlerle, ana akım medyada ona karşı çıkanlarla nasıl başa çıkacak? Bu yüzden sözlerini tutup tutamayacağını bilmiyoruz. Bu yüzden Trump'ı yargılarken çok dikkatli davranıyoruz" dedi. Trump, geçen hafta Wall Street Journal gazetesine verdiği söyleşide "Suriye'ye dair pek çok kişiden farklı düşünüyorum. ABD Esad'a saldırırsa Suriye rejimi ve Rusya ile savaşa girmiş olur" demişti. Bununla beraber 20 Ocak'ta göreve başlayacak Donald Trump, istihbarat servislerinden ilk günlük bilgilendirmesini aldı. ABD Başkanı Barack Obama'dan görevi devralana kadar bu bilgilendirmeleri alacak olan milyarder işadamı Trump, ilk görüşmeyi New York'taki Trump Towers binasında bulunan odasında yaptı. ABC televizyonunun elde ettiği bilgilere göre, Beyaz Saray tarafından gizli servislere verilen talimatlar doğrultusunda, görev değişiminin sağlıklı biçimde yapılması adına Trump'a gerekli bilgiler aktarıldı. Brifingde Trump'a İran ve Çin'le ilişkiler ile DAEŞ gibi uluslararası tehditler konusunda çok gizli veriler içeren belgeler de sunuldu. Trump, Ulusal Güvenlik Ajansı'ndan (NSA) da benzer ancak daha az gizli bir istihbarat bilgilendirmesini, ağustos ayında ilk adaylığa ismini koyduğu zaman almıştı. Trump'ın başkan yardımcısı olarak atayacağı Mike Pence'in de bugün benzer bir brifing alacağı öğrenildi. Trump son dönemde özellikle ABD basınında yer alan ve geçiş sürecini yönetecek kabine içinde bir kriz yaşandığı yönündeki haberleri ise yalanladı. Trump yeni kabinesinin belirlenme sürecinin "çok düzenli" biçimde ilerlediğini söyledi.
Milliyet

Rusya Eleştiriye Gelemedi
Rusya, Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden (UCM) çekilme kararı aldı. Gelişme, savaş suçlarının yargılanması için kurulan UCM'nin, "Kırım'ın işgalini Rusya ve Ukrayna arasındaki bir askeri kriz olarak tanımlaması"nın ardından geldi. Moskova yonetimi, UCM'nin kuruluş belgesi olan Roma Statusu'nu 2000 yılında imzalamasına rağmen henuz onaylamamıştı. Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, UCM'nin "kendisine bağlanan umutları haklı çıkarmadığı" ifadesine yer verildi. Ancak Rusya, Suriye'deki iç savaşa dahil olduğundan beri hem Birleşmiş Milletler hem de batılı ulkeler tarafından hastaneleri, okulları bombalayarak savaş suçu işlediği yonunde eleştirilere maruz kalıyordu. Guney Afrika da, ekimde aldığı bir kararla UCM'den çıkma kararı almıştı. Guney Afrika UCM'nin kararlarının barışa yonelik hareketlerle çeliştiğini açıklasa da, polemik, Guney Afrika'nın soykırım ve savaş suçları nedeniyle aranan Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir'i tutuklamayı reddetmesi ile başlamıştı.
Milliyet

Fransa: 'Sarkozy'ye Valizlerle Para Tasıdım'
Fransa'nın eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy hakkındaki skandalların bir türlü sonu gelmiyor. 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası sırasında usulsüz para yardımı aldığına yönelik iddialar, olayın tanığı olduğunu ileri süren Lübnanlı is adamı Ziad Takieddine tarafından tekrar gündeme getirildi. Lübnanlı Takieddine Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi'nin, Sarkozy'e kampanyası için 5 milyon euro verdigini söyledi. Fransız haber sitesi Mediapart'a konusan silah tüccarı Takieddine, içinde 5 milyon euro olduğunu söylediği 3 valizi çeşitli zamanlarda Sarkozy'ye ve seçim kampanyasını yürüten Claude Gueant'a verdiğini iddia etti. Röportajın yayınlanmasının ardından Sarkozy ve Gueant, Lübnanlı is adamı hakkında 'iftira suçlamasıyla' dava açacaklarını açıkladı.
Star

Ypg Fırat'ın Doğusuna Geçiyor
Türkiye'nin terör örgütü olarak kabul ettiği ve Fırat'ın batısını kırmızı çizgi olarak gösterdiği YPG, DEAŞ'ın elindeki Rakka kentini kurtarmak için başlatılan operasyona katılmak üzere Menbiç'i terk ederek Fırat Nehri'nin doğusuna geçeceğini açıkladı. Açıklamada, Menbiç'teki YPG güçlerinin kentin savunması için geride bırakılacak güçlerin eğitimini tamamladığı ve Rakka operasyonuna katılmak üzere Menbiç'i terkedeceği bildirildi. ABD'nin DEAŞ'la mücadele özel temsilcisi Brett McGurk da Twitter hesabından yaptığı açıklamada YPG'nin adımını bir 'dönüm noktası' olarak nitelendirerek, "Koalisyonumuz kendi topraklarını savunmaları için yerel güçleri eğitip desteklemekle gurur duymaktadır. Bu, DEAŞ'ın bir daha asla geri dönememesini sağlamak için en iyi formül. Irak güçleri Musul derinlerine ilerlerken, Fırat'ın doğusundaki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Rakka'daki DEAŞ merkezini izole etmeye devam ediyor" paylaşımlarında bulundu. ABD yönetimi daha önce yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin ısrarına rağmen Menbiç'teki YPG'lilerin ilçeden ayrılıp Fırat Nehri'nin doğusuna geçtiğini iddia etmişti. Bu açıklamalar üzerine Türk istihbarat birimleri Menbiç'teki örgüt varlığının sürdüğünü rapor etmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner de, Ağustos ve Eylül ayında yaptığı açıklamalarda, örgütün kendilerine verdiği sözü tutarak Fırat Nehri'nin doğusuna çekildiğini ifade etmişti. McGurk'ın "YPG çekilecek" iddiası, ABD'nin diğer resmi açıklamalarını yalanlar nitelikte.
Vatan

Ap'den Türkiye Karşıtı Önerge
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) üyelik müzakerelerinin durdurulması için bir önerge üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. AP'deki Sosyal Demokratlar grubunun Başkan Vekili Knut Fleckenstein, hazırlanan karar tasarısının önümüzdeki hafta oylanacağını açıkladı. Fleckenstein, AP'deki liberal vekillerin girişimiyle hazırlanan önergenin büyük olasılıkla kabul edileceğini tahmin ettiğini belirtti. Türkiye ile üyelik müzakerelerini yürüten Avrupa Birliği Komisyonu'nun AP girişimi konusunda nasıl bir tutum takınacağı belirsizliğini koruyor. AP'de kabul edilmesi beklenen tasarının hukuki bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte Brüksel'in Ankara'ya karşı tutumu konusunda sembolik bir öneme sahip olacağı yorumları yapılıyor. AB Komisyonu'nun, 'Avrupa temel değerlerine yönelik ağır ve süreklilik kazanan ihlaller' olduğu iddiasıyla, Türkiye ile yürüttüğü üyelik müzakerelerinin durdurulmasını önerebileceği belirtiliyor. Bu durumda karar üye ülkeler arasında yapılacak oylama sonucu verilebilecek, ancak müzakerelerin durdurulması konusunda üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları bulunduğu biliniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda AP Başkanı Martin Schulz'un 'İdam geri gelirse, AB müzakeleri durur' şeklindeki sözlerine sert tepki göstermiş, AB ile üyelik müzakerelerinin de referanduma götürülebileceğini söylemişti.
Vatan

POLİTİKA

Başkanlık Cumhurbaşkanlığı Bir Sıkıntı Yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; yeni anayasada 'başkanlık' veya 'cumhurbaşkanlığı' ifadesinin kullanılmasının kendisi açısından herhangi bir sıkıntı yaratmadığını ifade ederek, "Yeter ki burada her iki siyasi parti milletimize neyi takdim edecektir, bunu kendi aralarında görüşmek suretiyle kararını vereceklerdir" dedi. Erdoğan, dün Pakistan'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin'in davetine icabetle gerçekleştireceği resmi ziyaretin, cumhurbaşkanı düzeyinde Türkiye'den Pakistan'a 6 yıl aradan sonra yapılacak ilk ziyaret olacağını belirtti. İslamabad ve Lahor'un ardından Semerkant'a geçeceğini belirten Erdoğan, orada Özbekistan Cumhurbaşkanı Vekili, Başbakan Şevket Mirziyayev ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştireceğini ifade etti "Ak Parti'nin MHP'ye ilettiği anayasa değişikliği teklifinin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı. Teklifte 'cumhurbaşkanlığı' ifadesinin olacağı belirtiliyor. Sizin için bu teklif tatmin edici mi? Ayrıca MHP'nin 'Varsa cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişkisinin yine mevcut anayasada olduğu gibi devamından yana değil' hassasiyetinden bahsediliyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine Erdoğan, şu anda gerek Ak Parti gerekse MHP'nin kendi aralarındaki görüşmenin, Cumhurbaşkanı olarak kendisine düşen boyutunun "hayırlı olsun" temennisinde bulunmak olduğunu söyledi. "Yapılan bu çalışmanın, 'başkanlık' veya 'cumhurbaşkanlığı' olması hususunda şahsen benim açımdan herhangi bir sıkıntı söz konusu değildir" diyen Erdoğan, şunları söyledi: "Yeter ki burada her iki siyasi parti, milletimize neyi takdim edecektir, bunu kendi aralarında görüşmek suretiyle kararını vereceklerdir. Bu parlamentoya götürüldükten sonra, parlamentodan 367 yakalanır mı yakalanmaz mı veya bir referandum kararı mı çıkar, o süreçte göreceğiz. Ondan sonraki süreç ise milletimin vereceği bir karardır ama bu arada da biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı'na parlamentodan geçtikten sonra gelmesi söz konusudur. Biz metne o zaman tam manasıyla muttali olacağız, metni de o zaman görmüş oluruz. Ona göre de değerlendirmelerimizi yaparız ama şu anda böyle bir değerlendirme yapmam söz konusu değil. Sadece, partiden ilişiğinin kesilmesi veya kesilmemesi hususunda benim kanaatimi cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce biliyorsunuz.
Milliyet

Sıcak Karşılama
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk heyeti dün Pakistan'da sıcak bir şekilde karşılandı. Başkent İslamabad'ın caddeleri Türk bayrakları ve Erdoğan posterleriyle donatıldı. Erdoğan'ın heyetinde altı bakanın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da yer aldı. Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin ile dün akşam görüşen Erdoğan, özellikle FETÖ ile mücadele için teşekkür etti. İslamabad yönetimi, Erdoğan'ın ziyaretinden önce FETÖ'nün Pakistan'daki okullarında görev yapan öğretmenlerden ülkeyi terk etmesini istemişti. Erdoğan, özel uçak "TUR" ile dün TSİ 15.00'te Pakistan'ın başkenti İslamabad'a geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İslamabad Nur Khan Hava Üssü'ne gelişinde Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Başbakan Dış Politika Danışmanı Sertac Aziz, Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif, Pakistan Protokol Genel Müdürü Sahibzade Ahmethan, Türkiye'nin İslamabad Büyükelçisi Sadık Babür Girgin ve eşi Aslı Girgin, Türkiye'nin Karaçi Başkonsolosu Murat Mustafa Onart ile İslamabad Büyükelçiliği personeli tarafından karşılandı. Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Başbakan yardımcıları Veysi Kaynak, Tuğrul Türkeş, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de İslamabad'a geldi. Erdoğan, Türkiye'den getirilen ve her ikisinde de Cumhurbaşkanlığı forsu olan makam otomobillerini kullandı. Pakistan Cumhurbaşkanı Hüseyin, Erdoğan onuruna akşam yemeği de verdi. Baş başa görüşmede başta ekonomi, savunma ve askeri konular olmak üzere ikili ilişkiler ve bölgesel meseleler ele alındı. Erdoğan, terörle mücadelede özellikle FETÖ'ye yönelik alınan tedbirler noktasında Pakistan'ın hassasiyetinden ötürü teşekkür etti. Erdoğan'ın ziyareti nedeniyle İslamabad caddeleri Türk ve Pakistan bayraklarıyla donatıldı. "İki devlet, tek millet" yazılı afişlerin yanı sıra Erdoğan, Hüseyin ve Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'in fotoğrafları caddelere asıldı. Türk heyetinin kalacağı otelin önündeki panoda ise, "Yaşasın Pakistan-Türkiye kardeşliği" yazısı dikkati çekti. Erdoğan, bugünkü resmi temaslarını ardından akşam saatlerinde Özbekistan'a geçecek.
Milliyet

Ortak Mutabakat Zemini Arayacağız
Başbakan Binali Yıldırım, vesayet anayasasını değiştireceklerini, anayasa değişikliği teklifinde sona gelindiğini ve önümüzdeki günlerde Meclis'e sunulacağını açıkladı. Ortak mutabakat zemini aramayı sürdüreceklerini vurgulayan Yıldırım, "Etkin işleyecek bir hükümet sistemini hayata geçirmek hedefimizdir. Bu hayırlı kararı almak ve tarihi adımı atmak da bizlere nasip olacaktır" dedi. Yıldırım, dün partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında şu mesajları verdi: Bu çatı altında bir tek insanı dışarıda bırakmaksızın 79 milyonun tamamı temsil ediliyor. Ak Parti siyaseti bölgeler üstüdür. Konu ne olursa olsun yiğit ve çalışkan insanlar olarak geçeceksiniz. Muhtıralar, kapatma davası, Cumhurbaşkanı seçtirilmemesi gibi hukuk garabetleri yaşadık. Hepsini milletimiz elinin tersi ile itti. Güldük geçtik, vesayet odakları karşımıza dikildi. Doğru bildiğimiz yolda devam ettik. Bu nedenle Türkiye üzerinde karanlık hesapları olanlar hiç ama hiç bizi sevmediler. Çünkü Ak Parti onların karanlık hesaplarını tek tek bozuyordu. Millete yakışan yiğit siyaseti yaptık. 15 Temmuz gecesi dünya milletin bileğinin bükülemeyeceğini gördü. O gece Türkiye için milat oldu. Filmlerde vatan için fedakarlık yapanlar uzun uzun anlatılır. İkinci İstiklal harbini başlatan insanımız ne sinema filmine ne de belgesele sığacak değildir. Bu destansı mücadeleyi ancak ve ancak insanlık tarihi, dünya tarihi yazacaktır. Gasp ettikleri uçaklarla silahlarla tanklarla milleti yeneceğini sanan zavallılara milletin tokadını gösterdiler. Bir dava arkadaşınız olarak Ak Parti çatısı altında bir nefer gibi çalışan arkadaşlarımla gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Siyaseti ülkeye ve millete canla ve başla hizmet olarak görüyoruz. Ak Parti milletin hissiyatının, değişim anlayışını devamlı gerekli görüyoruz. Vesayet anayasasını değiştireceğiz. Bir önceki anayasa çalışmamızda bir komisyon kurarak oy oranına bakmadan tüm partilerden eşit sayıda arkadaşın çalışmasına imkan verdik. Samimiyet ve kararlılığımız bugün de devam etmektedir. Hazırlıklar sona geldi, önümüzdeki günlerde anayasa değişikliği Meclis'e gelecek. Ortada bir mutabakat zemini aramayı da sürdüreceğiz. Ondan sonra karar her zaman olduğu gibi aziz milletindir. Milletimiz 3 Kasım'da söylediği sözün arkasındadır. O gün değişim diyordu, bugün de değişim diyor. Geçen 14 yılda Türkiye gördü ki değişim iradesinin tek adresi Ak Partidir. Milletin değişim talebine karşı çıkanlar, maalesef eski tas eski hamam yola devam ediyorlar. Kararı millet verir. Bu büyük ülke çelişkilerle dolu vesayet anayasası ile yoluna devam edemez. İkide bir tıkanana sistem arızalarıyla ister istemez kriz üreten yönetim yapısının çare üreten sisteme geçilmesini millet istiyor. Millet, 15 Temmuz'da demokrasiden vazgeçilemeyeceğini göstermiştir. Etkin işleyecek bir hükümet sistemini hayata geçirmek hedefimizdir. Bu hayırlı kararı almak ve tarihi adımı atmak da bizlere nasip olacaktır. Karanlık tezgahları, oyunları bozarak şerh odaklarını çökerterek bugünlere geldik.
Milliyet

Orduya 30 Bin Personel Alınacak
Milli Savunma Bakanlığınca, TSK'nın personel ihtiyacının karşılanmasına yönelik başlatılan çalışmalar hızla devam ediyor. Bu kapsamda kara ve deniz harp okullarının 1, 2 ve 3'üncü sınıflarına üniversitelerin uygun bölümlerinden, astsubay meslek yüksek okullarının 1'inci sınıflarına yüksekokulların uygun bölümlerinden öğrenci alınması öngörülüyor. TSK'nın personel ihtiyacını karşılamak için bin 322 subay, 3 bin 547 astsubay, 7 bin 159 uzman erbaş ve 11 bin 907 sözleşmeli erbaş/er alınması hedefleniyor. Ayrıca harp okullarına 3 bin 491 ve meslek yüksekokullarına bin 811 öğrenci alımı yapılması planlanıyor. 411 astsubayın subaylığa, 511 uzman erbaşın astsubaylığa geçişi olmak üzere, bu yıl içinde 30 bin 159 personelin temini değerlendiriliyor. Bu arada, Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın personel ihtiyacının karşılanması için Milli Savunma Bakanlığınca başlatılan muvazzaf subay ve astsubay alım süreci de devam ediyor. Özel Kuvvetler Komutanlığına ilk defa Bakanlık tarafından personel alımı yapılırken, Komutanlığa dışarıdan subay ve astsubay temini de ilk olma özelliği taşıyor. Bu kapsamda Komutanlığa 200 muvazzaf subay ve 500 muvazzaf astsubay alınması planlanıyor. Muvazzaf subaylığa başvuru için en az lisans mezunu olunması ve ilgili KPSS puan türünden en az 50 alınması gerekiyor. Astsubaylığa başvurular için ise en az ön lisans mezunu olma ve ilgili KPSS puan türünden en az 50 alma şartı aranıyor. 1 Kasım'da başlayan başvurulara yoğun ilgi gösteriliyor. Bordo bereli olmak için düne kadar 6 bin 129 kişi subay adayı ve 11 bin 368 astsubay adayı olarak başvurdu. Başvuru süresi 30 Kasım'da sona erecek.
Vatan

'Diktadan Yana Olana Geçit Vermeyeceğiz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başkanlığın bir rejim tartışması olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, sosyal medya platformu twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Başkanlık bir rejim tartışmasıdır. Demokrasiden değil, diktadan yana olan hiç kimseye geçit vermeyeceğiz" ifadesini kullandı. Demokrasinin Türkiye'nin güvencesi olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, "Ülkemizin güçlenmesi rejimin güçlü bir demokrasi ile taçlandırılmasıyla olur, Türkiye Cumhuriyeti'ni tek adam diktasına çevirerek değil" diye yazdı. Kılıçdaroğlu, "Herkes kandırıyor bunları. PKK kandırdı, DEAŞ kandırdı, FETÖ kandırdı Bunlardan AK değil olsa olsa Saf Parti olur" ifadesini kullandı.
Vatan

SPOR

THY Euroleague'de 7. haftanın en önemli zaferini Darüşşafaka Doğuş kazandı, Abdi İpekçi'de konuk ettiği CSKA Moskova'ya 91-83'lük skorla sezonun ilk yenilgisini tattırırken, 5. galibiyetine ulaştı. Maça rüya gibi bir başlangıç yaptı temsilcimiz. Sakatlıktan dönen Semih Erden, faul problemi nedeniyle 5 dakika sahada kalsa da, takımın iç-dış dengesine ne kadar önemli katkı yapacağını gösterdi. Hem skor attı, hem blok yaptı, hem de boyalı alanın da dahil olması gereken pas trafiğini olması gerektiği gibi sağladı. Ancak daha da önemlisi, Anderson'ın yaptıklarıydı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız oyuncu, sezonun en kusursuz oyununu oynadı, 13-0'lık başlangıç ile Daçka da, büyük zaferler için gerekli öz güveni kazandı. Tabii ki CSKA'nın çok konsantre olmamasının da etkisi vardı ama temsilcimiz de bu bölümü mükemmel kullandı. Üç sayı çizgisinin gerisinden 5'te 5 ile başlayan şov, Wanamaker ve Wilbekin'ın katkısıyla çılgınca bir hale dönüp farkı 18 sayıya kadar çıkarırken, devre sonunda 49-37 galip olan taraf Daçka'ydı. CSKA'nın 2. yarıya daha istekli başlayacağı kesindi ama Daçka'nın hücumda hız kesmeye hiç niyeti yoktu. Boyalı alanda Moerman devreye girdi, Birkan savunmasının yanına ceza şutlarını da ekledi, son çeyreğe de 16 farkla girildi. Ancak sanki maçın başındaki görüntü tersine dönmüştü. Bu kez Daçka galibiyetten emin bir halde parkeye çıkınca, CSKA ne kadar tehlikeli olduğunu gösterdi, art arda üçlükleriyle farkı bir anda eritti. Daçka için yeni bir sınav başlamıştı, 18'den 1 sayıya kadar inen fark sonrası, artık 'takım' olunduğunu göstermek gerekliydi. Clyburn sorumluluk alarak inanılmaz bir son dakika oynadı, temsilcimiz İpekçi'de destan yazdı.
Milliyet


Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi'nde yoluna yenilgisiz devam eden Beşiktaş'ta, Başkan Fikret Orman gelecek yılların transfer stratejisini şekillendirmeye başladı. Siyah-beyazlıların patronu yeni transfer döneminin planlamasını şimdiden belirledi. Buna göre yönetim kurulunun transferdeki öncelikli hedefi genç futbolcular olacak. Kulüpteki öz kaynak düzenini yeniden ayağa kaldırmak isteyen yönetim, hem altyapıya hem de üst yapıya genç yetenekler kazandırmak için kolları sıvadı. Siyah- beyazlı kulübü bu planlamaya yönlendiren başlıca sebep ise Emre Mor, Kerem Demirbay ve Cengiz Ünder'in elden kaçırılması oldu. Beşiktaş Yönetimi ayrıca Adriano, Atiba Hutchinson, Gökhan İnler, Gökhan Gönül ve Ricardo Quaresma gibi yaşı ilerlemiş futbolcuların yerlerini doldurmak için de genç futbolcuları transfer edecek. Bu plana göre Atiba, Quaresma, Gökhan İnler, Gökhan Gönül ve Adriano gibi isimlerin düşüş yaşama ihtimalini göz önünde bulunduran yönetim, bu futbolcular takımdan ayrılmadan yeni transferleri kadroya kazandıracak. Bu sayede Teknik Direktör Şenol Güneş'in hem yeni futbolcular adaptasyon sürecinden geçerken kadrodaki tecrübeli isimlerle yola devam edebileceği hem de bu tecrübeli isimlerin genç futbolculara rol model olabileceği öngörüldü.
Milliyet

Fenerbahçe'de derbi mesaisi devam ediyor. Sarı-lacivertli takımda en çok merak edilen konuların başında ise Lens'in yerine kimin oynayacağı geliyor. Hollandalı yıldız sakatlığı sebebiyle derbi maçta forma giyemeyecek. Teknik Direktör Advocaat'ın en çok güvendiği isimlerin başında gelen tecrübeli futbolcunun sakatlanması tüm planları bozdu. Teknik heyet, Lens'in boşluğunu doldurabilmek için günlerdir çalışma yapıyor. Bu bölgede oynayabilecek en güçlü isim Alper gibi gözükse de teknik heyetin ilk etapta Sow ve Emenike üzerinde durduğu öğrenildi. Kjaer'in dönmesiyle bugünden itibaren tam kadro taktik çalışmalara geçecek olan sarı - lacivertli ekipte, hazırlanan taktik planların saha içi uygulaması ve denemeleri hayata geçirilecek. Bu çalışmaların ardından nihai kadro ortaya çıkacak. Ancak şu anki plan takımın en önemli ismi olan Lens'in boşluğunu Sow ya da Emenike'den biriyle doldurmak. Bu iki isim arasında da öne çıkan futbolcu oyun disiplini ve savunmaya katkısı ile Sow oldu. Durumu merak edilen bir diğer isim ise Ozan Tufan. Mehmet Topal'ın cezalı olması sebebiyle orta sahada ciddi bir sıkıntı yaşanıyor. Sakatlığı sebebiyle takımdan ayrı kalan Ozan bu hafta itibariyle takımla çalışmalara başladı. Fiziksel durumu bugünkü dayanıklılık testinden sonra ortaya çıkacak olan milli futbolcu, Advocaat ile özel bir görüşme yaparak derbide forma giymek istediğini ve kendini hazır hissettiğini söyledi. Sakatlığı tam olarak geçse de Hollandalı hocanın futbolcunun tekrar sakatlanma riski sebebiyle bu konuda henüz karar vermediği ifade edildi. Fenerbahçe'deki son duruma bakıldığında savunma hattı belli. Orta saha ve hücum hattında ise birçok alternatif bulunuyor. 6 pozisyon için yeri garanti olan isimler; Souza, Volkan Şen ve Van Persie. Advocaat geriye kalan üç bölge için Ozan, Neustadter, Aatıf, Alper, Emenike, Moussa Sow, Stoch ve Fernandao arasında tercih yapacak.
Milliyet

20 Kasım'da Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanacak dev derbi Türkiye'nin gündemi olmayı sürdürürken, Cim-Bom, Kadıköy'de 17 senelik galibiyet hasretine son vermek için hem kararlı hem de rahat Sarı-kırmızılılarda önceki gün gerçekleşen yönetim kurulunda Fenerbahçe maçının durumu masaya yatırılırken, idarecilerin düşüncelerini aktardığı belirtildi. Buna göre herkesin ortak fikri: "Galatasaray, Kadıköy'de kazanacak." Sarı-kırmızılı idarecilerin kendi aralarında yaptığı konuşmada şu düşünceleri ortaya koydukları öğrenildi: "Haberlere bakıyoruz, 17 senedir kazanamadığımız yazılıyor. Ama biz Kadıköy'de kupa kaldırdık. 2012'de karanlıklar içinde orada kupa aldık. O bir kupa 17 seneye bedel Ezeli rakibimizin sahasında mutlu sona ulaştık. Bu haftaki karşılaşmaya çok farklı bir anlamlar yüklemenin bir anlamı yok." Başkan Dursun Özbek ile idarecilerin, "Yine de bu maçı kazanmamız gerekiyor. Bunu da en çok taraftarımız için almalıyız. Çünkü onların böyle bir özlemi var. Bu istatistik ezeli rekabete de yakışm ı y o r " diye konuştukları vurgulandı. Bu arada başkan Özbek ile Sportif AŞ Yönetim Kurulu üyeleri bugün veya yarın Florya'ya giderek teknik kadro ve futbolcularla bir araya gelecek. Futboldan sorumlu yöneticilerin, derbi için vermeyi düşündüğü 1 milyon liralık primi de burada futbolculara iletecekleri öğrenildi.
Milliyet  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme