29 Aralık 2016 Perşembe

28.12.2016 Genel Gündem



28.12.2016

GÜNDEM

Kumpasa Niyet Fetö'ye Kısmet
15 Temmuz darbe girişimi akşamı Cumhurbaşkanlığı'na ait Huber Köşkü'nü korumakla görevli özel harekât polislerini götürmedikleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan eski helikopter pilotu 29 polisin yargılanmasına dün İstanbul 22'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Yargılamanın yapıldığı salon, FETÖ'nün 17 -25 Aralık 2013'teki operasyonları öncesinde inşa ettiği, FETÖ soruşturmalarının firari savcısı Fikret Seçen'in de yapımıyla bizzat ilgilendiği, Türkiye'nin en büyük duruşma salonuydu. Ergenekon ve Balyoz davalarının kilit ismi olan ve İstanbul Askeri Casusluk soruşturmasında usulsüz soruşturma yürüttüğü iddiasıyla 24 Kasım 2015'te görevden uzaklaştırılan, aynı gün de yurtdışına kaçan eski özel yetkili savcı Fikret Seçen'in, salonun inşaatıyla bizzat ilgilendiği, kürsüyü 2 kez yıktırıp yeniden yaptırdığı açıklanmıştı. Seçen, sütunları olan kürsüye üçüncüsünde 'Tamam' demişti. Darbecilerin yargılanmasına başlandığı büyük salonlar, Silivri Cezaevi Yerleşkesi'nde, Ergenekon ve Balyoz kumpas davalarının yapıldığı salonun karşısında yer alıyor. Binada büyük salonun dışında, 2 ayrı küçük duruşma salonu daha bulunuyor. 2013 rakamlarıyla 23 milyon TL harcanan ve 14 ay süren inşaat, 17 - 25 Aralık 2013 operasyonlarından 6 ay önce tamamlandı. Salon inşaatı sürerken, Balyoz davasında 21 Eylül 2012'de mahkûmiyet kararı verildi. İnşaatın tamamlandığı Mayıs 2013'te, Ergenekon davasında son savunmalar yapılıyordu. 5 Ağustos'ta Ergenekon davasında karar açıklandığında, salon tamamlanmış durumdaydı. Salonda, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın sanık yapılmaya çalışıldığı KCK davası ve DHKP-C terör örgütü davası görüldü. Silivri Cezaevi Kampusu'nun karşısındaki 17 dönüm tarla üzerine inşa edilen bina, 3'ü bodrum katı olmak üzere 5 katlı. 1500 metrekarelik salon, 976 kişi alabiliyor. Ayrıca 345'er kişilik, 635'er metrekare büyüklüğünde 2 ayrı duruşma salonu daha bulunuyor. Büyük salonda 330 sanık, 400 avukat, 216 izleyici, 30 da basın ve milletvekili sandalyesi var. Binada salonların haricinde, bodrum katında nezarethane, baro odaları, kafeterya, basın odası, hâkim ve savcı odaları, mahkeme kalemleri, hâkim ve savcılar için yemekhane ile kafeterya yapıldı. En büyük duruşma salonuna sanıklar binanın bodrum katından merdivenlerle duruşma salonunun ortasındaki 'çıkış tüneli' gibi zeminden giriş yapıyor. Mahkeme heyeti ile Cumhuriyet savcısı ayrı kapıdan, izleyiciler ile basın ise ayrı kapılardan salona alınıyor.
Hürriyet


 'Umut Operasyonu' 16 Yıl Sonra Yeniden
Kamuoyunda 'Umut Operasyonu' olarak bilinen operasyon 2000'de başlatıldı. Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy ve Bahriye Üçok'un öldürülmesinin de aralarında bulunduğu 18 ayrı olayı kapsayan operasyon sonucu açılan davalar birleştirilerek Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, 17 Aralık 2013'te, sanıklardan Mehmet Ali Tekin, Hasan Kılıç ve Ekrem Baytap'ı 'silahlı suç örgütü kurma ve yönetme' eylemlerinden 12 yıl 6'şar aya, Abdulhamit Çelik, Fatih Aydın, Yusuf Karakuş, Mehmet Şahin ve Recep Aydın da 'silahlı suç örgütü üyesi olmak' suçundan 6 yıl 3'er ay hapse mahkûm etti. Gerekçeli kararda, Kılıç'ın, Hizbullah örgütünün ilim grubu lideriyle görüşmeler yaptığı, İran'dan İstanbul'a gelen yasa dışı Kudüs Ordusu üst yöneticilerinden Vahidi ile tanıştığı, Tevhid dergisi ve Selam gazetelerini çıkardığı, İran'daki eğitim kamplarına bazı kişileri göndererek, bu kişilere siyasi ve askeri eğitim aldırdığı, Hizbullah operasyonunda ele geçirilen hard disklerde Tevhid-Selam örgütünü meydana getiren 5 kişiden biri olduğu belirtildi. Karakuş'un ise Tevhid- Selam grubuna mensup kişilerle eylemlere katıldığı, bu gruptan koparak öz geçmiş raporu vermek suretiyle Hizbullah örgütünün ilim grubuna girdiği, bu örgütlerin amaçları doğrultusunda yoğun ve sürekli faaliyette bulunduğu belirtildi. Şahin'in de İran'a giderek örgüt üyelerinin yasa dışı Kudüs Ordusu'na ait kamplarda siyasi ve askeri eğitim almalarını organize ettiği, Bosna-Hersek ve Afganistan gibi ülkelere elemanlar göndererek buralardan derlenen anıları kitap haline getirip Selam gazetesinin eki olarak dağıttığı bildirildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bu kararı 31 Mart 2014'te onadı. Onama kararında, Tevhid Selam Kudüs Ordusu örgütünün, 1988-1999 arasında Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı'nın öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu 18 ayrı saldırıyı gerçekleştirdiği belirtildi. Kararda, İslami Hareket örgütünün ise Çetin Emeç ve Turan Dursun'un öldürülmesi olaylarının da aralarında bulunduğu 1990-1994 arasındaki beş olayı gerçekleştirdiği kaydedildi. Tevhid Selam Kudüs Ordusu örgütü ve İslami Hareket örgütünün, silahlı terör örgütü niteliklerinin, Yargıtay'ca 2002'de kabul edildiği belirtilen kararda, bu nedenle örgütlerin silahlı terör örgütü niteliğinde olduğu kaydedildi. Kararda, sanıkların terör örgütlerinin üyesi ve yöneticisi oldukları, İran'da Kudüs Ordusu ve İran gizli servisi Sawama ile bağlantıya geçip örgütsel görüşmeler yaptıkları, İran'da örgütün amaçları doğrultusunda siyasi ve askeri eğitim aldıkları, istihbarat çalışmaları yaptıkları, silah ve patlayıcı madde temin etmek gibi faaliyetlerde bulundukları yönündeki kabul ve uygulamada isabetsizlik görülmediği ifade edildi. Kılıç, Karakuş ve Şahin, 17 Temmuz 2014 ve 8 Ağustos 2014 tarihlerinde Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Başvurucular, gözaltında haklarının hatırlatılmadığını, azami gözaltı süresinin aşıldığını, haksız olarak tutuklandıkları ve gözaltına alındıkları gerekçesiyle kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini, ifadelerinin işkence altında alındığını, avukat huzurunda alınmayan ifadelerinin hükme esas alındığını, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini öne sürdü. Yüksek Mahkeme, başvurucuların avukat yardımından yararlanma hakkıyla bağlantılı olarak hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve yargılamanın 13 yıl 10 ay 25 gün sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Karakuş ve Şahin'e 10'ar bin, Kılıç'a 18 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi. Hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi kararlaştırıldı. Başvurucuların diğer iddiaları zaman bakımından yetkisizlik ve başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez bulundu. Kararın ardından dava 16 yıl sonra Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden başlayacak.
Milliyet

Fetö'cüler Her Şekle Giriyor
Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Chicago'da onur konuğu olarak katıldığı, Amerikalı Müslüman toplumlarını bir araya getiren MAS-ICNA Kongresi'nin açılışında "Ümmetin Karşılaştığı Sorunların Üstesinden Gelmek: Türkiye Örneği" başlıklı konuşma yaptı. Bayraktar kongre kapsamında düzenlenen "15 Temmuz ve Darbeye Direnen Kahramanlar" başlıklı toplantıda da konuştu. Türkiye'nin tüm Müslüman ülkelere gücü yettiğince yardım ettiğini vurgulayan Bayraktar, Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapıldığını, Gazze'nin yeniden imarı için destek verildiğini, Somali, Myanmar ve Haiti gibi bölgelere yardım ulaştırıldığını söyledi. Bayraktar, "Türkiye tüm dünyaya sekülerizm, demokrasi ve İslam'ın yan yana yaşayabileceğini gösterdi. Diğer Müslüman milletlere değişim ve daha iyi bir geleceğin sağlanabileceği konusunda ilham kaynağı olduk" dedi. FETÖ'nün darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlatan Bayraktar, ilk başta böyle bir kalkışmaya ihtimal veremediğini ancak daha sonra bunun bir darbe girişimi olduğunu anladıklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı bir şekilde bu girişime halkla birlikte karşı geldiğini ve insanları sokağa çağırdığını ifade eden Bayraktar, "Cumhuriyet tarihimizde daha önce hiç olmayan bir şey oldu o gece ve halk demokrasisine sahip çıkmak için sokaklara çıktı. Türk halkının demokrasiye sahip çıkması diğer Müslüman toplumlara da örnek oldu" dedi. Türkiye'de yaşananların ibret verici bir örnek olduğunu da vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti: "ABD'deki Müslüman toplumu da tehdit altında. Bir şeyi vurgulamama izin verin: FETÖ aslında DEAŞ'tan daha tehlikeli. Umutsuz, eğitimsiz kişileri militan haline getirmek daha kolaydır çünkü kaybedecek bir şeyleri yoktur ve birileri cennet vaadiyle gelince buna kanabilirler. Ancak FETÖ, iyi eğitimli doktor, mühendis, general, bilim adamı ve benzeri kişilerin kalp ve kafalarını ele geçiriyor. Ve bu üyeler takiye yapıyorlar her türlü şekle giriyorlar." Bayraktar, FETÖ'nün ılımlı İslam'ı savunur göründüğünü belirterek, "Lideri Pensilvanya'da yaşayan FETÖ aslında DEAŞ ve Boko Haram gibi radikal bir örgüttür. Eğer bu grubun durdurulması için gerekli adımlar atılmazsa tüm dünyadaki Müslümanlar için ciddi bir tehdit oluşturacaktır" değerlendirmesi yaptı.
Milliyet


Yedek Milletvekilliği Tekliften Çıkarıldı
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci ve ikinci maddeleri, TBMM Anayasa Komisyonunda kabul edildi. AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop başkanlığında toplanan önceki gün 7'nci kez toplanan komisyon toplantısının 15 saati aşan ve bugüne sarkan çalışmaları sonucu iki madde kabul edildi. Komisyon, dün saat 14.00'te yeniden toplanarak çalışmalarına üçüncü maddenin görüşmeleriyle devam etmek için toplandı. Toplantının başında komisyonun CHP grubu, son toplantının bitiminde CHP'li Kemal Zeybek'in fenalaştığını ama Meclis'te doktor bulunmadığını belirterek, yaşanabilecek benzer durumlar için önlem alınmasını talep etti. Bu tartışma üzerine söz alan CHP Milletvekili Muharrem Erkek, söz isteyen milletvekillerinin konuşma hakkının gasp edildiğini, bunun usule aykırı olduğunu söyledi. Dördüncü kez bu tartışmanın yapıldığını belirten Komisyon Başkanı Mustafa Şentop ise içtüzük hükümleri doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi. Şentop'un sözleri üzerine CHP G.Antep Milletvekili Akif Ekici, "Talimat aldım, yaparım diyorsun. Teslim edilmiş bir kişilik görüyorum burada. Bu ülkeyi bu hale getiremezsiniz. Hiç mi vicdanınız yok. Yazıklar olsun size" diye bağırdı. Komisyon Başkanı Şentop ise Ekici'ye "Yasama faaliyetlerini engelliyorsunuz" diye tepki gösterirken, AK Partili milletvekilleri ise "Şov yapma" diye bağırdı. Tartışmalardan sonra kısa süre ara verilen oturumda vekillik yaşını 18'e düşüren madde kabul edildi. Bu maddeyle ilgili Ak Parti'nin verdiği kifayeti müzakere (teklifin tümü üzerinde görüşme yeterliliği) önergesi, komisyonda sert tartışmaların tekrar alevlenmesine neden oldu. Üçüncü maddeyle birlikte bu önergenin de kabul edilmesi üzerine çıkan tartışmada CHP Milletvekili Levent Gök, "Burada tiyatro oynamıyoruz. Muhalefetin söz hakkı engelleniyor. Kargaşa yaratarak, karga tulumba maddeleri geçirmek istiyorsunuz. İç tüzüğü ihlal ediyorsunuz" dedi. Komisyonu yöneten sözcü Abdurrahman Öz ise "Müzakereleri öyle ya da böyle yürüteceğiz. Kısıtlama yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Görüşmeler Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin düzenlemeleri içeren 4. madde ile sürdü.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,5206-3,5225
Euro: Euro 3,6846-3,6932
Sterlin: 4,3241-4,3341
Gram Altın: 129,3341-129,3898

İnsanımız Rahatladı
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, seçildikten sonra ilk kez konuştu. Hürriyet'in sorularını yanıtlayan Gürsel Baran, yapacakları çalışmalarda iddialı olduklarını söylerken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in iddiaları da gündeme geldi. Melih Gökçek oğlu Osman Gökçek'in de başkan adayı olduğu ATO seçimlerini kast ederek, "Yedi düvel Osman'a karşı birleşti" iddialarıyla ilgili olarak, "Bunları okuyacak vaktimiz bile olmadı. Biz işimize bakıyoruz" yanıtını verdi. Gökçek'in iddialarına ilişkin olarak, "Ülke gerçekten sıkıntı bir dönemden geçiyor. İçeriden ve dışarıdan hem fiziki, hem ekonomik saldırılarla karşı karşıyayız" diyen Baran şöyle devam etti: "Terör belası hepimizin canını yakıyor. Reel kesimin de tüccarın da canını yakıyor. Ülke çok önemli bir sınav veriyor, bir seferberlik yaşıyor. Biz de devletimizin milletimizin seferberliğinde nerede oluruz, onun mücadelesini veriyoruz. Hiç kaybedecek vaktimiz yok, işimize bakıyoruz. Ülkemiz şu anda 7 düvelle uğraşıyor. Biz böyle bir ortamda şahsi işlerimizi gündeme taşıyıp polemik konusu yapmayı hiç istemiyoruz ve doğru bulmuyoruz." Göreve geldiği günden bu yana gece gündüz ayrım yapmadan çalıştıklarını ifade eden Baran, "Gece geç saatte eve gidiyorum. Sabah erkenden kalkıyorum, belki yarım saat kendi işimize zaman ayırabilirim. Onun dışında da zamanım hep burada geçiyor. Yönetim kurulu arkadaşlarımızla, meclis üyesi arkadaşlarımızla Şikayetçi miyiz? Değiliz" ifadelerinin kullandı. Zor bir dönemde zor bir görev üstlendiklerini vurgulayan Baran, "(Gökçek'in iddialarıyla ilgili olarak) Belki yazılı bir açıklama yapıp, mevzuyu kapatabiliriz ATO'nun kurumsal kimliğiyle ilgili bir takım iddialar varsa, buna yanıt veririz. Sadece bunlarla sınırlı bir yanıt verilebilir" dedi. İddiaları okuyacak zamanlarının bile olmadığını kaydeden Baran, "Zaman ayırmayı uygun da doğru da bulmuyoruz. İşimize bakıyoruz. Ticarete bakıyoruz, bizim Ankara'ya çok borcumuz var" açıklamasını yaptı. Baran, seçimlerinin ve yönetime gelmelerinin ATO ve iş dünyasında nasıl karşılandığı sorusuna da, "İnanılmaz" yanıtını verdi. "ATO'nun seçimi değil, Türkiye'nin seçimi gibi algılandı" diyen Baran şöyle devam etti: "Türkiye'nin birçok yerinden arayan, memnuniyetini dile getiren arkadaşımız oldu. Dualarını gönderen arkadaşlarımız var. İnsanımızı rahatlamış görüyorum. Hedef büyük. Ayşe teyze arıyor 'oğlum şunu şöyle yapsana' diyor. İnanın böyle. Hiç alakasız kişilerin çok güzel fikirleri oluyor. Hepsini değerlendiriyoruz, hepsinin başımızın üstünde yeri var. Seçime kadar 10 aylık bir süre var. 10 ay sonra 'Ticaret odaları neden var' denilemeyecek. Yapacaklarımızla ilgili iddialıyız. Sadece tüccarı ve Ankara'yı düşünüyoruz. Yapacaklarımızı en üste çıkaracağız. Odayı da seçim ortamına hazırlamak lazım. Hepsini bir arada götürüp, insanlarımızın 10 ay sonra takdirini kazanacağımızı düşünüyorum."
Hürriyet

Şirketlerin Kur Riski İçin Çalışıyoruz
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, şirketlere yönelik kur riskine ilişkin, "Aslında ufak tefek birtakım sınırlamalar var ama belki de arzuladığımız düzeyde değil. Şimdi ciddi şekilde çalışıyoruz. Yarın öbür gün Finansal İstikrar Kurulu toplanacak, orada biz bu konuları konuşacağız. Bu riski nasıl yönetiriz, riskin daha da artmaması için ne tür tedbirler alınabilir konuşacağız" ifadelerini kullandı. Hindistan'da, Endonezya'da reel sektör açısından kur riski yönetimine ilişkin çok önemli adımlar atıldığını anlatan Şimşek, kendilerinin bu deneyimleri incelediklerini söyledi. Şimşek, "Şu anda bir mevcut risk var, açık pozisyon. Bunu yönetmede biz reel sektöre nasıl yardımcı oluruz, bu birinci husus. Firmalar açısından bakacağız. Bu işin esası bir veri. Sağlıklı güçlü bir veri tabanınız olacak. Firma bazında dahi bileceksiniz. Ondan sonra kendi finans sektörünüzde türev piyasalarda bu işin yönetilmesini nasıl sağlarsınız, bunlara nasıl yardımcı olabilirsiniz. Farkındalık bile çok önemli, yani bunun yönetilmesi gerektiği konusu. Bunun ötesinde makro ihtiyati bir çerçeveyi nasıl oluştururuz. Bizim bakış açımız bu 3 başlık altında olacak" ifadelerini kullandı. Şimşek, dün NTV'de katıldığı programda "2016 çok zor bir yıldı. Ona rağmen Türkiye büyük bir direnç gösterdi" dedi. Yılın son çeyreğine bakıldığında kapasite kullanım oranında, kredi hacminde hafif bir kıpırdanma olduğuna dikkati çeken Şimşek, "Ben şuna inanıyorum, reel sektöre yönelik açıkladığımız tedbirler ki özellikle kredi boyutu çok önemlidir, onlar muhtemelen önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde olmasa bile, ikinci çeyreğinde kendini güçlü bir şekilde hissettirir" açıklamasını yaptı. Gelecek yıl ilk çeyrekte anayasa değişikliğinin bir miktar gündem maddesi oluşturacağını dile getiren Şimşek, "Onun yarattığı tartışmalar, gürültü veya belirsizlik, bir miktar etkili olabilir ama ben inanıyorum ki ondan sonrası Türkiye ekonomisi ciddi bir toparlanmaya girebilir" görüşünü savundu. Dünya genelinde çeşitli riskler ve tehditler bulunduğuna işaret eden Şimşek, bunları ABD'deki seçimler sonuçları şekillenen beklentiler, FED'in kararları, doların daha değer kazanması, petrol fiyatlarındaki toparlanma, güneyde devam eden kaos, terör, savaş hali olarak sıraladı. Sermaye giriş-çıkışlarına kısıtlama getirileceği iddialarının çok konuşulduğunun belirtilmesi üzerine Şimşek, şunları söyledi: "Hiçbir şekilde tahayyül edilmemiş. Biz, küresel ekonominin önemli bir bileşeniyiz. Ciddi fon ihtiyacı olan bir ülkeyiz ve biz çok iyi biliyoruz ki küresel piyasa ekonomisi normlarına uyarak ancak bu sorunları aşarız. AB'ye entegrasyonu devam ettirerek bu sorunları aşarız ve böylece risk primini düşük düzeyde tutarız. Türkiye, korumacılığın en gözde olduğu bir dönemde AB ile Gümrük Birliğini içine hizmetleri, tarımı ve kamu alımlarını içine alacak şekilde genişletme çabasında, Körfez ile STA imzalama peşinde. Hiçbir şekilde ne içeriye ne dışarıya yönelik piyasa normlarının dışında herhangi bir konu şu anda hayal etmiyoruz."
Hürriyet

Şampiyon 'Cumhuriyet'
Piyasalar 2016 yılını oldukça dalgalı bir seyirde geçirdi. Dolar kurunun güçlü olduğu, altının ons fiyatının düşmesine rağmen dolardaki değerlenme nedeni ile Cumhuriyet altınının yılı yüzde 28'lik getiri ile tamamladığı bir yıl oldu. Euro, dolara karşı zayıf bir seyir izlerken mevduat faizleri enflasyonun üzerinde kazandırdı. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primini gösteren CDS oranı 300'lerin üzerine çıktıktan sonra yeniden 267 seviyesine geriledi. Dolar kuru yüzde 20'lik getiri ile 2.91 TL'den başladığı yılı 3.51 TL'den tamamladı. Euro kuru 3.67 TL, altının ons fiyatı da 1.146 seviyesinden 2016 yılını bitirdi. Borsada hisse senetleri, 18.700 puanlık bir marj içerisinde dalgalandı. Faiz, bir önceki yıl sonunda olduğu gibi 2016 yıl sonunda da çift haneli rakamlardan yılı tamamladı. Gösterge faiz 10.30 seviyelerinden yılı kapattı. Yıl boyunca dolar kurundaki hareketler konuşuldu. Sene sonundaysa kaybettiren olmazken tüm yatırım enstrümanları değer kazandı. FED'in 2016'ya başlarken açıkladığı dört faiz artışında bulunacağı yönündeki beklenti yıl boyunca her FED toplantısında piyasalarda tansiyonu artırdı. Yurtdışında Çin'e yönelik büyüme kaygıları yıl boyu etkisini hissettirdi. 23 Haziran 2016'da İngiltere'de gerçekleşen halk oylamasında AB'den ayrılma yönünde karar çıkarken bunun diğer ülkelere sirayet edip etmeyeceği konuşulmaya başlandı. Yıl boyunca terör olayları dünyanın her tarafında etkisini gösterirken piyasalar merkez bankalarının kararlarını izledi. 15 Temmuz darbe girişimi ise Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalarla negatif ayrışmasına neden oldu. TL varlıklarında aşırı satışlar görüldü. Darbe girişimi ile yabancılar temmuz ayında 210 milyon dolarlık satışta bulundu. Satışlar sınırlı kaldı. Eylül ayında Moody's Türkiye'nin yatırım yapılabilir kredi notunu düşürdü. Ancak not düşüşü beklendiği ve fiyatlandığı için ağustos, eylül ve ekim aylarında yabancılar yeniden alım yaptı. Kasım ayında gerçekleşen 682 milyon dolarlık satışın ardından beklentiler yeniden yükselmiş durumda. Tüm bunlardan ayrı olarak 30 Kasım'da OPEC üyeleri sekiz yıl sonra petrol üretiminin kısıtlanması konusunda anlaşmaya vardı. İtalya'daki referandumun ardından Başbakan Renzi istifa etti. Avrupa ülkelerinde yaşanan sıkıntılar, euro/ dolar paritesinin 1.03 seviyesine kadar gerilemesine neden oldu.
Milliyet

Borsa 2017 Yılında Yükselecek
Geçtiğimiz yılı enflasyona yakın bir getiri ile tamamlayan Borsa, 2017 yılında da yatırımcılara kazandıracak. BIST 100 Endeksi, dalgalı ancak zirve seviyelerinin test edildiği bir yıl geçirecek. Yabancıların yüzde 62'lerle dip seviyelerde olan paylarında meydana gelecek artışlar endeksi olumlu etkileyecek. Endekste 70 binli seviyeler dip olarak kalacak. Bu seviyenin altında kalıcı düşüşler gözlenmeyebilir. Çıkışlarda 95 binlere doğru yaklaşılırken satışlar, 70 binlere yaklaşılırken alımlar ağırlık kazanacak. Yükseliş hareketinde öne çıkacak hisseler ise bankacılık sektöründeki hisseler olacak. Öte yandan yüksek kâr ve satış büyümesi ile dikkat çeken borsa şirketleri endeksin üzerinde performans gösterebilir. Otomotiv, dayanaklı tüketim, cam, perakende ticaret sektöründeki öncü şirketler yatırımcıların takibinde olacak. Yıla dip seviyelerde giren ulaştırma sektöründe, turizm sektöründeki hareketlenmeye bağlı olarak sürpriz çıkışlar gerçekleşebilecek. Parasını sabit getirili enstrümanlarda değerlendirmek isteyen yatırımcılar mevduatı tercih etmeye devam edecek. Mevcut durumda yüzde 10'luk faizler yüzde 7 oranındaki enflasyona göre 3 puanlık bir reel getiri potansiyeli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle reel getiri beklentisi olan yatırımcılar için mevduat 2017 yılında iyi bir seçenek olarak öne çıkacak.
Milliyet

'Kısmi Toparlanma Başladı'
Merkez Bankası, geçen hafta ağırlıklı artırım beklentilerinin aksine kısa vadeli faizleri sabit tuttuğu toplantıya ilişkin özetlerde, aralık ayına ilişkin öncü göstergeler, gıda yıllık enflasyonunun işlenmemiş gıdaya bağlı olarak artacağına işaret etmekte olduğuna dikkat çekti. "Gıda ve enerji gruplarının yanı sıra başta tütün ürünlerine yönelik olmak üzere son dönemde yapılan vergi ayarlamalarının da Aralık ayı enflasyonuna belirgin bir yukarı yönlü etki yapması beklenmekte" ifadelerine yer verilen açıklamada şu noktalara dikkat çekildi. Yakın dönemde döviz kuru ve petrol fiyatlarında gözlenen yükselişin enflasyon üzerindeki etkileri toplam talep koşullarına bağlı olarak görece sınırlı kalmakta. Temmuz ayı ortasındaki olumsuzluklar ve Bayram tatillerinin uzatılmasına bağlı iş günü kayıpları olağan takvim etkilerine kıyasla daha fazla olmuştur. Bu etkiler ayıklandığında üçüncü çeyrekte ekonominin yıllık bazda daralma yerine sınırlı bir büyüme kaydettiği tahmin edilmekte. Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetin yılın üçüncü çeyreğinde ivme kaybettikten sonra dördüncü çeyrekte kısmi bir toparlanma sergilediğine işaret etmekte. Elektrik ve taşıt üretimi ile ihracat verileri sanayi üretiminde Kasım ayında da artış olacağına işaret etmekte, Alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanma eğiliminin devam etmesi beklenmekte, İktisadi faaliyetin son çeyrekte kısmi bir toparlanma kaydettiği görülmekte ve 2016 yılında büyümenin ılımlı bir düzeyde gerçekleşeceği öngörülmekte. Ekonomi Koordinasyon Kurulu tarafından reel sektöre yönelik olarak alınan tedbirlerin önümüzdeki dönemde ticari kredi büyümesini destekleyeceği değerlendirilmekte. Gelinen noktada, sadeleşme ile amaçlanan kazanımlar büyük ölçüde hayata geçirilmiştir. Sadeleşme sürecinde bir sonraki adımın yönü ve zamanlaması enflasyon görünümünü ve finansal istikrarı etkileyen gelişmelere bağlı olacak.
Milliyet

Otoda En Düşük Vergi 646 Lira Oluyor
Bazı vergi ve harçlar, Maliye Bakanlığı'nın 2017 yılı için yüzde 3.83 olarak belirlediği yeniden değerleme oranında hesaplandı. Konuya ilişkin Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğlere göre, 2016 yılı için 46 lira olan Özel Iletisim Vergisi, gelecek yıldan itibaren 47 lira olarak uygulanacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği'ne göre 1-3 yas grubunda yer alan ve motor silindir hacmi 1300 santimetreküpe kadar olan otomobillerin halen 623 lira olan motorlu taşıtlar vergisi, yılbaşında 646 liraya çıkacak. Aynı yas grubundaki motor silindir hacmi 1301 santimetreküp ile 1600 santimetreküp arasındaki otomobillerin vergisi de 997 liradan bin 35 liraya yükselecek. 4001 santimetreküpün üzerindekilerin vergisi ise 23 bin 586 liraya çıkacak. Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliği'ne göre ise konutlara ait çevre temizlik vergisi, su tüketim miktarı esas alınmak suretiyle metreküp basına büyükşehir belediyelerinde 28 kuruş, diğer belediyelerde 21 kuruş olarak hesaplanacak. Yeni yılda Emlak Vergisi de yeniden değerleme oranı olan yüzde 3.83 oranında artacak, Yeni yılda pasaport harcı 175.5 lira, A sınıfı sürücü belgesi
Star

Geliri İnşaat Büyüttü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) revizyon çalışmalarının sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. 2016 üçüncü çeyrek sonuçlarının yeni seriye göre açıklanması ile birlikte kamuoyunda tartışma başlamıştı. 2009 yılı baz alınarak yapılan yeni hesaplama yöntemi, ekonomistlerce tam anlaşılamamıştı. Bunun üzerine TÜİK bir bilgilendirme toplantısı yaptı ve eski serilerle yeni seriler arasındaki farkın nerelerden kaynaklandığını aktardı. BETAM analisti Ozan Bakış, varılan ilk bulguları şöyle aktardı: "Eski milli gelir serileri ile kıyaslandığında yeni serilerdeki en büyük fark genelde yatırım harcamalarında, özelde inşaat yatırımlarında ortaya çıkıyor. 2015 itibariyle yeni serilerdeki yatırım harcamaları cari fiyatlarla yaklaşık 300 milyar TL daha yüksek olup bunun yaklaşık 250 milyar TL'lik kısmı inşaat yatırımlarının daha yüksek olmasından kaynaklanıyor. Daha önce veri kalitesinin yetersizliğinden dolayı katma değeri eksik ölçülen iktisadi faaliyet alanları en başta inşaat sektörü olmak üzere imalat sanayi ve kısmen bazı hizmet sektörleridir. İdari kayıt kullanımı şüphesiz veri kalitesini ve devamlılığını artırmada ileriye yönelik büyük bir adımdır. Bununla birlikte, GİB ve SGK gibi kurumlardan elde edilen idari kayıtların firmaların gerçek durumunu yansıtmayabileceği endişesi mevcuttur."
Vatan

DÜNYA

'Düşmanca Adım'
ABD Başkanı Barack Obama'nın geçtiğimiz hafta Suriye'deki muhalif gruplara silah sevkıyatı üzerindeki kısıtlamaları yumuşatan bir kanuna onay vermesine Ruslar tepki gösterdi. Obama'nın onayladığı tasarı, içinde omuzdan atılan uçaksavar füzelerinin de olduğu silahların Suriyeli muhaliflere teslimatının önünü açıyordu. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, dün yaptığı açıklamada ABD'nin kararını 'düşmanca' gördüklerini ifade etti. Zaharova, "Böyle bir karar Rus hava kuvvetlerine, diğer Rus askeri personeline ve birden fazla kez ateş altına alınan Suriye'deki elçiliğimize yönelik doğrudan bir tehdit. Bu yüzden bu adımı düşmanca görüyoruz" dedi. Rus sözcü, Obama yönetimini eleştirerek, silahların hızlı bir şekilde cihatçıların eline geçeceğini de kaydetti. Zaharova, Obama yönetimini, ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın gelecek hükümetinin altına 'mayın yerleştirmeye' ve 'Rus karşıtı çizgiyi' sürdürmeye çalışmakla da suçladı. Basın toplantısında Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'a yönelik suikasta de değinen Zaharova, Batılı ülkelerin yaptığı Rus karşıtı propagandanın kamuoyunun görüşünü biçimlendirdiğini ve bunun sonucunda bu suikastin gerçekleştiğini söyledi.
Hürriyet

Savaş Uçaklarına Hava Muhalefeti
Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları, iki günden beri Suriye'de DEAŞ'ın elindeki El Bab kentine hava operasyonu yapamıyor. Kent üzerindeki kötü hava koşulları ve yoğun bulut kütleleri nedeniyle hava harekâtı yapılamadığı öğrenildi. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, etkili hava operasyonu için oldukça geniş bir alanda en az 20 dakika kadar sürecek açık hava koşullarının olması gerekiyor. İnsansız hava araçlarının (İHA) bulut aralıklarından bazı hedefleri seçerek koordinatlarını bildirdiği ve bu hedeflere topçu atışı yapıldığı belirtildi. Bir askeri kaynak, "Savaş uçağı, İHA'nın bildirdiği koordinattaki hedefin hareket etmesine fırsat vermeden bombalıyor. Bunun için uygun hava koşulu şart. Diğer durumda toplarla, hedefin hareket edebileceği de dikkate alınarak yapılan ölçümle atış yapılıyor" dedi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) Fırat Kalkanı'nın 126. gününe ilişkin yapılan bilgilendirmede de sadece karadan yapılan atışlar ile çatışmalara yer verildi. Buna göre topçu atışlarıyla aralarında savunma mevzileri, komuta kontrol tesisleri, silah ve araçların da olduğu 158 hedef vuruldu. Top atışlarıyla ayrıca TSK unsurlarının ilerleyişine engel olan DEAŞ silah mevzileri baskı altında tutuldu. Arazideki çatışmalarda da 13 DEAŞ teröristi etkisiz hale getirilirken, 2 muhalif yaşımını yitirdi, 1 muhalif yaralandı. Askeri kaynaklar, El Bab'a komando takviyesinin sadece Kayseri veya Tunceli'den yapılmadığını söyledi. Aynı kaynaklar, "Batı'dan da takviye yapılıyor. Örneğin Denizli'den. Her hareketliliği de takviye olarak görmemek lazım" bilgisini paylaştı.
Hürriyet

Rusya: Ateşkes İçin Türkiye İle Anlaştık
Rusya, Suriye krizinin çözümü için Türkiye ile yaptıkları ortak girişimde, bir konuda daha uzlaşma sağlandığını açıkladı. Rus Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye'dekimuhataplarla yapılan telefon görüşmesinde Kazakistan'ın başkenti Astana'da Suriye rejimiyle muhalefet arasında yapılacak barış görüşmeleri için Türkiye'yle işbirliği konusunda uzlaşma sağlandığı belirtildi. Açıklamada, yapılan telefon görüşmesinde hızlı bir şekilde silahlı çatışmaların sonlandırılması ve ılımlı muhalefetin teröristlerden ayrıştırılması konusunda ortak kanaate ulaşıldığı ifade edildi. Bununla birlikte Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Suriye krizine çözüm bulunması amacıyla başlatılan girişim kapsamında, Suriye'de Beşar Esad rejimiylemuhalifler arasında görüşmelere başlandığını vurguladı. Lavrov, Suriye muhalefeti ve rejimin temsilen yapılan görüşmelerin nerede ya da kimlerin katılımıyla yapıldığı konusunda bilgi vermezken şaşırtan bir açıklama da Suriye muhalefetinden geldi. Suriye'deki muhalefetin askeri ve siyasi bazı gruplarının temsil edildiği Suriye Yüksek Müzakere Komitesi üyesi George Sabra "Lavrov'un bahsini ettiği görüşmelerin bizimle bir bağlantısı olmadığını söyleyebilirim" dedi.
Haber Türk

Bu Kez De Şam Hareketleniyor
Halep'in tamamen alınması ve tahliyelerin tamamlanmasının ardından Suriye ordusunun, başkent Şam ve çevresine yoğunlaşacağı ifade ediliyor. Reuters haber ajansının bölgedeki kaynaklara dayandırdığı habere göre, rejim güçleri Şam ve civarında muhaliflere karşı operasyonlarını yoğunlaştırdı. Suriye ordusunun başkentin şehir suyu şebekesini kontrol altına almak amacıyla, Şam'ın kırsalında muhaliflerin denetiminde kalan bölgeleri tamamen ele geçirmeyi planlıyor. Bu amaçla rejimin, Hizbullah desteğinde kentin su ihtiyacının büyük kısmını karşılayan Barada Vadisi'ne saldırıları yoğunlaştırdığı belirtiliyor. Rejim güçlerinin Şam'ın 18 kilometre kuzeybatısında yer alan ve başkentin su ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan Barada Vadisi'ni muhaliflerden almak için yaklaşık 4 gündür hava operasyonlarına ağırlık verdiği kaydedildi. Bununla birlikte, Suriye güçlerinin henüz başarılı olamadığı, ayrıca saldırılarda 14 kişinin öldüğü haber veriliyor. Muhaliflerin su şebekesine mazot katarak zehirlediği haberleri üzerine Şam'a su verilmediği bildirilmişti. Öte yandan kalıcı barış için Türkiye, Rusya ve İran öncülüğünde girişimler sürüyor. Rus RIA Novosti ajansına konuşan bir kaynak, üç ülkeden askeri yetkililerin Kazakistan'ın başkenti Astana'da Suriyeli taraflar arasında düzenlenecek görüşmelere katılmayı planladığını belirtti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Astana öncesi, Suriye'nin muhaliflerle ön görüşmelere başladığını açıklarken, muhalifler bundan haberdar olmadıklarını öne sürdü.
Milliyet

Abe'den Tarihi Ziyaret
Japonya Başbakanı Şinzo Abe, ABD Başkanı Barack Obama'ya "iade-i ziyaret" yapıyor. Abe, İkinci Dünya Savaşı'nda Japonların bombardımanı sonucu Pearl Harbor'da hayatını kaybedenleri anmak üzere bölgeye tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Abe, Japonya tarafından 7 Aralık 1941'de vurulan Pearl Harbor'da hayatını kaybeden deniz piyadeleri anısına bölgeyi ziyaret eden ilk Japonya Başbakanı oldu. İlk olarak Hawaii'nin Honolulu kentinde bulunan anıta çelenk bırakan Abe, daha sonra ABD Başkanı Barack Obama ile birlikte Arizona Anıtı'nı ziyaret edecek. Abe'nin ziyaretinin amacının "özür dilemek" olmadığı, Pearl Harbor'da hayatını kaybedenleri anmak olduğu açıklanmıştı. Abe'nin Pearl Harbor ziyareti, Hiroşima'daki atom bombası kurbanları anıtına giden görevdeki ilk ABD Başkanı olan Obama'nın ziyaretinden 6 ay sonra gerçekleşmiş oldu.
Milliyet

En 'Vatansever' Kedi
Ukrayna'da Rusya yanlısı ayrılıkçıların denetimindeki Luhansk'ta düzenlenen 'en vatansever kedi' yarışmasını Tima adlı kedi kazandı. 'Luhanks Halk Cumhuriyeti'nde 'Mir Luhanshchine' (Luhansk'a Barış) adlı dernek tarafından düzenlenen yarışmaya, Rusya ve ayrılıkçı bölgenin gayri resmi bayrağının renklerini taşıyan giysi ve aksesuarlarla fotoğrafları çekilen 100 kedi katıldı. Tima ve finale kalan diğer dört kedi için internet üzerinden 4 bin 500 kişinin katıldığı bir oylama yapıldı. Rakiplerini geride bırakarak birinci seçilen Tima, sahibine de 5 bin ruble (Yaklaşık 280 TL) ödül kazandırdı. Moskova yanlısı Luhansk Halk Cumhuriyeti, referandumun ardından Mayıs 2014'te Ukrayna'dan bağımsızlığını ilan etmişti. Birçok ülke referandumu meşru kabul etmemişti. Ukraynalı yetkililer, Luhansk'ı 'geçici olarak işgal altında olan bölge' olarak tanımlıyor.
Vatan

Karakutu Bulundu
Rusya Savunma Bakanlığı, içindeki 92 kişiyle Karadeniz'e düşen Tu-154 tipi uçağın ana karakutusunun bulunduğunu açıkladı. Bakanlık yetkilileri karakutunun kıyıdan 1.6 kilometre uzaklıkta, denizin 17 metre derinliğinde tespit edildiğini ve en yakın zamanda incelenmek üzere başkent Moskova'ya gönderileceğini belirtti. Yetkililer ayrıca denizin 30 metre derinliğinde uçağın gövdesine ve motoruna ait parçalar bulunduğunu da kaydetti. Arama çalışmalarının gece de devam ettiğini söyleyen yetkililere göre, şu ana kadar uçaktaki 92 kişiden 12'sinin cesedine ulaşılabildi. Aralarında ünlü Kızıl Ordu Korosu'nun 64 üyesinin de bulunduğu 92 kişiyi taşıyan Tu-154 uçağı Moskova'dan kalktıktan sonra yakıt ikmali için indiği Soçi'den havalanmasından iki dakika sonra radardan kaybolmuştu. Karadeniz'e düşen uçaktakilerden kurtulan olmamıştı. Kızıl Ordu Korosu, Suriye'nin Lazkiye kenti yakınlarındaki Rus hava üssü Hmeymim'deki askerlere yılbaşı konseri vermeye gidiyordu.
Vatan

POLİTİKA

Koalisyon Teröre Destek Veriyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD öncülüğündeki koalisyonun terör örgütleri DEAŞ'a ve PYD'ye destek verdiğini söyledi. El Bab Operasyonu'yla ilgili konuşan Cumhurbaşkanı, "Çıkılan bu yoldan geri dönmemiz mümkün değil. Öyle veya böyle şu anda biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Şehitlerimiz var, canımız acıyor ama geri dönemeyiz artık" dedi. "DEAŞ terör örgütünü biz El Bab'da şu anda dört bir taraftan kuşatmış vaziyetteyiz. Koalisyon güçleri şu anda verdikleri sözü maalesef tutmuyorlar. Verilen söz farklıydı ama şu anda farklı konumdalar. Öyle olsa da olmasa da biz şu anda yolumuza kararlı şekilde devam ediyoruz, devam edeceğiz. Çıkılan bu yoldan geri dönmemiz mümkün değil. Rakka'dan geliyormuş, gelmiyormuş arkadaşlar bütün bu olayların hepsi bir stratejidir. Unutmayın stratejinin içinde taktikleri vardır. Stratejinin gerekleri yapılır, tüm taktikler de değerlendirilir, ona göre adımlar atılır. Koalisyon güçleri ne diyorlardı, başından söyledikleri şuydu: 'DEAŞ terör örgütüne karşı tüm mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz' diyorlardı. Hatta bizi de DEAŞ'a destek vermekle suçluyorlardı. Şimdi hepsi ortadan kayboldu. Tam aksine terör örgütüne DEAŞ dahil olmak üzere YPG-PYD bunlara destek veriyorlar. Çok açık net ortada. Hepsinin tescilli olarak bütün resimle, fotoğraflarıyla video kayıtlarıyla elimizde belgeleri var. Öyle veya böyle şu anda biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Şehitlerimiz var, canımız acıyor ama geri dönemeyiz artık. Çünkü biz terörden arındırılmış güvenli bölge ilkesini tahakkuk ettireceğiz. Yoksa Gaziantep'e bombayı yediğimiz zaman 56 vatandaşım benim şehit olduğunda onun bedelini kim ödeyecek? Kilis'te 100'e yakın insan şehit olduğunda onun bedelini kim ödeyecek. O zaman ne diyorlar devlet nerede, hükümet nerede? İşte bunlara bunu dedirtmemek için hükümet, devlet olarak ne gerekiyorsa onu yapacağız. (Suriye konusunda Astana sürecinden umutlu musunuz?) Cenevre maalesef boş çıktı, kaç toplantı yapıldıysa hiçbir netice alınmadı. Sonunda Sayın Putin'le yaptığım görüşmede Sayın Putin bize Astana'yı teklif etti 'ona nasıl bakarsınız' dedi. Bizim açımızdan herhangi bir sıkıntı yok dedik. Bu bölgeye komşu ülkelerin katılımıyla yapılacak bir Astana zirvesi ama bu Astana zirvesine eğer terör örgütleri davet edilecek olursa buna biz tabi ki sıcak bakmayız. Şu anda bu işleri Dışişleri Bakanları seviyesinde henüz yürütülüyor. Sonraki seviyede hakikaten işin hakkı veriliyorsa doğru yürüyorsa tabi ki bunu yine liderler seviyesinde de görüşmek suretiyle adımlar atılır. Ama bu liderler seviyesinde de kim katılacak bu da önemli. İlk adım Dışişleri Bakanları seviyesinde ve terör örgütleri kesinlikle buna katılmayacak. Terör örgütleri katılmadan bu görüşmeler başlayıp eğer bunu bir yere kavuşturabilirsek bu bizleri mutlu edecektir. İlk etapta ılımlı muhalifler gibi bunun yanında İran, Rusya, Türkiye gibi olursa, katılırsa, katılması halinde Suudi Arabistan, Katar gibi ülkelerin burada yer alması bizim temennimizdir."
Hürriyet
Yedek Vekilliğin İptali İçin Uzlaşma
Başbakan Binali Yıldırım, TBMM'de görüşmeleri süren anayasa değişiklik teklifi konusunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye üç temel değişiklik önerisinde bulundu. Öneriler; yedek vekillik sisteminin kalkması, HSYK'da adli yargıdan gelenlerin sayısının artırılması ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın da üye olması ile "Cumhurbaşkanı adaylığı için doğuştan Türk olmak gerekir" ifadesinin çıkarılarak vatandaşlığın esas alınması şeklinde sıralandı. Bahçeli, önerilere sıcak baktı. Yıldırım ile Bahçeli'nin önceki akşam 45 dakika süren görüşmesinde anayasa teklifine ilişkin değişiklikler ele alındı. Ak Parti içinden gelen tepkiler ve kamuoyunda oluşan eleştiriler doğrultusunda, "yedek vekillik" düzenlemesinin kaldırılması tartışıldı. Ak Parti kanadında yedek vekilliğin metinden çıkarılması eğilimi oluşurken, MHP sistemin korunmasından yana tavır almıştı. Yıldırım-Bahçeli görüşmesinde yedek vekilliğin tamamen kaldırılması konusunda görüş birliğine varıldı. 22+1 üyeden 12+1 üyeye düşürülen HSYK'nın yapısı konusunda da değişikliğe gidilecek. Buna göre avukatlar ve yüksek öğrenim kurumlarından gelen dört üyenin sayısının azaltılarak, adli yargıdan gelen üyelerin arttırılması üzerinde duruldu. Bu kapsamda üyes sayısının 12'den 14+1'e çıkarılması de ele alındı. Artırılan iki üyeliğin adli yargı kontenjanından olması da masaya yatırıldı. Adalet Bakanlığı Müsteşarı yeni HSYK yapısında üyeler arasından çıkarılmıştı. Adalet Bakanlığı Müsteşarı'nın yeniden HSYK'ya üye olması da değişiklikler arasında yer alıyor. Teklif metninde tepki çeken Cumhurbaşkanı'nın seçilme yeterlilikleri arasında "doğuştan Türk olma" şartı ifadesi de değişecek. Bu ifade çıkarılarak yerine halen cumhurbaşkanının seçilme şartları arasında yer alan "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma" ilkesi esas alınacak. İki lider, Ak Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül ile MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak'ın yeniden biraraya gelerek teknik çalışma yapmaları konusunda anlaştı. Ak Parti'nin önergeleri henüz MHP'ye iletmediği, şifahen bigilendirmede bulunduğu ifade edildi.
Milliyet

SPOR

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, hem rakiplerine göndermede bulundu hem de önemli bir başarı sözü verdi. Sürpriz bir proje ile piyasaya sürülen 'retro' formaların tanıtımı dün Türk Telekom Arena'da yapıldı. Lansmana katılan Özbek, ezeli rakiplerine gönderme yaparak, G.Saray'ın 2 ve 3 yıldızlı formalarını 'nostalji' olarak satışa sunduğuna vurgu yapıp şunları söyledi… - G.Saray, futbolda ve sporda ilklerin ve enlerin takımı olduğunu bir kez daha hatırlatmış oluyor. Bizim, 1, 2, 3 yıldızlı olduğumuz günler geride kaldı. 5. yıldıza koşuyoruz. 5. yıldızı da ilk önce bizim takacağımız mesajını vermek istiyorum. - İlk yarıyı 3. sırada bitirdik. Lider ile puan farkı 3. BU önemli bir fark değil. İlk yarıdaki sonuçlara bakıldığında son derece memnunum. Yarışta kafaya yerleşmiş üç takımdan biriyiz. Tatmin olmadığımız dönemler de oldu; başarılı olduğumuz maçlar da. İlk yarıda bazı eksikliklerimiz oldu. Sakatlıklardan çok çektik. Ara transfer döneminde takviye yapmayı düşünüyoruz. Ancak buradaki önemli faktör şu: UEFA tarafından gelen 65 milyon Euro gibi bir sınır var. Bu rakamı aşmamayı düşünüyoruz. Yarışta kafaya yerleşmiş üç takımdan biriyiz. Tatmin olmadığımız dönemler de oldu; başarılı olduğumuz maçlar da Sabit performans sergilemek her zaman mümkün değil. Mart-Nisan-Mayıs ayı içerisindeki performansın daha önemli olacağını düşünüyorum. O dönem performansımız üst seviyeye çıkacaktır.
Hürriyet


Fenerbahçe'de kadro dışı kalan Emmanuel Emenike, Çin yolcusu Nijeryalı futbolcunun hedefi takımda kalmak olsa da Teknik Direktör Advocaat'ın raporu doğrultusunda futbolcuya af çıkmasının mümkün olmadığı öğrenildi. Yönetim kesin olarak Emenike'yi gönderecek ve bu ayrılıktan elde edilecek gelir yeni transferlerde kullanılacak. Nijeryalı futbolcu için beklenen resmi teklifin Çin'den geldiği ve yönetimin konuyu değerlendirmeye aldığı belirlendi. İlk etapta Çin'e gitmeye sıcak bakmayan Emenike'nin, artık takıma dönme ihtimali kalmadığı için bu teklifi kabul etmekten başka çaresi yok gibi gözüküyor. Aksi taktirde 2018 yılına kadar sözleşmesi bulunan Nijeryalı futbolcu sezon sonuna kadar futboldan uzak kalacak. Takımda kalmak istediği yönünde açıklamalar yapan Van der Wiel için de artık kapılar kapandı. Advocaat aynı Emenike'de olduğu gibi Hollandalı oyuncuyu da takımda görmek istemiyor. Van der Wiel'i isteyen Arap kulüpleriyle görüşmelerin sürdüğü, yönetimin iki futbolcunun ayrılığından ciddi bonservis geliri beklediği kaydedildi. Öte yandan sarı-lacivertli takımda devre arası transfer taarruzu yaşanacak. Şartların uygun olması durumunda dört transferin bile yapılabileceği ifade edildi. Orta sahaya düşünülen takviyenin yanı sıra Emmanuel Emenike ve Van Der Wiel'in yerine de birer isim alınacak. Ayrıca yine hücuma yönelik kanatlarda oynayabilen bir oyuncunun da transferi planlanıyor.
Milliyet


Ziraat Türkiye Kupası D Grubu'ndaki dördüncü maçını, yine en son oynadığı Boluspor ile yapan Beşiktaş, hanesine üç puan daha yazdırdırken son 16 turuna kalmayı başardı. Vodafone Arena'da ağırladığı rakibini 2-0 gibi bir skorla evine yolcu eden Kartal'ın gollerini Talisca ile Ömer attı. İlk onbirde alt yapıdan Fatih Aksoy'a yer veren Teknik Direktör Şenol Güneş, kadronun geri kalanını ise as oyunculardan oluşturdu. İlk ciddi atağını 34. dakikada Kerim Frei ile geliştiren Beşiktaş, ilk golünü ise 33. dakikada Talisca'nın kafasından buldu. Devreye 1-0 önde giren siyah - beyazlılar, yine Talisca ile 54. dakikada gol aradı. Brezilyalı'nın şutunu kaleci Soner kurtardı. 72. dakikada ise Boluspor kalecisi Soner, bu kez şanslı değildi. Ceza sahasına paslaşarak giren Ömer Şişmanoğlu, topu usta bir vuruşla ağlara gönderdi: 2-0. Karşılaşmada başka gol olmayınca Beşiktaş üç puanı kazanan taraf oldu. Puanını 10'a yükselten siyah-beyazlı ekip liderliğini sürdürürken Boluspor'a karşı ikili averajda üstünlük sağladı ve D Grubu'ndan çıkmayı da garanti altına aldı.
Milliyet


Süper Lig'de görev yapan teknik direktörlerin büyük bölümü video hakem uygulamasına destek veriyor. Hakem hatalarının son haftalarda çoğalması "video hakem" uygulamasını gündeme getirdi. İtalya ile Fransa arasında 1 Eylül'de oynanan özel maçta denenen ve Japonya'da bu ay yapılan FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nda ilk kez resmi organizasyonda hayata geçirilen video hakem uygulamasına, teknik patronların çoğu sıcak bakıyor. Video hakem uygulaması genel olarak tartışmalı gol, ofsayt, kırmızı kart ve penaltılar için kullanılacak. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Medipol Başakşehir, Kardemir Karabükspor Kasımpaşa, Aytemiz Alanyaspor, Çaykur Rizespor, Gençlerbirliği, Bursaspor, Antalyaspor'un teknik adamları video hakem uygulamasına geçilmesini savundu. Trabzonspor, Osmanlıspor, Gaziantepspor ve Kayserispor'un teknik adamları ise uygulamaya karşı çıktı. Fenerbahçe Teknik Direktörü Advocaat, uygulamanın iyi sonuç verebileceğini söyledi, "Futbolda yardımı, katkısı olabilecek her şey iyi olur, çünkü hakem olmak zor bir iş" dedi. Galatasaray'ın hocası Riekerink de uygulamanın hakemlerin işini kolaylaştıracağını belirterek, "Hakemlerin işi çok zor. Video hakem uygulaması onların da çok faydasına olacaktır" yorumunu yaptı. Beşiktaş'ın teknik patronu Şenol Güneş video hakem uygulamasının kullanılabileceğini kaydetti. Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Abdullah Avcı ise "Oyunun bugünkü gerçeklerine bakıldığında futbolun içinde olması gereken bir durum gibi duruyor" diye konuştu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme