7 Aralık 2016 Çarşamba

07.12.2016 Genel Gündem



GÜNDEM

İncirlik Sürprizi
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford ile bir ay içinde ikinci kez görüştü. Önceki günkü görüşmenin adresi bu kez Ankara yerine Adana İncirlik'teki 10. Tanker Üssü oldu. Görüşmeyi, Genelkurmay Başkanlığı dün kısa bir açıklama ile duyurdu. Dunford geçen 6 Kasım'da Ankara'ya gelerek Akar'la görüşmüştü. Dunford'ın İncirlik Üssü'nde konuşlu ABD askerlerinin yaklaşan Noel'ini kutlamak için bölgeye geldiği bildirildi. Edinilen bilgiye göre, iki komutanın görüşmesinde ağırlıklı olarak Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmeler ele alındı. Akar, Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması ile terörizmle ortak mücadelenin önemine vurgu yaptı. Akar, bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Suriye'nin kuzeyinde yürüttüğü Fırat Kalkanı Harekâtı ile ilgili ayrıntılı bilgi verdi. TSK destekli Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) DEAŞ'ın Suriye'deki Rakka'dan sonraki ikinci önemli merkezi olan El Bab'ı kuşatmasında gelinen aşamayı da anlatan Akar, DEAŞ'ı bölgeden çıkarmada ortak mücadelenin önemine dikkat çekti. Akar, bu kapsamda koalisyon güçlerinden El Bab harekâtına havadan destek beklenildiği mesajını ABD'li muhatabına iletti. Akar, terör örgütü PKK/ PYD'niın Suriye ve Irak'ta mezhepsel ve etnik çatışmayı daha da körükleyecek şekilde demografik yapıyı bozucu faaliyetlerine ve PYD'ye verilen silahların Türkiye'de terör eylemlerinde kullanılmasına dikkat çekti. Menbiç'te PYD varlığının devam ettiğini, Türkiye sınırına yakın bölgelerde tahrik edici tutum takındığını vurgulayan Akar, Türkiye'nin Telafer ve Sincar'daki hassasiyetlerini aktararak, buralardaki gelişmelerin de yakından izlendiğini söyledi. Orgeneral Akar, Adana ziyaretine eşlik eden Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak'la birlikte İncirlik'teki 10. Tanker Üs Komutanlığı ve 6'ncı Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı'nda birlikleri de denetledi. Akar, Adana Valiliği'ni de ziyaret etti.
Hürriyet


İzmir'i Kana Bulayacaklardı!
İzmir'de bombalı saldırı olabileceğine yönelik istihbari bilgi üzerine çalışmalarını yürüten emniyet, iki kadın teröristin isimlerini saptadı. Kadın teröristlerin kente yolcu otobüsüyle geleceklerinin öğrenilmesi üzerine İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali'nde önlem alındı. Teröristler, yolcu otobüsünden indikleri sırada düzenlenen operasyonla yakalandı. Üzerlerinde örgütsel dokümanlar bulunan S.B. ile N.M., Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Yapılan araştırmada, S.B.'nin, İzmir'de 2014 yılına kadar ESP içerisinde görev yaptığı, ardından aynı yıl MLKP terör örgütüne katılıp Suriye'ye gittiği saptandı. Rojova'daki PKK/PYD kampında silah ve bomba eğitimi alan S.B.'nin, daha sonra Türkiye'ye geçtiği, bombalı saldırılarda bulunmak için ise terör örgütü MKLP'nin silahlı kanadı FESK adına İzmir'e gönderildiği ortaya çıktı. N.M.'nin de, S.B.'ye kentteki keşifleri sırasında yardım etmek için geldiği tespit edildi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,4411-3,4491
Euro: Euro 3,6896-3,6981
Sterlin: 4,3594-4,3714
Gram Altın: 129,2824-129,6329

118'i Tl'de 253'ü Dövizde
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın alışveriş merkezi sahiplerine "Kiraları TL ile alın" mesajı vermesinin ardından 1 hafta geçti. 371 AVM'nin bulunduğu Türkiye'de 259 AVM'den 6'sı kiralarını TL'ye çevirdiğini duyurdu. Geri kalan 253 AVM'de ise TL'ye geçiş konusunda çalışmalar yapıldığı belirtilirken, Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) Yönetim Kurulu Başkanı Hulusi Belgü, "AVM'lerin yüzde 70'i döviz üzerinden kira alıyor. Bu sorunu çözmek için yatırımcı, perakendeci ve hükümet yetkilileri ile görüşmeler yapıyoruz. Çünkü bu konuda bazı düzenlemelerin yapılması gerekiyor" dedi. Türkiye'de son 20 yılda artan AVM yatırımları bugün 53 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. AVM kiraları, yönetimleri ve perakendecileri son 10 yıldır karşı karşıya getiriyor. 2016'da döviz kurlarının yükselmesiyle yeniden başlayan tartışma geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'TL' çağrısıyla yeni bir boyut kazanmıştı. Bu çağrının ardından Nata Vega, ArenaPark, ArmoniPark, Kayseri Park AVM, Armada AVM ve Panora AVM kiralarını TL'ye çevirdiğini duyuran ilk AVM'ler oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kayseri'de bazı AVM'lerin hala dövizle kira aldığını öğrenmesinin ardından Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya'yı telefonla aramış, kiraları TL olarak almaları gerektiğini söylemişti. Bunun ardından açıklama yapan Süleyman Çetinsaya, "Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla birlikte grubumuz bünyesinde bulunan ArenaPark, ArmoniPark ve Kayseri Park alışveriş merkezlerimizde kiraları TL cinsine çevirdik" açıklamasını yapmıştı. Ortakları arasında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun da bulunduğu Ankara'daki Armada ve Panora AVM de kiralarını TL'ye çevirdiğini duyurdu. Söğütözü İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yaptığı açıklamada, Erdoğan'ın AVM kiralarının döviz yerine TL ile yapılması çağrısına kayıtsız kalmadıklarını ifade etti. Nata Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Tanık ise Nata Vega AVM'de çağrıya destek vermek amacıyla dövizle yapılan kira sözleşmelerini TL'ye dönüştürme kararı aldıklarını bildirdi.
Hürriyet

Yüksek Frekanslı Tedbir Beklemeyin
Dövizde yaşanan hareketlilikten sonra ne diyeceği merakla beklenen Merkez Bankası'ndan bekle-gör mesajı çıktı. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, kayda değer bir yeniden fiyatlama yaşandığını ve yeni dengenin nerede oluşacağının henüz belli olmadığını söyledi. Çetinkaya, "Bu dönemlerde yüksek frekanslı tedbirler beklenmemesi gerekir. Gelişmeleri dikkatle değerlendirip, şokların geçiciliği, kalıcılığı ve ana trendler üzerindeki etkilerini yorumladıktan sonra Merkez Bankası gerekirse tüm araçlarıyla adım atmaya devam eder. Bu anlamda önümüzdeki dönemde de döviz kuru gelişmelerine bakışımız bu çerçevede şekillenecektir" dedi. Çetinkaya, dün 2017 yılında uygulanacak para ve kur politikası toplantısında, döviz kuru hedefleri olmadığını belirterek, kendileri açısından kurlardaki ani hareketlerin fiyat istikrarına kalıcı bir etki bırakıp bırakmadığının öncelikli soru olduğunu söyledi. Bu yılı yüzde 7.5 civarında bir enflasyonla tamamlanacağını tahmin ettiklerini dile getiren Çetinkaya, "2017 yılında nasıl bir tabloyla karşılaşabiliriz? Döviz kuru etkilerinin yılın ilk çeyreğinde beklediğimiz ve hedeflediğimiz patikadan uzaklaştırma riski bugün itibarıyla yüksek" dedi. Döviz kuruna bakış açılarını, fiyat istikrarı ve finansal istikrar çerçevesinde şekillendirdiklerini dile getiren Çetinkaya, "Merkez Bankasının elinde döviz likiditesine dair çok sayıda araç var. Bunları geçtiğimiz yıllarda kullandık, yakın dönemde de kullanmaya devam ettik. Brüt rezervlerde dönem dönem dalgalanmalar görülebilir. Bununla birlikte rezervlerimizin ülke ihtiyaçları açısından ve piyasa gelişmeleri dikkate alındığında yeterli olduğunu her zaman paylaştık. Net rezervlerimizde düzenli bir artış trendi var. Ayrıca fırsat buldukça rezervlerimizi artırma yönünde adım atacağımızı da daha önce paylaşmıştık" dedi. Döviz piyasasıyla ilgili likidite konusunda Merkez Bankası'nın aktif bir biçimde destekleyici olmaya devam ettiğini kaydeden Çetinkaya, "Yüksek frekanslı tepkiler verilmeyip temkinli bir yaklaşım tercih ediliyor. Doğru politika aracının, doğru zamanda, doğru bir etkiyle kullanılması bizim için önemli. Bahsettiğim araçlara ek döviz satım ihaleleri gibi araçlar da kullanılabilir. 28 Nisan tarihinden bu yana buna ihtiyaç duymadık, ama gerekirse kullanabileceğimiz araçlardan biridir" dedi.
Hürriyet

İnternette Altyapı Paylaşımı Tartışması
Türkiye'de internet altyapısı kullanımı yeni tartışma yarattı. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Doğuş Kuran, müşterilerine ADSL internet bağlamakta büyük sıkıntı yaşadıklarını belirterek, "Dengesiz rekabet şartlarının oluşturduğu boşluklar nedeniyle 11 ayda 87 bin müşteriye internet bağlayamadık. Halkın mağdur olduğu yetmiyormuş gibi gelir kaybımız 52 milyon liraya ulaştı" dedi Kuran, konuyu araştırıp takip ettiklerinde ise bu 87 bin müşterinin yüzde 20'sinden daha fazlasının Türk Telekom'a geri döndüğü ya da oraya başvurduğu zaman aynı hafta içinde aktivasyonunun yapıldığını gördüklerini aktardı. Süreç gereği ADSL ile ilgili taleplerini Türk Telekom'a iletmeleri ve altyapı kullanımı konusunda kendilerinden gelecek onay doğrultusunda aktivasyonu gerçekleştirmeleri gerektiğini dile getiren Kuran, "Ancak Türk Telekom'dan bize aktivasyon sürecinde 'Port yok, müşteri vazgeçti, adreste bulunamadı' gibi mazeretler geliyor. Ocak-Kasım 2016 dönemini kapsayan 11 ayda, 87 bin müşterimizin internetini bu nedenlerle aktif hale getiremedik. Ayrıca aynı dönemde 50 bin müşterimiz de geciken bağlantı ve erken/ tekrarlayan arıza nedeniyle mağdur oldu" diye konuştu. Türk Telekom yetkilileriyle bir araya gelip sorunu konuştuklarını ve tüm şikayetlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) ilettiklerini ve düzenli olarak iletmeye devam ettiklerini kaydeden Kuran, "Ancak sıkıntı çözülemiyor. Bu sıkıntılarda bakırın miadını doldurmuş olmasının da önemli payı var. Devletin fiber internetin önündeki engelleri kaldırması bu sıkıntıların da kökten çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
Milliyet

Rusya İle Doludizgin
Başbakan Binali Yıldırım, Rusya ile zor günlerin geride kaldığını ifade ederek, "Önemli olan iradenin hayata geçmesidir. Ticaret hacmimiz hedeflerin altına düştü. 100 milyar dolar hedef konuldu, 36 milyar dolara ulaştık ama şimdi de bu rakamın yüzde 40 gerisindeyiz. Bu hedef gerçekçi bir hedeftir. Başarabileceğimize inanıyorum" dedi. Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev de Türkiye ile Rusya arasında ortak bir fon kurulacağını açıkladı. Medvedev, ticaret hacmine ilişkin de, "100 milyar dolar hedefi konuldu ama olmadı. Makro ekonomik nedenlerden dolayı, siyasi nedenler de ticaret hacmini olumsuz etkiledi. Çalışacak olursak büyük projeleri gerçekleştirirsek diğer alanlardaki işbirliğini artırırsak 100 milyara ulaşmak mümkün" diye konuştu. Görüşmeden, Rusya'nın yapacağı Akkuyu Nükleer projesinin de "stratejik yatırım" statüsüne alınması kararı çıktı. İki ülke de bu konuda gerekli adımları atacak. Yıldırım, dün Rusya Başbakanlık Konutu'nda Medvedev ile bir araya geldi. Başbaşa ve heyetlerarası yapılan görüşmenin ardından iki başbakan, ortak basın toplantısı düzenledi, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yıldırım, şu açıklamalarda bulundu: "1 yıllık tatsız dönemin sona erdiğini hep beraber görüyoruz. 1 yılın bize getirdiği olumsuz tecrübeyi değerlendirerek ilişkilerimizi stratejik düzeyde eskisinden daha da iyi bir noktaya taşıyabiliriz. Bu mümkün, geçmişte örnekleri var. Dışarıda hava soğuk ama içerideki görüşmelerimiz sıcak ve dostane şekilde gerçekleşiyor. Ülkeler arasında son bir yılda zor günler geçirdik. Bu günler geride kaldı. Geleceğe odaklanmamız icap ediyor.
Milliyet

Hızlı Adımlar İçin Somut Cevaplar Hazır
Maliye Bakanı Naci Ağbal, geçtiğimiz hafta yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında alınan kararların, Perşembe günü Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanacağını belirterek, bu kararlar arasında kısa ve orta vadeli düzenlemeler bulunduğunu söyledi. Bakan Ağbal, sözlerine şöyle devam etti: "EKK olarak reel ekonomi, bankacılık, dış finansman ihtiyaçları bakımından değerlendirmeler yaptık. Alınması gereken kararları belirledik. İlgili kamu idarelerimiz teknik çalışmalarını yapıyorlar. Perşembe günü Başbakanımız aldığımız kararları kamuoyu ile paylaşacak. Bu kararlar hem reel sektör, hem istihdam, hem bankacılık ve finans ile dış finansman boyutunu ilgilendiriyor. Yapılan değerlendirmelerin temelinde rasyonalite var. Önümüzdeki kısa vadede atmamız gereken hızlı adımlar ve bu adımlara dönük somut cevaplar var. Perşembe Başbakan'ın açıklamaları sonrası ilgili düzenlemeler kısa vadede hayata geçecek." Ağbal, 31 Aralık'ta sona erecek varlık barışıyla ilgili de şunları söyledi: "Kimse endişe etmesin varlık barışından gelecek paralar zaten finansal sistem içindeki paralar olacak. Varlık barışıyla getirilen para tekrar yurt dışına çıkarılabilir. Bu düzenleme sonucunda gelecek yıldan itibaren Türk vatandaşlarının yurt dışında verdikleri vergileri de öğrenebileceğiz."
Vatan

Asgari Ücret İçin Pazarlık Başladı
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2017 yılında geçerli olacak ve 6.5 milyon çalışanı ilgilendiren asgari ücreti belirleme çalışmaları çerçevesindeki ilk toplantısını Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu başkanlığında yaptı. Toplantıda işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil ediyor. Asgari ücret, halen net 1.300 lira olarak uygulanıyor. İşçi kesimi asgari ücretin 1.600 TL'ye çıkarılmasını talep ediyor. İşverenler aynı kalmasını istiyor. İşçi ve işverene eşit mesafede olduklarını belirten Çalışma Bakanı Müezzinoğlu, görüşmelerle ilgili şöyle konuştu: "Talep edileni karşılayabilmek geçici dönemler için başarı olarak karşımıza gelebilir ama geçici mutluluklar kalıcı huzura dönüşmeyebilir. Asgari ücrete yapılan artıştaki her oran yalnız asgari ücreti değil, istihdamın ve iş gücü maliyetlerinin tamamını etkiliyor. 'Hep beraber daha iyi, daha doğruyu ve geleceği güvenle yürüyüşü nasıl başarırız' demeliyiz. Bir yol haritası belirleyip, bugüne kadar başardığımız birlikteliği ve uzlaşıyı bundan sonrada gerçekleştirmeliyiz."
Vatan

Tl'ye Tam Destek
Dolardaki hızlı yükseliş ve başlatılan döviz bozdurma kampanyasının ardından piyasaların odaklandığı isim olan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, 2017 Yılı Para ve Kur Politikası'nı açıkladığı basın toplantısında merak edilen pek çok konuya açıklık getirdi. Murat Çetinkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dövizden Türk Lirası'na dönüş çağrısıyla başlayan kampanyalara Merkez Bankası'nın yaklaşımının sorulması üzerine, yerel paranın iktisadi faaliyette ana değişim aracı olarak kullanılmasının Merkez Bankası için de ana önceliklerden birisi olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Yerel paranın değerini koruması, ticari işlemlerde ana değişim aracı olarak kullanılması, finansman kararlarında Türk Lirası'nın esas alınması son derece önemli. Bu nedenle buradaki yaklaşımı Merkez Bankası olarak destekliyoruz. Zaten Merkez Bankası'nın temel amacı olan fiyat istikrarının sağlanması Türk Lirası'nın değerinde kullanımını destekleyecek en büyük çaba. Bunu da elde edebilmek için önümüzdeki dönemde elimizdeki araçları kullanarak Türk Lirası'nın değerinin korunması ve iktisadi faaliyette ana değişim aracı olarak kullanılması yönünde biz de desteğimizi veriyor olacağız." Çetinkaya ayrıca sadeleşme adımlarının bitiş tarihinin yaklaştığı mesajı verdi.
Vatan

DÜNYA

Halep'te Sona Doğru
Suriye'de 'tüm savaşların anası' olarak görülen Halep cephesinde, silahlı muhalif grupların savunma hatları hızla çöküyor. Dün Suriye ordusu, Lübnan Hizbullahı ve Filistinlilerden oluşturulan Kudüs Tugayı, kentin silahlı muhalif grupların kontrolündeki doğu bölgesinde operasyonlarını hızlandırarak yedi yeni mahalleyi kontrol altına aldı. Böylelikle, silahlı muhalif grupların, ordu operasyonunun başladığı 15 Kasım'dan bu yana toprak kaybı yüzde 70'i aştı. Suriye'nin resmi ajansı SANA, ordunun ele geçirdiği mahalleler arasında, 2012'den bu yana silahlı muhalif grupların kalesi olan eş-Şaer'in de bulunduğunu ileri sürdü. Londra merkezli ve muhalif çizgideki SOHR, SANA'nın haberinden saatler önce "Doğu Halep'in kalbindeki en önemli mahalle" diye tanımladığı eş-Şaer'de ordu birliklerinin hızla ilerlediğini bildirdi. Reuters ajansı ise "Ordu ve müttefikleri, Halep'in Eski Şehir bölgesine yaklaştı. Beş yıllık savaşta en önemli zaferi kazanmak üzereler" yorumunu yaptı. Reuters'e açıklamalarda bulunan muhalif bir komutan, ABD'lilerin kendilerine kentten ayrılıp ayrılmayı istemediklerini sorduğunu onların da "Bu bizim şehrimiz ve savunacağız" yanıtını verdiklerini söyledi. Ancak ajansa konuşan başka bir muhalif ise bölgedeki silahlı grupların çekilmesinden daha iyi bir ihtimalin olmadığını belirtti. ABD'li bir yetkili ise ajansa yaptığı açıklamada, "Halep düşecek ama savaş sürecek" dedi. Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi: "Suriye, doğu Halep'teki vatandaşlarını teröristlere rehin olarak terk etmeyecek. Bu nedenle (Suriye) teröristlerin çıkmasını içermeyen her türlü ateşkesi reddediyor." Öte yandan muhaliflere yakın Qasioun ajansı da, Türkiye'de Rusya ile görüşmeler yapan muhalifleri temsil eden heyetin, kentten çekilmeyi kabul ettiğini ileri sürdü. Ajans haberini görüşmelere katılan bir kaynağa dayandırdı.
Hürriyet

Güney Kıbrıs'tan 'Türk Askeri' İddiası
Güney Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanı Ioannis Kasoulides, 15 Temmuz darbe süreci sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kıbrıs meselesinde bir çözüme ulaşılabilmesi için daha büyük destek vereceğini iddia etti. Kasoulides yaptığı açıklamada, Türk ordusu içinde darbeye karışanların tasnif edilmesinin ardından Erdoğan'ın Kıbrıs'tan Türk askerinin çekilmesi gibi konulara daha olumlu bakabileceğini ifade etti. Birleşmiş milletler öncülüğünde İsviçre'de Kasım ayında gerçekleştirilen Kıbrıs müzakerelerinden bir sonuç alınamamış, taraflar Ocak'ta yeniden görüşmek üzere anlaşmıştı.
Milliyet

Fransa'da Rekabet Kızışıyor
Fransa'da gelecek yıl nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için rekabet giderek kızışıyor. Aday olacağını önceki gün açıklayan Başbakan Manuel Valls, istifasını Cumhurbaşkanı François Hollande'a sunarken, anketlerde Cumhuriyetçilerin adayı François Fillon'un aşırı sağcı Marine Le Pen karşısında önde görünüyor. Valls, istifasını cumhurbaşkanına sunarken, Hollande da, istifayı kabul etti ve Twitter hesabından "Bernard Cazeneuve'u Başbakan olarak atadım, hükümeti kurma görevi verdim" mesajını paylaştı. Sosyalist Partili Valls, adaylığını açıklarken ülkesinde solun bölünmüş olduğunu, birleştirmeleri gerektiğini söyledi. Valls, "Rusya'nın Vladimir Putin'ine, ABD'nin Donald Trump'ına, Türkiye'nin Recep Tayyip Erdoğan'ına ve Çin'in Şi Cinping'ine karşı, değerlerine sıkı sıkıya bağlı, bağımsız bir Fransa istiyorum" dedi. François Hollande'ın cumhurbaşkanlığında 31 Mart 2014'ten beri başbakanlığı yürüten Valls'in aday adaylığının önü, Hollande'ın 1 Aralık'ta cumhurbaşkanlığı yarışına katılmayacağını açıklamasıyla açılmıştı.
Milliyet

İade-İ Ziyaret
ABD'nin 2. Dünya Savaşı'na dahil olmasına sebep olan Pearl Harbor Saldırısı'nın 75. yıldönümünde Japonya Başbakanı Shinzo Abe, olayın yaşandığı Hawaii'yi ziyaret edecek. Japonya Başbakanı Shinzo Abe, görevini devredecek olan ABD Başkanı Barack Obama'yı ziyaretinde, 26 ve 27 Aralık tarihlerinde 2. Dünya Savaşı'nın en önemli olaylarından Pearl Harbor saldırısının gerçekleştiği Hawaii adalarını ziyaret edeceğini açıkladı. 1941 yılında Amerikan deniz üssünün bombalandığı saldırıdan sonra ilk kez bir Japon lider bölgeyi ziyaret etmiş olacak. Barack Obama, Mayıs ayında gerçekleşen Japonya seyahatinde 1945 yılında atom bombasının atıldığı Hiroşima'yı ziyaret eden ilk ABD lideri olmuştu. Abe gazetecilere "Pearl Harbor'ı Başkan Obama ile beraber ziyaret edeceğim. Bu savaşın kurbanlarının anılacağı bir ziyaret olacak. Dünyaya savaşın yarattığı yıkımın tekrarlanmaması gerektiğini hatırlatmak istiyorum" açıklamasında bulundu. Japon torpidolarının ve bombardıman uçaklarının gerçekleştirdiği saldırı ABD'nin 2. Dünya Savaşı'na katılmasına, Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombaları ise Japonların savaştan çekilmesine sebep olmuştu.
Vatan

Ona Oy Vermem
ABD'de 19 Aralık'ta usulen yapılacak oylamada ülkenin yeni başkanını seçecek olan Seçiciler Kurulu'nun üyelerinden biri, temsil ettiği eyalette Donald Trump kazanmasına rağmen, Cumhuriyetçi adaya oy vermeyeceğini açıkladı. En son 2004 yılında bir delege, eyaletindeki seçmenin kararına sadık kalmamıştı. Christopher Suprun adlı Cumhuriyetçi delege, ABD'de şok etkisi yaratan kararını, New York Times gazetesine yazdığı "Neden Donald Trump'a oy vermeyeceğim?" başlıklı makalede açıkladı. İtfaiyecilik yapan ve ABD'deki 11 Eylül saldırılarının ardından Pentagon'a ilk müdahalede bulunan görevliler arasında yer alan Suprun, 19 Aralık'ta Teksas eyaletinde yapılacak oylamada oy kullanacak 38 delegeden biri. New York Times'a yazdığı makalede, daha önce Trump'ı desteklediğini belirten ancak 8 Kasım'daki başkanlık seçimlerinin ardından bu fikrinin değiştiğini ifade eden Suprun, 19 Aralık'ta Beyaz Saray için "daha uygun" olan bir Cumhuriyetçi adaya oy vereceğini duyurdu. Bu doğrultuda muhtemelen, Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerinde yenilgiyi kabul ederek yarıştan çekilen Ohio Valisi John Kasich'e oy vermeyi düşündüğünü belirten Suprun, "Ben bir başkan seçmek için buradayım, kral değil" diye yazdı. ABD'de dört yıl süreyle görev yapan başkan, aslında doğrudan halkın seçimiyle belirlenmiyor. Başkanı seçmenlerin oyu değil, Seçiciler Kurulu belirliyor. 538 delegeden oluşan ve tek görevi ABD başkanını seçmek olan bu kurul, aralık ayının ikinci çarşamba gününü izleyen ilk pazartesi günü toplanarak oylama yapıyor. Bu yıl, söz konusu tarih 19 Aralık'a denk geliyor. Seçiciler Kurulu'ndaki delegeler bu oylamada, temsil ettikleri eyaletleri hangi parti kazanmış ise o partinin adayına oy veriyor. Aksi yönde oy kullananlar ise "sadakatsiz delege" olarak adlandırılıyor. Seçiciler Kurulu'nda 270 ve üzerinde delegenin oyunu alan aday, ABD'nin yeni başkanı oluyor. ABD'de seçici kurul sisteminin başladığı 1787'den bu yana sadece 157 kişi, temsil ettiği eyaletin iradesinin aksi yönde oy kullandı. Bunlardan 71'i; ilk kazanan aday, seçiciler kurulundaki oylamadan önce öldüğü için diğer adaya oy vermişti.
Vatan

POLİTİKA

74 Askere Müebbet
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu savcılarından Orhan Aydın tarafından hazırlanan iddianame, Başsavcılığın onayının ardından İstanbul 23'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. İddianamede özetle şu bilgilere yer verildi: "AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda 15 Temmuz 2016'da FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişimine ilişkin eylemler 47'nci Motorlu Piyade Alayı'nda görev yapan subay, uzman erbaş ve erler ile bu unsurları komuta etmek için Kara Harp Akademileri'nde kanunsuz bir şekilde görevlendirilen subaylarca gerçekleştirilmiştir. Darbe girişimine yönelik yapılan toplantılar sonrasında 47'nci Motorlu Piyade Alayı'nda yapılacak hazırlıklar, 47'nci Motorlu Piyade Alay Komutanı Albay Sadık Cebeci tarafından planlanmıştır. Cebeci, 13 Temmuz'da geç saatlere kadar Kuleli Askeri Lisesi'nde bulunmuş ve 2'nci Zırhlı Tugay'da ve Hava Harp Okulu'nda yapılan toplantılara katılmıştır." İddianamede, darbeci askerlerin Kara Harp Akademileri'nden 47'nci Motorlu Piyade Alayı'na sivil araçlar ve sivil kıyafetlerle geldikleri, daha sonra askeri kamuflajlarını giydikleri belirtildi. İddianamede, "Sadık Cebeci, tabur komutanı Recep Karaçam, bölük komutanı Teğmen Sadık Efe, Albay Nizamettin Aydın ile Kara Harp Akademileri'nden gelen subaylar ile toplantıya katılmışlardır. Subaylar, Cebeci tarafından İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve AK Parti İl binasına gidecek şekilde 3 kola bölünmüştür. AK Parti İl binasına gidecek şüphelilerin emir komutası şüpheli Binbaşı Faruk Şimşek'e verilmiştir" denildi. İddianamede, AK Parti İstanbul İl binasına gelen AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ile üsteğmen bölük komutanı Muzaffer Dikencik arasında darbeci askerlerin yapmış oldukları hukuksuz eyleme son vermeleri yönünde görüşmeler yaşandığı anlatıldı. Bu ve benzeri görüşmelerden sonra bölük komutanı üsteğmen Dikencik'in de çalışmaları sonucunda darbeci askerlerin bina içerisinde bir alanda toplandığı daha sonra da sabaha doğru olay yerine getirilen otobüslerle kışlalarına gönderildiği belirtildi.
Hürriyet

Artık İyi Haberler Duymak İstiyoruz
Başbakan Binali Yıldırım, Rusya ile ilişkilerin karşılıklı siyasi irade sayesinde düzeldiğini ifade ederek, "Tekrar normale dönen ilişkilerimizdeki o bir yıllık dönemdeki duraksamayı geride bıraktığımızı düşünüyorum" dedi. Rusya temaslarına Moskova Devlet Diplomasi Enstitüsü'ndeki konferans ile başlayan Yıldırım, ziyaretinin sadece Türkiye ve Rusya arasındaki ikili ilişkilerin değil, acil çözüm bekleyen bölgesel ve uluslararası sorunların da çözülmesine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. Türk ve Rus halklarının bin yıllık komşuluğu bulunduğunu söyleyen Yıldırım, "Geçmişe baktığımızda Türkiye- Rusya ilişkilerinde daha çok işbirliği var, bazen de rekabet var" diye konuştu. Kurtuluş Savaşı sırasında Rusya'nın verdiği desteğin önemli olduğunu belirten Yıldırım, zaman zaman oluşan rekabetin iki ülkenin gelişimine ve dinamizmine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Yıldırım, "Bu tarihi arka plandan edindiğimiz tecrübeyle geleceği yapıcı bir şekilde inşa edebiliriz. Türkiye-Rusya ilişkilerinde özellikle son yıllarda zincirleme büyük değişimler yaşadık. İlişkilerimizin bir alanında attığımız adım diğer alanlardaki iş birliğini de tetikledi, teşvik etti. Bütün bu zengin birikim ve kazanımlara rağmen, bir yıl önce yaşanan talihsiz bir olay neticesinde her iki ülkenin ilişkileri de büyük bir sınamayla karşı karşıya kaldı. Ülkelerimiz arasında en üst düzeyde mevcut olan karşılıklı siyasi irade sayesinde bu badireden de çıkmış bulunuyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de Türkiye ziyaretiyle bu yeni dönemin başlangıcının yapıldığını kaydeden Yıldırım, "Bu ziyaretlerle tekrar normale dönen ilişkilerimizdeki o bir yıllık dönemdeki duraksamayı geride bıraktığımızı düşünüyorum" dedi. Yıldırım, karşılıklı olarak güzel eserleri gerçekleştirmekten mutluluk duyduğunu vurgulayarak, "Biz iyi haberleri daha çok duymak istiyoruz. Krizlerden ziyade güzel haberlere ihtiyacımız var. Zaten karamsarlık üreten, moral bozan çok çevreler var. Ama güzelliklere daha fazla zaman ayırmamız lazım. Güzel işleri, güzel projeleri daha fazla ön plana çıkarmamız lazım. İnsanlığın buna ihtiyacı var" dedi.
Milliyet

Benin'den Fetö Okullarına Kilit
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün resmi ziyaret için Türkiye'ye gelen Benin Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Patrice Talon'u Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladı. Ziyaret çerçevesinde, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesi ve çeşitlendirilmesi hedefi doğrultusunda 5 anlaşma imzalandı. Hem görüşmelerde hem de daha sonra yapılan ortak açıklamada ana gündem maddesini FETÖ oluşturdu. Erdoğan şunları kaydetti: 15 Temmuz'da ülkemizde ordumuzun içerisine sızmış olan bir grup FETÖ terör örgütü mensubunun, asker kıyafetine bürünmüş böyle bir örgütün giriştikleri darbe olayının akamete uğratılmasının ardından bir devlet başkanı olarak, kaldı ki 8 ay önce bu göreve gelen bir devlet başkanı olarak, sizlerin bugün bizleri ziyaret etmesi manidardır. Şu anda 54 farklı Afrika ülkesinden yaklaşık 4 bin 500 öğrenci, gerek devletimizin gerek gönüllü kuruluşlarımızın desteğiyle eğitim alıyor. Benin'den de 87 öğrenci ülkemizde eğitim alıyor. İnşallah önümüzdeki dönemde bu sayıyı daha da arttırma imkanımız var. İkili görüşmemizde kendisi şunu ifade etti; 'FETÖ'nün bizde üç tane okulu var. Hemen bu okulları kapatacağım, bunları kamulaştıracağım.' Maarif Vakfımızla inşallah bunları birlikte çalıştırmak suretiyle bu süreci aşmış olacağız. Şu ifade bizler için çok çok anlamlı: 'Bizim dostumuza düşman olana biz dost olmayız' dediler. Aramızdaki ticaret hacmi 90 milyon dolar. Bu tabi çok küçük bir ticaret hacmi. Benin ile Türkiye inşallah daha da ilerilere taşıyacaktır. İşadamlarımızı süratle Benin'e göndereceğiz. Karşılıklı adımlar atılabilir. Afrika'nın sorunlarına en iyi çözümlerin yine Afrikalı kardeşlerimiz tarafından getirilebileceğine inanıyorum. Onların her daim yanlarında olacak yol arkadaşlarına, kara gün dostlarına ihtiyaçları olduğuna inanıyorum ve böyle bakıyorum. Bu ziyarette 5 anlaşma imzalamış bulunuyoruz. Bu ziyaretle Türkiye Benin arasında çok farklı bir ilişki süreci başlayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı ile şunu özellikle paylaştım. 14 Yıl önce kadar önce göreve geldiğimizde bizim Afrika'daki büyükelçilik sayımız 12 idi, şu anda 39. Hedefimiz 54 ülkede 54 büyükelçiliği Afrika'da kurabilmektir.
Milliyet

Ak Partililere Ateş Emri Albay Cebeci'denmiş
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15 temmuz darbe girişimine ilişkin Sütlüce'deki Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı'nı işgale giden 14'ü rütbeli 74 asker hakkında iddianame düzenlendi. İddianame İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. 236 sayfalık iddianamede 74 asker hakkında 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis cezası istendi. İddianameye göre, 15 Temmuz'dan önce 3 gün boyunca 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı Nurettin Baransel Kışlası'ndaki toplantılara katılan Albay Sadık Cebeci 'ye Ak Parti İl Başkanlığı'nın işgal edilmesi görevi verildi. İddianamede 14 Temmuz'da da Hava Harp Okulu'nda da darbe toplantısı düzenlendiği, Albay Sadık Cebeci'nin de katıldığı bu toplantıda Harp Akademilerinden bu darbe girişimi olaylarına katılacak subayların organizasyonunun konuşulduğu anlatıldı. 47. motorlu Piyade Alayı Alay Komutanı Albay Sadık Cebeci'nin ifadesi iddianamede yer aldı. Cebeci ifadesinde, Albay Muzaffer Düzenli'yi suçladı. Darbe günü Albay Düzenli'nin kendisini arayarak 'askerleri çıkart' dediğini söyleyen Cebeci, "Saat 22.30 civarında Tv'lerde Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarını görünce belli bir grubun yaptığını anladım. Ak Parti İl binasında görevli Üsteğmen Muzaffer ve akademi öğrencilerinden binbaşı aradı. Bina önünde halkın kalabalıklaştığını söylediler. Kendinizi emniyete alın şeklinde emir verdim. Kendinizi koruyun, gerekirse havaya ateş edin, bekleyin dedim" diye konuştu. İddianamede ise Albay Sadık Cebeci için, "Ak Parti İstanbul İl Başkanlığı işgalini gerçekleştiren askerleri görevlendiren, darbe için buraları ele geçirmek için gönderen, yöneten, yönlendiren, askerlere halka ateş etmeleri yönünde talimat veren şahıs olduğu ve whatsapp üzerinden de gelişmelerden sürekli olarak Ankara'da bulunan Muzaffer Düzenli'yi bilgilendirdiği tespit edilmiştir" denildi. İddianamede Sadık Cebeci'nin darbecilerin kurduğu Whatsapp grubunda paylaştığı mesajlar da yer aldı.
Vatan

SPOR

Fenerbahçe, basketbolda çok önemli başarılar yakaladığı sistemi devam ettirme kararı aldı, hem dünyaca ünlü antrenörü Zeljko Obradovic hem de Genel Menajer Maurizio Gherardini ile 3 yıllık kontrat imzaladı. Ülker Stadyumu'nda gerçekleştirilen imza törenine Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, Basketbol Şube Sorumsulu Ozan Balaman, Genel Menajer Maurizio Gherardini ve Coach Zeljko Obradovic katıldı. Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım, "Obradovic'i anlatmaya gerek yok. Basketbolda tarih olan bir insan. Oynanan basketbolun dünya çapında seyredilmesini sağlayan bir kişi. Aslında kalplerde atmıştık imzayı şimdi kağıt üzerinde atacağız. Birlikte inşallah daha da büyüyeceğiz. Kendisi dünyanın en iyi antrenörlerinden biri. Geçen hafta oynadığımız Real Madrid maçı 200 ülkede canlı gösterildi bunun bir maddi karşılığı olmaz. Geçen yıl EuroLeauge'de 2. olduk. Umarım bu sene İstanbul'da oynanacak olan final-four'a kalıp bu sefer taraftarımızın önünde kupayı kazanırız" dedi. Geçtiğimiz yıl, milli takım antrenörü aynı zamanda kulüp çalıştırmamalı çıkışıyla gündeme damga vuran Yıldırım, Obradovic konusunda ise, "Benim şahsi fikrim milli takımı da çalıştırması ama kendisi her zaman Fenerbahçe'yi önde tutuyor. Gönlümden geçen Obradovic'in milli takımı da çalıştırması" açıklaması yaparak, kafalarda soru işareti yarattı.
Milliyet


Fenerbahçe'ye Van der Wiel müjdesi. Sezon başında büyük umutlarla transfer edilen ancak bekleneni veremeyen Hollandalı futbolcu daha ligin ilk yarısı tamamlanmadan gözden çıkarıldı. Saha içindeki yetersiz performansının yanı sıra geçtiğimiz günlerde katıldığı bir dergi çekiminden geç dönen ve bu yüzden antrenmanı kaçıran Van der Wiel'in bu hareketi bardağı taşırmıştı. Hollandalı oyuncunun temsilcisi İstanbul'a çağrıldı ve bu görüşmenin ardından yolların ayrılması kararı alındı. Bu gelişmelerin ardından kendine kulüp arayan tecrübeli sağ bek, Arap kulüpleriyle temaslara başladı. Hollandalı futbolcunun temsilcisinin, bir süredir Katar ve Dubai ekipleriyle ciddi transfer görüşmeleri yaptığı öğrenildi. Wiel'in de artık ayrılmak istediği ve Hollandalı futbolcuya sarı-lacivertli kulüpteki ücretine yakın bir ücret teklif edildiği belirtildi. Fenerbahçe, Hollandalı futbolcuyu transfer ederken bonservis bedeli ödemedi. Bu durum sayesinde Van der Wiel yıllık ücretinin yanısıra bir de imza parası almıştı. Bu nedenle yönetim, Hollandalı yıldıza şu ana kadar ödediği paranın tamamını istiyor. Wiel'in ayrılmasıyla birlikte sarı-lacivertli kulüp bonservis geliri elde edecek. UEFA ile yapılan mali anlaşma çerçevesinde transfer kısıtlaması ile karşı karşıya olan Fenerbahçe için buradan gelecek para büyük önem taşıyacak. Bu arada sarı-lacivertliler orta saha bölgesine takviye yapmak için çalışmalarını sürdürüyor. Sezon başı yaratıcı bir orta saha transferi için girişimler olsa da sonuç çıkmamıştı. Şimdiki hedef devre arası bu sıkıntıyı gidermek. Yöneticiler, Teknik Direktör Advocaat'ın raporu doğrultusunda bir süredir ciddi araştırmalar ve görüşmeler yapıyor.
Milliyet

Şampiyonlar Ligi'nde son haftaya namağlup giren Kartal, Besedin'in şok golüyle geriye düşerken 30. dakikada film koptu. Beck'e kırmızı çıkaran rezil hakem Thomson'un yarattığı penaltıda Yarmolenko topu ağlarla buluşturdu. Buyalskiy ve Gonzalez'in golleri devreyi noktalarken, 56'da Aboubakar da kendini attırdı, Sydorchuk ve Moraes'in sayıları yarım düzineyi tamamladı. Tam bir rezalet Futbolun utanç gecesi Bu güzel oyun, amatör ruhunu kaybettiği zaman, işte böylesine endüstriyel hale geliyor. Hiçbir yazımda hakemle ilgili yorum yapmadım ama Craig Thomson, benim bugüne kadar gördüğüm en art niyetli hakemdi. Bu maçın sonucunun önceden belirlendiği bal gibi ortada. Tıpkı geçmişte Ivan Babek'in, Fenerbahçe'ye yaptığı gibi Kahin değilim ama bir Türk takımının önümüzdeki 100 yılda Avrupa'dan kupa getirmesi bu şartlarda mümkün değil. Belki maçın hemen başında yani 6. dakikada Tolgay Arslan, ceza sahasında o topu ağlara gönderse, senaryo çok daha farklı olabilirdi. Ama inanın bu düşünce, beynimin içerisinde bir saniye bile olsa da, kendine yer bulamıyordu. 9. dakikada Besedin'in attığı golde bile Beşiktaş'ın maçı alabileceği umudu benden bir an olsun, eksilmedi. Ta ki, 29. dakikaya kadar. Hadi hakem görmedi diyelim Peki çizgi hakemi Aslında herkes gördü ama, görmezlikten geldiler. 30. dakikada Yarmolenko'nun penaltı golüyle 2-0 geriye düşen ve bir kişi eksilen Beşiktaş için, Şampiyonlar Ligi çoktan bitmişti. 32'de Buyalskiy, 45+2'de Gonzalez'in golleriyle soyunma odasına 4-0 mağlup giden Beşiktaş, 60. dakikada Sydorchuk, 77. dakikada ise Morales'in sayılarına da engel olamayınca, sahadan 6-0 mağlup ayrıldı. Üstelik bu süreçte Aboubakar'ı da kaybetti. 55'te gördüğü kırmızı kart yüzünden 9 kişi kalan Beşiktaş, havluyu çoktan atmıştı. Maçta benim unutamadığım tek önemli dakika ise Rebrov'un yardımcılarının oyuna girmekte olan Tsygankov'a verdiği taktik anlarıydı. 68. dakikada 5-0 mağlup olan Beşiktaş, o an 9 kişiydi. Neyin taktiğiydi gerçekten çok merak ettim.
Milliyet

Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, mücadele sonrası düzenlenen basın toplantısında maçın hakemini üstü kapalı eleştirdi. Güneş, "Sözün bittiği yerde konuşmama hakkımı kullanıyorum. İki maçı seyrederseniz Alman hakemin ilk maçta vermediği penaltıdan sonra böyle penaltı veren hakeme bakarsanız, çok başka yerlere gider. O yüzden ben buna bir şey demek istemiyorum. Söyleyeceğimiz bir söz bize yeni zararlar verebiler. Kâbus gibi bir gece yaşadık. Ortada olmayan bir kişiyi konuşacağız. kararlarına bakarsak görürüz. Bir söz söyleyerek ceza almak istemiyorum" dedi. Tecrübeli çalıştırıcı, "Maç içinde de sakin kalmak gerekiyordu ama öyle bir şok oldu ki penaltı ve kırmızı kart, oyun iyice koptu. Beklentisi büyük olan takım olarak kaybettik. Bu kadar kolay farklı mağlubiyetin kabul edilir tarafı yok. 5 kişi de kalsak top oynamaya çalışmamız gerek. Tüm bunları tecrübe etmek acı oluyor ama malesef böyle oldu" diye konuştu. Bir an önce toparlanmaları gerektiğini vurgulayan Güneş, "Burada bir başarısızlık var. Hiç bir oyuncuya eleştiri getirmem.. Sorumlu benim. Sadece takımı eksik bırakan oyuncu olmaması lazım, bunu düzeltmemiz gerek. Dünya arenasında konuşulan şeyler var. Sadece saha, maç sonucu değil, diğer tarafıyla da ilgilenilmesi gerek" ifadelerini de kullandı. Güneş konuşmasını şöyle sürdürdü. "Futbol hatalar oyunu. Ancak bugün ortaya çıkan skor iki takım arasındaki kalite farkından değil, diğer faktörlerden Bunları aşmak için daha çok çalışmamız gerek. Böylesine bir gol yemek tüm oyuncuların oyun heyecanını kaybettirdi, oyun temposunun altına düştüler. Olağanüstü durumlarda yine de sakin kalmayı öğrenmeliyiz."
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme