17 Aralık 2016 Cumartesi

17.12.2016 Genel Gündem

17.12.2016 Cumartesi

GÜNDEM

Dayaklı Evlilik Kitapları 
CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, eski Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanı Hasan Çalışkan'ın, 16 yıl önce yazdığı 'Evlilik ve Aile Hayatı' adlı kitabın Kütahya Belediyesi'nce üzerine belediye amblemi de bastırılarak yeni evli çiftlere dağıtıldığını söyledi. Hürriyet, "Aile ve evlilikle ilgisi yok" dediği kitaptan şu öğütleri örnek olarak gösterdi: "İyi kadın itaatkâr olandır. Kadın, efendisinden izinsiz bir yere gidemez. Kadınların 16-18 yaşlarına doğru evlendirilmeleri uygun olur. Efendisine itaat etmeyen kadına uygulanacak birinci müeyyide nasihat, ikinci müeyyide yatakta alakayı kesmek, üçüncü müeyyide kadını dövmek. Kadın işyerinde kocasından daha yakışıklı erkek görürse gönlü ona kayabilir." Hürriyet'in önceki gün konuyu Meclis'te gündeme getirip, hükümetin ne yapacağını sorması üzerine Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Vallahi çağa, bilime uymayan bir kitabı ne biz okuyabiliriz ne bakabiliriz" diyerek şöyle konuştu: "Herkes dağıtabilir. Dağıtır ama vatandaşın da elinde bir terazisi var. Vatandaş katılmazsa bu kitabın bir değeri yok." CHP milletvekili Hürriyet dün Meclis'te düzenlediği basın toplantısında da bugüne kadar binlercesi dağıtılan kitap için, "Hemen gereğini yapıyorum" demesini beklediği Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın sadece güldüğünü öne sürdü. Hürriyet, "Milli Eğitim Bakanı da 'vatandaş kaale almasın' diyor. Kaale alıyor ki spor yapan kadını dövüyor, hamile kadını, şort giyen kadını tekmeliyor" dedi. Hürriyet, Denizli Pamukkale Belediyesi'nin 'Evlilik ve Mahremiyetleri' adlı kitabında da, "Kadınlar spor sahalarına ve parklara gitmemeli", "Sen kadını dövdükçe seni daha çok sevecek, daha çok isteyecek", "Tokalaşmak zinaya giden yoldur" ifadelerinin yer aldığını söyledi. Hürriyet, "Bu belediyelere soruşturma başlatılmalı. Aksi halde, AKP kadına şiddetten her bahsettiğinde bu kitabı göstereceğim. Savcılara çağrıda bulunuyorum. İhbar olarak kabul edip gereğini yerine getirmelidir" diye konuştu
Hürriyet

'Kelepçe' İddiasına Bakanlıktan Açıklama 
Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan ve 24 Kasım'da 'örgüt üyeliği' iddiasıyla İstanbul'daki Silivri Cezaevi'ne konulan Ahmet Türk'ün kelepçeli muayeneyi reddettiği için hastaneye gidemediği ileri sürüldü. İddia DBP'nin Twitter hesabından "Ahmet Türk'ün kalbinde pil var ve hastaneye gitmesi gerekiyor. Kelepçeli muayene dayatıldığı için hastaneye gitmeyi reddediyor" sözleriyle duyuruldu. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı'ndan açıklama geldi. Açıklamada iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, "Ahmet Türk, Silivri Devlet Hastanesi'ne olan sevklerine, 30 Kasım 2016 tarihli dilekçesinde avukatı ile görüş yapacağı için, 6 Aralık 2016 tarihli dilekçesi ile de gerekçe belirtmeksizin gitmeyeceğini bildirmiştir" denildi. Türk'ün, 12 Aralık'ta Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiği ve muayenesinin yapıldığı belirtilen açıklamada, tedaviye sevklerin cezaevi tüzüğüne uygun olarak yapıldığı yer aldı. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ise kelepçeli tedaviye şu tepkiyi gösterdi: "Kelepçe ile tedaviye götürmek onur kırıcı bir muameledir. Ahmet Türk'ün yaşına ve sağlık durumuna rağmen sanki kaçacakmış gibi bir muameleye tabi tutulması ancak art niyetli ve rencide etme amaçlı olabilir. Başından beri milletvekillerinin gözaltına alınış biçimleri, tek kişilik ortamlarda tutulmaları ve belediye başkanlarının maruz bırakıldığı muamele, bu sürecin insan hakları ve hukuka dayalı değil keyfiyete ve siyasi hesaplaşmaya dönük olduğu açıktır."
Hürriyet

EKONOMİ 

Gram Altın 127,7184-127,9709
ABD Doları 3,5040-3,5100
Euro 3,6585-3,6643
İngiliz Sterlini 4,3734-4,3814

KKTC'yi 'Yeni Ercan' Uçuracak 
Kuzey Kıbrıs'ın dünyaya açılan tek penceresi Ercan Havalimanı'nın işletmesini devralan Taşyapı, 'Yeni Ercan Havalimanı' için harekete geçti. Mevcuttan 6 kat daha büyük olacak yeni havalimanını anlatan Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turanlı, "Teknoloji, kalite ve hizmette, dünyadaki benzer örnekleriyle yarışacak bir havalimanı için geri sayım başladı" dedi. Yeni Ercan'ı referans gösteren Turanlı, 3 Afrika ülkesinde de benzer yatırımlar için imza aşamasına geldiklerine dikkat çekerek, "Kalitemizde mütevazi değil, iddialı olacağız, hedefimiz parmakla gösterilecek Ercan'la Kıbrıs'ı her anlamda uçurmak" diye konuştu. Ercan Havalimanı'nı işleten "T&T Airport" şirketinin büyük ortağı olduklarını hatırlatan Emrullah Turanlı, "2015'te Ada'nın vergi rekortmeni olduk. 'Yeni Ercan' projesi için çok heyecanlıyız. Bir işadamı 10 yatırımından 6'sında başarılıysa, o başarılı bir işadamıdır. Ercan Havalimanı benim çok vaktimi alıyor. Zamanımın yüzde 30'unu mevcut Ercan Havalimanı'nın işletilmesi ve yenisinin inşaat sürecine ayırıyorum. Problem yok mu? Çok var, yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Ancak en başarılı yatırımımız. Geçtiğimiz aylarda Türkiye ve KKTC ulaştırma bakanları Ahmet Arslan'ın ve Kemal Dürüst'ün de katıldığı güzel bir açılışla 'Yeni Ercan' inşaatına başladık. 'Yeni Ercan'ı eğer bizden kaynaklanmayan bir engel çıkmazsa, 20 aydan kısa sürede bitirmeyi hedefliyoruz" dedi. Ercan Havalimanı işletmesini 4 yıl önce kamu-özel gelir paylaşımı modeliyle 25 yıllığına devraldıklarını hatırlatan Turanlı, şöyle konuştu: "Karşımıza çıkan siyasi ve bürokratik engelleri, sürekli diyalog içinde ve hukuk yoluyla aşmaya çalıştık. Zor ve yorucu süreçlerden geçtik. İşadamı arkadaşlarım ve çevrem, 'Bu kadar problem çektin ve çekiyorsun, hâlâ Kıbrıs'a yatırıma davet ediyorsun' diyorlar. Ben de kendilerine, 'Hukuk lafa göre değil delillere göre karar verir. KKTC bir hukuk devletidir. Bir sıkıntınız olduğunda hukuka başvurun. Hiç endişe etmeyin, geç olsa bile hukuk hakkınızı veriyor, gelin Kuzey Kıbrıs'a yatırım yapın' cevabını veriyorum." Yatırımlarının sadece KKTC ile sınırlı olmadığını belirten Turanlı, şu değerlendirmeyi yaptı: "Türkiye başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yatırım ve girişimlerimiz var. Yakında açıklayacağım. 3 Afrika ülkesine havalimanı inşa edeceğiz, imza aşamasına geldik. 80 tane sözleşmeli hukuk danışmanım var. Uluslararası hukuk konusunda uzmanlarla çalışıyoruz. Örneğin Ercan Havalimanı'nı devralır almaz, uluslararası uçuş yasağına karşı hukuk savaşı başlattık. Uluslararası hukuk profesörlerinden görüş aldık, KKTC'ye ve Ercan'a herhangi bir BM kararı olmaksızın uçuş yasağı koyamazsınız, seyahat yasağı insanlık suçudur. Ercan'a uçuş yasağı uygulayan bir Avrupa ülkesi aleyhine yakında AİHM'de dava açacağız ve alacağımız kararı emsal olarak kullanıp uçuş yasağını kaldırma mücadelesi vereceğiz."
Hürriyet
 
Devlette İş Fırsatı 
2016 yılının sonuna yaklaştığımız şu günlerde kamuya alımlar hız kazandı. Sadece Adalet Bakanlığı'na 13 bin 670 kişi alınacak. Jandarma Genel Komutanlığı ise lise mezunu uzman çavuş alacak. Bu konuda net bir sayı belirtilmedi. Adalet Bakanlığı resmi internet sitesi aracılığıyla yardımcı pozisyonlarda çalıştırılmak üzere 5 bin 870, hakim ve savcı olarak görevlendirilmek üzere ise 3 bin 800 personel alımı yapacağını duyurdu. TBMM Plan ve Bütçe görüşmelerinde açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bu alımlardan hakim ve savcı olan kısmının 2016 yılı sonlarında yapılacağını açıkladı. Personel ihtiyacını karşılamak için alınacak 5 bin 870 kişinin memur statüsünde olacağını ifade eden Bozdağ, memur alımlarının da 2017 yılı içerisinde yapılacağını bildirdi. Bozdağ, memur alımlarının hangi ayda yapılacağıyla ilgili kesin bir tarih vermedi.
Posta

Türkiye Damgası 
"Marka 2016" konferansı sona erdi. 2.500 kişinin katıldığı 2 günlük konferansta, 43 seansta 54 lider konuşmacı sahne aldı. Marka 2016'nın gündeminde Türkiye odağı yer aldı. Ülke ekonomisinin lokomotif gücü olan markaların içinde bulunduğu koşullar dikkatle incelenerek ve hassas dönemin etkileri gözetilerek hazırlanan Marka 2016 gündemi, Türkiye ekonomisini yakın gelecekte çok boyutlu bir yükselişe taşıyacak en etkili güç ve motivasyon kazanma platformu olarak dizayn edildi. Yürekli Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Yürekli Şengör, "Marka 2016'da yakın geleceğimize inançla bağlanmamızı sağlayacak bir programı tamamladık. Konferans boyunca iş dünyasındaki umutsuz, bezgin ruh halini sarsmak ve silmek için çalıştık. Bu konferans yeni bir başlama vuruşu niteliği taşıyor ve iki günün sonunda tüm markalarımız büyük bir motivasyonla sıçrama tahtasındaki yerini aldı" dedi. Konferansın moderatörlüğünü 17 yıldır olduğu gibi yine ünlü marka danışmanı BJ Cunningham yaptı. Her bir konuşmacı için 15 dakikalık sahne performansı disiplini içerisinde markaların geleceklerini yapılandıracak iddialı sunumlarıyla farkındalık yaratan Maarka Konferansı, umut aşılayan bir organizasyona daha imza attı.
Milliyet

Moldova'yla Hedef 1 Milyar Dolar Ticaret 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci "Moldova ile şu an yaklaşık 400 milyon dolar civarında bir ticaret hacmimiz var. Bunu kısa zamanda 1 milyar dolara çıkarmak istiyoruz" dedi. Zeybekci, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulunun (DEIK) düzenlediği Türkiye-Moldova Is Forumu'nun açılısında yaptığı konuşmada, Moldova ile Türkiye arasında 2014 yılında imzalanan serbest ticaret anlaşmasının (STA) geçen günlerde yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Zeybekci "Moldova ile ticaretimizde denge aramıyoruz, Moldova lehine dengesizlik arıyoruz. Moldova daha çok satsın, oraya daha çok yatırıma gidin istiyoruz. Su an yaklaşık 400 milyon dolar civarında bir ticaret hacmimiz var. Bunu kısa zamanda 1 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. Cumhurbaşkanımızın bu yöndeki talimatı bu şekilde. STA ile birlikte Türk yatırımcıların Moldova'ya giderek orada üretim yapması, orada ürettiklerini Türkiye'ye serbest şekilde getirmesinin önündeki hukuki zemin açıldı ama yatırımların karşılıklı korunması ve teşviki ile ilgili aramızdaki anlaşmayı yenileyerek, bunu STA'nın da içine alacak şekilde yeniden güncellenmesi gerekiyordu. Simdi onu yapıyoruz" dedi. Moldova'nın İstanbul'da bir ticaret ofisi açma talebi bulunduğunu ifade eden Zeybekci "Bunun için gereğini hemen yapacağız. İlk fırsatta bunu açacağız. Ofis, bizim tarafımızdan hazır şekilde kendilerine teslim edilecek" dedi. Nihat Zeybekci, gelecek dönemde STA'nın uygulanması sırasında problemler çıkmasının muhtemel olduğunu belirterek, "Moldova gümrüklerinde başka ülkelerin tırlarına tanınan rahatlığın Türk tırlarına tanınması konusunda, oradaki bürokratların cesaretli görünmediklerini gördük. Pozitif ayrımcılık değil, eşitlik istiyoruz" diye konuştu.
Star

Dünya Ticaretinde Müslümanların Payı Yüzde 10 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bugün dünyada nüfus bakımından yüzde 25'e yakın olan Müslüman ülkelerin dünya ticaretinden sadece yüzde 10 pay aldığını belirterek, "Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Bu tabloyu değiştirmek hepimizin görevidir" dedi. Özlü, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Türk Standardları Enstitüsü (TSE) ile İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) iş birliğinde gerçekleştirilen Dünya Helal Zirvesinin ikinci gününde konuşma gerçekleştirdi. Çok acı, yürek yakan günlerden geçildiğini dile getiren Özlü, özellikle Halep'te yaşanan insanlık dışı hadiselerin zerre miktarı vicdan taşıyan herkesin yüreğini yaktığını bildirdi. Özlü "İslam dünyasının vahdete doğru ilerlemesi gerekirken, geçici çıkarlar uğruna, daha çok parçalandığını üzülerek görüyoruz. Bu zirvenin, böyle bir zamanda gerçekleşiyor olmasını bu açıdan anlamlı bulduğumu ifade etmek istiyorum" diye konuştu.
Star

Kara Listeye Af Bankalara Zırh 
Bankaların kara listesine giren KOBİ, esnaf ve tüccara sicil affı müjdesi geldi. Ekonomiyi canlandırmak ve zordaki KOBİ'lerin kredilerden yararlanması için 2003 ve 2009 yıllarından sonra yeniden sicil affı çıkıyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, sicil affıyla ilgili çalışmaların tamamlanarak Başbakanlığa sunulduğunu belirterek, "Hazırlanan torba yasa taslağına yetişmek üzere gönderildi. İnşallah bütçe görüşmelerinden sonra ele alınacak torbada sicil affına yönelik bir yasa da olacak" dedi. Tüfenkci, düzenlemeyi banka yöneticileriyle birlikte hazırladıklarına dikkati çekerek, şu noktaların altını çizdi: "İşletmeler borçlarını yapılandırdığında veya tamamını belirlenen sürede ödediklerinde bu borçlardan doğan sicil kayıtlarının dikkate alınmaması yönünde bir çalışma yaptık. Çek, senet, kredi kartı veya bireysel kredilerin ödenmemesiyle oluşan banka kayıtlarının dikkate alınmaması hususunda düzenleme yapıyoruz. 2017 için bir müjde olarak hayat geçecek." Özellikle çek veya senetlerini şu veya bu nedenle ödeyemeyen, bankalara borcu bulunan şirketlere yeniden yapılandırma hakkı getirerek sicillerini temizleme olanağı sağladıklarını söyleyen Bülent Tüfenkci, "Bankaların çekingenliğini azaltma adına bu noktadan sonra verecekleri kredilerden sorumlu olmamalarını da sağlamış olacağız" diye konuştu. Tüfenkci, ticarette beyaz bir sayfa açtıklarını ekledi
Vatan

SİYASET/POLİTİKA

Masumlar İçin Belki De Son Umut 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye'nin yoğun çabalarıyla Halep'te varılan ateşkesin ve tahliyelerin devamı, Halep'teki masumlar için belki de son umuttur. Türkiye, Halep halkını yalnız bırakmadı, bırakmayacak. Ne pahasına olursa olsun tek bir canı kurtarmak için bile elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün, resmi twitter hesabı "RT_Erdogan" üzerinden, Halep'teki tahliye sürecine ilişkin Türkçe, Arapça ve İngilizce değerlendirmelerde bulundu. Mesajlarıyla uluslararası topluma çağrıda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye'nin yoğun çabalarıyla Halep'te varılan ateşkesin ve tahliyelerin devamı, Halep'teki masumlar için belki de son umuttur. Bütün taraşarı ve uluslararası toplumu bu ateşkese riayet etmeye ve tahliye sürecine destek olmaya davet ediyorum. Türkiye, Halep halkını yalnız bırakmadı, bırakmayacak. Ne pahasına olursa olsun tek bir canı kurtarmak için bile elimizden geleni yapacağız."
Milliyet

Sorumluluk Hepimizin Sırtında 
MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman da, siyasi ayak ortaya çıkarılmadan FETÖ ile mücadelenin topal kalacağını ve kökünün kazınamayacağını kaydetti. Halep'te cinayet ve soykırım yaşandığını ve "Bize Halep'te yeni bir Kerbelâ'yı yaşatmak istiyorlar" diyen Büyükataman, anayasa değişikliği konusunda da şunları söyledi: "Sorumluluk hepimizin sırtındadır. MHP, Anayasa'nın tadilatına veya yeniden yazımına dair toplumda oluşan beklentiye başından beri olumlu bakmaktadır. Bizim bakışımızda herhangi bir değişiklik, bir sapma veya farklı bir anlayışa savrulma yoktur. Dün ne söylemişsek bugün de aynı noktadayız. Yapılan çalışma, başkanlık sistemine geçiş değil, Cumhurbaşkanlığı'nın sınırsız şekilde kullandığı yetkileri sınırlandırmak ve Cumhurbaşkanına sorumluluk yüklemektir. MHP'nin amacı çözüm üretmek ve ülkeyi rahatlatmaktır."
Milliyet

Rejim Tartışmaları 1923'te Kapandı! 
Meclis'in 11 günlük bütçe maratonu dün bütçe kanunu tasarısının 312 oyla kabulüyle bitti. Rusya gezisi nedeniyle bütçenin açılış oturumunda konuşamayan Başbakan Binali Yıldırım, kapanış görüşmelerinde kürsüye çıktı. Yıldırım, "Rejim tartışmaları 1923 yılında kapandı" dedi. Başbakan'ın konuşmasından satır başları şöyle: Sıkıntılarla geçen bir yılın sonuna yaklaştık. 2017 çok daha ferah ve aydınlık bir yol olacak. Zira 2016 hem dünya hem de Türkiye için kolay bir yıl olmadı. Vatan hainleri, eli kanlı bölücü terör örgütleri, kirli ve karanlık emellerini her fırsatta gösterdiler. Bizi birbirimize düşüreceklerini zannettiler. Ancak başaramadılar, asla başaramayacaklar. 15 Temmuz'da bu Gazi Meclisimiz dünyanın en alçak saldırısına uğradığında siz değerli milletvekillerimiz örnek bir birliktelik tablosu sergilediniz. Milletin evini alçaklara hainlere teslim etmediniz. Cumhurbaşkanımız asker elbisesi içerisindeki hainlerce teröristlerce öldürülmek istendi. Vatandaşlarımızın üzerine bombalar yağdı. O karanlık geceyi başta millet olmak üzere, Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz ve siyasi partilerimizin birlikte ortaya koyduğu demokrasideki kararlı duruşu aydınlattı. O gün ortaya konan ortak dil, ortak tavır milli iradeyi bir kez daha tescil etti. Yeniden bir millet olduk. Yenikapı meydanında milyonlarca insan 81 ilin meydanlarında 30 milyonu aşkın insanımız bir ay sabaha kadar demokrasiye sahip çıktı, nöbet tuttu. Böylece terörün ve şiddetin hiçbir zaman hedefine ulaşamayacağını bütün dünyaya gösterdik. Bugün de aynı birlik, beraberlik ve dayanışmayı gösteriyoruz. 10 Aralık'ta İstanbul'da yaşadığımız büyük acının karşısında da yine partilerimizle bir ve beraber olduk.Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Bahçeli ile bir araya geldik. 12 Eylül vesayet anayasasından kurtulmak, bütün toplumun öncelikli talebidir. Bu tartışma 34 yılı aşan bir tartışmadır. Anayasa konusu yeterince tartışılmış ve artık olgunlaşmıştır. Siyaset kurumunun tamamı 12 Eylül darbesinin ürünü olan bu anayasanın rafa kalkması gerektiği konusunda hemfikirdir. Seçim meydanlarında siyasi partiler tarafından verilen sözlerin başında anayasa değişikliği olmuştur. Şimdi sıra millete verdiğimiz bu sözün gereğini yerine getirmeye kalmıştır. CHP demokrasi tarihimizin en eski partisidir. Her zaman demokrasiyi, özgürlükleri savunmuştur. Elbette bunlar önemlidir ama bunlar sözde kalmamalıdır. Anayasa değişikliği için demokrasi arayışımız bizi bir noktaya getirmiştir. Bu anayasanın arkasında 316 imzası olan AK Parti grubu olacak. Bu anayasanın imzasında ülke sorunun çözmede siyaset üstü bir anlayış gösteren MHP olacaktır. Bu kapı ana muhalefet partisine ardına kadar açıktır, bekliyoruz. Herkesin oy hakkı var. Yüce Meclis enine boyuna görüşecek, değerlendirecek, onayını vermesi halinde kararı da yüce milletimiz verecektir. Değişiklik teklifinde sürecin başında 3 parti olarak yaptığımız çalışmaları içeren maddelerin büyük bir kısmı da yer almaktadır. Yeni getirilen yönetim sisteminde kuvvetler ayrılığı net şekilde ortaya konmuştur. Kanun teklif etme, kanun yapma işi tamamen TBMM'nin yetkisine bırakılmıştır. Yasama ve yürütme halka karşı ayrı ayrı sorumlu olacaktır. Seçimler 5 yılda bir yapılacak. Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimi aynı gün olacaktır. Böylece her seçim güçlü ve tek başına iktidar çıkacaktır. Bunun adı da sürekli istikrardır. Yürütme, karar süreçleri çok hızlanacaktır. Cumhurbaşkanı devletin başı olarak yürütme yetkisini kullanacaktır. Cumhurbaşkanı sorumluluğunu da yerine getirecektir. Rejim değişikliği, eksen kayması tartışmaları boş ve anlamsız hale gelmiştir. Türkiye'nin ekseni bellidir, yolu muasır medeniyet yoludur. Gazi Mustafa Kemal'in gösterdiği yoldur. Rejim tartışmaları 1923 yılında tamamen kapanmıştır, sona ermiştir. Meclisimizin ve halkımızın desteği ile siyasi istikrarı kalıcı kılan anayasa değişikliğini yüce meclisimiz çıkarmaya muktedirdir.
Vatan

Ekonomimiz En Kırılgan Üç Ülke Arasında! 
2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerinin son gününde CHP adına konuşan İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, "Ekonomimiz, her ne kadar cumhurbaşkanımız ballandıra ballandıra anlatsa da en kırılgan üç ülke arasındadır. Türkiye'nin üzerinde çok ağır bir karamsarlık hakim. İktidar yeteri kadar kavrayamıyor olabilir ama ağır bir gelecek korkusu var" dedi. Kesici, Türkiye'nin 2003-2016 döneminde yıllık ortalama büyüme hızının yüzde 4,6 olduğunu belirterek, "Bunun ilk 4 yılını çıkartırsak, son 10 yıl süzme bal Ak Parti dönemidir. 2007'den itibaren bütün Türk devleti AKP'nin elinde olmuştur. 10 yılın büyüme hızı yüzde 3,3. Son 5 yılın ortalaması yüzde 3,2. Çok partili düzene geçtiğimiz 1946'dan 2002'ye kadar 57 yıllık dönemde büyüme hızı yüzde 5,1; 1923-1938 arası dönemde ise yüzde 7,3'tür" diye konuştu. Kesici, son 14 yılda faize 433 milyar dolar ödendiğini belirterek, "14 senede 100 Atatürk Barajı'nı faiz olarak ödemişiz. Faiz lobisi kim ise, işbirlikçileri, bu demek işte" dedi. Kesici, "Bu faize ödenen parayla iftihar ettiğimiz 18 bin 500 kilometreye ilaveten 170 bin kilometre bölünmüş yol yapılabilirdi. Kendi hesabımı söyleyeyim. 1 milyon kilometre yapılır bu parayla" diye konuştu. Kesici, 10'uncu 5 Yıllık Kalkınma Planı'nda 2018 yılının ortalama kurunun 1,97 olarak hesaplandığını, Orta Vadeli Program'da ise 2018'in ortalama kurunun 3,30 olduğunu belirterek, "Hesap yanlışı var" dedi. Kesici, liyakatli insanların göreve getirilmesi gerektiğine işaret ederek, Nisa Suresi'nin, "İşi ehline verin" diyen 58. ayetini Arapça okudu. 14 Mayıs 1950'nin Demokrat Parti'nin zaferi olarak kutlandığını anlatan Kesici, "Asıl kutlanması gereken, 14 Mayıs 1950'nin sabahında 12 sene Cumhurbaşkanlığı yapan İsmet Paşa'nın hanımefendinin elinden tutup adım adım inmesidir. Tek parti döneminden, bir kişinin burnu kanamadan, bir tane hadise yarattırmadan demokrasiye geçişi, bu kadar asil, bu kadar vakur teslim emiş bir devlet görebiliyor musunuz?" ifadesini kullandı. "Siyasi yaralar kanatılarak deşilerek iyileştirilmez, sarılarak, sarmalanarak, merhemlenerek, okşanarak iyileştirilir. 1950 devir teslim merasimi, Türkiye'nin bütün dünya demokrasi tarihi için en büyük armağandır" diyen Kesici, "Tam bugün cumhurbaşkanımızın üstünde en çok durduğu noktalardan birisi cumhurbaşkanı partili mi olacak, partisiz mi olacak?" ifadesini kullandı. Kesici, CHP'nin 1946 seçimlerinden sonra 18 gün süren 7. Kurultayı'nda CHP'nin genel başkanının Cumhurbaşkanı olması durumunda parti genel başkanlığından ayrılmasının tüzüğe eklendiğini anımsattı ve "66 sene önce bunlar oluyor. Şimdi bir cumhurbaşkanımız parti genel başkanı olmak için neler ediyor, neler ediyor. Cumhurbaşkanımız alınmasın, Allah korusun, emri hak vaki olsa, bu anayasaya sahip çıkacak adam var mı Ak parti içinde. Vallahi yok. Yol yakındır" dedi.
Vatan

DÜNYA 

Özür Tartışması 
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Amerikan İstihbarat Örgütü CIA'in, terör örgütü DEAŞ'la petrol ticareti iddiasıyla ilgili Türkiye'den özür dilediği belirtilirken, ABD'li yetkililer "özür dileyecek bir suçlama yöneltmediklerini" belirtti. Üst düzey bir Türk Dışişleri yetkilisine göre, 2014'te Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya gelen Kerry, Türkiye'nin DEAŞ'tan petrol aldığına ilişkin bilgileri olduğunu söyledi. Çavuşoğlu bu iddiayı yalanlayarak belge talebinde bulundu. Yetkiliye göre Çavuşoğlu'na iletilen dosyadaki koordinatlar Kilis Belediyesi'nin asfalt şantiyesine ait çıktı. Dışişleri yetkilisi, bu bilginin ABD'ye iletilmesinin ardından Kerry'nin özür dilediğini, CIA'nin de yazılı özür ilettiğini söyledi. Hürriyet'e bilgi veren Amerikan Yönetimi'nin iki ayrı kurumundan iki ayrı yetkili ise ABD'nin Türkiye'den özür dilediği iddialarının gerçek olmadığını dile getirdi. CIA Sözcüsü, Hürriyet'in sorusu üzerine konuyla ilgili yorum yapmayacaklarını belirtti. Dışişleri Sözcülüğü ise "Daha önce söylediğimiz gibi, ABD, Türk Hükümeti'nin petrol kaçakçılığı için DEAŞ'la işbirliği yaptığı yönündeki değerlendirmeyi kesinlikle reddetmektedir. Diplomatik görüşmelerimizin detaylarını açıklamamakla birlikte, bizim bu konudaki değerlendirmemiz değişmemiştir" dedi.
Hürriyet

AB İle 'Bahar' Zirvesi 
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB kurumlarıyla Türkiye arasında gelecek aylarda zirve yapılması için çalışmalara başladıklarını ancak henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi. Tusk, AB Liderler Zirvesi'nin ardından yaptığı konuşmada, Türkiye ile bir zirve düzenlenmesini görüştüklerini bildirdi. "AB kurumları ile Türk yetkililer arasında önümüzdeki aylarda bir zirve yapılması için yetki aldık" diyen Tusk, henüz bir tarih belirlenmediğini dile getirirken, AB yetkilileri zirvenin muhtemelen mart ya da ilkbahar aylarında gerçekleşebileceğini ifade etti. Türkiye ile diyaloğu bu tür toplantı ve formatlarda sürdürmeleri gerektiğini anlatan Tusk, şöyle konuştu: "Sonuca bağlamamız gereken bazı ortak girişimlerimiz var, sadece vize serbestisi değil. Bu konuda bazı kriterlerin yerine getirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin yaşadığı bazı zorluklar var, özellikle de terörle mücadele yasasının değiştirilmesinde. Bunun art niyeti olmadığını biliyoruz. Tarafsızca bakınca gerçekten zor durumdalar. Örneğin gümrük işbirliği, sığınmacı konusunda işbirliği gibi böyle bir zirve girişimini meşru kılacak yeterince konumuz var." AB ile Türkiye arasında 29 Kasım 2015'teki anlaşma doğrultusunda yılda 2 kez zirve yapılması gerekiyor. Son olarak 18 Mart'ta bir zirve gerçekleştirilmişti.
Milliyet

Ellerine Kan Bulaşmış! 
ABD Başkanı Barack Obama, giderayak sert bir çıkış yaparak özellikle Halep'teki katliamlar konusunda Suriye rejimi ve müttefiklerini sorumlu tuttu ve "Kan ellerine bulaşmış!" dedi. Geleneksel yıl sonu konuşmasını "son kez" yapan Başkan Obama, bunun böyük bölümünü özellikle Rusya'nın Amerikan seçimlerine etkisi ve Suriye konusuna ayırdı. Tüm dünyanın Suriye ve Halep'teki saldırıların dehşet verici olduğu konusunda birleştiğini söyleyen Obama, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve müttefiklerinin, sivillerin katledilmesi de dahil tüm bu gaddarlıktan sorumlu olduğunu belirtti. "Bu vahşetin sorumluluğu sadece tek bir yere ait: Esad rejimi ve onun müttefikleri Rusya ile İran. Ellerinde bu kan ve vahşet var" ifadesini kullanan Obama, söz konusu taraşarın masum insanları kuşattığını, onları açlıkla karşı karşıya bıraktığını da söyledi. Suriye meselesinin, görev süresi boyunca karşılaştığı en zorlu konulardan biri olduğunu da itiraf eden Başkan Barack Obama, kendisini Suriye konusunda her zaman sorumlu hissettiğini belirterek "ABD, Suriye meselesine 'ucuz yollardan' araya girmek yerine, tam anlamıyla müdahale etmeliydi" ifadesini kullandı. Ancak, ABD'nin Suriye konusundakei politikasını değiştirmesi gerekip gerekmediğine ilişkin bir şey söylemedi.
Milliyet

İran'dan Tahliyeye Üçüncü Saldırı 
Rejim güçleri ve müttefiklerinin kuşatması altındaki Halep'ten sivilleri ve muhalifleri taşıyan konvoylardan altıncısı, dün ve önceki gün olduğu gibi yine Iran destekli milislerin provokasyonuna takıldı. Iran Devrim Muhafızları'ndan General Seyid Cevad komutasındaki milisler, sivilleri taşıyan 16 otobüs ve bazı araçları Halep'in rejim kontrolündeki 1070 Konutları mahallesine gelmeden ateş açarak durdurdu ve 800 kişiyi rehin aldı. Reuters'ın haberine göre, rehin olayından önce tahliye yolundaki ilk kavşakta otobüslerin bulunduğu bölgeden 4 ayrı patlama sesi geldi. 14 sivil yaşamını yitirdi. Olayla birlikte harekete geçen Esad militanları, Ramuse'de buldozerlerle geçiş yolunu kapattı. Dünya Sağlık Örgütü bu sırada yetkililerine bölgeyi terk etmelerini telkin etti. İranlı milisler olay sırasında hamile esini korumaya çalışan bir erkeği vurarak öldürdü. Yaralanan ve teröristlerin bölgeden uzaklaştırdığı kadının akıbeti bilinmiyor. Araçlardan indirilen yaklaşık 800 kişinin üzerindeki telefonlar ve diğer kişisel eşyalar alındı. Milisler erkeklerin üzerindeki giysilerini de alırken, ateşkes ve tahliye mutabakatına aykırı şekilde, muhalif savaşçılara ait hafif silahlara el koydu. Rejim yanlısı yabancı teröristler, konvoydakileri 5 saat alıkoyduktan sonra araçlara geri bindirerek kuşatma bölgesine döndürürken, öldürülen sivillerin cesetlerin alınmasına ise engel oldu. Konvoy bölgeye ulaştıktan sonra 1 aracın eksik olduğu fark edildi. Kayıp aracın içinde kimsenin kalıp kalmadığı bilinmiyor.
Star

'Paramız Kalmadı Romla Ödeyelim' 
Küba yönetimi, Çek Cumhuriyeti'ne olan 276 milyon dolarlık (yaklaşık 970 milyon Türk Lirası) borcunu dünyaca ünlü romuyla ödemeyi teklif etti. Çek Finans Bakanlığı, Havana'nın bu ihtimali konu üzerine yapılan son görüşmelerde dile getirdiğini açıkladı. Eğer teklifi kabul ederse, Çek Cumhuriyeti'nin önümüzdeki 100 yıldan fazla bir süre için yetecek romu olacak. Ancak Prag yönetimi, borcun en azından bir kısmını para olarak geri almayı tercih edeceklerini vurguladı. Havana'nın borcu Soğuk Savaş döneminden kalıyor. O zamanlar 'Çekoslovakya' olan Çek Cumhuriyeti de Küba gibi komünist blok içinde yer alıyordu. Çek Finans Bakanlığı, Küba'nın borcunu ödemesi için romun yanı sıra farmasötik ilaçları da kabul edebileceklerini duyurdu. Ancak, Küba ilaçları Avrupa Birliği sertifikasına sahip değil, dolayısıyla borcun romla ödenmesi daha yüksek bir ihtimal olarak görünüyor.
Vatan
 
SPOR 

Teknik direktör Dick Advocaat ile birlikte gerçek performansını sergilemeye başlayan Robin van Persie attığı gollerle Fenerbahçe taraftarını mest etmeye başlamıştı. Art arda zorlu karşılaşmalarda forma giyen Hollandalı yıldız, Feyenoord önünde hafif sakatlık yaşamış, 75'te oyundan alınmıştı. Hafif sakatlığı da göz önünde bulundurulup dinlendirilme amacıyla 1-0 kaybedilen Antalyaspor mücadelesinin kadrosuna alınmayan 33 yaşındaki golcünün tedavisi tamamlandı. Tamamen hazır hale gelen Robin van Persie pazartesi günü oynanacak Gençlerbirliği karşılaşmasında takımdaki yerini alabilecek. Taraftarlara mesaj gönderen Hollandalı futbolcu, "Onların desteğine ihtiyacımız olacak. Stadımızı doldurup, arkamızda olsunlar biz de sahada elimizden geleni yapıp, galibiyete uzanalım" dedi
Posta

Ligde 32 puanla lider olan Başakşehir, saat 16.00'da Fatih Terim Stadı'nda Trabzon'u ağırlıyor. Aynı puanla 2'nci sıradaki Beşiktaş saat 19.00'da Kasımpaşa ile Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda karşılaşacak. Zirveyi paylaşan iki namağlup takımın hedefi 3 puan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Türk Anneler Derneği üyeleriyle birlikte Şehitler Tepesi'ni ziyaret etti. Ziyarette Türk Anneler Derneği Başkanı Gül Baysal, derneğin başkan yardımcısı ve Fikret Orman'ın annesi Nuran Orman ve dernek üyeleri yer aldı. Fikret Orman ziyaret sırasında, "Türk Anneler Derneği, çok güzel hizmetler yapıyorlar. Annem de bu dernekte yer alıyor. Şehitler Tepesi'ne ziyarete geldiler. Camiam adına teşekkür ediyorum. Allah bir daha bugünleri göstermesin. Çok üzgünüz" dedi. Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Trabzonspor ile zorlu bir maç yapacaklarını söyledi. Avcı, "Avrupa'nın 3 namağlup takımından biriyiz. Bizim için inişler çıkışlar olabilir ama oyun kalitesini çok değiştirmeden bu dönemleri geçiriyoruz. Benim için önemli olan da bu" dedi. Trabzonspor'un her dönem zor bir rakip olduğunu vurgulayan Avcı şöyle devam etti: "Trabzonspor her zaman Türk futbol tarihinin önemli takımlarından bir tanesidir. Trabzonspor ile oynadığınız her maç, kim oynarsa oynasın zordur. Keyişi bir mücadele olacak, umarım karşılığını alırız." Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Başakşehir maçı öncesinde futbolcularından galibiyet serisine devam etmelerini istedi. Son iki haftada Kayseri'yi deplasmanda, Adanaspor'u da sahasında yenen Trabzonspor'da yüzler gülüyor. Dün yapılan antrenmanda futbolcuların moralli ve hırslı oldukları gözlerden kaçmadı. Ersun Yanal, son antrenman öncesinde, "Başakşehir ligin zirvesinde. Ancak ben inanıyorum ki sahada savaşırsanız 3 puanı alan taraf biz olacağız" dedi. Öte yandan Yanal'ın kart cezalısı olan Zeki ve Durica'nın yerine Akakpo ile Mustafa Akbaş'a görev vermesi bekleniyor.
Posta

Jan Olde Riekerink, şampiyonluk yarısında fikstür avantajına güveniyor. Osmanlı maçı öncesi basın toplantısı düzenleyen G.Saray Teknik Direktörü, "Ligin ilk yarısına baktığımızda rakiplerimiz Beşiktaş ve F.Bahçe ile deplasmanda karşılaştık. 2. yarıda onlar bize gelecek. Derbilerden en iyi sonuçları almayı umuyoruz. Bu bizim için avantaj olacak. Tabii biz de Başakşehir'e gideceğiz" diye konuştu.
Star

İspanyol devi Barcelona'da forma giyen milli futbolcumuz Arda Turan, geçen hafta oynanan Beşiktaş-Bursaspor karşılaşması sonrası Vodafone Arena yakınında meydana gelen hain terör saldırısına lanet okudu. Arda, "Sonuna kadar, her şeyiyle ülkemin, askerimizin, polisimizin her zaman yanındayım" ifadesini kullandı. Milli futbolcu, "Hepimizin bası sağ olsun. Şehit ailelerine Allah'tan sabır, vefat eden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bizi üzen, sıkıntıya sokan, zaman zaman gözlerimizin dolduğu bir dönem. Uzun zamandır, 'teröre alışıyoruz' diye bir söylenti var. Bir şeye alıştığımız yok. Ateş içimizi yakıyor" açıklamasında bulundu. Arda şunları söyledi: "Bana bir şey olursa kendi ülkemde gömüleceğim. Bu yüzden Türkiye için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım. Dünyanın en güzeli olan Türkiye toprakları savaşmak için değil yasamak içindir. Ülkeme aşığım. İnşallah en kısa zamanda her şey düzelir."
Star

G.Saray Odeabank, Milano maçına oldukça iyi başladı. Dışarıdan doğru şut seçimleriyle hücum eden temsilcimiz savunmada da sertliği elden bırakmayarak Schilb ve Micov'un sayılarıyla skor yükünü üstlendiği karşılaşmanın ilk çeyreğini, yaptığı 5 top kaybına rağmen 21-15 önde kapattı. 2. periyotta da top paylaşımını iyi yapmanın, yüksek yüzdeli isabetlerin ve aynı zamanda Milano'nun 3 sayı çizgisinden 1/9 gibi kötü istatistikle oynamasının etkisiyle, G.Saray oyunun kontrolünü ele geçirmekte zorlanmadı. Hücumda istediklerini sahaya yansıtıyor olmanın savunmaya yansıttığı pozitif etkiyle artan sertlik Milano cephesinde top kayıpları olarak ortaya çıktı. Sarı-kırmızılılar devreye Sinan'ın şutunu son saniyede tamamlayan Schilb'in basketiyle 11 sayı farkla 43-32'lik avantajla girdi. 3. çeyrek sarı-kırmızılılar adına geçmiş maçlarda zaman zaman görülen kabusların benzeri niteliğindeydi. Hücumda dengesi bozulan temsilcimiz dışarıdan istediği isabetleri bulamayınca pek çok kez izlediğimiz negatif tabloyu bir kez daha sergiledi. 3. çeyrek Raduljica'nın boyalı alanda kurduğu hakimiyet, Hickman'ınsa ilk yarı aksine dışarıdan bulduğu isabetlerle fark bir anda eridi. Potasında 27 sayı gören G.Saray son 10 dakikaya 62-59 başladı. Bu kez Sanders'ın devreye girişiyle zorlu dakikalar yaşayan ev sahibi 3:30 kala Sanders'ın sayılarıyla 70-72 geri düştü. Ancak Göksenin'in savunma ve hücumda yaktığı ateşle hem takım hem taraftarın yükselen enerjisi, Tyus'un müthiş bloğuyla birleşince Simon'un 2 3'lüğü de 3. çeyrekteki kötü basketbol zor da olsa telafi edildi. Son hücum savunmasında harikalar yaratan temsilcimiz galibiyetin mimarlarından Micov'un aldığı ribaundla derin nefes aldı. Büyük bölümünü kontrol ettiği mücadelenin 3. çeyreğinde yürekleri ağızlara getiren G.Saray çok kıymetli bir galibiyetin haklı kazananı oldu.
Vatan


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme