24 Kasım 2016 Perşembe

24.11.2016 Genel Gündem



24.11.2016

GÜNDEM

Kadınlardan Dayak Yiyip Nakavt Oldular
"İstismar düzenlemesi Cumhurbaşkanı'nın talebiyle getirildi, onun habersiz olduğu düşünülemez. Öyle bir yanlış yaptılar ki 4 gün boyunca kadınlardan dayak yiyip nakavt oldular. Eğer başkanlık sistemi olsaydı, bu yasa başkanlık kararnamesiyle geçerdi. Buna parlamenter sistem engel oldu, parlamenter sistem sayesinde yasa püskürtüldü. Bunun için 'sorunu Cumhurbaşkanı çözdü' diyorlar, manşetler atıyorlar. Sorunu çözen Cumhurbaşkanı değil Atatürk'ün kurduğu Meclis ve gücünü ondan alan kadınlarımızdır. Son KHK'yla FETÖ ile değil muhalefetle mücadele edildiğini daha net gördük. Muhalif duruşlarıyla öne çıkan kamu çalışanları ihraç ediliyor, bir nevi yol temizliği yapılıyor. Buna izin vermeyeceğiz. Şehitler arasında ayrım yapıldığını söyledik, Savunma Bakanlığı açıklama yapmış. Varolan bu haktan yalnızca erler ve erbaş yakınları yararlanabiliyor. Mesleği polis, asker olanlar, terörle mücadelede görev alıp şehit olan vali, kaymakam yakınları söz konusu haktan yararlanamıyor."
Hürriyet


'Darbe Girişiminden Haberim Yok'
Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in de arasında bulunduğu 73 kişinin yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanıklardan eski Ak Parti milletvekili İlhan İşbilen, terör örgütü yöneticisi olmadığını söyledi. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunmasını tamamlayan İşbilen'in çapraz sorgusuna devam edildi. İşbilen, müştekilerden Önder Gökçekaya'nın, "Gülen'in terör örgütü yöneticisi olduğunu kabul ediyor musunuz?" sorusu üzerine, "hayır efendim, kabul etmiyorum" dedi. Mahkeme Başkanı Selfet Giray, ABD'de Gülen'i ziyaret etmesinin amacını sorması üzerine İşbilen, "Sanırım TBMM'nin büyük ekseriyeti oradan geçti. Öyle bir amacımız yok" ifadelerini kullandı. Giray'ın, "Fetullah Gülen'in yurtiçinde ve dışında sevenleri vardır. Cemaati sevenlerden oluşur. Ben de Gülen'i severim. Çünkü bana herhangi bir zararı olmamıştır" dediğini hatırlatması üzerine İşbilen, "Sohbetlerinden, vaazlarından, konferanslarından sonra kendisine büyük bir ilginin olduğunu zaman içinde gördüm" dedi. Giray, önceki günkü ifadesinde Yaşar Tunagür'den bahsettiğini hatırlatarak İşbilen'e, "Tunagür'ün Gülen'i dönemin MİT Müsteşarı ve iş adamlarıyla tanıştırdığı açıklamaları var. Tunagür ve Gülen ilişkisini biliyor musunuz" sorusunu yöneltti. İşbilen, "Bilmiyorum ama duydum. Edirne'de beraber çalışmışlar. O ilişkilerinden kaynaklanan sebeple (Gülen) İzmir'e getirilmiş olabilir. Ama diğerlerini duymadım" dedi. Yazar Nurettin Veren'in, kendisinin Altunizade'deki FEM dershanesinde kaldığı odada böcek bulunduğu yönündeki ifadesinin hatırlatılması üzerine İşbilen, "Sanırım Nurettin Bey yanlış anlamış. O yıllarda Moskova'da kalıyordum. Misafirlerin kaldığı yerdeki güvenlik kameraları dikkatimi çekmiş. Yoksa böcek bulmadım" dedi. Cumhuriyet Savcısı İsmail Şafak da iddianamede, "FETÖ'nün İstişare Heyeti Üyesi" olduğunun belirtildiğine dikkat çekerek İşbilen'e, "Kumpas davalarında görev alan emniyet görevlileri, hakim ve savcılar atanırken istişare heyetinde mi karar alınıyordu yoksa Fetullah Gülen tek başına mı karar veriyordu" sorusunu yöneltti. İşbilen, "Ben böyle bir istişare heyetinde yokum. Hiçbir yerde değilim. Dün savunmama başlarken de 15 Temmuz olayını hiç tasvip etmediğimi, edemeyeceğimi ifade eder cümle kurdum" yanıtını verdi. Savcının, "15 Temmuz'u kimler yaptı" sorusu üzerine ise İşbilen, "Hiç böyle bir şeyden haberim yok. Ancak medyadan, Sayın Cumhurbaşkanımızdan, diğer şeylerden duyuyorum" dedi. Müşteki avukatlarının sorusu üzerine İşbilen, Gülen'den emir ve talimat almadığını söyledi. Tutuklu sanıklardan Alaeddin Kaya ise "Gülen'i vaazlarında ağlayarak dinliyordum. Sohbetleri daha bir hoşuma gidiyordu. Enteresandır ki o sohbetleri televizyondan izlerken de hiç etkilenmiyordum" dedi. Mahkeme Başkanı Selfet Giray'ın "ByLock kullandınız mı?" sorusuna Kaya, "Bu programla çocuklarımla iş amaçlı yazıştım. Bıçak adam da öldürür ekmek de keser. ByLock'u herkes alabiliyor. Kimi dua gönderiyor, kimi başka şey gönderiyordur bilemem" yanıtını verdi.
Milliyet

Öso Karadan Türk F16'lar Havadan
Terör örgütü DEAŞ'ın kontrolündeki El-Bab'a ilerleyen Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) ulaştığı son noktadaki mevziler görüntülendi. Son görüntülerde, Fırat Kalkanı Harekatı'nda kritik öneme sahip Halep'in El-Bab ilçesini terör örgütü DEAŞ'tan kurtarmak isteyen Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) destekli ÖSO birlikleri, bölgeye askeri personel, araç ve silah takviyesini sürdürüyor. Yoğun çatışmaların yaşandığı bölgede, ÖSO mensuplarının ele geçirdiği son noktalardan biri olan El-Bab ile Al-Azrak arasındaki mevzilerden ağır silahlar ve havan saldırılarıyla gerçekleştirdiği kuşatmayı kırmak ve kontrolü elinden bırakmak istemeyen DEAŞ üyeleri, şehri 2 kilometre dışarıdan çevreleyen kontrol noktalarına konuşlandırdığı keskin nişancılar ve doçkaların yanı sıra zaman zaman havan saldırılarıyla ÖSO birliklerini püskürtmeye çalışıyor. Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait savaş uçaklarınca terör örgütü DEAŞ kontrolündeki El Bab ve Şabviran bölgelerinde bulunan dokuz hedefe hava harekâtı düzenlendi. Harekâtta terör örgütü mensuplarınca kullanılan iki karargâh binası, dört savunma mevzisi ve bir cephanelik imha edildi. Terör örgütü DEAŞ'tan temizlenen bölgelerde muhaliflere destek sağlanan patlayıcı madde tespit ve imha timleri tarafından 15 el yapımı patlayıcı (EYP) kontrollü olarak imha edildi. Harekâtın başından bugüne kadar, çoğu tuzaklanmış 40 mayın ve bin 707 EYP kontrollü olarak imha edildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan El Bab hedefiyle ilgili önceki gün yaptığı açıklamada "Şu anda biz El Bab'a dayandık. Batıdan da El Bab'ı kuşattık. Yetmez oradan da Menbiç'e doğru gideceğiz. Menbiç'te PYD var YPG var. Onlar oradan gitsinler dedik. Gidecekler dediler. Biz tamamen orayı boşaltmalarını istiyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
Vatan

İçişleri'nde İhraç Sayısı: 22 Bin!
İçişleri Bakanlığı ve bağlı kurumların bütçe görüşmeleri dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapıldı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu komisyon toplantısında şu bilgileri verdi: 15 Temmuz'da 63 polis, dört asker, 181 sivil olmak üzere toplam şehit sayısı 248. 146 polis, 21 asker, 2 bin 26 sivil toplam 2 bin 193 kişi yaralandı. Ankara'da 20, İstanbul'da 14, Malatya'da 1 olmak üzere toplam 35 darbeci ölü ele geçirildi. FETÖ soruşturmaları kapsamında toplam tutuklu sayısı 36 bin 951. 3 bin 328 kişinin gözaltındaki işlemlerinin devam ediyor. 27 bin 645'i adli kontrol kararıyla olmak üzere toplam 39 bin 233 kişi serbest bırakıldı. 410 kişi aranıyor. İçişleri Bakanlığı'na bağlı kurumlarda 12 bin 985 personel görevden uzaklaştırıldı. 356'sı gözaltına alındı, 9 bin 786'sı tutuklandı, 6 bin 138'i serbest bırakıldı, 467'sinin aranıyor. 3 bin 569'u göreve iade edildi. Toplam 21 bin 929 personel ihraç edildi. En fazla tutuklama Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde gerçekleşti. 10 bin 523 kişi görevden uzaklaştırıldı, 8 bin 367'si tutuklandı, 4 bin 480'i serbest bırakıldı, 415'i kaçtı, 3 bin 310'u göreve iade edilirken, toplam 17 bin 615 kişi meslekten ihraç edildi.
Vatan

Direnen Albay: Kopan Parmağımı Alıp Gittim
15 Temmuz FETÖ/PDY Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu dün, Kartaltepe Kışlası'nda görevli Piyade Albay Davut Ala'yı dinledi. Kışlada olağan dışı bir gün yaşandığını anlatan Ala, saat 17.04'te cep telefonlarına '15-16-17 Temmuz günleri Ayasofya, Taksim, Sultanahmet, metro, Marmaray, vapur seferleri. Sancaktepe, Fatih, Kartal eylem ikazı' diye bir mesaj geldiğini belirtti. Ala, "Bir hazırlık süreci olduğu buradan belli" dedi. Zeytinburnu'ndaki lojmana giderken, Yusuf Astsubay'ın kendisini arayarak, darbe olduğu yönünde bilgi verdiğini anlatan Davut Ala, "O arkadaşı GATA'da psikiyatriye göndermiştik orada refakatçiydi. Hatta şöyle düşündük; Psikiyatriye gitti, kafayı yedi" diye konuştu. Evden çıktıktan sonra kışlaya gidip, silah kuşandıklarını ve Top Kule Kışlası'na gittiklerini söyleyen Ala, askeri üniformalı 2 kişiyle sabaha karşı 04.00 civarında çatışmaya girdiğini anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Bacağı ve karaciğerinden vurulan, parmağı kopan, dalağı delinen, kaburgaları kırılan Davut Ala, hastanede 'ölü' sanılarak, bir kenara bırakıldığını söyledi. Davut Ala, şöyle devam etti: Askeri üniformalı iki ikiye 'teslim olun' diye bağırdım. İlk mermiyi orada yedim. Önce Allah sonra cüzdanım sayesinde kurşun bacağımı sıyırıp geçti. Cüzdanımdaki kartlarım bile delindi. Daha sonra sağ parmağımı kaybettim. Helikoptere bineceklerini düşünerek oraya yöneldim. Sıçrarken karaciğerimden vuruldum. Hani kurban kesildiğinde kan kokusu gelir ya ben o kokuyu hissettim. Kopan parmağımı avuç içine alıp öyle gittim. Şehit olacağımı düşünerek vali yardımcımız arkadaşımı aradım. Şehadet kelimesini getirdim. Hakkınızı helal edin dedim. Çocuklarım önce Allah'a sonra size emanet dedim. Sonra bayılmışım. 2 gün sonra hastanede gözlerimi açtım. Bir Rum ordusunu getirip koysaydık oraya Rum askeri bile o halka o eziyeti etmezdi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 129,5605-129,8118                       
ABD Doları 3,3999-3,4049/Euro 3,5859-3,5911/İngiliz Sterlini 4,2293-4,2369             

Şanghay'da İlk Görev
Türkiye, Şanghay Enerji Kulübü'nün 2017 dönem başkanlığını üstlendi. Şanghay İşbirliği Örgütü Enerji Kulübü Dönem Başkanlığı yalnızca üye ülkeler arasında Rus alfabesindeki sıralamasına göre dönüşümlü olarak üstleniliyordu. 22 Kasım'da yapılan toplantıda örgütte diyalog partneri statüsü ile yer alan Türkiye'nin de savunduğu "Sadece üye ülkeler değil, tüm statülerdeki ülkeler de dönem başkanlığını üstlenebilsin" önerisi kabul edildi. Yeni alınan kararlar doğrultusunda yeni dönemin yani 2017 yılının dönem başkanının Türkiye olmasına oy birliği ile karar verildi. Sekreterya görevi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yürütecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye, bugün (dün) itibarıyla Şangay İşbirliği Örgütü Enerji Kulübü'nün 2017 dönem başkanlığını üstlenmiştir. Hayırlı, uğurlu olsun. Türkiye, dünya enerji üretim ve tüketiminde en büyük paya sahip olan bu birlik içinde, ana üyelerin dışında ilk dönem başkanı olacak. Dönem başkanlığı, enerji stratejilerimizin daha güçlü uygulanmasında, işbirliklerimizin derinleşmesinde katkı sağlayacak." Şanghay İşbirliği Örgütü'ne üye ülkeler, dünyada elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 36'sını, doğalgaz üretiminin yüzde 23'ünü, ham petrol üretiminin yüzde 20.8'ini ve kömür üretiminin yüzde 60.25'ini karşılıyor. Tüketimde ise doğalgazın olarak yüzde 28'ini, ham petrolün yüzde 25.2'sini ve kömürün yüzde 65.1'ini tüketimini gerçekleştiriyorlar. Örgütün enerji alanında daha derin işbirliği yapma zorunluluğu tezi, 2006'daki toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından gündeme getirildi ve kabul gördü. Enerji Kulübü'nün faaliyetleri üye ülkeler ile sınırlı değil. Kulüp farklı ülkeler, uluslararası organizasyonlar ve iş dünyası ile de yakın çalışma yapıyor. Enerji Kulübü üye ülkelerin enerji ile ilgili gündeme alınmasını istedikleri konuları, sorunları, fırsatları ya da tehditleri dile getirdikleri ve çözüm yolunun bulunması konusunda istişare mekanizmalarını işletebildikleri önemli bir platform olarak görülüyor. Şanghay İşbirliği Örgütü devlet ve hükümet başkanları tarafından kabul edilen 'Çok Uluslu Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Programı'nda yer alan enerji alanındaki kararların uygulanmasında Enerji Kulübü'nün önemli bir rolü üstleneceği dile getiriliyor. Alınan kararlar uyarınca; ülkelerin enerji altyapılarının modernizasyonu ve mevcut kapasitelerinin artırılması, bölgede dağıtım altyapısının iyileştirilmesi, yeni hidrokarbon alanlarının keşfi için arama faaliyetlerinin yoğunlaştırılması, elektrik piyasasına karşılıklı erişim için gerekli şartların oluşturulması, enerji tasarrufu ve verimliliğinin artırılması, enerji uzmanlarının eğitimi konularında karşılıklı işbirliğine gidilmesi yönünde anlaşma sağlandı. Şanghay Enerji Kulübü; Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Tacikistan, Afganistan, Türkiye, Hindistan, İran, Moğolistan, Pakistan, Belarus ve Sri Lanka'nın katılımı ile 2013'te kuruldu. Kulübe üye ülkeler arasında, enerji stratejilerinin koordinasyonu, üye ülkelerin, gözlemci ülkelerin ve diyalog partnerlerinin uzun dönemli büyüme politikalarının desteklenmesi, enerji güvenliği, enerjide bilgi ağının kurulması, üye ülkelerin enerji politikalarının uygulanmasında ortak finansal mekanizmanın hayata geçirilmesi için çalışmalar yapıyor.
Hürriyet

Paraları Altına Dönüştürelim
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2015 yılında küresel İslami finansın büyüklüğünün, 2,1 trilyon dolara ulaştığını belirterek, "Biz bunları artık şu veya bu parayla değil, gelin bu paraları altına dönüştürelim ve altınla ifade edelim. Altınla bunu ifade ettiğimiz zaman işte o para birimlerinin baskısı altında kalmayız, ondan bunu kurtarmış oluruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 32. toplantısının açılış oturumunda, 2015 yılında 347 milyar dolarlık ticaret hacmiyle, yüzde 20'yi aşan teşkilat içi ticaret oranına ulaşıldığını belirterek, yeni eylem programında gelecek 10 yıl içinde, teşkilat içi ticarette yüzde 6 oranında bir artışın hedeflendiğini ve bunun mütevazi bir hedef olduğunu ifade etti. Erdoğan, "İslam ülkeleri olarak, ülkelerimizi küresel düzeyde yaşanan krizlere karşı daha dayanıklı hale getirmek mecburiyetindeyiz. Bu bağlamda, İslami finans, varlık temelli yaklaşımı ve ahlaki ilkelere verdiği önemle krizlere deva olacak çözümleri önemsiyorum. Onun için de sürekli, faizsiz, faizsiz, faizsiz bunu konuşuyoruz da burada bizler uluslararası döviz baskısından nasıl kurtulacağız? Finans sektöründe, katılımcı finans anlayışının, para biriminde hatta altına endeksli bir adımın atılmasının çok daha isabetli olacağı inancındayım. İslami finans piyasasının hacmi, 2009'dan 20015'e kadar yılda ortalama yüzde 15'lik büyüme gösterdi. 2015 yılında küresel İslami finansın büyüklüğü, 2.1 trilyon dolara ulaştı. Biz bunları artık şu veya bu parayla değil, gelin bu paraları altına dönüştürelim ve altınla ifade edelim. Altınla bunu ifade ettiğimiz zaman işte o para birimlerinin baskısı altında kalmayız, ondan bunu kurtarmış oluruz" diye konuştu. Bu adımı atmakta büyük fayda olduğuna dikkat çeken Erdoğan şöyle devam etti: "Bu sistemin potansiyelinin, mevcut rakamın çok daha üstünde, 7 trilyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Konunun önemine binaen bu yıl ki bakanlar görüş alış verişi oturumunun temasının teşkilat üyesi ülkelerde İslami finans stratejilerinin geliştirilmesi olarak belirlenmesini son derece isabetli buluyorum. Burada bunun tartışılması lazım."
Hürriyet

Zeybekci: Olağanüstü Hali İstemiyorum
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı olarak söylüyorum, olağanüstü hali ben istemiyorum kardeşim. Türkiye'de her şeyin normal olmasını ben de istiyorum. Eğer Türkiye evet her şeyi halletti, terörle mücadelesini, bu ihanetle mücadeleyi bitirdi, ben sürmesini istemiyorum. Açıkça söylüyorum. Bu ikinci uzatmadan sonra uzatılmasını istemiyorum" dedi. Zeybekci, Serbest Bölgeler Yasası'nda değişiklik öngören tasarının Meclis Sanayi Komisyonu'ndaki görüşmelerinde, bakanlık dönemi boyunca döviz kuruyla ilgili hiç rakam telaffuz etmediğini belirterek, "Müdahale etmemek, dokunmamak lazım. Piyasa kendi kuralları içinde bunu dengeleyecektir" dedi. Zeybekci, özetle şunları söyledi: "Ben Merkez Bankamızın 7-8 aydan beri günlük satış ihaleleri düzenlememesini son derece akıllı ve başarılı buluyorum."
Hürriyet

Türkiye'ye 7 Yeni Havalimanı Daha
Her 100 kilometrede bir havalimanı projesi kapsamında Yozgat, Rize- Artvin, Bayburt-Gümüşhane (Salyazı), Niğde-Aksaray, Karaman, İzmir Çeşme Alaçatı ve Batı Antalya havalimanlarının yapımı planlanıyor. AA'nın, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre, ulaştırma sisteminin en önemli dişlilerinden biri olan havacılıkta 2003'ten bu yana sektörün gelişmesi için köklü adımlar atıldı. Bütçe dışında alternatif finans ve yatırım kaynaklarıyla gerçekleştirilen kamu-özel iş birliği çerçevesinde hayata geçirilen projelerle özel sektörün sivil havacılıkta önü açıldı. Seyahat maliyetlerinde düşüş yaşanırken, havayolunun "halkın yolu" olması sağlandı. Aktif havalimanı sayısı 55'e çıkan yurt içi uçuş ağına, gelecek dönemde Yozgat, Rize-Artvin, Bayburt-Gümüşhane (Salyazı), Niğde-Aksaray, Karaman, İzmir Çeşme Alaçatı ve Batı Antalya havalimanlarının eklenmesi planlanıyor. Yurt içinde havayolunu kullanan vatandaşların ve yabancı konukların yüzde 90'ı karayoluyla 100 kilometre yol alarak herhangi bir havalimanına erişebiliyor. 2023'te havayolunu yurt içinde kullanan her birey, 100 kilometre mesafe katettikten sonra herhangi bir havalimanına ulaşabilecek. Havacılık sektöründe büyük gövdeli uçak sayısı, 162'den 540'a çıkarken, toplam yolcu sayısı 2003'e göre 6 kat artarak 2015 sonunda 181.5 milyona yükseldi. Havacılık anlaşması bulunan ülke sayısı, 81'den 167'ye çıkması Türk sivil havacılığına büyük katkı sağladı. Yurt dışı uçuş ağı, 6 havayolu şirketiyle 116 ülkede 283 noktaya ulaştı. Yıllık 90 milyon yolcu kapasiteli ve ilk etabı 2018'in ilk çeyreğinde devreye girecek İstanbul yeni havalimanı, Türkiye'yi dünyanın en önemli transit merkezlerinden biri haline getirecek. Projenin tamamlanmasıyla Türkiye'nin havacılık tarihinde yeni bir sayfa açılacak.
Milliyet

Siber Güvenlik İçin Kamunet Tüm Kurumlara Yayılacak
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, KamuNet'in (kamu sanal ağı) tüm kurumlarda kullanılması için bir genelge hazırladıklarını bildirdi. Arslan, KamuNet Projesi Tanıtım Etkinliği ile 2016-2019 Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı Çalıstayı'nın açılısında yaptığı konuşmada, kamu verilerinin KamuNet ağı üzerinden daha güvenli şekilde iletilmesiyle hem kamu verilerinin hem de vatandaşların bilgilerinin saklandığı veri altyapılarının güvenliğinin sağlanacağını belirtti. Türkiye'nin en çok siber saldırıya uğrayan ülkeler listesinde ilk sıralarda yer aldığını anlatan Arslan, şunları kaydetti: "Fortinet Threat Landscape Report'a göre Türkiye'deki bilgisayarların yüzde 45'i siber saldırı altında. Bu da bizim siber güvenlik konusunda sağlıklı ve ciddi adımlar atmamız gerektiğini ortaya koyan bir oran."
Akşam

'Birkaç Güne Güzel Şeyler Açıklayacağız'
Başbakan Binali Yıldırım, dolardaki yükseliş ve bankaların da kredi verme konusunda ketum davranmalarıyla piyasada oluşturulmaya çalışılan olumsuz havanın, FETÖ ve arkasındaki üst aklın, Türkiye'ye yönelik yeni oyunları olduğuna dikkat çekti. Oynanmak istenen oyunun farkında olarak tedbirleri almaya devam ettiklerini vurgulayan Başbakan Yıldırım'ın, "Birkaç güne kadar ekonomide güzel şeyler açıklayacağız" dediği öğrenildi. Kamu bankalarının tüketici faiz oranlarında indirime gitmeleri yönündeki çalışmaların kamuoyuna açıklanacak tedbirler arasında geldiği belirtildi. Başbakan Yıldırım başkanlığında dün toplanan AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının büyük bölümünü ekonomideki gelişmeler oluşturdu. Ekonomi yönetiminin sunum yaparak piyasalardaki duruma ilişkin verileri ortaya koymalarının ardından Başbakan Binali Yıldırım da, detayları not aldı. Yıldırım'ın, ekonomideki dengelerin oturtulmaya başladığı bir dönemde ABD başkanlık seçimlerinin etkisinin görüldüğünü belirtirken, özellikle ABD Başkanlığına Trump'un seçilmesiyle dünyada yaşanan dalgalanmanın etkisi altında ulunduğuna dikkat çekti. Yıldırım'ın, FETÖ ve onu destekleyen işbirlikçi üst aklın, Türkiye ekonomisini zora sokma planının da devrede olduğunu vurguladığı konuşmasında, ancak oynanmak istenen oyunun farkında oldukları ve gerekli tedbirleri almayı sürdürecekleri mesajını verdiği kaydedildi. Bankaların faiz oranları ve kredi verme kabiliyetlerinin artırılması konusundaki çalışmalara değinen Yıldırım'ın, özellikle kamu bankaları tarafından faizin düşürülmesi ve ek ücretlerin düşürülmesi yönündeki çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu kaydettiği bildirildi. Başbakan'ın, ekonomiyle ilgili endişe duyulmamasını isteyerek "Birkaç güne kadar güzle şeyler açıklayacağız. Önemli kararlar alınacak" dediği öğrenildi.
Star

Otomatik Bes'e Kademeli Geçiş
Bireysel Emeklilik Sistemi'nde (BES) otomatik katılım yılbaşında başlıyor. 45 yaş altı çalışanların otomatik olarak katılacağı sistemin alt düzenlemelerine ilişkin detaylar da netleşiyor. Edinilen bilgilere göre, 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren prime esas kazancın (brüt ücret) yüzde 3'ü kadar otomatik kesinti yapılacaklar sisteme kademeli olarak giriş yapacak. Firmanın büyüklüğü ve çalışan işçi sayısına göre sistem başlayacak. Örneğin 1 Ocak'tan itibaren binden daha fazla çalıştıran şirketler için otomatik katılım başlayacak. Üçer aylık dönemler için yapılacak planlamada çalışan sayısına göre firmalar kademeli olarak otomatik katılıma geçecek. Şirketler çalıştırdıkları personel sayısına göre belirlenen gruplara dahil olacak. Bakanlar Kurulu'nun önümüzdeki günlerde konuyla ilgili alt düzenlemeleri içeren kararının çıkacağı belirtiliyor. 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girecek yeni sistem en fazla asgari ücretli kesim tarafından merak ediliyor. 1.300 TL olan net asgari ücretin yılbaşında yaklaşık 1.400 lira olması beklenirken, aylık 50 lira civarında bir rakam BES'e gidecek. Asgari ücret, halen bekar bir işçi için brüt bin 647 lira, vergiler ve kesintiler düştüğünde net bin 300 lira 99 kuruş olarak uygulanıyor. Düşük gelir sahiplerinin de otomatik katılım uygulamasına dahil olması gerektiğine dikkat çeken üst düzey bir ekonomi yetkilisi "Hem yüzde 25 getiri sağlanıyor hem de normal para nemalanıyor. Artı 1.000 lira da devlet katkısı var. Ortalama aylık 50 liralık bir kesinti ile tasarruf yapılması hem ülkenin hem de çalışanların menfaatine. Bu kadar ilave desteği hiçbir finansal enstrümandan elde etmek mümkün değil" dedi. Sistemde, çalışanın katkı payı, prime esas kazancın yüzde 3'ü olacak. Çalışanın, kesintinin başladığı andan itibaren 2 ay içinde cayma hakkı bulunuyor. Cayma halinde, ödenen katkı payları 10 iş günü içinde çalışana iade edilecek. Sisteme girişte bir defaya mahsus olmak üzere bin lira ilave devlet katkısı sağlanacak. BES'e katılım ile 13 milyon çalışanın sisteme dahil olması bekleniyor.
Star

DÜNYA

Her Zaman Birlikte Bir Çıkış Yolu Bulduk
İngiliz Financial Times gazetesi, mektuplar sayfasında, Türkiye'nin AB Büyükelçisi Selim Yenel'in, pazartesi günü gazetede çıkan bir analize karşı kaleme aldığı yazıyı yayımladı. FT pazartesi günü, editoryal görüşlerinin aktarıldığı sayfasında Türkiye-AB ilişkilerini ele almış ve ilişkilerde bir dönüm noktasının yaklaştığını belirtmişti. Gazete, 'Türkiye'de yönetimin otoriterliğinin Ankara'nın AB üyeliğini olanaksızlaştırdığı' yorumunu yapmıştı. Selim Yenel mektubunda, bu makaleyi hatırlatması ardından, "Size bu ilişkinin, birkaç fırtınalı dönemden geçtiğini hatırlatmama izin verin. Bununla birlikte biz her zaman, tam bir çöküşü engelleyecek bir yol bulduk" diye yazdı. Avrupa Parlamentosu'nun ilişkileri dondurma önerisinin herhangi bir yaptırımı olmayacağını belirten Yenel bununla birlikte bunun ilişkiler üzerinde olumsuz etkisi olacağını yazdı. Yenel şöyle devam etti: "15 Temmuz'daki önlenen darbenin kapsamı ve derinliğini ve de bunun sonrasında alınan tedbirlerin nedenlerini açıklamada zorluk yaşamış olabiliriz, bu doğru. AB'nin bu travmatik deneyim boyunca, Türkiye'ye, bir üye ülkeye, empati göstermediği de doğru Biz, bu dramatik durumla başa çıkarken dahi, Türkiye hâlâ vizesiz seyahatin gerektirdiği tüm kıstasları karşılamanın bir yolunu bulmaya çalışıyor. Göçmen anlaşmasıyla ilgili taahhütlerimizi yerine getirmeyi de sürdürüyoruz". Yenel yazının sonunda, 'iki tarafın da daha fazla diyalog ve anlayışa ihtiyacı olduğu bir dönemde Avrupa Parlamentosu'nun önyargılarını uzakta tutmak istediğini göstermesi ve de ileriye doğru daha iyi bir yol aramak için elini uzatması gerektiğini' yazdı.
Hürriyet

Suriye'de Farklı Planım Var
Cumhuriyetçi Donald Trump, seçim kampanyası sırasında Demokrat Partili rakibi Hillary Clinton'a açık destek veren, kendisini cinsel tacizle suçlayan kadınların uzun listesini yayınlayan New York Times (NYT) gazetesine merakla beklenen ziyaretini önceki gün gerçekleştirdi. Ziyaretten önce Trump'la gazete arasında küçük çapta bir kriz çıktı. Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada önce "Son anda görüşmenin şartları ve koşulları değiştirildiği için NYT ile görüşmemi iptal ettim. Hoş değil" dedi. Gazetenin sözcüsü Eileen Murphy ise yaşanan krizin, Trump'ın "ses kaydına kapalı" (off the record) görüşme istemesinden kaynaklandığını anlatarak "Biz kuralları değiştirmedik ve böyle bir girişimde de bulunmadık. Onlar sadece özel görüşme olmasını ve kayda açık kısmın olmamasını istedi. Biz ise kabul etmedik" dedi. Krizin çözülmesinin ardından öğlen saatlerinde Trump, New York'taki gazete binasına gitti ve gazetenin sahibi Arthur Sulzberger Jr. ve çalışanlarla bir araya geldi. Gazetecilerin anlık tweet atarak aktardığı görüşmenin 75 dakika sürdüğü ve oldukça samimi ortamda gerçekleştiği belirtildi. NYT, seçim kampanyası dönemindeki konuşmalarının aksine Trump'ın ölçülü ve ihtiyatlı bir üslup kullandığını yazdı. Büyük oranda "kayda açık" (on the record) gerçekleşen görüşmede Trump, NYT'ye çok büyük saygısı olduğunu ancak kaba muamele gördüğünü söylerken "Maalesef okuyorum, ama NYT okumasam 20 yıl daha uzun yaşardım. Ancak hep birlikte iyi geçineceğimizi umuyorum" dedi. Toplantının sonunda NYT'ı "bir dünya mücevheri" diyerek de övdü. Trump, görüşmede ABD'nin Irak'a girmesinin Amerikan tarihinin en büyük hatalarından biri olduğunu savundu, "Suriye konusunda herkesten farklı bir fikrim var. Hadi tamam herkes değil ama birçok kişiden farklı Güçlü fikirlerim var" dedi. Suriye planının ayrıntısı sorulduğunda ise Donald Trump, 'Size söyleyebileceğim tek şey Suriye'de devam eden bu çılgınlığa son vermemiz gerektiği" dedi. Trump, ayrıntılara ise ses kayıt cihazı durdurulduktan sonra gizli kalmak şartıyla girdi.
Hürriyet

Brexıt Bakanına İlgiç Suçlama
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden çıkışı (Brexit) konusunda liderlik yapması amacıyla "Brexit Bakanı" olarak görevlendirilen David Davis, Alman siyasetçiler tarafından "Brexit'in ne olduğunu bilmemekle" suçlandı. Avrupa Parlamentosu'nun Alman temsilcilerinden Manfred Weber, Davis ile Fransa'nın Strazburg kentinde yaptığı görüşmeyle ilgili detayları paylaşırken, İngiliz bakanın "ülkesinin ortak pazardan çıkmak istemediğini belirttiğini" söyledi. Bu duruma tepki gösteren Weber, İngiliz hükümetinin konuyla ilgili bir kafa karışıklığı yaşadığını belirtirken, "Brexit'in ne anlama geldiğini bilmiyorlar" şeklinde sert ifadeler kullandı. Buna karşın İngiltere'den yapılan açıklamalarda ortak pazardan çıkış konusunda bir politika değişikliğine gidilmediği ifade edildi. İngiltere Maliye Bakanı Philip Hammond ise, dün yaptığı açıklamada, ülkenin Brexit sonrasında bütçesinde 122 milyar sterlinlik bir açık oluşacağını itiraf etti. Hammond, referandum sonrası, İngiltere'nin büyüme hızı tahminlerinin yüzde 2.4 oranında geri düştüğünü de belirtti.
Milliyet

Müslüman Kadın Vekile Ölüm Tehdidi
Avustralya'da Federal Göç Bakanı Peter Dutton'un "Lübnanlı Müslümanların Avustralya'ya alınmasının eski başbakanlardan Malcolm Fraser'ın hatası olduğunu" söylemesi ülkedeki aşırı uçları harekete geçirdi. Ülkenin ilk Müslüman federal milletvekili Anne Aly ölümle tehdit edildiğini açıkladı. Bu yıl yapılan seçimlerde ülkede ilk kez federal parlamentoya girme başarısı gösteren Mısır asıllı Müslüman kadın vekil, Dutton'un Müslümanlar hakkındaki açıklamalarını kınamasının ardından, kendisi ve ailesinin ölümle tehdit edildiğini belirtti. Müslüman vekile ve ailesine yönelik tehditlerle ilgili olarak Avustralya Federal Polisi soruşturma başlattı.
Star

Başkan Barışı Halktan Saklıyor
Kolombiya hükümeti, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'yle 12 Kasım'da mutabakata vardığı yeni barış anlaşmasını bu sefer halktan kaçırma kararı aldı. 2 Ekim'deki referandumda 'hayır' sonucu çıkması, bu sefer hükümeti farklı bir çözüme götürdü. Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, anlaşmayı bugün imzalayacaklarını, metni referandum yerine Kongre onayına sunacaklarını açıkladı. Bunun en uygun yol olduğunu söyleyen Santos, metin hakkında "Anlaşma muhtemelen tüm dünyayı memnun etmeyecek" ifadelerini kullandı. Alvaro Uribe'nin basını çektiği 'hayır' cephesiyse yeni anlaşmanın da 'FARC'ın gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerini' cezalandırmaktan uzak olduğu görüsünde.
Star

'Nükleer Güç Akciğer Olur'
Marakeş'teki 22'nci İklim Değişikliği Zirvesi, nükleer Enerjiyle ilgili ilginç tartışmalara yol açtı. Türkiye'de de Akkuyu Nükleer Santrali'ni yapacak olan Rus devlet şirketi Rosatom yetkilileri ve uzmanları, "Emisyon salımının önüne geçecek olan nükleer güçtür. Nükleer santraller, dünyanın akciğeri olabilir" görüşünü dile getirdiler. Arap Atom Enerjisi Kurumu'nun Başkanı Tunuslu Abdulmajid Mahjoub, "Nükleer enerji Ve teknolojilerin ulusal kalkınma üzerinde büyük etkisi vardır ve Sera gazlarının emisyon azaltımına önemli katkıda bulunmuştur" dedi. Konferansta konuşan Rus Prof. Dr. Sergey Baranovsky da "Günümüzde küresel ısınma sorunu ve iklim değişikliği özellikle şiddetli ve bu konuların çözümü için nükleer enerji kullanımı, çevre dostu elektrik enerjisinin en önemli kaynaklarından biridir. Bunu Tunus, Cezayir ve Fas dahil olmak üzere tüm ülkelerde tartışıyoruz. Tartışmalara açığız, deneyimimizi ve uzmanlığımızı paylaşmaya hazırız. Bunların hepsinin çok şeffaf olması ve halka açık olması çok önemlidir. Atom teknolojilerinin kullanımı hakkında daha fazla bilgiye sahip olabilirsiniz" ifadesini kullandı. Atom teknolojisi uygulamalarının ekolojik yönü hakkında konuşan Ontario Üniversitesi'nden ve IEEE Uluslararası Konferansı'nın Kurucusu Prof. Hossam Gaber, "Atom teknolojisi temiz olarak kabul edilebilir. Atom teknolojileri uzun süre temiz / ucuz enerji sağlamaya yardımcı olacaktır" dedi.
Vatan

POLİTİKA

Ap'deki O Oylamanın Kıymeti Yok
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakereleri için bugün Avrupa Parlamentosu'nda yapılacak oylamayı eleştirdi ve "Tüm dünyaya sesleniyorum: Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur" dedi. İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 32.toplantısı açılış oturumunda konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Türkiye'ye yönelik algı operasyonları azalmak yerine artıyor. Yarın (bugün) Avrupa Parlamentosu'nda bir toplantı olacak ve Türkiye'nin Avrupa Birliği üyelik müzakereleri için oylama yapacaklarmış. Peşinen ifade etmek isterim ki, şu anda buradan söylüyorum, ekranları başında izleyen tüm dünyaya sesleniyorum: Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezdimizde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. 15 Temmuz gecesi demokrasi ve istiklali için canlarını ortaya koymuş bir milletin iradesini hiçbir terazi tartamaz. Bu millet tatlı su demokratı olmadığını, iradesine, özgürlüğüne ve onuruna sahip çıkmak için gerekirse canını feda edebileceğini 15 Temmuz gecesi tüm dünyaya ispat etmiştir. Bu oylamanın siyasi bir bağlayıcılığı olmasa da açıkçası verilmek istenen mesajı benim hazmetmem mümkün değildir. Avrupa Parlamentosu'nun böyle bir oylamaya gitmeye tevessül etmesi dahi terör örgütlerine kol kanat gerdiğinin, onların yanında saf tuttuğunun ifadesidir. Biz, Avrupa Birliği'nin değerlerine pek çok üye ülkeden daha fazla sahip çıktığımızı bugüne kadar sayısız kez ortaya koyduk. Ancak, Batılı muhataplarımızdan kulağa hoş gelen sözlerin ötesinde somut bir destek görmedik. Tam tersine taahhütlerin hiçbiri gerçeğe dönüşmedi, verilen sözler yerine gelmedi. Bir taraftan PKK'yı terör örgütü ilan edeceksin bir taraftan o teröristler orada nutuk atacak. Batılı dostlarımızdan samimi bir destek görmedik. Gelin tavrımızı ortak belirleyelim diyorum. Sömürülen ülkeler olmaktan çıkalım. Amerikan Kongresi'nin 11 Eylül terör hadisesi konusunda aldığı kararı biliyorsunuz değil mi? Dediler ki 'Bu iki kuleyi Suudi Arabistan vurdu, bedelini Suudi Arabistan'dan alacağız. Dava açmaya başladılar. Böyle mantıksız bir şey olabilir mi? Amerikan Kongresi böyle bir kararı alabilme cüretini gösterdi."
Hürriyet

Pkk'nın Sığınakları Tek Tek İmha Ediliyor
PKK'nın kış üslenmesini önlemek için Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde düzenlenen operasyonlar, kesintisiz olarak sürüyor. Bitlis ve Erzurum'da düzenlenen terör operasyonlarında, çok sayıda silah ve mühimmat bulundu. 2 PKK'lı terörist etkisiz hale getirildi. Askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, "Şehit Jandarma Üsteğmen Ömer Bozkurt Operasyonu" kapsamında güvenlik güçleri tarafından Bitlis kırsalındaki Sehi ormanları bölgesinde 15-18 Kasım tarihlerinde arazi arama ve tarama faaliyeti yürütüldü. Operasyonda, farklı noktalarda muhtelif yaşam alanları ve sığınaklar tespit edildi, çeşitli yaşam malzemeleri ele geçirildi. Basma düzenekli altı el yapımı patlayıcı ve dokuz anti personel mayını imha edildi. Erzurum'un Karayazı ve Güllü mahallelerinde 20 Kasım'da, "Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Şükrü Şahin Operasyonu" düzenlendi. Erzurum İl Jandarma Komutanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğü unsurları tarafından yapılan aramalarda, iki AK-47 Kalaşnikof piyade tüfeği ve buna ait 120 fişek ile dört şarjör, bir RPG-7 roketatar ve bu silaha ait iki mühimmat, dört el bombası, tabanca, el telsizi, dizüstü bilgisayar, örgütsel doküman ile çok sayıda yaşam malzemesi ele geçirildi. Operasyon sırasında 2 PKK'lı ile sıcak temas sağlandı. Çıkan çatışmada 2 PKK'lı öldürüldü. İzmir İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışmalarda, bazı şüphelilerin törör örgütü Türkiye Kuzey Kürdistan Kurtuluş Örgütü'ne yardım sağlamak için Buca ilçesindeki bir çiftlik evinde silah ve mühimmat depoladığını belirledi. Teknik ve fiziki takip ardından, önceki gün Karaağaç Mahallesi'ndeki eve operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında A.A. ile M.E. gözaltına alındı, evdeki aramalarda ruhsatsız 2 tabanca, ruhsatsız 4 av tüfeği ve bu silahlara ait çok sayıda mühimmat, ayrıca örgütsel doküman ele geçirildi.
Milliyet

SPOR

FIBA Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcilerimizden Beşiktaş Sompo Japan, E Grubu'ndaki 6. maçında Akatlar'da konuk ettiği Macar rakibi Szolnoki Olaj'ı 89-74 yenmeyi başardı. Maça özellikle savunmada tutuk başlayan Beşiktaş, Macar ekibin 3 sayılık basketlerine engel olamayıp 7. dakikada 9 farklı geriye düştü. Clark ile hücumdaki etkinliğini artıran temsilcimiz, farkı azaltsa da, ilk periyot konuk takımın 24-20 üstünlüğüyle bitti. İkinci çeyreğin başında Olaj, bir kez daha farkı 8 sayıya çıkarsa da, savunmasını oldukça sertleştiren ve yaptığı baskı ile rakibini art arda hatalara zorlayan Beşiktaş, Erkan-Roll ikilisinin kaptığı toplarla kolay basketler buldu, 3 dakika içindeki 10-0'lık serisiyle 14. dakikada 30- 28 öne geçti. Devreyi de 44-41 üstün bitiren Beşiktaş, geriden gelip öne geçmesini sağlayan savunmadaki baskısının dozunu daha da arttırdı, Strawberry ve Thompson ile arayı açmaya başladı. Farkı çift hanelere de çıkaran ekibimiz, son çeyreğe girilirken 69-58'lik skoru yakaladı. Erkan ve Roll ile iyi savunmasına devam eden, Stimac'ın pota altı basketleriyle de arayı açmayı sürdüren Beşiktaş, 36. dakikada 20 farkı yakaladı. Son dakikaları daha rahat oynasa da, Strawberry'nin sayılarıyla rakibin yaklaşmasına izin vermeyen Beşiktaş, salondan 15 sayı farkla galip ayrıldı, namağlup unvanını kaptırmadı.
Milliyet


Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat, Ukrayna ekibi Zorya'yı yenmeleri durumunda gruptan çıkma adına önemli bir adım atacaklarını söyledi. Zorya karşısında rotasyona gidip gitmeyeceğine son antrenmanda karar vereceğini aktaran Hollandalı hoca, "Bu maçın bizim için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Zorya'yı yenersek Avrupa serüveni açısından büyük bir adım atacağız. Son maçımız Feyenoord'la. Zorya karşısında iyi bir skor almayı hedefliyoruz. Sadece 11 oyuncudan kurulu değiliz, 20- 22 kişilik bir kadromuz var. Herkes antrenmanda kendini geliştirmeye çalışıyor. Oyuncularım ilk 11'in üyesi olmak için çalışıyorlar. Rekabet yüksek ve bu bizim için önemli. Kimin hazır olduğunu antrenmanda göreceğiz. Kim haftada iki maç yapabilecek göreceğiz" ifadelerini kullandı. Zorya'nın tehlikeli bir takım olduğunu ve bunu 1-1 berabere kaldıkları ilk maçta gördüklerini anlatan Advocaat, "Rakibin kolay olduğunu düşünmüyorum. Kontratak oynamayı seviyorlar. Bizi üstlerine çekip hatamızı bekleyecekler. Konsantrasyon çok önemli olacak. Oyuncularım da maçın kolay olacağını düşünmüyor, eğer düşünürlerse sorun yaşarlar. Yedek kulübesinde de başarılı oyuncularımız var" değerlendirmesinde bulundu. Advocaat, Spor Toto Süper Lig'de ilk 3 haftada kaybettikleri 8 puanın telafisi için çabaladıklarını anlatarak, şunları kaydetti: "Öncelikle oyuncuları tanımak için 6 haftaya ihtiyacımız vardı ama geldikten hemen sonra Grasshoppers'la bir maça çıktık. O maçı kazanmak mecburiyetindeydik ve istediğimizi aldık. Hâlâ ligde ilk 3 maçta fena oynamadığımızı düşünüyorum ama sadece 1 puan aldık. Hâlâ orada kaybettiğimiz puanları telafi etmenin yollarını arıyoruz. 'Bir sonraki maçtan beraberlikle ayrılırsak yola devam ederiz' gibi bir düşüncemiz olmuyor. Hep kazanmak istiyoruz."
Milliyet

Fenerbahçe derbisinde, yedek kaldığı için huzursuzluk çıkaran, takım arkadaşları tarafından da eleştirildiği söylenen Selçuk İnan, medyanın karşısına çıktı, merak edilen her konuya açıklık getirdi. Hayatında kimseye saygısızlık yapmadığını, bugüne kadar kimseyle problem yaşamadığını söyleyen Selçuk, Cavanda'nın oyuna girmesi sonrasında duygusal bir patlama yaşadığını söyledi ve şöyle devam etti: "Kendimi iyi hissediyordum, takım arkadaşlarıma faydalı olabilirdim, belki skoru da değiştirebilirdim. Bu hisle Ayhan hocaya 'Keşke beni oyuna alsaydınız' gibi bir şey söyledim. Ayhan hoca benim eski takım arkadaşım. Bu kadar nazımın geçtiğini düşündüm. Daha sonra içeride bir olay yaşadık ama o ikimizin arasında. Çok da önemli değil." Hocadan beklenen rapor nedeniyle derbi sonrasında yapılan ilk antrenmana çıkamadığını ifade eden Selçuk, "Bu rapor nedeniyle bana izin verildi. Beni de dinlemek istediklerini söylediler. Bir günlük bir olaydı. Duygusal günler yaşadım. Beni sevenleri de gördüm. Galatasaray'ı ne kadar sevdiğimi tekrar anladım" diye konuştu. Selçuk, bazı futbolcuların kendisi hakkında konuştuğuna yönelik basında haberlerin yer aldığının belirtilmesi üzerine ise, "Bugüne kadar Galatasaray'da böyle bir şey olmadı. Hiçbir takım arkadaşım hiçbir zaman benim arkamdan konuşmaz. Ben de konuşmam. Galatasaray yıllardır iyi arkadaşlıklardan kurulu bir takım oldu. Dolayısıyla ben geldiğimden beri 10 kupa kazandık. İşler iyi gidiyor ki 5 yılda 10 kupa kazandık. Benim olduğum dönemde hiçbir oyuncu diğer arkadaşını satmadı ve satmayacak" dedi.
Milliyet

Aslında dün geceki beklenmedik sonuç, Beşiktaş'ın, şapkasını önüne koyması açısından çok önemli bir fırsat yarattı. Daha doğrusu, siyah - beyazlı takımı, önümüzdeki sezon bekleyen bir tehlike de, gün yüzüne çıkmış oldu. Dün gece ilk yarıda üç golü kalesinde gören Beşiktaş'ın yaş ortalaması 29'du. O hepimizi üzen üç golü atan Benfica ise 26 yaş ortalamasıyla maça başladı. Beşiktaş'ın ilk onbirinde 5 tane oyuncusu ise 30 yaş üstündeydi. Diyeceksiniz ki o yenilen üç golün nedeni bu mudur? Tek nedeni bu değil ama bu istatistik çok baş ağrıtacak. Madem rakamlardan başladık gelelim 250'ye Beşiktaş ilk golünü Cenk Tosun ile 58'de bulurken, siyah - beyazlı oyuncu, Kartal'ın, Avrupa'daki 250. golünü atan isim oldu. Guedes'in 10. dakikada attığı golle geriye düşen Beşiktaş, peş peşe gelen gollere bir türlü engel olamadı. 25. dakikada Semedo'nun jeneriklik golünde, bana göre Fabri çok öndeydi. 31'de Fejsa skoru 3-0 yaparken, tribünlerin bir dakikalık sessizlik eylemi, adeta koca bir ilk yarıda da devam etti. İkinci yarıda Cenk Tosun ve Gökhan İnler'i oyuna alarak, müthiş geri dönüşün ilk adımlarını atan teknik patron Şenol Güneş, eminim Cenk ile başlamadığı için çok pişmandır. 83. dakikada Quaresma attığı penaltıyla, umutları son dakikalara taşırken, Aboubakar yine yaptı yapacağını. Napoli'yi, İtalya'da bitiren Kamerunlu, 89. dakikada attığı golle, yine son sözü söyleyen isim oldu. Kim ne derse desin Şampiyonlar Ligi'nde 3-0'dan böylesine bir beraberlik çıkarmak çok zordur. Farkında mısınız bilmiyorum ama bu takım hâlâ grubunda namağlup. Umutlar artık Kiev deplasmanında.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme