16 Ocak 2017 Pazartesi

16.01.2017 Genel Gündem



16.01.2017

GÜNDEM

Fetö'ye Bağlılık 'Narkoz Testi'nde
Darbe girişimine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan "15 Temmuz 2016 tarihli Darbe Teşebbüsü Hava Harp Okulu Öğrencileri-Kavacık Bölgesi" başlıklı iddianamede FETÖ'nün, örgüt içi işleyişine yönelik çarpıcı iddialara yer verildi. İddianameye göre; FETÖ'cüler, tart adı verilen uygulama ile terör örgütünde emirlere uymayan, itaatsizlik yapan, ikaza rağmen sözde örgüt talimatları dışında kalanları hain ilan ederken, bu kişilere "zecr tokadı" vuruyor. Kanlı terör örgütü "zecr tokadı" vurduğu kişilerin hayatını zehir ettiği de soruşturma dosyasında yeralıyor. İddianamenin dikkat çeken bölümlerinden birini de 'Sadakat Testi' başıklı kısım oluşturuyor. Örgüte kazandırılan ve örgüt amaçlarına göre eğitilen bir üyenin, örgütsel narkozun tesiri altında kıvama geldiği vurgulanırken, bu kişilerin davaya adanmışlığım, örgüte bağlanıp bağlanmadığının FETÖ abi ve ablaları tarafından teste tabi tutulduğu öne sürülüyor. FETÖ/PDY'nin uyguladığı "sadakat testi" yöntemi hakkında şu ifadelere yer veriliyor: "Örgüt üyesi, liderine koşulsuz itaat ediyorsa, örgütün amacını benimsemişse, baskı ve tehdit altında tutulduğu zaman yeterince dirençli ise sadakat testini geçmektedir. Sadakta testi örgüte bağlılığı ölçmektedir. Sadakat testini örgüt üyesi sempatizanı başarıyla geçmişse ona güvenilmekte ve onun önü açılmaktadır. Sadakat testi, kişiye örgütün verdiği narkozun dozunun ölçülmesidir. Narkozun tesirindeki örgüt üyesinin davaya adanmışlığı sınanmaktadır. Sadakat testini geçemeyenler ise örgüt eğitimine devam ettirilmekte ya bu testi başaracak şekilde eğitilmekte veya sempatizan olarak ayrılmaktadır." İddianamenin en çarpıcı bölümlerinden birini de FETÖ'nün örgütlenme modeli ile yayıncılık faaliyetleri oluşturuyor. FETÖ/PDY'deki hiyerarşik düzenin, askeri hiyerarşiden bile daha disiplinli olduğu vurgulanırken; "Hiyerarşik düzen; il imamı, eyalet imamı, büyük bölge imamı ve küçük bölge imamı şeklindedir. İmamlar, işin para kısmından ve maddi anlamda her şeyden sorumludurlar. Küçük bölgelerin parası, büyük bölgenin muhasebecisinde toplanır. Her büyük bölgenin, her eyaletin ve her ilin birer muhasebecisi vardır. Yapı, yukarı doğru bu şekilde sıralanır. Ast-üst ilişkisi, askeri bir hiyerarşiden daha sistemlidir. Toplanan paralar için hiçbir zaman makbuz verilmez. Bölge imamına ve muhasebecisine sonsuz güven vardır. Her küçük bölge en az 7-8 evden oluşur; kimi bölgelerde ise 13-14 ev bulunmaktadır" deniliyor.
Milliyet

İlk Tur Tamamlandı
TBMM Genel Kurulu'nda dün anayasa değişiklik teklifinin 17. ve 18. maddesi kabul edildi. TBMM'nin bir sonraki seçimi ve cumhurbaşkanı seçimi, 3 Kasım 2019'da yapılmasını" öngören 17. maddede, 484 milletvekili oy kullandı. Maddeye 342 kabul, 135 ret, 2 çekimser, 3 boş, 2 geçersiz oy çıktı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, oylama öncesi Genel Kurul salonuna anayasa kitapçıklarını getirdi. Oylamaya giden CHP milletvekilleri, oy pusulasının olduğu zarfı kutuya atarken, anayasa kitapçığını da kutunun yanına bıraktı. Bazı AK Partili milletvekili kitapçıkları aldı. Başbakan Binali Yıldırım, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile aynı oy kupasına zarfını atmak istedi. Kılıçdaroğlu, bu teklifi kabul etmedi. Yıldırım ve Kılıçdaroğlu oy zarflarını ayrı kupalara attılar. CHP Milletvekili Bülent Tezcan, 17. maddenin anayasa yazım tekniğine aykırı olduğunu savunarak, "17. madde adı altında 8 ayrı düzenlemesi konusu ele alınmıştır. Bu 8 ayrı fıkrada düzenlenen hususun ayrı maddeler olarak düzenlenip önce komisyonda sonra da genel kurulda görüşülüp ayrı ayrı oylanması gerekirdi" ifadelerini kullandı. Maddenin komisyona iade edilmesini istemesi üzerine TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, "Bizim komisyona iade etmek gibi yetkimiz yoktur" dedi. CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen de "Bu teklif geçtiği anda Sayın Cumhurbaşkanı için hayati tehlike vardır. Bu Anayasa sizin gitmenizi sağlayacak. Bu anayasa teklifini Fethullah Gülen bile rüyasında görse inanmaz" dedi. Konuşmaların ardından yapılan oylamada 17. maddeye 342 evet çıktı. Yıldırım ve Bahçeli, 17. maddenin oylamasının ardından birlikte TBMM lokantasına geçti. Anayasa değişiklik teklifinde hangi düzenlemenin ne zaman yürürlüğe gireceğini düzenleyen 18. maddenin oylamasına ise 481 milletvekili katıldı. Madde için 344 kabul, 131 ret, 1 çekimser, 2 boş, 3 geçersiz oy kullanıldı. 18. maddenin de kabul edilmesiyle teklifin 1. tur görüşmeleri 15 Ocak saat 23.20'de tamamlandı. AK Partili milletvekilleri kararı alkışlarla karşıladı. Oylamanın ardından Başbakan Binali Yıldırım, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yanına gitti, kısa bir sohbetti etti. Genel Kurul, 17 Ocak'ta toplanarak görüşmeleri yarım kalan "torba tasarı" için çalışmaya devam edecek.
Milliyet

'Artık Kalk Selvi Boylum'
Bitlis'te PKK'ya karşı sürdürülen operasyonlarda şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Samet Kaya, memleketi Adana'nın Yumurtalık İlçesi'nde son yolculuğuna uğurlandı. Bitlis'ten havayoluyla getirilen şehidin cenazesi bugün karayoluyla Yumurtalık İlçesi'ne bağlı Zeytinbeli Mahallesi'ndeki babasının evine götürüldü. Helallik alındığı sırada şehidin eşi Leyla ve kız kardeşi Burcu Kaya, cenaze aracına çıkarak tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Daha sonra cenaze aracından inmeyen Burcu ve Leyla Kaya, tabuta sarılarak cenaze namazının kılındığı 3 kilometre uzaklıktaki camiye kadar böyle gitti. Yol boyunca, "Yavaş gidin doyamadım. Yeter artık kalk, selvi boylum nereye gidiyorsun?" diye ağıt yakan Burcu ve Leyla Kaya, camide tabuttan güçlükle ayrıldı. Zeytinbeli Mahallesi Camii'nde düzenlenen uğurlama törenine Adana Valisi Mahmut Demirtaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Hacı İlbaş, İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı Tuğgeneral İsmail Günaydın ile çok sayıda vatandaş katıldı. Törende, 'Samet'im gitme' diye ağlayan şehidin babası Bedir Kaya'yı yakınları teselli etmeye çalıştı. Adana İl Müftüsü Hasan Çınar tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından şehidin cenazesi Zeytinbeli Mezarlığı'nda gözyaşları içinde toprağa verildi.
Vatan

11 Askere Kıbrıs'ta Fetö'den Gözaltı!
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) Türk Silahlı Kuvvetlerindeki yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyon çerçevesinde 3'ü albay rütbesinde 11 askeri personel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) gözaltına alındı. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında terör örgütü ile iltisaklı oldukları gerekçesiyle KKTC'de görevli 11 askeri personel hakkında verilen gözaltı talimatı doğrultusunda, Jandarma Komutanlığından 13 kişilik ekip Ankara'dan KKTC'ye gitti. Ekipler, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığında görevli 3'ü albay, 1'i yarbay, 1'i binbaşı, 2'si yüzbaşı, 2'si teğmen ve 2'si astsubay olmak üzere toplam 11 askeri personeli gözaltına aldı. Şüpheliler uçakla Ankara'ya getirildi. KKTC'de gözaltına alınan askeri personelin iş yerleri ve lojmanlarında aramaların devam ettiği de öğrenildi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 143,3855-143,6320
ABD Doları 3,7226-3,7276
Euro 3,9600-3,9661
İngiliz Sterlini 4,5355-4,5438

Gizli Ötv Artışı!
Hükümetin, otomobillere yönelik kasım sonu yine bir gece ansızın gerçekleştirdiği ÖTV düzenlemesi, kur artışıyla birlikte yeni model araçlara gizli vergi artışı olarak yansıyor. 24 Kasım gecesi Bakanlar Kurulu kararı ile Resmi Gazete'de yayımlanan binek otomobillere yönelik ÖTV oranlarında yapılan değişikliğe göre motor silindir hacmi 1600 cm3'ü geçmeyip ÖTV matrahı (vergisiz çıplak fiyatı) 40 bin TL'yi aşmayanlar için yüzde 45'lik ÖTV aynen korunmuştu. Bu da ÖTV+KDV eklendiğinde anahtar teslim satış fiyatı 68 bin 440 TL ve altındaki araçların fiyatlarında bir değişiklik olmadığı sonucunu çıkarıyordu. Vergisiz çıplak fiyatı 40 bin TL'yi aşıp, 70 bin TL'yi (ÖTV+KDV dahil anahtar teslim satış fiyatı 68 bin 442 TL ile 119 bin 770 TL) aşmayanlar için ÖTV oranı yüzde 50'ye yükselirken, vergisiz çıplak fiyatı 70 bin TL'yi (anahtar teslim fiyatı vergilerle 119 bin 772 TL'den başlayan) aşan otomobillerin ÖTV oranı ise yüzde 60'a yükselmişti. Yani ÖTV'si yüzde 45'ten 50'ye çıkan araçların fiyatlarında yüzde 3.4 artış, ÖTV'si yüzde 45'ten 60'a çıkan otomobillerde ise yüzde 10.3'lük fiyat artışı yapılmıştı. Bu ÖTV düzenlemesi kasım ve aralık ayında kur artışından etkilenmeyen stoktaki araçları kapsayan bir durumdu. Sonuçta o günden bugüne özellikle Euro'da artış yüzde 10'u aştı. Kasım sonu gibi 3.4 TL olan Euro kuru bugün 4 TL seviyelerinde. 24 Kasım gecesi gerçekleşen ÖTV artışından sonra yapılan hesaplamada Türkiye'de satılan otomobillerin yaklaşık yüzde 39'unun 40 bin TL matrahının (vergisiz çıplak fiyat) altında olduğu ve ÖTV artışından etkilenmediğini hesaplanmıştı. Bu hesaplama Euro 3.4 TL iken yapılmıştı. Bugün ise Türkiye'ye gelen veya gelecek 2017 modellere eğer Euro 4 TL olarak yansıtılırsa, ki başka çare yok, 2017'de Türkiye'de satılacak otomobillerin sadece yüzde 14'ü kasım ayındaki ÖTV artışından etkilenmeyecek gözüküyor. Yani 100 araçtan 39'u 2016'da ÖTV artışından etkilenmezken, 2017'de bu oran en fazla 14 otomobile gerileyecek. Bir başka değişle kasım ayında ÖTV artışından etkilenmeyen bir otomobil, 2017 model olarak sipariş edildiğinde daha yolda gelirken kur artışından dolayı ÖTV'de yüzde 50'lik dilime girecek. Kuşkusuz ÖTV artışından etkilenmeyen otomobillerin kurdaki sıçramayla birlikte bir üst vergi dilimine girmesinin dışında yüzde 50'lik ÖTV dilimine giren otomobillerinde de 2017 model yılıyla birlikte yüzde 60 dilimine gireceğini de söylemek gerek. Sonuçta 2017 yılında kurdaki hızlı yükselişe bağlı ÖTV oranlarında sürekli artış getiren bu düzenleme ile yeni model otomobil fiyatlarına en az yüzde 10, ortalama olarak ise yüzde 20'ye yakın zam geleceği kesin. Bu da pazarın 2017'de önemli oranda daralmasına yol açacak. Şu anda otomotiv yetkilileri daralma beklentisini yüzde 10 olarak belirtse de bu oranının yüzde 20'leri bulması içten bile
Hürriyet

Bylock'un Maliyeti 1 Milyon Tl
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Arif Ergin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyelerinin, haberleşmek için geliştirdiği ve kullandığı şifreli mesajlaşma programı ByLock'un maliyetine ilişkin, "Bu gibi işlerde görevlendirilecek kişilerin aylık maliyetleri 20 bin lira civarındadır. Dolayısıyla 5 kişi çalıştırsanız, 10 ayda geliştirseniz yaklaşık 1 milyon lira gibi bir maliyet çıkar. Burada himmet mekanizmasının kaynak olarak kullanıldığını düşünüyoruz" dedi. ByLock'un TÜBİTAK projesi bir ürün olmadığının altını çizen Ergin, bunun FETÖ ile mücadele sırasında açığa alınan ya da işine son verilen kişilerin katkısı bulunan bir yazılım olduğunu söyledi. ByLock yazılımının, 2013 yılı itibarıyla herkese açık bir uygulama olduğunu hatırlatan Ergin, FETÖ üyelerince 2014 yılı sonu, 2015 yılı başında modifiye edilerek sadece örgüt tarafından kullanılabilir bir hale getirildiğini tespit ettiklerini belirtti. Ergin, 1990'lı yılların sonundan bu yana kriptoloji konusunda Türkiye'yi dünya liderleri arasına taşıyan ekiplerin TÜBİTAK bünyesinde yer aldığına, kriptolojik bir şey yapılacaksa da kurumda geliştirilen teknolojilere vakıf kişilerin bunda yer almasının rastlantısal bir durum olmadığına işaret ederek, "Sadece ByLock değil, dünya çapında kim ne yapıyorsa bunu çözebilecek, anlayabilecek, karşı tedbir geliştirebilecek, benzerini yapabilecek kapasite TÜBİTAK'ta mevcut" diye konuştu.
Hürriyet

Batık Şirkete Kredi Yok!
Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, cuma günü bankacılarla bir araya geldi. Toplantıda daha önce Başbakan Binali Yıldırım'ın açıkladığı 250 milyar liralık reel sektöre kullandırılacak kredinin detayları ele alındı. Toplantıda söz konusu kredinin batık, batma riski olan firmalara kullandırılmaması yönünde karar alındığı belirtiliyor. Sistemin nasıl işleyeceği de masaya yatırılırken, bankalar verecekleri kredi için şirketlere reyting uygulayacaklar ve nakit akışını değerlendirecekler. İstihdama katkı da ölçülerden birisi olacak. Başbakan Yıldırım, 8 Aralık'ta düzenlediği basın toplantısında piyasada toplam 40 milyar liralık bir sıkışıklık olduğunu belirterek, Hazine garantisiyle 250 milyar liralık yeni bir kredi hacmi yaratacaklarını açıklamıştı. Geçtiğimiz cuma günü Başbakan Yardımcısı Canikli'nin bankacılarla yaptığı toplantıda ise 250 milyar liralık kredinin hangi kriterlere göre kullandırılacağı ele alındı. Bankalar ne yaparsa yapsın kurtulamayacak durumda olan şirketlere kredinin nasıl verileceği konusunu gündeme getirdi. Hiç yaşama ihtimali kalmamış olan şirketlere kredinin kullandırılmaması üzerinde anlaşıldı. Bunun ölçüsünün ise şirketlerin üretimleri, satışları, nakit akışları üzerinden yapılacak değerlendirme olacağı öğrenildi. Bunun yanı sıra şirketin çalıştırdığı eleman sayısı da bir kriter olarak ele alınacak. Edinilen bilgiye göre bankalar kredi talebinde bulunan şirketlerle ilgili reyting değerlendirmesi yapacak. Aslında, Kredi Garanti Fonu üzerinden verilen kredilerde firmalarla ilgili değerlendirme hem bankalar hem de Kredi Garanti Fonu tarafından yapılıyor. Ancak Hazine garantörlüğünde verilecek bu yeni destekte değerlendirmenin sadece bankalar tarafından yapılmasının toplantıda kabul gördüğü öğrenildi. Teknik detaylar üzerinde değerlendirmelerin devam ettiği kaydedildi.
Hürriyet

Kamudan Enerji Ve Madencilik İçin 6.7 Milyar Kaynak
Kamunun enerji ve maden sektörleri için ayırdığı toplam yatırım tutarı, geçen yıla göre yaklaşık yüzde 7 artarak, 6 milyar 799 milyon 67 bin lira oldu. 2017 yılı Yatırım Programı'ndan derlenen verilere göre, bu yıl gerçekleşecek kamu yatırımlarının 4 milyar 962 milyon 361 bin lirası enerji sektöründeki 145 projeye, 1 milyar 836 milyon 706 bin lirası ise madencilikteki 53 projeye ayrıldı. Enerji yatırımlarında en fazla pay sahibi TEIAS oldu. Kuruma, devam eden ve bu yıl başlanacak projeler için toplam 2 milyar 700 milyon lira yatırım desteği tahsis edildi._ Madencilik sektöründe en fazla kaynak TPAO'ya ayrıldı. Kuruma, devam eden ve yeni başlanacak projeleri için 770 milyon lira yatırım desteği sağlanması kararlaştırıldı. Toplamda 10 proje yürütecek TPAO'ya sağlanan kaynak içinde, yeni projelerin payı 738 milyon 132 bin lira oldu. Geçen yılki yatırım programında, enerji ve maden sektörlerine 6.3 milyar liralık kaynak ayrılmıştı.
Akşam

Tübitak: Bylock'un Maliyeti 1 Milyon Tl
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBITAK) Başkanı Prof. Dr. Arif Ergin FETÖ'nün haberleşmek için geliştirdiği ve kullandığı şifreli mesajlaşma programı ByLock'a dair açıklamalarda bulundu. ByLock'un TÜBITAK projesi bir ürün olmadığının altını çizen Ergin, bunun FETÖ ile mücadele sırasında açığa alınan ya da isine son verilen kişilerin katkısı bulunan bir yazılım olduğunu söyledi. Ergin, "Sadece ByLock değil, dünya çapında kim ne yapıyorsa bunu çözebilecek, anlayabilecek, karsı tedbir geliştirebilecek, benzerini yapabilecek kapasite TÜBITAK'ta mevcut" diye konuştu. Veri tabanı Kanada'da bulunan By- Lock'u, haberleşme ve talimatların iletilmesi amacıyla 215 bin FETÖ üyesinin cep telefonu ve tabletler üzerinden kullandığı belirtiliyor. FETÖ'ye yönelik soruşturma kapsamında, örgüt mensuplarının haberleşmek için kullandıkları ByLock programından elde edilen 18 milyon mesaja yönelik incelemeler sürüyor.
Akşam

Nitelikli İşgücünde Hedef 250 Bin Çalışan
Nitelikli eleman yetiştirilmesi için hayata geçirilen Mesleki Yeterlilik Belgesi'ni bugüne kadar 103 bin 456 kişinin aldığı bildirildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2017 yılı sonuna kadar belge alan kişi sayısının 250 bine çıkmasını hedefliyor. 'Tehlikeli' ve 'çok tehlikeli' islere ilişkin mesleklerde, Mesleki Yeterlilik Belgesi (MYB) zorunluluğu getirilmesinin ardından, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da 2017 yılı hedeflerini belirledi. Edinilen bilgiye göre, bugüne kadar 103 bin 456 kişi başarılı olarak Mesleki Yeterlilik Belgesi almaya hak kazandı. Bu kişilerin ise 83 bin 624'ünün 'tehlikeli' ve 'çok tehlikeli' islere ilişkin mesleklerde çalıştıkları öğrenildi. Bakanlık, 2017 sonuna kadar 250 bin çalışanın bu belgeyi almaya hak kazanmasını ve nitelikli işgücü havuzuna dahil edilmesini hedefliyor.
Akşam

Tarımda Gümrük Birliği Dönüşümü
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gümrük Birliği için 4 farklı senaryonun ortaya çıktığını belirterek, Türkiye için önemli olanın ikinci senaryo yani Gümrük Birliği'nin sanayide, hizmetler ve kamu alımları dahil tam anlamda güncellenmesi olduğunu belirtti. Zeybekci, "Bu senaryoda GSYH'de yüzde 2'lik bir artış oluyor, bu yaklaşık 30-40 milyar dolarlık bir etki demek" dedi. Tarımın dönüşümüne de değinen Zeybekci, "Biz tarımı, çiftçiyi, tarımsal ürünleri sağlarken gümrük duvarları ile koruma politikaları güdüyoruz. Çiftçinin alması gereken o fiyatı, gümrük duvarlarıyla koruyarak tüketiciye ödettiriyoruz. AB, piyasalarını açıyor, vatandaş ucuz tüketiyor. Tarım ürünleri üretene bütçeden destek veriyor. Biz de tarımı Gümrük Birliği'ne dahil ettiğimiz zaman böyle bir dönüşüm yaşayacağız."
Vatan

DÜNYA

Rusya Suriye'deki Üslerini Büyütüyor
Suriye'de Moskova ve Ankara'nın arabuluculuğunda ilan edilen ateşkesle birlikte bu ülkedeki askeri varlığını azaltacağını açıklayan Rusya, Suriye'deki hava ve deniz üssünün ise kapasitesini artırma kararı aldı. Rusya Savunma Bakanlığı'nın açıklamasına göre Lazkiye bölgesindeki Hmeymim Hava Üssü'nün pisti, dünyadaki en büyük nakliye uçağı AN-124 Ruslan'ın inebilmesi için uzatılacak. Rusya'nın Suriye'de şimdiye kadar levazım üssü olarak kullandığı Tartus Limanı da tam teşekküllü askeri deniz üssü olacak. Liman büyüklüğü kruvazör tipi savaş gemilerinin yanaşabileceği şekilde arttırılacak.
Hürriyet

Kıbrıs'ta Sonuç Bu Ay İçinde Çıkar
Kıbrıs ile ilgili olarak devam eden barış müzakereleri kapsamında "somut bir sonuç" un, bu ay sonuna kadar çıkmasının beklendiği bildirildi. Reuters haber ajansına konuşan Türk tarafına yakın bir kaynak, Kıbrıs görüşmelerinde bu ayın sonuna kadar "bir sonuca" varılmasının beklendiğini aktardı. Kıbrıs'ta güvenlik düzenlemelerini görüşmek üzere 18 Ocak'ta bir çalışma grubunun toplanacağını söyleyen kaynak, "Genel kanı, çalışma grubu oturumunun iki ya da üç günden daha fazla sürmemesi üzerine" diye konuştu. İsmi açıklanmayan yetkili, oturumların ardından muhtemelen dışişleri bakanlarının da üzerinde olan yetkililerin katılacağı yeni bir zirve düzenlenmesinin söz konusu olduğunu ve tüm bunları bu ay içinde gerçekleşeceğini söyledi. Cenevre'deki müzakerelerin son gününde taraflar, hazırladıkları harita önerilerini BM'ye sunmuş olsa da hem Türk hem de Rum tarafı sunulan haritaların "kabul edilemez" olduğunun altını çizmişti. KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafının sunduğu haritayla ilgili olarak "Gerçekten kabul edilecek bir harita değil, bunu kabul edecek bir tek Kıbrıslı Türk de çıkmaz" ifadelerini kullandı. Mont Pelerin Oteli'nde düzenleneceği aktarılan çalışma grubunda garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'den teknokratlar dahil olacak. Cenevre'de 9-12 Ocak'ta hem taraflar arasında ikili görüşmelerde somut bir sonuç elde edilmemişti. Süreç sonunda yeterli ilerleme sağlanırsa üst düzey boyuta taşınacak müzakerelerde, Kıbrıs'ta iki toplumlu bir federal yapının oluşturulması için çalışmaların hızlanması bekleniyor.
Milliyet

Trump'ın 'Yemin'i Bile Olaylı!..
ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, başkent Washington'u korumakla görevli komutanı, 20 Ocak'taki devir teslim töreni düzenleneceği esnada görevden almayı kararlaştırdı. Trump, yemin törenine katılamayacaklarını bildiren Demokrat Partililere ateş püskürürken, hâlâ törende performs sergileyecek bir sanatçı bulamadı. Trump'ın 20 Ocak'taki devir teslim töreninin güvenliğinde önemli rolü olan başkent Washington'ın Garnizon Komutanı Korgeneral Errol Schwartz'ın tören günü görevden alınacağı ortaya çıktı. Korgeneral Schwartz, "Washington Post" gazetesine yaptığı açıklamada, tören gününde görevden alınmasının makul bir yaklaşım olmadığını söyledi. Eyaletlerde garnizon komutanlarını valiler atarken, başkent Washington'ın garnizon komutanını ABD başkanı atıyor. Schwartz, "Askerlerim o gün caddelerde olacak. Onları uğurlayacağım ama kışlaya geri dönerken karşılayamayacağım. Ben asla bir savaşın ortasında bir görevden ayrılmayı planlamadım" sözleriyle karara tepki gösterdi. Eski Başkan George W. Bush tarafından 2008 yılında bu göreve atanan Schwartz, Başkan Barack Obama'nın iki döneminde de görevini sürdürdü. Tebligatın kendisine ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından elektronik postayla iletildiğini ifade eden Schwartz, 20 Ocak Cuma günü saat 12.30'da kendisinin yerine geçici olarak bir tuğgeneralin atandığını söyledi.
Milliyet

İşte Almanya'da 'Basın Özgürlügü'
Basın özgürlüğü konusunda her fırsatta 'diğer ülkelere' söylev çekme hakkını kendinde bulan ve hatta Türkiye'de yalan haberleriyle terör örgütlerine destek verdiği için ceza alan Can Dündar'ı Cumhurbaşkanlığı seviyesinde ağırlayan Avrupa Birliği'nin (AB) en önemli ülkesi Almanya, sosyal medya kanalları üzerinden dolasıma sokulan yalan haberlere karsı sert önlemler almaya hazırlanıyor. Ülkedeki koalisyon ortakları Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ve Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) ortaklaşa gerçekleştireceği bir hukuki düzenlemeyle; Facebook, Twitter ve diğer sosyal medya platformları eğer şikâyet gelen 'yalan haberleri' ve 'nefret içerikli yorumları' silmezse para cezası alacak. Almanya'da yayımlanan günlük gazete Rheinische Post'un haberine göre, koalisyon ortakları sosyal medya kanallarının yalan haberlere karsı yükümlülüklerini artıran yeni hukuki düzenleme konusunda anlaştı. Yeni düzenlemeye göre ortaklar, sosyal medya platformlarının birer şikâyet seçeneği oluşturmasını ve 24 saat içinde de bu şikâyetlere yanıt verilmesini zorunluluk haline getirmeyi amaçlıyor. Bu uygulamayı hayata geçirmeyen sosyal medya platformlarının da para cezasına çarptırılması planlanıyor. Konu hakkında açıklama yapan Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas, Facebook'un silme uygulamasını iyileştirmesini beklediklerini dile getirerek "Hala az sayıda ceza gerektiren içerikler siliniyorsa, bunun yasal sonuçları olmalıdır" seklinde konuştu. Deutsche Welle, yapılacak düzenleme hakkında yorumda bulunan Alman Meclis Başkanı Norbert Lammbert'in de iftira, küfür ve şiddet içerikli tehditlerin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini dile getirdiğini ve bu tür suçların cezalandırılması gerektiğini söylediğine dikkat çekti.
Star

Topyekün Ayrılığa Hazırlanıyor
İngiltere Başbakanı Theresa May'in, yarın yapacağı konuşmada, ülkesinin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden çıkış süreciyle ilgili stratejisini açıklaması bekleniyor. İngiliz basını May'in konuşmasında, ülkesinin ortak pazar ve gümrük birliğinden çıkmaya hazır olduğunu söyleyeceğini iddia etti. May'in AB ülkelerinden gelen göçü kontrol altına almak için böyle bir yol tercih edeceği düşünülüyor. May'in olası teklifiyle lideri olduğu Muhafazakar Parti'den bazı vekillerle birlikte muhalefetin tepkisini çekmesi bekleniyor.
Vatan

Eta İçin Yürüdüler
İspanya'nın Bilbao kentinde onbinlerce kişi, hapisteki ETA örgütü militanları için genel af ilan edilmesi çağrısıyla sokaklara döküldü. Göstericiler, Bask bölgesinin bağımsızlığı için silahlı mücadele veren ETA üyelerinden uzun süredir hapiste olanların salıverilmelerini, diğerlerinin de ailelerine yakın kentlerdeki cezaevlerine nakledilmelerini talep etti.
Vatan

POLİTİKA

Barajın Anlamı Kalmıyor
AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeleri yapılan Anayasa Değişiklik Teklifi'nin hayata geçirilmesi sonucunda hükümet kurma sorununun ortadan kalkacağını belirtti. Halk tarafından seçilecek cumhurbaşkanına hükümeti kurma yetkisinin sağlanmasıyla hükümeti kurma yönünde daha önce yaşanan endişelerin ortadan kalkmış olacağını ifade eden Kuzu, "Yeni anayasa ile hükümet dışarıda kuruluyor, halk tarafından kuruluyor, dolayısıyla da baraja gerek yok. Seçim barajının düşürülmesiyle ilgili partimizin bir çalışması yok, bu benim kanaatim. Olabilir, çünkü hükümet kurma sorunu hallolmuş oluyor" dedi. Kuzu, özetle şunları söyledi: "Baraj, hükümet çıksın, az parti parlamentoya girsin diye var. Eski yıllara göre söylersek, zayıf hükümetler kuruluyor, 6-7 parti parlamentoya giriyor, 4'lü koalisyonlar oluşuyordu. Zorluk da bu noktada ortaya çıkıyor, hem güvenoyunda hem hükümetin yıkılmasında. Burada partinin çokluğundan kimse rahatsız değil. Buradaki rahatsızlık; çok sayıda grup oluyor, dağılıyor, hükümet kurulamıyor. Şimdi hükümet dışarıda kuruluyor artık. Bu anayasa ile cumhurbaşkanını halk seçiyor, o da hükümetini kuruyor. Hükümet kurulduğuna göre de barajın bir anlamı kalmıyor. Barajın bulunmasının sebebi burada koalisyonu kurma zorluğudur, az parti girsin de hükümet kurulabilsin endişesidir. Bu olmayacağına göre benim kanaatim baraj seviyesi düşürülebilir. Doğrudur, yanlıştır Bu bir kanaattir. Zaman içerisinde, belki seçim yasaları, Siyasi Partiler Kanunu değişebilecek. İçtüzük değişecek. Artık tasarı gelmeyecek hükümetten. Tasarı kavramı çıkacak mesela içtüzükten. Yasaların yüzde 100'ü hükümetten geliyor, artık gelmeyecek. Burada biz kendimiz yazacağız yasaları, teklifi vekiller verecek. 'Parlamento öldü' diyenlere cevap: Parlamento bugün ölü. 316 AK Parti'li 'evet', bu kadar muhalefet 'hayır' diyor. Böyle bir şey olabilir mi? Aynı konuda 3 kardeşi götür, 'ben kırmızı', 'öteki sarı', 'diğeri yeşili' ister. Mümkün mü 316 kişinin evet demesi? Parti disiplini bu. Parlamenter rejim bu. Bundan kaçmak istiyorum. Ben istiyorum ki buraya gelen kanuna, muhalefetin, iktidarın bir bölümü 'evet' desin, kalan bölümü 'hayır' desin; kim çoksa o çıksın. Bugün ABD böyle çalışıyor."
Hürriyet
Mesai Rekoru
TBMM Genel Kurulu, Ak Parti'nin anayasa değişiklik teklifine ilişkin mesaisinin 6. gününde çalışma rekoru kırdı. Önceki gün saat 14.30'da çalışmalarına başlayan Genel Kurul, yaklaşık 16 saatlik mesaiyle 5 maddenin 1. tur oylamasını yaptı. Tüm maddeler 340'dan fazla oyla kabul edildi. Ak Parti'nin son iki maddeyi de oylayıp birinci turu tamamlama girişimi CHP'nin pasif direnişine takıldı. Ak Parti ve CHP kurmayları arasındaki görüşmeler sonucu teklifin son 2 maddesinin görüşmelerinin dünkü oturuma bırakılması ve bugün de Meclis'in çalışmaması konusunda uzlaşma sağlandı. Genel Kurul teklifin görüşmelerine Cumhurbaşkanı'nın OHAL yetkisini düzenleyen 12. maddesinden başladı. Görüşmelere geçilmeden önce HDP grubu, milletvekilleri Garo Paylan'a verilen "geçici çıkarma" cezasını protesto etmek amacıyla 1 günlüğüne Meclis çalışmalarına katılmayacağını açıklayarak Genel Kurul'u terk etti. Başbakan Binali Yıldırım'ın İstanbul programı nedeniyle oylamasına katılamadığı, yerine Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin oy kullandığı madde görüşmelerinde, Ak Partili İsmail Aydın'ın "İlk dört madde de değiştirilebilir" açıklamaları nedeniyle Ak Parti ile MHP arasında, Anayasa'nın değiştirilemez maddeleriyle ilgili gerilim yaşandı. MHP konuyla ilgili Başbakan'dan açıklama talep etti. Maddenin oylamasında Ak Parti ve MHP'nin yer aldığı kabul cephesinde yaşanan gerilim nedeniyle bir çözülme olmadığı görüldü. 12. madde için 344 "kabul", 133 "ret" kullanıldı. Ak Parti-MHP'nin oluşturduğu kabul bloku 5 fire verdi. Ancak bu fireler oylamaya boş ve geçersiz oylar olarak yansıdı. Bu maddenin oylama sonuçlarının açıklanmasının ardından Başbakan Yıldırım'dan da Anayasa'nın değiştirilemez maddeleriyle ilgili "Bunlar devletin temelleri, olmazsa olmazıdır. Teklif falan etmedik. Edenlerle de işimiz olmaz" açıklaması geldi. Teklifin askeri mahkemeleri kaldıran 13. maddesinin görüşmelerine geçildiğinde önce MHP, ardından da Ak Parti maddeler üzerine gruplar adına konuşmalarından vazgeçti. Bu tavrın MHP'li Saffet Sancaklı'nın eşinin intihar girişiminden duyulan üzücü olay nedeniyle olduğu belirtildi. HDP'liler de salonda bulunmadığı için 13. madde üzerine sadece CHP söz aldı. Görüşmeleri yaklaşık 1 saatte tamamlanan 13. maddeye 343 "kabul", 133 "ret" çıktı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu madde için oyunu kullandıktan sonra salonda bulunan MHP lideri Devlet Bahçeli'nin yanına giderek, geçmiş olsun dileğini iletti.
Milliyet
Sancaklı'nın Eşi Yoğun Bakımda
Önceki aksam basından yaralanan ve hastaneye kaldırılan MHP milletkvekili Saffet Sancaklı'nın esi Hülya Sancaklı'ya ilk müdahale başarılı geçti. Tedavisi yoğun bakımda devam ediyor. MEDICANA International Istanbul Hastanesi Nörosirurji Kliniği Başkanı Beyin Sinir Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hidayet Akdemir, MHP Milletvekili Saffet Sancaklı'nın esi Hülya Sancaklı'nın yoğun bakımda tedavisinin sürdüğünü bildirdi. Akdemir, gazetecilere yaptığı açıklamada, Sancaklı'nın saat 20.30 civarında ateşli silah yaralanması seklinde hastanelerinin acil servisine getirildiğini belirterek, yapılan ilk değerlendirmelerde hastada solunum arresti mevcut olduğunu söyledi. Acil müdahalenin ardından hastanın ameliyata alındığını ifade eden Akdemir, şunları kaydetti: Kanamalar durduruldu, beyin koruyucu önlemler alındı. Simdi ameliyat bitti, hasta yoğun bakıma alındı. Bundan sonra beyindeki basıncı düşürmek için tıbbi uygulama devam edecek. Hastamızın tedavisi yoğun bakımda devam ediyor.
Akşam

SPOR

Basketbolda bu yıl 'Parkenin Sihirbazları Omuz Omuza Sahada' sloganıyla düzenlenen ve tüm gelirin şehit ve gazi aileleriyle paylaşılacağının açıklandığı All Star 2017 izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Ülker Sports Arena'da düzenlenen etkinliğe basketbolsever de büyük ilgi gösterirken, tribünlerin çok büyük kısmını doldurmayı başardı. Maçta yapılan smaçlar ayakta alkışlanırken, Avrupa Karması'nda ikinci çeyrekte yaşanan değişiklik herkese büyük bir şok yaşattı ve Barcelona'da forma giyen milli futbolcu Arda Turan sahaya çıktı. Futboldaki hünerlerini basketbolda da ortaya koyan Arda, oyuna girer girmez attığı basket ve verdiği paslarla alkışları aldı. Yıldız futbolcu 5 dakikada, 7 sayı üretirken, Stimac'ın yardımıyla iki kez smaç yapmaya çalışsa da bunda başarılı olamadı. Farklı etkinlikler, dans gösterileri, seyircilerin de katıldığı yarışmalar ile organizasyonda eğlence daha da arttı. All Star maçının devre arasında sahne alan Hande Yener de söylediği şarkılarla etkinliğe katılanları coşturmayı başardı. Kısa süre önce Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanlığı'na seçilen Hidayet Türkoğlu ve yönetimi All Star için yaptıkları hazırlıklar ile geçer not aldı. Özellikle TBF CEO'su Ömer Onan ile birlikte uzun süredir bu organizasyonu daha renkli hale getirmenin çalışmalarını yapan Türkoğlu, Arda Turan'ı da All Star'a dahil ederek dikkatleri basketbola çekti. Ancak All Star maçının başlamasıyla birlikte tribünlerin boşalması önemli organizasyona yakışmadı.
Milliyet

Atiker Konyaspor maçında ikinci yarıda oyuna giren ve kalitesini belli eden yeni transfer Garry Rodrigues'e övgü yağdı. Teknik direktör Jan Olde Riekerink, "Bu daha başlangıç Fiziksel olarak hazır hale geldiğinde lige damga vuracak. Bruma ile birlikte kanatlarda çok iyi ikili olacak" dedi. Maçtan sonra uçakta yöneticilere değerlendirmede bulunan ve Rodrigues transferi nedeniyle tekrar teşekkür eden Riekerink, "15-16 gün antrenmana çıkmayan bir oyuncu 2-3 idmanla bu performansı sergiliyor. Ondan çok umutluyum. Transferinin ne derece doğru olduğunu tek devrede gösterdi. Hücum özelliklerinin yanı sıra savunmayı düşünmesi ve yardım etmesi çok önemli. Doğru bir transfer yaptık. Böyle bir futbolcuya ihtiyacımız vardı" ifadelerini kullandı. Yöneticiler ise Rodrigues'in kalitesini hemen gösterdiğini belirterek, "Galatasaray'a gelmek için resmen savaştı. Onun bu kararlılığı olmasa transferi zordu. Serbest kalma maddesi 5 milyon euroydu. Bu şekilde davranarak bizi 1.5 milyon euro daha fazladan ödememizi engelledi. İlk maçında teknik ve atletik yeteneklerinin yanı sıra oyun zekasıyla da farkını belli etti" ifadesini kullandı.
Milliyet

Ligin ikinci yarısına daha güçlü girmesi beklenen Fenerbahçe, tam tersi bir durum yaşadı. Sıkıntı yaşadığı orta sahaya, yaratıcı oyuncu takviyesi yapmadan ikinci devreye başlangıç yaptı. Ayrıca Advocaat orta sahayı birbirine çok benzeyen Mehmet Topal, Souza ve Ozan'dan oluşturdu. İlk yarının fark yaratan isimlerinden olan Alper kulübedeyken uzun süre kadro dışı kalan Aatıf ise ilk 11'deydi. Savunmada Kjaer'in yokluğunda Neustadter, hayal kırıklığı yarattı. Devamında Skrtel'in de dengesi bozuldu. Afrika Kupası'nda bulunan Sow kadroda yoktu. Holllanda'ya gittiği için dört gün boyunca takımdan ayrı kalan Van Persie hazır değildi. Taraftar da beklenen desteği vermemişti. Bu sorunlara rağmen sarı-lacivertliler ilk bölümde etkili olmaya çalıştı. 17'de Souza'nın yerde kaldığı pozisyonda penaltı bekledi. Ağır ve tek hamleli olan Neustadter'in hatasını konuk ekip 23'te affetmedi. O dakikaya kadar sahanın en etkili isimlerinden olan Aatıf'ın kaptırdığı topta, Da Silva hızlı oynadı. Magaye önce Neustadter'i ardından kaleci Volkan'ı geçip takımını öne geçirdi: 0-1. Bu golün ardından kontrol Adanaspor'a geçse de sarı-lacivertliler ilerleyen dakikalarda baskı kurmayı başardı. Sağ kanatta sayısız etkili orta yapan Lens, arka direğe oynadı. Skrtel'in vuruşunun ardından ikinci şansı bulan Mehmet Topal skoru 40. dakikada eşitledi 1-1. İlk yarının bu şekilde tamamlandığını düşünen sarı-lacivertliler son anlarda savunmada yine büyük bir hata yaptı. Bir anlık konsantrasyon kaybında Skrtel, Magaye'yi tutamadı. Sağ kanada açılan topu, Roni gol yaptı: 1-2. Artık ikinci yarı daha zor geçecekti sarı-lacivertliler için Skor avantajını eline geçiren Adanaspor, Magaye'nin hücumdaki baskısı ile savunmaya başlıyor, orta saha ve savunmada da disiplinli oynuyordu. Boş alan bırakmıyordu. Fenerbahçe çok basit top kayıpları yapıyor, panik içinde oynamak zorunda kalıyordu. Artık son bölüme giriliyordu. Skrtel'in kazandırdığı penaltı vuruşunu 78'de Fernanado kullandı ve skoru eşitledi 2-2. Kalan bölümlerde ise Fenerbahçe'nin ciddi baskısı vardı. Lens, Van Persie ve Souza ile net fırsatlar yakalamasına rağmen öne geçecek golü bulamadı.
Milliyet

Süper Lig'de ikinci devrenin ilk haftasında Kasımpaşa hata yapmadı, sahasında Gençlerbirliği'ni üç golle mağlup etmeyi başardı: 3-0. Maça hızlı başlayan ev sahibinin ilk golü 4. dakikada geldi. Tunay'ın ortasına hareketlenen Veysel, ceza sahası içinde Aydın'ın hareketiyle yerde kalınca hakem Arda Kardeşler, penaltı noktasını gösterdi. Atışı kullanan Titi meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 1-0. 13'te Kasımpaşa farkı ikiye çıkardı. Sağ kanatta topla hareketlenen ve rakiplerinden sıyrılan Tunay, meşin yuvarlağı kale sahası sol çaprazına ortaladı. Pozisyonu iyi takip eden Adem Büyük fileleri sarstı: 2-0 16. dakikada Koita'nın sert şutu kaleci Hopf'tan döndü. Pozisyonun devamında Pavelka kafayla topu ağlara gönderdi: 3-0. İkinci yarıda da oyunun kontrolünü elinde tutan Kasımpaşa, Tunay ve Koita ile 4. gole yaklaşsa da bunu başaramadı. 82. dakikada Orhan Şam kırmızı kartla oyundan atılınca Gençlerbirliği maçı 10 kişi tamamladı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme