21 Kasım 2016 Pazartesi

21.11.2016 Genel Gündem



21.11.2016

GÜNDEM

Kuleli Sınavından Önce Sadakat Testi Yapmışlar
İstanbul'da FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında, örgütte 22 yıldır yer alan bir subayın ifadeleri ortaya çıktı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen subay, "gizli tanık" olarak savcılığa örgüt ve kendisinin örgütün talimatıyla yaptığı eylemlere ilişkin çarpıcı ifadeler verdi. Gizli tanık 'Sel' ifadesinde, 22 yıldır örgüt içerisinde bulunduğunu, ilk olarak İstanbul'da ortaokul sıralarında FETÖ ile tanıştığını belirterek, "Cemaatten bir abi ile tanıştım. Bana 'Başarılı bir öğrencisin, seni fen lisesi imtihanlarına çalıştırayım' dedi. Ben de babamın ilgisizliği, alkol alışkanlığı nedenleriyle bu teklifi kabul ettim. Cemaat'in evine ders çalışmak için gidip gelmeye başladım. Babam öğrenince çok kızdı ama ben gizli gizli ders çalışmak için gitmeye devam ettim'' bilgisini verdi. Sınava girmeden önce kendisine askeri lisede okumak isteyip istemediğinin sorulduğunu, kendisinin de teklifi kabul ettiğini ifade eden Sel, şunları anlattı: "Teklifi yapan abi bana 'Hocaefendi'yi korumak için elinde bir el bombası olsa onun pimini çeker misin? Kendini Hocaefendi için feda eder misin? diye sordu. Ben de 'Evet' dedim. Daha sonra formları doldurduk. 1994 yılında Kuleli Askeri Lisesi sınavına girmeden 2 gün önce abiler bana sınavda çıkacak 50 soruyu getirdi. 'Soruyu çöz, cevabını ezberle' dediler. Sınavda çıkan sorular, abilerin getirdiği sorular ile aynıydı. Sınavdan, asil listeden kazanacak şekilde puan aldım. Abiler beni tebrik ettiler ve 2 haftada bir sivil kıyafetlerle eve gelip gitmemi söylediler. Abiler, 'Gözle namaz kılın, ortama ayak uydurun, kendinizi belli etmeyin, sizin gibi olan öğrencilerden uzak durun, sizden kimse yok orada. Eve gelirken farklı yolları kullanın' şeklinde telkinlerde bulunuyorlardı.''
Haber Türk


Terbiyesizlik
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, NATO Parlamenterler Asamblesinin 62. Genel Kurulu'ndaki Savunma ve Güvenlik Komitesi'nin toplantısındaki sunumunun ardından delegelerin sorularını yanıtladı. Ermeni Milletvekili Koryun Nahapetyan, Türkiye'ye yönelik eleştirilerine sözde Ermeni soykırımını 26 ülkenin tanıdığını belirterek başladı. Nahapetyan ardından Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki varlığını eleştirerek, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki varlığını eleştirerek 'işgalci güç' olarak tanımladı ve Türk askerinin Suriye'den ne zaman çekileceğini sordu. Soru üzerine söz alan Akar, söze soykırım iddialarından başlayarak şöyle konuştu: Galileo örneği Ermeni soykırımını bazı ülkelerin kabul etmiş olması hiçbir şeyi değiştirmez. Soykırımla ilgili her ülke kendi hakkını kullanarak kabul edebilir. 16 yüzyılda Galileo dünya dönüyor dediğinde, bütün dünya, dönmüyor diyordu. Bu hiç bir zaman dünyanın döndüğü gerçeğini değiştirmedi. Dolayısıyla bütün ülkeler 'Soykırım var' dese dahi, soykırım olmadığı gerçeğini değiştiremez. Suriye'nin, Irak'ın toprak bütünlüğüne müdahale ettiğimiz şeklindeki bir yorum, olaylar bilinmiyorsa, cahillik yoksa bir art niyet vardır. Bizim hiçbir şekilde Suriye'yle, Irak'la, toprak bütünlüğüyle ilgili hiçbir sorunumuz yok. Milletvekili yine bilmiyorsa son derece art niyetli ve yalan söylüyor. Ya son derece cahil, ya son derece art niyetli. Başka izahı yok. Mutlaka sayın milletvekilinin bugün hemen telefonla kendi askeri makamlarıyla konuşup, orada ne olup bittiğini öğrenmesi lazım. Halep'le ilgili Türkiye'nin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir tek mermi attığını söyleyen varsa ben istifa ederim. Bu terbiyesizliktir, iftiradır, yalandır, ahlaksızlıktır.
Vatan

İşte Yeni Fetö Yönetimi!
Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) üst yönetimi ve yurt dışı yapılanması deşifre olunca, örgüt bu isimleri revize etti ve 14 kişiden oluşan yönetimi 11 kişiye indirdi. Örgüt içerisinde "Türkiye imamı" olarak bilinen Mustafa Özcan'ın başkanlığındaki revize edilen üst yönetime, Naci Tosun, Reşit Haylamaz, Mustafa Yeşil, Sadık Kesmeci, İrfan Yılmaz gibi isimler eklendi. Üst yönetimde yer alan ve kamuoyunda "baş yüceler şurası" olarak bilinen bu isimler şöyle; Mustafa Özcan, İsmet Aksoy, Naci Tosun, Şerif Ali Tekalan, İrfan Yılmaz, Reşit Haylamaz, Abdullah Aymaz, Mehmet Erdoğan Tüzün, Mehmet Ali Şengül, Mustafa Yeşil, Sadık Kesmeci. Üst yönetimdeki isimler, 2014 yılında Türkiye'den ayrılarak yurt dışında yaşamaya başlarken, bu kişilerin halihazırda hangi ülkede oldukları bilinmiyor. 2007 yılında Balkan ülkelerinde FETÖ'ye bağlı okulların sorumluluğunu üstlenen Mustafa Özcan'ın şu an hangi ülkede yaşadığı bilinmiyor. Yurt dışında yaşayan terör örgütü üst yönetiminde yer alan isimlerden ikisinin yabancı ülkelerden vatandaşlık hakkı kazandığı ortaya çıktı. Naci Tosun'un, Türk vatandaşlığından çıkarak Güney Afrika Cumhuriyeti vatandaşlığına geçerken, Mustafa Yeşil'in ise Türk vatandaşlığının yanında İngiltere ve Kuzey İrlanda vatandaşlığı da bulunduğu belirtildi. FETÖ'nün Avrupa sorumlusunun, aynı zamanda üst yönetimde de bulunan Abdullah Aymaz olduğu belirtilirken, Süleyman Tiftik'in Batı Avrupa sorumlusu, Naci Güven'in ise yardımcısı olduğu öğrenildi. "Terörden arananlar" listesinde kırmızı kategoride yer alan Abdullah Aymaz, örgütün Almanya'da faaliyet gösteren örgütün üst düzey mensupları arasında yer alıyor ve Aymaz'ın hangi ülkede yaşadığı bilinmiyor. 30 Avrupa ülkesinde faaliyet gösteren FETÖ'nün Almanya sorumlusunun Hayrettin Özkul, İngiltere sorumlusunun Adnan Azak, Fransa sorumlusunun Hüseyin Karakuş, Belçika sorumlusunun Davut Yalçın olduğu kaydedildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 131,5250-131,6739                       
ABD Doları 3,3757-3,3778/Euro 3,5806-3,5821/İngiliz Sterlini 4,1666-4,1720 

Kusurlu Sürücüye Müjde
Önce özet geçeyim. Hatırlayacaksınız, 2015'in başlarında Hazine, trafik sigortasının genel şartlarını baştan sona değiştirdi. Buna göre; alkollü araç kullanımından dolayı oluşacak hasar sigortadan karşılanmayacak, hasarlı aracın onarımında eşdeğer parça kullanılabilecek, araçtaki değer kaybı sigortadan talep edilecek, vefat tazminatı belli standartlara göre belirlenecek, sürücünün kusurlu olduğu durumlarda yakınları sigortadan tazminat talep edemeyecek, trafik kurallarının ağır kusurlu olarak ihlal edilmesi halinde oluşacak bedeni ve maddi tazminatı sürücüden talep edebilecek (rücu edilecek). Bu ve benzeri birçok genel şart, geçen senenin başında değiştirildi ve yeni düzenleme de 1 Haziran 2015'te uygulamaya girdi. Girer girmez de Türkiye Barolar Birliği, genel şartların iptali istemiyle Danıştay'da dava açtı. Danıştay, üç gün önce, bu dava ile ilgili kararını açıkladı ve neredeyse bir buçuk yıl aradan sonra yayınlanan genel şartlardan bazıları için yürütmeyi durdurma kararı aldı. Bunlardan en önemlisi kazanın, trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucu meydana gelmesi halinde, ödenen hem maddi hem de bedeni zararı sigorta şirketinin, sürücüye rücu etmesi, yani sürücüden talep etmesi. İşte Danıştay, bu uygulamayı durdurdu. Daha açık şöyle anlatayım: Sürücüler, trafik kullarına uymayarak kazaya neden olur ve bu kazada da birileri ölürse, sakat kalırsa ya da maddi zarar oluşursa; sigortacılar, tazminatı ödüyor, sonra da kusurlu sürücüden bu parayı talep ediyorlardı. Şimdi artık edemeyecekler. Peki, bu ne anlama geliyor? En basit anlamıyla; kırmızı ışıkta geçip, birisine çarpar ve ölümüne neden olursanız, endişe etmeyin sigorta şirketi sizden beş kuruş talep edemeyecek.
Hürriyet

Sanghay'da İlk Üçteyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Özbekistan temasları dönüşünde Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği sürecine yönelik açıklamaları gerek Avrupa ve gerekse Asya'da büyük yankı uyandırdı. Erdoğan yaptığı açıklamada AB'ye üyeliğin Türkiye için bir zorunluluk olmadığını hatırlatarak Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (SCO) üyeliğin de düşünülebileceğini söyledi. Asya'da Türkiye'den gelen bu açıklama çok olumlu karşılık buldu. Buna göre Şanghay İşbirliği Örgütü veya Şanghay Beşlisi (SCO) olarak da tanımlanan birliğe üye ülke yetkilileri Türkiye'nin de oluşumun bir parçası olması halinde ortaklığın etki alanının daha da gelişeceğini savunuyor. Gerçekten de Ankara'nın Brüksel ile yaşadığı siyasi gerginlikler bir kenara bırakılacak olursa Türkiye'nin Şanghay Beşlisi'ne katılması sadece ekonomik değil küresel siyaset açısından da önemli sonuçlar doğuracak. Zira ilk olarak 1996 yılında Sovyetler Birliği'nin yıkılmasıyla bölgesel güvenliği sağlamak için kurulan SCO aradan geçen zamanla enerjinin de başını çektiği ekonomik bir ortaklığa dönüştü. Birlikte söz sahibi olan ülke ise ağırlıklı olarak Çin. Ancak Pekin ortaklığın mevcut üyelerle sınırlı kalmayıp çok daha büyük bir yapıya dönüşmesini istiyor. Ancak bunun için yeni gelecek üyelerin de bu formata uygun olması gerekiyor. İşte bu noktada Türkiye devreye giriyor. Hem Avrupa hem de ABD'ye yakın bir ülke olarak Türkiye kilit bir öneme sahip. Ayrıca Ankara'nın aynı zamanda Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi olması da Türkiye'nin önemini biraz daha artırıyor. Ticari olarak düşünüldüğünde ise SCO mevcut haliyle Asya'da etkin olmaya çalışan bir yapı görünümünde. Türkiye'nin devreye girmesi ile birlikte Ankara, SCO'nun Batı dünyasına açılan kapısı durumuna gelecek. Bu kapıyı başta AB olmak üzere Batı'ya açık tutacak unsur ise enerji olacak. Zira Çin harici SCO üyelerinin hemen hepsi doğalgaz ve petrol zengini.
Haber Türk

Bir Şirkete Hangi Şartta El Koyulur
2000 - 2001 ekonomik krizi sonucu 22 bankaya el koyulmuştu. O zamanlar tam 22 kere "BDDK bankaya el koydu" haberi çıkınca, bankalara nasıl, ne şartlarla el konulduğunu nerdeyse herkes öğrenmişti. 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra hemen hemen her gün, bu sefer FETÖ bağlantılı şirketlere el koyulduğu haberini okuyoruz. Okuyucularımız, kendi şirketleri için endişeleri olmasa da, bir şirkete nasıl el koyulduğunu yazmamızı istiyorlar. Bir şirketin yönetimine el koyulması demek, aslında şirkete kayyum atanması demektir. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 133'üncü maddesi, suçun, bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyum atanabileceğini söylemektedir. FETÖ bağlantılı şirketlerde iddia, bu şirketlerin sermayelerinin vatandaşlardan "himmet" adı altından toplanan paralar olduğu, mali kaynaklarını FETÖ'nün faaliyetlerine harcadıkları, yöneticilerinin kişisel ihtiyaçlarının giderilmesine sarf ettikleri yönündedir. Soruşturma ve kovuşturma sürecinde, şirkete el koyma kararını verme yetkisi ile, kimin kayyum olarak atanacağına karar verme yetkisi sulh ceza hakimine aittir. Uygun olan herkes kayyum olarak atanabilir. 10 Kasım 2016'da kabul edilen 6758 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesi, FETÖ gibi, terör örgütlerine aidiyeti, bağlantısı, bu yapılanmasının içinde yer alması nedeniyle kayyum atanmasına karar verilmişse, artık terör örgütü bağlantılı bu şirketler için kayyumluk görevi TMSF tarafından yerine getirilir. Mobilyacılık, matbaacılık, yayıncılık, lojistik, dershanecilik gibi bir çok çeşitli alanda faaliyet gösteren bu şirketlere TMSF'nin nasıl kayyumluk yapacağı, verimli ve etkili olup olmayacağını sorabilirsiniz. Ancak, TMSF'nin, el konulan 22 batık banka sebebiyle, bankalar dışında, hakim ortaklarının banka kaynaklarını aktardıkları yüzlerce şirketinin yönetimine el koyduğu ve bunları yönettiği, böylece çok çeşitli alanlarda faaliyet gösteren şirketleri bu sefer "kayyum" olarak yönetme bilgi birikimine ve tecrübesine sahip olduğunu kabul edelim.
Milliyet

Online Veraset Sistemiyle Miras Hızlı Alınacak
Tapuda üç ayaklı devrim niteliğinde düzenlemeler hayata geçiyor. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün çalışmasına göre baba veya yakınından miras kalan bir kişinin aylarca Veraset ve İntikal Komisyonu'nun kararını beklemesine gerek kalmayacak. Veraset ve İntikal Kanunu'na göre herhangi bir satış için bugünden 1 Mart 1957 tarihine kadar yani 59 yıl geriye giderek tüm kayıtlara bakılıyor. Bu da sürecin uzamasına neden oluyor. Konuyla ilgili yasal değişiklik istenirken genel müdürlüğün bu konudaki önerisine göre herhangi bir yakını vefat eden ve kendisine taşınmaz miras kalan kişi tapuda hemen işlemini yapabilecek. İlişiği yine Maliye kesecek ancak vatandaş tapuya gittiğinde işlemini yapabilecek. Sonrasında Maliye'ye bildirimde bulunulacak. Tapu'da yürütülen ikinci düzenleme elektronik haciz uygulamasının kapsamının genişletilmesine yönelik. Motorlu taşıtların haczindeki uygulamanın gayrimenkulleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi üzerinde çalışılıyor. Yasa değişikliği talebinin kabul edilmesi halinde uygulamanın yazılımın tamamlanması amacıyla yürürlük tarihi 1 Temmuz 2017 olarak planlanıyor. Böylece 10 günü bulan kağıt üzerindeki haciz işlemi de hızlanacak. Öte yandan mimari projeler elektronik ortamda gönderilecek. Tuzla ve Karatay Belediyeleri ile pilot uygulama başlatılırken uygulama ile vatandaş ev aldığında kat mülkiyeti için gerekli olan mimari proje sistem üzerinden aktarılabilecek. Herhangi bir şekilde çıktı alınması gibi bir durum söz konusu olmayacak. Böylece sahtecilik ve dolandırıcılık gibi olaylarında önüne geçilmiş olacak.
Star

Toki En Fazla Konutu Marmara'da Yapacak
TOKİ Başkanı Ergün Turan, TOKİ'nin dünden bugüne gelişen ve değişen çizgisiyle dar gelirli vatandaşları konut sahibi yapmaya devam ettiğini söylerken, 2017 yılında 65 bin konut ihale edeceklerini belirtti. İhale edilecek konut sayısında ise Maramara bölgesi 12 bin 716 konut ile ilk sırada yer alacak. TOKİ'nin bu yıl için koyduğu 60 bin konut hedefini geçtiğini belirten Turan "Bu misyonumuza daha da sarılarak hedeflerimizi arttırdık. 2016 yılında tüm zamanların rekorunu kırdık. 2016 yılı içerisinde sosyal konut üretimimiz yüzde 95'e çıktı. 2017 yılında da hedeflerimiz doğrultusunda çalışacağız. 2017 yılında 65 bin konutu ihale edeceğiz" dedi. İç Anadolu Bölgesi'nde bu yıl 22 bin 87 konutu ihale edip, inşaatına başladıklarını vurgulayan Turan, gelecek yıl bölgede yaklaşık 9 bin konut için proje çalışması yaptıklarını söyledi. Turan, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde terörün neden olduğu konut ihtiyacını karşılamak için yoğun şekilde çalıştıklarını belirtti. Bölgede, gelecek yıl da 12 bin 750 konut için proje hazırladıklarını kaydeden Turan, bölgede bu yıl 12 bin 357 konutun yapımına başladıklarını, yıl bitmeden konutların bir kısmını tamamlayıp hak sahiplerine teslim edeceklerini vurguladı. Turan, özellikle terör dolayısıyla zarar gören yerlerde konut inşa edecek TOKİ'nin, Gaziantep'te 2 bin 500, Diyarbakır'da bin, Şanlıurfa'da 2 bin 500, Batman'da 250, Mardin'de 2 bin 900, Şırnak'ta 3 bin 600 konut yapacağını belirtti. Doğu Anadolu Bölgesi'nde de 4 bin 151 konutun bu yıl yapımına başladıklarını aktaran Turan, 2017 yılında bölgede 6 bin 964 konut için projelendirme yaptıklarını ifade etti.
Star

Merkez Piyasaları Nasıl Rahatlatır?
Geçen hafta dolar/ TL kuru 3.4086 ile sepet kur da 3.5103 ile tarihi zirvelerini yeniledi. Yeni zirvenin görüldüğü geçtiğimiz Cuma günü Ekonomik Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı yapıldı. Geniş katılımlı toplantı sürerken Başbakanlık'tan "Piyasalardaki hareketliliğin esas itibariyle küresel kaynaklı olduğu değerlendirilmekle birlikte ülkemize etkilerini sınırlamak amacıyla tüm tedbirler gözden geçirilmiştir. Bu çerçevede Merkez Bankası, ekonomik gelişmeleri yakından takip etmekte olup fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda gereken tedbirleri alacaktır" şeklinde kısa bir açıklama yapıldı. Hareketliliği yurt dışına bağlayıp, içeriden kaynaklanan sebeplerin göz ardı edildiği bu açıklama kısa süre için piyasaları yatıştırmış ve kurları düşürmüş olsa da bir süre sonra kurlarda yeniden yükseliş görüldü. 24 Kasım'da Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yapılacak. Bu toplantıdan faiz indirimi gelmesi beklenmiyor. Gelirse bu kamikaze tarzı bir "intihar" girişimi olacaktır. Bunun olacağını beklemem. Ancak bu toplantıdan piyasalara güven verecek, artık kaleye vuranın gol atamayacağını anlatacak nasıl bir söylem gelir, bunu da kestiremiyorum. Belki piyasaları kısa bir süre için rahatlatabilecek açıklama "Merkez Bankası, gerekirse 'faiz artışı' da dahil her türlü önlemi almaya hazırdır" olabilir. Böylesi bir açıklama gelir mi derseniz, bundan da şüpheliyim. Halbuki Fed Başkanı Janet Yellen'in sorulara verdiği yanıtlar, Aralık'ta faiz artışının geleceğini net olarak söylüyor. PPK toplantısından 1 gün önce açıklanacak Fed'in 1-2 Kasım toplantısının notları da büyük olasılıkla bunu destekleyecek. Fed'in faiz artışı yapması olasılığının yüzde 90'nın üzerinde fiyatlandığı bir toplantı öncesi Merkez Bankası'nın çok dikkatli adımlar atması gerekiyor. Geçtiğimiz hafta bankalara 700 milyon dolarlık likidite sağlayan karşılık düzenlemesi döviz talebini bir nebze de olsa azaltmaya yönelik adım. Ancak temel sorunları çözmekten hayli uzak. Tek başına TCMB'nin atacağı adımların yeterli olamayacağı; topyekûn adımların, derli toplu bir paket ile atılması gereken bir dönemdeyiz. Ancak ekonomik gerçeklerin göz ardı edildiği bir dönemde böylesi bir paket veya önlemler manzumesi çıkar mı? Pek çıkacak gibi görünmüyor. Bunu hazırlaması beklenen EKK'dan net bir karar yerine yukarıda alıntıladığım açıklama ile yetinildi.
Vatan

DÜNYA

New York Times: 'Trump'ın Danışmanı Türkiye'yi Sevindirdi'
ABD'de başkan seçilen Donald Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı atadığı emekli Tümgeneral Michael T.Flynn, seçim günü yayınlanan ve FETÖ'nün ele başısı Fetullah Gülen'in iadesini savunduğu makalesi nedeniyle ABD'de tartışılmaya devam ediyor. New York Times (NYT) gazetesi dün 'Trump'ın danışmanın sözleri Türkiye'yi sevindirdi' başlıklı bir yazıda konuyu ele aldı. NYT, bir zamanlar Twitter'da 'Müslümanlardan korkmanın mantıklı' olduğunu yazan Flynn'in bu sözlerinin Türkiye'de tepki çekmezken Ankara'nın Flynn'in Gülen konusundaki desteğine odaklandığına dikkat çekti. Flynn, 'The Hill' sitesinde Gülen'in iadesini savunmuştu. Politico sitesi ise Flynn'in Türk-ABD İş Konseyi'nin başındaki Ekim Alptekin için lobi yaptığını öne sürmüştü. NYT'a konuşan Alptekin "Flynn'in, lobi sözleşmesi çerçevesinde bu makaleyi yazdığı iddiası yanlış. Bana hiç danışmadı. Bunun aksi yönde tavsiyede bulunurdum" dedi.
Hürriyet

Ab'nin Kader Yarışı Başlıyor
Avrupa Birliği'nin (AB) iki ağır topu Almanya ve Fransa'da gelecek yıl yapılacak kritik seçimler öncesi önemli bir kilometre taşı geride bırakıldı. Almanya'da Başbakan Angela Merkel yeniden aday olduğunu açıklarken, Fransa'nın merkez sağdaki Cumhuriyetçiler Partisi, nisan ve mayıs aylarında 2 turlu olarak düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçiminde adayını belirlemek için dün önseçime gitti. Adayların açıklamaları, Türkiye ile AB ilişkilerinin geleceği açısından önem taşıyor. Almanya'da Merkel (62), 4'üncü kez başbakanlığa aday olduğunu duyurdu. Hıristiyan Demokrat Parti (CDU) Genel Merkezi'nde dün akşam basının karşısına çıkan Merkel, gelecek yıl eylül ayında yapılacak genel seçimlerde aday olduğunu kaydetti. Fransa'da ise cumhurbaşkanlığı yarışına katılacak merkez sağ adayın belirlenmesi için dün düzenlenen önseçimin ilk turunda, eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, eski başbakanlardan Alain Juppe ve François Fillon ile yine eski bakanlardan Jean-François Cope, Bruno Le Maire, eski Paris Belediye Başkanı adayı Nathalie Kosciusko-Morizet, Hıristiyan Demokrat Parti Başkanı Jean-Frederic Poisson katıldı. Resmi olmayan sonuçlara göre, Fillon yüzde 44 oy oranı ile birinci oldu. Seçim organizatörlerinin resmi sayfasına göre, Juppe de yüzde 28.1 oy oranıyla ikinci sıraya yerleşerek Sarkozy'yi eledi. Buna göre, yalnızca 21 puan alan eski Cumhurbaşkanı Sarkozy'nin 27 Kasım'da gerçekleşecek ikinci tur elemelerinde yarışamayacağı kesinleşti. İlk turda ilk 2 sırayı alan adaylar, gelecek hafta 2. turda yarışma hakkı kazanacak. Fransa'daki son anketler, 2. tur sonucunda belirlenecek merkez sağ adayının, nisan ve mayıs ayında düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimini de kazanacağını gösteriyor.
Haber Türk

Obama'dan Liderlere 'Sakin Olun' Mesajı
ABD Başkanı Barack Obama, Donald Trump'ın göreve seçilmesi konusunda "En kötüyü düşünmeyin. Sonuç çıkarmadan önce yönetimin göreve gelmesini bekleyin" açıklaması yaparak, dünya liderlerine "sakin olun" çağrısı yaptı. Peru'nun başkenti Lima'da düzenlenen Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesinde yaptığı konuşma sırasında genç izleyicilerden sorular alan Obama, aynı söylemleri önceki hafta Avrupalı liderlerle yaptığı görüşmelerde de dile getirmişti. Obama, demokrasinin seçimlerden daha fazlası şey ifade ettiğini, ancak aynı zamanda "istenilenlerin yüzde 100'üne sahip olamamak" anlamına geldiği için de "moral bozucu" olabildiğini söyledi. Peru ziyareti ile yabancı bir ülkeye ABD Başkanı olarak son defa giden Obama, başkanlık günlerinin bitmesine sayılı günler kala da, ABD'nin kutuplarda arama ve üretim faaliyetleri için enerji şirketlerine tanıdığı "kiralama haklarını" iptal etti. Obama hükümetinin "ekolojik olarak kritik öneme sahip alanları koruma" politikası kapsamında alınan karar, 1 Temmuz 2017 itibariyle yürürlüğe girecek. Ancak, doğalgaz ile petrol tüketimini artırmak isteyen Trump'ın, bu yönetmeliği iptal etme hakkı bulunuyor. Öte yandan, cumartesi günü Donald Trump ile bir araya gelen Cumhuriyetçi Parti'nin 2012'deki başkan aday adaylarından Mitt Romney'e ABD Dışişleri Bakanlığı görevi teklif edildi. "Fox News Sunday" programına katılan seçilmiş başkan yardımcısı Mike Pence, Romney'nin teklifi "ciddi biçimde düşündüğünü" söyledi. Trump'ın kabine için düşündüğü diğer bir kişi ise ABD donanmasından general olarak emekli olan James Mattis. Trump, cumartesi akşamı bir araya geldiği Mattis'e ilişkin "Savunma Bakanlığı (Pentagon) için etkileyici biri" şeklinde "tweet" attı. Mattis, İran'la yapılan nükleer anlaşmaya karşı söylemleriyle biliniyor. Ancak ordudan 2013'te emekli olan Mattis, Pentagon'un başına gelecek subayın en az 7 yıl önce emekli olması kuralı nedeniyle daha "hafif" bir rol alabilir.
Milliyet

İsviçre'de Kıbrıs İçin 2. Tur Zirve Başladı
Kıbrıslı liderler Mustafa Akıncı ile Nikos Anastasiadis, İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında ikinci kez bir araya geldi. Liderler bir araya gelmeden önce "Politis" gazetesi, Rumların masaya getirdiğini öne sürdüğü bir harita yayımladı. Haritaya göre Kuzey Kıbrıs'ın en önemli su kaynaklarının bulunduğu Güzelyurt ve stratejik öneme sahip Karpaz Rumlara bırakılıyor. Bir anlamda Ada'nın kaderini belirleyecek liderler arası görüşmenin ikinci turu, İsviçre'de dün başladı. Mont Pelerin'de "Le Mirador Otel"de yapılan görüşmelere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum Kesimi lideri Nikos Anastasiadis, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, Türk tarafının müzakerecisi Özdil Nami ile Rum müzakereci Andreas Mavroyannis katılıyor. Bununla birlikte ekipte, sözcüler Barış Burcu ve Nikos Hristodulidis de hazır bulunuyor. Liderlerin görüşme öncesinde birbirlerine mesafeli oldukları dikkat çekerken, iki lider de, gazetecilerin tokalaşma isteğine "Sonra" yanıtını verdi. Görüşme öncesinde "Politis" gazetesinde çıkan bir harita ise, bir hayli tartışmaya neden oldu. Söz konusu haritaya göre Türk tarafına yüzde 28.5, Rum tarafında ise yüzde 71.5 toprak kalıyor. KKTC tarafı, Rum medyasının yayınladığı haritayı "spekülatif" olarak değerlendirirken, Milliyet'in edindiği bilgilere göre Akıncı'nın çantasında Türk tarafının kendi önerdiği harita var. Son zirvede ilerleme sağlanması halinde Türk ve Rum tarafı, haritalarını Birleşmiş Milletler'e (BM) verecek. Haritalar 5'li zirveye kadar BM'nin gizli bir kasasında saklanacak. Akıncı ve ekibinin harita üzerindeki son çalışmaları da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İstanbul'daki görüşmelerde yapıldı. Akıncı, İsviçre'deki ilk zirvede Türk tarafı olarak yüzde 29.2 toprağa kadar inebileceklerini ifade etmişti. KKTC şu anda Ada topraklarının yüzde 36'sını elinde bulunduruyor. KKTC Cumhurbaşkanlığı kaynakları, 5'li konferans tarihinin alınması karşılığında "toprak" başlığı ve "harita" konusunu ele alabileceklerini kaydetti. Türk tarafı, aralık ayında konferans toplanması gerektiğini belirtirken, Rumlar, bunun Ocak ayında gerçekleşebileceğini savunuyor. Diplomatik kaynaklara göre, Kıbrıs Türk tarafının "garantiler", "toprak" ve "dönüşümlü başkanlık" konularında kırmızı çizgileri bulunuyor. Akıncı'nın, yakın çevresine, "Anastasiadis, dönüşümlü başkanlık, garantiler, toprak konusunda Kıbrıslı Türklerin hassasiyetini dikkate almazsa, masadan kalkmaktan çekinmeyiz" dediği belirtildi. Ankara'nın da Akıncı'ya bu düşüncesinde destek verdiği öğrenildi. Rum kaynakları, İsviçre'den sonra yeni bir zirve daha olabileceğini ifade ediyor.
Milliyet

Merkel Dördüncü Kez Aday Olacak
Almanya Başbakanı Angela Merkel 2017'deki seçimlerde dördüncü dönem için başbakanlığa aday olacağını partisine açıkladı. Alman haber ajansı Dpa'nın edindiği bilgiye göre, Merkel Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) başkanlık toplantısında 2017'deki seçimlerde dördüncü görev dönemi için başbakanlığa aday olacağını söyledi. 16 yıl boyunca başbakanlık yapan Hristiyan Demokrat Helmut Kohl'ün izinden giden Merkel, 6 Aralık'ta essen kentinde yapılacak Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) parti kongresinde de yine parti genel başkanlığına adaylığını koyacak. Merkel 2017'deki seçimleri kazanıp dördüncü kez başbakan olursa, görev döneminin sonunda CDU'nun kurucularından 14 yıl boyunca başbakanlık yapan Konrad Adenauer'ı geride bırakacak.
Star

Paris'te Pkk Yandaşları Türk Gruba Saldırdı
Republique Meydanı'nda Fransa'daki çok Türk sivil toplum örgütünün destek verdiği "Teröre Lanet, Demokrasiye Davet" mitinginde PKK'lı bir grup, gösteri başlamadan meydanda toplanan organizatörlere molotofkokteyli, demir çubuk ve hava fişeklerle saldırdı. Olayda en az 5 kişi yaralandı. Yaralıların tedavisinin ayakta yapıldığı, polisin olayın faillerini aradığı bildirildi. Görgü tanıkları, PKK'lı grubun amacının, henüz gösteri başlamadan halkı korkutup mitingin yapılmasını engellemek olduğunu söyledi. Reims kentinden gelen Havva Akyazı, PKK'lı grubun kadınlara ve yaşlılara demir sopalarla saldırdığını, 2 çocuğuyla saldırıya uğradığını söyledi. Akyazı, böyle bir ihtimale karşı evinden merdanesini kendini korumak amaçlı getirdiğini, birçok kadın ve çocuğun grup tarafından tartaklandığını belirtti. Saldırıda başından darbe alan UETD Fransa Başkan Yardımcısı İbrahim Kılıç ise polis ve jandarmanın olaylara seyirci kaldığını söyledi. Saldırganların, 13 yaşındaki oğlunu aralarına aldığını ifade eden Kılıç, oğlunu korumak isterken gruptakilerin demir çubukla kafasına vurgudunu söyledi.
Vatan

Duterte 'Kahramanı' İle Buluştu
Filipinler Devlet Başkanı Duterte, Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi kapsamında, Rusya lideri Vladimir Putin'le bir araya geldi. Kremlin'den yapılan açıklamada görüşmede iki ülke arasında ekonomik işbirliği ve yatırım konularının ele alındığı belirtildi. Göreve gelmesinden bu yana başta ABD olmak üzere Batılı ülkeleri eleştiren Duterte, Putin'den 'kahramanım' diye bahsediyordu. Duterte son olarak Rusya ve Çin'in kuracağı olası yeni dünya düzenine Filipinler'in de katılmak isteyeceğini açıklamıştı.
Vatan

POLİTİKA

Sıkıntı Da Yok İmza Da
AK Parti'nin MHP'ye sunduğu anayasa değişiklik teklifi için, iki taraf bugünden itibaren bir araya gelerek uzlaşı arayacak. MHP'nin özellikle hassasiyet gösterdiği konularda, AK Parti'nin özen göstermesi nedeniyle, uzlaşmada sıkıntı yaşanmayacağı ve kısa sürede sağlanacağı görüşü hâkim. Alınan bilgiye göre teklif, Meclis'e iki partinin ortak imzasıyla gönderilmeyecek. MHP, AK Parti'nin kendi imzasıyla Meclis'e gönderilmesinden yana tavır aldı. Teklif üzerinde çalışan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak ve arkadaşları, çalışmalarını tamamlayarak geçen cuma akşamı Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye teslim etti. Bahçeli önceki gün kurmayları ile çalışmayı inceleyerek, son rötuşları yaptı. Bugünden itibaren ise iki tarafın müzakerelere başlaması bekleniyor. MHP'li Parsak ile AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül'ün yürüteceği müzakerelerde, itiraz edilen maddeler üzerinde fikir alışverişinde bulunulacak. Müzakerelerde iki taraf da Genel Başkanları Devlet Bahçeli ve Başbakan Binali Yıldırım ile yoğun temas kurarak, bilgi akışı sağlayacak. Liderlerin yönlendirmeleriyle de tekrar masaya oturulacak. İki taraf da müzakere sürecinin çok fazla uzun sürmeyeceği görüşünde. AK Parti'nin MHP'nin temel talepleri konusunda duyarlı olduğu, Cumhurbaşkanının denetimi konusunda itirazları olmadığı görüşünü savunan MHP'li yetkililer, görüşmelerde büyük bir sıkıntı olmayacağı tahmininde bulunuyor. Alınan bilgiye göre MHP Meclis'e gönderilecek metine imza atmayarak, AK Parti'nin teklifi olarak sunulmasını isteyecek. Ortak metinden yana olmadıklarını kaydeden MHP'li kurmaylar, "O bizim değil AK Parti'nin metni. Biz bir teklif sunsaydık, güçlendirilmiş parlamenter sistem üzerine kurulu bir hazırlık yapardık. Bizim teklifimiz olmadığı için de imza atmayacağız" değerlendirmesinde bulundu. MHP'nin sunulan teklife ılımlı yaklaşmasının en önemli nedenlerinin başında da AK Parti'nin son dönemlerde sergilediği milliyetçi söylemlerinin olduğu öğrenildi.
Hürriyet

Rejim Değil Hükümet Sistemi Değişiyor
Başbakan Binali Yıldırım, başkanlık sisteminin rejim değişikliği değil, hükümet sistemi değişikliği olduğunu ifade ederek, "Rejim değiştiren yok. Değişen sadece hükümet sistemi. Türkiye'de rejim tartışması 1923'te bitti. Türkiye 'Cumhuriyet' dedi ve rejimini seçti" dedi. Yıldırım, Okan Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin açılış töreninin ardından Ak Parti Tuzla İlçe Başkanlığı'nı ziyaret etti. Konferans Salonunda kendisini bekleyen vatandaşlara seslenen Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na "Rejimi değiştiriyorlar" sözlerini hatırlatarak, "Rejim tartışması 1923'te bitti. Türkiye, 'Cumhuriyet' dedi, rejimini seçti. Rejim değiştiren yok. Şunu bir anla artık. Değişen sadece hükümet sistemi. Hükümet sistemi de aynen belediye başkanlığı gibi… İşi büyütmeye lüzum yok. 80 senedir Türkiye'de belediyeler seçiliyor. Türkiye bölündü mü? İstanbul'un Büyükşehir Belediyesi var. Meclisi de var. Belediye başkanı seçiliyor. Aynı gün meclisi de seçiliyor. Şimdi de aynısı olacak. Hem meclis hem Cumhurbaşkanı aynı gün seçilecek. Aynı sürede görev yapacaklar. Tekrar seçime gidecekler. Olan bu" diye konuştu. Kılıçdaroğlu'nun korku pompalamaya gayret ettiğini ifade eden Yıldırım şöyle devam etti: "Bir takım kafa karıştırıcı laflar ediyor. 'Rejimi değiştirmem. Rejim tehlikede. Türkiye bölünecek' Siz değil miydiniz, 'Başkanlık gelirse Türkiye bölünür' diyen? 'Türkiye'nin bekası mevcut sistemin devamıdır' diyen siz değil miydiniz? Başkanlık mutlak ve mutlak tek başına iktidar demek, güçlü siyasi irade demek. Başkanlıkta koalisyon yok. Koalisyon olmayınca artık CHP'nin umudu da yok. Ne yapacak? Tek umudu koalisyon ortağı olmak. Şimdi bakıyor, bu sistemde o da gidiyor. Böyle yapacağına kardeşim çalış, milletin gözüne gir. Millet de belki, 'hadi bir de seni deneyelim' der." Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuz'da bazı şeyleri görmüş olması gerektiğini anlatan Yıldırım, "Görür gibi yaptı. Sonunda eski alışkanlıklar tekrar nüksetti. Ama ne yaparsa yapsınlar, Türkiye kararlı bir şekilde, istikrarlı, güvenli ve aydınlık yarınlar için tüm hızla yoluna devam edecek." şeklinde konuştu. Başbakan Yıldırım, konuşmasının ardından 15 Temmuz gecesi Tuzla'da darbeci askerlerin kurşunuyla kolunu kaybeden Üzeyir Civan'ı davet etti. Kızıyla birlikte kürsüye çıkan Civan, "Ben kolumu kaybettim ama vatanımı kaybetmedim. Keşke bin kolum olsa da vatan uğruna feda etsem" dedi. Bu esnada Başbakan Yıldırım ve salondakilerin duygulandıkları görüldü.
Milliyet

'Bahçeli'nin Kurduğu Tuzağa Düşmeyeceğiz'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Ak Parti'nin önerdiği sisteme evet demeyebileceğini söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Ancak Bahçeli tabanını kenetlemek için MHP ile kavga etmemizi istiyor. tuzağa düşmeyeceğiz" dediği ifade edildi. Kılıçdaroğlu, Trabzon'da önceki gün il başkanları toplantısında eleştiriler ve öneriler üzerine bir kapanış değerlendirmesi yaptı. Kılıçdaroğlu'nun, 81 il başkanlığına Ak Parti'nin teröre yardım ve yataklık yaptığına ilişkin suç duyurusunda bulunulması amacıyla genelge gönderilmesine karşın 27 ilin bunu yapmadığını belirterek, "Konuşmaya gelince iyi konuşuyoruz. Partinin talimatları yerine getirilmeli, yoksa dava adamı olamayız" dediği öğrenildi. Geçen hafta Ankara'da yapılan Anayasa Çalıştayı sonuçlarının il başkanlarına gönderileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu'nun, başkanlık sistemi tartışmalarına ilişkin olarak, "MHP'yi hedef almamıza, kavgaya gerek yok. Bahçeli tabanını kenetlemek için bizim MHP ile kavga etmemizi istiyor. Bu tuzağa düşmeyeceğiz. Tabanlarına güçlü mesajlar göndermeliyiz" dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun, "Başkanlık konusunda ortada metin yokken gelin güvey olmanın, bağırmanın çağırmanın anlamı yok. Metin ortaya çıktıktan sonra elbette sakin bir dille eleştirilerimizi yapacağız. Hala Bahçeli'nin önerilen sisteme evet diyeceği konusunda şüpheliyim, evet demeyebilir" mesajını verdiği kaydedildi.
Milliyet

SPOR

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Adanaspor maçı sonrasında soyunma odasında tüm oyuncularına teşekkür ederken uyarılarda bulunmayı da ihmal etmedi. Tecrübeli teknik adamın canını sıkan, zaman zaman futbolcuların, belirlediği sistemin dışına çıkması oldu. Güneş, 5 Ocak Stadı'nda 2-1 kazanılan maç sonrası soyunma odasındaki konuşmasında "Futbol hatalar oyunudur. Hata elbette yapacağız ancak benim anlattığım sistemin dışında bir hata gerçekleşirse buna müsaade etmem. Sizler şampiyon takımın oyuncularısınız, aynı düşünce içinde her maçta aynı performansı göstermeniz gerekli" diye konuştu. Adanaspor karşısında üstün oynadıklarının altını çizen Güneş, öğrencilerine şunları da söyledi: "Beni sevindiren, çok gol pozisyonuna girmemiz, üzen ise sistemimin dışında hareket edilmesiydi. Buna dikkat edelim. Rakip kim olursa olsun bizimle oyuna ortak olmamalı. Topu ayağımızda tutarak, girdiğimiz pozisyonları çoğaltmalıyız. Goller kaçar, önemli olan sistemli oynamak. O zaman hem izleyen hem de oynayan keyif alır. 90 dakika bittiğinde hak ederek sahadan galip ayrılmış olalım."
Hürriyet

Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde ilk 6 hafta yenilgi yüzü görmeyen iki ekibin mücadelesinde Banvit, Anadolu Efes'i 69-68 yenmeyi başardı. 4. dakikada 12-4 ile farkı 8'e yükselten Banvit'e, Efes, Cedi ile yanıt verip oyuna tutundu. Ancak çok iyi bir yüzdeyle hücum eden Bandırma ekibi, ilk periyodu 24-19 galip bitirdi. Efes, baskıyı artırarak rakibini bozmaya çalıştı. Bandırma ekibinin, aynı dakikalarda rotasyona gitmesi konuk takımın işine yaradı, Thomas-Brown ikilisi top kayıplarını iyi değerlendirerek Efes'i 31-30'da öne geçirmeyi başardı. Theodore'nin girişi, Banvit'i toparladı, Bandırma ekibi devreyi 39-33 galip tamamladı. Efes'in, Theodore için uzunla yardım getirmesine iyi hazırlanmış olan Bandırma ekibi, 23. dakikada 46-36 ile farkı çift hanelere çıkardı. Efes çareyi kısalmakla buldu. Cedi'nin sayıları lacivert-beyazlıları oyunda tutsa da, Banvit son çeyreğe 54-52 üstün girdi. Son çeyrekte iki takım da savunmanın dozunu artırdı. Cedi'nin sayılarıyla Efes 61-58 öne geçse de, ev sahibinde Can Maxim sahne aldı. Efes savunmasına cezayı kesen oyuncuya yanıt Heurtel'den geldi. Fransız, maçtaki 5 sayısını da bitime 2 dakika kala üretti. Ancak son sözü Theodore söyledi. Bitime 4 saniye kala zor bir turnikeyi atan yıldız oyuncu, faul hakkını doldurmayan ve bunu 4 saniyede iyi kullanan takımına galibiyeti getirdi, Banvit haftayı zirvede bitirdi.
Milliyet

Feyenoord ve Manchester United maçlarındaki gibi önde baskıyı yapmayı planlasa da Fenerbahçe bunu ilk bölümde başaramadı. Mehmet Topal'ın yokluğu ile değişen orta saha yapısı ve Galatasaray'ın savunmada iyi pas yapması bunda etkili oldu. Cim-Bom, bu sayede temponun 20. dakikadan itibaren yükselmesine ve oyunun kontrolünün Fenerbahçe'ye geçmesine izin vermedi. Sarı-lacivertliler, bu nedenle ilk yarıda hücumda istediği kadar etkili olamasa da maça hızlı başlayan taraftı. Alper daha ilk dakikada savunma arkasına sarkmayı başarmıştı. 6. dakikada Sow'un ortasında ceza sahası içinde topla buluşan Volkan Şen, net bir fırsatı kaçırdı. Mücadele olsa da pozisyon az, tempo düşüktü. İlk devrenin tamamlanmasına saniyeler kala Van Persie topla istediği bölgede ilk kez buluştu ve klasını konuşturdu. Alper'in ara pasında Şener, kendisini boşa çıkaran Van Persie'yi gördü. Hollandalı, zor pozisyonda takımını öne geçirdi: 1-0 İkinci yarıda Advocaat oyuncu değiştirmeden oyun karakterini değiştirdi. Van Persie'yi her zamanki bölgesine, Alper'i ortaya ve Sow'u da kanada çekerek ideal orta saha ve hücum formatına döndü. Orta sahayı daha sağlam hale getirdi. Sarı-lacivertliler 47'de Volkan Şen ve 48'de Souza ile gole yaklaştı. Galatasaray'da Bruma ilk kez 58' de etkili oldu. Sahanın en iyilerinden Souza, ani çıkışlarından birini yapıp kendisini farketmeyen Serdar'dan topu ceza sahasında kaptı ve takımına penaltı kazandırdı. 79'da topun başına geçen Van Persie, skoru 2- 0 yaptı. Kalan bölümlerde oyunu kontrol eden Fenerbahçe, kritik mücadeleyi kazanan taraf oldu.
Milliyet

F.Bahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat, mücadelenin ardından stattaki taraftarlar ve 2 gol atıp derbinin yıldızı olan Robin van Persie'ye ayrı bir paragraf açtı. Galibiyeti sonuna kadar hak ettiklerinin altını çizen Hollandalı çalıştırıcı, şu ifadeleri kullandı: "Süper Lig'de doğru yere gelme açısından bir galibiyetti. Kazanmak mecburiyetindeydik. Kaybetseydik fark açılacaktı ancak şu an bir rakibimizin önüne geçmeyi başardık. Çok iyi iş çıkardık, rakibe pozisyon vermedik. Hak edilmiş bir galibiyet oldu. Burada harika bir atmosfer vardı. Oyuncularımız taraftarlarımız için de mücadele etti. Umarım gelmeye devam ederler çünkü onlarla her şey çok daha güzel. Onlar stadı doldururlarsa bizi rakipler sahamızda zor yenerler. İKİ önemli eksiğimiz vardı ancak yerlerine oynayacakların neler yapabileceğini biliyordum. Artık 3 ay oldu ve herkesi tanıyorum. 11 oyuncuyla maç kazanamazsınız, 22-23 oyuncuyla kazandınız. Artık işler yoluna giriyor. Van Persie de diğer oyuncularımız gibi bizim için çok önemli. Göreve geldiğim zaman Van Persie'ye 'önce fit olmalısın' dedim ve onu oynatmadım. Kendini geliştirdi ve goller atmaya başladı. Onun kalitesini biliyoruz. Hazır olduğunda neler yapabileceğini herkese gösterdi."
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme