23 Aralık 2016 Cuma

23.12.2016 Genel Gündem



23.12.2016

GÜNDEM

Siste alçaklık
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) devam eden Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında El Bab'da 3 gün içinde 16 Mehmetçik şehit oldu. Salı ve çarşamba günü 14 asker şehit olurken dün de 2 asker şehit düştü. El Bab'da 14 şehidin verildiği salı ve çarşamba günkü çatışmaların perde arkası biraz olsun aralandı. Askeri kulislerden sızan bilgilere göre, El Bab civarı ile dış mahallelerinde operasyonu yürüten Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler) ile komando timleri, kentin batı kesiminde Şeyh Akil Tepesi'nde terör örgütü DEAŞ'ın karargâh ve cephanelik olarak kullandığı eski şehir hastanesine girme planını salıyı çarşambaya bağlayan gece devreye soktu. Bu karargâh, DEAŞ'ın El Bab'daki en büyük yığınağı olduğu için hastanenin ele geçirilmesi durumunda, terör örgütünde ciddi bir kırılma yaşanacağı değerlendirildi. Timler gece Şeyh Akil Tepesi'ne sızarak bir kesimini kontrol altına aldı. Ancak çarşamba sabahı günün aydınlanmasıyla birlikte tepenin çevresinde DEAŞ mevzilerinden yoğun havan, uçaksavar ve ağır makineli tüfek atışı başladı. Türk savaş uçaklarının DEAŞ mevzilerine yoğun bombardımanına rağmen atılan havan mermilerinden 4 asker şehit düştü. Tepe ve eteklerinde çatışmalar devam ederken öğlen yoğun sis ve kar bastırdı. 10 metreye kadar düşen görüş mesafesi nedeniyle yön belirlemede de sıkıntılar oldu. Bu nedenle kimi zaman DEAŞ mevzilerinde teröristlerle göğüs göğüse çarpışmalar yaşandı. Hava durumu değişikliğini fırsat bilen DEAŞ'lı teröristler, bombalı araçla Özel Kuvvetler'in olduğu bölgeye sızdı. Bombalı aracın patlatılması sonucu 5 Özel Kuvvet mensubu şehit düştü. Şeyh Akil Tepesi'ndeki timlere destek için geçen hafta terör örgütü PKK'nın hedefi olan Kayseri Komando Tugayı'na bağlı timler harekete geçti. Komando timleri, bölgeye takviyeye giderken DEAŞ yine sisi fırsat bilerek iki yerde daha bombalı araç patlattı. Bu saldırılarda da 5 asker şehit düştü. TSK'nın Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 121. gününe ilişkin yaptığı bilgilendirmeye göre, dün de 2 asker şehit düştü.
Hürriyet
  

'El bab daeş için kritik bir yerdir'
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, 24 Ağustos'ta başlayan ve 122. gününe giren Fırat Kalkanı harekâtı hakkında Meclis'i bilgilendirirken, El-Bab'da DAEŞ'in yaptığı saldırı sonucu şehit olan asker sayısının 16'ya yükseldiğini açıkladı. "Cerablus, Er Rai ve DAEŞ açısından büyük sembolik önem taşıyan Dabık'ın kurtarılmış olması mühimdir. Böylece, 2 bin kilometrekare civarında bir alan teröristlerden temizlenmiş, 225 meskun mahal özgürleştirilmiştir" diyen Işık, "Bölge adeta kan ve gözyaşı deryasına döndü. Kendi iktidarlarının devamı için kendi halkının üzerine bomba atmaktan çekinmeyen diktatörler, koltukları için mezhepçi ve ayrımcı politikalarla bölgeyi felakete sürükleyen liderler ve hükümetler, bu feci tablonun oluşmasında baş rol oynadı" ifadesini kullandı. Işık, özetle şunları kaydetti: Kendi iktidarlarının devamı için kendi halkının üzerine bomba atmaktan çekinmeyen diktatörler, koltukları için mezhepçi ve ayrımcı politikalarla bölgeyi felakete sürükleyen liderler ve hükümetler, bu feci tablonun oluşmasında baş rol oynadı. Dünya barışını tesis etmek iddiasıyla kurulan uluslararası teşkilatlar ve kendi konforundan ödün vermeyen devletler, bölgedeki yangını görmezden geldi. Fırat Kalkanı harekâtı, meşru müdafaa hakkımıza istinaden, hudut güvenliğimizi sağlamak, DAEŞ saldırılarını önlemek ve hudutlarımızın bitişiğinde bir terör koridoru oluşturulmasını engellemek için başlatılmıştır. Mukabele etsek de DAEŞ teröristleri sınırın Suriye tarafına kaçarak gizlenebilmekteydi. Bu nedenle, DAEŞ tehdidi tam olarak bertaraf edilememişti. Suriye'den kaynaklanan terörden en fazla etkilenen ülke biz olduk. Gerek DAEŞ, gerek PKK/PYD/ YPG'nin terör saldırıları nedeniyle yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak, hükümetimizin en önemli sorumluluğudur. Türkiye, sadece DAEŞ'e karşı değil, DAEŞ'le mücadele ettiğini ileri sürerek, bazı üçüncü ülkelerden silah temin eden PKK'ya karşı da bir mücadele vermek mecburiyetindedir. Üstelik, bu terör şebekesi, uluslararası toplumun DAEŞ ile mücadelede yetersiz kalmasından veya isteksizliğinden yararlanarak, sanki DAEŞ'e karşı arazide mücadele edebilecek tek aktör olduğu iddiasındaydı. Bu şekilde elde ettiği destek sayesinde, Suriye'nin kuzeyinde toprak kazanma hevesine kapılmıştı.
Milliyet

Instagram'dan 50 kritik görüşme
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında kurulan özel çalışma grubu, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'u öldüren, Mevlüt Mert Altıntaş'ın haberleşme trafiğini mercek altına aldı. Altıntaş'ın fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram üzerinden görüşmeler yaptığı anlaşıldı. Bu kapsamda Altıntaş'ın Karlov'u öldürmeden önce 50 kişiyle görüştüğü tespit edildi. Altıntaş'ın görüştüğü 50 kişiden 30'unun emniyet mensubu olduğu, bu 30 kişiden 10'unun Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturmalarından dolayı meslekten ihraç edildiği, 10 kişinin de takipte olduğu öğrenildi. Altıntaş adına kayıtlı telefon hattının HTS incelemesinin detayları da ortaya çıkmaya başladı. İnceleme sonucu Altıntaş'ın sıklıkla görüştüğü kişiler belirlendi. Bunların arasında 8 "ByLock" kullancısının olduğu tespit edildi. Bu kişilerin, Altıntaş ile aynı şubede çalışan ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL kapsamında yayımlanan KHK'lar ile emniyet teşkilatından ihraç edilen bir başkomiser, bir komiser yardımcısı ile 5 polis memuru olduğu, diğer şahsın ise Denizli'de esnaflık yaptığı öğrenildi. Altıntaş'ın Ankara Demetevler ve Keçiören'de kaldığı evlerdeki arkadaşları polis memuru S.B. ile avukat S.Ö.'de gözaltına alındı. S.B. ve S.Ö.'nün emniyetteki ifadelerinde, Altıntaş'la birlikte farklı dini grupların sohbet toplantılarına katıldıklarını itiraf ettikleri bildirildi. Altıntaş'ın suikastten önce eski komiser A.K. isimli kişi ile de yoğun telefon trafiği tespit edildi. A.K., İstanbul'da gözaltına alınarak Ankara'ya getirildi. A.K'nin cep telefonunda, FETÖ mensuplarının kullandığı şifreli mesajlaşma programı ByLock bulunduğu tespit edildi. Altıntaş ile aynı şubede çalıştığı ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL kapsamında yayımlanan KHK'lar ile emniyet teşkilatından ihraç edilen A.K'nin İstanbul'da yaşadığı öğrenildi. FETÖ soruşturmaları kapsamında Altıntaş hakkında da idari tahkikat yapıldığı, ancak bu soruşturmadan ceza almadığı da iddia edildi. Bu soruşturma da mercek altına alındı. Savcılık ve güvenlik birimlerinin, Altıntaş'ın ByLock bulunmadığını kesin olarak tespit ettiği bildirildi. Eylemi planlayan örgütün, doğrudan ByLock kullanananlarla bağlantı kurmasına izin vermediği için Altıntaş'ın telefonuna ByLock programını yüklemediği de iddia edildi. By- Lock kullanmayan, ByLock'çu polislerle iletişim halinde olan, hakkında idari tahkikat başlatılan ancak meslekten uzaklaştırılmasına gerek görülmeyen, Ankara'da kaldığı evlerdeki arkadaşlarıyla birlikte farklı dini grupların toplantılarına da katılan Altıntaş'ın, bu şekilde FETÖ kimliğinin gizlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Altıntaş'ın örgütle bağlantısının net şekilde ortaya konulabilmesi için "abi" veya "abilere" ulaşılmaya çalışılıyor. Altıntaş'ın kullandığı akıllı telefona ilişkin inceleme de sürüyor. Telefonunun şifresinin kırılmasına çalışılıyor.
Milliyet


EKONOMİ

Dolar: 3,5058-3,5120
Euro: Euro 3,6623-3,6683
Sterlin: 4,3056-4,3154
Gram Altın: 127,3197-127,6148

Emo: tüketimi yaz saati artırıyor
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), kalıcı yaz saatine geçilmesi nedeniyle elektrik tüketiminin azalmadığını, aksine arttığını iddia etti. EMO'nun elektrik tüketim istatistikleri üzerinden yaptığı hesaba göre, kasımda ekonomideki yavaşlamaya ve sıcaklıkların mevsim normallerinde seyretmesine rağmen elektrik tüketimi 2015 Kasım'ına göre yüzde 6.53 arttı. Veliler ve çocuklar başta olmak üzere karanlıkta okula ve işe gidilmesine büyük eleştirilerin yapıldığı kalıcı yaz saati uygulamasının enerji tasarrufu sağlayıp sağlamadığı tartışmasına EMO da katıldı. EMO, 30 Ekim 2016'da kış saati uygulamasına geçilmemesi nedeniyle elektrik tüketiminde yaşanan değişimi TEİAŞ verilerine dayandırarak analiz etti. EMO'dan dün yapılan yazılı açıklamada, tespitler özetle şöyle anlatıldı: "Son 5 yılın kasım ayı tüketimlerine bakıldığında bu yıl ilk kez elektrik tüketimi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6.5 düzeyinde rekor artış gösterdi ve 22.7 milyar kilovat saat ile en yüksek düzeye ulaştı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 2016 Kasım Ayı Ortalama Sıcaklıklarının 1981-2010 Normallerine Göre Mukayesesi başlıklı çalışması; sıcaklıkların düşük kaldığı Ağrı, Ardahan, Iğdır ve Batman dışında Türkiye'de mevsim normallerinde olduğunu gösteriyor. Hatta Antalya gibi kimi bölgelerde mevsim normallerinin üzerinde sıcaklıklar yaşandı. Buna göre elektrik tüketiminde hava koşullarına bağlı artıştan söz etmek mümkün değil. İmalat sanayi kapasite kullanım oranlarına bakıldığında kasımda düşüş olmamakla birlikte ciddi bir artış da yok. Üstelik bu yıl kasımda geçen yılın aynı ayına göre kapanan şirket sayısı arttı. Geçen yıl kasımda tasfiye edilen ve kapanan şirket sayısı 3 bin 337 iken, bu yıl 4 bin 234 oldu. Açılan şirket, kooperatif ve gerçek kişi ticaret işletmelerine bakıldığında da, geçen yıl kasımda 8 bin 915 olan sayı, bu yıl 9 bin 21 oldu. Dolayısıyla elektrik tüketiminde kasımda gerçekleşen artışın sanayi üretimi ile açıklanması da mümkün değil."
Hürriyet

Gümrük birliği 'yetki' bekliyor
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye ile 21 yıldır devrede olan ve artık günün şartlarına yanıt vermeyen Gümrük Birliği'nin modernize edilmesi için teknik süreci başlattı. AB Komisyonu müzakerelere başlamak için AB Konseyi'nden 'yetkilendirme' talep etti. Gümrük Birliği'nin mevcut hali tüm sanayi ürünlerini kapsasa da önemli birçok sektöre yönelik bir yansıma söz konusu değil. Gelinen aşamada, Gümrük Birliği'nin kapsamının genişletilerek hizmetler, tarım ve kamu alımlarını da kapsayacak şekilde düzenlenmesi gündemde. Resmi görüşmelere başlanmasını teklif eden AB Komisyonu, "Bu teklifle birlikte AB Komisyonu taahhütlerini yerine getirmeye devam ediyor" açıklamasını yaptı. AB Komisyonu tarafından yapılan etki değerlendirmesinde, güncelleme sonrasında, ihracat alanında her iki taraf için de belirgin artış yaşanacağının ve refah alanında AB için 5 milyar Euro, Türkiye için ise 12 milyar Euro düzeyinde bir katkı sağlanacağının altı çiziliyor. AB ile Türkiye arasında yürütülecek müzakerelerde bazı alanlarda iyileştirme yapılması da hedefleniyor. Bunların başında Türkiye'nin, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları (STA) bağlamındaki konumu geliyor. Mevcut kurallar gereği Türkiye'nin, AB'nin üçüncü ülkelerle yaptığı her STA'yı ilgili ülkeyle imzalama yükümlülüğü var. AB'ye göre STA'ların eşzamanlı olarak devreye girmesi en iyi çözüm ancak Türkiye için AB'nin STA imzaladığı her ülkeyle benzer nitelikli anlaşmalar imzalaması mümkün olmuyor. Güncelleme sırasında bu konu da müzakerelerin önemli bir başlığı olacak. Anlaşmazlıkların giderilmesine yönelik mekanizma ve Türkiye'nin AB müktesebatının ilgili bölümlerine uyumunun hızlandırılması da iyileştirme hedeflenen alanlar arasında yer alıyor. Avrupa Birliği Komisyonu, yetkilendirme talebinde bulunarak konuyu önemli bir kavşağa taşısa da son kararı üye ülkelerden oluşan AB Konseyi verecek. AB Konseyi'nin, AB Komisyonu'nu yetkilendirmesi genelde 3-4 ay alıyor. AB Konseyi yetkilendirmeyi yapar yapmaz da AB ile Türkiye arasındaki resmi müzakereler başlayacak. AB yetkilileri net bir takvim vermekten kaçınsa da genelde müzakerelerin tamamlanması iki yılı bulabiliyor.
Hürriyet

Türk bankaları ab'ye girdi
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Avrupa Komisyonu'nun Türk bankacılık sektörünün düzenleyici ve denetleciyi çerçevesinin Avrupa Birliği (AB) mevzuatı ile eşdeğer olduğunu kabul ettiğini açıkladı. Komisyon bu kararı 20 Aralık'ta kabul etti. Canikli, kararın avantajlarını şöyle açıkladı: Türkiye'de yerleşik bankalar karar öncesi; AB bankalarınca, banka yerine şirket olarak kabul edilip nispeten yüksek bir risk ağırlığına tabi tutulurken, bu karardan sonra banka olarak dikkate alınacak, bundan sonra düşük nispette risk ağırlığına tabi tutulacak. Benzer şekilde AB bankalarının Türkiye'de yapacağı yatırımlar kredi sınırları uygulaması açısından daha katı bir uygulamaya tabi iken; karar sonrası eşdeğer ülkelere ilişkin daha avantajlı sınırlamalardan yararlanacak. AB'de faaliyet gösteren Türk bankalarının Türkiye'ye olan yatırımlarındaki bazı risk ağırlıklarının düşecek olmasına dayalı olarak bu bankalar açısından sermaye maliyeti avantajı doğabilecek, ayrıca AB'de faaliyet gösteren Türk bankalarının kredi sınırlarına ilişkin katı uygulamada da rahatlama sağlanacak. Ana sermayedarı Avrupa Birliği ülkeleri kaynaklı olan Türk bankaları, konsolidasyon sürecinde avantajlı uygulamalardan faydalanamazken bu karar sonrası, olumsuzluklar ortadan kalkacak Yurtdışı bankaların Türkiye'de iştirak sahibi olmaktan kaynaklı ilave sermaye maliyetlerinde düşüş söz konusu olacak. Türk bankalarının AB ülkelerinden temin edebileceği fonlar açısından kaynaklara erişim ve maliyet avantajı sağlanacak. Canikli, daha önce Basel Bankacılık Denetim Komitesince gerçekleştirilen Düzenleme Tutarlılığı Değerlendirme Programı (Regulatory Consistency Assessment Programme - RCAP) sonuçlarına benzer şekilde bu karar ile de Türk bankacılık düzenleme ve denetleme çerçevesinin uluslararası standartlara tam uyumlu olduğunun teyit edildiğini vurguladı.
Hürriyet

İstanbullu avrasya tüneli'ne akın etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılan Avrasya Tüneli'nden araç geçişleri dün başladı. Avrasya Tüneli, İstanbul'un Avrupa ve Asya yakalarındaki girişlerinden karşılıklı araç geçişleri için saat 07.00 itibarıyla hizmete açıldı. Sabahın erken saatlerinde ise gitmek için yola koyulan Istanbulular ilk günden tünele büyük ilgi gösterdi. Dubaları kaldırmasıyla araç geçişine açılan Avrasya Tüneli'nden ilk geçen sürücülere çiçek, güvenlik broşürü ve anahtarlık hediye edildi. Kazlıçesme-Göztepe hattında deniz yüzeyinin 106 metre derinliğinde inşa edilen tünel, Avrupa ve Asya yakaları arasında 100 dakikaya varan ulaşım süresini 15 dakikaya indiriyor. Fatih Sultan Mehmet ve 15 Temmuz Şehitler Köprülerindeki trafik yoğunluğunu büyük ölçüde azaltması beklenen tünel, şimdilik her gün 07.00-21.00 saatlerinde kullanılabilecek. Tünel, 30 Ocak 2017 tarihi itibarıyla günün 24 saati hizmet verir hale getirilecek. Her 100 metrede bir yer alan acil durum telefonları, kamu anons sistemi, radyo anonsu ve GSM alt yapısı sayesinde yolculuk esnasında kesintisiz bir iletişim imkânı sağlanıyor ve acil durumlarda bilgi akısı kesilmiyor. Her 200 metrede bir yerleştirilen çıkış odaları, güvenlik odaları olarak veya tüneldeki güvenli kata ulaşmak için kullanılacak.
Akşam

Sorunları çözmek için biraz zaman gerekiyor
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin sorunlarını çözmek için odaklanmak ve zaman gerektiğini söyledi. Şimşek, Fintech Forum'16'da yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çok ciddi yapısal sorunlarını aslında 2000'li yılların başında çözdüğünü söyledi. O dönem Türkiye'nin imkansız gibi görünen birçok konuda inanılmaz mesafe katettiğini belirten Şimşek, "Çok değil 14-15 yıl öncesinden bahsediyoruz. O zamanlar enflasyonu tek haneye indirmek bir hayaldi. Enflasyonu tek haneye indirme hayali gerçekleşti" dedi. O dönemde devletin 1970'li yılların sonunda olduğu gibi iflas eder diye bakıldığını aktaran Şimşek, ama bugün Türkiye'nin bu endişeleri tamamen ortadan kaldırmayı başardığını dile getirdi. Şimşek, bazı ülkelerin bunu yapamadığını hatırlatarak, "Yanı başımızdaki bazı ülkeler, Avrupa'dan aldıkları çok büyük desteklere rağmen, o faiz dışı fazlayı sağlayıp, borcu sürdürülebilir bir patikaya oturtamadılar ama Türkiye bunu başardı" ifadesini kullandı. Son yıllarda Türkiye'nin büyük stres testlerinden geçtiğini anlatan Şimşek, sistemin güçlü bir şekilde konumunu koruduğunun altını çizdi. Türkiye'nin birçok sorunu çözdüğünü ama çözebileceği birçok sorununun bulunduğunu ve bunların hepsinin çözümünün olduğunu belirten Şimşek, "Bir miktar odaklanmak, bir miktar da zaman gerekiyor" dedi. Şimşek, reformları konuşmakla kalmayıp birçoğunu hayata geçirdiklerini ancak jeopolitik gerginlikler, hain darbe girişimi gibi hususlar gündemi meşgul ettiği için reformların yeterince takdir edilmediğini söyledi. Şimşek, "Şimdi önümüze bakacağız ve kalan reformları tamamlayacağız" diye konuştu. Fintech ekosisteminin oluşturulması için çabaların yoğunlaştırılmasını da isteyen Şimşek, şöyle devam etti: "Hâlâ biz bu yarışın içindeyiz. Önerileriniz varsa her zaman kapımız açık, memnuniyetle değerlendiririz. Bankacılık sistemine de buradan önerim; korkmasınlar, tam aksine otursunlar 'Biz nasıl birlikte çalışabiliriz', ona baksınlar."
Vatan

82 liraya düşüyor
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) yapılan açıklamaya göre, 2017 yılı serbest tüketici yıllık tüketim limiti yeniden belirlendi. Buna göre, 2016 yılı için 3 bin 600 kilovatsaat ve üzeri olan serbest tüketici limiti, 2017 yılı için 2 bin 400 kilovatsaate düşürüldü. Söz konusu karar çerçevesinde, 2017 yılı için belirlenen limitte aylık faturası 82 liranın üzerinde olan tüketiciler, serbest tüketici niteliğine sahip olacak ve tedarikçisini seçebilecek. Böylece, yıllık tüketimi 2 bin 400 kilovatsaatin üzerinde olan yaklaşık 8.4 milyon abone serbest tüketici olma hakkı kazanacak. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, sözleşme imzalayacak serbest tüketicilerin, imzadan önce haklarını ve yükümlülüklerini çok iyi öğrenmeleri gerektiğine işaret etti. Yılmaz, "Abonelik sözleşmeleri çok dikkatle okunmalı ve imzalanmalı. Vatandaşlarımız, tedarikçisini titizlikle seçmeli ve kendi tüketim alışkanlıklarına uygun sözleşmelerin altına imza koymalı" ifadesini kullandı. 4.2 milyon aboneyle Türkiye'nin en büyük elektrik satış şirketi olan Boğaziçi Elektrik'in Genel Müdürü Halit Bakal, yeni dönemin müşteri lehine olacağını belirtti. Bakal,"İndirimin yanı sıra özel anlaşmalarla bedava akaryakıt, mobil internet ve hatta uçak bileti gibi fayda kampanyalarıyla müşterilerin kapısını çalmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kolen Genel Müdürü Kaya Uğur Karayurt da yeni uygulamanın özellikle mesken aboneleri için çok iyi bir gelişme olduğunu söyledi. Karayurt, "Bu yeni uygulama bizim için daha çok abone ve dolayısıyla bayi sayısı anlamına geliyor" değerlendirmesini yaptı.
Vatan

DÜNYA

Putin dünyaya meydan okudu
İlk tören Rusya Dışişleri Bakanlığı ana binasında yapıldı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Başbakan Dmitriy Medvedev'in de hazır bulunduğu törende ana konuşmayı Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov yaptı. Konuşmasına Büyükelçi Andrey Karlov'un kişiliği hakkında bilgi vererek başlayan Lavrov, büyükelçinin Rusya'nın dış politikada elde ettiği başarılarda katkısının çok büyük olduğunu belirtti. Lavrov, "Çalışma arkadaşımız Andrey Karlov, Rusya Devlet Başkanı Putin'in verilmesini uygun gördüğü en yüksek 'Rusya Kahramanı' nişanını fazlasıyla hak etmiştir. Andrey'i hiçbir zaman unutmayacağız" dedi. Cenaze merasiminde Rusya Devlet Başkanı Putin konuşma yapmadan sadece Karlov'un tabutunun önüne beraberinde getirdiği kırmızı çiçeklerden oluşan buketi koydu. Salonda bulunan kederli aile fertleri eşi Marina Karlova, annesi Mariye Karlova, oğlu Genadiy Karlov ve kızı Elena Şirankova'ya başsağlığı dileklerini iletti. Daha sonra Kurtarıcı İsa Kilisesi'nde Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill'in yönetiminde ikinci bir merasim düzenlendi. Patrik Kirill yaptığı konuşmada, "Karlov, Tanrı'nın krallığına girecek ve hem dualarımız hem şehit olması nedeniyle Tanrı'nın şefkatini alacak" dedi. Ne dışişleri ne de kilisedeki törene yabancı ülke temsilcileri davet edildi. Büyükelçi Karlov'un eşinin Türkiye dahil hiçbir yabancı ülke temsilcisinin davet edilmemesini istediği öğrenildi. Türkiye cenazeye çelenk yolladı. Büyükelçi Karlov, pazartesi günü Ankara'da bir serginin açılışında konuşurken polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş'ın (22) silahlı saldırısında hayatını kaybetmişti. Karlov'un cenaze töreninden sonra Rusya Savunma Bakanlığı'na geçen Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Rusya ordusu bugün hiç olmadığı kadar herhangi bir düşmanın üstesinden gelecek güce sahiptir" diyerek sert çıktı. Üst düzey subaylar yıllık toplantısında konuşan Putin, "Günümüzde Rusya olası herhangi düşmandan daha güçlüdür. Bir dakikalığına bile rehavete düşmememiz gerektiğini de belirtmek isterim. Ordumuzun modernizasyon sürecinde biraz dinlenelim dersek kısa sürede iş işten geçer. Savunma kapasitemizi kaydederiz. Bunun için önümüzdeki yıl da ordumuz birinci gündem maddesi kalacak. Caydırıcı gücümüzü yeni silahlarla takviye edeceğiz" dedi. Subaylar toplantısında Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu da bir konuşma yaparak, Rusya'nın Suriye'de izlediği stratejinin devam edeceğini söyledi. Şoygu, 2015 eylül ayından beri Rusya'nın müdahalesiyle teröre karşı önemli başarılar elde edildiğini kaydetti.
Hürriyet

'Haklı olduğum ortaya çıktı'
20 Ocak'ta ABD başkanlığı koltuğuna oturmaya hazırlanan Donald Trump, bu hafta Berlin ve Ankara'da meydana gelen saldırıların Müslümanların ABD'ye göç etmesinin sınırlanmasını önermekle ne kadar haklı olduğunu gösterdiğini söyledi. Berlin'de bir Noel pazarına giren kamyonla 12 kişinin öldürülmesi ve Ankara'da Rusya büyükelçisinin suikasta kurban gitmesi hakkında görüşü sorulan Trump, "Benim planlarımı öteden beri biliyorsunuz. Haklı olduğum kanıtlandı. Yüzde 100 kanıtlandı. Olanlar utanç verici" dedi. Trump seçim kampanyası sırasında terörle mücadele yöntemi olarak geçici bir süre için Müslümanların ABD'ye girişinin yasaklanması önermiş, bu görüşü hem ABD'de hem de ülke dışında çok eleştirilmişti. Trump daha sonra bu önerisini yumuşatarak terör ihraç ettiği bilinen bölgelerden gelen ve güvenlik kontrollerinin yapılması mümkün olmayan kişilerin girişine engel olunması gerektiğini söylemişti.
Hürriyet

Hrw: pkk'da çocuk askerler var
New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), terör örgütü PKK'ya bağlı HPG (Halk Savunma Gücü) ile silahlı Yezidi gücü YBŞ'nin (Şengal Savunma Birlikleri) bünyelerinde Iraklı Kürt ve Yezidi çocukları barındırdığına dair 29 vaka tespit ettiğini açıkladı. HRW konuyla ilgili raporunu, Ağustos ayında, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki Halepçe kentine, Dohuk kentinde yerlerinden ayrılmak zorunda kalmış insanların kaldıkları kamplara ve Sincar bölgesine ziyaretler ardından hazırladı. HRW, YBŞ tarafından örgüte katılan veya kullanılan çocuklarla ilgili 20 vaka, HPG ile ilgili ise 9 vaka belgeledi. Raporda, Sincar'daki bazı kişilerin, Şubat ayında bazı HPG savaşçılarının, örgütteki 13 yaşındaki bir kız çocuğunu bir komutanla tartıştıktan sonra dövdüklerini, kaçmaya çalışınca da izin vermediklerini söylediği aktarıldı. İnsan Hakları İzleme Örgütü, ayrıca Sincar'ın bir kasabası olan Khanasur'da Türkiye'den 14 yaşındaki bir kızla buluştu. Bu kız, gruba iki yıl önce Suriye'de katıldığını ve orada askeri eğitim aldığını söyledi. Örgüt raporda, çocukları örgüte katmanın savaş suçu olduğunu hatırlattı.
Hürriyet

Merkel'e terör baskısı
Almanya'da 2015 yılında, "Willkommenskultur" (Hoş karşılama kültürü) sloganıyla 1 milyondan fazla mülteciye kapılarını açan Almanya Şansölyesi Angela Merkel, Berlin'deki terör saldırısının ardından eleştirilerin hedefi oldu. Alman basını, 2017 sonbaharında düzenlenecek parlamento seçimlerinde 4. kez şansölye adayı olacağını açıklayan Merkel'in, adaylığını açıklamak için için erken davranmış olabileceğini yazdı. Alman "Volksstimme" gazetesi, saldırının ardından Merkel için koşulların daha çok ağırlaşacağını vurguladı. 2005'ten beri ülkeyi yöneten Merkel'in son dönemde en çok eleştirildiği konu, oldukça yavaş çalışan sınır dışı politikası. Almanya'da, sığınma başvurusu reddedildiği halde ülkede kalmaya devam eden yaklaşık 550 bin göçmen bulunuyor. Sol Parti'nin (Die Linke) eylül ayında hükümete verdiği soru önergesinin ardından açıklanan rakamlara göre, bu kişilerin 406 bin kadarı 6 yıldan daha uzun süredir ülkede ikamet ediyor. Başvurusu reddedilen kişilerin neredeyse yarısı ise kanuna göre 'süresiz ikamet hakkını' elinde bulunduruyor. Berlin'deki saldırının baş şüphelisi Anis Amri'nin sığınma başvurusu reddedildiği halde ülkede kalan bir göçmen olduğunun anlaşılması, okları mültecilere kucak açan Merkel'e çevirdi. Berlin'de Noel pazarına dalarak 12 kişinin ölümüne neden olan Anis Amri için arama çalışmaları da sürüyor. 2011'de İtalya'da işlediği suç nedeniyle 4 yıl hapiste kalan Amri'nin dosyası kabarık. New York Times'ın haberine göre, Amri bir süredir internetten bomba yapımı konusunu araştırıyordu. Radikal terör örgütleriyle irtibata geçen Amri'nin görüşmelerinde "intihar bombacısı" olmak istediğini söylediği öğrenildi. "The Times"a konuşan Amri'nin babası ise, oğlunun Avrupa'da radikalleştiğini savundu. Focus dergisiyse, Amri'nin, Haziran bu yana izlendiğini yazdı.
Milliyet

Yahudiler beyaz saray'da ıslamofobiyi protesto etti
ABD'de İslamofobi ve ırkçılık, başkent Washington'da Beyaz Saray önünde protesto edildi. "Barış İçin Yahudi Sesi" adlı sivil toplum örgütü tarafından organize edilen gösteriye, Filistin için Amerikalı Müslümanlar, Codepink, Washington Barış Merkezi, Amerikalı Müslüman Kadınlar Politika Forumu'nun da aralarında bulunduğu çok sayıda kurulusun üyeleri destek verdi.
Akşam

Washıngton masaya iran'dan sızacak
Suriye krizini çözmek için Moskova'da kurulan mutabakat masasında kendine yer bulamayan ABD, anlaşmaya dâhil olabilmek adına yeni yollar arıyor. Buna göre Washington, planın ilk ayağı olarak Iran destekli milis gücü Hasdi Sabi ile PKK'nın Suriye kolu PYD'yi Suriye'de bir araya getirdi. Yerel kaynaklardan gelen bilgilere göre, önceki gece Hasdi Sabi'den bir grup komutan, PYD ile görüşmek için rejim kontrolündeki Kamıslı'ya geldi. Görüsmenin, Irak'ta Hasdi Sabi bünyesinde tamamı PKK'ya yakın gruplardan oluşan bir birlik kurulması haberinin üzerine gelmesi dikkat çekti. Bu sırada KDP-I'ye (Iran Kürdistanı Demokrat Partisi) ve ENKS'ye Hasdi Sabi ile PYD üzerinden artan baskı da iki grubu stratejik ortaklığa itti. Öte yandan geçen hafta yine İran'a yakın Lübnan Hizbullahı lideri Nasrallah PKK'yı övmüştü. Israil Ordusu ise, Hizbullah'ın ABD'nin Lübnan ordusuna verdiği ağır silah ve askeri araçları kullandığını aktarmıştı. PYD'ye desteği ile bilinen ABD'nin bu iki grubu yakınlaştırarak, tekrardan masaya dönmek için zorlaması bekleniyor.
Star

Göz göre göre katliam
Almanya'nın başkenti Berlin'deki Kaiser Wilhelm Kilisesi'nin önünde kurulan Noel pazarına yönelik terör saldırısı, ülkedeki güvenlik teşkilatlarının ne kadar başarılı olduğu tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Polis, 12 kişinin öldüğü, 48 kişinin de yaralandığı saldırının ardından, baş şüpheli olarak Pakistan kökenli bir sığınmacıyı gözaltına almış, olaydan bir gün sonra da sığınmacının suçsuz olduğunu duyurmuştu. Polis, saldırıda kullanılan aracın şoför mahalinde, Tunuslu Enis Amri'nin kimliğinin bulunduğunu açıklamıştı. 24 yaşındaki Amri'nin yakalanması için insan avı başlatılmıştı. Amerikan basınında çıkan haberlere göre Alman polisi, geçen yılki mülteci akını sırasında ülkeye giriş yapan Amri'nin terör bağlantılarını en başından beri bilmesine karşın, zamanında harekete geçerek saldırıyı engelleyemedi. 2011'de Tunus'tan İtalya'ya sığınmacı olarak giriş yapan Amri, tutulduğu Lampedusa Adası'ndaki mülteci merkezinde yangın çıkartma suçundan 4 yıl hapse mahkum edildi. 2015'te hapisten çıktığında İtalya kendisini ülkesine geri göndermek istedi, ancak Tunuslu yetkililer Amri'yi kabul etmedi. Ardından Amri sahte kimlikle Almanya'ya giriş yaptı. Şubat ayında Berlin'e gelen Amri hakkında terör soruşturması da o tarihte açıldı. Polise gelen bir ihbarda, Amri'nin terör saldırısında kullanacağı silahları satın almak için soygun hazırlığında olduğu belirtiliyordu. Haziran ayında Amri'nin sığınma başvurusu reddedildi. Yetkililer, sınırdışı edilmesine karar verilen Amri'yi ülkesine gönderemedi, zira genç adamın geçerli bir Tunus pasaportu yoktu. Bunun yerine Amri'ye geçici bir oturma izni verildi. Amri'nin vatandaşlık belgeleri Tunus'tan ancak önceki gün Berlin'e ulaştı. Yetkililer, Amri'nin geçtiğimiz aylarda selefilerle yaptığı telefon görüşmelerinde 'canlı bomba' olmak için başvuruda bulunduğunu belirlediklerini, ancak bu konuşmaların gözaltına almak için yeterli gerekçe olarak görülmediğini aktardı.
Vatan

POLİTİKA

Terör piyon
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bugün asimetrik bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirterek "Terör örgütleri, bu kavganın sadece piyonlarıdır. Asıl mücadelemiz arkalarındaki güçlerdir" dedi. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde 151 eserin açılış töreninde konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "El Bab'da şehit olan 16 askerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Bu mücadelemiz sıradan bir mücadele değil. 16 şehidimiz oldu, 200'e yakın DEAŞ'lı öldürüldü. Ülkemizi sürekli tehdit altında tutanlara karşı artık duramazdık ve bunun gereğini yapıyoruz. Bir taraftan diplomasi de yürüyor, Rusya'yla, Amerika'yla, İran'la, Irak'la bütün buralarla Körfez ülkeleriyle Katar, Suud hepsiyle görüşmelerimizi yapıyoruz. Sonra bu harekât başladı. Ne zaman ki biz trilyon dolarlık gayrisafi milli hasılalara yaklaştık hemen bazıları tüm düğmelere birden bastı. Kimi ağaç, kimi yolsuzluk, kimi özyönetim diyerek, kimi doğrudan silaha sarılıp darbe yapmaya kalkarak, kimi bölgemizi kana ateşe boğarak bizi kendilerince durdurmak istediler. Onlar dur dedikçe biz daha ileri atıldık. Dünyanın ve bölgemizin yeniden yapılandırılmaya çalışıldığı şu kritik dönemde eğer durmaya kalkarsak kendimizi bulacağımız yer Sevr şartlarıdır. Halbuki biz hâlâ Lozan'daki kayıplarımızın üzüntüsüyle yaşayan bir milletiz. Türkiye İstiklal Harbi'nden sonraki en büyük mücadelesini veriyor. Geçmişteki mücadelelerin aksine bugün asimetrik bir saldırıyla karşı karşıyayız. Terör örgütleri bu kavganın sadece piyonlarıdır. Bizim asıl mücadelemiz arkalarındaki güçlerdir. Bu güçler, hassas noktamız olarak neremizi görüyorlarsa oraya yükleniyorlar. Kimi yerde köken, kimi yerde mezhep ve meşrep farklılıkları üzerinden milletimizi bölmeye çalışıyorlar. Biliyorlar ki eğer Türk milleti bir ve beraber olursa bu çelik yumruk kendi tepelerine inecektir. 15 Temmuz darbe girişimi tıpkı 17 - 25 Aralık gibi devletin içine sızdırılmış olan bir ihanet çetesinin mensupları eliyle Türkiye'ye diz çöktürme operasyonuydu. Son dönemde PKK terör örgütünün DEAŞ terör örgütünün Rus Büyükelçisine yapılan suikast olduğu gibi FETÖ'nün alçakça, hunharca eylemleri kaçırılan fırsatların telafisi gayretidir."
Hürriyet
Olması gereken gibi bir metin
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, sekiz maddelik Moskova Deklarasyonu'na, "Olması gereken gibi bir metin olmuş, bizim 6 yıl önce söylediğimiz noktaya gelinmiş" sözleriyle destek verdiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, dün CHP Genel Merkezi'ndeki makamTüm İşçi Emeklileri Dul ve Yetimleri Derneği (TÜMEMEKDER) Genel Başkanı Satılmış Çalışkan ve yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Görüşmede, Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık da hazır bulundu. Alınan bilgilere göre kabulde Çalışkan, yönetim kurulu adına, 1992'de Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürü sıfatıyla katıldığı derneklerinin kongresine ait toplu bir fotoğrafı hediye etti. Kılıçdaroğlu'nun bu fotoğrafı görünce duygulandığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun görüşmede Türkiye adına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından imzalanan ve Suriye'de "siyasi müzakereler" için bir yol haritası niteliğinde olan sekiz maddelik Moskova Deklarasyonu'nu övdü. CHP liderinin deklarasyona ilişkin olarak, "Olması gereken gibi bir metin olmuş, bizim 6 yıl önce söylediğimiz noktaya gelinmiş" dediği, deklarasyonun Ak Parti'nin yıllardır uyguladığı Suriye politikasından geri adım olarak nitelendirilebileceğine işaret ettiği belirtildi. Görüşmede Çalışkan, emeklilerin sorunları hakkında bilgi verirken, bazı taleplerini de iletti. Alınan bilgilere göre, emeklilerin maaşı ile çalışanların maaşı arasındaki uçurumun giderek arttığına dikkati çeken Çalışkan, çalışana verilen artış kadar bir oranın emeklilere de verilmesi gerektiği görüşünü iletti. Aynı şekilde, memur emeklisi ve işçi emeklisi arasındaki maaş farkının da arttığına işaret eden Çalışkan'ın, emekli aylıkları için, "taban aylık" uygulamasına geçilmesi önerisini gündeme getirdiği, memur emeklilerinin bin 618 TL, yeni işçi emeklilerinin ise 800 TL aldığına dikkati çektiği ifade edildi. Çalışkan'ın sağlıkta katkı payı uygulamasına da son verilmesi gerektiğini belirttiği öğrenildi. Alınan bilgilere göre Kılıçdaroğlu, bu talepler karşısında, emeklilerin sorunlarını en iyi bilen partinin CHP olduğunu ifade ederek, emeklilerin pek çok sorununun çözümüne ilişkin son seçim bildirgelerinde hükümler olduğuna dikkati çekti. Kılıçdaroğlu'nun, emekliye iki maaş ikramiye önerdiklerini anımsattığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun, "İfade edilen sorunları not aldım, üzerinde çalışacağız, konunun TBMM ve hükümet nezdinde gündemde tutulmasını takip edeceklerini ifade ettiği
Milliyet

Düşmanların üzerine topyekun gidilmeli
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, El Bab operasyonunda 16 askerin şehit düşmesinin ardından yaşanan tartışmalar üzerine, "Tıpkı Milli Mücadele yıllarında olduğu gibi, milletimiz sahnelenen düşmanlıkların üzerine topyekûn gitmeli, ayrımcı ve dışlayıcı siyasi üsluptan kaçınılmalıdır. Türkiye seferdedir, zafer için bir olmak, diri olmak, hep birlikte büyük bir millet gibi davranmak şarttır" dedi. Bahçeli, dün yaptığı yazılı açıklamada Fırat Kalkanı operasyonunun başladığı günden bugüne kadar 37 şehit verlidiğini hatırlatarak şöyle devam etti: "Türk milleti varlığını muhafaza etmek için ağır bedeller ödemekte, nice badirelerle boğuşmaktadır. Ancak bu çileli ve külfetli mücadeleden geri dönüş düşünülemeyecektir. Çünkü atılacak her geri adım mevzi kaybına, hatta vatan mahvına yol açabilecektir. Türkiye'nin terör örgütleri tarafından ablukaya alındığı ortadadır." Halep'le ilgili sorunların çözümü için bir siyasi iklim doğmuşken, Rusya Büyükelçisi'nin FETÖ bağlantılı olduğu söylenen bir katil tarafından kalleşçe sırtından vurulmasının Türkiye'nin nasıl büyük bir kuşatmaya maruz kaldığımızı göstergesi olduğunu kaydeden Bahçeli, "Maalesef ülkemiz her yönüyle darboğazdadır. Türkiye'nin Suriye topraklarındaki mevcudiyeti ise tamamen milli güvenliğini sağlamaya dönüktür. El Bab'ın kontrol ve temizliği ne pahasına olursa olsun sağlanmalı, terörizmle yoğunlaşan mücadele tavsamadan, taviz vermeden, herhangi bir engele takılmadan sonuca ulaştırılmalıdır. Tıpkı Milli Mücadele yıllarında olduğu gibi, milletimiz sahnelenen düşmanlıkların üzerine topyekûn gitmeli, ayrımcı ve dışlayıcı siyasi üsluptan kaçınılmalıdır. Türkiye seferdedir, zafer için bir olmak, diri olmak, hep birlikte büyük bir millet gibi davranmak şarttır" dedi.
Milliyet
'Anayasa teklifinde düzeltmeler yapılacak'
Başbakan Binali Yıldırım, Meclis'te görüşmeleri süren yeni anayasa teklifinde bir iki maddede düzeltme yapılacağının işaretini verdi. Yıldırım, partisinin 114., 2016 yılının son genişletilmiş il başkanları toplantısında, şunları söyledi: "Ak Parti olarak 316 imza ile filan imzalayacak filan imzalamayacak diye tezviratlar çıkardılar, tuş oldular. AK Parti üzerine hesap yapanlar mosmor oldu." "'Kararname ile eyaletler federasyonlar kurabilir' diye abuk sabuk şeyler söyleniyor. Anayasa başında yazıyor; üniter devlet var. Nasıl icat ediyorlar bunları, 367 uydurması gibi bir şey. Türkiye bütündür. Komisyonlarda konuşuluyor. 1- 2 tane arkadaşlarımızın kafasını karıştıran husus var. Bunlara da dikkat edeceğiz. Mahsurlu olan şeyin üzerinde inat etmemizin anlamı yok. Görüyorum ki, geneli itibariyle toplumda ciddi kabul gördü. Onlarda düzelecek maddeler. Şunu da bilin; bu tek başımıza hazırladığımız metin değil. Bir uzlaşma. Her maddeyi ince detayına kadar konuştuk. Biliyoruz ki; mükemmel, iyinin düşmanınıdır. İyiyi yapmayı hedefledik." "Anayasa Meclis'te inşallah kabul edilecek ama iş bitmiyor sizin iş başlıyor. Milletvekilleri yorulacak ama birinci bölümü bitiyor. Ondan sonra hepimiz meydanlardayız, sonra sizin iş başlıyor. Vatandaşlarımıza milletimize ne yapmak istediğimizi en iyi şekilde anlatacağız."
Vatan

SPOR

THY Euroleague'deki Türk derbisinde Galatasaray Odeabank'ı, 86-76 yenmeyi başaran Anadolu Efes, 14. maçında 7. galibiyetine ulaşırken, Cim-Bom 10. yenilgisini aldı. G.Saray ilk dakikalarda yaşadığı sıkıntıyı, pota altındaki isimleriyle çözdü. Tyus eski takımına karşı ekstra bir motivasyonla oynarken boyalı alandaki etkinliği artırmak için iki uzuna dönen Ataman, bu değişiklikten de istediğini aldı. Zaten ön alanda yumuşak olan Efes, pota altındaki kontrolü de tamamen rakibe bırakınca, G.Saray arayı açmaya başladı. İlk yarıdaki en önemli sıkıntısı 12 top kaybı yapmasıydı Galatasaray'ın ama bu açığı da ribauntlardaki 26-15'lik üstünlüğüyle kapadı, farkı 11 sayıya kadar çıkardı. Efes, ikinci yarıda çareyi kısalarak buldu. Pota altını bir türlü savunamayan lacivert-beyazlılar, iki 4 numara ile sahada kalarak baskıyı artırdı ve rakibin topu çember altına geçirmesini zorlaştırdı. Dışarıdan da 21'de 3 gibi alışılmışın çok altında hücum eden G.Saray, kontrolü rakibine kaptırdı. Efes'te ise yeni transfer Paul, hücumda sorumluluk alınca işler rayına oturmaya başladı. Kriz anında bu kez Heurtel'e ihtiyaç duymadı Efes, böylelikle savunmada biraz daha sağlam kaldı, Paul 5 tane de top çaldı. Brown da ribauntları dengeleyince, bu kez ara Efes lehine açıldı. Son çeyreğin başındaki 14-2'lik serinin ardından Ergin Ataman'ın aldığı teknik faul, atılacağını bile bile itirazlarını sürdürmesi de bu sıkıntının getirdikleriydi. O iki teknik faul sırasında Efes farkı 14 sayıya kadar yükseltti. Galatasaray taraftarı o bölümlerde çok sinirlendi, hiç yapmaması gerekeni yapıp sahaya yabancı maddeler attı. Her zamanki Euroleague atmosferi olsa, eminim ki ikinci teknik çıkmazdı!
Milliyet

Beşiktaş yaklaşık iki yıldır peşinde olduğu Ryan Babel'i dün resmen renklerine bağladı. Siyah-beyazlılar, Depertivo La Coruna ile sözleşmesi biten ve bonservis bedeli bulunmayan 30 yaşındaki Hollandalı sol kanat oyuncusuna 2.5 yıllık imza attırdı. Beşiktaşlı idarecilerin, Babel'in saha performansı kadar özel yaşantısını da yakından takip ettiği ortaya çıktı. Devre arası için stratejisini, "nokta atışı transfer" olarak belirleyen yönetimin önceki gün son kez İspanya Kral Kupası'nda Deportivo forması giyen Babel'in boş günlerinde neler yaptığını bile tespit ettiği belirlendi. Teknik Direktör Şenol Güneş'in onayladığı Ryan Babel sağlık kontrolünden de geçirildi. Real Betis maçından sonra Deportivo'ya veda eden yetenekli futbolcunun yarın İstanbul'a gelmesi bekleniyor. Süper Lig'deki Gaziantespor maçına davet edilen Hollandalı futbolcu daha sonra devre arası tatiline çıkacak. Beşiktaş'ın Antalya'daki ikinci devre kampına katılacak olan Babel'in, siyah-beyazlı formayı giyecek olmaktan büyük mutluluk duyduğunu yöneticilere söylediği öğrenildi. Başarılı oyuncunun, "Tıpkı geçen seneki gibi ben de Beşiktaş ile şampiyonluk yaşamak için Türkiye'ye geliyorum. Sizlere teşekkür ederim. Bundan sonra Beşiktaş'ın şampiyonluğu için elimden geleni yapacağım" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Bu arada Ryan Babel'in, teknik heyet tarafından gerektiği zaman forvet olarak oynatılmasının planlandığı bildirildi. Babel'in önceki gün İspanya Kral Kupası'nda Real Betis'e attığı golün yönetimde çok konuşulduğu da ifade edildi. Babel transferinden memnuniyet duyan Başkan Fikret Orman'ın ise "İyi ki elimizi çabuk tutmuşuz. Yoksa bu gollerden sonra Babel'i almamız daha zor olabilirdi" yorumunu yaptığı vurgulandı.
Milliyet
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Türkiye Futbol Federasyonu ve Kulüpler Birliği Vakfı koordinasyonunda, 'Devlet Millet Elele Hep Beraber Tribüne' sloganıyla düzenlenen maçta, atılan her golden sonra sahadaki futbolcular, tribünlerle asker selamı vererek bütünleşti. Süper Ligi'nde oynayan yerli - yabancı yıldızların mücadele ettiği ve Cüneyt Çakır'ın yönettiği Şehitlere Saygı Maçı'ndan, yerliler 4-3 gibi bir skorla sahadan galip ayrıldı. Atılan her golden sonra her iki takım oyuncuları ve hakemler tribünlere asker selamı verdiği karşılaşmada, ilk golü yerliler adına 23. dakikada Emre Belözoğlu penaltıdan attı. 30'ar dakikalık iki devre halinde oynanan maçın ikinci golünü ise yerli yıldızlardan Selçuk Şahin kaydetti: 2-0. Yabancı yıldızların ilk golünü ise Josef De Souza 37. dakikada attı. Skor bir anda 2-1 olurken yerlilerden Mehmet Akyüz 42'de durumu 3-1'e getirdi. 49'da yabancılar adına Kweuke skoru 3-2 yaparken oyuna sonradan giren Selçuk İnan 41. dakikada attığı golle farkı ikiye çıkardı: 4-2. Maçtaki son gol ise yabancılar adına yine Kweuke'den geldi. Çaykur Rizesporlu oyuncu 53'te ağları havalandırırken maçın sonucunu da tayin etmiş oldu: 4-3.
Milliyet

Ziraat Türkiye Kupası C Grubu 3. maçında Fenerbahçe, Spor Toto 2. Lig ekibi Menemen Belediyespor'u deplasmanda 1-0 yendi, ilk galibiyetini elde etti. Fenerbahçe'nin rotasyonlu kadrosu bile tecrübesiyle dikkat çekti, Menemen Belediyespor ise sezonun belki de en zor iç saha maçına çıkıyordu. İstekli başlayan ev sahibi 10'da sağ kanattan Hakan'ın sert ortasında arka direkte Abdullah gole yaklaştı. 22'de tıpkı Amed deplasmanındaki gibi Salih'in aldırdığı penaltıda Fernandao ters köşe yaptı: 0-1. Savunmada açıklar veren Fenerbahçe'de Fabiano yıldızlaştı. 49'da defansın arkasına sarkan Menemen'de önce Hakan ardından Erman vurdu, Brezilyalı kaleci devleşti. Vasat bir oyun oynayan konuk takım, 64'te Aatif'in sağ çaprazdan vuruşunda kaleci Amir'e takıldı. 90 dakikada tek değişiklik yapan Fenerbahçe, oyun olarak sınıfı geçemese de gruptaki ilk galibiyetini İzmir deplasmanında aldı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme