13 Ocak 2017 Cuma

13.01.2017 Genel Gündem



13.01.2017

GÜNDEM

Uyarmaya Gitmiştim
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM FETÖ ve 15 Temmuz Darbe Girişimi Araştırma Komisyonu'nun yazılı sorularına 71 sayfalık yanıt gönderdi. Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı döneminde Eylül 2013'te Pensilvanya'da Fetullah Gülen ile görüşmeye, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla gittiğini ve 'uyarı' görevini yerine getirdiğini anlattı. Davutoğlu yanıtında özetle şu ifadelere yer verdi: "Sayın Başbakanımızla yaptığımız değerlendirme neticesinde ve talimatı doğrultusunda, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'de bulunduğum sırada, Gülen'le bir görüşme gerçekleştirdim. Gülen ile Eylül 2013'te gerçekleştirdiğim görüşme kişisel bir tercih sonucunda veya bir yakınlık gösterisi mahiyetinde şahsi bir ziyaret olmayıp, Başbakanımız Sayın Erdoğan'ın bilgisi ve izni doğrultusunda, 7 Şubat sonrasında, söz konusu yapı mensuplarının o döneme kadar düşündüğümüz bir sivil toplum örgütü olmanın ötesinde, devlet iradesinden bağımsız ve devlet hiyerarşisi dışında bir yapılanma içerisinde olduğu kanaatimizin oluşması üzerine, muhatabına somut mesajları doğrudan iletmek amacına matuftu. Bu görüşmede Sayın Başbakanımızla gerçekleştirdiğimiz istişare çerçevesinde açık bir şekilde gerekli uyarılarda bulundum. Ülkemize dönüşümde bu görüşmeyi ve edindiğim intibayı Sayın Başbakanımıza aktardım. Bu çerçevede, kendisini samimi görmediğimi, zaman kazanmaya çalışır bir intiba verdiğini ve bu kritik süreçte dikkatli olmamız gerektiğini ifade ettim. Bu görüşme dışında, kendisiyle başka hiçbir görüşmem olmamıştır. (24 Kasım 2015'te Rus uçağının düşürülmesi) İhlalin yapıldığı ilk an ile birçok uyarının yapıldığı ve müdahalenin gerçekleştiği 5 dakikalık süre içinde bu spesifik olay için ek bir talimat almanın ya da vermenin imkansızlığı açıktır. Angajman kuralları genel bir talimattır. Uçağı düşüren pilotun FETÖ/ PDY ile irtibatlı olup olmadığı hususuna gelince; angajman kuralları konusunda talimat veren bir Başbakan'ın, Genelkurmay Başkanı ya da Hava Kuvvetleri Komutanı'nın, angajman kurallarının hangi askerimiz tarafından nerede ve ne zaman uygulanacağı konusunu öngörmesi mümkün değildir. Bu pilot hakkında da yargı süreci işlemektedir. Yetkilendirildiği angajman kurallarının dışında başka bir merciden emir alarak hareket ettiği ortaya çıkarsa mutlaka cezayı alacaktır. Esasen angajman kurallarına ilişkin talimatın tarafımdan verildiğine ilişkin açıklamayı yapma nedenlerinden birisi de Sayın Genelkurmay Başkanımızın haklı bir gerekçe ve kaygı ile uçağın düşürülmesine ilişkin spekülasyonların görev yapmakta olan TSK mensuplarının angajman kurallarını yerine getirirken tereddüt göstermeleri sonucunu doğurabileceğini iletmesidir. Kendisine gereken açıklamanın tarafımdan yapılacağını, ancak bu pilotun ya da süreç içinde görev yapmış diğer TSK mensuplarından herhangi birinin herhangi bir örgüt bağlantısı varsa bunun da hemen tetkik edilmesi gerektiğini söyledim. Nitekim Sayın Genelkurmay Başkanımız daha sonraki görüşmemizde pilotun geçmişini ve ilişkilerini araştırdıklarını ve somut bir irtibat tespit edilemediğini bildirmiştir."
Hürriyet


Meclis 2017
Anayasa Değişiklik Teklifi görüşmelerindeki gerginlik, önceki gün şiddetli bir kavgaya dönüştü. Meclis'te ilk kavga, milletvekili seçilme yaşını 18'e düşüren maddenin oylamasında yaşandı. Oy kabinlerinin önünde perdeleme yapan AK Parti ve CHP'liler yumruklaştı. Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin de izlediği kavganın ardından o sırada süren oylama iptal edilip yenilenirken, asıl kıyamet ise TBMM'nin yetkilerine sınırlama getiren 5. maddenin görüşmelerinde koptu. "Halkın kürsüsünü başkasına vermemeniz için milletin kürsüsünü sizlerden koruyoruz" diyen CHP'liler kol kola girerek kürsüyü çembere aldı. AK Partililer de CHP'lilerin üzerine yürüdü. Kürsüyü birbirinden almaya çalışan iki taraf arasında yumruk ve tekmeler havada uçuştu. Yaklaşık 20 dakika süren kavga sırasında mikrofon sistemi parçalandı, kürsü yerinden söküldü. Genel Kurul salonunun ortasında bulunan 'Atatürk çiçeği' ile stenografların görev yaptığı masa zarar görürken, oy kupalarının olduğu sehpa yerinden kaldırıldı. Vekiller birbirlerine oy kupası, bardak fırlattılar. Stenografların oturduğu bir koltuk söküldü. Kavganın ardından görüşmelere devam kararı tansiyonu yeniden yükseltti. Oylamaya katılmayan CHP'liler, Meclis kapandıktan sonra da günün ilk ışıklarına kadar salonda kaldı.
Hürriyet
  
40 Hedef İmha Edildi
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında, El Bab bölgesinde bulunan DEAŞ terör örgütüne ait 40 hedef Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait savaş uçakları tarafından imha edildi, 22 DAEŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi. Genelkurmay Başkanlığından yapılan bilgilendirmede, harekatın 142'nci gününe ilişkin bilgi verildi. Bilgilendirmede, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından, DAEŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin yarattığı tehdidi bertaraf ederek hudut güvenliğini artırmak ve koalisyon güçlerine destek vermek amacıyla Fırat Kalkanı Harekatı başlatıldığı hatırlatıldı. Harekatın Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları ve BM Sözleşmesinin 51'inci maddesinde yer alan "meşru müdafaa hakkı" ile BM'nin DAEŞ'le mücadeleye yönelik aldığı kararlar çerçevesinde sürdürüldüğü belirtildi. Muhalif unsurlardan oluşan "Özel Görev Kuvvet Grupları" tarafından, karadan ve havadan sağlanan yoğun ateş desteği ile El Bab'ın ele geçirilmesine yönelik planlı harekatın sürdüğü vurgulanan bilgilendirmede, tespit edilen 160 DAEŞ terör örgütü hedefine ateş destek vasıtaları ile atış yapıldığı, teröristlerce kullanılan barınma yerleri, savunma mevzileri, komuta kontrol tesisleri, silah ve araçlarının baskı altına alındığı ifade edildi. Türk Hava Kuvvetlerine ait uçaklar tarafından, El Bab bölgesinde bulunan 40 DAEŞ terör örgütü hedefine yönelik düzenlenen hava harekatında ise 29 barınma yeri, 3 karargah binası, bir cephanelik, 3 silahlı araç, 2'si bombalı olmak üzere 4 araç imha edildi. Gün içinde, karadan ve havadan icra edilen harekat kapsamında 22 DAEŞ mensubu terörist etkisiz hale getirildi.
Milliyet

Pkk'ya Sızanların Listesini Fetö Kandil'e Elden Vermis
Bursa'da KHK ile kapatılan ve bünyesinde 8 özel eğitim kurumu bulunan Yeşilırmak Kehkesan Eğitim İşletmeleri A.S'ye yönelik soruşturma çerçevesinde 7 ilde 47 adrese es zamanlı operasyon düzenledi, 27 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında İstanbul'da yakalanan ByLock kullanıcısı Cemal Bulut'un FETÖ/PDY'nin "eğitim imamı" olduğu, Bulut'un terör örgütü PKK'ya sızan emniyet ve MIT görevlilerinin listesini FETÖ'nün sözde "Kuzey Irak bölge imamı" T.B. ve "medya imamı" ile Kuzey Irak'a giderek terör örgütü PKK yöneticilerine verdikleri iddia edildi. Operasyonda A.K. isimli şüpheliye ait evde yapılan aramada, elebaşı Fetullah Gülen tarafından örgüt üyelerine bağlılığı ve itaatkar olmaları halinde kurtuluşa erecekleri mesajı veren ve alt bölümünde, "El yazıları muhterem hocamız M. Fetullah Gülen'e aittir" ibaresi bulunan tablo bulunduğu kaydedildi. Aynı şüpheliye ait evde, yine Fetullah Gülen tarafından itaatkar örgüt üyelerine hitaben verilen ve altında "Fetullah Gülen" ibaresi bulunan, "Neylesin" isimli 5 kıtadan oluşan şiir tablosu ele geçirildi.
Akşam

Msb'den Tartısılacak Karar Kışlada Büyük Tehlike!
FETÖ soruşturmaları kapsamında çıkartılan KHK'larla yaklaşık 25 bin polis, amir ve müdür görevlerinden ihraç edildi. Çalıntı sorularla polis yapılıp, yasayla askerlikten yırtan FETÖ'cü hain polislerin askere alınmasıyla ilgili süreç başladı. Görev süresi 10 yılı geçmemiş 10 bine yakın FETÖ'cü polise askerlik için muayene kâğıtları gönderilmeye başlandı. Türkiye'ye FETÖ talimatıyla her türlü ihaneti yapan polislerin eline silah verilip kışlaya sokulması büyük tehdit olarak yorumlandı. Bu uygulama kışlaya girecek eski FETÖ'cü polislerin suikast, sabotaj ve askeri bilgi sızdırmak gibi birçok ihaneti gözü kapalı yapacağı yorumlarına neden oldu. Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri Akşam'a su açıklamayı yaptı: Gittikleri birlikler durumlarıyla ilgili uyarılacak. Dosyalarına sakıncalı personel oldukları belirtilecek. Buna göre pasif görevde hükümlülüklerini tamamlayacaklar.
Akşam

EKONOMİ
Dolar: 3,7684-3,7734           
Euro: Euro 3,9984-4,0037
Sterlin: 4,5805-4,5881
Gram Altın: 144,4432-144,6933

Yine Gıpta Edilen Bir Ülke Olabiliriz
TÜSİAD başkanlığını Erol Bilecik'e devreden Cansen Başaran-Symes yaptığı veda konuşmasında, "Görevi devralırken 'Sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada iş dünyasının işi zor' demiştim. Pek kolay değildi doğrusu" dedi. Türkiye'nin Ortadoğu'nun geleceğine katkıda bulunacaksa bunu, Ortadoğu'nun hastalıklarını ithal ederek yapamayacağını dile getiren Başaran-Symes, "Türkiye, Avrupa Birliği ile ortak gelecek hedefini, evrenselleşmiş değerleri reddederek ve müttefikleriyle çatışarak gerçekleştiremez. Türkiye, bölgesel dengelerde rol oynayacaksa bunu, kendi esneklik alanını daraltarak sağlayamaz" yorumunu yaptı. Türkiye'nin bir dönem tüm dünyanın gıpta ederek baktığı, bölge toplumları için bir örnek diye el üstünde tuttuğu bir ülke olduğunu belirten Başaran-Symes, "Türkiye'nin böyle bir konuma dönmemesi için hiçbir neden yok. Dış politikada yanlışlarımızı itiraf etmeyi bilebildik. Sırada ekonomiyi rayına oturtacak kararların olması gerekir" dedi. Başaran-Symes görevde olduğu iki yılı değerlendirdiği konuşmasında şunları söyledi:. Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi boyunca en önemli olaylar Meclis'te yaşandı. Bu mirasın önemi ve anlamı üzerinde Anayasa değişikliklerinin tartışıldığı ve maddelerin oylandığı şu dönemde başta milletvekillerimiz olmak üzere etraflıca düşünmeliyiz kanısındayım. Anayasa değişikliğinin ötesinde çoğumuzun zihnini meşgul eden ve acilen üstesinden gelmemiz gereken sorunlara da değinmek istiyorum. Toplumumuzun son yıllarda giderek daha fazla kutuplaşmasından, ortak değerlerimizin erozyona uğramasını uzun zamandır haklı olarak her ortamda gündeme getiriyoruz. Medyadaki çok sesliliği giderek kaybetmemizin tartışma ortamımızı ve kamuoyunun haber edinme hakkını kısıtladığını, ülkemizin imajını olumsuz etkilediğini gözlemliyorum. İfade özgürlüğü üzerindeki kısıtların milli birlik arayışımıza ve menfaatlerimize zarar verdiğini düşünüyorum. Siyasi söyleme hakim olan sertliğin, demokrasileri derinleştiren yazılı olmayan kurallara hiç dikkat edilmemesinin toplumsal dirliğimize olumsuz etki yaptığına inanıyorum. Ortak hedeflerimizin azalmasını, değerlerimiz veya hayat tarzlarımız üzerinden ayrışmanın hızlanmasını, özgür ve gelişmiş dünya ile iletişim kurmada giderek zorlanmamızı üzülerek izliyoruz."
Hürriyet

Endişeli Değiliz
Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) yeni başkanı Erol Bilecik oldu. TÜSİAD'ın 47. Olağan Genel Kurulu'nda oy kullanma işleminin ardından tek aday olan Bilecik, 146 oyun 144'ünü alarak başkan olarak seçildi. "TÜSİAD Yönetim Kurulu'nda önümüzdeki dönemde arkadaşlarımızla birlikte görev almak benim için gerçekten apayrı bir onur ve gurur" diye konuşan Bilecik, "Geride bıraktığımız ve ne yazık ki çok iyi hatıralarla yad edemediğimiz 2016 yılı gerek ülkemizde, gerekse dünyada çok önemli gelişmelere sahne oldu. 2017'ye maalesef bu gelişmeler doğrultusunda girmiş olduk. Yılın ilk dakikaları itibariyle, terör peşimizi yine bırakmadı. Tarih bize terör zehrine karşı en etkili çarenin, nefrete karşı sevginin, ayrıştırıcı söylemlere karşı sağ duyulu yaklaşımların çatışmaya karşı birliğin ve beraberliğin tercih etmek olduğunu defalarca gösterdi. Önümüzdeki dönemde de 4 elle sarılmamız gereken çare gerçekten budur" dedi. Zorlu bir dönemde olunduğunu inkâr etmenin mümkün olmadığını kaydeden Bilecik, şöyle konuştu: "Önümüzdeki dönemin zorlu olması, gerçekten bizleri endişelendirmiyor. Tam aksine geleneksel misyonumuzun ışığında bizi daha fazla çalışmak adına motive ediyor. Zira küresel rekabette daha güçlü bir Türkiye için, emeklediğimiz alanlarda koşmamız, koştuğumuz alanlarda hızlanmamız gerekiyor. Biz bunun bilincindeyiz. Türkiye ancak bir demokrasi, hukuk ve en geniş özgürlüklere sahip, teknolojik, bilimsel ve sanatsal yaratıcılık toplumu olarak dünyada rekabet gücü yüksek bir ülke olabilir. Bu yönde azimle çalışmaya devam edeceğiz. İş dünyasının geçmişte olduğu gibi bugünde ülkemizde, Avrupa'da ve dünyada sesi olduk, olmaya devam edeceğiz."
Hürriyet

Türk Lirası Nefeslendi
Merkez Bankası dün ilk kez piyasaya tepki verdi ve dolardaki yükselişi tersine çevirdi. Merkez Bankası, önceki gün 3.94 lirayı aşan dolardaki yükselişe karşı her gün düzenlediği haftalık repo ihalesini yapmayarak tedbir aldı. 'Parasal sıkılaştırma' olarak algılanan Merkez'in hamlesi öncesi 3.92 lira olan dolar 3.80 liraya kadar geriledi. Merkez bu hamlesiyle dün piyasaya ihaleyle yüzde 8 faizle 7 milyar lira vermemiş oldu. Ve bankaları borçlanma için "geç likidite penceresine" yani yüzde 10 faize yöneltti. Bu hamle doları 3.80 liraya kadar indirmeyi başardı. Ama 27 Ocak'ta Türkiye'nin notuna ilişkin açıklama yapacak kredi kuruluşu Fitch'ten, not düşürme ihtimalinin kuvvetli olduğunu belirtince dolar yeniden 3.84 liraya çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Merkez Bankamız gereken önlemleri alacak güçtedir' sözlerinin ardından ise dolar 3.76 liraya kadar geriledi. Kamu bankalarının da yoğun dolar satışı dikkat çekti. Dolarda bankalararası piyasada son işlemler 3.7926 liradan yapıldı. Türkiye piyasası kapandıktan sonra dolarda düşüş hızladı. Uluslararası işlemlerde dolar 3.74 liraya inerken Türk Lirası bir günde yüzde 3'ün üzerinde değer kazandı. Analistler, dolarda düşüş için 3.80 liranın altına inilmesi gerektiğini en önemli seviyenin ise 3.75 lira olacağını vurguluyor. Borsa İstanbul da dün hızlı yükseldi. Özellikle bankalara yoğunlaşan alımlarla Borsa İstanbul günü yüzde 4.15 yükselişle 80 bin 891 puandan tamamladı. Finans Yatırım Başekonomisti Burak Kanlı, döviz kurlarında yaşananların bir spekülatif atak olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Piyasanın doğasıdır, imkan bulursa spekülasyon yapar ve bir varlığın değerini olması gerektiğinin üzerine ya da altına indirir. Kaleyi boş bırakırsanız bu ataklar olur. Merkez Bankası'nın hafta başında attığı adımlar etkili adımlar değildi. İlk defa bugün anlamlı bir adım attı ve likidite sıkılaştırmasına gitti. Aslında bu adım, defakto olarak faizi yukarı çekmek anlamına geliyor. Merkez Bankası politika faizini artırana kadar TL bu tip spekülatif hareketlere açık olacak. 24 Ocak toplantısında da 100 baz puan ve üstünde miktarda faiz artırırsa kurda spekülatif pozisyon alanların pozisyonlarını kapattığını ve kurun tekrar 3.50 liraya doğru ve hatta bunun da aşağısına geldiğini görebiliriz." DNG Danışmanlık'tan Stratejist Fatih Keresteci de, doların 4.00 liraya yaklaşıp TL'deki erimenin ekonomik ve finansal istikrar üzerindeki etkileri belirginleşince Merkez Bankası'nın devreye girdiğini belirterek, "Önce çarşamba günü bir dizi önlem açıkladı. Dün ise TL borçlanma maliyetini yukarı çekecek adımlar attı. Merkez'in geç likidite penceresini kullanacak olması örtülü faiz artırımı anlamına geliyor. Repo ihalesi iptalleri ile ortalama fonlama maliyetini 1 puanın üzerinde artırma imkanı belirdi. Bir de şu an yüzde 10 olan bu oranı yukarı çekebileceği hissini yaratırsa daha da etki yapar. Aslında, örtülü bir şekilde ve biraz da mevcut altyapıyı zorlayarak koridor sistemine geri dönülmüş oluyor. TL'de bir miktar olumlu etki olur ama tüm sorunları gidermesi de beklenmemeli. Dolarda bu adımlarla birkaç gün içinde 3.65'e düşüş olabilir" dedi.
Hürriyet

'2017'de 8 Milyar Tl'lik Konut Satışı Hedefliyoruz'
2016 yılını 7.3 milyar TL satış ile kapatan Emlak Konut GYO'nun Genel Müdürü Murat Kurum, 2017'de satışlarını artırarak 8 milyar TL seviyesine getirmeyi hedeflediklerini açıkladı. 2016'da 10 bin 53 adet bağımsız bölüm satan Emlak Konut, 2017'de ise 9 bin 900 bağımsız bölüm satışı gerçekleştirmeyi öngörüyor. 2016'da toplamda satışa esas brüt 1 milyon 453 bin metrekarelik satış gerçekleşirken, aylık bazda değerlendirildiğinde 2016'nın Aralık ayında Emlak Konut bin 227 adet bağımsız bölüm satışı yaparak KDV hariç 1.1 milyar TL'lik satış yapmış oldu. 2016'da gerçekleştirilen satışı değerlendiren Murat Kurum, "2015 yılı Aralık ayında yaptığımız açıklamada 2016 yılı için 7.6 milyar TL toplam satış değeri, 1.5 milyon metrekare satılabilir alan büyüklüğü ve 11 bin adet toplam bağımsız bölüm satış hedefimizi duyurmuştuk. 2016 ülkemiz ve ülke ekonomimiz için birçok açıdan zor bir yıl oldu. Buna rağmen hedefleri büyük ölçüde tutturduk" dedi. 2017 yılında İstanbul ve Anadolu'nun çeşitli illerinde projeler geliştireceklerini ve yeni arsa alımları ve ihaleler gerçekleştireceklerini belirten Kurum, bu şekilde satış hedefini 8 milyar TL'ye çıkardıklarını anlattı.
Haber Türk

Ekonomi Sağlam Temellerde
Başbakan Binali Yıldırım, doların artışını soran kurmaylarına, "Bu ivme böyle gitmeyecek. Hükümetinize güvenin her şey çok güzel olacak. Türk ekonomisi sağlam temellerde" yanıtı verdiği öğrenildi. Yıldırım, anayasa değişikliğinin TBMM'deki oylamalarına katılmak için haftalık programını boşalttı. Yıldırım, gece geç saatlere kadar süren görüşmeleri yakından takip ediyor. Yıldırım'ın muhalefet kulisinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı sürpriz çay sohbeti, dün sosyal medyanın da gündemindeydi. Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısında söylediği, "TV'leri açın mücadele göreceksiniz" sözleri, daha sonra da beraber yaptıkları çay sohbetinin görüntülerinden oluşturulan ve CHP'lilerin Kılıçdaroğlu'nu eleştirdiği, sosyal medyaya yansıyan görüntüler kuliste Başbakan'a da gösterildi. Yıldırım, mesaisini Meclis'te sürdürürken, Ak Parti kurmayları ile toplantılar da yaptı. Doların durdurulamayan artışına ilişkin kurmaylarından detaylı bilgi alan Yıldırım, kendisine diğer milletvekillerinden gelen, "doların artışının önüne nasıl geçileceğine" dair sorulara, "Sürecin böyle olacağını daha önceden öngörmüştük. Bu ivme böyle gitmeyecek. Hükümetinize güvenin her şey çok güzel olacak. Türk ekonomisi sağlam temellerde" yanıtını verdiği öğrenildi. Yıldırım'ın, Irak temaslarını soran bazı vekillere de, "Farklı diplomatik açıklamalar olabilir. Kendi iç kamuoyuna yönelik Irak'tan açıklamalar gelebilir. Biz Başika'dayız, askerimiz Irak hükümeti bilgisi dahilinde görevini yapıyor. DEAŞ gitmeden, çıkmıyoruz, DEAŞ temizlenene kadar da orada olacağız. Sonuna kadar terörle mücadele edeceğiz" yanıtını verdiği kaydedildi.
Milliyet

Tazminatta % 70 Anlaşılsa Meclis'e Gelir
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kıdem tazminatında alın terini koruyan, güvenceye alan, hakkaniyetli, sürdürülebilir, geliştirilebilir, emniyetli bir sistemi paydaşlarla konuşacaklarını söyledi. İNTES ile Yol-İş Sendikası tarafından düzenlenen "Çalışma Hayatında Gelişmeler" toplantısında konuşan Müezzinoğlu, "Yüzde 100 hemfikir olmayı arzu ederim ama şunu bilin ki yüzde 70'i yakaladığım an Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne onu getireceğim. Çünkü yüzde 100'ün peşinde koştuğumuz yılların kaybını yaşayan dünya kadar işçi kardeşimiz var" dedi. Bakan Müezzinoğlu, yurt dışındaki istihdamda yaşanan sorunları, aklın ve mantığın izah etmediği sıkıntıları çözmenin boyunlarının borcu olduğunu, bu konuda Türkiye ile sosyal güvenlik anlaşması olmayan ülkelerde yaşanan sıkıntıları gelecek dönemde masaya yatırıp çözüme kavuşturacaklarını bildirdi.
Vatan

Oturma İzni Pas Geçilip Direk Vatandaşlık Verildi
Türkiye'den gayrimenkul alan yabancı yatırımcılara vatandaşlık verilecek. Resmi Gazete'nin dün yayımlanan yönetmeliğe göre en az 1 milyon dolar tutarında taşınmazı üç yıl satılmaması şerhiyle satın alan yabancıların Türk vatandaşlığı almaya hak kazanacağı belirtildi. 2012 yılında mütekabiliyet yasasının değişmesiyle yabancıya konut satışı önem kazandı. Ancak satışın yıllık 5 milyar doların altında kalması ve yaklaşık 20 bin adet konutun satılmasıyla, bu rakamı 10 milyar dolar seviyesine çekmek için yabancıya oturma izni ve vatandaşlık hakkının verilmesini sektör temsilcileri talep etmeye başladı. 2015'in son çeyreğinde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'den gayrimenkul edinen yabancılara vatandaşlık verilmesi konusunu gündeme getirmişti. Konut alan yabancıya vatandaşlık verilmesi gayrimenkul sektörü tarafından olumlu bir gelişme olarak karşılandı. 2016 yılında gerileyen yabancıya satışa yeniden ivme kazandıracak bir düzenleme olarak görülen vatandaşlık hakkının, lüks ve ultra lüks konut segmentini canlandıracağı öngörülüyor. Vatandaşlık hakkı için belirlenen 1 milyon dolar bedeli uygun görülse de sektörün asıl beklentisi daha düşük bedelli konutlar için uzun süreli oturma izninin çıkarılmasıydı. Şu anda Türkiye'den konut alan bir yabancı, 1 yıl oturma iznine sahip olabiliyor. Bu süre sonunda yenileme yapılması gerekiyor. Dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelikte oturma izniyle ilgili herhangi bir gelişmeye yer verilmedi. Sektör temsilcileri, Avrupa ülkelerinde daha uygun fiyata gayrimenkul satın alıp vatandaşlık ve oturma hakkı kazanma şansı olduğunu, Türkiye'de de uzun süreli oturma iznine yönelik çalışmaların yapılmasını istiyor.
Vatan

DÜNYA
Centcom Aklını Mı Yitirdi
ABD'nin, ana omurgasını terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı YPG'nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'ne desteği devam ediyor. Önceki gün ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) resmi Twitter hesabından SDG'nin terör örgütü PKK ile bağlantılarının olmadığını iddia ettiği açıklamanın fotoğrafını, "SDG, PKK ile herhangi bir bağının veya ilişkisinin olmadığını onaylıyor" notuyla paylaştı. PKK'nın bir parçası olmadığını iddia eden SDG'nin açıklamasında, "Tüm gayretlerimizi Suriye'de barış ve istikrar sağlayacak uygun ortamı oluşturmaya yoğunlaştırmakla birlikte, Türkiye dahil tüm komşu ülkelerle karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir ilişki de kurmak istiyoruz" deniliyor. Ankara, Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM'u PYD/YPG'nin "sözcülüğünü" yapmakla eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Twitter hesabından dün CENTCOM'un adresini etiketleyerek yaptığı açıklamada, "Bu bir şaka mı yoksa CENTCOM aklını mı yitirdi, buna kimsenin inanacağını düşünüyor musunuz? ABD terörist grubu meşrulaştırma çabasına son vermeli" dedi. Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç da Twitter'dan yaptığı açıklamada "CENTCOM'un hesabı PKK tarafından hack'lenmiş olmalı" diyerek tepki gösterdi.
Hürriyet

3 Kıbrıs Şartı
İsviçre'nin Cenevre kentinde garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin de katılımıyla toplanan Kıbrıs zirvesinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu 3 şart masaya koydu ve Türkiye'nin garantörlüğün devamını istedi. Rum ve Yunanlılar, tam aksi yönde taleplerde bulunurken, Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas, müsteşarlar seviyesinde çalışma grubu kurulacağını ve 23 Ocak'ta Cenevre'de bakanların yeniden biraraya geleceğini bildirdi. Ancak, Yunanistan'ın bu teklifi, diğer taraflar tarafından kabul görmedi. BM'nin yeni Genel Sekreteri Antonio Guterres'in evsahipliğinde Cenevre'deki BM binasında yapılan konferansa, garantör ülkeler dışişleri bakanları seviyesinde, kalabalık heyetlerle katıldı. Kıbrıslı Türk ve Rum liderlerin de hazır olduğu konferansta Türkiye ve Yunanistan, garantörlük sistemi konusundaki taleplerini net bir şekilde masaya koydu. Bakan Çavuşoğlu, Kıbrıs'ta on yıllardır devam eden müzakerelerin ucu açık bir şekilde sürdürülmesinin kimseye bir yararı olmadığına dikkat çekti ve Ankara'nın taleplerini şu ifadelerle sıraladı: Garantörlük kalacak: Bölgemizin içinde bulunduğu ortam da dikkate alındığında, 43 yıldır adadaki güvenlik ve istikrarın temel dayanağı olan 'Güvenlik ve Garanti' düzenlemesinin devam etmesi bir gerekliliktir. Anlaşma AB hukuku olacak: Varılacak kapsamlı çözümün temel unsurlarının AB birincil hukuku haline getirilmesi, çözüm anlaşmasının hukuki güvenilirliği ve kesinliği açısından vazgeçilmezdir. (AB ülkeleri parlamentolarında onaylanıp değişmez AB hukuku olarak kabul edilmesi.) Türklere AB vatandaşı hakkı: Çözümün AB boyutuna ilişkin bir diğer önceliğimiz, ülkemizin AB üyeliğine kadar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, adada dört özgürlükten AB vatandaşlarıyla eşit şekilde faydalanmasıdır. (AB vatandaşlarının 4 özgürlüğü: Serbest dolaşım, yerleşim, işyeri kurma ve mülk edinme.) Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocyas, ise, garantörlük sisteminin çağdışı kaldığını ileri sürdü ve Türk askerinin geri çekilmesini istedi. Sözlerine Türkçe 'Allah' ifadesiyle başlayan Kocyas, "Allah zar attı, bizi dünyanın bu köşesine yanyana bıraktı. Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs dostluk anlaşması imzalasın. Askerin çekilmesi için geçiş süreci olabilir, ancak bir AB ülkesinde garantiler ve yabancı askerler olamaz. Güvenlik, uluslararası bir polis gücüyle çözülebilir" dedi. Rum lider Nikos Anastasiadis de Yunanlı bakana destek vererek, "Çözümün ilk günü Türk askerinin yüzde 75'i hemen çekilsin geri kalanlar aşamalı olarak gitsin" talebinde bulundu. Yunan kaynakları masada, garantörlük konusunda geçici bir anlaşma yapılması teklifinin de bulunduğunu kaydetti.
Hürriyet

İstihbarat Trump'a Savunma Verdi
Rusya'nın elinde, ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'la ilgili hassas belgelerin bulunduğu yönündeki iddialar, Amerikan gündeminde kalmaya devam ediyor. Amerikan medyasında önceki gün yer alan haberlerde, Amerikan istihbarat birimlerinin, ABD Başkanı Barack Obama ve Trump'a, "Rusya'nın, Trump'ın özel hayatıyla ilgili hassas bilgilere sahip olduğu iddialarını" içeren bir rapor sunduğu bildirilmişti. Trump, önceki günkü basın toplantısında, Rusya'nın kendisi hakkında "uygunsuz" bazı bilgiler topladığına yönelik iddiaları içeren dosyanın, basına ABD istihbarat servislerince sızdırıldığını iddia ederken, bu iddia, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper tarafından yalanlandı. Önceki akşam Trump ile konuyu görüştüğünü belirten Clapper, "Bu belgelerin ABD istihbaratına ait olmadığını ve sızıntının da ABD istihbaratından gelmediğine inandığımı vurguladım" dedi. Açıklamada "Güvenlik boşluğunun çok yıpratıcı olduğu ve ulusal güvenliğimizi zedelediği konusunda hemfikiriz. İstihbarat servisleri Trump yönetiminde çalışmaya hazırdır" ifadesi kullanıldı. Trump ise görüşmeyi doğrulayarak raporun yalanlara dayandığı iddiasını yineledi. Trump, raporun istihbarat servisi çalışanlarınca sızdırılmış olması durumunda, bunun, servisin üzerinde "büyük bir leke oluşturacağını" belirtmiş ve böyle bir şeyin "Nazi Almanyası"nda yaşanabileceğini söylemişti. Trump, basın toplantısında iddiaları yalanlayarak bazı ABD televizyonları ve gazetelerinin, istihbarat raporu iddialarını haberleştirmesini eleştirmiş, yer vermeyen medya kuruluşlarını da kutlamıştı. CNN televizyonu iddiaları detay vermeden haberleştirmiş, Buzzfeed sitesi ise 35 sayfalık raporu yayınlamıştı. Öte yandan, Arizona Senatörü Cumhuriyetçi John McCain, Rusya'nın Trump'la ilgili "hassas bilgilere" sahip olduğunu gösteren bir dosyayı, geçen yılın sonunda Federal Soruşturma Bürosu'na (FBI) kendisinin verdiğini açıkladı. Cumhuriyetçilerin önemli isimlerinden McCain, dosyanın içindeki bilgilerin doğruluğunu teyit imkanı bulunmadığı için dosyayı FBI'a iletmenin en doğrusu olduğunu düşündüğünü bildirdi. CNN ve Buzzfeed'in haberlerinde, dosyadaki notların eski bir İngiliz istihbaratçıya ait olduğu belirtiliyordu. Daha sonra Wall Street gazetesi, bu kaynağın eski İngiliz istihbaratçı Christopher Steele olduğunu yazdı. Uzun yıllar Moskova ve Paris'te İngiltere adına çalışan Steele'in FIFA'daki yolsuzluk skandalını ortaya çıkaran isimlerden olduğu belirtiliyor. Steele'in, raporla ilgili olarak isminin ortaya çıkmasından önce ortadan kaybolduğu ifade ediliyor. Steele'in raporunda, Trump'ın Moskova'daki Ritz-Carlton otelinin "kral dairesinde" kaldığı sırada, bir grup hayat kadınıyla görüntülendiği bir videonun bulunduğu öne sürülüyor.
Milliyet

Daha Gidecek Yolumuz Var
Kıbrıs sorununa nihai çözüm bulmak amacıyla Cenevre'de, Kıbrıs Türk ve Rum liderler arasında gerçekleşen üç günlük görüşme maratonu sonrasında dün, uluslararası düzeydeki konferansa geçildi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, aralarda ikili görüşmelerin de yapıldığı, geç saatlere kadar süren konferansta "hızlı değil, kalıcı çözüm" aradıklarını söyleyerek "Kimse mucize beklemesin" dedi. BM'nin Cenevre Ofisi'ndeki tarihi konferansın açılışını, bizzat BM Genel Sekreteri Antonio Gutteres yaptı. Konferansa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum lider Nikos Anastasiadis'in yanı sıra garantör ülkeler adına Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias ve İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson katıldı. "Özel gözlemci" sıfatıyla konferansta yer alan Avrupa Birliği'ni ise AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini temsil etti. Geç saatlere kadar devam eden konferansa, zaman zaman ara verilirken, bu esnada konferansa katılan garantör ülkeler ve BM temsilcileri de dahil olmak üzere farklı görüşmeler de gerçekleştirildiği bildiriliyor.
Milliyet

Türkiye Abd'nin Dna'sını Bozdu
TSK, Rusya ile Suriye'deki operasyonlarda uçuş güvenliğinin sağlanması ve istenmeyen olayların önüne geçilmesi için Rus ve Türk Genelkurmay heyetleri arasında Moskova'da mutabakat muhtırası imzalandığını bildirdi. Yapılan açıklamada," Bahse konu belgenin maksadı, terörist hedeflere yönelik taarruzlar esnasında Rusya ile Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı uçakların uçuş güvenliği için koordinasyon ve işbirliğine ilişkin mekanizmaları belirlemektir" denildi.
Akşam

Güzelyurt, Magosa, Maraş Pazarlığı
İsviçre'deki BM Cenevre Ofisi'nde devam eden Kıbrıs müzakerelerinde taraflar haritalarını sundu. Haritalar, iki tarafın harita uzmanlarının kontrollerinin ardından BM'nin çelik kasasına alınarak kilitlendi. Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada Kıbrıs müzakerelerinde son aşamaya gelindiği duyuruldu. Ancak Cenevre'deki Kıbrıs görüşmelerinde tarafların karşılıklı hazırladığı haritalarda Rumların; Güzelyurt, Magosa ve Maraş'ın kendi sınırlarında kalmasını istediğini belirten UBP-DP hükümeti,"Bizimle istişare edilmeden hazırlanan haritalar Türk toplumuna fayda sağlamayacak" dedi. UBP-DP Hükümeti, Cenevre'de sürdürülen Kıbrıs müzakerelerini yakından takip etmek amacıyla Cenevre'de bulunduklarını ancak süreçle ilgili yeterince bilgilendirilmediklerini ve kendileriyle istişare edilmeden haritaların sunulduğunu belirtti. Vatan'a konuşan Başbakan Yardımcısı DP Lideri Serdar Denktaş,"Cumhurbaşkanı Akıncı'nın daveti üzerine görüşmelere katkı koymak amacıyla Cenevre'de bulunmaktayız. Görüşmelerin sadece ilk gününde Müzakereci Özdil Nami tarafından siyasi parti başkanları ve temsilcilerine temaslar hakkında bilgi verilmiş ve görüşlerimiz alınmıştır. Bunu takip eden diğer iki gün içerisinde, tüm beklenti ve girişimlerimize rağmen bizimle herhangi bir iletişim kurulmadığı gibi herhangi bir brifing de verilmemiştir" dedi. Toprak konusunun harita ve rakam boyutlarının görüşmelerin en son aşamasında ve diğer dört başlıkta yeterli ilerleme sağlanması halinde ele alınacağı hususunda taraflar arasında mutabakat bulunduğunu da belirten Denktaş, "Halbuki dönüşümlü başkanlık, iki kesimlilik, mülkiyet, kararlara etkin katılım ve birincil hukuk gibi çok kritik konularda nihai mutabakata varıldığını söylemek mümkün değildir. Bu koşullarda, halkımızın sosyo-ekonomik yapısı üzerinde yaratacağı olumsuzluklara rağmen harita verilmesinin, gerek mevcut mutabakata, gerekse çözüm parametrelerine ters düştüğünü vurgulamak isteriz. Bunun ayrıca müzakere stratejisi olarak son derece sakıncalı olduğunun da altını çizeriz" diye konuştu.
Vatan

'Trump'ın Daha Çok Kasedi Var'
ABD'de 20 Ocak'ta yemin ederek Beyaz Saray'da göreve başlamaya hazırlanan Donald Trump'la istihbarat servisleri arasında 'Rusya krizi', Moskova'nın elinde müstakbel Başkan'ın 'seks kasedi' bulunduğuna ilişkin iddiayla daha da büyüdü. Trump, önceki gün düzenlediği basın toplantısında iddiayı duyuran CNN televizyonu ve Buzzfeed internet sitesine ateş püskürürken, İngiliz basını, Rusların topladığı Trump dosyasının, sanılandan çok daha büyük olduğunu duyurdu. İngiliz yayın kuruluşu BBC, Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA), Kremlin'in elinde sadece bir seks kasedi bulunduğuna inanmadığını kaydetti. BBC, CIA kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Rus ajanların elinde Trump'a ait farklı zamanlarda çekilmiş ses ve görüntü kayıtları bulunduğunu belirtti. Habere göre Trump'ın başkent Moskova'daki Ritz Carlton Oteli'nde hayat kadınlarıyla çekilen video görüntüleri dışında, St Petersburg kentini ziyareti sırasında çekilmiş görüntüleri de bulunuyor. BBC muhabiri Paul Wood, kendisine aracılar yardımıyla ulaşan CIA yetkililerine dayandırdığı haberinde, Amerikan istihbaratına bilgi veren eski İngiliz istihbarat servisi MI6 çalışanı Christopher Steele dışında başka 'güvenilir kaynakların' da, Rusların elindeki 'Trump dosyasını' doğruladığını vurguladı.
Vatan

POLİTİKA

Küfesiyle Yürüdüm Bir Yumurta Kırmadım
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Laiklikle, hayat biçimleriyle bir sorunumuz olmamışsa bundan sonra niye olsun? Bu makamda oturan eski cumhurbaşkanları gibi sırtında yumurta küfesi taşımayan birisi de değilim. Hep o yumurta küfesiyle yürüdüm, bir tane yumurtayı kırmadım, hep dikkat ettim" dedi. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki 34. Muhtarlar Toplantısı'nda özetle şunları söyledi: Bu ülkede, bu ülkeye ihanet edenlerin yeri yoktur, olmayacaktır. Eğer bu ülkenin evladıysan, vatandaşıysan, vatandaşlık görevinin, bilincinin içinde huzurumuzu bozmadan bu ülkede yersin, içersin, yatarsın. Her türlü hakkın da var. Bu ülkede Cumhurbaşkanlığı makamına varıncaya kadar bu payeye ulaştılar. İlla terörist olman gerekmiyor ki. Kürt olup da Cumhurbaşkanı olan büyüklerimiz oldu bu ülkede. (Anayasa değişikliği) Ne yapacağımızı göreceksiniz' demek suretiyle demokrasi mücadelesi verenlere tehdit savurmak, bu anlayışta olanları bir yere ulaştıramaz. Parlamento'da çalışmaları engellemek, süreci uzatmak, bunlar hiçbir şey kazandırmıyor. Ne yaparsanız yapın, ne ederseniz edin, 15 gün değil de bir ay. Ama Parlamento'dan bu, ben inanıyorum ki çıkıp milletin önüne gidecektir. Milletin iradesine, Gazi Mustafa Kemal'in 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkesine inanıyorsanız, bir an önce bırakın müzakereler bitsin ve milletin önüne gitsin. Millet ne karar veriyorsa bu karara hep birlikte 'Eyvallah' diyelim. Ama görüyorum ki bunlar milletten rahatsız. İkide bir tek adamcılık, tek adamcılık… Ne tek adamcılığı ya? Eğer olayı buraya götürmek istiyorsan bunun kaynağında siz varsınız, sizin iradeniz var. Eğer tek adamcılıksa bu, eğer daha da gerilere giderseniz, asıl tek adamcılığı orada görürsünüz. Ben o kadar defterleri açmak istemiyorum. Ama zamanı gelirse o defterleri de açarız. Tereciye tere satmaya çalışıyorlar. Herkes yerini, haddini bilecek ve sandığa saygı duyacak, milletin iradesine saygı duyacak. Bu ülkede kim rejim tartışması açıyorsa, biliniz ki bunların derdi rejim değil, başka bir şeydir. Türkiye'de böyle bir mesele olmadığını onlar da gayet iyi biliyor. Sadece toplumun bir kesiminde bu konuda var olan hassasiyeti istismar ederek asli görevlerindeki ihmallerinin, yani siyasi muhalefet eksikliğinin üstünü örtmeye çalışıyorlar. Ne yaşam tarzı ya. Biz nerede, kime, ne yasak getirdik söylesinler bana. Bu devletin anayasasına, yasalarına ters düşen bir şey olmadıktan sonra bu ülkede herkes inandığını inandığı gibi yaşamıştır; düşündüğünü düşündüğü gibi yazmıştır, çizmiştir, konuşmuştur ve her türlü özgürlük batıda olmadığı kadarıyla burada vardır. Kimse kusura bakmasın, bizi de enayi yerine koymasın. Biz kimin ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Dikkat edin tartışma hep bu kardeşinizin üzerinden götürülüyor. Ya benim şahsımla bu işin alakası yok. Türkiye'de bir anayasa değişikliği yapılıyor olay bu. Yani yapılacak ilerideki bir cumhurbaşkanlığı seçiminde kim seçime girer, kim kazanır kim öle kim kala. Bütün bu müzakereleri, tartışmaları bu kardeşinizin üzerinden yapmaları manidar. Bunların demokrasiyle, laiklikle, hukuk devletiyle bana göre hiçbir ilgi alakası yok. Her zaman, 'Laiklik devletin tüm inanç gruplarıyla, onlara eşit mesafede olması, tüm inanç gruplarını güvence altına almasıdır' dedik. Bu laiklik anlayışını biz koruyoruz, korumaya devam edeceğiz. Şayet Cumhurbaşkanı oldum diye bu mücadeleden vazgeçmemi bekleyenler varsa hiç kusura bakmasınlar onları hayal kırıklığına uğratmaya devam edeceğim. Bugüne kadar hiçbir mücadeleden kaçmadık. Meydanı hiç terk etmedik, bundan sonrada terk etmeyeceğiz. Cumhurbaşkanı sıfatıyla 79 milyon vatandaşımın her birinin temsilcisi olduğumu hiçbir zaman aklımdan çıkarmadım, çıkarmayacağım. Siyasi farklılıklar başka bir şeydir, seçim döneminde yaşanan rekabet başka bir şeydir. Laiklikle, hayat biçimleriyle bir sorunumuz olmamışsa bundan sonra niye olsun? Üstelik bu makamda oturan eski cumhurbaşkanları gibi sırtında yumurta küfesi taşımayan birisi de değilim. Hep o yumurta küfesiyle yürüdüm, bir tane yumurtayı kırmadım, hep dikkat ettim. Doğrudan milletin oylarıyla seçildiğim için söylediğim her sözün, yaptığım her eylemin hesabını kamuoyuna vermek mecburiyetindeyim. Geçmişte yol açtıkları tartışmalarla ülkemizi Cumhuriyet tarihimizin en ağır krizlerine sokan cumhurbaşkanları kimseye hesap vermeden görev sürelerini tamamlayıp, köşelerine çekilirlerdi. Böyle bir şansım da niyetim de yok.
Hürriyet
'Teklif Meclis'ten Geçmezse Millet İradesine Gidilir'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, anayasa değişikliği teklifinin Meclis'ten referandum aralığında geçeceğinin görüldüğünü söyledi. Bahçeli, teklifin Meclis'ten geçmemesi halinde, erken seçime gidilmesi gerekeceğini vurguladı. Bahçeli, anayasa görüşmeleri devam ederken, TBMM kulisinde bir grup basın mensubunun sorularını yanıtladı, şunları söyledi: Anlaşılan süreç böyle devam edecek. Kabul ve ret sayıları belli bir istikrara kavuştu. referanduma gidilecek şekilde 330-340 arasında ilerliyor. Anayasa değişikliğinin Meclis'te, referandum yolu açık bir şekilde kabul edileceği görülüyor. Ani iniş çıkışlar beklemiyorum. İniş olmaz artış olur. Öyle bir durum yaşanırsa çok farklı bir sorun ortaya çıkar. Böyle bir durum olursa Meclis çalışamaz hale geldiği için çalışabileceği bir zemin aranır. Millet iradesine gidilir. anayasa görüşmelerinde gerilim stratejisi takip ediliyor. Böyle devam etmemesi lazım. Herkes görüşlerini açık biçimde söylemeli. İçtüzük çerçevesinde oy kullanılmasının siyasi kültür haline getirilmesi gerekir. Genel Kurul'daki gerilim devam ederse, bu durum referandum döneminde Türkiye geneline yansıyabilir. Bu gerilim orada devam ederse ne olur? Bunu iyi düşünmek lazım. Bu gerilim aşağı çekilmeli. Aşağılayıcı cümlelerden sakınmak lazım. Yaşanan kavgayı dikkatli bir şekilde takip ettim. İleride daha önemli maddeler var. Bu maddeler geçerken daha dikkatli olmak lazım. sakıncalı durumlar ortaya çıkabilir. İktidar da muhalefet de samimi olmalı. Sırrı Süreyya Önder görüşmemizde Ahmet Türk'ün sağlık sorununu anlattı. Meclis'e geldiğimiz zaman elimizi sıkan bir şahıs Ahmet Türk. 74 yaşındaki Ahmet Türk'ün rahatsızlığı ileri aşamadaysa, tedavisine fırsat verecek şekilde tutuksuz yargılanması sağlanmalı ya da adli kontrol yöntemiyle veya ev hapsi gibi bir formül bulunmalı. Bunun ideolojik bir boyutu yok. İnsani bir mesele.
Haber Türk

SPOR

Fenerbahçe, Balıkesir'de oynanan Kupa Voley Final karşılaşmasında Halkbank'ı 3-1 mağlup ederek 5 yıl aradan sonra üçüncü şampiyonluğuna ulaştı. Birinci sete Burutay ile etkili servis atarak başlayan Halkbank ilk teknik molayı 8-6 önde geçti. Ancak ardından Fenerbahçe dengeyi sağladı ve skoru 14-14'te eşitledi. Sket'in sayılarıyla ikinci molayı da sarı-lacivertli takım 16-15 önde kapattı. Karşılıklı sayılarla süren oyunda Başkent ekibinin arayı kapatma gayreti sonuç vermedi ve Fenerbahçe seti 25-23 aldı. İkinci sette 16-15'ten sonra oyunu kopartan sarı-lacivertli ekip bu bölümü de 25-20 önde tamamlayarak 2-0 öne geçti. Üçüncü sette çok sert smaç servisler atan Halkbank, Miljkovic ve Dick Kooy'in sayılarıyla molaları 8-6 ve 16-10 önde kapattı. Fenerbahçe'ye fırsat tanımayan Halkbank seti 25-15 kazandı: 2-1 Dördüncü setin başında çekişme yaşandı. Ancak 5-5'lik skorun ardından köşelerden Sket'i iyi kullanan Fenerbahçe seti 25-21, maçı da 3-1 kazanarak şampiyonluğa uzandı.
Milliyet

Futbolun Yeni Yüzü:
Digiturk kanalları beIN markası altında birleşiyor. Türkiye'nin lider dijital platformu Digiturk, beIN MEDIA GROUP'a katılmasının ardından yenilenen kanal adları, logoları ve stüdyoları ile 2017 yılına iddialı bir giriş yapıyor; kanal markalarını beIN çatısı altında topluyor. Bu kapsamda; 16 yıldır futbolun adresi olan LİG TV'nin adı beIN SPORTS olarak tanıtılırken; film, dizi, yemek ve belgesel kanalları da beIN ana markası altında birleşiyor. Bu çerçevede, Lig TV yenilenen stüdyolarıyla bundan böyle beIN SPORTS olarak yayın yapacak. Bu yenileme, 2014 Dunya Kupası yayınından bu yana beIN MEDIA GROUP'un yaptığı en büyük stüdyo yatırımı olarak da dikkat çekiyor. Stüdyolardaki kameralar sistematik kameralarla değiştirildi; tüm ekipmanlar ve watch-out sistemi gibi uygulamalar, dünyanın en modern sistemleri ile güncellendi. Digiturk yeni donemde de spor yayıncılığında ilklere imza atmaya devam ediyor. Platform, izleyicilerini özel efekt barındıran içerikler ile buluşturarak maç izleme keyfini en üst düzeye taşırken; üyelerini muhteşem görüntüler eşliğinde farklı bir yolculuğa çıkaracak. Bu kapsamda maç analizlerine derinlik kazandıracak "Live Player" adlı yeni bir uygulama devreye alınıyor. Ayrıca, maç öncesi kadro tanıtımlarında "Virtual Player"
Milliyet

Fenerbahçe'de tüm gözler Mehmet Ekici'ye odaklanmışken, sarı-lacivertliler sürpriz bir transfere hazırlanıyor. Bir yandan Ekici'yi resmen kadroya katmaya çalışan yöneticiler diğer taraftan başka bir ismi sarı-lacivertli renklere bağlamanın planlarını yapıyor. Tıpkı Karavaiev gibi büyük bir gizlilik içinde yapılması düşünülen transferin artık bitme aşamasında olduğu öğrenildi. Sarı-lacivertliler, Mehmet Ekici'den bağımsız olarak orta sahaya bir transfer daha yapmayı planlıyordu. Yönetimin uzun süredir gerçekleştirdiği temasların sonuç vermek üzere olduğu belirlendi. Herkes Ekici ile ilgili gelişmeleri merak ederken sarı-lacivertlilerin 1-2 gün içinde Güney Amerikalı bir orta saha oyuncusunun transferini açıklamak için son detayları görüştüğü ifade edildi. Beşiktaş'ın anlaştığı iddia edilen Mehmet Ekici için Fenerbahçe geri adım atmadı. Sarı-lacivertli yetkililer çıkan haberlerin aksine yetenekli futbolcunun Fenerbahçe forması giyeceğini ifade ediyor. Mehmet Ekici ile yapılan görüşmede anlaşmaya varıldığı belirtildi. Devre arası transfer döneminde Trabzonspor'un bırakmaması durumunda Ekici'nin sezon sonu bedelsiz olarak Fenerbahçe kadrosuna katılacağı aktarıldı. Ayrıca yetkililer, Ekici'nin Fenerbahçe yerine Beşiktaş'a transfer olacağı iddiaları için 'algı' yorumunu yaptı. Milli futbolcunun sezonun ikinci yarısında olmasa bile en geç gelecek sezon Fenerbahçe'de forma giyeceği vurgulandı. Bu arada Aatıf, Trabzonspor'a gitmediği için bonservisle bu transferi bitirmeye çalışan Fenerbahçe Yönetimi, Finansal Fair Play kriterlerini de gözetiyor. Ancak bu durumun engel olması halinde Mehmet Ekici'nin Avrupa'da değil sadece ligde oynaması ve olası sıkıntının bu şekilde aşılması da düşünülüyor.
Milliyet

G.Saray ara transferde Garry Rodrigues'ten sonra ikinci bombasını Ahmet Çalık'la patlattı. Cim-Bom, Gençlerbirliği'nin milli stoperini 2.5 milyon euro karşılığında tranfser etti. 23 Aralık'ta ilk kez Milliyet'in duyurduğu Galatasaray - Ahmet Çalık flörtünde Gençlerbirliği'nin 4 milyon euronun altına inmemesi yüzünden pazarlıklara ara verilmişti. Ancak Garry Rodrigues transferinde olduğu gibi yine son sözü futbolcu söyledi ve Galatasaray'a gelmek için kulübünü ikna etti. Ahmet'in, "İzin vermezseniz benden ikinci yarı birşey beklemeyin" restinin İlhan Cavcav üzerinde etkili olduğu bildirildi. 4 milyon euroya inen ve son olarak futbolcuyu satmama kararı alan Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav, 22 yaşındaki kaptanlarının bu resti karşısında geri adım atarak Galatasaray'ın önerdiği 2.5 milyon euroya "tamam" dedi. Galatasaray ile 4.5 seneliğine anlaşan Ahmet Çalık, sarı-kırmızılılara gelmek için para konuşmadı. Galatasaraylı olduğunu her fırsatta dile getiren Milli futbolcunun, "Galatasaray'da oynamak için gerekirse para almam. Ben öyle bir Galatasaraylıyım" diyerek sarı-kırmızılı yöneticileri etkilediği öğrenildi. Sarı-kırmızılı yöneticiler bu durum karşısında, "Tekmeye kafa koyan adam" diyerek beğendikleri Ahmet Çalık'ın transferini gerçekleştirdi. Ahmet Çalık, Galatasaray'dan senelik 1 milyon euro alacak. Yarım devre için 500 bin lira ödenecek Çalık'a puan başına da 4 bin euro verilecek.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme