19 Ocak 2017 Perşembe

19.01.2017 Genel Gündem



19.01.2017

GÜNDEM

Reına'nın Görüntüsü Rakka'dan
Esenyurt'ta önceki gece bir evde yakalanan Özbekistanlı Abdulgadir Masharipov'un İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki sorgusu sürüyor. Terörist Maşaripov'un sorguda iyi Türkçe bilmediğini söylemesi üzerine soruların İngilizce sorulduğu bu soruları da anlamayınca Rusça olarak sorgunun devam ettiği bildirildi. 'Niye Reiana'ya saldırdın' sorusunu, 'Onlar kafir, olduğu için oraya saldırdım' diye yanıtlayan terörist, 'Niçin kapıdaki polisi öldürdün' sorusuna da 'İlk önce polis bana ateş etti. Onu öldürmeden içeriye giremezdim' cevabını verdi. Yapılan incelemede ise polisin ateş açmadığı belirlendi. Masharipov, sorgusunda saldırıda Reina'nın nasıl seçildiğini şu ifadelerle anlattı: "Yılbaşı akşamı Taksim'deki yoğun güvenlik önlemi olması nedeniyle sahilde yaptığım keşfin ardından Reina'da karar kılındı. Reina'nın kapısındaki güvenlik önleminin az olduğunu görmüştüm. Burası uygunda ama içerisiyle ilgili bir bilgim yoktu. Bu durumu bana talimat veren kişiye aktardım. Saldırıyı yapacağımız kesinleşince Rakka'dan bağlantı kurduğum emir, Reina'nın içinden görüntü gönderdi. Bu görüntüyü tekrar tekrar izledim. İçerinin planını iyice ezberledikten sonra Zeytinburnu'na giderek silahı aldım, geri döndüm ve saldırıya başladım." Görüntünün içeriği ve kaynağıyla ilgili araştırmayı sürdüren polis, Reina'nın internet sitesi ve sosyal medyada paylaşılan görüntülerden derlenerek hazırlanmış olabileceğini bildirdi. Saldırıyla ilgili gözaltına alınan ve Masharipov'un da arasında bulunduğu 50 kişinin sorgusu devam ediyor. Polis, Masharipov'un geçmişine yönelik de araştırmasına devam ediyor. Masharipov'un Özbekistan'da Fergana Üniversitesi'nde fizik bölümünü bitirdiği, yan dal olarak bilgisayar okuduğu, bilgisayar konusunda uzmanlaştığı bilgisine ulaşıldı. Masharipov'un mezun olduktan sonra El Kaide'ye katıldığı, daha sonra El Kaide ile fikir ayrılığına düşünce DEAŞ'a katıldığı tespit edildi.
Hürriyet


Canavarı 'Sesi' Ele Verdi!
Yılbaşı gecesini kana bulayan Özbek uyruklu saldırgan Abdulkadır Masharipov, olaydan sonra kayıplara karışmıştı. Polis gelen binlerce ihbarı değerlendirirken Masharipov 16 gün sonra Esenyurt'ta saklandığı 'güvenli ev'de yakalandı. Saldırganın nasıl yakalandığı detayları da ortaya çıktı. Masharipov'un izini kameralardan süren polis, saldırganın en son taksi ile Zeytinburnu'na gittiğini, burada bir restorana giderek para aldığını, Doğu Türkistan Derneği'nden bazı kişilerle temas kurduğunu belirlemişti. Polis, saldırganın temas kurduğunu düşündüğü tüm kişileri teknik ve fiziki takibe aldı. 2 Ocak'ta Bakırköy'de gerçekleşen bir olay ise süreci hızlandırdı. Bakırköy'de bir trafik uygulaması sırasında Toyota marka çalıntı bir araçtan polise ateş açıldı. Araçta bulunan biri Çinli 2 şüpheli olay yerinden hızla kaçtı. Zanlılar daha sonra otomobili Okmeydanı'nda terk etti. Polis yaptığı araştırmalarda aracı terk eden kişilerden Çinli'nin, saldırgan Masharipov'la bağlantısı olan Doğu Türkistan Derneği'nden bir şüpheliyle daha ilişkisi olduğu ortaya çıktı. Bu şüphelinin de, daha sonradan Reina saldırganını Rakka'ya kaçırmak için görevlendirildiği ortaya çıkan Konya'daki kuryeyle telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Telefon görüşmesinde para sözünün geçmesi üzerine polis kuryenin telefonlarını da dinlemeye aldı. Ve 13 Ocak'ta Konyalı kurye saldırganın saklandığı evde gözaltına alınan Iraklıyı aradı. Saldırganın telefonla görüşmeyeceğini tahmin eden polis aynı zamanda ortamdaki seslerin de kaydını yapıyordu. İşte bu görüşmede arka plandan kadın sesleriyle birlikte bir erkek sesi duyuldu. Sadece 4 saniye konuşan bu ses polisi alarma geçirdi. Bu kayıt, daha önce saldırganın Doğu Türkistan Derneği'nde bir kavga sırasında kaydedilen ve polisin ele geçen sesiyle karşılaştırıldı. Analiz sonucunda sesler eşleşti. Polis hemen geriye dönük inceleme yaparak aramanın yerini tespit etti. Telefon sinyalleri polisi, Esenyurt'taki eve ulaştırdı. Adresi ablukaya alan polis, evde herhangi bir hareketlenmenin olmaması üzerine risk alarak operasyonu başlattı. Alınan baz sinyalleri ile apartmanın 5'inci katına çıkan terör timleri kapıyı kırarak içeri girdi. Operasyon sonucunda da saldırgan ve yanındaki 4 kişi gözaltına alındı.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,8118-3,8151                       
Euro: Euro 4,0554-4,0575
Sterlin: 4,6781-4,6841
Gram Altın: 147,1071-147,3244

İşte 79 Milyonu İlgilendiren Torba
MECLİS, 2017'in ilk torba yasası olan düzenlemeyle 2009'dan beri şirketler ve borçlu vatandaşlar için en kapsamlı sicil affını getirirken, 408 bin memur emeklisinin Anayasa Mahkemesince onaylanan "30 yılı aşan hizmet dönemi için ek ikramiye" haklarını kabul etti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, "TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 'torba yasa' ile esnafımızdan işçimize, kamuya borcu olan vatandaşlarımızdan işletmelerimize, ihracatçılarımıza, engelli yakınlarından finans ve sigorta sektörüne neredeyse 79 milyon vatandaşımızı ilgilendiren çok önemli düzenlemeler hayata geçecek" dedi. İşte torba yasa ile gelen düzenlemeler; Memur emeklilerinin AYM'ye yeni başvurular yapmalarına gerek kalmayacak. Memur emeklilerine, 30 yılı aşan her tam hizmet yılı için 50 liradan aşağı olmamak üzere, görevlerinden ayrıldıkları tarihteki emekli keseneğine esas aylık unsurları üzerinden ödeme yapılacak. Emekliler ve hak sahiplerinin 1 yıl içinde başvuracak. Ödenecek en düşük miktar 100 lira olacak. İlave ikramiyenin 7 bin 500 liraya kadar olan kısmı başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde, varsa kalan bölümü ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle takip eden yılın aynı ayı içinde ödenecek. 11 milyon 561 bin 202 kişi ve 2 milyon 331 bin 460 şirketin sicillerini temizleme olanağı getirildi. Bu kişilerin ve şirketlerin 6 ay içinde borçlarını ödemesi veya yeniden yapılandırması gerekiyor. Bu şartı yerine getirirlerse bankaların kara listesinden çıkabilecekler. Kara listeye giren ancak borcunu daha önceden ödemiş olanlar da aftan yararlanacak. Herhangi bir önkoşul aranmadan sicilleri temizlenecek. 31 Aralık 2000'den önce üzerinde yapılanma olan Hazineye ait taşınmazların vatandaşlara rayiç bedel üzerinden doğrudan, ihalesiz ve uygun ödeme koşulları ile satılmasına yönelik uygulamada tarih 19 Temmuz 2003 olarak değiştirilecek. Böylece 31 Aralık 2000-19 Temmuz 2003 döneminde Hazine taşınmazları üzerinde ev, işyeri gibi yapı yapan vatandaşlar da bu hükümlerden yararlanacak. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi için geçen yıl başlatılan asgari ücret desteği, bu sene de devam edecek. Aralık 2016, Ocak ve Şubat 2017'ye ait sigorta prim ödemeleri, faizsiz olarak ekim, kasım ve aralık aylarında yapılabilecek. Hane içinde kişi başına düşen gelir net asgari ücretin üçte ikisini geçtiği halde evde bakım yardımlarından faydalananlara fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faiz silinecek. Bağlama kütüğüne kaydedilen gemi, deniz ve iç su araçlarının yıllık vize harçları kaldırıldı. Türk Uluslararası Gemi Siciline kaydedilecek gemilere ve yatlara ilişkin alım, satım, ipotek, tescil, kredi, tüm navlun sözleşmeleri gibi damga vergisi ve harçlardan muaf olacak. Bu işlemler nedeniyle alınacak paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine ve fonlara tabi tutulmayacak. Yabancı bayraklı gemi ve yatların Türk bayrağına geçmesi teşvik ediliyor. Belediyeler ve İl Özel İdarelerinin taşınmaz satışları, teslimleri, katma değer vergisine tabi tutulmayacak. Belediyeler ve İl Özel İdarelerin taşınmazları satmalarındaki "2 yıl ellerinde tutma" şartı kaldırıldı. 50 milyon lira ve üzerindeki sabit yatırım tutarı olanlara, yılın 6 aylık dilimlerinde yüklenilen KDV, 6 ayı takip eden bir yıl içinde, daha düşük sabit yatırım tutarı olanların yıl içinde yüklenilen ancak indirilemeyen KDV ise ertesi yıl iade edilecek. Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulan sandıkların iştirakçileri olarak çalışmaya başlayanlardan 45 yaşını doldurmayanlar, bu sandıklar Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) devredilinceye kadar, sigortalı olmasalar da işverenleri aracılığıyla bireysel emeklilik sistemine otomatik olarak dahil edildi.
Hürriyet

Yaşlı Büyükanneye Torun Desteğı Yok
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Hürriyet Ankara Büro'yu ziyaret ederek torunlarına bakan büyükannelere verilecek destek ile ilgili açıklamalar yaptı. Önümüzdeki hafta kriterlerin belirlenmesinin ardından pilot uygulamanın başlayacağını açıklayan Müezzinoğlu, suistimallerin önlenmesi için çalışan anneye geçmişe dönük 1 yıllık çalışma şartı getirilebileceğini vurguladı. Müezzinoğlu, her yıl yaklaşık 1.3 milyon kadının doğum yaptığını, bunun 400 bininin istihdamda, yarısının da devlette olduğunun varsayılması halinde, özel sektörde her yıl yaklaşık 200 bin kadının anne olduğunu anlattı. Büyükanne yardımının uygulamasına yönelik 1 yıl mı, 2 yıl mı, 5 yıl mı olacağı konusunun değerlendirildiğini anlatan Müzezzinoğlu, öncelikle İstanbul ve Bursa'da pilot uygulama yapılacağını belirtti. Pilot uygulama öncesinde kriterlerin belirleneceğini dile getiren Müezzinoğlu, "Güzel bir örnek çıkmasını istiyoruz. Büyükanne çocukların duygu dünyasına farklı şeyler katıyor" dedi. Kendisine bakmakta zorlanan büyükanneler olabileceğini bu nedenle yaş kriteri konulabileceğini anlatan Müezzinoğlu, kriterlerin duygusal olarak kendilerini zorlayabileceğini söyledi. Doğum yapan annenin ilk 6 ay izin kullandığını dile getiren Müezzinoğlu, 1 yıl da uygulamanın sürmesi halinde çocuğun 1.5 yaşına gelmiş olacağını kaydetti. Anne için de geriye dönük sigortalılık şartı aranacağını vurgulayan Müezzinoğlu, "Kriterleri belirledikten sonra şubat sonuna kadar talepleri toplayıp mart ayında da başlayabiliriz. Pilot uygulama başladıktan 6 ay sonra bir değerlendirme yapacağız. Veriler yeterli gelirse beklemeyebiliriz de. Kriterlere ilave edelim, çıkaralım diyerek uygulamayı yaygınlaştırabiliriz" dedi. Çalışmada 4-5 başlık olacağını anlatan Müezzinoğlu, terfi, kendini geliştirme, ölçek sistematiği ve güvencenin ana maddeler olacağını belirterek, "Güvence özü itibariyle ana madde. (Benim canım isterse seni atarım) bu da verimliliği düşürür. Yüzde yüz güvence değil ama asgari ölçüde işini yaptığı ve geliştirdiği sürece bir tereddütü olmayacağı güvenli bir ortam olmalı. Taslağı 2017 yılında kamuoyuna açacağız. Ana iskeleti iyi oturttuğunuzda bu bence Türkiye'nin geleceğinde hayati bir konu" dedi. Müezzinoğlu, bütün bakanlıkların sistematiğinin yeni sisteme göre tanımlanacağını da bildirdi.
Hürriyet

'2017 Çok Daha İyi Bir Yıl Olacak'
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2017 büyüme rakamını yüzde 3.1, enflasyonun ise yüzde 9 olarak beklediklerini belirterek, "İhracat açısından 2017'nin, 2016'dan daha iyi olacağını öngörüyoruz. Orta Vadeli Program Hedefini aşarak 155 milyar dolar ihracat rakamına ulaşılacak. Dünya için tek risk Trump'ın ne yapacağını kimsenin kestiremiyor olması" diye konuştu. TİM Başkanı Büyükekşi, İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında TİM'in 2016 değerlendirmesi ve 2017 beklentilerini anlattı. Büyükekşi, dolar kurunun makul seviyesini 3.50 olarak düşündüklerini belirterek, "İhracatçılar açısından en önemlisi istikrarlı kur. Sürekli iniş ve çıkışlar ihracatçı yararına değil" dedi. Dolar kurunun geçtiğimiz hafta 3.94 olmasına 'Çok güzel oldu' demediklerini söyleyen Büyükekşi, "Euro ve doların bu kadar yükselmesi Türkiye ekonomisinin hayrına değil. Yatırımı ve borcu olanlar var. Merkez Bankası'nın attığı adımları destekliyoruz. Bizim açımızdan makro dengeler önemli." İhracatçıların bu dönemde yaptıkları faaliyetten, yani faaliyet karını hedeflemesi gerektiğini anlatan Büyükekşi, "Spekülatif karla ilgilenmesinler, hedge enstrümanlarını kullansınlar" diye konuştu. Büyükekşi, 2017'yi ihracatta 'Atılım Yılı' ilan ettiklerini ve bunun petrol ile emtia fiyatlarında toparlanma, başta Rusya ve Irak olmak üzere çevre ülkelerle sorunların düzelmesi, petrol ihracatçısı ülkelerin ekonomilerinin toparlanması sayesinde olacağını hatırlattı. Büyükyükekşi, Rusya'ya ihracatın bu yıl 2016'ya göre 1.5 milyar dolar artarak yaklaşık 3.5 milyar dolar olacağı beklentisini aktardı. Hükümetin ihracatçılara verdiği destekleri artırmasının da atılım yılının en büyük motivasyonu olacağını belirten Büyükekşi, "Özellikle proje bazlı süper teşvik modeli dünyanın hiçbir yerinde yok" dedi. Türkiye'de Anayasa referandumu olacağını ifade eden Büyükekşi, "Referandumla ilgili yapılacak çalışmalar olacak. Sayın Başbakanın 2019'dan önce seçim olmayacağını söylemesi pozitif bir gelişme" diye konuştu. 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat hedefine de değinen Büyükekşi, şöyle konuştu: "Bazıları 'hedefi revize edin' diyor. 500 milyar dolar rakamını dünya ticaretinden yüzde 1.5 pay alacağımızı hedefleyerek belirledik. Hedefe emin adımlarla ilerliyoruz." Türkiye'nin 2016'da ihracat kaybının emtia ve petrol fiyatlarında düşüş, jeopolitik riskler ve parite nedeniyle toplam 9.1 milyar dolar olduğunu söyleyen Büyükekşi, miktar bazında ise yüzde 4.1 yükseliş olduğunu söyledi.
Milliyet

Katar'dan Türk İşadamlarına '140 Milyar $'Lık Yatırım Daveti'
Katar'dan Türk işadamlarına yatırım daveti geldi. 2022 Dünya Kupası için 140 milyar dolarlık yatırım yapacak olan Katar'da, Türk firmalarına her türlü yatırım ve işbirliği kolaylığı sağlanacak. Katar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şeyh Khalifa bin Jassim Al Thani, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile birlikte Doha'da ortak basın toplantısı düzenledi. Thani, "Türk şirketlerine öncelik veriyoruz. Katar'da çalışan Türk şirketleri çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı. Gerek kamu, gerek özel sektörde çalışan Türk şirketlerinin tamamı başarılıydı. Bir Türk şirketine yakın zamanda yine büyük bir proje verilecek. Türk şirketlerine büyük bir pay verilecek" dedi. Thani, "140 milyar dolar içerisinde Tekfen şirketi Kuzey Otoyolunu başarılı bir şekilde tamamladı. Tekfen'e yeni denizyolu projesini verdik, maliyeti 7 milyar dolar. Diğer büyük projeler de başka Türk şirketlerinde. Gıda alanında çalışmalar sürüyor. Yakında bir Türk lokantası açılacak" diye konuştu. Thani, "Serbest ticaret anlaşması kısa bir sürede imzalanırsa başta Katar olmak üzere körfez ülkeleri arasında ticaret hacmi daha da artacak. İşbirliği gerçekleşirse Körfez ülkeleri ve Türkiye arasında o alana da katkı yapmış olacağız" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Katar Başbakanı ile görüşmesiyle ilgili olarak, "Katar Emiri'nin birinci talimatı Türk işadamlarına öncelik verilmesi. 'Hükümet olarak biz de üzerimize düşeni yapıyoruz' dediler. Büyük otoyol projesinden sonra yeni büyük bir projeyi de Türk şirketlerine verecekler. Projeyi Katar Başbakanı açıklayacak" dedi. Hisarcıklıoğlu, dış politika dahil her konuda tek bir devlet gibi hareket edildiğini ifade ederek, "Türkiye dünyadaki ilk askeri üssünü Katar'a inşa ediyor. Katar bizim en zor günümüzde yanımızda oldu. 15 Temmuz darbe girişiminde ilk arayan Katar Emiri oldu. FETÖ ile ilgili kimseyi ülkelerinde barındırmıyorlar. Darbe girişimi sonrasında yurtdışında Türkiye ekonomisi ile ilgili epey bir olumsuz algı ortaya çıktı. Katar bu süreçte Türkiye ekonomisine güveni göstermek için arka arkaya yatırım yaptı" dedi. Hisarcıklıoğlu, "Katar ile 3 aşamalı işbirliği planı var. Birincisi ticareti artırmak ve firmalarımızı partner yapmak. İkincisi Katarlı şirketlerle ülkemizde daha fazla ortaklık yapmak. Üçüncüsü Katar'ın 2030 ekonomik dönüşüm programı kapsamında sanayi tesislerine yatırım yapmak istiyoruz" diye konuştu.
Milliyet

Kara Liste Siliniyor
İşletmeler, yatırımcılar ve ihracatçılara vergisel teşvikler getiren, memurların emekli ikramiyesine yönelik düzenleme yapan, borç yapılandırmasında süreyi kaçıranlara yeni imkanlar sağlayan Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Meclis'ten geçen torba yasa merakla beklenen 'sicil affı'nı da getirdi. Tasarıya göre 6 ay içinde bankaya borcunu yapılandıran ya da ödeyenlerin Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi'ne bildirilmiş geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtlar dikkate alınmayabilecek. Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların bu kapsamda mevcut kredileri yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırılması, bu kuruluşlara hukuki ve cezai sorumluluk doğurmayacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal da 'torba yasa' ile 79 milyon vatandaşı ilgilendiren çok önemli düzenlemelerin hayata geçeceğini söyledi. Yasa ile getirilen 'sicil affı' sayesinde vatandaşlara sicillerinde 'beyaz bir sayfa' açma hakkı tanıdıklarını dile getiren Ağbal, şunları kaydetti: "Yaptığımız düzenleme ile karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarını zamanında ödeyemeyenlerin, yükümlülüklerini yerine getirmeleri halinde, geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtlar, kredi ve finansal kurumlarca dikkate alınmayabilecek. Yani bankalarımız, geçmiş sicil kayıtlarında yer alan birtakım olumsuz kayıtları dikkate almadan, doğrudan doğruya müşteriye kredi kullandırabilecek, bankacılık işlemleri yapabilecek. Ancak burada bir koşulumuz var. Bu durumda olan vatandaşımız veya esnafımız geçmişten kalan borçlarını yeniden yapılandıracak ya da 6 ay içerisinde bunları ödeyecek."
Star

1915 Çanakkale Köprüsü'ne 24 Talip..
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 1915 Çanakkale Köprüsü için 4'ü Japon, 3'ü Çinli, 2'si Koreli, 1'i İtalyan olmak üzere 24 firmanın ihale dosyası satın aldığını söyledi. Arslan, Japonya Kara, Altyapı, Ulaştırma ve Turizm Bakanı Keiichi Ishii ve beraberindeki heyetle biraraya geldi. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Marmaray, Osman Gazi Köprüsü projelerinin Türk-Japon yüklenicilerin birlikte yaptığı başarılı projeler olduğunu belirten Arslan, 2 bin 23 metre ayak açıklığıyla dünyanın en büyük projesi olacak 1915 Çanakkale Köprüsü'ne Japon yüklenicilerin ilgisinin de kendilerini memnun ettiğini söyledi. Arslan, şöyle konuştu: "İhale için 4'ü Japon, 3'ü Çinli, 2'si Koreli, 1'i İtalyan olmak üzere 10'u yabancı 24 firma ihale dosyası satın aldı. Hem ülkemizin hem de yurt dışında bu konudaki güçlü firmaların projeye ilgileri bizleri memnun ediyor. 26 Ocak'ta tekliflerini alacağız. Projenin müşavirlik ihale sürecini de başlattık. 27 Mart'ta onun da tekliflerini alacağız." Arslan, Japon heyetle hızlı tren yapımı, uzay teknolojileri, havacılık, gemi inşa alanında da iş birliğini gözden geçireceklerini bildirdi. Konuk Bakan Ishii de Çanakkale Köprüsü'nün 2 ülkenin dostluğunu sembolize etmesi açısından anıtsal bir proje olduğunu kaydetti.
Vatan

Fed Yöneticisi Hızlı Faiz Artışı Sinyali Verdi
ABD Merkez Bankası (Fed) Yönetim Kurulu Üyesi Lael Brainard, bankanın faiz oranını beklenenden hızlı artırma ihtimali olduğunu belirterek, "Eğer mali politikadaki değişiklik iş gücü piyasasındaki gevşekliğin daha hızlı kaybolmasını sağlarsa, diğer tüm faktörler sabit tutulduğunda para politikasındaki ayarlamalar muhtemelen daha hızlı olabilir" dedi. Fed'in en 'güvercin' yetkililerinden biri olarak kabul edilen Brainard'ın konuşmasında, daha hızlı faiz artışlarının muhtemel olduğuna yönelik ifadeleri dikkati çekti. ABD Merkez Bankası (Fed) New York Şube Başkanı William Dudley de Fed'in büyümeyi sonlandıracak şekilde hareket etme ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. Dudley, ekonomik büyümenin gelecek yıllarda devam etmesi hakkında iyimser olduğunu bildirerek, son zamanlarda Amerikan dolarındaki güçlenmenin ithalat fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturarak ABD'li üreticilerin fiyatları yükseltmesini sınırlayacağını ifade etti.
Vatan

DÜNYA

El Bab'da Koordinat Savaşı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 9 Aralık'ta başlattığı El Bab operasyonunda, iki ay sonra ilk kez ABD öncülüğündeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyonun bileşeni olan İngiltere'ye ait savaş uçakları TSK'nın verdiği koordinatları bombaladı. Bombardıman, TSK ile Koalisyon arasındaki "Koordinat atışmasının" ardından geldi. Tartışmanın fitilini, Koalisyon Sözcüsü ABD'li Albay John Dorrian'ın, 'koalisyon güçlerinin El Bab civarında DEAŞ unsurlarını vurduğuna yönelik açıklaması' ateşledi. Türk askeri kaynaklarıysa ABD'ye ait silahlı insansız hava araçlarının (İHA) El Bab bölgesinde keşif uçuşu sırasında 4 ayrı küçük hedefi vurduğunu doğruladı ancak bunların TSK'nın koordinatlarını verdiği hedefler olmadığını belirtti. Akşam saatlerinde, Rusya Genelkurmay Operasyon Dairesi Başkanı Korgeneral Sergey Rudskoy, Rusya Hava Kuvvetleri'nin 10, Türk Hava Kuvvetleri'nin ise dördü F-16, dördü F-4 olmak üzere 8 uçakla 'Suriye yönetiminin bilgisi dâhilinde' ortak bir operasyonla DEAŞ'ı vurduğunu duyurdu. El Bab'a dün yapılan hava saldırılarının düzenlenişi ve niteliği konusunda karışıklık yaşanınca, TSK akşam saat 18.06'da üç paragraflık resmi bir açıklama yaptı. Açıklamanın ilk paragrafında ABD'ye ait silahlı İHA'ların sırasıyla saat 07.00, 07.14, 11.35 ve 16.20'de El Bab bölgesinde keşifler esnasında DEAŞ'a ait hedefleri vurduğu belirtildi. İkinci paragrafta ise saat 15.30'da koalisyon güçleri içinde yer alan İngiltere'ye ait Tornado savaş uçaklarının "Yapılan hedef koordinasyonu neticesinde" El Bab yakınlarındaki Bzagah'ta DEAŞ hedeflerini vurduğu bildirildi. Bu paragrafta, "Uzun bir süreden sonra koalisyon savaş uçakları ilk kez hava taarruzu düzenlemiştir" vurgusu dikkat çekti. Koalisyon güçleri en son geçen yıl 20 Kasım'da TSK'nın koordinatlarını verdiği hedefleri vurmuştu. Askeri kulislerde, "Albay Dorrian'ın yaptığı ilk açıklamaya Ankara'nın katılmayarak, koalisyon gücünü TSK'nın verdiği hedefleri vurmaya zorladığı ve dün saat 15.30'da İngiliz uçaklarının harekât yapmasıyla bunun başarıldığı değerlendirmesi" yapıldı. Üçüncü paragraf ise Rusya'nın harekâtıyla ilgili oldu. Rusya'nın 'ortak operasyon' iddiasının doğrulanmadığı açıklamada, Rusya'ya ait savaş uçaklarının iki ülke arasında geçen hafta imzalanan mutabakatın içerdiği koordinasyon çerçevesinde El Bab'ın güneyinde DEAŞ hedeflerini vurduğu belirtildi.
Hürriyet

Gambiya Lideri Koltuğu Bırakmıyor
Gambiya'da 23 yıl önce darbeyle iktidara gelen Devlet Başkanı Yahya Jammeh'in (51) geçen ayki seçimi kaybetmesine rağmen görevinden ayrılmaması Batı Afrika'yı yeni bir savaşın eşiğine getirdi. Jammeh'e gece yarısına kadar süre tanıyan Senegal, sınıra asker sevk etti. Senegal'e destek için bu ülkeye savaş uçaklarını yollayan Nijerya, bir savaş gemisini de bölgeye yolladı. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu ise Jammeh'i görevi devretmemesi halinde askeri güç kullanmakla tehdit etti. Ülkede 1 Aralık'ta yapılan seçimlerde Devlet Başkanı Jammeh, Birleşik Demokratik Partisi (UDP) Başkanı, emlak komisyoncusu Adama Barrow karşısında yenilgiye uğramıştı. Bugün görevi Jammeh'e devretmesi gereken Devlet Başkanı Yahya Jammeh, önceki gün devlet televizyonundan yaptığı açıklamada, "Gambiya İslam Cumhuriyeti'nde OHAL ilan ediyorum" açıklaması yaptı. Jammeh, Yüksek Mahkeme'nin seçimle ilgili yaptıkları itirazı değerlendirene kadar üç aylık OHAL'in anayasal bir krizi ve iktidar boşluğunu önleyeceğini savundu. Gambiya meclisi dün Jammeh'in görev süresini üç ay uzatılmasını kabul ederken kabinedeki beş bakan ise istifa etti. Can güvenliği tehdidi nedeniyle cumartesi günü komşu Senegal'e kaçan seçilmiş devlet başkanı Barrow eğer ülkesine gidemezse teknik olarak Gambiya toprağı sayılan Senegal'deki Gambiya Büyükelçiliği'nde yemin edebilir. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby ise önceki gün yaptığı açıklamada, Jammeh'e görevi barışçıl şekilde devretmesi çağrısı yaparak aksi durumda ülkedeki kaosun artacağı uyarısında bulundu. Binlerce Turist de sahilleriyle ünlü ülkeden ayrılmaya başladı. 1965'te bağımsızlığa kavuşan Gambiya, Atlas Okyanusu kıyısı hariç, tamamen Senegal ile çevrili bir konumda.
Hürriyet

Musul'un Yarısı Daeş'ten Kurtuldu
Geçtimiz yıl Ekim ayında koalisyon güçlerinin desteğiyle Irak'ın en büyük ikinci kenti olan Musul'u DAEŞ'ten kurtarmak için operasyon başlatan Irak ordusu, kentin doğusunu tamamen ele geçirdiğini duyurdu. Irak Terörle Mücadele Gücü Lideri Talip Şigati, yazılı açıklamasında, Musul'un doğusunun (Dicle Nehri'nin doğusu) tamamının DAEŞ'tan geri alındığını belirtti. Ordu birlikleri ile kentin kuzeydoğusundaki semtlerde sıkışıp kalan DAEŞ militanlarıyla çatışmaların ise sürdüğü bildiriliyor. Şigati, operasyonlar sırasında insan haklarını göz önünde bulundurduklarını ifade ederek, Musul'un batısını DAEŞ'ten kurtarma operasyonu planlarını da çizdiklerini aktardı. Başbakan Haydar el Abadi de, DAEŞ kontrolündeki Musul'un batısı için harekât hazırlığı içerisinde olduklarını söylemişti. Irak ordusu, üçüncü ayını dolduran operasyonda kentin doğusunun terör örgütünden tamamen temizlendiğini açıklarken, Dicle Nehri'nin doğusunun kontrol edilmesi, harekâtın başından bu yana en önemli adım özelliğini taşıyor. ABD öncülüğündeki DAEŞ karşıtı uluslararası koalisyonun Bağdat'taki sözcüsü Albay John Dorrian, uluslararası koalisyonun hava saldırılarının, DAEŞ'in finansal kaynaklarını da hedef aldığını belirtirken "Petrol satışıyla para kazanma imkânlarını da yok ettik. Her ay milyonlarca dolar kayba uğramalarını sağladık" diye konuştu. 17 Ekim'de başlatılan büyük Musul operasyonuna, 100 binden fazla silahlı unsur katılıyor. Cephede savaşanlar arasında ordu birliklerinin yanı sıra Peşmergeler, Şii milisler Haşdi Şabi ve Sünni aşiret güçleri yer alıyor. Yaklaşık 6 bin militanıyla kent merkezinde direnen terör örgütü, sokak savaşlarında özellikle bomba yüklü araçlar ve keskin nişancıları kullanıyor. Operasyonda kısa sürede kentin doğusundaki mahallelere ulaşıldı ancak sokak çatışmaları çok yavaş ilerliyor. Üç aylık süreçte insani durum ise tam bir trajediye dönüştü. 100 binden fazla sivil evlerini terk etmek zorunda kaldı, yüzbinlerce sivil ise halihazırda DAEŞ'in elinde rehin durumda. Musul operasyonu geçen yıl Ekim'de başlatılmış, 29 Aralık'ta operasyonun ikinci aşamasıyla taarruza geçilmişti.
Milliyet

Obama'dan Son Dakika Affff I!
Koltuğunu bu hafta Donald Trump'a devredecek olan ABD Başkanı Barack Obama, görev süresinin sonunda aldığı yeni af kararlarıyla dikkat çekti. Obama, 2013'te casusluk ve diğer suçlardan 35 yıla mahkûm edilen Chelsea Manning için af yetkisini kullandı. 29 yaşındaki Manning, 2045 yılı yerine 17 Mayıs'ta tahliye edilecek. ABD ordusuna mensup Manning'in 2010'da ABD'ye ait gizli belgeleri Wikileaks'e sızdırması, ülke tarihinin en büyük sızıntılarından biri olmuştu. Beyaz Saray, Obama'nın farklı suçlardan ceza alan toplam 273 mahkûm için "özel af" yetkisini kullandığını açıkladı. Koltuğu devretmeden önce 64 mahkûmu affeden, 209 mahkûmun ise cezasını hafifleten Obama'nın listesinde, Wikileaks belgelerini sızdıran Manning de bulunuyor. Hapse girmeden önce "Bradley" olan adını hapisteki cinsiyet değişikliğinden sonra "Chelsea" olarak değiştiren Manning, Kansas'ta tutulduğu erkek hapishanesinde iki kez intihara kalkışmış, bir kez de açlık grevine girmişti. Manning'in sızdırdığı 700 binden fazla gizli belge içinde ABD helikopterlerinin Iraklı sivilleri öldürdüğü görüntüler de vardı. Dava ABD kamuoyunu ikiye bölmüş, halkın bir kısmı Manning'i vatan haini olarak görürken diğer kısmı ordunun yanlışlarını ifşa ettiğini söyleyerek serbest kalmasını talep etmişti. Böylece Obama, görevi süresince en fazla mahkûmu affeden ABD Başkanı olarak kayıtlara geçti. Sızdırılan belgeleri yayınlayan Wikileaks'in kurucusu Julian Assange, daha önce Manning'in affedilmesi durumunda, İngiltere'deki Ekvador Büyükelçiliği'nden çıkarak yargılanmayı kabul edeceğini söylemişti. Manning'i affedilmesinin ardından gözler teslim olup olmayacağı merak edilen Assange'a çevrildi. Assange'ın avukatı, "Assange, söylediği her şeyin arkasında duruyor" dedi.
Milliyet

Yemen'de Bebekli Protesto
Yemen'de isyancı Husilerin saflarında savaşan kadınlar, Suudi Arabistan'ın isyancıları hedef alan operasyonlarını protesto etti. Başkent Sana sokaklarında silahları ve çocuklarıyla birlikte yürüyen çok sayıda kadın, Riyad yönetiminin liderliğinde kurulan uluslararası koalisyon ve onların Husilere yönelik saldırılarını protesto etti. Ülkede yaşanan çatışmalarda ve 2015'ten bu yana süren koalisyon operasyonlarında çoğunluğunu sivillerin oluşturduğu 10 bini aşkın kişi hayatını kaybetti.
Vatan

'Özür Dilerse Davamı Çekerim'
Seçilmiş Başkan Trump'ın geçtiğimiz yıllarda yapımcılığını ve jüri üyeliğini üstlendiği yarışma programının eski katılımcılarından Summer Zervos, müstakbel Başkan'ın hakaretlerine uğradığı iddiasıyla yargıya başvurdu. Zervos, geçtiğimiz aylarda, 2007 yılında 'Çırak' (Apprentice) adlı yarışma programına katıldığı dönemde Trump'ın kendisini izni olmadan öptüğünü öne sürmüştü. Trump, seçimlere az bir süre kala ortaya atılan taciz suçlamalarına tepki göstermiş ve aralarında Zervos'un da bulunduğu şikayetçi kadınlara dava açacağını söylemişti. Zervos önceki gün düzenlediği basın toplantısında, 'yalancı ve kadın düşmanı 2 olarak nitelendirdiği Trump'ın kendisinin 'itibarını lekelediği ve iftira attığını' öne sürdü. Zervos, Trump'ın kendisi hakkındaki 'yanlış ve iftira' niteliğindeki ifadelerini geri çekmesi ve özür dilemesi durumunda davasından vazgeçeceğini belirtti. Avukatı Gloria Allred ise Zervos'un yalan testinden geçtikten sonra dava açma kararı aldığını ifade etti.
Vatan

POLİTİKA

'İtirafçı' Aldatmaca
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, FETÖ soruşturmalarındaki itirafçılara ilişkin "Bunlar gayet iyi aldatmacayı oynuyorlar. En tehlikeli olan bu. Şimdi itirafçı olarak söyledikleriyle Başbakan olduğum zaman bana söylediklerine baktığım zaman tamamen aykırı ifadeler, bu oyuna asla gelmemek gerekiyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Yargıda Birlik Derneği üyelerine seslenen Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Nice tuzakları boşa çıkardık, nice engelleri aştık, nice mücadelelerden galip çıktık. Ancak geriye dönüp baktığımızda ülkemize, milletimize ve şahsıma kurulan bazı tuzakları, oynanan bazı oyunları fark etmekte zaman zaman geç kaldığımızı görüyorum. Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, milli iradeye saygıyı hiçe sayan kimi çevrelerin Başbakanlığımın ilk dönemlerinde sergiledikleri nobranlıkları unutmam hiç mümkün değildir. 367 garabetinden, kapatma davasına kadar öyle olmadık yöntemlerle karşımıza çıkıldı ki inanın bana hukuk adına biz utandık. Biz hayatımızın hiçbir döneminde insanları peşin hükümle kategorize etmedik, buna göre davranmadık. Hiç kimseye ve hiçbir gruba, ne yargıyı ne de başka bir kurumu peşinen asla teslim etmiş değiliz. Türkiye'nin darbecilerle, cuntacılarla, vesayet odaklarıyla mücadelesi adına yargıya verdiğimiz desteği bu örgüt kendi militanlarına yol açmak için kullanmıştır. Bu durum sadece kadroların istilasına yol açmadı aynı zamanda darbecilerle, cuntacılarla, vesayet odaklarıyla yaptığımız mücadeleye de çok büyük zararlar vermiştir. O dönemde açılan davaların neredeyse tamamı, işte bu özensizlikler ve kasıtlı saptırmalar sebebiyle neticesiz kalmıştır. 17 - 25 Aralık operasyonunu birileri ısrarla şahsi meselem olarak göstermeye çalıştı, hâlâ da çalışıyor. Hani eskiler 'takke düştü kel göründü' derler ya 17 - 25 Aralık da işte tam da böyle olmuştur. Hâlâ o Pensilvanya'daki o zat utanmadan sıkılmadan ne diyor biliyor musunuz? 'Bütün bunlar bir senaryodur' diyor. Biz neyin senaryo olduğunu görüyoruz evelallah, gelecek yakındır ve gelecek bunu çok daha açık ve net ortaya koyacaktır. Size Batı'da çok değişik yerlerde Yargıda Birlik Derneği olarak birileri ön açmayabilir, belki görüşmeyebilir, pas vermeyebilir. Umursamayın; kusura bakmayın, ağır olacak ama atalarımızın ifadesini kullanmam lazım; İt ürür kervan yürür. Biz yolumuza böyle gideceğiz. 17-25 Aralık darbe girişiminin hemen ardından HSYK'yı tamamen ele geçirerek yargıyı kontrolü altına almak isteyen örgüte karşı çoğulcu ve geniş tabanlı bir hareketin temsilcisi olarak Yargıda Birlik Derneği kurulmuştur. İyi ki de kurdunuz, aksi takdirde meydan bunlara kalıyordu. Şu anda içeride olanlardan çok iyi tanıdıklarım var. İtirafçı namıyla ortaya çıkıyorlar. Fakat bunlar doğru konuşmuyor bakın bunu açık söylüyorum. İtirafçı diyerek ortaya çıkarken bunlar gayet iyi aldatmacayı oynuyorlar. En tehlikeli olan da bu. Bunların bir kısmıyla benim zamanında başa baş görüşmelerim olmuştur Başbakanlığım zamanında. Şimdi itirafçı olarak söyledikleriyle Başbakan olduğum zaman bana söylediklerine baktığım zaman tamamen aykırı ifadeler, bu oyuna asla gelmemek gerekiyor. Hiç kimseden çekinmemize gerek yok. Aslında 15 Temmuz sonrasında yargı ve emniyet başta olmak üzere tüm bürokraside gördüğümüz gerçek şudur. FETÖ'cülerin tasfiyesi işleri zorlaştırmak bir yana, kolaylaştırmış, hızlandırmış, rayına oturtmuştur. Hatta yılbaşında İstanbul'da yaşanan terör saldırısının failinin yakalanmasında olduğu gibi gerçekten çok zor ve takdir edilmeyi hak eden işlerin üstesinden başarıyla gelindiğini görüyoruz. 17 günde bunları yakalamış olmalarını Türk polisinin ne denli ufku, güçlü olduğunu göstermesi bakımından çok önemsiyorum. Bugün bizim emniyet teşkilatımızın, Silahlı kuvvetlerimizin içinde bunlar var mı, var. Bunlar terör örgütlerinin işini ciddi manada kolaylaştırıyor. Ama her geçen gün eriyorlar, daha da eriyecekler veya terk edecekler. Önümüzdeki dönemde de HSYK'nın çoğulcu ve geniş tabana oturan yapısı mutlaka korunacaktır. Yargının FETÖ veya başka bir örgüt tarafından rehin alınmasına asla izin veremeyiz."
Hürriyet
'İlk 4'le Uyardı 'Akp Pot Kırmadı'
TBMM Genel Kurulu'nda dün anayasa değişiklik teklifinin ikinci tur oylamasından önce CHP'de yoğun saatler yaşandı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dün ilk olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile TBMM'deki makamında bir araya geldi. İki liderin baş başa görüşmesi yaklaşık 45 dakika sürdü. Görüşmenin ardından Kılıçdaroğlu, MHP'nin, Türk demokrasi tarihinin çok önemli bir partisi olduğunu ifade ederek, "Bugünlerde benim şahsen görüşmeye ihtiyacım vardı. Sayın Başkan'ı ziyaret ettim, lütfedip kabul ettiler" dedi. Kılıçdaroğlu, Bahçeli ile anayasa değişikliğiyle ilgili kaygılarını paylaştığını vurguladı. Bahçeli ise "Sayın Genel Başkan gereğini söylediler" diyerek açıklama yapmadı. Görüşmede Bahçeli'nin, daha önce grup toplantısında yaptığı bir konuşmada, "CHP naz etmemeli, kapris yapmamalı, geri durmamalıdır" sözlerini anımsatarak, "Anamuhalefet çağrımıza uysaydı sürece dahil olsaydı bambaşka bir paket ortaya çıkabilirdi. Sürecin başından beri katkı verebilirdiniz, sizin de bu sürecin içinde olmanızı isterdik" dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu ise AK Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın'ın Anayasa'nın ilk 4 maddesini işaret ederek "Anayasada değiştirilemez madde olmasını kabul etmek mümkün değil" sözlerini anımsattı. Kılıçdaroğlu, "Burada AKP pot kırmadı. Bu, yazılı bir metinden okundu. Aynı kişi, bunu ikinci kez TBMM kürsüsünden tekrar etti, savundu. Bu AKP'nin açık fikridir. Bunun bir gaf olduğuna inanmıyorum" dedi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, bu görüşmenin ardından MYK toplantısında anayasa değişikiliği ile ilgili uyarılarını sürdürerek, özetle şunları söyledi: "OHAL koşullarında bir seçim Türkiye'yi çok daha zor duruma sokacak. Anayasa değişikliğinin geçmesi halinde de Cumhurbakanlığı kararnamesiyle insanların mülkiyet hakları bile ellerinden alınabilir. Yabancı yatırımcı gelmez. 600 milletvekiline nerede ihtiyaç var? Bu Meclis'e verilen bir rüşvettir. Terör her gün can alıyor. İçim acıyor, Türkiye'nin içine girdiği atmosferi düşündükçe geceleri uyku uyuyamıyorum. Türkiye ayaklarımızın altından kayıyor, buna dur dememiz lazım."
Hürriyet

Diktatörlüğe Gider
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün başlayan anayasa değişikliği teklifinin ikinci tur görüşmelerinde milletvekillerine "İkinci turda sakin olacağız, kürsüdeki sözcülerimiz vicdanlara seslenen konuşmalar yapacaklar" talimatını verdi. Kılıçdaroğlu, dün TBMM'de topladığı ve yaklaşık 2 saat süren MYK toplantısında, ikinci tur görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milliyet'in aldığı bilgilere göre Kılıçdaroğlu, "İkinci turda sakin olacağız, kürsüdeki sözcülerimiz, milletvekillerinin vicdanlarına seslenen konuşmalar yapacaklar. İçtüzük'ten doğan haklarımızı kullanacağız ancak gerginlik çıkması doğru değil" dedi. Kılıçdaroğlu'nun açık oy kullanılması durumunda bunu kabul etmeyeceklerini ve bir şekilde önlemek için çalışmalarını sürdürdüklerini anlattığı ifade edildi. Alınan bilgilere göre parti grubu, bazı maddelerde, "pasif direniş" olarak adlandırılabilecek çeşitli eylemler yapma konusunda da görüş alışverişinde bulundu. Kılıçdaroğlu'nun anayasa değişikliği teklifinin 550 milletvekilinin 600'e çıkarılmasına ilişkin maddesini, "Meclis'e verilen bir rüşvet. 'Tüm yetkilerinizi alıyoruz, ancak sayınızı artırıyoruz' mesajı veriyorlar. Milletvekilleri bunu reddetmeli" sözleriyle değerlendirdiği öğrenildi. Bir MYK üyesinin 50 milletvekilinin 5 yıllık maliyetinin 184,5 milyon TL olarak hesaplandığını ifade ettiği de belirtildi. Alınan bilgilere göre anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmesi tartışmalarına ilişkin olarak da Kılıçdaroğlu, "Kim bu maddeleri tartıştırıyorsa, ülkeye ihanet etmiş demektir. Rejim değişikliğinin gerçekleşmemesi için elimizden geleni yapmalıyız. Bu sözleri MHP'nin anlamıyor olması akıl alır gibi değil" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun, OHAL koşullarında seçimin Türkiye'yi zora sokacağını belirttiği, ekonomik verilerin giderek kötüye gittiğine değinerek, "Türkiye, rejim değişirse ağır bir ekonomik bedel ödeyecek, yabancı yatırımcı gelmeyecek" görüşünü paylaştığı belirtildi.
Milliyet

Başkanlık Benim Projem
Başbakan Binali Yıldırım, başkanlık sisteminin, kendi projesi olduğunu açıklayarak, "Üzerinde sessiz ve derinden çalıştım" dedi. Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın sorularını yanıtlayan Yıldırım, anayasa sürecine CHP'nin katkı vermesini çok istediğini belirterek, "Keşke bütünüyle karşı çıkmak yerine, madde madde değerlendirselerdi" görüşünü dile getirdi. Yıldırım, tek adamlık eleştirileriyle ilgili olarak da, "Kaygılar yersiz. Kimsenin rejimle derdi yok. Bu yeni sistemde biz en çok iki dönem alırız. Sonra CHP kazanabilir. Ona göre çalışsınlar ona göre aday bulsunlar" diye konuştu. Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin, "Bizim Cumhurbaşkanımızla aramız iyi. Ama yarın egosu güçlü iki isim olsa, bu iki başlılık sorun yaratır. Koca ülke yönetilemez hale, kımıldayamaz hale gelir. Biz şimdi iki başlılığı ortadan kaldırıyoruz. Başkanlık benim projem. Üzerinde çok uzun süre sessiz ve derinden çalıştım. Sonra MHP ile diyaloğu kurduk. Bunu başarmak istiyorum" dedi. Sistemin adının, "başkanlık" mı, "cumhurbaşkanlığı sistemi" mi olduğuna dair tartışmaların hatırlatılması üzerine Yıldırım, "Bu sistem başkanlıktır. Biz öteden beri başkanlığı savunuyoruz. Ama biz MHP ile anlaştık. Beraberce buna 'Partili Cumhurbaşkanlığı' diyoruz; ki bu da doğrudur. Adına takılmayın. Bu ülkeyi kurtaracak sistem. Devlet Bey, devleti düşünüyor. Ülkenin beka sorununu görüyor. Fiili durumun uzun sürmesini devlet için riskli buluyor. Devletin, cumhurbaşkanının sürekli tartışma konusu yapılmasını istemiyor. Referandumdan sonra bu tartışmaların biteceğini biliyor. Çok sorumlu bir devlet adamı" diye konuştu. Teklifi hazırlarken MHP'nin itirazlarının da gözetildiğini kaydeden Yıldırım, "Teklif karşılıklı 3-4 kez gitti geldi. Yargı ve cumhurbaşkanlığının yetkileri hususunda MHP'nin hassasiyetleri oldu. Onları gözettik. Sonuçta müzakere ile yol aldık" dedi.
Milliyet
'Chp'nin Yaklaşımı Falcı, Büyücü Gibi'
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop, "Falcılar, büyücüler vardır; onlara kim giderse herkese, 'büyü yapılmış' derler. CHP'nin de hangi konu gelirse gelsin, aynı itirazı klasik olarak ortaya koyan bir yaklaşımı var. Hangi anayasa değişikliği yapılmaya kalkılsa bunun rejim değişikliği olduğunu iddia ediyor" dedi. Ak Parti milletvekillerinin anayasa değişiklik teklifinin 1. turunda attıkları imzanın arkasında durduklarını söyleyen Şentop, MHP'li milletvekillerinin de oylarını önceden açıklayanlar hariç teklifi desteklediklerini belirtti. 'Bu tablo devam eder' "Anayasayı değiştirecek çoğunluk bu teklifin arkasında var, 1. tur bunu ortaya koydu" diyen Şentop, yapılan 19 oylamanın hepsinde de maddelerin 330'un üzerinde oy aldığını anımsattı. Şentop 3-4 gün sürmesini bekledikleri 2. turda da bu tablonun devam edeceğini düşündüğünü söyledi. HDP'nin de görüşmelerde CHP ile birlikte hareket ettiğini savunan Şentop, teklife karşı çıkanların, Türkiye'nin menfaatini ve yararını düşünen odaklar olmadığını iddia etti. Komisyon Başkanı Şentop, "Yabancı devletlerden tutun, uluslararası bazı şirketlere, terör örgütlerine varıncaya kadar hepsi bu teklifin karşısında duruyor. Bunlarla beraber aynı cephede ve aynı dili kullanarak muhalefet yapmanın sakıncalı olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet


SPOR

Avrupa CEV Kupası ikinci tur rövanş karşılaşmasında Fenerbahçe evinde konuk ettiği İsrail temsilcisi Hapoel Mate Asher Akko'yu 3-0 mağlup etti. Deplasmandaki ilk maçı da aynı sonuçla 3-0 kazanan sarı-lacivertli ekibimiz üçüncü tura yükselirken adını da son 16 takım arasına yazdırdı. Kupa Volley yorgunu Fenerbahçe, rakibi karşısında oyuna iyi başlamadı. Sarı-lacivertli takım özellikle defanstaki hataları nedeniyle ilk teknik molayı 8-6 geride tamamladı. Ardından Metin'in sayıları ile toparlanan temsilcimiz 15-15'te skoru eşitledi, ikinci teknik molaya da 16-15 önde girdi. Çekişmenin sürdüğü seti zor da olsa Fenerbahçe 25-23 kazandı ve durumu 1-0 yaptı. İlk seti almayı başaran Fenerbahçe ikinci sette daha rahattı. Etkili ataklarını sürdüren sarı-lacivertli ekip teknik molalara 8-5 ve 16-13 önde girdi. Hapoel takımının gayreti sonucu değiştirmeyince seti 25-20 alan Fenerbahçe skoru 2-0'a taşıdı. Üçüncü sette Fenerbahçe kadro değişimine gitti ve genç oyuncularını sahaya sürdü. Buna rağmen rahat oyununu devam ettiren temsilcimiz üçüncü seti de 25-20 önde tamamladı ve 3-0'lık galibiyetle salondan ayrıldı.
Milliyet

Galatasaray'da dün yapılacağı söylenen transfer zirvesi bugüne ertelenirken, toplantıdan sürpriz bir sonuç çıkacağı ifade edildi. Herkes sarı-kırmızılı takıma forvet mi yoksa defans oyuncusu mu alınacağını tartışırken, teknik heyet ile yönetimin orta saha transferi üzerinde uzlaşacakları ifade edildi. Hem yönetimin hem de Riekerink'in orta sahada bir eksiklik olduğunu düşündüğü ve bugün gerçekleşecek olan görüşmede muhtemel isimlerin masaya yatırılacağı dile getirildi. Ziraat Türkiye Kupası'ndaki Elazığspor maçında kaptan Selçuk İnan'ın formsuzluğu, Galatasaraylı idarecilerin gözünden kaçmadı. Sarı-kırmızılılar, "Selçuk ile bu sezon bitmez" diyerek endişelerini dile getirdi. Ayrıca Tolga Ciğerci'nin sakatlığı ve ne düzeyde sahalara döneceğinin bilinmediği, bunun yanı sıra Josue'nin bu bölgede yetersiz kalması sorunun daha da büyümesine yol açtı. Bu mevki için alternatif olan Hamit'in de ayrılığının ardından orta sahaya mutlaka bir takviye yapılması gerektiği görüşü ön plana çıktı. Bu yüzden bugünkü zirvede orta alana takviye için karar çıkacağı düşünülüyor. Bu durumda defans veya forvet transferi askıya alınacak.
Milliyet

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, NTV ve NTV Spor'da canlı yayınlanan "Futbol Aktüel" programında katılarak çarpıcı açıklamalarda bulundu. Programa katılan Doğuş Medya Spor Grup Başkanı Fuat Akdağ, Milliyet Gazetesi Spor Müdürü Tayfun Bayındır, Hürriyet Gazetesi Spor Müdürü Mehmet Arslan, Habertürk Gazetesi Spor Müdürü Halil Özer ve Sabah Gazetesi Spor Müdürü Murat Özbostan'ın sorularını yanıtlayan Demirören, maaşını TL'ye çeviren Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'e teşekkür etti, ay-yıldızılı ekibin futbolcularına da mesaj gönderdi. Başkan Demirören, "Öncelikle Fatih Terim'e teşekkür ediyorum. Maaşında kurunu sabitledik. Fatih Hoca kalitesinde bir hocanın aldığı rakamı hak ettiğine inanıyorum. Tazminat konusu; biz işvereniz. İşveren gönderirse tazminat öder ama çalışan ile işverenin tazminatı arasında fark olur" dedi. Çok tartışılan prim sisteminin kendisine göre kaldırılması gerektiğini belirten Yıldırım Demirören, "Milli takımda bence prim olmamalı. Zaten bunlar konuşulmuyor artık. Ama bizde sistem böyle. Futbolcu kardeşlerimin de bu fikirde olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı. Arda - Terim krizinin çözülmesi ile ilgili değerlendirme yapan Başkan Demirören, "Biz milli takım primini Kasım ayında açıkladık, kriz çıktığında Eylül ayıydı. Kim ne kadar prim alacağını biliyordu. Müdahale etmemiz gerekiyor muydu? Bir yere kadar Öncelikle hoca ile oyuncu arasında çözülmesi gereken bir problem. Biz de bu krizin bir şekilde çözüleceğini biliyorduk. Emre (Belözoğlu) kardeşimiz konuya son dakika girdi. Emre belki 1 saat bu işi hızlandırdı. Çok da iyi niyetli bir hareketti. Ama demek istediğim şu; 6 ya da 7 oyuncumuzun cezası vardı. Benim 1 oyuncu ile ilgili hoca ile konuşmam doğru olmazdı. Bu problem tamamen geride bırakıldı" diye konuştu.
Milliyet

Fenerbahçe'nin Mehmet Ekici için Trabzonspor'un istediği 2 milyon euro bonservis bedelini ödemeyi kabul etmesi tartışma yarattı. Aatıf'ın takasta gitmeyi kabul etmemesinden sonra bonservis bedeli ile bu transferi bitirmeyi amaçlayan sarı-lacivertli yönetim, geçtiğimiz günlerde bordo-mavili kulüp ile resmi temasa geçmiş ve talep edilen rakamı vereceğini iletmişti. Sezon sonu sözleşmesi bitecek olan ve Fenerbahçe'ye bedelsiz gelmesi konusunda anlaşma sağlanan milli futbolcunun devre arasında takıma katılmasını isteyen yönetim bu yüzden belirli bir bonservis bedeli ödemeyi uygun görmüştü. Kamuoyunda futbolcunun sezon sonu serbest kalması sebebiyle önerilen bu miktar fazla bulundu hatta ciddi şekilde eleştirildi. Ancak sarı-lacivertli yönetimin 2 milyon euroyu ödemeye hazır olmasında önemli detaylar söz konusu Fenerbahçeli yöneticiler de bu miktarın biraz fazla olduğu görüşünde birleşse de bu transferin etik kurallar çerçevesinde yapıldığı bu sayede vurgulanmak isteniyor. Ekici transferinde üçüncü şahıs ve kulüplerin devreye girdiğini vurguluyor. Milli futbolcu ile kulübün izniyle görüşen ve anlaşan sarı-lacivertliler bu durumu ve Mehmet Ekici'nin Fenerbahçe ısrarını kullanarak Trabzonspor'u sıkıştırmak yerine, transferi karşılıklı anlaşmayla bitirmeyi amaçlıyor. Sarı-lacivertli yetkililer, yüksek bonservis miktarının aşağıya çekmeye çalışmamalarını öncelikle bu nedene dayandırıyor. Yetkililer diğer etkenin ise futbolcuya duydukları ihtiyaç olduğunu belirttiler. Teknik Direktör Advocaat'ın Ekici'yi takımda görmek istemesi, hatta bunu basın önünde de dile getirmesi nedeniyle Fenerbahçe sezon sonunu beklemek istemiyor.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme