26 Kasım 2016 Cumartesi

26.11.2016 Genel Gündem



26.11.2016

GÜNDEM

O 'Paşa' İtirafçı Oldu
15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kaldığı Muğla'nın Marmaris ilçesindeki otele düzenlenen saldırıyı Tuğgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş'le organize eden, Çiğli 2'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nın imamı Astsubay Başçavuş Zekeriya Kuzu, etkin pişmanlık yasasından yararlanmak için başvurdu. FETÖ/PDY soruşturmasını yürüten İzmir Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin zaman zaman, halen İzmir F Tipi Cezaevi'nde tutulan ve itirafçı olan Kuzu'nun ifadesine başvurduğu ortaya çıktı. Kuzu'nun, FETÖ/PDY'ye yönelik araştırmalarda elde edilen yeni bilgiler doğrultusunda polisin sorularını yanıtladığı ifade edildi. Kuzu'nun, hem Çiğli Ana Jet Üs Komutanlığı'nda yaşananlara, hem de bağlantıda olduğu kişilere yönelik bilgiler verdiği öğrenildi. Darbe girişiminin başarısız olmasından sonra firar eden Kuzu ve yanındaki diğer darbeci askerler, saldırıdan 11 gün sonra, Marmaris Çetibeli bölgesinde karayolu altındaki menfezde bulunmuştu. Kuzu, yakalandıktan sonra poliste ve mahkemede verdiği ifadesinde, saldırı yerinden kaçtıktan sonra bir süre dinlendikleri yerde Yüzbaşı İsmail Yiğit'in kendilerine "Buradaki herkes hizmet hareketinden mi?" sorusunu yönelttiğini, kimsenin itiraz etmediğini, timdeki herkesin hizmet hareketinden olduğunu tahmin ettiğini söylemişti. FETÖ'yle ilgili soruları da yanıtlayan Zekeriya Kuzu, özetle şöyle demişti: "2007'de yapı ile temasım oldu. Bu kişi (FETÖ'de temas kurduğu kişi) personel ile ilgili benden bilgi alıyordu. Benim ya da onun evinde buluşuyorduk. Astsubaylar isteklerini ve şikâyetlerini bana söylüyordu. Ben de bunları üs komutanına iletiyordum. FETÖ içerisinde bağlantıda olduğum kişinin bana verdiği bilgilerin çoğu doğru çıkıyordu. Bana 'Dışarıda birbirimizi görsek bile tanımazlıktan geleceğiz. Telefon sıkıntılı, görüşmeler yüz yüze olacak' diyordu. Üs komutanı bana 'Bir personelin yerini değiştir' dediği zaman ben de bu kişiye soruyordum. Önerdiği kişiyi atıyordum. Sadece Tosun Albay direniyordu. Bana 'İşyerinde fazla sivrilme rengini beli etme' diye tavsiyelerde bulunuyordu. Üste olan her türlü durumu o kişiye anlatıyordum."
Hürriyet


6 Bin Öğretmen Göreve İade
Kanun hükmünde kararnamerle terör örgütleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle açığa alınan 11 bin 285 öğretmenden, 6 bin 7'si görevlerine iade edildi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıklamasında "Terör örgütleriyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle açığa alınan personelden 6 bin 7'si görevlerine iade edildi. Söz konusu kişiler hakkında inceleme ve soruşturma işlemleri devam etmektedir" denildi. Bakanlık yetkililerinden alınan bilgiye göre, bu kişiler hakkında sadece görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırıldı. Disiplin süreci bağlamında inceleme/soruşturma çalışmalarının devam ettiği, görevden uzakta bulunmalarını gerektiren bir durum görülmediğinden görevlerine iade edildikleri, soruşturma safahatının görevlerinin başındayken devam edeceği öğrenildi. Öte yandan bu kişilere ait göreve dönüş iş ve işlemlerinin yapılması amacıyla ilgili birimlerle gerekli yazılar da gönderildi. CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil ise yaptığı açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde binlerce öğretmen açığa alındı, ihraçlar oldu. Somut kanıtlara dayalı olmadan görevden uzaklaştırılan öğretmenler mağduriyet yaşadı. Şimdi bunların bir kısmı için göreve iade kararı çıktı. 6 bin civarında öğretmen için tebliğler yapılmaya başlandı. İsteğimiz başka mağduriyetler yaşanmadan açılan soruşturmaların bir an önce tamamlanması. Bunun için mücadelemiz sürecek" dedi. Türk Eğitim- Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise şu bilgileri verdi: "6 bin öğretmen göreve dönecek. Ancak bu eğitimciler, sendikal eylemlere katılan öğretmenlerden oluşuyor. FETÖ soruşturmaları kapsamında açığa alınanları içermiyor. Bu öğretmenlerin göreve iadesi ile ilgili kararnameler valiliklere gönderildi. 10 bin öğretmenin göreve iadesini bekliyorduk ancak rakam tahmin ettiğimizin altında oldu. Bakanlık açığa alma işlemini süper hızla yaparken göreve iadede kaplumbağa hızında hareket ediyor."
Hürriyet

Fırat Kalkanı Şehitlerine Veda
Fırat Kalkanı Harekâtı'nda gerçekleştirilen hava saldırısında şehit düşen Üsteğmen Zafer Er, Ankara'da son yolculuğuna uğurlandı. Aynı saldırıda şehit düşen Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan'ın naaşı Eskişehir'de, Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat'ın naaşı ise Samsun'da toprağa verildi. Şehit Üsteğmen Er için Ankara'da Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde düzenlenen törene, şehidin ailesi ve yakınları ile Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kuvvet komutanları ve milletvekilleri katıldı. Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazında şehidin babası Mustafa Er, Başbakan Yıldırım'ın; törene resmi kıyafetiyle katılan şehidin astsubay kardeşi Murat Er de Orgeneral Akar'ın yanında saf tuttu. Namazın ardından baba Er'in koluna girerek yürüyen Yıldırım, şehidin annesi Hatice Yıldırım'ın da elini öptü. Şehit Üsteğmen Zafer Er'in naaşı, törenin ardından Cebeci Şehitliği'nde toprağa verildi. Piyade Uzman Çavuş Melih Özcan'ın naaşı da Eskişehir'de baba evinde helallik alınmasının ardından törenin yapılacağı Reşadiye Cami'ne getirildi. Şehidin babası Mehmet Özcan ile annesi Melek Özcan, cami bahçesinde taziyeleri kabul etti. Diğer oğlu Ramazan Özcan ile tabutun başına gelen baba Özcan, "Bir oğlum daha var. Dünya duysun. Bu oğlumu da bu vatan için şehit veriyorum" dedi. Törenin ardından şehit Özcan'ın naaşı toprağa verildi. Piyade Astsubay Kıdemli Çavuş Erdal Bolat için memleketi Samsun'un Alaçam ilçesinde cenaze töreni düzenlendi. Bolat için düzenlenen törene protokol üyeleri, askeri erkan, şehidin yakınları ile yaklaşık 3 bin kişi katıldı. Şehidin babası Durmuş Bolat, metanetini korurken şehit annesi Döndü Bolat oğlu için gözyaşı döktü. Şehit Bolat'ın cenazesi gözyaşları arasında Kadıköy Mahellesi Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Milliyet

Rumlara 'Bu Fırsatı Kaçırmayın' Çağrısı
Kıbrıs görüşmelerinin İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında sonuçsuz şekilde tamamlanması diplomasi trafiğini hızlandırdı. Ada'ya çıkarma yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rumlara "2016 yılı içerisinde çözüm fırsatını kaçırmayın" dedi. KKTC'de önce Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile bir araya gelen Çavuoğlu, hükümet ve siyasi parti başkanlarıyla da görüştü. Çavuşoğlu, KKTC yönetimine 'Kıbrıs konusunda birlik olun" mesajını iletti. "Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüm için adım atılması ve bir an önce bunun için beşli konferans dahil gerekli somut yol haritası belirlenmesi" gerektiğine dikkat çeken Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Türkiye olarak her zaman müzakere sürecini desteklediklerini ve bir an önce bir netice alınması konusunda irade ortaya koyduklarını" belirtti. Akıncı da, verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini açıkladı ve "Mont Pelerin'de tıkanmayı yaratan Rum tarafının, 'toprak başlığını haritasıyla, her şeyiyle beraber bitirelim, Rum tarafı olarak alacağımızı alalım, Kıbrıslı Türklerin çok önemsediği siyasi eşitlikle ilgili bazı temel önemli unsurları, dönüşümlü başkanlık ya da yönetimde kararlara etkin katılım gibi hususları varsın bekletelim' anlayışı oldu. Böyle bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir" dedi. Kıbrıs'ta yıl sonuna kadar bir çözüm planının çerçevesinin oluşturulması durumunda 2017'de referandumun yapılabileceğini savunan Akıncı,"Bu nedenle bu fırsatı yitirmeyelim. Bu hedefe bağlı olarak, artık sonuç almak için, bu işi sür git yapmamak için konuya odaklanarak bu işi bitirmek için, gelin beşli konferansın tarihini sonuçlandıralım" diye konuştu.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 130,9875-131,1941                       
ABD Doları 3,4426-3,4496/Euro 3,6465-3,6560/İngiliz Sterlini 4,2921-4,3033             

Güvenilir Platform Satın Almada Etkili
Bu yıl 16'ncısı düzenlenen perakende Günleri'nde Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) üyeleri Hürriyet'in sponsorluğunda düzenlenen yemekte buluştu. Burada perakendecilere seslenen Hürriyet İcra Kurulu Üyesi Zeynep Tandoğan, "En önemli değişim insanda. Her şeyin odağında insan var. Bugün insanlar doğru bilgiye ulaşmak istiyor. Verilen mesajlar güvenilir bir platformdaysa ve yaratıcı bir yaklaşımda üretildiyse satın alma kararına dönüşüyor" dedi. Teknolojinin her an her yerden istenilen habere, içeriğe ulaşabilme gücünü sağladığını belirten Tandoğan, şöyle konuştu: "Ancak hep tereddütteyiz. Ulaştığımız bilgi ne kadar doğru? Bu bilgiyi referans alabilir miyim? Bu bilgi ile karara varabilir miyim? Fikir ve kanaatlerimizi oluştururken her gün cevaplarını aradığımız en kritik sorular bunlar. Aynı insanlar bizim tüketicimiz ve bizler; bütün markalar, her gün 3 binden fazla mesajın iletildiği bir ortamda hayallerimizi hikâyelerimizi onlarla paylaşmaya çalışıyoruz." Hürriyet'in tüketicisi ile kurduğu güven ilişkisi sayesinde her zaman markaların yanında olduğunu dile getiren Zeynep Tandoğan, şöyle devam etti: "Güvenilir platformlar anlamlı mesajlar güvenen satın alma kararını veren tüketici ve hedeflediğimiz iş sonuçları. Durum bugün bu peki daha güçlü yarınlar için neler yapıyoruz? Sizi çok yakından takip ediyoruz ve sizden ilham alıyoruz. Mağazalar perakendeciler için vazgeçilmez ancak diğer yandan dijital platformlarda yapılan alışverişlerin toplam perakende içerisinde artan payını göz önünde bulundurarak aksiyonlar alıyorsunuz, bizler de yazılı basındaki odağımızı kaybetmeden internet platformlarımızı güçlendiriyoruz. Yenilikçisiniz mobile önem veriyorsunuz biz de kullanıcılarımıza sunduğumuz deneyimi mobilde mükemmelleştirmeye öncelik veriyoruz. Toplam ziyaretçilerimizin yüzde 60'ından fazlası bizim mobil sitelerimizi tercih ediyor. Yerelleşme sizler için olmazsa olmaz, biz de hem yazılı da hem de dijitalde hızla büyüyen yerel haberler ile okuyucumuza daha yakın olmaya çalışıyoruz."
Hürriyet

İsrail Gazı İçin Tek Yol Türkiye'de
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, İsrail karasularında büyük rezervlere sahip olduğu öngörüsü yapıldığı ve İsrail'in illa ki bu gazı çıkarmak ve ekonomik olarak değerlendirmek istediğini belirterek, Kıbrıs'ta bir çözüm olsa da olmasa da İsrail'in gazını Türkiye üzerinden sevk edeceğini söyledi. 7. Türkiye Enerji Zirvesi'nde "KKTC Özel Oturumu" oturumunda soruları yanıtlayan KKTC Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Mont Pelerin'deki Kıbrıs zirvesinin, iki gece önce başarıya ulaşılamadığı yönündeki açıklamalarla noktalandığını hatırlatarak, 40 yıldır devam eden müzakere sürecinin Kıbrıs halkını siyasi, ekonomik ve sosyal anlamda etkilediğini söyledi. Müzakerelerin sonsuza dek devam edemeyeceğini dile getiren Atun, "Güney Kıbrıs'ın tek hedefi mümkün olduğunca kendi başına, kendi egemenliğinde, Kıbrıs'ın tamamına sahip olmak ve adanın tamamına hükmetmek. Bizim kırmızı hatlarımız var. Bunlardan en başta geleni Türk askerinin Kıbrıs'taki varlığı. İkincisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantörlük konusu. Üçüncüsü toprak konusu. Tek tarafın çıkarlarını müdafaa eden bir anlaşma istendi. Bir Hong-Kong modeli, Tayvan modeli literatüre nasıl kendi adıyla bir çözümle girmişse, KKTC'de de böyle bir çözüm istiyoruz" dedi. İsrail ve Kıbrıs açıklarındaki doğalgaz rezervleriyle ilgili ise Atun, "İsrail devleti, bu doğal kaynakları elde edip sevkiyatını yapmakta kararlı. Kıbrıs'ta bir çözüm olsa da olmasa da İsrail bu kaynakları Türkiye'ye sevk edecektir. Bugün İsrail sahip olduğu haklarla gazı değerlendirebilecek pozisyonda. Artık İsrail'in Güney Kıbrıs'a ihtiyacı yoktur. İsrail'in bu gazı boru hattıyla nakletmek adına KKTC ve Türkiye'ye ihtiyacı vardır" dedi. Atun, Yunanistan ile İsrail arasında çok muazzam derinlikte fay hatları olduğunu ve dolayısıyla teknik açıdan İsrail gazının Yunanistan üzerinden Avrupa'ya naklinin çok riskler taşıyan, fizıbıl olmayan ve yürütülemez bir proje olduğunu kaydetti.
Hürriyet

'Her Kriz Kendi İçinde Birçok Fırsatı Doğurur'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, dünyanın çok ama çok kritik bir dönemden geçtiğini belirterek, "Çok büyük krizlerin içinde ve daha büyüklere gebe bir süreçten geçiyor. 'Kriz eşittir fırsat' felsefesinden baktığımızda meseleye, her kriz kendi içinde birçok fırsatı doğurur. Girişimcilik ruhu ve uygulaması eğer fırsatları değerlendirmek, oluşan alanları doğru şekilde kullanmak ve netice almaksa aslında bugün çok doğru bir dönemden geçiyoruz" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, bu yıl 6'ncısı düzenlenen Geleceğin Gücü Girişimciler G3 Forum kapsamında düzenlenen panele katılan Albayrak, son 15 yılda dünyada çok önemli gelişmeler yaşandığını aktararak, "Dünya ekosisteminde çok önemli kırılmalar ve kaymalar yaşandı. Güç ve sermayenin, zenginliğin her geçen gün doğuya kaydığı bir süreçten geçiyoruz. 10 yıl boyunca bu coğrafya üzerinde gelişmekte olan yeni pazarlar çerçevesi içerisinde çok ciddi fırsatlar var. Bu süreçte sadece Çin ve Hindistan'ın toplam Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) G7 ülkelerinin tamamını geçecek" diye konuştu. Albayrak, dünyadaki ticaretin, pazarın, ekosistemin ve düşünce yapısının değiştiğini de vurgulayarak, "Her geçen gün daha büyük açılımlar ortaya çıkacak. Şu anki girişimci nesil son 100 yılın en kritik nesli. 100 yıllık yeni bir kırılmanın tam eşiğinde müthiş fırsatlara gebe bir ekosistemle karşı karşıyasınız. Bu fırsatlar iyi değerlendirilmeli. Bu süreci güçlü, dinamik, birlik ve beraberlik içinde dirençli bir şekilde yönetip atlatanlar da en kazançlı çıkan ülkeler olacak" değerlendirmesini yaptı.
Milliyet

Charter'a Yakıt Desteği 2017'de De Devam Edecek
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı "Daha önce bu yıl değişik tarihlerde uzattığımız charter uçuşlarına yakıt desteğini, havaalanı bakımından uçuşlarda hem nitelik hem nicelik bakımından genişleterek 2017 yılında da sürdüreceğiz" dedi. Antalya'da temaslarını sürdüren Bakan Avcı, '6. Uluslararası Resort Turizm Kongresi'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliğine düzenledikleri kongre için teşekkür etti. Yaşanan olumlu ve olumsuz gelişmelerde kendilerinin de su veya bu şekilde katkılarının olduğunu belirten Avcı, söyle devam etti: "Bunun olumlu yönde olması için bugüne kadar sektörle sürekli istişare halinde olduk, önerileri değerlendirdik. Dile getirilen somut talepleri hükümet olarak değerlendirdiğimizi ifade etmek isterim. Uçaklarla ilgili karar konusunda da 2017 yılında da daha önce bu yıl değişik tarihlerde uzattığımız charter uçuşlarına verdiğimiz yakıt desteğini, havaalanı bakımından uçuşlarda hem nitelik hem nicelik bakımından genişleterek 2017 yılında da sürdüreceğiz. Pazartesi günü inşallah bu konuda Bakanlar Kurulu kararı çıkmış olacak." "Bulunduğumuz şartlarda fiyatlarda yaptığımız ayarlamalar, fiyat düşüşleri gerçekten bir çare mi yoksa ileride bizi sıkıntıya sokacak çok da yararlı olmayan, etkilerini çok iyi bilmediğimiz bir uygulama mı bunu iyi düşünmemiz gerektiğini, açıkçası ülkemizi ucuzlatmamamız gerektiğini düşünüyorum" diyen Avcı "2017 ve sonrası çok daha iyi olacaktır" diye konuştu.
Star

3 Milyar Liralık Ayar
Otomobilde Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranları yaklaşık 3 yıl sonra yeniden artırıldı. Binek otomobilde ÖTV oranı 15 puan yükseltilirken, motor silindir hacminin yanı sıra fiyat kriteri devreye alındı. Otomobillerde uygulanan ÖTV'de değişikliğe gidilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 1.600 cc otolar için geçerli olan yüzde 45'lik ÖTV oranı yüzde 60'a, 1600 cc- 2000 cc arasında yüzde 90 olan vergi yüzde 110'a ve 2 litre üzerindeki araçlarda yüzde 145'lik ÖTV yüzde 160'a çıkarıldı. Yeni dönemde ÖTV oranlarının belirlenmesinde aracın matrahı yani vergisiz çıplak fiyatı da belirleyici olacak. Buna göre, motor silindir hacmi 1600 CC'yi geçmeyip, değeri 40 bin lirayı aşmayanlar için yüzde 45, 40 bin ve 70 bin lira arasındakilere yüzde 50 ÖTV uygulanacak. Motor silindir hacmi 1600-2000 cc olan ve değeri 100 bin lirayı geçmeyen otoların ÖTV'si yüzde 100 olarak belirlendi. Çıplak fiyatı 100 bin liradan fazla 1600-2000 cc arasındakilerin vergisi yüzde 110'a yükseltildi. 2 litrenin üzerindeki diğer tüm otomobillerin ÖTV oranı fiyat farkı gözetmeksizin yüzde 160'a çıkarıldı. Vergi artışıyla birlikte sıfır kilometre araçların fiyatı yüzde 3.4-10.5 arasında zamlandı. Böylece fiyatlar 2 bin 360 liradan 23 bin 600 liraya varan tutarda artmış oldu. Vergi düzenlemesinden hem benzinli hem de elektrikli motora sahip hibrit araçlar da etkilendi. Elektrik motor gücü 50 KW'ı geçip motor silindir hacmi 1800 cc'ye kadar olup matrahı 50 bin lirayı aşmayanlar için yüzde 45, 50 bin lirayı aşıp 80 bin liraya kadar için yüzde 50 olarak hesaplanacak.
Vatan

Tekstil Ve Deriye Kdv Desteği
Otomotivde ÖTV oranları artırılarak yerli üretim desteklenirken, bir destek de istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerden tekstil ve deriye geldi. Maliye Bakanı Naci Ağbal, tekstil ve deri sektöründe ticaret yapan işletmelerin girdi olarak satın aldıkları bir kısım malzemede daha önce yüzde 18 olarak ödediği KDV'nin yüzde 8'e çekildiğini açıkladı. Tekstil ve deri sektöründe mamul mallarda KDV oranının yüzde 8, ancak bu sektörlerde imalatta kullanılan girdi malzemelerinin KDV oranının yüzde 18 olduğuna işaret eden Ağbal, "Böylelikle KDV'nin üzerlerinde oluşturduğu yükü de almış olduk" diye konuştu. Naci Ağbal, KDV iadelerinde hızı artırabilmek için Ankara ve İstanbul'da vergi daireleri kurduklarını belirterek, "İhtisas vergi dairelerinin sayılarını artıracağız. Diğer illerde de sadece KDV iadelerine dönük yeni ihtisas vergi daireleri kuracağız" diye bilgi verdi.
Vatan

DÜNYA

El Bab'a Yoğun Uçuş
Suriye'de El Bab yakınlarında Türk Özel Kuvvetleri'nin geçici karargâh olarak kullandığı binanın havadan vurulmasından sonra, Türk savaş uçaklarının Suriye'nin kuzeyine giriş çıkışları yoğunlaştı. Türk jetlerinin sık uçuşuyla aynı zamanda bölgedeki Türk birliklerine yönelik olası bir hava saldırısına karşı önlem alındığı bildirildi. Yoğun uçuş yapan Türk savaş uçakları, El Bab'ı da gece gündüz bombalıyor. Önceki gece El Bab ve çevresindeki Barakah, Anifah ve Abu Hayj bölgelerinde 7 DEAŞ hedefine hava harekatı düzenleyen Türk jetleri, dün sabah da taarruzlara devam etti. Hava saldırılarında DEAŞ'a ait iki karargâh binası, üç savunma mevzi, bir silahlı araç, bir cephanelik ile çok sayıda bina imha edildi. Askeri yetkililer El Bab içindeki DEAŞ direnişi kırılana kadar hava taarruzlarının devam edeceğini söylediler. Karadan yapılan taarruzlarda da Türk topçusu 94 DEAŞ hedefini vurdu. Önceki gün özel kuvvetler karargâhının havadan nokta atışı ile vurulmasından sonra, saldırıyı yapan Suriye uçağının radar izini Rus makamlarına ileten Ankara'nın Moskova'ya, "Suriye bir daha aynısını yaparsa misliyle karşılığını alır" mesajını ilettiği öğrenildi. Hava saldırısında şehit düşen asker sayısı da dörde yükseldi. Ağır yaralanan astsubay kıdemli çavuş Halit Topuz da tedavi gördüğü hastanede şehit oldu. El Bab yakınlarında arazideki çatışmalarda da bir asker şehit düşünce TSK, Fırat Kalkanı'nda 24 saat içinde 5 şehit verdi. Çatışmalarda 7 asker yaralandı. Yaralı askerler, Kilis Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Ayrıca iki zırhlı muharebe aracı (ZMA) ve bir zırhlı personel taşıyıcı (ZPT) hafif hasar aldı. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Türk askerine yönelik hava saldırısının dikkatle değerlendirildiğini kaydetti.
Hürriyet

Kolombiya'da Barışa Bir Şans Daha
Kolombiya'da FARC gerilla örgütüyle yapılan ilk barış anlaşmasının ekim ayı başında referandumda kıl payı reddedilmesinin ardından taraflar ikinci bir anlaşmaya imza attı. 310 sayfalık anlaşmada yaklaşık 50 rötuş yapıldığı belirtilirken bu kez anlaşma halk oylamasına değil, haftaya Kongre oylamasına sunulacak. Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, yeni barış anlaşması çerçevesinde, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri'nin (FARC) bütün silahlarının 150 gün içinde BM'ye teslim edileceğini bildirdi. Santos, Bogota'daki imza töreninde, "Bu tarihi sahnede, dünyanın ve ülkemizin önünde FARC'la yeni barış anlaşmasını imzaladık. Bir kurban daha vermemek için bu kanı durdurduk ve daha fazla gecikemezdik" dedi.
Hürriyet

Almanya İncirlik Üssü'ne Alternatıf Arıyor
Bild Gazetesi'nin haberine göre Almanya, Adana'daki İncirlik Üssü'ndeki terör örgütü DEAŞ'le mücadele için konuşlandırılan askerleri ve keşif uçağı Tornadoları taşımak istiyor. Almanya Savunma Bakanlığı'ndan dün yapılan açıklamada, İncirlik'e alternatif yer arayışı çerçevesinde bir heyetin incelemelerde bulunmak üzere bugün Ürdün'ün başkenti Amman'a gideceği belirtildi. Bild gazetesinin haberine göre Ürdün'ün yanı sıra Kuveyt ve Kıbrıs da seçenekler arasında. Ancak Savunma Bakanlığı Sözcüsü, İncirlik'teki Tornado keşif uçaklarının başka bir yere aktarılmasına ilişkin somut planlar bulunmadığını da söyledi. Sözcü şu aşamada Alman birliğinin İncirlik'ten çekilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığına işaret etti. Alman Parlamentosu üç hafta önce Alman askerlerin İncirlik'te kalmasını bir yıl daha uzattı. Tezkerede İncirlik'e alternatif olarak başka hava üslerinin de incelenmesi yer alıyor.
Hürriyet

İki Tarafa Da Fayda Sağlamaz
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye ile müzakere sürecinin geçici olarak dondurulması çağrısında bulunmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa'yı mülteciler konusunda uyararak, "Sınırlar açılır" vurgusu yapmasına Brüksel'den temkinli tepki geldi. AB Komisyonu Sözcüsü Margaritis Schinas, AB ile Türkiye arasında mülteciler konusunda varılan 18 Mart mutabakatına tam olarak bağlı olduklarını söyledi. Almanya "Tehditler, iki taraf için de fayda getirmez" diye tepki gösterdi. Açıklamalar ya da olası senaryolar konusunda tartışmaya girmediklerini hatırlatan AB Sözcüsü Schinas, "AB ile Türkiye arasındaki mutabakatın uygulanmasına tam olarak angaje durumdayız. Geçmişte birçok kez dile getirdiğimiz gibi bu bir karşılıklı güven ve verim sözleşmesi. Her iki tarafında yükümlülüklerini yerine getirmesini bekliyoruz. AB üzerine düşeni yapıyor. Sürecin sonunda bu sözleşmenin global sonucunu göreceğiz" dedi. Schinas, Türkiye'nin Erdoğan'ın işaret ettiği doğrultuda hareket etmesi olasılığı karşısında ne tür önlemler alındığı konusundaki bir soruya 'spekülasyon yapmak istemediği' yanıtını verdi. Berlin'deki basın toplantısında Türkiye'nin uyarısına karşı Almanya'nın tepkisi sorulan Hükümet Sözcü Yardımcısı Ulrike Demmer, "Tehditler şimdi iki taraf için de fayda getirmez" dedi ve şöyle devam etti: "AB ile Türkiye arasındaki mülteci anlaşması iki taraf için de bir başarı. Anlaşmanın devamı iki tarafın da yararına. AB anlaşmadaki taahhütlerine sadık ve bu taahhütleri yerine getiriyor. Sıkıntılar varsa, bunu ortadan kaldırmak için karşılıklı konuşulur." Alman Dışişleri Sözcü Yardımcısı Sawsan Chebli, Türkiye'nin AB yolunda ilerlemesinin önemini vurgulayarak "İki tarafın da çıkarına olan anlaşmanın devamını umuyorum. Türkiye'nin Avrupa yolunda ilerlemesi bizim yararımıza. Ama buna karar verecek olan Türkiye" ifadesini kullandı. Yunanistan'ın Mülteci Politikasından Sorumlu Bakanı Yiannis Muzalas "Türkiye ile AB arasındaki anlaşma çökerse, adalara günde 1.500-4.000 arası mülteci gelir. Bu anlaşma sayesinde Yunanistan 150 bin mültecinin gelmesinden kurtuldu" dedi. AB Komisyonu'nun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Komiseri Dimitris Avramopulos, mülteciler ile ilgili Türkiye-AB Sözleşmesi'nin ne pahasına olursa olsun korunması gerektiğini söyleyerek, "Açıklama yapmaya dayalı diplomasi hiçbir zaman doğru yollara çıkmaz. Sorumluluğa dayalı diplomasiye ihtiyaç var" dedi. Hırvatistan Dışişleri Bakanı Davor Item Stier, dün yaptığı açıklamada Türkiye ile müzakerelerin devamını savundu. Stier, "Türkiye ile müzakereleri askıya almak AB'nin, Hırvatistan'ın ve Slovenya'nın çıkarına değil. Ankara'ya karşı dengeli bir bakış açısına ihtiyacımız var" dedi.
Hürriyet

Demokrat Parti'de Yenilgi Sonra Toparlanma Çabası
ABD'de 8 Kasım'da gerçekleştirilen başkanlık seçimini Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump'ın kazanmasının ardından Demokrat Parti'de sorun teşhis edilmeye çalışılıyor. Zira, Trump'ın başkan seçilmesiyle beraber, Kongre'de de azınlık haline gelen Demokratların, Amerikan siyasetindeki gücünü kaybetmeye başladığı yönünde yorumlar yapılıyor. ABD merkezli Wall Street gazetesinde yer alan haberde, parti içinde son durum sonrası bir "otopsi" yapıldığı belirtiliyor. 2016 seçim sonuçlarının incelenmesi için partide bir danışma kurulu kurulduğu açıklanırken, Demokratların geleceğiyle ilgili farklı öneri ve analizler bulunuyor. Partideki "ılımlı demokratlar" ve "ilerlemeci aktivistler" gibi gruplar, daha fazla güç elde etmek adına uğraş verirken, parti içindeki liderlik yarışının ne yönde ilerleyeceği bilinmiyor. Böyle bir ortamda, Başkan Barack Obama ve Başkan Yardımcısı Joe Biden, partinin yeniden yapılanması amacıyla ilişkilerini koparmayacaklarını ve yardımı sürdüreceklerini açıklamıştı. Bununla beraber, seçim mağlubiyetinin parti içinde farklı yorumladığı da görülüyor. Partide bir grup, sonucu felaket olarak değerlendirirken, bir diğer grup Hillary Clinton'ın Trump'tan daha fazla oy aldığını ve birkaç eyaletteki ufak farklar nedeniyle seçimin kaybedildiği görüşünde. Bu görüştekiler, sorunun bir iletişim problemi olduğu konusunda hemfikir. Obama yaptığı son basın toplantısında, "Demokratlar mesajımızın doğru biçimde anlaşıldığı ve seçim sonuçlarına etki ettiğinden emin olmak için oturup düşünmeliler" ifadesini kullanmıştı. Buna karşın parti içindeki önemli isimler, daha büyük bir endişe içinde. Zira başkanlık seçimi sonrası tarihi boyunca Amerikan siyasetindeki en düşük temsil seviyesine düşen parti, valiliklerde de son yıllar içinde büyük kayıp yaşadı.
Milliyet

Noel'e Kadar Halep Diye Bir Yer Kalmaz!
Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, Suriye'nin başkenti Şam'daki ziyaretinin ardından Alman gazetesi Süddeutsche Zeitung'a izlenimlerini anlattı. Halep'in doğusunun geleceğine ilişkin "çok endişeli" olduğunu belirten Mistura, "Şimdiye kadar olduğu gibi devam ederse Noel'e kadar Halep'in doğusu artık olmayacak" değerlendirmesinde bulundu. Halep'in doğusunda yaklaşık 255 bin kişinin abluka altında kaldığını tahmin ettiğini ifade eden de Mistura, "Bu kişiler iki aydan fazla bir zamandır abluka altında ve Rusya Federasyonu'nun tek taraflı olarak bombardımana ara verdiği 24 gün dışında, aralıksız bombalanıyorlar" dedi. Mistura, bombardımanlarda hastanelerin de zarar gördüğünü vurguladı. On binlerce mültecinin daha Türkiye'ye doğru hareket edebileceğini söyleyen Mistura, bölgenin geleceğine ilişkin şu tahminde bulundu: Önümüzdeki yıllarda kırsal kesimlerde ve aynı zamanda büyük şehirlerde de bombalı araçlarla devam eden bir gerilla savaşı olabilir. Bundan Rus tarafı da dahil kimsenin çıkarı olmaz. Bu nedenle doğu Halep için bir uzlaşmanın şart olduğuna inanıyoruz. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı da uyaran Mistura, Şam yönetimi doğu Halep'i geri alsa da sorunun ancak siyasi bir çözümle giderilebileceğini vurguladı.
Vatan

Komşuda Sığınmacı İsyanı
Bulgaristan'daki en büyük sığınmacı kampı olan Harmanlı'da yaklaşık bin 500 sığınmacı, bulaşıcı cilt hastalıkları taşıdıkları yolunda yerel medyada çıkan haberler üzerine yetkililerin kampa giriş- çıkışları yasaklamasına isyan etti. Sığınmacılar kamptaki eşyaları ve araba lastiklerini yaktı. Türkiye sınırına yakın kamptaki sığınmacılar polisin plastik mermi, tazyikli su ve cop kullanmasına taş atarak karşılık verdi. İçişleri Bakanlığı yetkililerine göre kamptaki olaylarda 24 polis ve 2 sığınmacı yaralandı, 300'den fazla sığınmacı gözaltına alındı. Bulgaristan'da istifa eden hükümetin Başbakanı Boyko Borisov kampta çıkan olayların bastırıldığını söyledi. Borisov Harmanlı'da basına yaptığı açıklamada, şehir halkının sakin olmasını ve dikkatli davranmasını istedi. "Öç alma çağrılarına karşı çok dikkat edelim. Benzer çatışmaların olduğu yerlerde ardından terör saldırıları da meydana gelir" diyen Borisov, DEAŞ'ın bu gibi durumlarda sosyal paylaşım ağlarını dikkatle takip ettiğini belirtti. Borisov, olaylara karışan herkesin hesap vereceğini ve milli güvenliğine tehdit oluşturmaktan 6 Afganın derhal sınır dışı edileceğini de duyurdu.
Vatan

POLİTİKA

Mutabakata Varacağız
Başbakan Binali Yıldırım, yeni anayasa çalışmalarında, "Cumhurbaşkanlığı modeli" üzerinde MHP ile mutabakata yakın olduklarını ifade etti. Önceki akşam TRT'de gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Yıldırım, Atatürk, İnönü, Menderes döneminde de Cumhurbaşkanı'nın partili olduğunu belirterek, "Yani bu getirmek istediğimiz yapı aslında yabancı olduğumuz bir şey değil. Yeni bir yönetim sistemi ihdas etmiyoruz. 2007'de tarihi bir hata yapıldı. O da yani alışılmış, bilinen Cumhurbaşkanlığı seçimini maalesef ana muhalefet partisi bazı aklıevvel veya çok bilmiş hukukçuların telkiniyle engellemeye çalıştı. Ondan sonra buraya geldik. Millet doğrudan seçti, millet her şeyin ilacı. Yanlışları düzelten hep millet oluyor" diye konuştu. Yeni sistemin adının "Cumhurbaşkanlığı sistemi" olacağını kaydeden Yıldırım, "MHP ile ortak kararımız. Niye başkanlık diyelim? Başkan çok. Yoldan geç, herkes başkan. Dernek başkanı, vakıf başkanı, belediye başkanı Cumhurbaşkanı, çok anlamlı bir şey. Cumhurun başkanı, milletin başkanı. Dolayısıyla cumhurbaşkanı olarak ismin devam etmesi ortak bir benimsemeyle, MHP ile bizim aramızda karar alındı" dedi. Yıldırım, "Partili Cumhurbaşkanlığı eksenini muhafaza ediyor musunuz" sorusuna da "Evet. Partili olarak seçime giriyor. Parti ile ilişiği de devam ediyor. Bizim öngördüğümüz modelde" karşılığını verdi. "Bütçe konusunda, Türkiye'de başkanlık ya da Cumhurbaşkanlığı sistemine geçerken bütçe üzerinden Amerika'da Obama'nın bütçeyi kabul ettirememe gibi bir sorun yaşanmaması için bir tedbiriniz var mı" sorusu üzerine Yıldırım, anayasa değişikliğine ilişkin metnin şekillendiğini söyleyerek, şunları kaydetti: "Bütçeyi, Cumhurbaşkanı yürütmenin başı olarak Meclis'e sunuyor. Meclis görüşüyor, karara bağlıyor. Tabii, bu bütçe görüşülürken planları alt üst edecek birtakım değişiklere gidilmemesini sağlayacak tedbirler de var. 'Ben vergileri sıfıra indirdim, ücretleri yüzde 150 artırdım' gibi ipe sapa gelmeyen, kararlar olmasın diye tedbirler de var. O da anayasada öngörülüyor. Bir başka tedbir de diyelim ki bütçe, kabul edilmedi. O zaman, bir yılın, önceki bütçeyi yeniden değerlendirme oranı dikkate alınarak yürürlüğe giriyor.. Burada gayet güzel bir planlama yapıldı"
Milliyet
Avrupa'ya En Açık Mesaj: Sınır Kapılarını Açarız!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile üyelik müzakerelerinin durdurulmasını öneren tasarıyı kabul etmesi üzerine, Avrupa'ya gitmek isteyen mültecilere kapıların açılabileceğini söyledi. Erdoğan dün Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işbirliğiyle düzenlenen 2. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'nin açılışında özetle şöyle dedi: Günümüz dünyasında insanlığı tehdit eden pek çok kriz var. Kapaklarda yer aldı, Aylan Bebek, ardından Ümran bebek yer aldı, peki acaba sadece Türkiye'de 3 milyonu aşkın mültecinin olduğu dünyanın değişik yerlerinde bu tür mültecilerin olduğu dünyamızda sorun sadece Aylan bebek midir, sadece Ümran yavrumuzdur? Değil. Çünkü şu anda dünyada milyonlarca Aylan bebek cevap bekliyor, şefkat bekliyor, onlara yönelik atılan bir adım var mı? Yok. Atılan adımı söyleyeyim, 'Türkiye Avrupa Birliğine girsin mi, girmesin mi?' Atılan adım bu, niye? Erdoğan doğru açıklamalar yapıyor. Toplanmışlar gelmişler bir araya 30-40 kişi verilen o bildiriye 'Hayır' diyor, 400-500 kişi 'Evet' diyor. Topunuz dese ne yazar? Hiçbir zaman siz insanlığa dürüst davranmadınız, insanlara doğru bakmadınız, Aylan bebekleri Akdeniz kıyılarında sahile vurduğu zaman oradan gelip siz almadınız. Ümran bebekleri siz almadınız, 3 milyon, 3,5 milyon mülteciyi bu ülkede besleyen biziz, verdiğiniz sözleri yerine getirmediniz. Kapıkule'ye 50 bin mülteci dayandığı zaman feryat ettiniz 'Acaba Türkiye sınır kapılarını açarsa ne yaparız' demeye başladınız. Bana bak eğer daha ileri giderseniz bu sınır kapıları da açılır bunu da bilesiniz. Öyle kurusıkı tehditlerden ne ben anlarım ne de bu millet anlar, bunu da bilesiniz.
Vatan
Chp, Şanghay 5'lisine Girmeye Karşı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avrupa'yı eleştirerek "Şanghay 5'lisinde Türkiye neden olmasın" açıklamasına tepki gösterdi. Çeşitli temas ve ziyaretler için Antalya'da bulunan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: Mısır, yenildik. Suriye, yenildik. Irak, yenildik. Rusya, yenildik. İsrail, yenildik. AB, yenildik. Hangisinde bizim sözümüz geçti. Bir başbakanımız vardı, arada bir konuşurdu, 'kimse Türkiye'nin gücünü test etmesin' diye yüksekten atardı. Ortadoğu'nun kabile şehirleri Türkiye'ye meydan okuyor. Kendi akıllarına göre bir dış politika oluşturdular. Bütün Ortadoğu'nun hakimi olacaklardı, Arap dünyası bunların önünde eğilecekti. Hayal içinde koştular, Türkiye'yi batağın içine soktular. 1963'te AB'ye tam üyelik için ilk anlaşmayı rahmetli İsmet İnönü imzaladı. AP kararı Türkiye için ağır bir karar, bunun düzeltilmesi lazım. Avrupa Türkiye'den vazgeçemez ama Türkiye de Avrupa'dan vazgeçemez. Osmanlı aslında bir Avrupa devletidir kimse unutmasın. Biz batı uygarlığının bir parçasıyız, yüzümüzü hep batıya döndük. Şanghay 5'lisi. Dikta yönetimlerinin olduğu bir sürecin içine Türkiye'yi mi sürükleyecekler? Buna izin vermeyiz, bir kişi bile kalsak buna izin vermeyiz. Türkiye'yi yönünü çevirdiği uygar dünyadan kimse alıkoyamaz. Bunun mücadelesini yaparız, ölümüne yaparız.
Vatan

SPOR

Galatasaray Odeabank, Abdi İpekçi'de Barcelona'yı 78-64 yenmeyi başardı, 8. maçında 3. galibiyetine ulaştı. Sezon başında en sıradan maçlara bile favori çıkamayan Galatasaray, kısa süre içinde geçirdiği müthiş değişim ile Barcelona karşısında kazanmaya daha yakın olan taraftı. Çünkü, Ergin Ataman, transfer dönemindeki hatalarında ısrar etmeyip, kısa sürede çözümü buldu, mücadele eden, savaşan bir takım yarattı. Zaten dünkü galibiyetin anahtarı da sahaya yürekleri koymaktı. Göksenin, ilk çeyrekte rakibin skoreri Rice'ı potaya baktırmadı. Sinan, önce Oleson, ardından Koponen'e karşısında aynı başarıyı sağlayınca Barça, 16 sayıda kaldı. Önemli olan Sinan ile Göksenin'in kenara geldiği anlarda takımın vereceği reaksiyondu, dün G.Saray, o bölümlerde sadece Rice savunmasında zorlansa da, hücumu ile ayakta kalmayı başardı. Sinan-Emir-Schilb-Micov dörtlüsü, yine sahada zeka farkı yarattı, 5 numarada da Pleiss ile Tyus katkı verince, devre sonunda G.Saray, 39-35'lik üstünlüğü yakaladı. Farkın daha fazla olmamasının nedeni, yapılan basit top kayıplarıydı. Zaten 3. çeyrekte hiç top kaybı yapmadı Galatasaray, hücumda Micov-Schilb ikilisine Sinan da katıldı, bir anda fark çift hanelere çıktı. Galatasaray'ın savunma performansı, 30 dakikada İspanyollar'a teslim bayrağını kaldırttı. Son çeyreğin tamamında da çok rahat oynayarak farkı 14 sayıya kadar çıkaran Galatasaray, Barcelona'yı 64 sayıda tutarak İpekçi'de destan yazdı.
Milliyet

Beşiktaş'ın bu sezon Porto'dan kiraladığı ve özellikle Şampiyonlar Ligi'ndeki golleriyle parlattığı Vincent Aboubakar, şimdiden Avrupa'daki bir çok kulübün radarına girdi. Beşiktaş'a gelmeden önce de Fransız ve İngiliz kulüplerinin transfer listesinde olan Kamerunlu oyuncu için, Napoli'nin sezon sonunu beklediği iddia edildi. Napoli ile oynanan maçta attığı iki golle, dikkatleri üzerine çeken Aboubakar, Fransa'daki performansına yaklaşması nedeniyle İtalyanlar tarafından mercek altına alındı. Beşiktaş 10 milyon euroluk satın alma opsiyonuyla sözleşme yaptığı futbolcu için aceleci davranmayacak. Sezon sonu opsiyonunu kullanıp kullanmama konusunda şimdilik kararsız olan Beşiktaş Yönetimi, sezon sonundaki durumuna bakacak. Aboubakar'ın mayıs ayına kadar olan performansına göre hareket edecek olan siyah-beyazlı yönetim, belli bir gol ve asist sayısına ulaşılması durumunda, satış opsiyonunu devreye sokacak. Aboubakar'ın, Afrika Kupası'na gideceğini de göz önünde bulundurarak, devre arası için kanat forvet arayışlarında olan Beşiktaş Yönetimi, Kamerunlu oyuncuya iyi bir alternatif bulamaması durumunda 10 milyon euroluk satın alma opsiyonunu daha aşağıya çekmeye çalışacak.
Milliyet

Bu sezon birçok isimden bireysel olarak önemli katkılar alan Fenerbahçe'de sıra Salih Uçan'a geldi Teknik Direktör Dick Advocaat'ın daha ilk çalışmada yeteneğinden etkilendiği genç futbolcu, bu beklentinin devamını getirememişti. Yönetimin takımın lideri olmasını planladığı Salih için Hollandalı hoca olumsuz rapor vermiş, özellikle fizik açıdan yetersiz olduğuna vurgu yapmıştı. Ancak hiçbir zaman futbolcusundan vazgeçmemiş, kendisini geliştirmesi halinde takımın bir parçası olacağı mesajını sürekli vermişti. Geçtiğimiz günlerde Salih ile özel bir görüşme yapan Advocaat beklentilerini bir kez daha anlattı. Genç oyuncuya fiziksel açıdan yetersiz olduğunu ve bu takımda oynayabilmesi için öncelikle bu açığını kapaması gerektiğini bildirdi. Kadroya giremediği dönemlerde morali oldukça bozulan Salih Uçan, bu görüşmenin ardından adeta tekrar takımın bir parçası olmaya başladı. Genç futbolcuya özel bir program verildi. Bir türlü aşamadığı fiziksel eksiklik ve tempo sorununu gidermesi için çalışmalar hazırlandı. Uzun vadede hedef Salih'ten ligin ikinci yarısında faydalanmak olacak. Daha önce kadroya dahi almadığı genç futbolcuyu artık kafasındaki planlara dahil etmeye başlayan Advocaat, maçların son bölümünde Salih'e süre de veriyor. Geçen sezona göre bu sezon Van Persie, Souza, Alper, Volkan Şen ve sakatlanmadan önce Ozan Tufan hatta Stoch, Advocaat ile birlikte çıkış yakalayan isimler oldu. Şimdi hedef Salih Uçan'ı takımın bir parçası haline getirmek.
Milliyet

Galatasaray resmen hayata döndü. Haftalardır üzerinde kara bulutlar dolaşan, puanlar kaybeden ve sezonu tehlikeye atan Cim-Bom dün gece 3 puandan çok daha fazlasını kazandı. Sneijder 307. gün sonra gol atarak yeni sayfa açarken, Eren Derdiyok 6 hafta sonra golle buluştu. Derbiden sonra 4 değişikliğe imza atan Riekerink futbol olarak bunun karşılığını dün fazlasıyla aldı. Özellikle Linnes solbekte Carole'ü aratmak bir yana çok daha etkindi. Derbide forma giyemeyen Selçuk yenilen golde hatalı olmasına rağmen mücadelesiyle ön plana çıktı. 13'te Podolski ile gole yaklaştı Cim-Bom. Alman futbolcu yakın mesafeden topu dışarı gönderdi. 1 dakika sonra Bursaspor ilk gelişinde golü buldu. Selçuk'un kaptırdığı topta ani atak geliştiren yeşil-beyazlılar Batalla'nın ara pasında Kubilay'la öne geçti: 0-1 2 dakika sonra ise Bruma'nın vuruşunda Kubilay'ın eline çarpan topa hakem penaltı vermedi. 29'da Batalla ile Bursa 2. gole yaklaşırken Muslera başarılıydı. 31'de muhteşem bir organizasyonla Galatasaray beraberliği yakaladı. Yasin'le başlayan atakta Sneijder'den gelen topu Podolski tek dokunuşla Yasin'in önüne bıraktı. Yasin de tek vuruşla skoru 1-1'e getirdi. 55'te Sneijder kendisine yapılan faülün başına geçti. Hollandalı aylar süren gol hasretine bu frikikle son verirken kaleci Harun'un hatası büyüktü. 68'de Bruma'nın vuruşunda Harun başarılıydı. 1 dakika sonra ise Podolski net fırsatı harcadı. 90+2'de kontraya hızlı çıkan Galatasaray, Eren'le skoru 3-1'e getirdi ve maç böyle bitti.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme