17 Ocak 2017 Salı

17.01.2017 Genel Gündem



17.01.2017

GÜNDEM

Reina canisi esenyurt'ta saklanmış
İstanbul'da Reina'da yılbaşı kutlamaları yapan 39 kişiyi Kalaşnikof tüfekle katleden Özbek asıllı DEAŞ'lı terörist Abdülgadir Masharipov Esenyurt'ta bir sitedeki dairede yakalandı. Büyük gizlilik içinde yürütülen operasyon İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şubesi tarafından gerçekleştirildi. Terör ve istihbarat timleri, teröristin Esenyurt'ta saklandığı evi belirleyince düğmeye basıldı. Dün saat 23.00 sıralarında yapılan baskında terörist Abdulgadir Masharipov saklandığı evde oğluyla birlikte yakalanarak etkisiz hale getirildi. DEAŞ'lı terörist, Reina katliamı sonrasında Zeytinburnu'nda ailesiyle kaldığı eve giderek 4 yaşındaki oğlunu da yanına alıp kayıplara karışmıştı. Teröristin izini süren polisler, Zeytinburnu ve İzmir'de bir çok operasyon düzenlemiş, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Baskın sırasında evde bulunan 1'i Kırgız asıllı erkek, 3'ü kadın 5 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler hastane kontrollerinin ardından Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüler. Dün ayrıca emniyet birimlerinin belirlediği diğer DEAŞ hücrelerine yönelik eşzamanlı operasyonlar da yapıldı. Terörist Abdulgadir Masharipov'un eşi de İstanbul Maltepe'de bir eve düzenlenen operasyonla 12 Ocak'ta yakalanmıştı. Yanında olan 1.5 yaşındaki kızı da koruma altına alınmıştı. Yılbaşı katliamı sonrasında terörist Masharipov'un Taksim Talimhane'de keşif yaptığı anı kaydettiği video görüntüleri de ortaya çıkmıştı.
Hürriyet


Dolarlar gülen'e sadakat sembolü.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen "15 Temmuz 2016 tarihli Darbe Teşebbüsü Hava Harp Okulu Öğrencileri-Kavacık Bölgesi" başlıklı soruşturma dosyasında açık kimliğine yer verilmeyen M. isimli itirafçının iddialarına yer veriliyor. Şüpheli itirafçı olarak tanımlanan M. savcılara FETÖ/ PDY yapılanmasında İstanbul Anadolu Yakası Jandarma teşkilatından sorumlu olduğunu, örgüt içerisinde müdür yardımcısı olarak tabir edilen görevde bulunurken, kolluk görevli tarafından yakalandığını anlatıyor. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmaya karar verdiğini söyleyen M. isimli FETÖ itirafçısı, terör örgütü hücrelerinin birbirini mümkün olduğunca tanımadığını, hücresel sistemle örgütlenme modelini benimsediklerini anlatıyor. Örgüt içinde üst hiyerarşide yer alan müdür ve Marmara bölgesindeki tüm jandarma personelinin sorumlusu konumundaki bölge temsilcileriyle birlikte sıklıkla örgüt lideri Gülen'in yaşadığı Amerika'ya gittiğini ve Gülen'in kendilerine 100, 50, 20 ABD doları şeklinde kağıt para vediğini anlatan M. bu paraları bozdurarak alt hiyerarşilerde yer alan öğretmen ve öğrencilere verdiklerini belirtti. Verilen banknotları döviz büroları aracılığıyla genellikle daha çok şahsa dağıtmak için 1'er dolarlık banknotlar halinde bozduklarını anlatan itirafçı M. piyasada bazen 1 dolarlık kağıt para bulamadıkları için 5, 10 veya 20 dolarlık banknot aldıklarını dile getirdi. Dolar banknotlarının bereket ve hatıra olduğuna inanılması aynı zamanda örgüt mensuplarının bağlılık ve minnet duymasını sağlamak için verildiğini iddia eden itirafçı; banknotların Gülen'e bağlılık duyanların sembolü olduğunu, para kaynağının Bediüzzaman Said Nursi'nin yazmış olduğu eserlerin telif gelirleri olduğunu iddia etti.
Milliyet
  
En geç 16 nisan'da referandum yapılacak
Meclis Genel Kurulu, başkanlığı öngören anayasa değişiklik teklifinin önceki günkü görüşmelerinde son iki madde olan 17. ve 18. maddelerini görüştü. 17. madde 342, 18. madde ise 344 oy ile kabul edildi. Böylece bütün maddeler referandum sınırı olan 330'u aşarak 340-347 bandında TBMM'den geçmiş oldu. Meclis Genel Kurulu'nda, 18 maddelik Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin birinci tur görüşmeleri 9 Ocak Pazartesi günü başladı. Günde yaklaşık 3 maddenin görüşüldüğü Genel Kurul'da, tüzük gereği iki gün ara verildi. Böylece 18 Ocak Çarşamba günü, yani yarın ikinci tur görüşmeleri başlayacak. İkinci tur, "başkanlık anayasası" teklifinin kabul edilmesi için belirleyici oylama olduğu için daha büyük önem taşıyor. İkinci turda görüşme açılmayacak. AK Parti, teklifin ikinci turunda günde 6 maddenin kabul edilmesini, teklifin tümünün de en geç 21 Ocak Cumartesi günü kabul edilerek kanunlaşmasını hedefliyor. Anayasa değişikliğine ilişkin kanunun 23-24 Ocak günlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulması planlanırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kanunu onaylamak için kendisine tanınan 15 günlük yasal süreyi kullanmasına göre, halk oylamasının tarihi kesin olarak belirlenecek. Anayasa değişikliğinin halk oylaması, anayasa değişikliğine ilişkin kanunun Resmi Gazete'de yayımını takip eden 60. günden sonraki ilk pazar günü yapılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine tanınan süre içerisinde kanunu onaylaması halinde halk oylamasının en erken 26 Mart Pazar günü en geç de 16 Nisan Pazar günü yapılmasını planlıyor. Teklifin halk oylamasında kabul edilmiş sayılması için de kullanılan geçerli oyların yarısından bir fazlasının "evet" olması gerekecek.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,8065-3,8109           
Euro: Euro 3,0385-4,0425
Sterlin: 4,5865-4,5934
Gram Altın: 147,3648-147,5670

İşsizliğe karşı +1
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı "Türkiye'nin geleceğine artı bir istihdam" seferberliği başlattı. Kampanya için düzenlenen toplantının açılışını yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu sözlerine, "Hepimizin malumu. Olağanüstü günlerden geçiyoruz" diyerek başladı. Terör olaylarından sonra şimdi de Türkiye'yi ekonomik kriz tuzağına düşürme telaşına düşen odaklar olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, "Türkiye ekonomisini zor duruma düşürmeye çalıştılar. Nasıl saldırırlarsa saldırsınlar başarılı olamayacaklar" dedi. Ekonomiyi normalleştirme ve somut adımlar atma zamanının geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Çalışma Bakanlığı, TOBB ve İşkur olarak istihdam dostu büyümeyi daha da güçlendirmek için yeni bir atılım hamlesini başlatıyoruz. 81 il 160 ilçede, oda ve borsalar artık İşkur'un faaliyetlerinin anlatıldığı merkezlere dönüşecek. Böylece hizmet işveren ve işsizin ayağına bizzat götürülecek. İş dünyasına ve üyelerimize çağrıda bulunuyorum. İşkur birçok destek veriyor, biz de 'Türkiye'nin geleceğine sen de bir istihdam sağla' diyoruz. İmkanın kısıtlıysa bir istihdam sağla. İmkanın varsa 10 istihdam, 100 istihdam sağla" dedi. Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: "Biz de elimizi taşın altına koyalım. İşkur işe alacağı kişinin maaşını ödüyor, sigortasını yapıyor. Sana hiçbir maliyeti yok. Gel; işsiz bir kardeşime istihdam sağla, ekmeğini paylaş onunla. Program sonunda bu kişiyi istihdam etmeye devam edersen, SGK işveren payını İşkur ödüyor yine. Yani İşkur, senin istihdam üzerindeki yükünü azaltıyor. Bakın babanın oğluna yapmayacağını İşkur özel sektörümüze yapıyor. Bize de bundan yararlanmak düşer. Şimdi üyelerimize, KOBİ'lerimize diyorum ki; hangi tür çalışana ihtiyacın varsa, gel ihtiyacını söyle. Gerisini merak etme." Açıklanan desteklerle birlikte, işbaşı eğitim programlarında asgari ücretin tamamı İşkur tarafından ödenecek. İşveren istihdamını sürdürürse, SSK işveren primini de 42 ay süreyle İşkur ödeyecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da, son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntıların kısa süre içinde aşılacağını belirtti. Sorunların dış kaynaklı olduğu mesajını veren Müezzinoğlu, "Bunlar bazen ekonomik tuzaklar, bazen dövizle, bazen kredi notuyla oynamak şeklinde olacak. Ama unuttukları şey bu millet başka millete benzemez" dedi. Gelinen aşamada "Daha tedbirli değil daha cesur olacağız" diyen Müezzinoğlu şöyle devam etti: "İstihdam seferberliği yapacağız. Artı istihdamda, özellikle stratejik alanlarda, yeni mezun gençlerde net asgari ücretin yüzde 50'ini biz destekliyoruz. Gençlere de şöyle diyoruz, 'Bir işverene git, 'benim ücretiminin yarısını İşkur ödüyor, yarısını da sizden istiyorum' de. Olumsuzlukları fırsata dönüştürecek durumları göz ardı etmeyin. Her zaman yanınızdayız. "
Hürriyet

8 milyarder yarım dünyaya bedel!
Zenginle fakir arasındaki uçurum derinleşiyor. Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, 8 milyarderin servetinin, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının varlığına eşit olduğunu açıkladı. Oxfam geçen yılın mart ayında Amerikan ekonomi dergisi Forbes'ın yayınladığı "en zenginler" listesi verilerine dayanarak en zengin 62 işadamının elinde bulundurduğu kişisel servetlerinin dünya nüfusunun yarısının varlığına eşit olduğunu açıklamıştı. Ancak yardım kuruluşu, Credit Suisse'den elde ettiği yeni verilere göre Microsoft'un kurucusu Bill Gates'in başı çektiği en zengin milyarderlerin sahip olduğu 426 milyar dolarlık servet, dünya genelinde 3,6 milyar kişinin varlığına denk geliyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) Davos toplantıları öncesinde yayınlanan ve dünyadaki fakirlerin yarısının yüzde 70'inin düşük gelirli ülkelerde yaşadığı aktarılan raporda, eşitsizlik trendini tersine çevirecek yeni bir ekonomik model gelişmesinin, İngiltere'nin AB'den çıkma (Brexit) kararını ve ABD'de kasım ayında düzenlenen başkanlık seçimlerinden Donald Trump'ın galibiyetle çıkmasının nedeninin anlaşılmasına yardımcı olduğu belirtildi. Oxfam, gelir eşitsizliğinin giderek artmasında vergi kaçakçılığı, üreticilerin büyük şirketler tarafından sömürülmesi, patronlar ve üst düzey yöneticileri daha da zenginleştirmeye yönelik çabaların büyük rol oynadığına dikkati çekti.
Milliyet

Yeni garanti sistemi bankaları rahatlattı
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Hazine destekli kredi kefalet sisteminin daha etkin hale getirilmesi için "Portföy Garanti Sistemi"ni (PGS) devreye soktuklarını, bununla başta KOBİ ve ihracatçı olmak üzere işletmelere kefalet sağlanmasında süreçlerin kısaldığını bildirdi. Şimşek, bankaları da önemli ölçüde rahatlatan bu sistem sayesinde bir aydan daha az sürede 13 binin üzerinde işletmenin düşük faizli krediye erişiminin sağlandığını açıkladı. AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Şimşek, reel sektörün desteklenmesi amacıyla Bakanlar Kurulu kararı ile Hazine destekli kefalet sisteminin daha kapsamlı bir hale getirildiğini ve sektör ayrımı gözetmeksizin bütün işletmelerin sistemden rahatça yararlanmasının sağlandığını belirtti. Bu düzenlemeyle kefalet limit ve oranlarının artırıldığına işaret eden Şimşek, ayrıca kredi kullanımını kolaylaştıran Portföy Garanti Sistemi'nin uygulamaya geçirildiğini, bununla kefaletlerin hızlı ve etkin bir mekanizma aracılığıyla sağlanmasının mümkün hale getirildiğini kaydetti. Şimşek, bunun Ziraat Bankası ve DenizBank aracılığı ile kullandırılan "Nefes Kredisi" kefaletlerinde başarılı sonuçlar verdiğine dikkati çekerek, sistem sayesinde bir aydan daha az sürede 13 binin üzerinde işletmenin düşük faizli krediye erişiminin sağlandığını söyledi.
Milliyet

Külliye'de 3.5 saatlik 'dolar' zirvesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sürpriz bir ekonomi zirvesi yaptı. Başta dolardaki hareketliliğin ele alındığı toplantıya; Başbakan Binali Yıldırım, ilgili bakanlar, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve üst düzey ekonomi bürokratlarının katıldığı öğrenildi. Toplantıda ekonomideki yeni yol haritası masaya yatırıldı. Dolar kullanımının azaltılmasına yönelik nelerin yapılabileceğinin ele alındığı toplantıda, dışardan gelen ekonomik saldırılar da kapsamlı bir şekilde ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan dolardaki hareketlilik sürurken dun resmi programında olmayan sürpriz bir ekonomi değerlendirme toplantısı yaptı. Erdoğan, dun İstanbul'dan Ankara'ya akşam saatlerinde döndükten hemen sonra ekonomideki son gelişmeleri ekonomi kurmaylarıyla değerlendirdi. Yaklaşık 3.5 saat suren toplantıya Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ile Nurettin Canikli, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya ve üst düzey ekonomi bürokratlarının katıldığı öğrenildi. Değerlendirme toplantısında ekonomide yaşanan son gelişmeler, döviz kurundaki hareketlilik, faizler ve önümüzdeki donemde atılması gereken adımlar ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Erdoğan, bakanlar ve bürokratlardan ekonomideki gelişmeler hakkında kapsamlı brifing aldı. Yaklaşık 3.5 saat suren toplantıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı. Erdoğan ayrıntılı olarak dinlediği ekonomik göstergelerle ilgili bakanlıkların tedbirlerini artırmasını istedi. Dolar kullanımının azaltılmasına yönelik nelerin yapılabileceğinin ele alındığı toplantıda, dışardan gelen ekonomik saldırılarda kapsamlı bir şekilde ele alındı. Erdoğan, en son İstanbul'da katıldığı toplantıda bankalara "faiz", vatandaşa "dolar", işadamlarına "yatırım" çağrısında bulunmuştu. Erdoğan, "Kimse yastığının altında dövizi biriktirmesin. Medcezir hareketi gibi oldu artık. Bir konuşma yapıyorsunuz iniveriyor. Sonra tekrar çıkıveriyor. Gerek hükûmetteki arkadaşlarım gerek danışmanlarım tekrar bir değerlendirme yapacak. Ülkecek herhangi bir şey söz konusu değil. Kimse yastığının altında dövizi biriktirmesin. Bunları TL'ye dönüştürsün. İnanıyorum ki piyasalar çok daha rahatlayacak. Bunu tekrar yaparsak çok daha stabil olacak. Maliye Bakanlığımızın kampanyaya çok ciddi bir geri donuşum oldu. Bundan sonra da bunu yerli parayla ithalat ve ihracatın yapılması konusunda anlaşmaya vardığımız ülkeler var. Bu da arttığında döviz kurunun baskısı para üzerinde ciddi manada azalacaktır" demişti.
Milliyet

Türkiye abd'yi dtö'ye sikayet edecek
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi 'ABD'nin Türk çelik sektörüne yönelik son derece saçma, hiçbir gerekçesi olmadan anti damping soruşturması açtığını ve ilave gümrük vergisi koyduğunu' belirterek, "Çalışmalarımız bitti, ABD'yi Dünya Ticaret Örgütü'ne (DTÖ) şikâyet edeceğiz. DTÖ'nün böyle bir fonksiyonu ne derece yerine getirebileceğini hep beraber göreceğiz" dedi. ABD'nin Türk çeliğine yönelik telafi edici önlemler aldığını belirten Zeybekci, bu gelişmeyi 'saçma' olarak nitelendirerek "Gerek gaz, gerek petrol taşımacılığı ve diğer alanlarda kullanılmak üzere iyi teknolojiyle Türk çelik sektörünün ürettiği borulara ilave gümrük vergisi koydu. Gerekçe de son derece komik" diye konuştu. Zeybekçi, şunları söyledi: "Üç defa soruşturma açtı, sıfır çıktı. Dördüncüde 'Türkiye'deki üretici bir firma bir ham maddeyi Ereğli Demir Çelik'ten aldığı için.' Alabilir, nesi var? Özel sektör, kamuya açık, borsada. 'Ama Ereğli Demir Çelik'in bir kısım hissesi de OYAK'ta.' Olabilir, OYAK da bir emeklilik fonu. 'OYAK bir ordu kurulusu olduğu için devletle bağlantısı olduğundan, devlet buradan gizli bir şekilde bunu sübvanse etti' diyerek, alakasız bir şekilde, 'suyu sen bulandırıyorsun' mazereti bularak böyle bir anti damping soruşturması." Zeybekci, Türkiye'nin de ABD ürünlerine yönelik karsı adımlarını attığını belirterek, "Amerikan ürünleriyle ilgili bazı çalışmalar yaptık, biz de tedbirlerimizi aldık, almaya devam ediyoruz. Çünkü kamuoyundan bize yoğun baskı ve şikâyet geliyor. Bu haksız çalışmaları Dünya Ticaret Örgütüne götürüyoruz. Çalışmalarımız bitti, ABD'yi de Dünya Ticaret Örgütüne şikâyet edeceğiz. DTÖ'nün böyle bir fonksiyonu ne derece yerine getirebileceğini hep beraber
Star

Türkiye'nin bilişim altyapısı millileşiyor
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Türkiye'nin bilişim altyapısını millîleştirmek için önemli çalışmalar yapıldığını belirterek, "Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya organizasyonlarının verilerini ülkemizde depolayarak, vatandaşlarımızın bilgilerini daha güvenli hale getireceğiz" dedi. Bilişim teknolojilerinde yerli altyapının yaygınlaştırılması amacıyla yapılan çalışmaların arttırıldığına dikkati çeken Arslan, yerli yazılım ve donanım sistemlerinin millîleştirilmesi amacıyla Ar-Ge destekleri verdiklerini dile getirdi. Bakan Arslan, Türkiye'de özel sektör tarafından kurulacak veri merkezleri için çeşitli destekleri içeren Kanun Hükmünde Kararname'nin 22 Kasım'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini anımsatarak, "Kararnamede, Maliye Bakanlığına bağlı Milli Emlak tarafından bedelsiz arsa tahsisi, ucuz elektrik, çalışanlardan alınacak primlerin azaltılması ve şirketlerin ödeyeceği vergilerde indirim gibi destekler var. Türkiye'deki verilerin, özellikle de vatandaşlarımızın bilgilerinin yer aldığı verilerin yurt dışına çıkmasını önlemek ve ülkemizde depolanmasını sağlamak açısından yerli veri merkezlerinin kurulmasına öncelik veriyoruz" dedi. Facebook, Twitter ve Instagram gibi sosyal medya sitelerinin verilerinin de ülkemizde depolayarak vatandaşların verilerinin daha güvenli hale getirileceğini belirten Arslan, söz konusu merkezlerin artırılması ile bu sektörde önemli oranda istihdam da sağlanacağını söyledi. Bakan Ahmet Arslan, şunları kaydetti: "Türk yazılım sektöründe yeni is alanları açılacaktır. Çalışmalarını sürdürdüğümüz kamu veri merkezlerinin oluşturulması çalışmaları için de bu destek, kamu-özel sektör is birliği açısından önemli görülüyor. Veri merkezlerinin hızlı bir şekilde kurulması, siber güvenlik açısından gerekli. Siber saldırılara her zaman hazırlıklı olmak, gelişen yazılım teknolojilerine göre sürekli kendimizi yenilemek ve güncellemek zorundayız. Bu noktada bilişim altyapımızın millîleştirilmesi büyük önem taşıyor."
Star

Disiplinli duruş
Türkiye'nin bütçe açığı Aralık'ta yaşanan tarihi rekora rağmen Orta Vadeli Program (OVP) hedefinin altında kaldı. Disiplinli duruş sayesinde bütçe açığı Avrupa Birliği (AB) üyelerinin uymak zorunda olduğu Maastricht Kriterleri'nden çok daha iyi çıktı. AB ülkelerinde bütçe açığının GSYİH'ye oranının yüzde 3'ü geçmemesi gerekirken, Türkiye'de bu oran yüzde 1'le sınırlı kaldı. Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2016'da bütçe giderlerinin 583.7 milyar lira, gelirlerin 554.4 milyar lira, açığın 29.3 milyar lira olarak gerçekleştiğini belirterek, "Bütçe gider gerçekleşmesi hedefe göre 13.2 milyar lira, bütçe gelirleri 13.6 milyar lira daha fazla gerçekleşti. Böylece sene başında 29.7 milyar lira olarak öngördüğümüz bütçe açığı, 2016 yılı başlangıç hedefimizin 430 milyon lira altında kaldı" açıklamasını yaptı. 2016 yılı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine ilişkin basın toplantısı düzenleyen Ağbal, Aralık'ta bütçe gelirlerinin 45.8 milyar lira, bütçe giderlerinin 73 milyar lira, olduğunu belirtti ve ekledi: "Bu kapsamda Aralık'ta bütçe açığı 27 milyar lira oldu." Bakan Ağbal, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 1 civarında gerçekleşmesini beklediklerini ifade ederek, şöyle devam etti: "Son 6 yıldır bütçe açığımızın milli gelire oranını sürekli bir şekilde yüzde 1'ler seviyesinde tutmayı başardık. Merkezi yönetim bütçesindeki iyileşme genel devlet açığını da aşağıya çekecek. Bu sonuçlar, ülke olarak yaşadığımız zorlayıcı tüm iç ve dış koşullara rağmen mali disiplinden taviz vermediğimizi ortaya koyuyor. Yıl içerisinde birçok olumsuz gelişme oldu ama uyguladığımız bütçe politikası neticesinde başlangıçta söylediğimiz bütçe açığı hedefine ulaşmış oldu, hatta bunun bir miktar altında kaldık. Yıl içerisinde 'Türkiye'de bütçe açığı şu noktalara gidecek' yönündeki bütün spekülasyonları tamamen ortadan kaldıracak, çok net şekilde bütçedeki disiplin duruşumuzu ortaya koyan bir sonucu da elde ettik."
Vatan

DÜNYA

Mısır yargısı suudilere ada devrini durdurdu
Mısır Yüksek İdare Mahkemesi, Mısır hükümetinin, Suudi Arabistan'a Kızıldeniz'deki iki adayı bıraktığı anlaşmayı geçersiz saydı. Yargı heyeti başkanı hakim Ahmed Şazli, "Mahkeme, Tiran ve Sanafir adalarının Mısır toprağı olduğu kanaatine varmıştır" dedi. Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz'in nisan 2016'daki Mısır ziyareti sırasında imzalanan Kızıldeniz Sınır Anlaşması ile Tiran ve Sanafir adaları Suudi Arabistan'a geçmişti. Anlaşma, Mısır İdare Mahkemesi tarafından haziran ayında iptal edilmiş, Mısır hükümetine bağlı Devlet Davalar Kurumu ise bu karara itiraz etmişti. Dünkü karar, Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah El Sisi'nin dış politikasına darbe olarak nitelendiriliyor. Suudi ve Mısır yönetimleri, adaların 1950 yılında korunması için Suudiler tarafından Kahire'nin kontrolüne bırakıldığını savunuyordu.
Hürriyet

Türk kargo uçağı bişkek'te düştü
ACT Havayolları'na ait Boeing 747-400F Jumbo tipi kargo uçağı, pazar gecesi Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'e iniş sırasında düştü. Uçakta 4 mürettebatın bulunduğu belirtilirken Kırgız makamlarının açıklamasına göre kazada çevre binalarda yaşayanlar dahil toplam 37 kişi hayatını kaybetti. 4'ü ağır çok sayıda kişi de yaralandı. Ülkede 1 günlük yas ilan edildi. İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan kalkan kargo uçağı, önce Kazakistan'ın Astana kentine, oradan da Hong Kong'a uçtu. Burada uçağı, Kaptan Pilot İbrahim Gürcan Dirancı, İkinci Pilot Kazım Öndül ile Yükleme Uzmanı Melih Aslan ve Teknisyen İhsan Koca teslim aldı. Kargosunu alan uçak, yerel saatle pazarı pazartesiye başlayan gece, 01.10'da Hong Kong'tan Bişkek'e gitmek üzere havalandı. Uçak Türkiye saati ile dün sabaha karşı 04.45'te Bişkek Havalimanı'na inişe geçerken, radar bağlantısı kesildi. Arama kurtarma ekipleri bölgeye sevk edilirken, uçağın, havaalanı yakınlarındaki bir köyde bulunan evlerin üzerine düştüğü anlaşıldı. Kırgızistan Devlet Başkan Yardımcısı Muhammedkaliy Abulgaziyev "Uçağın düştüğü alanın neredeyse hepsinde çalışmalar yürüttük. Yalnızca uçağın gövdesine ait büyük parçalara dokunmadık. Uçağın kara kutusunu bulduk" dedi. Kırgız Havacılık Otoritesi'nden alınan bilgiye göre pilotların herhangi bir acil durum b i l g i s i v e r - medikleri ancak iniş sırasında Bişkek Havalimanı'nda görüş şartlarının düşük olduğu, bölgede yoğun sis bulunduğu belirtildi. Hava durumu raporlarına göre bulut yaklaşık 33 metreye kadar inmişti ve görüş ise 150 metreydi.
Milliyet

Nato çok eskidi biz de hata yaptık
Yemin töreni için hazırlıkları son aşamaya gelen ABD'nin Başkanı seçilen Donald Trump, ses getirecek açıklamalarını esirgemiyor. Nitekim iki Avrupa gazetesine "ortak" röportaj veren Trump, NATO'nun eskidiğini, üyelerin yeterli mali katkı yapmadığını belirtirken, kendi ülkesi ve Avrupa Birliği'ne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İngiliz "The Times" ve ve Alman "Bild" gazetelerine konuşan Trump, NATO'nun "sorunları olduğunu ve terörizme karşı bir şey yapmadığı için de eskidiğini" iddia etti. Trump, "Uzun zamandan beri şunu söylüyorum; NATO'nun sorunları var. NATO eskidi çünkü birincisi, bildiğiniz gibi yıllar öncesinden tasarlanmış. İkincisi, ülkeler ödemeleri gereken parayı ödemiyor. Terörizme karşı bir şey yapmadığı için de eskidi" diye konuştu. Bununla birlikte Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile konuştuğunu, Trump'ın açıklamalarının üzüntü ve endişe verici bulduğunu bildirdi. ABD dış politikasını da değerlendiren Trump, yıllar önce Irak'a girmesini eleştirerek bunu, "ülke tarihindeki en kötü karar" diye nitelendirdi. "Bu arı kovanına çomak sokmak gibiydi" diyen Trump, şu an bölgede dünyanın en büyük kargaşasının yaşandığını kaydetti. Suriye ve Irak'taki güncel duruma da değinen Trump, DAEŞ ile nasıl mücadele edeceğini açıklamayacağını, ancak Obama veya başkaları gibi olmayacağını vurguladı. İran'la varılan nükleer anlaşma konusunda ne yapacağını da açıklamayan Trump, "Kartlarımı göstermek istemiyorum. 'Bunu böyle yapacağım' demeyeceğim. Yapmam gerekeni yapacağım" diye konuştu. Trump, The Times gazetesiyle ropörtajında ise, görevine Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e güvenerek başlayacağını, ancak bu güvenin ne kadar süreceğini zamanın göstereceğini kaydetti. Trump Merkel'e "büyük saygı duyduğunu" söylerken, 1 milyondan fazla sığınmacıyı Almanya'ya kabul etmesini de eleştirdi. Trump, "Bence Merkel tüm bu sığınmacıları ülkesine alarak feci bir hata yaptı. Kimse bu insanların nereden geldiğini dahi bilmiyor" dedi. Merkel'in "en önemli Avrupalı lider" olduğunu belirten Trump, "Avrupa Birliği'ne bakarsanız, Almanya var. Esasen AB, Almanya için bir araç" ifadesini kullandı. Nükleer silahların azaltılması yönünde imzalanacak bir anlaşma karşılığında Rusya'ya yönelik yaptırımların kaldıracağını da ifade eden Trump, "Rusya'ya yönelik bazı yaptırımlar var. Bakalım Rusya ile bazı iyi anlaşmalara varabilecek miyiz. Bence nükleer silahlar ciddi ölçüde azaltılmalı. Bu, anlaşmanın bir parçası" dedi. Trump ayrıca, 16 yıl önce kaybettiği annesi Mary Anne MacLeod Trump'ın, Kraliçe 2. Elizabeth'i çok sevdiğini belirterek, "Törenleri ve oradaki güzelliği çok severdi. Çünkü kimse, bunları bir İngiliz gibi yapamaz. Kraliçe'ye büyük saygısı vardı ve onu çok severdi" ifadesini kullandı.
Milliyet

Suriye muhalefeti astana'ya gidecek
Suriye muhalefeti, Türkiye ve Rusya'nın girişimiyle Kazakistan'ın başkenti Astana'da gerçekleşen Suriye görüşmelerine katılma kararı aldı. Ceyş-ul İslam örgütünün siyasi lideri Muhammed Alluş, Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) da aralarında bulunduğu birçok muhalif örgütün, İran'ın Suriye'deki rolünü etkisizleştirmek amacıyla görüşmelere katılma kararı aldığını açıkladı. Görüşmelerin 23 Ocak'ta başlaması bekleniyor. Reuters haber ajansına konuşan bir muhalif yetkili, "Muhaliflerin ilk tartışacağı konu ateşkes ve rejimin ihlalleri olacak. Bu, garantör Rusya için sınav niteliği taşıyacak" dedi. Muhalif grupların, Astana görüşmelerine katılma kararını Ankara'da yapılan bir dizi görüşmenin ardından aldığı belirtiliyor. Beşar Esad rejimi, daha önce Astana görüşmelerine katılma konusunda istekli olduğunu açıklamıştı. ABD'nin öncülüğünde Cenevre'de düzenlenen barış görüşmelerinde Suriye muhalefetini temsil eden Yüksek Müzakere Komitesi, Astana görüşmelerinin Cenevre'deki yeni görüşmelere ön adım niteliği taşıdığını açıklamıştı. Esad rejimi, aralık ayında Halep'in doğusunun kontrolünü geri alıp, 2011'den bu yana en büyük avantajı elde etmişti. Öte yandan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, Rus Dışişleri Sergey Lavrov'la Suriye müzakereleri konusunu telefonda görüştüğü bildirildi.
Milliyet

'Batı şeria'da israil işgali son bulmalı'
Fransa'nın başkenti Paris'te düzenlenen Ortadoğu Barış Konferansı'ndan sonra yayınlanan ortak bildiride, Filistin Devleti'nin devlet olma hakkı ve egemenlik haklarının müzakereler yoluyla sağlanması ve 1967'de başlayan Israil işgalinin son bulması gerektiğinin altı çizildi. Gazze Şeridi'ndeki insani krize de işaret edilen bildiride, bölgede güvenliğin sağlanması için acil adımlar atılmasının şart olduğu kaydedildi ve iki devletin yürüteceği müzakerelerin kalıcı bir barış ortamını sağlamanın tek yolu olduğu vurgulandı. Israil ve Filistin'e finansal destek kapsamında Avrupa Birliği (AB) ile özel is birliğine gidilmesi gerektiği ifade edilen bildiride, sürdürülebilir bir Filistin ekonomisi için AB ülkelerinin altyapı konusunda destek verebileceğine dikkat çekildi. Öte yandan, Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki ve Filistin Kurtuluş Örgütü Genel Sekreteri konferansın sonunda yayımlanan ortak bildiriyi memnuniyetle karşıladı.
Star

Yeni yardımcısı eleştiri konusu
Temel ihraç maddesi olan petrolün fiyatında görülen büyük düşüşün ardından tarihinin en ağır ekonomik kriziyle karşılaşan Venezuela'da geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen kabine değişikliği tartışma yaratmaya devam ediyor. Yakın çevresini önemli kurumların başına getirmekle eleştirilen Devlet Başkanı Nicolas Maduro, şimdi de başkan yardımcılığına atadığı Tareck el Aissami nedeniyle topa tutuluyor. ABD'li savcıların uyuşturucu kaçakçılığı şüphesiyle soruşturduğu 42 yaşındaki sosyalist siyasetçinin Hizbullah'la bağlantıları olduğu iddia ediliyor. Babası Suriyeli, annesi ise Lübnanlı olan El Aissami söz konusu iddiaları ortaya atanların, Venezuela'ya zarar vermek isteyen vatan hainleri olduğunu öne sürdü. Venezuela'nın eski lideri Hugo Chavez'in sıkı bir hayranı olan El Aissami, daha önce Kamu Güvenliğinden Sorumlu İçişleri Bakanlığı görevinde bulunmuştu.
Vatan

'28 ada' krizinde geri adım
Yunanistan'ın içinde bulunduğu ekonomik krizi aşmasına yardımcı olmak için Ege Denizi'ndeki adacıkları imar ve iskana açma planını ortaya atan Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikası Bakan Yardımcısı Nektarios Santorinios, Türk yetkililerden gelen tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kaldı. Santorinios, 9 Ocak'ta Yunan Parlamentosu'nda yöneltilen bir soruya verdiği yanıtta, Yunan hükümetinin Ege'de bulunan 28 adacığa yönelik iskan ve bayındırlık planlaması yaptığını açıklamıştı. Santorinios, Ege'deki ekoloji turizmini canlandırarak yerli halka iş sahası yaratma amacıyla hazırladıkları planı Dışişleri ve Savunma bakanlıklarından yetkililerle de birkaç kez masaya yatırdıklarını kaydetmişti. Santorinios, projenin maliyetinin büyük bölümünü Avrupa Birliği (AB) fonlarından karşılamayı planladıklarını da vurgulamıştı. Türk Dışişleri Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Santorinios'un ortaya attığı plana tepki göstererek, "Türkiye, Yunanistan'ın statüsü tartışmalı coğrafi formasyonlar üzerinde yaratması muhtemel fiili durumları kabul etmeyecektir" demişti. Müftüoğlu, Atina tarafından ortaya atılan planın Ege'deki hangi adacıkları kapsadığına ilişkin bir açıklama yapılmadığını ifade etmişti. Müftüoğlu, Ankara'nın 'komşu Yunanistan'dan, Türk tarafı için büyük hassasiyet arz eden bu konuda sağduyulu davranmaya' davet etmişti. Santorinios, Ankara'dan gelen tepkiler üzerine yaptığı açıklamada, bahsi geçen adacıklara geniş kapsamlı altyapı çalışmalarının planlanmadığını söyledi. Yunan Bakan, amaçlarının sadece turistleri, bölgede bulunan nadir hayvan türlerini görebilmeleri için adacıklara çekmek olduğunu kaydetti.
Vatan

POLİTİKA

Aşil tendonları
Başkanlık sistemi getiren Anayasa Değişiklik Teklifi'nin ilk turunda 344 oya ulaşan AK Parti, belirleyici olan ikinci tura temkinli iyimserlikle giriyor. Yarın başlayacak ikinci turun cuma gecesi tamamlanması planlanıyor. Ancak komisyonda ve Genel Kurul'da 200 saate yaklaşan görüşmelerde, teklifin geleceğe dönük siyasi kriz riski barındıran boşlukları tartışma konusu oldu. Muhalefetin 'Aşil tendonları' olarak gördüğü bazı konular şöyle: Cumhurbaşkanı, Meclis içinden de dışından da yardımcılarını ve bakanları atayabilecek. Bu göreve gelenlerin milletvekillikleri sona erecek. Cumhurbaşkanı bu kişileri kabineden çıkarırsa milletvekilliğine dönemeyecekler. Anayasa gereği 5 yıl için seçilen bir sabık bakan Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilir. Cumhurbaşkanı ilk turda seçilemezse iki hafta sonra ikinci tur yapılacak. Bu sürede yeni TBMM seçilmiş olacak. Cumhurbaşkanı ile milletvekillerinin görev süreleri arasında fark oluşacak. Ayrıca birinci turda çoğunluğu sağlayan partinin adayı ikinci turda seçilemezse ne olacak? 100 bin vatandaş imza vererek bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarabilir. Bu adayın bir partinin genel başkanı veya üyesi olması şart değil. Bağımsız bir aday kazanırsa hangi partiyle nasıl istikrarlı bir yönetim kuracak? Yedek milletvekilliğinden vazgeçilince 'ara seçim' uygulaması kaldı. 30 milletvekili boşaldığında ara seçime gidilecek. 5 yıllık dönemde bir muhalefet partisi ara seçime zorlayabilir. Bu, demokratik işleyişte ara denetim mekanizması olarak kabul görüyor. Ancak seçimden 301 çoğunluğu az farkla aşan bıçak sırtı bir iktidar için çoğunluğu kaybetme riskini beraberinde getiriyor. Hâkimler ve Savcılar Kurulu 30 gün içinde yeniden oluşturulacak. 7 üyelik için partileri uzlaşmaya zorlamak amacıyla komisyonda ve Genel Kurul'da beşte üç oranında nitelikli çoğunluk aranıyor. Oylamalarda sonuç alınamazsa en çok oyu alan iki aday arasında kura çekilecek. Mevcut AK Parti çoğunluğunun veya gelecekte 301 oyu aşan başka bir iktidarın sandalye sayısını ikiye bölerek istediği adayları kuraya bırakması mümkün. Bu durumda yargının patronu olan bu kurulu tek siyasi görüş belirlemiş olacak. Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanlar hakkında soruşturma istemek için öncelikle 301 imza gerekecek. Gizli oylamada 600 milletvekilinden 360'ı 'evet' demezse soruşturma açılmayacak. Komisyon kurulur ve suçlamada bulunursa Yüce Divan kararı için yine gizli oylamada en az 400 milletvekilinin 'kabul' demesi gerekiyor. Soruşturma açıldıktan sonra cumhurbaşkanı Meclis'i feshedemiyor. Ancak cumhurbaşkanının 301 imzayı görünce önerge görüşülmeden Meclis'i feshetmesi mümkün. Hükümet için Yüce Divan dışında bir denetim mekanizması da yok.
Hürriyet

'Teşekkür' yemeği
Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliği teklifinin görüşmelerinin ilk turunun tamamlanması nedeniyle partisinin milletvekillerine "teşekkür" yemeği verecek, ikinci tur oylama için de aynı iradeyi korumalarını isteyecek. Yıldırım, bugün milletvekilleriyle Ak Parti Genel Merkezi'nde bir araya gelerek, anayasa değişikliği teklifine ilişkin ilk tur oylama ve ikinci tur oylama sürecini değerlendirecek. Bu toplantı öncesinde Ak Parti MYK toplanacak. Ak Parti grup toplantısı ile Bakanlar Kurulu ise bu hafta yapılmayacak. İlk turda, "psikolojik sınır" olan 340'ın altına sadece, "teklifin görüşmelerine geçilmesine" ilişkin oylamada 338 ile düşen Ak Parti'de, ikinci tur oylama da sıkı tutulacak. Yıldırım, ilk tur oylamaya ilişkin milletvekillerine teşekkür edecek ve yarın başlayacak ikinci tur oylama için de tam katılım ve aynı iradenin sürdürülmesi mesajını verecek. İkinci turda, muhalefetin süreci uzatma ve, "gerginlik çıkarma girişimi" iddialarına karşılık, Yıldırım'ın vekilleri gerginlik istemediği yönünde uyarması da bekleniyor.
Milliyet

Chp, milletten ümidini kesti
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'nin anayasa teklifi görüşmelerinin ilk turundaki tutumunu eleştirerek, "Milletten ümidini kesen CHP yönetimi, milli iradeye çıkan yolları tıkamak ve hatta kullanılamaz hale getirmek için olmadık yollara sapmıştır" dedi. Bahçeli, sosyal meyda platformu twitter üzerinden yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: TBMM'nin çalışmasını engellemeye, milletvekillerinin demokratik ve siyasi tercih hakkını sabote etmeye dönük çabalara da hız verilmiştir. Milletten ümidini kesen CHP yönetimi, milli iradeye çıkan yolları tıkamak ve hatta kullanılamaz hale getirmek için olmadık yollara sapmıştır. TBMM'nde yaşanan kürsü işgalleri, kavga sahneleri, ucuz oyunlar, isnat ve iftiraya varan siyasi söylemler muhataplarını mahcup edecektir. Milli Mücadele'de destan yazan aziz Türk milletine nasıl ve hangi tür hükümet etme sistemini tercih ettiğini sormanın neresi yanlıştır? 15 Temmuz'da tankın önüne yatan, gökyüzündeki darbeci uçaklara adeta pençe atan kahraman millete makus güvensizlik nasıl yorumlanmalıdır? Fiili durumdan şikâyetçi olup da bunun önlenmesi ve örselenmesi konusunda felç geçirmiş gibi hareketsiz duranlar ne anlatmaktadır? Egemenliğin sahibi olan Türk milletine tarihi nitelikli ve bizzat istikbalini ilgilendiren bir konuda görüşünü sormanın neresi hatalıdır? CHP ve yanında hizalanmış kaos ittifakı akla hayale gelmedik senaryolarla milletin kaderine sahip çıkma hakkını gasp etmeye kalkıştılar. Partimizin çok değerli milletvekillerinin telefon numaraları afişe edildi. Sosyal medyadan her türlü tezvirat ve dedikodu dolaşıma sokuldu. Sözde özgürlük ve demokrasi şampiyonları ille de hayır temposu tutarken, evet tercihini bastırmak için despotça ve tahammülsüzce hareket etti. Uzlaşma, sorumluluk ruhuyla milli şuuru buluşturmuş siyasi bir vicdanda vasat ve varlık bulur. Milli uzlaşma ihaneti gömer, ithamları söker. Aynı ırmakta iki defa yıkanma hevesi abestir. Türkiye abes siyaset mantığını elinin tersiyle itecek, hızını kesen ağırlıkları atacaktır. Muhtemel kaos hazırlıklarını, kriz salgınlarını, anti demokratik arayış ve özlemleri milletçe göğüsleyip peşinen etkisizleştirmek zorundayız. İnançları mumdan olanların ateşle imtihana girmeleri sonuçsuz ve boş bir çabadır. Millete korku salanların emelleri kursaklarında kalacaktır.
Milliyet
'Erken seçim demek doğru değil'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, anayasa değişikliği ve gündemdeki diğer konulara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Kurtulmuş, özetle şunları söyledi: "Meclis kararını verdikten sonra en doğrusu, en kısa süre içerisinde referanduma gitmektir. Yani bir konu, hele hele böylesine önemli bir konu, tartışmalı bir şekilde süre uzatılarak geçirilemez. Dolayısıyla zannediyorum ki mümkün olan en kısa süre içerisinde, muhtemelen Nisan ayının hemen başında referanduma gidilecektir, süre mümkün olduğu kadar kısa tutulacaktır." "Parlamentonun iradesi anlaşılmıştır. Bundan sonraki süreçte üç aşağı, beş yukarı aynı oyun çıkacağı görülüyor. Bırakın, millet karar verecek, yani millet kabul etmezse kimsenin söyleyeceği bir söz yok, millet kabul ederse de kimsenin yine bir şey söylememesi lazım. CHP'nin ikinci tur mücadelesindeki tavırlarının anlaşılabilir, tolere edilebilir muhalefet tavırları içerisinde kalmasını tavsiye ederiz. Aksi takdirde bunun hem Türkiye'ye büyük zararı var hem de CHP'ye hiçbir faydası yok. Yani 'muhalefet yapacağım' derken CHP bu görüntülerle aslında kendisine zarar veriyor. Önümüzde sadece anayasa değil çok sayıda önemli iş var. Bu işlerin yerine getirileceği yer parlamentodur, dolayısıyla bir erken seçimi telaffuz etmenin doğru olmadığı kanaatindeyim. Nihayetinde Türkiye referanduma gidiyor, bu süre içerisinde de parlamento görevini yerine getirecektir."
Vatan

SPOR

Fenerbahçe Kadınlar Kupa Voley yarı final buluşmasında Eczacıbaşı Vitra'yı 3-1 yenerek finalde Vakıfbank ile eşleşti. Rakibi karşısında ilk seti kaybeden sarı-lacivertli ekip çabuk toparlandı, özellikle de gecenin yıldızı Kim Koung'un etkili oyunu ile sonuca giderek finale adını yazdırdı. Birinci set karşılıklı sayılarla geçti, bu çekişme 22-22'ye kadar devam etti. Ancak Neslihan ile etkili servis atan Eczacıbaşı bu bölümü 25-23 önde kapatarak 1-0 öne geçti. İkinci sette ise Fenerbahçe oyuna ağırlığını koydu. Teknik molaları 8-5 ve 16-13 önde tamamlayan sarı-lacivertli ekip 25-22'lik skor ile oyuna denge getirdi: 1-1 Üçüncü sette de üstün olan taraf yine Fenerbahçe'ydi. Sarı Melekler bu seti 25-21 aldı ve durumu 2-1 yaptı. Dördüncü sette başarılı bir defans yapan ve rakibini bloklarda tutan Fenerbahçe özellikle Kim Koung ile sayılar buldu. Seti 25-23 kazanan sarı-lacivertli kadınlar maçtan 3-1 galip ayrılmayı başardı. Günün diğer maçında ise Vakıfbank, Bursa Büyükşehir Belediyespor'u 3-0 mağlup etti. Fenerbahçe ile Vakıfbank bugün saat 19.00'da yapılacak final maçında karşı karşıya gelecekler.
Milliyet


Fenerbahçe'de kaptan Volkan Demirel, 2-2'lik Adanaspor beraberliği sonrası kaybedilen iki puan ve oynadıkları oyun için hem özeleştiri yaptı, hem de takım arkadaşlarını uyardı. Tecrübeli oyuncunun maç sonrasında soyunma odasında oynadıkları futbolun yetersiz olduğunu sert bir dille belirttiği kaydedildi. Takım arkadaşlarıyla mücadelenin kritiğini yapan Volkan Demirel'in, "Bu futbolla şampiyon olmamız zor. Böyle oynarsak başarı nasıl gelecek? Ligin bitimine daha uzun bir süre var ama bu oyunla bir yere varamayız, olmaz" dediği öğrenildi. Ayrıca tribünlerin boş kalmasını da değerlendiren 35 yaşındaki file bekçisinin taraftarlarla empati yaparak, "Bu futboldan sonra taraftarın gelmesini bekleyemeyiz. Böyle oynarsak seyirci tabii ki gelmez. Taraftarı yanımızda istiyorsak hem kazanmalı, hem de iyi oynamalıyız" ifadelerini kullandığı belirtildi. Volkan'ın takım arkadaşlarından da özeleştiri ve daha fazla motivasyon beklediği bildirildi. Sarı-lacivertli futbolcunun özellikle iç saha maçlarında hiçbir mazeret olamayacağını belirttiği, her koşulda kazanmaları gerektiğini anlattığı vurgulandı. Bu arada Adanaspor karşısında alınan beraberlik sonrası MHK ve Futbol Federasyonu'na yönelik eleştirilerde bulunan Başkan Aziz Yıldırım kendi oyuncularını da boş geçmedi. Karşılaşmanın devre arasında soluğu soyunma odasında alan Yıldırım'ın, futbolcularına sert tepki verdiği, "Bir Adanaspor'a bakın bir de sizin oynadığınız oyuna. Sizler nasıl profesyonelsiniz. Adam gibi oynamıyorsunuz, bu maçı önemsemiyorsunuz. Mücadele etmiyorsunuz. Bu size yakışmıyor. Bir 45 dakika daha var. Çıkın futbolunuzu oynayın" dediği öğrenildi. F.Bahçe Başkanı gazetecilere konuşurken de takımına eleştirilerde bulunmuştu. Bu arada oyundan çıkarken taraftarın tepki gösterdiği Aatıf'a takım arkadaşları sahip çıktı. Morali oldukça bozuk olan Faslı futbolcuya soyunma odasında herkes destek verdi. Benzer durumu birçok futbolcunun zaman zaman yaşadığı ifade edilerek, takımın kendisine ihtiyaç duyduğu vurgulandı.
Milliyet

Galatasaray'da Lukas Podolski için plan yeniden değişti. Yönetimin yüksek maliyeti ve 7.5 milyon euroluk bonservis geliriyle gitmesine sıcak baktığı Alman futbolcu için strateji güncellendi. Çin kulübü Beijing Guoan'a 20 Ocak'a kadar süre veren sarı-kırmızılılar, Konyaspor maçında Eren Derdiyok'un ilerde etkisiz kalması nedeniyle düşüncelerini sorgulamaya başladı. Galatasaray'da idareciler, "Konya'da Eren 83. dakika sahada kalıp etkisiz göründü. Doğru dürüst pozisyona dahi g i r e m e d i . Buna karşın Podolski, 10 dakikada net pozisyon buldu. Podolski'yi illa ki satalım diye bir düşüncemiz yok. Kalmasından mutlu oluruz. Forvet transferi yapsak dahi üst düzey bir isim devre arasında almamız zor. Bu yüzden Podolski'nin kalması en hayırlısı gibi görünüyor" değerlendirmesini yaptı. Podolski'nin de yöneticilere, "Türkiye'de bulunmaktan ve Galatasaray'da oynamaktan çok mutluyum. Gitmem için çok ekstra şartlar olmalı. Ancak kalırsam da burada elimden geleni yapacağım. Zaten bu transfer ancak herkesin kazanması durumunda mümkün olabilir" dediği öğrenildi. Üstelik Çin kulübü Beijing Guoan'dan bugüne kadar geri dönüş de olmadı. Galatasaray'da yönetim ve teknik kadronun transfer için yeni bir değerlendirmede daha bulunacağı ve buna göre forvet veya stoper konusunda son kararın verileceği bildirildi.
Milliyet

Beşiktaş belki de sezonun ikinci yarısının en kritik maçlarından birini oynadı. Osmanlı Stadı'nın zeminine baktığımda, geçen sene bu statta oynanan maç gözümün önüne geldi. O maç da yine böylesine kış şartları altında oynanmıştı. O gün Sosa'nın attığı golle, şampiyonluk yarışında önemli bir engeli aşan Beşiktaş, bugün Talisca'nın ve Cenk'in golleriyle zirveden uzaklaşmadı. Evet doğru Osmanlıpor'da sakatlıklar, Afrika Kupası ve kart cezası nedenleriyle önemli eksiklikler vardı. Hiç şüphesiz bu durum Beşiktaş için çok büyük bir avantajdı. Siyah - beyazlı takım için var olan bir başka önemli avantaj ise Talisca'ydı. Antalya kampının yıldızı olan Brezilyalı dün de sahanın en çalışkan ismiydi. 21. dakikada Oğuzhan'dan aldığı pası, uzak mesafeden ağlarla buluşturan Talisca, Ankara ayazında Beşiktaş'a hayat verdi. 45. dakikada Vrsajevic'in gol arayışını Tosic ile bozan siyah - beyazlı takım, devreyi 1-0 önde kapatan taraf oldu. İkinci yarıda Osmanlıspor'un aldığı riskler nedeniyle Beşiktaş, rakip kalede daha fazla pozisyonlar buldu. 61'de Cenk kafasıyla farkı açmaya çalıştı. 66'da ise Maher beraberliğe çok yaklaştı fakat Fabri zamanında müdahale etti. 80. dakikada ise deyim yerindeyse üç gol pozisyonu birden yaşandı. Önce Talisca, ardırdan Tolgay ve son olarak Kerim kaleyi yokladı ama Beşiktaş bu dakikadan gol çıkaramadı. Bana göre maçın en kritik anı ise 88. dakikada yaşandı. Regattin'in uzaktan şutunu kaleci Fabri son anda çelmese, Beşiktaş sahadan bir puanla ayrılabilirdi. Son 10 dakikada yaşanan stresi ise 90+3'te attığı golle bitiren Cenk Tosun, kenardaki Şenol Güneş'e "oh be" dedirtti.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder