31 Aralık 2016 Cumartesi

31.12.2016 Genel Gündem



31.12.2016

GÜNDEM

Balyoz Tazminatı Ayar Tutmuyor
Balyoz davasında 1 yıl 9 ay hapis yatan Kurmay Albay Erden Ülgen'in açtığı 1 milyon 682 bin TL'lik tazminat davasında, mahkeme Ülgen'e 675 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi. Bu dava kumpas mağduru askerlere ödenecek tazminatlar konusunda mahkemelerin verdiği orantısız kararları bir kez daha ortaya koydu. Kararlardan bazı örnekler şöyle: Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi, geçen hafta, aynı davadan 3 yıl 4 ay 8 gün hapis yatan Koramiral Kadir Sağdıç'a 117 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi. Balyoz davasında 40 ay hapis yatan emekli Tümgeneral Salim Erkal Bektaş, Hazine'ye açtığı davada rekor tazminat kazandı. Ankara 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi Bektaş'a 1 milyon 499 bin TL maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Ankara 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, emekli Korgeneral Engin Alan'a, haksız yere hapis yattığı 3 yıl 8 ay için 1 milyon 363 bin lira TL tazminat ödenmesine karar verildi. Emekli Albay Berna Dönmez'in 21 ay hapis cezasına karşılık Bakırköy 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 53 bin TL tazminat ödenmesine hükmedildi. Dönmez duruşma çıkışında "Çok ağır bir bedel ödedim. Ödenen bedelin karşılığı kesinlikle bu değil" dedi. Haksız yere 3 yıl 5 ay 13 gün hapis yatan Albay Yusuf Kelleli'ye ise Ankara 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nden 1 milyon 55 bin lira tazminat ödenmesi kararı çıktı. İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, emekli Tümgeneral Abdullah Dalay'a haksız yere yattığı 1027 gün için 48 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi. Yargıtay tazminatı fazla buldu Balyoz davasında 55 gün cezaevinde kalan Astsubay İmdat Solak'a ise Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 24 bin TL tazminat verilmesine hükmedildi. Solak kararı temyiz etti. Yargıtay verilen tazminatı fazla bularak kararı bozdu. Mahkeme bu kez Solak'a 10 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi.
Hürriyet

30 Aralık 2016 Cuma

30.12.2016 Genel Gündem



30.12.2016 Cuma
GÜNDEM

PKK Üzerine Tek Cümlem Dahi Yok 
Özgür Gündem gazetesine yönelik soruşturma kapsamında yaklaşık 4.5 ay tutuklu kalan yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci-yazar Necmiye Alpay ile Zana Bilir Kaya dün yapılan ilk duruşmada tahliye edildi. Erdoğan savunmasında, "Mafya romanı yazmış birinin mafya üyesi olması gerekmediğini herkes bilir. Kaldı ki benim PKK üzerine bir çalışmam, yazım, tek cümlem dahi yok" dedi. Alpay ise ifade özgürlüğüne destek olmak için yayın danışmanlığı görevini kabul ettiğini söyledi. 'Terör örgütü propagandası yaptığı' gerekçesiyle kapatılan Özgür Gündem gazetesine yönelik soruşturma kapsamında 4'ü tutuklu 9 kişinin yargılanmasına dün İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Duruşmaya 133 gündür tutuklu bulunan yazar Aslı Erdoğan, 121 gündür tutuklu olan dilbilimci- yazar Necmiye Alpay ve tutuksuz yargılanan sanık avukat Eren Keskin katıldı. Duruşmada Mahkeme Başkanı, Kanun Hükmünde Kararname ile savunmanın 3 avukatla sınırlandırıldığını belirtti. Mahkeme Başkanı ayrıca gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Zana Bilir Kaya ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya'nın araç ve görevli eksikliğinden duruşmaya getirilmediğini belirtti. İddianamenin okunmasının ardından yazar Aslı Erdoğan savunmasına başladı. Erdoğan özetle şunları söyledi: "Savunmamı hukuk varmış gibi ve hukuk adına yapacağım. Yasal bir gazetenin bütünüyle sembolik yani kağıt üzerinde hiçbir yetkisi bulunmayan Danışma Kurulu'nda adım geçtiği için tutuklandım. Künyesinde adım 5 yıldır yer almakta, 5 yıldır gazeteye açılan davaların hiçbiri, Basın Kanunu'na uygun biçimde Danışma Kurulu'na aksettirilmemişti. Danışman olduğum yıllar içinde benzer KCK davaları, soruşturmaları açıldı, ama ben hiçbirine, tanık olarak dahil edilmedim. 18 yıl önce Radikal gazetesinde başladığım yerli ve yabancı basın organlarında sürdürdüğüm köşe yazarlığım boyunca, tek bir yazıma dava ya da soruşturma, hatta hakaret davası dahi açılmadı. Buna iddianameye konan yazılar da dahildir. Hiçbir siyasi, adli davada yargılanmadım. İdam yerine ikame edilmiş ağırlaştırılmış müebbetle bu yüzyılda yargılanan ilk kadın edebiyatçı olarak tarihe geçtim. En vahimi 26 yılda 8 kitap, yüzlerce yazı yazmış, 30 kadar dile çevrilmiş bir edebiyatçının cımbızla seçilmiş 4-5 cümlesinin örgüt üyeliğine somut kanıtmış gibi sunulması, ki bu Voltaire'in 300 yıl önce formüle ettiği düşünce ve ifade özgürlüğünün çiğnenmesinden öte bir adımdır. Mafya romanı yazmış birinin mafya üyesi olması gerekmediğini herkes bilir. Kaldı ki benim böyle bir romanım da yok, PKK üzerine bir çalışmam, yazım, tek cümlem dahi yok. Örgüt üyeliğime somut delil olarak sunulan tek şey künyede adımın geçmesidir. Hürriyet gazetesinde Doğan Hızlan danışman olarak geçiyor. Ancak Hızlan gazetede çıkan yazılardan sorumlu değildir. Danışmanlar gazetenin yayın politikasını belirlemez. Sadece bazı konularda görüşü alınır. Ancak buna uyulur veya uyulmaz. Tahliyemi talep ediyorum."
Hürriyet

29 Aralık 2016 Perşembe

Peçenekler İstanbul Boğazı'nı Atla Geçerken

28.12.2016 Genel Gündem



28.12.2016

GÜNDEM

Kumpasa Niyet Fetö'ye Kısmet
15 Temmuz darbe girişimi akşamı Cumhurbaşkanlığı'na ait Huber Köşkü'nü korumakla görevli özel harekât polislerini götürmedikleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan eski helikopter pilotu 29 polisin yargılanmasına dün İstanbul 22'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Yargılamanın yapıldığı salon, FETÖ'nün 17 -25 Aralık 2013'teki operasyonları öncesinde inşa ettiği, FETÖ soruşturmalarının firari savcısı Fikret Seçen'in de yapımıyla bizzat ilgilendiği, Türkiye'nin en büyük duruşma salonuydu. Ergenekon ve Balyoz davalarının kilit ismi olan ve İstanbul Askeri Casusluk soruşturmasında usulsüz soruşturma yürüttüğü iddiasıyla 24 Kasım 2015'te görevden uzaklaştırılan, aynı gün de yurtdışına kaçan eski özel yetkili savcı Fikret Seçen'in, salonun inşaatıyla bizzat ilgilendiği, kürsüyü 2 kez yıktırıp yeniden yaptırdığı açıklanmıştı. Seçen, sütunları olan kürsüye üçüncüsünde 'Tamam' demişti. Darbecilerin yargılanmasına başlandığı büyük salonlar, Silivri Cezaevi Yerleşkesi'nde, Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarının yapıldığı salonun karşısında yer alıyor. Binada büyük salonun dışında, 2 ayrı küçük duruşma salonu daha bulunuyor. 2013 rakamlarıyla 23 milyon TL harcanan ve 14 ay süren inşaat, 17 - 25 Aralık 2013 operasyonlarından 6 ay önce tamamlandı. Salon inşaatı sürerken, Balyoz davasında 21 Eylül 2012'de mahkûmiyet kararı verildi. İnşaatın tamamlandığı Mayıs 2013'te, Ergenekon davasında son savunmalar yapılıyordu. 5 Ağustos'ta Ergenekon davasında karar açıklandığında, salon tamamlanmış durumdaydı. Salonda, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın sanık yapılmaya çalışıldığı KCK davası ve DHKP-C terör örgütü davası görüldü. Silivri Cezaevi Kampusu'nun karşısındaki 17 dönüm tarla üzerine inşa edilen bina, 3'ü bodrum katı olmak üzere 5 katlı. 1500 metrekarelik salon, 976 kişi alabiliyor. Ayrıca 345'er kişilik, 635'er metrekare büyüklüğünde 2 ayrı duruşma salonu daha bulunuyor. Büyük salonda 330 sanık, 400 avukat, 216 izleyici, 30 da basın ve milletvekili sandalyesi var. Binada salonların haricinde, bodrum katında nezarethane, baro odaları, kafeterya, basın odası, hâkim ve savcı odaları, mahkeme kalemleri, hâkim ve savcılar için yemekhane ile kafeterya yapıldı. En büyük duruşma salonuna sanıklar binanın bodrum katından merdivenlerle duruşma salonunun ortasındaki 'çıkış tüneli' gibi zeminden giriş yapıyor. Mahkeme heyeti ile Cumhuriyet savcısı ayrı kapıdan, izleyiciler ile basın ise ayrı kapılardan salona alınıyor.
Hürriyet

27 Aralık 2016 Salı

27.12.2016 Genel Gündem



27.12.2016

GÜNDEM

Sınavdaki Yanlışları Bile S. İle Aynı
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'a suikast düzenleyen polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş'ın bağlantılarının tespiti için sürdürülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Altıntaş'ın polis arkadaşı S.B. ile aynı yıl Polis Meslek Yüksek Okulu sınavına girdikleri, birbirine yakın soruları doğru yanıtlayıp sınavı kazandıkları anlaşıldı. Sınavda Altıntaş'ın 82, S.B.'nin de 83 soruya doğru cevap verdiği belirtildi. İkilinin sınav sorularında yanlışlarının bile aynı şık olması dikkat çekti. Savcılık kaynakları, S.B.'nin örgütsel bağlantılarının Altıntaş'tan daha güçlü olduğunu öne sürdü. Altıntaş'ın ablası Seher Ö., Hürriyet'e yaptığı açıklamada S.B. için "Geziyorduk, parka gidiyorduk, yemeğe gidiyorduk ama hep S. ile birlikte" demişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca sürdürülen soruşturmada, Altıntaş'ın HTS kayıtlarından telefonla en çok görüşüp irtibat kurduğu isimler tek tek tespit edildi. Buna göre, en yoğun telefon trafiğinin Şanlıurfa'daki FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan bir komiserle olduğu belirlendi. Bu arada Altıntaş'ın HTS kayıtlarından tespit edilerek Kırıkkale'de gözaltına alınan sevgilisinin ifadesine ilişkin de bazı detaylar açığa çıktı. Altıntaş'ın kız arkadaşının ifadesinde, "Örgütsel bağlantılarına ilişkin bir bilgim yok. Zaten çok konuşmazdı. Genellikle içine kapanık yaşardı. Zaten ben de kendisinden pek hoşlanmadım" dediği iddia edildi. Soruşturma kapsamında suikastçının ev arkadaşı avukatı S.Ö.'nün temmuz ve eylül aylarında PGS Hukuk Bürosu'nda stajyer avukat olarak çalıştığı öğrenildi. Büronun kurucusu Avukat Abdullah Polat, dünkü yazılı açıklamasında S.Ö.'nün büroyla herhangi bir bağlantısı olmadığını belirterek, özetle şöyle dedi: "PGS Hukuk Bürosu'nun tek sahibi şahsımdır. Ofisimizle ilgisi bulunmayan bir şahıs dolayısıyla hukuk büromuzun isminin lekelenmesinin tarafımızı ziyadesiyle üzdüğünü belirtmek isteriz. Emniyet yetkilileri bizzat büromuza gelerek gerekli tutanakları tutmuş ve yanlış bir anlaşılmadan dolayı mührü kaldırarak tarafımızdan özür dilemişlerdir. FETÖ/PDY terör örgütünün yapmak istediği ve oluşturmaya çalıştırdığı algı komik denecek kadar pespayedir. Yalan ve iftira dolu haberlerle ilgili gerekli yasal yollara başvurulacaktır."
Hürriyet

26 Aralık 2016 Pazartesi

26.12.2016 Genel Gündem



26.12.2016

GÜNDEM

Pkk'ya: Martta Görecek
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu incelemelerde bulunduğu Bitlis'te esnaf ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle kahvaltıda bir araya gelirken önemli terörle mücadele mesajları verdi. PKK'yı, ülkeye yaptıklarını, devletin de onlara yaptıklarını herkesin gördüğünü anlatan Soylu, şunları söyledi: "Biz şu anda PKK ile yapmış olduğumuz mücadelenin sadece bir safhasındayız. Martın, nisanın başından itibaren, Kandil, Sincar orada duruyor. Bu ülkeyle bir daha ama bir daha oyun oynama kabiliyeti olmayacağını onlara önümüzdeki baharda öyle bir göstereceğiz ki Bunu rahatlıkla yapabileceğimizin kabiliyetini ortaya koyuyoruz. Bu sadece güvenlik güçlerinin sürdüreceği bir mücadele değildir. Topyekün bir mücadeledir. FETÖ, DEAŞ, PKK, DHKP-C, KCK bunların hepsi aynı yerden kurgulanmış ve bu cennet vatanın berhava edilmesi için ortaya konulmuş sürecin adıdır. FETÖ konusunda daha işin yüzeyindeyiz. Daha derine kulaç attığımız, FETÖ'nün memleketimizdeki tahribatlarını ortadan kaldırmaya yönelik adımların henüz başlangıcındayız. Türkiye'ye sinsi şekilde yapıştırılmış ve onun üzerinden Türkiye'nin yönetilmesi için çaba harcanmış bir örgütün sadece 17-25 Aralık sonrasında attığımız adımlarla tasfiye edilmesini beklemek yanıltıcı olur. Bu devletin her bir ferdini FETÖ'nün kıskacından kurtarabilmek ve bunların ortaya koyduğu bu sert iklimden arındırabilmek en temel görevlerimizden biridir. Türkiye merkezli, etrafındaki coğrafyayı ve dünyayı bir şekilde etkilemeye çalışan bir anlayışla karşı karşıya kaldığımızı belirtmek isterim. Her türlü hile, alçaklık ve oyunların sergilendiği bir tablo."
Hürriyet

25 Aralık 2016 Pazar

25.12.2016 Genel Gündem



25.12.2016

GÜNDEM

El Bab'a Bombardıman
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), karargâh ve cephanelik olarak kullanılan eski büyük şehir hastanesinin bulunduğu Akil Tepesi'ne yapılan operasyon sırasında bombalı araçların patlatılması sonucu 16 askerin şehit olmasından sonra, El Bab'da DEAŞ'ın bulunduğu alanlarda karadan ve havadan 'Süpürge Harekâtı' başlattı. TSK'nın yoğun bombardımanı aralıksız devam ediyor. TSK'dan dün yapılan bilgilendirmeye göre, Fırtına obüsleri ve havan atışlarıyla 141 DEAŞ hedefi vuruldu. Karadan yapılan bu atışlarda 38 DEAŞ teröristi etkisiz hale getirilirken, 1 silahlı araç ile 1 bomba tuzaklı drone imha edildi. Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçakları da El Bab'da DEAŞ'lı teröristlerin toplandığı istihbaratı alınan 6 binayı bombalayarak yerle bir etti. Binalarda bulunan 30 terörist öldürüldü. Hava operasyonlarında ayrıca 3 karargâh binası ile 3 bombalı araç garajı imha edildi. Çatışmalarda 2 muhalif yaşımını yitirdi, 1 muhalif yaralandı. Türk güvenlik birimleri, yerel istihbarat kaynakları ve telsiz konuşmalarından El Bab'daki yoğun taarruzlar karşısında aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu ağır kayıplar vermeye başlayan DEAŞ'ın Rakka ve Musul'dan takviye talep ettiğini tespit etti. DEAŞ'ın Musul ve Rakka'dan gelecek güçlerle El Bab'da cepheyi daha da genişletme hesabı yaptığı değerlendiriliyor. Askeri kaynakların verdiği bilgiye göre, çok şiddetli çarpışmalar sonucu El Bab merkezine girişteki bazı noktalar ile kuzey ve batıdaki dış mahalleler ele geçirildi. DEAŞ'ın bölgeden tamamen temizlenmesi için harekâtın doğu-batı ve kuzey-güney istikametinde kararlılıkla devam ettiği bildirildi. Askeri kaynaklar, El Bab'ın alınmasıyla hem Türkiye'nin sınır güvenliği için güvenli bölgenin oluşturulmuş olacağını, hem de terör örgütü PYD / PKK'nın Afrin ile Menbiç'i birleştirerek 'Kürt kuşağı' planının ortadan kaldırılacağına dikkat çektiler. Aynı kaynaklar, El Bab'ın alınmaması durumunda rejim güçlerince ele geçirilme ihtimali olduğunu da belirterek, bu durumda Bab'ın kuzeyinde Türkiye'nin istediği güvenli bölgenin gerçekleşmeme riski bulunduğunu söylediler. El- Bab'da görev yaparken vefat eden Uzman Çavuş Ramazan Karaca'nın cenazesi de dün Kırşehir'in Mucur ilçesinde toprağa verildi. Osmaniye Garnizon Komutanlığı'nda görevliyken yaklaşık bir ay önce geçici görevle, Suriye'de devam eden harekâta katılan Uzman Çavuş Karaca'nın, vefat ettiği Osmaniye'de yaşayan eşi Gülnaz Tan Karaca ve annesi Sevim Karaca'ya bildirildi. Umut adında bir oğlu bulunan Uzman Çavuş Ramazan Karaca'nın cenazesi babasının da yattığı Yenice Mezarlığı'na defnedildi.
Hürriyet

24 Aralık 2016 Cumartesi

24.12.2016 Genel Gündem



24.12.2016

GÜNDEM

O El Bab'ı Alınan
Şehit Uzman Çavuş Burak Boz (27), memleketi Konya'nın Ereğli ilçesinde yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Şehit Boz'un kardeşi Melike Boz, ağabeyinin askeri üniformasını giyerek, cenazeyi karşıladı. Törene katılan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, anne Gülhan Boz'a başsağlığı diledi. Gülhan Boz, Bakan Elvan'a, ''Oğlumun kanı yerde kalmasın. El Bab için gitti. O El Bab'ı alın'' dedi. Bakan Elvan da, gereken ne ise yapılacağını söyledi. Bordo Bereli Binbaşı Bülent Albayrak dün Bursa'nın Orhangazi ilçesinde 30 bin kişinin katıldığı törenle uğurlandı. Albayrak'ın cenazesi, Gölcük depreminde yaşamını yitiren annesinin yanına defnedildi. Eşi Şerife ile 9 yaşındaki kızı Elif Naz yakınlarının desteği ile ayakta durabildi. Şehit Tankçı Astsubay Kıdemli Çavuş Ökkeş Karaca (25), Kahramanmaraş'ta son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin üniformasını giyen kardeşi Ramazan ve yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta kapanıp ağıt yaktı. Törene binlerce kişi katıldı. AKUT gönüllüsü şehit Uzman Çavuş Akın Acar'ın cenazesi Tekirdağ Çorlu'da toprağa verildi. Törene AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Saydun Gökşin ile 35 kişilik heyet de katıldı. Hanife Acar, tabutun yanındaki komutana "Oğlumun tabutundaki bu Türk bayrağını istiyorum. Atatürk ve Türk bayrağı köşesi vardı. O çok severdi bayrağını ve Atatürk'ü" dedi. Şehit Uzman Çavuş Hasan Kavuz (25) dün Samsun'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Şehit Uzman Çavuş Ali Yılmaz için Antalya Kepez'de tören düzenlendi. Şehit annesi Aynur Aygün, "Şerefli bir evlat verdim. Başımız dik, gururluyuz. O benim kalbimde. Ben sana bu rütbeyi sağlayamazdım. Kardeşlerine hakkını helal et" dedi. Şehidin nişanlısı Emine Zengin, şehidin tabutu başındaki fotoğrafına sarılarak ağıt yaktı. Şehit annesi Aynur Aygün, oğlunu asker selamıyla uğurladı. Şehit Yılmaz, Emine Zengin'le 19 Mayıs 2017 için nikâh tarihi almıştı. Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Ömercan Yekebağcı (27), memleketi Kars'ın Susuz ilçesinde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Şehit annesi Fikriye Yekebağcı, "Sen ölmedin. Ben ağlamayacağım. Başım dik duracak ve kimseyi sevindirmeyeceğim" dedi. Topçu Astsubay Kıdemli Çavuş Önder Pınar, Elazığ'da uğurlandı. Şehidin tabutun üzerindeki bordo beresini alan baba Zülfikar Pınar, bunu şehidin ağabeyi Ömer Pınar'a verdi. Şehit Uzman Çavuş Ferhat Demir'in cenazesi memleketi Bursa'da son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin annesi Fadime ve babası Bahri Demir, çocuklarının mavi beresini takarken, şehidin 3 ay önce evlendiği eşi Fatma askeri törenlerde takılan şapkayı taktı. Şehit Piyade Astsubay Göktan Özüpek'in (23) cenazesi, Kırklareli'de yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. Şehit Özüpek'in annesi Sevim Özüpek, 1.5 ay önce evlendiği hemşire eşi Merve, ablası Emine Akkervan tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Hürriyet

23 Aralık 2016 Cuma

23.12.2016 Genel Gündem



23.12.2016

GÜNDEM

Siste alçaklık
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) devam eden Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında El Bab'da 3 gün içinde 16 Mehmetçik şehit oldu. Salı ve çarşamba günü 14 asker şehit olurken dün de 2 asker şehit düştü. El Bab'da 14 şehidin verildiği salı ve çarşamba günkü çatışmaların perde arkası biraz olsun aralandı. Askeri kulislerden sızan bilgilere göre, El Bab civarı ile dış mahallelerinde operasyonu yürüten Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler) ile komando timleri, kentin batı kesiminde Şeyh Akil Tepesi'nde terör örgütü DEAŞ'ın karargâh ve cephanelik olarak kullandığı eski şehir hastanesine girme planını salıyı çarşambaya bağlayan gece devreye soktu. Bu karargâh, DEAŞ'ın El Bab'daki en büyük yığınağı olduğu için hastanenin ele geçirilmesi durumunda, terör örgütünde ciddi bir kırılma yaşanacağı değerlendirildi. Timler gece Şeyh Akil Tepesi'ne sızarak bir kesimini kontrol altına aldı. Ancak çarşamba sabahı günün aydınlanmasıyla birlikte tepenin çevresinde DEAŞ mevzilerinden yoğun havan, uçaksavar ve ağır makineli tüfek atışı başladı. Türk savaş uçaklarının DEAŞ mevzilerine yoğun bombardımanına rağmen atılan havan mermilerinden 4 asker şehit düştü. Tepe ve eteklerinde çatışmalar devam ederken öğlen yoğun sis ve kar bastırdı. 10 metreye kadar düşen görüş mesafesi nedeniyle yön belirlemede de sıkıntılar oldu. Bu nedenle kimi zaman DEAŞ mevzilerinde teröristlerle göğüs göğüse çarpışmalar yaşandı. Hava durumu değişikliğini fırsat bilen DEAŞ'lı teröristler, bombalı araçla Özel Kuvvetler'in olduğu bölgeye sızdı. Bombalı aracın patlatılması sonucu 5 Özel Kuvvet mensubu şehit düştü. Şeyh Akil Tepesi'ndeki timlere destek için geçen hafta terör örgütü PKK'nın hedefi olan Kayseri Komando Tugayı'na bağlı timler harekete geçti. Komando timleri, bölgeye takviyeye giderken DEAŞ yine sisi fırsat bilerek iki yerde daha bombalı araç patlattı. Bu saldırılarda da 5 asker şehit düştü. TSK'nın Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 121. gününe ilişkin yaptığı bilgilendirmeye göre, dün de 2 asker şehit düştü.
Hürriyet
  

22 Aralık 2016 Perşembe

22.12.2016 Genel Gündem



22.12.2016
GÜNDEM

Fırat Kalkanı'nda 14 Asker Şehit Oldu 
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sürdürülen Fırat Kalkanı harekâtının 120. gününde, El Bab bölgesinin ele geçirilmesine yönelik operasyonda çatışmalar şiddetlendi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan dün yapılan açıklamada, harekâtın gelişmelerine ilişkin bilgi verildi. Buna göre; muhalif unsurlardan oluşan özel görev kuvvet grupları tarafından, havadan ve karadan sağlanan yoğun ateş desteği ile El Bab'ın ele geçirilmesine yönelik operasyonda, Bab-Halep yolunda tam kontrol sağlandı. Bölgedeki topçu birlikleri ve diğer ateş destek vasıtaları ile El Bab bölgesinde tespit edilen DAEŞ terör örgütüne ait hedefler yoğun olarak ateş altına alınmaya devam edildi. 3 adet ZSU-23 silah monteli pikap aracı, 2 adet DOÇKA monteli pikap aracı, 3 adet ağır makinalı tüfek monteli pikap aracı ateş altına alınarak imha edildi. Meydana gelen çatışmalar sonucunda 138 DAEŞ teröristi etkisiz hale getirildi. Çok sayıda teröristin yaralı olduğu ve bulundukları alanlardan tahliyelerinin, yoğun ateş altında olmaları nedeniyle gerçekleştirilemediği de telsiz konuşmalarından tespit edildi. Dün sabah saatlerinde, şehir merkezinde DAEŞ'in silah deposu haline getirdiği bölgede yoğun çatışmalar yaşandı. 4 Türk askeri şehit düştü. 15 Türk askeri de yaralandı. Öğleden sonra ise 3 ayrı bölgede bombalı araçlarla yapılan intihar saldırıları sonucunda 10 Türk askeri şehit oldu. İlk tespitlere göre ise 6'sı ağır olmak üzere 18 asker yaralandı. Yaralılar, bölgedeki hastanelerde tedavi altına alındı. Böylece dün El Bab'ta 14 asker şehit oldu, 33 asker de yaralandı. Harekât kapsamında toplam şehit sayısı ise 35'e yükseldi. Şehit askerlerden 23 yaşındaki Uzman Çavuş Akın Acar, 29 yaşındaki Uzman Çavuş Oktay Durak ve 24 yaşındaki Topçu Astsubay Kıdemli Çavuş Önder Pınar'ın ailesine acı haber verildi.
Milliyet

21 Aralık 2016 Çarşamba

21.12.2016 Genel Gündem



21.12.2016 Çarşamba
GÜNDEM

Putin'le Anlayış Birliği İçindeyiz 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Büyükelçi Andrey Karlov'un öldürülmesi nedeniyle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i telefonla arayıp başsağlığı dilediğini belirterek "Suriye başta olmak üzere Rusya ile giderek genişleyen işbirliği alanlarımızın bu saldırıdan etkilenmeyeceği konusunda Sayın Putin ile anlayış birliği içindeyiz" dedi. Erdoğan, Avrasya Tüneli açılışında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: "Gerçekten bir diplomat olarak takdir ettiğim bir arkadaştı. Bir hafta önce Tataristan Cumhurbaşkanı'nı yanıma getirmişti. Birlikteydiler. Birlikte bazı değerlendirmeler yapmıştık. Sıcak, sempatik bir insandı. Uğradığı suikast gerçekten üzüntü vericiydi. Şahsım, milletim adına şiddetle lanetliyorum. Devlet Başkanı Sayın Putin'in şahsında tüm dost Rus halkına ve müteveffa Karlov'un ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Olayın hemen ardından Sayın Putin'i arayarak olaydan duyduğumuz derin elemi kendisine bizzat ilettim. Kendisiyle bu kalleş saldırının Türk-Rus ilişkilerine yönelik açık bir provokasyon olduğu konusunda hemfikiriz. Güvenlik güçlerimiz ve yargımız olayı tüm yönleriyle araştıracak ve gerçekleri ortaya çıkaracaktır. Rusya ile ortak bir soruşturma komisyonu kurarak şu anda çalışmalara başladık ve heyetimiz çalışıyor. (Vatandaşların 'idam' sloganları üzerine) Haklısınız. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu konuda sizin dediğiniz doğrudur. Millet ne istiyorsa odur, gerisi teferruattır. Suriye başta olmak üzere Rusya ile giderek genişleyen işbirliği alanlarımızın bu saldırıdan etkilenmeyeceği konusunda sayın Putin ile anlayış birliği içindeyiz. Rusya ile ilişkilerimizin bozulmasına, zedelenmesine asla izin vermeyeceğiz. Terör saldırılarında büyük kayıplar vermiş bir ülke olarak topraklarımız içinde böyle elim bir hadisenin meydana gelmiş olması bizi en az kendi vatandaşlarımıza ve güvenlik güçlerimize yönelik saldırılar kadar üzmüştür. Terörün bizi kendi gündemine hapsetmesine izin vermedik, vermeyeceğiz. Onun için bu eserin açılışının yapılmasını ertelemeyeceğiz dedik. Bunun teröre karşı en doğru ve en etkili tutum olduğuna inanıyoruz. Terör örgütleri üzerinden bizim ayağımıza pranga vurmaya çalışanlara mesajım şudur: 'Türkiye hem terörle mücadele edebilecek hem de taviz vermeden hedeflerine yürüyebilecek imkâna ve kararlılığa sahiptir. Ölümler elbette canımızı yakıyor. Eskiden dağda eylem yapan teröristler şimdi şehirlere indi. Hatta Rusya Büyükelçisi'nde olduğu gibi misafirlerimizi de hedef almaya başladılar. FETO ihanet çetesinin darbe girişiminde de sokaklardaki, meydanlardaki insanlarımız hedef alınmıştı. DEAŞ ve PKK terör örgütleri de güya belli hedeflere yönelik görünen ama aslında 80 milyon vatandaşımızın tamamının hayatına kasteden eylemler yapıyor.
Hürriyet
 

20 Aralık 2016 Salı

20.12.2016 Genel Gündem

20.12.2016

GÜNDEM

Ankara'da Elçiye Suikast
Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, büyükelçiliği ile Çankaya Belediyesi'nin işbirliğiyle düzenlenen "Gezgin Gözüyle Kaliningrad'dan Kamçatka'ya Rusya" konulu fotoğraf sergisinin açılışına katılmak için Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne geldi. Saat 18.30'da açılışı yapılan sergide Büyükelçi Karlov, konuşma yapmak için kürsüye çıktı. Saat 18.56'da arkasında duran siyah takım elbiseli, kravatlı bir kişi önce havaya ateş açtı, ardından Büyükelçi'yi hedef alarak arkadan 4 el ateş açtı. Ensesine ve sırtına 4 kurşun isabet eden Karlov, kanlar içinde sırtüstü yere yığıldı. Saldırgan yerde yatan büyükelçiye 2 el daha ateş açtığı öğrenildi. Sergideki davetliler etrafa kaçışarak kendilerini yerlere attı. Elinde silahla Altıntaş, önce Arapça El Kaide'nin Suriye kolu Nusra Cephesi'nin sloganı "Biz cihada biat edenleriz" diye bağırdı. "Allah'u ekber" diyen Altıntaş ardından Türkçe, "Halep'i unutmayın, Suriye'yi unutmayın. Beldelerimiz güvende olmadıkça sizler güvenliği tadamayacaksınız. Beni buradan ancak ölüm alır. Bu zulümde payı olan kim varsa hepsi tek tek hesabını verecek" diye bağırdı. Saldırgan bu sırada sergideki sivilleri dışarıya çıkarttı ve büyükelçinin başında beklemeye devam etti. Saldırgan, olayın ardından Karlov'a müdahale edilmesine izin vermedi. Büyükelçi'nin içeride ağır yaralı olduğu haberlerinin gelmesi üzerine özel harekât ekibi, keskin nişancılarla gelerek operasyon başlattı. Özel harekât ekibi, saldırgana silahını bırakıp teslim olmasını istedi. Saldırganın, "Ben buradan ölmeden teslim olmayacağım" diyerek ateş açmaya başladığı öğrenildi. Yaklaşık 15-20 dakika süren çatışmanın ardından suikatçı Altıntaş, Büyükelçi'nin yanında öldürüldü. Büyükelçi Karlov'a ilk müdahale olay yerinde yapıldı, kalp masajı ile hayata döndürülmeye çalışıldı. Ancak bilinci kapalı halde yakındaki Güven Hastenesi'ne götürüldü. Karlov'un olay yerinde hayatını kaybettiği açıklandı. Saldırganın polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş olduğu belirlendi. 24 Haziran 1994 Aydın Söke doğumlu, Manisa Şehzadeler nüfusuna kayıtlı Altıntaş'ın Söke Cumhuriyet Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan sonra, 2012'de İzmir Rüştü Ünsal Polis Okulu'na girdiği, mezun olduktan sonra ise çevik kuvvet polisi olarak göreve başladığı öğrenildi. Altıntaş'ın 2.5 yıldır Ankara Emniyet Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görev yaptığı belirlendi. Suikastçının rapor alarak işe gitmediği, saldırının meydana geldiği Çağdaş Sanatlar Merkezi'nin hemen arka bitişiğinde bulunan bir otele yerleştiği, otel odasında suikast planı yaptığı değerlendiriliyor. Altıntaş'ın, akşam saatlerinde kaldığı otelde traş olup, takım elbise giyip kravat taktıktan sonra yaya olarak Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne geçtiği öğrenildi. Altıntaş'ın, Çağdaş Sanatlar Merkezi'ne polis kimliğini göstererek girdiği, saldırıda da beylik tabancasını kullandığı ortaya çıktı. Altıntaş'ın FETÖ ile bağlantısı araştırılıyor. Altıntaş'ın Polis Meslek Okulu'ndaki arkadaşları ile mesai arkadaşlarının da bilgilerine başvuruldu.
Hürriyet

19 Aralık 2016 Pazartesi

19.12.2016 Genel Gündem

19.12.2016

GÜNDEM

Bomba Hattı
Kayseri'de önceki gün çarşı iznine çıkan komandoları taşıyan halk otobüsünün hedef alındığı terör saldırısıyla ilgili soruşturma derinleştirildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 15 kişi arasında halk otobüsünü kullanan şoförün de olduğu öğrenildi. Patlamada yaralanan ve şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan sürücü, tedavi için tekrar hastaneye gönderildi. Şoförün olayla ilgili bağlantıları araştırılırken, cep telefonuna ait görüşmeleri gösteren HTS kayıtları da çıkarıldı. HDP mitinglerine katıldığı iddia edilen şoförün saldırıyı yapan teröristle bağlantılı olup olmadığı araştırılıyor. Saldırıda kullanılan araçla ilgili detaylara ulaşıldı. Kapalı kasa beyaz renkli hafif ticari araç saldırıdan 2 gün önce Şanlıurfa'dan çalındı. Diyarbakır Lice kırsalına götürülen araca burada bomba yüklendi ve düzenek oluşturuldu. Saldırı talimatını terör örgütü PKK'nın uzantısı TAK'ın Lice kırsal sorumluları verdi. Azad Sisar kod isimli E.G. ve Hoca kod isimli S.Ç.'nin saldırıyı organize ettiği bildirildi. Patlayıcı yüklenen araç Malatya üzerinden Kayseri'ye geldi. Bomba yüklü araç, saat 00.30'da Kayseri'ye giriş yaptı. Pınarpaşı ilçesinde bir akaryakıt istasyonunda benzin alırken görüntülerine ulaşılan araç, daha sonra patlamanın yaşandığı bölgeye geldi. Terörist, sabaha kadar bu bölgede araç içerisinde bekledikten sonra sabah 08.00'de Komando Tugayı'nın girişine gitti. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının aldığı görgü tanıkları ifadelerine göre, tugayın girişinde bekleyen araç nöbetçi askerler tarafından fark edildi. Nöbetçi askerler, teröriste neden beklediğini sordu. Teröristin de "Burada bir akrabam askerlik yapıyor. Servisler kaçta çıkıyor, akrabamı alacağım" dediği öğrenildi. Teröristin üstündeki kıyafette Komando Tugayı'nın krokisi ile bölgedeki hassas noktaları gösteren çizimlerin çıktığı da öğrenildi. Örgüt içinde 'Çektar' ve 'Botan' kod adlarını kullandığı belirlenen teröristin üzerinden Mehmet Oluk adına düzenlenmiş sahte kimlik ve sürücü belgesi çıktı. Teröristin gerçek kimliğinin belirlenmesi için DNA eşleşmeleri yapılıyor. Yapılan incelemelerde teröristin Suriye'den Türkiye'ye giriş yaptığı da belirlendi. Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD'nin kontrolündeki Kobani bölgesinde bomba ve silah eğitimi aldığı belirlenen teröristin, Kobani'den yasadışı yollardan Suruç ilçesi kırsal bölgesinden Türkiye'ye giriş yaptığı da kaydedildi. Yakın zamanda Türkiye'ye giriş yaptığı değerlendirilen teröristin Diyarbakır'ın Lice ilçesi kırsalına gittiği, oradan bomba yüklü aracı aldıktan sonra da Kayseri'ye geldiği belirtildi. Araçta ve olay yerinde yapılan kriminal incelemede, saldırıda TNT, RDX patlayıcı ile mazot karışımı 200 kilo patlayıcı kullandığı belirlendi.
Hürriyet

18 Aralık 2016 Pazar

18.12.2016 Genel Gündem



18.12.2016 Pazar
GÜNDEM

Çarşı Yolunda Komandolara Hain Pusu 
Kayseri'de çarşı iznine çıkan silahsız ve sivil komandoları taşıyan halk otobüsüne dün bombalı araçla saldırı düzenlendi. Terörist, otobüsü 5 kilometre boyunca takip etti. Hastaneye gidecek olan iki askeri bırakmak için otobüs durağa yaklaştığı anda, terörist araçla otobüse çarpıp bombayı patlattı. Saldırıda 14 asker şehit oldu, 55 asker yaralandı. Saldırı şekli ve patlayıcı düzeneğinin Beşiktaş'taki saldırı ile benzerliği eylemin PKK tarafından yapıldığı iddiasını güçlendirdi. Kayseri 1'inci Komando Tugayı'ndan çarşı iznine çıkan komando er ve erbaşları almak için dün 2 halk otobüsü kışlaya gitti. Otobüsler saat 08.30'da komando tugayından çıktı. Talas ilçesi Zincidere mahallesinden kent merkezine giden ve içinde silahsız ve sivil kıyafetli askerlerin bulunduğu otobüs, iki hasta askeri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ne bırakmak için kampus girişinin 20 metre ilerisindeki otobüs durağına doğru yöneldi. Tam bu sırada Kırıkkale (71) plakalı bir hafif ticari araç, durağa yaklaşınca yavaşlayan otobüse sol taraftan çarparak korkunç bir gürültüyle patladı. Patlamanın etkisiyle hurda yığınına dönen bombalı araç 15 metre ileriye fırlarken, parçalara ayrılan teröristin cesedi de saldırı noktasından 30 metre ileriye düştü. Patlamada belden yukarısı parçalanan teröristin saçlarının uzun olması nedeniyle önce kadın olduğu sanıldı, ancak otopside erkek olduğu ortaya çıktı. Korkunç patlamada 14 asker şehit oldu, 55 asker yaralandı. Yaralılar yakındaki Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi ile çevredeki diğer hastanelere kaldırıldı. Otobüste sıkışan iki yaralı da itfaiyenin yardımıyla çıkarıldı. İncelemelerde; saldırıda kullanılan bomba yüklü aracın, komandoları taşıyan otobüsü yaklaşık 5 kilometre takip ettiği, otobüsün durağa yanaşmak için yavaşladığı anda saldırının yapıldığı anlaşıldı. Otobüste bulunan askerlerden bazılarının da saldırıda kullanılan aracın kendilerini takip ettiğini fark ettiği ve kendi aralarında, "Bu araç bizi takip ediyor, tugaydan çıktığımızdan beri arkamızda" diye konuştukları kaydedildi. Teröristlerin saldırı öncesi bölgede keşif yaptıkları, gözcü kullandıkları, askerlerin tugaydan çıkış saatlerini ve otobüsle gittiklerini bildikleri tahmin ediliyor. Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, yaptığı açıklamada, "Maalesef şehit ve yaralılarımız var. Bomba yüklü bir aracı hainler, halk otobüsünün geçişi sırasında patlattılar. Halk otobüsünde sivil vatandaşlarımız ve askerlerimiz vardı. Herkesi sağduyuya davet ediyorum. Olayla ilgili yayın yasağı vardır. Herkesin buna uymasını bekliyoruz. Avrupa'da bir olay olduğu zaman buna uyuluyor, görüntü kirliliği olmuyor. Biz de buna uyalım" dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ise şu açıklamayı yaptı: "Alçakça ve kalleşçe düzenlenen bu saldırıyı şiddetle lanetliyor, saldırıda hayatını kaybeden kahraman silah arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz." Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca Başsavcıvekili Mustafa Arslantürk nezaretinde 8 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 7 kişinin gözaltına alındığını 5 kişinin de arandığını söyledi. Soruşturmayı yürüten Başsavcıvekili Arslantürk ise akşam yaptığı açıklamada 8 kişinin daha gözaltına alındığını belirtti. RTÜK, Başbakanlık tarafından saldırıya ilişkin geçici yayın yasağı getirildiğini duyurdu. Teröristin PKK'lı olduğu, üzerinden sahte kimlik çıktığı ve gerçek kimliğinin belirlendiği kaydedildi. Terör örgütü PKK'da 'Çektar' ve 'Botan' kod adlarını kullanan teröristin bağlantıları ortaya çıkarılıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kayseri'deki bombalı saldırı nedeniyle yaptığı açıklamada, terör örgütlerine karşı milletle birlikte kararlılıkla mücadeleye devam edileceğini belirterek, "Gün kavga etme değil hep birlikte Türkiye olma günüdür" dedi. Erdoğan, açıklamasında özetle şunları kaydetti: "Geçtiğimiz cumartesi gecesi İstanbul Beşiktaş'ta yaşanan hadise neticesinde halen yüreklerimiz yanarken, Kayseri'de yapılan bu bombalı saldırı acımızı daha da artırmıştır. Türkiye, terör örgütlerinin ortak saldırısı altındadır. Özellikle bölücü terör örgütü, tüm imkânlarını kullanmaktadır. Eylemlerin biçimi ve hedefleri, bölücü terör örgütünün asıl gayesinin Türkiye'nin önünü kesmek, ayağına çelme takmak, gücünü ve enerjisini başka yönlere yoğunlaştırmak olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır." CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, teröristlerin amaçlarına ulaşmak için toplumda yılgınlık, karışıklık yaratmak, toplumu birbirine düşman etmek istediklerini belirterek, "Bu oyuna hiç kimse gelmemeli. Terörün ekmeğine hiç kimse yağ sürmemeli. Hepimiz dik, onurlu, vakur bir davranış sergilemek zorundayız" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kayseri'deki canlı bomba saldırısının ardından yaptığı açıklamada, millet olarak kenetlenme ve kucaklaşma zamanı olduğunu dile getirdi. Bahçeli, "Teröre destek veren, terörün büyümesi ve kök salması için açık veya gizli mücadele yürüten siyasetçisinden sanatçısına kadar kim olursa olsun yakasından tutmak, hak ettikleri cezayı kesmek devletin tarihi görevidir" dedi. Öte yandan patlamadan hemen sonra çevrede toplanan bir grup, 'Kahrolsun PKK', 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez' sloganları eşliğinde tekbir getirdi. Valilikte düzenlenen güvenlik zirvesi sırasında Cumhuriyet Meydanı'na gelen ellerinde Türk bayrakları bulunan bir grup genç, 'Kana kan, intikam, intikam', 'İdam isteriz' sloganları attı. Sayıları 1000'e ulaştığı kalabalık, HDP Kayseri il binasına yürüdü. Cumhuriyet Mahallesi'ndeki binaya girmek isteyen gruba polis müdahale etti. Grup daha sonra binayı taşladı. İtfaiye aracının merdivenine zorla çıkan kişiler, parti tabelasını söküp indirdi. Camları kıran grup, HDP binasına Türk bayrağı ve MHP bayrağı astı. Aşağıya atılan eşyalar, yerde bulunanlar tarafından ateşe verildi. Saldırıya tepki gösterileri devam ederken, Cumhuriyet Meydanı'nda CHP Kocasinan Gençlik Kolları Başkanı Cemre Doğan ve yanındaki partililer kalabalık grubun saldırısına uğradı. Polisin, havaya ateş açarak dağıtmak istediği kalabalık direnince, çevik kuwet güvenlik koridoru oluşturdu. Doğan otomobiline bindirildikten sonra kalabalık da dağıldı. Akşam saatlerinde İstanbul'daki HDP Beylikdüzü İlçe Başkanlığına 40 kişilik grup saldırıda bulundu. Ofisi ateşe veren grup, polis tarafından çıkarıldı. Yangın nedeniyle ofisteki tüp patladı. Kocaeli'nin Darıca ilçesindeki HDP binasına ateş açıldı. Binada maddi hasar meydana geldi.
Hürriyet

17 Aralık 2016 Cumartesi

17.12.2016 Genel Gündem

17.12.2016 Cumartesi

GÜNDEM

Dayaklı Evlilik Kitapları 
CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, eski Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanı Hasan Çalışkan'ın, 16 yıl önce yazdığı 'Evlilik ve Aile Hayatı' adlı kitabın Kütahya Belediyesi'nce üzerine belediye amblemi de bastırılarak yeni evli çiftlere dağıtıldığını söyledi. Hürriyet, "Aile ve evlilikle ilgisi yok" dediği kitaptan şu öğütleri örnek olarak gösterdi: "İyi kadın itaatkâr olandır. Kadın, efendisinden izinsiz bir yere gidemez. Kadınların 16-18 yaşlarına doğru evlendirilmeleri uygun olur. Efendisine itaat etmeyen kadına uygulanacak birinci müeyyide nasihat, ikinci müeyyide yatakta alakayı kesmek, üçüncü müeyyide kadını dövmek. Kadın işyerinde kocasından daha yakışıklı erkek görürse gönlü ona kayabilir." Hürriyet'in önceki gün konuyu Meclis'te gündeme getirip, hükümetin ne yapacağını sorması üzerine Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Vallahi çağa, bilime uymayan bir kitabı ne biz okuyabiliriz ne bakabiliriz" diyerek şöyle konuştu: "Herkes dağıtabilir. Dağıtır ama vatandaşın da elinde bir terazisi var. Vatandaş katılmazsa bu kitabın bir değeri yok." CHP milletvekili Hürriyet dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında da bugüne kadar binlercesi dağıtılan kitap için, "Hemen gereğini yapıyorum" demesini beklediği Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın sadece güldüğünü öne sürdü. Hürriyet, "Milli Eğitim Bakanı da 'vatandaş kaale almasın' diyor. Kaale alıyor ki spor yapan kadını dövüyor, hamile kadını, şort giyen kadını tekmeliyor" dedi. Hürriyet, Denizli Pamukkale Belediyesi'nin 'Evlilik ve Mahremiyetleri' adlı kitabında da, "Kadınlar spor sahalarına ve parklara gitmemeli", "Sen kadını dövdükçe seni daha çok sevecek, daha çok isteyecek", "Tokalaşmak zinaya giden yoldur" ifadelerinin yer aldığını söyledi. Hürriyet, "Bu belediyelere soruşturma başlatılmalı. Aksi halde, AKP kadına şiddetten her bahsettiğinde bu kitabı göstereceğim. Savcılara çağrıda bulunuyorum. İhbar olarak kabul edip gereğini yerine getirmelidir" diye konuştu
Hürriyet

16 Aralık 2016 Cuma

16.12.2016 Genel Gündem

16.12.2016

GÜNDEM

Tbmm Halep İçin Tek Ses Oldu
Halep'teki insanlık dramı, Meclis'te de gündem oldu. Meclis'te 4 partinin grup başkanvekilleri ve oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, söz alarak görüşlerini dile getirdi. Görüşler şöyle: Maalesef son dönemlerde Halep'te insanlar katlediliyor, masum insanlar can veriyor. İnsanlarla birlikte, ciddi bir dram yaşanıyor, bir medeniyet, bir şehir maalesef yok olmakla karşı karşıya. TBMM olarak buradan "Halep, Halepçe olmasın" diyoruz, "Halep, Srebrenitsa olmasın" diyoruz ve tüm insan hakları savunucularını ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşları göreve davet ediyoruz. Dünyaya bakıyoruz, koca koca kurumlar var. BM deklarasyon yayımlar durur, AB insan hakları dersleri verir fakat burada yaşanan insan hakları ihlaline karşı bir adım atılacağı zaman ciddi bir girişimde bulunulmadığını maalesef üzülerek görüyoruz. Halep'te adeta bir soykırım işleniyor; maalesef dünya kör, gözleri körelmiş durumda. Dünyanın neresinde olursa olsun masum insanların bir çatışma ortamı içerisinde hiç gereği yokken yaşamlarını yitirmesine izin vermemeleri gerekiyor. Bu acı bir çığlıktır, önemli bir insanlık dramıdır. Sivillere yönelik her türlü tehdidin bir an önce sona erdirilmesi ve hak ettikleri ölçüde yaşam koşullarına kavuşturulması, tümdünyanın üzerinde durması gereken bir konudur. Biz de bu acı çığlıkları duyuyoruz ve tüm dünyanın bütün gücüyle bu acıları sona erdirmesini diliyoruz. 'ŞİDDETLE KINIYORUZ' Tahliye edilen yaralılara, masum çocuk, kadın ve yaşlıları taşıyan konvoya ateş açılmasını şiddetle kınıyoruz. Gözümüzün önünde cereyan eden bu hadiseler, ülke olarak birlik ve beraberliğe, Türkiye Cumhuriyeti'nin dirayetine ne kadar ihtiyacımız olduğunu; ordusuz ve devletsiz toplumların ayak altında ezildiğini gösteren maalesef çok acı ibretlerdir. Savaş, zaten en çok sivilleri, çocukları, kadınları özellikle yaralar. Önemli olan, şu anda çatışma bölgelerinden, güvenli bir şekilde bir koridor açılarak insanların çıkarılması için herkesin elinden geleni yapmasıdır.
Haber Türk

15 Aralık 2016 Perşembe

15.12.2016 Genel Gündem



15.12.2016 Perşembe
GÜNDEM

Canlı Bombaların Kimlikleri Belirlendi 
İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, Beşiktaş'ta 37'si polis 44 kişinin şehit olduğu hain saldırıyı düzenleyen iki teröristin kimliklerinin belirlendiğini açıkladı. Çalışkan, saldırganların RDX, PETN ve TNT'den oluşan patlayıcı kullandıklarını söyledi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da dün gece televizyonda, "Beşiktaş bombacısı Suriye'den gelmiş. ABD Dışişleri Bakanı (John) Kerry'e de söyledim" dedi. Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan, "Bunlar fabrikasyon patlayıcılar. Yani bir devlet envanterine kayıtlı olması gerekiyor. Rahat bulunabilecek patlayıcılar değil. Bu da arkasında devlet desteği olduğunu gösteriyor. Saldırıyı bölücü terör örgütü PKK'nın yaptığı kesin" dedi. Saldırıda şehit olan Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Berkay Akbaş'ın babasını aradığını belirten Mustafa Çalışkan, "Diğer şehit ailelerimizi de ziyaret ediyoruz. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin" diye konuştu. Hassas patlayıcı maddelerden toz halindeki PETN, saniyede 8 bin metre hızla infilak etme özelliğine sahip. Bu arada İstanbul Valiliği yaralanan 71 kişinin tedavilerinin sürdüğünü açıkladı. Valilik, yaralı yakınlarına her türlü yardımın yapıldığını da aktardı. Patlamaların ardından sosyal medyada saldırıyı öven paylaşımlar yaptığı tespit edilen 4 kişi, "Terör örgütü propagandası yapmak" suçundan hâkimlikçe tutuklandı.
Hürriyet