12 Aralık 2016 Pazartesi

12.12.2016 Genel Gündem



12.12.2016

GÜNDEM

Üniformasına Kavuştu 
Hava Yüzbaşı Ata Türkeri, 2011 Mayıs ayında Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Şube görevlileri tarafından 'sohbet' adı altında 6.5 saat sorgulandı. Cinsel tercihlerinden, alkol ve uyuşturucu kullanıp kullanmadığına, terör örgütü PKK sempatizanı arkadaşının olup olmadığına kadar birçok soru soruldu. Türkeri'nin erkek kardeşinin annelerine ait peruğu başına taktıktan sonra birlikte şaka amaçlı poz verdikleri fotoğraf sorgucuların tek deliliydi. Facebook'ta paylaştıkları bu fotoğraf için, 'Erkek kardeşinle aranızda cinsel bir ilişki var mı?' sorusu bile yöneltildi. Sorgudan 6 ay sonra 6 Aralık 2011'de 'disiplinsizlik ve ahlaki durum' gerekçesi ile Türkeri TSK'dan atıldı. Yüzbaşı Ata Türkeri, bundan sonra avukatı Mustafa Bozkurt ile birlikte 5 yıl sürecek bir hukuk mücadelesine başladı. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne atılma kararı için itiraz etti. Ancak bu itirazı reddedildi. Elinde kalan tek seçeneği kullandı ve Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi, 17 Aralık 2015'te verdiği kararla Ata Türkeri'nin' 'Özel hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine' hükmetti. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, Ata Türkeri'yi sorgulayan subayların da Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde TSK'ya dönüş yolunu açmayan askeri hâkimlerin de FETÖ'cü olduğu ortaya çıktı. Ata Türkeri için mutlu haber geçen ay çıkan kararname ile geldi. TSK'ya geri dönüşü onaylanmıştı. 5 yıl önce çıkardığı üniformasını yeniden giydi. 5 yıl önce Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanlığı'nın kapısından hüzün, gözyaşı ve sorularla çıkan Ata Türkeri, aynı kapıdan bu sefer mesleğe ilk başlangıç anının heyecanı ve mutlulukla girdi. 5 yıl sonra üniformasını yeniden giyen Türkeri, duygularını Hürriyet ile paylaştı. Adaletin geç de olsa tecelli etmesinden memnun olduğunu söyleyen Ata Türkeri, şunları söyledi: "Bu karara en çok babam sevindi. Ben, Atatürk aşığı bir anne babanın oğluyum. TSK'dan atılmam onları yıkmıştı. Tarif edilemez duygularla tuhaf bir heyecan yaşıyorum. Ben ve benim gibi bir çok arkadaşım haksız ve hukuksuz şekilde TSK'dan atılmıştı. Ben geri dönebildim. Umarım haksızlığa uğrayan tüm arkadaşlarıma hakları teslim edilir."
Hürriyet


Gülen Yüzlerin 
Hain terör saldırısı gencecik insanları daha hayatlarının baharında aramızdan aldı. Acının en yakıcı şekilde hissedildiği yer cenazelerin otopsi işlemlerinin yapıldığı Yenibosna'daki Adli Tıp Kurumu'ydu. Kurumda gözyaşları adeta sel olurken, hemen hemen her köşede yere çöküp ağlayan kurban yakınları vardı. Kimi görev başında kimi tesadüfen o noktadan geçtiği sırada yakalandı patlamaya. Patlamadan hemen sonra da yakınları saatlerce ulaşmaya çalıştı onlara. Ama telefonlar yanıtsız kaldı. Acı haber tek tek dolaşılan acil servislerde verildi ailelere. 19 yaşındaki tıp fakültesi öğrencisi Mustafa Berkay Akbaş da patlamadan hemen sonra yakınları tarafından aranıyordu. Patlamanın ardından kendisine ulaşılamayınca arkadaşı Anılcan Acun sosyal medyada Akbaş'ın bulunması için bir kampanya başlattı. Arkadaşının Haseki'de ameliyatta olduğunu öğrenen Acun, birkaç saat sonra da sosyal medyadan, "Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Daha 19 yaşındaydı. Hayalleri olan tıp bölümünü okuyordu" açıklamasını paylaştı. Sinop'ta yaşayan Mustafa Berkay, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde okuyordu. Yoğun sınav temposundan sonra gezmek için 2 günlüğüne İstanbul'a gelmişti. Patlamaya dolmuş takside yakalandı. 10 Ekim günü Ankara'da yaşanan patlamaya 'Güvenlik zafiyeti yok!' tweet'ini paylaşarak tepki veren Berkay, cenaze aracında çıktı dönüş yolculuğuna. Cenazesini almak için İstanbul'a gelen babası acılıydı; "Gelecek vadeden bir tıp öğrencisi. Başkent Üniversitesi'nde. Hayali doktor olmaktı. Böyle insanlara yardım etmekti. Ama ben onu cenaze arabasıyla geri götürüyorum şimdi." Oğlunun katledildiğini belirten baba Selim Akbaş, "Tesadüfen taksiyle oradan geçiyorlar. Hepsi bu. Sadece bu. Bu kadar tesadüfi, bu kadar basit, bu kadar ucuz. Terör sadece lanetlemeyle bitseydi. Yıllardır lanetliyoruz. Yarın çiçek bırakırlar. Başka bir şey yapmazlar. Ben istemiyorum oğlum şehit olsun. Oğlum katledildi" ifadelerini kullandı. Berkay'ın hayatını kaybettiği dolmuş taksinin şoförü 24 yaşındaki Velat Demiroğlu da patlamada can verdi. Diyarbakırlı Demiroğlu da tıpkı Berkay gibi Ankara Garı önünde meydana gelen bombalı terör saldırısına kayıtsız kalamamıştı. Facebok adresindeki kapak fotoğrafını saldırıya ait fotoğrafla değiştiren Demiroğlu, 'Görüşü ne olursa olsun, görevi ne olursa olsun ölüm istemiyoruz. Hiçbir neden insan hayatından önemli değildir' mesajını paylaşmıştı. Demiroğlu'nun cenazesi toprağa verilmek üzere Diyarbakır'ın Çınar ilçesine götürüldü.
Milliyet


Acı Uğurlama 
Beşiktaş'taki terör saldırısında şehit düşen emniyet mensupları ve siviller Türkiye'yi yasa boğarken, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde şehit 5 polis için yapılan veda töreninde yakınlarının ve meslektaşlarının acısı yürek dağladı. Şehit Özel Güvenlik Şube Müdürü Vefa Karakurdu (43), Emniyet Amiri Kadir Yıldırım (41), polis memurları İlker Uylaş (27), Adem Oğuz (28) ve Hasan Bilgin (26) için dün İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın yanı sıra 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bakanlar, İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran, Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva ile bazı milletvekilleri de katıldı. Törende yüzlerce polis hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan tören öncesinde şehit aileleriyle görüşerek taziyelerini iletti. İçişleri Bakanı Soylu, törende yaptığı konuşmada, sözlerin gücünün, yaşanılan acıyı anlatmaya yetmediğini belirterek, "Bütün şehitlerimiz bilsin ki o insanlıktan çıkmış alçaklara şunu söylüyoruz; Yarından tezi yok Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenlik güçlerinin birinci öncelikli işi, bunu yapanlardan intikam almak olacaktır. Karada, havada ve denizde dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, hangi gücün arkasına sığınırsa sığınsınlar, Türk milleti bu kanı yerde bırakmayacaktır. Maliyeti ne olursa olsun bu hesap görülecektir" dedi. Bu saldırıyı yapanları, kürsülerden, medyalardan internetten aklamaya ve savunmaya, mazeret göstermeye çalışanlara seslenen Soylu, "Bu işin mazereti yoktur. Bu işin siyasetle falan da izah edilir tarafı yoktur. Artık saflar bellidir. Devletin kılıcı uzundur. Buradan açıkça ifade etmek isterim, burada gözyaşı döken herkesin yüreğine su serpecek şekilde bu saldırıyı yapanlardan tek tek hesap soracağız. Bulundukları bütün delikleri başlarına yıkacağız" diye konuştu. İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan da terörle mücadeleden yılmayacaklarını ve saldırılar karşısında ayakta duracaklarını belirterek, "Yılmayacağız, ciğerimizi yakan bu saldırıya rağmen ayakta duracağız. Buradan tüm terör örgütlerine sesleniyorum; Vermek istediğiniz adi mesaj anlaşılıyor. Sizler kimlerin köpeğisiniz onu söyleyin. Kimseniz en kısa sürede tespit edilecek ve hak ettiğiniz cezayı alacaksınız" dedi.
Milliyet

EKONOMİ
Dolar: 3,5077-3,5118
Euro: Euro 3,6965-3,7011
Sterlin: 4,4161-4,4229
Gram Altın: 130,2026-130,4113

Opec Üyesi Olmayan Üreticiler De Kısıyor 
OPEC üyesi olmayan petrol üreticisi 11 ülke, petrol üretim düzeyini günlük 558 bin varil azaltma kararı aldı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi ile OPEC üyesi olmayan petrol üreticisi 11 ülke arasında gerçekleştirilen toplantıdan üretimi kısma kararı çıktı. OPEC'ten yapılan açıklamada, petrol piyasasının kalıcı istikrara ulaşması için yapılan toplantının Katar Enerji ve Endüstri Bakanı Mohammed Bin Saleh Al- Sada ve Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak başkanlığında gerçekleştirildiği belirtildi. OPEC ve OPEC üyesi olmayan petrol üreticisi ülkelerin petrol piyasasını istikrara kavuşturmak için işbirliğine ikna oldukları kaydedilen açıklamada, "OPEC üyesi olmayan petrol üreticisi Azerbaycan, Bahreyn, Brunei, Ekvator Ginesi, Kazakistan, Malezya, Meksika, Umman, Rusya, Sudan ve Güney Sudan, petrol üretim düzeylerini hızlandırılmış program kapsamında gönüllü olarak veya denetimli indirime göre azaltmayı taahhüt etmiştir. Söz konusu üreticiler için kombine indirim hedefi günlük 558 bin varil olarak kararlaştırılmıştır" ifadeleri kullanıldı. Anlaşmaya göre, petrol üretim düzeylerini gönüllü olarak düşürmeyi kabul eden ülkeler, 1 Ocak 2017 tarihinden geçerli olmak üzere 6 ay boyunca daha az üretim yapacak. Karara göre OPEC üyesi olmayan iki ülke, alınan kararların denetleneceği OPEC Gözetim Komitesi'nde yer alacak. OPEC üyesi ülkeler, 30 Kasım 2016 tarihinde Viyana'da aldığı kararla petrol üretim düzeyini günlük 1.2 milyon varil indirme kararı almıştı. Anlaşmalara göre 1 Ocak 2017 tarihi itibarıyla OPEC üyesi ülkeler günlük 1.2 milyon varil, Rusya 300 bin varil, diğer 10 ülke ise 258 bin varil daha az üretim yapacak.
Hürriyet


Milli Gelirimiz Büyüyor 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladı. Milli gelirin (GSYH) hesaplama şekli değişti. Milli gelirimiz artıyor, kişi başı milli gelir rakamımız yükseliyor. Milli gelir rakamlarındaki artış ile hem ülkemizin, hem de halkımızın zenginleştiği görünümü ortaya çıkacak. Gerçekte, reel olarak ne ülkenin geliri, ne de kişi başı milli gelir değişmeyecek ama milli gelir ve kişi başı milli gelir rakamları büyüyeceği için "zenginleşmişiz gibi" olacağız. Milli gelir, belli bir dönemde (üç ayda, bir yılda) ülkede üretilen mal ve hizmetlerin parasal (katma) değeri toplamıdır. Milli gelir hesaplanırken, önce üretim belirlenir. Sonra bu üretimin katma değeri parasal olarak hesaplanır. Ülkedeki mal ve hizmet üretimi belirlenirken, kayıt içi, kayıt dışı, deftere yazılmış, defter dışı kalmış gibi ayırımlar yapılmaz. (Bu çok önemlidir. Çünkü, "Bizde kayıt dışı işler çok. Bunlar milli gelir hesabına girmiyor" şeklinde yanlış bir inanış vardır.) Anadolu'da bir anlatım vardır, "Esnafın işi yavaşlayınca, eski defterleri karıştırırmış"derler. İşte o biçim bizde de büyüme yavaşlayınca milli gelirin hesaplama şeklini değiştiriyoruz. Biz bundan önce 3 defa milli gelir hesabını değiştirdik. 1972 yılında DPT ve DİE serileri arasında uyum sağlanırken milli gelirde yüzde 6 dolayında bir artış oldu. 1997 yılındaki yeniden hesaplama ile milli geliri yüzde 35 artırdık. 1998 yılında hesap şekli değişti. Milli gelir yüzde 38 arttı. Milli geliri metre ile kilo ile ölçmek mümkün değil. Verilere dayalı, tahmine dayalı bir hesaplama şekli var. Hesaplama şekli değişince eski dönemlerle karşılaştırma imkânı ortadan kalkıyor. Her hesaplama şekli değişiminde geriye dönük düzeltmeler yapılıyor ama, bu düzeltmeler gerçek tabloyu ortaya koyamıyor. 2010 yılında milli gelirimiz 731 milyar dolar, kişi başı milli gelir 10.003 dolardı. 2013 yılında milli gelir 823 milyar dolar, kişi başı milli gelir 10.822 dolar olduktan sonra, milli gelirin dolar karşılığı gerilemeye başladı. 2015 yılında milli gelir 719 milyar dolara, kişi başı milli gelir 9.261 dolara indi. Milli gelirin değişiminde sağlam gösterge, sabit TL fiyatıyla milli gelirin değişimidir. Milli gelirin cari fiyatla dolara dönüştürülmesi gerçek tabloyu gösteremiyor. Sabit fiyatla milli gelir artarken, dolar ile gerilemiş görünüyor. Sabit TL fiyatı ile milli gelirimizde gerileme yok. 2010 yılından bu yana artış hızı azalsa da milli gelirimiz de, kişi başı milli gelir de sabit fiyatlarla artıyor. Milli gelirin hesaplama şekli değişince, öncelikle sabit fiyatla yıllık olarak hesaplanan milli gelir rakamı büyütülüyor. Sabit fiyatla milli gelir rakamı büyütülünce, kişi başı milli gelir rakamı artıyor. Döviz ile hesaplanan milli gelir rakamı yükseliyor. Hesaplama şekline bağlı olarak, dönemsel olarak milli gelirin büyüme oranlarının da yükseltilmesi mümkün. Bir başka olasılık, yatırım ve tüketim tanımlarının değiştirilmesi ile milli gelirin harcama tablosunun değiştirilmesi, harcamalarda yatırımların payının artırılması olasılığı.
Milliyet


Tl-Ruble Ticaretinde 'Gaz'a Basılıyor 
Rusya ile milli parayla ticaret adımını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu'nda açıklamıştı. Albayrak, "Birilerini kudurtacak bir adım daha atıyoruz. Türkiye özellikle enerji politikalarında yeni dönemde büyük bir enerji hacmi oluşturduğu ülkelerle milli para ile ticaret başlıyor" demişti. Edinilen bilgilere göre, Türkiye ile Rusya arasında yapılan ticarette TL ve Ruble kullanılması için çalışmalara başlandı. Milli paralara geçisin ilk olarak BOTAS ile başlayacağı öğrenildi. BOTAŞ'ın doğalgaz alımı ve tasıma maliyetleri için TL'yle ödeme yapacağı kaydedildi. Çalışmanın daha sonra ticaret yapılan diğer kalemlere yayılması da hedefleniyor. Meyve-sebzenin yanı sıra, sanayiyle ilgili ticarette de milli paraların kullanılması bekleniyor. Bunların yanında, Başbakan Binali Yıldırım'ın son Rusya gezisinde merkez bankalarının karşılıklı olarak çalışması için görüş birliğine varıldığı öğrenildi.
Akşam


Kamuda 5 Milyar Tl'lik Tasarruf Dönemi 
Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan kamuda tasarruf planının detayları netleşti. Kamunun 2017 yılında 52.1 milyar lira olarak öngörülen mal ve hizmet alım giderlerini 4-5 milyar lira düşürecek strateji uygulamaya geçiyor. Maliye'nin koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarda kamu genelinde lüks taşıt kullanımı önlenerek, ambulans, itfaiye aracı gibi sağlık, savunma ve güvenlik açısından özel nitelikli araçlar dışında taşıt alımı yapılmayacak. Ayrıca kamu araçlarına çip takılıp, amacı dışında kullanılan kamu araçlarının yakıt bedeli memurdan tahsil edilecek. Bürokratların yurtdışı programların da revizyona uğrayacak. Kamuya sadece 60 bin personel alınacak, güvenlik ve yargı haricinde belirlenen kadroların üzerine çıkılmayacak. Başbakanlıktan izin alınmış olması hali dışında lojman, memur evi, kamp, kreş, misafirhane ve benzeri yeni sosyal yatırımı Doğu ve Güneydoğu haricinde başlatılmayacak. Maliye basta olmak üzere kamunun elektrik, telefon ve elektronik haberleşmesine yönelik kullanımlarda tasarrufa dikkat edilecek, amaç dışı kullanım memurdan tahsil edilecek. Elektrik alımları ise ihale yoluyla olacak.
Star


Terör Diyemediler!..
İstanbul'da Vodafone Arena yakınlarında terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen ve 38 kişinin şehit olmasına neden olan hain saldırılardan sonra Avrupa Birliği (AB) kurumlarının yetkilileri yaptıkları 'kınama' açıklamalarında 'terör' ifadesini kullanmadı. Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, AB Dış Iliskiler' Temsilcisi Federica Mogherini ve AB Komisyonu Üyesi Johannes Hahn'ın cılız açıklamalarında 'terör' nitelendirmesinde bulunmamaları dikkat çekti. Saldırının üzerinden saatler geçmesine rağmen de ne AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'tan ne de AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker'den herhangi bir açıklama gelmedi. Türkiye'nin vize muafiyeti ve AB üyelik sürecinde 'kriter' ve 'terörle mücadele' gibi bahanelerle önünü kesen isimlerin basında gelen AP Başkanı Schulz ile diğer AB kurumlarının yetkilileri Mogherini ve Hahn, Beşiktaş'ta gerçeklesen terör saldırısına ilk tepkileri 'terör' ifadesini kullanmaksızın kısa twit mesajlarıyla geçiştirdi. Gelen tepkiler üzerine olaydan yaklaşık 15 saat sonra Mogherini ve Hahn yaptıkları ortak yazılı açıklamada; "AB, Türkiye ve halkıyla süregelen dayanışmasını yineliyor. Tüm terör eylemlerini güçlü şekilde kınadığımızı yeniden teyit ediyor ve terör tehdidiyle mücadelede Türkiye ile yakın işbirliği yapma konusunda devam eden kararlılığımızı dile getiriyoruz" ifadelerini kullandılar. Avrupa Parlamentosunun (AP) Polonyalı üyesi Tomas Zdechovsky de saldırıya dair tepkisini Twitter üzerinden paylaşanlardandı. Fakat diğer AB üyelerinin aksine Zdechovsky, mesajında, "PKK ve DEAS'ı durdurun. Tolerans göstermeyin ve AP'de yasaklayın" ifadelerini kullandı. Macar Dışişleri Sözcüsü Tamas Menczer de AB'yi elestirdi ve ''Avrupa Birliği'nin güvenliği Türkiye'nin istikrarı ile baslar. Bu yüzden bu tür saldırılar Avrupa Birliği'ne karsı da yapılmıştır" seklinde bir açıklama
Star


Ekonomik Büyüme Bugün Açıklanıyor 
Türkiye ekonomisine ilişkin 2016 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamları yeni metodolojiyle bugün açıklanacak. AA Finans'ın 'Büyüme Beklenti Anketi'ne katılan 17 ekonomistin büyüme beklentilerinin ortalaması yüzde eksi 0.15 oldu. Ankete katılan ekonomistlerin üçüncü çeyrek büyüme beklentileri en yüksek yüzde 2.70, en düşük yüzde eksi 1.50 aralığında seyretti. TÜİK verilerine göre, Türkiye ekonomisi 2015'te yüzde 4 büyüdü, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 4.8 olan büyüme verisi daha sonra yüzde 4.7 olarak revize edilmişti. Türkiye bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 3.1 büyüdü. Orta Vadeli Program'da büyümenin 2016'da yüzde 3.2, 2017'de yüzde 4 olması öngörülüyor.
Vatan


Nefesler Kesildi 
Bu hafta finansal piyasalar ve Türkiye açısından önemli bir hafta olacak. 13-14 Aralık tarihlerinde Fed'in FOMC (Federal Açık Piyasa Komite) toplantısı, 15-16 Aralık tarihlerinde de AB Liderler Zirvesi toplantısı var. İlki hem küresel piyasalar hem de bizim de dahil olduğumuz gelişen ülke piyasaları, ikincisi doğrudan Türkiye ile ilgili toplantılar. Fed'in faizleri 25 baz puan artıracağı konusunda piyasalarda ortak bir görüş oluşmuş durumda. ABD 10 ve 30 yıllık tahvil getirileri bunu halihazırda fiyatlamış durumda. Buna rağmen ABD hisse senetleri piyasaları tarihi rekorlarını test etmeye devam ediyor. Dow Jones Industrial (DJI) endeksi geçtiğimiz Cuma günü 19.757.74 ile tarihi rekor kırarken, kapanışı da buna çok yakın 19.756.86'dan gerçekleşti. Ha keza benzer bir durum S&P 500 ve Nasdaq endekslerinde de gerçekleşti. Dolar Endeksi'nin (DXY) yeniden 101.74 ile kısa vadeli zirvelerine yakın bir seviyeye yükseldiği bir sırada yaşanan bu yükseliş önemliydi. Bence Fed'in faiz artışı çoktan fiyatlara girdi, en azından ABD piyasalarında  Bizim piyasalarımız ama özellikle de dolar/TL kurlarında bu fiyatlama büyük oranda fiyatlara yansıdı. Yansımamış bir kısmı varsa da bunun yansıması Çarşamba günü Fed kararı açıklandıktan sonra hayata geçecektir. Ancak bunun "normal şartlar" altında yeni bir rekor getirmesini beklemiyorum. Resmi açıklamalara göre 38 kişinin öldüğü Beşiktaş'ta maç sonrasındaki terör saldırısının ne yazık ki piyasalara bir yansıması olacaktır. Ancak bunun da yeni bir rekor getirmesi, Fed'in kararlarına bağlı olacaktır.
Vatan

DÜNYA

Terör Dalgası 
Afrika ve Ortadoğu'da gerçekleşen terör saldırılarında önceki gün ve dün en az 158 kişi hayatını kaybetti. Suudi Arabistan'ın güneyinde yer alan Yemen'in Aden kentinde önceki gün askeri bir üsse sızan intihar eylemcisinin üzerindeki bombaları patlatması sonucu 48 asker öldü, 29'u yaralandı. Saldırı, askerler maaşlarını almak üzere sırada beklerken gerçekleşti. Saldırıyı terör örgütü DEAŞ'ın Yemen kolu üstlendi. Yemen'de Şii Husi milisleriyle, Suudi Arabistan destekli Yemen ordusu arasında savaş yaşanıyor. Ülkede etkin olan El Kaide ve DEAŞ gibi terör örgütleri de zaman zaman saldırılar da bulunuyor. Mısır'ın başkenti Kahire'de ise dün son yıllarda Hıristiyanlara yönelik en kanlı eylem oldu. Hıristiyan Kıptilerin St. Mark Katedrali önünde meydana gelen bombalı saldırıda en az 25 kişi öldü, 49 kişi yaralandı. Saldırının TNT yapımı bir patlayıcıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Pazar ayini sırasında gerçekleşen saldırıyı üstlenen olmadı. ancak ülkede daha önce radikal cihatçı grupların Hıristiyan azınlığın hedef aldığı eylemleri olmuştu. Somali'de ise bomba yüklü kamyonla saldırı yapıldı. Çoğu sivil en 29 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi de yaralandı. Saldırı başkent Mogadişu'daki bir limanın yakınlarında oldu. Saldırı El Kaide bağlantılı Eş Şebab örgütü üstlendi. Eş Şebab hedeflerinin liman yakınlarındaki bir askeri üs olduğunu iddia etti. Fransız haber ajansı AFP, saldırının boyutunun Somali'deki önceki eylemlere kıyasla büyük olduğunu bildirdi. Nijerya'nın kuzeydoğusundaki Maiduguri kasabasında pazar yerine yönelik başşüpheli Boko Haram'ın olduğu iki intihar saldırısı düzenlendi. Saldırılarda 56 kişi yaşamını yitirirken, 117 kişi de yaralandı. Fransız haber ajansına konuşan yerel bir milis gücü üyesi Abdülkerim Jabo, intihar bombacılarının 7 ve 8 yaşlarında iki kız çocuğu olduğunu söyledi. Kızların çekçek adı verilen araçtan inerek önünden geçtiğini söyleyen Jabo, "En küçük bir duygu işareti göstermediler. Onlardan biriyle konuşmaya çalıştım ama cevap vermedi. Annelerini aradıklarını düşündüm. Bir tanesi, kümes hayvanı satıcılarının olduğu yere gitti ve üzerindeki bombaları patlattı" dedi.
Hürriyet


Türk Uçakları El Bab'a Uyarı Bildirileri Attı 
Türk Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları, DEAŞ kontrolündeki El Bab'a yönelik kapsamlı operasyon öncesi kentte ve dış mahallelerde oturan halka yönelik uyarı bildirilerini havadan atmaya başladı. Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) dün yapılan bilgilendirmede, "Hava Kuvvetlerimize ait uçaklar tarafından, El-Bab meskun mahalli ve civarında bulunan sivillerin çatışmalardan etkilenmemesi, masum insanların can ve mal kayıplarının önlenmesi maksadıyla DEAŞ terör örgütü unsurlarının bulunduğu bölgelerden uzaklaşmaları ve güvenli bölgelere geçmeleri yönünde uyarıların yer aldığı çok sayıda bildiri havadan atılmıştır" denildi. Bildirilerde Fırat Kalkanı harekâtının El Bab halkının huzur ve güven içinde yaşaması için yapıldığı da vurgulandı. Türk savaş uçaklarının El Bab ve çevresine yönelik hava harekâtları devam etti. Hava operasyonlarında El Bab ile kentin kuzey doğusundaki Bzagah ve Kabr el Mukri bölgelerinde DEAŞ'a ait barınma ve karargah amacıyla kullanılan 21 bina, mevzide ateş eden silah yüklü üç araç, bir silah deposu, örgüt mensuplarının gizlendiği bir tünel imha edilirken, 9 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirildi. Ayrıca silahlı insansız hava aracı da (İHA) 3 DEAŞ teröristini etkisiz hale getirdi, bir silahlı aracı imha etti. Askeri kaynaklar El Bab'ın dış mahallelerinde TSK destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerinin DEAŞ unsurlarıyla çatışmalarının devam ettiğini ve kent merkezine doğru ilerleme kaydedildiğini bildirdi.
Hürriyet


Palmira'da Kontrol Savaşları 
Suriye'nin önemli tarihi eserlerine ve yapılarına ev sahipliği yapan Humus'un doğusundaki antik kent Palmira, son birkaç gündür sürekli bir üstünlük ve kontrol savaşına sahne oluyor. Rusya'nın hava desteğiyle Palmira'ya giren rejim güçleri, burada kontrolü ele aldığını duyurup, sivilleri tahliye ettiğini bildirirken, dün DAEŞ militanlarının kontrolü geri aldığı iddia edildi. Önceki gün Rusya'nın hava desteğiyle kenti alan rejim birlikleri, özellikle burada bulunan sivillerin tahliyesine başladığını duyurmuştu. Rusya Savunma Bakanlığı, dün, 64 hava saldırısıyla DAEŞ mevzilerini vurduklarını ve en az 300 militanın öldürüldüğünü açıkladı. Ancak dün, DAEŞ'in yayın organı Amaq, şehri tekrar geri aldığını öne sürdü. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de, antik kentle ilgili bu iddiayı doğruladı. Rusya'nın Suriye'deki ateşkesi izleme merkezi ise, yeniden toplanan 4 binden fazla DAEŞ militanının, Palmira antik kentini ele geçirmek için tekrar saldırıya geçtiğini duyurdu. Açıklamada, "Militan ve teçhizat kaybına rağmen DAEŞ, kent merkezine yakınlaşmaya çalışıyor" denilirken, söz konusu grubun Rakka'dan geçiş yaptığı kaydedildi. Geçtiğimiz perşembe günü kentin dışındaki bazı petrol tesislerini ele geçiren DAEŞ'in hedefinde, Rusya'nın hava saldırıları düzenlemede kullandığı T4 havalimanının kontrolünü ele geçirmek var. Bununla birlikte DAEŞ teröristlerinin, Suriye birliklerinin sivillerin tahliyesini gerçekleştirdikten sonra kentten ayrılmaya başlaması üzerine yeniden harekete geçtiği öne sürülüyor. Suriyeli kaynaklar, Palmira'daki sivillerin neredeyse tamının tahliye edildiğini kaydetti. 20 Mayıs 2015'te Palmira antik kentinin kontrolünü ele geçiren DAEŞ, buradaki tarihi eserlerin büyük bölümünü tahrip etmişti. Kent geçen mart ayında rejim güçlerince geri alınmıştı. Palmira, iç savaştan önce ülkenin en önemli turistik merkezlerinden biriydi ve her yıl binlerce turist, antik kenti görmek için bölgeye geliyordu.
Milliyet


Alman Bakandan Carşafa Ret 
Geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'a resmi bir ziyaret gerçekleştiren Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, Suudi yetkililerle görüşmeye takım elbiseyle gidince diplomatik bir krizin eşiğinden dönüldü. Yerel basında çıkan haberlere göre Almanya'nın Riyad Büyükelçiliği, Von der Leyen ve beraberindeki kadın diplomatlara, başkente varışlarında Suudi kadınların giymekle yükümlü oldukları çarşaflardan dağıttı. Elçilik çalışanlarına tepki gösteren Von der Leyen, "Benim delegasyonumdaki hiçbir kadın çarşaf giymek zorunda değil. Herkes istediği kıyafeti seçebilir. Kadınların zorla çarşafa sokulması beni sinirlendiriyor" ifadelerini kullandı. Alman Bakan daha sonra Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman el Suud'la görüşmek üzere El Yamame Sarayı'na hareket etti. Suudi yetkililer, Von der Leyen'in siyah takım elbise içinde görünce kısa süreli bir şaşkınlık geçirse de Prens Selman Alman Bakan'ı samimi bir şekilde karşılayınca kriz atlatıldı. Von der Leyen ve Selman'ın görüşmede, başta savunma alanı olmak üzere ikili ilişkilerin güçlendirilme yollarının yanı sıra Ortadoğu'daki gelişmeler ile teröre karşı mücadele konusunda sarf edilen çabalar konusunda fikir alışverişinde bulundukları açıklandı.
Vatan


Maduro'dan Ucuz Oyuncak Hamlesi 
Petrolün küresel piyasalarda yaşadığı değer kaybıyla birlikte tarihinin en büyük ekonomik kriziyle karşı karşıya kalan Venezuela'da ürünlerinin fiyatlarını yükseltmek için stok yaptığı belirlenen firmalara baskınlar devam ediyor. Yetkililer son olarak ülkenin en büyük oyuncak distribütörü 'Kreisel' firmasının 3 deposuna baskın düzenledi. Fiyat Denetleme Komisyonu Direktörü Willaim Contreras, yılbaşı öncesinde oyuncak fiyatlarını yükseltmek için stok rakamlarını düşük gösterdiği belirlenen 2 firma yöneticisinin gözaltına alındığını duyurdu. Contreras, yapılan baskınlarda el konulan 4.8 milyon adet oyuncağın da yılbaşından önce fakir mahallelerde, piyasa fiyatlarının altında rakamlara satışa sunulacağını belirtti. Ülkesindeki ekonomik krizden ABD'yi sorumlu tutan Devlet Başkanı Nicolas Maduro, yılbaşı öncesinde vatandaşların alışverişe çıkabilmelerine imkan tanımak için, mağaza ve dükkan sahiplerine, fiyatlarını yüzde 30 ila 50 oranında aşağı çekmeleri talimatını vermişti. Yüksek enflasyon nedeniyle üretimin durma noktasına geldiği ülkede gıda ve ilaç gibi temel tüketim maddelerinde kıtlık yaşanıyor.
Vatan


Rusya'dan Teröre Karşı Ortak Mücadele Vurgusu 
Terör saldırısı sonrası ABD'den ilk tepki, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Ned Price'tan geldi. ABD'nin, İstanbul'daki terör saldırısını en güçlü şekilde kınadığını bildiren Price, yaptığı yazılı açıklamada, "Dualarımız saldırıda hayatını kaybedenler, onların aileleri ve tüm Türk milleti iledir. Türkiye'yi, ABD'yi ve küresel barış ile istikrarı tehdit eden tüm teröristlere karşı NATO müttefikimiz Türkiye ile dayanışma halindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. Rusya ise tepkisini Devlet Başkanı Vladimir Putin düzeyinde ortaya koydu. Putin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gönderdiği taziye mesajında İstanbul'daki saldırıların faillerinin ve azmettiricilerinin cezalarını çekeceklerinden emin olduklarını vurguladı. Kremlin'den yapılan açıklamaya göre, alçakça ve insanlık dışı saldırıları kararlılıkla kınadığını ifade eden Putin, İstanbul'da yaşananların, uluslararası teröre karşı amansız mücadelede ortak çabalara ihtiyaç olduğunu bir kez daha kanıtladığının altını çizdi. Başbakan Binali Yıldırım'a taziye mesajı gönderen Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev ise, İstanbul'daki barbarlık suçunun hiçbir şekilde meşru gösterilemeyeceğini kaydederek, "Suçlular ağır cezaya çarptırılmalı" ifadesini kullandı. İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson Twitter hesabında "Birleşik Krallık, terörle mücadelede Türkiye ile çalışmaya bağlı" ifadelerini kullandı. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier yaptığı yazılı açıklamada, "Bu terör saldırılarını en sert bir şekilde kınıyor ve Türk ortaklarımızla birlikte yas tutuyoruz" dedi. "Bu saldırıların arkasında kimin olduğunu henüz bilmiyoruz" diyen Steinmeier, 'ancak hiçbir şeyin böyle eylemleri haklı gösteremeyeceğini' vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande da Twitter hesabından "Fransa, yaşadığı bu yeni sıkıntı karşısında Türkiye'ye tam destek vermektedir" dedi. İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin'in yazılı açıklamasında, "İsrail, ister İstanbul'da olsun ister Brüksel'de olsun ister Kudüs'te olsun, terörün her türlüsünü kınıyor" denildi.
Vatan

POLİTİKA

Seçim Kanununda Değişiklik Sinyali 
Ak Parti ve MHP'nin tam mutabakatıyla hazırlanan anayasa teklifiyle, 3 Kasım 2019 olarak tarihi belirlenen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri öncesi, seçimi doğrudan etkileyecek bir dizi kanunu değişikliğin yapılacağının sinyali de verildi. Ocak 2017'de komisyon görüşmelerine başlanması beklenen teklifin, en az 330 oyla kabulü durumunda referanduma sunulacağı ifade ediliyor. Referandumdan da "evet" oyu çıkması durumunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "partili cumhurbaşkanı" sıfatı kazanacak. Teklife göre, Anayasa'nın 67. maddesinde yer alan "Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz" hükmü, 3 Kasım 2019'da yapılması öngörülen cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri için geçerli olmayacak. Bu madde, siyasi kulislerde, uzun süredir tartışılan seçim barajı ve seçim sistemi gibi seçimleri doğrudan etkileyecek bir çok düzenlemenin 3 Kasım 2019'da yapılması planlanan seçimden önce gerçekleştirileceğinin sinyali olarak yorumlandı. Başbakan ve MHP lideri arasında gerçekleştirilen anayasa zirvelerinde de seçim sistemi değişikliği ve barajın düşürülmesi konusunun gündeme geldiği kulislere yansımıştı. MHP liderinin görüşmelerde, büyük partilerin aldıkları oy oranından daha fazla milletvekiliyle temsil edilebilmesine imkan tanıyan "dar bölge" sistemine sıcak bakmadığı mesajını verdiği, seçmenle milletvekili arasındakı bağı güçlendiren daraltılmış bölge sistemine daha yakın bir tavır sergilediği öne sürülmüştü. Teklifte, cumhurbaşkanı adayı gösterebilecek partilerin oy oranının yüzde 10'dan yüzde 5'e çekilmesi de barajın düşürülmesinin tasarlandığı yorumlarına yol açtı. Yeni sistemde cumhurbaşkanı ve bakan olan milletvekillerinin, TBMM üyeliği sona erecek. Dolayısıyla Meclis'te oy kullanma hakları bulunmayacak. Pek çok kanun ve anayasa değişikliklerinin oylamasında, yeterli oya oranına ulaşabilmekte açısından Ak Partili bakanların sık sık kullandığı "vekaletle" oy kullanma sistemi de tarih olacak. Teklifle vekaleten oy kullanmayı düzenleyen hüküm anayasa metninden çıkarılıyor.
Milliyet


'Terör Türkiye'yi Hiçbir Zaman Teslim Alamayacak' 
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, imzalarının olduğu ortak bildiriyi kürsüden ayrı ayrı okudu. "Aziz milletimize" diye başlayan bildiride, dün İstanbul'da gerçekleştirilen hain saldırının, aziz Türk milletinin birliğine, bekasına ve bütünlüğüne yönelik vahşi bir terör saldırısı olduğu kaydedildi. Bu saldırıyla hiçbir kutsalı tanımayan teröristlerin bir kez daha insanlık düşmanı terör yöntemlerini devreye soktuğu belirtilen bildiride, şu görüşlere yer verildi: "Hangi terör örgütü olursa olsun, bu saldırıyı yapanlar bilsin ki aziz milletimizin birlik ve beraberliği bozulmayacak bilakis daha da güçlenecektir. Unutulmamalıdır ki hiçbir talep terörizme meşruiyet, teröriste masumiyete dayanak gösterilemez. Terör, hiçbir zaman Türkiye'yi teslim alamayacak ve aziz milletimizi yıldıramayacaktır. Zira kadim bir geçmişe sahip bu aziz millet, şanlı tarihi boyunca önüne çıkan birçok engeli birlik ve beraberliğini koruyarak, ortak aklı ve bilinci devreye sokarak bertaraf etmiştir." "Şanlı tarihimizden aldığımız bu güç ile terör saldırıları karşısında millet olarak topyekün mücadele edeceğimizden ve birbirimize daha da çok kenetleneceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Teröre vereceğimiz en güzel cevap kardeşliğimizi daha da güçlendirmektir. Daha önce PKK, DEAŞ, DHKP- C, FETÖ ve diğer terör örgütlerinin benzer şekilde yaptığı bu terör eylemleri karşısında millet olarak nasıl dik durduysak, nasıl terörün amacını boşa çıkarttıysak yine aynı şekilde çelikten bir irade ortaya koyacağız. Geçmişte defalarca canlı bomba eylemlerine girişen ve masum insanları katleden, PKK ve DEAŞ gibi kanlı terör örgütlerinin ve onların arkasındaki güçlerin ve destekçilerinin milletimizin bu güçlü iradesi karşısında yok olacağı aşikardır." "Milletimiz müsterih olsun. İnsanlık düşmanı teröristler yenilecek; aziz Türk milleti ve devleti muzaffer olacaktır. Millete kastetmeye kalkışan teröristler ya yok olacak ya da adalete hesap verecektir. Bizler; acımızın ortak olduğunu ve her türlü siyasi düşünce farklılığını bir kenara koyarak bu derin acıyı paylaştığımızı, yüreğimizde hissettiğimizi özellikle ifade ediyoruz. 15 Temmuz'da milletimize ve onun iradesine karşı yapılan FETÖ darbe girişiminde ortaya koyduğumuz milli şuuru, bu terör saldırıları karşısında da göstereceğimizi aziz milletimizin dikkatlerine sunuyoruz.Bizler bu bildiriye imza atan siyasi parti grupları olarak; devletimizin bekası ve sinesinden çıktığımız aziz milletimizin huzuru için, terörle mücadelede güvenlik güçlerimizin sonuna kadar yanındayız. Bu terör saldırısı neticesinde şehit olan polislerimize ve vatandaşlarımıza Cenab-ı Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun."
Vatan


'Uzlaşma Günlerinde Devreye Girdiler' 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Beşiktaş'taki bombalı terör saldırılarıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Türkiye'yi teslim alarak yıkmak isteyenlerin eylemlerine bir yenisini daha eklediğini belirten Bahçeli, "Hainler bir kez daha sahneye çıkmışlar ve Türkiye'yi yasa boğmuşlardır" dedi. Terörizm amacına asla ulaşamayacağını vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Bu korkunç ve kahredici terör saldırısına karşı milletimiz bir ve beraberdir. Ve sorumluların bulunup cezalandırılmasını, dökülen kanların yerde bırakılmamasını istemektedir. Unutulmamalıdır ki, terörizm amacına asla ulaşamayacak, Türkiye'nin çözülmesini, bölünmesini, dağılmasını planlayan iç ve dış odaklar mahv ve imha edileceklerdir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. Terör bir insanlık suçudur. Fail ve tarafları ise insan canına kast eden, huzur ve barışa karşı gelen zulmün ve zilletin alçak taşeronlarıdır. Ülkemizin sosyal ve siyasal uzlaşma kulvarına girmeye başladığı şu günlerde karanlık ellerin, kaos ve kriz tetikçilerinin anında devreye girmesi tesadüfi görülmemelidir. Ancak Türk milleti meşum ve melun oyunları bozmaya muktedirdir." "Türkiye Cumhuriyeti her türlü iğrenç ve namert operasyonu göğüsleyip ezecek güç ve kudrettedir. PKK, FETÖ, DEAŞ, PYD-YPG ve DHKP-C milli vakar ve namus karşısında yerle yeksan olacaktır. Bunun başka bir alternatif ve yolu kalmamıştır. Türkiye'nin milli beka ve barışını tasfiye etme cüretini gösterenlere karşı 79 milyon Türk vatandaşı tek yumruk ve tek ses hareket ederek hainlere göz açtırmayacaktır. Milli birlik ve dayanışma bağlarını daha da sağlamlaştırarak bugünleri aşmak, bu zulmeti yenmek zorunda olduğumuz iyi bilinmelidir. Türkiye terörizme karşı teyakkuzda olduğundan dolayı MHP sorumlu, ahlaklı, ilkeli ve milli duruşunu sonuna kadar koruyarak devletinin ve milletinin yanında fedakârca mücadele edecektir."
Vatan


'Teröre Karşı Milli Politika İhtiyacı Var' 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Beşiktaş'taki terör saldırısı sonrası yaptığı açıklamada, iktidara terörle mücadelede milli politika oluşturmak için harekete geçme çağrısı yaptı. Kılıçdaroğlu'nun açıklaması şöyle: "10 Aralık 2016 tarihinde İstanbul Beşiktaş'ta gerçekleşen menfur terör saldırıları, Türkiye Cumhuriyetimizin güvenliği için özveriyle ve sorumlulukla görev yapan Emniyet Teşkilatımızı hedef almıştır. Saldırılarda şehit düşen polislerimizin ve sivil vatandaşlarımızın yasını tutuyor, saldırıyı yapanları, saldırının arkasındaki karanlık güçleri lanetliyorum. İktidar, ülkemizin, akılcı, bilimsel, sürdürülebilir ve milli bir terörle mücadele politikasına ihtiyacı olduğunu vakit geçirmeksizin kabul etmek zorundadır. Bu bağlamda Cumhuriyet Halk Partisi olarak teröre karşı mücadelede her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu, bir kez daha vurguluyorum. Nereden gelirse gelsin, tüm terör saldırılarının faillerinin ve arkalarındaki karanlık güçlerin; vatandaşlarımızın birlik, beraberlik, dayanışma kararlılığı karşısında ezileceğine duyduğum sonsuz inançla aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Şehitlerimizin aileleri ile Emniyet teşkilatımıza ve iki mensubunu saldırılarda şehit veren Beşiktaş Jimnastik Kulübümüze başsağlığı dileklerimizi iletiyorum."
Vatan

SPOR

Spor Toto Basketbol Süper Ligi 10. hafta karşılaşmasında Fenerbahçe, sahasında konuk ettiği Banvit'i 76-71 yenmeyi başardı, 8. galibiyetine ulaşarak rakibini yakaladı. Maça Theodore'nin sayılarıyla başlayan Banvit, dışarıdan da Orelik ile etkili olunca kontrolü ele aldı ve 8. dakikada 18-13 ile 5 farkı yakaladı . Ancak pota altı savunmasını sertleştirerek Theodore'nin potaya gidişlerine engel olan Fenerbahçe, ilk çeyreği 19-18 önde bitirmeyi başardı. Fenerbahçe alt yapısından yetişen Can Maxim'in hücuma getirdiği hareketlilik ile yeniden üstünlüğü ele geçiren Banvit, 15. dakikada Orelik'in üçlüğüyle 30-23 öne geçti. Savunmada baskıyı artırarak, rakibinin hızını kesen ve 12-2'lik seri ile skor üstünlüğünü yakalayan Fenerbahçe, Metehan'ın son saniye basketiyle devreyi 36-35 geride kapadı. Banvit'te özellikle uzunların faul problemine girmesini avantaja çevirmek isteyen Fenerbahçe, topu sürekli içeriye geçirmeye başladı, Udoh- Kalinic ikilisiyle skor buldu. Ancak Orelik'in art arda üçlükleri, Bandırma ekibini oyunda tuttu, son çeyreğe de 56-54 galip giren Bandırma ekibi oldu. Melih'in kenardan getirdiği enerji ile savunmada daha da sertleşen Fenerbahçe, hücumda da hem aynı oyuncu hem de Antic ve Dixon'la isabet buldu. Banvit'in etkili bir üç sayı isabetiyle oynadığı günde, art arda gelen üçlükler, Fenerbahçe'yi canlandırırken, pota altına gelen yardımları da azalttı. Melih ile Theodore'ye yaptığı baskıdan sonuç alan ve ABD'li oyuncuyu işin içine sokmayan Fenerbahçe, farkı 7 sayıya kadar çıkardığı maçı 76-71 kazandı.
Milliyet

Fenerbahçe, lig ve Avrupa Ligi mücadelesinde yoluna doludizgin devam ediyor. Sarı-lacivertlilerin son dönemdeki oyunu ve çıkışı takdir görüyor. Ancak her şeye rağmen teknik direktör Dick Advocaat, bu tabloyu yeterli bulmuyor. Son olarak deplasmanda 1-0 kazanılan Feyenoord maçındaki oyunu beğenmediğini net şekilde ifade eden Advocaat, takımının halen yavaş oynadığını düşünüyor. Hollandalı çalıştırıcı, sarı-lacivertli yöneticilerle yaptığı değerlendirmede, oyunu daha hızlı oynamaları gerektiğini ifade etti. Tecrübeli antrenör, takımın mücadelesi, isteği ve çalışma temposundan memnun olmasına rağmen kafasındaki oyunun sahaya tam anlamıyla yansıyabilmesi için temponun ve oyun hızının artması gerektiğini vurguladı. Advocaat, oyuncularıyla yaptığı toplantılarda da sürekli bu konunun altını çiziyor. Savunma, orta saha kurgusu ve ileri uçtaki yapıyı oturtan 69 yaşındaki hocanın şimdiki hedefi; hızlı, çabuk ve etkili oynayabilmeleri. Bunu sağlamak için de hedef ligin ikinci yarısı olarak gösterildi. İlk yarıda kalan son 3 maçı kazanıp 9 puan toplamayı planlayan Advocaat, ikinci yarı öncesi yapacağı çalışmalarda özellikle "hız ve çabuk oyun" üzerinde duracak. Takımın bir üst seviyeye çıkması ve oyunu daha hızlı oynaması için gerekli transfer çalışmaları da yapılıyor. Birçok üst düzey orta saha oyuncusuyla temasta olan sarı-lacivertliler kadroya takviye yapmayı planlıyor.
Milliyet



Galatasaray, Gaziantep'i de geçip seriyi sürdürdü ve zirveye bir adım daha yaklaştı. Cim-Bom, Bursa ve Kasımpaşa'dan sonra Türk Telekom'da dün akşam konuk ettiği zayıf rakibini 3-1'le geçti. Ancak futboluyla yine kafalarda soru işareti bıraktı. Cim-Bom'da Riekerink bu kez değişiklikler için son dakikayı beklemedi. Yasin Öztekin hatrick yaparak maça damgasını vurdu. Gaziantep kalecisi Gökhan Değirmenci ise 3 gol yemesine rağmen birçok pozisyonda geçit vermedi. Maça önemli pozisyonlar bularak giren konuk ekipti. Doğanay ve Larsson ile tehlikeler yaratan Gaziantep bunları değerlendiremedi. Gol ise Galatasaray'dan geldi. 12'inci dakikada Podolski'nin Bruma'ya verdiği ara pasta Portekizli, kaleciyle karşı karşıya kaldı. Bruma'nın vuruşunda defanstan seken top Yasin'in önünde kaldı. Bu futbolcu boş durumda topu ağlara gönderdi. 50'da Sneijder'in şık topuk vuruşunda araya savunma girerek golü önledi. 55 ve 56'de Sneijder ve Podolski'nin etkili şutlarında kaleci Gökhan başarılıydı. 61'de yine Sneijder sahneye çıkarken Gökhan yine köşeye çok iyi uzandı. 66'da Podolski'nin sağdan kestiği sert ortada Yasin'e sadece dokunmak kaldı: 2-0. 73'te korner organizasyonunda Ghilas arkaya çıkarırken Elyasa farkı 1'e indiren golü attı. Gaziantep 78'de 10 kişi kalmasına rağmen cesurca gelmeye devam etti. Cim-Bom'da sonradan oyuna giren Eren Derdiyok ise 2 önemli pozisyonu harcarken, 90+4'te Yasin perdeyi kapatan golü attı.
Milliyet

Beşiktaş ile Bursaspor arasında önceki akşam oynanan maçtan sonra Vodafone Arena'nın çevresinde gerçekleşen alçak terör saldırısında siyah-beyazlı kulüp de iki şehit verdi. Vodafone Arena'dan Sorumlu Özel Güvenlik Şube Emniyet Müdürü ve Kongre Üyesi Vefa Karakurdu ile Kartal Yuvası mağazası çalışanlarından Tunç Uncu'nun saldırıda şehit olduğunu açıklandı. Uzun yıllardır Beşiktaş'ın İstanbul'daki maçlarında stat içi ve dışındaki güvenlikten sorumlu olan 3. Sınıf Emniyet Müdürü Vefa Karakurdu'nun şehit düşmesi siyah-beyazlıları şoke etti. Bursaspor taraftarının 6 yıl sonra İstanbul'a gelmesi nedeniyle güne çok erken başlayan ve geç saatlere kadar fedakarca çalışan Vefa Karakurdu'nun maçtan yaklaşık 1.5 saat sonra stattan ayrılarak teşekkür etmek için Çevik Kuvvet ekiplerinin yanına gittiği belirlendi. Kendisi gibi çok yorucu bir gün geçiren polis arkadaşlarını tek tek otobüslerine bindiren Karakurdu'nun bu sırada hain saldırının kurbanı olduğu ifade edildi. Kartal Yuvası çalışanı Tunç Uncu'nun ise iş çıkışı Taksim'e doğru yürürken şehit düştüğü ortaya çıktı. Geç saatlere kadar çalışan Uncu'nun, Maçka Parkı'nın yanından Taksim'e yürüdüğü sırada bombaların hedefi olduğu öğrenildi. Tunç Uncu'nun henüz 29 yaşında hayata veda etmesi siyah-beyazlı camiayı üzüntüye boğdu.
Milliyet


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme