12 Ocak 2017 Perşembe

12.01.2017 Genel Gündem



12.01.2017

GÜNDEM

Şehitlikte Eşitlik
Hükümet, tüm güvenlik güçlerinin görevlerini yaparken şehit olmaları veya yaralanarak gazi ünvanı almaları durumunda uygulanan haklara ilişkin çalışma başlattı. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminde şehit ve gazi olanlara verilen haklar ile daha önce ve sonraki operasyon ve çatışmalara katılan güvenlik güçlerine ilişkin uygulamalar arasında farklılık olduğu saptandı. Hem bağlanan maaşlarda hem de gazilik ünvanı verilmesine ilişkin oranlarda farklılık oluştuğu saptanınca yeniden düzenleme gerekliliği doğdu. Operasyonlarda yaralananlara gazilik için yüzde 40 oranı uygulanırken 15 Temmuz darbe girişiminde bu oranın kaldırılması, gaziler arasında ayrıma neden olmuştu. Şehit yakınları ve gazilere verilen maaşlar arasındaki farklar da tartışma yaratmıştı. Çifte standardın giderilmesi için çalışma başlatılınca, bu konuda birden fazla uygulama ve çok sayıda mevzuat olduğu görüldü. Bunun üzerine Başbakan Binali Yıldırım, bu mevzuatın hak kaybına neden olmayacak şekilde, tek bir uygulama metninde toplanması ve bu konudaki kafa karışıklığının giderilmesini istedi. İlgili bakanlıklar, mevzuatı tarayarak standart bir uygulama yaratılması çalışma başlattı. Terör olaylarında hayatını kaybeden veya yaralananlara devlet tarafından tazminat verilmesi ve yakınlarına maaş bağlanmasıyla ilgili uygulamada çifte standart olduğu iddiaları da araştırılıyor. Kamuoyunda 'sivil şehit ve gazi' olarak adlandırılmasına karşın, mevzuatta 'terör mağdurları' olarak tanımlanan bu kişilerle ilgili de farklı uygulamalar yapıldığı öne sürüldü. Hükümet kaynakları, terör olaylarında ölen sivillerin GBT'lerine bakılarak, olayla ilgili soruşturmanın sonuçlanmasının ardından, yaralanmanın yüzde 40'tan fazla olması durumunda, orana bağlı olarak 531 ile 885 lira arasında maaş bağlandığını dile getirdiler. Terör olaylarında hayatını kaybeden sivillerin yakınlarına da 885 lira maaş bağlandığı ifade edildi. Yasada mağdurların yakınlarına istihdam hakkı ve tazminata ilişkin hükümler de bulunuyor. Ancak terör olaylarının bazılarında, soruşturmanın gecikmesi nedeniyle mağdurlara henüz ödeme yapılmadığı öğrenildi. 10 Ekim 2015'te Ankara Garı kavşağında barış mitingine gitmeye hazırlanan grubun bulunduğu alanda, DEAŞ militanı iki canlı bomba kendilerini patlatmıştı. Olayda 107 kişi hayatını kaybetmiş ve 500'den fazla kişi yaralanmıştı. Gar patlaması, en büyük terör saldırısı olarak tarihe geçmişti. Aradan iki yıl geçmesine rağmen soruşturma tamamlanmadığı gerekçesiyle, mağdurlara ödeme yapılmadığı öğrenildi. Bakanlık kaynakları, gecikme nedenlerinin ayrıca araştırılacağını belirttiler.
Hürriyet


Savcı Müebbet İstedi
Mit TIR'larının durdurulmasına ilişkin görüntü ve haberlerin yayınlanmasıyla ilgili Cumhuriyet gazetesinin eski Yayın Yönetmeni Can Dündar, Ankara Temsilcisi Erdem Gül ve CHP milletvekili Enis Berberoğlu'nun yargılandığı davada, savcı Mehmet Yeşilkaya mütalaasını açıkladı. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada sanıklardan Gül ile Berberoğlu hazır bulundu, yurtdışında olan Dündar duruşmaya katılmadı. Duruşmada görüşünü açıklayan savcı Mehmet Yeşilkaya özetle şöyle dedi: "Dündar ve Gül'ün hiçbir kamu yararı olmadığı halde Adana Ceyhan ve Hatay Kırıkhan ilçesinde adli soruşturma yürütülüyormuş görüntüsü altında yapılan operasyon ve işlemlere ilişkin yayın yaparak görüntüleri ifşa etmekteki amaçlarının Türkiye Cumhuriyeti hükümetini yıpratarak görev yapamaz hale getirmek olduğu anlaşılmıştır." Savcı Yeşilkaya, mütalaasında şu değerlendirmeye de yer verdi: "Dündar ve Berberoğlu'nun 27.05.2015'te GSM hattı ile 21 saniye görüştükleri, Berberoğlu'nun hattından Büyükdere Caddesi  adresinden sinyal alındığı, bu görüşmenin ardından Dündar ve Berberoğlu'nun yüz yüze görüştükleri, görüntüleri içeren flashdiski Berberoğlu'nun sanık Can Dündar'a teslim ettiği." Savcı Yeşilkaya mütalaada, sanıklar Can Dündar, Erdem Gül ve Enis Berberoğlu için 'Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek' suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep etti. Savcı, Berberoğlu hakkında ayrıca 'Devletin güvenliği veya iç dış siyasal yararlar bakımından niteliği itibari ile gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadı ile açıklayıp yayınlamak'tan müebbet hapis cezası da istedi.
Hürriyet

'Türkiye, Projeleri Çalınan Ülke Oldu'
Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Irak'ın Ankara Büyükelçisi'nin Türkiye'nin Başika Kampı'ndan Musul operasyonu bittikten sonra çekileceği yönündeki açıklamalarını değerlendirdi. Işık, "Bu noktada Türkiye ile Irak arasında bir problemin olmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bu açıdan Musul yakınlarında Başika'da Türk askerinin varlığı sayın Başbakanımızın ifade ettiği gibi bir keyfiyet değil zorunluluktur" dedi. Işık, bu konunun DAEŞ temizliğinden sonra Irak ile dostane bir şekilde çözüleceğini söyledi. Işık, dün Kırıkkale'de MKE tarafından yapılan milli piyade tüfeği MPT-76'nin TSK'ya devir- teslim töreninde konuştu. "14 yıldır Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, dışa bağlılığımızı minimize etmek için sürekli çalışıyoruz" diyen Işık, Kıbrıs Barış Harekatı'nda müttefik ülkelerin ortaya koyduğu tavır sonrası milli üretimin ne kadar önemli olduğunu gördüklerini dile getirdi. Işık "Özellikle 90'lı yıllarda terörle mücadelede ve son dönemde bölgesel olaylardan sonra bazı ülkelerin Türkiye'ye bu noktada tekrar ambargo tehdidinde bulunması aslında ne kadar doğru yolda olduğumuzun bir göstergesi." dedi. Projenin eski MKE Genel Müdürü tarafından satılmaya çalışılmasına örtülü biçimde atıf yaparak, adli sürecin de devam ettiğini belirten Işık, "Artık bu noktada projeleri çalınan bir ülke, özellikle gıptayla izlenen bir ülke noktasındayız. Bu olay Türk savunma sanayinin geldiği noktayı da gösteriyor" diye konuştu. Işık, Irak'ın Ankara Büyükelçisi'nin Başika Kampı'ndan Türk askerinin Musul operasyonundan sonra çıkacağı yönündeki iddialarının anımsatılması üzerine, hafta sonu Başbakan Binali Yıldırım'ın başkanlığında Irak ziyaretinin gerçekleştirildiğini söyledi. Ziyaretin iki yılın ardından Irak'a yapılan en üst düzey ziyaret olduğunu söyleyen Işık, görüşmelerde Başika Kampı'nın da gündeme geldiğini ifade etti. Türkiye'nin Irak'ın toprak bütünlüğü, egemenlik hakları ve üniter yapısına saygılı olduğunu vurgulayan Işık, "Bu noktada Türkiye ile Irak arasında hiçbir şekilde bir problemin olmasına asla Türkiye müsaade etmeyecektir, bundan sonra da etmeyecek. Bu açıdan Musul yakınlarında, Başika'da, Gedu Üs Bölgesi'nde Türk askerinin varlığı, Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi, bir keyfiyet değildir, bir zorunluluktur. Bölgeden DEAŞ'ın temizlenmesi, sökülüp atılması, Musul'un güvenli bir şehir haline gelmesi Irak'ın güvenliği kadar Türkiye'nin güvenliği açısından da önemlidir" dedi. Bölgenin DAEŞ'ten temizlenmesi için Başika Kampı'ndaki Türk askerinin gerçekten büyük bir hizmet verdiğini belirten Işık, "Şu ana kadar 700'ün üzerinde DEAŞ'lı terörist etkisiz hale getirildi ve 6 binin üzerinde Haşdi Vatani veya diğer unsurlardan insanlara bölgenin DEAŞ'tan temizlenmesi için eğitim verildi. Bütün bölge terör örgütlerinden arındırıldıktan sonra Türk tarafı ile Irak tarafı Başika Kampı konusunu tekrar oturacak ve değerlendirecek. Burada bizim çok net olduğumuz nokta, Türkiye'nin kesinlikle Irak'ın toprak bütünlüğünde veya egemenliği konusunda hiçbir tereddüt taşımamasıdır" diye konuştu.
Milliyet

129 Bin Kişilik Bylock Listesi
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) iletişim sistemi olduğu ortaya çıkarılan By- Lock iletişim programı kullananlarla ilgili yeni bir çalışma başlattı. Başsavcılığın, bu kez 129 bin kişilik devlet memurlarından oluşan bir liste üzerinde çalıştığı öğrenildi. Çalışma yapılan verilerde, ByLock kullanıcılarının birbirleri arasındaki yazışmalar bulunuyor. 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında başlatılan adli soruşturmalarda, darbe girişimini planlayan ve uygulamaya koymaya çalışan FETÖ'nün kendi içinde ByLock adlı iletişim programını kullandığı ortaya çıkarılmıştı. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) yaptığı çalışmalar sonrasında, devlete sızan pek çok FETÖ üyesinin darbeden önceki süreçte kendi aralarında cep telefonu üzerinden haberleşmek amacıyla ByLock kullandıkları belirlenmişti. MİT'in ilk aşamada tespit ettiği iki ayrı ByLock kullanıcı listesiyle ilgili yaklaşık 50 bin kamu personeli hakkında adli soruşturmalar devam ediyor. MİT Aralık 2016'da yeni bir ByLock kullanıcısı listesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Yine kamu personelinden oluşan 129 bin kişinin yer aldığı yeni listeyle ilgili olarak Anayasal Suçlarla Mücadele Savcılığı'nın görevlendirildiği öğrenildi. İlk iki listede ByLock kullanıcısı kamu personelinin sadece sisteme giriş yapıp kimlerle mesajlaştığı bilgilerinin yer aldığı, yeni gönderilen listede bu verilerin detaylandırıldığı da kaydedildi. Bu detaylandırmada ByLock kullanıcılarının içerik kayıtlarının da yer aldığı öğrenildi. Bu kayıtların incelenmesiyle birlikte sadece ByLock kullanıcısı olanlar değil, programı kullanmayan ancak FETÖ içinde yer alan kişiler de belirlenebilecek. MİT'in yaptığı tespitlerde, 2014 Şubat ayını içine alacak biçimde geriye doğru tarama yapıldığı ve kullanıcılar arasındaki görüşme içeriklerinin elde edildiği ifade edildi. Bu süreçte elde edilen bilgilerin tasnif edilmesiyle, FETÖ'nün devlet içindeki yapılanma ve faaliyetlerinin yanı sıra 15 Temmuz darbe girişimi öncesindeki gelişmeler hakkında bilgiler de ortaya çıkarılabilecek. MİT, darbe girişimi öncesindeki dönemde FETÖ kapsamında yaptığı çalışmalarda Litvanya'daki bir servis sağlayıcı üzerinden ByLock kullanımını ortaya çıkarmıştı. Daha sonra başlatılan adli soruşturmalarda, ByLock kullanımı FETÖ üyesi olmanın kriterlerinden birisi olarak tanımlandı. İlk iki ByLock kullanıcısı listesinde yer alan kamu personeli haklarında açılan adli soruşturmalar çerçevesinde tutuklandı.
Milliyet

İsrail'le Kritik Görüşme Yakın
Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin ardından temas ve istişare trafiği de hızlandı. Müsteşar seviyesindeki istişarelerin ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun görüşmeleri planlanıyor. Türkiye-İsrail ilişkileri hakkında gazetecilere bilgi veren yetkili, iki ülke ilişkilerinin normalleştiğini ve bunun bir süreç olduğunu belirtti. Ekonomi alanında gelecek dönemde çok önemli bir gelişme potansiyelinin bulunduğunu belirten yetkili, "Serbest ticaret anlaşmamız var. Bunu güncellemek, derinliğini artırmak ve kapsamını genişletmek istiyoruz. Bizim için önemli. Çünkü iki ülke ekonomisi birbirini tamamlayıcı nitelikte" dedi. İki ülkenin, ortak çalışma yürütmek istediği sektörlere ilişkin uygun görülecek gündem ve tarihlerle karşılıklı ziyaretler gerçekleştireceğini belirten yetkili, "Bakan ziyaretleri olacak" dedi. Çavuşoğlu'nun İsrail'deki muhatabının, dışişleri bakanlığını da kendi uhdesinde bulunduran İsrail Başbakanı Netanyahu olduğunu hatırlatan yetkili, "Siyasi bakımdan üst düzey ziyaret dediğimizde Dışişleri Bakanımızın ziyareti bir dönüm noktası olacaktır diye düşünüyoruz. Bunun da zamanlamasını ayrıca kararlaştıracağız, görüşeceğiz karşı tarafla" diye konuştu.
Vatan

EKONOMİ
Dolar: 3,8777-3,8808           
Euro: Euro 4,1135-4,1147
Sterlin: 4,7334-4,7383
Gram Altın: 149,2171-149,4152

Dövizin Ateşi Düşmüyor
Tüm Türkiye nefesini tuttu dolar ve Euro'daki hareketi izliyor. Türkiye'de önceki günlerden farklı olağanüstü bir durum olmamasına karşın doların da Euro'nun da ateşi sönmüyor. Önceki gün Merkez Bankası'nın piyasaya 1.5 milyar dolar sağlayan hamlesine rağmen yükseliş durmadı. Dün dolar 3.9076 liraya yükseldi, Euro ise 4.1106 ila tarihi zirvesini gördü. Merak edilen bu yükseliş nereye kadar devam edecek? Analistler ilk seviyenin 3.90 lira olduğunu belirtiyor. Üzerinde kalınırsa 4.00-4.05 lirayı görmek içten bile değil. Düşüş için ise en önemli nokta 3.65 lira. Türkiye'nin gösterge tahvil faizleri de dün yükseldi. On yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 11.96'ya, iki yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 11.55'e çıktı. Analistler, 20 Ocak'ta Trump'ın görevi devralması, 24 Ocak'ta Merkez Bankası Para Politikası Kurulu ve son olarak 27 Ocak'ta Fitch'in not kararının ardından kurların nefeslenebileceği görüşünde. Yılbaşından bu yana dolara karşı TL'deki değer kaybı yüzde 10'u aştı. Yatırım bankası JP Morgan'ın dünkü raporunda, Merkez'in duyduğu endişeyi dile getirmesinin adım atma olasılığını artırdığını belirtilirken, "Kurda istikrarın sağlanması için 150-200 baz puan artırım gerekiyor" denildi. Dolarda ve Euro'da dün ilk rekor Asya piyasaları açıkken, düşük hacimde geldi. Türkiye piyasası kapanışına yakın dolardaki yükseliş hızladı ve 3.90 lirayı geçti. Dolarda rekor bankalararası piyasada son işlemlerde geldi. Dolarda son işlemler 3.9076 liradan, Euro'da ise 4.0971 liradan yapıldı. Türkiye piyasaları kapandıktan sonra yarım saat içinde dolar 3.9422, Euro 4.1292 liraya fırladı. Ardından dolarda 3.89 lira seviyelerine inildi. KapitalFX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, "Ay sonunda Fitch'in yatırım yapılabilir notumuzu kırma ihtimalini arttı. Fitch'in indirimi TL'nin kırılganlığını artıracaktır" dedi.
Hürriyet

Dev Fon Türkiye'ye '20 Milyar $' Ayırdı
Türkiye 2 trilyon dolar fon büyüklüğünde uluslararası bir yatırım şirketinin radarında. Dünyada 70'ten fazla ülkede faaliyet gösteren yatırım şirketi National Standard Finance, gelecek dört yıl içinde Türkiye'ye 20 milyar dolar yatırım yapmaya hazırlanıyor. Türkiye, kurulacak yeni bir fon aracılığıyla yabancı yatırım çekecek. İlk etapta Suudi Arabistan ve Kuzey Amerika kaynaklı kurumsal sermayenin kaynak aktaracağı Türk - Körfez Fonu, Türkiye'de çeşitli projelere finansman sağlayacak. Fon ayrıca ikili ticari ilişkileri de destekleyecek. Fonun kurulmasına ön ayak olan National Standard Finance Yönetim Kurulu Başkanı Russell Duke ayrıntıları NTV televizyonuna şöyle anlattı: "Bu yeni yatırım planının içinde hem kurumsal sermaye, hem de Suudi Arabistan ve Türkiye arasında ikili ekonomik anlaşmalar olacak. Şimdilik sadece Suudi Arabistan ve Kuzey Amerika kurumsal sermayesi var. Ancak yatırım planları netleşip başarıya ulaştıkça diğer Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri de dahil olabilir. İşin, Türkiye'nin dış ticaret açığına katkıda bulunacak mal ve hizmet alışverişini içeren ticari bir yanı da var ki, bunu da çok önemsiyoruz." Türk - Körfez Fonu'nun önümüzdeki birkaç yılda Türkiye'ye ciddi bir kaynak girişi sağlaması bekleniyor. Duke, "Hâlâ üzerinde çalışmalar devam etmekle birlikte 4 yılda 20 milyar dolarlık bir kaynaktan söz ediyoruz. Finansal hizmetler, altyapı, enerji, emlak, tarım gibi sektörlere yatırımlar planlanıyor. Ne zaman ve ne kadar fon sağlanacağı projelerin hazır olma durumuna göre değişebilir" açıklamasını yaptı. Russel Duke, Türkiye'ye yatırım yapmaya neden şimdi karar verdiklerine ilişkin ise şöyle konuştu: "Türkiye'deki fırsatların farkındayız ve burada daha aktif olma kararı aldık. Türk Lirası'ndaki değer kaybı kısa vadede yabancı yatırımcı için büyük fırsat sunuyor, ancak uzun vadede TL'nin istikrara kavuşmasını ve değerlenmesini bekliyoruz ki bu Türkiye'deki yatırımlarımızı da olumlu etkileyecek. Ayrıca Trump yönetimi ve Erdoğan başkanlığında ABD - Türkiye ilişkilerinin daha da gelişmesini bekliyoruz. Türkiye'nin uzun vadeli siyasi ve ekonomik istikrarı bölge için, bölgenin istikrarı da dünya ekonomisi için son derece önemli. Biz buna doğrudan yabancı yatırım ve kurumsal fonlama ile katkıda bulunmak istiyoruz."
Milliyet

Dövizdeki Hareketlilik Faizi Artırmaya Yönelik
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, döviz artışının yurt içi ve yurt dışı kaynaklı çeşitli nedenleri olduğunu belirterek, "Merkez Bankamız yerinde izlediği için yerinde müdahalelerle süreci yöneteceğine inanıyorum. Merkez Bankası'nın yaptığı müdahaleler yerinde" dedi. Tüfenkci, Çalışan Gazeteciler Günü'nde Parlamento Muhabirleri Derneği'ni (PMD) ziyaret ederek, gazeteciler gününü kutladı. Gazetecilere Malatya kayısısı ikram eden Tüfenkci, Malatya milletvekili olarak her gittiği yerde, özellikle Malatya'yı tanıtma adına kayısı ikram ettiğini söyledi. "Merkez Bankası'nın piyasaya müdahalesinin" sorulması üzerine ise Tüfenkci, dolarda son günlerde beklenmedik bir artış gözlemlendiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Bunun çeşitli nedenleri, yurt içi ve yurt dışı kaynaklı nedenleri var. Merkez Bankamız yerinde izlediği için yerinde müdahalelerle süreci yöneteceğine inanıyorum. Merkez Bankasının yaptığı müdahaleler yerinde." Tüfenkci, "Anayasa görüşmeleri başlayınca dolarda daha da hızlı artış gözlemlendi. Bir bağlantı olabilir mi?" sorusuna, "Özellikle yurt dışı bağlantılı, döviz üzerinden birtakım yaptırımlara veya oyunlara yönelik hareketler olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Çünkü, reel anlamda çok ciddi karşılığı olmayan birtakım hareketleri gözlemliyoruz ama illa da yurt dışı diyebileceğimiz net bir yargımız yok. Dünya piyasalarından ve Türkiye'nin şartlarından öte manipüle edilme noktasında birtakım girişimler olduğunu görüyoruz" yanıtını verdi. Tüfenkci, yakında Para Politikası Kurulu toplantısı yapılacağı anımsatılarak, "bu toplantıda faizi artırmanın gerekli tedbirler arasında öngörülüp öngörülmediğinin" sorulması üzerine, "Prensip olarak ben de faiz artırımına karşıyım. Bakan olarak, ticaret ve yatırımın önündeki engellerden birisinin de yüksek faiz olduğunu düşünenlerdenim. Dövizdeki hareketliliklerin de faizi yükseltmeye yönelik olduğunu düşünüyoruz. Merkez Bankası faiz artırımını gerekli görüyorsa zaten bununla ilgili bir kısıt yok, kendi karar mekanizmaları içerisinde kararını alır" dedi.
Milliyet

Sadece İki Günde 120.9 Milyar Dolarlık Yabancı Yatırım Sözü Geldi!
Son dönemde artan yabancı ilgisi, Türkiye'ye ilişkin 'yatırım limanı' algısını kuvvetlendiriyor. Önceki gün Banvit'in yüzde 79.5'inin Brezilya merkezli BRF S.A.'ya 915 milyon liraya satısı gündeme bomba gibi düşmüştü. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli Abu Dhabi Investment Group Başkanı Zayed Bin Aweidha, fon aracılığıyla önümüzdeki süreçte Türkiye'ye 100 milyar dolardan fazla yatırım yapılacağını söyledi. Bir diğer yabancı haberi ise dün çok uluslu yatırım şirketi National Standard Finance'ten geldi. 70'ten fazla ülkede faaliyet gösteren çok uluslu yatırım şirketi National Standard Finance, gelecek dört yılda Türkiye'ye 20 milyar dolar yatırım yapmaya hazırlandığı açıkladı. İlk etapta Suudi Arabistan ve Kuzey Amerika kaynaklı kurumsal sermayenin kaynak aktaracağı Türk-Körfez Fonu, Türkiye'de çeşitli projelere finansman sağlayacak. Fon ayrıca ikili ticari ilişkileri de destekleyecek. Fonun kurulmasına ön ayak olan National Standard Finance Yönetim Kurulu Başkanı Russel Duke, NTV'ye konuşarak, "Türk-Körfez Fonu önümüzdeki birkaç yılda Türkiye'ye ciddi bir kaynak girişi sağlayacak" dedi. Duke, söyle konuştu: "Finansal hizmetler, altyapı, enerji, emlak, tarım gibi sektörlere yatırımlar planlanıyor."
Akşam

Cari Açık Kasım'da Beklentinin Altında
Cari açık Kasım'nda 2.27 milyar dolarla tahminlerden daha düşük çıktı. Beklenti cari açığın 2.75 milyar dolar olmasıydı. Açık Ocak-Kasım döneminde 28.58 milyar dolar olarak gerçekleşti. Merkez Bankası'nın verilerine göre, 12 aylık kümülatif cari işlemler açığı Ekim ayındaki 33.62 milyar dolardan 33.65 milyar dolara yükseldi. Net hata noksan Kasım'da 2.73 milyar dolar oldu. Parasal olmayan altın kaleminde, Kasım 2015'te 131 milyon dolar net ithalat gerçekleşirken geçen yılın Kasım ayında 141 milyon dolar net ihracat kaydedildi. Vakıfbank'ın notunda verinin beklentilerinden sapmasında turizm gelirlerinin Kasım'da yıllık bazda beklentilerinden daha az gerilemesi ve kâr transferleri kanalıyla yaşanan sermaye çıkışının beklentinin altında gerçekleşmesinin belirleyici olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca "Yıllık cari işlemler açığının genel olarak Aralık aylarında artış gösteren kâr transferleri sebebiyle 2016'da da artarak 34.6 milyar dolar olan yıl sonu tahminimize yakın gerçekleşmesini bekliyoruz" denildi.
Vatan

S&P: Borç Yükü Notu Etkilemez
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, küresel ekonomik görünüme dair açıklamasında, Türkiye'nin not değerlendirmesinin 5 Mayıs'ta yapılacağını belirtti. S&P, şunları kaydetti: "S&P hala Türkiye'nin yeni verisi üzerinde çalışıyor ancak ekonomiye ilişkin görüşünde temel bir değişiklik yok, notu etkileyecek gibi görünmüyor. Borç yükünde ciddi artış ve açığın genişlemesi Türkiye'nin notunu etkileyecek son faktör olacak." S&P, Merkez Bankası'nın tam bağımsızlığının şu anda en önemli konu olduğuna da dikkat çekti. Bunun yanında, Türk Lirası'nın daha da zayıflamasının ülke ekonomisi üzerinde 'azımsanamayacak' miktarda etkisi olacağının altını çizdi.
Vatan

DÜNYA

Kaset İddiası
ABD'li istihbarat servislerinin, Rusya'nın Demokrat Parti'nin e-postalarının hacklendiği siber saldırılarla ülkedeki başkanlık seçimlerine müdahale ettiğini öne süren bir rapor yayınlamasının ardından bu kez, Rusların elinde yeni Başkan'a şantaj yapabilecek bilgiler bulunduğu iddia edildi. Basın toplantısında bu iddialara sert yanıt veren Trump, "Bunlar hasta insanların bir araya getirdiği yalan haberler ve saçmalıklar" dedi. Trump, sızdırmadan ABD istihbaratını sorumlu tuttu. Trump, Rusya'nın Demokrat Parti adayı Hillary Clinton'ın kampanyasına darbe indiren hack'lemelerin arkasında olabileceğini ancak başka ülkelerin de bunu yapabileceğini kaydetti. Şantaj iddiası ilk olarak CNN ve Buzzfeed haber sitesinin iddialarıyla gündeme geldi. Buna göre, ABD'nin en üst düzey istihbarat yetkilileri, 20 Ocak'ta başkanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan Donald Trump'a geçen hafta Rus istihbaratının kendisi hakkında kişisel ve mali bilgilere sahip olduğunu gösteren 2 sayfalık özet belge sundu. Moskova'daki eski bir İngiliz istihbaratçıdan elde edilen, ABD istihbarat yetkilileri tarafından da 'güvenilir' bulunan belgeler, önceki gün Amerikan basınına sızdı. Belgelerdeki iddialara göre, Rusya'nın elinde Rusça'da 'kompromat' diye anılan Trump'ın aleyhine kullanılabilecek şantaj belgeleri vardı. Rusya'nın Trump'ın başkanlık seçimini kazanmasına dolaylı olarak yardım ettiği, Trump'a yakın kişilerin doğrudan Rus yetkililerle bağlantısının devam ettiği belirtiliyor. Rus yetkililerin, Trump'ı etkilemek için kârlı iş tekliflerinde bulunduğu da iddia edildi. İnternet medyası diye anılan Buzzfeed'de yayımlanan belgelerde Trump'ın 2013'te Moskova ziyaretinde 5 yıldızlı bir otelde daha önce Başkan Obama ile eşinin kaldığı odayı kiraladığı öne sürüldü. İddiaya göre, Trump burada fahişelerle birlikte olurken, onlara çeşitli fanteziler yaptırdı. Ayrıca Trump'ın avukatı Michael Cohen'in seçimlerden önce Prag'da Demokrat Parti'ye yapılacak siber saldırıları konuşmak için Ruslarla buluştuğu da öne sürüldü. İddiaları reddederek pasaportunun fotoğrafını Twitter hesabından paylaşan Cohen, "Hayatımda Prag'da bulunmadım. Yalan haber" dedi.
Hürriyet

Başika'da İki Farklı Açıklama
Irak ile Türkiye arasında Musul'a 20 km mesafedeki Başika'da bulunan Türk askeri üssü ile ilgili mesaj trafiği sürüyor. Irak Başbakanı Haydar el İbadi'nin önceki gün, "Türk Başbakanı'na (Binali Yıldırım) 'güçlerinizi Irak'tan çıkarmadığınız sürece ilişkilerimiz onarılamaz' dedim" sözlerinin ardından dün de Irak'ın Ankara Büyükelçisi Hişam el Alevi konuyla ilgili açıklama yaptı. Alevi, Musul operasyonu sonrası Türk askerinin Başika'dan çekilmesi konusunda Türkiye ile anlaştıklarını söyledi. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da dün, "Bütün bölge terör örgütlerinden arındırıldıktan sonra Türk tarafı ile Irak tarafı Başika Kampı konusunu tekrar oturacak ve değerlendirecek" dedi. Alevi, "İki taraf, Musul'u kurtarma operasyonunun sona ermesinin ardından bu güçlerin geri çekilme sürecini yerine getirme konusunda anlaştı. Başbakanımız, Ninova operasyonunun üç ay içinde sona ereceğini beklediğini söyledi" ifadelerini kullandı. Musul, Ninova vilayetinin merkezi konumunda. Elçi, "Irak, Başika kampının bir Irak kampı olduğunu ve Irak yetkilileri tarafından yönetilmesi gereğini net bir şekilde ifade etti. Başbakan Yıldırım, Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ı bilgilendireceğini ve bize açıklama yapacağını Başbakanımıza söyledi" diye konuştu. Irak tarafı kampın, geri çekilmeye kadar Irak hükümetinin kontrolü altında olmasında ısrarcı. Ankara ise kampın bir koalisyon gücü üssü olarak faaliyet göstermesini savunuyor. Alevi, geçen hafta sonu Başbakan Binali Yıldırım ile gelen Türk bakanların Başika'daki Türk askeri üssünü ziyaret etmesine Irak hükümetinin tepki gösterdiğini söyledi. Elçi, bu ziyaretin program dışında olduğunu ve Irak hükümetini şaşırttığını söyledi. Alevi, Türkiye'nin, Irak tarafından Sincar'daki PKK ile ilişkili olduğu iddia edilen gruplara verilen maaşın kesilmesi talebiyle ilgili olarak Sincar'daki Ezidi grubunun Haşdi Şabi milisleriyle şehri kontrol altına almak için çalıştığını belirterek onlara askeri teçhizat ve maaş vermeye devam edeceklerini, onların PKK ile ilişkisi olmadığını savundu. "Irak topraklarından Türkiye'ye yönelik bir tehdide izin vermeyeceğiz" diyen Büyükelçi, "Sincar'da PKK ya da DEAŞ, hiçbir yabancı grubun varlığına müsaade etmeyeceğiz. Irak merkezi hükümeti, IKBY ile birlikte Sincar'da askeri operasyon yapacak ve istikrar sağlamak için çalışacak. Türkiye'nin Irak topraklarında bir operasyon yapmasını beklemiyoruz" diye konuştu.
Hürriyet

Afganistan'da Ölü Sayısı 50'yi Geçti
Başkent Kabil'de gerçekleştirilen iki saldırının ardından, ulkenin guneyindeki Kandahar ve Helmand vilayetleri de bombaların hedefi oldu. Kandahar vilayetinin valilik misafirhanesine duzenlenen saldırıda, vali ile Birleşik Arap Emirlikleri Kabil Buyukelçisi'nin yaralandığı bildirildi. Birleşik Arap Emirlikleri, Afganistan'ın Kandahar'daki bombalı saldırıda 5 diplomatının olduğunu, Kabil Buyukelçisi'nin de yaralandığını doğruladı. Kanlı saldırıda 12 kişi hayatını kaybederken onlarca kişi de yaralandı. Boylece son saldırılarda 50'nin uzerinde kişi hayatını kaybetmiş oldu. Ülkede son bir haftada duzenlenen 7 saldırıda ise 88 kişi hayatını kaybederken yuzlerce kişi yaralandı.
Milliyet

Duygusal Veda
ABD Başkanı Barack Obama, görevini resmen Donald Trump'a devretmeden önce, Chicago kentinde bir veda konuşması yaptı. Duygusal ağırlıklı konuşmasında pek çok konuya değinen ve halka önemli mesajlar veren Obama, veda konuşmasında, "demokrasi" vurgusu yaptı. 8 yıllık başkanlığı döneminde başta ekonomi olmak üzere birçok alanda başarılı olduğunu ve göreve geldiği günden daha iyi bir ülke bıraktığını savunan Obama, Amerika halkına "umutlu ve dirayetli olmaları" çağrısında bulundu. Siyasete başladığı ve "memleketim" dediği Chicago'da konuşan Obama, "Demokrasi onu ne zaman hafife alırsak o zaman tehdit altındadır" derken, ABD'deki farklı ırklar arasındaki hoşgörünün kendi başkanlığı döneminde eskiye göre daha iyi hale geldiğini öne sürdü. Obama, Trump'ın kampanya vaatlerine atıfta bulunarak "Müslüman Amerikalılara karşı yapılan ayrımcılığı reddediyorum" diye konuştu. Dış politikayla ilgili oldukça sınırlı yorum yapan Obama'nın, sıkça eleştirildiği konuların başında gelen Suriye'ye hiç değinmemesi ise dikkat çekti. Bununla birlikte DAEŞ'le ilgili yorumlar yapan Obama, "DAEŞ masum insanları öldürmeye çalışacaktır ancak biz anayasamıza ve ilkelerimize ihanet etmediğimiz sürece Amerika'yı yenemeyecekler" dedi. Obama, DAEŞ'le verdikleri kararlı mücadelede örgütün birçok liderini öldürüldüklerini ve uluslararası koalisyon sayesinde örgütün elindeki toprakların yarısından fazlasını kaybettiğini belirtti. Rusya ve Çin gibi rakiplerinin "ABD ayarında olmadığını" savunan Obama, kendi değerlerinden vazgeçmedikleri sürece bu üstünlüklerini koruyacaklarını ifade etti. Obama, ailesine de teşekkür ederken, konuşmasının ardından eşi Michelle ve kızı Malia, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve onun eşi Jill Biden ile birlikte katılımcıları selamladı.
Milliyet

Fas'ta Acil Çarşaf Yasağı
Fas İçişleri Bakanlığı, hiçbir açıklama yapmaksızın mağaza ve atölyelere bir yazı göndererek çarşaf üretimi ve satışının 48 saat içinde durdurulması talimatını verdi. Yazıda yasağa uymayanların ürettikleri mallara el konulacağı vurgulandı. Kararın nedenine ilişkin hiçbir açıklama yapılmazken, isminin gizli tutulmasını isteyen bazı yetkililer, kararın 'güvenlik endişeleri' nedeniyle alındığını belirtti.Ancak karar, Kral 6. Muhammed tarafından 'ılımlı İslamla' yönetilen Fas'ı ikiye böldü. 'Radikal bağlantıları' gerekçe göstererek Ekim ayındaki seçimlere katılması engellenen Hammad el Kabac, yasağın 'kabul edilemez' olduğunu söylerken, "Sahillerde Batılı mayolar giyilmesini de dokunulmaz bir hak olarak görüyor olmalılar" dedi. Eski Aile ve Sosyal Kalkınmadan Sorumlu Bakan Nouzha Skalli ise yasağı, 'dini radikalleşmeyle mücadelede önemli bir adım' olarak tanımladı.
Vatan
POLİTİKA
Fire Markajı Sonuc Verdı
TBMM Genel Kurulu'nda anayasa değişikliği teklifinin, "yargının bağımsızlık ve tarafsızlığını" düzenleyen 1. maddesi , "550 olan milletvekili sayısını 600'e çıkaran" 2. maddesi ve seçilme yaşını 18'e düşüren 3. maddesi kabul edildi. 1. maddeye 347, 2. maddeye 343, 3. maddeye ise 341 kabul oyu çıktı. Ancak Genel Kurul'u yönettiği için oy kullanamayan Ahmet Aydın ve Ak Parti Van Milletvekili Beşir Atalay katılamadığı için iki evet oyu eksik çıkmış oldu. Teklifin maddelerine geçiş oylamasında dokuz fire veren Ak Parti ve MHP bloğu, 1., 2. ve 3. maddelerde uyguladığı markajdan sonuç aldı ve fire sayısını azalttı. MHP'li "hayırcı" vekiller hariç, 1. maddenin oylamasında fireyi bire indiren Ak Parti-MHP bloğu, 2. maddede ise altı fire verdi. 2. maddenin oylamasında, "hayır" oylarında da artış oldu. Bağımsız Ümit Özdağ ile MHP'li "hayırcı" vekillerin katılmadığı 2. madde oylamasında 133 "hayır" çıktı. MHP'li hayırcı vekiller dahil edildiğinde ret sayısının 138'e ulaştığı hesaplandı. 1. maddenin oylaması sonrasında MHP kanadında da sürpriz gelişme yaşandı. MHP lideri Devlet Bahçeli, muhalif kanatta yer alan Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu'nu çağırarak sohbet etti. "Hayır" bloğunda yer alan Halaçoğlu, görüşmeden sonra, "görüşüm değişmedi, 2. maddeye hayır oyu verdim" diye konuştu. Genel Kurul'da 1. ve 2. maddenin oylamaları yapılırken, liderler arasında sıcak temas yaşandı. Başbakan Binali Yıldırım ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu muhalefet kulisinde sohbet ederken, Genel Kurul'da Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında ayaküstü diyalog yaşandı. Anayasa teklifinin maddelerine geçiş oylamasında 338 oy toplayarak dokuz fire verdikleri hesaplanan Ak Parti ve MHP, uyguladığı, "fire markajı" sonucunda 1. madde oylamasında durumu toparladı ve saflarını sıklaştırdı. 1. madde oylamasına 484 milletvekili katıldı. Oylamada 347 kabul, 132 ret oyu kullanıldı, iki çekimser, iki boş, bir geçersiz oy çıktı. Böylece maddelere geçiş oylamasında 338 olan "kabul" oyunun 1. madde oylamasında 347'ye çıkmasıyla "evetçi" blok MHP'li "hayırcı" vekiller düşüldüğünde sadece bir fire vermiş oldu. 1. madde oylamasına Ak Parti'den; oy hakkı bulunmayan ve hastanede tedavi gören TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Genel Kurul'u yönettiği için oy kullanamayan Ahmet Aydın ve umrede bulunan Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan katılamadı. MHP'den ise "hayırcı" blokta yer alan Atila Kaya, CHP'den de Enis Berberoğlu, İlhan Kesici ve Gürsel Erol katılmadı. HDP, aldığı karar doğrultusunda bu oylamaya da grup olarak gelmedi. 2. madde oylamasına ise 480 milletvekili katıldı. 343 kabul, 133 ret oyu kullanıldı, bir çekimser, iki boş, bir geçersiz oy çıktı. Karşılaştırma yapıldığında 2. madde oylamasında fire sayısında artış yaşandı ve altı fire çıktı. 2. madde oylamasında, "ret" oylarında da artış yaşandı. MHP'li "dört hayırcı" milletvekili ile Bağımsız Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ'ın katılmamasına rağmen 2. madde oylamasında hayır oyları 133 çıktı. Beş "hayırcı" vekilden bazılarının, "kestirmek için çıktıkları odalarında uyuya kaldıkları" için oylamaya katılamadıkları öğrenildi. Beş "hayırcı" vekilin de dahil edilmesi halinde ret bloku, "138"e ulaşıyor. Milletvekili sayısını 550'den 600'e çıkaran düzenlemede, "hayır" oylarının artması dikkat çekici bulundu. "Hayır" oyları maddelerine geçiş oylamasında 134, 1. maddede 132 ve 2. maddede ise 133 olarak gerçekleşmişti. Teklifin 2. maddesinin görüşmelerine geçilmeden önce CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 1. maddenin oylama sonuçlarına ilişkin tutanakta CHP'li Katip Üye Özcan Purçu'nun şerhi olduğunu belirterek, tutanağın tümüyle Genel Kurul'a sunulması gerektiğini aksi bir durumda usul tartışması açılmasını talep ettiğini söyledi. Purçu, tutanağa gizlilik ilkesine uyulmadığı ve, "açık oy kullanıldığı" şerhini düştüğünü belirterek, "babam dahi olsa dürüstlükle hareket ediyorum, açık oy kullanıldığını yazarım" dedi. Başkanvekili Aydın da tutanağa herhangi bir şerhin yazılmasının doğru olmadığını dile getirerek usul tartışmasını açtı. Aydın, usul tartışmasından sonra da tavrında bir değişiklik olmadığını ifade etti. CHP'li Katip Üye Hakverdi ise Twitter'dan, "Tutanak açık oylama şerhini engellemek için divanda olmayan MHP'li Zihni Açba'ya imzalatıldı. AKP divanda olmayan üyeye, benim yerime imza attırıp 'açık oy kullanma şerhimi' engelledi. Bu hile bir AKP nin bir de şeytanın aklına gelir" ifadelerine yer verdi.
Milliyet

18 Yaş Maddesi 341 Oyla Geçti
TBMM Genel Kurulu'nda, dün anayasa teklifinin seçilme yaşını 25'ten 18'e düşüren 3. maddesi görüşüldü. Görüşmelerin ardından gizli oylamaya geçildi. TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Hükümet ve komisyon sıralarında ve kürsü önünde, görevli arkadaşlar ve Başkanlık Divanı üyeleri haricinde kimse kalmasın" diyerek milletvekillerini uyardı. Ancak bu uyarıya rağmen Ak Parti ile CHP'li milletvekilleri oy kabinlerinin önünde mevzi almaya çalıştı. CHP'liler oyların gizlilik ihlali yapılarak açık kullanıldığının tespiti için görüntü almaya çalışırken, kürsü ve oy kabinlerinin bulunduğu bölgede Ak Partililerle arbede çıktı. İsmi okunmayan milletvekillerinin de oy kullanmaya çabalaması üzerine gergin olan atmosfer kavgaya dönüştü. CHP'li Fatma Kaplan Hürriyet ile Ak Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve Ak Partili TBMM İdare Amiri Ahmet Gündoğdu arasında görüntü alma konusunda gerginlik çıktı. Olaya CHP Grup Başkanvekilleri Özgür Özel müdahale etmeye çalıştı. Oyunu kullanan Altay ile Ak Partili Mehmet Akif Yılmaz arasında da itişmeden kaynaklanan arbede bir anda diğer milletvekillerinin katılımıyla yumruklu kavgaya dönüştü. TBMM Başkanvekili Aydın, iki kez oylamayı durdurdu. Oy kupaları Başkanlık Divanı'na götürülürken AK Parti, CHP ve MHP'li üyeler kupanın başında nöbet tuttu. Oylama sürerken oturama ara verildiği için İçtüzük gereği 3. madde oylaması iptal edildi. Böylece TBMM'de bir ilk daha yaşanmış oldu.
Milliyet

SPOR

Ara transferde şimdiye kadar Mitrovic ve Babel'i renklerine bağlayan Beşiktaş'ta, yönetim kurulu forvet transferi yapılmamasına sıcak yaklaşırken, teknik heyet ise kiralık da olsa uzun boylu bir pivot santraforun alınmasından yana görüş bildirdi. Temas kurulan forvetlerin çok pahalı olması ve Türkiye'ye soğuk bakmaları nedeniyle golcü transferinde henüz hedefe ulaşamayan siyah-beyazlılar, Ukraynalı Budkivsky için kararsız kaldı. Sezonun ilk yarısını Rus ekibi Anzhi'de kiralık geçiren ve dün bu kulüple sözleşmesini fesh ederek Shakhtar Donetsk'in kampına katılan Budkivsky için yönetimin olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi bekleniyor. Transferiyle ilgili tüm yetkinin menajerlerinde olduğunu Ukrayna basınına aktaran Budkivsky'nin, anlaşma sağlanması halinde Beşiktaş'a gelmeyi kabul ettiği aktarıldı. Savunmaya bir takviye daha yaparak devre arasını forvet almadan kapatmayı planlayan Beşiktaş Yönetimi, yine de son güne kadar transfer pazarını yakından takip edecek. Şu ana kadar kulübe teklif edilen forvetleri Beşiktaş için yeterli seviyede bulmayan yönetim ve teknik heyet, adımların dikkatli atılması konusunda görüş birliğine vardı. Mutlaka bir forvete ihtiyacı olduğunu söyleyen Teknik Direktör Şenol Güneş'in, "Tabii ki kulübün bütçesi de çok önemli. Beşiktaş'ı maddi anlamda zor durumda bırakacak bir transferi ben de istemem. Uygun şartlar olması halinde yeni forvet ligin ikinci yarısında bize çok katkı sağlar" dediği vurgulandı.
Milliyet

Galatasaray'ın Porto'dan kiraladığı Josue, bonservisinin alınmasını istedi ama yönetim kabul etmedi. Cim-Bom'un 26 yaşındaki futbolcusu, futbol hayatını Galatasaray'da devam ettirmek istediğini sarı-kırmızılı idarecilere iletti. Ancak yönetim futbolcuya hiç de beklemediği bir yanıt verdi. Sarı-kırmızılıların, "Ne oynadın ki Josue! Seninle devam etmemizi istiyorsan bir şeyler vermelisin. Bu şekilde oynayarak değil" ifadelerini kullandıkları belirtildi. Yönetim ayrıca, "Galatasaray olarak mali yönden zor bir dönemden geçiyoruz. Bunun için her adımı dikkatli atmak zorundayız" diye konuşurken, Josue'ye uyarılarını şöyle sürdürdü: "Seni transfer ederken beklentilerimiz çok fazla idi. Sen de Galatasaray'a gelmek için çok istekli hareket ettin. Ancak ilk yarıdaki performansın bizi mutlu etmedi. Eminiz sen de kendinden memnun değilsindir. Bu nedenle ligin ikinci yarısına kendini çok iyi motive et." Bu sözler üzerine Josue'nin ligin ikinci yarısı için verilecek şansı en iyi şekilde değerlendireceğinin sözünü verdiği öğrenildi. Galatasaray ile Porto arasında kiralama sözleşmesinde satın alma opsiyonu bulunmuyor. Portekiz kulübünün 5 milyon euro satın alma opsiyonu istemesi üzerine bu madde sözleşmeye konulmamıştı. Şu an için mümkün gözükmese de, Galatasaray ileride performansından memnun kalır ve Josue'yi almak isterse bu kez Portekizlilerle masaya oturmak zorunda kalacak.
Milliyet


Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat dün bir basın toplantısı düzenleyerek Antalya kampını ve transfer çalışmalarını değerlendirdi. Orta sahada hep aynı tip oyunculara sahip olduklarını aktaran Hollandalı hoca, "Mehmet Ekici gibi bir oyuncuya ihtiyacım var. O da buraya gelmek istiyor. Buraya gelmek isteyen oyuncular fark oluşturabilir. Motivasyonunu kendi sağlayan oyuncu daha iyidir. Motivasyon kendinden sağlanmalı. Çünkü her zaman hocadan bekleyemezsiniz motivasyon sağlamasını" dedi. Trabzonspor'un da Aatıf Chahechouhe'yu istediğini vurgulayan tecrübeli teknik adam, şöyle konuştu: "Aslında bu durum çok basit. Trabzonspor'dan Mehmet Ekici'yi istiyoruz. Onlar da bizden Aatıf'ı istiyor. Aatıf'ın bu konuyla ilgili düşüncesi farklı. Bundan sonra ne olur, bilmiyorum. Aatıf kesinlikle yanlış bir şey yapmadı. Kulübün verdiği karardan farklı bir karar verdi. Bunu anlayabiliyorum. Farklı bir duruma gelişmezse burada kalır. Çünkü hâlâ iyi bir oyuncu" ifadelerini kullandı. Advocaat, "Şampiyonluk sizin için ne anlam ifade ediyor?" sorusuna "Şampiyonluk için buradayım. Burada olmamın en önemli sebebi bu ama birkaç oyuncu alabilirsek daha iyi olur" cevabını verdi. Daha fazla oyuncuya ihtiyaçlarının olduğunun altını çizen Hollandalı çalıştırıcı şunları kaydetti: "İyi bir kadromuz var. Daha da geliştirmeliyiz çünkü bütün kupalarda varız. Daha fazla oyuncu almalıyız. Karavaev iyi bir transfer. Çok iyi bir oyuncu aldık. Ondan hemen müthiş işler beklememeliyiz ama kıymetli bir ismi kadromuza kattık. İlk defa Türkiye'de çalışıyorum. Fenerbahçe'nin ne kadar büyük bir kulüp olduğunu fark edebiliyorum. Beşiktaş ve Galatasaray'ın özellikle Fenerbahçe'nin ne kadar büyük bir kulüp olduğunu görebiliyorum. Yeni oyuncular için yönetimle görüşüyoruz. Başkan ve yönetim isteklerimize hiçbir zaman 'hayır' demiyor. Başkanımız ve yönetimimiz Fenerbahçe'yi tekrar en üst düzeye çıkarmaya çalışıyorlar." Transfer için basında çıkan isimleri bildiğini de anlatan 69 yaşındaki teknik adam, "Çok fazla dedikodu var. Çok fazla isim yazılıp çiziliyor ama sadece Ukrayna'dan bir kiralık oyuncu kadromuza kattık. Tüm yazdığınız, önerdiğiniz isimler, dedikodularda adı geçen isimlerin çoğu buraya gelmeyecek. Beklentilerden farklı bir şey ortaya çıkacak. Oyuncu getirmek kolay değil" değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet

Spor Toto Erkekler Basketbol Ligi'nde pazar akşamı derbide F.Bahçe'yi konuk eden ve Bobby Dixon'ın son saniyelerde gelen 3 sayılık basketiyle rakibine kendi taraftarı önünde 79-76 boyun eğen Beşiktaş Sompo Japan dün Avrupa'da yara sardı. Dinamo Sassari'yi konuk eden siyah-beyazlılar çok rahat bir galibiyet alarak kendisini taraftarına affettirdi. Hücum anlamında kısır başlayan karşılaşmanın ilk çeyreğini ev sahibi Beşiktaş SJ 17-16 önde kapatmayı başardı. İkinci çeyrekte oldukça iyi savunma yapan ve rakip potada da etkili olan siyah-beyazlılar bu bölümde rakibine 13 sayı fırsatı tanıyıp 28 sayı üreterek devre arasına 44- 30 galip girdi. İkinci devreyle birlikte farkı git gide açmaya başlayan Beşiktaş SJ son periyot öncesi İtalyan ekibi karşısında 73-47'lik skor avantajını elinde tutarken geriye kalan 10 dakikada da durmadı ve maçı 30 sayı farkla 100-70, galip tamamladı. Temsilcimizde dün Dinamo Sassari karşısında 12 oyuncunun tamamı süre alırken skora 11 isim katkıda bulundu. Siyah-beyazlılarda sayı üretemeyen tek isim Muratcan Güler oldu.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder