22 Kasım 2016 Salı

22.11.2016 Genel Gündem



22.11.2016

GÜNDEM

Avukatı Çekildi
FETÖ/PDY çatı davası kapsamında, Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 73 kişinin yargılanmasına bugün başlanıyor. Duruşma öncesinde sürpriz gelişme oldu. Gülen'in zorunlu müdafiliğini yapmakla görevlendirilen avukatın davadan çekilme talebini mahkeme kabul etti. ANKARA Cumhuriyet Başsavcılığı, aralarında Fetullah Gülen'in de bulunduğu 73 sanık hakkında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 'Anayasayı ihlale teşebbüs etmek, silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek, hükümeti yıkmaya teşebbüs etmek' suçlarından dava açtı. Bugün başlayacak davanın 5 gün sürmesine karar verildi. Dava tarihinin belirlenmesi üzerine Ankara Barosu CMK servisi de Fetullah Gülen'i savunması için avukat Alihan Uncu'yu görevlendirdi. Gülen'i savunmak istemeyen avukat Uncu'nun davadan çekilme talebini Ankara Barosu reddetti. Uncu da bunun üzerine Ankara Barosu aleyhine Ankara 12. İdare Mahkemesi'nde 'Gülen'in avukatı olarak görevlendirme işleminin' yürütmesinin durdurulması ve iptaline ilişkin dava açtı. Başvuru dilekçesinde özetle şöyle denildi: "Tüm kamuoyunca yurtdışında bulunduğu bilinen ve ülkemize iadesi talep edilen bir şahsa CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) kapsamında zorunlu müdafi görevlendirmesi de hukuken mümkün değildir. Bilindiği üzere zorunlu müdafi ancak ve ancak hazır bulunan şüpheli veya sanıklar bakımından uygulanabilmektedir. Her şeyden önce avukatın, sanıkla görüşmeksizin bir savunmada bulunması düşünülmeyeceği gibi sanığın ne şekilde savunma yapacağını, atılı eylemleri inkâr mı yoksa ikrar mı edeceğini, yahut yalınca bir kısım suçlamaları mı kabul edeceğini de bilmesi mümkün değildir." Avukat Uncu, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, mahkemenin kararıyla müdafilik görevinin askıya alındığını belirterek şöyle konuştu: "Bu nedenle duruşmalara katılmayacağım. FETÖ çatı davasına bakacak mahkemenin yeni bir müdafi talebinde bulunup bulunmayacağı kendi takdirleridir. Mahkeme istese de baro yeni bir müdafi görevlendirir mi onu duruşma anında göreceğiz. Ancak idare mahkemesinin kararıyla benim müdafilik görevim askıya alınmış durumda."
Hürriyet


651 Bini Okula Gitmiyor 11 Bini İstismar Mağduru
Cinsel istismar önergesinin tartışılırken, CHP Ulusal Çocuk Politikası Çalıştayı'nın ön raporunu yayımladı. 100'e yakın akademisyen, bilim insanı, STK çalışanı, aydın, sanatçı ve çocukların katıldığı çalıştayın raporunda; "Eğitim", "Sağlık", "Adalet" ve "Sosyal Hizmet" alanlarındaki sorunlar ve çözüm önerileri tek tek sıralandı. Raporda, devletin çocuk konusundaki eksik ve yanlışlar; alınan kararlarda çocuğun yüksek yararının gözetilmemesi, barınma sorununa köklü bir çözüm üretilmemesi; farklı kurumlar tarafından sunulan hizmetlerin koordine edilememesi, günlük yaşamda ve medyada kötü örneklerin yüksek oranda temsil edilmesi şeklinde sıralandı. Raporda, şu rakamlara yer verildi: 6–13 yaş grubunda okul dışındaki çocuk sayısı 651 bin 482. Bu çocukların 484 bin 460'ı 6–10 yaş grubunda. Okulu terk etmiş olan toplam çocuk sayısı ise 190 bin 716. Mevsimlik tarım işçisi 18 yaş altı çocukların % 50'si okulunu terk etti, devam edenlerin % 57'si düzenli gidemiyor. Ülkemizde 1.5 milyondan fazla Suriyeli çocuk var. 5–17 yaş aralığındaki 835 bin Suriyeli çocuğun 500 binden fazlası okul dışında. Yoksul bireylerin % 44.3'ü (7 milyondan fazlası) çocuk. Yaklaşık 1 milyon çocuk işçinin 400 bini ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılıyor. Ülkemizde kadınların % 26'sı 18 yaşından önce evlenmekte, % 10'u ilk çocuğunu 18 yaşından önce kucağına almakta. Son 10 yılda 482 bin 908 kız çocuğu evlendirildi. 2015'te evlendirilenlerin 31 bin 337'si kız, bin 483'ü erkek çocuğu. Türkiye, çocuklara karşı cinsel istismar, taciz ve tecavüz olaylarında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. 2014'te güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocuk sayısı 290 bin. Bu çocukların yaklaşık 11 bini cinsel istismara maruz kalmış.
Haber Türk

EKONOMİ

Gram Altın 131,2884-131,4075                       
ABD Doları 3,3526-3,3534/Euro 3,5658-3,5668/İngiliz Sterlini 4,1909-4,1939             

Bir Petrol Eksikti!
Hem petroldeki toparlanma, hem kurda yaşanan artıştan akaryakıt fiyatları da nasibini alıyor. Geçtiğimiz günlerde motorin fiyatlarında 9 kuruşluk zam yapılmıştı. Akaryakıt fiyatlarını etkileyen unsurlardan petrol fiyatlarının toparlanma eğilimine girmesi, tüketiciler açısından pek de iyi haber değil. Petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi durumunda akaryakıt fiyatlarına yeni zamlar gelebilir. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) arz kısıntısı konusunda anlaşmaya varacağına ilişkin iyimserlikle birlikte petrol fiyatları da yükseldi. Petrol fiyatlarının tekrar toparlanması üretici ülkeler açısından olumlu karşılansa da, petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş karşısında Türkiye gibi ithalatçı ülkelerin ekonomileri zor durumda kalabilir. Son üç yılda petrol fiyatlarında yaşanan düşüş, Hindistan, Türkiye, Japonya gibi petrol ithal eden ülkelerde cari açıkların bir nebze olsun düşmesini sağladı. Bu, özellikle ekonomik olarak zor bir dönemden geçen Türkiye için büyük bir şans oldu. Ancak petrol fiyatlarında olası yeni artışlara karşın uzmanlar, tedbirli olunması gerektiğini söylüyor. Son yıllarda petrol fiyatlarındaki düşük seyir, Türkiye'nin yumuşak karnı olarak görülen cari açığın kısılmasına destek olurken, girdi maliyetlerinden, enflasyona kadar birçok veriyi olumlu etkiliyordu. Ancak, petrol fiyatlarının olası bir artış eğilimine girmesi cari açık için de risk oluşturabilir. Diğer yandan petrol ticaretinin dolar üzerinden yapılması ve doların güçlü seyrini koruyacak olması da kaygıları arttırıyor. OPEC ülkeleri 30 Kasım'da üretimi günlük 700 bin varil kısmayı görüşecek. Pazar günü Asya- Pasifik Ekonomik İşbirliği'nde konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, OPEC'in önümüzdeki hafta anlaşmaya varmaması için bir neden olmadığını ve Rusya'nın petrol üretimini mevcut seviyelerde dondurmaya istekli olduğunu ifade etti. İran Petrol Bakanı Bijan Namdar Zanganeh de anlaşma ihtimalinin "hayli yüksek" olduğunu söylemişti. Geçen hafta, 43.55 dolara kadar gerileyen Brent petrolün varil fiyatı, OPEC beklentileriyle 47.58 dolara kadar çıktı ve haftayı 46.80 dolardan tamamladı. Dün ise Brent petrolün varil fiyatı 48.33 dolar seviyesindeydi. Brent petrolün varil fiyatı son 1 haftada yüzde 8 arttı. Bu yılki artış da yüzde 28'i buldu. Her 10 dolarlık artış Türkiye'nin petrol faturasını 4.4 milyar dolar yükseltiyor. Fiyatlardaki düşüş ise aynı şekilde aşağı çekiyor. Öte yandan, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar kaygı verici olsa da olumlu haberler de var. Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın açıklamasıyla, doğalgaz fiyatlarına yüzde 10 indirim uygulanmaya başlamıştı. Bu indirimden hem hanehalkı, hem sanayicinin olumlu etkilenmesi öngörülüyor.
Hürriyet

Taşeronda Açıklama Yılbaşında
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, taşeronlar için beklenilen çalışmanın yılbaşında açıklanacağını söyledi. Kamu personel reformunun ise kısa vadede olmayacağı mesajını veren Müezzinoğlu, sosyal güvenlik alanında da bir takım yeni düzenlemeler için düğmeye basıldığını belirtti. Müezzinoğlu, "SGK ikinci faz reformu için çalışmalara başladık" dedi. Bakanlığının 2017 bütçesini TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na sunan Müezzinoğlu, milletvekillerinin soruları üzerine gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Şu an itibariyle kamudaki taşeron sayısının 720 bin olduğunu ve bunun yaklaşık yarısı olan 340 bininin yerel yönetimlerde olduğunu belirten Müezzinoğlu, "'Taşeronla ilgili çalışmaları bir süre kıyıda tutalım' demiştik. O ara kamu personel reformuna baktık. Ancak iki ayın kazandırdığı görüşle, kamu personel reformunda kısa sürede sonuç almak zor gibi gözüküyor. Bu durumda personel rejimine yama olarak taşeron ve hizmet alımı da gelecek. Hükümet bu konudaki çalışmalarına başladı. En geç yılbaşında da kararını verecek" dedi. 2008 krizi döneminde getirilen, yılın belli dönemleri için toplum yararına çalışma imkanı kapsamında 153 bin kişi olduğunu belirtirken; bu sistemi de revize edeceklerini söyledi. 2017'den itibaren buradaki kriterleri değiştireceklerini belirte Müezzinoğlu, "Kalıcı istihdama dönüştüren bir sisteme, ona altlık oluşturan bir sisteme dönüştüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Büyüme Duruyor Ötv Teşviki Şart
Yıllık 30 milyar ciro sağlayan şirketleri çatısından bulunduran Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği'nin (TÜRKBESD) Başkanı Ergün Güler, sektörün bu yıl ekimde geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2.4 küçüldüğünü belirterek, "Son 4 yıldır ilk defa ekim ayında eksiyi gördük" dedi. Sektörün bu yıl ağustos-ekim döneminde 2015'in aynı dönemine kıyasla 0.8 büyüdüğünü ifade eden Güler, bu oranın son 4 yılın en düşük dönemsel ortalama büyüme oranı olduğunu, herkesin kafasındaki "Acaba iç piyasa yavaşlıyor mu" sorusunun bu şekilde yanıtlandığını söyledi. Bir önlem alınmaması halinde aylık ortalama 450 bin civarında beyaz eşya satan sektörün aralık, ocak, şubat ve martta bu anlamda 400 binin altına düşeceği öngörüsünde bulunan Güler, sektördeki ürünlerin yüzde 96'sının Türkiye'de üretildiğini, en büyük sorunun iç pazarın daralması olduğunu, küresel kriz sonrasında da benzer düşük bir büyüme görüldüğünü anlattı. Devletin 2009'da ÖTV'yi kaldırmasıyla sektörün aylık satışlarının 2 katına çıktığını kaydeden Güler, "Eğer ÖTV teşviki gelmezse satışlar 400 binin altına düşecek. Teşvik gelirse öngörümüz asgari aylık satışın 600 bin adede çıkacağı yönünde. Dolayısıyla devlet ilave olarak KDV'den, Kurumlar Vergisi'nden, stopajdan ve istihdamdaki muhtasardan geliri elde etmiş olacak. Bu artılar 400 binden doğan ÖTV kaybını fazlasıyla telafi ediyor" dedi. Güler, ÖTV teşviki ile hem daha fazla vergi geliri elde edilebileceğini hem sektörün ayağa kaldırılacağını hem de cari açığın kapanması için çok net bir faaliyette bulunulabileceğini vurguladı.
Hürriyet

'Yeni İpekyolu'na Türkiye Köprüsü
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Şanghay Beşlisi içerisinde Türkiye niye olmasın" ifadelerine Çin'den destek gelmesi, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ile ekonomik ilişkileri gündeme getirdi. Çin ve Rusya gibi Türkiye'nin iki önemli ticari partnerini barındıran ŞİÖ, ekonomik misyonu geri planda olmasına rağmen, bu alandaki ilişkilerin geliştirilmesi açısından büyük potansiyel taşıyor. Burada özellikle Çin'den Avrupa'ya uzanması planlanan Yeni İpekyolu Projesi önemli yer tutuyor. 26 Nisan 1996'da Şanghay'da toplanan Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan'ın sınır güvenliği anlaşması, Şanghay Beşlisi'ni doğurdu. Bundan sonra zaman zaman bir araya gelen 5 ülke, Özbekistan'ı da arasına alarak Şanghay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) dönüştü. Türkiye'nin 2012'de, "diyalog ortağı" olarak ilişkiye geçtiği ŞİÖ, Hindistan, İran, Moğolistan ve Pakistan'ı da gözlemci üye yaptı. Tek kutupluluğa ve Asya'daki ayrılıkçı-köktendinci akımlara cephe alan oluşum, daha sonra uluslararası uyuşturucu trafiğini de takibine aldı. 2003'te ekonomik işbirliği için de karar alan ŞİÖ, üyeler arası ortam serbest ticaret bölgesi hedefini de ortaya koydu. Özellikle bölgede bol bulunan enerji kaynakları için hazırlanan projelere öncelik veren oluşum, su kaynaklarına da özel önem veriyor. Ortak finans için bir de banka kuran oluşum, ekonomi konusunda ayrı bir sekretaryaya ise sahip değil. Örgütün başını çeken ülkelerden Çin'in ekonomik partnerleri arasında ABD, Japonya ve Hong Kong ilk sıraları alıyor. Türkiye Çin'e metal ürünleri ve tekstil gibi ürünler satıyor. İki ülke arasında en önemli projelerden birisi de Yeni İpekyolu Projesi. İki ülke arasındaki mal taşıma süresini 12-15 güne kadar düşürülebilecek olan proje, Türkiye'nin Orta Asya ile ticaretini de kolaylaştıracak.
Milliyet

Dolara Karşı 3 Gün Sonra Yeniden Toplantı
Başbakan Binali Yıldırım, dolar ve euro'daki dalgalanmayı masaya yatırmak için, cuma akşamı yaptığı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısından 3 gün sonra bugün bir kez daha EKK'yı toplayacak. Başbakan, toplantıda özellikle dolardaki yükselişi kurmaylarıyla bir kez daha değerlendirecek. Dolar/TL EKK'nın yeniden kur gündemi ile toplanacağı haberinin ardından dün 3.3815'ten kademeli olarak gerileyerek 3.37'nin altına indi. EKK, cuma günü de Yıldırım başkanlığında, ilgili bakanlar ve üst düzey ekonomi bürokratlarının katılımıyla bir toplantı gerçekleştirmiş, toplantı sonrasında Başbakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Merkez Bankası'nın ekonomik gelişmeleri yakından takip etmekte olduğu ve fiyat istikrarı konusunda gereken tedbirleri alacağı belirtilmişti. Yıldırım, bugün partisinin TBMM'deki Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunacak. İç ve dış gelişmeler başta olmak üzere yeni anayasa, terörle mücadele, AB ile ilişkiler gibi önemli konularda mesajlar verecek. Yıldırım'ın gündemindeki bir başka konu da dövizdeki dış kaynaklı dalgalanma olacak. Yıldırım, vatandaşın da merakla takip ettiği dövizdeki yükseliş için mesajlar vermesi bekleniyor. Cuma günü 3.4080 ile tarihi zirvesini gören kur dün 3.3815 civarında işlem görürken EKK'nın yeniden toplanacağı haberinin ardından ise 3.37'nin altına geriledi. Bu arada Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Twitter'da paylaştığı mesajda, "Döviz kuru, en az faiz, enflasyon ve ücretler
Milliyet

Lng, Türkiye'de De Araçlarda Kullanılacak
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), LNG'nin (sıvılaştırılmış doğalgaz) Türkiye'de araç yakıtı olarak kullanılabilmesi için gerekli mevzuat çalışmaları tamamlandı. LNG'nin, Türkiye'de de bu amaçla kullanılmasına imkan veren düzenlemeyle yollarda Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG) ve Sıkıştırılmış Doğalgaz (CNG) gibi düşük emisyonlu yakıtlara ek olarak LNG de yerini alacak. Düzenleme sayesinde, egzoz gazı salınımlarında azalma bekleniyor. Toptan Satış Lisansı sahibi şirketlerin Türk karasularında bulunan deniz taşıtlarının yakıt ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla LNG satışı yapabilmesinin önü açılırken, karayolu taşıtlarında yakıt olarak kullanılmak üzere LNG satışı faaliyeti gerçekleştirmek için de EPDK'dan lisans alınacak. Yurt genelinde doğalgaz satışı yapan diğer toptan satış şirketleri istasyon kurarak karayolu taşıtları için LNG satışı yapmak istemeleri durumunda, yeni lisans almak zorunda olacaklar.
Vatan

DÜNYA
Fransız Sağında Fıllon Depremi..
Anketler, İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkmasına ilişkin referandumun ve ABD'deki başkanlık seçiminin ardından Fransa'da da yanıldı. Merkez sağda yer alan Cumhuriyetçiler Partisi'nin, 23 Nisan ve 7 Mayıs'ta yapılacak Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adayını belirlemek için yapılan ilk tur seçimde eski Fransa Başbakanı François Fillon (62) yüzde 44 oyla birinci oldu. Fillon, son iki haftada oylarında yüzde 35'lik bir sıçrama yaptı. Fillon'un bu zaferi eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'yi (yüzde 20.6) siyaset sahnesinin dışına iterken favori isimlerden Alain Juppe'nin (yüzde 28.6) ikinci sırada kalması sonucunu doğurdu. Pazar günkü ikinci turda en çok oyu alan iki aday Fillon ve Juppe, cumhurbaşkanı adaylığı için yarışacak. Merkez sağda yer alan Juppe ve daha sağda bulunan Fillon, Türkiye'nin AB üyeliğine kategorik şekilde karşı çıkan isimler.Sarkozy'nin cumhurbaşkanlığı döneminde Fransa Başbakanı olan Fillon, ekonomide liberal, siyasette muhafazakâr bir çizgiye sahip. "(Eski İngiltere Başbakanı) Thatcher'ın Fransız versiyonu" olarak adlandırılan Fillon, dış politikada pragmatizmden yana. Türkiye ile AB arasındaki müzakerelerin sürdürülmesini 'ikiyüzlülük' olarak gören Fillon'un Türkiye görüşü açık: "Türkiye'nin AB'ye girmesi ne mümkün olan ne de arzulanan bir durum. Türkiye, AB'ye hiçbir zaman girmeyecek." Fillon, Rusya ve Türkiye ile çok sıkı ekonomik ilişkiler içeren yoğunlaştırılmış bir ortaklıktan yana. Sıkı ekonomik ve ticari ilişkilerin siyasi diyaloğu da beraberinde getireceğini düşünen Fillon, Türkiye açısından önemli başlıklardan olan Suriye konusunda da Esad rejiminin gitmesini öncelik olarak görmüyor ve Rusya'nın pozisyonuna yakın duruyor. Juppe de Türkiye'nin AB'de yeri olmadığını düşünen bir isim. AB ile Türkiye arasında varılan mülteci anlaşmasını sert şekilde eleştiren Juppe, 'büyük bir ülke ve önemli bir komşu' olması nedeniyle Türkiye ile ilişkilerin sürdürülmesi ve diyalogdan yana. Juppe'nin Türkiye'nin üyeliği konusundaki mesajı da en az Fillon'unki kadar net: "Türkiye'nin AB'de işi yok. Nokta."
Hürriyet

'Gel Kıbrıs'ı İkimiz Görüşelim'
İsviçre'de Kıbrıslı Türk ve Rum liderler toprak paylaşımı ve garantör ülkeler zirvesi için tarih belirlemek üzere yoğun pazarlıklar yaparken, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı arayarak, garantör ülkeler zirvesi öncesinde Aralık ayı içinde ikili görüşme teklifinde bulundu. Yunanistan'ın yarı resmi haber ajansı ANA'nın (Atina Haber Ajansı) hükümet kaynaklarına dayanarak verdiği habere göre, Çipras Erdoğan'la görüştükten sonra İsviçre'de müzakere masasında bulunan Rum lider Nikos Anastasiadis'e bilgi verdi. Anastasiadis ise, Türk lider Mustafa Akıncı'ya garantör ülkeler zirvesi için Çipras-Erdoğan görüşmesi kesinleşmesi halinde tarih vermeyi kabul edeceğini söyledi. İsviçre'nin Mont Pelerin bölgesinde bir otelde devam eden müzakerelerde, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'den oluşan garantör ülkelerin de katılacağı çoklu zirvenin Aralık ayı sonunda yapılması görüşülüyor. Erdoğan ile Çipras'ın ise, Aralık'ın ilk 2 haftası içinde görüşmesi hedefleniyor.
Hürriyet

Anketler Yine Yanıldı
Fransa'da 6 ay sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde merkez sağ Cumhuriyetçiler partisinin adayının belirlenmesi amacıyla düzenlenen ön seçimin ilk turunda yaşanan sürpriz ülkede büyük şaşkınlık yarattı. Eski başbakanlardan François Fillon'un Nicolas Sarkozy ve Alain Juppe gibi iki favori ismi geride bırakarak açık ara farkla en çok oy alan aday olması sonrası gözler 27 Kasım'daki ikinci tura çevrildi. Sonuçlar sonrası Sarkozy siyasi kariyerini noktalayacağını açıklarken, ikinci turda François Fillon'a destek vereceğini duyurdu. Anketler Fillon'u üçüncü sırada gösteriyordu. Bununla beraber seçimde sol parti üyesi seçmenlerin de Sarkozy karşıtı oy kullandığı ortaya çıktı Rusya'ya yönelik ambargolara karşı çıkan François Fillon, Moskova'nın yalnızlaştırılmaması gerektiğini savunuyor. Fillon ayrıca, DAEŞ'le mücadele kapsamında Beşar Esad hükumetiyle birlikte hareket edilmesinden yana.
Milliyet

Çılgın Kabine!
ABD'de 8 kasım'da gerçekleştirilen başkanlık seçimini kazanan Donald Trump'ın kabinesi şekillenmeye başlarken, kabinede yer alması beklenen bazı isimler üzerindeki tartışmalar dinmiyor. Özellikle Trump'ın savunma bakanlığı için düşündüğü isim olduğu öğrenilen eski ABD ordusu generali James Mattis, geçmişteki beyanatları ve yaptıkları ile ihtilafli bir aday. Trump'ın "kuduz köpek" lakabıyla andığı Mattis, Amerikan ordusunun efsane generalleri arasında yer alıyor. 44 yıl orduya hizmet veren, 2001'de Afganistan'da, 2003'te ise Irak harekatlarında kilit görevler üstlenen Mattis, 2004'teki Felluce savaşındaki liderliği ile büyük övgü alan bir isim. Buna karşın Mattis'in daha önce yaptığı konuşmalar bu isim üzerindeki endişeleri artırıyor. Mattis'in özellikle Afganistan müdahalesi esnasında yaşananlara dair yaptığı konuşma tartışmaların odağında. Mattis bu konuşmada, "Afganistan'da yıllardır örtünmediği için kadınları döven adamlar var. Bu adamların zaten erkekliği kalmamış. Ö yüzden bunlara ateş etmek gerçekten eğlenceli" gibi ifadelere yer vermişti. Trump'ın önceki gün Mattis ile yaptığı görüşmeden büyük memnuniyet duyduğu ve göreve kendisini atayacağı belirtiliyor. Kabinede şu ana dek Jeff Sesions ve Michael Flynn gibi isimlerin yer alaması kesinleşirken, CIA'in başına ise Mike Pompeo seçildi. Bununla beraber, Donald Trump'ın özel kalem müdürlüğüne atadığı Reince Priebus, görevi devralacak yönetimin "aşırı güvenlikli yeni göçmen politikasının" ilk ipucunu verdi. Priebus, "terörist yetiştirdiği ya da teröristlere liman görevi" gördüğünden şüphelenilen ülkelerden, ABD'ye göçmen alımını geçici olarak durduracaklarını açıkladı. CNN televizyonunda yayınlanan bir programda konuşan Priebus, Trump'ın ulusal güvenlik danışmanlığına atadığı emekli general Michael Flynn'in "Müslümanlardan korkmak gerçekçi" açıklamasını da yorumladı. "Dünyanın o bölgesinde, bazı korkulacak insanlar olduğu doğru" diyen Priebus, sözlerini şöyle sürdürdü: Biz inanç testlerine inanmıyoruz ve aynı zamanda bir dinin tamamını yargılamaya da çalışmıyoruz. Yapmak istediğimiz, daha iyi bir güvenlik taraması sistemi kurana dek, o bölgedeki insanların Amerika'ya gelişini engellemek. Röportajda ülke ismi açıklamayan Reince Priebus, söz konusu uygulama için "ülke ya da bölgeye yönelik olabilecek" ifadesini kullandı.
Milliyet

Rumlar İle Atina Pelerin'e Dolandı
Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında yapılan müzakerelerde, somut bir adım atılamadığı ve sürecin tıkanma noktasına geldiği bildirildi. Le Mirador Otel'de BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum lider nikos Anastasiadis, bir hafta aradan sonra yeniden bir araya geldi. Müzakerelerde, toprak ve harita konusu ile diğer kriterler konuşulmadı. Taraflar, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın garantiler konusunda yaptığı açıklamanın çözümlenmesi için gece geç saatlere kadar görüşmeler yaptı. Müzakerelerde son aşamaya geçilmesi için Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'den oluşan garantör ülkelerin de katılacağı muhtemel beşli konferansa ilişkin Kıbrıs Rum kesimi ve Yunan tarafının net bir tavır koyamamasının süreci tıkanma noktasına getirdiği belirtildi. BM yetkililerinin, sorunun aşılması için gerek masada, gerekse Rum tarafı ve Yunanistan arasında mekik diplomasisi yürütmesine rağmen, Kıbrıs Türk tarafının güvenlik ve garantilerin ele alınacağı beşli konferansa ilişkin tatmin edici bir cevap alamadığı kaydedildi.
Star

POLİTİKA

Türk Halkının Algısı Budur
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ABD'deki CBS kanalına verdiği mülakat Türkiye saatiyle dün sabaha karşı yayınlandı. Erdoğan, '60 Dakika' haber programında Steve Kroft'un sorularına yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önce yayınlanan kısa tanıtım bölümünde Suriye politikası nedeniyle ABD Başkanı Barack Obama yönetimine "Eğer kırgın olduğumu söylemezsem doğruyu söylemiş olmam. Çünkü kırgınım" dedi. Cumhurbaşkanı, 15 Temmuz darbe girişiminde Fetullah Gülen'in rolüne ilişkin ise "Bu adam, benim Meclisimi bombalayan bir terör örgütünün lideri. Geçmişte biz teröristleri ABD'ye iade ettik. Ve ABD'nin de aynısını yapmasını bekliyoruz" diye konuştu. Darbe girişiminde ABD'nin bir rolü olduğuna inanıp inanmadığı sorusuna ise Erdoğan, "ABD'yi suçlamayacağım. Ama benim halkımın düşüneceği bu. Neden halen bu adamı (Gülen) tutuyorsunuz? O yüzden onu orada barındırdığınız sürece, kusura bakmayın ama Türk ulusu ve Türk halkının algısı bu" yanıtını verdi. Kroft'un, Türk halkının bu düşüncesini değiştirme konusunda Erdoğan'ın hiçbir şey yapmadığı yönünde bir yorumda bulunması üzerine Cumhurbaşkanı, "Ben halkımı kandıramam. ABD acı çekmiyor. Ama ben acı çekiyorum çünkü biz 241 şehidimizi toprağa verdik" dedi. Darbe girişiminin ardından yaşanan gözaltı, tutuklama ve devlet görevinden ihraç kararları, şirketlere yönelik el koyma uygulamaları konusunda, bunların aşırıya kaçan bir tepki olduğu yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Erdoğan de, "Bunlar devletimi yok etmeye kalkıştılar. Ve elbette sessiz kalamazdık. Ve bu kararlar, hukuka tam olarak uygun biçimde alındı." Erdoğan, Türkiye'de hükümetin gittikçe otoriter bir hale dönüşüp dönüşmediği sorusu üzerine de "Bu yanlış bir algı. Demokrasimizi korumaya da kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanı, ABD'yle Suriye'deki YPG konusundaki anlaşmazlığa da değinerek, "DEAŞ'la savaşıyorlar diye başka bir terörist organizasyonu savunamazsınız. İyi terörist örgüt ve kötü terörist örgüt diye bir ayrım yapamazsınız. Bu ABD'yle anlaşmaya varamadığımız bir konu" dedi.
Hürriyet

Ankara 'Çıkış'ın Ve 'Müzakere Dondurma'nın Maliyetini Çalışıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, yıl sonunda AB için referandum önerisinin ardından "Şanghay 5'lisi içinde Türkiye niye olmasın?" sözleri "AB'den kopuş" tartışmasını gündeme getirdi. Avrupa Parlamentosu'nda (AP) Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinin dondurulmasıyla ilgili bir önergenin perşembe günü oylanacak olması da tartışmaları iyice alevlendirdi. Habertürk'ün üst düzey diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre, AB'nin Türkiye ile müzakereleri askıya alması hiç kolay değil. Kaynaklar, "Kamuoyuna yansıyan tartışmalarda sadece Avusturya'nın net bir tutumu olduğu görünüyor. Böyle bir karar için Almanya ve Fransa gibi büyük ülkelerden birinin desteklemesi ve diğer üyeleri de peşinden sürüklemesi gerekiyor. Ancak gizli bir konsensüs varsa, bu durumu değiştirebilir" dedi. AP'de tartışılacak 'müzakereleri dondurma' önergesinin herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını belirten kaynaklar, "Ancak sembolik ve siyasi bir önemi var. AP böyle bir karar alırsa veya 2017'de hazırlayacağı Türkiye raporunda bu yönde öneride bulunursa, Avrupa Komisyonu bunu dikkate almak zorunda. Türkiye, böyle bir olasılığı değerlendiriyor" diye konuştu. Kaynaklar, AB ile müzakereler askıya alınırsa ya da Türkiye AB sürecinden çıkarsa neler olacağıyla ilgili çalışmaların da başladığını belirterek, "Çıkış planının 'maliyeti' bürokratlarca değerlendiriliyor. Buna yönelik konuşmalar başladı. AB yardımlarını çekerse neler olur, AB projelerinin geleceği, sosyal gelecek, ekonomiye etkileri gibi konular gündemde. Bunlar gelişmelere göre önümüzdeki dönemde raporlaştırılacak" dedi.
Haber Türk
Anayasa Görüşmesine 'Merdiven' Sistemi
Anayasa teklifi için dün Ak Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül ile MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak saatler süren ilk tur görüşmeyi gerçekleştirdi. MHP, Ak Parti'nin teklifine karşı her madde üzerinde oluşturduğu görüşlerini iletirken, yazılı bir metin sunmadı. Görüşmelerde "merdiven sistemine" göre ilerleme kaydedilmesi yöntem olarak benimsendi. Buna göre, aşama aşama ilerleme sağlanacak. Merdivenin ilk basamağında başkanlık sistemini Cumhurbaşkanı sistemi olarak kurgulayan hükümet sistemine ilişkin maddeler bulunuyor. Cumhurbaşkanı'nın konumundan kaynaklanan fiili durumuna dönük hukuki çerçevenin belirlendiği bu maddelerde asgari müşterekleri yakalamaya çalışan Ak Parti ve MHP belli bir ilerleme sağladı. Hükümet sistemine ilişkin maddelerde uzlaşma sağlanması halinde ikinci basamaktaki intibak ve uyum maddelerinin yer aldığı ikinci bölüme geçilecek. Kaldırılacak maddeler veya yeni getirilen bir hükümle paralel başka bir maddenin de metni dercedilmesi gerekliliğini de dikkate alacak olan Ak Parti ve MHP, bu bölümde de ilerleme kaydetmesi halinde anayasa teklifinin diğer bölümlerine ilişkin maddelere geçecek. Gül ve Parsak, ilk tur görüşmenin ardından gelinen noktayı liderlere aktardılar. Bu arada Bahçeli de MHP Başkanlık Divanı'nı toplayarak yaklaşık 1 saat gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Anayasa değişikliği teklifin ilişkin gelişmeleri anlatan Bahçeli, MHP'nin üniter yapı ve "Anayasa'nın ilk dört maddesinin ruhunda yatan anlayış" konusundaki hassasiyetlerine bir kez daha dikkat çekti. Bahçeli, cumhurbaşkanının devleti yönetirken yapacağı eylemlerinin şeffaf, denetlenebilir ve hesap verebilir olmasının önemine işaret etti. Büyük yetkilerle donatılan cumhurbaşkanının, yetkilerini kötüye kullanması durumunda soruşturma başlatılabilmesi için, 330 ve Yüce Divan'a sevk için 367 sayısının önemi de vurgu yapan Bahçeli, MHP'nin parlamenter sisteme ilişkin görüşlerinde sapma olmadığını nihai kararın Meclis'ten çıkacağını dile getirdi.
Milliyet
Yeni Öneri Gelmezse Bu Haliyle Geçecek!
Başbakan Binali Yıldırım'ın, Ak Parti'nin tartışma yaratan önergesiyle ilgili olarak partisinin kadın milletvekilleri ve hukukçularla gerçekleştirdiği toplantının ardından, TBMM'de Ak Parti Grup Başkanvekilleri bir araya geldi. Yaklaşık 1,5 saat süren toplantının ardından Elitaş gazetecilere açıklama yaptı, soruları yanıtladı. 4 bine yakın aileyi ilgilendiren bir mağduriyetin söz konusu olduğunu belirten Elitaş, "Bu düzenleme her iktidarın, her siyasetçinin toplumda kim mağdursa onun mağduriyetini gidermek için yapması gereken bir gayret ve işlemdi. Biz de Ak Parti olarak bunu yaptık" dedi. "Önerge son dakika geldi" iddialarını yalanlayan Elitaş, "Önerge son dakikada gelmedi. Saat 19.00 civarında siyasi parti gruplarına verildi. Onlarla görüşmeler yapıldı" bilgisini verdi. Bazı muhalefet milletvekillerinin önergenin uygun olduğunu ifade ettiklerini hatta bir kısmının imza atma niyetleri olduğunu anlatan Elitaş, "Ama daha sonra parti baskısıyla imzalarından vazgeçtiler" diye konuştu. Elitaş, muhalefete çağrı yaparak şunları söyledi: Toplumda madem böyle bir sıkıntı var, bu sıkıntıyı gelin birlikte çözelim. Eğer CHP'nin bu toplumdaki mağduriyeti giderme konusunda somut, net bir önermesi varsa o önermeye açığız. CHP'nin 'görüşülemez' şeklindeki çağrısının faydalı olmadığını ifade ediyoruz. Biz, bizim getirdiğimiz önergenin doğru olduğu kanaatindeyiz, hâlâ da ısrarlıyız. Aksi halde yarın (bugün) son oylamasını yaptıktan sonra kanunlaşmasını sağlamış olacağız. MHP'nin de itirazları varsa, konuyla ilgili somut, insanların mağduriyetini giderebilecek, bizim önergemizdeki varsa endişe duydukları kısmı düzenleyici önergeleri varsa, onları da dikkate alırız.
Vatan

SPOR

Spor Toto Süper Lig ve TFF 1. Lig yayın hakları 11 dakikada yıllık 590 milyon dolara satıldı Maçlar önümüzdeki 5 sezon yine Digitürk tarafından yayınlanacak. Digitürk, şu an Süper Lig için yıllık 360 milyon dolar artı yüzde 18 KDV ödüyor. Yeni dönemde Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) aldığı yüzde 12'lik pay yüzde 4'e düşeceği için kulüplerin kazancı daha da artacak. İhale öncesi kulüplerin beklentisi en az 600 milyon dolardı. Böylece, dolar 2.7 lirayken "Yayını 600 milyon dolara satarız" diyen Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ'ın dediği oldu. TFF'nin Riva'daki merkezinde yapılan ihalede teklifler kapalı zarf içinde alındı. İhaleye Digitürk ve Turkcell Superonline teklif verdi. 2017- 18, 2018-19, 2019-20, 2020- 21 ve 2021-22 sezonlarını kapsayan ihaleyi, D paketine yıllık 500 milyon dolar ve artı KDV (90 milyon dolar) veren Digitürk kazandı. Böylece 5 yıllık yayının bedeli yaklaşık 3 milyar doları buldu. İhaleye şartname alan 5 firmadan 3'ü katılmadı. 500 milyon dolardan 35 ila 38 milyonu TFF 1. Lig'e aktarılacak. Kur 2018'de sabitlenecek ve TEFE ile TÜFE oranında her yıl zam yapılacak. TFF Başkanvekili Hüsnü Güreli, "Enteresan bir rakam geldi" diye konuştu.
Hürriyet

Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nin 7. haftasında Galatasaray Odeabank, Beşiktaş Sompo Japan'ı 84- 78 yenmeyi başardı. Maça Sinan'ın asistleriyle başladı Galatasaray. Tecrübeli oyuncu, penetre sonrası pas dağılımını çok iyi yaparak, daha ilk çeyrekte 7 asiste ulaştı. Ancak Galatasaray'ın sıkıntısı da 4 numara savunmasıydı. Ergin Ataman, maça Daye ile başladı, onun savunma zaaflarını Clark çok iyi kullandı. Zaten devrede 17 sayı atan Clark'ın hücum performansı, 4. dakikada 13-4 geriye düşen Beşiktaş'ı çeyrek sonunda 20-19 öne taşıdı. Beşiktaş'ın ribauntlardaki üstünlüğü, tam saha baskısı, sarı-kırmızılılar'ın hücumda bir türlü ritmini bulamamasına neden oldu, devre Beşiktaş'ın 39-36 üstünlüğüyle kapandı. Micov, Göksenin, Sinan üçlüsünün üçlükleriyle 2. yarıya başlayan ve 63-60 geriye düştükten sonra 4 dakika içinde 16-2 seri bulan Galatasaray, üstünlüğü ele geçirdi. Bu seride, rakibin presine karşı 4 kısaya dönmeyi seçen Beşiktaş'ın Clark'ı kenarda tutmasının da etkisi vardı. Bu dakikalarda Thompson tek başına direnmeye çalıştı ama yeterli olamadı. İkinci yarıda 14'te 9 üç sayı isabetiyle oynayan Galatasaray, artık ritmini bulmuştu, Diebler da devreye girince 76-65 ile fark 9'a çıktı. Ataman'ın 5 kısasına rağmen, inanılmaz top kayıpları yaptı ev sahibi, arka arkaya Beşiktaş rakibine 3 sayıya kadar yaklaştı. Ancak iki top kaybına rağmen sahada tutulan Diebler, coachunu haklı çıkardı, en kritik üçlüğü atıp, maçı kopardı. Galatasaray adına Schilb-Sinan- Pleiss üçlüsü fark yaratırken, Beşiktaş'ın 50'de 18'lik iki sayı isabeti, ribauntlardaki ezici üstünlüğünü kullanmasını engelledi.
Milliyet


Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde gösterdiği başarılı performansla tüm dikkatleri üzerine çeken Beşiktaş'ta, yönetim kurulu süper prim hazırlığı içerisine girdi. Vodafone Arena'da yarın akşam Benfica'yı mağlup etmesi halinde gruptan çıkmaya çok yaklaşacak olan siyah-beyazlı takımda, yönetim süper prim için son hafta Ukrayna'da oynanacak Dinamo Kiev maçını da bekleyecek. Benfica ve Dinamo Kiev maçları sonunda gruptan çıkılması halinde futbolculara çok ciddi bir prim dağıtacak olan siyah-beyazlılar bu rakamı şimdilik gizli tutuyor. Kartal 6 Aralık Salı günü Ukrayna'da tur biletini cebine koyarsa oyuncuların cepleri dolacak. UEFA'dan galibiyet başına 1.5 milyon euro alan ve gruptan çıkılması durumunda 5.5 milyon euro da performans ödülü kazanacak olan yönetim, takıma toplamda 1.5 milyon euro prim dağıtmayı planlıyor. Siyah-beyazlı yönetim, Şampiyonlar Ligi'nde şimdiye kadar elde edilen 3 milyon euro performans ödülünün yarısını teknik heyet ve futbolculara prim olarak dağıtmıştı. Devler Ligi'nde son 16'ya kalınması halinde tarihinde bir ilke imza atacak olan Kartal'da, yönetimin bu durumu göz önünde bulundurarak takıma jest yapmak istediği aktarıldı. Siyah-beyazlı yönetim, UEFA'dan 5.5 milyon euro gelirse futbolcuların yıl sonuna kadar olan alacaklarını da ödeyecek. Bu arada ödemeler konusunda çok hassas olan Başkan Fikret Orman'ın, Benfica maçı öncesi tesislerde oyuncularla bir araya gelerek motivasyon toplantası yapması bekleniyor.
Milliyet


Oynadığı etkili futbolun yanısıra ilk golde klasını konuşturan ve takımının devreyi önde kapamasını sağlayan tecrübeli futbolcu penaltı golü ile de maçı bitirdi. Sezon başından bu yana Teknik Direktör Advocaat ve ekibi yönetiminde fizik gücünü kademe kademe arttıran van Persie bu sayede yeteneklerini daha rahat sergilemeye başladı. Pereira'dan farklı olarak Advocaat ile iyi bir iletişim yakalayan Hollandalı futbolcu, takımın parçası oldu ve sabırla ilk 11'de oynayacağı günü bekledi. Yoğun eleştirilere rağmen yıldız isim, sonunda beklenen patlamayı yaptı. Derbi maçın ardından çıkış noktasında konuşma şansı bulduğumuz Van Persie'ye, "Herhalde Fenerbahçe kariyerindeki en güzel günündü" dediğimizde "Evet ben de öyle düşünüyorum" karşılığını verdi. Attığı golün zorluğundan bahsettiğimizde ise gülerek "Evet zor bir pozisyondu ama şanslıydım" demekten kendini alamadı. Daha önce birçok önemli derbide forma giyen yıldız isim, maçın ardından oldukça keyifliydi. Hollandalı oyuncu o sırada açıklama yapan kaptan Volkan Demirel ile şakalaştı. Ardından herkese imza verdi. Son olarak stattan çıkmadan önce de "Bu derbide gol atmayı çok istiyordum. Hayallerim gerçek oldu" diyerek evinin yolunu tuttu. Attığı gollerin ardından ailesinin bulunduğu locayı işaret eden, sevincini eşi ve çocuklarıyla paylaşan Hollandalı oyuncu maçın ardından bu zafer gecesinin tadını yine ailesiyle çıkardı. Eşi Bouchra Van Persie, sosyal medya hesabından van Persie ile çektirdiği fotoğrafı paylaşarak "Onunla çok gurur duyuyorum. Mutluyuz" ifadesini paylaştı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme