24 Aralık 2016 Cumartesi

24.12.2016 Genel Gündem



24.12.2016

GÜNDEM

O El Bab'ı Alınan
Şehit Uzman Çavuş Burak Boz (27), memleketi Konya'nın Ereğli ilçesinde yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı. Şehit Boz'un kardeşi Melike Boz, ağabeyinin askeri üniformasını giyerek, cenazeyi karşıladı. Törene katılan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, anne Gülhan Boz'a başsağlığı diledi. Gülhan Boz, Bakan Elvan'a, ''Oğlumun kanı yerde kalmasın. El Bab için gitti. O El Bab'ı alın'' dedi. Bakan Elvan da, gereken ne ise yapılacağını söyledi. Bordo Bereli Binbaşı Bülent Albayrak dün Bursa'nın Orhangazi ilçesinde 30 bin kişinin katıldığı törenle uğurlandı. Albayrak'ın cenazesi, Gölcük depreminde yaşamını yitiren annesinin yanına defnedildi. Eşi Şerife ile 9 yaşındaki kızı Elif Naz yakınlarının desteği ile ayakta durabildi. Şehit Tankçı Astsubay Kıdemli Çavuş Ökkeş Karaca (25), Kahramanmaraş'ta son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin üniformasını giyen kardeşi Ramazan ve yakınları Türk bayrağına sarılı tabuta kapanıp ağıt yaktı. Törene binlerce kişi katıldı. AKUT gönüllüsü şehit Uzman Çavuş Akın Acar'ın cenazesi Tekirdağ Çorlu'da toprağa verildi. Törene AKUT Yönetim Kurulu Başkanı Saydun Gökşin ile 35 kişilik heyet de katıldı. Hanife Acar, tabutun yanındaki komutana "Oğlumun tabutundaki bu Türk bayrağını istiyorum. Atatürk ve Türk bayrağı köşesi vardı. O çok severdi bayrağını ve Atatürk'ü" dedi. Şehit Uzman Çavuş Hasan Kavuz (25) dün Samsun'da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Şehit Uzman Çavuş Ali Yılmaz için Antalya Kepez'de tören düzenlendi. Şehit annesi Aynur Aygün, "Şerefli bir evlat verdim. Başımız dik, gururluyuz. O benim kalbimde. Ben sana bu rütbeyi sağlayamazdım. Kardeşlerine hakkını helal et" dedi. Şehidin nişanlısı Emine Zengin, şehidin tabutu başındaki fotoğrafına sarılarak ağıt yaktı. Şehit annesi Aynur Aygün, oğlunu asker selamıyla uğurladı. Şehit Yılmaz, Emine Zengin'le 19 Mayıs 2017 için nikâh tarihi almıştı. Şehit Astsubay Kıdemli Çavuş Ömercan Yekebağcı (27), memleketi Kars'ın Susuz ilçesinde gözyaşlarıyla toprağa verildi. Şehit annesi Fikriye Yekebağcı, "Sen ölmedin. Ben ağlamayacağım. Başım dik duracak ve kimseyi sevindirmeyeceğim" dedi. Topçu Astsubay Kıdemli Çavuş Önder Pınar, Elazığ'da uğurlandı. Şehidin tabutun üzerindeki bordo beresini alan baba Zülfikar Pınar, bunu şehidin ağabeyi Ömer Pınar'a verdi. Şehit Uzman Çavuş Ferhat Demir'in cenazesi memleketi Bursa'da son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin annesi Fadime ve babası Bahri Demir, çocuklarının mavi beresini takarken, şehidin 3 ay önce evlendiği eşi Fatma askeri törenlerde takılan şapkayı taktı. Şehit Piyade Astsubay Göktan Özüpek'in (23) cenazesi, Kırklareli'de yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı törenle toprağa verildi. Şehit Özüpek'in annesi Sevim Özüpek, 1.5 ay önce evlendiği hemşire eşi Merve, ablası Emine Akkervan tabuta sarılarak gözyaşı döktü.
Hürriyet


Şifresi Kırılamıyor
Türkiye'yi sarsan Rus Büyükelçi Andrey Karlov suikastı soruşturmasında savcılık ve emniyet, terörist polis Mevlüt Mert Altıntaş'ın bağlantılarını, suikastın talimatını kimden aldığı ve Karlov'un sergi açılışına korumasız gideceğini nasıl öğrendiğini araştırıyor. Mevlüt Mert Altıntaş'ın 4 haneli olduğu tespit edilen telefonun şifresi çözülmeye çalışılıyor. Savcılık yetkilileri, Altıntaş'ın şifresindeki 4 haneden birni 'harf' harf olarak belirlediğini, bunun da şifrenin çözülmesinin güçleştirdiğini bildirdi. Savcılık yetkilileri, şifrenin çözülmesi konusunda yazılım firmasıyla temas kurularak yardım talep edileceğini belirtiler. Büyükelçi Karlov'a yönelik soruşturmada Rusya'dan gelen 5 kişilik heyetinde etkin görev aldığı ifade edildi. Rusya'dan gelen heyetin içinde 1 savcı, 1'i emniyet amiri 2 polis, 1 psikolog ve 1 tercümanın bulunduğu belirtildi. Yetkililer, Rusya Büyükelçiliğindeki görevli personelin ifade işleminin Rus heyetinde yer alan kişilerce alınacağını, ifadelerin daha sonra Türk makamlarıyla paylaşılacağını söylediler. Rusya heyetinin içinde görev yapan polis amirinin Moskova metrosundaki patlamada da görev aldığı belirtildi.
Hürriyet

Yedek Vekillik Krizi Rötuşla Düzeltilecek
TBMM Anayasa Komisyonu'nun Ak Parti'nin 21 maddelik anayasa değişiklik teklifine ilişkin mesaisi sürerken, Ak Parti, başta yedek milletvekilliği sistemi olmak üzere parti için de de bazı hükümleri "tartışılan" anayasa değişiklik teklifinde, "rötuş" yapmaya hazırlanıyor. Muhalefetin, Reza Zarrab'dan, Abdullah Öcalan'a kadar marjinal örneklerle gündeme getirdiği Cumhurbaşkanı'nca atanacak "Cumhurbaşkanı yardımcılarıyla" ilgili teklifte herhangi bir atanma kriteri bulunmaması eleştirilerine karşı ise, "milletvekili seçilme yeterliliğine" sahip olma şartının metne eklenmesi düşünülüyor. Teklifte yer alan, sadece doğuştan Türk vatandaşı olanların Cumhurbaşkanı seçilebileceği hükmünün de değiştirilmesinin düşünüldüğü, ancak MHP'nin bu maddede ısrarcı olduğu kulislere yansıdı. MHP'nin buna karşılık bu konuda gelecek somut değişiklik teklifini beklediği de ifade edildi. TBMM Anayasa Komisyonu'nda teklifin tümü üzerine yapılan görüşmelerde söz alan CHP'li Mahmut Tanal, başkanlık sisteminin her derde deva olarak gösterildiğini savunarak, "Eksik demokrasiyi sonlandırıp otoriter diktatörlüğün anayasal zemini oluşturulmak isteniyor" görüşünü savundu. Teklifte Cumhurbaşkanı yardımcılığına atanacaklara ilişkin herhangi bir kriter olmadığına dikkati çeken Tanal, "Cumhurbaşkanı FETÖ'yü de atayabilir" iddiasında bulundu. Komisyon Başkanvekili Reşat Petek ise, "Bilmiyorum kafiyeli olsun diye mi söylüyorsunuz ama mahkum kişiler atanamaz" diye itiraz etti. Tanal ise Cumhurbaşkanı'nın af yetkisi olduğuna da işaret ederek, "Cumhurbaşkanı kalktı bunları affetti, atayabilir mi atayamaz mı? O zaman ne yapacaksınız. Atanacak kişilerin nitelikleri yok teklifte. Olduğunu gösterirseniz size istifa dilekçesini sunarım, yoksa siz sunar mısınız?" karşılığını verdi. Petek ise varsayımlar üzerine değerlendirme yapmamak gerektiğini söyledi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ise yeni düzenlemenin hayata geçmesi halinde Cumhurbaşkanının sınırsız yetkiye sahip olamayacağını savundu. Akçay, şunları söyledi: "Anayasa fetişizmine kapılmamak gerekir. 'Kanun-i Esasi gelecek, dertler bitecek' dendi. Dertlerimiz bitmedi. Bu kaçıncı değişiklik ve hala anayasayı tartışıyoruz. Anayasayı işletmek önemlidir. İkincil mevzuatın iyi hazırlanması da en az anayasa değişikliği kadar önemlidir. Ülkeyi iyi yönetememe sorunu vardır. Türkiye şahsi ve keyfi anlayışla yönetilmemelidir. Yönetemeyenler suçu sisteme atarak kaçamayacaklar." CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de, "16 askerimizin niçin öldüğünü iktidar açıklamayacak mı? İktidar her zaman yanlış yapacak ama her zaman mağdur. Rus Büyükelçisini öldüren 22 yaşındaki çocuğu CHP mi, MHP mi, HDP mi yetiştirdi? Bir partinin iç işinde anayasa propagandası yapılıyor. Ekranın bir yarısında Rus büyükelçisinin cenaze töreni, Başbakan il başkanları toplantısında nükteler yapıyor, güldürüyor. Atatürk'ün heykeli Rize'den, resmi Meclis'ten kaldırılıyor. Seyirci mi kalacağız? Bu tablo içinde varsa yoksa başkanlık sistemi" diye konuştu. Ak Parti içinde de kafaların karışık olduğunu öne süren Gök, "Bu AKP'nin kendi içinde de mutabakatın olduğu bir metin değil. Hani 316 milletvekilinin imzası var da niye arkadaşlarınızın kafası karışık? Başbakan'ın kafası da net değil. Bugün Magna Carta'ya atıfta bulundu. 800 yıl önceki Magna Carta ile anayasayı karşılaştırdı. Kendisini lağveden bir Başbakan'ın bunu gülerek anlattığı bir ülke yok" ifadelerini kullandı. HDP'li Erol Dora ise konuşmasında 25 Aralık'ta Hıristiyan aleminin Noel bayramının başladığına dikkat çekerek, kendisiyle birlikte TBMM'de beş Hıristiyan milletvekili olduğunu anımsattı. Dora, komisyon başkanlık divanından 25 Aralık'ta çalışmalara bir gün ara verilmesini talep etti. CHP'li Musa Çam'ın "bir gün mü tatil istiyorsun" sorusu üzerine Dora, "Bayram 3 gündür ama komisyon çalışmaları da önemlidir sizin takdirinizde ama bizim için 1 gün yeterlidir" dedi. Komisyon Sözcüsü Ak Partili Abddurrahman Öz, "Talebinizi Sayın Başkan'a ileteceğim" dedi.
Milliyet

Halep Tamamen Esad'ın Oldu
Halep'in doğusunda kalan son sivil ve isyancıların da kenti terk etmesiyle Suriye'nin savaştan önceki ikinci büyük kenti Halep 4 yıl sonra yeniden Esad rejiminin kontrolüne geçti. Suriye ordusundan yapılan açıklamada da, "cesur askerler ve müttefiki olan birliklerin verdiği kurbanlarla Halep'in terörizm ve teröristlerin elinden kurtarıldığı" belirtilerek, kentte güvenliğin sağlandığı ifade edildi. Daha önce Suriye devlet televizyonu sivil ve isyancıları taşıyan son dört otobüsün kentten ayrıldığını duyurmuştu. Suriye'nin ekonomik merkezlerinden biri olan Halep, Suriye hükümetine bağlı güçler ile isyancılar arasında ikiye bölünmüştü. Kenti doğusu direnişçilerin elindeydi. Suriye ordusu, Halep'in tamamında kontrolü sağlayabilmek için kasım ayının ortasında Rusya hava kuvvetlerinin desteğiyle büyük bir operasyon başlatmıştı. Halep, yaklaşık altı yıldır süren iç savaşta çatışmaların en yoğun yaşandığı yerler arasında bulunuyordu. Birleşmiş Milletler'in (BM) verdiği bilgilere göre, Doğu Halep'in tahliyesine başlandığı geçen perşembe gününden bu yana yaklaşık 35 bin kişi kenti terk etti. Buna karşılık Suriye İnsan Hakları Gözlemevi en fazla 27 bin kişinin kentten ayrıldığını bildirdi. Bunlardan 7 bininin silahlı direnişçiler olduğu ve Halep'in güneybatısında isyancıların kontrolü altındaki bölgelere gittiği belirtildi. Halep'te çatışmaların sona ermesine Suriye'deki iç savaş sürüyor. Ülkenin farklı bölgeleri Suriye hükümeti, Kürtler, çeşitli direnişçi gruplar ve radikal İslamcı DEAŞ tarafından kontrol ediliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait birlikler ve müttefiki olan milisler, Suriye'de DEAŞ ve Kürtlere mücadele yürütüyor. ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri ise radikal İslamcılara karşı hava saldırılarını sürdürüyor.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,5138-3,5205
Euro: Euro 3,6720-3,6797
Sterlin: 4,3142-4,3235
Gram Altın: 127,8797-127,1869

Süte 80 Milyon Dolar Yatırım
Sütaş'ın 80 milyon dolar yatırımla kurulan ve 850 kişiye istihdam sağlayacak Ege Sütçülük Projesi Tire Entegre Tesisleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın katıldığı törenle açıldı. Günde bin ton süt işleyecek olan tesisin açılışında Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, 41 yıldır sütten kazandıklarını yine süte yatırdıklarını dile getirerek gelecek 5 yıl içinde 250 milyon dolar daha yatırım yapmayı planladıklarını açıkladı. Tire Entegre Tesisleri'nin dünkü açılışına, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım'ın yanı sıra Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Tire Kaymakamı Mehmet Demirezer, Sütaş çalışanları katıldı. Yılmaz, "12 yıl önce Karacabey'de ilk çiftliğimizi kurduk ve ulusal bir marka olma yolunda ilk adımlarımızı atarak çiftlikten sofralara entegrasyon stratejimizin temellerini attık. Yatırımlarımıza o günkü şevk ve heyecanla devam ediyoruz. O günlerden bu yana yaptığımız toplam yatırım tutarı 620 milyon dolara ulaştı. Bu entegrasyon, tükettiğimiz elektrik enerjisinin yüzde 60'ını kendi gübrelerimizden üreten bir seviyeye kadar geldi. Hedefimiz, 2018 yılı sonuna kadar tüm enerji ihtiyaçlarımızın, ısı ve akaryakıt dahil, tamamı kadar enerjiyi kendi doğal enerji tesislerimizde üretmektir" dedi. Tire Entegre Tesislerinde 850 kişinin çalışacağını, 8 bin üretici aileye ise aylık düzenli gelir elde etme imkanı getirileceğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu: "Bölgeden alınacak süt için üreticilerimize yılda 420 milyon TL ödeme yapacağız. Süt toplama, mamul sevkiyatı, yem hammadde temini ve dağıtımı için toplam 150 araçlık bir filo çalışacak. Günde 1.000 ton süt alımımız yılda 100 bin dekarda 125 milyon TL değerinde bitkisel üretimi gerektirecektir."
Hürriyet

Tv İzlenebilen Telefondan 20 Euro Bandrol Alınacak
Yurtdışından getirilen televizyon, radyo, video ve uydu alıcılarıyla bazı cihazlar için bir defaya mahsus olmak üzere 1-80 Euro bandrol ücreti tahsil edilecek. Bakanlar Kurulu'nun Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan kararı ile ticari ithalat maksadı dışında yurtdışından getirilecek televizyon, radyo, video, uydu alıcı cihazları, birleşik cihazlarla bunların dışında kalan ve radyo televizyon yayını almaya yarayan her türlü cihaz için bir defaya mahsus tahsil edilecek bandrol ücretleri belirlendi. Buna göre bandrol ücretleri, televizyonlarda 10- 80, radyolarda 1-2, videolarda 18, radyo ve TV yayını almaya yarayan set üstü kutusu ile her türlü uydu alıcı cihazda 7, birleşik cihazlarda 1-21, cep tipi radyolu Mp3-Mp4 çalar, radyo ve televizyon yayını almaya yarayan her türlü cihazlarla taşıtlarda kullanılmaya mahsus navigasyonlu multimedya cihazlarında 2-15, internet bağlantısıyla radyo ve televizyon yayını alabilen cep telefonlarında 20, bilgisayar ve tabletlerde 10, bu cihazlar dışında kalan radyo ve televizyon yayını almaya yarayan her türlü cihazda 18 Euro olarak uygulanacak.
Haber Türk

Marka İhlaline Hapis Taklit Ürüne Hızlı İmha
Kanunla, Türk Patent Enstitüsü'nün adı Türk Patent ve Marka Kurumu (Türk Patent) olarak değiştirildi. Buna göre, kullanılması düşünülmeyen mal ve hizmetler için marka tescil talebinde bulunulması önlenecek. Sahibi tarafından 5 yıl içinde ciddi biçimde kullanılmayan marka iptal edilecek. Kanunla, marka tescil süreçleri de kısalacak. Markalar, şekil, renk, ses ve her türlü işaretten oluşabilecek. Bir markanın, başka bir marka ile benzerliği, halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa başvuru reddedilecek. Menfaati olanlar, markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilecek. Taklit markayı satan, dağıtan, bir başka şekilde ticaret alanına çıkaran, ithal ve ihraç eden, ticari amaçla elde bulunduran kişiler de marka hakkına tecavüz etmiş olacak. Marka hakkına tecavüz edenler, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak. Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasına çarptırılacak. Taklit markayı satan kişi, malı kimden temin ettiğini bildirirse, ceza almayacak. El konulan suça konu eşya hakkında, bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hâkim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından imha kararı alabilecek. Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar, bitki çeşitleri veya hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik biyolojik işlemler, insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dahil tüm tedavi yöntemleri, insan klonlama işlemleri için patent verilmeyecek. Başvuru tarihinden başlamak üzere patentin koruma süresi 20 yıl, faydalı modelin koruma süresi 10 yıl olacak. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara buluşları için ödenecek bedel, buluştan elde edilen gelirin üçte birinden az olmayacak. Ancak buluş konusunun kamu kurum veya kuruluşu tarafından kullanılması halinde ödenecek bedel, bedelin ödendiği ay için çalışana ödenen net ücretin 10 katını aşamayacak. Çalışan, hizmet buluşu yaptığında bu buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin işverene bildirecek. İşveren, hizmet buluşuyla ilgili hak talep edebilecek. Çalışan makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteyebilecek.
Haber Türk

'Ev'de Rekor Kapıyı Açtı!
Türkiye genelinde konut satışları üst üste rekor kırmayı sürdürüyor. Gayrimenkul sektörünün artan yatırımları, düşen konut kredisi faizleri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın döviz bozdurma çağrısı ile firmaların kendi bünyelerinde yaptıkları kampanyalar talebin alıma dönüşmesine destek veriyor. Özellikle yüzde 1'in altını gören konut kredisi faiz oranları ve firmaların yıl içinde yaptığı kampanyalarla artan satışlar tüm zamanların kasım ayı satış rekorunu da getirdi. Türkiye genelinde kasım ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 25.1 artarak 132 bin 655 adet oldu. Böylece ilk 11 ayda 1 milyon 198 bin 740 konut satılmış oldu. Aralık ayında ise 100 bin konut daha satılırsa Cumhuriyet tarihinin en büyük konut satışı gerçekleşmiş olacak. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan konut satış verilerine göre, ipotekli satış olarak bilinen banka kredili satışlar, 15 Temmuz darbe girişimi ardından firmaların kendi bünyesinde, bankaların ise arka arkaya konut kredisi faizlerini 1'in altına çekmesiyle yükselmeye başladı. Yaklaşık üç ay önce 1.20 seviyelerine kadar çıkan 120 ay vadeli faiz oranı, iki ay içinde 0.90-0.95'i gördü. Bu nedenle talepler de alıma döndü.
Milliyet

Yüzen Terminal Sigortamız Olacak
İzmir Aliağa'da Türkiye'nin ilk yüzen LNG terminalinin açılış töreni dün gerçekleştirildi. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüzer LNG Limanı ve depolama-gazlaştırma projesinin şehrimize, firmamıza, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Üç gün önce Avrasya Tüneli'nin açılışını gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, "Türkiye yapar mı, yapar. İş bilenin kılıç kuşananındır. Paranız olursa yaparsanız, olmazsanız ne olacak? O zaman güven şarttır. Bu projelere para vermediğimiz gibi sürekli olarak gelirimizi alıyoruz, alacağız. İstanbul'un iki yakasını beşinci defa bir araya getirildi. Osmangazi Köprüsü şu anda bizim iftihar vesilemiz. Pazartesi günü Kastamonu-Çankırı Ilgaz Tüneli'nin açılışı yapılacak. Toplamda 12 kilometre. Ferhat olursan dağları aşarsın" dedi. "Yüzen terminalin 6 ay gibi kısa bir sürede hizmete alınmış olmasını çok çok önemli" diyen Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye büyüdükçe, geliştikçe, üretimi, ihracatı, istihdamı arttıkça enerji talebi de artacaktır. Son 10 yılda büyüme hızımızla enerji tüketim oranımız aşağı yukarı aynı oranda artmıştır. Doğalgaz bugün ülkemizin en önemli enerji kaynağı durumundadır. Elektrik üretimimizin neredeyse yarısını, özellikle şehirlerimizdeki ısınma ihtiyacımızın önemli bir bölümünü doğalgazdan karşılıyoruz." Yeni yüzen terminalin Türkiye'nin doğalgaz ihtiyacının neredeyse 10'da 1'ini karşılayabileceğine vurgu yapan Erdoğan, "Bu tesis hem doğalgazdan elektrik üreten santraller hem de ısınma amaçlı tüketim konusunda adeta sigortamız olacaktır. Türkiye olarak tüm enerji kaynakları gibi doğalgazda da ne kadar arz çeşitliliği sağlayabilirsek kendimizi o kadar güvende hissederiz. Projeleri ve yatırımlarıyla ülkemizi doğalgaz taşımacılığında dünya çapında bir yere getiren BOTAŞ ve yönetimine özellikle teşekkür ediyorum. Bu işler ancak ekip çalışmasıyla olur. Bu işler gerçekten aşkla olur, sevda ile olur. Eğer aşkınız, sevdanız, derdiniz yoksa bunların hiçbirisi olmaz" dişe konuştu. Erdoğan konuşmasında şu mesajları verdi: "Dünyada finans, bilişim ve enerji sektörlerinin öne çıktığını görüyoruz. Dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri hale gelmek istiyorsak bu sektörlerde söz sahibi olmalıyız. Bizim petrolümüz ve doğalgazımız olmayabilir. Ama bizim çok daha önemli avantajımız var. O da genç insan gücüdür. İnsan varsa emek vardır. Sermaye insanın türevidir, insan varsa sermaye vardır. Birliğimizi, beraberliğimizi ortaya koyarak bu hedefe ulaşabiliriz."
Milliyet

Cumhuriyet Rekoru
Konut satışları, 15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından ekonomiye moral olmaya devam ediyor. Bu yıl Ağustos'tan itibaren yükselişe geçen konut satışlarında rekorun ayak sesleri geldi. Türkiye'nin 2016'da yaşadığı darbe girişimi, terör saldırıları ve ekonomik sorunlara rağmen konut satışlarında tarihi rekor kırılacak. Türkiye genelinde Kasım'da 132 bin 655 konut satıldı. Kasım'da satılan konut sayısı bir önceki aya göre yüzde 1.8, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 25.1 arttı. 11 aylık rakamlara bakıldığında konut satışları yüzde 4.5 artarak toplam 1 milyon 198 bin 740'a ulaştı. Böylece konut satışlarının 1.3 milyon adede ulaşacağı ve bu yıl da rekor kırılacağı beklentisi güçlendi. 2015 yılında 1 milyon 289 bin 320 konut satılarak, rekora imza atılmıştı. Aralık ayında 90 bin 580'den fazla konut satılıra, bu yıl da rekora ulaşılacak. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı. Buna göre konut satışlarındaki yükselişte kredili satışlardaki artış etkili oldu. İpotekli konut satışları Kasım'da, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 71.4 artarak 48 bin 941'e yükseldi. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışın payı yüzde 36.9 olarak gerçekleşti. Konut satışları 2016'da bir önceki yılın gerisinden geliyordu ve yüksek faizler nedeniyle kredili satışlar da düşük seyrediyordu. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ekonomide çarklar döndürmek isteyen konut sektörü, düşük faizli kampanyaya başlayınca, Ağustos'tan itibaren toparlanma başladı. Konut kredi faizlerinin düşmesi ve banka payının yüzde 80'e çıkmasıyla Ağustos'tan itibaren kredili satışlar patlama yaptı. Ekim ayında rekor kırarak 48 bin 110'a çıkan kredili satışlar, bu ay da 49 bine tarihinin en yüksek seviyesini gördü. Türkiye'de yeni inşa edilen konutlara da ilgi artıyor. Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı, Kasım'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24.5 artarak 63 bin 467 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 47.8 olarak belirlendi.
Vatan

DÜNYA

Trump: Abd Nükleer Gücünü Artırmalı
20 Ocak'ta ABD Başkanı olmaya hazırlanan Donald Trump, önceki gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Moskova'nın nükleer yeteneklerini güçlendirme açıklamasının ardından benzer bir çağrı yaptı. Trump, Twitter'dan yaptığı açıklamada "Dünya, nükleer silahlar konusunda kendine gelene kadar ABD nükleer kapasitesini genişletmeli ve güçlendirmeli" ifadesini kullandı. Trump döneminde Beyaz Saray sözcüsü olması beklenen Sean Spicer da "Halihazırda dünyada nükleer yeteneğini arttırmayı konuşan ülkeler var. ABD, gerekli yanıtı vermeden sırtını dayayıp olan bitenleri izlemeyecek" dedi. Uzmanlar, ABD'nin eskiyen nükleer silah altyapısına işaret ederek, bunun modernleştirilmesi için gelecek 30 yılda 1 trilyon doların üzerinde harcama yapılması gerektiğini vurguluyor. ABD'de bulunan Silahlanma Kontrolü Birliği'ne göre ABD'nin 7 bin 100, Rusya'nın da 7 bin 300 nükleer savaş başlığı bulunuyor. Merkezi Washington'da olan Silahların Kontrolü Derneği'nin yöneticisi Daryl Kimball, "Başkan seçilen bir kişinin ya da bir başkanın, 'kapasitenin genişletilmesi' gibi ifadelerin anlamını bilmeden 140 harfli bir mesajla ABD'nin nükleer politikasında değişiklik yapması tamamen sorumsuzluktur" dedi.
Hürriyet

Putin: Şimdi Hedef Suriye'de Barış
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geleneksel yıl sonu basın toplantısında dünya gündemine ilişkin soruları yanıtladı ve Suriye'nin geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Halep'ten sivillerin tahliyesine ilişkin bir soruya "Bu, Türkiye Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip Erdoğan), İran liderliği ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad olmadan başarılamazdı" yanıtını veren Putin, kentten neredeyse 100 bin kişinin tahliye edildiğini belirterek bunun, "dünyadaki en büyük insani operasyon" olduğunu ifade etti. Bu üçlü formatın gerekli olduğunu ve geliştirmeye devam edeceklerini ifade eden Putin, Suriye konusunda ABD ve diğer bölge ülkeleriyle de birlikte çalışmaya hazır olduklarını aktardı. Putin bundan sonraki adımın, Suriye'nin bütününde ateşkesi tam anlamıyla sağlayacak bir anlaşmaya varmak olduğunu belirtti. Rusya Devlet Başkanı, "Halep'ten sonraki adım, tüm Suriye'yi kapsayacak ateşkes ve sonrasında siyasi çözüm müzakerelerine başlanması olmalı. Görüşmeler Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenebilir. Bu görüşmeye Türkiye hazır, İran hazır, Esad hazır. Nazarbayev görüşme ortamını hazırlama hususunda hazır" ifadesini kullandı. Türkiye, İran ve Şam yönetiminin de, Suriyeli tarafların Astana'da barış görüşmeleri yapması konusunda mutabık olduğunu sözlerine ekleyen Putin, "Rusya, Türkiye ve İran'ın dahil olduğu üçlü format, Suriye konusunda etkili olduğunu kanıtladı. Bu formatı sürdürmek gerek. ABD'yi de Rusya, Türkiye ve İran'ın çabalarına katılmaya çağırıyoruz" dedi. Vladimir Putin, Trump'ın Amerika'nın nükleer kapasitelerinin artırılması çağrısında da "olağan dışı bir şey" olmadığını belirterek, "Seçim kampanyası sırasında ABD'nin nükleer gücünün, silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesi gerekliliğinden bahsetmişti. Olağan dışı bir şey yok" ifadelerini kullandı. Putin, perşembe günü Savunma Bakanlığı'nı ziyaretinde, ülkesinin nükleer askeri potansiyelinin güçlendirilmesi ve füze savunma sistemlerine karşı etkili füzeler yapılması çağrısında bulunmuştu.
Milliyet

Kuzey Kore'den Ban'a 'Bukalemun' İfadesi
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un Güney Kore devlet başkanlığına aday olabileceğine ilişkin açıklamaları, Kuzey Kore'de alaycı ifadelerle değerlendirildi. Kuzey Kore basını, görevi devretmeye hazırlanan Ban Ki-mun'un devlet başkanlığına aday olma ihtimalini "ipe sapa gelmez" olarak nitelendirdi. Devlet kontrolündeki internet sitesinde yayınlanan yorumda Ban için "insan maskeli bukalemun" ifadesi kullanılırken, son 12 yıldaki icraatlarının "utanç" vesilesi olduğu iddia edildi. BM Genel Sekreteri'nin, Kore siyasetinde "rüzgar nereden eserse oraya yelken açan, koşullara göre renk değiştiren bir fırsatçı" olarak kötü ünü bulunduğu savunulan yazıda, "Ban'ın omzundaki bu utanç ve eleştiri yüküne rağmen içine gizlediği başkanlık özlemi, yalnızca boş ve aptalca bir rüya olarak tanımlanabilir" ifadesine yer verildi.
Milliyet

Berlin Katili İtalya'da Vuruldu
Almanya'nın başkenti Berlin'de, pazartesi günü TIR'la Noel pazarına dalarak 12 kişiyi öldüren Tunuslu Anis Amri, İtalya'nın Milano kentinde vurularak öldürüldü. Saldırının ardından kayıplara karışan Amri, Milano'da kimlik kontrolü sırasında bir polise ateş açarak çatışmaya girdi. Avrupa çapında büyük terör paniği yaşanmasına neden olan Tunuslu saldırgan, bir polis memurunu yaraladıktan sonra vurularak öldürüldü. Amri'nin Berlin'deki saldırının ardından Fransa üzerinden Torino'ya ve Milano'ya geçtiği tespit edildi. Zanlının, olayın ardından bu denli uzun bir mesafe katetmesi, Amir'e birden fazla kişinin yardım ettiği tezini güçlendirdi. 2011'de Tunus'u terk ederek İtalya'ya giden Amri, burada 4 yıl cezaevinde kalmış, 2016'daysa Almanya'ya sığınma başvurusunda bulunmuştu. Amri'nin sığınma başvurusu reddedildiği halde ülkede kalması, sığınma politikaları nedeniyle 2017'de parlamento seçimleri öncesinde Şansölye Angela Merkel'in üzerinde baskı yaratıyor. Merkel, dün Amri'nin öldürülmesi sonrasında yaptığı açıklamada, sınırdışı edilecek kişilerin sayısını artırmak ve daha iyi bir iç güvenlik sağlamak istediklerini açıkladı. Terör örgütü DAEŞ'e yakın Amaq ajansı, Amir'in örgüte bağlılık yemini ettiği bir video yayınlarken, "Berliner Morgenpost" gazetesi, Amri'nin Hamburg'da ekim ayında 16 yaşındaki bir gencin bıçaklanarak öldürülmesi olayına karışıp karışmadığının polisçe araştırıldığını yazdı. DAEŞ, gencin bıçakla öldürülmesi olayını üstlenmişti. Bu arada Hollanda sınırındaki Oberhausen kentinde "CentrO" isimli bir alışveriş merkezine saldırı planladıkları düşünülen 31 ve 28 yaşlarındaki iki kişi gözaltına alındı. Duisburg'da yakalanan iki kardeşin Kosova vatandaşı olduğu öğrenildi.
Milliyet

İsrail'i Kurtarmak İstedi Ama Olmadı
ABD'nin seçilmiş Başkanı Donald Trump, resmen göreve başlamasına bir ay olmasına karşın, dış politikada aktif rol oynamaya başladı. Müstakbel Başkan, Washington'la Tel Aviv arasında gerilime yol açan BM tasarısının rafa kaldırılmasını sağlamak için Mısır lideri Sisi'yi ikna etti. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi geçtiğimiz aylarda, İsrail'in Batı Şeria'da yeni Yahudi yerleşimleri inşa etmesine engel olmak için, BM'de bir karar tasarısı sunacağını açıklamıştı. Başkan Obama da, son yıllarda sık sık sürtüşme yaşadığı Benjamin Netanyahu yönetimine tepki olarak, ülkesinin BM Güvenlik Konseyi'nde sergilediği geleneksel İsrail yanlısı tutumu bir kenara bırakma sinyali vermişti. Beyaz Saray kaynakları, Washington'un tasarıya çekimser oy vermeye hazırlandığını söylüyordu. Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden olan ABD'nin bu yönde oy kullanması, tasarının kabul edilmesinin yolunu açabilirdi. Girişime engel olmak isteyen İsrailli yetkililer, Trump'ın ekibiyle temasa geçerek, müstakbel başkandan krize müdahale etmesini istedi. Trump da önceki gün Güvenlik Konseyi'ne tasarıyı veto etmesi çağrısında bulunmuştu. . İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında yasa dışı tüm yerleşim faaliyetlerini "derhal ve tamamen" durdurmasını talep eden karar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) ABD'in ilk kez çekimser oy kullanılması ile kabul edildi. Mısır'ın çarşamba günü BMGK'ya sunulan daha sonra yine Mısır'ın talebi üzerine ertelenen oylama, bu sefer karar tasarısına destek veren Yeni Zelanda, Malezya, Venezuela ve Senegal tarafından BMGK'ya getirilerek oylandı. İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında yasa dışı tüm yerleşim faaliyetlerini "derhal ve tamamen" durdurmasını talep eden karar, 14 oyla BMGK'da kabul edildi.
Vatan

Oğul Kaddafi İçin Uçak Kaçırdılar
Libya'da 2011 yılındaki halk ayaklanması sırasında öldürülen devrik Devlet Başkanı Muammer Kaddafi yanlısı El Fetih el Gadida adlı örgüte mensup 2 militan, Libya devletine ait Afrikiye Havayolları'nın Sebha-Trablus seferini yapan yolcu uçağını kaçırdı. Üzerlerinde el bombaları olduğu belirtilen teröristler, 118 yolcusu bulunan uçağı Malta Adası'ndaki Luqa Havaalanı'na indirdi. Hava korsanlarının, Kaddafi'nin 2011'de Zintan bölgesindeki milisler tarafından yakalanarak hapse atılan oğlu Seyfülislam'ın serbest bırakılmasını ve Libya'da Kaddafi yanlısı bir hükümet kurulmasını talep ettikleri açıklandı. Militanlar, taleplerinin duyulmasının ardından önce yolcuları serbest bıraktı, sonra da teslim oldu. Malta Başbakanı Joseph Muscat, uçakta, bir el bombası ile iki tabanca bulunduğunu bildirdi. Seyfülislam Kaddafi 2015'te, 'göstericileri öldürmek, köy ve şehirleri kuşatmak, kamu mallarına zarar vermek' suçlarından idam cezasına çarptırılmıştı ancak Tobruk hükümeti tarafından Temmuz'da serbest bırakıldığı öne sürülmüştü.
Vatan

POLİTİKA
'Pkk'ya Halk Desteği Bitti Dışarıdan Destek Alıyorlar'
Başbakan Binali yıldırım, önceki akşam "Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Cazibe Merkezleri istişare toplantısı" düzenledi. Yıldırım, Doğu ve Güneydoğu'da yürütülen terörle mücadeleye işaret ederek, "PKK'nın belini kırdık. Halk desteği de bitti. ama dışarıdan destek geliyor. Kandil'i Kobani'ye taşıdılar. Suriye'den ciddi destek alıyorlar" dedi. AK Parti Genel Merkezi'nde yaklaşık 4 saat süren toplantıya, içişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, cazibe merkezi olarak ilan edilen illerin milletvekilleri, il başkanları ve bölgeye katkıda bulunacak belediyelerin başkanları katıldı. Başbakan yıldırım, milletvekilleri ve belediye başkanlarına, "Milletvekilleri, işadamlarının elinden tutsun, bölgede yatırım yaptırsın. Her türlü teşvik veriliyor. Bölgedeki durumu vekillerimiz ve başkanlar birlikte anlatsın. Bazı yatırımların başladığını biliyoruz. Kendilerini bir ailenin parçası gibi orada hissetmeliler. Bunun için ne gerekiyorsa yapın. Yatırımcılar kendilerini yalnız hissetmesin. Özellikle bakanlarımıza söyledim, milletvekilleri ve başkanlarımız da bu konuda hassas olmalı" diye konuştu. Bölgede, PKK'nın belinin kırıldığını kaydeden yıldırım, "PKK'yı temizledik, halkın desteği de bitti ama dışarıdan hâlâ terör örgütlerine destek geliyor. Kandil'i bir anlamda Kobani'ye taşıdılar. Örgüt, Suriye'den ciddi destek alıyor" değerlendirmesini yaptı.
Haber Türk

Ortadoğu'nun Oyuncağı Oldular
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hükümeti, dış politikada gayri milli politika izlemekle ve Suriye'yi başımıza bela etmekle suçladı. Kılıçdaroğlu, önceki gece geldiği Uşak'ta dün sabah ilk olarak Sivaslı ilçesi Pınarbaşı Belediye Başkanı Naci Akyürek'i ziyaret ederek birlikte çay içti. Ziyaretin ardından Sivaslı'ya bağlı Yapağılar köyüne geçerek duvarlarında kendinin ve CHP'nin fotoğraflarının bulunduğu İsmetpaşa Kıraathanesi'ni ziyaret eden Kılıçdaroğlu köylülerle sohbet etti. Kılıçdaroğlu, CHP Uşak İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "CHP Üreticiye Sahip Çıkıyor Çalıştayı" için oda, birlik, kooperatif başkanları, üreticiler ve çiftçilerle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu, daha sonra Atatürk Spor Salonu'nda halka seslendi. "Bizi bölmek istiyorlar" diyen Kılıçdaroğlu "İnanç bağlamında, kimlik bağlamında, yaşam tarzı bağlamında bölmek istiyorlar. Allah'a şükür, bütün bunlara rağmen bu memleket bölünmedi. Birlikte bu ülkede huzur içinde yaşamanın yollarını arayacağız" ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu, dış politikanın "milli" olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Dış politikanın iktidarı, muhalefeti olmaz. Ama ilk kez cumhuriyet tarihinde bunlar, dış politikada milli politika izlemediler. Gayri milli bir politika izlediler. El Bab'dan gelen şehit haberleri var. İnternette yayınlanan görüntüler var. İzleyemiyoruz. Yüreğimiz yanıyor. Şimdi interneti yasaklamışlar, kimse görmesin o görüntüleri; kendi günahlarını, kimse görmesin diye. Ben sana demiyor muydum 'Ey sarayda oturan vatandaş, Suriye'ye silah gönderme. Terör örgütlerine silah gönderme. Göndereceğin her silah, gelir bir gün seni vurur' diye." CHP lideri başkanlık tartışmaları konusunda da şunları söyledi: "Başımıza bir bela daha açmak istiyorlar. Anayasayı değiştireceğiz diyorlar. Diyorlar ki '1923 yılında rejim kuruldu. Biz rejim değişikliği yapmıyoruz.' Bal gibi rejim değişikliği yapıyorsunuz. Cumhuriyeti ve demokrasiyi kaldırarak, yerine bir dikta yönetimi getirmek istiyorsunuz. Buna karşı mücadele vermek namus borcudur. MHP'li arkadaşlarıma da şunu söyleyeyim: Siz ne kadar milliyetçiyseniz biz de o kadar milliyetçiyiz. Siz ne kadar ülkücüyseniz, biz de o kadar ülkücüyüz. Anayasaya hüküm koyuyorlar. Birden fazla ili kapsayan sistem modeli gelebilir, yani eyalet sistemi gelebilir. Eyalet sistemini kim istiyor? Öcalan ve Erdoğan."
Milliyet

El Bab Neredeyse Halloluyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oynanan oyunlara gelmeyeceklerini belirterek, terör belasını toprağa gömeceklerini söyledi. El Bab operasyonu ile ilgili hükümeti ve devleti eleştirenlere sert çıkan Erdoğan, "Kilis'e bomba düştüğü zaman 'Neredesin hükümet, neredesin ey devlet' diyorsun. Kilis'e bomba atanların üzerine gittiğin zaman bu sefer de 'Dünyayı biz mi kurtaracağız'. Ya bunlar ne saf insanlar. Ya tabi gideceğiz. Boşuna mı biz terörden arındırılmış güvenli bölge diye bir açıklamayı ta başından beri yaptık İşte şimdi El-Bab neredeyse hallolmak üzere ve Silahlı Kuvvetlerimiz Özgür Suriye Ordusu ile beraber orayı da hallediyor" dedi. İzmir Aliağa'da Türkiye'nin ilk yüzen sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) depolama ve gazlaştırma terminali ve Ege Gaz LNG terminali ilave kapasitesi projeleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın katıldığı törenle dün hizmete girdi. Erdoğan törende terör olayları ve El Bab gelişmeleri ile ilgili şunları söyledi: Alın terimizi, azmimizi, bilgimizi, hepsinden önemlisi birliğimizi, beraberliğimiz ortaya koyarak biz bu hedefe ulaşabiliriz. Türkiye'nin geçtiğimiz 14 yılı bu bakımdan tarihinin en çarpıcı başarı hikayesidir. Bu başarının temelindeki iki unsur istikrar ve güvendir. Dikkat ederseniz son yıllarda artan saldırılar hep bu istikrar ve güven iklimini zedelemeye yöneliktir. Türkiye'nin enerjisini ve dikkatini kalkınmadan, gelişmeden, yatırımdan uzaklaştırıp kısır gündemlere, güvenlik kaygılarına, belirsizliğe mahkum etmek isteyenlerin oyunlarına hiçbir zaman gelmedik, gelmeyeceğiz ve bu oyunları da deşifre ettik. Son 3,5 yıldır kesintisiz bir şekilde sosyal çalkantıdan teröre, ekonomik krizden bölgesel çatışmalara kadar her türlü yol denendiği halde biz kalkınma gündemimizden asla kopmadık. Hiç endişe etmeyin. Bu terör belasını da evelallah toprağa gömeceğiz ve gömüyoruz. Şu anda El Bab, birileri kurusıkı atıyor. 'Dünyayı biz mi kurtaracağız?' diyor. Yahu dünyayı kurtarma derdi değil bu. Kilis'e bomba düştüğü zaman 'Neredesin hükümet, neredesin ey devlet' diyorsun. Kilis'e bomba atanların üzerine gittiğin zaman bu sefer de 'Dünyayı biz mi kurtaracağız'. Ya bunlar ne saf insanlar. Ya tabi gideceğiz. Boşuna mı biz terörden arındırılmış güvenli bölge diye bir açıklamayı ta başından beri yaptık. Ama sabır, sabır, sabır, anlamadılar, o zaman dedik biz terörün üzerine sadece ülkemizde değil orada da gideceğiz. İşte şimdi El Bab, hamdolsun nerdeyse hallolmak üzere. Silahlı Kuvvetlerimiz, Özgür Suriye Ordusu ile beraber orayı da hallediyor. Emin olun, 15 Temmuz'da bu ülkenin istiklaline ve istikbaline canı pahasına sahip çıkan Türk milleti, yine istikbalinin inşası için gayret gösteren, risk alan herkese de aynı şekilde sahip çıkacaktır.
Milliyet
SPOR

THY Euroleague'de Fenerbahçe, CSKA Moskova'yı normal süresi 75-75 biten maçta 95- 79 ile geçti. Sezon başı Udoh, MİLLİYET sayfalarında DeColo'ya mesaj yollamış, 'En değerli oyuncu' unvanını ondan alacağını iddia etmişti, De- Colo'nun kenardan izlediği maçta da söylediklerinde çok ciddi olduğunu gösterdi. 17 sayı, 11 ribaunt, 2 asist, 2 top çalma, 5 blok Udoh'un kağıttaki istatistikleriydi. Ancak daha maçın başında 13 sayı geriye düşen takımını böyle bir deplasmanda maça inandıran mücadelesini, o koskocaman yüreğini, hangi istatistik yazabilirdi! Maç başında Obradovic'in hücumda tıkanmamak için ilk beşe koyduğu Antic devreye giremiyor, oyuna iki üçlükle başlasa da her pozisyonda geçilen Nunnally savunmayı düşürüyor, Sloukas'ın çok erken 3 faule ulaşıyordu. Teodosic'le 12-0 seri bulan CSKA adeta güle oynaya potaya gidiyordu. Ancak kenardan gelen Melih'in de hakkını yemeyelim. Bir anda sahadaki agresiflik dozunu artırdı, Teodosic'in hızını kesip, kısa sürede 6 top kaybı yapmaya zorladı. İlk yarıda sadece 1 üç sayı isabeti bulan CSKA'nın 3. çeyrekteki 6 isabeti planları bozdu. 58-46'da fark yeniden çift hanelere çıktı. Ancak sahada duvar gibi duran Udoh vardı, Dixon'ın çeyrek sonundaki 4 sayılık hücumu da her şeyi yeniden başlattı. Obradovic bazen 4 uzuna döndü, bazen 4 kısaya, rakibi düzenden çıkardı. Pota altında Udoh tek başına Ruslar'ın tüm uzunlarına yettiği için, kısalmak sorun olmadı. CSKA yine üçlüklerle kazanacaktı ama Kurbanov'un bitime 15 saniye yaptığı basketfaul ile Dixon'a maçı uzatma şansı tanıması, belki de Udoh'un olağanüstü mücadelesine yukarılardan gelen bir armağandı. Dixon, uzatmada da adeta geçen yılın intikamını aldı. 20-4'lük seri işin çok rahat olduğunu düşündürtebilir ama dün gece çok büyük bir maçı, dev gibi yüreği olan Udoh kazandı.
Milliyet


Galatasaray Teknik Direktörü Jan Olde Riekerink, hem ilk yarının röntgenini çekti, hem de gelecekle ilgili düşüncelerini anlattı. Amaçlarının devreye lider olarak girmek olduğunu ancak bunu gerçekleştiremediklerini söyleyen Riekerink, "İyi bir oyunla Aytemiz Alanyaspor maçını kazanmak istiyoruz. Bu şekilde sezonun kalan bölümü için de iyi bir mesaj verebiliriz. Bu anlamda önemli bir maç olacak" dedi. Riekerink, "Medipol Başakşehir'in bu kadar iyi bir performans ortaya koymasını beklemiyorduk. Beklentilerimizin üzerinde güzel sonuçlar aldılar. Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin önemli rakiplerimiz olacağı zaten malum. Devreye girerken lider veya lidere çok yakın bir pozisyonda olmayı hedeflemiştik. Şu an çok kötü bir durumda değiliz ancak daha iyi konumda olabilirdik" diye konuştu. Riekerink, Bursaspor maçıyla başlayan süreçte 5 maç için koyduğu 13 puanlık hedefin, Aytemiz Alanyaspor maçını kazanmaları durumunda gerçekleşeceğinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi: "Bu gerçekçi bir planlamaydı. Zaten ilk 3 maçı kazanmamız gerekiyordu. Osmanlıspor karşılaşmasının da zor olacağını biliyorduk. Aytemiz Alanyaspor maçını da kazanırsak, bu hesap tutacak. İkinci yarıda ise sadece şampiyon olacak şekilde oynamak ve sonuçlar almak istiyoruz." Sezon başından itibaren araştırma ekibi ve yönetimle birlikte, takımın durumu, transfer olasılıkları, sözleşmesi biten oyuncular gibi konularda toplantılar yaptıklarını anlatan Riekerink, "Bildiğiniz gibi UEFA tarafından bir finansal kısıtlamamız var. Eğer biz bu kısıtlama içinde kalabilirsek, transfer yapabiliriz. Stoperde sezona 6 kişiyle başladık. Koray Günter, Salih Dursun, Serdar Aziz sakatlandı. Chedjou da Afrika Uluslar Kupası'na gidecek. Takım içi alternatif de düşünülebilir. De Jong, Ajax'ta pozisyonda da oynamıştı. Bütçe dahilinde stoperpozisyonuna transfer yapabiliriz."
Milliyet
Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği, örnek bir başvuruya imza attı. Zaman zaman eleştirilen TFF hukukçuları, ender görülen bir itirazda bulundu, PFDK tarafından cezalandırılmayan Beşiktaş ile Bursaspor'un ceza alması için Tahkim Kurulu'na başvurdu. 10 Aralık'ta oynanan ve Vodafone Arena'nın etrafındaki terör saldırısının gölgesinde kalan Beşiktaş- Bursaspor karşılaşmasının temsilci raporlarını değerlendiren TFF Hukuk Müşavirliği, iki kulübü de hem saha olayları hem de çirkin ve kötü tezahürattan cezalandırılması için PFDK'ya (Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu) sevk etti. 15 Aralık'ta toplanan kurul, iki kulübün de ceza almasına gerek olmadığına hükmetti. PFDK'nın bu kararı, yaşanan terör olaylarının bir yumuşaması olarak değerlendirildi. Ancak tüm kulüpler arasında "Adalet"i sağlamakla görevlendirilen TFF'nin yöneticileri, bu durumun vicdanları rahatsız edebileceğini değerlendirdi. Bunun üzerine Hukuk Müşavirliği de Tahkim Kurulu'na aleyhte başvuru yaptı. Bu durumu değerlendiren Tahkim, dosyanın incelemeye alınmasına ve kulüplerden yeni savunma istenmesine karar verdi. Şimdi Beşiktaş ile Bursaspor, 27 Aralık'a kadar savunmalarını verecek, dosyayı sunmaması durumunda da savunma hakkından vazgeçmiş sayılacak.
Milliyet

Fenerbahçe'nin sezon başında kiraladığı Jeremain Lens'in artan performansı Sunderland tarafından yakından takip ediliyor. Tecrübeli oyuncunun bonservisini elinde bulunduran Premier Lig temsilcisi, transfer konusunda para kazanmanın yollarını arıyor. Geçen sezon Dick Advocaat'ın isteği ile Sunderland'e katılan Hollandalı yıldızın sarı- lacivertlilerde kısa sürede başarıya ulaşması pozitif bir gelişme olarak yorumlandı. 2019 yılına kadar Sunderland ile sözleşmesi bulunan 28 yaşındaki kanat oyuncusunun yoluna farklı bir takımla devam etmek istediği için Türkiye'de olduğu ve geri dönmeye sıcak bakmadığı aktarıldı. İngiliz kulübü de özellikle geçen sezon etkisiz bir performans gösteren ve kira süresi sonrası dönse bile verim alamayacağını düşündüğü Lens'i ilk fırsatta satmanın planlarını yapıyor. Premier Lig'de 17. hafta sonunda 18. sırada bulunan ve küme düşme hattında olan Sunderland'in ekonomik olarak rahatlamak istediği için futbolcu satışına yöneleceği belirtildi. Lens'e geçen yıl 8 milyon pound ödeyen Sunderland'in ayrıca yatırımının karşılığını almak istediği, fırsat bulursa da kârlı duruma geçmenin yollarını aradığı ifade edildi. Fenerbahçe'nin de şu an tecrübeli futbolcudan memnun olduğu için bu durumu avantaj olarak gören Sunderland'in devre arası transfer döneminde görüşmeler yapmak istediği vurgulandı. Sezon sonunu beklemeden bir an önce planlama yapmak isteyen İngiliz ekibinin, Premier Lig'e özgü Finansal Fair Play kurallarını düşündüğü dile getirildi. Bu nedenle Sunderland'in Lens'in satışından gelecek para ile transfer bütçesinde rahat bir yol izlemek istediği vurgulandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder