25 Aralık 2016 Pazar

25.12.2016 Genel Gündem



25.12.2016

GÜNDEM

El Bab'a Bombardıman
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), karargâh ve cephanelik olarak kullanılan eski büyük şehir hastanesinin bulunduğu Akil Tepesi'ne yapılan operasyon sırasında bombalı araçların patlatılması sonucu 16 askerin şehit olmasından sonra, El Bab'da DEAŞ'ın bulunduğu alanlarda karadan ve havadan 'Süpürge Harekâtı' başlattı. TSK'nın yoğun bombardımanı aralıksız devam ediyor. TSK'dan dün yapılan bilgilendirmeye göre, Fırtına obüsleri ve havan atışlarıyla 141 DEAŞ hedefi vuruldu. Karadan yapılan bu atışlarda 38 DEAŞ teröristi etkisiz hale getirilirken, 1 silahlı araç ile 1 bomba tuzaklı drone imha edildi. Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçakları da El Bab'da DEAŞ'lı teröristlerin toplandığı istihbaratı alınan 6 binayı bombalayarak yerle bir etti. Binalarda bulunan 30 terörist öldürüldü. Hava operasyonlarında ayrıca 3 karargâh binası ile 3 bombalı araç garajı imha edildi. Çatışmalarda 2 muhalif yaşımını yitirdi, 1 muhalif yaralandı. Türk güvenlik birimleri, yerel istihbarat kaynakları ve telsiz konuşmalarından El Bab'daki yoğun taarruzlar karşısında aralarında üst düzey yöneticilerin de bulunduğu ağır kayıplar vermeye başlayan DEAŞ'ın Rakka ve Musul'dan takviye talep ettiğini tespit etti. DEAŞ'ın Musul ve Rakka'dan gelecek güçlerle El Bab'da cepheyi daha da genişletme hesabı yaptığı değerlendiriliyor. Askeri kaynakların verdiği bilgiye göre, çok şiddetli çarpışmalar sonucu El Bab merkezine girişteki bazı noktalar ile kuzey ve batıdaki dış mahalleler ele geçirildi. DEAŞ'ın bölgeden tamamen temizlenmesi için harekâtın doğu-batı ve kuzey-güney istikametinde kararlılıkla devam ettiği bildirildi. Askeri kaynaklar, El Bab'ın alınmasıyla hem Türkiye'nin sınır güvenliği için güvenli bölgenin oluşturulmuş olacağını, hem de terör örgütü PYD / PKK'nın Afrin ile Menbiç'i birleştirerek 'Kürt kuşağı' planının ortadan kaldırılacağına dikkat çektiler. Aynı kaynaklar, El Bab'ın alınmaması durumunda rejim güçlerince ele geçirilme ihtimali olduğunu da belirterek, bu durumda Bab'ın kuzeyinde Türkiye'nin istediği güvenli bölgenin gerçekleşmeme riski bulunduğunu söylediler. El- Bab'da görev yaparken vefat eden Uzman Çavuş Ramazan Karaca'nın cenazesi de dün Kırşehir'in Mucur ilçesinde toprağa verildi. Osmaniye Garnizon Komutanlığı'nda görevliyken yaklaşık bir ay önce geçici görevle, Suriye'de devam eden harekâta katılan Uzman Çavuş Karaca'nın, vefat ettiği Osmaniye'de yaşayan eşi Gülnaz Tan Karaca ve annesi Sevim Karaca'ya bildirildi. Umut adında bir oğlu bulunan Uzman Çavuş Ramazan Karaca'nın cenazesi babasının da yattığı Yenice Mezarlığı'na defnedildi.
Hürriyet


Bylock'suz Tarama
Hükümet Büyükelçi Andrey Karlov suikastından sonra istihbarat birimlerinin devlet kademesindeki kripto FETÖ'cülerle ilgili çalışmasını hızlandırdı. Polis Mevlüt Mert Altıntaş'ın suikastından önce başlayan tarama, kritik görevlerdekiler üzerinde yoğunlaştırıldı. İstihbarat birimleri, bu kez kripto FETÖ'cülerin ortaya çıkarılmasıyla ilgili bir çalışma başlattı. İlk tarama kritik görevlerdeki isimler üzerinden sürüyor. Son yıllarda hızla yükselen ancak FETÖ'cülerin okul, banka veya ByLock gibi sistemlerini kullanmayan, istihbarat, asker, emniyet ve bakanlıklarda üst düzey görevleri olan, özellikle de özel kalem, koruma, üst düzey bürokratların geriye doğru çapraz taranması yapılıyor. Bir hükümet yetkilisi, "Kriptoları ortaya çıkarmak için kullandığımız farklı teknikler var. Çok uzak ve dolaylı bağlantılı ilişkilerine de bakılıyor" dedi. Bu kişilerin en az 10-15 yıllık geçmişleri, aile, akraba, arkadaş ilişkileri, kullandığı mekânlar mercek altına alındı. Bunun dışında yapılan diğer kripto incelemesinin de şüpheli isimler üzerinden gittiği belirtiliyor. Genel taramanın dışında, hakkında ihbar olan veya istihbarat birimlerinin özel olarak incelenmesini istediği kişilerin araştırıldığı ifade ediliyor. Ancak ihbar olmaması durumunda, suikastçı polis Altıntaş gibi sistemin en altında olan ve dikkat çekmeyen isimlere ulaşmanın güçlüğü de vurgulanıyor. Büyükelçi Karlov suikastında, hareket noktasının bir ay önce Fetullah Gülen'in örgüt mensuplarının gerekirse ölümü bile göze almalarına ilişkin mesajlarının etkili olduğu öne sürülüyor. Altıntaş'a talimatı kimin veya kimlerin verdiği araştırılıyor. Hükümet, bu tür eylem yapan kişilerin, talimat almadan da gelen mesajla eyleme geçme olasılığı da göz önünde bulunduruluyor.
Hürriyet

'Önemli Kanıtlar Var Fetö Bağlantısı Net'
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Siirt Valiliği girişinde şeref defterini imzaladıktan sonra basın açıklaması yaptı. Andrey Karlov suikasti ile ilgili konuşan bakan Bakan Soylu, "Rusya büyükelçisi Andrey Karlov'a yönelik olarak gerçekleştirilmiş olan alçak saldırıya kadar, 7 Haziran seçimlerine kadar süre gelen ve aslında tek bir çizgiyi takip eden aynı yönetmen tarafından sahnelenen bir tiyatronun son perdelerini olduğunu söylemek istiyorum. PKK, FETÖ ve DEAŞ ise sadece bu tiyatronun sahnedeki aktörleridir. Bakan Soylu, çok önemli delilere ulaştıklarını belirterek, "Elim terörist eylem sonucu ülkemizin emanetinde olan Rusya Federasyonu Büyükelçisi Andrey Karlov ile ilgili sizin vasıtanızla kamuoyuna paylaşmak isterim. Andrey Karlov'un bir terör eylemi neticesinde katledilmesi olayının soruşturmasının devam ettiğini ve çok ayrıntılı, çok önemli bilgilere ulaştığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Soruşturma çok yönlü devam ediyor. Rusya Federasyonu'n gönderdiği görevlilerle birlikte emniyet mensubumuz, savcımız gerekli çalışmaları tüm titizlikle ortaya koyuyor. Şunun altını çizmek isterim ki sorumlu bir işbirliği gerçekleştiriliyor. Gelinen nokta ile ilgili çok ayrıntılı bir değerlendirme yapmam gerek soruşturmanın selameti açısından, gerek soruşturmanın ulaşacağı nokta açısından çok faydalı olmadığını belirtmek isterim; ancak hem ülke için hem ülke dışı tüm bağlantılara ulaşılmaya çalıştığını kamuoyu ile paylaşmak isterim" dedi. Öldürülen teröristin FETÖ bağlantısının çok net ortaya çıktığını aktaran Bakan Soylu, şunları söyledi: "Bir nokta çok net, teröristin FETÖ ile ilişkisi açık olarak görülüyor. Ve teröristin çocukluğu anından itibaren görev alanı dahil olmak üzere nasıl bir hayat çizgisi ortaya koyduğu çok net ve açıktır. Son bir buçuk yıldaki farklı bağlantılar oluşturma hedefi ve bir takım saptırma hedefi yapılan soruşturmada açık bir şekilde belirlenmektedir. Hedef saptırma konusunda ortaya koymaya çalıştıklarının ne kadar da eğreti durduğu çok nettir. Bizim görevimiz tüm bu olayları açığa çıkarabilmek, başta Rusya Federasyonu'na, dostumuz olan Rus halkına sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Soruşturmanın ilerleyen sefahatinde bu konuyu detayı ile olgunluğa eriştiğinde sizinle paylaşacaktır."
Vatan

'Şehit Vermeyi Göze Almazsak Bu Topraklar Bize Vatan Olmaz'
Mili Savunma Bakanı Fikri Işık, Kocaeli'nin Gölcük İlçesi'nde 'sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Işık en az şehit ve gazi vererek operasyonları tamamlamak istediklerini belirtti. Bakan Işık'ın açıklamalarından satır başları şöyle: "Birinci önceliğimiz ülkemizin huzuru ve güvenliğidir. Ülkemizin huzuru ve güvenliği gerektirdiği için bugün El Bab'ta operasyon yapıyoruz. Özgür Suriye ordusuyla oradan Türkiye'ye yönelik bir tehdidi bertaraf etmek için mücadele ediyoruz. Ülkemizin güvenliği gerektirirse elbette başka operasyonları da hiç çekinmeden yaparız. Önemli olan Türkiye'ye yönelik tehdidin nereden gelirse gelsin kaynağında yok etmek, imha etmektir." "Bütün bunları yaparken elbette zor bir süreçten geçtiğimizin de farkındayız. Şehitler veriyoruz. Canımız yanıyor, ciğerparelerimizi toprağa veriyoruz. 4-5 bin yıllık devlet geleneği olan bir milletin evlatları olarak gerektiğinde hür ve bağımsız yaşamak için şehit vermeyi göze alamazsak bu topraklar bize ilelebet vatan olmaz. En az şehit ve gazi vererek bu noktada operasyonları tamamlamayı hedefliyoruz. Bizim ne Suriye'nin, ne de bir başka ülkenin tek karış toprağında gözümüz yok. Ama hiç kimse de bölgemizde gelişen olaylara Türkiye'nin kayıtsız kalmasını beklemesin."
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,5138-3,5205
Euro: Euro 3,6720-3,6797
Sterlin: 4,3142-4,3235
Gram Altın: 127,8797-127,1869

Panzehir Yatırım
Dış Ekonomik İlişkiler (DEİK) Genel Kurulu dün DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan'ın ev sahipliğinde gerçekleşti. Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdağan, Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek, Nurettin Canikli, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, YASED Başkanı Ahmet Erdem katıldı. Önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, işadamlarına, "Yatırım yapın. Türk Lirası'na geçin, üretin, ihraç edin, istihdam sağlayın. Çünkü bize saldırıların, zerk edilmeye çalışılan zehrin panzehiri bunlardır" diye seslendi. Türkiye'yi 2023 yılında 1 trilyon dolar dış ticaret, 2 trilyon dolar milli gelir ve dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirme hedefine ancak birlikte çalışarak ulaşabileceğini belirten Erdoğan, milletin zor günlerde ülkesi için fedakarlık yapan işadamlarını unutmayacağının altını çizdi. Erdoğan, "Türkiye'nin ekonomisine yönelik saldırıların boşa çıkmasında devletle birlikte işadamlarına da önemli görevler düşüyor. Bu kritik dönemde yatırımlarını, projelerini, gayretlerini erteleyen herkes benim nazarımda ekonomimize saldıranlarla aynı saftadır. Hükümetimiz, iş dünyamıza esnaf, sanatkarlarımıza vergi ve sicil affından kredi kolaylığına kadar pek çok ilave destek verdi ve devam edecek. İş dünyamızdan tek beklentimiz, ekonominin çarklarını hızlandırması, piyasayı hareketlendirmesidir. Çünkü yaşanan sıkıntının en önemli sebebi herkesin bekleme durumuna geçmesidir. Bu bakımdan 'milli seferberlik' diyorum. Benim 'milli seferberlik' dediğim olay, 'eline silahını al, sokağa çık' bu değil. İşte 'milli seferberlik' bu. Ekonomiye yönelik saldırıları işte bu hava besliyor. Bugün sınırlarımız içinde ve dışında terör örgütleriyle nasıl canhıraş mücadele içindeysek, ekonomimize saldırılar karşısında da aynı kararlılığı göstermek mecburiyetindeyiz. Terörle mücadelede canını koyan yiğitler, sermayesini ortaya koyanlara örnek olmalıdır" ifadelerini kullandı. Sürekli faizin düşürülmesinden bahsettiğine dikkati çeken Erdoğan, "Faizin düşmesi lazım, yine söylüyorum. Niye? Girişimcinin önünü açmamız için. Girişimci yatırımı yapacak ki istihdam, üretim, rekabet olsun" ifadelerini kullandı. 15 Temmuz'dan bu yana 12 milyar dolar bozdurarak milletin ülkesine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Orada da oyun oynayacaklardı. Milletimiz elinde ne var ne yok bozdurdu. Piyasaya sürdü" dedi.
Hürriyet

'Şimdi Vals Zamanı'
Türkiye'nin 500 Büyük Hizmet İhracatçısı Ödül Töreni dün gece gerçekleştirildi. Başbakan Binali Yıldırım törende ihracatçılara seslendi. İhracatçılara her türlü desteği her şart altında vermeye devam edeceklerini ifade eden Binali Yıldırım, "Bizim karşılaştığımız sorunların onda biriyle karşılaşan ülkeler havlu atıyor, hayat duruyor ama Türkiye çok şükür zorluklarda pişe pişe, tecrübe kazana kazana hem ayakta kalmaya devam ediyor hem de yere düşen muhtaç, ihtiyaç sahibi milyonlarca insana da sahip çıkıyor. Türkiye'nin farkı da bu" diye konuştu. Zor şartlarda bile etraftaki sorunlara, pazar daralmasına, küresel ticaretin de büyümesinin azalmasına rağmen ihracatta büyük iş başarıldığını, bir mucize gerçekleştirildiğini belirten Yıldırım, "Bu sene bütün her şeye rağmen miktar olarak artmamız var, parasal olarak da az da olsa artmamız olacak. Öyle öngörüyoruz. 2017 bundan daha güzel olacak. Hiç karamsar olmaya lüzum yok. Bunlar, Türkiye'nin aydınlık geleceğinin sancılarıdır, doğum öncesi sancı gibidir" ifadelerini kullandı. 14 yılda 1 Türkiye'nin 3 Türkiye yapıldıysa bunun arkasında güven ve istikrar yattığına dikkat çeken Başbakan Binali Yıldırım şunları söyledi: "Bunu kalıcı hale getirmemiz lazım. Kimin geleceği önemli değil. İstikrar ve güven kalıcı olsaydı her 10 yılda kazandığımızı bir sonraki 10 yılda kaybetmezdik. Ne oluyor? Mehter gibi iki ileri bir geri. Tamam eski dönemde fetih yaparken bu lazım, yorulmadan gitmek lazım ama şimdi zamanı, açığı kapatmamız lazım. Şimdi vals ederek gitmemiz lazım. Hızlı gitmemiz lazım." Türkiye'nin sağlıkta küresel anlamda her ülkenin bir anlamda gıptayla baktığı, örnek alacağı bir dönüşümü gerçekleştirdiğini anlatan Yıldırım, Avrasya Tüneli'nin dünyada 'yaprak kıpırdamadığı', yatırımların durduğu bir dönemde, devletin kasasından para harcamadan yapıldığını belirtti. Yıldırım, "Tünelden geçiş 30 bin olmuş. 60 bin oldu mu garantisi bitiyor. Üstünü de paylaşacağız değil mi? Mızıkçılık yok. Yukarı çıktı mı farkını paylaşıyoruz. Ne güzel iş. İşi yaptır üstüne de para kazan" dedi.
Hürriyet

Dolarda Krıtik Seviye 3.50 Tl
Yıl sonu yaklaşırken sermaye piyasalarında hisse bazlı hareketlilik sürüyor. Ancak döviz kurları ve gösterge faiz oranlarında yükseliş ivme kaybetmekle birlikte geri çekilmeler sınırlı. Para piyasaları sermaye piyasalarına göre daha sakin. Döviz kurlarındaki yükselşin ivme kaybetmesinde gelişen ülke para birimlerinin ABD dolarına karşı biraz değer kazanmasının etkisi var. Rusya büyükelçisine suikast ve terör eylemleri, Suriye kaynaklı gelişmeler, döviz kurları, doları ve tahvil faizlerinin seyri, dış piyasalar, anayasa değişiklik paketine odaklanan siyaset, petrol fiyatları öne çıkan gündem konuları. Dolar ve faiz oranları ile döviz kurlarındaki gelişmeler dışında diğer gündemin bu aşamada piyasalar üzerindeki etkisi zayıf. Zor gündem ve beklenti eksikliğine rağmen borsada yılı iyi kapatma çabası devam ediyor. Kasım ayını satışla geçiren yabancı yatırımcıların aralık ayının ilk iki haftasında özellikle hisse senetlerinde bir miktar alıcılı olmalarının borsada yaşanan olumlu havada payı var. Önümüzdeki hafta noel nedeniyle yabancı yatırımcılar piyasalarda daha az görünebilir. Dow Jones (ABD) başta olmak üzere gelişmiş ülke borsalarında ABD başkanlık seçimi sonrası başlayan yükseliş hareketleri sürüyor. Borsa İstanbul'un da son günlerde çıkış hareketinin zayıflaması ve "patinaj" görünümü vermesine rağmen dışarıya uyum sağlamaya çalıştığı görülüyor. Ancak iyimserlik yerini daha temkinli görünüme bırakmış durumda. Dolar/TL kurunda yatay seyir hakim, geri çekilmeler sınırlı. 3.50 ilk destek olarak görülürken bu seviyenin üzerinde çıkış trendi sürebilir. 3.50 seviyesinin altında ise kâr satışlarının etkisiyle 3.45 ve 3.40 ve 3.34 sonraki tutunma noktaları. İlk dirençler 3.53-3.55 seviyelerinde. 3.55 seviyesinin üzerinde çıkışın devamıyla birlikte sonraki dirençler 3.59-3.60 seviyelerinde. Kâr satışlarına rağmen çıkış hareketi gücünü koruyor.
Hürriyet

'Yerli Paraya Geçerek Oyunlarını Bozacağız'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 30. Genel Kurulu'na katılarak yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisiyle ilgili gelişmeleri paylaşarak, daha önce halka ve yatırımcıya yaptığı 'TL'ye geçme' çağrısını yineledi. Erdoğan, "Ülkesini ve milletini savunmak için en kıymetli varlığını, canını ortaya koyan yiğitler, aynı amaç için sermayesini kullanması gerekenlere örnek ve ibret olmalı" ifadelerini kullandı. Bu anlamda ekonomiye 'döviz üzerinden bir saldırı olduğunu' vurgulayan Erdoğan, "Bazılarının benim bu çağrılarımı istihza ile karşıladığını biliyorum. Halbuki ortada 1994 krizinden beri yaşadığımız bir hakikat var. Birileri döviz spekülasyonuyla ekonomimize yön vermeye çalışıyor. Bu spekülasyonun gerisinde hiçbir rasyonel ekonomik sebep yoktur. Amaç, siyasi operasyonlara zemin hazırlamaktır. Bakın aynını komşu ülkelerde de yapıyorlar. İşte Rusya, Çin, Azerbaycan. Buralarda da yapıyorlar ama bu oyunları biz bozacağız. Bunu bozmak için de inşallah yerli paraya geçmek suretiyle bu adımları atacak ve kur baskısını inşallah bu ihracatta, ithalatta üzerimizden silkeleyip atacağız" diye konuştu. 'Zehrin panzehiri' 14 yıllık ekonomik veriler göz önüne alındığında 'şu anda bir durgunluk var' açıklamasını yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun büyük ölçüde küresel ekonomik krizin etkisiyle oluştuğunu söyledi. Erdoğan, "15 Temmuz darbe girişimini takip eden günlerde şayet milletimiz 12 milyar dolar bozdurarak ekonomisine sahip çıkmasaydı, aynı oyun orada da oynanacaktı ama bu millet sıradan bir millet değil" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde kurda yaşanan dalgalanmaya karşı daha önceki saldırılarda aldıkları tedbirler gibi kararlı ve sabırlı bir duruş ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını anlatarak, "İşte bu sebeple ben yatırım yapın diyorum. Türk Lirası'na geçin, üretin, ihraç edin, istihdam sağlayın diyorum. Çünkü bize zerk edilmeye çalışılan zehrin panzehiri bunlardır" dedi. Salona girerken bir işadamının kendisine "100 milyon dolar bozdurduk, TL yaptık" dediğini aktaran Erdoğan, "Mesele budur. Yatırımlarımızı TL ile eğer yapıyorsak, yapacak olursak, evelallah bu ülkenin kimse belini kıramaz. Zaten kıramayacaklar ben buna inanıyorum. Bundan şüphem yok" ifadesini kullandı.
Milliyet

Belgesiz Çalışan İşçide Son 1 Hafta
Bacacıdan sıvacıya, inşaat boyacısından otomotiv montajcısına kadar tehlikeli ve çok tehlikeli 40 meslekte Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan işçi bir hafta sonra çalıştırılamayacak. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6645 Numaralı Kanun ve bu konudaki Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tebliği uyarınca belge sahibi olmayan işçileri çalıştırmaya ısrar eden işverenlerin, belge sahibi olmayan işçi başına yaklaşık 500 lira ceza ödemesi gerekecek. Mesleki Yeterlilik Kurumuna akredite belgelendirme merkezleri de çalışanları mesleki yeterlilik belgelerini temin etmeleri, işverenleri de ceza konusunda uyarıyor. Safir İnsan Kaynakları Danışmanlık, İstihdam ve Belgelendirme Hizmetleri Limited Şirketi (SABEMER) Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Öztanık, Mesleki Yeterlilik Belgesinin 40 meslek kolunda ustalık belgesiyle eş değer geçerliliğe sahip olduğunu bildirdi. Öztanık, "Uygulama açısından en fazla belgelendirme ihtiyacı inşaat sektöründe. Tüm müteahhitleri bilgilendirdik. 'Yıl sonu belgelendirme mecburiyeti var' diye kapılarını çaldık, sonra taşeronlara ve alt taşeronlara indik. Şimdi yeni yeni belgelendirme için başvurmaya başlandı. Herkesi bilgilendirmek adına söylüyorum; Mesleki Yeterlilik Belgesi konusunda acele edin, yumurta kapıya dayanmak üzere" dedi. Öztanık, Türkiye genelinde kamu otoritesinin ilan ettiği zorunluluğa henüz yeterli ilginin gelmediğini belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye genelinde ilk etapta tehlikeli ve çok tehlikeli meslekler sınıfına giren ve 1 Ocak 2017 tarihi itibarıyla Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu gelen mesleklerde çalışan kişi sayısı 500 bin ve an itibarıyla 100 bine yakın belgelendirme yetkili kuruluşlarca tamamlanmıştır." Öztanık, mevsim itibarıyla inşaat sektörünün yüzde 20-30 kapasite ile çalıştığı bu dönemin iyi değerlendirilmesi gerektiğini, birkaç ay sonra sektörün yüzde 90 kapasiteye ulaştığında, mevsimlik işçiler ile sektördeki çalışan sayısında büyük artış olacağını ve belgelendirme faaliyetlerinde sıkıntı yaşanacağına dikkati çekti. İsmet Öztanık, SABEMER'e en fazla Anadolu şehirlerinden başvuru geldiğini de kaydetti.
Vatan

189 Liralık Telefon Bilin Ki Kayıt Dışıdır
Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş Adamları Derneği (MOBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Ekşi, yeni yılla birlikte kur kaynaklı zamlar ve Özel Tüketim Vergisi'ndeki (ÖTV) olası artışın etkisiyle cep telefonu fiyatlarında ciddi yükselişlere şahit olunacağını ileri sürdü. Ekşi, "Bu durum telefon satışlarında düşüşe ve zaten çok yüksek rakamlarda seyreden kayıt dışı işlemlerde ciddi artışlara sebep olacak. Oysa vergi oranlarında artış yerine, yapılacak düzenlemelerle kayıt dışı ticarette yaşanan ÖTV ve KDV kaybının önüne geçilerek, 2016 yılındaki cep telefonu satışlarından elde edilenden, 3-4 milyar lira daha fazla vergi toplanması, vergi oranlarını azaltarak dahi mümkün görünüyor" diye konuştu. Ekşi, bu yılın başında 40 liralık ÖTV zammıyla geçen yıl 120 lira artı KDV olan minimum ÖTV tutarının 160 lira artı KDV olmak üzere 188.8 liraya yükseldiğini hatırlattı. Ekşi, şöyle konuştu: "Bu, vergisiz fiyatı 1 lira olan bir telefonun KDV ve ÖTV ile 189.98 liranın altında satılamayacağı anlamına geliyor, ama bu yıl yazılı ve görsel basında 189 liranın altında satılan çeşit çeşit telefon gördük. Bu da ciddi bir vergi kaçağı yaşandığının aleni kanıtıdır. Geçen yıl da uyardık, yeniden uyarıyoruz, eğer müdahale edilmezse vergi kaçağı geçen yılın da üzerine çıkacak ve hedeflenen vergi gelirine ulaşılamayacağı gibi kayıtlı ve kayıt dışı iş yapanlar arasında ciddi bir haksız rekabet oluşacak. Uygulanması muhtemel ÖTV zammı, istenilen sonuçları vermektense maalesef kayıt dışı iş yapanların ekmeğine yağ sürecek. Bu tip zamlar, özellikle ekonomik segmentteki telefonların daha yüksek oranda etkilenmesine sebep oluyor. Bu segmentte cihaz almayı planlayan tüketiciler, 2017'de ne yazık ki daha fazla bütçe ayırmak zorunda kalabilirler."
Vatan

DÜNYA

Netanyahu'yu Kızdıran Kare
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 23 Aralık tarihli oturumunda İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü yerleşim inşası faaliyetlerini "derhal ve tamamen" durdurmasını öngören 2334 Sayılı BMGK karar tasarısının daimi üye ABD'nin çekimser kalmasıyla kabulünün yankıları sürüyor. İsrail hükümeti karara çok sert tepki gösterdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail bu utanç verici karar tasarısını reddediyor ve bunun hükümlerine uymayacak. İsrail, ABD başkanlığına seçilen Donald Trump, ABD Kongresi'ndeki Demokrat ve Cumhuriyetçi dostlarıyla çalışarak bu absürt kararın zarar verici etkilerini gidermeyi dört gözle bekliyor" ifadelerini kullandı. Görevi 20 Ocak'ta Cumhuriyetçi Partili Donald Trump'a devredecek olan ABD Başkanı Obama'yı da eleştiren Netanyahu, "Obama yönetimi sadece İsrail'i BM'deki bu gizli planlara karşı korumada başarısız olmadı, perde arkasında işbirliği de yaptı" dedi. Açıklamada, Netanyahu'nun İsrail'in Yeni Zelanda ve Senegal büyükelçilerini istişarede bulunmak için ülkeye geri çağırdığı bilgisi verilerek, Senegal Dışişleri Bakanı'nın planlanan İsrail ziyareti ile Tel Aviv yönetiminin bu ülkeye yönelik tüm yardım programlarının iptal edildiği duyuruldu. Tasarıyı hazırlayan diğer ülkeler Malezya ve Venezuela'nın ise İsrail ile diplomatik ilişkisi bulunmuyor. Şimdiye kadar BMGK'da İsrail'e yönelik eleştirilerin karşısında duran ve 2011 yılında İsrail'in yasa dışı yerleşim birimlerini kınayan karar tasarısını veto eden ABD, bu konuda ilk defa çekimser oy kullanmış oldu. Bununla birlikte ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump ise BMGK'daki oylamaya atıf yaparak Twitter'dan paylaştığı mesajda, "BM'ye gelince 20 Ocak'tan sonra işler farklı olacak" dedi. Trump, Kudüs'ün İsrail'in başkenti olmasını tanıyacağını açıklamıştı. Dışişleri'nden yapılan açıklamada ise İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerinin hukuka aykırı olduğunu kayıt altına alan bu kararın memnuniyetle karşılandığı belirtildi.
Hürriyet

Pkk'yı Uyardı
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başbakanı Neçirvan Barzani, Duhok Amerikan Üniversitesi'nde düzenlenen "Bağımsızlık Sonrası Kürdistan Konferansı"nın ardından Al-Monitor haber sitesinden Amberin Zaman'a konuştu. Terör örgütü PKK'nın Sincar (Şengal) bölgesinden çıkması gerektiğini vurgulayan Barzani, gerekirse güç kullanılabileceğini söyledi. Al Monitor'un "IKBY Başbakanı: Irak Kürtlerinin bağımsızlığı İran için bir kırmızı çizgi, Türkiye için değil" başlığıyla yayınladığı röportajda Barzani, olası bağımsızlıktan, Türkiye ile ilişkilere kadar birçok konuda soruları yanıtladı. Sincar: Barzani, "Sincar'daki Ezidi halkının yaşadığı felaket sırasında, onları korumak ve güvenliğini sağlamak için Rojava güçleri, yani PYD'nin oynadığı değerli rolü memnuniyetle karşılıyoruz. PKK'nın Sincar'daki varlığı bölgede istikrarsızlığa sebep oluyor. Sincar'ın yeniden inşa edilememesinin sebeplerinden biri de PKK'nın oradaki varlığıdır. Sincar halkı geleceğinden emin değil, bu yüzden kente geri dönmüyor. Çünkü geri döndüklerinde neyle karşılaşacaklarını bilmiyor. PKK'nın şunu anlaması lazım; halkın yararı için bölgeden çıkması gerekiyor" diye konuştu. Ellerinde başka kartlar olduğunu söyleyen Barzani, "Eğer PKK, Sincar'da kalma ısrarına devam ederse güç kullanırız imasında mı bulunuyorsunuz" sorusuna "Evet" yanıtını verdi. Barzani olası bağımsızlık girişimiyle ilgili de şunları söyledi: Bağımsızlık: "Kürdistan'ın bağımsızlığının bölgede istikrara katkıda bulunacağına inanıyoruz. Bağdat ile aynı modelde devam edemeyiz Irak'taki Kürtler Arap Irak'a entegre olmadı Eğer Bağdat ile görüşmeden ya da herhangi bir diyaloğa girmeden bağımsızlık ilan edersek bağımsızlığımız uygulanabilir olmaz. Onlara nihayetinde hedefimizin bağımsızlık olduğunu söyledim Bağımsız Kürdistan'ın çekim merkezi olacağı endişelerine gelince, Türkiye'deki Kürtlere bakın. Güneydoğudaki Kürtler, İstanbul, İzmir, Mersin'e gidiyor. Irak Kürdistanı'na yerleşmiyorlar" Türkiye: "Günün sonunda, Türkiye bağımsızlık konusunda diyaloğa girmemiz gereken ülkelerden biri" diyen Barzani, henüz bu konuda resmi bir temasları olmadığını ancak 2017'de gündeme getirmeyi planladıklarını söyledi. Başta Türkiye için konunun bir kırmızı çizgi olduğunu belirten Barzani, "Ancak diyaloğu başlatmak, bizleri dinlemeleri için bir imkan olduğuna inanıyorum" ifadesini kullandı. "Türkiye'nin Bağdat'tan bağımsız olarak petrol ihraç etmesine izin vermesi bu değişimin bir işareti mi" sorusu üzerine Barzani, "Bu tabii ki çok büyük bir gelişme. Türkiye'nin buna izin vermesi bizim tahayyülümüzün ve tüm beklentimizin ötesinde" yanıtını verdi. İran: Olası bir bağımsızlığı İran ile de görüşmek zorunda olduklarını belirten Neçirvan Barzani, ancak daha görüşmeden Tahran'ın aksi yönde karar verdiğini belirtti. Al Monitor'e göre, Barzani, bağımsızlık görüşmelerinin Türkiye için değil, İran için bir kırmızı çizgi olduğunu kaydetti.
Hürriyet

Danimarka Deaş'lılara İşsizlik Yardımı Yapmış
Danimarka'da yayımlanan Ekstra Bladet Gazetesi, Danimarka hükümetinin DEAŞ için savaşan militanlara yaptığı işsizlik yardımı ödemesinin 'kendilerine geri ödenmesini' istediğini yazdı. Örgüt adına savaşmak için ülkeden ayrılan en az 36 militana aktarıldığı belirtilen fonların, 34 DEAŞ'lı tarafından belediye yetkililerinden nakit olarak alındığı, 2 militanın ise özel devlet yardımı fonlarından yararlandığı belirtiliyor. Belediyeler ve fonlar, 29 militandan yanlışlıkla dağıtılan yardımları geri talep ederken, diğer 7'sinin muhtemelen öldürülmüş olduğu tahmin ediliyor. Danimarka Istihdam Bakanı Troels Lund Poulsen, konu hakkında 'harekete geçme' sözü verdi. Poulsen, gazeteye yaptığı açıklamada, "Bu tamamen kabul edilemez ve utanç verici. Durdurulması gerekiyor. Bir DEAŞ savaşçısı olmak için Suriye'ye seyahat ederseniz, açıktır ki hükümetten yardım alma hakkınız yok" dedi.
Haber Türk

Berlin Saldırısı Aşırı Sağa Yaradı
Almanya'nın başkenti Berlin'de pazartesi günü düzenlenen terör saldırısının ardından hazırlanan seçim anketinde, aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin oyları beş günde yüzde 2.5 arttı. Bild gazetesindeki ankette saldırıdan önceki hafta AfD'nin oy oranı yüzde 13 seviyesindeyken, partinin oy oranı 5 gün sonra düzenlenen ankette yüzde 15.5'e çıktı. Göçmen karşıtı AfD'nin bu oy oranıyla son bir yıldaki en yüksek seviyesine çıktığı belirtiliyor. Berlin saldırısını işleyen Anis Amri'nin Almanya'ya sığınma başvurusunda bulunduğu, başvurunun reddedilmesine karşın ülkeden gönderilmediği ortaya çıkmıştı. Ankette, Şansölye Angela Merkel'in partisi Hırıstiyan Demokrat Birliği (CDU) yüzde 1.5 oy kaybederek 31.5 seviyesine geriledi. TIR'la Noel pazarına dalarak öldüren Amri'nin hayat hikâyesindeki bilinmeyenler yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Arap Baharı'nın başladığı 2011'de Tunus'u terk eden Amri'nin bindiği teknenin alabora olması sonucunda denizden kurtarıldığı öğrenildi. Sicilya adasında bir mülteci evine yerleştirilen Amri, kaldığı yeri ateşe verdikten sonra 4 sene hapis cezası almıştı. Hapiste radikalleştiği belirtilen Amri, İtalya'dayken Tunus vatandaşı olduğu ispatlanamadığı için sınırdışı edilemedi. Öte yandan, Tunus dün Amri ile bağlantı içinde olduğu şüphesiyle 3 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan kişiler arasında Amri'nin yeğeninin de bulunduğu belirtildi.
Milliyet

Obama'nın Rövansı Filistin'e Yaradı
ABD'nin mevcut başkanı Barack Obama, görevi Donald Trump'a teslim etmeden önce, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) İsrailin Filistin topraklarındaki yasa dışı tüm yerleşim faaliyetlerini 'derhal ve tamamen' durdurmasını talep eden kararı konusunda çekimser kalarak Tel Aviv yönetimine cezayı kesti. Washington yönetimi, tasarıyı veto etmeyerek Trump'a Yahudi lobilerinin desteğini, Israil Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Filistin ile barış konusundaki gönülsüz tavrını ve Israil'in DEAŞ'a karsı kurulan koalisyonda yer almamasını cezalandırdı. Karara İsrailli yetkililerle birlikte tepki gösteren ABD'nin yeni Başkanı Trump Twitter'dan yayınladığı mesajında "BM'ye gelince, 20 Ocak'tan sonra isler farklı olacak" ifadesini kullandı. Amerika Siyonist Örgütü Başkanı Morton Klein ise "Obama Yahudi düşmanı bir antisemit olduğunu kanıtladı" dedi. Washington yönetimi 2011'de BMGK'ya gelen benzer bir tasarıyı veto etmişti. New York'taki konuşmasında "Barış BM tasarılarıyla gelmeyecek" diyen Obama, Filistin ile Israil'in barısı müzakere yoluyla sağlaması gerektiğini vurgulamıştı. Obama'nın son hamlesini 'rövans' olarak değerlendiren Haaretz yazarı Chemi Shalev'e göre, Abbas yönetimiyle diyaloga zorladığı Benyamin 'Bibi' Netanyahu'nun, görüşmeleri devam ettirmek yerine Filistin topraklarına Yahudi yerleşimini hızlandırması stratejisine geçmesi ABD'yi kızdırdı. Shalev'in aktardığına göre, kabul edilen mevcut tasarı Filistinli ve Mısırlı yetkililerin bir ay önce Washington'da bir araya getirilmesiyle hazırlandı. Israil'in işgali altındaki Filistin topraklarında yasa dışı tüm yerleşim faaliyetlerini 'derhal ve tamamen' durdurmasını talep eden karar, BMGK'da ABD'in ilk kez çekimser oy kullanılması ile kabul edilmişti. Mısır tarafından çarşamba günü BMGK'ya sunulan daha sonra yine Mısır'ın talebi üzerine ertelenen oylama, bu sefer karar tasarısına destek veren Yeni Zelanda, Malezya, Venezuela ve Senegal tarafından BMGK'ya getirilmişti. Tasarı BMGK üyesi 15 ülkenin 14'ünün 'evet' oyuyla onaylanmıştı. 1979'da da BMGK Israil'in Filistin'deki toprak işgaliyle ilgili karar almış, o oylamada da ABD çekimser kalmıştı.
Star

Abd'ye Sığındı
Afganistan'ın ilk kadın pilotu olarak tarihe geçen ve 2015'te eğitim için ABD'ye gönderilen Niloofar Rahmani, ülkesine geri dönmek istemediği gerekçesiyle ABD'ye sığınma talebinde bulundu. Afganistan'dan çok sayıda ölüm tehdidi aldığını söyleyen 25 yaşındaki pilot, "Ülkemde uçmayı çok isterdim ama orada hayatım tehlikede. Bu nedenle de yaşamımı ABD'de sürdürmek istiyorum" dedi. Taliban karşıtı görüşleriyle bilinen Rahmani, ülkesinde korku içinde yaşamak istemediğini belirterek, "Pilot olmak en büyük hayalimdi. Bunu da dünyanın en radikal görüşlü ülkelerinden birinde gerçekleştirdim. Ülkeme hizmet etmek isterdim ancak oraya dönmeye çok korkuyorum" ifadelerini kullandı. 18 yaşında Afganistan Hava Kuvvetleri'ne girmeyi başararak bir ilki gerçekleştiren Rahmani, pilotluk eğitimini geliştirmek için ABD'ye gönderilmişti.
Vatan

POLİTİKA

Gerçekse Zebanileri Yakın
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 'Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 13. dönem eğitim faaliyetlerinin tamamlanması nedeniyle genel merkezde düzenlenen sertifika töreninde yaptığı konuşmada, "Sosyal medyada dolaştırılan ve iki askerimizin yakıldığını gösteren vahşet temalı video eğer doğruysa, eğer bu canilik yapılmışsa, IŞİD'in içte ve dışta tüm eli kanlı teröristleri son ferdine kadar yok edilmelidir. El Bab, bu şerefsiz zebanilerin tepesine yıkılmalı, alayı birden yakılmalıdır" dedi. Bahçeli özetle şunları söyledi: "Türkiye'nin 24 Ağustos'ta başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı kesinlikle zaferle taçlanmalıdır. Irak ve Suriye'yi mesken tutmuş terör örgütleri Türkiye'nin bekasını ileri düzeyde tehdit etmektedir. El Bab'dan elimiz boş dönersek, Diyarbakır'ı riske atarız, Ankara'yı tehlikeye sokarız. ABD, seçim ve tercihini gecikmeden, geciktirmeden yapmalıdır. Ya Türkiye Cumhuriyeti, ya terörizmin kanlı niyeti. Sosyal medyada dolaştırılan ve iki askerimizin yakıldığını gösteren vahşet temalı video eğer doğruysa, eğer bu canilik yapılmışsa, IŞİD'in içte ve dışta tüm eli kanlı teröristleri son ferdine kadar yok edilmelidir. El Bab, bu şerefsiz zebanilerin tepesine yıkılmalı, alayı birden yakılmalıdır. Bu videonun gerçekle ilişkisi var mıdır? IŞİD'in elinde bulunan askerlerimizin son durumu nedir? Milli vicdanda beliren şüphe ve merak derhal giderilmelidir.
Hürriyet

'Kifayeti Müzakere' Komisyonu Gerdi
TBMM Anayasa Komisyonu'nda Ak Parti'nin 21 maddelik anayasa değişiklik teklifinin tümü üzerinde görüşmeler sürerken, iktidar milletvekillerinden gelen "kifayeti müzakere" (geneli üzerinde görüşmelerin tamamlanması teklifi) önergesi kavga çıkarttı. Komisyonda teklifin görüşmelerine 20 Aralık'ta başlandı. İlk gün anayasaya aykırılık önergeleri üzerine yapılan tartışmaların ardından 21 Aralık'ta teklifin tümü üzerine görüşmelere geçildi. Teklifin tümü üzerine görüşmelerde 20'yi aşkın milletvekili söz almış, 110 civarında milletvekili sırasını beklerken dün akşam Ak Parti'den hamle geldi. Ak Partili üç milletvekilinin imzasıyla teklifin tümü üzerindeki görüşmelerin sonlandırılması için "kifayeti müzakere" önergesi verildi. Önergenin komisyonda okunması öncesi, komisyon üyesi milletvekillerinin dışında parti yönetimi tarafından komisyon çalışmalarında bulunmakla görevlendirilen onlarca Ak Partili'nin bir anda salona akın etmesi dikkat çekti. Komisyon Başkanı Mustafa Şentop önergeyi okudu. Önergenin gerekçesinde, "Bir konu üzerindeki görüşmelerin ilanihaye yapılmasının mümkün olmadığı ve görüşülen konunun vuzuha kavuştuğu" ifade edildi. CHP ve HDP'lilerin itirazları ve önerge üzerine söz talebinde bulunmalarına karşın Şentop, önergeyi oya sundu. Ak Parti'lilerin oylarıyla önergenin kabul edilmesinin ardından da Şentop maddelere geçildiğini açıkladı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve CHP milletvekilleri, bunun üzerine ayağa kalkarak, itiraz etti. Altay, "Geçmişte 4+4+4'te de böyle yapıldı, parlamento tarihinde kara gün olarak yazıldı. Yaptığınız siyasi eşkiyalıktır, gümrükten mal kaçırma mantığıdır" diyerek, teklifin maddelerine geçilmesine karşı çıktı. Ak Parti'li Kemalettin Yılmaztekin, Altay'a laf atarak, yumruğunu birkaç kez masaya vurdu. Bunun üzerine Altay, "Bana lan deme Bana mı diyorsun, senin Allah belanı versin, itoğlu it" diyerek, masadaki plastik suyu Yılmaztekin'e doğru fırlattı. Bunun üzerine Ak Partililer masalarındaki su şişelerini CHP'lilere attı. Ak Parti'li milletvekilleri de Altay'a, "Eşkiya sensin" diye karşılık verdi. Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise herkesten fazla sakin olması gerekenin grup başkanvekili olduğunu kaydetti.
Milliyet

'Asimetrik Saldırı İle Karşı Karşıyayız'
Başbakan Binali Yıldırım, Türk Silahlı Kuvvetleri'nce sürdürülen Fırat Kalkanı Harekâtı'na ilişkin olarak "Fırat Kalkanı başladıktan sonra Türkiye bölgede işin içine tam anlamıyla girdi" dedi. Yıldırım, Suriye'nin Halep kentinden 45 bin kişinin tahliye edildiğini ifade ederek "Türkiye, Halep'te 45 bin insanı ölümden kurtardı. Bırakın sırtımızı sıvazlamayı da olaya dahil olun. Evizimin içini olabildiğince güvenlikli hale getirmeye çalışırken bir yandan da milyonlara kucak açtık. Bize yakışanı yaptık. Pişman değiliz" diye konuştu. İstanbul Dolmabahçe'de kadın girişimcilerle buluşma toplantısında konuşan Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları şöyle: "Burada üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi, ülkemizin bugün karşı karşıya olduğu tehditlerdir. Bu tehditlerin başında ülkemizin birliğinin, beraberliğinin, beka varlığının sağlanmasıdır. Bu bazen göz ardı ediliyor. Türkiye hakikaten büyük bir savaş veriyor. İçeriden değil, dış kaynaklı ama içeride uygulaması yapılan maalesef bir asimetrik saldırıyla karşı karşıyayız. Özellikle son 5-6 yılda Irak'ta, Suriye'deki yönetim boşluğu, otorite boşluğu orada terör örgütlerinin palazlanmasına, terör örgütleri marifetiyle o bölge üzerinde bazı ülkelerin emellerinin gerçekleştirilmesi için güzel bir zemin oluşturdu. Bize bunun zararı var. Zararı ne? Bize bu terör olarak dönüyor. Zaten 40 yıla yaklaşan bir terör sorunumuz var. Bu bölgelerdeki istikrarsızlık bu terör sorununu tekrar canlandırdı." "Terör örgütü ne yapmaya başladı? Artık talimatlarını şöyle veriyorlar; 'Kuralsız, asimetrik saldırılar yapın.' Herkesin elinde ne imkan, kabiliyet varsa onu kullansın, sivil-asker ayrımı yapmayın, ses getiren eylemler yapın.' Şu anda mücadele bu boyutta. Bunun için de gerekli teknik altyapımızı da artırıyoruz, güvenlikle ilgili istihbarat altyapımızı da güçlendiriyoruz. Yani yüzlerce olayı engelliyoruz ama bir tanesini kaçırdığımız zaman hepimizi üzen bir sonuçla karşı karşıya kalıyoruz."
Vatan

SPOR

THY Euroleague CEO'su Jordi Bertomeu, Skorer'e özel bir röportaj verdi ve 16 takımlı düzenin gelecek sezon da devam edeceğini altını çizerken, hedefleri de açıkladı. 'FIBA'nın yaptıkları kabul edilemez' açıklamanızın ardından, Şampiyonlar Ligi'ni kazanan takımın Euroleague'de mücadele etmesinin mümkün olmayacağını söylediniz. FIBA ve Euroleague arasında neler oluyor? FIBA'ya kulüplere, oyunculara ve yetkililere seçim özgürlüğü tanıyana kadar kendileriyle müzakere edebileceğimiz çok az şey olduğunu defalarca söyledik. Şimdiye kadar da düzelme söz konusu olmadı. Hatta Kamil Novak son röportajında yaptırımların süreceğini tekrarladı. Her geçen gün FIBA'nın yaptırım tehditleri artıyor. Kimse kulüplerden, oyunculardan, milli takımlardan ya da yetkililerden temel haklarını alamaz. FIBA buna saygı göstereceğini ifade ettiğinde bir görüşme yapılması daha kolay olacak. Sezon başında sistemde radikal bir değişiklik yaptınız. Siz yeni sistemle ilgili neler düşünüyorsunuz ve şu ana kadar aldığınız geri dönüşler ne yönde? Daha iyi olamazdı. Rekabet formatındaki değişiklik 2011 yılında başlattığımız stratejik planın nihai sonucuydu ve o andan itibaren tüm adımlarımızı kararlılıkla attık. Sezonun henüz üçte birinden biraz fazlasını geride bıraktık ve rakamlar muhteşem. Salonlara gelen taraftar sayısı %30 arttı. Skorlar birbirine yaklaştı. Maçların %28'inde tek bir basket belirleyici olmaya başladı ki geçen sezon bu oran %18'di. İzleyici rakamları da yükseliyor. Dijital platformlarda %50 ile 100 arası, TV izlenme oranlarında %20, sosyal medyada da %130 ila 2000 oranında artış var. Taraftarların geri dönüşü muhteşem. Eski sistemin aksayan tarafları neydi ve neden değişikliğe ihtiyaç duydunuz? Dediğim gibi, bu değişim kendi içimizde aldığımız bir karar değil, kulüplerin birkaç yıl önce kabul ettiği yol haritasının son adımıydı. Şu an en iyi takımları birbiriyle sezonda iki kez buluşturan gerçek bir ligimiz var. Bundan sonra asla, kura çekimi nedeniyle bir kulüp Fenerbahçe, Real ya da CSKA gibi takımları kaçırmış olmayacak. Bu sistem kulüpler, sponsorlar ve televizyonlar için de faydalı. Her değişim zor. Ancak ilerlemek istiyorsanız değişmelisiniz. Tüm sporlar arasında, Avrupa Liglerindeki ilk yenilikçi sistemi biz sunduk. Gelecek sezon için hedefleriniz ne yönde? 16 takımın 24'e çıkması gündemde mi? Sistemi oturtmamız gerekiyor, bu nedenle herhangi bir değişiklik olmayacak. Herkes ligin genişlemesinden bahsediyor ancak bu konuda temkinli olmak zorundayız. Ligi genişletmek için birçok faktörün bir araya gelmesi gerekir. Birincisi, her anlamda organizasyona değer katacak mantıklı projeler yapılmalı. İkincisi, böyle bir durumda oluşacak takvim sorununu da en doğru şekilde ele almamız gerekecek. Ligin mevcut yapısı ancak iki takım takviyesini kaldırabilir ancak fazlası farklı zorluklar çıkaracaktır. Türkiye Euroleague'de 4 takımla mücadele ediyor. Son olarak, takımlarımızla, performanslarıyla ya da Türk taraftarlarla ilgili neler söylersiniz? Türkiye son yıllarda hem rekabet seviyesinin yükselmesi hem de taraftarların katılımıyla çok büyük bir gelişim gösterdi. Taraftarlara, sürekli desteklerinden ötürü minnettar olduğumuzu ve her geçen gün daha iyisini sunacağımızı söylemek zorundayım. Tüm takımlara da hedefleri doğrultusunda bol şans ve başarılı bir sezon diliyorum.
Milliyet

Fenerbahçe'de bir türlü isteneni veremeyen ve Dick Advocaat'ın raporuyla kadro dışı kalan Emmanuel Emenike'nin gönderilmesi için hazırlıklar yapılıyor. Son 3 senedir sürekli olarak sorunlarla gündeme gelen Emenike'nin durumundan sıkılan sarı-lacivertliler elden çıkarmayı planlıyor. Kiralık göndermeye de sıcak bakmayan ve tamamen Nijeryalı yıldızla yolları ayırmayı düşünen Fenerbahçe'de Rusya'dan gelen teklif gündeme alındı. 2011-13 yılları arasında forma giydiği Spartak Moskova'nın yeniden Emenike ile ilgilenmesi önemli bir fırsat olarak ön plana çıktı. Rusya'nın Sportfakt sitesine konuşan tecrübeli yıldızın menajeri Erdem Konyar, Spartak Moskovalı yöneticilerle transfer görüşmesi yapacaklarını doğruladı. Menajer Konyar, "Başkent Moskova'da sezon sonuna kadar kiralık transferi için yarın (bugün) görüşmeler yapacağız" ifadelerini kullandı. Bu arada Fenerbahçe yönetiminin ise 28 yaşındaki golcüyü Spartak Moskova'ya vermek istediği aktarıldı. Sarı-lacivertlilerin herhangi bir bedel istemediği, sadece sezon sonuna kadar olacak maaşının Rus kulübü tarafından karşılanması konusunda ısrar ettiği öğrenildi. Spartak Moskova'nın da bu opsiyona sıcak baktığı, anlaşma halinde Ocak 2017'de imzaların atılacağı dile getirildi. Spartak Moskova, Rusya Premier Lig'inde 17. hafta sonunda 40 puanla liderlik koltuğunda oturuyor.
Milliyet

Lider Medipol Başakşehirspor, Adanaspor deplasmanında berabere kaldı, bir maç eksikle tamamlanan ilk yarıyı zirvede ve namağlup bitirdi: 1-1. 7. dakikada ceza sahası içerisinde sağ çaprazda topla buluşan Mehmet'in sert şutu kaleci Hayrullah'ta kaldı. 21'de Cem'in kullandığı korner atışında kale içerisinde oluşan karambolde topa son dokunan Ramos'un vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Volkan'da kaldı. 31. dakikada Magaye'nin kullandığı korner vuruşunda topu iyi takip eden Ramos'un kafasını kaleci Volkan kornere çeldi. 42'de Mossoro'nun ortasında ceza sahası içerisinde topla buluşan Attamah düzgün bir vuruşla golü kaydetti: 0-1. 52'nci dakikada Adanaspor atağında Cem'in sağdan kale önüne ortasında topa ayak koyan Magaye topu ağlarla buluşturdu: 1-1. 90+5'inci dakikada ev sahibinin atağında Emre'nin vuruşunda kaleci Volkan topu çeldi.
Milliyet

Süper Lig'de ilk devrenin kapanış maçında Gaziantepspor'u ağırlayan Beşiktaş hem Kasımpaşa yenilgisinin yaralarını sardı hem de lider Başakşehir'le puan farkını 1'e indirdi. Şu bir gerçek ki yoğun maç trafiğinden çıkan Kartal mental yorgunluk nedeniyle eski günlerinden uzaktı. Fakat şu aşamada önemli olan güzel futbol değil üç puandı. İlk yarının ilk net pozisyonunu 37'de Aboubakar ile bulan Beşiktaş'ta, Kamerunlu forvetin net fırsatı kaçırması tribündekilerin içine, umutsuzluk aşılamıştır. Fakat Aboubakar'ın 41'de attığı muhteşem gol akıllara şu soruyu da getirdi: O basit golleri atamayan Aboubakar böylesine zor golleri nasıl atıyordu? Bilimsel bir konu mu yoksa uğursuzluk mu, anlamak mümkün değil. Kumaşı çok iyi olan bu oyuncudaki eksiklik, takımdan mı yoksa kendisinden mi kaynaklanıyor; sanırım ligin ikinci yarısında anlayacağız. İkinci yarıda ise Vodafone Arena'da tam bir sessizlik hakimdi. Hem tribünde hem de sahada 61. dakikada Ghilas'ın auta giden şutu gol olsa, bu sessizlik daha da derin olurdu. 68'de Cenk Tosun'un kaleye girmeyen şık vuruşu ile 79'da Oğuzhan'ın kaçırdığı penaltı galibiyeti riske sokuyordu. 90. dakikada gelişen Gaziantep atağında son anda araya giren Fabri bu uyanıklığı yapmasa, Beşiktaş devreyi şok bir sonuçla kapatabilirdi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme