20 Ocak 2017 Cuma

20.01.2017 Genel Gündem



20.01.2017

GÜNDEM

Bu Alçağı Unutma
Fırat Kalkanı Harekâtı'yla büyük darbe alan terör örgütü DEAŞ, propaganda amaçlı olarak kaçırdığı Türk askeri Sefer Taş ve örgüt içerisine sızmış istihbarat elemanı olduğu ileri sürülen Fethi Şahin'in görüntülerini yayınladı. Sosyal medya üzerinden DEAŞ'ın propaganda amaçlı yayınladığı görüntülerde DEAŞ'lı bir kişi ise Türkçe konuşmasında Türkiye'yi tehdit ediyor. Görüntülerin yayınlanmasından sonra istihbarat birimleri, infazcı DEAŞ'lı teröristlerin kimliklerini belirlemek için çalışma başlattı. İstihbarat birimleri görüntüleri kare kare inceledi. Rehin tutulan askerlerin kurtarılması ve akıbetlerinin belirlenmesi için Türk istihbarat birimleri hem Suriye hem de Musul bölgesinde nokta operasyonlar yaptı. Çalışmalar aralıksız devam ederken, şu ana kadar bir sonuca ulaşılamadı. Yapılan incelemede infazcıların DEAŞ'ın içinde yer alan Türk vatandaşları olduğu da belirlendi. Askerleri kaçıran ve propaganda amaçlı videosunu yayınlayanların DEAŞ'a 2015-2016 yılları arasında katılan, biri Diyarbakırlı, biri Sakaryalı diğerinin memleketi gizli tutulan üç DEAŞ'lı olduğu belirlendi. Bu teröristlerin isimleri ise Hasan A., Muhittin B. ve Talip A. olarak açıklandı. Kimliği belirlenen 3 Türk vatandaşının Suriye ve Irak'ta DEAŞ'ın Türklerden oluşan 'Yaşar Grubu' içerisinde yer aldığı, DEAŞ'ın infazcı timi olarak bilindikleri öğrenildi. DEAŞ'ın Türk emiri 'Ebubekir' kod adlı İlhami Balı, 1 Eylül 2015'te beraberindeki teröristlerle Kilis sınırında devriye görevi yapan askerlerle çatışmaya girmiş, bir asker şehit olmuş, er Sefer Taş da kaçırılmıştı. Taş'ın DEAŞ'ın merkezi Rakka'ya götürüldüğü ileri sürülmüştü. Görüntülerdeki Fethi Şahin'in ise 3 yıl önce askerliğini tamamladıktan sonra DEAŞ'a katıldığı iddia edilmişti. Şahin'in DEAŞ içine sızmış istihbarat elemanı olduğu da iddialar arasında.
Hürriyet


Daeş Medreseleri!
İstanbul'daki gece kulübü Reina'da yılbaşı eğlencesine katılan masum insanları katleden ve 16 günün sonunda Esenyurt'ta kaldığı evde yakalanan terörist Abdulgadir Masharipov, resmi ifadesinin öncesinde analiz ve sorgu uzmanlarınca sözlü mülakata tabi tutuldu. Rusça yapılan mülakatta eylem ve DAEŞ'le bağlantısına yönelik soruları yanıtladığı öğrenilen teröristin, oğlunun bulunmasına yönelik çalışmalar da sürüyor. Terör ekipleri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nde tek kişilik hücrede tutulan Masharipov'un verdiği isimler ve adreslere yoğunlaşarak örgütün İstanbul'daki hücre evlerine baskınlar düzenliyor. Bu arada terör örgütü DAEŞ'in İstanbul'daki diğer eylem hücresine yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 33 kişiden 28'i de çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Özel Harekat Şube Müdürlüğü'nün desteği ile 4 ilçede yapılan operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin, evlerinde ele geçirilen dijital malzemelerin incelenmesiyle örgütsel faaliyetleri de açığa çıkarılmış oldu. Şüphelilerin terör örgütüne maddi desteğin yanı sıra savaş bölgelerine lojistik destek sağladıkları, yerli ve yabancı savaşçı aktarımı yaptıkları, örgüte eleman kazandırma ve propaganda faaliyetinde bulundukları belirlenirken, kurdukları sözde mescitlerde sohbet toplantıları düzenledikleri ve küçük yaştaki çocukları dini eğitim adı altında örgüte kazandırdıkları tespit edildi. Tutuklanan şüphelilerin ayrıca örgüt adına keşif faaliyetinde bulundukları ve 2 örgüt mensubunun Reina'ya saldıran teröristin de talimat aldığı Rakka'dan eylem talimatı beklediği tespit edildi. 'Örgüt üyeliği' suçundan tutuklanan şüphelilerin de aynı Mashapirov gibi yılbaşında kanlı eylemler yapmayı amaçladıkları açığa çıktı.
Milliyet

EKONOMİ

Dolar: 3,8244-3,8285                       
Euro: Euro 4,0891-4,0940
Sterlin: 4,7283-4,7370
Gram Altın: 148,4231-148,6865

Kıskanıyorlar Çıldırıyorlar
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dış güçlere rağmen Türkiye'nin büyük projeler yapmaya devam edeceğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda düzenlenen 35. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, özetle şunları söyledi: "Gezi olaylarıyla milletimizin içinde hayat tarzı ve ideolojik farklılıklar üzerinden bir çatlak oluşturmaya çalıştılar. Kısa sürede oyun deşifre oldu ve provokatörler ortada kalıverdi. Arkasında kimler vardı dış güçler vardı. Onlar güçlenen Türkiye'yi parçalamak istiyorlardı. Sen köprüler yapacaksın öyle mi, sen denizin altından raylı sistemler yapacaksın öyle mi, denizin altından otomobil sistemleri kuracaksın öyle mi, sen insansız hava araçları yapacaksın öyle mi, sen hızlı raylı sistem bunları yapacaksın öyle mi? Yok, biz sana izin vermeden bu adımı atamazsın, bunu dediler. Ne oldu, oyun açığa çıktı, biz durduk mu durmadık. Onlar bunları yaptıktan sonra bak Körfez'de Osmangazi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, ardından Avrasya Tüneli açıldı. İnşallah bugün Başbakanımızla da görüştük 18 Mart'ta da Çanakkale Köprüsü'nün temelini atacağız. 2023'e yetiştireceğiz. Bundan dolayı çıldırıyorlar, kıskanıyorlar. Onun için bak paranı kısarız, dolarını kısarız; neyi kısarsanız kısın evelallah bu millet küllerinden doğarak yine sizleri boğar. Hiç bundan endişemiz yok."
Hürriyet

Turist 'Avcı'sı
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, İsrail ile ilişkilerin düzelmesinin ardından 7 yıl sonra bakan düzeyinde İsrail'e ilk ziyareti yapacak. Ülkede turizm fuarına katılacak olan Avcı turizmde seferberlik yaratacak yenilikleri şöyle anlattı: Türkiye'nin tanıtımları geçmişte toptancı bir anlayışla yapılmış. Deniz, kum, güneş, kıyı turizmi eksenli bir Türkiye tanıtılıyordu. Pazar olarak Rusya, Almanya ve İngiltere ile kendimizi sınırlamıştık. Buna rağmen Türkiye dünyada 6'ncı, Avrupa'da 4'ncü büyük destinasyon. Kıyı turizminin dışında bizim dini miras alanları, Kapadokya, Efes, Antakya kilise gibi turizmimize de ilgi var. Gastronomi ve termal turizm yaygınlaşıyor. Kış turizm envanterimizi çıkarıyoruz. Bu konuda Avrupa'da bir numara olma yolundayız. Kayak turizmi potansiyelimiz büyük. Tanıtımlar konusunda yurtdışındaki müşavirliklerde ciddi boşluklar var. Bu boşlukları en hızlı sürede dolduracağız ve yeni müşavirlikler açacağız. Özelleştirilmiş, nokta tanıtımlarla yapacağız. Yani Türkiye değil, Antalya'yı, Van'ı tanıtacağız. 150'nin üzerinde fuara katılacağız. İsrail'de yapılacak Turizm Fuarı'na gideceğim. Türkiye bu fuara en son 2010'da katılmıştı. Muhataplarımla görüşeceğim ancak sadece turizmle sınırlı ziyaret olmayacak. Kültürden, turizmden, bilimden sorumlu bakanlarla, üniversite çevreleriyle görüşeceğim. İşlerimizin yarım kalmışı, düşük tempoda ilerleyeni var. Onların hızlandırılması, önemli. Fuar ile turizm ve kültürel ilişkilerin arttırılması sağlanacak. Türk sineması iyi gidiyor. 2002'de 9 film çekilirken, geçen yıl 139 Türk filmi çekildi. Geçen yıl birçok filme 25 milyon lira destek vermişiz. Bu yıl destek 40 milyon lira olacak. Bu destek garanti belgesi yerine geçiyor. Desteklediğimiz filmlerin bir kısmı uluslararası yarışma ve festivallerde güzel sonuçlar alıyorlar. Türk seyircisi Avrupa ülkeleri arasında kendi sinemasını en çok izleyen seyircidir. Avrupa ülkeleri arasında sinemaya giden Türk vatandaşlarının yüzde 50'sinden fazlası, Türk filmlerini tercih ediyor. Kendi sinemasını tercih eden seyirciler bakımından Avrupa'da ilk sıradayız. Antalya'da Rus medyası ile yaptığımız toplantıda, Rusya'dan ortak dizi yapma teklifleri geldi. Biz de kendilerine aracılık edeceğimizi söyledik. Teklif çerçevesinde ilgilileri de zaman zaman buluşturuyoruz.
Hürriyet

Türk Tahviline 3 Kat Yabancı Talebi
Hazine, dış finansman programı çerçevesinde, 2017 yılında uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ihracı yoluyla karşılamayı planladığı finansmanın üçte birini tamamladı. Yüzde 6 faiz oranı ile yatırımcıya yüzde 6.15 getiri sağlayan tahvile üç kat fazla talep geldi. Tahvilin getiri oranı, oluşan faiz oranları çerçevesinde, Türk 10 yıllık Eurobond faizinin faizin üzerinde oluştu. Hazine'nin daha önce yapmış olduğu dolar bazında Eurobond ihraçlarındaki faiz oranları 2015 ve 2016 yılında ortalama yüzde 4.96 olmuştu. Hazine'nin yurtdışı borçlanmasında Türkiye'nin kredi risk priminin de (CDS) etkisi hissedildi. 25 Mart 2027 vadeli tahvilin kupon oranı yüzde 6, yatırımcıya getirisi ise yüzde 6,15 oldu. Tahvile toplamda yaklaşık 256 yatırımcı, ihraç tutarının 3 katından fazla talepte bulundu. Tahvilin yüzde 49'u ABD, yüzde 26'sı İngiltere, yüzde 11'i Türkiye, yüzde 11'i diğer Avrupa ülkeleri ve yüzde 3'ü diğer ülkelerdeki yatırımcılara satıldı. Bu tahville birlikte 2017 yılında uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ihracı yoluyla 6 milyar dolar tutarına kadar gerçekleştirilmesi planlanan dış finansman programının 2 milyar dolarlık kısmı tamamlandı.
Milliyet

'Dirençliyiz'
Piyasalarda yaşanan son dalgalanmaları, Davos'tan değerlendiren Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Türkiye ekonomisini bir kelimeyle özetleyin derseniz,"yüksek direnç" derim. Türkiye ekonomisi büyük bir direnç gösterdi" dedi. Şimşek, Türkiye'nin önümüzdeki birkaç aylık süreci atlatıp, referandum belirsizliği ortadan kalkar kalkmaz, tekrar bir toparlanma sürecine gireceğini ve tekrar güçlü reform uygulamalarıyla bir cazibe merkezine haline geleceğini ifade etti. Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere gittiği Davos'ta konuşan Şimşek, Türkiye'nin son birkaç yıldır büyük felaketlerin eşiğinden döndüğünü, bir taraftan hain darbe girişimi, bir taraftan yaşamsal tehdide dönüşen çok boyutlu terör saldırılarının ülke gündemini ve dış algıyı olumsuz etkilediğini söyledi. Reformların desteğyle Türkiye'nin 2018 yılından itibaren yüzde 5 ve üstünde bir büyüme patikasına tekrar oturacağını ifade eden Şimşek, "Piyasalar açısından konuşayım, ortalık biraz toz, duman. Buralardan ne öngörü yaparsanız yapın, bunlar tartışmaya açık. Kişisel görüşüm, büyük bir ihtimalle referandum sonrası hızlı bir toparlanmaya gireriz. Hain darbe girişimi sonrası yavaşlayan, hatta küçülen bir ekonomi söz konusu, bu kısa vadeli bir yavaşlamadır. Büyük ihtimalle geçici bir yavaşlamadır. Belirsizlik azalır azalmaz, Türkiye tekrar güçlü bir büyüme patikasına oturacak. Bu birinci husus. İkincisi, büyük ihtimalle, reformların desteği ile Türkiye 2018 yılından itibaren yüzde 5 ve üstünde bir büyüme patikasına tekrar oturacak. Referanduma kadar olan dönemde mesajımız çok net; biz reel sektörün yanındayız. Reel sektör sıkıntılı günler geçiriyor fakat biz reel sektöre gerek krediye erişim noktasında gerekse istihdam destekleri noktasında, her konuda ciddi çözümler geliştirdik. Şimdi bardağın boş kısmına herkes bakıyor. Türkiye'nin algısını düzelteceğiz" diye konuştu.
Milliyet

Tek Kelimeyle Yüksek Direnç
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin önümüzdeki birkaç aylık süreci atlatıp referandum belirsizliği ortadan kalkar kalkmaz tekrar toparlanma sürecine gireceğini belirterek, "Güçlü reform uygulamalarıyla cazibe merkezine dönüşecek. Türkiye'nin algısını düzelteceğiz" dedi. Davos'ta düzenlenen 47. Dünya Ekonomik Forumu'nda TV'ye konuşan Şimşek, Türkiye'nin hızlı bir şekilde yapısal gündemine odaklanacağını vurguladı. Şimşek, şunları kaydetti: "4 seçim yapmışız, bütün bu felaketler, yanı başımızdaki coğrafyadaki gelişmeler Türkiye'yi etkiledi ama bir kelimeyle özetleyin derseniz Türkiye ekonomisini 'yüksek direnç' derim. Evet şu anda bir yavaşlama söz konusu, bir takım sıkıntılar var, piyasada dalgalanmalar var. Fakat bir başka ekonomi olsaydı, bu kadar şoklara maruz kalsaydı, çok çok daha kötü bir performansla karşı karşıya kalırdı." Başbakan Yardımcısı Şimşek, 2017 ve 2018 yılına ilişkin büyüme beklentilerini şöyle aktardı: "Piyasalar açısından konuşayım, ortalık biraz toz, duman. Belirsizlik azalır azalmaz, Türkiye tekrar güçlü bir büyüme patikasına oturacak. Reformların desteği ile Türkiye 2018'den itibaren yüzde 5 ve üstünde bir büyüme patikasına tekrar oturacak. Referanduma kadar olan dönemde mesajımız çok net; biz reel sektörün yanındayız." Fıtch'in Türkiye hakkındaki kararına yönelik sorularla ilgili olarak Mehmet Şimşek, "Son 1 ay içerisinde 2 kez görüştük. Londra'da bir de Ankara'da görüştük. Tabii, Türkiye zor bir dönemden geçti. Maalesef sıkıntılar, Türkiye'ye ilişkin değerlendirmelerine yansıdı. Fakat oraya odaklanmaktan çok, Türkiye'yi tekrar yatırımlar için cazibe merkezi haline dönüştürmeyi başarırsak, reyting kuruluşları notumuzu artırır" dedi. ŞİMŞEK kur hedeflerinin olmadığını ancak dalgalanmalara kayıtsız olmadıklarını kaydederek, şöyle devam etti: "Kur özellikle açık pozisyonu olan firmaları etkiliyor. Bu konuda çalışıyoruz. Orta-uzun vadede Türkiye'nin tekrar bu sorunla karşı karşıya kalmaması için cari açığı yönetilir düzeyde, açık pozisyonları yönetilebilir düzeyde tutmaya yönelik çalışmalar var. Hiç döviz geliri olmayanların da dövizle borçlanmasına ilişkin düzenlemeleri çalışacağız. İkinci konu, kurun enflasyon etkisi var. Önümüzdeki dönemde özellikle biz vergi yoluyla enflasyonun artmasına izin vermeyeceğiz." Mehmet Şimşek, "Merkez Bankası'nın faiz indirmesi ya da artırmasının önünde bir engel var mı?" sorusu üzerine, "Merkez Bankası'nın doğru zamanda doğru şeyler yapması kritik. TCMB makro finansal istikrarı sağlamaya yönelik gerekeni yapmalıdır, geçmişte yapmıştır, yapacaktır. Geçmişte yapılan tartışmalar maalesef bu kredibilite açığını oluşturdu" diye konuştu.
Vatan

240 Ay Vade, Yüzde 35 Daha Düşük Ev Taksidi
Gayrimenkul sektörünün 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Emlak Konut GYO öncülüğünde başlattığı seferberlik yeni bir boyuta taşınıyor. Emlak Konut GYO, yeni yılda da piyasayı canlandırmak için sektörde ilk defa denenecek 240 ay (20 yıl) vadeli konut satışı için kolları sıvadı. Bu kapsamda faizlerin düşürülmesi için bankalarla görüşmeler başladı. Emlak Konut GYO'nun hedefi konut kredisi faiz oranlarını yüzde 0.70'ten aşağı çekmek. Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, "Biz ve yüklenicilerimiz elimizden geleni yapacağız. Bankalar da bu işin ucundan tutarsa faizleri yüzde 0.70'ten aşağı çekip 240 ay vadeli satış yapabiliriz" dedi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Ağustos ayında başlayan kampanyada faizler yüzde 1.20 seviyelerindeyken yüzde 0.70'e indirilip, 120 ay vadeyle satış yapılmıştı. Kurum, bu kampanya sayesinde taksitlerin yüzde 15- 20 azaldığını belirterek, "240 ay vadeli kampanyada hedefimiz konut taksitlerini yüzde 30-35 azaltabilmek" diye konuştu. Kurum, kampanyaya Şubat ayında başlamayı planladıklarını ve yaklaşık 45 gün sürmesini öngördüklerini söyledi. Kampanya kapsamında 15 bin bağımsız birimin satışa çıkması, bunun da yüzde 15'inin satılabileceği ifade ediliyor.
Vatan

Küskün Yatırımcılara Promosyonla Tedavi
Artan işlem maliyetleri, büyük halka arzlarda yerli yatırımcıya ayrılan payların azlığı, sert iniş ve çıkışlar, derinliği az olan hisse senetlerinde zarara uğratan manipülatif işlemler gibi unsurlar nedeniyle İstanbul Borsası'ndan uzaklaşan küçük yatırımcının kalbini kazanmak için bonus uygulamaları gündeme geldi. Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Himmet Karadağ, piyasalardan kaçan yatırımcıyı tekrar borsa ile barıştırmayı hedeflediklerini açıkladı. Borsa İstanbul'da toplam yatırımcı sayısında son yıllarda düşüş gözleniyor. 2012'de 1 milyon 88 bin, 2013 yılında 1 milyon 110 bin olan yatırımcı sayısı, 2014 yılında 1 milyon 75 bine, 2015'te 1 milyon 59 bine geriledi. 2016 yılının ilk 9 ayı sonunda da 1 milyon 54 bin oldu. Karadağ, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) tarafından düzenlenen 10. Kurumsal Yönetim Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, küçük yatırımcının da güvenini kazanacak şekilde, gelecek dönemde promosyon uygulamaları yapılabileceğini söyledi. Kurumsal şirketlerin sadece kurumsal müşterilerine sunduğu çok nitelikli ürün ve uygulamaların küçük yatırımcı ile de paylaşılabileceğini belirten Karadağ, bunun da yatırımcıların ilgisini üst seviyeye çıkarabileceğini dile getirdi. Karadağ, bu uygulamaların küçük hediyelerden indirimlere, kart uygulamalarından büyük hediyelere veya jestlere doğru gidebileceğini vurgulayarak, "Ben bu uygulamalarla gerçekten küçük yatırımcı ilgisini de borsa şirketlerimize çekebileceğimize inanıyorum" dedi.
Vatan

Dünya
En Pahalı Yemin Töreni
ABD başkanlığı seçimini kazanan Donald Trump, bugün resmen yemin ederek görevine başlıyor. Devir teslim töreni kapsamında ilk olarak dün Trump ve Başkan Yardımcısı seçilen Mike Pence, Arlington Ulusal Mezarlığı'ndaki Meçhul Asker Anıtı'na çelenk bıraktı. Mezarlıktaki merasimin ardından başkentin sembollerinden Lincoln Anıtı'nda Amerikalı country müzisyenleri Toby Keith ve Lee Greenwood'un katılımıyla "Amerika'yı Yeniden Büyük Yapalım" temalı konser düzenlendi. Konserin ardından Trump ve Pence, halka hitap etti. Bugün ise Trump ve ailesi, ilk olarak St. John's Episcopal Kilisesi'ndeki ayine katılacak. Ayin sonrası, Trump ve eşi Melania, ABD Başkanı Barack Obama ve First Lady Michelle Obama tarafından Beyaz Saray'da 'sabah çayı' için ağırlanacak. Daha sonra Obama ve Trump çiftleri, birlikte eskort eşliğinde ABD Kongresi'ne gidecek. Öğle saatlerinde Trump, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Başyargıcı John Roberts'ın önünde İncil üzerine yemin edecek. Başkan Yardımcısı Pence de yemin edecek. Yemin töreninden sonraki geleneksel Kongre yemeğinin ardından kortej, Pensilvanya Caddesi'nden geçerek Beyaz Saray'a gidecek ve yol boyunca halk yeni başkanını kutlayacak. Akşam da ABD'de yeni dönemin başlaması onuruna başkanlık balosu verilecek. Trump, eşi Melania Trump, Pence ve eşinin dansıyla başlayacak balo, dans grupları ve şarkıcıların katılımıyla devam edecek. Kutlamaların cumartesi günü de devam edeceği başkent Washington'da çok sıkı güvenlik önlemleri alındı. Güvenlik tedbirleri kapsamında başkentte yaklaşık 28 bin polisin yanı sıra Ulusal Muhafız Birliklerinden 7 bin asker görev yapacak. Kentteki birçok cadde kapatılacak, metro ve otobüs gibi toplu taşıma araçlarına kısıtlama getirildi. Ayrıca Kongre civarındaki birçok yer özel güvenlik bariyerleriyle kapatıldı ve sinyal kesicilerin bulunduğu çok sayıda araç farklı mekanlara konuşlandırıldı. Trump'ın başkanlığını kutlamak için gelen destekçilerinin yanı sıra protesto amaçlı katılımların da olacağı belirtiliyor.
Hürriyet

Çavuşoğlu Trump'ın Danışmanıyla Görüştü
Bugün Donald Trump'ın başkanlık yemin töreninde Türkiye'yi temsil edecek olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, önceki gün Washington'da Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Emekli General Mike Flynn ile bir kahvaltıda bir araya geldi. Çavuşoğlu, "Washington'da, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanlığı görevini yürütecek General Flynn ve diğer yetkililerle çalışma kahvaltısında biraraya geldik" diye tweet attı. Washington'daki kahvaltı, Trump yönetimi ile Türkiye yönetimi arasında bakan seviyesinde ilk yüz yüze görüşmeye vesile oldu. Bakan Çavuşoğlu ile Flynn'in, bir araya geldikleri etkinlikte gündemdeki gelişmeleri detaylı şekilde ele aldıkları bildirildi. Kampanya döneminde ulusal güvenlik başdanışmanı olarak Trump'ın yakın ekibinde yer alan Flynn, kısa bir süre önce Trump tarafından Beyaz Saray'daki Ulusal Güvenlik Danışmanı adayı olarak açıklanmıştı. Kahvaltının 50- 60 kişilik bir etkinlik olduğu belirtildi. Emekli Korgeneral Flynn, "Fethullah Gülen'in iade edilmesi gerektiği" düşüncesini savunduğu makalesi ile gündeme gelmişti.
Hürriyet

Suriyeli Çocukların Yüzde 40'ı Okula Gitmiyor
Birleşmiş milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICeF), Türkiye'deki Suriyeli mülteci çocukların yüzde 40'ının okula gitmediğini açıkladı. UNICeF yaptığı açıklamada,mülteci çocukların okullara kayıt olabilmeleri için Türkiye hükümetinin birçok adımattığını, ancak bu konuya daha fazla kaynak ayrılmaması halinde yüz binlerce çocuğun 'kayıp kuşağa dönüşme' riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti. UNICeF, bu çocukların eğitimeksikliği nedeniyle Suriye'deki iç savaşın bitmesinin ardından ülkelerinin yeniden inşasında rol almaları için gereken donanımve niteliklerdenmahrumkaldıklarını vurguladı. UNICeF verilerine göre, Suriye'de de kuşatma altındaki bölgelerde yaşayan yaklaşık 2milyon çocuk okula gidemiyor. Türkiye'de 1milyondan fazla çocukmülteci olduğu tahmin ediliyor. Türkiye, dünyada en fazla çocuk mülteci barındıran ülke konumunda bulunuyor.
Haber Türk

Alman İstihbaratından Türkiye'ye Sitem
Almanya iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın (BFV) başkanı Hans-Georg Maassen, "PKK, Avrupa'da ve Almanya'da bir terör örgütü muamelesi görmektedir. Şu anda bunun değişmesini, farklı bir değerlendirme yapılmasını gerektirecek bir emare yok" dedi. Türkiye'nin Almanya'daki "nüfuz etme operasyonlarından" endişe duyduklarını söyleyen Maassen, "Almanya'da Alman çıkarlarına karşı istihbarat faaliyeti niteliğinde operasyonları kabul edemeyiz" diye konuştu. Türkiye'deki çözüm süreci döneminde bölücü terör örgütü PKK'nın Almanya'da dikkat çeken eylemlerde bulunmadığını, ancak para toplamaya devam ettiğini belirten Maassen, örgütün bu dönemde iç güvenlik açısından ciddi bir tehdit oluşturmadığını kaydetti. FETÖ yapılanmasına da değinen Maassen, bunun Alman iç istihbarat servisi tarafından izlenip izlenmediği yönündeki bir soruya, "Almanya'da gözlem altında değiller. Çünkü gözlem altına alınması için yeterli dayanak noktalarına sahip değiliz" yanıtını verdi.
Haber Türk

İran'da 17 Katlı Bina Çöktü
İran'ın başkenti Tahran'ın simgeleri arasında gösterilen 17 katlı Plasco binası, sabah saatlerinde çıkan yangın sonrası boşaltılmasının ardından çöktü. Binanın enkazında kalan 20'den fazla itfaiyeci yaşamını yitirdi. Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği binasının da bulunduğu İstanbul Dört Yol kavşağında (Çahar Rahı İstanbul) yer alan, plastik ve tekstil atölyelerinin bulunduğu 17 katlı Plasku İş Merkezi'nde dün sabah saatlerinde çıkan yangın sonrası, bina tamamen yıkıldı. İran Belediye Başkanı Muhammed Bakir Kalibaf devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Enkaz altında kalan en az 20 itfaiyeci yaşamını yitirdi Onlar şehit oldu. Başkalarına yardım ederken kendilerini feda ettiler" dedi. Kalibaf, daha önce yaptığı açıklamada, 25 itfaiyecinin enkaz altında olduğunu söylemişti. İran Devlet Televizyonu, 45'i itfaiyeci en az 75 kişinin yaralandığını belirtirken, ölü sayısının artabileceğini ifade etti. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de olayla ilgili soruşturma açılması talimatı verdi. Yangının, binanın 9. katında çıktığı, bina çevresinde söndürme amacıyla 200 kişilik bir itfaiye grubu bulunduğu belirtiliyor. Tahran'ın en eski binalarından biri olan Plasku, 1960'lı yıllarda İranlı Yahudi işadamı Habib Elghanian tarafından yaptırılmış. Elghanian'ın plastik fabrikasının ismini taşıyan bina, döneminin en yüksek yapısı olarak ün yapmış. Plasku, Tahran'daki binalar arasında simgesel bir nitelik taşıyordu. Türkiye, Tahran'da 17 katlı iş merkezinin yangın sonrası çökmesi sonucu yaşanan can kaybı dolayısıyla İran'a başsağlığı diledi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Olayda yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yakınları başta olmak üzere, dost ve komşu İran halkına ve hükümetine başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz" ifadelerine yer verildi.
Milliyet

Okul Servisiyle Kamyon Çarpıştı
Hindistan'ın kuzeyindeki Uttar Pradeş eyaletinde kum yüklü kamyonla okul servisinin çarpışması sonucu en az 24 çocuğun hayatını kaybettiği bildirildi. Olayda en az 24 çocuğun yaralandığı ve serviste sıkışan öğrencileri kurtarma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Bölgedeki üst düzey emniyet yetkililerinden Javeed Ahmed, bölge okullarında aşırı soğuk nedeniyle eğitime ara verilmesine rağmen servisteki öğrencilerinin okulunun neden açık olduğunun soruşturulacağını kaydetti. Hindistan Başbakanı Narendra Modi de sosyal medya hesabındaki mesajında hayatını kaybeden öğrencilerin ailelerine taziye dileklerini sundu.
Milliyet

Netanyahu'nun Oğluna Hediye Sorgusu
İsrail'de Başbakan Benjamin Netanyahu'ya, iş adamlarından aldığı pahalı hediyelerle ilgili açılan soruşturma kapsamında Başbakan'ın oğlu Yair de polise ifade verdi. Yerel basın, polisin yolsuzlukla mücadele birimi 'Lahav 433'e bağlı memurların önceki gün Yair'i, 'iş adamlarından fayda sağladığı' iddiasıyla 4 saat sorguladığını duyurdu. Aynı birim daha önce Netanyahu'yu iki, eşi Sara'yı ise bir kez bahsi geçen iddialarla ilgili sorgulamıştı. Polisin 25 yaşındaki Yair'e, özellikle Avustralyalı iş adamı James Packer'dan aldığı hediyelerle ilgili sorular sorduğu belirtildi. İsrail basını geçtiğimiz aylarda Yair'in Tel Aviv ve ABD'de kaldığı otellerin ücretlerini Packer'ın ödediği iddiasını gündeme getirmişti. 'Kumarhaneler kralı' lakaplı Packer'ın, Yair'in uçak biletlerini de aldığı, ayrıca zaman zaman özel jetiyle seyahat etmesine izin verdiği öne sürülmüştü. Yair'in ifadesinde, babasıyla olan iyi ilişkilerinin dışında Packer'ın kendisinin de 'yakın arkadaşı' olduğunu öne sürdüğü söyleniyor. Hakkındaki yolsuzluk iddialarını reddeden Netanyahu, soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada, "Yıllardır bana ve aileme karşı yürütülen eziyet neticesinde hiçbir şey çıkmadı. Hiçbir şey de çıkmayacak, çünkü hiçbir şey yok" ifadelerini kullanmıştı. Netanyahu'nun, yolsuzluk yaptığının kesinleşmesi durumunda görevinden istifa etmek zorunda kalabileceği belirtiliyor.
Vatan

POLİTİKA

Daha Bir Demokratik
Başbakan Binali Yıldırım, referandumda herkesin derdini halka anlatacağını belirterek, "Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu değişikliğe karşı olma anlamında demokratik kurallar içerisinde neler yapılabileceğini kendi tabanına göstermesi gayet doğal. İlk zamanlardaki sert söylemlerini daha bir demokratik şekilde dillendirmeye başladı" dedi. Gazete ve TV'lerin Ankara temsilcileriyle Meclis'te sohbet eden Yıldırım, soruları özetle şöyle yanıtladı:CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun MHP Lideri Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşme, MHP seçmenini referandumda meydanlarda etkilemeye dönük, 'Üzerime düşeni yaptım, ama ikna edemedim' gibi bir taktik hamleyi içeriyor mu sizce? Doğrusu bir taktik hamlenin, MHP seçmeni üzerinde etkisi olmaz. Böyle bir taktik hamle olacağı kanaatinde değilim. Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu değişikliğe karşı olma anlamında demokratik kurallar içerisinde neler yapılabileceğini kendi tabanına göstermesi gayet doğal. Dikkat ederseniz ilk zamanlardaki sert söylemlerini daha bir demokratik şekilde dillendirmeye başladı. Bu iyi bir gelişme. Herkes derdini anlatacak. AK Parti, MHP olarak meydanlarda anlatacağız. HDP ve CHP de aleyhte kampanya yapacaktır. Toplumsal kutuplaşma ve husumete dönüşmesi söz konusu olmaz. Yönetim şeklinde köklü bir değişiklik getiriyor. Ufak tefek şeyleri dışarıda tutarsak, gayet demokratik geçti. Sizce vatandaşın tavrında ne belirleyici olacak? Türkiye gündeminin şu anda iki konusu var: Terör ve ekonomi. Terörün ülkemiz için ekonomiden çok daha hassasiyet arz ettiğini görüyorum. Terörle mücadeleye destek yüksek. Türkiye genelinde de, Güneydoğu'da, Doğu'da da kayda değer ölçüde destek var. Bizim için önemli bir güç kaynağı. Fethullah Gülen'in suikastlarla ilgili bazı sözleri oldu, bununla ilgili tedbir alınıyor mu? Gizemli laf ediyor. Şifreli konuşmayı seviyor. Yeni Amerikan yönetimi Gülen'i iade eder mi? Yeni ABD yönetiminin, Türkiye ile ilişkilerini düzeltmesi için üç somut adım atması gerekiyor. 1- FETÖ'nün başını iade etmesi lazım. Hukuki süreci hızlandırmalı. 2- PYD, YPG ile işbirliğini, silah vererek desteklemeyi bırakması lazım. Bir terör örgütü ile bir diğer terör örgütü yok edilemez. ABD yıllardır NATO'da ortağımız. Terörle mücadele yapacaksa yanlış muhataplarla yapmamalı, Türkiye ile yapması lazım. Yeni yönetimin bu düşüncede olduğunu işitiyoruz. 3- Türk halkının ABD konusunda çok olumsuz algısı var. 15 Temmuz'da derinleşen bu algıyı düzeltmek için gözle görülür adımlar bekliyoruz. Reina saldırganı arkasında bir istihbarat örgütü, yabancı gizli servis var mı? Soruşturma devam ediyor, bunun için şu anda erken. Emniyet güçlerimiz yakalanan teröristi konuşturmaya çalışıyorlar. Rus büyükelçi suikastı ile ilgili yeni bir gelişme var mı? Bir takım şeyler var. FETÖ'cüler El Nusra'nın yaptığını göstermeye çalışıyor. Ama ilk günden El Nusra açıklama ile yalanladı. FETÖ'cülerin bu işten sıyrılma gayreti var. Yıldırım, Meclis'te bir gazetecinin, "Meydanlara ne zaman ineceksiniz" sorusuna, "Zaten meydanlardayız" karşılığını verdi. "Propaganda ne zaman başlar" sorusuna da Yıldırım espri ile, "Kışta kıyamette başka işin yok mu" karşılığı verdi.
Hürriyet
'Karanlıkta Göz Kırpılmışsa Haberimiz Yok'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM kulisinde bir grup gazeteci ile sohbetinde, "Başbakan 'MHP'li bakanlar da kabineye girebilir' dedi. Kabinede revizyon olursa da MHP'lilerin girebileceği söyleniyor. CHP'nin eleştirileri oldu ne diyorsunuz?" sorusuna şu yanıtı verdi: "CHP'nin bazı sözcüleri değerlendirmelerinden MHP'ye karşı haksız bir suçlama yapılmaktadır. MHP milletimizin talep ve beklentileri doğrultusunda inanmış olduğu yolda bir anayasa değişikliğini gerçekleştirme kararı alınca bu kararı sırasında herhangi bir anlaşma pazarlık vs gibi buna benzer bir takım değerlendirmelere muhatap olabilecek bir parti değildir. Sayın Başbakan'ın gelecekle ilgili yapmış olduğu bir değerlendirme konusuna gelince böyle bir soruya şu aşamada cevap verecek durumda değiliz. Çünkü anayasa görüşmeleri sırasında hiçbir maddenin gündeme alınıp üzerinde çalışma yapıldığı sırada gelecekle ilgili herhangi bir tasarrufta bulunulmamıştır. Görüşler ileri sürülmemiştir. Zannederim dünkü açıklama itibariyle karanlıkta göz kırpmışlar bizim haberimiz yok. İkinci olarak da AKP içerisinde MHP kökenli değerli milletvekilleri vardır, eğer onları kastetmişlerse o zaten AKP'nin kendi meselesidir. Eğer o şahsiyetleri değerlendirme gibi bir ihtiyaç hissediyorlarsa o Ak Parti'nin bileceği bir konudur. Ama tekraren söylüyorum, karanlıkta kırpılmışsa MHP'nin haberi yoktur." Bahçeli, Ak Parti'den referandum sürecinde böyle bir öneri gelmesi halinde tutumlarının ne olacağı konusunda ise, "Pazarlık anlamı taşıyabilecek mevcut anayasa değişikliğini gölgeleyebilecek. Bahse konu 2019'sa daha üç sene var, kim öle kim kala" değerlendirmesini yaptı. Bahçeli, ikinci tur oylamalardaki sonuçlar konusunda ise, "Referandum bu gidişle kaçınılmaz olacaktır" dedi. Bahçeli, Ak Parti ile koordineli referandum kampanyası yürütüleceğine ilişkin iddialara ise, "İçerde evet diyoruz. Millet huzurunda da 'evet' deriz, kampanyamız evet üzerine kurulur. İki ayrı tüzel kişiliğiz bizim kendi üslubumuza göre evet diyeceğimiz söylemlerimiz olur" dedi.
Milliyet
Anayasa'ya Kadın Vekil Freni!..
Anayasa değişikliği teklifinin görüşmelerinin sürdüğü TBMM Genel Kurulu'nda HDP'nin istemiyle açılan usul tartışmasının ardından TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, gündeme geçileceğini belirtirken, Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka kürsüye gelerek sol bileğinden kendini mikrofona kelepçeledi. "MHP milletvekillerine seslenmek istiyorum, ülkemin yurtsever insanlarına seslenmek istiyorum" diye konuşmaya başlayan Nazlıaka, "Yapmayın, bu yasaya oy vermeyin. İleride çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız? Lütfen geleceğimizi düşünün, cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal'in Meclisine kilit vurdurmayın. MHP milletvekilleri, size sesleniyorum" dedi. Bahçekapılı "Söz vermedim size, lütfen yerinize geçin" derken, Nazlıaka "Siz zaten söz vermiyorsunuz Sayın Başkan" ifadesini kullandı. Gerginlik üzerine Bahçekapılı, birleşime ara verdi. Bu sırada MHP lideri Devlet Bahçeli, Genel Kurul'a girdi. MHP'liler Bahçeli'nin etrafında etten duvar ördü. Nazlıaka, Bahçeli'yi görünce, "Bahçeli, 'hayır' diyene kadar buradan ayrılmayacağım" dedi. Nazlıaka, Genel Kurul'dan çıkan Bahçeli'nin arkasından "Bırakın milletvekilleri serbestçe oy kullansın" diye seslendi. CHP'li Namık Havutça, Nazlıaka'nın yanına gitti. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bu sırada Havutça'nın yanına gidip, kolundan tutup kendisini takip etmesini istedi. Müdahaleye sinirlenen Havutça, Özel'i hızlıca itti. CHP'li Tanju Özcan, sakinleştirmek için araya girince bu kez de Havutça, Özcan'ı ittirdi. CHP'li Şafak Pavey ve bazı HDP'li kadın vekiller, Nazlıaka'yı korumak için kürsüye geldi. Protestoda 2 saatin ardından verilen arada, AK Parti Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, Nazlıaka'nın yanına giderek tornavidayla kelepçenin kilitli olduğu mikrofonu yerinden çıkardı. Bu sırada AK Partili kadınlar, Nazlıaka'nın etrafını çevirerek araya muhalefet vekillerinin girmesini engelledi. "Yapmayın, çok acıyor" diye bağıran Nazlıaka'nın çığlıkları yükseldi. Bu sırada kadın milletvekilleri arasında kavga yaşandı. AK Parti'li Gökçen Özdoğan Enç ile HDP'li kadınlar arasında itiş kakış yaşandı. HDP'li Pervin Buldan, kavgada yere düştü. Nazlıaka'ya destek için kürsüde yanında duran Pavey'in kolundaki protez çıktı. HDP'li Meral Beştaş, Enç'in Buldan'ın göğsüne tekme attığını söyledi. Buldan ve Pavey hastaneye kadırıldı. Müdahale sonrasında kelepçesi açılan Nazlıaka, muhalefet vekillerinin kollarında salondan çıkarıldı. Nazlıaka'nın kelepçesi kuliste bir polis memurunun getirdiği maymuncuk ile çözüldü. Olayların ardından saat 22.53'te 8. madde üzerinden görüşmelere devam edildi. 8. madde 339 oyla kabul edildi.
Milliyet

'Savunmadan Hücum Pozisyonuna Geçtik'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 35. Muhtarlar Toplantısı'nda, FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelede kararlılık mesajı verdi. Erdoğan özetle şunları söyledi: "Ülke ve millet olarak o kadar çok hadiseyi üst üste yaşadık ki öncelik sıralaması yapmakta zorlanıyoruz. Biz millet olarak bugün bulunduğumuz yere 2 ayda gelmedik. Bizim arkamızda 2 bin yıllık devlet geleneğimiz, 1400 yıllık medeniyet müktesebatımız, coğrafyamızdaki 1000 yıllık varlığımız vardır. Tarihimizin en genç devleti cumhuriyetimiz bile 93 yıla ulaştı. Bugün yaşadığımız sıkıntılar canımızı yakabilir ama asla bizim için yıkım sebebi olmayacaktır." "Birliğimizi bozmaya yönelik her provokasyon tam tersine dayanışmamızı daha da yükseltiyor. Özgürlük Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden, Marmaray'dan, Avrasya Tüneli'nden, Osmangazi Köprüsü'nden, şimdi yapılıyor Çanakkale Köprüsü'nden, dünyanın 1 numaralı havalimanından geçer. Biz Hakkari'ye havalimanı yaptık, gidip orayı bombaladılar. Batı ne yaptı, yine onların yanında yer aldı. Ne inanç, ne düşünce, ne fikir özgürlüğüne bu ülkede yasak gelmemiştir gelmeyecektir. El Bab'da yoğun bir şekilde kuşatma harekatı devam ediyor. DEAŞ tamamen artık kaçıyor. PYD, YPG ile de kararlı bir şekilde mücadele sürecektir. Bizi tehdit eden tüm unsurlardan o bölgeleri temizleyeceğiz. Aslında çok kısa bir sürede bitebilecek El Bab operasyonun arkasında sebeplerin çok iyi farkındayız. Herkesin hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı vardır." "Bundan sonra sıra bizde bir kez daha ilan ediyorum. Türkiye savunma pozisyonunu terk edip hücum pozisyonuna geçmiştir. Kimsenin gelip bizi ekonomi ve ihanet çeteleriyle hırpalanasına izin vermeyeceğiz. Tehdidin kaynağı nerdeyse gidip orada yılanın başını ezmekte kararlıyız. Bunu böyle bilin. Suriye'deki operasyonlarımıza buna başladık. Terör örgütleriyle mücadelemizi artık bu anlayışla yürütüyoruz. Irak'taki gelişmelere aynı anlayışla müdahil olacağız. Türkiye'nin yanında olmayan karşısındadır prensibiyle mücadele alanımızı genişleteceğiz. Bizi gömmeye çalışmalara cevabımız bayrağımızı en yükseğe dikerek cevap vereceğiz."
Vatan
'Referandum 2 Ya Da 9 Nisan Görünüyor'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, anayasa değişikliği teklifinin TBMM'de kabul edilmesinin ardından yapılması öngörülen referandumda çok rahat 'evet' sonucu çıkacağını iddia etti. Kurtulmuş, 24 TV'de katıldığı canlı yayında özetle şunları söyledi: "Şimdiden bir rakam söylemenin doğru olmadığı kanaatindeyim ama çok büyük oranda rahat bir şekilde 'evet' oyunun çıkacağını düşünüyorum. Şu anda Meclisteki oylamalar planladığımız şekilde gidiyor. Eğer bu şekilde süreç devam ederse, anayasanın bütünüyle ilgili oylamayı da bitirdiğimiz takdirde nisan ayının başında referanduma gidilir. 2 ya da 9 Nisan tarihleri gibi görünüyor şu anda ama Cumhurbaşkanımızın, Meclisin kararını ne zaman, ne şekilde onaylayacağı da bu süreci etkileyen bir husus." MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Meclis'te ne oy verdiysek sandıkta da aynı oyu vereceğiz" dediğini hatırlatan Kurtulmuş, "Henüz kampanya başlamadı. Herkes eteğindeki taşı dökecek. Sistemin ne getirdiği, ne götürdüğü tartışılacak. Sadece MHP tabanının değil CHP ve diğer partilerden dahi düşünerek bu meseleye 'evet' diyecek insanların çıkacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Vatan
SPOR

Fenerbahçe, Euroleague'deki 18. maçında konuk ettiği Panathinaikos'u 84-63 yenmeyi başardı, 11. galibiyetine ulaştı. Udoh'un yokluğunda, ekstra işler beklenen Vesely'nin ilki kesinlikle hatalı, ikincisi tartışmalı faullerle henüz 3. dakikada ikilemesi tedirginliği artırmıştı. Ancak Obradovic kendisini sahada tutmaya devam etti, o da beklenen patlamayı gerçekleştirdi. Ancak asıl patlama, Vesely'yi 3. faulden korumak için 9. dakikada sahaya sürülüp, 1 dakika içinde bir blok yapıp, aynı pozisyonu basketle bitirerek ikinci çeyrekte de oyunda kalıp 9 dakikada 6 sayı, 2 ribaunt, 2 blok, 1 asist ve 1 top çalma (maçı 15 dakikada 13 sayıyla bitirdi) ile devleşen Ahmet Düverioğlu yaptı. Antic de tecrübesiyle fark yaratınca, pota altında hiç sıkıntı yaşanmadı. Zaten Datome'nin son maçlardaki ritmini sürdürüp Panathinaikos potasını bombardımana tuttuğu, hücumda tüm takımın tam anlamıyla ritmini bulduğu ilk yarıda bu seviyelerde çok görmediğimiz Estonyalı hakemin 'anlamsız-alakasız' düdüklerine rağmen fark 42-22'de 20'ye çıktı, konuk takım bir ara savunmada çok aksayan Nunnally'e 'Heurtel' muamelesi yapıp tüm topları onun savunduğu isim üzerinden oynasa da, soyunma odasına 44-28 galip girmeyi başardı. 3. çeyrekte hücumda ritmini kaybetti Fenerbahçe, pas trafiğini bir türlü sağlayamadı ama bu kez de savunma ile üstünlüğü elinde tuttu, bu bölümü de 15 farklı önde kapadı. Son çeyrekte direksiyona Sloukas geçti. Ahmet'in yeniden pota altını domine ettiği bölümde takımı mükemmel yöneten Yunan guard, Mike James'in ekstra katkılarına rağmen, farkı 25 sayıya kadar çıkardı, maçı da güle oynaya kazandı.
Milliyet


Teknik Direktör Şenol Güneş'in talebi üzerine transferde yeniden golcü düğmesine basan Beşiktaş Yönetimi, aradığı kriterlere uygun oyuncuyu bir türlü bulamıyor. Çin'de top koşturan Jackson Martinez'i ikinci kez gündemine alan ancak yüksek maliyeti yüzünden geri adım atan siyah-beyazlı yöneticilerin, "Bize gelmek isteyenleri alacak olursak kadromuzdaki Ömer Şişmanoğlu'na haksızlık etmiş oluruz. Devre arasında istediğimiz gibi golcü bulamıyorsak almayalım daha iyi" diye konuştukları ortaya çıktı. Bu konuda Şenol Güneş'le görüşen siyah-beyazlıların, "İstenilen kalitede golcü almanın maliyeti çok yüksek. Döviz bu kadar yükselmişten senelik olarak bu paraları vermek imkansız. Oyuncuların maaşlarını düzenli ödemek daha akıllıca" bilgisini aktardığı vurgulandı. Beşiktaşlı yöneticiler kendi aralarındaki durum değerlendirmesinde sakatlıktan dönen Talisca ve Babel'in transferiyle hücum hattının zengileştiğine de vurgu yaptı. Siyah-beyazlıların, "Ömer Şişmanoğlu'nun sakatlığı düzeldi. Cenk gol krallığına gidiyor. İki golcümüzün alternatifleri olarak Talisca ve Babel var. Bu dakikadan sonra çok üst düzey bir golcü bulamayız. Babel ve Talisca bulduklarımızdan daha iyi. Evet arayışa devam edelim ama golcü alınsın diye de transfer yapılmamalı" diye konuştukları belirtildi. Golcü konusunda yöneticilerin fikirlerini alan Başkan Fikret Orman'ın ise forvet transferi yapılmamasından yana olduğu aktarıldı. Yönetim kurulunun, şampiyonluk yarışındaki rakiplerin transferlerini de takip ettikleri ve yapılacak olası takviyelere karşı bir oyuncu getirebilecekleri ileri sürüldü.
Milliyet

Galatasaray'ın devre arası transfer döneminde Gençlerbirliği'nden kadrosuna kattığı milli futbolcu Ahmet Yılmaz Çalık, sarı-kırmızılı takıma uzun yıllar hizmet etmek istediğini belirtti. Milli oyuncu dün düzenlediği basın toplantısında "Galatasaray'a transferimle ilgili sosyal medyada haberler gördüm. Aslı olup olmadığını açıkçası bilmiyordum. Ardından menajerim telefonla aradı. Galatasaray'a transferimin olacağını söyledi. Çok heyecanlandım, içim kıpır kıpır oldu ve babama söyledim. Tuttuğum takımdı. Babam da çok heyecanlandı. Sonra beklemeye geçtik. O süre süre biraz uzundu. Sonunda orta yol bulundu. Hayal ettiğim kulübe geldim. Bunun için çok gururlu ve mutluyum. Bu formaya uzun süre hizmet etmek ve burada şampiyonluklar yaşamak istiyorum" dedi. Sarı-kırmızılı futbolcu, transfer sürecinde Beşiktaş'ın da devreye girdiğini ancak kendisinin Galatasaray'ı seçtiğini belirtti. Ahmet Çalık, "Menajerim, Galatasaray'ın teklifinin olduğunu söylemişti. Daha sonraki konuşmamızda Beşiktaş'ın da devreye girdiğini söyledi. Benim düşüncemi sordu. Ben de 'Hiç konuşmaya gerek yok. Benim düşüncelerimi biliyorsun.' dedim. Buraya gelmeyi çok istedim" ifadelerini kullandı. Galatasaray'ın efsane futbolcusu Bülent Korkmaz ile özdeşleşen 3 numaralı formayı giydiğini hatırlatan genç oyuncu, "Burası Galatasaray. Baskı elbette olacaktır. Üç numara kaptan Bülent Korkmaz'ın. Sadece Galatasaray taraftarının değil, tüm vatandaşların beğendiği bir futbolcu, insan ve kaptan. Yüküm tabii ki ağır. O forma numarasını sırtıma geçirdim. Bu formanın bilincindeyim. Çok çalışmam ve sahada elimden geleni yapmam gerektiğini biliyorum. İnşallah beklentileri boşa çıkarmam" değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet
Fenerbahçe'nin devre arası transfer dönemindeki en önemli hedefi olan Mehmet Ekici konusunda yeni gelişmeler yaşandı. Yılan hikayesine dönen Mehmet Ekici transferi, son gelişmeler ışığında yeniden şekillendi. İlk günden bu yana ayrılmama konusunda ısrar eden Aatif Chahechouhe'nun inadından vazgeçip, gitmeye sıcak bakması görüşmelerin yeniden başlamasını sağladı. Buna göre, Fenerbahçe beklediği anlaşma zeminini yakalama fırsatı edindi. Sarı-lacivertli kulüp, hem Aatif'in ikna olması hem de teklif konusundaki ısrarlar sayesinde yeniden yol aldı. Bursaspor'un da listesinde olan Faslı yıldız Aatif'ın da tepkiler sonrası inadından vazgeçtiği öğrenildi. Milli oyuncu Mehmet Ekici'nin Fenerbahçe formasını giymeyi çok istemesi bu gelişmelerdeki bir diğer kilit durum oldu. Yaklaşık 5 ay sonra bordo-mavili kulüple sözleşmesi bitecek olan Ekici'nin net tavrı ve U21 takımına gitmeyi göze alması önemli bir detay olarak öne çıktı. Trabzonspor cephesi de 26 yaşındaki yıldızdan ekonomik bir gelir elde etme fırsatını gündemine aldı. Bütün bunların ışığında da transferde son bir görüşme daha ayarlanması kararlaştırıldı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder