23 Kasım 2016 Çarşamba

23.11.2016 Genel Gündem



23.11.2016

GÜNDEM

Adalet Bakanlığı'na 16 Bin Memur Alınacak
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Adalet Bakanlığı'nın 2017 bütçesi görüşmelerine başlandı. Bütçenin açış konuşmasını yapan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimine değinerek, "Bu topraklar üzerinde, bundan sonra kimse darbe teşebbüsüne niyetlenemeyecek" dedi. Bozdağ, darbecilerin kurduğu idam sehpalarına Başbakan ve Bakanları gönderen kararları imzalayarak yargıya büyük utanç yaşatan hakim ve savcıların, 15 Temmuz'da milletin yargısı olduğunu ispat ettiğini kaydetti. Birbirinden farklı görüşlerin, yeni anayasanın geciktirilemez bir ihtiyaç olduğu konusunda birleştiğini belirten Bozdağ, milletle devlet arasındaki duvarları kaldıran, milletine güvenen, insan hak ve onurunu esas alan, çoğulcu ve özgürlükçü yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu söyledi. HSYK'nın yapısında 2010'da iyi niyetle yapılan değişikliğin hedeflenen sonuçları doğurmadığını kaydeden Bozdağ, "Gelinen noktada HSYK'nın yeniden ele alınması ve düzenlenmesi, geciktirilemez bir zarurettir. Türkiye mevcut seçim usulüyle yeni bir HSYK üyeliği seçimi yapmamalıdır. Yaşanan iki seçim tecrübesi, üçüncü seçimin tekrarlanmaması gerektiğini bize emretmektedir. Buradan TBMM'de temsilcisi bulunan siyasi partilerimizi seçim usulü başta olmak üzere HSYK'nın yeniden yapılandırılması konusunda birlikte çalışmaya davet ediyorum" dedi. Bakan Bozdağ, AİHM'nin tüketilmesi gerekli başvuru yolu olarak kabul ettiği İnsan Hakları Tazminat Komisyonu'na 10 Kasım 2016 itibariyle 7 bin 993 başvuru yapıldığını, bunların 7 bin 554'ünün karara bağlandığını, 3 bin 444'ünün kabul, 2 bin 292'sinin reddedildiğini söyledi. AİHM nezdinde Türkiye aleyhine bekleyen başvuru sayısının 2012'ye oranla 17 bin den 7 bin 750'ye gerilediğini belirten Bozdağ, 31 Ekim 2016 itibariyle Türkiye'nin Ukrayna, Macaristan ve Rusya'nın ardından 4'üncü sırada bulunduğunu söyledi. 2016'da 3 bin 542 adli, bin 68 idari olmak üzere toplam 4 bin 610 hâkim ve savcının mesleğe kabul edildiğini belirten Bozdağ, 8 Kasım itibariyle toplam bin 66 hâkim, savcı adayının mevcut olduğunu söyledi. Bozdağ, ÖSYM tarafından 24 Aralık'ta yapılacak sınavla, 2 bin adli, 200 idari yargı hâkim ve savcı adayı, bin 500 avukatlık mesleğinden geçen hâkim ve savcı adayı, 100 avukatlık mesleğinden geçen idari yargı hâkim adayı olmak üzere toplam 3 bin 800 hâkim ve savcı adayının alınması planlanmaktadır" dedi. Bozdağ ayrıca, bin 583 zabıt katibi, 445 mübaşir, 161 şoför, 148 teknisyen, 16 kaloriferci ve 18 aşçı olmak üzere toplam 2 bin 371 personelin atamasının yapılacağını da anlattı. Bozdağ, "2017 yılında Adalet Bakanlığı olarak yaklaşık 16 bin yeni personel alımı yapacağız. Son çıkarılan KHK ile uzman çavuşlar ve uzman erbaşlardan 2 yıl çalıştıktan sonra görevden ayrılanları gardiyan olarak mesleğe alımı konusunda da bir hüküm koyduk" dedi.
Milliyet


 'İstismar' Önergesi Geri Çekildi!
AK Parti, küçük yaşta evlilik nedeniyle 'cinsel istismar' suçundan cezaevinde bulunan 4 bin kadar kişiye tahliye yolunu açacak olan yasal düzenlemede geri adım attı. Başbakan Binali Yıldırım, dün Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi: Erken yaşta evlilik, erken yaşta çiftlerin kendi rızasıyla veya ailenin rızasıyla evlenmeleri, rıza olsa bile, kanuni yasa suç. AK Parti iktidarında önce böyle bir suç yoktu. Ak Parti hem gençleri korumak, hem aileyi korumak adına reşit yaştan önceki evlilikler rızayla bile olsa bunu ceza kanununda suç olarak tanımladı. Ancak bu değişikliği bilemeyen gençler 17-18 yaşından önce evlilik yapıyor. O evlilikten çocukları olunca, bu çocukları nüfusa kaydetmede veya doğumda bunun suç olduğunu olacak öğrenebiliyor. Böylece erkek cezaevine gidiyor, kadın çocuklarla ortada kalıyor. Yani gençlerin yaptığı bu evliliğin bedelini çocuklar ödüyor. Özellikle bu toplumda bilindiğinden daha derin kanayan bir yaradır. Meclise bir kanun teklifi verelim, dedik. Birden bire kıyamet koptu. Neymiş, 'tecavüzcüye af geliyor'. Böyle bir şey yok. Muhalefet partilerine bu konuda uzlaşma çağrısı yaptık. Hatta 'teklifiniz varsa buyurun teklifinizde getirin bu meseleyi halledelim, böylece kanayan bir yara ortadan kalksın'. Ne yazık ki bu çağrımız gerektiği gibi kabul görmediği gibi, aynı zamanda da bunu bir siyasi rant olarak kullanma yolunu tercih ettiler. Ayrıca bu yönde toplumda da bir kafa karışıklığı oluşturmayı başardılar. Gerek toplumda bu konuda mutabakatın sağlanması, gerek Cumhurbaşkanımızın bu konudaki mutabakat çağrısı gerekse de muhalefet partilerine kendi önerileri geliştirmeleri için zaman tanınması bakımından meclisteki bu tasarıyı komisyona alıyoruz. Ve komisyonda etraflıca, bütün tarafların görüşleri de dikkate alınarak değerlendirilip bu sorun mutlaka çözüme ulaştırılacaktır. 3 bin 800 bu şekilde vaka var.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 131,9511-131,1054                       
ABD Doları 3,3824-3,3851/Euro 3,5935-3,5964/İngiliz Sterlini 4,2000-4,2050             

İhracatın Sadık Yari Avrupa
Türkiye ihracatının kralı Avrupa Birliği (AB). Türkiye'nin AB'ye ihracatı 2016'nın ilk 9 ayı itibariyle yüzde 49 seviyesinde. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2006 yılında bu oran yüzde 56.3 iken 2008 krizinin ardından toparlanması güç olan AB'ye ihracat 2012 yılında yüzde 39'a gerilemişti. İthalatta da AB Türkiye'nin bir numarası. Türkiye'nin AB'den ithalatının oranı da yüzde 39. Peki dış ticaret hacmimiz ne? 2016'nın 9 ayı itibariyle 107.8 milyar dolar. 50.5 milyar dolarlık ihracat yaparken 56.9 milyar dolarlık ithalat yapmışız. AB ile aramızdaki dış ticaret açığı oldukça düşük ve 6.4 milyar dolar seviyesinde. Türkiye'nin yeni gözdesi Şanghay 5'lisinde ise Türkiye'nin en fazla ticaret yaptığı iki ülke Çin ve Rusya. Adı Şanghay 5'lisi olsa da 6 ülke birliğin asil üyesi. Bunlar, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan. Bu ülkelerden ihracatımızda Rusya'nın payı yine 9 ay itibariyle yüzde 1.07, Çin'in payı ise yüzde 1.50. Bu iki ülke Türkiye'nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler arasında. Çin ithalatımızdan aldığı yüzde 13.29'luk pay ile zirvede, Rusya'nın payı ise yüzde 7.73. Rusya ile dış ticaret hacmimiz 12.3 milyar, Çin ile 20.8 milyar dolar. Bu iki ülke en fazla dış ticaret açığı verdiğimiz ülkeler arasında. Çin'e karşı 17.8 milyar dolarlık, Rusya'ya karşı da 10.2 milyar dolarlık dış ticaret açığı veriyoruz. Diğer üye ülkeler Kazakistan'ın ihracatımızdan aldığı pay ise yüzde 0.44, Kırgızistan'ın yüzde 0.23, Tacikistan'ın yüzde 0.10, Özbekistan'ın ise yüzde 0.38. Tüm bu Şanghay birliği üyelerine toplam ihracatımız ise 3 milyar 636 milyon dolar. Peki AB'ye ihracatımız yüzde 49 diyoruz, Avrupa Birliği üye ülkelerinin durumu ne? İhracatımızın yıldızı yıllardır Almanya. Almanya ihracatımızdan aldığı yüzde 9.86'lık pay tüm Şanghay birliği ülkelerini geride bırakmayı başarıyor. İngiltere'nin ihracatımızdaki payı yüzde 8.63, İtalya'nın payı yüzde 5.20, Fransa'nın payı da yüzde 4.25.
Hürriyet

Özverili Olun!
Türkiye'de işlenen verilerin (dijital bilgi) vergi-maliyet avantajları ve global şirketlerin düzenlemeleri yüzünden yurtdışındaki veri merkezlerinde tutulmaması, bir diğer ifadeyle yurtiçinde kurulacak depolarda tutulması için Hükümet kanadı bir dizi çalışmanın altına imza atmaya hazırlanıyor. Başbakan Binali Yıldırım, dün Bilişim Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, teknoloji şirketlerine çağrı merkezlerinde olduğu gibi veri merkezleri kurma çağrısında bulundu. Yıldırım, "Enerji desteğine varıncaya kadar her türlü desteği veri merkezi kurulması için çok özendirici bir teşvik paketini yürürlüğe koyduk. Hayırlı olsun. Şimdi firmalardan beklediğimiz, bu veri merkezlerinin kurulması. Bunu bir ticari kazanç olarak görmüyoruz. Bilgi güvenliğine, stratejik bilgi hedeflerine de hizmet edecek. Bu tür merkezler, bölgenin bütün verilerinin ülkemiz üzerinden trafiğinin sağlanmasına katkı sağlayacak. Ülkemizde üretilen ve ülkemiz üzerinden taşınan bilgilerin ülkemizde kalmasına vesile olacak" dedi. Merkezlerin kurulmasıyla Google, Facebook, Twitter, Youtube gibi büyük internet platformlarının verilerinin de bu merkezlerinde muhafaza edilmesi için fırsat oluşacağını söyleyen Yıldırım, "Bu konuda bazı yasal iyileştirmelere ihtiyaç var. Bununla ilgili düzeltmeleri yapıyoruz. Atılan adımlar bilişim sektörüne verdiğimiz önemi, açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı. Geride kalan çağda en büyük gücün para olduğunu, şimdilerde paranın yerini bilginin aldığını belirten Yıldırım, şöyle konuştu: "Bilgiye sahipseniz, güce de sahipsiniz. Bilgiye sahip ülkeler bir adım öne geçiyor. Türkiye'yi geleceğin dünyasında saygın bir yerde görmek istiyorsak, bilgi üretimi yapmak şart." İnternet güvenliğini önemsediklerinin altını çizen Yıldırım, "Siber güvenliğin sağlanmasına ilişkin önemli çalışmalar devam ediyor. Eylem planı uygulamaya girmiş durumda. Eğitimler veriliyor. Tatbikatlar düzenleniyor. Siber saldırılarla ilgili dayanıklılık testleri yapılıyor. Siber caydırıcılık konusunda önemli adımları atmış olacağız" dedi. Yıldırım, saldırılardan sadece korunulmayacağını ayrıca caydırıcılık için ek önlemler alınacağını da belirtti. Bu kapsamda Kamunet projesinin tanıtım
Milliyet

Kardeş Kardeş İş Yapacaklar
22-24 Kasım'da Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Azerbaycan Uluslararası Gayrimenkul ve Yatırım Fuarı'nda Emlak Konut GYO güvencesiyle hayata geçirilen projeler yatırımcılarla buluştu. Emlak Konut, RECEXPO Fuarı'nda İstanbul ve Türkiye'deki yatırım fırsatlarını anlatırken, İstanbul'da hayata geçirilen Maslak 1453, Büyükyalı ve Nidapark Kayaşehir projeleri tanıtıldı. Marka projelerin yabancı alıcılarla buluşmasının önemine değinen Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, yakın coğrafyada Türkiye'deki yatırım fırsatlarının 'iyi' anlatılması gerekliliğini söyledi. Kurum, "Bu hedefle Körfez bölgesinde son yıllarda ciddi tanıtım faaliyetleri gerçekleştirdik. Bu fuarla kardeş ülke Azerbaycan'dan Kafkaslara ve Türki Cumhuriyetlere de yaptığımız açılımı bir adım daha öteye taşıyoruz Körfez ülkeleri için hem kendilerine yakın görüyorlar Türkiye'yi, hem de güvenli. Bu nedenle yabancıya konut satışı 10 milyar doları geçer" dedi. Türkiye'deki yabancı konut satışlarına bakıldığında Azerbaycan'ın son yıllarda Ortadoğu ve Körfez ülkeleri ile ilk beş sırada yer aldığını söyleyen Murat Kurum, Emlak Konut GYO olarak 'Türkiye'nin geleceğine ve ekonomiye' güvendiklerini sözlerine ekledi. Kurum, yabancı yatırımların yaşanan tüm gelişmelere rağmen artarak sürdüğünü belirtirken, "Bunu görmek, sektörümüze, ekonomimize ve ülkemize olan güvenimizi daha güçlendiriyor. Diğer yandan yabancı yatırımcıların ülkemizde konut almaları için teşvik çalışması yapılıyor. Belli rakamların üzerinde gayrimenkul alanlara vatandaşlık yada oturma hakkı verilmesi dünyanın pek çok ülkesinde mümkün" dedi.
Milliyet

Perakendede Yeni Dünyayı Anlatacaklar
Perakende Günleri, 23-24 Kasım tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda perakende sektörünü bir araya getiriyor. Konferans, dünya çapında konuşmacıları bir araya getirmeye devam ediyor. Bu yıl 16'ıncısı düzenlenen organizasyonun öne çıkan konuşmacıları arasında, Why Nations FailUlusların Düşüşü kitabının yazarı dünyaca ünlü ekonomist Daron Acemoğlu, 2016'nın İş Kitabı Ödülünü kazanan Steven Van Belleghem, tüm zamanların en iyi 100 iş dünyası kitabı arasında yeralan 'The Idea Book'un yazarı Fredrik Haren ve dünya teknoloji ödülü sahibi tasarımcı Daan Roosegaarde yer alıyor. Etkinlik, 20 ayrı konuşmacıyı ağırlayacak. Sektörün liderleri 'perakende de yeni dünyayı' anlatacak. Perakende Günleri, Multi Turkey, Turkcell ve hepsiburada. com ana sponsorluğunda düzenlenecek. Etkinlik ilgili değerlendirme yapan Soysal Kurucusu Suat Soysal, "2001 yılından bu yana Türkiye'deki en büyük iş dünyası organizasyonu olan Perakende Günleri'nin bu yıl 16'ıncısını gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Perakende Günleri, bu yıl el birliğimizle 16. yılında. Aradan geçen süre içinde perakende sektörüne ışık tutacak birçok konuyu tartıştık. Bilgi, deneyim ve yenilikleri paylaştık, sektörün yol haritalarını hep birlikte oluşturduk. Perakende Günleri, sektörde bilginin paylaşıldığı, üretildiği, farklı görüşlerin buluştuğu, sınırsız işbirliği olanaklarının yaratıldığı en büyük platform olarak sadece Türkiye'nin değil uluslararası alanda da sayılı organizasyonlardan biri oldu" dedi. Perakende Günleri 16'nın bu yılki konferansının ilk gün konuşmacıları arasında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), Ekonomi Profesörü Daron Acemoğlu, Nexxworks Kurucusu Steven Van Belleghem, Multi Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kaya, Turkcell Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı İsmail Bütün, Doğan Online Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı ve Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hanzade Doğan Boyner, Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kurşun, Metro Toptancı Market Türkiye Genel Müdürü Kubilay Özerkan, Big Chefs Kurucusu Gamze Cizreli, Etude Co. Tahran Kurucu Ortağı Gökhan Bozkurt, Next Academy Kurucusu Levent Erden yer alıyor.
Milliyet

Gözler Artık Merkez'de
Başbakan Binali Yıldırım'ın İstanbul programı nedeniyle dün yapılması beklenen Ekonomi Koordinasyonu Kurulu (EKK) toplantısı iptal edildi. Başbakanlık kaynakları, "Başbakan Yıldırım saat 10.00'da İstanbul'daki Bilişim Zirvesi'ne katılacak. O nedenle saat 13:30'da planlanan EKK toplantısı yapılmayacak" açıklamasını yaptı. EKK'nın iptal edilmesinden sonra iç piyasada gözler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yarın toplanacak olan Para Politikası Kurulu'na (PPK) çevrildi. Herkesin merak konusu TCMB'nin faiz silahını çekip çekmeyeceği Bazı ekonomistler 1 hafta vadeli repo faiz oranında artış, bazıları faizlerde bir değişiklik beklemiyor. Uzmanların bir kısmı da TCMB'nin döviz satım ihalelerine tekrar başlayabileceği öngörüsünde bulundu. Odeabank Ekonomik Araştırma ve Stratejik Planlama Direktörü Ali Kırali, TCMB'nin, bu ayki PPK toplantısında agresif bir faiz artırımı yapmasını gerektiren konjonktür olmadığını belirterek, "Sadeleşme sürecini tamamlamak adına atılabilecek adımla 25 baz puanlık faiz artışı masada olabilir. TCMB'nin bu olası hamlesinin kredibilite artışı sağlayacağını ve TL üzerindeki baskıyı kayda değer ölçüde hafifletebilir" dedi. İş Portföy Başekonomisti Nilüfer Sezgin de "1 haftalık repo faizinde 25 baz puanlık artış bekliyoruz. Diğer faizlerde değişim beklemiyoruz. Ancak TL'de asıl etki edecek faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 8.25'tir" diye konuştu. Sezgin, TCMB'nin faiz artırımının yanında döviz satım ihalelerine yeniden başlayabileceğini ve günlük 40 milyon dolar satımların bankanın net rezervlerini düşürmeyeceğini hesapladıklarını söyledi.
Vatan

Veri Merkezine De Teşvik
Başbakan Binali Yıldırım, bilişimde yeni bir vergi modelini hayata geçireceklerini açıkladı. Bilişim Zirvesi 2016'ya katılan Yıldırım, 12 yılda 4 kat artarak 90 milyar liraya yükselden bilişimdeki büyümeyi yeterli görmediklerini söyledi. Yıldırım, "Mevcut vergi sistemimiz iletişim sektörünün gelişmesine ayak uyduran bir sistem değil. Önümüzdeki bu dönem içerisinde çok basit, anlaşılabilir, sektörün büyümesini, hızını yavaşlatan değil, büyümesini daha da hızlandıran ve oluşan ciroya göre çok daha da vergi geliri sağlayacak yeni bir modeli hayata geçireceğiz. Vergi sisteminin bilişim sektörünün ayağının ayak bağı olmasının önüne geçeceğiz" dedi. Başbakan Yıldırım, dün çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile çağrı merkezleriyle birlikte veri merkezlerinin kurulmasına yönelik çok büyük teşvik ve desteklerin açıkladığını belirterek, şöyle konuştu: "Bir göz atarsanız Resmi Gazete'ye göreceksiniz. Bina tahsisinden, vergi kolaylığına, çalışanların vergilerinin indirilmesinden ilk yatırım maliyetine, enerji desteğine varıncaya kadar veri merkezi kurulmasına yönelik çok özendirici, çok cazip bir teşvik paketini yürürlüğe koyduk."
Vatan

DÜNYA

Savaşçı Keşiş
ABD Başkanı seçilen Donald Trump, yönetiminde şahin ve keskin sağcı isimlere yer vermeye hazırlanırken, Savunma Bakanlığı Pentagon için emekli Deniz Piyade Generali James N. Mattis'in adı ciddi şekilde geçiyor. Antik çağ ile savaş tarihi bilgisi ve hiç evlenmemiş olması nedeniyle 'Savaşçı Keşiş' diye anılan Mattis'in bir diğer lakabı da 'Çılgın köpek' anlamına gelen Mad Dog. Amerikalı emekli generalin 7 bin kitaplık bir kütüphanesi olduğu ifade ediliyor. Mattis'le geçtiğimiz hafta bir araya gelen Trump, önceki gün de kurmaylarıyla görüşerek Mattis'in Pentagon koltuğuna aday gösterip göstermemeyi ele aldı. Toplantı sonunda adaylık açıklaması yapılmadı, ancak kulislere sızan bilgiler Mattis'in bakanlığa çok yakın olduğu şeklinde. Kurallara göre bir ordu mensubunun bakanlık koltuğuna doğrudan atanabilmesi için aktif görevi 7 yıl önce bırakmış olması gerek. Ancak General Mattis 2013 yılında emekli olduğu için bu şartı karşılamıyor. Bu nedenle Mattis'in önce ABD Başkanı tarafından aday gösterilip daha sonra da Kongre'den onay alması gerek. Onay alması halinde 65 yıl sonra ilk kez bir emekli general, savunma bakanı olacak. Üst düzey noktalara emekli generalleri getirmesi nedeniyle tepki çeken Trump'ın Pentagon'un başına da yine bir asker getirerek bakanlığı sivil hâkimiyetten çıkarmakla eleştiriliyor. Deniz piyadeleri arasında büyük saygı duyulan ve adeta bir efsane olan James Mattis, Irak'ta Felluce'de yürütülen operasyonda askerleriyle birlikte girdiği bir binada saldırıya uğramıştı. Mattis, burada komutasındaki askerlerini kurtarmak için kendisini riske atmış ve bir şarapnelle yaralanmıştı. James Mattis, 2004 mayıs ayında yine Irak'ta bir savaşçının saklandığını düşündüğü bir evi vurma emri vermiş ancak saldırı sonrası bu evde bir düğün olduğu anlaşılmıştı. Mattis'in emrini verdiği saldırıda 42 sivil ölmüştü.
Hürriyet

Ap'de 'Türkiye İle Müzakerelerı Dondurun' Çağrısı
Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki müzakerelerin geleceğinin ele alındığı bir oturum düzenledi. Konunun gündeme gelmesini sağlayan AP'nin ikinci büyük grubu Sosyalistler ve Demokratlar'ın (S&D), 'Türkiye'de hükümet hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına saygı yoluna dönene dek' müzakerelerin dondurulması yönündeki yaklaşımına, eskiden Türkiye'nin üyeliğine destek verenler de dâhil olmak üzere, tüm gruplar destek verdi. Grupların üzerinde anlaşacağı ortak metin temelinde yarın yapılacak oylama öncesinde düzenlenen oturumda söz alanların neredeyse tamamı AB ülkelerine müzakerelerin dondurulması çağrısında bulunurken AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, müzakerelerin sona ermesi halinde her iki tarafın da 'kaybeden' durumuna düşeceği uyarısında bulundu. Türkiye'de endişe verici gelişmelerin listesinin uzun olduğunu belirten Mogherini, "Türkiye ile ilişkilerimiz dönüm noktasında çünkü Türkiye'nin kendisi dönüm noktasında" dedi. Müzakere sürecinin birçok alanda önemli sonuçlar doğurduğunu söyleyen Mogherini, "Türkiye'nin demokrasisini en etkili biçimde güçlendirmenin en iyi yolunun Türkiye'yle angajmana girmek, kanalları açık tutmak olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı. AB ve Türkiye'nin birlikte yapabileceği çok şey olduğunun altını çizen Mogherini, "Eğer müzakere süreci sona ererse her iki tarafın da kendisini kaybeden-kaybeden senaryosuyla karşı karşıya bulacağına inanıyorum" dedi.İdam cezası, AB'nin tüm kurumları açısından kırmızı çizgi olmayı sürdürüyor. Müzakerelerin geleceği konusunda yetkisi olmayan AP, 'geçici dondurma' çağrısının AB ülkeleri tarafından hayata geçirilmesini umuyor. Mevcut sinyaller ise bu beklentiyi havada bırakacak yönde. AB Komisyonu'nun Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, "Üye ülkeler bu derece sert önlemler almaya hazır değil. Türkiye'yle daha fazla angajmana odaklanmış durumdalar" dedi. Hahn, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ibaret olmadığını vurgulayarak, "Burada 80 milyon kişiden bahsediyoruz" diye konuştu.
Hürriyet

Trump'ın İlk İcraatı Sonunda Belli Oldu!..
ABD başkanlığına seçilen Donald Trump, öncelikli icraatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ülkeyi Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) ticaret anlaşmasından çekeceğini bildirdi. Cumhuriyetçi Parti'den başkan seçilen iş adamı Trump, Beyaz Saray'daki koltuğuna oturduğunda ilk 100 günde yapmayı planladığı icraatları anlatan bir videoyu sosyal paylaşım sitesinde yayınladı. Trump, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan ve Pasifik Okyanusu'na kıyısı bulunan 12 ülkeyi kapsayan TPP ticaret anlaşmasından ABD'yi çekeceğini bildirdi. ABD Başkanı Barack Obama'nın mirası kabul edilen TPP anlaşmasını "potansiyel felaket" diye tanımlayan Trump, "Bunun yerine, ABD'nin kıyılarına istihdam getirecek daha adil ve çift taraflı ticaret anlaşmaları müzakere edeceğiz" dedi. Trump, ilk 100 günde ABD'nin enerji sektöründeki regülasyonları da azaltacağını, ulusal güvenlik konusunda ise ABD'yi siber saldırı ve dış tehditlere karşı savunacağını vurguladı. Seçilmiş başkan, göçmenlik konusunda planladığı reformlara işaret ederek, ABD'li işçileri olumsuz etkileyen ve göçmenlerce suistimal edilen vize programlarının da ABD İçişleri Bakanlığı tarafından araştırılacağını bildirdi. Ancak "Obamacare" adı verilen sağlık reformunu feshetmek veya Meksika sınırına duvar örmekten bahsetmedi.
Milliyet

Ap'de 'Kritik Zirve'..
Avrupa Parlamentosu (AP), dünkü oturumda Türkiye ile gerginliği ve Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile olan ilişkisinin geleceğini masaya yatırdı. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz başkanlığında düzenlenen oturuma katılan çok sayıda vekil, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin dondurulmasını talep ediyor. Parlamentodaki siyasi gruplar, liberallerin girişimiyle hazırlanan bir karar tasarısı üzerinde uzlaşmıştı. AP Türkiye Raportörü Kati Piri, AP'deki parlamenterlerin büyük bölümünün müzakerelerin askıya alınmasından yana olduğunu açıklamıştı. AP'de yarın oylanması ve kabul edilmesi beklenen tasarının hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor. Ancak Türkiye-AB ilişkileri açısından sembolik önem taşıyor. AP'nin Türkiye ile müzakereleri tek başına askıya alma yetkisi bulunmasa da, parlamentonun kararı, AB liderleri için tavsiye niteliğinde olacak. Karar, Aralıktaki AB liderler zirvesinde yol gösterici olacak.
Milliyet

Mursi'ye Bir İyi Haber Daha
Mısır'ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi hakkında verilen idam cezasının ardından, müebbet hapis cezalarından biri de bozuldu. Kamuoyunda "Hamas'la casusluk" olarak bilinen davada yargılanan diğer 21 sanık hakkında verilen "idam, müebbet ve 7 yıl hapis" cezalarını içeren kararların da, aynı şekilde bozulduğu belirtildi. Savcılık, sanıkları Hamas, Hizbullah ve İran Devrim Muhafızları gibi örgütlere bilgi sızdırmak, Mısır topraklarında terör eylemi yapmayı planlamakla suçlamış, ancak sanıklar bütün bu suçlamaları reddetmişti.
Milliyet

'Hepiniz Yalancısınız'
ABD'de 20 Ocak'ta yemin ederek göreve başlamaya hazırlanan seçilmiş Başkan Donald Trump, hafta başında eşi görülmemiş bir eyleme imza attı. 'Emlak kralı' lakaplı iş adamı, pazartesi günü ülkenin önde gelen televizyon kanallarının yöneticilerini ve baş sunucularını Manhattan'daki Trump Tower'da bulunan dairesinde topladı. Televizyon yetkilileri Trump'ın yeni dönemde Beyaz Saray'la medyanın ilişkilerinin nasıl olacağına dair görüş alışverişinde bulunacağını düşünüyordu. Ancak toplantı hiç de bekledikleri gibi gitmedi. Zira Trump, seçim kampanyası boyunca kendisini hedef alan ve seçim zaferini eleştiren tüm televizyon kanallarının yöneticilerini deyim yerindeyse 'azarlamaya' çağırmıştı. 70 yaşındaki müstakbel Başkan, Fox News, ABC, CBS, NBC gibi kanallardan önde gelen isimlerin katıldığı toplantıya CNN kanalının yönetişcisi Jeff Zucker'ı azarlayarak başladı. Trump Zucker'a, "Kanalınızdan nefret ediyorum, CNN'de çalışan herkes yalancı, bundan dolayı utanmalısınız" diye çıkıştı. Trump, NBC kanalını ise, kendisiyle ilgili haberlerinde kötü bir fotoğrafını kullandıkları gerekçesiyle yerden yere vurdu. Trump, 1 saat süren toplantı sırasında sık sık "Burada yalancılarla dolu bir odada bulunmaktayız, namussuz, sahtekar, herşeyi yanlış yansıtan medyayla" sözlerini tekrarladı. Toplantıya katılan medya yetkililerinden birisi görüşmeyi, "Resmen idam mangası gibiydi. Tam bir felaketti" sözleriyle tanımladı. Trump'ın sözcüsü Kellyanne Conway ise görüşmenin 'mükemmel geçtiğini' söyledi. Trump'ın dün sabah benzer bir toplantıyı, kampanyası boyunca kötü habercilik yapmakla suçladığı New York Times yöneticileriyle yapacağı açıklandı, ancak daha sonra etkinliğin iptal edildiği belirtildi. Gazetenin muhabirlerinden Clifford Levy, Twitter'dan attığı mesajda, Trump'ın toplantının 'off the record' gerçekleşmesini talep ettiğini, ancak kendilerinin bunu reddettiğini vurguladı. İlerleyen saatlerde ise Trump'ın geri adım atarak gazete yetkilileriyle bir araya geldiği açıklandı.
Vatan

Ap'de Türkiye İçin Kritik Oturum
Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik müzakerelerinin askıya alınmasını öngören karar tasarısını dün gündemine aldı. AP'deki Sosyal Demokratlar grubu tarafından hazırlanan tasarı yarın oylanacak. Önergenin büyük olasılıkla kabul edileceği belirtiliyor, ancak Türkiye ile üyelik müzakerelerini yürüten Avrupa Komisyonu'nun AP girişimi konusunda nasıl bir tutum takınacağı belirsizliğini koruyor. Tasarının hukuki bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte Brüksel'in Ankara'ya karşı tutumu konusunda sembolik bir öneme sahip olacağı yorumları yapılmıştı. Oturum öncesinde İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye demeç veren AP'nin Türkiye raportörü Kati Piri, "AB'nin mevcut şartlar altında üyelik müzakerelerine devam etmesi için gerekli güvenilirliğin kalmadığını düşünüyorum. Hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edemeyiz" diye konuştu. Piri, tasarının aşırı sağcılar tarafından hazırlanmadığını hatırlatırken, "AP'de sekiz siyasi grup var ve tümü her geçen gün Türkiye'de durumun kötüye gittiğinde hemfikir. AB'nin katılım sürecinin itibarı risk altında. Biz Türkiye'ye kapılarımızı kapatmalıyız demiyoruz, ama Türkiye hükümetinin icraatlarıyla AB'nin üzerine kapıyı kapattığını söylüyoruz. Üyelik müzakerelerine devam edebilmemiz için Türkiye'nin normalleşmesi gerekiyor. Bunun için de anahtar Ankara'nın elindedir, AP'nin değil" ifadelerini kullandı.
Vatan

POLİTİKA

Hitler'i De İsrail'i De Tasvip Etmem
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail'in Channel 2 televizyonunda Uvda (Olgu) adlı programda ünlü sunucu Ilana Dayan-Orbach'ın sorularını yanıtladı. Önceki gece yayınlanan röportajda Erdoğan, İsrail-Türkiye ilişkilerinden Filistin sorununa, Türkiye'deki tutuklu gazetecilerden ABD Başkanı seçilen Trump'a kadar farklı konularda açıklama yaptı. Erdoğan, gazetecinin "Hamas'ın İsrail'e yönelik silah kullanmayacağına garanti verebilir misiniz?" sorusuna, "Siz İsrail adına bu silahla Gazze'nin vurulmayacağını bana söyleyebilir misiniz?" cevabını verdi. Erdoğan, Filistinli örgüt Hamas'la ilgili görüşünü de şöyle ortaya koydu: "Hamas bana göre bir terör örgütü değildir. Hamas bir dirilişin ortaya koyduğu siyasi harekettir." İsrail hükümetinin Hamas'la masaya oturması gerektiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti: "Bugüne kadar hep Mahmud Abbas'la oturdunuz, Fetih Örgütü ile oturdunuz, netice aldınız mı? Alamadınız. Burada Fetih Örgütü de Hamas da birlikte masaya oturmalıdır. Hamas'la her zaman ilişkim var, görüşüyorum. Amerika'daki Yahudi lobisi benimle bunları defaatle konuştu." Erdoğan, Filistin ile İsrail arasında yeniden arabulucu rolü üstlenip üstlenmeyeceği sorusuna, "Bizden böyle bir şey talep edildiği zaman niye girmeyelim. Ama ikili devletli çözüme İsrail yaklaşıyor mu? Yaklaşmıyor. O toprakların sahibi İsrail değil ki" yanıtını verdi. Gazeteci Dayan-Orbach, Erdoğan'ın 2014'te Gazze'ye saldırı sırasında, "İsrail'in yaptığının Hitler'in yaptığından daha büyük barbarlık olduğu" ifadesini hatırlatarak pişman olup olmadığını sordu. Erdoğan'ın cevabı şu oldu: "Şimdi tabii bu güne göre değişir. Öyle anlar oldu ki mesela o Gazze'yi vurdukları zaman orada o yüzlerce, binlerce kişinin öldüğü anı benim unutmam mümkün değil. Ben Hitler'in yaptığını da tasvip etmem, İsrail'in yaptıklarını da tasvip etmem. Orada o kadar insan öldürüldüğü zaman, şu mu daha barbardı, bu mu daha barbardı, böyle bir benzetmeyi yapmak yersiz." Sunucunun araya girerek, "Yahudi cemaatinin Hitler'le kıyaslanmasının rahatsız ediciliğinin bilincinde misiniz?" demesi üzerine Erdoğan, şöyle devam etti: "Şimdi ben çok çok bilincindeyim de ama Yahudi cemaati de acaba yaptıklarının bilincinde mi? (Şimon Peres'e) Dedim ki 'Siz insan öldürmeyi gayet iyi bilirsiniz'. Bunu Davos'ta söyledim. Şimdi bunu ben Peres'e söylerken herhalde bir şeyi yaşadığımız için söyledim."
Hürriyet

Ülkeyi Bataklıktan Kadınlar Kurtaracak
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün partisinin TBMM grup toplantısında çok sayıda kentten gelen kadınlara hitaben şunları kaydetti: Türkiye, tarihinin en ciddi krizlerinden birisini yaşıyor. Freni patlamış bir kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor. Terör almış başını gidiyor, bunların tek düşüncesi, tecavüzcüleri hapishaneden nasıl kurtarırız. Bugün hiçbir ayrım yapmadan evinde oturan, sokakta gezen kadınlar ilk kez güçlerinin farkına vardılar. Bugün geri çekilen önerge, bir gece yarısı önergesiyle kanun metnine girmiştir. Önerge CHP'nin girişimleri sonucu yeterli çoğunluk bulunmadığı için bugüne sarkmıştır. Türkiye, eğitimden dış politikasına, savunmasından teröre kadar bataklığa sürüklenmiş durumda. Bu bataklıktan Türkiye'yi kadınlar kurtaracak. AKP için oy toplayan kadın kardeşlerime sesleniyorum, sizin yaptığınız çalışmaların değerini bilmediler, çocuklarınızın değerini bilmediler, tecavüzcülere af getiriyorlar, şimdi artık o çatının altından ayrılmak zorundasınız, ayrılın ve gelin. Dolar almış başını gidiyor. Onlar 'Bir tecavüzcüyü nasıl hapisten kurtarabiliriz'in arayışı içinde. Şehitler arasında ayrım yapmışlardı, ayırımı derinleştiriyorlar. 15 Temmuz şehitlerinin kardeşleri ve çocukları arzu ederlerse askerlik yapmayacaklar. PKK'ya karşı mücadele edenlerin kardeşleri askerlik yapacak. Binali Yıldırım da duysun, bu düzenlemeyi yapan insanlar haindirler. Annelerin gözyaşları arasında ayrım yapılır mı? Nerede bu işin siyasi sorumlusu? FETÖ terör örgütüyle aynı yatakta yatanlar nerede? FETÖ terör örgütüyle paralel gidenler nerelerde? Diyorlar ki, 'FETÖ bizi kandırdı, biz saftık ama Kılıçdaroğlu bunların hepsini biliyordu, yargılansın'. Kendine güveniyorsan ben yargılanmaya hazırım, sen de gel. Gelemezler. Kendilerinin içinde dünya kadar FETÖ'cü var, ByLock kullananlar var, bunların gücü ere erbaşa, gazeteciye yetiyor, çünkü onlardan intikam almak istiyorlar. Valilik yazı yazıyor, polisin eşi özel sektörde çalışıyor, bunun işine son verin diyor. Hadi kocası suç işledi, kadının ne günahı var? Onlar ağaç kökü asla yemeyecek, bütün mazlumlara sahip çıkacağız, eğer yiyeceksen sen zıkkımın kökünü ye.
Milliyet

Münbiç'e Gideceğiz!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis Akademisi "Türkiye'nin Yeni Güvenlik Konsepti" Konferansı'nda konuştu. Erdoğan özetle şu mesajları verdi: Artık içeride ve dışarıda hangi tehdit olursa biz üstüne gideceğiz ve sorunları kaynağında çözeceğiz. Türkiye'nin terörle mücadelesi sadece kendi sınırları ile kısıtlı değildir. Biliyorsunuz Cerablus'a gittik ve DEAŞ oraları terk etmek zorunda kaldı. Şu anda El Bab'a dayandık, El Bab'ı batıdan da ayrıca çevreledik, kuşattık. Yetmez, biz şimdi oradan da Münbiç'e doğru ayrıca gideceğiz. Niye Münbiç'e gideceğiz, çok meraklı olduğumuz için değil. Münbiç'te PYD var, YPG var. Onlar da orayı terk etsin, doğuya gitsin. Bunu söyledik. 'Gidecekler' dediler, 'gitsin' dedik. Şu ana kadar bir miktar gittiğini söylüyorlar. Biz tamamen orayı PYD ve YPG'nin boşaltmasını istiyoruz. Güneyimizden bir terör tehdidini almak istemiyoruz. Musul, Musul'un kuzeyinde Telafer ve Sincar. PKK şimdi Kandil'in yanında yeni bir adım atıyor. Sincar'ı kendilerine terör bölgesi haline getirmeye çalışıyorlar. Ama bunu onlara yar etmeyeceğiz. Hesabını soracağız. DEAŞ gücünü Suriye'den, Irak'tan aldı. PKK'nın üsleri Suriye'de ve Irak'ta. Suriye ve Irak devletleri yok etti de biz mi engel olduk? Biz Kandil'e müdahale ederken, birileri izin verecek mi diye bakmadık. PKK meselesini de, DEAŞ meselesini de, mezhep çatışması tehdidini de kaynağında önlemek için ne gerekiyorsa yapacağız. Suriye'de terörden arındırılmış güvenli bölge oluşturma çabamızın önüne kimse geçemez. Ne yapıp edip, Suriye sınırımızı tüm terör örgütlerine karşı güvenli hale getireceğiz. Irak'ta terör ve mezhep çatışması tehditleri konusunda da aynı şekilde askeri güç destekli aktif politika izlemeye devam edeceğiz.
Vatan

Ak Parti'nin Önerileri Mhp'ye Makul Gelmiş
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, başkanlık sistemi ile ilgili olarak Ak Parti'nin verdiği teklifi makul bulduklarını söyletdi. Bahçeli, MHP'nin dünkü Meclis grup toplantısında özetle şöyle konuştu: Konuşa konuşa pürüzleri aşacağımızı, fiili tıkanıklığı mutlaka hukuki müdahaleyle açacağımızı düşünüyoruz. Öncelikle anayasa değişikliğini dar kapsamlı ve asgari düzeyde tutmanın yararlı olacağı kanaatindeyiz. AKP'nin de bu görüşte olduğunu görüyor, bundan da memnuniyet duyuyoruz. Merdiven usulüyle basamakları yavaş yavaş, hazmede hazmede çıkarak Türkiye'yi çok önemli ve ertelenmesi artık imkansız olan bir meselesinden kurtarabiliriz. AKP'nin değişiklik önerilerini genel olarak makul buluyoruz. Konuşa konuşa yokuşları aşacağız, tartışıp her bir maddeyi titizlikle müzakere ederek mutabakata inşallah varacağız. Daha doğrusu varmak zorundayız. CHP yöneticilerinin gıybet ve dedikoduya çakılmaları öncelikle kendileri adına talihsizliktir. Sayın Kılıçdaroğlu bizi tanımıyor, tanımak da istemiyor. Bu doğaldır. Sakal bıyığa denk olmayınca berber ne yapsın, söz eylemi doğrulamayınca adam neylesin? HDP, DHKP-C ve çok sayıda bölücü emeli olan grup ve oluşumlarla yan yana, sırt sırta veren CHP'yi Adana'da beklerken, Kartal'da görmek bir yol kazası, pusula yanlışı, yön karmaşası değildir. CHP; Adana bahane, Kartal şahane dedi, HDP-PKK'yla suçüstü basıldı. Sonunda kader ağlarını ördü ve CHP düşe kalka, ine çıka PKK'nın bagajı haline geldi. Anladığımız kadarıyla HDP, CHP'nin içine kaçmıştır. CHP'deki PKK kalıntıları, bünyeyi ele geçirmeye başlamışlardır. Atatürk yerinden kalkıp bunların halini görse ya tekrar yatar ya da bunların alayını birden İzmir'e kadar kovalardı.
Vatan

SPOR

Grup maçlarının 4 ülkede oynanacağı finallerine ise Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı EuroBasket 2017'nin kura çekimi Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirildi. Kura çekimine Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, FIBA Avrupa Başkanı Turgay Demirel, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, milli takım oyuncuları ile uluslararası basketbol camiasından çok sayıda davetli katıldı. EuroBasket 2017 kurasını, ev sahibi 4 ülkenin efsanevi basketbolcuları Türkiye'den Mirsad Türkcan, Finlandiya'dan Hanno Mottola, Romanya'dan Gheorghe Muresan ve İsrail'den Miki Berkovich çekti. Dört ülkede, 31 Ağustos-17 Eylül 2017 tarihlerinde düzenlenecek turnuvada grup maçları Türkiye (İstanbul), Finlandiya (Helsinki), Romanya (Cluj) ve İsrail'de (Tel Aviv) oynanacak. 24 ülkenin altışarlı 4 grupta mücadele edeceği şampiyonanın 2. tur ve finalleri İstanbul'da Sinan Erdem Spor Salonu'nda yapılacak. Milli takım, grup maçlarında Ülker Sports Arena'da parkeye çıkacak. İlk turda gruplarında ilk 4 sırayı alan ekipler adlarını 2. tura yazdıracak. 2. tur maçlarında A-B/C-D gruplarındaki ekipler çapraz eşleşme ile birbirlerine rakip olacak ve oynanacak tek karşılaşmayı kazanan ekipler çeyrek finallere kalacak. D Grubu'nda millilerimizin en önemli rakibi Sırbistan olarak gözükürken, Rusya ve Letonya da ilk iki için fırsat kollayacak. D Grubu'nda ilk 2'ye girmek çok çok önemli, çünkü bu sırayı elde eden ekipler, büyük olasılıkla C Grubu'nun ilk ikisi olmaya aday İspanya ve Hırvatistan gibi ekiplerle eşleşmemiş olacak.
Milliyet

Galatasaray'da Selçuk İnan krizi tatlıya bağlandı. Derbi maçta oyuna alınmadığı için antrenör Ayhan Akman'la birbirine giren ve önceki gün yönetim tarafından idmana gelmemesi istenen tecrübeli futbolcunun sorunu büyümeden halledildi. Önceki gün Levent Nazifoğlu ve Mehmet Özbek ile görüşerek hatasını kabul eden Selçuk, dün de erken saatlerde tesislerde Başkan Dursun Özbek ile bir araya geldi. Selçuk'un Dursun Özbek'e, "Başkanım çok üzgünüm. Kaybettiğimiz ve çaresizce bunu izlediğim için kendimi tutamadım. Bu fotoğrafı vermemem gerekirdi. Ancak Ayhan Hoca ile aramızda kesinlikle geçmişten gelen bir sorun yok. Biz eski takım arkadaşıyız. Beni en iyi alması gereken isimlerin başında aslında o geliyor. Ancak o atmosferde bazı şeyler farklı yerlere çekilebilir" dedi. Selçuk İnan şöyle devam etti: "Bu konuda hatamı kabul ediyorum. Ancak Ayhan ağabey bu konuda anlayışlı olabilirdi ama o ortamda bu mümkün olmadı. Sözlerim yanlış yorumlanmış olabilir. Özür diliyorum." Selçuk'u dinleyen Dursun Özbek, Jan Olde Riekerink'le bir araya gelerek olayın tatlıya bağlanmasını istedi. Bunun üzerine de tecrübeli futbolcu, saat 11.00'deki antrenman öncesi takım arkadaşlarının önünde yardımcı antrenör Ayhan Akman'dan özür diledi. Selçuk, kısa konuşmasının ardından arkadaşlarıyla birlikte antrenmana katıldı.
Milliyet

Fenerbahçe, Manchester United deplasmanında kaybedilen 4-1'lik maçın ardından oynadığı 5 maçın 5'ini de kazandı. Zorluk derecesi yüksek olan Atiker Konyaspor (D), Kardemir Karabükspor, Manchester United, Akhisar Belediye (D) ve Galatasaray sınavları kayıpsız geçilirken, bu doksan dakikalarda üstün oynayan hep sarı-lacivertli taraftı. Bu maçların kazanılmasında birçok unsur etkili olsa da öne çıkan iki önemli detay söz konusuydu 1-Savunma kurgusu, 2-Teknik heyetin bu maçlarda yaptığı taktiksel hamleler Takımını yavaş yavaş tanıyan, fiziksel ve taktiksel olarak belli bir seviyeye çıkartan Teknik Direktör Advocaat ve ekibi bu 5 maçın 4'ünde farklı 11'ler ile mücadele etti. Savunmayı hiç değiştirmeyen ve bu maçların tamamına aynı geri dörtlü ile çıkan Hollandalı hoca, orta saha ve hücuma hem maç öncesi hem de maç sırasında ciddi dokunuşlar yaparak galibiyetlerin baş mimarı oldu. İşte Advocaat'ın her maça özel aldığı kararlar; İsmail Köybaşı sürprizi yaşandı. Hasan Ali Kaldırım'ın önünde forma giyen futbolcu, Konyaspor'un kanat akınlarını durdurmada yardımcı oldu ve hücuma da destek verdi. Robin Van Persie 10 numara pozisyonunda oynarken, ileri uçta Emmanuel Emenike forma giydi. Bu sefer de Aatıf sürprizi vardı. Van Persie ileri uçta oynarken, 10 numara pozisyonunda Faslı oyuncu görev yaptı. Aatıf bu maçla birlikte adeta kendini buldu. Herkes Van Persie'nin oynamasına garanti gözüyle bakarken Hollandalı yıldızın yerine Moussa Sow'u sahaya sürdü. Senegalli ilk dakikadaki golün yanısıra savunmaya da büyük katkı sağladı. Mehmet Topal ve Souza'nın önünde bu sefer forma giyen Alper oldu. Sahaya Karabükspor maçının 11'i ile çıkılsa da oyunu koparan hamle ikinci yarı geldi. Öne geçtikten sonra sahaya Emenike'yi süren Advocaat, Nijeryalı'nın bireysel çabası ile kaptığı iki top sayesinde sonuca gitti. Derbide Aatıf gibi formda bir ismi ilk 11'e almadı. Van Persie yine bir adım geriye gelip 10 numarada oynarken ileri uçta Sow vardı. Daha önce orta sahada oynayan Alper, Lens'in yokluğunda kanatta forma giydi. Cezalı Mehmet Topal'ın yerine ise Neustadter şans buldu. Öne geçtikten sonra ise kritik hamleyi yapıp Alper, Sow ve Van Persie'yi kendi orjinal bölgelerine çekerek maçın kontrolünü ele aldı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme