19 Kasım 2016 Cumartesi

19.11.2016 Genel Gündem



19.11.2016 Cumartesi
GÜNDEM

Semerkant Kareleri 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyarette bulunduğu Özbekistan'ın tarihi Semerkant kentindeki Devlet Konuk Evi'nde Cumhurbaşkanı Vekili Şevket Mirziyayev ile bir araya geldi. Semerkant'ta önce Özbekistan Birinci Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un Hazreti Hızır Mescidi'nde bulunan kabrini ziyaret eden Erdoğan, görüşmeden önce yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Uzun bir aradan sonra Özbekistan'a gelmiş olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Merhum Kerimov'a Allah'tan rahmet, tüm Özbek halkına başsağlığı diliyorum. Yeni dönemde, iki ülke arasındaki ilişkileri, Türkler ve Özbekler arasındaki ebedi kardeşliğe layık bir düzeye taşımak istiyoruz. Bunu sadece ortak çıkarlarımızın bir gereği olarak değil, kardeşlik hukukumuzun ve tarihi sorumluluğumuzun bir icabı olarak görüyorum. Dışişleri bakanlarımız, geçen ay Taşkent'te önemli görüşmeler yaptı. Görüşmede, bir yol haritası çizdik. Bu belgeye Özbek tarafının değerli katkı ve önerilerini bekliyoruz. Belgede yer alacak hususların hızla hayata geçirileceği suretiyle kaybettiğimiz zamanı inşallah kısa zamanda telafi edeceğiz." Mirziyayev de Erdoğan'ı ülkesinde görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Atatürk Türkiye'nin bağımsızlığı için nasıl çaba göstermişse, İslam Kerimov da Özbekistan'ın bağımsızlığı için çaba gösteren ilk cumhurbaşkanımızdır. İslam Kerimov ve Atatürk, kendi ülkelerini dünyadaki en gelişmiş ülkeler sıralamasına çıkmasını sağlamak, halkın barış, refah ve huzur içinde yaşaması için çok büyük çaba göstermiştir. Onların büyük işleri bizler için ibret olarak hizmet etmektedir" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İmam Buhari türbesini de ziyaret etti. Erdoğan, burada dua etti, İmam Buhari türbesinin içinde bulunan camide cuma namazını kıldı. Ardından İmam Maturidi türbesine gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan da eşlik etti. Erdoğan daha sonra Registan Meydanı'nda bulunan Uluğbey, Şirdar ve Tillakari medreselerini gezdi. Erdoğan, Timur İmparatorluğu'nun kurucusu Timur'un mezarını da ziyaret etti.
Hürriyet


Tutuklandı 
Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen terör soruşturması kapsamında gözaltına alınan Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya, Fen İşleri Daire Başkanı Mehmet Yalım Eryiğit, Peyzaj Mimarı Zelal Tanlı, Destek Hizmet Daire Başkanı Cuma Köylüoğlu ve İnşaat Teknikeri Can Taylan Akdemir önceki akşam adliyeye sevk edildi. Dün sabaha kadar süren sorgunun ardından nöbetçi mahkemeye çıkarılan Bekir Kaya ve Zelal Tanlı 'terör örgütü üyeliği' suçlamasıyla tutuklanırken, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Muş'un Malazgirt ilçesinin DBP'li Belediye eşbaşkanları Halis Coşkun ve Memnune Söylemez, Cumhuriyet savcılığı tarafından gözaltına alındı. Şüpheliler 'terör örgütü üyesi olma' ve 'örgüte finans sağlamakla' suçlanıyor. DBP Mardin İl Başkanı Ahmet Eken ile ilçe başkanları ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 31 şüpheli adliyeye sevk edildi. Bitlis'te DBP'li Güroymak Belediye Başkanı Mehmet Emin Özkan ve Yardımcısı Senaye Ata ile H.Ö, İ.A. ve S.D. gözaltına alındı.
Hürriyet

YTÜ'de FETÖ Operasyonu: 103 Akademisyene Gözaltı 
FETÖ'nün Yıldız Teknik Üniversitesi'ndeki (YTÜ) akademik yapılanmasına yönelik operasyon kapsamında 103 öğretim üyesi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın'ın talimatı üzerine polis tarafından sabah saatlerinde YTÜ'nun akademik yapılanmasına yönelik FETÖ/PDY soruşturması kapsamında operasyon başlatıldı. Operasyonda dün akşam saatlerine kadar 76 akademisyen gözaltına alındı. Polis ekipleri sabah saatlerinden itibaren çok sayıda adrese yönelik eş zamanlı baskın düzenledi. Gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere Vatan Caddesi'nde bulunan Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Daha önce da çok sayıda üniversitedeki FETÖ soruşturmaları kapsamında yüzlerce akademisyen gözaltına alınmış ve akademiden ihraç edilmişlerdi.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 131,0856-131,2210 
ABD Doları 3,3756-3,3778/Euro 3,5758-3,5780/İngiliz Sterlini 4,1714-3,1748

Ette Uyanıkların Canını Yakacağız 
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, et piyasasında fiyatlarla oynayanların canını yakacaklarını söyledi. Kıymada fiyatın en fazla 32 lira, kuşbaşı da ise 34-35 lira civarında olması gerektiğini belirten Çelik, "Serbest piyasa da sonuna kadar serbest değildir" dedi. Kuraklığın bu yıl sigorta kapsamına alınacağını da açıklayan Çelik, "Belki yeni dönemde 4-5 ili organik alan ilan edebiliriz" bilgisini verdi. Çelik, sınırlardan kimyasallar nedeniyle dönen ürüne merhamet etmediklerini ve imha ettiklerini de açıkladı. Hürriyet'in Ankara bürosunun konuğu olan Çelik, Rusya'nın sebze meyve ihracatına yönelik yasaklarının kalkacağını ancak biraz nazlı bir dönem yaşandığını belirterek, "Rus tarımı açısından bizim coğrafya ve ürünlerimiz vazgeçilmez. Bizim domates ve narenciyemizi yemek durumundalar. Onlar da, bizim kırmızı et ihtiyacımızı bildikleri için, 'Et verelim' diyorlar. Olabilir. Yıllık 500 bin büyükbaş hayvan ithal ediyoruz. 150-200 bin ton ete ihtiyacımız var. Rusya'dan da 50 bin ton alsak ne olur ki Yeter ki daha fazla ürün satalım. Mesela, bizim kanatlılara yüzde 80 baraj uyguluyorlar. Biz de diyeceğiz ki, 'kanatlı barajını kaldırın'" diye konuştu. Çelik, eti devlet ithal ettiğinde 14 liraya geldiğini, üreticiye ise maliyetinin de 18 TL civarında olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu: "Devlet olarak 14'e aldığımızı 21'e satıyoruz. İçerideki üreticiyi desteklemek için bu fiyat farkını alıyoruz. 2010'da da (ESK) hayvan ithal etmiş, piyasadaki etin fiyatı 18 lira iken, 14 liraya et verilmiş. Karşılığında, üretici hayvanını elden çıkarmış. Halen de (bunu) toplayamadık. O yüzden ağılları hayvanla doldurun, 'size zarar ettirmeyeceğiz' diyoruz. Ette şu anda 30-40 lira arasındaki fiyatlar sabit oldu. Et sorunu yok. Çünkü 10 binin üzerinde hayvan dışarıdan geldi, kesimi bekliyor. İçeride de 10 binlerce hayvan var. Bazı uyanıklar, bizim getirdiğimiz eti 21 liradan alıp, 25 liraya satıyor. Bunlar için Maliye'yle çok güzel bir noktadayız, canlarını yakacağız. 79 milyonun sofrasıyla oynuyorlar. Kuşbaşı ve kıyma çok önemli. Halkın zaruri tüketimi. Diğerleri ayrı. 32 lira kıymayı rahat kurtarıyor. 34-35 lira da, kuşbaşını kurtarıyor. Bunun üzerinde satanlar yanlış yoldalar, bunu söylüyorum. Bunun sonu yok, 50'ye de satarsın. Böyle bir serbest piyasa olur mu, serbest piyasa mantığı sonsuz değildir. Pirzolayı kaça sattın demiyorum Kıyma ve kuşbaşı için yapıyorum bunu."
Hürriyet

'İşler Yolunda' 
Hükümetten ekonominin genel görüntüsüne ilişkin önemli açıklamalar geldi. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, "Şu anda ekonomide dengeleri bozacak bir olumsuzluk yok ve olmayacak. Çünkü her şey piyasa şartlarında oluşuyor. İçeride ve dışarıda önemli gelişmelerin ekonomiyi ciddi anlamda olumsuz etkileme potansiyeli taşımasına rağmen, tüm makro göstergeler sağlam ve büyüme sürdürülüyor" diye konuştu. 2016 yılında yaşanan olaylara rağmen büyümenin yüzde 3'ün üzerinde gerçekleşeceğine işaret eden Nurettin Canikli, "Hedefi bir miktar revize ettik ama başka hangi ülke olursa olsun, en gelişmiş ülke bile Türkiye'nin 2016 yılında karşı karşıya kaldığı sıkıntılardan biri veya bir kaçıyla muhatap olmuş olsaydı, o ülkede ekonominin genel dengeleri ciddi anlamda zafiyete uğrar ve bozulma yaşardı" dedi. Dalgalanmalar olsa bile faiz oranlarında aşağı yönlü gidişin devam ettiğini belirten Nurettin Canikli, "Merkez Bankası, 15 Temmuz'dan sonra faiz indirimi yaptı. Bu süreçte tüm bunlar yaşanırken güçlü büyüme performansı devam ediyor. Ekonomi istihdam üretmeye devam ediyor. Cari açık (döviz açığı) azalıyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı yükseliyor; yüzde 70'in üzerine çıktı. Daha da artacak" dedi. İsteyen yatırımcının parasını getirdiğini, kaçmadığını belirten Nurettin Canikli, "Tam tersi özellikle Körfez sermayesi gelişmiş ekonomilerde sıkıntıyla karşı karşıya. Oralardaki paralarıyla ilgili sorun yaşıyorlar. Yeni, alternatif, güvenli liman arayışı içindeler. Bunu sağlayabilecek bir Türkiye var. Çünkü 1.2 trilyon dolarlık hacmi olan sermaye piyasası hacmimiz var, bankalar dahil" diye konuştu.
Posta

Markalar Buluşuyor 
Bu yıl 17'incisi yapılacak olan Marka Konferansı 14-15 Aralık'ta İstanbul'da Hilton Bomonti'de düzenlenecek. Yapı Kredi World'ün ana sponsorluğunu üstlendiği konferansa 1500'ün üstünde iş ve marka lideri katılacak. İki gün boyunca 40'ı aşkın seans ve 50'yi aşan konuşmacının sahne alacağı konferans, iş dünyasına farklı bakış açısı kazandırmayı, yeni deneyimler yaşatmayı hedefliyor. Marka Konferansı'nın yaratıcısı Yürekli Danışmanlık Başkanı Ayşegül Yürekli Şengör, dün Bebek'te Yürekli Danışmanlık ofisinde düzenlenen toplantıda konferansın temasını anlattı. Şengör, "Zor bir yılı geride bırakıyoruz. İş dünyası 2017'de yeni bir döneme girecek. Bu dönem uzun soluklu bir yükselişin başlangıcı olacak. Bu inancı bütün markalarımıza yayma misyonuyla hazırlandık" dedi.
Posta

Türk Ekonomisinin Temelleri Sağlam 
Başbakan Binali Yıldırım, Amerikan seçimlerinden sonra dünya ekonomilerinde bir hareketlilik başladığını belirterek, "Özellikle döviz kurlarıyla başlayan bu hareketliliğin halen devam ettiğini biliyoruz. Dolar kurundaki bu artış da, diğer döviz kurlarındaki artışlar da dahil olmak üzere bu konuları değerlendireceğiz. Vatandaşlarımız rahat olsun, Türkiye ekonomisinin temelleri sağlamdır. Türkiye ekonomisiyle ilgili herhangi bir tereddüt yok" dedi. Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında ekonomi yönetiminin katılımıyla dün toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) son dönemde döviz kurunda yaşanan hızlı yükseliş ele alındı. Toplantı öncesinde Başbakan Yıldırım, gazetecilerin sorusu üzerine, "Birçok ülkenin ekonomik göstergelerinden çok daha iyi durumdayız. Yaşanabilecek olağanüstü gelişmelere karşı da tedbirsiz olmamızı bu şartlar gerektirmiyor. Biraraya geleceğiz, bunları değerlendireceğiz. Bundan sonra yapılması gereken işler nedir, alınması gereken kararlar nedir, onları alacağız" diye konuştu. Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısına Başbakan Yıldırım'la birlikte Başbakan Yardımcıları Nurettin Canikli ve Mehmet Şimşek, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Başbakanlık Müsteşarı Fuat Oktay, TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, SPK Başkanı Vahdettin Ertaş, Hazine Müsteşarı Osman Çelik, TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül ile BİST Başkanı Himmet Karadağ da katıldı. Öte yandan Hazine'den yapılan açıklamaya göre, Finansal İstikrar Komitesi'nin dün Başbakan Yardımcısı Şimşek başkanlığında toplandığı belirtilerek, "Toplantıda, son dönemde küresel ölçekte ve ülkemiz özelinde yaşanan gelişmelerin ülkemiz finansal piyasalarına etkileri ile önümüzdeki döneme ilişkin görünüm ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir" denildi. Toplantı sürerken yapılan yazılı açıklamada ise şöyle denildi: "Piyasalardaki hareketliliğin esas itibariyle küresel kaynaklı olduğu değerlendirilmekle birlikte ülkemize etkilerini sınırlamak amacıyla tüm tedbirler gözden geçirilmiştir. Bu çerçevede; T.C. Merkez Bankası, ekonomik gelişmeleri yakından takip etmekte olup fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda gereken tedbirleri alacaktır. Ekonomimizin direncini artıracak reformlar hızlandırılacaktır. Ayrıca, reel sektörün güçlü biçimde desteklenmesine yönelik adımlara devam edilecektir."
Milliyet

Teröre 'Yatırım'larla Neşter Vurulacak 
Kamu yatırımlarının tutarı artıyor. 2017 yılında bölgesel kalkınma projeleri başta olmak üzere toplam 122.3 milyar Türk Lirası kamu sabit sermaye yatırımı gerçekleştirilecek. Söz konusu yatırımların yüzde 30'u ulaştırma, yüzde 17'si eğitim, yüzde 13'ü tarım, yüzde 9'u sağlık, yüzde 6'sı enerji, yüzde 25'i ise diğer alanlarda gerçekleştirilecek. Toplam kamu yatırımlarından 2017 yılında 5 milyar 450 bin lira Güneydoğu Anadolu Projesi'ne (GAP) gidecek. DAP Eylem Planı kapsamında belirlenen 126 adet eylem için 2014- 2018 yılları arasında 21 milyar liralık kaynak kullanılması öngörülüyor. Hem GAP hem de Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamında yapılacak yatırımlar terörle mücadeleye de önemli katkı sağlayacak. Doğu Karadeniz Bölgesi için hazırlanan DOKAP Projesi kapsamında 2017 yılında eylem planları ile 2.7 milyar liralık harcama yapılması öngörülüyor. Konya Ovası Projesi kapsamındaki eylem planları için ise 2017 yılında 2.4 milyar lira kaynak tahsisi öngörülüyor. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Bakanlığı'nın bütçesinin 2017 yılı sunusunu gerçekleştiren Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, GAP, DAP, DOKAP ve KOP Eylem Planları kapsamında 2014-2018 yılları arasında toplam tahsisatın 68 milyar lira olacağını bildirdi. Bölgesel arası gelişmişlik farkının azaltılmasında önemli gelişmeler kaydedildiğini ifade eden Elvan, amacın refahın yurt geneline dengeli bir şekilde yayılması olduğunu söyledi. Sosyal Destek Programı kapsamında çok sayıda projenin desteklendiğini ifade eden Elvan "1.3 milyar lira tutarında 7.977 proje desteklendi. 2017'de ise SODES için 264 milyon lira kaynak tahsis edildi" diye konuştu. Elvan, 2017'de yapılacak arazi toplulaştırma ödeneğinin 805 milyon lira olduğunu belirterek 6.2 milyon hektarın toplulaştırılacağını söyledi. Elvan, bu yıl tahminen 21.3 milyar lira ulaştırma yatırımı yapıldığını belirterek 2017'de bu rakamın 23.9 milyar liraya çıkmasının öngörüldüğünü kaydetti.
Star

Dolardaki Yükselişe Müdahale Zirvesi 
Dolar ABD'de kısa sürede faizlerin artırılacağı beklentisi ve küresel güçlü seyirle dün tarihi zirve olan 3.4080 lirayı gördü. Ancak gündemde olmamasına rağmen öğleden sonra 'dövizdeki gelişmeleri değerlendirmek üzere' toplanan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) doların yönünü değiştirdi. Toplantısı öncesi Başbakan Binali Yıldırım'ın yaptığı açıklamalarla dolar düşüşe geçti. Yıldırım EKK'nın gündemine ilişkin soru üzerine "Yaşanabilecek olağanüstü gelişmelere karşı tedbirli olmalıyız. Bu şartları değerlendirip ekonomimizle ilgili gereken kararları alacağız. Döviz kurundaki artışı değerlendireceğiz" dedi. Türk ekonomisiyle ilgili herhangi bir endişeye mahal olmadığını kaydeden Yıldırım "Vatandaşlarımız rahat olsun, emin olsun. Türkiye ekonomisi temelleri sağlamdır. Türkiye ekonomisiyle ilgili herhangi bir tereddüt yok. Birçok ülkenin ekonomik göstergelerinden çok daha iyi durumdayız. Ancak tabii ki yaşanabilecek olağanüstü gelişmelere karşı da tedbirsiz olmamızı bu şartlar gerektirmiyor" dedi. Başbakan'ın açıklamaları sonrası başlayan toplantıda ise küresel piyasaları ve Türkiye'yi etkileyen ekonomik gelişmeler kapsamlı ele alındı. Piyasalardaki hareketliliğin küresel kaynaklı olduğunun değerlendirildiği toplantıda, bununla birlikte ülkeye etkilerini sınırlamak amacıyla tüm tedbirler gözden geçirildi. Bu çerçevede Merkez Bankası, ekonomik gelişmeleri yakından takip ederek, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda gereken önlemleri alacak. Ekonominin direncini artıracak reformlar hızlandırılacak ve reel sektörün güçlü biçimde desteklenmesine yönelik adımlara devam edilecek. ABD'de başkanlık seçimini Cumhuriyetçi aday Donald Trump'ın kazanmasının yükselen dolar seçim öncesi 3.15'li seviyelerde bulunuyordu. Dolar dün yeni zirve olan 3.4080'i test ettikten sonra Yıldırım'ın açıklamasıyla birlikte hızla düşüşe geçti. Dolar 16.20'de başlayan toplantı saatinde ise 3.37 liranın altına kadar indi. Dolar önceki gün FED Başkanı Janet Yellen'in faiz artışının yakında olacağına dönük açıklamasıyla yükselişini hızlandırmıştı.
Star

İntibak Edemediler 
İntibak zammının 2000 yılından sonra emekli olan 7 milyon kişiye de uygulanması talebiyle açılan davada Yargıtay'ın kararı belli oldu. Eşitsizliğin ortadan kalkması için İbrahim Avcı tarafından açılan davada, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, Ankara 3. İş Mahkemesi'nin ret kararını onadı. Türkiye Emekliler Derneği'nin (TÜED) Hukuk Danışmanı Avukat Cafer Tufan Yazıcıoğlu, "Yargıtay'dan umduğumuz sonucu ne yazık ki alamadık. Dosyadaki bilirkişi raporu ve ombudsman kararı lehimize olmasına rağmen Yargıtay mahkemenin verdiği ret kararını onadı" diye konuştu. Bu aşamada, dernek üyesi Avcı'nın konuyu bireysel başvuru hakkını kullanarak Anayasa Mahkemesi'ne taşıyacağını açıklayan Yazıcıoğlu, TÜED'in 2000 yılı öncesi emeklilerin intibakında olduğu gibi 2000 yılı sonrası emeklilerin intibak hakkı için başlattığı hukuk mücadelesini sonuna kadar kararlı bir şekilde sürdüreceğini söyledi. Yazıcıoğlu, "Hükümetimizden beklentimiz, 2000 yılı öncesi emeklilerimizde olduğu gibi bir yasayla 2000 sonrası emeklilerimize de intibak hakkı tanınması için Parlamento'da bir çözüm üretmesidir. Emeklilerimiz yıllardır bu düzenlemeyi beklemekte ve umutlarını sürdürmektedirler" dedi.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Evlenen İstismarcı Affedilecek 
AK Parti'nin, 'çocuğa cinsel istismar'dan yargılanan faili, evlenme şartıyla en az 16 yıl hapisten kurtaran düzenlemesi büyük tartışma yarattı. Muhalefet ve kadın dernekleri "Tecavüzcüler affediliyor. Düzenlemeyi çekin" çağrısı yaparken hükümet yetkilileri tecavüzcülerin yararlanamayacağını ifade ediyorlar. Başbakan Yıldırım, partisine 'muhalefet görüşün' talimatı verdi. Hukukçular ise mağdur için yaşta alt sınır konulmamasının, Medeni Kanun'daki 17 yaşın altına getirilen evlilik yasağına rağmen 11-12 yaşındaki kız çocuklarıyla birlikte olanlara bile evlenme ile tahliye yolu açacağını savunuyor. Düzenleme ve yaşanan süreçle ilgili kafaları karıştıran sorular ile yanıtları şöyle: Tartışma nasıl başladı? Eski Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) mağdur ile evlenme halinde suç düşüyordu. Bu iktidar döneminde 2004'ten sonra TCK'da yapılan düzenlemelerle önce çocukla evlenme halinde cezasızlık kaldırıldı, ardından rıza olsa bile çocuk yaştaki evlilikleri önlemek için cinsel istismar suçunun cezası 16 yıla çıkarıldı. Anayasa Mahkemesi neyi iptal etti? Ancak Anayasa Mahkemesi (AYM), mağdurun yaşı, istismarın niteliği gibi durumlar gözetilmeksizin aynı cezanın uygulanmasını 'orantısız' ve 'ölçüsüz' yaptırım görerek cinsel istismardaki 16 yıl ceza verilmesine ilişkin iki hükmü iptal etti. Hükümete de kademeli düzenleme yapılması için süre verdi. Tasarıdaki kademeli düzenleme nasıl yapıldı? Hükümet verilen süreyi beklemeden Meclis'e getirdiği tasarıyla TCK'nın, 'Çocukların cinsel istismarı' başlıklı 103. maddesinin, AYM'ce iptal edilen 1 ve 2. fıkrasını yeniden yaşa göre kademeli düzenledi. Buna göre, çocuğu (12-18 yaş) cinsel yönden istismar eden kişi 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası verilecek. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza, istismar durumunda 10 yıldan, sarkıntılık durumunda 5 yıldan az olamayacak. Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacak. Mağdur 12 yaşını tamamlamamışsa ceza en az 18 yıl olacak. Tartışılan yeni önerge ne anlama geliyor? AK Parti oylarıyla önceki gece son dakika verilen önergeyle, bu paket hazırlanırken alt komisyon ve Adalet Komisyonu'nda hiç konu edilmeyen değişiklik yapıldı. Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) eklenen geçici maddeye göre, 16 Kasım 2016'dan önce 'cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın' işlenen cinsel istismar suçlarında mağdurla evlenen mahkûm ve sanıkların cezaları CMK'nın 231. maddesindeki koşullara bakılmaksızın ertelenecek. Hükümlülerin ise cezaları infaz edilmeyecek. Şimdi ne olacak? Tasarı kabul edilirse, TCK'nın 16 yıl hapsi gerektiren 'çocuğun cinsel istismarı' yargılamalarında hüküm açıklanmasının ertelenmesi, hüküm verilmişse infaz ertelemesi kararı verilerek, sanık ve hükümlüler salıverilecek. Anne ve babalara da af getiriyor mu? Çocuk istismarında 'suça azmettiren' veya 'işlenişine yardım eden' konumundaki anne ve babalar hakkındaki açılmış soruşturmalarda takipsizlik verilecek. Açılan kamu davaları düşürülecek, kesinleşen ve infazına başlanan hapis cezalarında ise infaz ertelenip tahliye yolu açılacak. Boşanırlarsa ne olacak? Zamanaşımı (15-20 yıl) süresince evliliğin 'fail' konumundaki kocanın kusuruyla sona ermesi halinde, koca hakkında verilen hükmün açıklanması yani ceza verilmesi, hükümlü ise cezasının infazına devam edilmesi koşulu getirildi. Böylece, istismardan ceza alıp evlilikle dışarı çıkanlara boşanma yasağı getirildi. Kocanın kusuru ile boşanma olursa yeniden hapse girecek. Kaç kişiye tahliye kapısını açacak? Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 3-4 bin kişinin tahliye edileceği bilgisi verdi. Düzenleme geleceğe dönük uygulanabilecek mi? Bu hüküm, geçici bir düzenleme, örtülü af şeklinde işleyecek. Sadece geriye dönük bir defa uygulanacak. Geleceğe dönük uygulama sözkonusu değil. 16 Kasım 2016'dan sonra da 17 yaşından küçük bir kızla rızası ve imam nikâhlı da olsa 'çocuk istismarı' suçu sayılacak; fail cezalandırılacak. Medeni Kanun'a göre evlilik yaşı kaç? Medeni Kanun'un 124. maddesinde göre "Erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir" hükmü var. Buna göre, evlenmek için 17 yaşın doldurulması şart. 13 yaşındaki kızın imam nikâhlısı da tahliye olacak mı? Yargı paketinde TMK'daki evlilik yaşına ilişkin bir değişiklik yok. Geçici maddede ise 'evlilik yaşına ilişkin bir atıf' ya da mağdurun yaşına ilişkin bir alt sınır bulunmuyor. Bu da hukukçular ve muhalefetin eleştirisine neden oluyor. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Devrim Güngör, alt sınır konulmadığı için 12-13 yaşındaki bir kızla imam nikâhıyla evlenen ve hakkında cinsel istismardan dava açılan 60 yaşındaki sanık kocanın da yararlanabileceğini örnek gösterdi. Güngör, "Düzenlemede mağdurun yaşında bir alt sınır ya da evlenme yaşına girmiş olma gibi bir kriter yok. Mahkeme, bu düzenlemeye dayanarak 'durma' kararı verir. Mağdur küçük 17 yaşına geldiğinde resmi nikâhla evlendiklerinde dosya ortadan kalkar" değerlendirmesi yaptı. Anayasa Mahkemesi geçici maddeyi iptal ederse, tahliye edilenlerin durumu ne olacak? Düzenleme Anayasa Mahkemesi'ne taşınıp, mahkeme tarafından iptal edilse bile, bu karar geriye yürümeyeceği için istismarla suçlananlar tekrar cezaevine girmeyecek. Hükümet düzenlemeyi nasıl savunuyor? TMK'daki resmi evlilikte 17 yaş sınırı nedeniyle resmi nikâhla evlenemeyen, kucağında bebekle mağdur olan çocuk gelinleri korumak ve kocalarını hapisten çıkararak, yaşanan sorunu çözmek için yapıldığını savunuyorlar.
Hürriyet

'Tıkacı Çekeceğiz' 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün MHP'li belediye başkanlarıyla 1,5 saat süren bir toplantı gerçekleştirdi. Anayasa değişikliği çalışmalarını değerlendiren Bahçeli, "Kriz sarmalına dönüşen fiili durum birilerinin iştahını kabartabilir, darbe veya başka bir girişim için cesaretlendirebilir" diye konuştu. Bahçeli şunları söyledi: "MHP ülke yönetimindeki fiili krizin çözümünde yol gösterici oluyor. Geçmişteki kriz dönemlerinde de MHP bu misyonu hep üstlenmiştir. 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaya çıkan krizi 'önce ülkem, sonra partim' anlayışıyla 367 tıkacını çekerek misyonunu yerine getiren MHP, bugün oluşan sıkıntılı süreçte de benzer bir tutum sergilemiştir Bugün filii bir durum vardır. Ya Cumhurbaşkanı parlamenter sistem içindeki sınırlarına çekilecek ya da fiili duruma hukuki bir zemin kazandırılacaktır. Ak Parti'nin bu hukuki zemin için anayasa değişikliği önerisi olmuştur. Arkadaşlarımız inceliyor. Biz parlamenter sistemden yanayız. Çıkıp diyorlar ki Türkeş 'başkanlık sistemini istiyordu' diye. Evet 9 Işık kitabında böyle bir konu vardır ancak sonraki dönemde parlamenter sistemi savunmuştur. Bunu kimse hatırlamak istemiyor. Ak partinin yedek lastiği falan deniyor. Dünya dönüyor bunca olay oldu. Ak partinin bizim çizgimize yaklaştığı artık bizim arkamızdan geldiği de söylenebilir. Bu konuda yine kararı Meclis verecek. Ak Parti Meclis'te 330'u bulursa halka gidilecek. Millet ne derse bizim başımızın üzerinde yeri var. Ancak 330'u bulamazlarsa başta Cumhurbaşkanı olmak üzere herkes yasal sınırlarına çekilmek zorunda kalacak." 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ olayına değinen Bahçeli, MHP'ye sızma girişiminin engellendiğini dile getirdi. "Her darbenin bir siyasi konseyi vardır. Bu darbenin de konseyi ortaya çıkmalıdır. Ak Parti'nin için 47'si eski 89 milletvekilinin FETÖ'cü olduğu konuşuluyor" dedi.
Milliyet

'Rıza' Yorumlarına Bozdağ Tepki Gösterdi 
Son dakika önergesi büyük tartışma yaratırken Adalet Bakanı Bekir Bozdağ dün yaptığı açıklamada önergenin tecavüz suçu işleyenlere af getirdiği iddialarını reddetti ve önergenin ilk cümlesinde "Cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunun işlenmesi hariç" ifadesinin yer aldığını belirtti. İstenmese de erken yaşta evlilik olaylarının devam ettiğini belirten Bozdağ, "Doğum gerçekleştirdiğinde, doktorlar savcılıklara bildiriyor. Koca hapse gidiyor, kadın kucağında çocukla dışarıda kalıyor. Bunlar tecavüzcü değil, bunlar cinsel istismar suçunu zorla işlemiş olan kişiler değil, tamamen ailelerin ve küçüğün de rızasıyla yapılmış işler. Yargılama yapılırken mahkemeler, rızaya bakmıyor, sadece yaşı küçükse tarafların geleneklere göre böyle bir evlilik yaptığına, yapmadığına da bakmıyor ve doğrudan 16 yıl ceza veriyor. Sadece geriye dönük bir defa uygulanacaktır, geleceğe dönük uygulanması söz konusu değildir" diye konuştu
Milliyet

CHP'nin Önerisi: Hakimler Olaya Göre Değerlendirsin 
AK Parti'nin cinsel istismar konusundaki önergesine en sert tepkiyi CHP gösterdi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Twitter'dan yazdığı mesajında "AKP tecavüz ettiği çocukla evlenene af getiren önerge verip geçirdi" dedi. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal ise "Eğer, gerçekten o 4 bin kişi iddia ettikleri gibi mağdursa, bunlarla ilgili hakkaniyetli bir ceza düzenlemesi yapılabilir ama bunun yolu dün akşamki gibi bir önerge vermek değil. Bunun yolu hakim ve savcıların somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapmasından geçiyor. Siz birini içeriden çıkartacaksınız ama öbür tarafta da başka bir insanın istemediği biriyle adeta zindan gibi bir evlilik yapmasına yol açabileceksiniz" dedi. Ortada bir mağduriyet varsa bile bu mağduriyetin çözümünün kişiye özel yasa çıkarmakla olmayacağını vurgulayan Köksal, "Siz kişiye özel yasa çıkartırsanız, o kişinin belki mağduriyetini çözersiniz ama başka insanların mağdur olmasına, yeni mağduriyetlerin oluşmasına yol açarsınız" diye konuştu. Köksal, toplumsal baskının yoğun olduğu küçük yerlerde zorla bir istismara maruz kalanların, istismarcısı ile sırf, "Adım çıkmasın, farklı gözle bakılmasın" algısı yüzünden evlenmek zorunda kalacağını, yapanın yanına da bu işin kar kalacağını ifade etti. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir yapılmak istenen değişikliğin kaosa sebep olacağını vurgulayarak önergenin geri çekilmesi için çağrıda bulundu.
Vatan

DÜNYA 

AP'den Gerilimi Artıracak Manevra 
Avrupa Birliği'nin (AB), Avusturya hariç, tüm ülkelerinin yaşanan olumsuzluklara rağmen Türkiye ile üyelik müzakerelerinin devamından yana görüş bildirdiği bir ortamda Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye ile müzakere sürecinin 'geçici olarak dondurulmasına' ilişkin bir kararı gündemine aldı. AP'nin ikinci büyük grubu olan ve geçmişte Türkiye'nin üyeliğine sıcak bakan Sosyalistler ve Demokratların (S&D) inisiyatifiyle gündeme getirilen konuya ilişkin oturum 22 Kasım'da yapılacak. Askıya alma yönünde sonuç alınması halinde başta AP-Türkiye ilişkileri olmak üzere son derece olumsuz sonuçlar yaratma potansiyeli taşıyan karara ilişkin oylama ise 24 Kasım'da yapılacak. S&D Başkanı Gianni Pittela, AB-Türkiye ilişkilerinde dönüm noktasında olunduğunun altını çizerek, "Türkiye ile üyelik müzakereleri geçici olarak dondurulmalı. Türk yetkililer demokrasi ve hukukun üstünlüğünü ihmal edip altını kazıdığı sürece bu ciddi adımların alternatifi yok" dedi. Kararın Türk halkına ya da Türkiye'ye karşı olmadığını savunan Pittella, "Türk halkı ve Türkiye için kapılar açık kalıyor ancak müzakereler için şu aşamada açık kalmamalı" diye konuştu. S&D'nin yanı sıra AP'nin en büyük grubu Avrupa Halk Partisi'nin (EPP) ve bir zamanlar Türkiye'nin üyeliği için en ön sırada mücadele eden Liberallerin de destek veriyor olması kararın kabul edilmesine kesin gözüyle bakılmasına neden oluyor. Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular (ECR) grubu kararını oturum öncesinde netleştirecek. Müzakerelerin durdurulması konusunda ihtiyatlı bir yaklaşım sergileyen Yeşiller de pozisyonunu pazartesi belirleyecek. Karar, aşırı sağı oldukça memnun etmiş durumda. AP'nin üyelik müzakerelerinin askıya alınması konusunda yetkisi yok. Perşembe günü alınacak kararın hukuki bağlayıcılığı da söz konusu değil. Bununla birlikte AP tarafından alınacak kararın tamamen görmezden gelinmesi de mümkün değil. AB liderleri aralık ayında yapılacak zirvede Türkiye'yle ilişkilerin geleceğini de ele alacak. AP'nin kararı, bu toplantı açısından siyasi baskı oluşturma potansiyeli taşıyor. Kararın geçmesi durumunda Türkiye'nin tepkisinin de çok sert olması bekleniyor.
Hürriyet
 
Trump'ın Kabinesi 'Sağ'dan Gidiyor 
ABD'nin seçilmiş başkanı olarak, koltuğu 20 Ocak'ta Barack Obama'dan devralacak Donald Trump, kabinesini somut olarak şekillendirmeye başladı. Bu kapsamda Ulusal Güvenlik Danışmanı, Adalet Bakanı ve Merkezi İstihbarat Teşkilatı'nın (CIA) başına gelecek isimler belli oldu. Associated Press'in haberine göre, Trump'ın geçiş dönemini yöneten ekip, Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesine sıcak bakan emekli Korgeneral Michael Flyinn'e ulusal güvenlik danışmanlığı görevini teklif etti. Korgeneral rütbesiyle ordudan emekli olan Flynn, seçim kampanyası sırasında Trump'ın güvenlik ve istihbarat başdanışmanı olarak görev yapmış, Cumhuriyetçi adayın Pentagon'la iletişim kurmasında önemli rol üstlenmişti. Gülen'in iadesini talep eden Türkiye'ye olumlu yanıt verilmesinden yana olan Flyinn, 8 Kasım'da kaleme aldığı yazıda, "Müttefikimiz Türkiye, krizde ve yardımımıza ihtiyacı var" görüşünü dile getirmişti. Gülen'i "radikal islamcı ve karanlık imam" olarak tanımlayan eski general, "Türkiye'nin bakış açısına göre Washington, Türkiye'nin Bin Ladin'ine ev sahipliği yapıyor" ifadesini kullanmıştı. Bununla beraber, Trump'ın kabinesinde Adalet Bakanı olacak isim de ortaya çıktı. ABD basınına göre Trump, Alabama Senatörü Jeff Sessions'a Adalet Bakanı olması için teklif sundu. Sağcı görüşleriyle tanınan Sessions, Trump'ın seçim kampanyası sırasında en büyük destekçileri arasında yer almıştı. Sessions ırkçı yorumları nedeniyle daha önce eleştiriler almış, 2003'teki Irak savaşını desteklemişti. Sessions, Trump'ın göçmenlik, terörle mücadele ve ticare politikalarının mimarı olarak da tanınıyor. Trump'ın CIA'ın başına ise Mike Pompeo'yu getireceği ifade ediliyor. Pompeo'nun Trump'ın teklifini kabul ettiği belirtilirken Trump, henüz bu atamalar konusunda resmi bir açıklamada bulunmadı. Pompeo'nun, Cumhuriyetçi Parti'nin içindeki aşırı sağcı "Çay Partisi Hareketi"nden olduğu biliniyor. Donald Trump'ın, bu hafta sonunda ise Cumhuriyetçilerin eski başkan adayı Mitt Romney ile bir görüşme yapacağı ve ona Dışişleri Bakanlığı görevini önereceği iddia ediliyor.
Milliyet

Yemen'de Zorlu Hedef: Ateşkes 
Yemen'de 20 aydır devam eden iç savaşın durdurulması için Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan teklif, Yemen hükümeti tarafından reddedildi. Açıklamayı yapan Dışişler Bakanı Abdel-Malek al-Mekhlafi, hükümetin Hutilerin olduğu bir teklişe ilgilenmediğini ifade etti. Teklifi reddedilen BM ise, ABD aracılığıyla Suudi Arabistan ile barış görüşmeleri için çalışmaya devam ettiklerini açıkladı. Öte yandan Yemen'de cihatçı olmayan tüm grupları kapsayacak ve 18 Kasım gecesi devreye giren ateşkesin ilk gününde, Taiz kentindeki kalabalık pazar alanına düzenlenen bombalı saldırıda 20 sivil öldü, 75 kişi de yaralandı.
Milliyet

Bab'dan Sonra Hedef Münbiç Ve Rakka 
ÖSO'ya bağlı Sultan Murad Tümeni'nin Türkmen komutanlarından Şıhlı Şıhlı kuşatılan el Bab alındıktan sonraki hedeflerini açıkladı. Şıhlı, Fırat Kalkanı Harekâtı'yla hedeflerini büyüttüklerini belirterek, "El-Bab, Mümbiç, Rakka, diğer taraşara gidilecek ve alınacak çünkü buralar Suriye halkının toprakları, biz de Suriye halkıyız" dedi. Suriye'nin toprak bütünlüğünün bozulmadan huzura kavuşması için büyük mücadele verdiklerini belirten Şıhlı, topraklarının işgal altında olduğunun söyledi. Başta DEAŞ olmak üzere diğer teröristlerle savaştıklarını vurgulayan Şıhlı, terör örgütü PKK/PYD'yi kastederek tek hedefi Suriye'yi bölmek olan birileri olduğunu fakat devlet kurmak isteyenlere asla izin vermeyeceklerinin altını çizdi.
Star

Diktator'e 'Kahraman' Mezarı 
Filipinler'de muhalif grupların itirazlarına rağmen ülkenin eski liderlerinden Ferdinand Marcos'un naaşı dün düzenlenen törenle 'Kahramanlar Mezarlığı'na defnedildi. Marcos rejimi mağdurlarının, eski diktatörün cenazesinin 'Kahramanlar Mezarlığı'na defnedilmesi kararının iptali için verdiği dilekçe Yüksek Mahkeme tarafından 5'e karşı 9 oyla reddedilmişti. Komünistlere karşı 1972'de sıkıyönetim ilan ederek dikta rejimini kuran Marcos'un 20 yıl süren iktidarı, 1986'daki halk ayaklanmasıyla sona ermişti. Marcos 1989'da Hawaii'de sürgündeyken hayatını kaybetmişti. Eşi Imelda, Marcos'un mumyalattığı cesedini 1993'te Filipinler'e getirmiş ancak eski diktatörün 'Kahramanlar Mezarlığı'na gömülmesine izin verilmemişti.
Vatan

SPOR 

Galatasaray Teknik Direktörü Jan Olde Riekerink dün basın toplantısı düzenledi. Fenerbahçe derbisi ile ilgili görüşlerini açıklayan Hollandalı hoca, "Kadıköy'de 17 senedir kazanamamış olmanın verdiği hırsı hissedebiliyorum. Bu durum gerginlik olarak yorumlanmasın, ama açlığı hissediyorum. Takımda pozitif anlamda olumlu bir hava ve motivasyon var. Elimizden geleni yapacağız. Umarım Kadıköy'deki seriyi bitiririz" diye konuştu. Advocaat'ı uzun zamandır tanıdığını, oyun mantalitesini bildiğini sözlerine ekleyen Riekerink şöyle konuştu: "Dersimize iyi çalıştık. Hollanda'da bir söz vardır. 'Ayıyı vurmadan, postunu satamazsınız' denir. Önemli bir maç bizi bekliyor ve önce ayıyı vurmamız lazım. Oyuncularımın bana verdiği enerji çok önemli. Aynı enerjiyi, Fenerbahçe ile oynadığımız Türkiye Kupası finali ve Beşiktaş ile oynadığımız Süper Kupa maçları öncesinde de hissettim. Hedef şampiyonluk, derbi de kazanmak istediğimiz bir maç."
Posta

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, bugün oynanacak Adana maçı öncesinde sürpriz bir kadro seçimi yaptı. Güneş, sakatlığı geçen ve takımla çalışmalara başlayan Tosic, Adriano ve Rhodolfo'yu 18 kişilik kadroya dahil etmedi. Güneş'in bu tercihleri, çarşamba günü Vodafone Arena'da oynanacak Benfica maçını düşünerek yaptığı öğrenildi. Güneş, asıl mevkii sol bek olan ancak bu sezon stoperde görev yapan Tosic'i sakatlıktan yeni çıktığı için tercih etmedi. Ancak stoper Rhodolfo'nun da kadroya alınmaması 'büyük kumar' olarak yorumlandı. Bu sezon hiçbir resmi maçta tercih edilmeyen Atınç Nukan, Adana deplasmanında defansta 'kurtarıcı' olacak. Caner'in yokluğunda sol kanatta yükü omuzlayan Adriano da yine Benfica maçı düşünülerek dinlendirilecek. Güneş, sağ bek olarak görev yapan Alman futbolcu Andreas Beck'i ise zorunlu olarak sol bekte oynatacak. Beşiktaş'ın, Benfica'yı yenmesi halinde Şampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkma ihtimali yüksek. Ancak olası bir Adana yenilgisi tüm hesapları da karıştırabilir.
Posta

Galatasaray Odeabank, THY Avrupa Ligi'nde ikinci galibiyetini Türk derbisinde Darüşşafaka Doğuş'u devirerek aldı: 85-81. Aslan maçın başında Pleiss'i iyi kullanırken, Daçka Clyburn ve Wilbekin'in üçlükleri ile ilk çeyreği 21-17 önde bitirdi. 2. periyotta sayı üretmekte zorlanan Darüşşafa yine de devre arasına 38-37 üstün girdi. 3. çeyrekte Cim-Bom savunmasıyla 4 dakikada rakibini 3 sayıda tutunca skorda öne geçti. Pleiss, Preldzic, Schilb ve Diebler'in sırtladığı Aslan, 61-48 ile bir ara farkı 13'e çıkardı ve çeyreği 65-55 önde tamamladı. Final periyodunda Cim-Bom son 2 dakikaya 81-70 girdi. Daçka farkı 3'e indirse de Galatasaray Odeabank, 85-81 kazanıp 2. galibiyetini aldı, rakibine 3. yenilgisini yaşattı. 22 sayı ile oynayan Alman Pleiss Aslan'daki kariyer rekorunu kırdı. Micov 16 sayının yanı sıra 6 ribaund-6 asistle kilit rol oynadı. Daçka'da CSKA maçının yıldızı Wanamaker 7 sayıda kalınca yenilgi kaçınılmaz oldu.
Star

F.Bahçe'de mutlu son. Kanarya'nın erkek basketbol takımını başarıdan başarıya koşturan Zeljko Obradovic'le Başkan Aziz Yıldırım'ın 3 yıl daha anlaştığını Asbaşkan Ozan Balaban, QNB Finansbank ile yapılan sponsorluk töreni sırasında açıkladı. Törende başkan Aziz Yıldırım, "Sözleşme haftaya biter" derken, Sırp koç, "Sponsorumuz olduğu için burada kalmam daha kolay olacak" diye konuştu.
Star

F.Bahçe 17 lig maçında kaybetmediği G.Saray'ı bir kez daha Kadıköy'de hüsrana uğratmanın planlarını yaparken teknik direktör Dick Advocaat için bu karşılaşma bir derbiden çok daha fazla anlam taşıyor. Sezona kâbus gibi başladıktan sonra hızla toparlanma sürecine giren Kanarya'da Hollandalı teknik adam futbolcularıyla yaptığı toplantıda G.Saray maçının önemini şu sözlerle ifade etti: "BİZİM için G.Saray maçı sadece 3 puan mücadelesi değil, sadece derbi maçı da değil. Bu bir kırılma maçı. Üst tarafın dengesini bozacağımız bir maç. Biz kazandıkça rakiplerimiz panikleyecek. Kazanan, kaybetmeyen, takım olan, seri galibiyetlerine devam eden ve özgüveni olan bir rakip olacağız onlar için." Advocaat'ın 11. haftadaki maça bu kadar önem vermesinin temelinde ise şu neden yatıyor: İlk 3 haftada 2 yenilgi ve 1 beraberlik aldıktan sonra çıkışa geçen sarı-lacivertliler hiç kaybetmeden 5 galibiyet, 2 beraberlikle 16.'lıktan 5. sıraya kadar yükselmeyi başardı. Bugün Bursaspor'un Akhisar'a mağlup olması durumunda F.Bahçe'nin ezeli rakibi karşısında alacağı bir galibiyet puan durumunda üçüncü sıraya kadar çıkmasını sağlayacak. Haftaya Rize deplasmanına gidecek olan 3 Aralık'ta bu kez başka bir ezeli rakibi Beşiktaş'ı sahasında ağırlayacak. G.Saray'ın ardından Rize ve Beşiktaş maçlarını kazanması halinde Kanarya hem yenilmezliğini 10 maça çıkaracak hem de zirve için çok daha iddialı bir konuma gelmiş olacak.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme