30 Kasım 2016 Çarşamba

30.11.2016 Genel Gündem



30.11.2016 Çarşamba
GÜNDEM

2 Katlı Yurtta 12 Can Gitti 
Adana'nın Aladağ ilçesi Sinanpaşa Mahallesi'nde bulunan Süleymancılar Cemaati'ne ait olduğu iddia edilen Aladağ Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Orta Öğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda yangın çıktı. İçeride bulunan öğrencilerden bazıları paniğe kapılarak birinci ve ikinci kat pencerelerinden atlayarak canlarını kurtarmaya çalıştı. Bazı öğrenciler de üst katlara kaçarak çatı katına sığındı. Aladağ ve Adana Büyükşehir Belediyesi ile Aladağ Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri yangına müdahale etti. Pencerelerden atlama sonucu vücudunda kırıklar oluşanlar ile dumandan etkilenen öğrenciler, sağlık ekiplerinin ilk müdahalelerini yapmasından sonra hastanelere kaldırıldı. İtfaiyenin çabaları sonucu yangın 3 saat sonra kontrol altına alındı. Binaya giren itfaiye erleri, 8 öğrencinin cesedini çatı katında, eğitmen ve 3 öğrencinin cesedini de ikinci katta buldu. Cesetler otopsi için adli tıp kurumuna götürüldü. 9 cesedin 1 ambulansla götürülmesi dikkat çekti. Adana İtfaiye Daire Başkanı Fatih Durukan, ilk belirlemelere göre yangının elektrik kontağından çıktığını söyledi. Binanın içinin ahşap kaplama, yerlerin de halıyla kaplı olması nedeniyle yangının kısa sürede büyüyüp üst katları sardığı ifade edildi. Aladağ Belediye Başkanı Mustafa Alpgedik, yangının zemin katta çıktığını, kısa sürede alevlerin yükseldiğini söyledi. Yurdun 54 öğrenci kapasiteli olduğunu yangın sırasında 34 öğrenci bulunduğu bildirildi. Bu arada ilçenin tamamından görülen yangın nedeniyle olay yerine akın eden ailelerden çocuklarına ulaşamayanlar gözyaşlarına boğuldu. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, yangın merdivenini içeriden kilitli olduğu için açamadıklarını söyledi. 18 bin nüfuslu ilçeye takviye çevik kuvvet ekipleri sevk edildi. Güvenlik önlemi alan ekipler bölgeye kimseyi yaklaştırmadı.
Hürriyet


Özel Güvenliğe Fetö Merceği 
15 Temmuz darbe girişiminin ardından soruşturmalar, asker ve polis gibi silah taşıma yetkisine sahip özel güvenlik görevlilerine de ulaştı. 1 milyonun üzerinde özel güvenlik görevlisinin bulunduğu sektörde 300 bin aktif görevli faaliyet gösterirken FETÖ üyelerinin burada da çoğunlukta olduğu ileri sürülüyor. Antalya Havalimanı ve İzmir'de özel güvenlik görevlilerine yönelik gerçekleşen operasyonlar sonrası Milliyet'e konuşan sektör temsilcileri; adliyeler, hastaneler, üniversiteler ve valilikler gibi kritik kurumlarda görev yapan pek çok güvenlik görevlisinin soruşturulduğunu belirterek, özenli bir çalışma çağrısı yapıyor. Türkiye'de 26 bin özel güvenlik görevlisinin üyesi olduğu Güvenlik-İş Sendikası Genel Başkanı Ömer Çağırıcı, özel güvenliğin yabana atılacak bir olgu olmadığını belirterek, "Genel kolluk kuvvetlerinin görev yaptığı noktalarda artık özel güvenlikler görev yapar hale geldi. Kamu hizmetinin sağlanmasında etkin bir rol oynuyoruz. Kamu kurumlarının yaklaşık yüzde 90'ında özel güvenlik görevlileri var" dedi. 15 Temmuz'un ardından bu konunun çok daha kritik hale geldiğini belirten Çağırıcı şöyle devam etti: "Kamu kurumlarında oranın amiri, memuru saat 17.00'den sonra ayrılıyor. Orada kim duruyor? Özel güvenlik görevlisi. Eğer bu kişi art niyetliyse her şeyi yapabilir. İstihbarat bilgisini sağlamaktan tutun bilgi aktarımına kadar her şeyi yapabilir. Bugün askerlik şubelerinde bile özel güvenlikler bulunuyor" dedi. FETÖ gibi bir örgütün bu denli kritik bir alana duyarsız kalamayacağını aktaran Çağırıcı, "Mutlaka bu iş kolunda çalışmaları vardır. Ancak burada tüm özel güvenlikleri zan altında bırakmak olmaz. 15 Temmuz'dan sonra emniyete gidip bildiklerimizi de paylaştık. Antalya Havalimanı'ndaki olay bu arkadaşların FETÖ ilintili sendikaya üye olmalarından kaynaklı" ifadelerini kullandı. Kritik görevdeki özel güvenlikçilerden ziyade şirketlerin incelendiğini belirten Çağırıcı, "Çalışan bir gariban FETÖ'cü çok nadir olur. Ama şirketler detaylıca incelenmeli. Ben emniyete bunları önerdim. Bütün üyelerimizi biz de araştırdık. Ancak bu eğilimli kişi çıkmadı."
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 130,3057-130,4610 
ABD Doları 3,4090-3,4120/Euro 3,6319-3,6348/İngiliz Sterlini 4,2589-4,2635

Gemilere Gaz İzni 
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Türk karasularındaki yerli ve yabancı deniz taşıtlarına LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ve CNG (sıkıştırılmış doğalgaz) ikmaline izin verdi. Son günlerde, yüzer LNG terminali (FSRU) ve doğalgaz depolama kapasitesinin arttırılması gibi özellikle doğalgazda arz güvenliği ve çeşitliliği sağlamaya yönelik adımlar hız kazandı. Küresel doğalgaz piyasasında LNG'nin payı da giderek artarken, bu yeni kararla, deniz taşımacılığında LNG ve CNG yakıtlı taşıtlar artık Türkiye'den yakıt alabilecekler. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, karara yönelik "Biz eğer enerji ve doğalgazda belirleyici rol oynayan anahtar bir ülke olmak istiyorsak, burayı ticaret merkezi haline getirmemiz lazım. Bunun için de arz ve tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi lazım ve ikmalin de çeşitlendirilmesi lazım. Bazen sırf boru gazıyla piyasaya hitap etmemen lazım; FSRU ile, karadaki LNG terminalleri ile hitap etmen lazım. CNG'nizin geliştirilmesi lazım. LNG ile CNG'nin birçok alanda, karada ve denizde ulaşım ve taşımacılık faaliyetlerinde yakıt olarak kullanılması için kararlar alıyoruz. Doğalgaz önümüzdeki kısa süre içinde deniz ulaşımında çok önemli bir alternatif yakıt olacak" dedi. Ulaşım sektöründe petrole alternatif yakıtlar çoğalırken, gazın payını arttırması ihtimaller arasında. Son olarak Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), gemilere yüzde 3 daha düşük kükürtlü yakıt kullanma zorunluluğu getirdi. Uygulama 2020'de devreye girecek. Deniz taşımacılığında kullanılan yakıtta gaza talep artışı olduğu ifade ediliyor. Yakıldığı zaman daha az kükürt oksit emisyonlarına yol açtığı için, giderek artan sayıda gemi yakıt olarak gaz da kullanıyor. IMO kararıyla, deniz taşımacılığında LNG gibi alternatif yakıtların kullanımında artış bekleniyor. Büyüyen pastadan Türkiye'nin de pay alması için hızlı davranan EPDK'nın Başkanı Yılmaz, LPG sektöründen örnek vererek, şöyle konuştu: "LPG sektörüne baktığımızda, 20 yıl önce kimsenin hayal edemeyeceği mesafe alındı. Şimdi LPG alternatif bir emtia olarak Türkiye'de ciddi şekilde kullanılıyor. LNG istasyonları geldiği takdirde hem ekonomimiz açısından, hem tüketiciye alternatif bir yakıt türü olarak sunulmasının değerini düşünebiliyor musunuz? Bir emtia yalnız bir alanda topluma faydalı olmuyor. Diyelim ki başka ülkelere veya şehirlerarası nakliyatta akaryakıttan daha ucuz bir alternatif yakıt olarak gazı kullanıp, maliyetleri üçte bir, hatta beşte bir düşürdünüz. Bu takdirde, ciddi bir maliyet girdisi olan taşımada sağlanacak avantajın sanayi ve üretime ne kadar katkılı olabileceğini hesap edin."
Hürriyet
 
Çiftçiye 600 Milyon TL 
Çiftçilere müjdeyi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik verdi. Çelik, 2016 yılı tarımsal destekleme kapsamında üreticilere 600 milyon TL ödeme yapılacağını söyledi. Ödemelerin bugün saat 18.00'dan sonra üreticilerin hesabına geçeceğini belirten Faruk Çelik, "Kasım ayı itibarıyla çiftçilere bu yıl toplam 10.87 milyar TL destekleme ödemesi yapılmış olacak" dedi. Genç çiftçi projesi için 100 milyon TL, kırsal kalkınma için 65 milyon TL ödenecek. Tarım sigortası için 50 milyon TL, hayvan gen kaynakları için 40 milyon TL ödenirken; iyi tarım için 27 milyon TL ayrıldı. Süt tozu için 26 milyon TL, tarımsal danışmanlık için ise 17 milyon TL ödeme yapılacak. Sertifikalı tohum üretimi için 10 milyon TL, süt için 160 milyon TL ve araştırma geliştirme için 8.5 milyon TL ödenecek.
Posta

Taşerona Kadro Yakında 
Vatandaşın Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) 67.7 milyar tutarında borcu olduğunu belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, borç yapılandırması kapsamında toplam 34 milyar 254 milyon 412 bin lira tutarında başvuru yapıldığını bildirdi. Müezzinoğlu, vatandaşın ilgisine teşekkür etti. Bakanlıktaki bir toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Mehmet Müezzinoğlu, kamuda çalışan taşeron işçilerin durumuyla ilgili olarak Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek başkanlığında çalışmalara başladıklarını bildirdi. Müezzinoğlu, çalışmanın ne zaman sonuçlanacağını bilmediğini belirtti.
Posta

Türk Akımı'na İlk Onay Geldi 
TBMM Dışişleri Komisyonu, aralarında "Türk Akımı"nın da bulunduğu Türkiye ve Rusya arasında ikili anlaşmaların uygun bulunduğuna dair üç kanun tasarısını kabul etti. Ak Parti Malatya Milletvekili Taha Özkan başkanlığında toplanan Dışişleri Komisyonu, Türkiye ve Rusya arasındaki ikili ilişkilerde yeni bir sürece girilmesinin ardından, komisyon gündemine gelen Rusya ile ikili anlaşmalara ilişkin tasarıları görüştü. Toplantıda, "Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu Arasında Cezai Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma ve Suçluların İadesi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti Topraklarında Bulunan Rus Defin Yerleri ile Rusya Federasyonu Topraklarında Bulunan Türk Defin Yerleri Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" ve "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında TürkAkım Gaz Boru Hattı Projesine İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı" ele alındı. Komisyonda, ilgili bakanlık bürokratları tasarılara dair kısa bilgi verdi. Üç tasarı, ayrı ayrı görüşmelerin tamamlanmasının ardından, oylanarak kabul edildi. Komisyon raporunun yazımının ardından, tasarıların TürkAkım'a öncelik verilerek bütçe görüşmeleri öncesi, Başbakan Binali Yıldırım'ın 6-7 Aralık'taki Rusya ziyaretine yetişecek şekilde bu hafta Meclis'ten geçirilmesi planlanıyor.
Milliyet

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Çağrı: 'Dövizi Bırakın' 
Uluslararası İş Birliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen 7.Boğaziçi Zirvesi dün başladı. 60 ülkeden 2 bini aşkın davetlinin katıldığı zirvenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, döviz baskısından piyasaların mutlaka kurtulması gerektiğini söyledi. Bunun için yabancı katılımcılara 'Altını devreye sokalım' önerisi yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan AVM sahiplerine de 'Dövizle kirayı bırakın' çağrısında bulundu. Erdoğan bunun için geçici bir düzenleme yapılabileceğinin de sinyalini verdi. Konuşmasına, UİP tarafından 2009'dan beri düzenli yapılan zirvenin başarılarla dolu olmasını temenni ederek başlayan Erdoğan negatif faizler gibi 'daha düne kadar hayal bile edilemeyecek' uygulamaların, gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının gündelik politika araçları haline geldiğini söyledi. Erdoğan "Tüm bunlara rağmen gelişmiş ülkeler, büyüme konusunda yaşadıkları tıkanıklığı aşamıyorlar. Çünkü teşhisleri yanlış olduğu için tedaviyi de başka yerde arıyorlar. Ekonominin doğası, talep üzerine kuruludur. Talebi ne robotlar ne de finansal araçlar üretir, talebi sadece insanlar ortaya çıkarır. Demek ki sürdürülebilir büyümenin yolu, insandan, daha doğrusu insanların huzur ve refah içinde yaşama imkanlarını genişletmekten geçiyor. Sonuç olarak önümüzdeki dönemde ticarette ve savaşta kazananı belirleyecek olan, teknolojik üstünlükle birlikte yine insandır, biziz" dedi. Erdoğan uluslararası ticareti kısıtlama vaatlerinin, ticaret savaşlarının işareti olduğunu da dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında katılımcılara "Gelin hep birlikte altını devreye sokalım" çağrısı yaparken, şunları söyledi: "Döviz baskısından piyasaları kurtarmamız lazım. Borçlanırken o şekilde borçlanmanın yolunu arayalım, yerli para birimleriyle borçlanmanın yollarını arayalım. Son günlerde sağolsun hükümetimiz, medya vesaire Tabii bütün AVM'lerde patronlar hep dövizle kiralama yolunu seçiyorlar. Şimdi burada yeni bazı adımlar atmak suretiyle geçici bir düzenleme gerekirse yapılır. Ülkemizin şu anda yerli para birimiyle bu süreci başarıyla atlatma adımı atmalıdır diye inanıyorum. Bunu da duyurdum, duyuruyorum, duyuracağım. Çünkü bir diğeriyle bir adeta emperyal mantık var. AVM'deki mağaza sahipleri kızmasın, öbür tarafta da çırpınan, battı batacak durumunda olan esnaf var. Bu süreci beraber atlatmalıyız, dayanışma içinde atlatmalıyız."
Star

Yeni Asgari Ücret Maratonu Başlıyor 
İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2017 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere 6 Aralık'ta toplanacak. Geçen yıl hükümetin «asgari ücreti bin 300 liraya yükseltme » vaadinden dolayı isçi ve işveren arasında pazarlıksız geçen asgari ücret görüşmelerinin, bu yıl rakamın belli olmaması nedeniyle önceki senelerdeki gibi yoğun görüşmelere sahne olması bekleniyor. Asgari ücreti belirleyecek Asgari Ücret Tespit Komisyonunun ilk toplantısını 6 Aralık'ta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ev sahipliğinde yapmasıyla başlayacak süreçte, isçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını ise Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TISK) temsil edecek. 6.5 milyon isçiyi ilgilendiren asgari ücret görüşmelerinde Türk-Is, TÜİK'in geçen yıl komisyona sunduğu ağır işlerde çalışan bir isçinin net yasam maliyeti olan bin 600 lirayı talep edecek.
Star

Turizmde Daralma Hız Kesti 
Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı güvenlik endişeleri nedeniyle Avrupalı turist sayısında devam eden azalmanın etkisiyle Ekim'de geçen yılın aynı ayına göre yüzde 25.8 azalırken, Rusya'nın yaptırımlarını kaldırmasıyla Rus turist sayısındaki düşüş yavaşlayarak yüzde 2.8 oldu. Turist sayısında Ekim ayında son 7 ayın en küçük daralması oldu. Yabancı turist sayısı Ekim'le birlikte 15 aydır üst üste yıllık bazda düşüş gösterdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan verilere göre, Ekim ayında Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı 2.45 milyon oldu. Ocak-Ekim döneminde Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısı yüzde 31.35 azalışla 22.7 milyon kişi olarak gerçekleşti. Geçen yıl Kasım sonunda yaşanan uçak düşürme krizinin ardından Rusya'dan gelen ziyaretçi sayısı 10 ayda ise yüzde 78.3 düşüş kaydetti. Rus turist sayısı Eylül'de yüzde 61 daralmıştı. QNB Finansbank Ekonomisti Deniz Çiçek, "Avrupalı turistler güvenlik endişeleriyle gelmediğinden turizmde hâlâ geçen seneye göre büyük bir düşüş var. Bu tarafta toparlanma olması için güvenlik endişelerinin azalması gerekiyor ki bu da jeopolitik gelişmelere bağlı. Ancak Rusya'nın yaptırımları kaldırmasıyla, o taraf da büyük ölçüde normale dönülmüş gibi görünüyor. Kısmi de olsa bir toparlanmanın olmasını olumlu görüyoruz" dedi.
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Adaletin Tesisi İçin Oradayız 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Biz 'sabır sabır' dedik, sonunda dayanamadık ve Suriye'ye ÖSO ile beraber girmek zorunda kaldık. Devlet terörü estiren zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik. Yani orada bir adaletin tesisi için varız" dedi. Erdoğan, İstanbul'da 'Parlamentolararası Kudüs Platformu: Kudüs ve Sürecin Problemleri Sempozyumu'nda ve 7. Boğaziçi Zirvesi'ndeki konuşmasında özetle şunları söyledi: "ŞU andaki haliyle ben BM'den adalet beklemiyorum. Böyle bir adalet oradan çıkmaz, bunu bilin. Suriye meselesinde BM Güvenlik Konseyi adım atmadı. BM'den Suriye'de Irak'ta bir şey görebildiniz mi? Şu anda 600'lü rakamlar konuşuluyor ama hayır bana göre Suriye'de 1 milyona yakın insan öldü. Ve bu ölümler devam ediyor. Çocuk, kadın, bebek, ayırım yapmaksızın devam ediyor. Nerede BM? Ne yapıyor? Irak'ta var mı? Yine yok. Biz 'sabır sabır' dedik, en sonunda dayanamadık ve Suriye'ye ÖSO ile beraber girmek zorunda kaldık. Niçin girdik? Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprakların gerçek sahipleri topraklarına sahip olsunlar, bunu sağlamak için, yani orada bir adaletin tesisi için varız. Devlet terörü estiren, zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik. Başka bir şey için değil. Kimse de ırkçı milliyetçilik yapmasın. Bizim asabi bir milliyetçiliğe asla olumlu bakmamız mümkün değildir. Irkçılığı bir kenara bırakacağız. Mezhepçiliği bir kenara bırakacağız. Bizim dinimiz İslam. Bölgede yaşanan pek çok gerilimin temelinde Filistin meselesinin, buradaki hak gaspının yaşandığı aşikârdır alınan BM kararları, bu haksız durumu gidermeye yetmedi. Hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukukunun geçerli olduğu mevcut küresel sistemde bu kararların hiçbiri uygulanamıyor. Ben Filistin meselesinin BM Güvenlik Konseyi için bir turnusol kâğıdı işlevi gördüğüne inanıyorum. Filistin gibi hayati bir konuda yıllardır aldığı kararları hayata geçirmekten aciz bir kurumun günümüz meselelerine çözüm bulma ihtimali yoktur.
Hürriyet

Her Şey Net 
Başbakan Binali Yıldırım, Anayasa değişikliğiyle ilgili çalışmanın olgunlaştığını belirterek, MHP Lideri Devlet Bahçeli ile en kısa zamanda görüşüp teklifi Meclis'e sunacaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı'nın, partisinin genel başkanı olmasıyla ilgili tartışmaya ilişkin "Her şey net" diyen Yıldırım, grup toplantısında özetle şunları söyledi: "Anayasa çalışmaları hemen hemen olgunlaştı. Sayın Bahçeli ile bir araya gelip değişikliğe son şeklini vereceğiz. Sayın Bahçeli başından beri yapıcı bir tutum izledi. Ülkenin geleceği, menfaati için Sayın Bahçeli'nin bu olumlu ve yapıcı tutumundan dolayı teşekkür ediyorum. (Yıldırım'ın bu sözleri büyük alkış aldı.) Son görüşmemizi yaptıktan sonra bu değişikliği Meclis Başkanlığı'na AK Parti'nin teklifi olarak sunacağız. MHP de arzu ederse birlikte sunarız. Bizim hiçbir gizli saklı işimiz yok. Bu çalışmaları istediği takdirde CHP ile de paylaşır, anayasa çalışmaları için onlarla da her türlü zeminde konuyu değerlendirebiliriz. Ama bizim elimizde üzüm karşı tarafta da sopa olmayacak. Bizim rejim değiştirmek gibi bir niyetimiz yok. Ey Kılıçdaroğlu, Türkiye rejimini 1923'te seçti, 'Cumhuriyet' dedi ve yoluna devam etti. Hâlâ ne rejim tartışmasından bahsediyorsun. Sayın Kılıçdaroğlu boş durmamış Türk Dil Kurumu sözlüğünü eline almış ve Binali Yıldırım'a kolaylık olsun diye rejimin ne anlama geldiğini incelemiş. Sağolsun yüksek sesle de bunu okumuş. Kendisine buradan bu sevimli girişimi için teşekkür ediyorum. Sayın Kılıçdaroğlu, millet 14 yıldır o kitapta yazan adalet, kalkınma, büyüme, istikrar gibi kelimeleri hakkıyla temsil ettiği için AK Parti'ye tek başına iktidar mührünü verdi, size de sözlüğü verdi. Gencecik bir kaymakam makamında şehit edildi. Biz isterdik ki CHP'li kardeşlerimiz o kaymakamın ailesine de ziyarete gitsin. Onlar Mardin'e gideceğine Sakarya'ya, Muhammet Fatih Safitürk kardeşimin o muhterem babasına da ziyarete gitsin. Terörle mücadelede en ufak bir gevşeme söz konusu değil. PKK'ya bu topraklarda hayat yok. Bir yandan terör örgütüyle bağlantılı belediyeleri bu hain yapıların elinden alıp asıl sahibine, millete iade ediyor, bir yandan da milletten aldığı yetkiyi terör merkezlerinde kullananları yargı önüne çıkarıyoruz. Lamı cimi yok. Geçen gün AB toplandı, kendileri gelin güvey oldular; 'Türkiye ile müzakereler askıya alınsın mı alınmasın mı' diye oylama yaptılar. İki tarafın da yararına olmayacak ciddiyetsiz, gereksiz bir iş. Buradan bütün muhataplara söylüyorum: Türkiye-AB gerginliğinden her iki taraf da kaybeder ama kim daha çok kaybeder derseniz, şüphesiz AB daha çok kaybeder. Yine insanlık bizde kalsın, söylemiş olalım. AB şunu bilsin; Türkiye ile iyi ilişkiler sürdürmek, AB'nin gelecekteki güvenliği açısından bir mecburiyettir. Ortadoğu'daki kaosun doğrudan Avrupa'ya sirayet etmemesinin, göç dalgasının Avrupa'ya vurmamasının tek nedeni Türkiye'nin varlığıdır, göçmenler için yaptığıdır."
Hürriyet

'Tarih Boyunca Avrupalıyız' 
AB Bakanı Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile üyelik müzakerelerinin dondurulması yönündeki tavsiye kararının son derece vizyonsuz bir karar olduğunu söyledi. Çelik, Türkiye-AB Sivil Toplum Buluşmaları çerçevesinde Brüksel'de Türk ve yabancı medya mensuplarıyla bir araya geldi. Türkiye'de AB Bakanlığı'nın esasında Ak Parti hükümetlerinin AB projesine verdiği önemin neticesi olarak kurulduğuna dikkati çeken Çelik şöyle devam etti: "AB Bakanlığının görevi Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakerelerini başarıya ulaştırmak ve Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğini sağlamaktır. Biz, AB üyesi değiliz şu anda ama tarihsel bir gerçek var. Türkiye tarih boyunca bir Avrupa gücü olmuştur. Bizim Avrupa kıtasındaki çok önemli şehrimiz, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti, daha 3. Padişah zamanında alınmıştır. Anadolu'daki diğer şehirlerin alınması bundan 50-100 sene sonra filandır. Bu çerçevede Türkiye tarih boyunca bir Avrupa devleti olmuştur ve 100 yıldır da pek çok reformla birlikte Türkiye güçlü bir Avrupa demokrasisidir." Türkiye'nin uzun zamandır AB'yle ilişkilerin güçlenmesi ve bu ilişkilerin tam üyelikle sonuçlanması için çok ciddi reformlar yaptığını vurgulayan Çelik, "Şimdi ise AB ile Türkiye arasında bir türbülans var. Bir iletişim sorunu var. Bu iletişim sorununun aşılması gerekiyor. Çünkü öteden beri söylediğimiz şey şuydu: Avrupalı liderlere; birbirimiz hakkında konuşmayalım, birbirimizle konuşalım. Dolayısıyla bir masanın etrafında konuştuğumuz zaman Türkiye'nin reform iradesini yeniden göreceksiniz. Türkiye'de AK Parti hükümetlerinin şimdi AB zamanı dediği reform iradesinin ne kadar güçlü olduğunu tekrar göreceksiniz" diye konuştu.
Milliyet

Son Bir Rötuş! 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dünkü grup toplantısı sonrası gazetecilere bir iki pürüz aşıldıktan sonra, önemli ilerleme kaydedilen anayasa değişikliği teklifinin TBMM Anayasa Komisyonu'na geleceğini açıkladı. Soruları yanıtlayan Bahçeli, "Önemli ölçüde mesafe katedildi. Yakın bir sürede, bir iki pürüz de aşıldıktan sonra, TBMM Anayasa Komisyonu'na geleceğini tahmin ediyorum. En kısa zamanda Başbakan ile görüşme ihtimali kuvvetlidir" diye konuştu. Bahçeli, anayasa çalışmalarında Cumhurbaşkanının partisiyle bağı noktasında ortaya çıkan pürüze ilişkin yorumları nasıl değerlendirdiğini soran gazeteciye, "Bir iki ufak pürüz demiştim, herhalde o kapsamda aldınız" karşılığını verdi. Bahçeli, bu hafta içinde kalan pürüzlerle ilgili Başbakan Binali Yıldırım'la da görüşeceklerini de ifade etti. Kulislerde dolaşan iddialara göre pürüzlerlen biri Cumhurbaşkanı'nın partili olması diğeri de Cumhurbaşkanı'nın yargılanma süreciyle ilgili. Bahçeli'nin grup toplantısından satırbaşları ise şöyle: AB'nin karşısına alternatif olarak Şanghay İşbirliğini Örgütünü çıkarmak, bununla dengelemek klasik ve eski bir taktiktir. Biz AB'ye muhtaç olmadığımız gibi Şangay meraklısı da değiliz. Türk'üz, Türkçüyüz, Turan'ın sevda ve hedefindeyiz. Ne Avrupa Birliği, ne Şangay İşbirliği, biz diyoruz ki sonuna kadar Türk birliği. Niye tek millet iki devlet olduğumuz Azerbaycan'la ayrı duralım? Niye sınır ve duvarları aramızdan kaldırmayalım? El Bab operasyonunu da değerlendiren Bahçeli, "Suriye'nin saldırı ve provokasyonları yanan ateşe benzin dökmektedir. Hiç gereği yok iken, Suriye'yle savaşa tutuşmak önceden kestirilmesi imkansız olan devasa badire ve belalara yol açabilecektir. Putin yönetimi hem nalına hem mıhına vurarak sözüm ona arada durmakta, uzlaştırıcı ve yatıştırıcı rol takınmaktadır. Bu esnada İran faktörü de yabana atılmamalıdır" şeklinde konuştu. Avrupa Parlamentosu madem idam cezasını istemiyor, bunu ilişkilerin sonlandırılması için bahane görüyor; o zaman yarından tezi yok, AKP idam cezasıyla ilgili kanun teklifini TBMM'ne taşımalıdır. El mi yaman bey mi yaman muhataplarına gösterelim, hepsini birden yıldırım vurmuşa çevirelim.
Vatan

'Bal Gibi Ayrım Yapıyorsun 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında "Ege'de, egemenliği açıkça Yunanistan'a verilmemiş 18 adamız var. Horoz öttüğünde duyuyoruz. Yunanistan'ın bayrağı var, Yunanistan işgal etmiş vaziyette. Bunların dilinde milliyetçilik düşmüyor. Burnumuzun dibinde 18 adayı kaybettik. Binali Yıldırım'a soruyorum. 18 adayı geri alacak mısın? Almayacak mısın? Milliyetçi misin değil misin?" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle: Biz teröre karşıyız, açık ve net. Biz lafla söylemiyoruz, inanarak söylüyoruz. Terörle mücadele konusunda ne istiyorlarsa her türlü desteği vereceğimizi söyledik. Partimizden, parlamentodan ne istiyorsunuz terör için? Bitiremiyorlar, çünkü Türkiye'yi yönetemiyorlar. Geçen hafta burada şehitler arasında ayrılık gayrılık olmasın dedim. Şehitler bizim onurumuzdur. 15 Temmuz şehitleri ve diğer şehitler gibi bir ayrım ihanettir dedim. Arkasından açıklama yaptılar. Hiçbir ayrım yapmıyoruz" dediler. Milli Savunma Bakanlığı açıklama yaptı. Bal gibi ayrım yapıyorsunuz. Şimdi anlatacağım. Eğer bir yönetim, ülkeyi yönetenler şehitlerimiz ve gazilerimiz arasında ayrım yapıyorsa o hükümet Türkiye'yi bölen, bölücü bir hükümettir. Şehitler gaziler ayrı tutulur mu? Şehidin anneleri arasında fark var mıdır Allah aşkına? Gencecik evladını toprağa veren bir baba, diğer babadan farklı düşünebilir mi? 21 bin 963 lira terör gazisine, 25 bin 256 lira 15 Temmuz gazisine veriliyor. Birisine 65 bin lira, 75 bin lira veriliyor. Bir KHK çıkardılar. KHK'da da ayrıcalık yaptılar. PKK ile mücadelede şehit olan polis subay astsubay sözleşmeli er ve erbaşlara tanınmayan hak 15 Temmuz gecesi şehit olan polis asker ve sivillere tanındı. Şimdi ben Binali Yıldırım'a soruyorum. Bu kararnameyi imzalarken elin titremedi mi?
Vatan

DÜNYA 

Assange: Her Şey 1979'da Başladı 
Gizli belgeleri ifşa eden WikiLeaks sitesi, önceki gün ABD'ye ait 500 bin yeni belgeyi daha ifşa etti. Belgeler, ABD Başkanı Jimmy Carter iktidarda olduğu 1979 yılından. Yazılı bir açıklama yapan Wikileaks'in kurucusu Julian Assange, dokümanların önemini "Eğer modern çağımızla ilgili bir başlangıç yılı kabul edilecekse, bu 1979 olur" diyerek vurguladı. Assange, 1979 yılında olan İran devriminin, Suudi Arabistan'daki Kâbe baskınının, Irak'ta Saddam Hüseyin'in iktidarı ele geçirmesinin ve Mısır'la İsrail arasında imzalanan Camp David Antlaşması'nın sadece bugünkü bölgesel güç dinamiğini oluşturmakla kalmayıp dünyanın petrol ve militan İslam ile arasındaki ilişkiyi de önemli derecede etkilediğini öne sürdü. Assange, Kâbe baskınının, Suudi Arabistan'ı Vahabizme kaydırdığını, İslami fundamentalizmi uluslararası boyuta yayarken, Suudi-ABD ortaklığında Afganistan'ın istikrarsızlaştırılmasını tetiklediğini savundu. Assange, Sovyet işgaline karşı Suudi ve Amerikalıların mücahitlere milyarlarca dolar akıttığını, bunun El Kaide'nin yükselişini ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünü getirdiğine dikkat çekti. El Kaide'nin büyümesinin etkisinin bugün Ortadoğu'da DEAŞ'ın ortaya çıkmasına kadar vardığını kaydeden Assange, "1979'da kanın akması hiç durmayacak gibi göründü. Onlarca ülke, suikastlere, darbelere, ayaklanmalara, bombalamalara, siyasi adam kaçırmalara ve bağımsızlık savaşlarına şahit oldu" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Sonunda Beklenen Kararını Verdi! 
Güney Kore Devlet Başkanı Park Geun-hye, istifaya hazır olduğunu, bununla birlikte "Choi skandalı" ile ilgili kaderini meclisin belirlemesi gerektiğini açıkladı. Park, muhalefet ile hükümetin biraraya gelerek devlet işlerinde oluşabilecek sıkıntıları giderecek bir plan oluşturmaları halinde de istifa edeceğini söyledi. Devlet Başkanı'nın halk desteğinin "tek haneli rakamlara" düştüğü belirtiliyor. Ülke, Park'ın eski dostu Choi Soon-sil'in, resmi görevi bulunmamasına rağmen önemli devlet işlerine müdahil olduğunun ve bazı rüşvet olaylarına da karıştığının ortaya çıkması üzerine haftalardır protesto gösterilerine sahne oluyor.
Milliyet

Futbol Dünyası Chapecoense'ye Ağlıyor 
Futbol dünyası dün büyük bir trajediyle sarsıldı. Bolivya'nın Santa Cruz de la Sierra şehrinden kalkan ve Brezilya ligi takımlarından Chapecoense'li oyuncuların da bulunduğu Lamia havayollarına ait uçak, Kolombiya'nın Medellin kenti yakınlarında dağlık bölgeye düştü. Kolombiyalı yetkililer dokuzu mürettabat olmak üzere uçakta 81 kişinin bulunduğunu ve kazada 75 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Kazadan sağ kurtulanlar arasında futbolculardan Jakson Follmann, Neto ve Alan Ruschel'in yanı sıra bir malzemeci ile bir hostesin ve yolcunun olduğu belirtildi. Enkazdan yaralı kurtarılan takımın kalecisi Danilo ise hastanede hayatını kaybetti. Brezilya ekibinin perşembe günü Copa Sudamericana final maçında Atletico Nacional ile yapacakları maç için Medellin'e gittiği esnada gerçekleşen kazanın nedeni olarak elektrik arızası ve yakıtın bittiği iddiaları ortaya atıldı. Lamia'dan yapılan açıklamada uçağın, gece yerel saatle 22.00'de kontrol kulesine elektrik arıza kodlu bir mesaj geçtiği belirtildi. Bu gelişmenin ardından Copa Sudamericana karşılaşması ertelendi. Güney Amerika Futbol Konfederasyonu (CONMEBOL), Kolombiya'da yaşanan uçak kazasının ardından bütün organizasyonlarını bir sonraki açıklamaya kadar askıya aldığını ve Başkan Alejandro Dominguez'in Medellin'e gittiğini açıkladı. Chapecoense, Copa Sudamericana'da 24 Kasım'da San Lorenzo ile kendi evinde oynadığı yarı final rövanş maçından 0-0'lık skorla ayrılarak finale yükselmişti. Chapecoense takımından 3 futbolcunun da sakatlık nedeniyle kadroya alınmayarak kazadan kurtulduğu ortaya çıktı. Kazada hayatını kaybeden Chapecoense Teknik Direktörü Caio Junior'un finale kaldıkları maçın ardından "Bugün ölürsem mutlu ölürüm" demesi de sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına girdi. Finaldeki rakipleri Atletico Nacional Kulübü ise Chapecoense'nin şampiyon ilan edilmesi için başvuruda bulundu. Türkiye Futbol Federasyonu da Ziraat Türkiye Kupası maçlarında 1 dakikalık saygı duruşunda bulunulacağını açıkladı.
Milliyet

İdam Yanlısı Nuttall Ukıp'in Lideri Oldu 
İngiltere'de Brexit kampanyasında etkili olan Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi'nin (UKIP) basına idam cezası yanlısı Paul Nuttall geldi. Parti üyelerinin yüzde 62,6'sının desteğini alarak seçilen 39 yasındaki Nuttall, zafer konuşmasında UKIP'in yeni görevini North Midlands bölgesindeki 'vatansever' İngilizlerin oyunu almak olarak belirledi. İşçi Partisi'nin tabanına sesleneceğinin sinyalini veren Nuttall, eğer başarılı olabilirse sosyal demokratları zor durumda bırakabilir.
Star

'100 Bin Mülteciyi Geri Göndereceğiz' 
Geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği (AB) topraklarına yaşanan göçmen akını sırasında 1 milyonu aşkın sığınmacı kabul eden Almanya, göçmenlere yönelik 'açık kapı' politikasını değiştiriyor. Başbakan Angela Merkel, partisi Hristiyan Demokratik Birlik'in (CDU) Neumünster kentinde düzenlenen konferansında yaptığı konuşmada, Berlin yönetiminin sığınma başvuruları reddedilen 100 bin mülteciyi ülkelerine geri göndermeyi planladığını belirtti. Merkel, mültecilerden 60 bininin, gönüllü iade programına katılmayı kabul ettiklerini vurguladı. Alman Şansölye dönmeyi kabul eden mültecilere bedava uçak biletinin yanı sıra ülkelerinde hayatlarını yeniden kurmalarında destek olmak için para yardımında bulunulacağını ifade etti. 62 yaşındaki siyasetçi yaptığı konuşmada, Afgan mültecileri örnek göstererek, "Afganistan'daki tüm gençlerin Almanya'ya gelmeleri gibi bir durum söz konusu olamaz" diye konuştu. Merkel, Avrupa kıtasının 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana gördüğü en büyük mülteci krizi sırasında takındığı tutum nedeniyle kamuoyunda eleştirilere hedef olmuştu. Gelecek yıl gerçekleşecek genel seçimlerde dördüncü kez başbakanlığa aday olan Merkel'in, koltuğunu garantilemek için mülteci politikasında kamuoyunun talepleri doğrultusunda değişiklikler yapmaya hazırlandığı söyleniyor.
Vatan

SPOR 

Galatasaray, sezon başında Belçikalı sağ bek Luis Cavanda'yı Trabzonspor'dan transfer etmişti. Belçika'nın ulusal kanallarından RTBF'ye konuşan Luis Cavanda, "Doğru bir karar vermişim. Galatasaray'a geç geldim. Tam hazır değildim. Süre almaya başlayınca Belçika Milli Takımı'na çağrıldım. Bu benim için sürpriz oldu. Bu durumun Galatasaray'daki performansımı da artıracağını düşünüyorum" dedi. Takım arkadaşı Wesley Sneijder'ı öven 26 yaşındaki sağ bek şu ifadeleri kullandı: "Sneijder çok yetenekli bir oyuncu. Topu fare deliğinden bile geçirir. Bizi toplayıp sürekli bir şeyler anlatıyor. Söylediklerine takım olarak çok önem veriyoruz. Bursaspor maçıyla yeni bir sayfa açtık. Şampiyonluk için kenetlendik, başaracağız."
Posta

Fenerbahçe'nin golcü futbolcusu Robin van Persie, Rizespor maçında 90 dakika sahada kalmasına rağmen 5-1 kazanılan maçta gol atmayı başaramamıştı. İki hafta önce Galatasaray'a 2 gol atan Hollandalı futbolcu, "Takım olarak yükselişe geçtik. Bunu Beşiktaş galibiyetiyle taçlandırmak istiyoruz. Rize'de 90 dakika sahada kalarak kondisyon olarak hazır olduğumu gösterdim. Beşiktaş'a gol atarak taraftarı sevindireceğim" dedi. Formunun yükselişini teknik direktör Dick Advocaat'a bağlayan Van Persie şunları söyledi: "Advocaat ne kadar iyi bir hoca olduğunu gösterdi. Çalışana forma verdi. İlk geldiğinde, 'Bu halinle kendine ve takıma zarar verirsin. Hazır olduğunda oynatacağım' demişti. Niyetini anladım, çok çalıştım. Üç cephede birden savaşacak güce ulaştık. Takımda herkes onun adaletine güveniyor. Bu çok önemli. Emin adımlarla zirveye yükseliyoruz. Taraftarımız tribünleri doldursun, bu şölene ortak olsun."
Posta

Çaykur Rizesporlu Leonard Kweuke'nin ABD'de yaşayan 8 aylık hamile eşi trafik kazası geçirdi. Kweuke'nin ikiz bebeklere hamile olan eşi kazada yaralanırken, bebekler ise yaşamını yitirdi. Kamerunlu futbolcunun eşinin hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi. Kaza haberini alan Kweuke'nin, Mehmet Cengiz Tesisleri'nde sabah saatlerinde yapılan antrenmana gitmeyerek kulüp yöneticileri ve teknik ekibi bilgilendirdiği belirtildi. Haberin duyulması üzerine Çaykur Rizespor'un antrenmanı iptal edilirken, Teknik Direktör Hikmet Karaman ile futbolcular, Kweuke'nin evine giderek başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Kweuke'nin vize sorunu nedeniyle ABD'ye gidemediği, Çaykur Rizespor Kulübü yöneticilerinin, futbolcunun eşi ve yakınlarının Türkiye'ye getirilmesi için girişimlerde bulunduğu kaydedildi.
Star

Beşiktaş Türkiye Kupası D Grubu'nda Darıca G.Birliği'ne konuk oldu. 6'da Atınç vurdu, üstten auta çıktı. 16'da Kerim Frei'nin serbest atışında top dışarı gitti. 17'de Cafer Can'ın kafa şutunda top savunmadan kornere çıktı. 19'da Muhammed vurdu, kaleci Gökhan'da kaldı.29'da Hayrullah'ın şutunda top üstten dışarı gitti. 33'te Ömer karşı karşıya pozisyonda vurdu, Gökhan kurtardı. 39'da Gökhan İnler uzaktan kaleyi yokladı, top dışarı gitti. 45+1'de Abuzer karşı karşıya vurdu, Tolga kurtardı. 53'te Beşiktaşlılar penaltı itirazında bulundu, hakem 'devam' dedi. 56'da Cafercan'ın şutunda top Tolga'da kaldı. 61'de rakiplerinden sıyrılan Kerim nefis bir şutla fileleri havalandırdı: 0-1. 63'te Cafercan'ın yaptığı ortada İhsan Uğur kafayla Tolga'yı avladı: 1-1. 74'te Kerim Frei'nin pasında Ömer yakın mesafeden topu dışarı attı. 84'te kullanılan serbest atışta Ömer müsait durumda ıskaladı. 86'da ceza alanına giren Kerim Frei topu ağlara yolladı: 1-2.
Star

FIBA Erkekler Şampiyonlar Ligi'ndeki diğer temsilcimiz Banvit dün akşam Bakken Bears karşısında adeta şov yaptı. Temsilcimizin 99-82 kazandığı maçta Can Maxim Mutaf 26 bayı, 4 asist ve 4 ribauntluk performansıyla sahanın yıldızı oldu. Oyuna etkili başlayan Banvit 3. dakikayı 14-4 önde geçti. Kitsing, Gesell ikilisi ile skorda denge kurmaya çalışan Bakken Bears karşısında hızlı hücumda Kulig, Hasan Emir Gökalp ile başarılı olan ev sahibi ekip ilk periyodu 29-23 önde tamamladı. 2. çeyreğe daha iyi giren Bakken Bears, Darboe ve Thomann'ın sayılarıyla 13. dakikada farkı 1 sayıya indirdi: (34-33). Banvit, Maxim Mutaf'ın 3 sayılık basketiyle 15. dakikayı 41-35 üstün geçti. Maxim Mutaf ve Vidmar ile bulduğu sayılarla farkı yeniden açan Banvit soyunma odasına 54-43 önde girdi. 3. periyoda Kitsing, Iversen, Thomman'ın sayılarıyla başlayan Danimarka ekibi, skoru 25. dakikada 62-51'e getirdi. Çeyreğin son 3 dakikasına 66-60 önde giren Banvit, Orelik'in pota altını iyi kullanmasıyla periyodu 71-63 üstün tamamladı. SON periyota Kulig ve Maxim Mutaf'ın basketleriyle başlayan Banvit, 32. dakikada farkı çift haneli sayılara getirdi: 79-66. Hızlı hücumda Maxim Mutaf ve Kulig ile etkili olan Bandırma ekibi, son 5 dakikayı 85-74 önde geçerek, üstünlüğünü korumayı başardı ve müsabakadan 99-82 galip ayrıldı.
Vatan



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme