5 Ocak 2017 Perşembe

05.01.2017 Genel Gündem



05.01.2017

GÜNDEM

Pkk Saldırılarında Dayanışma Gösterilmiyor
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ve İngiltere'nin Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan, dün AB Bakanlığındaki görüşmeleri öncesinde ortak basın toplantısı düzenledi. Çelik, Türkiye'nin AB üyesi olmasa bile güçlü bir Avrupa devleti ve demokrasisi olduğuna dikkati çekerek, "İngiltere, halkının saygı duyduğumuz bir kararıyla Brexit sürecine girdi. AB'den ayrılma süreci İngiltere'nin Avrupa'dan ayrılması anlamına gelmiyor. İngiltere her zaman güçlü bir Avrupa devleti olmuştur. Avrupa'nın geleceği konusunda beraber çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde İngiltere ile aramızdaki işbirliği alanı daha da yoğunlaşacaktır. Bizim Gümrük Birliğini güncelleme sürecimiz ile İngiltere'nin Brexit ayrılma süreci ve bu sebeple de yeni ticari anlaşmalar süreci eş zamanlı işleyecek. Bunlar, Avrupa'nın geleceği için önemli gelişmeler" diye konuştu. Çelik, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine ilişkin AB Komisyonu'nun Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans'tan kendilerine bir belge geldiğini, adalet ve dışişleri bakanlarıyla birlikte bunun üzerinde çalışma yaptıklarını kaydetti. Türkiye'ye yönelik terör saldırıları olduğunda zaman zaman Avrupa başkentlerindeki bazı özel ve kamu binalarıyla tarihi binalarına dayanışma amacıyla Türk bayrağı yansıtılmasından duyulan memnuniyeti dile getiren Çelik, "Ama kafamızda şu soru oluşuyor: Neden Türkiye DEAŞ saldırısına uğradığı zaman Türk bayrağı kamu binalarına yansıtılıyor da, Türkiye PKK saldırısına uğradığı zaman bu tarihi kapılarda tarihi binalarda, kamu binalarında, tarihi eserlerde Türk bayrağının yansıtıldığını ve dayanışma gösterildiğini görmüyoruz?" diye konuştu. Türkiye'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Duncan, temmuzdan bu yana üçüncü kez Ankara'ya geldiğini söyledi. İstanbul Ortaköy'de yılbaşı gecesi düzenlenen terör saldırısını en şiddetli biçimde kınadıklarını ifade eden Duncan, "Bu konuda Türkiye'nin verdiği mücadelede, omuz omuza sizlere destek vermek istiyoruz. Nereden gelirse gelsin, PKK, DEAŞ, terör terördür. Her şekliyle bu tür saldırı ve tehditleri kınıyoruz. Türkiye'nin üstesinden gelmeye çalıştığı tehditler var. Bu konudaki mücadelede İngiltere destekçinizdir" diye konuştu. Ziyaret kapsamında Kıbrıs konusunun çözümüne yönelik temasların olacağını belirten Duncan, bu sorunun çözümüne ilişkin arayış içinde olduklarını söyledi. Duncan, Cenevre'de yapılması planlanan görüşmelerin başarıyla sonuçlanması ve çözüme katkı sağlanmasını dilediklerini vurgulayarak, "Birleşik Krallık adına, garantör olarak masadaki bütün tarafların başarıyla bu görüşmeleri neticelendirmesini arzu ediyoruz" dedi. Duncan, elik ile toplantısının ardından Kıbrıs meselesini görüşmek için Atina'ya gideceğini sözlerine ekledi.
Milliyet



Koalisyon Hayal Kırıklığı Yaratıyor
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, "Ümit ederiz ki başta ABD olmak üzere bütün koalisyon güçleri, Türkiye'nin Fırat Kalkanı Harekatı'nda ihtiyaç duyduğu hava desteği ve diğer desteği verir. Bu noktada gereken adım daha fazla gecikmeden atılmış olur" diye konuştu. Işık, TAİ'deki, "T-129 ATAK Helikopteri 19. Teslimat Töreni"- nin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun, "koalisyon güçlerinin Suriye'nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı Harekâtı'na gerekli desteği vermediği"- ne yönelik açıklamaları hatırlatması ve bu kapsamda İncirlik Üssü'ne yönelik bir tasarruf olup olmayacağını sorması üzerine, "Müttefik ülkelerin, özellikle NATO'da uzun yıllar birlikte olduğumuz ülkelerin, DEAŞ ile mücadele için koalisyon oluşturmuş ülkelerin DEAŞ'a karşı mücadelede son derece kritik bir yer olan El Bab'a karşı Türk Silahlı Kuvvetlerinin desteğiyle Özgür Suriye Ordusu'nun başlattığı bu operasyona destek vermemesi doğrusu düşündürücü. Daha doğrusu arzu edilen desteği vermemesi düşündürücü" ifadesini kullandı. Müttefiklerden her şart ve koşulda özellikle hava desteği verilmesini beklediklerini vurgulayan Bakan Işık, şunları kaydetti: "Bu, kamuoyunda ciddi bir hayal kırıklığı oluşturuyor. Biz müttefiklerimize de bunu da söylüyoruz, 'Siz bu noktada hem DEAŞ ile mücadele ettiğinizi ifade ediyorsunuz hem de istenen, arzu edilen desteği vermiyorsunuz. Bu da kamuoyunda sizin DEAŞ ile mücadelede samimiyetinizin sorgulanmasına sebep oluyor.' Bu, tabii ki Türkiye içerisinde de İncirlik'in de sorgulanmasına sebep oluyor. Ancak bizim uzun dönemli bir ittifak ilişkimiz var, sorunlarımızı oturarak, konuşarak çözmek durumundayız. Bu konuyla ilgili de gerek askerden askere gerekse sivilden sivile görüşmelerimiz sürüyor."
Milliyet


'Pkk Saldırısında Dayanışma Görmüyoruz'
AB Bakanı Çelik ve İngiltere'nin Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan, dün AB Bakanlığındaki görüşmeleri öncesinde ortak basın toplantısı düzenledi. Çelik, Türkiye'nin AB üyesi olmasa bile güçlü bir Avrupa devleti ve demokrasisi olduğuna dikkati çekerek, "İngiltere, halkının saygı duyduğumuz bir kararıyla Brexit sürecine girdi. AB'den ayrılma süreci İngiltere'nin Avrupa'dan ayrılması anlamına gelmiyor. İngiltere her zaman güçlü bir Avrupa devleti olmuştur. Avrupa'nın geleceği konusunda beraber çalışmaya devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde İngiltere ile aramızdaki işbirliği alanı daha da yoğunlaşacaktır. Bizim Gümrük Birliğini güncelleme sürecimiz ile İngiltere'nin Brexit ayrılma süreci ve bu sebeple de yeni ticari anlaşmalar süreci eş zamanlı işleyecek. Bunlar, Avrupa'nın geleceği için önemli gelişmeler" diye konuştu. Çelik, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine ilişkin AB Komisyonu'nun Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans'tan kendilerine bir belge geldiğini, adalet ve dışişleri bakanlarıyla birlikte bunun üzerinde çalışma yaptıklarını kaydetti. Türkiye'ye yönelik terör saldırıları olduğunda zaman zaman Avrupa başkentlerindeki bazı özel ve kamu binalarıyla tarihi binalarına dayanışma amacıyla Türk bayrağı yansıtılmasından duyulan memnuniyeti dile getiren Çelik, "Ama kafamızda şu soru oluşuyor: Neden Türkiye DEAŞ saldırısına uğradığı zaman Türk bayrağı kamu binalarına yansıtılıyor da, Türkiye PKK saldırısına uğradığı zaman bu tarihi kapılarda tarihi binalarda, kamu binalarında, tarihi eserlerde Türk bayrağının yansıtıldığını ve dayanışma gösterildiğini görmüyoruz?" diye konuştu. Türkiye'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Duncan, temmuzdan bu yana üçüncü kez Ankara'ya geldiğini söyledi. İstanbul Ortaköy'de yılbaşı gecesi düzenlenen terör saldırısını en şiddetli biçimde kınadıklarını ifade eden Duncan, "Bu konuda Türkiye'nin verdiği mücadelede, omuz omuza sizlere destek vermek istiyoruz. Nereden gelirse gelsin, PKK, DEAŞ, terör terördür. Her şekliyle bu tür saldırı ve tehditleri kınıyoruz. Türkiye'nin üstesinden gelmeye çalıştığı tehditler var. Bu konudaki mücadelede İngiltere destekçinizdir" diye konuştu. Ziyaret kapsamında Kıbrıs konusunun çözümüne yönelik temasların olacağını belirten Duncan, bu sorunun çözümüne ilişkin arayış içinde olduklarını söyledi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,5639-3,5656           
Euro: Euro 3,7532-3,7542
Sterlin: 4,3955-4,4008
Gram Altın: 134,4712-134,5881

Turizm Merkezi Olacak
Diyarbakır'da terör operasyonlarında hasar gören Sur'un yeniden inşaası dün düzenlenen temel atma töreni ile başladı. Diyarbakır'daki temel atma törenine TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TURİŞ Başkanı Ergün Turan ve TOKİ Başkanı Ergün Turan ile birlikte giden Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "Devlet dediğimiz nesne bir taraftan teröriste o kudretli elini vururken bir taraftan da şefkatli kanatlarını açmak zorunda. Şimdi devletin şefkat kanatlarını açarak iş yapma zamanı" dedi. Özhaseki, Diyarbakır'ın hayata geçecek projelerle turizm destinasyon merkezi olacağını kaydetti. Başbakan Binali Yıldırım, video konferansla bağlandığı törende şöyle konuştu: "Diyarbakır'ın 4 bin yıllık Sur bölgesindeki tahribatı ortadan kaldırmak, Sur'un tarihi ve kültürel zenginliklerini tekrar hayata döndürmek başlattığımız bir program var. Üç projenin toplam bütçesi de 60 milyon lira bu yıl içerisinde tamamlanacak. Toplu konut projeleri, altyapının tamamen yenilenmesi, yıkılan binaların yerine yenilerinin yapılması ve hak sahiplerinin uğradığı mağduriyetlerin giderilmesi içinde çalışmalar devam ediyor. Yapılan bu çalışmalar elbette terör örgütünü rahatsız ediyor, biliyoruz. Ama onlar rahatsız olacakları kadar olsun. " Bakan Özhaseki ise törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Üç ay kadar önce eylem planımızı açıkladık. Hiç birisi göstermelik işler, planlar temel atmalar değildi. O zaman yetiştiremediğimiz 3 proje vardı. Hazreti Süleyman Camii etrafındaki 115 dönümlük alanın rekreasyonuydu. Buradaki ziyaretgahtaki alanın durumu içimize sinmiyordu. Buradaki kardeşlerimizin hakkını verdik. Şimdi burayı ziyaretlerde kullanacağımız bir yeşil alan olarak düzenliyoruz. İkincisi Dicle Vadisi projesi. Milyon metrekarelik büyük bir proje. İlk etapta 320 bin metre karelik bir alanın düzenlemesi var. Bizim Diyarbakır'daki evlerimiz ahşap ve taşın karışımı. Bundan sonra yapılacak bütün evler, taş evler olacak. Bunları yaparsak Sur içi dünyanın bir çok yerindeki benzerleri gibi turizmin destinasyon merkezi olacak. Kendi halinde bırakırsak, rastgele yapılaşırsa, çirkin yapılar kendi halinde büyürse emin olun kimse gelmez buraya. Ama düşündüklerimizi gerçekleştirirsek, burası Türkiye'nin en güzel yerlerinden biri olacak."
Hürriyet

Süper Babaanne
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, genel sağlık sigortası (GSS) primlerinin tek kalemde tahsil edilmesine ilişkin yasa tasarısını Meclis'e sunacaklarını, böylece hiç kimsenin sistem dışında kalmayacağını söyledi. Müezzinoğlu, kadın istihdamında azalma olmaması için yeni projeler üzerinde çalıştıklarını anlatırken, doğum yapmış annelerin gönül rahatlığıyla işe gidebilmelerini sağlamak amacıyla torununa bakan anneanne ve babaanneleri destekleyeceklerini söyledi. Müezzinoğlu, 3 ilde pilot uygulama başlatacaklarını ifade ederken, ne kadar destek sağlanacağına ve kaç kişinin yararlanacağına ilişkin detayların önümüzdeki dönemde belli olacağını kaydetti. Müezzinoğlu, "Pilot uygulamanın ardından 6 ay sonra memnuniyet sağlanırsa yaygınlaştırabiliriz. Bu öneri İstanbul Sanayi Odası'ndan geldi. Pilot uygulamaya 3 ilde, belirli sayıda aileyle başlayacağız. Emzirme çağındakiler ve 3 yaşına kadar çocuklar öncelikli olacak" dedi.
Haber Türk

Başakşehir-Zeytinburnu Ortaköy Katliam Hattı
2017'in ilk saatlerinde Ortaköy'de gerçekleştirilen terör eyleminin üzerinden üç gün geçti. IŞİD'i işaret eden ilk bulguların ardından yeni ipuçları elde edilmeye başlandı. Soruşturma kapsamında, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde oluşturulan kamera izleme ekibi, kod adı "Ebu Muhammed Horasani" olan ancak açık ismi henüz kesinleştirilemeyen teröristin sürecini ortaya çıkardı. Yapılan araştırmalarda, Ebu Muhammed Horasani'nin kalması için, olaydan 3 gün Başakşehir'de bir site içinde bir daire kiralandı. 15 Aralık günü Konya'dan İstanbul'a geldiği anlaşılan eylemcinin Zeytinburnu'ndaki bağlantılarına karşın eylemden 3 gün önce kiralanan bu evde kalan eylemci, yılbaşı günü 17.30 sıralarında bu adresten Ortaköy'e gitmek amacıyla öncelikle Zeytinburnu'na doğru yola çıktı. Teröristin, Zeytinburnu ve çevresinde bağlantıları olmasına karşın Başakşehir'deki bir evde kalması soru işaretlerine neden oldu. Polis, daha sonra bu evi bastı, ancak ev boşaltılmıştı. Eylem öncesi neden bu evde kaldığı ve kim ya da kimlerle görüştüğü polisin araştırdığı konular arasında. Eylem sırasında üzerinde olan elbiseyle Başakşehir'den tek başına yola çıkan Ebu Muhammed Horasani kod adlı eylemci, Zeytinburnu'na geldi. Burada Nuripaşa Mahallesi'ndeki bağlantısıyla biraraya gelen terörist, elinde bir valiz ve sırt çantasıyla mahalledeki kameralarda görüntülendi. Buradan sonrası malûm. Taksiyle Reina'ya kadar gelen eylemci, 01.17'de araçtan indi, 01.18'de Reina'ya girdi. 01.24'te kıyafetlerini değiştirdi ve mekan içinde kaldı. Araştırmalarda, eylemcinin, müşterilerle birlikte olayın ardından mekandan tahliye edildiği kesinleşti. Saldırının ardından 4 kez taksi değiştiren terörist, önce Reina'ya 5 dakika uzaklıkta araçtan indi, gecekonduların arasından sahile ulaştı. Ardından Zincirlikuyu Metrobüs durağına gelen eylemci, en sonunda Zeytinburnu Muratpaşa'daki bir kafeye ulaşmayı başardı. Ebu Muhammed Horasani, geceyi bu kafede geçirdi. Polis, buraya kadar eylemcinin hareket tarzının ortaya koydu. Ancak, ertesi sabah eylemci kayıplara karışmayı başardı. Sabah 10.00 sıralarında kafeden çıkan terörist, henüz kimliği belirlenemeyen bir kişiyle kafe önünde buluştu. İkili, bir süre yürüdü. Daha sonra, bu kez bir araçla gelen yine kimliği tespit edilemeyen kişi ikilinin yanına geldi. Eylemci, ilk arkadaşından ayrılıp araçla gelen kişiyle birlikte araca binip izini keybettirdi.
Milliyet

11'inci Kez Şampiyon
Türk otomotiv sektörü, 2016'da 23 milyar 889 milyon dolarla 2008'den (24.7 milyar dolar) sonraki en yüksek ikinci ihracata ulaştı. Otomotiv, 23 milyar dolarlık hedefini aştığı 2016'da ayrıca arka arkaya 11'inci kez sektörel ihracat şampiyonluğunu elde etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türk otomotiv sektörü geçen yıl 186 ülke ve özerk bölge ile 12 serbest bölgeye ihracatını yüzde 12.9 oranında artırdı. Türkiye'nin toplam ihracatından yüzde 16,8 ile en büyük payı alan otomotiv, bu dönemi de açık ara lider kapattı. Otomotiv sanayi Aralık'ta yüzde 27.1 ile aylık bazda yılın en yüksek ikinci büyüme oranını yakaladı. 2015'in Aralık ayında 1 milyar 847 milyon 538 bin dolar olan otomotiv ihracatı, 2016'nın aynı ayında 2 milyar 347 milyon 551 bin dolara yükseldi. 2016'ya Ocak ayındaki yüzde 12.3'lük ihracat düşüşüyle başlayan sektör, dış satımını Şubat'ta yüzde 16.6, Mart'ta yüzde 15.64 ve Nisan'da yüzde 11.49 artırdı. Mayıs'ta yüzde 33.97 ile aylık bazda yılın en yüksek artış oranına ulaşan sektör, hızı azalsa da Haziran'da yüzde 8.2, Temmuz'da yüzde 5.21'lik ihracat artışına imza attı. Ağustos'ta yeniden hızlanan ve yüzde 23.39 ile aylık bazda yılın en yüksek üçüncü artış oranını yakalayan otomotiv endüstrisi, ihracatını Eylül'de yüzde 3.7, Ekim'de yüzde 8.2, Kasım'da da yüzde 16.87 artırdı.
Vatan

Şartları Uyan Her Esnaf '0' Faizli Krediyi Alacak
Başbakan Binali Yıldırım, esnafa 3 yıl vadeli 50 bin TL'ye kadar sağlanacak kredi imkanında 15 bin sınırı olmasına karşın 250 bin kişinin başvuru yaptığını belirterek; şartları elverenleri bu kredi imkanından yararlandıracaklarını söyledi. Yıldırım, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği heyetini, Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Konuşmasında, Sanayi Bakanlığı'nın esnafa bir yılı geri ödemesiz, 3 yıllık sıfır faizli 50 bin liraya kadar kredi imkanı sunduğunu anımsatan Yıldırım, bu imkandan 15 bin esnafın yararlandırılmasının öngörüldüğünü kaydetti. Başbakan Yıldırım, "Ancak bize yapılan müracaat 250 bin dayandı. Ne yapmamız lazım? Bu durumda diğerlerini boş çevirmek olmaz. Vatandaş şunu bilmez. 'Kardeşim ben 15 bin kişiye vereceğim niye bu kadar müracaat ettiniz' diyemeyiz? Bunun bazı şartları var. Şartları kim tutturuyorsa vereceğiz. Bu kaynak 15 binin üzerine çıkacak" diye konuştu. Krediden yararlandırılacak esnaf sayısı artırılırken ilave kaynağın nasıl karşılanacağıyla ilgili de Yıldırım, "Esnafa kredi için gerekirse diğer harcamalarımızdan kısıp buraya kaynak aktaracağız" dedi.
Vatan

'Altına Dönün' Rekor Getirdi
Türkiye'nin geçen ay altın ithalatı, 36.7 tonla en yüksek Aralık ayı rakamı olarak kayıtlara geçti, Geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 688 artış kaydeden ithalat, miktar olarak Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası'nın kurulduğu 1995 yılından bu yana en yüksek Aralık ayı ithalatı oldu. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler ve Kıymetli Taşlar Piyasası verilerine göre, altın ithalatı Kasım ayında 7.96 ton, 2015 yılı Aralık ayında 4.65 ton olarak gerçekleşmişti. Aylık bazda bundan önceki en yüksek ithalat rakamı Kasım 2014'te 47.1 ton olmuştu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Aralık ayında TL ve altın alımı yönünde yaptığı çağrıya vatandaşların cevap vermesiyle piyasada yoğun altın talebi görülmüştü. AA Finans Analisti İslam Memiş, bu yükselişin bekledikleri bir sonuç olduğunu belirterek, "Bu artış, vatandaşın dövize değil, altına olan güveninin göstergesidir" dedi. 2015'te 48.7 ton olan Türkiye'nin altın ithalatı ise geçen yıl yüzde 118 artışla 106.2 tona ulaştı.
Vatan

DÜNYA

Arakan'ın Muhammed Bebeği
Adı Muhammed Şohayet. Henüz 16 aylıktı. Annesi ve kendisinden iki yaş büyük kardeşiyle Müslümanların zulme uğradığı Myanmar'ın Arakan bölgesinden (Rohingya) Naf Nehri'ni aşarak Bangladeş'e sığınmaya çalışıyorlardı. Ancak açılan ateş sonucu içinde 35 kişinin bulunduğu tekne battı. Anne ve iki çocuğu da boğularak öldü. Muhammed'in nehir kıyısına vuran bedeni, 2015 yılında Ege'de sahile vuran Suriyeli mülteci bebek Aylan Kurdi'yi (3) hatırlattı. 4 Aralık'ta yaşanan bu dramın ardından Bangladeş'te CNN'e röportaj veren baba Zafor Alam, dünyayı Arakanlıların dramına kulak vermeye çağırdı. Alam, Myanmar ordusundan kaçarken sürekli yer değiştirmek zorunda kaldıkları için ailesiyle ayrı düştüklerini söyleyerek Naf Nehri'ni yüzerek geçmeye çalışırken bir balıkçının kendisine yardım ettiğini belirtti. Ailesini arayıp tekneyle Bangladeş'e geçmeleri için konuştuklarını anlatan Alam, "Myanmar polisi, nehir kenarında toplanan insanların kaçmaya çalıştığını anlayınca ateş açmış. Teknenin kaptanı, kaçmak için insanların tamamını almış. Aşırı yüklü tekne bir süre sonra batmış Sonra birileri telefon etti, oğlumun cansız bedeni bulunmuştu Fotoğrafı gördükçe ölmek istiyorum" dedi.
Hürriyet

Rejimin Önceliği Hala Muhalifler
Suriye'de 30 Aralık'ta başlayan "kırılgan" ateşkes, Beşar Esad rejimi ve Şii milislerin ihlalleri nedeniyle sallantıda. Sivillere yardım ulaştırılması ve ılımlı muhaliflerle rejim arasında anlaşma zemini bulunması için ilan edilen ateşkes, Esad rejiminin dikkatini muhalifler yerine DAEŞ ve El Kaide'nin Suriye bağlantısı El Nusra'ya çevirmesi konusunda yetersiz kalıyor. Milliyet'e konuşan Oklahoma Üniversitesi Ortadoğu Çalışmaları Merkezi Direktörü Joshua Landis, Esad'ın ateşkese rağmen DAEŞ ve El Nusra yerine, "kontrolü altına almaya" yemin ettiği muhalifleri hedefleyeceğini söyledi. Esad rejiminin önceliğinde DAEŞ'le savaşın olmadığını belirten Landis, çünkü bununla, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun uğraştığını belirtti. Landis, "Palmira gibi bölgeler hariç, diğer yerlerde rejimin DAEŞ'le savaşması elzem değil. Koalisyonun saldırı düzenlediği mevcut durumda, Esad'ın askerlerini DAEŞ'e yöneltmesi Suriye ordusunun yararına olmaz. Esad, DAEŞ'in elindeki bölgeleri, örgüt tamamen yıkılmışken ele geçirmek istiyor" diye konuştu. Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nden Prof. Dr. Cengiz Tomar ise Esad ve Rusya'nın öncelikle El Nusra gibi herkesin terörist olarak addettiği örgütleri bahane ederek İdlib, Humus'un kuzeyi, Şam'ın kuzey ve doğu banliyöleri ile Ürdün sınırında Dera'daki muhalif cephelere saldırmasını öngördüğünü söyledi. Tomar, rejimin, "faydalı Suriye" denilen kısmı tamamlamayı düşüneceğini ifade etti.
Milliyet

Yaralı Filistinliyi Vuran İsrail Askeri Suçlu Bulundu
Batı Şeria'da yer alan El-Halil (Hebron) kentinde yaralı halde yerde yatan bir Filistinliyi başından vurarak öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan İsrail askeri, "kasıtsız adam öldürmekten" suçlu bulundu. Yafa Askeri Mahkemesi'nde görülen davada Askeri Hakim Maya Heller, Elor Azaria isimli İsrail askerinin, Abdulfettah eş-Şerif isimli Filistinliyi "gereksiz" yere vurarak öldürdüğünü söyledi. Olayda, bıçakla saldırı düzenleyen Filistinli vurularak yaralanmış, daha sonra Azaria tarafından yerdeyken vurularak öldürülmüştü. Olayın görüntüleri büyük tartışma yaratmıştı. Duruşmanın sürdüğü saatlerde mahkeme önünde kurulan çadırda Azaria'nın yakınları ve bazı İsrailliler askere destek verirken duruşma öncesi de sosyal medyada "Azaria serbest bırakılsın" kampanyası başlatıldı. Buna karşın Filistinliler de askerin ceza alması için gösteri düzenledi.
Milliyet

Kelly 20 Milyon Doları Reddetti
ABD'de başkanlık seçimleri öncesinde yapılan ilk televizyon tartışmasında müstakbel Başkan Donald Trump'la atışarak ününe ün katan Fox News kanalı sunucusu Megyn Kelly, NBC kanalına transfer oldu. Fox News'un sahibi Avustralyalı medya patronu Rupert Murdoch, Kelly'ye kanalında kalması karşılığında yıllık 20 milyon dolar maaş teklif etmişti. Kelly'nin aylardır süren pazarlıkların ardından NBC'ye geçmeye karar verdiği açıklandı. NBC yönetimi, geçen yılki maaşı 15 milyon doları bulan Kelly'ye ne kadar teklif ettikleri konusunda bir açıklama yapmazken, konuya yakın kaynaklar, Kelly'ye teklif götüren kanallardan hiç birisinin Murdoch'un 20 milyon dolarlık teklifine yaklaşamadıklarını belirtti. Kelly'nin NBC kanalının teklifini kabul etmesinde, ailesiyle daha fazla zaman geçirme isteğinin etkili olduğu söyleniyor. Ünlü sunucu yeni dönemde NBC kanalında hafta içi gündüz kuşağında bir haber programı, pazar günleri ise bir magazin programı sunacak. Bu sayede okul sonrası çocuklarıyla ve yazar olan eşi Douglas Brunt'la evde daha fazla vakit geçirme imkanı bulacak.
Vatan

'Ortaköy Saldırısı Beni Haklı Çıkarttı'
ABD'de 20 Ocak'ta yemin ederek göreve başlamaya hazırlanan seçilmiş Başkan Donald Trump, ev sahibi olduğu yılbaşı partisinde Ortaköy saldırısını Meksika sınırına örülmesini istediği güvenlik duvarına bağladı. İstanbul'daki 39 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından ne söyleyeceği merak edilen isimlerin başında müstakbel Başkan Trump geliyordu. Ortaya çıkan yeni görüntüler, sosyal medya paylaşımı yapmadığı için sessiz kaldığı zannedilen Trump'ın yılbaşı partisinde yaptığı konuşmada Reina saldırısına değindiğini gösterdi. Florida eyaletinin Palm Beach kentinde düzenlediği yılbaşı partisine katılan 800 kişiye hitap eden Trump, "Sınırlarımız güçlü olacak, böylece insanlar ülkemize geldiğinde sınırlarımızı yasal yollardan geçecek. Bizim istediğimiz gibi. Bir duvar inşa edeceğiz. " dedi ve konuyu İstanbul'daki saldırıya getirdi. Trump, "Duvarlardan konuşmuşken, bilmiyorum Türkiye'de olanları duyanınız var mı? Bu akşam Türkiye'de büyük bir felaket yaşandı. Çok, çok fazla insan öldü. Orada büyük bir olay yaşandı. Bu, bir korku gösterisi" diye konuştu.
Vatan

POLİTİKA

Suriye Baştan Yanlıştı
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Baştan beri Suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. Tabii ki Esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz. Şimdi bunları tamir ediyoruz, düzeltiyoruz" dedi. Hürriyet Ankara Bürosu'nun konuğu olan Kurtulmuş, 'bölgenin bir kez daha dizayn edilmeye çalışıldığını' da vurgularken, özetle şunları söyledi: "(Ortaköy saldırısı) Muhtemelen Kırgızistan üzerinden gelmiş biri. Bu tür saldırıları yapanları tek bir örgüt olarak görmek gerek. Bir örgütün farklı şubeleri. Saldırıyı yapan elemanlar farklı ama hedefler aynı. Önemli olan büyük resmi görmek. Karşımızdaki örgütler oldukça profesyonelleşmiş. Canlı bombayı tahmin edebiliyorsunuz ama böyle bir saldırı çok ilginç. Belki içeride de bir destekçileri vardı. Bunların hepsi değerlendiriliyor. Tehdit sadece bir tek örgütten gelen bir tehdit olmadığı için işimiz hakikaten çok zor. (Kılıçdaroğlu ve Bahçeli'ye suikast girişimi iddiaları) Siyasette herkesin böyle bir tehdit altında olduğu aşikar. Çok ciddi istihbaratlar var. Özellikle parti başkanları için. Bu tür bireysel şeylerle Bahçeli'ye, Kılıçdaroğlu'na bir suikast yapıldığını düşünün Allah korusun. Bırakın suikastın başarılı olmasını, Türkiye siyaseti şöyle bir sallanır. Ruslar ile iyileşme sürecine girmiş olmasaydık, Rus Büyükelçi suikastında kıyamet kopartırlardı. (Göçmen politikası) Belki bizim göç ile ilgili eksiğimiz, göçmen bakanlığının bir an önce kurulması. Sıkıntılı bölgelerden gelenlerin özellikle bir müddet kontrol edilmesi lazım. Akrabalık hukukunu kullanıyorlar. Ama bu da hassas bir nokta. Kırgızistan'dan, Türkmenistan'dan gelen bir vatandaşa setler oluşturuyor olamazsınız, Türkiye onların ikinci vatanı. Büyük resim çok net; bir asır evvelki oyunun 2. perdesi oynanıyor. Bölge bir kere daha dizayn ediliyor, bölünmeye çalışılıyor. Burada da bu oyunu bozabilecek tek ülke Türkiye olarak görüldüğü için bu oyuna müdahale etmemesi isteniyor. Bunun Türkiye'nin yönetim yapısıyla falan hiçbir ilgisi yok. Bu, 2. Sykes-Picot, çok açık. 10 sene öncesine göre mezhebi bakımdan da bölge çok daha fazla bölünmüş durumda. Meselenin başlangıcı 1991 Irak'ın işgalidir. Başbakan'ın Irak ziyaretinde Irak Merkezi Hükümeti'yle Başika'daki Türk askeri varlığına ilişkin bir görüşme olacak. Başika'da onları da rahatlatacak bir öneri götürüyoruz. Çekilme söz konusu değil. Baştan beri Suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. Tabii ki Esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz. Şimdi bunları tamir ediyoruz, düzeltiyoruz. Suriye'de Ruslarla gidilecek olan görüşmelerde Halep üzerinden iyi bir Halep barışı ve Halep barışı üzerinden de iyi bir Suriye barışı tahkim edilmesi lazım. Musul meselesinde de yeni bir yaklaşımla Irak hükümetiyle bir ittifak yapılmalı. Önce ateşkesin doğru uygulanması, sonra masanın doğru kurulması önemli. Böyle bir katilin iş başında durmasının insani olmadığını düşünüyoruz. Ama ortada barış sürecinin görüşmelerinin başlamasıyla birlikte karşılıklı olarak karar verecek olan, masadaki insanlar. Emareler, eğer söylediklerini yaparsa Trump'ın dahil olmaktan ziyade mümkün olduğu kadar hızlı şekilde Ortadoğu'dan askeri varlığını çekmek tercihi ile yaklaşacağı yönünde. Ama siyaset belli olmaz, daha 20 Ocak'a çok var. Rusya, rejimin yanında yer alarak savaştan önce olmadıkları kadar bir güce sahip oldu. Ruslar yeniden Ortadoğu'ya döndü. ABD ne yapacağını bilmediği için sahada inisiyatifi Ruslara bıraktı. ABD ile gerginleşen ilişkilerin rahatlayacağını ümit ediyorum. İki unsur var. FETÖ hâlâ orada bir takım imkânlarla network'ünü canlı tutmaya çalışıyor. Bir an evvel iadesi ile ilgili sonuç alacağımıza, en azından iade sürecinde gözaltında tutulmasının sağlanacağına inanıyorum. İkinci mesele de PYD meselesi, Ortadoğu'da bir takım normalleşmeler başladıkça burada terör örgütleri üzerinden bir varlık mı olsun yoksa Türkiye gibi devlet geleneği olan bir ülke ile mi işbirliği yapacak? Ben ABD'nin Türkiye ile işbirliği yapacağına, açık, aleni tavır değişikliğine gideceğine inanıyorum. İnşallah kısa sürede PYD'yi desteklemekten vazgeçer."
Hürriyet

'6 Aydır Ohal Var, Terör Mü Azaldı, Ekonomi Mi Düzeldi'
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantıda, OHAL'in ikinci kez uzatılmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Numan Kurtulmuş'un Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı "OHAL'in uzatılması toplantının gündemine gelmedi" açıklamasından bir gün sonra uzatma kararının Meclis Genel Kurulu'nda görüşülerek kabul edilmesini, "Ciddiyetsiz bir hükümet. OHAL'i uzatmakla ne yapmaya çalışıyorlar. 6 aydır OHAL var, ne oldu? Terör mü azaldı, cinayetler mi bitti, ekonomi mi düzeldi?" diyerek eleştirdi. CHP Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke ise toplantının ardından yaptığı açıklamada gündemin sıcak maddelerini değerlendirdi, şunları söyledi: Yılbaşı gecesi Ortaköy'de bir katliam yaşadık. Katliam, Türkiye'deki terör iklimi açısından dönüm noktası. Şunun açıkça bilinmesi gerekiyor: Bu yaşanan sıradan bir terör olayı değil, laik yaşam biçimi hedef alınmış bir terör olayı. Türkiye'de bugün milyonlarca insan yaşam biçiminden dolayı kendisini tehdit altında hissediyor. Bu hissin çok somut gerekçeleri var. 14 yıldır AKP iktidarları tarafından belirli bir yaşam biçimine sahip vatandaşlarımız sistematik olarak ayrıştırıldı, ötekileştirildi ve yok sayıldı. Cumhurbaşkanı bir ülkede vatandaşlarının yaşam biçimini eleştiremez, bu bir bireysel özgürlük değildir. Cumhurbaşkanı 'bireysel özgürlüğümü kullanarak yaptığım eleştiri' diyor ama eleştiri yaptığında bu, bürokrasi tarafından kullanılır hale geliyor, troller tarafından tehdit savurulabilecek bir Türkiye anlamına geliyor. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı bu zemine izin vermeyecek kadar özenli ve dikkatli açıklamalar yapmakla mükelleftir.
Haber Türk

Anayasa En Büyük İhtiyaç
Başbakan Binali Yıldırım, dün TESK ve TESKOMB'un 81 ilden gelen temsilcilerine Çankaya Köşkü'nde yemek verdi. Esnaf ve Ahilik fonu ile ilgili değerlendirme toplantısında konuşan Yıldırım, şu mesajları verdi: Türkiye, dünyanın en büyük projelerini yapıyor. 6 ay içinde bir darbe geçirdik. Bu darbe başka ülkelerin başına gelse yer ile yeksan olurdu. Biz Cumhurbaşkanımız ve milletimiz sayesinde bu alçaklara bu bayrağı vatanı teslim etmedik. Bunlar ders almamış, şimdi 3'ü 5'i bir arada geliyor. Ama alayı gelsin hepsinin canını okuruz. Arkamızda millet var. Bizi korkutacak bu milletin duasını desteğini kaybetmektir. Onun dışında hiçbir şey bizi korkutamaz. Terörle mücadele sürecek. Bu terör örgütlerinin geleceğimizi karartmasına izin vermeyeceğiz. Anayasa değişikliği gündemde var. 'Terör var vesaire neden anayasa ile uğraşıyorsunuz' diyorlar. Bunlar tuzaktır, anayasa en büyük ihtiyaçtır. 15 Temmuz'da koalisyon olsaydı bu ülke hali ne olurdu. Yeni darbe kaybedilen yıllar. Türkiye güçlü olmak zorundadır. Tek başına iktidar olmak için yüzde 51 şartı arıyor bu anayasa. Bu ülkede yüzde 20 ile de iktidar oldu. Ak Parti yüzde 34 ile iktidar oldu. Milli iradenin en fazla Meclis'e yansıdığı sistem; Cumhurbaşkanlığı sistemidir. Vatandaş iki görev veriyor. Cumhurbaşkanı'nı seçiyor; bahane istemiyor. 'Yok muhalefet vardı da, bürokrasi vardı da yapamadım' bahanesini kaldırıyor. Milletvekilini de seçiyor; 'iktidarı denetle' diyor. 'Yanlış yapıyorsa hakkını kullan' diyor. Mevcutta ne var; sadece Meclis'i seçiyorsun. 7 Haziran'ı düşünün; her kafadan bir ses, istikrar kayboldu. Allah'tan 5,5, ay sürdü. Millet gerçeği gördü. Kim olursa olsun iktidar ama güçlü olsun. İktidarın mutlaka tek başına temsili esastır. 'Başkanlık sistemi kimin sistemi' diyorlar, kimsenin değil, 600 yıllık Türk milletinin yönetim geleneğin sonucudur. Kimsenin sistemini de kopya etmeye ihtiyacımız yok. Bizim tecrübemiz vardır. Her tarafın sistemleri inceledik, bunu getirdik. Başka sistemlerde olmayan bir şey söyleyeyim; ABD'de iki meclis var, eyalet sistemi var. Biz de eyalet sistemi yok olamaz da, geleneğimizde yok. Üniter sistemimiz var. Cumhurbaşkanının partisi çoğunlukta; sıkıntı yok. Peki tersi oldu? Cumhurbaşkanı seçildi, partisi düşük oy aldı. Hatırlayın, Demirel ile Özal durumunu hatırlayın, 'İn aşağı', 'orada oturma' gibi rahatsız edici durum. Çaresi de yok. Bu sistem ona çare getiriyor. Eğer bir anlaşmazlık olursa iki tane yetki veriyor. Seçime gitme yetkisi. Cumhurbaşkanı'na da Meclis'e de seçim hakkı veriyor. Ne yapacaklar oturup anlaşacaklar. Kim mızıkçılık yaptı vatandaş noktayı koyacak. Türk siyasetinde başarısız olanların en büyük problemi vatandaşa güvenmemeleridir. Teslim et kendini. İtaat et, rahat et. 7 Haziran'ı düzelten vatandaştır.
Milliyet

'Hesap Soracak Tek Merci Hukuk'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılan 33'üncü Muhtarlar Toplantısı'nda konuştu. Erdoğan konuşmasında, Reina'ya yapılan saldırı sonrasi çıkan mezhep tartışmalarıyla ilgili "Türkiye'de etnik kimlik üzerinden siyaset yapılmasına benim kadar karşı çıkan birisi daha var mıdır bilemiyorum" dedi. İsim vermeden modacı Barbaros Şansal'ın tartaklanmasıyla ilgili de mesaj veren Erdoğan, "Vatandaşlarımdan şu gerçeği unutmamalarını istiyorum. Türkiye bir hukuk devletidir. Hesap sormayı yaptırıma dönüştürecek tek merci hukuk. Kimsenin sokağa çıkıp da bu işi kendi başına yapma hakkı yoktur. Tüm kesimleri dikkatli olmaya, hukuka riayet etmeye davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın konuşmasında dikkat çeken bir başka mesaj ise şu oldu: Türkiye'nin hayat biçimi yüzünden en çok saldıra maruz kalmış kişi bu kardeşinizdir. Hakkımda demediklerini bırakmadılar, eşime çocuklarıma saldırdılar. Benim gibi Karadeniz kökenli, Kasımpaşa'da yetişme, biri bile yasal haklarımı kullanmamın dışında bir yola başvurmadı. Bazı şeyleri elle düzeltmek mümkün değilse, dilimizle, eğer bu da mümkün değilse kalbimizle buz ederek mücadelemizi yürüteceğiz. Burada meşru olmayan yöntemleri kullanmak hele hele şiddete başvurmak kesinlikle yoktur. Ülkemizde kimlerin şiddete başvurduğunu görüyoruz değil mi? Bölücü terör örgütü PKK, FETÖ, DHKP/C bunların neler yaptığını görüyoruz. Ve bunların siyasi uzantıları şiddetle belli bir yere gelebildiler. "Farklı bir davranış bekleyenler, daha çok beklerler. Biliyorum ki dünyada ve ülkemizdeki herkesin aynı hayat biçimine sahip olma mecburiyeti yoktur. Hayat biçimlerine saygı anlayışı tek yönlü değildir. Karşılıklıdır. Ezan okunmasına tahammül edemeyenlerin müezzinlerin üzerine yürünmesi ne kadar yanlışsa, namaz kılmayanlara da baskı aynı şekilde yanlıştır. Hiçbir sıfat, konum bu hesabın sorulmasına mani değildir. Daha da ötesi bu ülke ve bu devlet, hem ekmeğini yiyip hem de kendisine ihanet edenleri sırtında taşımak mecburiyetinde bırakılamaz. Biz milletimizle birlikte yürüttüğümüz istiklal mücadelemizi tescilli Ali Kemal'lere rağmen başarıya ulaştıracağız hiç merak etmeyin." "En iğrenç istismar, Ortaköy saldırısında olduğu gibi ölü bedenler üzerinden yapılmaya çalışılan istismardır. Bir kez daha söylüyorum. Kimsenin hayat biçimi sistematik bir tehdit altında değildir. Buna asla müsaade etmeyiz. 79 milyonun cumhurbaşkanı olarak, herkesin hakkını korumak benim görevimdir. Çok açık konuşuyorum. "Türkiye teröre teslim oldu" demek, teröristle, terör örgütleriyle aynı safta yer almaktır. Çünkü terör örgütlerinin tüm amacı, birilerine işte bu sözü söyletmektir. Bu sözü ifade eden kişi siyaset yapmıyor, sadece kendi ülkesinin karşısında oluşturulan şer ittifakının değirmenine su taşımış oluyor."
Vatan

SPOR

Galatasaray, Ahmet Çalık pazarlığında Gençlerbirliği'nin restine restle karşılık verdi, oyuncunun transferinden vazgeçtiğini açıkladı. Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav'ın 4 milyon euro istediği ama sarı-kırmızılıların 2.5 milyon euro önermesinden sonra satmayacağını duyurduğu 22 yaşındaki futbolcu, şimdilik kulübünde kaldı. Galatasaraylı yöneticiler, olaya çok kızarak şunları söyledi: "Sayın Cavcav o zaman satmasın. Bu bir restse bizden de rest Biz de çekiliyoruz. Ahmet Çalık, Gençlerbirliği'nde oynamaya devam etsin. Zaten taraftarımız da tepki gösteriyordu. Buna rağmen Ahmet'le ilgilendik, kadromuza katmak istedik. Ama vermiyorlarsa da vermesinler." Gençlerbirliği Teknik Direktörü Ümit Özat ise, "Ahmet bugün 1 liraya olmazsa, sezon sonunda gelip 2 liraya alırlar. Alacaklar, çünkü Ahmet bugün ülkenin en iyi stoperlerinden birisi" dedi. Antrenmanda neşeli olduğu gözlenen Ahmet Çalık ise gazetecilerle şakalaştı. Basın mensuplarının bulunduğu alanda ısınma hareketleri yapan Çalık, "Ağabey yaz, mutsuz ve düşünceli yaz" diyerek espri yaptı. Ahmet Çalık'ta yaşanan bu gelişme üzerine Galatasaray'da beklemeye alınan Kaan Ayhan ismi yeniden gündeme geldi. Fortuna Düsseldorf forması giyen Kaan Ayhan için Cim-Bom yeniden devreye girdi ve görüşmeler hızlandı.
Milliyet

Teknik Direktör Dick Advocaat'ın ilk yarıdaki performansı yönetim kurulunu bir hayli etkiledi. Kısa sürede takımı toparlayan tecrübeli çalıştırıcı tekrar şampiyonluk yarışına ortak olmayı başardı. Bir yıllık sözleşme ile Fenerbahçe'nin başına geçen Hollandalı hoca ile gelecek sezon için de sözleşme yapılacağına dair iddialar gündeme gelse de henüz bunun için atılmış somut bir adım yok. Bunun temel sebebi de devam eden şampiyonluk yarışı. Sezon başı göreve gelirken Advocaat, yönetim ile yaptığı toplantıda "Kontrat ve süresi hiç önemli değil . Önemli olan F.Bahçe. Ben kulübün başarısı ve bana ihtiyacı olduğu için buradayım" ifadesini kullandı. Hollandalı hoca bu sözleriyle istendiği zaman ayrılabileceğini ya da istendiği taktirde de takımda kalabileceğini açık şekilde vurgulamış oldu. Yönetim ve Advocaat arasında iyi bir iletişim bulunsa da ikinci yarı öncesi yeni kontrat ile ilgili atılmış bir adım yok. İki taraf da devam etmeyi düşünse de tek hedef lig şampiyonluğu. Tüm konsantrasyon buna verilmiş durumda. Zaten Advocaat'ın da kulübün çıkarlarına uygun hareket edeceğini söylemesi de yönetimi rahatlattı. Bu arada Hollandalı çalıştırıcı, tek yıllık sözleşme ile gelmesine rağmen kulübün geleceğini de düşünüyor. Bu çerçevede yönetime geçtiğimiz haftalarda bir transfer listesi verdi. Bu liste devre arası transferi için planlanan isimlerin bulunduğu listenin dışındaydı. Fenerbahçe'nin uzun vadede kadrosuna katması gereken bazı isimleri içeriyordu. Advocaat gelecek vaadeden bu futbolcuları sarı-lacivertli yönetimin yakından takip etmesi gerektiğini ifade etti. Hollandalı hoca bu hareketiyle de sözleşme süresinden bağımsız olarak takımın ve kulübün çıkarlarını düşündüğünü davranışıyla da ortaya koydu. Kalsa da gitse de bu oyuncularından mutlaka kulüp tarafından takip edilmesini istedi.
Milliyet


Beşiktaş Yönetimi'nin Borussia Dortmund'tan proje transfer olarak renklerine kattığı Oğuzhan Aydoğan, siyah-beyazlı kulüpte henüz şans bulamadı ama transfer teklifleri konusunda rekor kırdı! 19 yaşındaki oyuncunun 7 kulüpten teklif aldığı ortaya çıktı. A takımda hiç bir resmi maça çıkmayan sadece U-21 maçlarında oynatılan genç yetenek için Portekiz, Almanya ve Türkiye'den bazı kulüplerin Beşiktaş'ın kapısını çalacağı dile getirildi. Resmi maçlarda süre almamasına rağmen scoutlar tarafından yakından takip edilen Oğuzhan Aydoğan için en ilginç teklif Portekiz'den geldi. İkinci lig ekiplerinden Leixoes, Oğuzhan'a talip oldu. Ligin dibinden kurtulmak için futbolcu arayan Portekiz ekibi, Türk scout Mahmut Alpaslan ile temasa geçti. Alpaslan ise Oğuzhan Aydoğan'ı önerdi. Bu futbolcuyu kiralamak için harekete geçen Leixoes, genç oyuncuyu 13 maç oynatma garantisi de verdi. Portekiz ekibinin Oğuzhan'ı hemen istediği ve Benfica ile oynanacak kupa maçında oynatmayı istedikleri ifade edildi. Beşiktaş Yönetimi'nin, Portekiz liglerinin ünlü kulüpler tarafından yakından izlenildiği için, Oğuzhan'ı bu ülkeye göndermeye sıcak baktığı ortaya çıktı. Portekiz dışında Alman kulüplerinin de yakından takip ettiği siyah-beyazlı futbolcuyla, Bielefeld, Bochum ve Düsseldorf'un kiralık olarak ilgilendiği bildirildi. Türkiye'de ise Boluspor, Denizlispor ve Giresunspor'un radarından olan Oğuzhan için, yönetimin önümüzdeki günlerde bir karar vereceği belirtildi.
Milliyet


Spor Toto Süper Lig'in ilk yarısını 18 puanla 13. sırada bitiren Trabzonspor, dün resmen başlayan transfer dönemine hızlı bir giriş yaptı. Bordo-mavililer, Emmanuel Mas ve Joao Pereira ile anlaştığını Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirdi. Bordo-mavililer, son olarak Sporting Lizbon forması giyen Pereira ile 1.5 yıllık anlaşma sağlandığını ve bedelsiz olarak kadroya katılan 32 yaşındaki sağ beke ise toplam 1 milyon 430 bin Euro garanti ücret ödeneceğini belirtti. Karadeniz ekibinin 2. transferi ise Emmanuel Mas oldu. Trabzonspor'un 3.5 yıllık anlaşmaya vardığı 27 yaşındaki Arjantinli sağ beke toplam 4 milyon 802 bin Euro, kulübü San Lorenzo'ya da 1 milyon 500 bin Euro vereceğini bildirdi. BU arada Mas ile Pereira bordo-mavili takımla ilk antrenmanına çıktı. Dün sabah yapılan çalışma öncesi yeni takım arkadaşlarıyla kaynaşan 2 oyuncunun, antrenmanda da çalışkan ve istekli oldukları gözlendi.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder