10 Ocak 2017 Salı

10.01.2017 Genel Gündem



10.01.2017

GÜNDEM

Türkiye Kar Altında
Yurt genelinde etkili olan kar yağışı hayatı olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Kar yağışı nedeniyle ulaşımda büyük sorunlar yaşandı. Kahramanmaraş- Kayseri Karayolu'nda ağır vasıta araçlar yolda kaldı. Çanakkale'de doğum yapmak için hastaneye gidemeyen kadın Ulusal Medikal Kurtarma Ekip'leri yetişti. Kadın yolda doğum yaptı. Son yılların en karlı günlerini geçiren Uludağ ise tatilcilerle doldu. Bolu'nun Mengen ilçesine bağlı Bürnük Köyü'ndeki Şirinyazı Göleti kenarındaki konaklama çadırlarında önceki gün 22.00 sıralarında yangın çıktı. Yangını gören çalışanlar itfaiyeye haber verdi. İlçe merkezinden çıkan itfaiye araçları, 16 kilometre uzaklıktaki gölete 1 kilometre kala kara saplandı. Yaklaşık 70 santim kar bulunan bölgede rampadan çıkamayan itfaiye araçlarına iş makineleriyle müdahale edildi. Bu sırada büyüyen yangın, diğer çadırlara da sıçradı. İş makineleriyle çekilerek rampadan çıkarılan itfaiye araçları, 6'ncı çadır yanarken yangın yerine ulaştı. Tekirdağ'da soğuk hava nedeniyle ağları buz tutan balıkçılar, günlerdir ava çıkamıyor. Kentte sıcaklığın sıfırın altında 12 dereceye kadar düşmesi nedeniyle teknelerinin bazı aksamları ve ağları buz tutan balıkçılar, denize açılabilmek için havanın düzelmesini bekliyor. Bursa, Balıkesir ve Çanakkale'ye bağlayan karayolunun Susurluk-Manyas-Bandırma ile Karacabey- Bandırma kısımlarında yoğun kar yağışı nedeniyle görüş mesafesi düştü ve zemin karla kaplandı. Yol çift yönlü olarak ulaşıma kapandı. Bandırma, Susurluk ve Karacabey trafik ekipleri araç geçişlerine izin vermedi. Zonguldak'ta kar yağışı nedeniyle 72 köy yolu ulaşıma kapandı. Ordu'da 531 mahalle, Giresun'da 6, Sinop'ta 228 köy yolu ulaşıma kapandı. Kar yağışı Doğu Anadolu Bölgesi'nin batısında da kendini hissettirdi. Kar yağışı nedeniyle Erzincan'da 144, Tunceli'de 4 köy yolu kapandı. Tokat'ta yoğun kar yağışı nedeniyle D-100 karayolunun Reşadiye-Niksar bölümü ulaşıma kapandı. Kar kalınlığının yaklaşık 50 santimetreye ulaştığı bölgede ekipler çalışmaları güçlükle yürütüyor. Reşadiye ilçesi Çermik Mahallesinde bulunan halı saha da önceki gece çatısında biriken karın ağırlığını taşıyamadı ve çöktü.
Milliyet


Aklınızı Kimseye Emanet Etmeyin
Anayasa değişikliği teklifinin görüşmelerinde CHP adına "parlamenter demokrasi"yi, eski Genel Başkan, Antalya Milletvekili Deniz Baykal savundu. Baykal, özetle şunları kaydetti: "Türkiye'ye sahip çıkmak için geldim. TBMM'nin İstiklal madalyasıyla onurlandırılmış bir İstiklal gazisinin oğlu olarak babamın helalliğini kazanabilmek için konuşuyorum. Belki bir daha böyle bir şans hiçbirimiz için olmayacak. Ne yazık ki böyle bir tarihi karar anına bizi taşıyan, müellifi belli değilken boş kağıt imzalatılarak önümüze getirilen bir projedir. Bir asırlık siyasi geleneğimizi tahrip edecek, millet egemenliğinin yerine şahıs hegemonyasını ikame edecek bu tasarı, önümüzde duruyor. Anayasa değişikliğini millete anlatmak için en küçük bir çaba sarfediyor musunuz? Meclis TV kapatılmış. Projesine güvenen insanlar, milletin gözü önünde bunu konuşmaktan niye kaçınır? İçinde bir Çapanoğlu var demektir. OHAL'i üçüncü kez uzattınız. Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör saldırılarını yaşıyoruz, 1,5 yılda 38 terör saldırısında 516 kişi hayatını kaybetti. Suriye'de 47 askerimiz şehit düştü, ekonomi alarm veriyor, suikast timleri kentlerimizde yuvalanmış. Bu ortamda bu anayasa değişikliğini referandum yapma düşüncesini nasıl aklınızdan geçiriyorsunuz? Millet can derdinde, birileri et derdinde. Başbakan'ın OHAL altında referandum yapmanın doğru olmadığını söylediğini hatırlıyorum. Böyle olması başbakanın saygınlığına ağır bir darbe vurmuş, tasarının demokratik meşruiyetini tahrip etmiştir. Bu işten hayırlı bir sonuç çıkmaz, söz konusu olan dünyanın en şerefli milli kurtuluş mücadelesiyle kurulmuş meclis üstünlüğüne dayalı bir cumhuriyet rejiminin kaderidir.
Milliyet
  
Fetö Firarisi Abd'de Rektör Oldu
Türkiye'de hakkında "FETÖ çatı davası", "KPSS sorularının sızdırılması" ve "Futbolda şikede kumpas" gibi davalarda sanık olan ve hakkında tutuklama kararları bulunan eski Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan'ın Texas'taki North American Üniversitesi'ne rektör atandığı belirtildi. Texas'ta FETÖ üyeleri tarafından kurulduğu belirtilen üniversitenin internet sayfasında yer alan 19 Aralık tarihli duyuruda, Tekalan'ın üniversitenin üçüncü rektörü olarak atandığı ifade edildi. Texas'ta 2010 yılında Yüksek Öğretim Kurumu'nun (THECB) onayı ile North American College adıyla faaliyete başlayan okulun 2013 yılında ismini North American Üniversitesi olarak değiştirdiği görülüyor. Türkiye'deki bir çok FETÖ davası kapsamında hakkında yakalama kararları bulunan Tekalan'ın önce Avrupa'ya ardından da ABD'ye yerleşenler arasında yer alan Tekalan 2010 yılındaki KPSS sorularının sızdırılması davası, futbolda şike kumpası davası ve FETÖ çatı davası gibi davalarda onlarca yıllık hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Tekalan, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından "aranan teröristler" listesinde 300 bin TL'ye kadar ödül belirlenen gri kategoride yer alıyor.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,7098-3,7149           
Euro: Euro 3,9261-3,9302
Sterlin: 4,5041-4,5102
Gram Altın: 140,8533-141,0184

Dolar Kar Kış Dinlemıyor
Dolar, yeni haftaya rekorla başladı. Cuma günü 3.64 lira seviyelerinden kapanan dolar kuru haftanın ilk işlem günü üst üste rekorlar kırarak 3.7387 lira ile tarihi zirvesini gördü. Bir günde tam yüzde 2 yükselen doların rekoruna Euro da eşlik etti. Euro, 3.9336 lira ile zirveyi gördü. Peki neden bir günde böylesi hızlı yükseliş yaşadık? Analistler, öncelikle küresel bazda dolarda bir güçlenme olduğuna dikkat çekerken iç siyasi gündemin rekorda etkili olduğunu vurguluyor. Analistlerin ilk çeyrek kur hedefi olan 3.70 lira üçüncü haftada aşıldı, yıl sonu hedefi ise 3.85 lira. Korkulan bu hedefe de ocak ayı bitmeden ulaşılması riski. Analistler, 3.75 lirayı aşan bir kur hareketinde ise hedefin 3.90 lira olabileceğini belirtiyor. Türk Lirası, dünün en çok kaybeden para birimi de oldu. Bankalararası piyasada dolar günü 3.7269 liradan kapattı. Ancak Türkiye piyasaları kapandıktan sonra uluslararası işlemlerde hem dolar hem de Euro'da yeni rekorlar kırıldı. Dolar, 3.7440 liraya çıkarken, Euro 3.9525 lirayı gördü. Gedik Portföy Portföy Yönetim Müdürü Eral Karayazıcı, geçen salı beklentilerin çok üzerinde bir gerçekleşmeye işaret eden aralık enflasyonunu takiben Türk Lirası'nın negatif ayrışmaya başladığını hatırlatarak şöyle konuştu: "Bu seyir yeni haftanın ilk işlemlerinde de sürüyor. Piyasanın Merkez Bankası'nın 24 Ocak tarihli toplantıda faiz artırımına gitmeyeceği beklentisi içinde olması, 27 Ocak tarihli uluslararası kredi derecelendirme kurulu Fitch not değerlendirmesi ve gün içinde Moody's cephesinden gelen açıklamalar bu eğilimi besleyen faktörler. Hareket son derece sert gelişiyor ve alıcı kalabalığından ziyade ben satıcı eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. Fiyat yakın zamanda güçlü bir satıcı bloğunun oyuna dahil olmasını sağlayacak ve muhtemelen bu oyun değiştirici yabancı fonlar olacaktır. Ancak bunun zamanlamasını öngörmek kolay değil. Aşırı iskonto içeren TL'de pozisyon almak için yabancı fonlar var olan fiyat düzeyini yeterli bulabileceği gibi ocak sonuna kadar beklemeyi de tercih edebilirler." KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, Türkiye ekonomisi üzerinde ve sermaye giriş ve çıkışları üzerinde geniş vadede risk yaratan unsurların fiyatlamalarda etkili olduğunu vurgulayarak "Anayasa değişikliği görüşmelerinde ikinci maraton başladı. Siyasi sisteme ilişkin tartışmalar ve ileriye dönük referandum / erken seçim belirsizliği ile jeopolitik risklerin güvenlik riski ile iç içe olması Türk finansal varlıkları üzerinde baskı unsuru oluyor. 27 Ocak'ta Fitch'in not açıklaması öncesinde, bir not indirimi olabileceği endişelerinin de TL'nin değer kaybında etkili olduğu görülmektedir" dedi. 24 Ocak'taki Para Politikası Kurulu toplantısı öncesinde Merkez Bankası'ndan bir proaktivite sinyali gelmemesi ve faiz artırımı konusunun ikilem içerisinde kalması algısıyla TL'deki değer kaybının derinleştiğini belirten Erkan, "Bu durum Trump'ın ekonomi paketi ve Fed'in hareketlerine karşı da TL'yi en zayıf para birimlerinden biri yapıyor" dedi.
Hürriyet

Sicili Bozulmadan Yapılandıralım
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) kararları kapsamında ödemeleri temerrüde düşmüş şirketlerin borç yapılandırmasından yararlandığını belirterek, "Halbuki bunlar zaten hastalanmış firmalar. Asıl borcunu aksatmamış, sicili düzgün firmaların da dara düşeceği düşünülür bunların da borçları yapılandırılmalı. Bununla ilgili mevzuat düzenlemesi yapılmalı" dedi. Özdebir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kurda yaşanan artışın döviz borcu olan ve açık pozisyonda yakalanan firmalar açısından ciddi olumsuzluk yarattığını söyledi. Kur zararlarının 2016 sonundaki bilançolarda görüleceğini dile getiren Özdebir, bu açıdan bakıldığında Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan EKK kararları kapsamındaki tedbirlerin firmalara, kendilerini toparlayabilmeleri için zaman kazandırması anlamında önemli olduğunu ifade etti. Tedbirlerin, bu ay içinde hayata geçirilmesinin önemine işaret eden Özdebir, birtakım mevzuat düzenlemelerinin yapılması gerektiğini savundu. Özdebir, şöyle konuştu: "Mevcut mevzuata göre banka sözleşmelerinde borçların yapılandırılmasıyla ilgili tadilat yapıldığında, firma, yakın izlemede olan ikinci sınıf kredi müşterileri sınıfına atılıyor. Firmaların borçları sicilleri bozulmadan yapılandırılmalı." Küresel ekonomide en kötü dönemin geride kaldığını dile getiren Özdebir, firmaların iyi bir döneme sağlıklı şekilde geçiş yapmaları açısından cari kredilerin yapılandırılmasının önemli olduğunu söyledi. Özdebir, "Sicili bozulanlar bozuldu zaten. Başkalarının sicilinin bozulmasına fırsat vermeyecek şekilde tedbirlerimizi almalıyız" dedi.
Hürriyet

Türk Gemileri İçin Kara Liste Korkusu
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, art arda limanlarda alıkonulan Türk gemileri yüzünden Türkiye'nin denizcilikte kara listeye alınmaması için harekete geçti. Türk gemilerinin uluslararası standartlara uymasını isteyen bakanlığın tespitlerine göre; alıkonular gemiler arasında, tayfasının maaşını ödemeyen de işten anlamayan personel çalıştıran da var. 2008'den beri uluslararası dolaşımda beyaz listede bulunan Türk gemilerinin konumunun korunması için harekete geçen Ulaştırma Bakanlığı, denizcilere uyarıda bulunarak, denizcilikte uluslararası kuralları belirleyen Paris Memorandumu'na uyulmasını istedi. Denizde can, mal güvenliği ve çevre temizliğinin önemine dikkat çeken bakanlık, geçtiğimiz dönemde dünya limanlarında alıkonulan Türk gemileriyle ilgili analiz yaptırdı. Bakanlık analizine göre 2016'da Türk gemileri en çok Romanya, Yunanistan ve İtalya limanlarında alıkonuldu. En fazla kuru yük gemileri limanlarda tutulurken; İtalya'da Venice, Romanya'da Constanta, Yunanistan'da Rhodes, en çok Türk gemisi alıkoyan limanlar oldu. Son 3 yılda limanlarda tutulan Türk Bayraklı gemilerle ilgili analiz çalışmasına göre Cebelitarık'tan geçen bir Türk gemisi, tayfanın maaş alamadığı gerekçesiyle tutuldu. Cebelitarık'ı kontrol eden İngiltere, bir Türk gemisini de gemi adamı maaşının doğru hesaplanmadığı gerekçesiyle tuttu. En çok Uluslararası Emniyetli Yönetim (ISM) kodu nedeniyle sorun yaşayan Türk gemilerinden bir tanesi de "makine personelinin görevine aşina olmaması" nedeniyle limanda alıkonuldu. Palermoda üç gemi, can yeleklerinin yetersiz olması nedeniyle tutulurken, Yunanistan'da acil durum ışıklarının çalışmaması, Romanya'da yangın talimatının yapılmaması, Türk gemilerinin limanda kalmasına neden oldu.
Milliyet

Irak'la Ticaret Ve Enerjide Yeni Kazanç
Başbakan Binali Yıldırım'ın Irak çıkarması ekonomide yeni işbirliklerini de beraberinde getirecek. Irak ve Kuzey Irak ile enerji ve dış ticarete yönelik geçmişte atılan adımların yeni dönemde hız kazanması bekleniyor. En son 2 yıl önce yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) toplantısının gerçekleştirilmesinin ardından öncelikli olarak Kuzey Irak'tan gelmesi beklenen ucuz gaza ilişkin sürecin hız kazanabileceği belirtiliyor. Konuyla ilgili görüşme trafiğinin artacağı ifade ediliyor. Ayrıca Türkiye petrol ihtiyacının önemli bir bölümünü Irak'ta üreterek karşılamayı planlıyor. Türkiye Irak'ta 2018 yılına kadar petrol ihtiyacının üçte birini üretmeyi hedefliyordu. Ancak DEAS basta olmak üzere bölgede yaşanan olumsuz gelişmeler nedeniyle bu gerçekleşmedi. Kuzey Irak'ta toplamda 13 sahada petrol ve gaz arama çalışması yapılması planlanıyor. Türkiye ile Kuzey Irak arasında 50 yıllık doğalgaz ve petrol üretim anlaşması bulunuyor. Hem Türkiye hem de Kuzey Irak'ın önem verdiği Kerkük-Yumurtalık Hattı'na yönelik saldırıların azaltılmasına yönelik güvenlik tedbirlerinin de artırılacağı belirtiliyor.
Star

Emekliye 2 Milyar Lira
30 yılı aşkın hizmeti olmasına rağmen ikramiyesini 30 yıl üzerinden alanlara ödenecek ikramiye farkının maliyeti belli oldu. Maliye Bakanı Naci Ağbal, NTV'nin sorularını yanıtlarken, düzenlemenin yaklaşık 400 bin emekliyi ilgilendirdiğini söyledi. Şu ana kadar 31 bin civarında kişiye ödemelerin yapıldığını kaydeden Ağbal, "Geride kalan önemli sayıda vatandaş var. 2 milyar lira yaklaşık maliyeti var. Bu sadece ikramiye ödemesi olacak" dedi. Maliye Bakanı Naci Ağbal, 12.5 milyondan fazla vatandaşın istifade edeceği sicil affı konusunda aranan koşulu da şöyle dile getirdi: "Yapmış olduğumuz düzenlemede bankalarımız geçmiş sicil kayıtlarında yer alan birtakım olumsuz kayıtları dikkate almadan, kayıtları kullanmadan doğrudan doğruya müşteriye kredi kullandırabilecek, bankacılık işlemleri yapabilecek. Burada koşul şu, bu durumda olan vatandaşımız veya esnafımız geçmişten kalan borçlarını yeniden yapılandıracak ya da 6 ay içerisinde bunları ödeyecek." Ağbal, 9 milyonun üzerinde çalışan istihdam eden işverenlerin yararlanacağı asgari ücret desteğinin maliyetini de 7.8 milyar lira olarak açıkladı. 400 bin vatandaşın yararlandığı bakıma muhtaç engellilere yardımlarla ilgili de konuşan Ağbal, zaman zaman yapılan ödemelerde geriye dönük bazı hatalar tespit edildiğini vurgulayarak, "50 bin kişiyi ilgilendiren bir düzenleme yaptık. Vatandaşların geriye dönük herhangi bir sahte belge düzenleme hariç olmak üzere geriye dönük takibattan vazgeçiyoruz" dedi.
Vatan

Kamu Verilerine Dijital Kale
Kamu hizmetlerinin daha etkin ve verimli sunulması ile kurumlar arasındaki bilgi ve tecrübe paylaşımı artarak devam etmesini sağlayacak Ulusal Kamu Entegre Veri Merkezi fizibilite ihalesinde 4 firmadan mali ve teknik teklifleri istendi. Firmalar, 19 Ocak'a kadar tekliflerini sunacak. Teklifleri değerlendirecek olan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü, Şubat ayında ihaleyi sonuçlandırmayı hedefliyor. Kamu kurum ve kuruluşların dijital verileri, kurulacak merkezde toplanacak. Kamu Entegre Veri Merkezi Projesi, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun (BTYK) 25. toplantısında kararlaştırıldı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılan çalışmalarla Kamu Entegre Veri Merkezi Projesi'nin yasal altyapısı oluşturuldu. Projeyle, kamu kurumları arasında kolay hızlı ve güvenli veri paylaşımını artırmak, siber tehditlere karşı daha güçlü bir yapılanma sağlamak, bu alanda yapılan mükerrer yatırımları önlenmek, yatırım maliyetlerini düşürmek, iş sürekliliği sağlamak, erişilebilirliği ve verimliliği artırmak hedefleniyor.
Vatan

Kasıtlı Saldırı
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in Türk bankacılık sistemiyle ilgili raporuna anında yanıt geldi. Moody's'in yayımladığı 'Kredi Görünümü' raporunda, Türkiye'deki güvenlik meselelerinin makro ekonomik baskıları artırdığı ileri sürülürken, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, Moody's'in kasıtlı saldırıda bulunduğunu belirterek, "Yurt dışındaki odaklar döviz üzerinden spekülasyon yapıyor" açıklamasını yaptı. Akben, "Bankaların gerek tahsili gecikmiş alacakları gerekse varlık kalitelerinde önemli bir bozulma görmüyoruz. Bankalarımız kârlılık anlamında 2016'yı iyi kapattı. Bu da onların sermaye yeterliliklerini destekliyor. Sermaye yeterlilik rasyosunda önemli bir kırılma, bozulma yok. Moody's'in açıklamasını kasıtlı buluyoruz" dedi. Akben, dövizdeki hareketliliğin arkasında çok büyük hacimler olmadığını gördüklerini ekledi.
Vatan

DÜNYA

Ankara'dan Abd'ye İki Mesaj
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün, Ankara'da JW Mariott Otel'de düzenlenen 9'uncu Büyükelçiler Konferansı'nın resmi açılış töreninde dünyanın dört bir yanından gelen Türk büyükelçilere hitap etti. Bakan, "ABD'nin önceki dönemde yapılan bazı hataları sürdürmeyeceğine inanıyoruz. İki öncelikli beklentimiz var. Birincisi FETÖ elebaşının ve diğer yöneticilerinin bir an önce ülkemize iade edilmesidir. İkincisi de PKK'nın uzantısı olan YPG ile işbirliğine son verilmesidir" diye konuştu. Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu iki haklı beklentisinin karşılanmasının Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. Kazakistan'ın başkenti Astana'da düzenlenecek Suriye görüşmelerine de değinen Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Şimdi Astana'da yapılacak toplantılara odaklandık. Buradan da Cenevre görüşmelerinden tamamlayıcı ve destekleyici somut bir sonuç çıkmasını bekliyoruz. Bir taraftan da sınır güvenliğimizi ve aynı zamanda Suriye'nin toprak bütünlüğünü destekleyen, toprak bütünlüğüne katkı sağlayan Fırat Kalkanı harekâtını sürdürüyoruz. Hamdolsun DEAŞ sınırlarımızdan temizlendi. Bu terör örgütü, Suriye'nin kuzeyinde savunmaya geçti." Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini değerlendiren Çavuşoğlu, "AB liderleri şunu görmeli: Türkiyesiz bir AB eksik kalacaktır Avrupalı dostlara şunu söylüyoruz: Sürekli evrensel değerlerden geri adım atamazsınız" dedi. AB'nin sözlerini tutmadığına işaret eden Çavuşoğlu, "Bırakın sözünü tutmayı, müzakerelerin askıya alınmasını isteyecek kadar ileri giden çevreler var AB içinde" dedi. Çavuşoğlu, AB'den, PKK, FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede kararlı bir tutum sergilenmesini, varılan mutabakata uygun şekilde Türk vatandaşları için vize muafiyetinin bir an önce sağlanması ve AB üyeliği önündeki engellerin kaldırılarak daha fazla faslın açılmasını beklediklerini dile getirdi. Çavuşoğlu, "Bu hafta katılacağımız Cenevre'deki Kıbrıs Konferansı'nda yapıcı irademizi ve tutumumuzu sürdüreceğiz. Aynı yaklaşımı elbette diğer" dedi.
Hürriyet

Kıbrıs İcin Kader Haftası
Kıbrıs'ta yaklaşık 2 yıldır yoğun bir şekilde devam eden müzakerelerin son adımı, İsviçre'nin Cenevre kentindeki BM merkezinde Türk ve Rum liderler Mustafa Akıncı ile Nikos Anastasiadis'in pazarlık masasına oturmasıyla dün resmen başladı. Perşembe günü ise üç taraf ülke Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, 2004'teki başarısız Annan planı sürecinden 13 yıl sonra ilk kez aynı masaya oturarak, garantörler zirvesini başlatacak ve Kıbrıs sorununa nihai çözüm arayacak. Cenevre'deki tarihi Kıbrıs zirvesi 2 adımda yapılıyor. Akıncı ve Anastasiadis, garantör ülkelerin katılımı öncesinde 3 gün boyunca henüz anlaşmaya varmadıkları konular ile Türk ve Rum kurucu devletlerinin toprak paylaşımını görüşecek, çarşamba günü birbirlerine harita tekliflerini sunarak birinci adımı tamamlayacak. Perşembe günü başlayacak 3 garantör ülke Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin yer alacağı zirvede, 1960'ta 'Kıbrıs Cumhuriyeti' kurulurken imzaladıkları Türkiye'ye müdahale hakkı veren garanti anlaşmasının yeni dönemde nasıl olacağı belirlenecek. Rum yönetimi ve Yunanistan garantörlük sisteminin tamamen kaldırılarak Türk askerinin de yine tamamen çekilmesini isterken, KKTC ve Türkiye, tam aksine sistemin korunmasını ve askerin kalmasında ısrar ediyor. BM garantiler konusunda taraflar arasında yakınlaşma bulunmaması nedeniyle garantörler zirvesine zaman sınırı koymadı. Garantör ülkeler zirvesi, BM'nin yeni Genel Sekreteri Antonio Guterres'in katılımıyla başlayacak. Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın temsil edeceği iddia edilmişti, ancak daha sonra Başbakan Binali Yıldırım'ın katılması gündeme geldi. BM Genel Sekreteri, perşembeye kadar yapacağı temasların ardından katılımcıları açıklayacak. Bu arada İsviçre polisi, Cenevre'de garantörler zirvesine yönelik çok sıkı güvenlik önlemleri aldı. Cumhurbaşkanlığı kaynakları ise Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın dün akşam Kıbrıs konulu bir telefon görüşmesi geçekleştirdiklerini açıkladı.
Hürriyet

Çipras'tan Kıbrıs Mesaisi
Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde sürdürülen müzakereler, dün İsviçre'nin Cenevre kentinde başlarken, müzakerelere katılım konusunda Yunanistan'dan önemli bir açıklama geldi. Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Cenevre'deki Kıbrıs çözüm müzakerelerine 'en üst düzeyde katılmaya hazır olduğunu' söyledi. Açıklamayı yapan başbakanlık bürosu, Başbakan Çipras'ın Cenevre müzakerelerinden başarılı sonuçlar alınması amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü, 'Türkiye tarafında da aynı amaç güdülüyorsa, 12 Ocak'ta yapılacak garantör devletler görüşmelerine en üst düzeyde katılmaya hazır olduğunu' belirtti. Başbakanlığa yakın kaynaklar da, Çipras'ın hazırlık amacıyla bir müzakere simülasyonu yaptığını ve muhalefet liderleriyle görüşerek konuya ortak bir yaklaşım bulmaya çaba gösterdiğini ileri sürdü. Kıbrıs sorununun seyrini değiştireceği düşünülen ve geçen kasım ayından beri süren müzakerelerdeki anlaşmazlıkları sonuca bağlayacağı düşünülen görüşmeler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti lideri Mustafa Akıncı ve Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in katılımıyla İsviçre'deki BM Cenevre Ofisi'nde başladı. Kıbrıslı liderler, BM Cenevre Ofisi Genel Direktörü Michael Moller ile BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide tarafından karşılandı. Basın mensuplarının görüntü almasının ardından liderler 3 gün sürecek müzakerelere geçti. Müzakerelerde ilk 3 günde arzulanan ilerleme sağlanması halinde perşembe günü garantörlerin de katılacağı uluslararası konferansa geçilecek. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in de katılacağı konferansta, tarafların yanı sıra garantörler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere de yer alacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın toplantıya katılacağı bir süre önce açıklanmasına rağmen Türkiye'nin konferansta hangi düzeyde temsil edileceğine ilişkin açıklama henüz yapılmadı.
Haber Türk

Cenevre'de Kritik Zirve
Kıbrıs sorununa nihai çözüm bulunabilmesi amacıyla İsviçre'nin Cenevre kentinde taşınan Kıbrıs zirvesi dün başladı. Birleşmiş Milletler'in (BM) Cenevre'deki ofisinde başlayan görüşmelere taraflar yoğun bir katılım gösterdi. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, Türk ve Rum siyasi parti başkanlarının yanı sıra temsilciler masada yer aldı. Basın mensuplarına çözüm mesajları veren liderler ilk görüşmeyi "mülkiyet" konusu üzerine yaptı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgilere göre mülkiyet görüşmelerinde, Rum Ulusal Konseyi'nin üyeleri kriz çıkardı ve Akıncı ile Anastasiadis'in anlaşmaya vardığı konulara itiraz etti. Bir diplomatik kaynak, "Rumlar iyi polis, kötü polisi oynuyor" dedi. Liderler dün "yönetim" ve "güç paylaşımı"na da bakma fırsatı buldu. "Güvenlik" ve "garantiler" konusunda beyin fırtınası da yapacak olan liderler, bugün müzakerelere devam edecek. Bu arada 12 Ocak'ta yapılacak Kıbrıs konferansının 5'li olması konusunda anlaşmaya varıldığı öğrenildi. Kıbrıs Rum tarafının konferansı çoklu yapmaya çalıştığı, ancak Kıbrıs Türk tarafının buna sert tepki gösterdiği belirtildi. Akıncı bir açıklamasında, Güvenlik Konseyi üyelerinin masada olması isteğine, "Çin'in Kıbrıs'ta ne işi var!" diye tepki göstermişti. Garantör ülkelerin de ayın 12'sinde Cenevre'deki zirveye dışişleri bakanları seviyesinde katılması bekleniyor. Buna göre Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias zirvede olacak. Kıbrıs müzakerelerinde bir son dakika gelişmesi olmaması durumunda Başbakan Binali Yıldırım'ın da zirveye gitmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Akıncı'nın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, "Zirveye siz katılsanız iyi olurdu" dediği öğrenildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs meselesine çözüm bulmak amacıyla Cenevre'de yürütülen müzakereler sürerken, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile telefonda görüştü. Görüşmede, Erdoğan ve Çipras, Kıbrıs meselesi hakkında görüş alışverişinde bulunurken, Cenevre'deki müzakerelerden olumlu bir netice alınabilmesi için tüm tarafların yapıcı bir tavır içinde olmalarının önemine dikkat çektiler.
Milliyet

İran Rafsancani İçin Yas Tutuyor
İran İslam Devrimi'nin öncülerinden olan eski cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani, kalp krizi sonucu 82 yaşında, Tahran'da hayatını kaybetti. 1989 ile 1997 arasında iki dönem cumhurbaşkanlığı yapan Rafsancani, reformcuların ve ılımlı muhafazakar kesimin manevi lideriydi. Ölümünün ardından ülkede 3 günlük yas ilan edilen Rafsancani, bugün İran İslam Devrimi'nin manevi başkenti kabul edilen Kum kentinde toprağa verilecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rafsancani'nin vefatının ardından ailesi ve İran halkına başsağlığı diledi. Bakan Çavuşoğlu, Twitter hesabından paylaştığı mesajında, "Rafsancani'nin ölümünü üzüntüyle öğrendik. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve İran halkına başsağlığı diliyoruz" ifadesini kullandı. İran lideri Hamaney'in, Rafsancani'nin ölümü dolayısıyla yayımladığı mesajında kullandığı ifadeler ise ikili arasındaki soğukluğun göstergesi olarak değerlendirildi. Hamaney, İran'da "Ayetullah" diye anılan Rafsancani için bir alt ilmi seviye olan "Hüccetül İslam" unvanını kullandı.
Milliyet

İsrail'den Sert Deaş Kararları
İsrail, önceki gün Doğu Kudüs'ün Armon Hanatziv semtinde askerleri hedef alan terör saldırısının ardından bir dizi cezai karar aldı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, saldırı sonrasında yaptığı açıklamada, olayı 'zalim ve trajik bir terör saldırısı' olarak nitelendirerek, DEAŞ'ın Almanya'nın başkenti Berlin ve Fransa'nın Nice kentinde düzenlediği saldırılarla bağlantılarının araştırıldığını kaydetti. Netanyahu, 'tüm işaretlerin, saldırganın DEAŞ mensubu olduğunu gösterdiğini' söyledi. Adının Fadi el Kanbar olduğu açıklanan Arap saldırgan, kullandığı kamyonetle, otobüsten inen İsrail askerlerinin arasına dalmıştı. Olayda 3'ü kadın 4 asker yaşamını yitirirken, 17 asker de yaralanmıştı. İsrail Parlamentosu'ndaki (Knesset) Güvenlik ve Siyasi İşler Komisyonu, saldırıyı görüşmek üzere gerçekleştirdiği toplantıda 'DEAŞ'a üye olduğundan ya da destek verdiğinden şüphelenilen herkesin idari gözaltına alınmasına, saldırıyı gerçekleştiren El Kanbar'ın Cebel Mukabber Mahallesi'ndeki evinin en kısa sürede yıkılmasına, ailesinin, evlilik bağıyla aileye katılan bireyler için Kudüs'te oturum izni alma taleplerinin iptal edilmesine, Kanbar'ın cenazesinin ailesine teslim edilmemesine ve saldırının gerçekleşmesinden ötürü mutluluk duyduğunu ifade eden her Filistinlinin gözaltına alınmasına' karar verdi. İsrail hükümeti idari gözaltı uygulaması ile herhangi bir mahkeme yapılmadan gözaltındaki kişileri uzun süre cezaevinde tutabiliyor. Kudüslülerin, Batı Şeria ya da Gazze'den bir Filistinliyle evlenmeleri durumunda, aileye yeni katılan bireyler için İsrail yönetiminden Kudüs'te oturum izni için talepte bulunmaları gerekiyor.
Vatan

'Beyaz Saray Aile Şirketin Değil'
ABD'de 20 Ocak'ta koltuğunu Donald Trump'a devretmeye hazırlanan Başkan Barack Obama, son röportajında halefini ülkeyi yönetme şekli konusunda uyardı. Obama, ABC kanalına verdiği röportajda Trump'a, Beyaz Saray'ı 'aile şirketi yönetir gibi' yönetmeye çalışmamasını söyledi. Trump'a Amerikan kurumlarına 'saygı duyması' gerektiğini hatırlatan Obama, seçim kampanyası yürütmekle ülkeyi yönetmenin farklı şeyler olduğunu ifade etti. Obama, "Yemin ettikten sonra artık dünyanın en büyük kuruluşunun başına geçiyorsun. Küresel sermaye ve piyasalar, dünyanın dört bir yanından insanlar, Trump'ın söylediklerini son derece ciddiye alıyor" diye konuştu. Obama röportajda, Rusya'nın Trump'ın zafer kazandığı başkanlık seçimlerine müdahale etmek amacıyla siber saldırılar düzenlediği iddialarına ilişkin istihbarat raporuna da değindi. Obama bu gibi siber saldırıların etkilerini daha önce 'hafife aldığını' belirtti. Yaptığı görüşmelerde Trump'a istihbarat kurumlarına güvenmesi gerektiğini vurguladığını ifade eden Obama, "Sadece bu süreçlerin düzgün çalıştığına inandığın zaman doğru kararlar alabildiğin zamanlar olacak" dedi. Obama röportajda, "Hepimizin aynı takımda olduğunu kendimize hatırlatmalıyız. (Rusya lideri) Vladimir Putin bizim takımda değil. Eğer bu ülkedeki insanların düşman olan ve ABD'ye, bizim hayat tarzımızı kendisine tehdit olarak gören bir lidere daha yakınlık hissettiği bir noktaya gelirsek, o zaman sadece siber saldırıdan çok daha geniş boyutlu sorunlarla karşılaşırız" ifadelerini kullandı.
Vatan

POLİTİKA

"Bu Ne Menem İş"
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, hakkında tutuklama kararı bulunan eski Fatih Üniversitesi Rektörü Şerif Ali Tekalan'ın ABD'de rektör olarak atanmasıyla ilgili, "Bakıyorsunuz şu anda ülkemizde kara listede olup kaçan FETÖ mensubu Amerika'da rektör olarak atanabiliyor. Bu ne menem iştir, bu nasıl bir şeydir" dedi. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda büyükelçilere verdiği yemekte özetle şunları söyledi: "15 Temmuz darbe girişimi tarihimizde devlete, millete yapılmış ilk ihanet değildir. Fakat hedefleri, uygulayıcıları ve sonuçları itibariyle en sinsi, en pervasız, en büyük ihanettir. 15 Temmuz nasıl içeride hainlerle vatan aşıklarını ayırmış, ayrıştırmışsa, dışarıda da aynı görevi icra etti. Bu hadise dostlarımız, müttefiklerimiz için de turnusol kâğıdı oldu. Kara gün dostluğunu ilk anlardan itibaren ispat eden belli ülkeler dışında dayanışma ve destek mesajları ancak darbe teşebbüsü başarısız olduktan sonra gelmeye başlamıştır. Bizim yaşadığımız hadiselerin onda birine maruz kalmayanların bile aldığı önlemler ortadayken anayasamıza ve uluslararası hukuka uygun olarak hayata geçirdiğimiz OHAL ve diğer tedbirler ilk günlerden itibaren bu çevreler tarafından insafsızca, acımasızca eleştiriliyor. Daha da kötüsü darbeciler, FETÖ üyeleri, eli kanlı katiller maalesef kimi Avrupa ülkelerinde mağdur gibi karşılanmakta, kol kanat gerilmektedir. Şu anda hâlâ devam ediyor sığınma hakkı. Suriyeli masumlardan, Arakanlı mazlumlardan, Afganistanlı, Afrikalı gariplerden esirgenirken, FETÖ'cü ve PKK'lı teröristlere altın tepside bunlar sunuluyor. Canını kurtarmak için bir tas çorba için kapılarına gelenleri kovanlar, darbecilere ve azılı teröristlere sahip çıkmaktadır. Dost demeye dilim varmıyor ama en azından müttefik bildiğimiz ülkelere yakıştıramadığımız bu tablo karşısında elbette üzülüyoruz. Bakıyorsunuz şu anda ülkemizde kara listede olup kaçan FETÖ mensubu, Amerika'da bir üniversitede rektör olarak atanabiliyor. Bu ne menem iştir, bu nasıl bir şeydir? 40 yıldır sinsi bir kanser hücresi gibi içimizde büyüyen, son 25 yıldır dünyayı bir ahtapot gibi saran böyle bir örgütle mücadele muhakkak kolay değildir. Adalet terazisine halel getirmeden, sapla samanı karıştırmadan, masumla suçluyu iyi ayırt ederek mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Birileri ısrarla en fazla Müslümanlara zarar veren, elinde en çok Müslüman kanı olan DEAŞ'ın terörü üzerinden İslam düşmanlığı yapıyor. Ekonomik ve siyasi sorunları çözmekte başarısız olan kimi Batılı siyasetçiler adeta can simidi gibi bu istismara sarılmış durumdalar. Bunun da etkisiyle Avrupa'da insanlarımızın ibadethanelerine, işyerlerine, kurumlarına yönelik saldırıların arttığına şahit oluyoruz. Açık ve net söylüyorum bunun adı ateşle oynamaktır. Batıda yükselen kültürel ırkçılık, bu ülkelerdeki Müslüman azınlığın güvenliği hususunda endişelerimizi ciddi olarak arttırmaktadır. Avrupa Birliği halen ülkemiz için stratejik bir tercihtir. Bir taraftan bu hedef doğrultusunda adımlar atarken birliğin ülkemize yönelik çifte standartlı politikalarına da eyvallah demeyiz. Avrupa Birliği'nin artık Göç Mutabakatı taahhütlerini yerine getirmesi, ipe un sermekten vazgeçmesi gerekiyor. Olumlu gündem noktasında Gümrük Birliği'nin güncellenmesi müzakerelerine öncelik verilmesi de isabetli olacaktır."
Hürriyet

Gergin Başladı
Başkanlık sistemini içeren Anayasa değişiklik teklifiyle ilgili dışarıda eylemler ve müdahaleler yaşanırken Meclis Genel Kurulu'nda da görüşme süreci gergin başladı. CHP ile HDP'nin grup önerileri, usul itirazları ve Anayasa'ya aykırılık iddialarıyla engelleme girişimleri saatler boyunca sürdü. İlk usul tartışması AK Partililer ve MHP'lilerin oylarıyla aşıldı. Başkanlık sistemini içeren Anayasa Değişiklik Teklifi'nin Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşme süreci tartışmalı bir oturumla başladı. Teklifin geneli üzerindeki konuşmalardan önce CHP ile HDP'nin grup önerileri, usul itirazları ve anayasaya aykırılık iddialarındaki tartışmalar 5 saat sürdü. AK Parti grubu, Anayasa'ya aykırılık gerekçesiyle teklifin görüşülemeyeceğine ilişkin önergeleri ve usul itirazlarını oylamalarla aştı. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da cezaevinden Meclis Başkanlığı'na gönderdiği dilekçeyle "anayasal oy haklarını kullanamadıklarından" teklifin görüşmesine başlanmamasını talep etti. HDP'li yöneticiler, 11 HDP milletvekili serbest bırakılmadan teklifin oylanmasının Anayasa'ya ve uluslararası hukuka aykırı olacağını savundular. Başkanvekili Ahmet Aydın ise bağımsız yargıya müdahale edemeyeceklerini belirterek, yapacak işlem olmadığını söyledi. Teklifin geneli üzerinde oylamalara geçilmeden önce gruplardaki fireleri azaltmaya dönük girişimler kulisin ana konusu oldu. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş "Ben, CHP'den 30 değil ama 20'ye yakın milletvekilinin 'evet' diyeceğini tahmin ediyorum. CHP oy kullanma kabinine milletvekillerini sokma cesareti gösterecek mi gösteremeyecek mi onu teyit edeceğiz. 316 milletvekili imza attık, imzamız senet, sözümüz namusumuzdur" dedi. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da "Tahminimce MHP milletvekilleri büyük çoğunlukla bu anayasa teklif görüşmelerinde 'Evet' diyeceklerdir" görüşünü dile getirdi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, sahte oy kullanan milletvekillerinin tespit edilip işlem yapılmasıyla ilgili Başkanlık Divanı'na yaptıkları başvuruya yanıt verilmesini istedi. Milletvekillerinin ve AK Parti yönetiminin özür dilemesini isteyen Gök, "Bu milletvekilleri adına kim pusula göndermiştir? Sahtecilik milletvekili seçilmeye engeldir" dedi. AK Partili Mustafa Elitaş ise Genel Kurul'da bulunan CHP'lilerin oylamaya girmediğini belirterek, "20, 21 milletvekili burada bulunacaksınız, oy vermeyeceksiniz. Burada bulunan milletvekilleri sanal milletvekili değildir. Sanal olduğunuzu ispat ederim" tepkisini gösterdi. MHP ve HDP Grup Başkanvekilleri de yapılan işlemin ciddi olduğunu belirterek Başkanlık Divanı'nın gereken işlemleri yapmasını talep ettiler. AK Partili Elitaş, muhalefetten de gönderilen 'mükerrer' oylar olduğunu savunarak, "O gün yapılan iş sadece yoklama işidir. Kamuoyunu yanıltmaya gerek yok" dedi. Tartışma, AK Partili ve CHP'li başkanvekilleri arasında da anlaşmazlığa dönüştü. "Burada bulunmayan milletvekillerinin pusulası dikkate alınmamıştır, sahte oy kullanma diye bir konu söz konusu değildir" diyen AK Partili Başkanvekili Aydın, görüşmeye ara vererek tartışmayı noktaladı Görüşmeler nedeniyle Meclis yerleşkesinde ve çevresinde olağanüstü güvenlik önlemleri alınırken, salı günkü grup toplantı saatleri dışında binalara ziyaretçi alınması yasaklandı. TBMM TV'nin salı, çarşamba, perşembe günleri saat 19.00'a kadar süren yayını dışında, hafta sonu da dahil olmak üzere tüm görüşmeleri canlı yayınlaması için CHP ve HDP'nin yaptığı başvurular Meclis Başkanlığında karşılık bulmadı. Salondaki gerilime karşın parti yöneticileri ve milletvekilleri serinkanlı yaklaşımlarını korudular. İlerleyen saatlerde teklifin geneli üzerindeki konuşmalar başlayınca AK Partili Başkanvekili, jest olarak grup sözcülerine 5'er dakika ek süre verdi.
Hürriyet

Gülen'i Ver, Ypg'yle İşbirliğini Bitir!
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ankara'daki JW Mariott Otel'de düzenlenen 9'uncu Büyükelçiler Konferansı'nın açılış töreninde konuştu. Dünyayı bir çatışma değil, işbirliği alanı olarak yeniden tanımlayabilmek istediklerini söyleyen Çavuşoğlu, Türkiye'nin dış politikadaki önceliğinin FETÖ ile mücadele olduğunu vurguladı. Türkiye ile ABD ilişkilerine yönelik açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu şöyle konuştu: "İlişkilerimizi yeni yönetim döneminde de aynı şekilde, aynı anlayışla, karşılıklı menfaatler temelinde geliştirmek istiyoruz. ABD'nin önceki dönemde yapılan bazı hataları sürdürmeyeceğine inanıyoruz. İki öncelikli beklentimiz var. Birincisi FETÖ elebaşının ve diğer yöneticilerinin bir an önce ülkemize iade edilmesidir. İkincisi de PKK'nın uzantısı olan YPG ile iş birliğine son verilmesidir. Bu iki haklı beklentimizin karşılanması ABD ile ilişkilerimizin geleceği açısından çok büyük önem taşıyor. Türkiye ve ABD, iki stratejik ortaktır. Bu iş birliğinin özenle korunması gerektiğine inanıyoruz." "Aynı özeni AB'den de bekliyoruz. AB liderleri artık şu hususu net bir şekilde görmelidir. Bugünkü müreffeh ve barış içindeki Avrupa'da bizim de emeğimiz ve katkımız var. Avrupa'nın geçmişinde varız. Geleceğinde de önemli rol oynayacağız. Türkiye'siz bir AB, eksik kalacaktır. Yabancı düşmanlığı ve İslamofobik popülizm Avrupa'yı geriletecektir. Avrupa bu yolda devam ederse hastalanır. AB'den beklentilerimiz şudur. PKK ve FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede samimi ve kararlı bir tutum sergilenmesi. Varılan mutabakata uygun şekilde vatandaşlarımız için vize muafiyetinin bir an önce sağlanması ve AB üyeliğimizin önündeki yapay engellerin kaldırılarak, daha fazla faslın açılması. Biz Avrupa'nın ortak hanesinin bir ferdiyiz. Bizi dışlamayın, dışlayamazsınız."
Vatan

SPOR

Fenerbahçe kaptanı Volkan Demirel, ligin ikinci yarısı öncesinde Milliyet'e değerlendirmede bulundu. Antalya'daki kampta Denizlispor ile oynanan maç sonrası şampiyonluk yarışı ve takımın son durumu ile ilgili sorularımızı yanıtlayan tecrübeli file bekçisi, önemli açıklamalar yaptı. İlk olarak zirve yarışı ile ilgili konuşan sarı-lacivertlilerin kaptanı, şampiyonluk için konuşmanın henüz erken olduğunun altını çizerek, "Şampiyonluğu konuşmak için erken. İkinci yarıda ilk 5-6 hafta önemli. Özellikle ilk iki hafta. Medipol Başakşehir maçını kazanırsak düşüşe geçebilirler" ifadelerini kullandı. Sarı-lacivertli takımın mevcut durumunu da değerlendiren 35 yaşındaki yıldız, Dirk Advocaat'a vurgu yaparak, "Takım çok iyi durumda. Arkadaşlık çok iyi durumda. Hocamız gerçekten de çok iyi" diyerek saha içi ve dışındaki tüm unsurların olumlu olduğunu kaydetti. Bu arada Volkan Demirel, FB TV'ye Antalya kampını değerlendirdi. Deneyimli futbolcu, çok iyi bir ortamda çalıştıklarını belirtip, "Kamp çok güzel geçiyor. İyi organize olmuş bir takımız. Daha zamanımız var, daha da iyi olacağız. Tüm hazırlıklar lig için. Lige de iyi bir başlangıç yaparak yolumuza devam edeceğiz" dedi. Yeni transfer Alexander Karavaev'in performansını da değerlendiren Volkan, "Bir an önce takıma adapte olması güzel. Zaten biz her yeni gelen arkadaşı hemen aramıza alıyoruz, kaynaşıyoruz. İnşallah hayırlısı olur" yorumunu yaptı.
Milliyet


Ara transferdeki ilk bombasını Garry Rodrigues'le patlatan Galatasaray'da stoper için sürpriz bir isim masaya geldi: Evgen Khacheridi Cim-Bom, Dinamo Kiev forması giyen 1.98'lik stopere talip oldu. Vitor Hugo için Palmeiras'la bir türlü orta noktayı bulamayan ve son olarak Brezilya ekibinin oyuncu satıp satmama konusunda kendi içinde görüş ayrılıklarının ortaya çıkması üzerine Galatasaray alternatif isimleri masaya yatırdı ve Ukraynalı futbolcuyu buldu. Kiev ile sezon sonuna kadar sözleşmesi bulunan 29 yaşındaki oyuncu için kulübünün 4 milyon euro istediği ortaya çıktı. Galatasaray'ın ise buna karşılık 2 milyon euro önerdiği ifade edildi. Görüşmeler devam ederken Rodrigues gibi Evgen de sarı-kırmızılı kulüpte oynamak istediğini kulübüne iletti. Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş ile aynı grupta yer alan Dinamo Kiev'in kadrosunda ilk 11'in değişmez isimleri arasında yer alan Evgen dışında Galatasaray'ın gündemine giren diğer isim de Domagoj Vida oldu. Stoper olmasının yanı sıra sağ ve sol bekte de görev alabilen Hırvat oyuncu konusunda da nabız yoklanıyor.
Milliyet


Samuel Eto'o transferi gerçekleşmeyince alternatif forvetlere yönelen Beşiktaş Yönetimi, belirlenen isimlerden Pylyp Budkivsky'i ön plana çıkardı. 1.96 boyunda ve atletik özelliklere sahip olması nedeniyle Teknik Direktör Şenol Güneş'in çok istediği Ukraynalı golcü için siyah-beyazlılar dün itibariyle resmi girişimleri başlattı. Bonservisi Shakhtar Donetsk'te olan 24 yaşındaki Budkivsky'yi sezon sonuna kadar kiralamayı planlayan siyah-beyazlılar, yine Şenol Güneş'in çok istediği oyunculardan sol bek Eduard Sobol'a da en kısa sürede resmi imza attırmanın hesaplarını yapıyor. Bu oyuncunun bonservisinin de Shakhtar Donetsk'te olması nedeniyle iki futbolcuyu birden kiralamayı düşünen Beşiktaş, transferde artık vakit kaybetmeyecek. Budkivsky ve Sobol'u İzleme Komitesi'ne onaylattıran Beşiktaş Yönetimi, bu transferlerde Mircea Lucescu'ya da güveniyor. Rumen hocanın eski öğrencileri olan Budkivsky ile Sobol'u transfer etmek isteyen siyah-beyazlılar, kiralama sözleşmelerine satış opsiyonlarının konulması için baskı yapıyor. Sobol konusunda bir problemin yaşanmayacığını tahmin eden Beşiktaşlı idareciler, Budkivsky'yi transfer edememesi durumunda alternatif isimlere yönelecek. Bu arada bazı menajerlerin, Lille'de oynayan Portekizli golcü Eder'i siyah-beyazlı kulübe önerdikleri bildirildi. Eder'i kiralık teklif eden menajerleri bekleten siyah- beyazlılar, forvet transferini tamamen Şenol Güneş'in isteğine göre yapacak.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder