25 Kasım 2016 Cuma

25.11.2016 Genel Gündem



 25.11.2016

GÜNDEM

Türk Üssüne Rejim Saldırısı: 3 Şehit
Fırat Kalkanı harekâtı kapsamında Suriye'de Türk askerlerinin bulunduğu üsse, Suriye rejim güçlerince yapılan hava saldırısında Üsteğmen Zafer Er, Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat ve Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan şehit düştü. TSK'dan yapılan bilgilendirmeye göre, Fırat Kalkanı Harekatı'nda 93. güne gelindi. Harekat kapsamında önceki gün muhalif unsurlardan oluşan özel kuvvet grubu, Karadağ bölgesinde, Kanlı Kuyu, Tall Barshah ve Jubb Al Barazi meskun mahallerinde kontrolü sağladı. Çatışmalarda 2 muhalif şehit oldu, 9 muhalif ve 4 Türk askeri yaralandı. DAEŞ'e ait 123 hedef ateş altına alınarak teröristlerce kullanılan barınma yerleri, savunma mevzileri, komuta ve kontrol tesisleri ile silah ve araçlar imha edildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından da El Bab, Kabbasin, Bzagah ve Arimah bölgelerinde bulunan DAEŞ'a ait 14 hedefe yönelik hava harekatı ger- çekleştirildi. Hava harekatında bir karargah binası ve 7 savunma mevzisi imha edildi. Harekât kapsamında Türk askerlerinin konuşlu bulunduğu El Bab ilçesinin batısındaki üs bölgesine ise önceki gece hava saldırısı düzenlendi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Hava saldırısında, üç kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri ağır olmak üzere 10 kahraman silah arkadaşımız yaralanmıştır" ifadesine yer verildi. Yaralı askerlerin, tedavilerinin yapılması amacıyla süratle bölgeden tahliye edildiği belirtilen açıklamada, "Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet dileriz" denildi. Yaralı askerler, silah arkadaşları tarafından sınır hattına getirildi ve buradan ambulanslarla Kilis ve Gaziantep'teki hastanelere kaldırıldı. Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde tedaviye alınan yaralı askerlerden Üsteğmen Zafer Er, Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat ve Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan doktorların tüm müdahalesine karşın kurtarılamayarak şehit oldu. Yaralı 10 askerin Kilis ve Gaziantep'teki hastanelerde tedavileri sürüyor. Kilis Devlet Hastanesi'nde tedavisi süren askerleri Kilis Valisi İsmail Çataklı ve Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı da ziyaret etti. Ziyarette doktorlardan bilgi alan Vali Çataklı ile Korgeneral Aksakallı, yaralı askerlere de geçmiş olsun dileğinde bulundu. Akşam saatlerinde Fırat Kalkanı harekâtında 7 Türk askeri daha yaralandı. Sınır hattına ulaştırılan askerler, Kilis Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 7 askerin terör örgütü DEAŞ tarafından atılan havan mermisinin, Zırhlı Personel Taşıyıcı'nın (ZPT) yanına düşmesi sonucu yaralandığı bildirildi.
Milliyet


Adana Valiliği'ne Saldırdılar
Adana'nın merkez Seyhan ilçesindeki Döşeme Mahallesi Mehmet Nuri Sabuncu Bulvarı'nda bulunan Adana Valiliği'nin önündeki sivillere de açık olan otoparkta dün sabah 08.05'te büyük bir patlama meydana geldi. Sabah 08.00'de başlayan mesai saatinin hemen ardından meydana gelen patlama kentin büyük bölümünden duyuldu. Patlamayla birlikte parçalanan otomobilin parçaları çevreye yayılırken, otoparktaki beş otomobil de alev aldı, valilik binası başta olmak üzere çevredeki binaların camları kırıldı, otoparktaki otomobiller de hasar gördü. Yetkililerin verdiği bilgilere göre patlamada, 28 Kasım'a kadar valilikte görevlendirilen bahçıvan Gökhan Aygül ile İl Göç İdaresi'nde memur olan ve Valilik bünyesindeki OHAL Bürosu'nda geçici olarak görevlendirilen Kadir Kırbaç olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırıda 2'si ağır 33 kişi de yaralandı. Alınan bilgilere göre, otoparka mesainin başladığı sırada gelen 33 KKP 24 plakalı bomba yüklü otomobille gelen kadın terörist, aracı valilik makamına yaklaşık 5 metre uzaklıkta park edip ayrıldı. Kimliğini gizlemek için başörtüsü takan, mavi pantolonlu, kahverengi çanta taşıyan ve 1.60 boylarındaki hafif kambur teröristin ayrılmasının hemen ardından araç büyük bir gürültüyle infilak etti. Emniyet Müdürlüğü ekipleri, olayla ilgili olarak şüpheli beş ayrı adrese eş zamanlı baskın yaparak beş kişiyi gözaltına alndı. Adana Valiliği'ne sabah düzenlenen bombalı saldırının hemen ardından alarma geçen güvenlik güçleri, kentte bomba yüklü 01 GH 589 plakalı gümüş gri renkte hafif ticari araçla teröristlerin ikinci bir eylem yapacağı istihbaratını aldı. Kent sokaklarında dolaştığı belirlenen bomba yüklü aracın, öğleden sonra merkez Seyhan ilçesinde görüldüğü bilgisine ulaşıldı. Bölgeye sevk edilen Özel Harekat timleri, Sarıhamzalı ile Küçükdikili mahalleleri arasında kıstırdıkları bomba yüklü araçtaki teröriste "teslim ol" çağrısında bulundu. Güvenlik güçlerine ateşle karşılık veren terörist çatışmada öldürüldü. Bombanın uzaktan kumanda ile değil zaman ayarlı infilak ettiği ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.
Milliyet

Ap: Müzakere Durdurulsun
Avrupa Parlamentosu (AP), Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici süreliğine dondurulmasını tavsiye eden ve hukuki bağlayıcılığı olmayan tasarıyı kabul etti. AP Genel Kurulu'nda Salı günü görüşülen ve dün oylanan tasarı 37'ye karşı 479 oyla kabul edildi. Oylamada, 107 üye çekimser görüş bildirdi. Tasarıda üyelik müzakerelerinin, Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ortaya çıkan durum ve OHAL uygulamasının getirdiği şartlar nedeniyle geçici olarak dondurulması isteniyor. Kararda, üyelik müzakerelerinin yeniden başlayabilmesi için OHAL uygulamasının kaldırılması gerektiği belirtilerek, Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu'nun darbe girişimini güçlü bir şekilde kınadığı ve Türkiye'nin sorumluları yargılama hakkının meşru olduğu vurgulandı. AP'nin üyelik müzakerelerini sonlandırma veya dondurma yetkisi olmamakla birlikte, alınan karar AB Konseyi ve üye ülke yönetimlerine siyasi anlamda mesaj niteliği taşıyor. Türkiye ve AB arasındaki üyelik müzakereleri konusunun, 15-16 Aralık'ta toplanacak AB Liderler Zirvesi'nde gündeme gelmesi bekleniyor.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 131,1856-131,2865                       
ABD Doları 3,4720-3,4739/Euro 3,6652-3,6672/İngiliz Sterlini 4,3119-4,3271             

Turizmde 'Tele' Diplomasi
2016 yılı turizm sektörü için en zor senelerden biri oldu. Türkiye'ye gelen turist sayısı yüzde 30'a yakın düşüş gösterdi. Rusya ile yaşanan uçak gerilimi, Türkiye'de patlayan bombalar, 15 Temmuz darbe girişimi ve Türkiye aleyhine yurtdışından yürütülen algı operasyonu gibi gelişmelerden dolayı Türkiye'ye gelen turist sayısında gerileme yaşandı. 2015'te Ocak-Eylül döneminde Türkiye'ye gelen turist sayısı 29.7 milyonu bulurken, 2016'nın aynı döneminde 20.2 milyona düştü. Bu düşüşü durdurmak için hem hükümet hem de sivil toplum kuruluşları yurtdışında fuarlara, toplantılara katılarak Türkiye'nin güvenli bir ülke olduğunu anlatıyor. Yurtdışındaki büyük turizm firmalarının yöneticileri de Türkiye'de ağırlanarak bilgi veriliyor. Birçok bakan veya hükümet yetkilisi bu toplantılara bizzat katılamasa da artık cep telefonu ile toplantılara bağlanıyor. Bu davetlerden biri de önceki gün İstanbul Lütfü Kırdar Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Almanya'nın Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Norbert Fiebig ve Alman seyahat devlerinin üst düzey yöneticileri, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy'un daveti üzerine İstanbul'a geldi. Başaran Ulusoy'un konuşma yaptığı sırada, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Başkan Ulusoy'u cep telefonundan araması toplantıya damgasını vurdu. Ulusoy ile kısa bir görüşme gerçekleştiren Çavuşoğlu, telefona Alman Başkan Norbert Fiebig'i istedi. 6-7 dakika süren telefon görüşmesinin ardından toplantıya devam edildi. Fiebig görüşmenin içeriği hakkında çok fazla bilgi vermezken, Bakan Çavuşoğlu'nun iki ülkenin birbiri için çok değerli olduğunu, ilişkilerin daha da kuvvetlenmesi gerektiği konusunda bir sohbet gerçekleştirdiklerini söyledi. Daha önce böyle bir olay ile karşılaşmadığını anlatan Fiebig, "Daha önce bir basın toplantısı esnasında hiç haberim yokken bir ülkenin dışişleri bakanı ile cep telefonunda diplomatik bir görüşme yapmamıştım" dedi.
Hürriyet

Kur Oyunları!
Dolar kurundaki hızlı yükselişle birlikte gözlerin çevrildiği Merkez Bankası etkili bir adım atarak 34 ay sonra çifte faiz artışı gerçekleştirdi. Döviz kuru hareketlerinin enflasyon görünümü üzerinde risk oluşturduğunu söyleyen Merkez Bankası, politika faizinde 50, faiz koridorunun üst bandında 25 baz puanlık artırım gerçekleştirdi. Banka politika faizini yüzde 7.5'ten yüzde 8'e yükseltti. Koridorun üst bandı olan gecelik borç verme faizini ise yüzde 8.25'ten yüzde 8.5'e çekti. Merkez Bankası faiz oranlarının yanı sıra yabancı para zorunlu karşılık oranlarında da tüm vade dilimlerinde 50 baz puan indirime yöneldi. Söz konusu değişiklik ile finansal sisteme yaklaşık 1.5 milyar dolar ilave likidite sağlanmış oldu. Bu hareketi ile Merkez Bankası, beklentilerin üzerinde bir faiz artışı gerçekleştirerek piyasaya olumlu mesaj verdi. Piyasa beklentileri doğrultusunda 25 baz puanlık bir artışın gerçekleşmesi aynı etkiyi yaratmayabilirdi. Zira bunun etkisi kurlarda da kendisini gösterdi. Sabah saatlerinde 3.42'li seviyeye çıkan dolar/TL kuru Merkez Bankası'nın faiz kararının hemen ardından hızla 3.36'lı seviyelere geriledi. Faiz kararıyla aynı sürelerde haber akışında görülen Avrupa Parlamentosu (AP) kararı bir anda yeniden tansiyonu yükseltti. AP, Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulması yönünde tavsiye kararı aldı. Kur yeniden 3.41'in üzerine çıktı. Saat 15:52'de ise kurda 3.44 seviyesi görüldü. Türkiye'nin kredi risk primini gösteren CDS oranı 295.47 seviyesine yükseldi. AP kararının Aralık ayında, AB liderlerinin önüne gitmesi ve nihai kararın verilmesi beklenecek.
Milliyet

Barışa Katkı Yapacak Her Projeye Sıcağız
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Enerji Kulübü'nün 2017 dönem başkanlığını Türkiye'nin almasına ilişkin, "Biz Türkiye olarak ülkenin ve paydaşlarının menfaatine olan her türlü iş birliğine açık olmak durumundayız. Dünyanın büyüyen ekonomileri içerisinde yer alan bu kadar önemli bir örgütte bulunmaktan, katkı verip almaktan, olumlu bir gündemle desteklemekten, paydaşı olmaktan memnuniyet duyarız. Dünyanın enerji kulübü olma anlamında da en büyük örgütlerden biri" dedi. Albayrak, Adana'da düzenlenen 7. Türkiye Enerji Zirvesi'nde konuştu. ŞİÖ'nin önemli bir örgüt olduğuna değinen Albayrak, "ŞİÖ yakından takip ettiğimiz iş birliği örgütlerinden bir tanesi. Türkiye artık bölgesindeki coğrafyada eskisinden çok daha farklı bir iletişim stratejisi uyguluyor. Her zaman bunu ifade ediyoruz. Kazan - kazana dayalı, bölgedeki enerji, ekonomi ve farklı politikalar üzerinde barışa, huzura katkı yapacak projeler ile işbirliği anlamında ve arz güvenliğine katkı sağlama anlamında her projeye olumlu bakıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ŞİÖ'nin dünya ekonomisinin en önemli birkaç ülkesinden ikisini (Çin, Rusya) içinde barındırdığını hatırlatan Albayrak, "2017'de Pakistan ve Hindistan'ın da yer alacağı bir örgütten bahsediyoruz. Ekonomik olarak üretimden, pazardan bahsedecekseniz her pazar, her ekonomik coğrafyayla iletişim ve diyalog içerisinde olmak zorundasınız" diye konuştu.
Milliyet

'15 Temmuz'daki Dik Duruşunuzu Örnek Aldık'
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Arap Odalar Birliği ortaklığında, merkezi İstanbul'da bulunan Türk-Arap Odası kuruldu. 22 Arap ülkesi ile Türkiye arasındaki ticaretin geliştirilmesine yönelik yapılan anlaşma ile Türkiye ve 22 Arap ülkesi arasında yapılan ticaretin karşılıklı olarak artırılması planlanıyor. Protokolün imza töreninde konuşan Arap Odalar Birliği Başkanı Senatör Nael Al Kabariti, Türkiye'yi dik duruşu ve çalışkanlığı ile örnek aldıklarını vurguladı. 15 Temmuz'a da değinen Kabariti "Biz buradan örnek ve ilham alıyoruz. 15 Temmuz'da yaşananlar çok önemli bir örnek. Darbeye ve zor kullanımına karşı nasıl dik durulduğunu ve ülkenin topraklarını ele geçirmek isteyenlere karşı nasıl durulduğunu gösterdi" dedi. İmza töreninde konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise,"Arap coğrafyası ile ekonomik ilişkilerimiz son dönemde önemli gelişme kaydetti. Son 15 yılda Arap ülkeleri ile Türkiye'nin ticaret hacmi tam 7.5 kat arttı. Arap coğrafyası ile ticaretimiz 47 milyar dolara kadar ulaşmıştı" dedi. Turizmde müthiş bir artış yaşandığını, Arap coğrafyasından Türkiye'ye gelen turist sayısının 9 kat arttığını ve 3 milyona ulaştığını bildiren Hisarcıklıoğlu, Arap yatırımcıların Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının da 23 kat artarak 10 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti.
Star

Hedefe 3 Kurşun
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) döviz kurundaki dalgalanmayı frenlemek için 3 hamle birden yaptı. TL'nin son 2 haftada yüzde 6'dan fazla değer kaybetmesinden sonra TCMB hem faiz silahını çekti hem de ek önlemler aldı. Merkez Bankası, 29 Ocak 2014'ten sonra ilk kez politika faizini yükselterek piyasalara 'Elim kolum bağlı değil' mesajını verdi. TCMB'nin kritik Kasım ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi 50 baz puan artışla yüzde 7.50'den yüzde 8'e, marjinal fonlama oranı olan gecelik faiz yüzde 8.25'ten yüzde 8.5'e yükseltildi. TCMB, üst banta paralel geç likidite penceresi faiz oranında da 25 baz puanlık artırıma gitti ve yüzde 10'a çıkarttı. TCMB borçlanma faiz oranını yüzde 7.25 düzeyinde sabit tutma kararı aldı. Ekonomistler politika faizinde 25 baz puanlık 'teknik' bir artış yapılacağını öngörüyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün faizlerin yüksekliği konusundaki eleştirilerine devam etmesi TCMB'nin pas geçme ihtimalini de oluşturmuştu. TCMB, Mart'tan bu yana 7 kez üst üste indirime giderek faiz koridorunun üst bandını 250 baz puan düşürmüştü. Ekim'de kurlardaki yükselişin de etkisiyle indirimlere ara vermişti. PPK açıklamasında ekonomideki yavaşlamaya ve enflasyonda yukarı yönlü risklere vurgu yapılarak, şu noktaların altı çizildi: "Son dönemde açıklanan veriler üçüncü çeyrekte iktisadi faaliyette ivme kaybına işaret ediyor. Talepteki yavaşlama enflasyondaki düşüşü destekliyor. Bununla birlikte, yakın dönemde küresel belirsizliklerdeki artış ve yüksek oynaklıklara bağlı olarak yaşanan döviz kuru hareketleri enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü risk oluşturuyor."
Vatan

Emekli Maaşına 5 Bin Lira Ayarı
Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan değişiklikle, günlük brüt asgari ücretin 6.5 katı olan sigorta primine esas günlük kazanç üst sınırı, günlük brüt asgari ücretin 7.5 katına yükseltiliyor. Bu düzenlemeyle, sigortalılar için belirlenen günlük brüt asgari ücretin 7.5 katından fazla aylık kazancı olan sigortalılardan daha fazla prim tahsil edilecek. Böylece, bu sigortalıların aylık net maaşında düşüş meydana gelecek ancak emekli aylıklarında artış yaşanacak; SGK'nın da prim gelirleri artacak. Düzenlemeyle, 2017 yılında SGK'nın prim gelirlerinde yaklaşık 1.6 milyar lira artış meydana gelecek. Maaşı tavandan bildirilen 4A kapsamında çalışan işçi sayısı 295 bin, 4B kapsamında ise 55 bin. Tavanın 6.5 kattan 7.5 kata çıkarılmasıyla, 4 bin 282 lira emekli aylığı alan işçinin maaşı 659 lira artışla (yüzde 15) 4 bin 941 liraya çıkacak. Torba yasayla ayrıca, bir aracın vergilendirilmesinde de sistem değişikliğine gidiliyor.
Vatan

DÜNYA

Rusya İle Normalleşme Alanya'da Devam Edecek
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçtiğimiz yıl 24 Kasım tarihinde uçak krizi yüzünden iptal edilen Türkiye ziyaretine 1 Aralık tarihinde çıkıyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, bir yıl aradan sonra Türkiye ile Rusya arasında Alanya'da yapılacak 5. Stratejik Planlama Grup toplantısında ikili ve uluslararası ilişkilerin en ufak ayrıntısına kadar masaya yatırılacağı kaydetti. Zaharova Hürriyet muhabirinin, "Türk halkı bir türlü kaldırılamayan yaptırımlar nedeniyle hala sorunlar yaşıyor" hatırlatması üzerine, Türkiye'nin uçak krizi sonrası 'gereken dersi aldığını' belirterek şöyle devam etti: "İkili ilişkilerin hala rayına neden oturmadığı meselesine gelince. Rus tarafı olarak bizim eski ilişki seviyesine dönme isteğimiz olmasına rağmen bu süreç belirli zaman alacak. İlişkileri bozmak çok kolay, onarılması ise zor oluyor. Uçağımızın düşürülmesinden sonraki krizli dönemde de epeyce yeni problem eklendi. Tüm bunların aşamalı olarak aydınlatılması ve çözüme kavuşturulması gerekiyor"
Hürriyet

Türkiye, İsrail'e İtfaiye Uçağı Gönderdi
İsrail'de Kudüs ve Hayfa dahil 13 noktada çıkan yangınlar, 3 gündür devam ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yangınlara müdahale için Türkiye'den yardım istedi. Bunun üzerine Dışişleri Bakanlığı, yangın söndürme çalışmalarına katkıda bulunmak amacıyla uçak gönderildiğini duyurdu. İsrail Başbakanlık sözcüsü Ofir Gendelman, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin, büyük bir yangın söndürme uçağı göndermeyi teklif ettiğini, kendilerinin de bunu kabul ettiğini belirtti. Gendelman, Netanyahu'nun Türkiye'ye teşekkür ettiğini aktardı. Yangınlarda 36 kişi yaralandı. Rüzgârın da etkisiyle yayılan yangınların çıkış sebebi bilinmezken, İsrail basınındaki bazı haberlerde "kundaklama" şüphesi olduğu öne sürüldü.
Haber Türk

Trump'tan Birleştirici Mesajlar
ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, Şükran Günü tatili nedeniyle yaptığı görüntülü açıklamada ulusa birlik mesajlarıyla çağrıda bulundu. Bir video mesajı yayımlayan Trump, "uzun ve kıran kırana geçen bir seçim sürecinin geride kaldığını, şimdi ayrılıkları onarmanın gerektiğini" belirtti. Seçim kampanyası süresince Latin Amerika kökenlilerden, Müslüman göçmenlere; kadınlardan, medya mensuplarına birçok farklı kesimi hedef alan Trump, bu kez birlik ve beraberlik mesajları verdi. Trump, "Uzun ve meşakkatli bir kampanya dönemini geride bıraktık. Duygular taze ve gerilimler bir gecede geçmez. Maalesef o kadar çabuk kaybolmaz. Fakat şimdi önümüzde, birlikte Washington'a gerçek şansı, şehirlerimize gerçek güvenliği ve toplumlarımıza gerçek refahı getirme fırsatımız var" ifadesini kullandı. Bununla beraber 20 Ocak'ta görevi Başkan Barack Obama'dan devralacak Donald Trump, yöntimindeki isimleri belirlemeyi sürdürüyor. Trump'ın, seçim sürecinde kendisini eleştiren ve Cumhuriyetçi Parti'den adaylığı sırasında desteklemeyen Güney Carolina Valisi Nikki Haley'yi Birleşmiş Milletler büyükelçiliğine atayacağını açıklandı. Haley, Trump'ın bu kadar üst düzeye atadığı ilk beyaz olmayan kadın yetkili oldu. Hindistan göçmeni bir ailenin kızı olan Haley, kampanya döneminde Trump'ı eleştiren isimler arasında yer alıyordu. Cumhuriyetçi Parti'nin yükselen yıldızları arasında gösterilen 44 yaşındaki siyasetçi, ABD'nin en genç valisi olma özelliğini de taşıyor. Seçilmiş başkanın geçiş kabinesi tarafından yapılan açıklamada, Eğitim Bakanlığı'nın da, eğitimin özelleştirilmesini savunan Cumhuriyetçi Partili Betsy DeVos'a verildiği belirtildi. Wall Street Journal gazetesi ise, Ticaret Bakanlığı'nın, milyarder işadamı Wilbur Ross'a teslim edileceği iddiasına yer verdi. Yatırımcı Ross, ABD'de batmakta olan firmaları satın alıp düzlüğe çıkarması nedeniyle "İflas kralı" olarak anılıyor. ABD'de başkanlık seçiminin oy sayımının tamamlanmasının ardından hile iddiası gündeme geldi. ABD basınında yer alan haberlere göre, Michigan, Pensilvanya ve Wisconsin'de Demokrat Partili aday Hillary Clinton'a verilen elektronik oylar 'hacklenerek' Trump lehine işlendi. Bu yöndeki kanıtların Clinton cephesine ulaştırıldığı belirtilse de, Clinton'ın sonuçlara itiraz edip etmeyeceği bilinmiyor. Ancak Yeşil Parti'den başkan adayı olan Jill Stein'ın, itiraz için girişim başlattığı belirtiliyor. Son sonuçlar, seçimde Clinton'un yarışı kazanan rakibi Trump'tan ülke çapında 2 milyon daha fazla oy aldığını ortaya koydu.
Milliyet

Fransa Mülteci Krizini Yüksek 'Prim'le Çözecek!
Fransa, Calais kentindeki "jungle" (orman) lakaplı kamptan dağıtılan mültecilere, ülkelerine geri dönmeleri karşılığında 2 bin 500 euro para vermeyi vaad ediyor. İçişleri Bakanlığı'nın daha önce 650 euro olarak açıkladığı geriye dönüş primi, ekim ayında önce 350 daha sonra da bin euro artırılmıştı. Uygulamaya en fazla Afgan sığınmacıların ilgi gösterdiği öğrenilirken, yıl sonuna kadar kamptaki 7 bin mülteciden 4 bininin bu yöntemle ülkelerine geri gönderilmesi planlanıyor. Özellikle Afganistan ve Suriye'den Avrupa'ya yeni bir yaşam kurmak amacıyla hayatlarını riske atan mülteciler, bu hayalleri için insan kaçakçılarına binlerce dolar ücret ödüyor.
Milliyet

Ülkesi Krizde O Dans Ediyor
Tarihinin en büyük ekonomik kriziyle başa çıkmaya çalışan Venezuela'da Devlet Başkanı Nicolas Maduro, kamuoyunun ve muhalefetin tepkilerine karşın, geçen ay başladığı televizyon programını sürdürüyor. Maduro, 'Salsa Saati' adını taşıyan programda kimi zaman eşi Cilia Flores'le birlikte, kimi zaman da tek başına şarkı söylüyor ve salsa yapıyor. Gıda ve ilaç sıkıntısının yaşandığı ülkede muhalefet kanadı, Maduro'nun kriz döneminde televizyona çıkarak dans etmesinin, halkla alay etmekten başka anlam taşımadığı yorumunu yapıyor. Programın son bölümünde gelen eleştirilere cevap veren Maduro, "İnsanlar salsa için çıldırdığımı düşünüyor. Salsa yapanlar el kaldırsın. Kabul edin, hepimiz deliyiz" ifadelerini kullandı. Siyasete atılmadan önce otobüs şoförlüğü yapan Maduro, seçim kampanyaları sırasında da sık sık podyumda şarkı söylemiş ve dans etmişti. Siyasi analistler, Maduro'nun 'salsa şovunu' sürdürerek, insanlara endişeye kapılmadığı ve kendinden emin olduğu mesajını vermeye çalıştığı yorumunu yapıyor.
Vatan

'Beni Mahkumederseniz'
Hollanda'da 2014'teki bir seçim mitinginde Fas kökenli vatandaşlara yönelik ayrımcı sözleri nedeniyle yargılanan aşırı sağcı siyasetçi Geert Wilders, mahkeme heyetini kendisini cezalandırmamaları konusunda üstü kapalı şekilde uyardı. Davanın son duruşmasında söz alan 'Özgürlük Partisi' lideri, "Ben ırkçı değilim, seçmenlerim de değil. Onlar ülkelerini geri isteyen, sözlerinin dinlenmemesinden yorulmuş olan insanlar" diye konuştu. Wilders, "Eğer beni mahkum ederseniz, Hollanda'nın yarısını mahkum etmiş olursunuz. Birçok Hollandalı hukukun üstünlüğüne duyduğu güveni kaybeder" ifadelerini kullandı. Wilders, 2014'te düzenlediği bir mitingte taraftarlarına, "Hollanda'da daha fazla mı, yoksa daha az mı Faslı görmek istersiniz?" diye sormuş, destekçileri de 'Daha az' sloganlarıyla karşılık vermişti. Savcılık, Wilders hakkında, konuşmasıyla halkı ayrımcılık ve nefrete sürüklediği gerekçesiyle dava açmıştı.
Vatan

POLİTİKA

Tavsiyem: Sağduyu
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Fırat Kalkanı Harekâtı'nda 3 askerin şehit olması, 10 askerin yaralanmasıyla ilgili "Çok tehlikeli bir sürecin içine Türkiye'yi sürükleyebilir. Hükümete sağduyuyla davranmalarını tavsiye etmenin ötesinde bir şey söyleyemeyeceğim" dedi. Antalya'da Türkiye Otelciler Federasyonu'nun (TÜROFED) 5'inci Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklaması, Suriye rejimine ait uçaklarla askerlerimizin vurulduğu şeklinde. Bu bizi çok tehlikeli bir kapıya getirebilir. Çok tehlikeli bir sürecin içine Türkiye'yi sürükleyebilir. O nedenle buradan hükümet yetkililerine sağduyuyla davranmalarını tavsiye etmenin ötesinde bir şey söyleyemeyeceğim. Bölgemizde Türkiye temel bir denge unsurudur. Ortadoğu'daki her olumsuzluk karşısında Türkiye başvurulan bir kaynaktı. O noktadan bir hayli uzaklaşmış bulunuyoruz. O nedenle sağduyu çağrısı yapmanın çok önemli olduğuna inanıyorum. Adana'da yaşanan terör olayı emin olun hepimizin sabah aldığı en kötü haber. Sayın Vali'yi aradım, olayın ayrıntılarını öğrenmeye çalıştım. Kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin, amacı ne olursa olsun, arkasında hangi güç olursa olsun, bütün siyasal partiler, meslek kuruluşları, sivil tolum örgütlerinin terör konusunda ortak payda geliştirmeleri gerekiyor. Defalarca 'Terörü bitirmek için bizden ne istiyorsanız vermeye hazırız' dedik. Çünkü bu ülkenin insanı teröre evlatlarını vermekten bıktı. Ülkemizde huzur istiyoruz. Son 14 yıla baktığımızda PKK terör örgütü vardı, şimdi iki terör örgütü daha biri IŞİD, biri FETÖ denilen terör örgütü. Ne oldu da 14 yılda Türkiye üç terör örgütüyle birden muhatap oldu ve ne oldu da Türkiye bu terör örgütlerini kendi coğrafyasından silip atamadı. Bunun üzerine hepimizin düşünmesi lazım."
Hürriyet
Bildiklerimi Söyleyemem
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Öğretmenler Günü programında konuştu. Erdoğan özetle şunları söyledi: Öğrencilerimizi dinamik, açık fikirli, üretken aynı zamanda da sorumlu fertler olarak yetiştirmeliyiz. Biz terör örgütlerinin kanlı eylemlerinde kullanacağı sarf malzemeleri değil, ülkemizin istikbalini kurtaracak, 'Asım'ın Nesli' gibi gençler yetiştirmek istiyoruz. Bizler batıya öykünen, kendi milletinden tiksinen sömürge ajanları değiliz. Kendini bilen, tarihini bilen, medeniyet değerlerini özümsemiş fikir işçileri yetiştirmeyi hedefliyoruz. Marjinal ideolojilerin kalıplarına sıkışmış, zihni formatlanmış, at gözlüğüyle dünyaya bakan gençlerin, hangi okulu bitirirse bitirsin, ne bu ülkeye ne de bu millete sunacağı bir katkı olamaz. Gerek PKK, DHKP-C gibi etnik ve mezhebi farklılıkları kaşıyan örgütlerin, gerekse DEAŞ ve FETÖ gibi dini kavramların arkasına saklanan yapıların en büyük istismar alanı eğitim ve öğretim alanındaki hatalardır. Bu ülkenin yüzlerce yıllık tarihi ve kültürel birikimine yabancı eğitim öğretim politikaları, maalesef çatışmacı, hastalıklı, çift kişilikli nesillerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle FETÖ zamanın gerisinde kalan, toplumun temel değerlerinden uzak, jakoben baskıcı bir eğitim politikasının ürünüdür. Uzun dönem belli okulların, makamların ve mesleklerin, bu ülkenin asli evlatlarına adeta kapatılmış olması FETÖ'ye beklediği fırsatı sundu. Bu çarpıklık, meydanı, kapıdan alınmayınca bacadan girmeye çalışan FETÖ gibi simsarlara bırakmıştır. 12 Eylül darbesinden sonra özellikle 28 Şubat müdahalesinin akabinde, milletimizin zeki ve başarılı evlatları adeta bu örgütün kollarına zorla itilmiştir. FETÖ yüzünden bugün kayıp bir nesil oluştu. Kopya, kopyacılık, bunlarda var. Devletin belli makamlarına yerleştirmek suretiyle, oralarda da ne yazık ki böyle bir ele geçirme operasyonunu, bir işgal hareketini gerçekleştirdiler. Devletimizin imkanlarıyla okumuş binlerce FETÖ militanı bilhassa yurtdışında edindikleri tüm yetenekleri Türkiye'yi karalamaya sarf ediyor. Bunlar 15 Temmuz'da milletin kanını dökmekte hiçbir beis görmediler. Tabii ki silahlı kuvvetlerimizin içine sızmış olan bu bir grup FETÖ'cü terörist, bu adımları attılar. Şimdi de bedelini ödüyorlar, ödemeye devam edecekler. Görevden alınanlar vesaire, bunları da tabii ki alacağız. Mümkün olduğunca da istiyoruz ki 'at izi it izine karışmasın' ama bu tür şeyler Tabii ki olur. Çünkü A'dan Z'ye kendilerini acayip saklıyorlar. 'Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem, dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım' diyor şair. Şu anda bildiklerimi tabii söyleyemeyecek durumdayım ama günü geldiğinde inşallah onlar da belki kaleme dökülecektir. Çünkü her doğruyu her yerde, her zaman söylemek doğru değil. Onun için sabır gerekiyor. Şahsen yaptığı işin bilincinde olan bir öğretmenin herhangi bir terör örgütüne sempati duyabileceğine asla ihtimal vermiyorum. Teröre sempatiyle bakan hatta farklı örgütlerin dağ ve şehir kadrosuna militan kazandıran MEB mensupları yok mu? Elbette var. Bu tarz hainler diğer kurumlarımızda da var. Fakat bunlar, kimliğinde ne yazarsa yazsın, öğretmen değildir, olsa olsa öğretmen kılığındaki insan müsveddeleridir. Bizim öğretmenlerimiz, başta Gazi Mustafa Kemal Başöğretmen olarak, onlar neyin mücadelesini verdiler? Onlar, bu toprakların vatan kılınmasının mücadelesini verdiler. Yeni Türkiye'nin doğuşunu hiç kimse engelleyemez. İnşallah yeni Türkiye'yi eğitimle, öğretimle, hikmetle hep birlikte inşa edeceğiz.
Milliyet
'Avrupa Daha Çok Zarar Görür'
Başbakan Binali Yıldırım, Suriye Fırat Kalkanı Harekâtı'nda Türk askerlerine düzenlenen saldırıyla ilgili olarak "Nereden kaynaklandı, nasıl kaynaklandı, tekrarı olmaması konusunda muhataplara en kesin ve net şekilde uyarılar yapıldı" dedi. Yıldırım, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile müzakereleri durdurma kararı için "AB ülkelerini zehirleyen iki örgüt var, biri PKK, diğeri FETÖ. AB ile ilişkilerin kopması Türkiye'ye zarar verir ama Avrupa'ya daha çok zarar verir. Türkiye olmasa mülteciler Avrupa'yı istila edecekler" dedi. TRT Haber canlı yayınında gündeme dair soruları cevaplayan Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: El-Bab kuşatılmış durumda, dün gece bir hava saldırısında 3 askerimiz şehit oldu, 10 yaralımız var. Konuyla ilgili Genelkurmay Başkanlığımızın muhataplarıyla gerekli askeri temasları devam ediyor. Nereden kaynaklandı, nasıl kaynaklandı, tekrarı olmaması konusunda da en kesin ve net şekilde uyarılar yapıldı muhataplara. Suriye'nin toprak bütünlüğüne karşı bir düşüncemiz yok. Halep'e yürümek gibi bir hedefimiz yok. Başkalarının ayar vermeye çalışması Türkiye'nin hiç hazzetmediği bir şeydir. Kendi kararını kendisi veren bir ülkeyiz. Şanghay ile işbirliği AB'ye alternatif değil. Bu bir tehdit değil, Avrupa'ya karşı bir meydan okuma da değil. Burada karşılıklı irade var. Uzakdoğu ülkeleri, Çin, Rusya, Orta Asya ülkeleri bunlar, ilişkilerimizi hem siyasi hem ekonomik olarak geliştirmek istiyorlar, biz de geliştirmek istiyoruz. Olay bundan ibaret. Yoksa 'AB olmazsa Asya birliği olur' gibi bir zorunlu tercih peşinde değiliz, bunun böyle görülmesinde fayda var.
Vatan

SPOR

Anadolu Efes, THY Euroleague'deki 9. maçında Sırbistan temsilcisi Kızılyıldız'ı 100- 79 yenmeyi başardı, 4. galibiyetine ulaştı. 24 Kasım Öğretmenler Günü için özel organizasyonlar hazırlamıştı Efes dün gece. Öğretmenler ve antrenörlere salonun kapılarını ücretsiz olarak açtı, gösteriler ve Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün anılması, özel bir atmosfer yarattı. Bu atmosferde, basketbolu hem sevdirme, hem de öğretme anlamında hizmetleri olan Efes de üzerine düşeni yaptı, misafir ettiği öğretmenleri galibiyetle uğurladı. Aslında maça sıkıntılı başlamıştı temsilcimiz, 3. dakikada 10-4 geriye düşmüştü. Ancak Heurtel'in oyuna girişi, hücumda sıkıntıları bir anda çözdü. İlk dakikalarda Kuzmic'i iyi kullanan Kızılyıldız karşısında Honeycutt'ın da girişi, Perasovic'in bir ara iki 4 numarayı aynı anda sahaya sürmesi, tempoyu oldukça yükseltti. Bu tempoda da daha kolay pozisyon buldu temsilcimiz, Bjelica'nın erken üçüncü faulünü almasını avantaja çevirdi. Her şeyden önemlisi rakibinden daha fazla istiyordu maçı Efes ve zaten 23-9'luk ribaunt üstünlüğü ve yakalanan 12-0'lık seri ile soyunma odasına 47- 40 galip girdi. 2. yarının başındaki top kayıplarını, son çeyreğin başında kaçan turnikeleri, Kızılyıldız'ın arka arkaya üçlüklerle cezalandırması, heyecan yarattı. Ama Brown, Cotton, Cedi, Heurtel gibi koşmayı seven isimlere sahip Efes, bu düzeni kabul eden rakibine karşı bu kez 14-0'lık seri bularak maçı kopardı. Ribauntlardaki 43-22'lik üstünlük ne kadar sevindiriciyse, 17 top kaybı tedirgin edici.
Milliyet

Benfica karşısında ilk yarıyı 3-0 geride kapatan Beşiktaş'ın ikinci devredeki müthiş geri dönüşle 3-3'lük beraberliği yakalamasının sırrı ortaya çıktı. Hakem Damir Skomina'nın çaldığı ilk devreyi bitiren düdüğün ardından ağızlarını adeta bıçak açmayan ve büyük hayal kırıklığı içinde soyunma odasına yürüyen futbolcular için ilk kıvılcım, taraftarların takımı tribüne çağırarak moral vermesiyle çakıldı. İnanılmaz destek karşısında duygulanan ve moral bulan siyah-beyazlı oyuncuların soyunma odasında birbirlerine kenetlendikleri aktarıldı. Beşiktaşlı futbolcuların, "Bugün kaybedersek bu statta ilk yenilgimiz olacak. Taraftarımız bizden ikinci devre bütün gücümüzü sahaya yansıtmamızı istiyor ve bekliyor. Çıkalım, son düdüğe kadar Beşiktaş'a yakışan bir futbol oynayalım. Yenileceksek de öyle yenilelim" diye konuştukları belirlendi. Soyunma odasında bir yandan Teknik Direktör Şenol Güneş'in ikinci yarıya yönelik talimatlarını dinleyen oyuncuların şöyle devam ettikleri aktarıldı: "Bugün farklı bir mağlubiyet alırsak Vodafone Arena'ya haksızlık etmiş oluruz. Bu stat böyle bir ilki yaşamamalı. Bu taraftarı hayal kırıklığı içinde evlerine geri göndermemeliyiz. Buna hakkımız yok." Mağlubiyet halinde Avrupa Şampiyonlar Ligi'ne veda edebileceklerini de kendi aralarında değerlendiren Beşiktaşlı oyuncuların, "Bir puan bile bizi Şampiyonlar Ligi'nde tutar. İkinci yarının ilk bölümlerinde golü bulursak, puanı kurtarabiliriz. Şimdi üzülme değil, mücadele etme zamanı" ifadelerini kullanarak da birbirlerini motive ettikleri vurgulandı.
Milliyet

UEFA Avrupa Ligi'nde Osmanlıspor, Romanya deplasmanında öne geçmesine rağmen Steaua Bükreş'e 2-1 boyun eğdi. L Grubu'nun diğer maçında Zürih ile Villarreal 1-1 berabere kalınca her şey arapsaçına döndü. Maça hızlı başlayan ve ilk dakikadan itibaren gol arayan Osmanlıspor 30. dakikada öne geçti. Sağdan ceza sahasına giren Vrsajevic, topu içeriye çıkardı. Ndiaye'nin penaltı noktasına yakın bölgeden yaptığı vuruşta meşin yuvarlak kalecinin sağından filelerle buluştu. 36'da Başkent ekibi 2. gole yaklaştı. Delarge'ın pasında topla buluşan Maher'in şutunda Nita, soluna gelen topu son anda kornere çeldi. Maher, iki dakika sonra benzer noktadan bir kez daha şansını denedi ancak meşin yuvarlak auta gitti. İkinci yarıda oyunun kontrolü rakibe geçti. 60'ta Karcemarskas topu yumrukladı. Meşin yuvarlak William'ın önüne düştü. Brezilyalı futbolcunun şutunda top üsten auta gitti. 68'de Karcemarskas'ın yumrukladığı top Momcilovic'in önünde kaldı. Momcilovic'in vuruşunda Numan'ın çabası yetersiz kalırken, top Osmanlıspor ağlarıyla buluştu: 1-1 86'da Boldrin'in kullandığı köşe vuruşunda bir dönem Galatasaray'da da forma giyen Tamaş, kafayla topu filelere gönderdi ve maçın sonucunu 2-1 olarak belirledi.
Milliyet

Galatasaray derbisine göre en önemli değişiklik Van Persie'nin yerine Emenike'nin forma giymesiydi. Sadece bir oyuncu değişikliğinin bile takımı ne kadar etkilediğini gördük. İlk yarıdaki temel sıkıntı hücumda pas istasyonu görevini yapacak, sırtı kaleye dönük oynayabilecek, top tutacak oyuncunun olmamasıydı. Zorya şansını devam ettirmek için kazanmak zorundaydı. Bu yüzden tüm gücünü ortaya koydu. Özellikle sarı-lacivertlilerin sağ kanadından etkili geldi. Sadece ilk yarıda bu bölgeden 4 tehlikeli atak geliştirdi. Bu ataklardan birinde 14. dakikada sağ bek Kamenyuka gole çok yaklaştı. Volkan Şen 17'de rakibi çıkarken topu kaptı ve hızlı oynadı. Emenike ise en kötü tercihi kullanarak uzaktan etkisiz vurdu. İlk organize atağını 25'te gerçekleştiren sarı-lacivertliler, Mehmet Topal ile son vuruşu yapamadı. 28'de Kulach'ın vuruşunda top ağlara gitti ama pozisyon ofsayttı. İkinci yarı Advocaat etkisiz olan Emenike'nin yerine Stoch'u oyuna aldı ve Sow'u merkeze yerleştirdi. Bu değişikliğin etkisiyle Fenerbahçe toparlandı. 50'de Volkan ve Şener'in işbirliğinde gole yaklaşsa da 59'da sonucu değiştiren isim uzak mesafeden bulduğu golle Stoch oldu 1-0. Golün ardından Fenerbahçe baskısını arttırdı. 67'de Alper'in kullandığı serbest vuruşta Kjaer'in sert kafa vuruşunu kaleci Shevchenko sadece izledi 2-0. Kalan bölümler tamamen Fenerbahçe'nin kontrolünde geçti. Alper son dakikada çok net fırsatı kaçırdı. Sarı- lacivertliler bu sonuçla galibiyet serisini 6 maça çıkardı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme