1 Aralık 2016 Perşembe

01.12.2016 Genel Gündem



01.12.2016

GÜNDEM

O Merdivene Çıkamadılar
Yurttaki yangın faciasında, yaşam ile ölüm arasında yalnız bir kapı vardı. Ölen öğrenciler, kilitli olduğu iddia edilen yangın merdiveni kapısının önünde birbirlerine sarılmış halde bulundu. Sentetik halılar, ahşap döşeme ve tavanın hızla alev aldığı binada bazı öğrenciler pencerelerden atlayıp hayatta kaldı. Yılda iki kez denetim yapılan yurdun en son 26 Mayıs'ta denetlendiği ve "Eksik yok" raporu verildiği ortaya çıktı. Adana'nın Aladağ ilçesinde yaşayan 8'inci sınıf öğrencileri Sema Nur Aydoğdu, Zeliha Avcı, Sevim Köylü, 7'nci sınıf öğrencileri Gamze Bagir, Sümeyye Yetim, İlknur Maden, 6'ncı sınıf öğrencisi Nurgül Pertlek, 5'inci sınıf öğrencileri Bahtınur Baş, Tuğba Ağdoğdu ile Cennet Karataş, diğer kız öğrencilerle birlikte 'Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu'nda kalıyordu. Yaşları 10-14 arasında değişiyordu. O gece yanlarında, Yurt Müdürü Cumali Genç'in 6 yaşındaki kızı Sare Betül Genç de vardı. Yurttaki eğitmenlerden biri de Fatma Canatan'dı. Hepsi salı akşamı saat 19.30'da çıkan ve bir anda binayı saran yangında can verirken geride "İhmal var mı" soruları kaldı. Facia, elektrik kontağından çıkan alevlerle yurdun alt katından başladı. İç duvarlarında ahşap kaplamaların yer aldığı yurdun tabanındaki halılar alevlerin kısa sürede yayılmasına sebep oldu. Çocukların dışarı çıkamaması, yangın merdiveninin o sırada kilitli olduğu iddiasını gündeme getirdi. Süleymancılar Cemaati'ne yakın yurtta yaşanan facia, denetim ve izin tartışmalarını da beraberinde getirdi. Yangında hayatını kaybeden öğrenciler hafta sonlarında aileleriyle görüşüyordu. Kışın ise ayda bir kez evlerine gidebiliyorlardı. Ölen öğrencilerin 10'u Sinanpaşa Ortaokulu'nda eğitim görürken, biri ise ilkokul 2. sınıf öğrencisiydi. Sinanpaşa ortaokulu olarak eğitim verilirken 4+4+4 sistemine geçilmesiyle okul yatılı bölge ortaokuluna dönüştürüldü. Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) bölgede bulunan yurdunun, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle geçen yıl yıkıldığı bildirildi. Aynı yere yeni yurt inşası için çalışmalar yapıldığı ancak henüz temelinin bile atılmadığı öğrenildi. MEB'in yurdundaki öğrencilerin de yangında küle dönen yurda yönlendirildiği belirtildi. Görgü tanıklarının ifadeleri ise facianın boyutunu gözler önüne serdi. "Alevler bir anda binayı sardı. Lambri kaplı her yer" diyen bir tanık, yangının olduğu gün elektrik şirketin gelenlerin eski saatleri değiştirdiklerini söyledi. Yangın anında ablası yurtta olan bir genç, şunları söyledi: "Eniştem kız yurdunda yangın çıktığını ve ablamın bizi çağırdığını söyledi. Yurda geldik. Ablam, olayı, 'Yangın çıktığında tam aşağıya iniyordum elektrik kesildiği için merdiven de yangından kapandı ve önümüzü göremedik' diye anlattı. Ablam ikinci katta odaya kaçıyor arkadaşıyla.
Hürriyet


Kesin İhraç
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulu, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilen hâkim ve savcılardan 3 bin 165'inin itirazını oybirliğiyle reddetti. Bu hâkim ve savcıların HSYK Başkanvekili ve Kurul üyelerine dönük ret talepleri de yine oybirliğiyle reddedildi. Kararda, ret taleplerine inandırıcı delil gösterilemediği, HSYK Başkanvekili ile Kurul üyeleri arasında husumet veya tarafsızlığı şüpheye düşürecek bir halin de mevcut olmadığı vurgulandı. FETÖ soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilip sonra tutuklanan eski HSYK 2. Daire Başkanı Nesibe Özer, Ergenekon Davası'na bakan dönemin İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese, aynı mahkeme üyesi Hüsnü Çalmuk ile MİT TIR'larının durdurulması soruşturmasında tutuklanan eski Adana Cumhuriyet Başsavcısı Süleyman Bağrıyanık ve eski savcı Aziz Takçı'nın da aralarında bulunduğu hâkim ve savcıların ihraç kararları kesinleşti. İhraç kararlarının altında imzası bulunan HSYK 3. Daire Başkanı Metin Yandırmaz'ın, Ergenekon şüphelisi olarak dinlenip hakkında takipsizlik kararı verildiği ortaya çıkmıştı. Dönemin Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısı olan Yandırmaz, 2014 HSYK seçimlerini adli yargıda 5 bin 836 oyla ilk sırada kazanırken, dönemin Ergenekon hâkimi Hüsnü Çalmuk 35 oyla son sırada tamamlamıştı. HSYK Genel Kurulu'nun konuya ilişkin dünkü Resmi Gazete'de yayımlanan 29 Kasım tarihli kararına göre, Kurul meslekten ihraç edilen hâkim ve savcıların yeniden inceleme taleplerini değerlendirdi. Bu gündemle 24 Ekim'den itibaren toplanmaya başlayan HSYK Genel Kurul'u, 29 Kasım'a kadar belirli gün ve aralıklarla yeniden inceleme taleplerini görüştü. Savcı Seyfettin Yiğit'in yeniden inceleme talebinde bulunduktan 7 gün sonra tutuklu bulunduğu cezaevinde intihar ettiği, yeniden inceleme talebinin reddedildiği ve dosyasının ölüm nedeniyle kaldırıldığı kaydedildi. HSYK, hâkim ve savcıların eş, anne, baba ve ağabeyleri kanalıyla yapılan itirazlarını da incelenmeksizin usül yönünden reddetti. Bazı itirazlar ise süre yönünden reddedildi. Böylece, meslekten ihraç edilen hâkim ve savcılardan 3 bin 165'inin itirazı değerlendirilip reddedilmiş oldu. OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 3. maddesinin HSYK Genel Kurulu'na verdiği yetki uyarınca FETÖ ile irtibatı ve iltisakı tespit edilen hâkim ve savcılar önce meslekten uzaklaştırılmış sonra da ihraç edilmişti.
Hürriyet

Mgk'dan Sincar Uyarısı
Milli Güvenlik Kurulu'nun 2016 yılının son toplantısı, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı. 6 saat süren toplantı sonrasında yayınlanan bildiride özetle şu ifadeler yer aldı: PKK/PYD-YPG, FETÖ/PDY ve DEAŞ terör örgütleri ile topyekûn mücadelenin kararlılıkla sürdürülerek, terörün ülke gündeminden çıkartılması konusundaki güçlü irade teyit edilmiştir. Bazı ülkelerin, PKK/PYD-YPG ve FETÖ/PDY lehine çifte standart uyguladıkları, mensup ve destekçilerine kol kanat gerdikleri, bunları maksatlı olarak farklı şekilde tanımladıkları vurgulanarak, bu ülkeler tutumlarını değiştirmeye davet edilmiştir. Uluslararası topluma, Halep'te devam eden insanlık trajedisini sona erdirme konusunda her türlü girişimde bulunma çağrısı yapılmıstır. Irak'ta zemin bulan PKK ve DEAŞ terör örgütüne karşı Türkiye'nin meşru müdafaa hakkının mahfuz olduğunun altı çizilmiştir. Irak merkezî hükümetinin ülkesinde bulunan terör örgütleriyle mücadelesine Türkiye'nin katkı sağlamaya devam edeceği ifade edilerek, ülkemizin Irak'ın toprak bütünlüğünü savunduğu vurgulanmıştır. Musul ve Telafer başta olmak üzere bölgenin demografik yapısının muhakkak muhafaza edilmesi gerektiği, aksi takdirde, yaşanabileceklerin yeni bir insanlık dramına sebep olacağı belirtilmiştir. PKK/PYD-YPG ve diğer terör örgütlerinin Suriye'nin kuzeyi ile Irak'ın Sincar bölgesindeki yapılanmalarına, gerektiğinde her türlü imkâna başvurulmak suretiyle, kesinlikle müsaade edilmeyeceği kuvvetle vurgulanmıştır. Türkiye'nin bu konuda bölge ülkeleri ve bölgede etkinliği olan ülkelerle her türlü işbirliğine hazır olduğu kaydedilmiştir.
Milliyet


Pkk'ya Yıl Dönümü Bombası!
Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, bölücü terör örgütünün kuruluş tarihi olan 27 Kasım'da, Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçaklarıyla Irak'ın kuzeyindeki Kandil bölgesine hava harekatı düzenlendi. Hava harekatına ilişkin dün yapılan keşif ve incelemelerin ardından 29'u ölü, 16'sı yaralı olmak üzere 45 teröristin etkisiz hale getirildiği belirlendi. Cudi Dağı bölgesinde ise insansız hava araçlarıyla (İHA) yapılan gözetleme faaliyeti sırasında, Hisaramira Tepe'nin 1 kilometre doğusunda bölücü terör örgütü mensubu 5 teröristin tespit edilmesi üzerine hava harekatı düzenlendi. Teröristlerden ikisi hava harekatıyla, kaçan üç terörist ise bölgeye sevk edilen Jandarma Özel Harekât personelinin düzenlediği operasyonla etkisiz hale getirildi. Ayrıca önceki gün operasyon yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personeline sızma girişimi hazırlığında bulundukları belirlenen beş bölücü terör örgütü mensubundan dördü silahlı İHA ile yapılan operasyonda, biri ise Fırtına obüsleriyle yapılan atışlar sonucu etkisiz hale getirildi.
Vatan

Soruları Öğrenci Yurdunda Vermişler
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012'deki Polis Akademisi sınav sorularının sızdırılmasına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 2012'deki Polis Akademisi sınav sorularının sızdırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında sınav sorularını sızdıran ve öğrencileri yetiştiren 8 kişilik yapı deşifre edildi. Yapının liderliğini ise Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sözde abisi "Tarık" kod adlı tutuklu eski savcı Aykut Coşar'ın yaptığı belirlendi. Örgütün Polis Akademisi sınavına ilişkin yapısını 9 Kasım ve 28 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen operasyonlar kapsamında tutuklanan şüpheliler oluşturdu. Soruşturma kapsamında, ifadesine başvurulan örgüt mensupları beyanlarında, FETÖ mensuplarınca, 2012 Polis Akademisi sınav sorularının, sınav öncesi ele geçirilerek, aynı yapılanmaya mensup adaylara İstanbul'un Bahçelievler semtindeki "Hafızali" adlı öğrenci yurdu ile aynı ildeki başka bir öğrenci yurdunda verildiği tespit edildi. Sınavda sorulan 100 sorudan 90'ının önceden sızdırıldığı tespitinin yapıldığı soruşturmada, sözde cemaat abisi kişilerin öğrencilere, "Sizin yeriniz Polis Akademisi, Harp Okulları. Buralara kafirler mi yerleşsin, siz oralara yerleşin ki İslam'a hizmet edin" şeklinde telkinde bulundukları belirlendi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 129,2558-129,4195                       
ABD Doları 3,4351-3,4381/Euro 3,6443-3,6462/İngiliz Sterlini 4,3042-4,3096             

Petrolde 8 Yıl Sonra Sınırlama
Düşen petrol fiyatları nedeniyle ekonomileri zora giren Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC), dün petrol üretimi konusunu görüşmek üzere Viyana'da toplandı. 14 devletten oluşan OPEC, 2008 yılından bu yana ilk defa petrol üretiminin sınırlandırılması konusunda anlaşmaya vardı. OPEC kaynağının Reuters'a verdiği bilgiye göre, anlaşma eylül ayında Cezayir'de varılan anlaşma ile aynı çizgide. OPEC üyesi Cezayir, şu anki seviye olan 33.6 milyon varilden 32.5 milyon varillik bir üretim tavanına geçilmesini öneriyordu. Özellikle OPEC'in en güçlü üyeleri olan Suudi Arabistan, İran ve Irak'ın anlaşmanın yürülüğe girmesi için petrol kesintisi konusunda görüş birliğine varması kritik önem taşıyordu. İki yıl önce petrolün varil fiyatı 110 dolar seviyelerindeyken bugün yarı fiyatına kadar indi.
Hürriyet

Tamamen Duygusal
Bankacılık sistemi verilerine göre bundan 10 yıl önce sayıları 18 binleri bulan Türkiye'deki milyoner sayısı, tarihinde ilk kez 100 bin sınırını aştı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) Ekim 2016 dönemi verilerine göre Türkiye'de 1 milyon lira ve üzeri parası olan mudi sayısı 10 bin 974 oldu. Milyoner sayısı 5 yılda ikiye katladı. Milyoner sayısında son bir yıldaki artış 9.063'e işaret ederken, bunun 2 bini sadece son bir aylık dönemde geldi. 100 bin 974 mudinin banka hesaplarındaki parası 656.3 milyar lira olarak kaydedildi. Yurtiçi yerleşik mudilerin bankalardaki toplam mevduatı ise 1 trilyon 271 milyar liraya denk geliyor. Buna göre bankalardaki paraların yarısının milyonerlerin olduğu dikkat çekti. 2016 yılında 8 bin yeni milyoner sisteme dahil olurken, söz konusu kişilerin banka hesaplarındaki tutar da 61.6 milyar lira yükseliş kaydetti. Yurtiçi yerleşik milyoner mudilerin kıymetli depo hesapları geçen aralık sonu itibariyle 1.5 milyar lira olarak gerçekleşirken, Ekim 2016'da 2.2 milyar lira seviyelerine kadar çıktı. Bu milyonerlerin aynı dönemdeki döviz hesaplarının TL karşılığı da 281 milyar liradan, 277 milyar liraya geriledi. 2015 sonu itibariyle Türkiye'deki banka hesaplarının toplam sayısı 64.6 milyon olurken, ekim ayı sonunda bu rakam 73.1 milyona denk geldi. Böylece geçen 10 aylık sürede hesap sayısı 8.5 milyona yakın artış kaydetti.
Milliyet

İlk Gün 7.5 Milyar Tl Vergi Yapılandırıldı
Maliye Bakanı Naci Ağbal, kamu alacaklarının yeniden yapılandırmasında tahsilat tutarının önceki akşam itibarıyla 7.5 milyar liraya ulaştığını ifade etti. NTV'ye konuşan Ağbal, asgari ücretlilere çağrıda bulunarak, "Herhangi bir şekilde bir özel kesinti olmaksızın ellerine geçen ücret 1300 liranın altındaysa, önce işverenlerine başvursunlar. Yanlışlık yapılmamış da işveren kendisine bu imkanı sağlamamışsa, o zaman gelsinler vergi dairelerine müracaat etsinler biz haklarını takip edelim" dedi. Ağbal, "Döviz hareketlerinin ekonomi üzerindeki etkilerini hükümet olarak takip ediyoruz, kamu hesapları üzerinde kısa vadede sıkıntı olmadı" diye konuştu. Ağbal, otomotiv sektörü için getirilen ÖTV düzenlemesine değinirken de piyasalardan olumlu geri dönüş aldıklarını bildirdi. Ağbal, özellikle orta segmentte yapılan artışların son derece makul ve düşük tutulduğu, düşük fiyatlı araçlar bakımından bir artışın meydana gelmemesinin olumlu karşılandığı, yüksek fiyat segmentlerinde yapılan artışların da gerçekten de kanunun getiriliş amacına uygun olarak vergi adaletini sağlayan bir düzenleme olduğu şeklinde değerlendirmeler aldıklarını kaydetti. Varlık Barışı'nın, tarihi, büyük bir fırsat olduğunu ifade eden Ağbal, "Her zaman söylüyorum, son kavşak Cuma günü Resmi Gazete'de bu tebliği yayınlayacağız. Hiçbir soru, vergi, ceza, araştırma olmayacak" dedi.
Milliyet

Tl'ye Dönüş Piyasayı 10 Milyar $ Rahatlatır
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, TL'nin dolar karşısında yaşadığı değer kaybına TCMB'nin döviz satarak müdahale etmemesi gerektiğini, kalıcı önlemler kapsamında kamu kurumlarının TL'ye dönülmesinin önemini vurgulayarak bu durumda piyasadan 10 milyar dolarlık döviz talebini azaltabileceğini vurguladı. Zeybekçi, Ankara Sanayi Odası'nda yaptığı konuşmada ayrıca TCMB'nin 250 baz puanlık faiz indirimini desteklerken son faiz artış kararı ardından bankayı kötüleyemeyeceğini de söyledi. Zeybekci TCMB'nin 8 ayda faiz koridorunun üst bandında toplam 250 baz puan indirime ve son karar ile 25-50 baz puan bir artışa gittiğini hatırlatarak indirim yaptığı dönemde TCMB'yi destekleyen biri olarak farklı yönde tek bir adımından sonra bankaya "kötüdür, tu kakadır" diyemeyeceğini belirtti. Zeybekci bu açıklamalarının ise düşük faiz gerekliliği konusundaki bugüne kadarki görüşlerini değiştirdiği anlamına gelmediğini de vurguladı. Zeybekci, "Türkiye'de kurla ilgili Merkez Bankası ve ekonomik aktörlerin (döviz satarak) müdahale etmesine gerek yok. Kura döviz satarak müdahale edilmemeli. Merkez Bankası döviz sattığında spekülatörlerin oyununa dahil oluyorsunuz. Sonra faiz artırmak zorunda kalırsınız, istenen de bu Bu oyuna alet olunmamalı" şeklinde konuştu. Zeybekci, TCMB'nin elinde döviz satmaktan farklı araçlar olduğuna dikkat çekti. Kamunun net döviz pozisyonunda açığı bulunmadığına da değinen Zeybekci ayrıca şirketleri de kapsayan Türkiye'nin kısa vadeli döviz mükellefiyetlerinde ise endişe duyulacak hiçbir şey olmadığını da sözlerine ekledi.
Milliyet

İş Dünyasından Liraya Destek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dövizi bırakın' çağrısına iş dünyasından destek yağarken, 'AVM'lerde kiralar TL'ye dönmeli' sözleri de perakende sektöründe yankı buldu. Alışveriş merkezleri (AVM) başta olmak üzere dövizle kiranın bırakılmasına yönelik açıklamalara sivil toplum kuruluşları ve AVM işletmecileri olumlu yaklaşıyor. Oda ve borsa yöneticileri üyelerine hem alışverişlerinde TL'yi kullanmalarını hem de bankadaki dövizlerini Türk Lirası'na çevirmeleri konusunda tavsiyede bulunuyor. BESA Grup Yönetim Kurulu Üyesi Efe Bezci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "AVM'lerde kiralar dövizden TL'ye döndürülmeli" çağrısının özellikle döviz kurlarındaki aşırı artışı dengelemek adına önemli olduğunu söyledi. BESA Grup bünyesindeki bazı AVM'lerin TL ile kiraya verildiğini, diğer AVM'lerde de TL'ye geçme çalışmalarının bulunduğunu belirten Bezci, şunları söyledi: "Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı sonrası, bu konudaki çalışmalarımıza hız vereceğiz. Perakende sektöründe bir süredir dolaşan kara bulutları dağıtmak için elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Kiracımız değil ortağımız olarak gördüğümüz mağazaları korumamız lazım. Özellikle dolar kurunda yaşanan ciddi artış, firmaların zarar etmelerine, en kötü senaryoyla dükkanlarını kapatma yoluna gitmelerine neden oluyor. Bunu önlemek için AVM yöneticilerine, yatırımcılara büyük iş düşüyor. Perakende sektörünü biz kurtarabiliriz" dedi. JLL Türkiye Ülke Başkanı Avi Alkaş da "Bu konuda yeni bir paradigma arayışı gerekiyor. Pazar ve kredi koşullarının da TL'ye dönüşmesi durumunda kiralamaların da TL ile yapılabilmesi için gerekli kurgular sağlanabilir" diye konuştu. Öte yandan, Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği Başkanı Hulusi Belgü ise "Sektörümüz, özellikle kiralamalarla ilgili ertelenen maddeleri yakından takip etmeli" dedi.
Star

1.300 Liranın Altında Ücret Alan Çalışan Bize Başvursun
Maliye Bakanı Naci Ağbal, asgari ücretli çalışanlara "Maaşınız 1.300 liranın altına düştüyse vergi dairelerine müracaat edin biz hakkınızı takip edelim" çağrısı yaptı. NTV'nin canlı yayınında soruları yanıtlayan Ağbal, bazı asgari ücretlilerin, maaşlarının bin 300 liranın altına düştüğü yönündeki şikayetlerinin sorulması üzerine hükümet olarak asgari ücretin tüm yıl boyunca bin 300 liranın altına düşmemesi için gerekli tedbirleri aldıklarını hatırlattı. Ağbal, bunu asgari geçim indirimi müessesesi ile sağladıklarına işaret ederek "Dolayısıyla hiçbir şekilde çalışanlarımızın ücretlerinin ekim, kasım ve aralıkta bin 300 liranın altına düşmesi diye bir şey söz konusu değil" diye konuştu. Zaman zaman bazı asgari ücretlilerin, bordrosunu gösterdiğini ve maaşının bin 300 liranın altına düştüğünü söylediğini aktaran Ağbal, konunun farkında olduklarını ifade etti. Yaptıkları inceleme neticesinde, ücretteki bin 300 liranın altına düşüşün genelde kişinin kendi isteğiyle yaptırdığı özel sağlık sigortası veya bireysel emeklilikten kaynaklandığını gördüklerini anlatan Ağbal, şunları kaydetti: "Zaman zaman da acaba işverenler devletin getirdiği bu imkanı ücretliye yansıtmıyorlar mı? şeklinde bir tereddüt de oluşuyor. Çalışanlarımıza çağrıda bulunuyorum: Bir özel kesinti olmaksınız ellerine geçen ücret bin 300 liranın altındaysa, önce işverenlerine başvursunlar. Olabilir ki yanlışlık yapılmıştır. Yanlışlık yapılmamış da işveren kendisine bu imkanı sağlamamışsa, o zaman gelsinler vergi dairelerine müracaat etsinler biz haklarını takip edelim.Hiçbir şekilde ücretlerin bin 300 liranın altına düşmesi mümkün değil."
Star

Türkiye'deki Milyoner Sayısı 100 Bini Devirdi
Türkiye'de milyoner sayısı istikrarlı bir şekilde artıyor. Hesabında 1 milyon lira veya üzeri parası olan yurt içi yerleşik mudilerin sayısı yıl bitmeden 100 bini geçti. BDDK verilerine göre, Ekim 2016 itibarıyla Türkiye'de hesabında 1 milyon lira ve üzeri parası olan mudi sayısı 100 bin 974 olarak gerçekleşti. Bu mudilerin banka hesaplarındaki tutar 656 milyar 328 milyon lira olarak kaydedilirken, yurt içi yerleşik mudilerin bankalardaki toplam mevduatı 1 trilyon 271 milyar lira oldu. Buna göre bankalardaki paraların yarısının milyonerlerin olduğu görüldü. Geçen yılın Aralık sonu itibarıyla bakıldığında, hesabında 1 milyon lira ve üzeri parası bulunan mudi sayısı 93 bin 8 iken, bu kişilerin hesaplarındaki tutar ise 594 milyar 661.1 milyon lira olarak gerçekleşmişti. Böylece milyoner sayısı Ekim ayında 2015 sonuna kıyasla 7 bin 966 kişi daha artarken, söz konusu kişilerin banka hesaplarındaki tutar da 61 milyar 667 milyon lira yükseliş kaydetti. Darbe girişiminin yaşandığı Temmuz ayından sonra yeni milyoner sayısı 3.147, mevduatlarındaki artış 44 milyar 528 milyon lira oldu. Yurt dışı yerleşik mudilerin hesapları da eklendiğinde, milyonerlerin bankalardaki toplam mevduatı Ekim sonunda 714 milyar 582 milyon liraya ulaştı. Aynı dönemde bankalardaki toplam mevduat 1 trilyon 361 milyar 957 milyon lirayı buldu. Yurt içi yerleşik milyoner mudilerin kıymetli depo hesapları ise Ekim'de 2 milyar 231 olarak kaydedildi.
Vatan

DÜNYA

Merkel: Türkiye İle Yeni Başlık Açılmasına Karşıyım
Dün Alman basınına sızan Başbakan Angela Merkel'in Türkiye ile AB müzakerelerinde yeni başlık açılmasına karşı olduğuna dair haberleri Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert doğruladı. Ancak Türkiye ile ilişkilerde bir tavır değişikliği olmadığını savunan Seibert, "AB, Türkiye ile yıllardır ucu açık müzakereler sürdürüyor. Mevcut şartlar altında yeni başlıkların açılması düşünülemez" dedi. Seibert, 'Yeni başlıkların açılması için hangi şartların değişmesi gerekiyor' sorusuna şu yanıtı verdi: "Bu, AB üyeleri arasında konuşulması gereken bir konu. Türkiye'de muhalefete, medyaya, bilim insanlarına karşı baskı tedbirlerine Almanya ve Avrupa'da eleştiriler var. Bu elbette AB üyeleri çevresinde konuşulması gereken bir gelişme." Seibert, 'Aralık ayı ortasında yapılacak AB devlet ve hükümet başkanları zirvesinde, Merkel, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'yle müzakerelerin durdurulması önerisini onaylayacak mı' sorusunu ise şöyle yanıtladı: "Bu konunun gelecek Avrupa Konseyi toplantısında gündeme gelip gelmeyeceğini bilmiyorum. Eğer gelirse, buna AB üyesi ülkeler yeni gelişmeler ve Türkiye'den de gelecek tavırlar ışığında karar verecek. Bu görüşmelerin nasıl sonuçlanacağını kestiremem." Türkiye ile ilişkileri göz ardı edemeyeceklerini de söyleyen Seibert, "Bu ilişkileri korumak, şu anda kolay olmasa bile bu ilişkileri geliştirmek bizim yararımıza. Biz bunu Almanya'daki insanlara, Türkiye'deki ve Avrupa'daki insanlara borçluyuz" diye konuştu. Dün Bild gazetesi Merkel'in Hıristiyan Demokrat parlamenterlere yönelik bir toplantıda 'Türkiye ile yeni başlıkların açılmasına karşıyım' dediğini yazmıştı.
Hürriyet

Keşif Sırasında Deaş Pususu
Suriye'de El Bab'ın yaklaşık 3 kilometre kuzey batısındaki El Dana köyü civarında kaybolan iki askerin keşif yaparken yanlış yola girdikleri ve DEAŞ'ın kurduğu pusuya düştükleri değerlendirildi. Genelkurmay askerlerin isimlerini açıklamazken ajanslar kayıp askerlerin astsubay Muhammed Duran Keskin (28) ve astsubay Kıvanç Kaşıkçı olduğunu bildirdi. Genelkurmay'dan önceki akşam yapılan kısa açıklamada, "kaçırılma" ifadesi kullanılmadan "Devam eden Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında, 29 Kasım 2016 Salı günü saat 15.30 sıralarında iki silah arkadaşımızla irtibat kesilmiş olup, bölgede arama faaliyetleri devam etmektedir" denilmişti. Olayın meydana geldiği El Dana köyü, Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kontrolünde. Hem ÖSO hem de TSK unsurları, köyde kendisini gizleyen DEAŞ teröristlerini ve örgütün kurduğu el yapımı patlayıcılı tuzakları temizleme çalışmalarını sürdürüyor. Önceki gün meydana gelen olayın, keşif timinin El Bab istikametindeki ileri mevzilerdeki durumla ilgili tespit çalışmaları yaparken meydana geldiği düşünülüyor. Ankara'da askeri kulislerde konuşulan iddialara göre, içinde keşif timinden iki astsubay ile bir tercümanın bulunduğu araç, El Dana'dan El Bab istikametine doğru ilerliyordu. DEAŞ'ın El Dana çevresinde hangi bölgelerde olabileceğini belirlemek için yola koyulan timin, arazide hemen her tarafın birbirine benzemesi nedeniyle yolunu şaşırarak, yanlış istikamette ilerlemeye başladığı değerlendirildi. Yolda pusu kurmuş olan DEAŞ, içinde iki askerin bulunduğu araca ağır silahlarla saldırdı. Çıkan çatışmada araç kullanılamaz hale gelirken, tercüman da yaralandı. Çok sayıda DEAŞ'lı terörist daha sonra iki Türk askerini kaçırmayı başardı. DEAŞ'ın Türk askerlerini sınıra 30 km uzaklıktaki El Bab'a götürdüğü değerlendiriliyor.
Hürriyet

Bu Kez Barışa Referandum Yok
Batı yarımkürenin en uzun savaşı dün resmen bitti. Kolombiya yönetimiyle Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında yenilenen barış anlaşması dün Senato'da onaylandı. Anlaşmaya karşı çıkan Senatör Alvaro Uribe'nin Demokratik Merkez Partisi senatörlerinin protesto ederek oylamadan çekilmesinin ardından oybirliği ile kabul edilen barış anlaşması, referanduma sunulmayacak. 3 Ekim'de halkoylamasına sunulan ilk barış anlaşması hakkın yüzde 51'i tarafından reddedilmişti. Barış sürecinin mimarı olarak Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, müzakerelerde muhalefetin önerilerini dikkate aldıklarını söyledi. Eski liderlerden Alvaro Uribe'nin başını çektiği muhaliflerse, örgüt liderlerine cezaevi yerine siyasetin yolunu açtığı için anlaşmayı eleştiriyor.
Haber Türk

'İngiltere Ada'da Bölünmeye Karşı'
İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Kıbrıs'ta bölünme karşıtı tavırlarını dile getirirken, İngiltere'nin, "elinden geldiğince" Kıbrıs sorununun çözümü ve Ada'nın bütünleşmesi yönündeki çabalara yardımcı olmayı arzuladığını söyledi. Ada'da temaslar yapan Johnson, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile bir araya geldi. Liderlere "çözüm iradenizi destekliyoruz" mesajı veren Johnson, "müzakerelerde büyük ilerlemeler elde edildiğini" savundu. Kıbrıs'ta daha yapılacak çok şeyin olduğunu da belirten İngiltere Dışişleri Bakanı, İngiltere'nin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin elinden gelen yardımı yapma konusunda bir taahhüdü bulunduğunu, ancak bunun Kıbrıs insanına bağlı olduğunu söyledi. Görüşmeden sonra açıklama yapan Akıncı da, "Kıbrıs'ta yaşanan tıkanıklığın sorumlusunun Rum tarafı olduğunu" yeniledi. İlerleme sağlanırsa, 2017 ortalarında referandumların yapılabileceğini ifade eden Akıncı, cumhurbaşkanlığına seçilirken halka kendi neslinin (çözümde) son denemesini yapmakta olduğunun bilinciyle hareket edeceğinin sözünü verdiğini hatırlattı. Akıncı Türkiye ile Yunanistan arasındaki görüşme tarihinin sorulması üzerine, 4 Aralık'ın konuşulduğunu, ancak bunun teyit edilmemiş bir tarih olduğunu söyledi. Akıncı, İngiltere Dışişleri Bakanı'nın da kendilerinin anlatıklarını iyi algıladığını belirtti.
Milliyet

Küba Fidel Castro'ya Veda Etti
Küba'nın hayatını kaybeden eski Devlet Başkanı Fidel Castro'nun anısına başkent Havana'da anma töreni düzenlendi. Devrim Meydanı'nı dolduran 1 milyon Kübalı'nın 'Devrim çok yaşa' sloganları attığı törene, dünyanın dört bir yanından liderler geldi. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales, Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, Ekvador Devlet Başkanı Rafael Correa gibi latin Amerikalı liderlerin hazır bulunduğu anmaya Avrupa'dan sadece Yunanistan Başbakanı Alexis Tsipras katıldı. Maduro törende yaptığı konuşmada Fidel'in görevini tamamladığını belirtirken, Yunanistan Başbakanı Tsipras ise "Fidel bize sosyalizm yolunun güllerle kaplı olmadığını gösterdi" dedi. Öte yandan komünist Küba'nın kurucusu Fidel Castro'nun külleri ülkeyi dolaşmak için dün yola çıktı. Bir karavanla ülkenin başkenti Havana'dan Santiago de Cuba şehrine doğru ilerleyen Castro'nun külleri, devrimin başlangıç noktasına gidecek.
Star

Bayrak Yakana Hapis İstedi
ABD'de 20 Ocak'ta yemin ederek göreve başlamaya hazırlanan seçilmiş Başkan Donald Trump, seçimlerin ardından başkanlığını protesto eden kişileri tehdit etti. Trump'ın sandıktan zaferle ayrılmasının ardından sokaklara dökülen on binlerce Amerikalı, günlerce milyarder iş adamını protesto etmişti. Protestoculardan bazıları, eylemler sırasında Amerikan bayrağı yakarken görüntülenmişti. Trump önceki gün resmi Twitter hesabından yolladığı mesajda, bayrak yakan Amerikalıları hedef aldı. Trump mesajında, "Kimsenin Amerikan bayrağı yakmasına izin verilmemeli - eğer yakarlarsa bunun sonuçları olmalı - belki vatandaşlıktan çıkarma ya da 1 yıl hapis cezası!" ifadelerini kullandı. Trump, bayrak yakan göstericilere ceza verilmesini isterken, aslında mevcut Amerikan yasalarını da çiğnemiş oldu. Yuksek Mahkeme, 1969'da ve 1989'da aldığı 2 kararla, gösterilerde Amerikan bayrağı yakmanın Amerikan Anayasası'nın birinci maddesi olan ifade özgürlüğünün bir çeşidi olduğuna hükmetmişti. Trump'ın bayrak yakanlara yönelik ceza önerisini, bir donem Demokrat Parti'li rakibi Hillary Clinton da desteklemişti. Clinton'ın 2005'te destek verdiği bir yasa tasarısı, Amerikan bayrağına zarar veren kişilere 1 yıl hapis ve 100 bin dolar para cezası verilmesini öngörüyordu, ancak tasarı Kongre'de yeterli desteği görmemişti.
Vatan

Eski Fırst Lady Modacı Oldu
İngiltere'de eski başbakanlardan David Cameron'ın eşi Samantha Cameron kendi markasıyla moda dünyasına adım attı. Cameron'ın 'Cefinn' adını taşıyan markasının 40 parçadan oluşan ilk koleksiyonu, Vogue dergisinin son sayısında geniş yer aldı. Cameron'ın tasarladığı kadın kıyafetlerinin iki ayrı mağaza zinciri ve internet sitesi üzerinden satışa sunulacağı açıklandı. Eski first lady'nin koleksiyonunu hazırlarken, tasarımlarını arkadaşları üzerinde denediği belirtildi. Samantha Cameron, 2010 yılına kadar İngiliz deri eşya üreticisi Smythson firmasında yaratıcı direktör olarak çalışmıştı.
Vatan

POLİTİKA

Neden Yayın Yasağı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 11'i çocuk 12 kişinin yaşamını yitirdiği yurt faciasıyla ilgili "'Dünyaya meydan okuyoruz' diye bağıranlar, bu çocukların yurt sorununu neden çözemezler. Hangi gerekçeyle yayın yasağı getiriyorsunuz, anlamak mümkün değil" dedi. Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi tarafından yaptırılan Atatürk Kültür Merkezi'nin temel atma töreninde özetle şunları söyledi: "ALADAĞ'da, yurtta kalan çocuklarımız da köylerden gelip barınacak yerleri olmadığı için bir yurtta kalan çocuklar. Sormamız gereken soru şu: Koskoca Türkiye Cumhuriyeti nasıl olur da yurt sorununu çözemez. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, 'Dünyaya meydan okuyoruz' diye bağıranlar, bu çocukların yurt sorununu neden çözemezler? 14 yıldır iktidardasınız, yurt sorununu neden çözmüyorsunuz? Yurda bakıyorsunuz, yangın merdiveni var ama ölen kız çocuklarımızın yığıldığı yer yangın merdiveninin kapısının önü. Açılmıyor çünkü kilitli. Oysa teknoloji var, içerden açılan, dışarıdan açılmayan kapılar var. Neden bunlar yapılmaz, neden önlemi alınmaz, neden ve hangi gerekçe ile izin verilir. RTÜK hemen yayın yasağı getirmiş. Gerçeklerin vatandaş tarafından öğrenilmesini niçin istemiyorsunuz? Hangi gerekçeyle yayın yasağı getiriyorsunuz, anlamak mümkün değil. Gerçekleri nereye kadar saklayacaksınız ve nereye kadar götüreceksiniz? Her gün bir felaket ile karşılaşıyoruz. Nasıl oldu da Türkiye bu kadar karanlık bir atmosferin içine sokuldu. Hangi gerekçe ile sürüklendi Türkiye? Türkiye bunları hak etmiyor."
Hürriyet
68 Sanığa 30'ar Kez Ağır Müebbet İstemi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, PKK terör örgütü üyesi Zınar-Raperin kod adlı Abdülbaki Sömer'in Merasim Sokak'ta 17 Şubat'ta gerçekleştirdiği ve 29 kişinin ölümüne, 87 kişinin de yaralanmasına neden olan bombalı araç saldırısıyla ilgili soruşturmayı tamamladı. Anayasal Suçlar Soruşturma Bürosu'nda görevli üç cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, 17 Şubat'ta 18.31 sıralarında Merasim Sokak'ta askeri ve sivil servis araçları beklerken, bomba yüklü sahte plakalı beyaz renkli Volkswagen Scirocco marka arabanın patlatılması sonucu 29 kişinin öldüğü, 87 kişinin de yaralandığı belirtildi. İddianamede, bombalı araca takılı plakaların asfalt yol üzerinde bulunduğu, ancak aracın motor şasi numarasından yapılan araştırmada gerçek plakasının başka olduğunun tespit edildiği kaydedildi. İddianamede, Plaka Tanıma Sistemi'nden yapılan araştırmada, aracın, 6 Şubat-11 Şubat arasında Ankara'ya giriş yaptıktan sonra sahte plaka ile değiştirilerek kullanıldığının tespit edildiği belirtildi. İddianamede, aracın, İzmir'den kiralandıktan sonra internet üzerinden satışa çıkarıldığının tespit edildiği, bunun üzerine 11 Ocak 2016'da arama kaydı şerhi konulduğu kaydedildi. Patlayıcı düzeneğine parça tesiri yapmak için çivi ve vidaların kullanıldığı belirtilen iddianamede bidonlara yangın etkisi oluşturmak için mazot konulduğu ifade edildi. İddianamede, olay yerinden oldukça uzak mesafede bilekli bir el parçası bulunduğu, parmak izi incelemesinden bu kişinin ilk olarak Suriye'den yurda kaçak yollarla giriş yapan Salih Necar olduğunun tespit edildiği, PKK'nın silahlı kanadı TAK'ın eylemi üstlenip olayı örgüt mensubu Abdulbaki Sömer'in yaptığını açıklamasından sonra Sömer'in babası Musa Sömer'den alınan DNA örneğinin eşleştiği anlatıldı. Sömer'in, Ankara'ya gelmeden önce 8 Temmuz 2014'te kendisini Suriyeli Salih Necar ismiyle tanıtarak Mardin Emniyet'e başvurduğu kaydedildi. Canlı bomba eylemi için Ankara'ya gelen Sömer'in, şüpheli Kutbettin Onur'un taşeronu olduğu inşaata yerleştiği belirtilen iddianamede, bombayı da araca burada yerleştirdiği, Onur'a ait araçla olay yerinde pek çok kez keşif yaptığı anlatıldı.
Milliyet

SPOR

Pınar Karşıyaka, FIBA Şampiyonlar Ligi'ndeki 7. maçında Finlandiya'nın Kataja Basket takımına 84-66 yenildi. Rakibin adı, belli ki İzmir'de maçı daha oynanmadan bitirmişti! Her zaman büyük coşkusuna şahit olduğumuz Mustafa Kemal Atakürk Karşıyaka Spor Salonu bu kez sessizdi. Tribünlerin büyük kısmının boş olması, çok alışıldık bir durum değildi. Takım da aynı havayla maça girince konuk takım bu fırsatı tepmedi. Maça benchte başlayan Dillard'ın girişi temsilcimizi biraz hareketlendirdi ama konuk takım, ilk çeyrekteki 7 top kaybını iyi değerlendirmiş ve ilk periyodu 24-19 önde bitirmişti. İkinci çeyreğin başında Dillard ile skoru 24-24'e de getirdi Kaf-Kaf ama hücumdaki savrukluk ve top kayıpları ile bir kez daha atak yaparak 7-0 seri ile yeniden kontrolü ele alan konuk takım, farkı 18 sayıya (48-30) kadar yükseltti, devreyi de 48-34 galip tamamladı. Temsilcimizin devre boyunca sadece 4 asist yapıp, 11 top kaybetmesi, konsantrasyondan ne kadar uzak olduğunun kanıtıydı. Devre sonunda taraftarın homurdanması, ikinci yarının başında Karşıyaka'yı biraz kıpırdattı. Summers ile farkı 5 sayıya kadar indirdi ekibimiz. Ancak hakemlerin, Ponitka smaca giderken yapılan net faulü çalmaması, menajer Selim Çınar'ın itirazları nedeniyle teknik faul alıp sahadan atılması, konuk takımı krizden çıkardı. Son çeyreğe Kataja 65-57 galip girdi. Dış atışlardaki başarısını sürdüren Fin ekibe karşı koyamayan temsilcimiz rakibine 84-66 yenildi.
Milliyet


Spor Toto Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi'nde çok yoğun bir maç trafiğinin içinde bulunan Beşiktaş'ta, Ziraat Türkiye Kupası macerası da başlarken bulduğu forma şansını iyi kullanan ilk isim Kerim Frei oldu. Genç futbolcu çok uzun süredir yedek beklemesine rağmen sol kanatta sergilediği başarılı futbol ve attığı 2 şık golle Fenerbahçe derbisi öncesinde teknik heyetin kafasını karıştırdı. Darıca Gençlerbirliği'ne ikinci yarıda attığı gollerle Beşiktaş'ı galibiyete taşırken hem teknik heyeti hem de taraftarları sevindiren Kerim Frei'nin derbide ilk 11'in en ciddi adayları arasında bulunduğu aktarıldı. Teknik Direktör Şenol Güneş zaman zaman sol kanatta görev verdiği ancak istediği verimi alamadığı Adriano'ya derbi maçta sol bekte şans tanıyacak. Orta sahanın sol kanadında yaşanan sıkıntıyı son dönemde Cenk Tosun'la çözen teknik patron Güneş'in derbide bu bölgede sürprize imza atabileceği ifade edildi. Cenk Tosun ve Vincent Aboubakar'ı birlikte ilk 11'de görevlendirmek istemeyen Şenol Güneş'in dev maça Kerim'le başlamanın hesaplarını yapmaya başladığı öğrenildi. Güneş'in, Şampiyonlar Ligi'nde önümüzdeki hafta Dinamo Kiev'le Ukrayna'da oynayacakları kader maçı nedeniyle Cenk Tosun ve Aboubakar'ı derbide birlikte oynatmaya sıcak bakmadığı aktarıldı. Siyah-beyazlı hocanın maça Aboubakar'la başlayıp, oyunun seyrine göre Cenk'e görev vermesi bekleniyor.
Milliyet


Ziraat Türkiye Kupası C Grubu, 1. hafta maçında Fenerbahçe evinde Gençlerbirliği'ne 2-1 kaybetti, yenilgiyle girdi. Ligde ve Avrupa'da son 7 maçını kazanıp adeta büyük bir yükselişe imza atan sarı-lacivertliler, Beşiktaş derbisi öncesi kadrosunda tamamen rotasyon uyguladı. Silbaştan Fenerbahçe kadrosuna karşın, Ümit Özat'lı Gençlerbirliği, ligdeki ideale yakın kadrosuyla kupaya verdiği önemi belli etti. Ön alanda presle başlayan kırmızı- siyahlılar, rakip savunma arkasına sarkma çabalarının ilkini 10'da İsmail'i attırarak aldı. Bir ritim tutturamayan Fenerbahçe'de 19'da ilk şut Stoch'tan geldi. 24'te oyunda dengeyi bulan ev sahibi, Stoch'un kornerinde bomboş kalan Yiğithan'ın kafasıyla sevindi: 1-0. Sol tarafında boşluklar veren ev sahibine karşı Gençlerbirliği, 37'de ilk kez İrfan'la etkili geldi, Fabiano engelledi. İkinci devreye hızlı giren sarı- lacivertliler, 47'deki duran topta savunmanın hatasıyla topu önünde bulan Fernandao ile umutlandı. Sol bekteki boşluk nedeniyle savunmada aksayan Fenerbahçe, yine defans arkasına atılan topa çok iyi fırlayan Rantie'nin 55'teki golüyle üzüldü: 1-1. 10 kişi kalmanın etkisiyle tam olarak oyuna ağırlık koyamayan Fenerbahçe, 68'de kontra pozisyonda sağdan Ramazan'la geldi. Fiziksel olarak da oyunda olmayan ev sahibi, 76'da savunmadaki basit hatalarını devam ettirdi, sol kanattan bindiren İrfan 2-1 yaptı.
Milliyet

Dolardaki önlenemez yükseliş Galatasaray'ı harekete geçirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Yerli para birimleriyle borçlanmanın yollarını arayalım" önerisinin kendilerine çok uygun olduğunu gören sarı-kırmızılılar, bu metodu uygulayacak. Son dönemde, uluslararası gelişmelere bağlı olarak doların her geçen gün yükselmesi ve devletin bununla mücadele için sözleşmelerin Türk Lirası üzerinden yapılması çağrısına sessiz kalmayan Cim-Bom, Türk Futbolu'na öncülük yapmanın hazırlığı içerisine girdi. Faiz ve kur farkından dolayı her sene 40 milyon lirası uçup giden ve yeni gelişmelerle bunun artmasından çekinen Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'in, bundan sonra Türk futbolcularla yapılacak sözleşmelerin Türk Lirası üzerinden gerçekleştirilmesi için talimat verdiği belirlendi. Vergiler ve primlerle beraber teknik heyet ve futbol takımına şu an için senelik 64 milyon euro ödeyen ve UEFA'nın Finansal Fair Play için getirdiği sınırın sadece 1 milyon euro altında olan sarı- kırmızılılarda başkan Özbek'in, Türk futbolcularla TL üzerinden anlaşma yapılması düşüncesini genelleştirip Kulüpler Birliği'nde de gündeme getireceği ve bunun Türk futbolunda devrim sayılabilecek bir harekete dönüşmesi arzusunda olduğu ifade edildi. Galatasaray'da Türk futbolcularla TL cinsinden sözleşme yapılması veya kur sabitlemesi fikri ilk olarak Ünal Aysal döneminde hayata geçirilmiş ancak bu, çok uzun vadeli bir proje olmamıştı. Sarı-kırmızılılarda sözleşmelerin Türk Lirası üzerinden yapılması fikrine kulüp üyeleri de sıcak bakıyor ve destekliyor.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme