18 Ocak 2017 Çarşamba

18.01.2017 Genel Gündem



18.01.2017

GÜNDEM

İşte Böyle Yakalandı!
İstanbul Beşiktaş'taki Reina adlı gece kulübüne yılbaşı gecesi saldırı düzenleyen Abdülgadir Masharipov (34), polisin titiz çalışmasıyla 17 gün sonra yakalandı. Ebu Muhammed Horasani Abdulkavi kod adlı Masharipov'un saldırıyı gerçekleştirdiği geceden, önceki gece saat 23:00'e kadar İstanbul Emniyet Müdürlüğü birimleri geniş çaplı bir çalışma yaptı. Operasyona Kayseri, Hatay, Konya emniyeti istihbarat birimleri de destek verdi. Edinilen bilgilere göre, Masharipov, Afganistan ve Pakistan'da 2 yıl eğitim aldı. Ocak 2016'da İran üzerinden kaçak yollarla Türkiye'ye giriş yaptığı tahmin edilen Masharipov, Konya'ya yerleşti. Bir süre ailesiyle burada yaşayan Masharipov, 16 Aralık'ta karayoluyla İstanbul'a geldi. Reina'ya saldırı gerçekleştiren terörist önce Zeytinburnu'na gitti. Bir süre Zeytinburnu'nda bir evde saklanan Masharipov'a polis çok yaklaştı. Saldırıdan iki gün sonra Zeytinburnu'nda bir eve baskın düzenleyen polis, kanlı bir sigara paketi ile yanan bir sigara buldu. İzmarit üzerinde yapılan inceleme ve Reina'da teröristin bıraktığı silah ve giysilerle yapılan eşleştirme sonucu saldırganın bu adreste kaldığı netleşti. Masharipov, buradan Başakşehir ve Esenyurt'taki adreslere yöneldi. Teröristin yakalanması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün sıkı takibi sürerken bir yandan da 2 bin kişilik polis ekibi, Masharipov'un geçme ihtimali bulunan noktalardan alınan 7 bin 200 saatlik görüntüyü inceledi. 152 operasyon gerçekleştirildi ve 168'i yabancı uyruklu örgüt üyesi olmak üzere toplam 218 kişi gözaltına alındı. Operasyonlar sırasında DAEŞ'e ait olan 20 hücre evi çökertildi. Bu süreçte 2 bin 142 ihbar geldi ve polis bu ihbarları değerlendirdi. Polis en son 16 Ocak'ta çemberi daralttı ve İstanbul'da 5 ayrı ilçede 15 adres tespit etti. Adreslere operasyon düzenleyen polisin en son operasyon düzenlediği yer ise Esenyurt Üçevler Mahallesi Bahçeyolu Caddesi 911. Sokak üzerinde bulunan Özyurtlar Nşehir Sitesi'ndeki E Blok'taki 36 numaralı daire oldu. Önceki gece saat 23:00'te gerçekleştirilen operasyonda evde iki erkek ve üç kadın yakalandı. Erkeklerden birinin Masharipov olduğu tespit edildi. Diğer erkeğin Iraklı olduğu belirlenirken, gözaltına alınan kadınların Senegal uyruklu Dina A. (27), Somali uyruklu Aysha M. (27) ve Mısır uyruklu Tene Trare (26) olduğu tespit edildi. Operasyon sırasında Masharipov'un yatağın altına saklanmaya çalışırken yakalandığı öğrenildi. Gözaltına alınan 5 kişi, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi yerleşkesindeki Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde sorguya alındı.
Milliyet

'Saldırının Daeş Adına Yapıldığı Çok Net'
Sabah saatlerinde İstanbul Valisi Vasip Şahin ile İstanbul Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan basının karşısına geçerek operasyon hakkında bilgi verdi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde düzenlenen basın toplantısını Reuters, AP, CNN International dahil dünya medyasından kuruluşlar da canlı yayınlandı. Vali Şahin, konuşmasında özetle şunları söyledi: "Saldırının olduğu o günden bugüne İstanbul Emniyet Müdürlüğümüz çok ciddi, girift bir çalışma yürüttü. Esenyurt'ta yapılan bir operasyon ile bu menfur saldırının katili ve faili yakalanmış durumda. Fail Abdülgadir Masharipov. Kod adı Ebu Muhammed Horasani Abdulkavi. 1983 Özbekistan doğumlu bir kişi. Afganistan'da eğitim almış, 4 dil bilen iyi yetiştirilmiş bir terörist. Ülkemize 2016 Ocak ayı içinde geldiği tahmin ediliyor. Operasyon yapılırken yaklaşık 7 bin 200 saat kamera incelemesi yapıldı. Özel ekipler ile birlikte 2 bin polisimizi görev aldı. Konya, Hatay ve İzmir'de ve ilimizde istihbarat daire başkanlığımızın işbirliği ile ortaklaşa bir operasyon gerçekleştirildi. Terörist önce Başakşehir'de bir ev kiralıyor. Olay gününe yakın bir iki gün içinde ev değiştirmek suretiyle kendisini gizlemeye çalışıyor. Olay günü de Zeytinburnu'ndan gelerek eylemini gerçekleştiriyor. Polisimiz çok ciddi bir çalışma yürüttü. Çalışma boyunca yaklaşık 152 adrese operasyon düzenlendi. 50 şahıs gözaltına alındı. 168 yabancı da yabancı terörist olma şüphesine binaen gerekli işlemler yapılmak suretiyle ilgili mercilere teslim edildi." "Terörist ile birlikte 197 bin ABD doları ele geçirildi. 2 tabanca ve şarjörü bunlardan biri havalı tabanca. 2 adet drone ve SİM kartlar diğer pek çok materyal ele geçirilmiştir. Terörist suçunu kabul etmiştir. Parmak izi de uyuşmuştur. Terörist ile birlikte 1 Iraklı erkek şahıs, 3 bayan Mısır, Afrika olmak üzere farklı ülkelerden onlar da gözaltına alınmış durumda. 5 adres dün takip edildi. Öğleden sonra 5 adrese yönelik operasyonlar artırarak devam ettiler. 5 adresten birinde ele geçirildi. Tabi ki olay günü yardım edenler var. Bunları değerlendiriyoruz. Sorgulama sonucunda açığa çıkacak." Vali Şahin, terörist ile birlikte drone'ların ele geçirilmesine ilişkin bir soru üzerine, "Henüz nerede nasıl kullanıldığına dair incelemeler devam ediyor" dedi. Vali Şahin saldırganın ocak ayında Türkiye'ye illegal giriş yaptığını belirterek, "Doğu sınırlarımızdan yapıldığına dair elimizde kuvvetli tahminler var" dedi. Saldırının hangi örgüt adına yapıldığına ilişkin soru üzerine ise Vali Şahin, "Saldırının DAEŞ adına yapıldığı net" yanıtını verdi.
Milliyet

EKONOMİ

Dolar: 3,7577-3,7658           
Euro: Euro 4,0213-4,0313
Sterlin: 4,6364-4,6490
Gram Altın: 146,8281-147,2237

İki Deve Merkez Perdesi
Son dönemde kurdaki yükselişi frenlemek için likiditeyi sıkma hamleleri yapan Merkez Bankası'ndan dün etkili bir atak daha geldi. Önce repo ihalesini ortadan kaldırıp örtülü faiz artırımı yapan Merkez, ardından bankalararası piyasada bankaların borç alabilme limitlerini 11 milyar liraya düşürdü. Üçüncü olarak gerektiğinde gecelik repo miktarında kısıntıya gideceğini de belirterek piyasayı sadece faizi yüzde 10 olan geç likidite penceresine yönlendiren Merkez'in dün dolara bir hamle daha yapacağı haberi piyasaya düştü. Buna göre Merkez Bankası, döviz rezervlerini kullanmadan piyasalara döviz swaplarıyla müdahale etme amacını taşıyor. Kaynaklara göre, Merkez Bankası, uluslararası sermaye piyasalarından swap işlemleri ile döviz ihtiyacını gideren Türk bankalarına, bu işlemler için sözleşmede karşı taraf olmayı taahhüt edecek. Böylece Türk bankaları döviz swap işlemlerini Merkez Bankası üzerinden gerçekleştirecek. Bankacılık kaynakları, Merkez Bankası'nın son dönemde Deutschebank ve Citibank'ın aracılık ettiği swap işlemlerini perdelemek ve kur üzerindeki spekülatif hareketleri engellemek için bu hamleyi yaptığını belirtiyor. Merkez Bankası'nın, yaptığı bu hamle ile bu iki yabancı banka üzerinden swap yoluyla TL kaynağını kurutmak amacında olduğu belirtiliyor. Güne 3.78 TL'den başlayan dolar, gün içinde 3.81'i aşsa da Merkez'in swap ile TL'ye destek olabileceği haberlerinin ardından 3.77'nin altına indi.
Haber Türk

Ayak Bastı Parası 16 Milyar Dolar
Amerika'nın seçilmiş başkanı Donald Trump'ın, göreve henüz resmen başlamamışken, özellikle otomotiv üreticilerine karşı başlattığı hamle, yaklaşık 15.7 milyar dolarlık yatırım olarak geri döndü. Nitekim son olarak Koreli Hyundai Grubu, Hyundai ve Kia markaları için toplamda 3.1 milyar dolarlık yatırım açıklarken, General Motors'un da ülkede 1 milyar dolarlık yatırıma karar verdiği belirtiliyor. Trump'ın, başta Ford Motor Company olmak üzere Meksika'da otomotiv fabrika yatırımı yapan Amerikan şirketlerine karşı sert bir hamle başlatması ve bu ülkede ürettikleri araçların ABD'de yüzde 35'lik ekstra vergiyle satılabileceği yönündeki çıkışları, yatırım olarak geri dönmeye başladı. Ford Motor Company'nin, Meksika'daki 1.6 milyar dolarlık fabrika yatırımını iptal ederek önümüzdeki 4 yıl içinde Michigan tesisine 700 milyon dolar yatıracağını açıklamasıyla başlayan furya, Fiat Chrysler grubunun yakın zamanda duyurduğu 1 milyar dolarlık Ohio ve Michigan yatırımlarıyla devam etmişti. Fiat Chrysler, bu tesislerde 2 bin kişilik ek istihdam sağlayacağını ve SUV modelleri ile pickuplar üreteceğini bildirmişti. Ancak Trump, bu kaynağın üzerine gitmeye devam etti ve otomotiv üreticilerinin peşini bırakmadı. "Tarihin en büyük istihdam yaratıcısı olacağım" sözleriyle ABD halkına bir çıkışta bulunan Trump, dünyanın en büyük pazarları arasında yer alan ABD'ye daha fazla otomotiv yatırımı çekmek amacıyla "yüzde 35 vergi" tehdidini sürdürdü. Bu kez Japon otomotiv devi Toyota'nın Meksika'da fabrika kurma planını eleştiren Trump, "ABD'de fabrikanı kur veya daha büyük sınır vergisi öde" ifadesini kullandı. Nitekim Toyota, Corolla üretmek amacıyla 1 milyar dolarlık Meksika fabrikasına start vermişti. Japon üretici, buna karşılık bir açıklama yaparak, ABD'de halen 10 tesisleri bulunduğunu hatırlatırken, gelecek 5 yıl içinde ABD'ye yapacakları yatırım miktarının 10 milyar doları bulacağını duyurmuştu.
Milliyet

Bankalara Kredi Çiftçiye Tefeci Uyarısı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bankalara kredi uyarısında bulunarak, "Finans sektörünün sahibi durumunda olanlar eğer bu ülkede girişimciye, yatırımcıya gerekli kredi musluklarını açmıyorsa açık söylüyorum, kim ne derse desin, karşısında bizi, hükümeti bulacaktır" dedi. Erdoğan, çiftçileri de uyararak, "Bakıyorsunuz tarlada domates 1 lira, geliyor pazara 7 - 8 liraya kadar çıkıyor. Bu işe kesinlikle çözüm bulmamız lazım. Aracı tefecilere lanet olsun derdik. Ben çiftçime sesleniyorum. 1 yıl önceden gelip senin tarlanı satın alanlar noktasında dikkatli ol" diye konuştu. Erdoğan, dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın 241 milyon yatırımla hayata geçirdiği 51 hizmet binasının toplu açılış töreninde ekonomiyle ilgili şu mesajları verdi: "Ülkemize yönelik saldırıların en önemli araçlarından biri de ekonomidir. Elbette bu alanda kendi eksiklerimizden, sıkıntılarımızdan kaynaklanan sorunlar yok değil, var. Bunları gayet iyi biliyoruz, çözümü için de çalışıyoruz. Nitekim dün (önceki gün) gerek Cumhurbaşkanlığı'ndaki ekonomi danışmanlarımla gerekse hükümetteki ekonomiden sorumlu bakan arkadaşlarımızla başta Başbakanımız olmak üzere bir çalışma yaptık. Geçtiğimiz 14 yılda ekonomimizin geçirdiği yapısal dönüşüm ortadadır. Dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelme vizyonumuzu da içeren 2023 hedeflerimize ulaşabilmek için gereken yapısal reformlar zaten bizim gündemimizde. Şu gerçeğin de farkındayız. Özellikle 2013 yılından beri maruz kaldığımız tüm saldırılar ekonomi boyutuyla kurgulanmakta ve sahnelenmektedir.
Milliyet

'Bekle-Gör' Diyen Değil Yatırım Yapan Kazanacak
Başkent, bir yandan anayasa değişikliği görüşmelerine, diğer yandan ekonomideki hareketliliğe odaklandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen toplantıların ardından gözler, ekonomi yönetiminin alacağı kararlara çevrildi. Bu toplantılara katılan isimlerden Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Dr. Bülent Gedikli, süreci değerlendirirken, döviz kurlarındaki hareketliliğin perde gerisinde, Merkez Bankası'nı faiz artısına zorlama çabalarının olduğunu vurguladı. Ezberlerin bozulduğunu ve bölgedeki dengelerin de değişmeye başladığını hatırlatan Dr. Gedikli, "Türkiye fırsatlar ülkesidir. Fırsatları konuşmamız gerekirken, birileri sürekli Türkiye'ye ilişkin riskleri konuşmaya zorluyor. Bunlar üzerinden algı oluşturmaya çalışıyor. Biz de bunları bertaraf etmeye çalışıyoruz" ifadesini kullandı. Birilerinin yatırımcıları 'Bekle- gör' noktasına çekmeye çalıştığını belirten Gedikli, "Bu dönem, bekle-gör diyenler kaybeder, Türkiye'ye güvenerek yatırım yapanlar kazanırlar" dedi. Yayımlanan analiz raporları, reyting kuruluşlarının değerlendirmeleri, Forex piyasasında yaşananlar, Londra merkezli operasyonlar dahil, yapılanların hepsinin farkında olduklarını vurgulayan Dr. Gedikli, "Dövize yapılan operasyonun farkındayız. Merkez Bankası basta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlar da, kendisine uygun usullerle gereğini yapıyorlar. Dertleri, kurlarla alakalı belirsizlik oluşturarak, yatırımları durdurma, tüketiciyi frenleme ve bekle-gör politikasına geçirme" diye konuştu.
Akşam

Merkez Bankası Önlem Almaya Devam Edecek
Başbakan Binali Yıldırım, Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan 3.5 saatlik zirvede, ekonomiye ilişkin alınan kararların gözden geçirildiğini, bundan sonra yapılması gerekenler üzerinde konuşulduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin temellerinin sağlam olduğuna dikkati çeken Yıldırım, şunları kaydetti: "Birçok ülkenin ekonomik göstergelerinden daha da iyi durumdayız. Kurda yaşanan dalgalanmalar geçici, etkileri de sınırlı olacak. Hükümetimiz reel sektörün gelişmesine, reel sektörün ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik tedbirleri almaya devam edecek. Diğer yandan da Merkez Bankası, kendi yetkileri çerçevesinde alması gereken tedbir ve yapması gereken uygulamaları sürdürecektir. Gelecek dönemde Türkiye, istikrar içinde büyümeye devam edecek." Yıldırım, "Merkez Bankası'nın elindeki enstrümanları kullanacağını söylüyorsunuz. Bunun içinde sınırlı da olsa bir faiz artışı olması söz konusu mu sizin düşüncenize göre. Her ne kadar Merkez Bankası bağımsız olsa da" sorusuna karşılık, "Bağımsız olduğuna göre o kararı benim açıklamam, söylemem yanlış olur. Merkez Bankası karşılaştığı şartlar içinde hangi tedbiri alması gerekiyorsa bunu almakta tereddüt etmeyecektir" değerlendirmesinde bulundu.
Vatan

Yapılandırmada İkinci Şans!
Maliye Bakanı Naci Ağbal, yeniden yapılandırma kapsamında geçtiğimiz Kasım ve Aralık aylarında vergi ve SGK prim ödemelerini yapamayan ve haklarını kaybedenlere ikinci bir şans getirdiklerini belirterek, 'Haklarını kaybedenler, ödemelerini Mayıs ayı sonuna kadar yapabilecek' dedi. Ağbal, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 'torba kanun' tasarısı üzerinde verdikleri önerge ile bazı alacakların yeniden yapılandırılmasını düzenleyen kanunda önemli değişiklik yaptıklarını ifade etti. Bazı vatandaşların Kasım ve Aralık aylarında ödenecek tutarları farklı nedenlerle ödeyemediklerini belirten Ağbal, şunları kaydetti: Bu sürelerin uzatılması için vatandaşlarımızdan yoğun talep aldık. Hükümetçe böyle bir uzatmanın uygun olacağı kanaatine vardık. Yeniden yapılandırma kapsamında Kasım ve Aralık aylarında vergi ve SGK prim ödemelerini yapamayan ve haklarını kaybeden vatandaşlarımıza ikinci bir şans getiriyoruz. Haklarını kaybedenler, ödemelerini Mayıs ayı sonuna kadar yapabilecek. Taksitlerini düzenli ödeyenlerin de vergi bakımından Ocak ve Mart ayında, sigorta primleri bakımından ise Şubat ve Nisan aylarında ödeyecekleri taksitler dahil olmak üzere tüm taksitlerin ödeme sürelerini faizsiz uzattık. Bundan sonraki yeniden yapılandırmanın tüm taksitlerini 4'er ay uzattık. Yani Ocak'ta yapılması gereken ödemeler Mayıs'ta, Şubat ayında yapılması gerekenler Haziranda ve izleyen her taksit bu şekilde 4 ay ötelenerek ödenebilecek. Bakan Ağbal, peşin ödeme tercihinde bulunanlardan ödemelerini yapamayanların da dilemeleri halinde Mayıs sonuna kadar peşin ödeme indiriminden yararlanarak ödemelerini yapabileceğini kaydetti. Peşin ödemeye imkanı elvermeyenlerin taksitli ödemeye geçebileceğini anlatan Ağbal, "Daha önce peşin ödemelerini Aralıkta gecikme zammı ile yapanlara da peşin ödeme indirimi uygulayacağız ve fazla ödedikleri tutarı iade edeceğiz" dedi.
Vatan

DÜNYA

Komutandan 20 Km Çıkışı
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın hafta sonunda Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapılan terör örgütü DEAŞ ile Mücadele İttifakı Toplantısı ile dün başlayan NATO Genelkurmay Başkanları Toplantısında, müttefik ülkelere DEAŞ'la mücadele konusunda sitem ettiği öğrenildi. Orgeneral Akar geçen pazar ve pazartesi günleri Riyad'da 13 ülke genelkurmay başkanının katıldığı toplantıda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Fırat Kalkanı harekâtı kapsamında 9 Aralık'ta El Bab'a yönelik başlattığı operasyonunun ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Edinilen bilgiye göre Orgeneral Akar, ABD liderliğindeki koalisyonun Türkiye'nin Suriye sınırından 20 kilometreden (km) daha fazla derine inmesine karşı olduğu mesajını verdiğini hatırlatıp, El Bab operasyonuna müttefiklerden hava operasyonu desteği gelmemesine dikkat çekti. Akar'ın TSK'nın bu konuda duyduğu rahatsızlığı, "DEAŞ 20 km'ye kadar terör örgütü de, 20 km'den sonra başka bir şey mi? Başka bir oluşuma mı dönüyor? Hayır, DEAŞ, her yerde DEAŞ. Irak'ta da DEAŞ, Suriye'de de DEAŞ. DEAŞ'la en etkin mücadeleyi yürüten TSK'ya destek verilmemesi müttefiklikte sıkıntı yaratıyor" sözleriyle dile getirdiği öğrenildi. El Bab operasyonuna koalisyon güçlerinin desteğini sağlamak için Türk ve ABD askeri heyetler arasında görüşmeler devam etmesine rağmen henüz somut bir gelişme olmadı. TSK'nın Fırat Kalkanı harekâtı ile ilgili yayınladığı bilgilendirme notlarında da uzun süreden beri koalisyon güçlerinin destek verdiğine dair bilgi yer almıyor. ABD askeri yetkilileri, bu konuyla ilgili yapılan görüşmelerde, Türk muhataplarına Türkiye'nin sınırdan 20 kilometreden fazla derinliğe inmesine karşı olduklarını belirtip, El Bab operasyonuna bu nedenle havadan destek vermediklerini söylemişlerdi. Akar'ın bir diğer sitemi Menbiç konusunda oldu. Orgeneral Akar, Türkiye'nin tüm uyarılarına rağmen PYD/YPG'nin Menbiç'teki güçlerini tam olarak çekmediğini dile getirerek, "Kendi istihbarat kaynaklarımızdan gelen bilgiler PYD/ YPG'ye bağlı bazı güçlerin Menbiç'te olduğunu ortaya koyuyor. Hatta örgüt bölgeye değişik yerlerden takviyeler de yapıyor" dedi. Akar'ın bu sitemleri dün başlayan NATO toplantısı sırasında yaptığı ikili görüşmelerde de tekrarladığı öğrenildi.
Hürriyet

'Kazara' Mülteci Katliamı
Nijerya hava Kuvvetleri, terör hedefi zannederek 'yanlışlıkla' bir mülteci kampını yerle bir etti. nijerya ordusu adına konuşan General Gen Lucky ırabor, gazetecilere yaptığı açıklamada, savaş uçaklarının ülkenin kuzeyindeki Borno Eyaleti'nde bulunan ve ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin bulunduğu kampı 'yanlışlıkla' bombaladığını söyledi. Bombardımanda çok sayıda kişinin öldüğünü, bunlar arasında Uluslararası Kızılhaç Örgütü ve Sınır tanımayan Doktorlar adına çalışan bazı nijeryalıların da bulunduğunu belirten General ırabor, olay ile ilgili incelemenin devam ettiğini kaydetti. İsminin açıklanmasını istemeyen bir ordu yetkilisi, ölü sayısını en az 100 olarak duyurdu. Bir Kızılhaç yetkilisinin AP'ye verdiği bilgiye göre ise hayatını kaybedenlerden 20'si yardım görevlisi, 120'den fazla da yaralı var. Sınır tanımayan Doktorlar grubu da kendilerine 50 cesedin ulaştırıldığı ve 120 yaralının tedavi edilidiği bilgisini paylaştı. Söz konusu olay, nijerya ordusu tarafından kabul edilen ilk hatalı bombardıman oldu. ülkenin kuzeydoğusunda yaşayan nijeryalılar, daha önce de ordunun sivil yerleşim yerlerini hedef aldığını bildirmişti. Bölgeye, komşu ülkeler çad ve Kamerun'dan yardım gönderiliyor.
Haber Türk

Brexit'in Yol Haritasını Çizdi..
İngiltere Başbakanı Theresa May, uzun süredir merakla beklenen, ülkesinin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılmasına (Brexit) yönelik stratejisini açıkladı. Strateji, AB ile müzakerelerde ulaşılması amaçlanan 12 hedefi içeriyor. May, dün yaptığı açıklamada ülkesinin AB'den ayrılırken ortak pazardan da çıkacağını ve Brüksel'le varılan Brexit anlaşmasının son halinin, parlamentonun oyuna sunulacağını söyledi. İngiliz halkının AB'den çıkış yönünde verdiği kararın, paylaşılan ortak değerlerin reddi anlamına gelmediğini belirten May, "AB'den ayrılıyoruz ancak Avrupa'dan ayrılmıyoruz" ifadesini kullandı. Avrupa'ya seslenen May, güvenilir ortaklar olmaya devam edeceklerini kaydederek, "Mal ve hizmetlerinizi almak istiyoruz, kendimizinkileri de sizlere satmak istiyoruz. Mümkün olduğunca serbestçe ticaret yapmak istiyoruz. Ayrıca bu ülkede hoş karşılanmaya devam edeceksiniz ve vatandaşlarımızın da sizlerin ülkelerinde hoş karşılanacaklarını umuyoruz" diye konuştu. Brexit sürecinin sonunda "kısmi bir üyelik" ya da "ortak üyelik" gibi İngiltere'yi "AB'nın yarı içinde, yarı dışında bırakacak" bir durumdan bahsedilemeyeceğini vurgulayan May, ülkesinin AB'den ayrılmaya kararlı ve görevinin Brüksel'le en iyi anlaşmaya varmak olduğunu belirtti. Müzakere sürecindeki amaçlarını sıralayan May, öncelikle "Birleşik Krallık ile AB arasında yeni, olumlu ve yapıcı bir ortaklık oluşturmayı" hedeflediklerini kaydetti. May bunun dışında Avrupa Adalet Divanı'nın İngiltere yasaları üzerindeki etkisinin de ortadan kaldırılacağını, Birleşik Krallık'ın artık kendi arzu ettiği kararları alacağını vurguladı. Theresa May, müzakerelerde elinin güçlü olması için şimdiye dek Brexit stratejisini açıklamamıştı. Ancak başta Almanya ve Fransa olmak üzere AB yetkilileri, uzun zamandır sürecin bir an önce başlamasını talep ediyordu.
Milliyet

Tavsiye Almaya İhtiyacımız Yok
ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın NATO'yu "demode bir kurum" olarak nitelendirerek, Avrupa Birliği (AB) hakkında olumsuz açıklamalarda bulunması, Avrupa'da şaşkınlık ve endişe yaratırken, tepki sesleri de yükseldi. Nitekim başta Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande olmak üzere birçok Avrupalı lider, söz konusu açıklamalara sert tepki gösterdi. Konu ile ilgili görüşlerini dile getiren Almanya Şansölyesi Angela Merkel, "Ben, Avrupalılar olarak kaderimizin kendi elimizde olduğunu düşünüyorum" diyerek AB ülkelerinin Trump'ın ifadelerinden dolayı tedirgin olmamasını istedi. Merkel, AB'nin sahip olduğu ekonomik güç ve etkili karar mekanizmalarıyla terörizmle mücadele edip, dijitalleşme ve diğer problemlerin üstesinden gelebileceğini ifade etti. İzlediği sığınmacı politikasının Trump tarafından eleştirilmesine de değinen Merkel, çok sayıda Suriyelinin sadece iç savaş nedeniyle değil, aynı zamanda ülkelerindeki terörizmden kaçtığını vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande ise, Trump'ın Alman "Bild" ve İngiliz "The Times" gazetelerine verdiği röportajlarda AB'ye yönelik eleştirilerine tepki gösterirken, "AB'nin dışarıdan tavsiye almaya ihtiyacı olmadığını" vurguladı. AB'nin ABD ile ilişkilerini geliştirmek istediğini belirten Hollande, "Burada bir kez daha söylüyorum. Avrupa her zaman transatlantik işbirliğini sürdürmek arzusundadır. Ancak bunu kendi değerleri ve çıkarları doğrultusunda gerçekleştirecek. Ne yapması gerektiği konusunda dışarıdan tavsiye almaya ihtiyacı yok" dedi.
Milliyet

Yargı Nazileri Korudu
Almanya'da Anayasa Mahkemesi, aşırı sağcı Nasyonel Demokrat Parti'nin (NPD), Nazi bağlantıları nedeniyle kapatılması talebini ikinci kez reddetti. Mahkeme kararında 'NPD'nin anayasa düşmanı ve Nasyonel Sosyalizm (Nazilerin siyasi ideolojisi) ile düşünsel yakınlık içinde bulunduğuna, ancak faaliyetlerinin başarıya ulaşmasını sağlayacak ağırlığa sahip olmadığına' dikkat çekildi. Böylece mahkeme, NPD'nin kapatılması yönündeki talebi ikinci kez geri çevirmiş oldu. NPD'nin kapatılmasına yönelik ilk dava 2001'de açılmış, o dönem partinin yönetim kademesinde, Alman istihbaratına bağlı muhbirlerinin bulunduğunun ortaya çıkması nedeniyle 2003 yılında başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Mahkeme partinin kapatılması için yeterli gerekçe olup olmadığı konusuna girmeden, muhbirlerin varlığı nedeniyle davayı usulen bozmuştu. Alman Anayasası'nın 21'inci maddesi, 'özgürlükçü, demokratik temel düzenin zayıflatılması ya da ortadan kaldırılması girişiminde bulunması ya da Almanya Federal Cumhuriyeti'nin temellerini tehdit etmesi' durumunda partilerin kapatılabilmesini öngörüyor. Almanya'da 1956 yılında Komünist Parti'nin kapatılması kararında Anayasa Mahkemesi, partinin düzeni yıkmak için 'faal, savaşçı ve agresif' bir tutum içinde bulunduğu tespitine yer vermişti. NPD'nin kapatılmasına yönelik ilk girişimden sonuç alınamaması üzerine eyaletler 2012 yılında yeni bir girişimde bulunma kararı almış, 2013 yılı aralık ayında Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmuştu. Alman federal hükümeti ve Eyalet Temsilciler Meclisi, bir önceki davadan farklı olarak bu sefer dava başvurusuna dahil olmamıştı. NPD, 'resmi makamlar tarafından anayasaya aykırı bir parti olarak gösterilip ayrımcılığa maruz kaldığı' gerekçesiyle 2016 Ekim ayında AİHM'e yaptığı başvurudan sonuç alamamıştı. AİHM yargıçları, şikayetin görünür bir gerekçesinin bulunmadığına işaret ederek başvuruyu geri çevirmişti
Vatan

Eşi De Deaş Üyeliğinden Yargılanacak
Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI), geçen yıl Orlando kentinde düzenlediği bar saldırısında 49 kişiyi öldüren DEAŞ üyesi Ömer Metin'in eşi Nur Selman'ı da, örgüte destek verme suçlamasıyla tutukladı. FBI yetkilileri genç kadını, Metin'in DEAŞ'a maddi destek sağlamasına yardım ve yataklık etmekle, ayrıca adaletin önünü tıkamakla suçluyor. Selman'ın daha önce eşinin saldırı planından haberi olduğu öne sürülmüştü. Müvekkilinin saldırı hakkında önceden bir bilgisi olmadığını vurgulayan avukatı Linda Moreno, Selman'ın Metin tarafından baskı ve şiddet gördüğünü ve yargılanmasının yanlış olacağını savundu. Ancak ABD basınına konuşan soruşturmaya yakın kaynaklar, baskı ve şiddet iddialarının inandırıcı olmadığını vurguladı. Soruşturmaya dair CNN International'a konuşan Orlando Polis Şefi John Mina, Selman'ın saldırı planından haberi olduğunu inandığını söyledi. Mina, "(Selman'ın) Onun saldırıyı önceden bildiğinden, eşine yardım ettiğinden ve bu trajediyi önleyebilmiş olabileceğinden hiç kuşkum yok" diye konuştu. 29 yaşındaki Ömer Metin, 12 Haziran'da Florida'nın Orlando kentinde, eşcinsellerin gittiği 'Pulse' adlı gece kulübünde düzenlediği saldırıyla ülke tarihinin tek kişi tarafından gerçekleştirilmiş en kanlı saldırılarından birine imza atmıştı. Metin, saldırı sonrasında polisle girdiği çatışmada öldürülmüştü.
Vatan

POLİTİKA

Mevzu Bahis Vatanşa Gerisi Teferruat
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin dünkü grup toplantısının ardından, gazetecilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin CHP'yi eleştiren paylaşımlarını hatırlatıp, görüşüp görüşmeyeceklerini sorması üzerine "Mevzubahis vatansa, gerisi teferruattır" dedi. Kılıçdaroğlu, grup toplantısındaki konuşmasında ise bugün ikinci tur oylamasına başlanacak Anayasa değişikliği paketine ilişkin uyarılarını sürdürdü ve özetle şunları söyledi: "Anayasa görüşmelerinin birinci turu tamamlandı. Bütün milletvekili arkadaşlarıma, özellikle grup başkanvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yürekli ve onurlu bir mücadeleyi verdiler. İçtüzüğün verdiği bütün haklarımızı kullandık, baskıya maruz kaldık ama uyarmak gibi bir görevi yerine getirdiler. Baskıya rağmen, hele hele öyle aymazlar çıktı ki, bir kadın vekilimize saldıracak kadar kendilerinden geçenlere rağmen onurla mücadeleyi sürdürdüler. Bizim mücadelemiz Türkiye'nin bekası mücadelesi, bayrak mücadelesi, Cumhuriyet mücadelesi, vatan mücadelesidir. Sarayda oda kapma muhalefeti değil, vatan, millet, bayrak mücadelesi yapıyoruz. Eğitim politikalarını baştan sona değiştiriyorlar. Yeni müfredat, ne yapacaklarmış, Atatürk'ü, İnönü'yü kaldıracaklarmış. Kendi tarihine saygı duymayan bir siyasi iktidar, Türkiye'yi temsil edemez. Kendi tarihine saygı duyacaksın. Bu ülkenin kurtarıcıları vardır, bu ülke için mücadele ederler vardır, neden kendi tarihinden utanıyorsun. Her bakana göre değişiyor eğitim politikaları, nasıl bir millilikse? Hiçbir anne ve baba, AKP'ye oy verenler dahil, çocuğunu okula huzur içinde göndermiyor, eğitim politikasından rahatsız. Terör, dolar, işsizlik aldı başını gidiyor. Derin bir kaygı var, vatandaş borç batağında. Hepsi 'ne olacak bu memleketin hali' diye durup kendi kendilerine soruyor. Bir yönetim boşluğu var. Uyuşturucu kullanımı, fuhuş, kadına yönelik şiddet, çocuklara cinsel istismar almış başını gidiyor. Hükümete çağrı yapıyoruz, bizden ne istiyorsanız her türlü desteği verelim. Yönetemiyorsan ayrılacaksın, bırakacaksın, istifa edeceksin kardeşim. Bu Anayasa değişikliği gerçekleşirse rejim tamamen değişecektir, parlamenter demokratik rejimden otoriter başkanlık sistemine geçilecektir. Hiç bir vatandaşın can ve mal güvenliği olmayacaktır. Yargı sadece saraya çalışacaktır, adalet tamamen iflas etmiş olacaktır. Devlet yönetimine zorbalık hâkim olacak, konuşan, eleştiren doğru içeri. Demokrasimizi geliştirmek varken, Türkiye'yi ortaçağ karanlığına sürüklemeyin. Etkisiz, yetkisiz, sembolik bir Meclis olacak. Sadece 600 kişi olacak, diyecekler ki, 'Size milletvekili aylığını veriyoruz, oturun oturduğunuz yerde'. Eğer geçerse Meclisi mezara, demokrasiyi tarihe gömmüş olacağız. Asıl niyet anayasa görüşmelerinde ortaya çıktı. İktidar partisinin bir milletvekili ki aynı zamanda Anayasa Komisyonu üyesi, çıktı kürsüye dedi ki: 'Anayasa'nın ilk 4 maddesi de değiştirilebilir. Dokunulmaz madde yoktur.' Türkiye'nin nasıl bir felakete sürüklendiğini, sürüklenmek istediğine hepimiz tanık olduk. Bunu herhangi bir toplantıda söylese, 'toplantıda söylemiş' dersin, ama TBMM'de hepimizin gözleri önünde çıkıp bu gerçeği ifade etti. 'Başkenti, bayrağı, İstiklal Marşı'nı değiştireceğiz; Türkiye Cumhuriyeti laik, sosyal, demokratik, hukuk devleti anlayışını değiştireceğiz' demektir bu."
Hürriyet
Anayasa'da İkinci Tur Bugün Başlıyor
Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi getiren Anayasa değişikliği görüşmelerinde ikinci tur bugün başlıyor. İkinci turda, 18 maddelik paket üzerinde görüşme yapılmayacak. Sadece önerge verilirse, bunun üzerinde görüşme yapılacak. Maddelerin oylaması, gizli gerçekleştirilecek. CHP'nin, rejimin değiştirildiği, diktatörlük sisteminin kapısının aralanacağı gibi kaygılarla karşı çıktığı paketin ikinci tur oylamasında da gerginlik bekleniyor. CHP'nin açık oy kullanılmasını önlemek için her türlü gayreti gösterme kararlılığı, iktidar partisinin de "Milletvekili istediği gibi oy kullanır" tezi, ilk turdaki gerginliğin ikinci turda tekrarlanacağı beklentisine yol açıyor. AK Parti, günde 6-7 madde geçirerek cuma gününe kadar ikinci tur oylamaların tamamlanmasını planlıyor. Paketin Meclis'ten geçmesi halinde en geç hafta başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulması bekleniyor. Cumhurbaşkanı 1-2 gün içinde onaylarsa paket 26 Mart'ta halkoyuna sunulabilecek. Süreçte sarkma olursa reerandum tarihi ötelenecek. İlk tur oylamalarda maddelere geçişte 338 "kabul" oyunu bulan AK Parti-MHP kanadı, daha sonraki oylamalarda 340- 347 aralığında kabul oyuna ulaştığı için ikinci turda da 330'un üzerinde oy bekliyor. 330 oyun altında kalan teklif maddesi düşecek. 330'un üzerinde, 367'ye kadar olacak kabul oyu, paketin referanduma gitmesi anlamına gelecek.
Haber Türk
Kimsenin Yaptığı Yanına Kâr Kalmaz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye'de, sınırımızda terör bölgesi oluşturmaya çalışanların heveslerini nasıl kursaklarında bıraktıysak, ekonomide kurulan tuzakları, Suriye ve Irak'ta yazılan senaryoları, bölgemizde oynanan oyunları da aynı şekilde yerle yeksan edeceğiz" dedi. Erdoğan artık Türkiye'de kimsenin yaptığının yanına kar kalmayacağını da belirtti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından 241 milyon lira yatırımla yaptırılan 51 hizmet binasının toplu açılışı dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı. Erdoğan törende şunları söyledi: Yılbaşında İstanbul Ortaköy'de yaşanan terör saldırısının faili dün (önceki) gece güvenlik güçlerimizin başarılı operasyonuyla yakalandı. Artık bu ülkede kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak. Hukuk devleti sınırları içerisinde herkesten hesap sorulacaktır. Bu teröristin yakalanmış olması, bu güvenlik anlayışının önemli bir tezahürüdür. Bu konuda gayreti ve emeği olan İçişleri Bakanlığımız, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüz başta olmak üzere tüm güvenlik ve istihbarat birimlerimizi tebrik ediyorum. Başta Sayın Başbakanımız olmak üzere bundan sonraki gayretlerinde de başarılarının artarak devamını diliyorum. Esasen 2013'ten bu yana ardı ardına yaşadığımız hadiseler göstermektedir ki, Türkiye, yeni bir İstiklal mücadelesi içindedir. Tüm terör örgütlerinin tek bir vazifesi, tek bir misyonu var. Bu da milli birliğimizi, ülkemizin bütünlüğünü tehdit etmek suretiyle Türkiye'nin önünü kesmek, ayağına pranga vurmak, 2023 hedeflerini sabote etmektir. Edemeyecekler. İnşallah, biz göremeyeceğiz ama torunlarımız görecektir. Dün (önceki gün) Diyarbakır'da o kanı bozuklar, o alçaklar yine güvenlik güçlerimize saldırdılar, kan döktüler. Dört şehidimiz var. Daha önce de İstanbul'da, Ankara'da, Gaziantep'te, Diyarbakır'da, Mardin'de, Elazığ'da, Adana'da aynı amaçla saldırıp asker, polis, sivil ayrımı gözetmeden insanlarımızı katlettiler. Utanmadan, sıkılmadan Parlamento'da çıkıp benim polisime, askerime, köy korucularımıza hâlâ utanmadan saldırabiliyorlar. Kimi savunuyorlar? İşte bu şehitlerimizi alçakça şehit edenleri savunuyorlar. Siz hangi hakla bu ifadeleri kullanıyorsunuz? Birer maşasınız. Eğer siyaset yapacaksanız seçtiğiniz kelimeleri, cümleleri dikkatli seçeceksiniz. Aksi taktirde şu anda bu ülkenin yönetimi, devletiyle hükümetiyle gereği neyse, bunun gereğini hukuk içerisinde yapacaktır, yapmaktadır. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Şimdi buradan açıkça meydan okuyorum, bütün bu terör örgütlerine. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Çünkü bize göre, 'Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır'. Rabbimin izni ve yardımıyla, milletimizle birlik olarak bu mücadeleyi başarıya ulaştıracağız. 2013 yılında Gezi olaylarında sokakları ateşe verilen vandallara nasıl meydanı bırakmadıysak, 17- 25 Aralık'ta hukuk darbesi yapmak için kapımıza dayananlara nasıl eyvallah etmediysek, mahalli idareler, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerinde bizi yıkmaya çalışanlara nasıl fırsat vermediysek, 15 Temmuz'da darbe yapmak için harekete geçenleri nasıl milletimizle birlikte başarısızlığa uğrattıysak, Suriye'de, sınırımızda terör bölgesi oluşturmaya çalışanların heveslerini nasıl kursaklarında bıraktıysak, ekonomide kurulan tuzakları, Suriye ve Irak'ta yazılan senaryoları, bölgemizde oynanan oyunları da aynı şekilde yerle yeksan edeceğiz. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım.
Milliyet
Bizde Fire Olmaz
Başbakan Binali Yıldırım'ın, milletvekilleriyle bir araya geldiği toplantıda, "Biz makamlara sevdalı değil ülkeye sevdalıyız. Bizde fire olmaz" mesajını verdiği öğrenildi. Yıldırım , dün partisinin MYK toplantısına başkanlık etti. MYK'nın ardından milletvekilleri ile bir araya gelen Yıldırım, yaklaşık 2 saat süren yemekte, birinci turda gösterdikleri "performans" nedeniyle teşekkür etti. Yıldırım, "birinci turda çok iyi gittik" dedi. Edinilen bilgiye göre toplantıda Yıldırım, bugün başlayacak ikinci tur oylamasından da benzer bir tavır beklediğini ifade etti. Yıldırım, "Bizde fire olmaz. Sizlere güveniyorum. MHP, kendi hesabını kendisi verir. Başka parti üzerine yorum yapılmamalı. Teklife beraber imza attık" derken, Ak Parti'de fire olabileceği yönündeki iddiaları, "Aramıza fitne sokmaya çalışıyorlar. Fitnecilere bakmayın biz yolumuza devam edeceğiz" sözleriyle değerlendirdi. Yıldırım, teklifin ikinci tur oylamalarda da 340 bandında bir oyla geçeceğine inandığını da söyledi. Kendisine yöneltilen, "kendi ipini kesiyor" eleştirilerini hatırlatan Yıldırım, "Biz milletimize sevdalıyız koltuklara değil" dedi. Yıldırım'ın bu sözleri milletvekilleri tarafından alkışlandı. Yıldırım'ın, Ak Parti hükümetlerinin 14 yıl boyunca ayırım gözetmeksizin bütün vatandaşları kucakladığını belirterek, "Birçok kez saldırıya uğradık. Ama millet iradesi üzerinde hiçbir güç tanımadık" değerlendirmesini yaptığı bildirildi. İkinci tur oylamada muhalefetten ilk turda olduğu gibi kürsü işgali beklemediğini ifade eden Yıldırım'ın, "Bu eylem en çok da CHP'ye zarar verdi. Kendileri de bunun farkında. Benzeri eylem olmayacağını düşünüyoruz. Nasıl bir yavaşlatma girişimi olursa olsun sakin olun. Hakaret dışında eleştirilere cevap vermeyin" dediği de öğrenildi. Toplantıda bazı vekillerin, "referandumda beklentinin yüzde 55" olduğuna dair söylemleri üzerine Yıldırım'ın, "Ak Parti ve MHP toplamı şu kadar ediyor gibi bakmak yanlış. Herkesten oy bekliyoruz, bu yönde mesajlarımızı vermeliyiz. Rakam telaffuz etmek doğru değil. Alabildiğimiz en yüksek rakamı hedeflemeliyiz" değerlendirmesini yaptığı kaydedildi. Yıldırım'ın toplantıda referandumla ilgili tahminlerin yanı sıra tarih verilmesini de eleştirdiği, "2 Nisan" açıklaması yapanlara tepki göstererek, "Tarih vermeyin diye açıklama yaptım ama tarih veriliyor. Referandumla ilgili tarih bundan sonra tarih verilmesin" dediği öğrenildi.
Milliyet

'Cumhurbaşkanı 5 Yıllık Süresini Niye Kısaltsın?'
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop anayasa değişiklik teklifine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Muhalefetin, "Yasama yetkisinin, kararname çıkarma yetkisi verilerek Cumhurbaşkanına devredildiği" konusunda itirazlarda bulunduğunu belirten Şentop, kararname yetkisinin, tamamen yürütme alanı ile ilgili olduğunu vurguladı. Şentop şunları söyledi: "Bugün de yürütmenin düzenleme yetkileri var. Mevcut Anayasaya göre, OHAL dönemlerinde Cumhurbaşkanı başkanlığındaki Bakanlar Kurulu, Meclis'ten yetki de almadan KHK'lar çıkartabiliyor. Yani mevcut anayasa, kanunları yürürlükten kaldırma, kanunlarda değişiklik yapma yetkisi veriyor. Biz teklifle, bu yetkilerin hepsini kaldırıyoruz. Sadece Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi veriyoruz. Bu kararname yetkisi de sadece yürütmeyi ilgilendiren hususlarla sınırlı. Diyelim Cumhurbaşkanı bir kararname ile düzenleme yaptı ama Meclis bunu beğenmiyor. Meclis bunun üzerine o konuyla ilgili bir kanun çıkartır, Cumhurbaşkanının kararnamesini geçersiz hale getirebilir. Cumhurbaşkanına verilen yetkilerin hepsi, bugün Anayasa'da yürütmeye verilen yetkilerdir."
Vatan


SPOR

Kadınlar Voleybol Kupa Voley final maçında son şampiyon Fenerbahçe, Vakıfbank'a bu sezonki ilk yenilgisini tattırdı, rakibini set vermeden geçerek üçüncü kez şampiyonluğa uzandı: 3-0. Erkeklerden sonra kadınlarda da şampiyonluğa uzanan Fenerbahçe birinci sete hızlı başladı. Sarı-lacivertliler Eda'nın taktik servisleri, Kim'in smaç sayıları sonunda teknik molaları 8-7 ve 16-13 önde geçti. Vakıfbank Zhu ile ataklarında 16. sayıda rakibini yakalamasına rağmen Fenerbahçe Kim'in köşeden etkili oluşuyla 37 dakika süren seti 25-22 kazandı. İkinci sette skoru bir anda 4-0 yapan Fenerbahçe, rakibini taktik servislerle çökertti. Art arda sayılar kazanan Sarı Melekler molaları da 8-3 ve 16-8 açık ara önde kapattı. Oyundan iyice kopan Vakıfbank karşısında üstünlüğü süren sarı-lacivertli ekip seti 25-15 alarak durumu 2-0 yaptı. Üçüncü set karşılıklı üretilen sayılarla sürerken Vakıfbank ilk molayı 8-7 önde geçti. Daha sonra Fenerbahçe toparlandı, 9-9'dan sonra Kim'in dörtten smaç ve plase sayılarıyla ikinci molaya 16-11 önde girdi. Eda'nın ikiden, Kim'in dörtten yaptığı smaçlar sonunda ise Fenerbahçe seti 25-19, maçı da 3-0 kazanmayı başardı.
Milliyet

Beşiktaş'ın sezon başında sürpriz şekilde Benfica'dan 2 yıllığına kiraladığı Anderson Talisca, Osmanlıspor maçında attığı harika golle galibiyette başrolü oynarken, siyah- beyazlı yöneticileri bir kez daha kendine hayran bıraktı. Beşiktaşlı yöneticilerin maç sonrasında, "İyi ki Talisca'yı almışız. Kalitesini yine gösterdi" yorumunu yaptığı, Brezilyalı oyuncunun ise Beşiktaş forması giymekten büyük bir mutluluk duyduğunu dile getirdiği aktarıldı. Milliyet'e daha önce verdiği röportajda esprili bir dille, "Başkan biraz paraya kıysın!" diyerek, Başkan Fikret Orman'a bonservisi konusunda mesaj yollayan Talisca, Osmanlıspor maçının ardından, "Sakatlıktan sonra lige golle döndüm. Çok mutluyum. Umarım hep böyle devam ederim" dediği vurgulandı. Brezilyalı oyuncunun performansını maçtan sonra değerlendiren Başkan Fikret Orman ve yöneticilerin ise "Talisca eğer ligin ilk yarısında sakatlanmasaydı 6-7 puan fazla toplardık. Şenol hocanın elinde sezon sonuna kadar çok iyi işler yapacak. Takımın eksik parçasını tamamlıyor. Arkadaşlarıyla çok iyi uyum sağladı" yorumunu yaptıkları belirlendi. Bu arada Talisca'yı ilk etapta bir sene kiralamayı düşünen fakat İzleme Komitesi'nin ısrarlarıyla bu süreyi iki seneye çıkartan Beşiktaş Yönetimi, İzleme Komitesi Başkanı Gökhan Keskin'e teşekkür etti. Talisca'nın pahalı olan bonservisini her fırsatta indirmeye çalışan Beşiktaş Yönetimi bu konuda sezon sonu Benfica ile pazarlık masasına oturmanın hesaplarını yapıyor.
Milliyet

Başkanlar, teknik adamlar hakemlerden dert yanarken genellikle "dürüstler ama futbolu bilmiyorlar" diyorlar. Ben de diyorum ki, "o zaman futbolu bilenleri, futbol oynamışları hakem yapalım." Üstelik "hakemler" başlıklı talimatnamenin 39. maddesinin (a) bendi eski futbolculara hakem olma yolunu açıyor. Maddenin bir bölümü şöyle: "Profesyonel liglerde en az 2 sezon oynamış futbolcular için hakemliğe giriş ve klasman arası geçişlerde yaş sınırı dikkate alınmaz. Bu futbolcularda klasman terfilerinde hakemlik süresi şartı aranmaz." Görülüyor ki uzun süre beklemek yok. Eski futbolcular hızlandırılmış biçimde hakem olma şansına sahipler. Buna rağmen futbolu bırakan ya hocalığa, ya yorumculuğa soyunuyor. Oysa Süper Lig dışında görev yapan teknik direktörlerin aldığı paralar ortada Alt yapıda çalışıyorsanız 1500-2000 lira, profesyonel takımı 5-10 bin lira Yani karın tokluğuna Onu da alabilirlerse Üstelik 3-5 haftada kovulmazlarsa Günümüzün hakemliğinde ise Süper Lig'de aldığı para ayda 30-40 bin lirayı bulanlar var. Alt liglerde ayda 2-3 maç yönettiğinizde 8-10 bin lira cebinizde Üst klasmana çıkma şansınız var. Kovulma, parayı alamama tehlikeniz yok. Futbol Federasyonu, MHK çok hızlı hareket ederek, teşvik ederek bu uygulamayı hemen başlatmalı Profesyonel Futbolcular Derneği bu girişime destek olmalı Eski futbolcular hoca olup çalıştıracak kulüp arayacağına, birbirinin ayağını kaydırmaya çalışacağına, hatta bir bölümü maalesef aç kalacağına, bu hakemlik işine hızlıca yönlenmeli Hazır bir meslek, hazır bir ekmek, hazır bir fırsat eski futbolcuları bekliyor Buna rağmen herkes niye hareketsiz anlayabilmiş değilim.
Milliyet

Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat, Adanaspor'a kaybedilen iki puan ve kötü oyun üzerine dün takımla bir toplantı gerçekleştirdi. Berabere sonuçlanan maçtan sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Hollandalı hoca karşılaşmanın analiz ve değerlendirmesini yaptı. Toplantıda ciddi eleştiriler söz konusu olsa da öncelikle maç içindeki teknik hatalar üzerinde durulduğu öğrenildi. Ardından tek tek eleştirilerini sıralayan Hollandalı teknik adam, oyuncularının sahaya "Nasıl olsa kazanırız" mantığı ile çıktığını, bunu kabullenemeyeceğini ifade etti. Advocaat dünyada en güçlü takımların bile bu düşünce ile sahaya çıkamayacağını ve maçın oynanmadan kazanılamayacağını aktardı. Fenerbahçe hocasının ikinci eleştirisi ise takımın skoru kabullenmesiydi. Hollandalı çalıştırıcı, "Puan kaybetme şansı olmayan, her maçı neredeyse kazanmak zorunda olan bir takımız ama siz durum bunun tersi gibiymiş davranıp skoru kabullendiniz" ifadelerini kullandı. Hollandalı teknik adamın son eleştirisinin ise gol vuruşlarıyla ilgili olduğu belirtildi. Maçın son bölümlerinde fırsatlar yakalanmasına rağmen bir türlü beklenen golün gelmemesine Advocaat da tepki verdi, oyuncularından son vuruşlarda daha dikkatli olmalarını istendi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder