4 Ocak 2017 Çarşamba

04.01.2017 Genel Gündem

04.01.2017

GÜNDEM

Ailesiyle Konya'ya Gelip Ev Kiralamış
Reina'da yılbaşı gecesi 39 kişiyi katleden teröristle ilgili yapılan ihbarlar sonucu Konya'da üç farklı adrese baskın yapıldı. Alınan bilgilere göre iki çocuğu ile birlikte geldiği Konya'da kiraladığı dairede kalan teröriste evi kiraladıkları belirtilen emlakçılarla birlikte eşi de gözaltına alındı. Teröristin eşinin verdiği ilk ifadesinde saldırıyı televizyondan duyduğunu belirterek, "Değil DAEŞ üyesi eşimin sempatizan bile olduğunu bilmiyordum" dediği öğrenildi. Alınan bilgilere göre, saldırganla ilgili gözaltı işlemleri ve soruşturma sürerken Suriye'den geçen kasım ayında aile görünümü vererek dikkat çekmemek için eşi ve iki çocuğu ile birlikte Konya'ya geldiği belirtilen teröristin bu kentte ilişki kurduğu kişiler belirlendi. Konya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, önceki akşam teröristin görüntüsünün yayınlanmasının ardından yapılan ihbarlar ve istihbarat çalışmalarının ardından teröristin, Selçuklu Bosna Hersek Mahallesi'ndeki stüdyo tipi evlerde kalan yabancı uyruklu üç aile ile temasa geçtiği saptadı. Polis Selçuk Üniversitesi yanındaki üç eve önceki gece 23.30 sıralarında baskın yaptı. Yabancı uyruklu ailelerin Reina saldırısından hemen sonra evleri terk ettikleri belirtilirken iki emlakçı gözaltına alındı. Kimlikleri açıklanmayan emlakçılar yabancı uyruklu bazı ailelerin ev kiraladıklarını ancak Reina baskınını yapan teröriste ve ailesine ev vermediklerini öne sürdü. Bu arada saldırganın eşinin de Konya'da gözaltına alınarak İstanbul'a götürüldüğü öğrenildi. İHA'nın haberine göre, terörist Kırgızistan'dan eşi ve iki çocuğuyla 20 Kasım'da uçakla İstanbul'a geldi. Buradan karayolu ile önce Ankara'ya giden terörist ve ailesi karayolu ile 22 Kasım'da Konya'ya geçti. Konya'da aylık bin 100 TL kira ödeyerek stüdyo daire kiralayan terörist, üç aylık kirayı peşin verdi. İddiaya göre, terörist iş bulmak amacıyla Konya'ya geldiğini söyledi. Teröristin saldırı için karayolunu kullanarak İstanbul'a gittiği bilgisine ulaşıldı. Gözaltına alınan eşi ise ilk ifadesinde "Saldırıyı televizyondan öğrendim. Değil DAEŞ üyesi eşimin sempatizan bile olduğunu bilmiyordum" dedi.
Milliyet


'Deaş Türkiye'ye Açıkça Savaş Açtı'
Independent'ın savunma editörü Kim Sengupta imzasını taşıyan haberde, kısa süre önce Kuzey Suriye'deyken konuşulan ve adının Ebu Mutassim olduğu söylenen DEAŞ üyesinin açıklamalarını manşetine taşıdı. Ebu Mutassim, örgütün Türkiye'yi nasıl gördüğünü anlatırken, "Liderleri sırtını İslam'a dönmüş, Müslüman bir ülke olarak görüyorlar. Amerikalılarla ve Ruslarla işbirliği yapan bir ülke olarak kabul ediyorlar. DEAŞ tarafından olabilecek en kötü düşman olarak görülüyorlar. DEAŞ Türkiye'ye savaş açtı" ifadelerini kullandı. İngiliz The Times gazetesi ise, DEAŞ'ın son dönemde düzenlediği saldırılardan, örgütün taktik değişikliğe gittiği sonucunun çıkarıldığı yorumunu yaptı. Almanya'nın başkenti Berlin'deki Noel pazarına saldıran Enis Amri'nin ve Ortaköy saldırısını düzenleyen teröristin üzerlerinde bomba düzeneği olmadığını, her iki saldırganın da saldırı sonrası olay yerinden kaçmaya çalıştığını yazan gazete, risk analizi kuruluşu GlobalStrat'tan Oliver Guitta'nın sözlerine dayandırdığı haberinde, DEAŞ'ın militanlarını tekrar saldırabilmeleri için olay yerlerinden canlı çıkarmaya çalıştığını yazdı. Guitta'ya göre teröristler kaçabilirlerse yeniden saldırabileceklerini düşünüyor.
Vatan

Ohal'e 3 Ay Daha Uzatma
Başbakan Binali Yıldırım, OHAL'in 3 ay daha uzatılacağını açıkladı. Meclis'te görüşülerek 3 ay daha uzatılacak OHAL'in yeni süresi 19 Nisan'da bitecek. Bu yeni uzatmayla yapılacak hesaba göre, Meclis'in anayasa değişikliği konusunda referandum kararı alması halinde, referandum yüksek olasılıkla 19 Nisan'dan önceye denk gelecek. Meclis süreli bilinçli olarak uzatmaz ya da OHAL'in kalkmasına bu tarihten önce karar verilmezse, referandum OHAL koşullarında yapılacak. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, 21 Temmuz 2016'da 90 gün süreyle OHAL ilan edilmesi yönünde karar almıştı. OHAL, 22 Temmuz'da TBMM'de kabul edilerek yürürlüğe girdi. Erdoğan başkanlığındaki Bakanlar Kurulu, 19 Ekim'de süresi dolan OHAL'i 3 ay süreyle uzatma kararı aldı. Bu uzatmanın süresi de 19 Ocak'ta dolacak. Yeniden uzatılıp uzatılmayacağı tartışılan OHAL ile ilgili açıklamayı dün Yıldırım yaptı. Yıldırım, OHAL'in 3 ay süreyle ikinci kez uzatılmasına ilişkin kararın bu hafta TBMM Genel Kurulu'na geleceğini açıkladı. Yıldırım, kasımda yaptığı açıklamada, "Şimdi, referandum olması halinde, elbette kimseye, 'OHAL altında seçime gidildi OHAL şartlarında referandum yapıldı' gibi bir söz söyleme fırsatı vermeyiz. Bu nedenle referandum öncesi OHAL kaldırılır diye düşünüyorum" demişti.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,5910-3,5917           
Euro: Euro 3,7358-3,7372
Sterlin: 4,3935-4,3959
Gram Altın: 133,9282-134,0181

Zamlı Enflasyon
Enflasyon, yılı son dönemde üst üste gelen vergi zamları nedeniyle sürprizle tamamladı. Analistlerin yüzde 0.9 civarı artış beklediği aralıkta aylık enflasyon yüzde 1.64 çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2016 yılı enflasyonu ise yüzde 8.53 oldu. Enflasyondaki sürprizde dolardaki rekorlar, gıda fiyatlarındaki artış ile sigara ve otomotivdeki ÖTV zamları etkili olurken, Merkez Bankası'nın ekimde yüzde 7.5'e güncellediği yıllık enflasyon hedefi de tutturulamadı. Analistler yıllık enflasyonun ocak ayında yine yüzde 7.5 seviyelerine düşeceği ancak mayısa doğru yüzde 9-9.5'e çıkacağı görüşünde. Enflasyonda aralıkta en yüksek artış yüzde 7.33 ile içki ve sigara grubunda. Bu grubun aylık enflasyona etkisi 0.37 puan. Diğer zam gelen otomotivi barındıran ulaştırma grubunda aylık enflasyon yüzde 1.97 arttı ve grubun enflasyona etkisi 0.29 puan oldu. Enflasyona en çok etkiyi ise yine gıda grubu yaptı. Yüzde 3.29 artan gıda grubundaki fiyatların aylık enflasyona etkisi 0.79 puan. Aralık ayının zam şampiyonu yüzde 60 artışla patlıcan, yüzde 53.41 artışla yumurta, yüzde 34.71 artışla kabak. Yılın zam şampiyonu nohut aralık ayının da ilk beşte yer aldı. Gıda fiyatlarını vergisi artırılan içki ile 5 lirayı aşan benzin ve motorin izledi. Yumurta fiyatlarındaki artışta ise İran ile Avrupa'daki kuş gribi etkili. Bir çok ülke Türkiye'den yumurta almayı tercih etti ve bir de girdi fiyatlarının artması sıkıntı yarattı. Yıllık enflasyonda ise en büyük etki yüzde 12.36 artış yaşanan otomotiv, benzin ve motorinin içinde bulunduğu ulaştırma grubundan geldi. Yıllık yüzde 8.53 enflasyonun 1.77 puanı bu grubun eseri. Sigara ve içki fiyatları yıllık yüzde 31.59 arttı ve yıllık enflasyona 1.57 puan etki yaptı. Gıdada yüzde 5.65'lık bir yıllık enflasyon yaşadı. Bunun yıllık ana enflasyona etkisi 1.34 puan. Aralıkta olduğu gibi yıllıkta da en yüksek artışlardan biri yumurtada. Yumurta fiyatındaki artışın genel enflasyona etkisi 0.3 puan. Yine nohut fiyatları da yüzde 58'in üzerinde arttı. Dünya genelinde rekolte düşüklüğü fiyatı artırdı. Elektrik ve doğalgaz zamları da konut grubunda yıllık enflasyonu yüzde 6.42 arttırdı bu gruptan yıllık enflasyona 1 puanlık etki geldi. Yılın zam şampiyonu fiyatı ikiye katlanan Süper Loto. Süper Loto'yu yüzde 58 zamlanan nohut, yüzde 39.7 artan köprü ücreti takip ediyor.
Hürriyet

İşte Memurun Zamlı Maaşları
Memur maaş katsayıları, yüzde 3'lük ocak ayı zammına göre yeniden belirlendi. Maliye Bakanlığından edinilen bilgiye göre, açıklanan enflasyon rakamlarının ardından geçen yılın ikinci yarısına ilişkin enflasyon farkı çıkmadı, memur maaş katsayısı ocak ayı itibarıyla 0.096058'e, taban aylık katsayısı 1.503595'e, yan ödeme katsayısı da 0.030462'ye çıkarıldı. Söz konusu düzenlemenin ardından aile ve çocuk yardımı almak kaydıyla müsteşar maaşı, 9 bin 498 liradan 9 bin 787 liraya, genel müdür maaşı ise 8 bin 335 liradan 8 bin 589 liraya çıktı. Böylece müsteşar ve genel müdür maaşında yüzde 3.04 artış meydana geldi. 12'nci derecenin 1'inci kademesinden maaş alan hizmetlinin temmuzda 2 bin 517 lira olan maaşı 2 bin 601 liraya, 13'üncü derecenin 3'üncü kademesindeki devlet memurunun 2 bin 678 lira olan maaşı 2 bin 767 liraya yükseldi. Buna göre, her iki çalışan kesimindeki maaş artışı yüzde 3.3 oldu. 7'nci derecenin 1'inci kademesindeki öğretmenin temmuzda 3 bin 7 lira olan maaşı 99 lira yükselerek 3 bin 106 liraya, 8'inci derecenin 1'inci kademesindeki polis memurunun 3 bin 818 lira olan maaşı da 124 lira artışla 3 bin 942 liraya çıktı. Böylece 7'nci derecenin 1'inci kademesindeki öğretmenin maaşı yaklaşık yüzde 3,3, 8'inci derecenin 1'inci kademesindeki polisin maaşı ise yüzde 3.2 arttı. Bu arada Kamu İktisadi Teşebbüsünde (KİT) sözleşmeli personel ücret tavanı da 5 bin 257,87 liraya yükseldi. Bu arada, memur emeklileri de maaşlarını toplu sözleşme gereği yüzde 3 zamlı alacak. SSK ve Bağ-Kur emekliler ise maaşlarını geçen yılın son 6 aylık enflasyonu olan yüzde 4.73 zamlı alacak.
Hürriyet

2017 Hedefi 155 Milyar $
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, bu yılın sonunda ihracatın 155 milyar dolara yükselmesini öngördüklerini belirterek, Orta Vadeli Plan (OVP) hedefi olan 153.3 milyar doları geride bırakacaklarına inandıklarını vurguladı. 2017 yılını ihracatta atılım yılı ilan ettiklerini duyuran Büyükekşi, 142 milyar 610 milyon dolar olan ihracatın eğer kurlarda değerlenme olmasa, Rusya ve çevre ülkelere ihracatımız azalmasa ve bir de ihracat fiyatları düşmese 150.8 milyar dolara çıkacağını dile getirdi. Büyükekşi, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin de katıldığı, '2016 İhracat Değerlendirme Toplantısı'nda küresel ticaret açısından 2016'nın zor geçtiğine işaret ederek, 2015'te 1.44 olan kilogram başı ihracatın, geçen yıl 1.37 kilogram dolara gerilediğini bildirdi. Yıl genelinde bu gerilemeden kaynaklı ihracat kaybının 3.5 milyar dolar olduğunu söyleyen Büyükekşi, şöyle konuştu: "Rusya ile yaşadığımız krizin yanı sıra Irak, Suriye ve Libya'da yaşanan çatışmalarda ihracatı düşürdü. Bu ülkelere ihracat 3.7 milyar dolar azaldı. Türk Lirası ve sterlinin dolara karşı değer kaybetmesinden kaynaklı kaybımız 1.5 milyar dolar. Bunların tamamını topladığımızda 8.7 milyar dolar kaybetmiş oluyoruz. Yani bunlar olmasaydı, 2016 ihracatımız yüzde 5 artarak 150.8 milyar dolar olacaktı." Büyükekşi, Rusya'nın ihracatının yüzde 22, İngiltere'nin yüzde 12.4, Çin'in yüzde 7.4, ABD'nin yüzde 4.6 ve AB'nin de yüzde 4 gerilemesi göz önüne alındığında, Türkiye'nin ihracatının azaldığını söylemenin matematiğe hakaret olacağını dile getirdi. İhracatın dünya ticaretinden aldığı payın, 2015 yılında yüzde 0.87 iken, geçen yıl yüzde 0.89'a çıkarak rekor kırdığına dikkati çeken Büyükekşi, "En önemli ticari partnerimiz AB'nin ithalatındaki payımız yüzde 1.28'e ulaşarak rekor kırdı. 2015'te yüzde 1.21 idi. ABD'nin ithalatından aldığımız pay 2015'te yüzde 0.28 iken, geçen yıl yüzde 0.29'a çıktı" dedi.
Hürriyet

Sahada Destınasyon Odaklı Tanıtım
Zor geçen 2016 yılı turizmde strateji değişikliği getirdi. Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısı üst üste 16'ncı ayda da gerilerken Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye'ye turist gönderen ülkelerde oluşan güvenlik kaygısını aşmak için strateji değişikliği yaptı. Buna göre Türkiye'nin geneli yerine destinasyon tanıtımı yapılacak. Bakanlık yetkilileri, "Antalya ise Antalya, Bodrum ise Bodrum, Kapadokya ise Kapadokya... Pazarlara göre doğrudan destinasyonlarımızı tanıtacağız. O bölgenin güzelliklerini, ortamını anlatıp ürünlerini tanıtmaya odaklanacağız" dedi.
Haber Türk

Borsanın Devleri 42 Milyar Lira Değer Kazandı
Borsa İstanbul'un (BIST) en değerli 20 şirketinin piyasa değeri, 2016'da yaşanan tüm olumsuz gelişmelere karşın 42.6 milyar lira daha arttı. 31 Aralık 2015 sonu itibarıyla Borsa İstanbul'daki şirketlerin toplam piyasa değeri yaklaşık 555 milyar lira olurken, söz konusu rakam 30 Aralık 2016 kapanışı itibarıyla 616 milyar lira olarak hesaplandı. 2015 sonunda 329 milyar 792 milyon lira olan BIST'in en değerli 20 şirketinin piyasa değeri 2016'da 372 milyar 452 milyon liraya yükseldi. 2016 yılı devlerin piyasa değerinin yanında sıralamalarını da etkiledi. Buna göre, piyasa değeri 2015 sonu itibarıyla en yüksek olan 20 şirketten 12'si geçen yıl değerini artırdı. Değer artışında şampiyon 7 milyar 350 milyon lira ile Erdemir oldu. Erdemir'i 7 milyar 278 milyon lira ile Koç Holding ve 4 milyar 516 milyon lira ile de Enka İnşaat izledi. Değer artışı kaydeden diğer şirketler Akbank, Tofaş, İş Bankası, Garanti Bankası, Sabancı Holding, Emlak Konut, VakıfBank, Yapı Kredi ve Tüpraş olarak sıralandı. Geçen yıl 10 şirket, piyasa değerini 1 milyar liranın üzerinde artırdı. 7 milyar liranın üzerinde değer artışı yaşayan iki şirketten biri olan Koç Holding, 2015'i ikincilikle tamamladığı sıralamada, 2016'da zirvenin yeni sahibi oldu. Koç Holding'in piyasa değeri geçen yılın sonunda 34 milyar 995 milyon liraya yükseldi. Koç Holding'i Garanti Bankası, Akbank takip etti.
Vatan

DÜNYA
Başbakan Irak'a Gidiyor
Başbakan Binali Yıldırım, Irak ve Türkiye ilişkilerinde yaşanan Başika krizinin ardından bu hafta Bağdat ve Erbil'i ziyaret edeceğini açıkladı. Yıldırım, "Dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azaltacağız. Irak'ta, otorite olmazsa, Suriye'de otorite olmazsa biz güvende olamayız. O yüzden işe ilişkilerimizi düzeltmekle başladık" dedi. Meclis'in geçen yıl 1 Ekim'de, Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda hükümete verilen yetkiyi 2017'ye kadar uzatmasının ardından Irak parlamentosu, Türk askerinin Başika kampını boşaltmasını istemişti. İkili ilişkilerin tekrar gerilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Haydar İbadi'ye yönelik, "Sen benim muhatabım değilsin, seviyemde değilsin, kalitemde değilsin. Irak'ın Başbakanı, istediğin kadar bağır, çağır. Biz bildiğimizi okuyacağız. Önce haddini bil" açıklaması yapmıştı. İki ülke Başika krizinin ardından karşılıklı heyetler ile tansiyonu düşürmeye çalıştı. Krizin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen ay İbadi ile telefonla görüştü. Başbakan Yıldırım da Başika krizi ile gerilen ikili ilişkilerin düzeltilmesi için bu ay içinde Irak'a gitme kararı aldı. Yıldırım, ziyaretinde Bağdat'ta Irak Başbakanı İbadi ile Erbil'de ise Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile bir araya gelecek. Yıldırım, Irak ziyaretiyle ilgili partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi: "Irak'ta, Suriye'de otorite olmazsa, devlet olmazsa biz güvende olamayız. Onun için işe ilişkilerimizi düzeltmekle başladık. Rusya ile ilişkileri düzelttik, İsrail ile ilişkilerimizi bir noktaya getirdik. 6 yıldır Suriye'de devam eden katliama artık son vermek gerektiğini düşündük, inisiyatif aldık; Rusya ile beraber ateşkesin sağlanmasını başardık. 'Dostlukları artıracağız düşmanlıkları azaltacağız' dedik. Terörü ortadan kaldırmanın yolu huzur ve güvendir. İşte ilişkilerimizi düzeltmek ile başladık. Irak ile ilişkileri düzeltmek için de süreç başlattık. Bu hafta içinde ziyaret gerçekleştirmek suretiyle Irak'ta olan dayanışmamızı, terörle mücadele konusundaki birlikteliğimizi bizatihi ziyaret ederek göstereceğiz."
Hürriyet

İhlal Edene Yaptırım
Suriye'de muhalifler, Esad rejimini ateşkesi ihlalle suçlayarak Kazakistan'ın başkenti Astana'da planlanan yeni müzakere turunun ön hazırlık toplantılarına katılmayı askıya alırken, Türkiye ile Rusya'nın ateşkes ve çözüm için oluşturduğu garantörlüğün şekli belli olmaya başladı. Buna göre Türkiye ve Rusya ateşkesi gözlemek için Suriye'de kontrol noktaları kuracak. Ortak mekanizma, ateşkesi ihlal eden tarafa yaptırım uygulayacak. Ateşkesin temel prensiplerinin yer aldığı beş maddelik anlaşma metnine ek olarak taraflar, Türkiye ve Rusya arasında kurulacak ortak komisyona, ayrıca Astana'da başlayacak siyasi görüşmelere ilişkin iki anlaşmaya da imza koydu. "Ateşkes ihlallerini kaydetme mekanizması hakkındaki anlaşma metnine" Hürriyet ulaştı. İhlalleri kayıt altına almak ve ateşkes rejimine uyumun sağlanması için Türkiye ve Rusya, fiili irtibat hattı çevresinde yerleşim bölgelerinde kontrol noktaları oluşturacaklar. Komisyon, ateşkesi ihlal eden taraftan ihlali durdurmasını talep edecek, etkilenen tarafın popülasyonu ve altyapısında meydana gelen zararın telafi edilmesi için tedbirler alacak. Bu talebe uyulmazsa, garantörler ihlal eden tarafa yaptırım önlemleri uygulayabilecek. Hürriyet'e bilgi veren Türk yetkililer, Suriye içinde kontrol noktalarının şu anda uygulamaya geçmediğini söyledi. Ancak ateşkesi izlemek üzere Ankara ve Moskova'da iki merkez kuruldu. Bu merkezler üzerinden karşılıklı iletişim sağlandığını belirten yetkili, Rusya ve Türkiye'nin kendi kaynaklarından gelen bilgileri değerlendirdiğini söyledi. "Herkesin kendi kaynakları var. Sahadan gelen bilgiler bu merkezlerde işleniyor" dedi. BM'nin de katılımıyla rejim ile muhalifler arasında yapılacak görüşmelerin 23 Ocak'ta Astana'da başlaması planlanıyor.
Hürriyet

Netanyahu 3 Saat Sorguda Kaldı...
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun başı yolsuzluk suçlamaları nedeniyle ağrımaya devam ediyor. Başbakan Netanyahu, suçlamalar nedeniyle Batı Kudüs'teki başbakanlık konutunda 3 saat sorgulandı. İsrail'de yayımlanan "Haaretz" gazetesi soruşturmanın Dünya Yahudi Kongresi (WJC) Başkanı Ronald Lauder'in "hediye" iddialarına dayandırıldığını yazdı. Habere göre Lauder, "Bibi" lakaplı Netanyahu için lüks bir takım elbise aldığını ve çocuklarının tatil masraflarını karşıladığını itiraf etti. Soruşturmayı yürütenler, Lauder'in Netanyahu'ya daha yüklü miktarda hediyeler verdiğini göz önünde bulundurduğunu belirtti. Netanyahu'nun Lauder'in yanı sıra İsrail içindeki iş adamlarından da maddi çıkar sağlamış olabileceği açıklandı. Rüşvet iddialarına sosyal medya hesabından cevaplayan Netanyahu, "Bana ve aileme karşı yürütülen eziyet neticesinde dün hiçbir şey çıkmadı. Hiçbir şey de çıkmayacak çünkü hiçbir şey yok" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Alman Bakan Terör İçin Ekstra Yetki İstedi
Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, terörle mücadelede federal hükümete daha fazla yetki verilmesini talep etti. Maiziere, "Frankfurter Allgemeine Zeitung" gazetesi için kaleme aldığı makalede, federal hükümetin ve eyaletlerin ülkenin güvenliği konusunda birlikte çalıştıkları alanlarda tüm güvenlik birimlerinin federal hükümetçe yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Maiziere, iç istihbarattan sorumlu Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (BfV) tümüyle federal hükümetin yönetimi altına alınması gerektiğini kaydetti. Maiziere, Federal Kriminal Dairesi'nin (BKA) yetkilerinin de artırılmasını isteyerek "tehlikeli kişilerin" kontrolü konusunda ortak kurallara ve daha iyi koordinasyona ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Milliyet

Astana Öncesi Su Anlaşmazlığı
Altı yıllık iç savası bitirmek adına Suriye'de rejim güçleriyle muhalifler arasında sağlanan, Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğünde 30 Aralık'ta yürürlüğe giren ateşkes Esad militanlarının Barada'ya saldırılarıyla ihlal ediliyor. Barada Vadisi'ndeki su kaynakları çevresinde yoğunlaşan ihlaller nedeniyle Suriye'deki 12 muhalif grup, saldırılarının sürmesi halinde Astana'daki siyasi görüşmelere katılmayacaklarını açıkladı. Muhaliflerin önceki gün yayımladıkları ortak bildiride, "Rejim ateşkese tamamen uyana kadar Astana müzakereleri ile ilgili yapılacak görüşmeleri ve istişareleri donduruyoruz" denildi. Esad'ın daha fazla alanı kontrol etmek istemesinin ateşkesin en önemli bendinin ihlali sayılacağını belirten muhalifler, rejimin ateşkesten önceki şartlara uymaması halinde anlaşmanın hükmünün kalmayacağını vurguladı. Bildiride ayrıca, Rusya'nın garantörü olduğu Esad güçlerinin ateşkes şartlarını uygulatamamasının Moskova'nın gücünü sorgulamaya yol açtığı ifade edildi. Esad militanları ve Hizbullah güçleri iki hafta önce Halep merkezini tamamen ele geçirmelerinin ardından saldırılarını, Sam'ın merkezine 12 kilometre uzaklıktaki Barada Vadisi ve çevresine yoğunlaştırdı.
Star

Rusya'dan Manila Açılımı
Rusya'nın Pasifik Donanması'na bağlı 2 savaş gemisi, iyi niyet ziyareti çerçevesinde Filipinler'in başkenti Manila'daki limana ulaştı. Yerel basın 5 gün sürecek ziyaret çerçevesinde Rus askerlerin, Filipinli mevkidaşlarını Moskova'nın donanma kapasitesi hakkında bilgilendireceklerini duyurdu. Rusya'nın Pasifik Komutan Yardımcısı Tümamiral Eduard Mikhailov, terörizm ve korsanlarla mücadelede Filipinler'e destek vermeye hazır olduklarını söyledi. Mikhailov, Filipinli yetkililere yaptığı çağrıda, "ABD ya da Rusya'yla işbirliğini seçebilirsiniz, ama biz sizin tüm ihtiyaçlarınıza cevap verebiliriz" dedi.
Vatan

Trump Kim'e Engel Olacak
ABD'de 20 Ocak'ta göreve başlamaya hazırlanan seçilmiş Başkan Donald Trump, ülkesini nükleer saldırı düzenlemekle tehdit eden Kuzey Kore'ye geçit vermeyeceğini açıkladı. Geçtiğimiz günlerde, uzun menzilli nükleer füze çalışmalarının son evresine girdiğini söyleyen Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un açıklamalarına paylaştığı bir Twitter mesajında atıf yapan Trump, "Öyle bir şey olmayacak!" dedi. Ancak Trump'ın mesajında tam olarak Kuzey Kore'nin iddialarını mı yalanladığı, yoksa Pyongyang'ın nükleer programını engellemek için adım atacağını mı ima ettiği anlaşılmadı. Bir sonraki mesajında Kuzey Kore'nin saldırgan politikası konusunda Çin'e de yüklenen Trump, "Çin tek taraflı bir ticaret sayesinde ABD'den devasa boyutlarda para ve servet alıyor. Ama Kore konusunda yardım etmiyor. Çok güzel!" ifadelerini kullandı. Pekin yönetimi, Trump'ın sözlerini 'sorumsuzluk' olarak niteledi. Kim, Pazar günü Kuzey Kore devlet televizyonundan yayınlanan konuşmasında, nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip uzun menzilli füzeleri denemeye yakın olduklarını söylemişti. Kuzey Kore'yi 'Doğu'nun önemli bir askeri gücü' olarak tanımlayan Kim, "Artık ülkemize en güçlü düşman (ABD) bile dokunamaz" demişti. Kuzey Kore 2016'da gerçekleştirdiği iki nükleer silah testi, bazı uzmanlara göre Pyongyang yönetiminin nükleer silah programında ciddi ilerlemeler kaydettiğini ispatlıyor. Buna karşın Kuzey Kore şu ana kadar nükleer başlık taşıyabilecek kapasitede uzun menzilli bir füze testi gerçekleştirmiş değil. Nükleer silah uzmanları, Kuzey Kore'nin beş yıl içerisinde bu kapasiteye ulaşabileceği konusunda uyarıyor.
Vatan

POLİTİKA

200 M Ötesi Karakol
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Ortaköy'deki terör saldırısı ve diğer terör olaylarından dolayı Hükümet'i suçlayarak, "Elinde Kalaşnikof, polisi, güvenlik görevlisini öldürüyor, içeri giriyor, herkesi tek tek öldürüyor, sonra elini kolunu sallayarak çıkıp gidiyor. 200 metre ötesinde de karakol var. Etraf da polis kaynıyor. Nasıl oluyor arkadaşlar bu?" dedi. Kılıçdaroğlu, dün grup toplantısında özetle şunları söyledi: "2016'da çok büyük acılar yaşadık. Yüzlerce askerimiz, polisimiz, vatandaşımız, korucumuz şehit oldu. En büyük endişem 2017'nin 2016'yı aratmasıdır. Ülkeyi yöneten Sayın Başbakan, 'Buna benzer terör eylemleri olacaktır' diyor. 'Önleyeceğiz' demiyor, 'Olacaktır' diyor. Ülkeyi umutsuzluğa sürüklemek için bundan daha farklı bir cümle kullanamazsınız. 80 milyonun şunu kabul etmesi lazım; Başbakan var, Bakanlar da var, Cumhurbaşkanı da var ama Türkiye yönetilmiyor. Şu anda çöken bir devlet gerçeğiyle, teröre teslim olan bir iktidarla karşı karşıyayız. Birilerinin sırtını sıvazlarsanız terörü yaşatırsınız. Dünyanın dört bir tarafından militanlar Türkiye üzerinden Suriye ve Irak'a geçtiler, 12 Ağustos 2012'de IŞİD komutanı söylüyor bunu. Bunlar gelirken bu ülkenin hükümeti kimdi? Bir terör örgütüyle ideolojik akrabalık kurarsanız bunlar başınıza gelir. TIR'larla silah gönderdiler. Şimdi o silahların tamamı Türkiye'ye döndü. IŞİD'i beslediniz, 70 ilden IŞİD'e militan katıldı. Bir Allah'ın kulu çıkıp da 'Bu işin sorumlusu benim' niye demiyor? 'Efendim bir üst akıl bunları yapıyor,' Bunlar hiçbir şey yapmıyorlar, her şeyi üst akıl yapıyor. Sen hükümet değil misin, hükmedeceksin. Yapamıyorsan da istifa edeceksin. 'Ben beceremiyorum, yönetemiyorum, terörü önleyemiyorum' diyeceksin. Bunu dersen ben sana saygı duyarım, demediğin takdirde saygıyı hak eden Hükümet değilsin, terör örgütlerine yardım ve yataklık yapan bir Hükümet'sin. Yılbaşı gecesi, güvenlik önlemleri alınmış, terör örgütü militanı taksiyle geliyor, elinde Kalaşnikof, polisi, güvenlik görevlisini öldürüyor, içeri giriyor, herkesi tek tek öldürüyor, 39 kişinin hayatına kastediyor, sonra elini kolunu sallayarak çıkıp gidiyor. 200 metre ötesinde de karakol var. Etraf da polis kaynıyor. Nasıl oluyor arkadaşlar bu? Bu anayasa değişikliğinin demokrasi açısından büyük bir ayıbı var. O ayıp da şu; AKP'li vekiller, anayasa değişiklik metnini görmeden imzalar attılar. Türkiye karanlık bir ortamın içine süratle çekilmektedir. İçerdekilerin gönlü rahat olsun. İçerdekilerle dışarıdakiler arasında büyük bir fark yok. İçerdekiler otobüse binemiyorlar, ev ziyaretine gidemiyorlar, istedikleri kitabı okuyamıyorlar ama dışarıdakiler de yarı açık cezaevinde yaşıyorlar." Kılıçdaroğlu, Twitter'dan da şunları paylaştı: "Terör almış başını gidiyor, santrallar elektrik üretemiyor, zam üstüne zam yapılıyor. AKP'nin halka asıl hizmeti çöken bir devlet oldu! Ölen halk, zamlarla beli bükülen halk, acı çeken halk. Her şeyin bedelini halk ödüyor ama hükümet edenlerden bir tek sorumlu çıkmıyor! Hükümet hesap soranlara terörist diyorsa terör konusunda hiçbir çözümü yok demektir! Bir daha saldırı olmayacağına inanan kimse yok. Bu, devletin teröre teslim olmasıdır!"
Hürriyet

Obama'nın Marifeti
Başbakan Binali Yıldırım, partisinin dünkü grup toplantısında ABD'yi sert sözlerle eleştirdi. Yıldırım özetle şunları söyledi: "Öncüpınar'ı ziyarette, Fırat Kalkanı'na katılan askerlerimizi dinledik. Onların vatanın selameti için ne kadar heyecanlı ve hazır olduklarını gördük. Operasyonun 133'üncü günündeyiz. Operasyonlarda bugüne kadar 1270 DEAŞ mensubu etkisiz hale getirildi, yakalananlarla birlikte 1561 oldu. Dünya DEAŞ diyor, yatıyor kalkıyor. Onlar yalandan mücadele ediyor. Lafını yapıyorlar, mücadele eden sadece Türkiye. Amerika'nın bir halt ettiği yok. Diğerlerinin bir şey yaptığı yok. Laftan başka bir şey yok. Yaptıkları, YPG'ye, PYD'ye açıkça silah veriyorlar. Daha fazla Türkiye'de anarşi, terör olsun diye. Bu dostluğa sığmaz. Yeni yönetimden beklentimiz bu kepazeliğe artık son versin. Yeni yönetimi sorumlu tutmuyoruz. Bu Obama yönetiminin marifetidir. Terör örgütü kullanarak terörle mücadele etmek… Mafya ile mafyayı alt etmek gibi bir şey. Gün dostun düşmanın ortaya çıkma günüdür. Yıllardır ABD ile beraberiz. Bölgede birçok konuda çalışmalar var. Bu stratejik ortaklığın terör örgütü tarafından gölgelenmesine ABD izin vermemelidir. PYD eşittir PKK; PKK eşittir bölücü terör örgütü. Bunların görülmesini istiyoruz. FETÖ orada, PKK uzantıları yanınıza yanaşmış ne yapıyorsunuz kardeşim? Bir karar verin, Türkiye ile mi bir olacaksınız bu alçak terör örgütlerine kucak mı açacaksınız? ABD, terör örgütleri ile değil, bölgede istikrarı tesis etmek için elini taşın altına koyan ülke ile işbirliğini daha fazla tercih edecek. Geçmiş yönetimin bu yanlışından döneceklerdir. Dönerse döner, dönmezse biz kendi işimizi hallederiz. 2017, Türkiye'nin terörle mücadelede mutlak bir hakimiyet sağlayacağı yıl olacaktır. Masum ve savunmasız sivil insanları, mutlu ve güzel anlarında katleden alçakların amacı insanlığa korku salmak, Türkiye'ye zarar vermektir. Bu katilleri aramıza salanlar, bu alçakça eylemleriyle farklı yaşam tarzları, inançlar üzerinden ayrışacağımızı bekliyorlarsa boşuna hevesleniyorlar. Bu ülkede bütün hayat tarzları, inançlar, bütün düşünceler, devletin güvencesindedir. Bu saldırıyla etnik köken, mezhep temelli ayrıştırmaya, kışkırtmaya yönelik ülkemizde süreç başlatılmak isteniyor. Biz, bir arada yaşama felsefesini yıllardır tecrübe ediyoruz. Sonsuza kadar da evrensel, insani hasletlerimizi koruyacağız ve sahipleneceğiz."
Hürriyet

Çıbanın Başı Okyanus Ötesi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Reina katliamını"15 Temmuz'un artçı sarsıntısı" olarak nitelendirdi. Bahçeli, dün partisinin grup toplantısında ve ardından gazetecilere yaptığı açıklamada özetle şu mesajları verdi: "Rakka - Kandil - Kobani ve Pensilvanya arasında çoktan kurulmuş ve düğümü uzun süre önce atılmış terörizm işbirliğine kimlerin müşahitlik ve mimarlık yaptığı gizlenemeyecek kadar nettir. YPG'ye silah dağıtan ABD'nin Kandil'e zırh olması, FETÖ'ye mevzi açması, IŞİD'i el altından kışkırtması hiçbir uyanık ve diri şuur sahibi insanımızın gözünden kaçmayacaktır. Çıbanının başı okyanus ötesidir. Ortaköy'e kadar gelen teröristin, yabancı istihbarat örgütlerinden bağımsız olduğunu söylemek beyhude bir değerlendirmedir. Türkiye'nin Suriye topraklarında, terörün kaynağında milli beka ve güvenliği için yaptığı mücadeleye, İstanbul'da adeta cevap verilmiştir. Türkiye asimetrik bir saldırının, barbar bir akının, vicdansız bir operasyonun odağı ve hedefindedir. Her insanımız, her vatandaşımız kaygılıdır. Milli vicdan Türkiye'nin böyle gidemeyeceğini, gitse bile huzur ve güvenliğe ulaşamayacağını ittifak ve infial içinde teyit etmektedir. Bildik yöntemlerle, terör örgütleri durmuyor, durdurulamıyor. Bu durum karşısında terörizmi döktüğü kanda boğmak, teröristleri tümden imha etmek için ya bir yol bulmalıyız ya da bulamıyorsak yeni bir yol yapmalıyız. Maksadım siyasi eleştiri dozajını artırmak değildir. Engel olmazsak, altımızdan kayıp giden bir vatan olduğunu açık seçik görmeliyiz. İstanbul'un en işlek semtinde, kalaşnikofla gelip meşhur bir eğlence mekânını basarak kana bulayan cani ve eylemi hakkında kafalarda oldukça fazla soru işareti belirmiştir. Muhtemel bir terörist saldırının hiç mi istihbaratı alınmamıştır? Eğer alınmışsa aksaklık nerededir? Mekânın onlarca güvenlik görevlisi nereye gitmiştir? Herkesin gözü önünde terörist nasıl kaçabilmiştir? Ortaköy yanarken, kavşak noktalar tutulmuşken bu terörist nasıl ortadan kaybolabilmiştir?"
Hürriyet

SPOR

Kartal'a Murat 'Can' Verdı!
Beşiktaş Sompo Japan, FIBA Şampiyonlar Ligi E Grubu'ndaki 11. maçında deplasmanda Polonya'nın Zielona Gora takımını 84-66 yenmeyi başardı, 9. galibiyetine ulaşarak zirvede kaldı. Maça kötü başladı temsilcimiz, hücumda bir türlü organize olamadığı gibi rakibinin üç sayı çizgisinin gerisinden bulduğu art arda isabetlere de engel olamadı, ribauntlarda da 12-4 geride olduğu ilk çeyreği 21-15 geride kapadı. Kenardan gelen Sertaç'ın etkili performansı ve 5 numaradan dağıttığı paslarla hücumdaki krizi aşan temsilcimiz, yine kenardan gelen Erkan'ın da şutlarıyla oyuna tutunmayı başardı, ancak rakibin 13'te 7 üç sayı isabetine engel olamayınca, devreyi 45-41 mağlup tamamladı. İlk yarıda hiç süre almayan Muratcan'ın girişi, Beşiktaş savunmasına müthiş bir ivme kazandırdı. Rakibine tam 5 dakika sayı attırmayan ve hücumda da Clark'ın önderliğinde 13-0 seri bulan temsilcimiz, 25. dakikada 53-45 öne geçti. Rakibini bu çeyrekte 7 top kaybına zorlayan ve çaldığı topları kolay basketlere çeviren Beşiktaş, son çeyreğe 61-55 galip girmeyi başardı. Thompson ve Weems ile skor bularak, farkı çift hanelere çıkaran temsilcimiz, arayı giderek açtı. Rakibin baskısını Thompson ile çok kolay aşan Beşiktaş, 4 kısalı sistemiyle rakibi hatalara zorlamayı sürdürdü. İlkan ile bitime 2 dakika kala 84-64'te 20 sayılık farkı yakalayan siyah-beyazlı temsilcimiz, top çalma istatistiğindeki 12-1'lik farkı hızlı hücum sayılarıyla lehine çevirdiği maçtan farklı galip ayrılmayı bildi.
Milliyet

İkisi Kadro Da Uçu Sırada
Süper Lig'de ilk devreyi hedeflediği yerde bitiremeyen Trabzonspor, transfer çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyor. Sağbek Pereira ve solbek Emmanuel Mas'ı bitiren yönetim, Osmanlıspor'dan Badou Ndiaye, Spartak Moskova'dan Ivelin Popov ve Akhisar Belediyespor'dan Rodallega'nın transferi için oyuncuların kulüpleri ile sıkı bir pazarlığa girişti. Ndiaye için Osmanlıspor'a resmi teklifte bulunan ve beklemeye geçen bordo-mavililerin, talip olduğu bir diğer isim Popov'un ise Türkiye'ye gelmeye sıcak bakmadığı belirtildi. Forvet hattı için de girişimlerine devam eden Trabzonspor'un Akhisar Belediyespor'da forma giyen Rodallega'dan yanıt beklediği ifade edildi. Transferlerde çok dikkatli davranan yönetimin, finansal fair-play kriterlerine de bağlı hareket edeceği bildirildi. Bu arada Trabzonspor'un devre arası transfer döneminde kadrosuna katmak için görüşmelerini sürdürdüğü Serdar Taşçı ile yıllık alacağı ücret konusunda mutabakat sağlanamadığı öğrenildi. Bordo-mavili yönetimin Serdar Taşçı için İstanbul'da bir görüşme yaptığı, bu görüşmede oyuncunun istediği ile Trabzonspor'un teklif ettiği rakamlar arasında farklılık olduğu bildirildi. Bu nedenle görüşmeler askıya alınırken, rakamların birbirine yaklaşması durumunda görüşmelerin yeniden başlayabileceği ifade edildi.
Milliyet

Böyle Bir Teklif Geri Çevrilmezdi
Beşiktaş'ın ligin devre arasındaki ilk transferi olan Ryan Babel, Antalya kampında basının karşısına çıktı. Gazetecilerin sorularına net cevaplar vereceğini belirterek samimiyetini gösteren Hollandalı oyuncu, konuşmalarının ise yorumlanmadan konulmasını rica etti. Beşiktaş'a niye geldiğini dört başlık altında toplayan Babel, "Beşiktaş'ı seçmemde dört sebep var. Birincisi Deportivo ile Beşiktaş'ı kıyasladığımızda, Deportivo küme düşme mücadelesi veriyor ama Beşiktaş şampiyonluğa oynuyor. İkincisi Beşiktaş, Avrupa'da oynuyor. Üçüncüsü çocuklarımın okulu için seçtim. Biliyorsunuz ki İstanbul'da okul seçeneği çok. Son olarak kariyerimin sonuna geliyorum ve böyle bir teklifi geri çeviremezdim" diye konuştu. Bir oyuncunun devamlılık kazanması için teknik direktörünün ona güvenmesi gerektiğini de söyleyen siyah - beyazlı oyuncu, "Genç oyuncuların yönledirilmeye ve doğru bir teknik direktöre ihtiyacı var. Her oyuncu Messi değil çünkü öyle oyuncular sınırlı ama bir çok oyuncu için doğru yönlendirme lazım. Ben daha önce bunları söyledim ve bana Liverpool'u eleştiriyorsun dediler, halbuki ben o dönemin teknik direktörünü eleştirdim. Bunu bir kez daha belirtmek istiyorum. Genç oyunculara kapım her zaman açık. Bütün birikimimi aktarırım. Ben de onların yaşındayken benden büyük oyuncuların benimle konuşmasını isterdim ama ağızlarını bile açmazlardı. O nedenle gençleri iyi anlarım" dedi. Kendisi gibi Ajax'ta oynayan Aras Özbiliz ile ilgili sorulara da yanıt veren Ryan Babel, "Aras'ın birkaç maçını seyrettim. Kariyeri boyunca çok ağır sakatlıklar geçirdi. Bugün futbol oynamaya devam etmesi bile takdire değer. Kendisiyle daha dün konuştum. Ona söyledim şu an için sakin olmalı ve gün gün devam etmeli. Kariyerine bile devam edebilmesi başlı başına bir başarı" ifadelerini kullandı. Beşiktaş'ta kazanırken de kaybederken de taraftarla birlikte olunması gerektiğini dile getiren tecrübeli oyuncu, "Liverpool'da kimi zaman maça kötü başlardık ama tribünler öyle bir atmosfer yaratırdı ki doğal olarak biz de daha iyi oynardık" dedi.
Milliyet

Hamit'ten Para Almaya Devam!
Tuzla ile oynanan kupa maçından sonra bileti kesilen isimler arasında yer alan Hamit Altıntop'un vedası Galatasaray'a pahalıya patladı. Cim-Bom, geçen sezonki alacağı rakam olan 1 milyon 373 bin eurodan feda edip, bu yıl için 1 milyon 650 bin euroya imza atan Hamit ile yollarını ayıracak ancak parasını ödemeye devam edecek. Tuzla karşılaşmasının ardından psikolojisinin bozulduğunu ve Galatasaray'da faydalı olamayacağını belirten Hamit, yönetime başvurarak ayrılmak istediğini dile getirmişti. Sarı-kırmızılılar, futbolcunun bu samimiyeti sonrasında bir jest yapmaya karar verdi, ligin ikinci yarısında alması gereken 875 bin euroyu da vereceğini fesih sözleşmesine koydu. Yönetim buna gerekçe olarak, geçen sezon futbolcunun 1.3 milyon eurodan feragat etmesi gösterdi. İlk başta Galatasaray'ın aleyhine gibi duran bu anlaşmada sarı-kırmızılılar lehine bir madde de bulunuyor. 34 yaşındaki futbolcu devre arasında herhangi bir kulübe gitmesi durumunda Cim-Bom bu parayı ödemeyecek. Futbolcunun menajeri ile yapılan görüşmeler sonucunda fesih, bu maddeler ışığı altında gerçekleşecek. Bu sezon ligde sadece 4 karşılaşmada sonradan oyuna giren Hamit, toplam 54 dakika sahada kaldı. Kupada da 5 karşılaşmada ilk 11'de sahaya çıkan tecrübeli futbolcu, Dersimspor maçında bir gol buldu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder