8 Ocak 2017 Pazar

08.01.2017 Genel Gündem

08.01.2017

GÜNDEM

Kahraman Babaya Veda
İzmir Adliyesi'ne düzenlenen terörist saldırıyı canı pahasına önleyerek büyük bir felaketi önleyen şehit polis memuru Fethi Sekin'in cenazesi, dün Elazığ'da Olgunlar mahallesi Atatürk Caddesi üzerindeki baba evine getirilip helallik alındı. Şehidin kız kardeşi gözyaşları arasında, "Annemin 3 yiğidi daha var" diyerek ağıt yakarken, duaların ardından şehidin cenazesi Baskil ilçesine götürüldü. İlçe belediyesi önünde düzenlenen törene Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Tahir Öztürk, Ejder Açıkkapı, Metin Bulut, Ömer Serdar, CHP İstanbul Milletvekili Ali Özcan, Elazığ Valisi Murat Zorluoğlu, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, 8'inci Kolordu Komutanı Korgeneral Yılmaz Uyar, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri, emniyet ve askeri erkan ile binlerce vatandaş katıldı. İlçe merkezinde şehidin geçtiği yol üzerindeki binalar, evler, işyerlerine Türk bayrakları ve şehidin fotoğrafları asıldı. Şehit Sekin'in tabutunun etrafında toplanan ailesi ve yakınları, tabutu öperek, "Sen Baskil'in gururusun, Türkiye'nin kahramanısın. Ağlamıyoruz, dimdik duruyoruz" dedi. Şehit polisin 15 yaşındaki kızı Dila, babasının polis beresini takarak tabutun başından ayrılmadı. Şehidin kız kardeşi cenazenin önünde bulunan şehidin fotoğrafını "Yiğidim, aslanım" diyerek öptü. Kız kardeşi "Bitsin artık yeter. Siz geberdiniz, abim şehit oldu. Ey Peygamberim, sana komşu gönderdik kabul et. Aslan o aslan. Gururumuz o bizim. Kimse diyemez kanı yerde kalmıştır. Kalmadı, kendisi aldı" diyerek gözyaşı döktü. Şehidin 8 yaşındaki kızı Nisa da babasının Türk bayrağına sarılı tabutuna kapandı, eline aldığı fotoğrafına da son kez baktı. Şehit polis, cenaze namazının ardından Baskil'e 3 kilometre mesafede bulunan Doğancık köyünde, iki ay önce hayatını kaybeden annesinin yanında toprağa verildi.
Hürriyet


2010'dan Önce 400 Fetö'cü İhraç Edildi
TBMM 15 Temmuz F E T Ö Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu'nun davet ettiği, ancak, "varsa sorunuz yazılı gönderin" karşılığını veren eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Necdet Özel'in merakla beklenen yanıtları Meclis'e ulaştı. Özel'in komisyona gönderdiği yanıtlar özetle şöyle: FETÖ/ PDY üç ayrı döneme göre incelenmeli. Ekim 2010 öncesi, 'dini değerleri istismar eden' gruplar dönemi. Ekim 2010-2013 sonu cemaat faaliyetlerinin milli güvenliğe tehdit oluşturmadığı görüşünün hakim olduğu dönem. Ve 2014-18 Ağustos 2015 illegal paralel devlet yapılanması dönemi. FETÖ'nün dini değerleri istismar eden gruplar arasında sayıldığı 2010 öncesi dönemde 1166 personel TSK ile ilişkisi kesilmiştir. İlişiği kesinlen bu personelden 400 kişi Fethullah Gülen Grubu ile iltisaklıdır. 2014 başında itibaren isim bazında bazı TSK mensuplarının paralel yapıyla irtibatlı oldukları yönündeki iddialar üzerine harekete geçilmiş ve iddialar incelenmiştir. Adli soruşturma emri verilmiş, idari soruşturma açılmıştır. MGT ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden bilgi talep edilmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde, mevcut bilgiler ışığında ilgili personel hakkında yasal bir işlem yapılmasına gerek duyulmadığı değerlendirilmiştir.
Milliyet

Özel Güvenliğin Silah Kullanma Yetkisi Genişledi
OHAL kapsamında yayımlanan 680 sayılı KHK ile yılbaşı gecesi Reina baskınıyla yeniden gündeme gelen özel güvenlik hizmetlerine ilişkin kapsamlı düzenlemeler yapıldı. 680 sayılı KHK ile Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'da yapılan değişiklikler özetle şöyle: Özel güvenlik birimleri ya da özel güvenlik şirketlerinin şubelerinde veya 15 ve daha fazla özel güvenlik görevlisi istihdam edilen yerlerde en az bir güvenlik sorumlusu belirlenecek. Mülki idare amirleri, kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde özel güvenlik izni verilen yerlerde alınan özel güvenlik tedbirlerini denetlemeye ve yetersiz bulduğu takdirde ek önlemler aldırmaya yetkili olacak. Görev alanı dışına silahlarını çıkaramayacak olan özel güvenlik görevlilerinden kişi korumasında çalışanların görev alanı koruduğu kişinin yanındayken ülke geneli, koruduğu kişi olmaksızın kişi koruma izni verilen ilin sınırları olacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılsa dahi kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olanlar, affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, özel hayata ve hayatın gizli alanına ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçları, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kaçakçılık ve fuhuş suçlarından mahkum olanlar özel güvenlik olamayacak. İşe alınma için güvenlik soruşturması olumlu olması gereken kişinin, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından dolayı hakkında devam eden bir soruşturma veya kovuşturma bulunmaması gerekecek. Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kişiler, özel güvenlik alanında faaliyet yürüten şirket veya birimlerde çalışamayacak. Mevcut düzenlemede grev yasağına uymayan özel güvenlik görevlilerinin bir daha özel güvenlik olamayacakları hükmü bulunuyordu, bu yasağa uymayanlar, artık 6 ay özel güvenlik alanında görev alamayacak. Amacı dışında faaliyet gösterdiği veya suç kaynağına dönüştüğü ya da terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ya da iltisakı bulunduğu belirlenen şirketlerin faaliyet izni iptal edilecek.
Milliyet

EKONOMİ

Dolar: 3,6471-3,6480           
Euro: Euro 3,8422-3,8433
Sterlin: 4,4795-4,4836
Gram Altın: 137,5225-137,5916


Dolardaki Yükseliş Sürer Mi?
Yeni yıla piyasalar dalgalı bir seyirle girdi. Döviz kurlarındaki yükselişin sürüyor olması borsaya baskı yapan bir durum. Gösterge tahvil faiz oranları da yükseliş eğiliminde. Bu açıdan sermaye piyasalarının para piyasalarına göre geçen yıldan devraldığı iyimserliğini koruma çabası zayıflamaya başladı. Diğer yandan piyasaları taşıyacak beklenti eksikliği hissediliyor. Anayasa değişikliği paketinin pazartesi TBMM genel kuruluna gelmesi siyaset tekrar gündemin ilk sıralarına taşıyabilir. Son FED tutanaklarında, üyelerin yeni başkan Trump ile para politikalarında "genişleme" varsayımını dikkate alması dolara dış piyasalarda değer kaybettirirken iç piyasalarda dolar/TL kuruna etkisi çok sınırlı kaldı. Tedirginliğe neden olan terör eylemleri, Türkiye'nin yaklaşımında bir değişme olup olmayacağı yönüyle daha yakından izlenen Suriye kaynaklı gelişmeler, OHAL'in uzatılması diğer gündem konuları. Beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verileri kur atışlarının fiyatlara yansıdığını göstermesi açısından önemli. Bu gelişmenin merkez bankası faiz kararına nasıl yansıyacağı konusu önümüzdeki toplantıda netlik kazanacak. FED faiz kararları için önemli referanslardan biri olarak görülen ABD tarım dışı istihdamı beklentilerin altında kaldı. Ancak saatlik kazançlardaki artış doların toparlanmasına neden olurken borsaya etkisi zayıftı. Piyasaların gözü yine içeride ve dışarıda doların seyrinde olmaya devam edecek. Temkinli görünüm korunuyor. Dolar/TL kurunda çıkış trendi devam ediyor. Uzun dönem trend direnci 3.64 olarak görülüyor. Bu seviyenin üzerinde yükselişin devamıyla birlikte 3.70- 3.75 ve 3.80 sonraki direnç seviyeleri. Geri çekilmelerde ilk destek noktaları ise 3.58- 3.55 seviyelerinde. Direnç seviyelerinde kâr satışları görülse de çıkış hareketi gücünü koruyabilir.
Hürriyet

Fon'a Geçen Şirkette Yetki Canikli'de
Resmi Gazete'de yayımlanan 680 sayılı KHK'nin 81. maddesiyle terör örgütleriyle ilişkisi, irtibatı nedeniyle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen şirketlerin satışına, tasfiyesine bakan karar verecek. KHK'daki hükme göre bu yetki, TMSF'nin ilişkili olduğu bakan olarak bu hükümette Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'de olacak. Değişiklik öncesi bu şirketlerin ve malvarlıklarının satışına TMSF karar verebiliyordu. 680 sayılı KHK'nin 81. maddesiyle bu şirketlerin, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar TMSF gözetiminde, Fon'un ilişkili olduğu Bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak ve basiretli tüccar gibi yönetilmesi hükmü getirildi. Buna göre, bu şirketlerin yöneticilerini, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar yönetmek üzere Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli atayacak. Yine bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilerek şirketin ya da varlıklarının satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF'nin ilişkili olduğu bakan, yetkili kılındı. TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül, dava süreci, soruşturmaları devam eden şirketlerin satış yetkisinin fonda olduğunu, ancak yeni düzenlemeyle bu yetkinin Başbakan Yardımcısına geçtiğini söyledi. Gül, "Genel olarak yaklaşımımız davalar devam ederken satışının uygun olmayacağı yönünde. Ancak bazı davaların uzun sürebilecek olması nedeniyle işletmelerin yönetiminde sıkıntılar olabilir. Bu tür durumlarda da satış, tasfiye gibi nihai kararı Başbakan Yardımcımız verecek" dedi.
Hürriyet

Kamu Reformu Bu Yıl Yola Çıkıyor
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, OECD üyesi ülkelerde ortalama emekli yasının 72, Türkiye'de ise 52 olduğunu belirterek, "Sistemin ne kadar yanlış bir zeminde kurgulandığını buradan görebilirsiniz" dedi. Gelişmiş ülkelerin bir emekliye ortalama 17 yıl maaş ödediğini ancak Türkiye'de bu maaşın 27 yıl verildiğini belirten Müezzinoğlu, "Biz de ortalama 17-20 yıl maaş ödeyelim ama emeklimize adam gibi maaş ödeyelim diyoruz" ifadesini kullandı. Bakan Müezzinoğlu, Akşam'ın da aralarında olduğu bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı. Müezzinoğlu, memura performans uygulaması konusunda, "Kamu Çalışanı Reformu bu ülkenin yapması gereken bir çalışma. Esasında, bütününde Kamu Çalışanı Reformu'nu başarabilirsek, bu ülkenin millet adına, çalışanı adına da yapacağımız en büyük reform olur. Bu yıl bütün paydaşlarımızla çalışarak, bütün olarak Kamu Çalışanı Reformu yapmak en iyisi. 657'si, isçi statülü çalışanlar, yarım zamanlı çalışanlar, mevsimlik isçiler, hizmet alımı taşeronlar, 4A, 4B, 4C hepsini kapsayacak şekilde kamu çalışanı reformunda, terfi nasıl olacak, şeffaflık, performans, bütün bunları güçlü bir sistem üzerinden gitmek daha doğru" dedi. Güvenceyi tek basına almanın doğru olmayacağını kaydeden Bakan Müezzinoğlu, söyle konuştu: "Güvence artı ne olmalı? Memuriyete bu yıl aldığımız kişi, 30 yıl sonra da bizim memurumuz. 30 yıl içindeki performansına, kendisini geliştirmesine, ülkeye hizmet etme, alanındaki gelişmeleri takip edip etmemesine bakacağız. Memurumuzun, millet adına kendi alanındaki gelişmeleri dünyayla yarışacak şekilde takip edebilme, eğitimlerini alabilme ve bu eğitimlerle belirli dilimlerde kendilerini geliştirip geliştirmediklerinin değerlendirmesi yapılır. Bunun içinde güvence de olabilir."
Akşam

Göktürk-1'le Buluşlar Da Fırladı!
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hedef istihbaratına yönelik ihtiyacını karşılamak amacıyla fırlatılan Göktürk-1 Uydusu'na yönelik çalışmalarda görev alan Türk mühendisleri, uzay teknolojileri alanında bir dizi buluş gerçekleştirdi. Türkiye, uzay çalışmalarına bu alanda gelişmiş ülkelerden uzun süreler sonra başladı. 2000'li yıllarda başlanılan bu maratonda Türkiye, kendi uydusunu geliştirebilen ülkeler arasına girdi. Son olarak Göktürk-1 projesi kapsamında, elektro-optik kesif ve gözlem uydusu, sabit/mobil yer istasyonlarının tedarikleri, mühendislik faaliyetlerine doğrudan katılım, endüstriyel katılım ve Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test (USET) Merkezi kurulum faaliyetleri yürütüldü. TUSAS, Ağustos 2010'da Thales Alenia Space'e gönderdiği 15 kişilik doğrudan katılım ekibiyle Göktürk-1 projesine adım attı. İlk giden ekip ağırlıklı olarak sistem mühendisliği, uzay kesimi tasarım ve uydu montaj, entegrasyon ve test sistemleri tasarım ekibinden oluştu. Bu ekibe zamanla katılan 62 personel de Thales Alenia Space için toplam 42 is paketine dahil oldu.
Akşam

Tmsf'deki Şirketler Basiretli Tüccar Gibi Yönetilecek
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen veya kayyum olarak TMSF'nin atandığı şirketlere Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanan KHK ile 'basiretli tüccar' ayarı geldi. Buna göre olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan KHK'lar gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne veya Hazine'ye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketler, soruşturma ve kovuşturma sonuna kadar, TMSF'nin gözetiminde, TMSF'nin ilişkili olduğu bakanın atadığı yöneticiler tarafından ticari teamüllere uygun olarak 'basiretli tüccar' gibi yönetilecek. Bu şirketlerin yöneticileri TMSF'nin ilişkili olduğu bakan tarafından atanacak ve görevden alınacak. Bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının veya 5271 Sayılı Kanun'un 128'inci maddesinin 10. fıkrasında belirtilen mal varlığı değerlerinin satılmasına veya feshi ile tasfiyesine TMSF'nin ilişkili olduğu bakan tarafından karar verilebilecek. Satış ve tasfiye işlemleri ilgili şirketin yönetimince yerine getirilecek. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar
Star

DÜNYA

'Dostane Şekilde Çözeceğiz'
Bağdat hükümeti ile Musul'a 20 km uzaktaki Başika'daki Türk askeri varlığından dolayı gerilen ilişkileri düzeltme gündemiyle Başbakan Binali Yıldırım liderliğindeki heyet, dün Irak'a kritik bir ziyaret gerçekleştirdi. Irak Başbakanı Haydar el İbadi ile Yıldırım 1.5 saat basına kapalı görüştü. Sonrasında İbadi ile düzenlenen basın toplantısında konuşan Yıldırım, Başika'daki Türk askeri varlığını ele aldıklarını belirtti. Yıldırım, "(Başika'daki Türk askeri varlığı) Bu konuyu konuştuk. Bu bir keyfiyet değil, bir ihtiyaçtan doğmuştur. Görüyoruz ki, DEAŞ'tan bölgenin temizlenmesinde önemli mesafe katedilmektedir. Buna uygun olarak bu konuyu da dostane biçimde çözüme ulaştırmış olacağız" dedi. Peşmerge ve Irak merkezi güçleri ile Irak'ın kuzeyindeki Sincar'ın (Şengal) terör unsurlarından temizlenmesi konusunda gerekli çalışmalar yapılacağını söyleyen Yıldırım, "Bizim için terör nereden gelirse gelsin aynıdır. Dolayısıyla Sincar birinci derecede en büyük tehdidi bize oluşturmaktadır ve tehdidin bertaraf edilmesi konusunda Sayın Başbakan'ın hassasiyetleri için de teşekkür ediyoruz. Sadece Sincar değil bütün Irak topraklarından ülkemize yönelen terör faaliyetlerine karşı işbirliğini sürdüreceğiz" dedi. "Irak'ın egemenliği bizim için çok önemlidir, egemenliğine zarar verecek hiçbir girişime, hiçbir harekete rıza göstermeyiz, içinde olmayız. Irak'ın bütünlüğü de aynı şekilde bizim için önemlidir, bunun bilinmesini isteriz" diyen Yıldırım, İbadi'ye hitaben "Geçtiğimiz günlerde yaptığınız 'PKK'nın Irak toprakları üzerinden Türkiye'ye zarar vermesine izin vermeyeceğiz' şeklindeki açıklamanız bizim için çok önemli. Bundan büyük bir memnuniyet duyduk. Bu da teröre karşı beraber, birlikte neler yapabileceğimizi en iyi şekilde gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Tankerle Katliam
Suriye'nin Halep kentine bağlı Azez ilçesinde kaymakamlık binası yakınlarındaki pazaryerinde düzenlenen terör saldırısında onlarca kişi hayatını kaybederken, çok sayıda kişi de yaralandı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre muhaliflerin kontrolünde, Türkiye'ye komşu olan Azez ilçesinde kaymakamlık binası yakınlarında halkın yoğun olarak bulunduğu pazarda patlayıcı yüklü araçla düzenlenen saldırıda 6 muhalif hayatını kaybetti. Gözlemevi toplam can kaybını 43 olarak verdi. Azez'deki bir hastaneden A.A.'ya konuşan doktor Abu Hasan, 60 kişinin öldüğünü, 50'den fazla yaralı olduğunu belirtti. Durumu hafif olan yaralılara muhaliflerin kontrolündeki Suriye'deki hastanelerde müdahale edildi. Daha ağır durumda olanlar, ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi'ne getirildi. Kilis'e getirilen ve acil serviste tedavilerine başlanan yaralılardan durumu ağır olanlar ise Gaziantep'e sevk edildi. Can kaybının artmasından endişe duyuluyor. Suriye Gözlemevi saldırının yakıt tankeriyle yapıldığını belirtirken, DHA patlayıcı yüklü araçla DEAŞ tarafından düzenlendiğini kaydetti. Saldırının yapıldığı bölgede bulunan avukat Osama El-Merhi; "Bu tür suçlar, terör grubu DEAŞ tarafından düzenleniyor. Sivilleri ve ülkeyi inşa etmeye çalışanları hedef alanlar onlar" diye konuştu. Terör örgütü DEAŞ'tan ise saldırıyla ilgili bir açıklama olmadı. Türkiye'nin Kilis iline komşu olan Azez, Türkiye tarafından desteklenen Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) kalesi olarak biliniyor. ÖSO, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Fırat Kalkanı Operasyonu çerçevesinde Türkiye sınırına 30 km uzaklıktaki El Bab'ı DEAŞ'tan almak için savaş veriyor. Öte yandan Genelkurmay Başkanlığı tarafından dün yapılan açıklamada Suriye'de 156 DEAŞ hedefinin vurulduğu, 22 teröristin etkisiz hale getirildiği belirtildi.
Hürriyet

Abd: Saldırı Emri Putin'den Geldi
ABD'de, 8 Kasım'daki başkanlık seçimlerinde Rusya'nın siber saldırı iddialarını değerlendiren ABD'li istihbarat örgütleri, Rusya'nın, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla seçim sonuçlarını etkilemek adına siber saldırı düzenlendiğini açıkladı. Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) tarafından hazırlanan 25 sayfalık raporda, Rusya'nın Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump'ın seçimi kazanması için yasadışı faaliyet yürüttüğü iddia edildi. Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton'u itibarsızlaştırmak amacıyla yapıldığı açıklanan saldırıların Putin'in emriyle gerçekleştiği öne sürüldü. ABD'nin Rusya'yı açıkça suçlamasına Kremlin'den henüz bir açıklama gelmedi. FBI, NSA VE CIA yetkilileriyle rapor hakkında görüşen Trump ise Rusya'nın seçimlere müdahalesini redderken, Demokratik Ulusal Komite (DNC) gibi ABD'li kurumlara siber saldırı düzenleme ihtimali olduğunu kabul etti. Rusya tarafından siber saldırı iddialarını bugüne kadar ısrarla reddeden Trump, ilk kez bu ihtimalin mevcut olduğunu doğruladı. Trump, Rusya, Çin ve diğer ülkelerin ABD'deki kurumlara siber saldırı düzenlemesine rağmen, bu saldırıların seçim sonuçlarına etkisi olmadığı yönündeki görüşünü tekrarladı. Trump'ın başkan yardımcısı Mike Pence, Trump'ın hükümetin başına geçer geçmez halkın güvenliği için bu tip siber saldırılarla mücadele edeceğini söyledi. İlk kez geçen temmuz ayında Demokrat Parti tarafından gündeme getirilen "Rusya bağlantılı siber saldırı" iddiaları sonrası ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Demokrat Parti kurumlarının ve seçim kampanyalarının siber saldırıya uğramasıyla ilgili olarak Rusya'yı resmen suçlayan bir açıklama yapmıştı.
Milliyet

Cenevre'de Çözüm Beklentisi Düşük
Dağ ve göl manzaralı Mont Pelerin zirvelerinde bir sonuç elde edemeyen Kıbrıslı liderler Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiadis yarın Cenevre'de bir araya gelecek. 9, 10 ve 11 Ocak'ta liderler seviyesinde yapılacak görüşmelere daha sonra 12 Ocak'ta garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere de katılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın zirveye katılacağını açıklaması nedeniyle Cenevre büyük önem kazanmıştı. Ancak başta Yunanistan olmak üzere Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 'Cenevre'ye sıfır asker sıfır garanti için gidiyoruz' yönündeki yaklaşımı siyasi gerilime neden oldu. Ankara'nın 'Cenevre'de tüm konular ele alınacak, süreci sadece garantiler ve güvenlik olarak empoze etmeye çalışmanın doğru olmayacağı' mesajları Atina ve Güney Lefkoşa'da es geçildi ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın, "Ancak garantilerin kaldırılması ve Türk askerinin çekilmesi ile çözüm olabilir" açıklamaları devam etti. Ankara son bir haftada, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı başta olmak üzere, KKTC hükümeti ve muhalefeti ile görüş alışverişinde bulundu. Ankara ve Kuzey Lefkoşa süreci enine boyuna ele aldı. Görüşmelerde, Türkiye'nin Ada'daki 'etkin ve fiili garantisinin olmazsa olmaz olduğuna' dikkat çekildi; Yunanistan ve Rumların, 'sorun sadece garanti ve güvenlik' açıklamalarının kabul edilemez olduğu belirtildi. Hatta, Kuzey Kıbrıs'ta bu yönde yapılan açıklamalardan duyulan rahatsızlık ortaya konuldu. Güzelyurt'un Rumlara verilmemesi ve Toprak'ta geri adım atılmaması görüşü ağırlık kazandı.
Milliyet

'Abd Zihnimi Ele Geçirdi Deaş'a Katılmamı İstiyor!'
ABD'nin Florida eyaletindeki Fort Lauderdale- Hollywood Uluslararası Havalimanında düzenlenen silahlı saldırı ülkenin bir kez daha DEAŞ'ın hedefi olma korkusu yaşamasına sebep oldu. Ancak 5 kişinin yaşamını yitirdiği, 8 kişinin de yaralandığı saldırının Irak savaşından döndükten sonra psikolojisi bozulan ve ordudan atılan eski bir asker tarafından yapıldığı anlaşıldı. 26 yaşındaki saldırgan Esteban Santiago Alaska'dan Florida'ya gelmek için uçağa bindi. Üzerinde taşıdığı tek şey silahıydı. Alaska'nın Anchorage kentinde silahı bavuluna koydu ve görevlilere de deklare etti. Florida'ya indiğinde bavul alım kontuarında beklemeye başladı. Bavulu geldikten sonra tuvalette şarjörü dolduran Santiago, bagaj bekleyen yolcuların arasına karıştı ve kanlı saldırıyı gerçekleştirdi. Kurşunu bittikten sonra da havalimanı polisine teslim oldu. Üzerinden ordu kimliği çıkan Porto Riko asıllı Santiago'nun 2007-2016 arasında orduda görev yaptığı, 2010-11 arasında ise Irak'a gönderildiği belirlendi. Santiago, ağustos ayında performans yetersizliği gerekçesiyle ordudan atıldı. Alaska'da kız arkadaşı ve yeni doğan çocuğuyla birlikte yaşıyordu. Kasımda Alaska'daki FBI merkezine giderek, 'Zihnim Amerikan hükümeti tarafından kontrol ediliyor. Bana zorla DEAŞ videoları izletiyorlar. DEAŞ'a katılmamı istiyorlar' dediği ortaya çıktı. FBI eski askeri bir psikoloji kliniğine gönderdi, bu sırada da Santiago hakkında detaylı soruşturma başlattı. Ancak soruşturma sonunda askerin herhangi bir terör örgütüyle bağlantılı olmadığı sonucuna ulaşıldı.
Vatan

'Ruslara Kapımız Açık'
Göreve geldiği ilk günden bu yana ABD'ye bel bağlamayacağını, bunun yerine Rusya ile ilişkileri geliştirmek istediğini söyleyen Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, başkent Manila'ya giden Rus destroyer gemisi Amiral Tributs'un güvertesinde görüntülendi. Filipinler'deki Rusya Büyükelçiliği'nden yapılan açıklamada Duterte'nin, ziyaret kapsamında Manila'ya giden Rus denizaltısavar destroyer gemisini gezdiği belirtildi. Gezintinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Duterte, Rus gemilerine her zaman kapılarının açık olduğunu belirterek, "İstediğiniz zaman Filipinler'e demir atabilirsiniz. Nedeni ne olursa olsun; ister erzak tedariği için, ister 'muhabbet' için. Ya da bizi korumak için Kapımız açık" ifadelerini kullandı. Açıklamada Duterte'ye gezinti sırasında Rusya'nın Pasifik Filosu Komutan Yardımcısı Tuğamiral Eduard Mihailov ve Filipinler Büyükelçisi İgor Hovayev'in eşlik ettiği de aktarıldı. İyi niyet jesti ve gıda stoklamak için Manila'ya giden Rus destroyeri Amiral Tributs ve deniz tankeri Boris Butomato, Filipin Ordusu ile askeri tatbikatlar da gerçekleştirmişti.
Vatan

İngiltere'nin 'Kararsız' Başbakanı
Haziran ayında düzenlenen referandumla Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden çıkma kararı alan İngiltere'nin Başbakanı Theresa May, süreci ağırdan alan tavırları nedeniyle The Economist dergisinin hedefi haline geldi. May'i bir türlü karar veremeyen küçük bir çocuğa benzeten dünyaca ünlü dergi, başlığında kelime oyunu yaparak İngiltere Başbakanı'nın 'May' olan soyadını 'Maybe' (Belki) olarak değiştirdi. Derginin bu haftaki sayısı 'Theresa Maybe' (Theresa Belki) başlığıyla çıkarken, muhafazakar siyasetçinin, başbakanlık konutu 10 Numara'yı da 'sessizlik içindeki bir sığınağa' çevirdiği benzetmesi yapıldı. May için İngiltere'nin 'kararsız' başbakanı yorumunu yapan dergi, 'Brexit' (AB'den ayrılık) için nasıl bir yol izleneceğinin de artık net bir şekilde açıklanması gerektiği ifade edildi. Öte yandan İngiliz basını May'in, Ocak ayının sonlarına doğru Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmek için Türkiye'ye geleceğini yazdı. Ziyaretinde Türkiye'de gerçekleşen terör olaylarına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan bilgi alacağı belirtilen İngiltere Başbakanı'nın hangi tarihte geleceği ise duyurulmadı.
Vatan

POLİTİKA

"Esad Anayasası"
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de yarın başlayacak anayasa teklifi görüşmeleri öncesi il başkanlarını Ankara'da toplayarak partinin muhalefet stratejisini gözden geçirdi. Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliği tekifini 'Suriye modeli' olarak değerlendirerek, "Esad'ın anayasasını tercüme ettiler" dedi. Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Neredeyse terör olaylarının olmadığı il kalmadı. Her il, ilçemizden şehitlerimiz var. Son olarak İzmir'de yaşadık. İzmir, bir yürek halinde Elazığlı şehidini uğurladı. Elazığlılar sevdikleri insanlara gakkoş derler. O şehidimiz sadece Elazığlıların değil, Türkiye'nin gakkoşudur. O Türkiye'nin kahramanıdır. Dertleri başkanlık. Türk tipi diyorlar. Bu gayrı millidir, Türk tipiyle ilgisi yoktur, Osmanlı'da da yoktur. Bu, Suriye modeli. Esad'ın anayasasını aldılar, tercüme ettiler, koydular buraya. Düşmandı Esad. 'Esed' ettiler. Şimdi anayasasını getiriyorlar, Meslis'ten geçirecekler. Kendisi de Esadlaşma yolunda da onun için. 'Tek adam olacağım, sözümün üstüne kimse söz söylemeyecek' diyor. Her darbe sonrası böyle olur. Aynı model 20 Temmuz sonrası da çalışmaya başladı. 15 yılda çıkarmak isteyip de çıkaramadığın kanun yok. O zaman neden başkanlık. Her istediğini yaptın. Vatandaş komşusunun kimliğini sorgulamaya başladı senin yüzünden. Bu anayasa kabul edilirse bir sabah kalkacağız bir bakanlık kapanmış, Tekirdağ Valiliği kapatılmış, 'tüm Trakya'yı birleştirdim, tek Trakya ilan ettim.' Bunların hepsini yapabilir. Bu vekiller konu mankeni mi? Bugün bir kişinin müsteşar olması için kanunda şartlar var. Bu şartlar bitecek. Kafasına esecek, müsteşar olması için bizim köyden olması şart diye bir kararname çıkarabilir. Evet oyu kullanacaklara samimi bir uyarı yapıyorum; çocuklarınızı düşünün, Türkiye'nin geleceğini, verdiğimiz demokrasi mücadelelerini, bu mücadele için hayatını kaybedenleri, Türkiye'nin çağdaş dünyadaki yerini düşünün. Totaliter rejimlerin olduğu ülkeler saygın değildir. Sorun CHP'nin değil hepimizin ortak sorunu, sosyal demokratların, muhafazakarların, mütedeyyinlerin, milliyetçilerin, ülkücülerin, Atatürkçülerin, bütün vatandaşların ortak sorunudur. Teröre karşı durmak namus, vatan, insanlık borcudur. Bunu hükümet de diğer partiler de söylüyor. Eyvallah Terörle mücadelede birinci aktör hükümettir. 15 yıllık iktidar Türkiye'yi terör örgütlerine teslim etmiştir. PKK ile masaya oturan CHP mi? 290 kez güvenlik güçleri PKK'lılara müdahale etmek istiyor, 'hayır' diyorlar. FETÖ'yü, devletin en duyarlı dairelerine kim yerleştirdi? Bu Türkiye'yi teröre teslim etmek demek. Havuz medyasının PKK, IŞİD'den farkı yok, aynı yolda yürüyorlar. PKK bana saldırdı, başka kim saldırıyor? Havuz medyası. Aynı yolla, felsefeyle saldırıyorlar. Papağanlardan oluşan bir güruh var karşımızda. Ben bunu söylediğim için yine saldıracaklar. Fırat Kalkanı Şehitlerimiz geliyor. Bin kez 'Bu politika yanlış, Türkiye'yi bataklığa sokmayın' dedim. Saldırdılar. Kurtulmuş 'En başından beri yanlıştı' dedi. Terörden hayatını kaybedenlerin hesabını kim verecek. Yarın 'neden şehit oldun' da diyecekler.
Hürriyet

Başika'ya Dostane Çözüm
Başbakan Binali Yıldırım, Irak'ta Irak Başbakanı Haydar el-İbadi ile bir araya geldi. İkili Başbakanlık Sarayı'nda gerçekleşen Türkiye-Irak Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyine liderlik etmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. İbadi, Türkiye'yi "komşu ve dost ülke" şeklinde nitelendirerek, "Başika konusunda imzalanan sonuç bildirgesinde Türk askerlerinin topraklarımızdan çekilmesi talebimizi ilettik. Türk tarafı, Irak'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı göstereceğini vurguladı" ifadelerini kullandı. İbadi'ye hitaben "Geçtiğimiz günlerde yaptığınız 'PKK'nın Irak toprakları üzerinden Türkiye'ye zarar vermesine izin vermeyeceğiz' şeklindeki açıklamanız bizim için çok önemli" diyen Yıldırım ise özetle şunları ifade etti: "Irak'ın egemenliği bizim için çok önemlidir, egemenliğine zarar verecek hiçbir girişime, hiçbir harekete rıza göstermeyiz. Bundan sonraki bütün enerji ve gücümüzü Irak ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ekonomik olarak yatırım olarak her iki ülkenin kalkınması şeklinde çalışmaya hazırız. Peşmerge ve Irak merkezi güçleri ile Sincar'ın terör unsurlarından temizlenmesi konusunda gerekli çalışmalar yapılacak. Bizim için terör nereden gelirse gelsin aynıdır. Dolayısıyla Sincar birinci derecede en büyük tehdidi bize oluşturmaktadır ve tehdidin bertaraf edilmesi konusunda Sayın Başbakan'ın hassasiyetleri için de teşekkür ediyoruz. Sadece Sincar değil bütün Irak topraklarından ülkemize yönelen terör faaliyetlerine karşı işbirliğini sürdüreceğiz."
Milliyet

Yönetemiyorsan İstifa Edeceksin Kardeşim!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün partisinin il başkanları toplantısı öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu özetle şunları kaydetti: Dün akşam parlamento görev yapıyor, iktidar partisinin bazı milletvekilleri, parlamentoda olmadıkları halde sahte pusulalarla parlamentoda olduklarını ifade edebiliyor. Milletin vekili sahtekârlık yaparsa bu ülke nasıl düzlüğe çıkacak? O vekillerden istirham ediyorum, kürsüye çıkınız ve milletten özür dileyiniz. Sayın Yıldırım, bu sahtekarlığı yapanlar partinizin milletvekilleri, izin vermeyiniz. OHAL'i uzattılar, yeni kararnameler çıktı, pek çok üniversite hocasının işine son verildi. Terörle ilgisi olmayan pek çok konu istismar edilerek, TBMM'nin görev alanına girildi. Jokey Kulübü, Milli Piyango ne işi var terörle. Eğer bir hükümet, parlamentoyu aldatıyorsa demokrasiye ihanet ediyor demektir. 12 Eylül, 12 Mart darbe döneminde bile bunların hiçbirisi olmadı. İzmir, dün bir yürek halinde şehidini Elazığ'a uğurladı. Elazığlılar sevdikleri insana Gakkoş derler. O şehidimiz sadece Elazığ'ın değil Türkiye'nin Gakkoş'udur. Olaya zamanında müdahale etti, canı pahasına büyük bir terör eylemini engelledi. O, Türkiye'nin kahramanıdır. Teröre karşı durmak hepimizin namus, vatan, insanlık borcudur. Terörle mücadelede birinci aktör hükümettir. Gelin her türlü desteği veririz, yeter ki sonlandırın. Terörle mücadele akılla, birikimle, yapılır. 15 yıllık iktidar Türkiye'yi terör örgütlerine teslim etmiştir. PKK terör örgütüyle masaya oturan kim? CHP mi? Doğu ve güneydou arkasındanda batı teröre teslim edildi. Devletin en duyarlı dairelerine FETÖ mensuplarını kim yerleştirdi, MİT'e, Genekurmay'a, Yargıtay'a, Danıştay'a üniversitelere kim yerleştirdi? CHP mi? Koro halinde CHP'yi suçluyorlar. Yönetemiyorsan istifa edeceksin kardeşim. PKK, IŞİD, El Nusra, FETÖ kandırdı. Siz çocuk musunuz? Kişiliğiniz, kimliğiniz, bilginiz, birikiminiz yok mu? Devleti çökerttiniz, devlet dimdik ayakta olsaydı bir vatandaşın burnu kanamazdı, devlet çökmüştür.
Milliyet

SPOR

Trabzonspor'un sezon başında 3 milyon dolar gibi rekor bir bedelle transfer ettiği Fabian Castillo'da opsiyon hakkı dün resmen kullanıldı. Bordo-mavili kulüp, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yaptığı açıklamada sözleşmede yer alan 1 milyon dolarlık opsiyon hakkının kullanıldığını ve Castillo'nun bonservisinin kulübe geçtiğini duyurdu. Sezonun ilk yarısında beklentilerden uzak kalan Kolombiyalı yıldız, MLS.com'a özel bir röportaj verdi. Castillo, yaşanan transfer sürecinden bahsederek, Meksika'dan gelen teklif olduğunu doğruladı. Ancak Trabzonspor'un opsiyonu kullanmasıyla takımda kalan 24 yaşındaki futbolcu, "Benim için bir önemi yok. Club America gibi büyük bir kulübün ilgilenmesinden dolayı gurur duyuyorum. Trabzonspor'da da kalırım, benim için problem yok. Ligin ilk döneminde iyi bir performans gösterememesine rağmen, böyle ilgilerin olması güzel. Sanırım, insanlar benim halen iyi bir oyuncu olduğum düşüncesinde" dedi. Castillo, bordo-mavililerde ilk yarıda hiç gol atamamasına ve başarısız bir dönem geçirmesine rağmen Ersun Yanal'ın kendisine çok destek olduğunu da ekledi. Antrenörüne çok güvendiğini aktaran Fabian Castillo, "Türkiye Ligi zor bir lig. Ancak hocam Ersun Yanal bana hep güven veriyor ve güveniyor. Bana sabır gösterip, sürekli benimle konuşuyor. Hocamız zaten beni tanıyor, nasıl bir oyuncu olduğumu biliyor. Beni buraya getiren de kendisi" ifadelerini kullandı.
Milliyet


Fenerbahçe'nin Antalya kampındaki ilk çalışmasında Dick Advocaat fırtınası esti Ligin ilk yarısında antrenmanların tamamı basına kapatıldığı için Hollandalı teknik adamın çalışma şekli ve tarzı ilk kez burada ortaya çıktı. 69 yaşındaki deneyimli hoca bir dakika bile yerinde durmadı, daha ilk çalışmada kampa damgasını vurdu. Taktik çalışmada istedikleri olmayınca sesi antrenman sahasında yankılanan ve birçok kez oyunu da durduran Advocaat, olumlu hareketlerde ise futbolcularını kutlamayı ihmal etmedi. Hollandalı hoca ısrarla takımından hızlı oyun istiyor. Bu çerçevede kampın henüz ilk gününde yapılan taktik çalışmada bu konunun üzerinde durdu. Topu ayağında fazla tutan, zamanında pas atmayan isimlerin özellikle dikkatini çekti. Çalışmalarda dikkat çeken bir başka ayrıntı ise yüksek tempo oldu. Dick Advocaat'ın gözüne girmek isteyen futbolcuların taktik idmandaki mücadelesi zaman zaman sert geçti. Hatta öyle ki bu mücadelelerin bir tanesinde Alper kısa süreli sakatlık yaşadı.
Milliyet


Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, medya mensuplarıyla bir araya geldiği Antalya kampında gündemdeki konuları değerlendirirken, birbirinden çarpıcı ifadeler kullandı. İşte Güneş'in açıklamaları Fazla şans bulamayıp, dışarıda kalması muhtemel oyunculara buna bir çözüm bulmaları gerektiğini söyledim. Bazı mevkilerde fazla oyuncu var. Kadrodaki herkes kaliteli ama sayısal olarak bazı oyuncular oynamıyor. Bu nedenle sayının azalmasını istiyorum. İkinci yarı çok zor olacak. 4-5 takımın yer alacağı bu zor yarışa hazır olmalıyız. Bundan sonra yeni bir düşüncede ve daha istekli olacağız. O nedenle oyuncu kadrosunda bazı çalışmalar yaptık. Hep birlikte başarı için çalışacağız. Yeni bir heyecan bekliyoruz. Şampiyonluk yarışında hedefe ulaşmalıyız. Üç hedef içerisinde varız ve bu yarışı devam ettirmeliyiz. Tabii ki şampiyonluk ilk hedef olan bir değerdir. Şampiyonluğu bu sezon da çok istiyoruz. Transferden kaynaklanan sorunlar var ama bunlar her takımda olan şeyler. İkinci yarıda taraftarımıza layık bir futbol oynamak için sorumluluk içerisinde olmalıyız. Oyuncularıma herkesin bizden şampiyonluk beklediğini söyledim. Şu anda lider Başakşehir. İkinci yarıyı da lider bitirebilirler. İlk altı lig maçı çok önemli. İkinci yarıda bahanelere sığınmayacağız. Bizim şu an ilk rakibimiz Osmanlıspor Ve her rakibi yenmek için çıkacağız. Önce kendinizi aşacaksınız. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin iyi kadroları var ve mutlaka bu yarışın içerisinde olacaklar. Mitrovic yedek kalması için değil oynaması için alındı. Yedek oyuncuya bu kadar para verilir mi? Mitrovic burada tatilden geldi, o nedenle biraz ayrı çalıştırdık. Babel daha hazır geldi. İkisinden de bir şikayetim yok. İlk yarıda en rahat alacağımız Kasımpaşa maçını kaybettik. Rakiplerin puan kaybetmesini beklemem. Kendi işimi kendim göreceğim. Benim Avrupa Şampiyonlar Ligi'ndeki hedefim daha büyüktü. Belki de artık teknik adamlık kariyerimin sonuna yaklaştığım için böyle düşünüyorum. UEFA Avrupa Ligi için aynı heyecanı hissetmiyorum ama fazlasıyla önemsiyorum. Şampiyonluğu bu sene de çok istiyorum. Avrupa Ligi'ni de fazlasıyla önemsiyorum ama şampiyonluğu daha çok istiyorum.
Milliyet
Galatasaray'ın futboldan sorumlu Sportif AŞ yöneticisi Levent Nazifoğlu, Antalya kampında Podolski'nin ayrılacağını açıkladı, diğer transferlerle ilgili konuştu. Podolski'nin Çin kulübü Beijing Guoau ile imza aşamasına geldiğini ve Galatasaray'ın bu transferden 7 milyon euroya yakın bir kazanç sağlayacağını ifade eden Nazifoğlu, "Şu an taraflar arasında hiçbir konuda problem yok. Biz oyuncuyu satmak istemiyoruz. Oyuncunun gitmek ister gibi hali var. Öyle bir şey olursa forvet arayışımız olacak. Türkiye'de transfer dönemi kapandıktan sonra Podolski'yi yollamayız. Bir Eren'e kalırız ki bir sakatlık olduğunda ne yaparız. Transferi bir hafta içinde oldu oldu, yoksa gerçekleşmez" dedi. Garry Rodrigues'in transferinin bittiğini söyleyen sarı- kırmızılı yönetici, Palmeiras'ta forma giyen Vitor Hugo ile ilgili, "Olma ihtimali var. Alternatif bir kaç stoper var. Hepsi yabancı. Hugo gelmeyi çok istiyor. Terör olaylarından etkilenmiyor. Bu, bizim için bir avantaj. Garry Rodrigues'i ise izleme ekibimiz buldu. Sonra hocamız da beğendi. Ben de kendisini izledim. Sağ ayaklı bir futbolcu" yorumunu yaptı. Levent Nazifoğlu, Ahmet Çalık konusunda ise şu açıklamayı yaptı: "Ahmet konusu kapanmadı. 2 milyon euro teklif yaptık. Top Gençlerbirliği'nde Onlar da biraz indi. Bir arada buluşabiliriz. Ahmet Çalık olmazsa yerli alternatifimiz yok. Hugo ile aralarında kalite farkı var. Ahmet, ileride çok iyi bir stoper olacak ama şu anda çok eksiği var. Hugo ise olmuş." Eto'o ve Mehmet Ekici'yi hiç istemediklerini ancak Mehmet'in babasının kendisinin geldiğini ifade eden Nazifoğlu, "Sinan Gümüş ile takas yapmak istediler. Biz Sinan'ı vermek istemedik. Bruma ile kontrat uzatmayı düşünüyoruz. Ara transferi yaptıktan sonra ne kadar bütçe açığımız olduğuna bağlı. 1 milyon 100 bin euro alıyor. Şimdi düşük kaldı" diye konuştu. Sneijder'in gitmesine sıcak bakmadıklarını söyleyen Galatasaraylı yönetici, "Teklif var ama Sneijder sıcak bakmıyor, biz de sıcak bakmıyoruz. Selçuk İnan ile birbirimize güvenimiz tam. Kendisi Çin'den teklif almadı" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder