2 Aralık 2016 Cuma

02.12.2016 Genel Gündem



GÜNDEM

Rehabilitasyon Köyleri Projesini Hayata Geçireceğiz
Uyuşturucu ile Mücadele İl Koordinasyon Kurulları Değerlendirme Toplantısı; Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın katılımıyla dün yapıldı. Kurtulmuş, uyuşturucuyla mücadele konusunda milli seferberlik içerisinde hareket edilmesi gerektiğini belirterek, "Uyuşturucuyla mücadelenin, Türkiye'nin en ücra köşesindeki köye kadar ulaşması gerekiyor. Buradan açıkça ifade etmek istiyorum. Bu konu, bütün sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası için de büyük bir sorumluluk. Rakamsal olarak iyi bir yerdeyiz ama bu bizi yanıltmasın. Uyuşturucunun bu kadar hızlı bir şekilde yayılıyor olması, tehlike çanlarının çaldığının göstergesidir" dedi. "3 alanı korumak zorundayız. Bunlar aile, mahalle ve okul" ifadesini kullanan Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Bu saydıklarım hayatın temel direkleridir. Mahallenin de bu işe paydaş kılınması lazım. Okulları sadece kameralarla gözetlemek yetmez. Hocalarımızın da çocuklarımızı rehberlik olarak, ağabeyi ve ablası olarak gözetlemesini istiyoruz. Ayrıca rehabilitasyon köyleri projesini hayata geçireceğiz. Bu konuda iş dünyasından da destek bekliyoruz. Bu köyleri inşa eden işadamlarımızın adını köylere de verebiliriz." Bakan Soylu'nun "Doğu ve Güneydoğu'da yapılan uyuşturucu operasyonlarında PKK'ya yaklaşık 4 milyar TL'lik darbe vuruldu. FETÖ'ye yapılan operasyonlarda ise 75 milyon TL uyuşturucu yakalandı" bilgisini verdiği toplantıda, bakanlıklarda yapılan çalışmalar da ele alındı.
Haber Türk


'Hükümet Eşittir Başkan Demektir'
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, yeni "Başkanlık ya da Cumhurbaşkanlığı sisteminde" milletvekillerinin Meclis araştırması ve genel görüşme önergesi verebileceğini, yazılı ve sözlü soru sorabileceğini ancak gensoru ve güvenoyunun olmayacağını belirterek, "Yeni Hükümet sisteminde, bugünkü sistemdeki Cumhurbaşkanı artı Başbakan ve Hükümet eşittir Başkan demektir. Cumhurbaşkanı, yeni Hükümet sisteminde, Başbakan ve Hükümetin sahibi olduğu yetkileri de deruhte ederek seçilmiş olacak" dedi. AA muhabirinin "Genel olarak başkanlık sistemi nedir?" sorusu üzerine, Şentop, parlamenter sistemde tek bir seçim yapıldığını ve bunda milletvekillerinin seçildiğini, Hükümetin ayrıca seçilmediğini belirtti. Şentop, bu sistemde Hükümetin Parlamento'nun içinden çıktığını, yasama ve yürütme için tek bir seçim olduğunu kaydetti. Başkanlık sisteminde ise yasama için ayrı bir seçim yürütme yani Hükümet için ayrı bir seçim yapıldığını anlatan Şentop, "Parlamenter sistemde sadece yasama, meşruiyetini seçimden alırken, yürütme de yasamaya dayanarak ortaya çıkarken, başkanlık sisteminde, hem yasama hem de yürütme yani Hükümet doğrudan halktan meşruiyetini alır. Başkanlık sisteminde çifte meşruiyet söz konusudur" diye konuştu.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 132,3165-132,3881                       
ABD Doları 3,5005-3,5015/Euro 3,7379-3,7388/İngiliz Sterlini 4,4094-4,4124             

Taksit Kuyruğu
Maliye Bakanı Naci Ağbal, yapılandırma dolayısıyla vergi dairelerinin gece yarısına kadar açık kaldığını belirterek, "Eskiden ekmek kuyruğu vardı şimdi vergi dairesinde borç ödeme kuyruğu var" dedi. Ağbal, çok yoğun bir başvuru olduğunu vurgulayarak, "Buradan ben dersler çıkardım. Demek ki biz böyle bir güne, risk planı yapıp, daha olağanüstü bir başvuruyu nasıl karşılayacağımıza dair bir tatbikat yapmamız lazımmış ama arkadaşlar da vatandaş da olağanüstü bir gayret sarf ediyor" açıklamasını yaptı. Maliye yetkilileri, taksit ödemelerini takip etmek için sabah 4'e kadar bakanlıkta kaldılar. Taksit ödemelerinin son gününde Maliye'nin internet hizmeti gücünün tümünün taksit tahsilatına yönlendirildiği de belirtildi. Ağbal, yeniden yapılandırma düzenlemesinin vatandaşta büyük bir karşılık bulduğunu, rekor nitelikte başvuru aldıklarını belirterek, "Yeniden yapılandırmada 80 milyar lirayı devirdik. Rakamlar gelmeye devam ediyor, ama şu an itibarıyla tahsilat rakamı 12 milyar lirayı geçti" dedi. Ağbal, dün AA'ya yaptığı açıklamada, "Sabah saat 03.00 civarında, İstanbul'daki vergi dairelerindeki arkadaşlarımız bütün vatandaşlarımızın taleplerini aldıklarını, hiçbir vatandaşımızı geri döndürmediklerini, vergi dairelerinde tek bir vatandaş kalmayana kadar çalıştıklarını, vatandaş kalmasa bile beklemeye devam ettiklerini söylediler" dedi. Ağbal, önceki gün TÜSİAD kokteylinde de kamu ihalelerinde TL'nin tercih edilmesi ile ilgili soruları yanıtlarken, "Fiyat farkı uygulamamız vardı. TL cinsinden yapılan ihalelerde fiyat farkı uyguluyoruz. Döviz cinsinden olanlar da yok. Şimdi TL'ye dönüştüğümüz durumda bunu ikame edecek mekanizmalar nasıl olabilir konusunda KİK çalışacak" bilgisini verdi. "Özelleştirmede TL'ye geçmek zarar ettirmez mi" sorusuna Ağbal, şu yanıtı verdi: "Bu soruyu ben de soruyorum. Bir bilanço çıkarılması talimatı verdim. 'TL'ye geçişin faydaları, zararları ortaya konulsun' dedim. Olumlu olumsuz taraflarını belirleyelim. değerlendirerek karar vereceğiz."
Hürriyet

Ab Aldı, İhracat Arttı
Türkiye'nin kasım ayında ihracatı yüzde 5 arttı ve 11 milyar 952 milyon dolara ulaştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre ilk 11 ayda ise ihracat geçen yıla göre yüzde 2.4 azalışla 128 milyar 973 milyon dolara indi. Kasımdaki artışının en önemli nedeni otomotiv sektörünün 2.3 milyar dolara ulaşan ihracat yapması ve Avrupa Birliği'ne yapılan ihracatın yüzde 4.88 artması. Yılın 11 ayında da AB'ye ihracat artışı yüzde 4.28. TİM, kasım ayı ihracat verilerini Hyundai Assan'ın Kocaeli'nde bulunan fabrikasında açıkladı. Buna göre son 12 aylık dönemde ise ihracat yüzde 3.2 düşüşle 140 milyar 724 milyon dolar oldu. TİM Başkanı Büyükekşi, Türkiye'nin ilk 11 aylık ihracatının yüzde 2.4 daralmasında ihracat fiyatlarındaki düşüş, çevre ülkelerle yaşadığımız sorunlar ve dolardaki yükseliş kaynaklı parite kaybı etkili olduğunu vurguladı. Büyükekşi "Bu dönemde, ihracat fiyatlarındaki gerileme kaynaklı düşüş 3,6 milyar dolar, çevre ülkeler kaynaklı kayıp 3,9 milyar dolar ve parite kaynaklı kayıp 1,2 milyar dolar oldu. Parite kaynaklı düşüşte doların özellikle Türk lirası ve sterline karşı önemli ölçüde değer kazanması etkili oldu" dedi. Sektörel bazda kasım ayında en fazla ihracatı yüzde 16.9 artış ve 2 milyar 239 milyon dolarla otomotiv gerçekleştirdi. Bunu 1 milyar 319 milyon dolarla hazır giyim ve konfeksiyon ile 1 milyar 158 milyon dolarla kimyevi maddeler sektörleri takip etti. Otomotivin Avrupa'ya ihracatı kasımda yüzde 20.55 artırdı, bu sektörün ihracatında AB'nin payı yüzde 79 oldu. İkinci sektör hazır giyimin de ihracatında Avrupa'nın payı yüzde 70, kimyevi maddelerin ihracatındaki payı ise yüzde 34. En fazla ihracat yapılan ilk beş ülke arasında ihracat Almanya'ya yüzde 5.6, İtalya'ya yüzde 16.5, ABD'ye yüzde 15.7 artış kaydedilirken, İngiltere'ye yüzde 12.7 ve Irak'a yüzde 6.8 azalış oldu. En fazla ihracat yapılan ilk 20 ülke arasında kasım ayında en yüksek ihracat artış oranlarını yüzde 656 ile Norveç, yüzde 45 ile Bulgaristan ve yüzde 44 ile Birleşik Arap Emirlikleri elde etti. Norveç'te yaşanan yüksek artışta bu ülkeye yapılan gemi ve yat ihracatındaki yükseliş etkili oldu. Rusya'ya ihracatta kasım ayında bu yılın en düşük azalışı kaydedildi. Rusya'ya ihracat kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 24 azaldı.
Hürriyet

Anayasa Rekoru
Türk Lirası, dolara karşı dün yine kaybetti. Güne, 3.43 lira seviyelerinden başlayan dolar günün sonuna doğru yüzde 2'ye yakın değer kazanarak 3.5006 lira ile yeni tarihi zirvesine çıktı. Türkiye piyasaları kapandıktan sonra da uluslararası işlemlerde rekor devam etti ve dolar 3.5064 liraya kadar fırladı. Dolara Euro da eşlik etti. Euro 3.7185 lira ile rekor tazeledi. Yine Türkiye piyasaları kapandıktan sonra uluslararası işlemlerde Euro, 3.7250 liraya yükseldi. Borsa İstanbul ise kayıpta. Borsa İstanbul günü yüzde 1.99 düşüşle 72 bin 519 puandan kapattı. Rekorların nedeni ise üç şeye dayalı. Birincisi Başbakan Binali Yıldırım ile MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin anayasa değişikliği konusunda anlaşmaları ve haftaya başkanlık sistemini içeren değişikliğin Meclis'e gelecek olması. Meclis'ten değişiklik geçtiğinde 60 gün içinde referanduma gidilecek. Bu konudaki belirsizlikler piyasayı olumsuz etkiliyor. İkincisi, ÖTV zamlarının enflasyonda yapacağı etki, bu artış da Türk Lirası'nı baskılıyor. Son olarak OPEC'in kısıtlama kararı sonrası petrol fiyatlarındaki hızlı yükseliş. Petrol fiyatındaki artış da cari açık ve enflasyona etkisi nedeniyle Türk Lirası'nda kayba yol açıyor. Diğer yandan yabancıların Türk varlıklarında satışları sürüyor. Merkez Bankası verilerine göre kasım ayında 25 Kasım'a kadar olan süreçte yabancılar tahvil/bono piyasasında toplam 2.1 milyar dolar ve hisse senedinde 530 milyon dolar satış yaptılar. Bu satış da Türk Lirası üzerinde baskı yaratıyor ve dolardaki yükselişi hızlandırıyor. Bankalararası piyasada dolarda son işlemler 3.4980 liradan yapılırken serbest piyasada dolar günü 3.4910 liradan tamamladı. Meksa Yatırım Stratejisti ve Hürriyet yazarı Zeynel Balcı yeni rekoru "Çıkış trendi devam ediyor. 3.50 lira teknikten daha çok psikolojik bir direnç seviyesi. Bu seviyenin üzerinde kâr satış denemeleri görülebilir. Ancak 3.50 lira seviyesinin üzerinde tutunması 3.60 ve 3.70 lira hedeflerini beraberinde getirebilir. İlk destekler ise 3.45 ve 3.40 lira seviyesinde. 3.40 lira seviyesinin üzerinde çıkış trendinin devamı beklenebilir. Direnç seviyelerinde satış denemeleri görülse de çıkış hareketi gücünü koruyor" diye yorumladı.
Hürriyet

2017 Daha Güzel Olacak
Başbakan Binali Yıldırım, ekonomi çevrelerindeki endişeyi anladıklarını ifade ederek, "Hoşunuza gitsin diye söylemiyorum, endişeye gerek yok. Her şeye rağmen 27 çeyrek ardı ardına büyümenin en temel nedeni istikrardır, güvendir. Başbakan olarak söylüyorum, 2017 daha güzel olacak" dedi. Vergi ve SGK yapılandırmasında 116 milyarlık yapılandırmaya gidildiğini de hatırlatan Yıldırım, "Dün 15 milyar lira tıkırt diye kasaya girdi" diye konuştu. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Yıldırım şunları söyledi: "TÜSİAD'ın içeride, dışarıda temsil ediyor olması iftihar meselesi. Yatırım yaptığı için müteşekkiriz. Bacalar tütmezse, burada çalışanlar olmazsa, işverenler olmazsa gelecekten bahsedemeyiz. 15 Temmuz'da büyük bir felaketin eşiğinden döndük. Alçak darbe girişiminde bulunuldu. Darbe girişiminin başarısız olmasının arkasındaki en önemli sebep Türk milletinin demokrasi bilincinin gelişmiş olmasıdır. Tuncay Bey (Özilhan) ve Cansen Hanım (Başaran) büyük bir samimiyetle ülkemizdeki ekonomideki gelişmeler, dünyadaki belirsizlikleri anlattılar. Ortaya koydular endişelerini haklı olarak. Kötümser olmak için şu günleri esas alırsak çok sebebimiz olabilir. Uzun vadeli düşünürsek kötümser olmaya gerek yok. 8 Kasım'dan bugüne kadar olayları Türkiye'ye mahsus görürsek yanlış yaparız. Bütün para birimleri yüzde 5-6 yaptı, bizimki onun iki katı yaptı. Sebeplerini biliyoruz. Unutmayalım 4 ay içerisinde uçurumun eşiğinden döndük, tehlikeden kurtardık. Türkiye'de istikrar ve güven var. 14 yılda Türkiye'nin her şeye rağmen 27 çeyrek ardı ardına büyümesinin en temel nedeni istikrar, güven. Başbakan olarak söylüyorum 2017 daha güzel olacak. Rahatlatmak için söylemiyorum adım gibi inandığım için söylüyorum."
Milliyet

'Tam Büyüme'ye Enerjik Destek
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, "Türkiye enerji piyasaları, elektrik piyasaları önümüzdeki dönemde artık tam büyümeye bağlı olarak, ülkemizin ekonomisinin büyümesine bağlı olarak gerekli altyapı ihtiyacını, gerekli yapısal düzenleme ihtiyacını karşılamak için önemli adımlar atmaya devam edecek" dedi. Albayrak, Rize'de Enerjisa Çağrı Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, Rize'nin ikliminin ayrı bir güzel olduğunu, ayrıca baba ocağı olmasından dolayı farklı bir mutluluk duyduğunu belirtti. Adana'da öğrenci yurdunda yaşanan yangının ardından 12 kişinin hayatını kaybetmesi sonucu çok derin bir acı yaşadıklarını ifade eden Bakan Albayrak, tüm Türkiye'ye, hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarına başsağlığı diledi. Bakan Albayrak, bu yıl mayıs ayında enerji piyasalarının elektrik dağıtım sektörü içerisinde hizmet kalitesini, müşteri memnuniyeti çıtasını bir üst noktaya taşımak için önemli kararlar aldığına işaret ederek, şunları söyledi: "Bunun önemli adımlarından bir tanesi de çağrı merkezleri aracılığıyla vatandaşlarımızın, tüketicilerimizin, elektrik kullanan vatandaşlarımızın hizmet kalitesine duydukları ihtiyacın karşılanması noktasında yüksek düzeyli bir standart düzeyi belirledik. Bunlardan bir tanesi bugün burada açılışını gerçekleştirdiğimiz çağrı merkezleri. Bu Rize özelinde de ayrı bir anlam ifade ediyor. Toplam 275 tane şehrimizin insanına önemli düzeyde istihdam oluşturması itibariyle de ekonomi açısından da önemli bir gün bugün." Türkiye'nin enerji piyasalarında kritik ve önemli süreçten geçtiğini belirten Albayrak, şöyle devam etti: "Türkiye enerji piyasaları, elektrik piyasaları önümüzdeki dönemde artık tam büyümeye bağlı olarak, ülkemizin ekonomisinin büyümesine bağlı olarak gerekli altyapı ihtiyacını, gerekli yapısal düzenleme ihtiyacını karşılamak için önemli adımlar atmaya devam edecek. İletim hattı altyapısının iyileştirilmesinden teknik düzeyde istihdam sayısının artırılmasına kadar, şikayetlere müdahale süreleri Avrupa Birliği standartlarının bile ötesinde mükemmellik kalite ödülü standartlarına çekilmesine kadar birçok önemli adımlar atacağız. Yaklaşık bir yıl olacak ama önümüzdeki 2020'ye kadarki 5 yıllık tarife döneminde tüm bu çerçevede inşallah." Albayrak, eksikliklerin farkında olduklarını belirterek, "Şundan vatandaşlarımız müsterih olsun; ben Enerji Bakanı olarak her gün işin üstündeyim. Şunu bileceğiz; bu günümüz dünümüze denk olmayacak. Bugün dünden iyi, yarın da bugünden daha iyi olacak. Müşteri memnuniyeti ve kalitesi açısından da altyapı yatırımları noktasında da milletimize sunulan hizmetin yukarıya taşınması noktasında da" diye konuştu. Enerjisa CEO'su Kıvanç Zaimler ise Türkiye'de 21 ilde faaliyet gösterdiklerini, Rize ile bu sayıyı 22'ye çıkardıklarını söyledi. Rize'de 1 milyon, toplamda ise yaklaşık 20 milyon nüfusun çağrılarını cevaplamaya çalışacaklarını belirten Zaimler, "Tüm paydaşlarımıza, müşterilerimize, çalışanlarımıza, kamunun tüm birimlerine katkı sağlamaya devam ediyoruz" diye konuştu.
Milliyet

İhracat Kasım'da % 5 Arttı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Kasım ayında ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 5 artarak 11 milyar 952 milyon dolar oldu. İhracat, yılın 11 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.4 azalışla 128 milyar 973 milyon dolara indi. Son 12 aylık dönemde ise ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.2 gerileyerek 140 milyar 724 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Otomotiv endüstrisi, 2 milyar 239 milyon dolarla Kasım ayında en fazla ihracat gerçekleştiren sektör oldu. Otomotivi 1 milyar 318 milyon 764 bin dolarla hazır giyim ve konfeksiyon, 1 milyar 158 milyon 138 bin dolarla da kimyevi maddeler ve mamulleri sektörleri takip etti. Kasım'da en fazla ihracat artışı yüzde 166.9'la gemi ve yat sektöründe kaydedildi. En fazla ihracat yapılan 5 ülke Almanya, İngiltere, Irak, İtalya ve ABD oldu. Ülke grubu bazında ihracat bakıldığında, bir önceki yılın aynı dönemine göre Avrupa Birliği'ne (AB) yüzde 4.9'luk, Kuzey Amerika'ya yüzde 18.4'lük ve Orta Doğu'ya yüzde 3.6'lık artış yaşandı. AB'nin ihracattaki payı ise 11 aylık dönemde yüzde 49.4 düzeyinde gerçekleşti.
Vatan

Otodan Sonra Alkol Ve Sigaraya Ötv Zammı
Alkollü içkiler ile tütün ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV)'ye zam geldi. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, alkollü içkilerin ÖTV'si yüzde 10, tütün ürünlerinin ÖTV'si de yüzde 27.5 artırıldı. 2016'ya girilirken de alkol ve sigarada ÖTV artışına gidilmiş ve bu ürünlere yüzde 10'lara varan zamlar gelmişti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, ÖTV düzenlemesine ilişkin, "Yaptığımız hesaplamalara göre artış, sigara fiyatlarına yüzde 5-6 bir yükseliş getiriyor. Buradaki 7 kuruşluk maktu vergi artışına bağlı olarak paket başına ortaya çıkabilecek fiyat artışı 50 kuruş olacak" dedi. Tütün ürünlerinde nispi, asgari maktu ve maktu vergi olduğuna işaret eden Ağbal, "Biz sadece maktu vergiyi artırdık. Maktu vergide 7 kuruş civarında artış yaptık. Yaklaşık 25 kuruş olan maktu vergi, 32 kuruşa çıktı" diye konuştu. Ağbal, düzenlemenin sigara fiyatlarında yansıması hakkında şunları kaydetti: "Mesela 12 liraya satılan sigara bu düzenlemeden sonra sektörün, üreticinin, dağıtıcının, bayinin hiçbir kaybı olmadan, 50 kuruşluk bir artış yapmaları halinde vergi düzenlemesini kompanse etmek mümkün." Ağbal, tütündeki vergi artışının bütçeye 2.7 milyar liralık bir gelir etkisinin olduğunu tahmin ettiklerini bildirdi. Bazı alkollü içeceklerde de maktu vergilerde ÖTV'yi yüzde 10 arttırdıklarını anlatan Ağbal, "Ortalama perakende satış fiyatlarında yüzde 3 civarında bir artış olacağını hesaplıyoruz. Daha fazla bir artış biz beklemiyoruz" dedi.
Vatan

Dünya
Ne Rusya Ne Suriye
Alanya'daki Türkiye-Rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı için Türkiye'ye gelen Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, oldukça sıcak karşılandı. Türkiye'ye bir yıl aradan sonra ilk defa ayak basan Lavrov, mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından Rusça 'Dobroe utro (Günaydın) Sayın Lavrov' sözleriyle karşılandı. İki bakanın ortak basın toplantısında ise tercüme krizi yaşandı. 24 Kasım'da Suriye'de Türk askerlerine düzenlenen hava saldırısının kim tarafından yapıldığına dair soruya Lavrov, "Bizim, Rusya olarak, bununla hiçbir ilgimiz yoktur. 24 Kasım'da Türk askerlerinin hayatını kaybettiği saldırıyı ne Rusya ne de Suriye rejimi yapmıştır" yanıtını verdi. Ancak Lavrov'un Rusça yanıtı "Bizim, Rusya olarak, bununla hiçbir ilgimiz yoktur. Bu, Suriye'nin silahlı kuvvetleri tarafından yapılan bir saldırıdır" diye Türkçeye çevrildi. Ancak daha sonra Türk ve Rus diplomatik kaynaklar, çeviri hatası olduğunu söyleyerek düzeltme yaptı. Lavrov saldırıyla ilgili, "Böyle olayların bir daha olmamasını istiyoruz. Biz şu anda orada teröristlerle mücadeleye konsantre olduk. Bunu hem ABD'yle hem de diğer kurumlarla görüşmemiz zaruri" dedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Facebook'tan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Lavrov basın toplantısında tam tersini söyledi: Rusya da Suriye de Türk mevzilerine yönelik saldırıda bulunmadı. Türk Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, kendi basınlarında yapılan bu hatayı Türkçenin dil özellikleri ve çevirideki zorluklarla ilişkilendirdi" diye konuştu. Lavrov, Halep'te yaşananlarla ilgili soruya da, "Halep'i teröristlerden kurtaracağız. Bölgeyi teröristlerden temizlemek için halktan evlerini boşaltmalarını istedik. Batı'daki meslektaşlarımız, ortaklarımız buna itiraz ettiler. Oradaki insanlar kullanılıyor " yanıtını verdi. Çavuşoğlu ise, "Tüm Suriye'de ateşkes sağlanması lazım. İnsani yardımların ulaştırılması şart. Bizim Esed konusunda görüşümüz belli. Rusya'yla farklı düşünebiliriz. Ama siyasi dönüşüm konusunda Rusya'yla hemfikiriz" değerlendirmesinde bulundu. Lavrov, Halep konusunda Rusya ile Suriyeli muhalifler arasında Ankara'da Türkiye'nin arabuluculuğunda müzakere yürütüldüğüne ilişkin soruyu da şöyle cevapladı: "Detayları vermeyeceğim ama görüşmeler devam ediyor. Rusya Savunma Bakanlığı nezdinde de bunun çalışması yapılıyor. Siyasi muhalefet şu anda çoğunlukla göçmenlerden oluşuyor, onlarla görüşemiyoruz. Bir kısım da Suriye'de, gerçekten vatansever olanlar. Onlar hiçbir yere gitmiyor. Bu kesimlerle de görüşeceğiz. Uluslararası Suriye Destek Grubu ilkeleri esasında görüşmelere hazırız. Türk mevkidaşlarımızla da bu konuda görüşmeler devam ediyor. Bilgi teatisinde bulunuyoruz. Tarafların şu anda neler yapmak istediğini bilmek istiyoruz." Çavuşoğlu ise "Suriye'de kalıcı çözüm için Rusya'nın yapıcı rolünü hep dile getirdik" dedi. Hürriyet'e bilgi veren kaynaklar, Halep'te ateşkes, yaralıların tahliyesi ve insani yardım çalışmalarının görüşüldüğünü söyledi.
Hürriyet

Referandumsuz Barış
Güney Amerika ülkesi Kolombiya'da Marksist gerilla örgüt FARC ile yapılan ikinci barış anlaşması Senato'nun ardından önceki gün Temsilciler Meclisi'nden de geçerek onaylandı. 2 Ekim'de FARC ile imzalanan barış anlaşması referanduma götürülmüş, katılımın yüzde 38'i geçmediği oylamada halkın yüzde 50,24'ü anlaşmaya "hayır" demişti. Bunun ardından anlaşmada rötuşlar yapıldı ve yeniden Kongre'ye sunuldu. Ancak bu kez referanduma gidilmedi. Anlaşmanın Kongre'den geçmesinin ardından FARC'ın silah bırakmaya başlaması bekleniyor. Anlaşmaya göre FARC militanları, 150 gün içinde silahlarını BM'ye teslim edecek. Anlaşma sonrası barışı kutlayanlar beyaz balonlarla sokaklara çıktı. Anlaşmaya karşı çıkanlar ise eylem yaptı. İç savaşta 260 bine yakın kişi ölmüştü.
Hürriyet

Filmden Önce Milli Marş Ve Esas Duruş Şartı
Hindistan'da Yüksek Mahkeme, ülkedeki sinemalarda filmler ekrana gelmeden önce ulusal marşın çalınmasına karar verdi. Hindistan medyasının, ülkedeki savcıların açıklamasına dayandırarak yaptığı haberlerde, tüm sinemalarda filmlerden önce Hindistan bayrağı eşliğinde marş çalınmasına hükmedildiği aktarıldı. Savcılıktan yapılan açıklamada, her film öncesinde ulusal marş okunmasına ilişkin kararın 10 gün içinde uygulamaya konulacağı belirtildi. Karara göre milli marş sırasında seyirciler ayağa kalkıp esas duruşa geçecek, sinema yönetimi kimse çıkmasın diye kapıları kilitleyecek ve ekranda Hindistan bayrağı görüntüsü dalgalanacak. Karar, insan hakları ihlali olduğu gerekçesiyle ülkede çok sayıda eleştiriye neden oldu.
Haber Türk

'Güvenlik'e Güvenlik'e Kaçış
Şam yönetiminin başlattığı saldırılar nedeniyle Suriye'nin en sıcak noktalarının başında gelen Halep kentinde binlerce insanın kaçışı sürüyor. Beşar Esad yönetimi güçleriyle giriştikleri çatışmalarda kentin önemli bölümünü kaybeden muhaliflerin, aralarında bir karşı koalisyon oluşturduğu bildirilirken, Rusya, insani yardım dağıtımını da artırdı. Beşar Esad yönetimi güçleri ve Şii milislerin, kentin kontrolünü ele geçirmek amacıyla yoğunlaştırdığı saldırılar, binlerce kişiyi yerinden etmeye devam ediyor. Saldırı ve çatışmalardan kaçan binlerce Halepli, kentin farklı bölümlerine doğru göç ediyor. Son 4 gündür 50 binden fazla sivilin bir bölümünün rejim kontrolündeki, bir bölümünün ise muhaliflerin elinde tuttuğu semtlere göç ettiği bildiriliyor. Göçün sürdüğü, sivillerin harabeye dönmüş sokaklardan yürüyerek, bisiklet, at arabası, hatta tekerlekli sandalyeyle göç ettiği kaydediliyor. Bu arada Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nın Danışmanı Jan Egeland, Rusya ve Suriye yönetimlerinin Halep'te insani mola verilmesini kabul etmediğini, ancak Moskova'nın sivillerin tahliyesi ve insani yardım tedariki için 4 insani koridor kurulmasını önerdiğini belirtti. Rusya ve Suriye'den insani molaya onay vermesini beklediklerini ancak olumsuz yanıt aldıklarını ifade eden Egeland, BM'nin, Moskova'nın önerisini değerlendireceğini söyledi. Uzun süredir kuşatma altında bulunan Halep'te yiyecek ve diğer maddelerin sıkıntısı hissedilirken, Rusya'nın, özellikle çatışmalardan kaçan Haleplilere yiyecek ve erzak dağıttığı belirtiliyor. Rusların dağıttığı yardımları alabilmek için uğraşan Haleplilerin, uzun kuyruklar oluşturduğu ifade ediliyor. BM Genel Sekreter Yardımcısı ve İnsani Yardım Koordinasyon Dairesi Başkanı Stephen O'Brien da, önceki gün yaptığı açıklamada son birkaç günde Halep'in doğusunda artan saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 25 bine ulaştığını belirtmiş, binlerce insanın daha yerinden edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etmişti. BM yetkilileri, Halep'te yerinden edilmiş kişilerin sayısının bugüne kadar 400 bini bulduğunu belirtiyor.
Milliyet

Trump'tan Alternatif Diplomasi
ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, seçimlerden bu yana farklı uygulamaları ve davranışlarıyla ses getirmeyi başarıyor. Trump, son olarak "diplomasi" kurallarını da "193 kelimede" yeni baştan yazarak, fark yarattı. Trump, kendisini kutlamak amacıyla telefonla arayan Pakistan Başbakanı Navaz Şerif ile, geleneksel diplomatik dilin dışına çıkarak ilginç bir diyaloğa imza attı. Pakistanlı yetkililer, söz konusu görüşmenin deşifre edilmiş 193 kelimelik metnini paylaşırken, Trump'ın, söz konusu konuşmada Pakistan'ı "harika" insanların yaşadığı, "harika" bir ülke olarak nitelendirdi. Trump, Navaz Şerif'e ayrıca "Lütfen Pakistan halkına inanılmaz olduklarını aktarın. Tanıdığım tüm Pakistanlılar müstesna insanlar" ifadesini de kullandı. Trump, telefon konuşmasında, ilk kez tanıştığı Şerif'e "20 Ocak'tan sonra istediği zaman kendisini aramaktan çekinmemesini" de söylerken, Pakistan Başbakanı'na "Sizi uzun zamandır tanıyormuş gibi hissediyorum. Siz müthiş bir adamsınız" demesi de dikkat çekti. Trump'ın, ayrıca Şerif'e "Öne çıkan sorunlara çözüm bulma konusunda benden istediğiniz herhangi bir rolü oynamaya hazırım. Bu benim için bir onur olacak" dediği de aktarıldı.
Milliyet

Merkel İfade Verecek
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, otomobil devi Volkswagen'in karıştığı emisyon skandalını araştırmak için kurulan Alman Parlamentosu'ndaki komisyona ifade vereceği ortaya çıktı. Komisyon üyelerinin Merkel'e özellikle emisyon skandalından ne zaman haberdar olduğu ve Alman Otomobil Endüstrisi Birliği ile kişisel ilişkileri gibi sorulara yanıt vermesini isteyeceği öğrenildi. Habere göre, emisyon skandalı nedeniyle Merkel ile birlikte çok sayıda bakanın da komisyona çağırılması söz konusu. Ulaştırma Bakanı Alexander Dobrindt, Çevre Bakanı Barbara Hendricks ve Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel'in de komisyona bilgi vermesi bekleniyor. Merkel'in komisyona ifade vermesi için 8 Mart 2017 tarihinde özel oturum yapılması planlanıyor.
Star

'Saldırıyı Ne Rusya Ne Suriye Yaptı'
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Antalya'ya bulunan Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, katıldıkları Türkiye- Rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu Beşinci Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bakan Çavuşoğlu, "Bugün bir eylem planını imzaladık. Bölgesel konuları da değerlendirdik. Türkiye ve Rusya birlikte hareket ederse birçok sorunu çözebiliriz. Karadeniz-Akdeniz-Suriye- Irak konusundaki işbirliğimiz bölgenin barışı, istikrarı, birliği için çok önemli. Sayın Putin ve Erdoğan sık sık telefonda görüşüyorlar. Biz de Sergey'le her platformda bir araya geliyoruz" açıklaması yaptı ve şöyle devam etti: Halep'te maalesef siviller ölüyor. Tüm Suriye'de ateşkes sağlanması ve insani yardımların ulaştırılması lazım. Siyasi çözüm konusunda Rusya'yla ortak anlayışımız var. Lavrov, gazetecilerin TSK'ya yapılan hava saldırısıyla ilgili sorularına ise "Rusya olarak bununla hiçbir ilgimiz yoktur. Bu Suriye'nin silahlı kuvvetlerinin de ilgisi yoktur. Biz orada terörizmle ve teröristlerle mücadeleye devam ediyoruz" açıklamasını yaptı. Lavrov Türkiye ile özellikle Suriye'yle ilgili hem fikir olduklarını dile getirirken soru cevap şeklinde şunları söyledi: Üç defa telefon görüşmesi yaptılar. (Putin ve Erdoğan) Anlaşmalar üzerinden devam ediyorlar. Şahsi görüşmelerinde konuşulan imzalanan dokümanlar çerçevesinde işbirliğimiz devam ediyor. Biz Moskova olarak Kremlin olarak dışişleri bakanlığı olarak sadece anlaşmalarımız çerçevesinde işbirliğimize devam edeceğiz. Suriye de buna dahil. Suriye'ye barış getirmek için işbirliğimize devam edeceğiz. Rusya ve Türkiye'nin işbirliği inanıyorum ki bundan sonra da Suriye'de barışın gelmesine hız kazandıracaktır. Somut adımlarla işbirliğimiz devam edecektir."
Vatan

POLİTİKA

Yapılmasa İyi Olurdu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM'deki ihtisas komisyonlarının AK Partili üyeleriyle bir süre önce başladığı kahvaltılı toplantıları dün de sürdürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki kahvaltıda milletvekillerine, başkanlık sistemine ilişkin anayasa hazırlıklarıyla ilgili, "Eğer iki partinin görüşmelerinden uzlaşma çıkarsa, yeni bir süreç başlayacak. Önce Meclis'te ardından da referandum sürecinde çok yoğun bir dönem bekliyor. Kampanyanın iyi yürütülmesi ve halka iyi anlatılması gerekir. Herkese görevler düşecek. Çok çalışmanız gerekecek hazırlıklı olun" dedi. Erdoğan, "HDP'lilerin terörle iç içe oldukları ortaya çıktı. Bakıyorum Meclis konuşmalarında, 'esir-tutsak' gibi laflar ediyorlar. Ama biri de ağzını açıp, PKK'ya, Kandil'e tek bir laf etmiyor. Bölgedeki vatandaşımızın mağduriyetinden söz eden yok. Yargı süreci başladığında diğer herkes gibi gidip ifadeleri vermediler. Onlardan kaçanlar oldu, örgütle bağı ortaya çıkanlar oldu. Şimdi bunları görmezden mi gelecek yargı. Bizim, bölge insanımızı doğrudan muhatap almamız gerekir. Onların taleplerini hassasiyetlerini, doğrudan dinleyip çözmeliyiz" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, akademisyen milletvekillerine üniversiteye dönüşte kadro ve çift maaş verilmesini sağlayan düzenlemeyi de eleştirdi. Erdoğan, bazı komisyon üyelerinin bu düzenlemenin yanlış anlaşıldığını söylemesi üzerine, "Yapılmasa iyi olurdu, bu süreçte maniple edilecek işlere girmemek gerekir" dedi.
Hürriyet
Kimse Bizi Avrupa'dan Dışlayamaz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "650 yılı aşkın süredir kesintisiz bir şekilde Avrupa'da devletimizle, kültürümüzle, medeniyetimizle varız, var olmaya devam edeceğiz. Türkiye'yi Avrupa'dan dışlamaya kimsenin gücü yetmez. Avrupa şayet ülkemize karşı olan anlamsız husumetini, çifte standardını bir kenara bırakırsa hemen yarın AB'ye tam üye olmaya hazırız" dedi. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 30. Muhtarlar Toplantısı'nda şunları söyledi: Türkiye'yi batılı bir ülke olarak tanımlarsanız doğru söylersiniz ama eksik ifade etmiş olursunuz. Türkiye'yi doğulu bir ülke olarak tanımlarsanız yine doğru söylersiniz ama eksik ifade etmiş olursunuz. Tüm tanımların doğru ama eksik olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. AB kendi değerleriyle çelişme, kendini var eden kriterleri inkar etme pahasına ülkemizi istediği kadar dışlamaya çalışsın, Türkiye, aynı zamanda bir Avrupa ülkesidir. 650 yılı aşkın süredir kesintisiz bir şekilde Avrupa'da devletimizle, kültürümüzle, medeniyetimizle varız, var olmaya devam edeceğiz. Bugün de Trakya'daki şehirlerimizi, Balkanlar'daki evladı fatihan soydaşlarımızı bir kenara koyuyorum, Avrupa genelinde 5 milyon vatandaşımız yaşıyor. Bizi Avrupa'dan dışlamaya ne AB kurumlarının ne de ırkçılık hastalığının pençesine düşme tehlikesiyle karşı karşıya olan Avrupa devletlerinin gücü yeter. Biz Avrupa'da misafir değil ev sahibiyiz. AB ve bazı Avrupa ülkeleriyle son dönemde yaşadığımız sıkıntılar güncel siyasi çatışmalardır. Elbette geri plandaki asıl mücadeleyi görmüyor değiliz. Hedefimiz kökü mazide olan atiyi kurmaktır. Avrupa'dan, Batı'dan da mümkün olan en üst düzeyde istifade etmenin yollarını tabi ki arayacağız. Bu çerçevede şayet ülkemize karşı olan anlamsız husumetini, çifte standardını bir kenara bırakırsa hemen yarın AB'ye tam üye olmaya hazırız. AB ülkemize söz verdiği ama kasıtlı olarak tutmadığı vize serbestisi, mülteciler için toplamda 6 milyar Avro yardım, Faslıların açılması gibi adımları attığında biz de elbette iyi niyetimizi göstereceğiz. Ama artık tek taraflı adım atma dönemi bitti. Ne kadar ekmek o kadar köfte. Çünkü bizim Avrupa'nın peşinden koşacak sabrımız ve takatımız kalmadı. Üzerimizde yarım asırdır süren oyalamacılığın yorgunluğu var. 53 yıl… Şayet Avrupa kendi üzerine düşenleri yaparsa, biz bugüne kadar verdiğimiz her sözün arkasında dururuz. Aksi taktirde kendileri bilirler. Türkiye'nin batıyla olan bağı güçle de doğuyla olan bağı zayıf mı? Rusya ile, İran ile, tüm Orta Asya Türk Cumhuriyetleriyle, Güney Asya ülkeleriyle, Çin ile, Japonya ile siyasi ve ekonomik ilişkilerimizi en ileri seviyede tutmak istiyoruz. Batı ile olan ilişkilerimizi doğuya, doğuyla olan ilişkilerimizi batıya alternatif görmüyoruz. Tam tersine bu konumumuzu kendimiz ve dostlarımız açısından birbirini tamamlayan, bütünleyen ilişkilerin teminatı olarak görüyoruz. FETÖ ve PKK ile mücadele çerçevesinde kamuda, sivil toplum kuruluşları içinde, medyada, iş dünyasında ciddi bir temizlik yürütülüyor. Sıfatı, konumu, geçmişi ne olursa olsun böyle bir ihanetin içine giren herkes hesabını millete de adalete de verecektir. Bu olay 40 yıllık olaydır. Siz bunları kalkar son 10, 14 yıla sığdırırsınız. Yoksa bu iktidara fatura mı kesmeye çalışıyorsunuz. Böyle bir yanlışa müsaade etmek mümkün değildir
Milliyet
Ak Parti Ve Mhp'den Beklenen Uzlaşma
Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım ile MHP lideri Devlet Bahçeli'nin mini anayasa değişikliği için bir araya geldiği kritik toplantıdan, "Partili Cumhurbaşkanı" konusunda uzlaşma çıktı. İki lider görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Bahçeli "Türkiyemizin önemli bir gündemini oluşturan anayasa değişikliği üzerinde, sayın Başbakanımız ile, zaman zaman bir araya gelerek konunun olgunlaşması noktasında çaba sarf edilmiştir. Bugünkü görüşmemiz de son değerlendirmeler ışığında olumlu geçmiştir. İnşallah çok kısa bir süre içerisinde TBMM'ye bir metin sunulmuş olacaktır. Memleketimiz için hayırlı sonuçlar vereceği inancındayım" dedi. Bahçeli'nin ardından konuşan Yıldırım, şunları ifade etti: Anayasa değişikliği konusunda MHP ile yürüttüğümüz çalışmalar belirli bir olgunluğa erişmiştir. Ve son gözden geçirilmeler de yapılacak ve önümüzdeki hafta inşallah Ak Parti olarak anayasa değişikliği teklifimizi TBMM'ye sunmuş olacağız. Meclis'te 330'u aşan bir kabulle geçmesi gerekiyor ki, ondan sonra referandum süreci başlasın. Referandum süreci de milletin vereceği karardır. Bu değişiklikte Cumhurbaşkanı'nın eğer seçilirse partisiyle ilişiği devam edecektir. Yapılan en önemi değişiklik budur. Mevcut anayasada 'partisi ile ilişiği kesiliyor' hükmü var. Bunun yerine, 'partisiyle ilişiği devam edecek' hükmü var, hepsi bu. (Cumhurbaşkanı'nın partisiyle ilişkisi genel başkan düzeyinde mi olacak?) Herhalde anlaşılmayacak bir şey yok. Yeni getirilecek değişiklikle Cumhurbaşkanı seçilen kişinin partisiyle ilişiği devam edecek. Ak Parti kendi anayasa değişikliği olarak bu teklifi sunacak. Sunacağımız bu teklif, MHP'nin de üzerinde mutabık kaldığı veya müzakere edip uzlaştığımız bir metin olacak. Meclis görüşmelerinde buna göre de işlem görecek.
Milliyet
4 Yılda Terör 1 Yılda Yurt Sorunu Bitecek
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir yılda öğrenci yurdu sorununu çözmeye 4 yılda da Türkiye'yi terör belasından kurtarmaya söz vererek, "Kurtarmazsam siyaseti bırakırım" dedi. Kılıçdaroğlu, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası'nda STK temsilcileri ile kentte tarım ve hayvancılığın sorunları ile ilgili toplantı düzenledikten sonra, konferans salonunda partililerle buluştu. Konuşmasına Adana'da meydana gelen yurt yangını ile başlayan Kılıçdaroğlu, "Anne ve babalar çocuklarını daha iyi bir dünyayı yaşasın diye okula gönderirler. Yurt yoksa herhangi bir yurda gönderirler O anne babalar güven içinde devletin kuracağı yurda getirip çocuklarını teslim edebilirlerdi. Eğer bir ülkede hükümet varsa, 14 yıldır yurt sorunu neden çözülmez?. Ben CHP Genel Başkanı olarak söz veriyorum. Fazla değil, 1 yılda Türkiye'de yurt sorunun çözeceğiz. Her anne babanın güven içinde oğlunu, kızını teslim edeceği yurt yapacağız " dedi. Türkiye'nin bir savaşın içinde olduğunu, Suriye'den şehit haberleri geldiğini belirten Kılıçdaroğlu "Kendinize sorun. Komşunuza da sorun. Türkiye'nin Irak'la, Suriye'yle, Libya'yla, Filistin'le, AB ile İran'la, Rusya ile ilişkilerini kim düzeltir, sorun. Hayatında CHP'ye o vermemiş insan bile bilir ki bunları ancak CHP düzeltir. Evet biz düzeltiriz. Anne babalar eline kına yakarak askere gönderdiği çocuğununun şehit olması korkusunu yaşıyor. Ben size söz veriyorum. 4 yıl içinde bu Türkiye'yi terör belasından kurtarmazsam siyaseti bırakırım" diye konuştu.
Milliyet

SPOR

Euroleague'deki 10. maçında Real Madrid'i ağırlayan Fenerbahçe, rakibini 78-77 ile geçti, 10. maçında 7. galibiyetine ulaşırken, galibiyet sayısında İspanyollar'ı yakaladı. Son dönemin en formda ekiplerinden olan Real Madrid karşısında galibiyetin anahtarı savunmaydı. Bogdanovic'in yokluğunda maç başında bunda çok zorlandı temsilcimiz, rakip kısaların potaya gidişlerine bir türlü önlem alamadı. Udoh-Vesely ikilisinin aynı anda sahada bulunması bile, ön alandaki isimler çok kolay geçilince, fazla işe yaramadı. Ancak hücumda geldiği günden bu yana en iyi performansını sergileyen Nunnally vardı. ABD'li oyuncu, ilk çeyrekte 4'te 4 isabet bulunca, üzerindeki stresi de attı. Maçın sonunda, galibiyeti getiren sakinliği de, aslında ilk çeyrekte attıklarının mirasıydı! Obradovic, adam değişmelerdeki hataları azaltmak için, 4 numaraya Kalinic'i çekti fakat bu kez de İspanyollar, Hunter ile boyalı alanda ciddi bir üstünlük kurarak, skor bulmayı başardı. Bu kadar çok savunma yanlışına rağmen, rakibin 40 sayıda tutulması, maçın ilerisi için umut verici detaydı. Zaten ikinci yarıda, o özlenen savunma sahnedeydi. Fenerbahçe, Arena'daki müthiş atmosferde adeta taraftarıyla birlikte savunma yaptı, yardımlar tam zamanında geldi, Real 3. çeyrekte 17 sayı üretebildi. Kader periyodunda ise Randolph sıkıntı yarattı. Boyalı alanı kapatmaya daha fazla konsantre olan temsilcimize karşı özellikle Kalinic dışarıdayken, dış şutlar ile 13 sayı üreten Randolph, yüreklerimizi ağzımıza getirdi ama Sloukas'ın müthiş enerjisi takımı hep ayakta tutmayı bildi. Hakemlerin ilginç düdükleri bile Fenerbahçe'nin gardını düşüremeyince maç sonuna kafa kafaya girildi. Hakemler son hamlelerini 2.5 dakika kala Sloukas'ı iki teknik faulle dışarı göndererek yaptı ama bu salonda Real'e karşı kazanmayı alışkanlık yapan bir takım vardı. Neyse ki, Polonyalı hakem de diğer ikiliye uymayıp, son saniyede çalınması yürek isteyen faulü çaldı, Nunnally de ilk faulü atıp, ikincisini kaçırarak, maçı kazandırdı.
Milliyet


Copa Sudamericana finaline giderken Kolombiya'da düşen uçak sonrası takımın neredeyse tamamını kaybeden Chapecoense anılmaya devam ediyor. Tarihin en önemli kazalarından biri olarak anılan olayın ardından 3. gününde yas tutuldu. İlk olarak Brezilya ekibinin sahası olan Arena Conda'da 20 bin kişi yer aldı. Hayatta olan kulübün 11 futbolcusu alkışlar ve gözyaşlarıyla saha ortasına getirildi. Işıklar ve dualar eşliğinde yaşamını yitiren bütün herkes anıldı. Bütün stat mumlar yakarak, futbolcularını ve takımı adına özel bir veda yaptı. Ancak esas anlamlı hareket Sudamericana finalindeki rakiplerini unutmayan Atletico Nacional'den geldi. Atanasio Girardot'ta 45 bin taraftar hazır bulundu. Gözyaşları, bembeyaz balonlar ve tezahüratlarla Chapecoense'nin anısı yaşatıldı. Kolombiya'da 100 bin kişi de sokaklara indi. Dev bir ekran önünde finalin yayını ve stattaki görüntüler izlendi. 'Hepimiz Chapecoense'yiz' ve 'Biz yeni bir aileyiz' tezahüratları yankılandı. Ayrıca finalin yayıncı kuruluşu FOX TV de "Sessizlik" sloganı şeklinde 90 dakika yayın yaptı. Karanlık bir ekran ile Brezilya temsilcisinin acısı gündeme getirildi. Brezilya Serie A'da ligin son haftasında Chapecoense'nin maça çıkması için Futbol Federasyonu ve kulüp arasında özel bir konuşma gerçekleşti. Federasyon, veda niteliğinde olması için sezonun son maçına çıkılmasını istedi. Chapecoense yönetimi de bu durumu kabul etti. Kadroda kalan 11 futbolcu ve altyapıdan gençlerle bir veda maçına çıkmanın uygun olacağını ifade eden kulüp As Başkanı Ivan Tozzo, 11 Aralık'taki maça çıkacaklarını ifade etti. Ancak rakip Atletico Mineiro bir açıklama ile bu durumun insani olmayacağını duyurdu.
Milliyet
Ligde iyi bir çıkış yakalayan ve son beş maçını kazanan Fenerbahçe, zirve takipçisi Beşiktaş'ı da devirerek çıkışını sürdürmek istiyor. Dick Advocaat yönetiminde özellikle iç sahada oynadığı büyük maçlarda rakiplerine büyük üstünlük kuran sarı-lacivertliler, yeni bir derbi zaferi için taktik planlarını büyük ölçüde hazırladı. Teknik Direktör Advocaat için galibiyetin anahtarı yine orta saha olacak. Galatasaray karşısında Josef de Souza ve Alper Potuk'un başarılı performansıyla galibiyete giden sarı-lacivertliler bu bölgede sağladığı büyük üstünlükle öne çıkmıştı. Yine aynı şekilde Beşiktaş'a karşı da orta alanın hakimiyetine yönelik gayret yürütülecek. Siyah-beyazlılara karşı oynanacak mücadelede ayrıca en ekstra durum Mehmet Topal'ın da forma giyecek olması. Galatasaray derbisini cezası nedeniyle kaçıran tecrübeli orta saha, Beşiktaş'a karşı takımdaki yerini alacak. Böylelikle Hollandalı teknik adamın ideal orta sahası ortaya çıkacak. Günden güne performansını arttıran ve takımın yıldızlarından olan Josef de Souza, bu sezon kariyerinin en formda dönemini geçiren Alper Potuk ve takımın kilit ismi Mehmet Topal ile Fenerbahçe'nin en büyük kozu şekillenecek. Oyunu tam anlamıyla çift yönlü oynaması beklenen sarı-lacivertli takımda bu sayede istenen sistemin sahaya yansıtılması amaçlanıyor. Dick Advocaat tamamen rakibin oyun düzenini bozan ve top yapmasını engelleyen bir anlayışla Fenerbahçe'yi sahaya sürecek. Ön bölgede yapılacak pres ile sonuca gitmeyi hedefleyecek.
Milliyet


15 Temmuz darbe girişiminin, futbolda Süper Lig kulüplerine faturası ağır oldu. Türkiye'nin felaketin eşiğinden döndüğü ihanet gecesinden sonra euro ve dolar kurundaki artış, futbolcu ve teknik adam sözleşmelerini yabancı para birimi üzerinden yapan kulüpleri 105 milyon liradan fazla bir zarara uğrattı. Sözleşmelerin tamamına yakını euro cinsinden olduğu için, dolara endeksli kontrat yapılmaması daha büyük bir faciayı önledi. 14 Temmuz 2016 tarihinde euro 3.21 TL iken, 1 Aralık 2016 itibarıyla 3.68'e yükseldi ve kurdaki 47 kuruşluk artış 18 Süper Lig kulübüne 105 milyon 756 bin lira ekstra yük getirdi. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un kaybı 66 milyon 511 bin lira oldu. Aynı süreçte dolardaki artış ise 55 kuruş şeklinde gerçekleşti. Sözleşmeler dolar olarak yapılsaydı, rakam 120 milyona liraya ulaşacaktı. Kulüplerin yeni sezonda yayın gelirlerinden elde edecekleri kazancın bir kısmı, kur krizi nedeniyle daha şimdiden erozyona uğradı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme