3 Aralık 2016 Cumartesi

03.12.2016 Genel Gündem



03.12.2016

GÜNDEM

Kapıyı bulun
Akören kız öğrenci yurdunda tabela da hayat belirtisi de görünmüyor. Kapı zilini defalarca çalıyorum, açılmıyor. İçeride üst üste yığılmış döşekler göze çarpıyor. Yerler sentetik halıyla kaplı. İki katlı binanın yangın merdiveni yok. Zemin kattaki pencereler demir parmaklıklı. Yurda komşu evlerde oturanlar, "Aladağ'daki yurtta yangının çıktığı 29 Kasım gecesi buradaki Süleymancı yurdun iki hoca kadını apar topar gitti" diyor. Komşular, yurdun üç yıl önce açıldığını, çevre köylerden gelen orta öğretimdeki kız çocuklarının kaldığını anlatıyor. Öğrenci sayısı 20'yi geçmeyince yurdu son bir yıldır 4-6 yaş grubundaki kız çocukları için anaokulu ve dini eğitim merkezine dönüştürmüşler. Abdülkadir Şahin, Akören Eğitim ve Kültüre Hizmet Derneği Erkek Öğrenci Yurdu müdürü olduğunu, bu yurdu 9 öğrencisi bulunduğu için kapattıklarını anlatıyor: "Evet, burası Süleymancı yurdu. Yangın merdiveninin olmaması hata. Ama erkek yurdunda var" diye konuşuyor. Akören köyünün dışındaki üç katlı erkek yurdunda 20 civarında yatılı öğrenci kalıyor. İçerideki görevliler kapıyı açmıyor. Zemin, boydan boya kırmızı sentetik halıyla kaplı. Yurt Müdürü Şahin'in "Var" dediği yangın merdiveni ise adet yerini bulsun diye eklenmiş. Çünkü acil bir durumda üçüncü kattaki öğrencilerin yangın merdivenine erişemesi imkânsız. Çıkış kapısı iptal edilmiş, duvar örülerek kapatılmış. İkinci kattan çıkan öğrencilerin, bina ana girişinin üstündeki çıkıntıya yürüyüp kenardaki merdivenden aşağı inmesi gerekiyor. Basamak aralıkları düzensiz, aşağıya doğru eğimli. Üstelik her an kopacakmış gibi sallanıyorlar. Kökez köyündeki Özel Posiçi Erkek Öğrenci Yurdu Müdürü Mustafa Göktaş, yangın merdiveninin standartlara uygun olduğunu söylüyor. "Bazı yurtların yangın merdiveni kapısını hırsız girmesin diye kilitliyor ya da kulpunu söküyorlar. Bizimki sadece içeriden kulplu. Dolayısıyla içeriden açılıyor. Kapımız da demir olduğu için ısıya dayanıklı. Geldiğimde yatakhane zemini pos çamı kerestesiyle kaplıydı. Altı ay önce ısıya dayanıklı laminat parke döşendi. Ahşap malzemeleri kaldırıyoruz. Son olayla ilgili değil."
Hürriyet


Futbola girelim kitleleri etkiliyor
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) "futbolda şike" soruşturması ve dava sürecinde kumpas iddialarına yönelik olarak başlatılan soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Fuzuli Aydoğdu'nun hazırladığı 434 sayfadan oluşan iddianame, Başsavcılık tarafından onaylandı. Fetullah Gülen'in 1 numaralı şüpheli olarak yer aldığı iddianamede Mehmet Baransu, Ekrem Dumanlı, İhsan Kalkavan, Hidayet Karaca, FETÖ'nün başka soruşturmalarında tutuklu bulunan eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer, Mutlu Ekizoğlu'nun da aralarında bulunduğu 15'i tutuklu, 19'u adli kontrol şartıyla serbest, 7'si firari 108 kişi 'şüpheli' olarak gösterildi. İddianamede, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in "Futbol camiasına girelim. Futbol geniş kitleleri etkiliyor" talimatı sonrası dosyanın şüphelilerinden İhsan Kalkavan'ın harekete geçtiği kaydedildi. "Futbol'da şike" soruşturması başlatılmadan önce kapatılan Zaman gazetesinde toplantı yapıldığı belirtilen iddianamede, toplantıya şüpheliler Suat Yıldırım, Şerif Ali Tekalan, Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca, İlhan İşbilen'in katıldığı vurgulandı. Şüphelilerin, toplantının ardından Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ı "Ergenekoncu" olarak gördükleri ve "askeri ihalelerde yolsuzluk" yaptığı iddiasıyla "Futbolda şike" soruşturmasında adını geçirdikleri belirtilen iddianamede, bu olayın başlangıcının ise şüphelilerden Dumanlı'nın, Yıldırım'a muhalifliği ile bilinen Cihan Oskay'ı İstanbul'a çağırdığı, İstanbul'a gelen Oskay'a Zaman gazetesinde köşe yazarlığı yapma ve Yıldırım aleyhine yazılar yazmasını talep etmesine dayandığı anlatıldı. Oskay'ın söz konusu talepleri kabul etmediği anlatılan iddianamede, Oskay'ın uçuş bilgileri HTS kayıtlarına yer verildi. Talimat üzerine Zaman gazetesinde yapılan toplantının ardından FETÖ'nün emniyetteki yapılanmasının harekete geçtiği ifade edilen iddianamede, "Giresunspor Kulubü'nde bazı usulsüzlükler yapıldığına dair dosyanın" şüphelilerinden olan eski polis Lokman Yanık'ın bunu tutanak altına aldığı, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğüne götürdüğü ancak Asayiş Şube Müdürünün bunu kabul etmediği anlatıldı. Yanık'ın bunun üzerine söz konusu tutanağı İstanbul Organize Şube Müdürlüğüne götürdüğü, tutanağın burada raporlaştırılarak dönemin özel yetkili savcısı Zekeriya Öz'e sunulduğu kaydedilen iddianamede, Öz'ün de soruşturma talimatı vererek, birçok kişinin usulsüz olarak o dönem suç olmayan 'şike'den dinlenildiği bildirildi. Söz konusu soruşturmayı Başbakan yaptırmış algısını da kullanarak, kitleleri etkilemeye çalıştıkları ayrıca "şike soruşturmasıyla" kulüpleri ele geçirerek, örgüte maddi kazanç elde ettikleri vurgulandı. İddianamede, 1 numaralı şüpheli olan Fetullah Gülen'in, "kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, resmi belgede sahtecilik, iftira, iftira nedeniyle mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme" suçlarından 35 yıldan 85 yıla kadar hapsi isteniyor. Diğer şüpheliler Ekrem Dumanlı, Suat Yıldırım, İlhan İşbilen, Şerif Ali Tekalan, Hidayet Karaca, Nazmi Ardıç ve Mutlu Ekizoğlu hakkında ise benzer suçlardan 35 yıldan 80 yıla kadar değişen oranlarda hapis cezası talep edildi.
Milliyet


Sisi fırsat bilip sızmaya çalıştılar
Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde bulunan 2'nci Hudut Tugay Komutanlığı sorumluluk alananındaki Güven Dağı Üs Bölgesi'nde nöbet tutan askerler dün sabah 06.40'ta yoğun kar yağışı ve sisi fırsat bilip üsse sızmaya çalışan teröristleri fark etti. Bunun üzerine çıkan çatışmada ilk ateş sırasında üç asker şehit olurken, altı asker de yaralandı. Saldırı ve sızma girişimine karşı bölgede konuşlu 203 milimetrelik Obüs ve Fırtına obüsleriyle teröristler ateş altına alındı. Yoğun ateş üzerine teröristler bölgeden kaçmaya çalışırken bölgeye intikal eden Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları da PKK hedeflerini ateş altına aldı. Operasyonlarda 16 terörist etkisiz hale getirildi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre, ağır kış şartlarına rağmen bölgedeki operasyonlar sürüyor. Güvenlik güçleri, panik halinde kaçan teröristlerin telsiz görüşmelerine de ulaştı. Buna göre kaçan teröristler, üstlerinden, "ağır yaralı dokuz teröristin, silahları alınarak bulundukları yerde bırakılması" talimatını aldı. Şemdinli ilçesindeki topçu birlikleri de sınırın Irak tarafında bulunan Hakurk bölgesine yaptığı topçu atışları sonucunda dört terörist öldürüldü. Telsizden sözde örgütün Hakurk Eyaleti sorumlusu teröriste diğer PKK'lılar tarafından aktarılan bilgilerde Çekdar, Yılmaz, Tolhildan ve Eriş kod adlı teröristlerin öldüğü, ayrıca yaralıların bulunduğu belirtildi.
Milliyet

'Türkiye'nin de avrupa'ya ihtiyacı var'
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, başkenti Madrid'e dün yaptığı resmi ziyaret sırasında özel olarak kabul ettiği bir grup İspanyol gazetecinin sorularını yanıtladı. El Pais gazetesinin haberine göre, Juncker, Türkiye ve Avrupa Birliği ilişkilerine değinerek "Bizim onlara olduğu kadar Türkiye'nin de Avrupa'ya ihtiyacı var" dedi. Avrupa'daki sığınmacı kriziyle ilgili yöneltilen sorulara "Türkiye, geri kabul anlaşmasını iptal etmeyecek" yanıtını veren AB Komisyonu Başkanı, "Erdoğan, Türk vatandaşlarının vizesiz Avrupa'ya seyahat edememelerinden dolayı bizi suçlamayı bırakmalı. Türkiye, geri kabul anlaşmasında Brüksel'in talep ettiği 72 kriteri yerine getirmezse bunun sorumluluğu bizim değildir." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a "güvendiğini" belirten Juncker, "Erdoğan, ülkesinin kıyılarını suç örgütlerinin ve insan tacirlerinin ellerine bırakmayacaktır" diye konuştu. Öte yandan Juncker, AB'nin Rusya'ya karşı uyguladığı ekonomik yaptırımlarda kararlı olduğunun altını çizerek, "Yaptırımların ne zaman son bulacağına Rusya'nın atacağı adımlar karar verecek" dedi.
Vatan

'Cerrah evrakı imha etmemizi söyledi'
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, cinayetin Faili Ogün Samast ve tutuksuz sanık Erhan Tuncel hazır bulundu. Hrant Dink cinayetinde, "Tasarlayarak kasten öldürmek ve örgüt üyeliği" suçundan tutuklanan eski İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek Dink ailesinin acısını paylaştığını belirterek, "İstihbarat şube kaynaklı eylem bilgisini ilgili makamlara iletmiş biri olarak Dink ailesinin acısını paylaşıyor, sorumluların bulunmasını onlar kadar istiyorum" dedi. Akyürek, "Hrant Dink'i öldürmek için örgüt kurmak suçlaması bana çok ağır geliyor. Dink'i İstanbul istihbarat şube müdürünü değiştirecekmişim. İstihbarat Daire Başkanı olmuş biriyim. İstihbarat şube başkanını değiştirmek için bir insanın öldürülmesini planladığım iddiasını, bu iddiayı ortaya atanların da inandığını zannetmiyorum" diye konuştu. Akyürek, "O dönem Trabzon istihbarat şube müdürümüz olan Engin Dinç bulunduğumuz aşamada operasyonel bir durumun olmadığı kanaatini belirtmiştir. Trabzon il emniyet müdürlüğünden ayrılmadan önce F3- F4 raporlarının üst yazılarını imzaladım. Operasyon yaptırmadığım doğru değildir. Erhan Tuncel'in yardımcı İstihbarat elemanlığına alınışında ya da çıkartılışında asla ve asla kanunlara uygun olmayan bir davranışım olmamıştır" diye konuştu.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,5258-3,5291
Euro: Euro 3,7605-3,7641
Sterlin: 4,4857-4,4914
Gram Altın: 133,1141-133,2898

Türk lirası hızla eriyor
Dolar, dün uluslararası piyasalarda oldukça sakin bir gün geçirirken Türkiye'de bambaşka bir gün yaşadı. Önceki gün kırdığı psikolojik eşik 3.50 lira seviyesinin hemen altından güne başlayan dolar, Ekonomik Koordinasyon Kurulu toplantısı öncesinde faizlerin düşürülmesine yönelik açıklamalarla beraber artışa geçti. Ve dolar 3.5923 liraya fırladı. Baş döndüren dalgalanmalar yaşayan dolar, Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) öncesinde 3.52 lira seviyelerinde toplantıyı bekledi. Bankalararası piyasa son işlemler 3.5234 liradan yapıldı. Serbest piyasada dolar günü 3.5234 liradan kapattı. Haftanın son günü rekoru sadece dolar değil Euro da kırdı. Euro, dolar ile aynı saatlerde birden yükselişe geçti ve 3.8294 lira ile tarihi zirvesini gördü. EKK öncesi 3.7825 lira seviyelerinde olan Euro haftayı 3.7514 liradan tamamladı. Borsa İstanbul ise yüzde 1.20 yükselişle 73 bin 390 liradan kapandı. Gedik Portföy Portföy Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı, Trump'ın kazanmasını takiben doların 9–18 Kasım arası dünyada ortalama yüzde 4 yükseldiğini, bu perdede Türkiye'de yüzde 7 değer kazandığını hatırlatarak şöyle konuştu: "Dolar dünyada yatay seyrediyor. Ancak Türkiye'de ilave yüzde 6'lık yükseliş kaydetti. Hareketin ikinci perdesi tamamen Türkiye'ye özel. Gerek artan iç belirsizlikler gerek Avrupa ile ilişkilerin seyri kısa vadenin kodlarını oluşturmaya aday. Ekonomi kur artışı ile nefes darlığı yaşıyor ve Ankara rasyonel bir reçete ile sonuç alacak tedaviyi devreye sokmalı." DNG Danışmanlık Direktörü Fatih Keresteci, "Konuya finans teorisindeki en temel argüman olan risk-getiri kuramı ile yaklaştığımızda bahsettiğimiz yüksek riskin yüksek bir getiri ile karşılanması durumunda kurdaki yükseliş kontrol altına alınabilir. Daha somutlaştırmak gerekirse TCMB'nin faizlerde radikal bir artırıma gidip riskleri dengeleyecek ölçüde yüksek bir getiri sunması gerekiyor. Bunu da yabancı yatırımcı için değil bizzat yerli yatırımcı için yapmalı çünkü onların da TL'ye olan güveninde ciddi bir sarsılma görüyoruz. Yabancı yatırımcı için ise ivedilikle siyasal, sosyal, diplomatik ve jeopolitik alanlarda normalleşme gerekiyor" dedi. DenizBank Özel ve Yatırım Grubu Yönetmeni Orkun Gödek de mevcut risklerin fiyatlanma hikayesinin sürdüğünü kaydederek, "Satıştan ziyade volatilitenin artması panik havası yaratıyor" dedi.
Hürriyet

Dövizleri satın teğet geçecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde dövizde yaşanan artış ile Türkiye'de dedikodusu yapılan ekonomik krizin de teğet geçeceğini belirterek, vatandaşlardan yastık altındaki dövizlerini altına yada Türk lirasına dönüştürmesini istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'da 500 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen Avrupa ve Ortadoğu'nun en büyük otomotiv ticaret merkezlerinden biri olması planlanan 'Otonomi'nin resmi açılışını yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada, "Kim ne derse desin Halep oradaysa arşın burada. Bugün herhangi bir vatandaşımızın oto alma imkanı üç kat daha fazladır" diyerek bugünkü Türkiye'nin 14 yıl önceki Türkiye'den 3 kat daha zengin olduğunu vurguladı. Erdoğan "Sadece otomobil almak kolaylaşmadı bu otomobili kullanmak da kolaylaştı. Göreve geldiğimizde Türkiye'de 6 bin kilometre bölünmüş yol yaptık biz bunun üzerine 18 bin kilometre bölünmüş yol ilave ettik. Bu şehirler arası yolculuğunu hızını konforunu ve güvenliğini arttırdı. Şehirlerimiz içinde de 14 sene önce havalimanı var mıydı. Bir ucube vardı burada. Daha sonra buraya modern havalimanı inşa edildi" dedi. Son günlerde döviz meselesi çıkardıklarını söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: "Dolar şöyle oldu böyle oldu, ne olursa olsun, ben milletime şunu hatırlatıyorum, sizleri Allah için seviyorum. Yastığının altında döviz olanlar parasını altına, TL'ye dönüştürsün. Türk Lirası ve altın değer kazansın. Ne lüzum var dövize değer kazandıracağız, gelin bunu yapın. Bu adımı attığımız sürece birilerinin oyunu bozulacaktır. Hiç endişe etmeyin bu oyunu kısa zamanda bozarız. 2007-2008'de de bunu yaptılar, 'teğet geçecek' dedim, aynı şeyi yine söylüyorum, teğet geçecek. Faizi düşürmekten başka çare yok. Biz dünyaya bakalım, ABD'de, Japonya'da, Avrupa'da bu kadar düşük te biz niye bu rakamlarda dolaşıyoruz. Biz düşük faiz ile yatırımcının önünü açacağız. Yüksek faiz finans sektörünü ihya eder. Bunu aynı zamanda kamu bankaları içinde söylüyorum."
Hürriyet

5 milyarlık kobi nefesi
KOBİ'lere yüzde 10'un altında faizle kredi kullandırılmasını amaçlayan "Nefes kredisi" uygulamaya girdi. Başbakan Binali Yıldırım, "500 milyon TL civarında bir mevduat aktarmak suretiyle KOBİ'lere 5 milyar liraya kadar kredi desteği imkanı getirildi" dedi. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata geçirilecek projede riskin yüzde 85'ini KGF üstlenecek, yüzde 15'ini ise bankalar üstlenecek. Projenin lansman töreninde konuşan Başbakan Yıldırım, "TOBB, Gümrük ve Ticaret Bakanlığımız, bankalarımız bir araya geldiler. Bu sıkıntılı dönemde 'Biz nasıl bir sorumluluk alabiliriz' diye düşündüler" dedi. Ekonominin yüzde 98'ini KOBİ'lerin oluşturduğunu belirten Yıldırım, şöyle devam etti: "Dövizdeki dalgalanmaları da dikkate aldığımızda öncelikli olarak KOBİ'lerin desteklenmesi gerekiyor. Bunu da bir yandan hükümet olarak biz yapıyoruz bir yandan da iş alemi, bankalarımız sorumluluk üstlenerek, bu kampanyaya destek veriyorlar. Bugün piyasadaki faizleri düşündüğümüz zaman oldukça iyi sayılabilecek bir ortamda kredi kullanabilecekler, acil ihtiyaçlarını giderebilecekler." KOBİ'ler için nefes kredisi projesinin diğer bankalara da örnek olmasını dilediklerini belirten Yıldırım, "Bizim daha ilginç bir çalışmamız var ama tamamlanmadı. Onu da önümüzdeki günlerde kamuoyuna açıklayacağız. O da esnafımızı işverenlerimizi, ticari hayatımızı çok önemli ölçüde rahatlatacak bir girişimdir" dedi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da projenin hikayesini anlattı. KOBİ'lerin yüzde 15 ile 18 arasında faizle kredi kullanmasının bu projenin yolunu açtığını, önce TOBB olarak tüm kaynaklarını birleştirdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, "KOBİ'ler yüzde 15 ile yüzde 18 arasında faizle kredi kullanıyor, faiz baskısından nefes alamıyor. 'KOBİ'lere yüzde 10'un altında faizle kredi kullandırmalıyız' dedik. Sonrasında hemen çalışma başlattık" dedi. Başbakan Yıldırım'ın talimatıyla Hazine destekli KGF'nin de devreye girdiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Nefes Kredisi ile KOBİ'lere yıllık yüzde 9,90 - aylık yüzde 0,83 faizle 1 yıl vadeli kredi sağlayacağız. KOBİ'leri faizin altında ezdirmeyeceğiz" ifadelerini kullardı. Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş ise projeye çok önem verdiklerini söyledi. Toplam kredilerin sadece yüzde 25'inin KOBİ'ler tarafından kullanıldığını belirten Ateş, "TOBB kaynaklarından aktarılacak 250 milyon TL kaynağı DenizBank kaynaklarından 10 katına tamamlayarak, 731 şubemiz üzerinden TOBB üyesi KOBİ'lere 2.5 milyar TL kredi kullandıracağız" dedi. Ateş, proje ile KOBİ'lere 100 bin TL'ye kadar kredi kullandırabileceklerini de sözlerine ekledi.
Hürriyet

Ötv telaşıyla otomatik rekor
Otomobillerde ÖTV oranlarının artacağı ve döviz kurlarının da etkisiyle fiyatların zamlanacağı beklentisi, "Kasım ayı için" hiç beklenmedik bir rekorun kırılmasını sağladı. Buna göre Kasım ayında binek ve hafif ticari araçların toplam satışı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44.6 artışla 122 bin adedi geçti. Uzun süre konuşulan ve geçtiğimiz günlerde de yürürlüğe giren ÖTV artışları öncesinde, zamsız fiyatlardan yararlanmak isteyenlerin yarattığı trafik, firmaların yaptıkları cazip kampanyalarla da birleşince satışlara doping etkisi yaptı. Bir yandan ÖTV diğer yandan da yükselen kurlar nedeniyle fiyatlarda aşırı artışlar olacağını düşünen tüketiciler, Kasım ayında bugüne kadarki en yüksek satışa ulaşılmasını sağladı. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) açıkladığı verilere göre otomobil ve hafif ticari araç pazarı kasımda ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44.6 artışla 122 bin 309 adet olarak gerçekleşti. Yılın 11 ayında ise toplam pazarda satışlar yüzde 3.7 artışla, 841 bin 808 olarak gerçekleşti. Yılın başından bu yana geçen yılın altında seyreden toplam satışlar da, Kasım ayındaki bu sıçrama ile "artı"ya geçmiş oldu. ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce, 'fiyat yükselişi olacak' endişesinin, talepleri öne çektiğini, bunun da en yüksek kasım satışını getirdiğini belirtti. Erce, aralıkta süren kampanyalar nedeniyle pazarın canlı geçmesini beklediklerini kaydederken, bu yılın 1 milyon civarında bitmesini beklediklerini söyledi. Erce, "Bununla birlikte ÖTV artışlarının ve yeni kurların etkisi, asıl 2017 yılının başında devreye girecek. Tıpkı 2016'da olduğu gibi, 2017'nin ilk çeyreğinde de pazarın, 'öne çekilmiş talepler'in de etkisiyle düşük geçmesi olası" diye konuştu. Erce, bununla birlikte ilk çeyrekten sonra gelişmelere bakarak, yılın geri kalanında neler olacağını birlikte göreceğiz" dedi.
Milliyet

19 milyar dolarlık türk akımı yasalaştı
Türkiye ile Rusya arasında imzalanan Türk Akımı anlaşması, Başbakan Binali Yıldırım'ın 6-7 Aralık'ta Rusya'ya yapacağı ziyaret öncesinde TBMM Genel Kurul gündeminde ön sıralara alınarak onaylandı. Cuma sabaha karşı yapılan görüşmelerde anlaşmaya ilişkin tasarı, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı. Görüşmelere geçilmeden yarım saat önce Başbakan Yıldırım, Meclis'e gelerek tasarıya desteğini gösterdi. 19 milyar dolara mal olması beklenen Türk Akım Gaz Boru Hattı Projesi, Rusya'dan başlayıp Karadeniz üzerinden Türkiye'nin Karadeniz kıyısındaki alım terminaline uzanacak. Türkiye toprakları üzerinden Yunanistan sınırına kadar uzanan, her biri yıllık 15.75 milyar metreküp kapasiteli, iki boru hattından oluşacak Türk Akımı toplamda 31.5 milyar metreküp kapasiteye sahip olacak. Denizdeki iki hattın inşası ve işletimi Rusya Federasyonu tarafından yapılacak. Karadaki hatlardan birisi Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi tarafından inşa edilecek. Avrupa'ya gaz taşıyacak diğer kara hattının inşası ve işletimi, yüzde 50 oranında ortaklık payı ile iki ülkenin belirleyeceği şirketler tarafından kurulacak yeni bir şirket tarafından yapılacak. Türk Akım projesi kapsamında inşa edilecek boru hatlarından birisi sadece Türkiye'ye gaz vereceği ve başka bir ülkenin iletim sistemi kullanılmayacağı için gazın üçüncü ülkeler tarafından kesilmesi sözkonusu olmayacak.
Milliyet

Kamu kurumlarında 40 bin engelli çalısıyor
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, bireylerin hayatını kolaylaştırabilmek adına gayret sarf ettiklerini belirterek, "2003'e kadar 5 bin 500 civarında engelli kamuda istihdam edilirken, bugün 40 binin üzerinde engelli istihdam ediliyor" dedi. Arslan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla düzenlenen 'Ülkem İçin Dünyam İçin Ben de Varım' Engelli Personel Eğitim Programı'nın sertifika dağıtım törenine katıldı. "Esas olan iki kol iki bacak değil, mevcut uzvunuzla aklınızı kullanıp hayatınızı ona göre şekillendirmek ve anlamlı kılmak" diyen Arslan, devlet olmanın gereği olan sosyal sorumluluk projelerini uygulamaya çalıştıklarına dikkati çekti. Arslan, şunları kaydetti: "Engelli vatandaşların özellikle bilgisayar teknolojilerini daha ileri seviyede kullanabilmeleri için yürüttüğümüz '3. El Projesi'nde de mesafe aldık. Kurumumuzdaki 2.339 arkadaşımızın gayretlerini arttırabilmek ve yasama daha fazla dokunmalarını sağlamak adına, 55 arkadaşımızı da örnek alarak eğitimlerini tamamlayacağız. Diğer bakanlıkların da benzer çalışmaları yapmalarını sağlamak istiyoruz."
Star

Dünya
El bab yarışı
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve müttefiki Özgür Suriye Ordusu'na bağlı güçler, Fırat Kalkanı harekâtı kapsamında son olarak Kudeyran köyünü alarak, terör örgütü DEAŞ'ın kontrolündeki El Bab kasabasının 3 km kadar kuzeyine ulaştı. Şimdi Fırat Kalkanı bileşenleri, El Bab'taki şehir savaşının arifesinde, hem kasabadaki DEAŞ militanlarının ikmalini kesmeyi hem de birlikte hareket etmeye başlayan PKK bağlantılı YPG ve Suriye ordusunun kasabaya kendilerinden önce ulaşmasını engellemeyi hedefleyen bir kıskaç harekâtına başladı. ÖSO'nun kıskaç harekâtının biri El Bab'ın kuzeybatısında diğeri de kuzeydoğusunda olmak üzere iki kolu bulunuyor. Kuzeydoğu kolunun öncelikli hedefi, El Bab'ın 5 km kuzeydoğusundaki Kabasin köyü. Kısa süre önce Fırat Kalkanı bileşenleri bu köyü ele geçirmiş, ancak DEAŞ'ın başlattığı karşı saldırı nedeniyle geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Kabasin'in doğusunda ise Menbiç kasabasından gelen ve El Bab'a doğru ilerlemeye çalışan terör örgütü PKK ile bağlantılı YPG gücü bulunuyor. TSK ise bu bölgede obüs ve uçaklarını kullanarak YPG'yi vuruyor. 20 Ekim'de Türk uçaklarının bu bölgede YPG hedeflerini vurmasına Suriye ordusundan "Tekrarlanırsa uçakları düşürürüz" tehdidi gelmişti. İkinci kolda ise durum daha da karışık… Nitekim bu kolun en kritik hedefi olan ve hâlihazırda hiçbir unsurun kontrol etmediği Azrak köyü şu anda bölgedeki üç gücün de radarına girmiş durumda. Köyün hemen kuzeyinde TSK-ÖSO bulunuyor. Azrak'ın güney ve doğu çeperinde ise DEAŞ militanlarının mevzileri yer alıyor. Azrak'ın batısında ise Afrin bölgesinden gelen YPG güçleri ve Suriye ordusu köyü almak için konuşlanmış durumda. Şam yönetimi yanlısı Al Masdar News'e göre, El Bab'ın 7 km kadar kuzeybatısında yer alan Azrak köyün etrafında Suriye ordusu ve TSK'nın mevzilerinin aralarındaki mesafe 1 km altına düşmüş durumda ve taraflar arasında çatışma ihtimali giderek artıyor. Suriye'ye ait olduğu iddia edilen savaş uçağının 24 Kasım'da Türk askerlerini hedef aldığı saldırı da Azrak'ın hemen kuzeyinde meydana gelmişti. DEAŞ da 29 Kasım'da Azrak'ın kuzeydoğusunda kalan Dana köyünde iki Türk askerini kaçırmıştı.
Hürriyet

Generaller ve milyarderler
Pentagon'un (ABD Savunma Bakanlığı) basın odasının girişinde uzun süre fotoğrafı asılı kaldı. Çünkü kongrede ifadeye çağrılmıştı. Başında olduğu deniz piyadelerinin diğer tüm askerlerden üstün olduğunu söylemişti. 'Gerçek askerler deniz komandolarıdır' diyordu. 2013'te emekli oluncaya kadar sadece tek değil, birçok fotoğrafı vardı basın odasında. Ve onlardan birinin altında da şu lafı yazılıydı: "Nazik olun, profesyonel olun. Ama tanıştığınız herkes için onu öldürecek bir planınız olsun." Trump'ın önceki gün yine teamüllerin dışına çıkıp 1950'den beri olmayan bir şey yaparak, senatodan özel izin alması gerektiği halde Savunma Bakanlığı'na aday göstereceğini açıkladığı emekli Orgeneral James Mattis (66) işte böyle biri. 2003'te Irak'ın işgali başladığında ülkeye ilk giren deniz komandolarını o komuta ediyordu. Sonrasında ülkenin bazı kentlerindeki Sünni direnişine karşı da savaşı o yönetti. CENTCOM komutanıyken Irak ve Afganistan savaşları ona devredildi. Ve "Çılgın Köpek", "Savaşçı Keşiş" gibi lakaplarla anılan Mattis, Pentagon'da her zaman sertliğiyle tanındı. Obama yönetiminin 2013'te İran'la yürüttüğü gizli görüşmeler sonrası başlayan jeostratejik kayma sırasında da İran karşıtı görüşleriyle bilinen Mattis için yol bitti. Ve emekli edildi. Trump'ın Savunma Bakanı adayı Mattis, ulusal güvenlik danışmanlığına getirdiği emekli Korgeneral Mike Flynn'den sonra üst düzey bir görev için seçtiği ikinci general. Flynn kadar sert. Ancak aynı zamanda, Obama yönetiminin İran anlaşmasına geçmişte karşı çıksa da, şimdi anlaşmanın iptal edilmesinin kötü olacağını savunacak kadar rasyonel. Ayrıca kampanya sırasında işkenceyi savunan Trump'a bunun yanlış olduğunu söyleyecek ve 19 Kasım'da Trump'la yaptıkları görüşmede yeni başkanın görüşünün değişmesini sağlayacak kadar çizgisine bağlı. Donald Trump'ın aksine Rusya'ya karşı da oldukça katı.
Hürriyet

Kıbrıs için yeni şans
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum lider Nikos Anastasiadis, İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında sonuçsuz kalan müzakerelere "devam" kararı aldı. İki lider bu kararı, Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Temsilcisi Espen Bart Eide'nin ev sahipliğindeki yemekte verdi. Adanın iki lideri, söz konusu karar uyarınca 9 Ocak'ta Cenevre'de bir araya gelecek. 11 Ocak'ta karşılıklı olarak "haritalar" masaya konulurken, 12 Ocak'ta da uluslararası konferans yapılacak. Konferansa Türkiye ve Yunanistan'ın dışındaki taraflar da katılacak. Meclis'e bilgi veren Akıncı, "Şimdi artık 5'li konferansın tarihi var. Onun öncesinde, ne yapacağımızı biliyoruz" dedi. Akıncı, "O konferansa garantör ülkelerin de davet edileceğini biliyoruz. Bu önerdiğimiz, istediğimiz bir şeydi. Temenni ederim, orada da çok verimli çalışmalar yaparak, artık bu sorunu elbirliğiyle çözüme kavuştururuz" ifadesini kullandı. Tüm çalışmaların sonunda 2017 ortalarında bir referandum yapılabileceğini vurgulayan Akıncı, "Arzumuz, Kıbrıs'ta iki tarafın da mutlu olacağı bir gelecek sağlamak. Kıbrıs'ta elde edeceğimiz bir barışın, bölgemiz için sayılamayacak faydası olur" dedi. Anastasiadis de artık ya başarıya ulaşılacağını, ya da herkesin izleyeceği yolu bileceğini söyledi. Rum lider, 9 Ocak'taki müzakerelere kadar mevcut boşlukları kapatmak, anlaşmazlıkları gidermek ve 6 başlığı detaylı şekilde görüşerek, daha fazla ilerleme sağlama amacıyla müzakereciler ve liderlerin görüşme halinde olacağını belirtti. Rum lider, KKTC'nin "5'li konferans olacak" açıklamalarına karşın, "Biz çoklu konferansa gidiyoruz" ifadesini kullandı. BM diplomatı Eide de, pazartesi günü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya gelecek. Bu arada Rum iktidar ortağı DİKO'nun Başkanı Nikolas Papadopulos, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'la görüştü. Rum "Fileleftheros" gazetesi, Çipras'ın "garantilerin ve Türk askerinin olmayacağı bir çözümden" bahsettiğini, "Yunanistan'ın, garantilerin tasfiyesi ve çözümden sonra Türk askerinin (Ada'da) kalmaması ilkelerinden geri adım atması söz konusu değildir" dediğini aktardı.
Milliyet

Avrupa'nın gözü italya'ya çevrildi
İtalyanlar, yarın, ülkenin yakın tarihin en önemli referandumlarından biri için sandık başına gidiyor. Anayasa değişikliği için gerçekleştirilen referandumda "Hayır" sonucu çıkması, ülkeyi politik ve ekonomik bir krizle başbaşa bırakmakla kalmayıp, Avrupa Birliği'nin (AB) geleceğini de etkileyecek. Zira değişikliklerin reddedilmesi durumunda istifasını açıklayacak olan Başbakan Matteo Renzi'nin ardından, popülaritesini artıran "Beş Yıldız Hareketi" nin yeni hükümeti kurması ve İtalya'yı AB'den çıkaracak bir yola sürüklemesi olasılığı gündeme gelecek. Çünkü Beppe Grillo'nun liderliğindeki parti, İtalya'nın AB'den çıkışını savunuyor. Ülkedeki siyasi istikrarsızlığa son vermek amacıyla hazırlanan reform, Başbakan Renzi'nin liderliğindeki sol görüşlü hükümet için bir devrim niteliği taşıyor. 70 yıllık demokrasi süresince 63 hükümetin görev yaptığı İtalya'da Senato'nun yetkilerinin kısıtlanması ve her yasayı onaylaması zorunluluğunun kaldırılması hedefleniyor. Referandumda, İtalyan Parlamentosu'nun alt kanadı olan Cumhuriyet Senatosu'nun yetkilerinin azaltılarak, yasamanın daha hızlı ve etkin olması amaçlanıyor. Reform, Cumhuriyet Senatosu'ndaki koltuk sayısının 315'ten 100'e düşürülmesini, aynı zamanda üyelere maaş bağlanmaması ve halk tarafından seçilmemesini de kapsıyor. Söz konusu reformlar kapsamında ülkedeki 20 bölge yönetiminin, yetkilerini devlete devretmesi de gerekecek. Renzi dün yaptığı son konuşmada, referandumdan "Evet" çıkması durumunda İtalya'nın "Avrupa'nın en güçlü ülkesi" haline geleceğini öne sürdü. Bununla birlikte ülkede Renzi hükümetinin desteklediği anayasal değişikliklerini "destekleyenler" yani "Evet" diyecekler, söz konusu reformun İtalya'da yasama sürecinde yaşanan kaos ve sertliğe son vereceğini düşünüyor. Buna karşılık "hayır"cılar, planlanan reformların temsili demokrasiye zarar vereceği ve otoriter bir yönetime neden olacağını savunuyor. Hayır savunucuları arasında "Kuzey Birliği" Partisi ve eski başbakan Silvio Berlusconi'nin "Forza Italia"sı da bulunuyor.
Milliyet

Deas ve ypg kusatmaya destek veriyor
Özgür Suriye Ordusu'ndan (ÖSO) Muntasır Billah Tugayı Genel Komutanı Firas Pasa, haftalardır Esad Rejimi, Iran'ın paramiliter milisleri ve Rusya'nın saldırıları altında olan Halep'in, terör örgütleri DEAS ve YPG tarafından da kuşatıldığını; Türkiye sınırları içerisinde faaliyetlerde bulunan bu örgütlerin Halep ve çevresini üs tutmuş vaziyette olduklarını söyledi. "Türkiye'nin bu terör örgütlerine kuzeyde olduğu gibi Halep'te de darbe vurmasını arzu ediyoruz" diyen Pasa, bu durumun 'terörizmle mücadele' nedeniyle uluslararası hukuka uygun olacağını belirtti. "Kuşatma altında bulunan kentte sivil yerleşim alanlarının yanı sıra okullarımız, fırınlarımız ve hastanelerimiz kimyasal silahlarla, klor ve hardal gazı ile vuruluyor. Sadece son birkaç günde kadın ve çocuk 500'den fazla sivil öldü, 4000'den fazlası da yaralandı" ifadelerini kullanan Pasa, "Bölgede çalışan son hastanemiz olan Ömer bin Abdülaziz Hastanesi de birkaç gün önce yaşanan bombardımanda kullanılmaz hale geldi" diyen ÖSO komutanı, "çoğu kapandığı için halkımız ekmek bulmakta büyük sıkıntı çekiyor" uyarısında bulundu.
Star

Fillon türkçe dersine karşı
Fransa'da gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde merkez sağın adayı olarak yarışmaya hazırlanan eski başbakanlardan françois Fillon'un Türkçe derslerini kaldırma planı tepki çekti. Fillon seçim beyannamesinde, başkan seçilmesi durumunda, Türkçenin de yer aldığı Anadil ve Kültür Eğitimi (ELCO) derslerini gelecek yıldan itibaren kaldıracağını belirtti. Fillon, bahsi geçen derslerin göçmen çocuklarının Fransız kültürüyle kaynaşmasına engel olduğunu savunuyor. ELCO derslerini veren öğretmenlerin Fransa Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olmamasına tepki gösteren Fillon, bu öğretmenlerden bazılarının da derslere başörtüsüyle girdiğini vurguladı. Paris Eğitim Müşaviri Ziya Yediyıldız ise Fransa'nın anlaşmayı tek taraflı iptal etmesinin söz konusu olamayacağını söyledi. Yediyıldız, Fransa ile Türkiye'nin arasında 1978'de imzalanan anlaşmayı hatırlatarak, Fransa'nın böyle bir adımı Türkiye ile müzakere etmeden atamayacağını belirtti. Yediyıldız, "Tek taraflı kaldırması mümkün olamaz, bir şekilde anlaşmalar önüne gelecektir" ifadelerini kullandı. İktidardaki Sosyalist Parti, ELCO kapsamında verilen dersleri 2018'den itibaren diğer yabancı diller gibi okul müfredatına eklemeyi planlıyordu.
Vatan

Parti uyeleri merkel'i terletti
Almanya Başbakanı ve Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel, önümüzdeki yıl yapılacak genel seçimlere hazırlanırken partililerin nabzını tuttu. Merkel Essen'deki parti kongresinden önce, parti tabanının düşüncelerini öğrenmek için 800 partili ile video konferans aracılığıyla bir araya geldi. Merkel'e görüşlerini ileten parti üyelerinin acil sorunlarının başında mülteci politikası geliyordu. Hükümetin mülteci politikasını eleştiren bir profesör Merkel'e, 'seçmenin mülteci politikasını açıklamak yerine mülteciler konusundaki tutumunu değiştirmesini beklediğini neden idrak etmediğini' sordu. Merkel mülteci politikasını savunurken, insan onurunun dokunulmazlığından ve sığınmacıların denizlerde boğulmalarına seyirci kalınamayacağından söz etti. Merkel, Türkiye ile AB arasındaki mülteci mutabakatının biraz zaman aldığını da sözlerine ekledi. Merkel kendisini eleştiren profesörün 'hayatında ilk kez çocuklarının güvenliğinden ve geleceğinden endişe duymaya başladığı' şeklindeki sözlerini yanıtlarken, endişe ve eleştirilerini anlayışla karşıladığını ancak benimsediği mülteci politikasının doğru olduğunu ve görüş ayrılıklarına katlanmak zorunda olduklarını dile getirdi.
Vatan

POLİTİKA

Parti bağı 2019'dan sonra
Ak Parti'nin imzaya açtığı, ancak halen başta geçiş maddeleri olmak üzere son rötuşların yapıldığı başkanlık sisteminin en çok konuşulan maddesi olan 'cumhurbaşkanının partisiyle bağının kurulması' konusunda önemli ayrıntılar ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Anayasa'da cumhurbaşkanının partisiyle bağının kesileceğine yönelik hüküm yürürlükten kaldırılacak. Ancak MHP, bu hükmün 2019'dan önce yürürlüğe girmesini istemedi. Bu nedenle yürürlük tarihi 2019 olacak. Anayasa'da engelleyici bir hüküm olmadığı ve "Cumhurbaşkanı genel başkan olamaz" şeklinde yasaklayıcı bir madde konulmadığı için, bu durum genel başkan olmasının yolunu açacak. AK Parti, sadece bu düzenlemeyi yeterli buldu. MHP de Anayasa ve ikincil mevzuat için yasaklayıcı bir öneri getirmedi. MHP, aynı zamanda, 2019'dan önce cumhurbaşkanının bu düzenlemeden kaynaklanan yeni yetkileri kullanmasına sıcak bakmadı. Bu süre için, 'Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmek' gibi sınırlı yetkilerin kabul edildiği belirtildi. MHP'nin cumhurbaşkanının 'genel başkan olmamasıyla' ilgili tavrını, cumhurbaşkanının Yüce Divan'a sevki için gerekli oy oranının aşağı çekilmesi nedeniyle yumuşattığı dile getirildi. AK Parti, 413 oyla Yüce Divan'a sevki 367 oya indirdi. Bu sayının daha da aşağı çekilmesinin söz konusu olduğu bildirildi. Hafta sonu yapılacak çalışma, bu hükümlerin kesinleştirilmesi ve geçici maddelerin yazımı konusunda yapılacak. Metnin önümüzdeki hafta TBMM'ye sunulması bekleniyor.
Hürriyet
Gözler tbmm'ye sunulacak metinde
Ak Parti'nin başkanlık sistemini öngören anayasa değişikliği teklifi ile ilgili Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin görüşmesinin ardından varılan uzlaşmanın ardından TBMM Başkanlığı'na sunulacak metin merakla bekleniyor. Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş'in "Bahçeli kurt siyasetçidir" diyerek anayasa teklifinin yasalaştırılması sırasında bir yol kazası yaşanabileceğine vurgu yapması, Ak Parti kanadında MHP'ye dönük endişeler olduğu iddialarına yol açmıştı. Hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekilleriyle görüşmesinde hem de Başbakan Yıldırım'ın temaslarında Bahçeli'ye olan güveni yinelemelerinin anayasa sürecine olumlu katkı sağladığı belirtiliyor. Bahçeli de kurmaylarıyla görüşmelerinde ülkenin geleceği için bir yola çıkıldığını ve MHP'nin üzerine düşen sorumluluğunu sonuna kadar tereddütsüz yerine getireceğini dile getiriyor. Ancak MHP'de de olası bir sapma yaşanması ve olumlu gidişata gölge düşülmesinden endişe ediliyor. Yıldırım ve Bahçeli'nin görüşmesinde iki madde üzerinde pürüz yaşandığı kamuoyuna yansımıştı. Bu iki madde üzerinde AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül ile MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak bir araya gelerek çözüm arayacak. Kulislerde MHP'nin Cumhurbaşkanı'nın kararname çıkarma yetkisi ve fesih yetkisi konusundaki görüşünde ısrarcı olacağı belirtiliyor. İki konudaki pürüzlerin giderilmesi ve teklifinin yasalaşması sırasında bir kriz çıkmaması halinde MHP'nin hem Meclis'te hem de referandumda, "evet" diyeceği belirtiliyor.
Milliyet

SPOR

Galatasaray'ın başarılı savunma oyuncusu Serdar Aziz, dün düzenlediği basın toplantısında, sakatlıktan yeni çıktığını ve henüz istediği performansı ortaya koyamadığını belirterek, "Şu anda ben de beklediğim Serdar değilim ama öyle olacağıma inanıyorum" dedi. Fenerbahçe derbisinde yedikleri ikinci goldeki hatasıyla ilgili genç oyuncu "Maçın zor olacağını herkes biliyordu. Benim için daha zordu. Hatam bir anlık konsantrasyon hatasıydı. Josef'i görmedim" diye konuştu Şampiyonluk yarışından koptukları yönündeki görüşlere katılmadığını belirten Serdar "Önümüzdeki dört maçı da kazanacağımıza inanıyorum. Bunu yapabilecek kapasiteye sahibiz. Kaybettiğimiz karşılaşmalardan Fenerbahçe maçı hariç iyiydik ama o maçta Fenerbahçe de iyi değildi" diye konuştu. Genç oyuncu Bursa maçında eski takımının taraftarlarından gördüğü tepkiyle ilgiliyse "Maçtan önce tepki gelebilir mi diye düşünmüştüm. Canları sağ olsun ama ben hak ettiğimi düşünmüyorum" dedi.
Hürriyet

Beşiktaş'ın derbi stratejisi ilk 45 dakika üzerine kurulu. Siyah beyazlıların bu sezon bugüne kadar oynadığı bütün maçlarda ilk devre ortaya koyduğu oyun ve skor, 90 dakikanın tamamını etkiledi. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi maçlarının yanı sıra Galatasaray, Trabzonspor ve Başakşehir maçlarında ilk 45 dakikalarda genelde iyi performans ortaya koyamadı. Siyah beyazlı takım, bu nedenle maçların ikinci yarılarında hep geri dönüşlere imza atmak zorunda kaldı. Güneş, bu nedenle Kadıköy'deki Fenerbahçe derbisinde kurgusunu, ilk bölümde geriye düşmemeyi sağlamak için oluşturacak. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi'ndeki iki Benfica maçında, ligdeki G.Saray ve Başakşehir maçlarının ilk devrelerine kötü başladığı için geriye düştü. Ama 2. devre 2-0'dan G.Saray, 3-0'dan da Benfica maçını çevirdi. 1-0 geriye düştüğü Başakşehir maçını da 2. devre 1-1 yaptı. Napoli deplasmanında ilk 45'i 2-1 önde kapatan Kartal, maçı 3-2 kazanırken, yine soyunma odasına 2-1 önde girdiği Trabzon maçından da 3 puanla ayrıldı. Siyah beyazlılar, 1-0 önde kapattığı Dinamo Kiev maçını 1-1 tamamladı. Kartal, ilk devresi 0-0 biten Napoli maçını da 1-0 öne geçse de 1-1 kapatmıştı.
Hürriyet


Euroleague'in 10. haftasında Olimpiakos'u konuk eden Darüşşafaka Doğuş, 77-71 yenilmekten kurtulamadı. Bu sezon Volkswagen Arena'da oynadığı 3 maçta 2 yenilgi almıştı temsilcimiz, bir de iç saha maçı olarak Abdi İpekçi'de CSKA galibiyeti vardı. Olimpiakos karşısında alınacak bir galibiyet çok şey kazandıracaktı. Ancak maça çok kötü başladı temsilcimiz. Spanoulis'in savunmasında aksadı. Lojeski'ye hazırlanan pozisyonlar da keskin şutörün elinden potamızdan geçince, kontrolü konuk takım hemen ele aldı. Daçka, dış şutlarla rakibine karşılık veriyordu ama iki ekibin hücumları arasındaki en büyük fark, organizasyonlarıydı. Bu atmosferde Olimpiakos, 11-0'lık seri buldu, devreyi 43-34 önde kapadı. Derslik hücumlarına 2. yarıda da devam etti Olimpiakos, hele Spanoulis'in skoru 55-43 yapan bir üçlüğü öncesindeki paslaşma kıskanılacak cinstendi. Daçka bir kez daha rakibine dışarıdan atarak yanıt verdi ama bu kez de Green engeli karşımıza dikildi. Son çeyreğe 6 farklı galip girdikten sonra uyandı ekibimiz, top boyalı alanda Furkan'a indi. Furkan arayı kapadı, Daçka maça inandı. Bir gün önce F.Bahçe maçında çok dert yandığımız hakem kararları burada da sahne aldı. Wanamaker'a fark 2'ye inmişken çalınan ilginç steps kararı, aynı hücumu Olimpiakos 3 sayılık basketle bitirince daha da can yaktı. Ardından Daçka'nın telaşı, yanlışları beraberinde getirdi, art arda iki üçlükle maçı ortaya getiren Wilbekin unutulurken, Wanamaker kahramanlığı istedi, Olimpiakos da bu hatayı affetmedi.
Milliyet


Fenerbahçe ile bugün zorlu bir sınava çıkacak olan ligin namağlubu Beşiktaş'ta ilk 11'den 9 isim belli olurken, kalan ikisi teknik direktör Şenol Güneş'in kafasını karıştırdı. Güneş, forvet ve sol kanattaki alternatiflerini tek tek denedi. Futbolcularla özel bir görüşme yapan teknik direktör Şenol Güneş, bugünkü maça bir derbiden çok, o hafta kazanılması gereken bir maç olarak bakmalarını söylediği ortaya çıktı. Savunmada Gökhan Gönül, Marcelo, Tosic ve Adriano'yu oynatacak olan siyah-beyazlı teknik adam, bu oyunculara bireysel hatalar konusunda ikazda bulunurken, kaleci Fabri'den de riskli hareketler yapmamasını istedi. Ricardo Quaresma'yı değişmeli olarak her iki kanatta oynatan siyah - beyazlı teknik adam, Portekizli oyuncuya ise "Derbide de kanatları değişmeli olarak kullan. İçeride müsait durumda arkadaşın varsa, şut çekmek yerine pas vermelisin" uyarılarda bulundu. Güneş, son maçlarda çok iyi bir performans sergileyen Cenk Tosun ile Aboubakar arasında kararını henüz vermedi. Taktik antrenmanlarında bu iki oyuncuyu sırayla ilk on birde oynatan siyah-beyazlı ekibin hocası, forvet konusunda adeta renk vermedi. Sol kanat konusunda da net bir tercih yapmayan Şenol Güneş, Kerim ya da Olcay ikilisinden birini bu bölgede oynatacak.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme