21 Ocak 2017 Cumartesi

21.07.2017 Genel Gündem

21.01.2017

GÜNDEM

Alçağın 2 Kardeşi Tutuklandı
Adana'da Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, uzun süreden beri takipte olduğu terör örgütü DEAŞ mensuplarının yılbaşı gecesi kanlı eylem yapma ihtimaline karşı 31 Aralık'ta eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda, aralarında yabancı uyruklu örgüt mensuplarının da bulunduğu 31 kişi gözaltına alındı. Sorguya alınan şüpheliler, dün geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, Adana Devlet Hastanesi'nin bahçesindeki Adli Tıp Birimi'nde sağlık kontrolünden geçirilirken hastaneye gelen vatandaşlar tepki gösterdi. Bazı kişiler şüphelilere 'Vatan hainleri' diye bağırdı. Sorgularının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 8'i tutuklandı, 3'üne ise ev hapsi cezası verildi. 15 kişi adli kontrol kararıyla serbest bırakılırken, 5 şüpheli ise sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi'ne teslim edildi. Şüpheliler arasındaki 3 kardeş dikkat çekti. Kardeşlerden Remzi (34) ve Recep Aydın tutuklandı, Davut Aydın (44) ise serbest bırakıldı. Aydın kardeşlerin, DEAŞ'ın propaganda görüntülerinde Türkçe konuşarak Türkiye'yi tehdit eden terörist Hasan Aydın'ın kardeşleri olduğu ortaya çıktı. Hasan Aydın'la örgüte katıldığı günden bu yana görüşmediklerini ileri süren 3 kardeş, DEAŞ'la bir ilgilerinin olmadığını iddia etti. Adıyaman'dan Adana'ya göç ettiklerini belirten ve Yüreğir ilçesinin Doğankent mahallesinde oturan Aydın kardeşler, Hasan Aydın'ın 3 yıl önce Türkiye'ye gelip bir süre kaldıktan sonra tekrar Suriye'ye gittiğini duyduklarını söyledi.
Hürriyet

El Bab'dan Kara Haber: 5 Şehit
Suriye'de Fırat Kalkanı Harekatı'nın sürdürüldüğü ve dün Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO)kontrolünü ele geçirdiği El Bab'ın Suflaniyah bölgesindeki birliğe, terör örgütü DAEŞ tarafından bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Saldırıda 5 uzman çavuş şehit olurken, 9 asker yaralandı. Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından 24 Ağustos'ta başlatılan ve 150 gündür yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda ÖSO güçlerinin oluşturduğu Özel Görev Kuvvet Grupları'nın kontrolü ele geçirdiği El Bab'ın Suflaniyah bölgesindeki birliğe, dün terör örgütü DAEŞ tarafından bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Saldırıda uzman çavuşlar Saim Topal (Erzincan), Bahattin Bakır (Zonguldak), Emre Doruk (Giresun), Ramazan Taşkın (Samsun) ve Mete Can (Hatay) şehit oldu, 9 asker ise yaralandı. ÖSO üyelerinden yaralananların olduğu saldırının ardından DAEŞ'a ait hedefler karadan obüslerle, havadan da uçaklarla ateş altına alındı. Saldırıda yaralanan askerler, sınır hattına ulaştırılarak burada hazır bekletilen ambulanslara taşındı. Yaralı askerlerden bazıları ambulanslarla Kilis Devlet Hastanesi'ne, durumu ağır olanlar ise helikopterlerle Gaziantep'e götürülerek tedaviye alındı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan saldırıyla ilgili yapılan bilgilendirmede, saldırıda yaralanan 9 askerin hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi. Harekatın başladığı günden itibaren Suriye topraklarında şehit düşen asker sayısı 54'e yükselirken, şehit uzman çavuşların yarın düzenlenecek törenin ardından memleketlerine uğurlanacak.
Milliyet

Hain Saldırılar
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinin arka sokağından, C Blok binasına doğru dün akşam saatlerinde lav silahıyla ateş açıldı. Açılan ateş sonucu, bahçe duvarı isabet alırken, saldırıda ölen ya da yaralanan olmadı. Olayın ardından bir kişinin ara sokaklara doğru kaçtığı, şahsın yakalanması için geniş çaplı operasyon başlatıldığı öğrenildi. Emniyet Müdürlüğüne saldırıdan kısa bir süre sonra Sütlüce'de bulunan AK Parti İl Başkanlığına da lav silahlı bir terör saldırısı gerçekleştirildi. Bina duvarını delerek içeri giren başlığın patlamadığı öğrenildi. Emniyet kaynakları, her iki saldırıda da tek atımlık lav silahı kullanıldığını tespit etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan saldırı girişimiyle ilgili İstanbul Valisi Vasip Şahin ve Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'dan bilgi aldı. Erdoğan, emniyet camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti. İstanbul Valisi Vasip Şahin de saldırıya ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı. Şahin, "İl Emniyet Müdürlüğü bahçe duvarına isabet eden bir lav silahı saldırısı meydana gelmiş olup, personelimizden ölü, yaralı bulunmamaktadır. Saldırıyı yapan kişi ya da kişilerin tespit ve yakalanmalarına yönelik geniş çaplı operasyonlara devam edilmektedir" ifadelerini kullandı. Başbakan Binali Yıldırım, İstanbul'daki saldırılara ilişkin soru üzerine, "Sol terör örgütü olduğu tahmin ediliyor ama DHKP-C mi MLKP mi belli değil. Kim yaparsa yapsın alçağın tekidir" dedi.
Milliyet
  
Ateşkes, Siyasi Geçiş Süreci Ve İnsani Yardım
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Kalın, Külliye'de bir grup gazeteciyle bir araya gelerek gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kalın özetle şunları söyledi: "Özellikle doğu Halep'te ateşkesin sağlanması ve tahliye süreci ile birlikte aslında Suriye krizinde bir anlamda yeni bir dönem başladı. Yani Rusya ve Türkiye'nin öncülüğünde sağlanan bu ateşkes, tahliye operasyonu önümüzdeki hafta yapılacak olan Astana görüşmelerinin de zeminini hazırlamış oldu." "Şimdi önümüzdeki hafta da ilk toplantı Astana'da yapılacak Kazakistan'ın ev sahipliğinde. Bu toplantıda tam beklentimiz bizim öncelikle rejim temsilcileriyle muhalefetin bir araya gelip ateşkesin devam ettirilmesi konusunda bir mutabakata varmaları. İkincisi siyasi geçiş süreciyle ilgili modaritenin nasıl olacağı konusunda bir mutabakata varmaları, üçüncüsü de bu insani yardımların ulaştırılması konusunda yeni mekanizmaların kurulması. Çünkü hala yüz binlerce insan kış şartlarında büyük zorluklar içerisinde yaşıyor. "Türkiye oraya bir garantör ve kolaylaştırıcı ülke olarak gidiyor. Biz orada müzakereci değiliz. Müzakereleri rejim ve muhalifler yapacak. Astana toplantısı Cenevre'ye bir alternatif değil onu tamamlayan, destekleyen bir süreç olarak görüyoruz. O noktada Cenevre toplantısına katılan ülkelerin de Astana toplantısına katılması elbette bizim de olumlu baktığımız bir şey. O noktada Trump yönetimi tören işleri biter bitmez bir karar verip Astana toplantısına ne düzeyde ne şekilde katılacaklarını belirleyeceklerdir. Biz burada mümkün olduğunca kapsayıcı ve kucaklayıcı olmaya çalışıyoruz."
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,7667-3,7692                       
Euro: Euro 4,0291-4,0319
Sterlin: 4,6544-4,6544
Gram Altın: 146,2503-146,3777


Fesatlık Vergisi!
Devletin herhangi bir işi piyasa mekanizması aracılığıyla yaptırması veya malı piyasadan satın alması bazı durumlarda gereklilik taşıyabiliyor. Özellikle uzmanlaşmanın belirgin olarak gerektiği alanlarda bu neredeyse zorunluluk haline gelebiliyor. Bazı istisnalar dışında bu tür işlerde ihale yapılıyor. İhale yoluna başvurulmasının temel nedeni, rekabet koşullarından yararlanarak kaliteli mal veya hizmetin düşük maliyetle sağlanması. Görünürde son derece mantıklı olan bu yaklaşım, çoğu zaman tam tersi sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de ihaleye fesat karıştırılması. İhaleye fesat karıştırılması suçunu işleyenlere, yapılan yargılama sonunda 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. İhaleye fesat karıştırılması nedeniyle kamu kurum veya kuruluşu açısından zarar meydana gelmiş olması halinde bu ceza yarım misli artırılıyor. İhaleye fesat karıştırılması suçunu oluşturan fiiller Türk Ceza Kanunu'nun 235. maddesinde düzenlenmiş durumda. Suç sayılan fiillerden ikisi vergi açısından da önemli. Bunlar: "Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek." "İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları." Gelir Vergisi Kanunu'nun "Arızi Kazançlar" başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde "..İhale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hasılat" gelir vergisine tabi "arızi kazanç" olarak belirtilmiş. Yasa hükmüne göre, arızi kazanç olarak belirtilen "ihaleden çekilme karşılığı" alınan paranın, müteahhitler arasındaki deyimle "çıkmaların", elde edildiği tarihi izleyen yılın 1-25 Mart tarihinde yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek suretiyle, beyan edilmesi gerekiyor. Ayrıca, bu işlere aracılık edildiğinde de aracılık yapan kişi açısından elde ettiği hasılat aynı maddenin birinci bendine göre arızi kazanç sayılıyor.
Milliyet

'Türkiye'yi Doğru Bilgiyle Anlatmalı'
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "Diplomasi dünyasından beklentimiz, ülkemizin gerçeklerini dünya kamuoyuna anlatırken sadece sağlıklı ve doğru bilgiye itibar edilmesidir" dedi. İstanbul Sanayi Odası (İSO), İstanbul Konsoloslar Birliği ile 'Yeni Yıl Buluşması'nda biraraya geldi. Bahçıvan, "Bütün bu gerçekleştirdiğimiz etkinliklerin en önemli ortak amacı, ülkemizi tüm dünyaya en doğru şekilde tanıtmaktır. Siz değerli diplomatlar, ülkemiz koşullarını yakından izleyip değerlendirebilen bir konumdasınız. Diplomasi dünyasından beklentimiz, ülkemizin gerçeklerini dünya kamuoyuna anlatırken sadece sağlıklı ve doğru bilgiye itibar edilmesidir. İstanbul Sanayi Odası olarak, sağlıklı bilgi almak noktasında bütün paydaşlarımız için doğru bir adres olduğumuzun altını özellikle çizmek istiyorum" dedi. Terörün ekonomiyi ve hayatı doğrudan etkileyen, küresel bir nitelik kazandığını vurgulayan Bahçıvan, "Terör korkusunun bir korku çağına neden olduğu tartışılıyor. Dünyanın birçok yerinde insanlar başkalarından daha çok şüpheleniyor ve korkuyor. Sözü edilen korku çağı, tüketimi, ticareti, toplumsal ilişkileri, iletişimi ve üretimi olumsuz etkiliyor. Geleceğe yönelik bir kaygı ve güvensizlik duygusu da bu olumsuz gelişmeye eşlik ediyor" diye konuştu. Bahçıvan, İSO olarak Gümrük Birliği'nin genişletilerek, güncelleştirilmesi konusunu en çok gündeme getiren kuruluş olduklarını belirterek şunları söyledi: "Sorunlar karşısında yılgınlık sergilemek yerine diyalog ve müzakere yolları karşılıklı olarak zorlanmalı. Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'nin genişletilerek, güncelleştirilmesi sürecinin başlaması buna en güzel örnektir. Bunun vize serbestliği konusunda da yaşanmasını bekliyoruz. Müzakerelerin en kısa zamanda ülkemiz vatandaşlarının AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkının kabul edilmesiyle sonuçlanmasını umut ediyoruz."
Milliyet

Çalısan Anneye Bin 500 Liraya Kadar Destek
Çalışan anneye bin 500 liraya kadar destek sağlayan, Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülen 'Evde Çocuk Bakım Hizmetleri Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamın Desteklenmesi Projesi'ne Ankara ve Istanbul da dahil edildi. SGK, Ankara ve İstanbul'da 'Çalışan annelere bakıcı desteği' kapsamında toplam 5 bin anneye ayda bin 500 liraya kadar yardımda bulunacak. Antalya, İzmir ve Bursa'da 2015'te uygulanan projeden bugüne kadar 6 bin 755 anne ve 8 bin 418 çocuk bakıcısı faydalanırken, toplam 15 milyon Euro hibe dağıtıldı. Projenin söz konusu üç ildeki başarısının ardından, Ankara'da bin 500, İstanbul'da 3 bin 500 olmak üzere, toplam 5 bin annenin daha desteklenmesi kararlaştırıldı. Sigortalı çocuk bakıcısı çalıştırmaları halinde 0-2 yas arası çocuğu olan çalışan ya da çalışmaya başlayacak isçi statüsündeki annelerin yararlanabileceği bu destekle, Sartları karşılayan annelere yaklaşık bin 200 lira verilecek. Sartları karşılayan annenin engelli bir çocuğunun olması ya da çocuğuyla tek ebeveyn olarak yasaması halinde bu destek yaklaşık bin 500 liraya kadar çıkacak. Ankara ve Istanbul için ön kayıtlar www.sgk.gov.tr ve www.evdecocukbakimi.net adreslerinden, kesin kayıtlar ise Ankara ve Istanbul İl Müdürlüklerinde kurulan kayıt ofislerinden alınmaya başlanacak. Projeden yararlanmak isteyen annelerde aranan Sartlar şunlar: Basvuru tarihi itibariyle 0-24 ay aralığında çocuk sahibi olması, TC vatandaşı olması, sigortalı olarak tam zamanlı çalışıyor olması, Istanbul ve Ankara›da çocuğuyla aynı evde ikamet etmesi, analık izin süresini geçirmiş olması, son bir yıldaki ortalama brüt ücreti asgari ücretin brüt tutarının iki katını asmaması, çalıştırdığı çocuk bakıcısıyla arasında kendisi veya esi açısından birinci derecede akrabalık ilişkisi olmaması (çocuk bakıcısı ile aynı evde oturuyorsa 3. dereceye kadar akrabalık ilişkisi bulunmaması), proje kapsamında çocuk bakıcısı olarak çalışmaması, en geç kesin kayıt tarihi itibarıyla sigorta kaydını yaptırmış olmak şartıyla tam zamanlı çocuk bakıcısı istihdam etmesi.
Star

Ekonomide Savunma Değil Hücum Dönemi
Dolardaki yükselişe karsı ekonomi yönetimi TL'yi koruma altına alırken, yurt dışı kaynaklı sabotajı önleyecek yeni tedbirler devreye giriyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Bülent Gedikli, ekonomide savunma değil hücum dönemine geçildiğine dikkat çekerek "Bu ekonomide de milli seferberlik demektir. Yatırım ve ihracatta bölgedeki ülkelere yönelik ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi önemli. Avrupa Birliği (AB) ile Gümrük Birliği görüşmeleri yapılıyor. ABD ile Trump döneminde ilişkiler hızlanacak. Büyüme stratejimiz yatırım ve ihracat dayalı olduğu için faizlerin düşmesi de önemli" dedi. Finans kuruluşları tarafından reel sektöre yönelik kredilendirme yapıldığını ifade eden Gedikli, bankaların hepsinin yakından takip edildiğini söyledi. Bankaların odak noktasında olduğunun altını çizen Gedikli, uygulama sürecinin önemli olduğunu kaydetti. Star'a gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Basdanısmanı Gedikli, dövizin bozdurulmasına yönelik çağrıların önemli olduğunu ifade ederek, "Merkez Bankası faizin dışında alternatif yöntemler sergiliyor. Diğer kurumlarda uyguluyor" dedi. Türkiye ekonomisine yönelik yurt içi ve yurt dışından yapılan operasyonları değerlendiren Gedikli, "Bunların yaptıkları şey su; kurları dalgalandırmak. Bazı tipler var 'yabancılar yapmıyor' diye örtmeye çalışıyorlar. Operasyonun yapılması önemli. Kimi kandırıyorsunuz. Kurları dalgalandırarak insanların kararlarını geciktirmek istiyorlar. Algı operasyonu" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan pazartesi günü ekonomi zirvesini toplamıştı. Toplantıya Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, Maliye Bakanı Naci Ağbaş, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile birlikte Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya katılmıştı. Toplantıda döviz kur sorununun kurumsal tedbirlerle çözülebileceği ifade edildi. Öte yandan Merkez Bankası, 2017 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısını 24 Ocak tarihinde gerçekleştirilecek. Toplantıda faiz kararının yanı sıra yeni yıla ilişkin faiz politikalarının yol haritası da netleşmiş olacak.
Star

Sepet 'Gıda'sız Kalıyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon sepetinde gıdanın ağırlığını düşürmeye hazırlanıyor. TÜİK, uzun zamandır gıdanın payıyla ilgili tartışmalarla gündeme gelen enflasyon sepetine ilişkin bir toplantı yapacağını duyurdu. TÜİK, 2017 yılı için planlanan çalışmalar ile 2017 TÜFE ve Yİ-ÜFE sepetine ilişkin 25 Ocak'ta bir bilgilendirme toplantısı düzenleyecek. TÜİK'ten yapılan açıklamaya göre toplantı Ankara'da yapılacak. Bilgilendirme toplantısında geçen yıla ilişkin gelişmeler, bu yıl için planlanan çalışmalar ile TÜFE ve Yİ-ÜFE 2017 sepetine yönelik konular ele alınacak. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci daha önce enflasyon sepetinde gıdanın yüzde 24'lerde olan ağırlığının güncelleme ile yüzde 20'nin altına ineceğini söylemişti. Gıda fiyatlarındaki artış ve azalışların enflasyon oranını daha az etkilemesine yol açacak düzenleme büyük tartışma yaratırken, enflasyonun var olandan düşük gösterileceğine yönelik sert eleştiriler yapılmıştı. Bunun üzerine Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "TÜFE sepetindeki ağırlıklar hanehalkı anketleri ile belirlenir. Bir müdahale sözkonusu değildir, asla olmayacaktır" açıklamasında bulunmuştu.
Vatan

Ayd, Kur Riski İçin Bankalarla Görüşüyor
Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği (AYD) Başkanı Hulusi Belgü, AVM'lerle kiracıları arasındaki kur tartışmasını değerlendirdi. AVM yatırımcıları olarak yaşanan sıkıntıların farkında olduklarını kaydeden Belgü, "Görmezden gelmemiz mümkün değil zira hepimiz bu bütünün bir parçasıyız. Birimizin zarar görmesi bu ekosistemin de zarar görmesi anlamına geliyor. Her AVM kiralar konusunda önlem amaçlı çalışmalar yapmaktadır. Çözümü yine hep beraber bulacağız" dedi. AYD, yatırımcılarla yaptığı toplantıda perakendecilere kuru fiksleyerek veya indirim vermeleri için tavsiyede bulunduğunu anlatan Belgü, bankalarla da görüştüklerini vurguladı. Belgü, şöyle devam etti: "AVM'lerimizde ciro konusunda problem yaşayan kiracımıza çeşitli destekler sunuyoruz. Diğer taraftan kur dalgalanmasının önüne geçmek için yeni finansal enstrümanlar üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor. Kur riskini tek tarafın üzerine yıkmak hakkaniyetli bir yol değil. Biz her iki tarafı da memnun edecek şekilde; içinde perakendeci, AVM yatırımcısı ve bankacının olduğu, kur riskini hedge etmek üzerine bir yöntem üzerinde çalışıyoruz. Şimdiden 3 banka ile görüştük, yılın ilk çeyreğinde bu işi çözmüş olacağımızı düşünüyorum. Bununla birlikte perakendecilerin kredi ihtiyaçlarına yardımcı olabilmek için de bir model üzerinde çalışıyoruz."
Vatan

DÜNYA

Fırst Lady Melanıa, Kennedy'den Esinlendi
First Lady Melania Trump'ın eski First Lady Jackie Kennedy'nin stilini andıran ünlü modacı Ralph Lauren imzalı kıyafeti, büyük beğeni topladı. 46 yaşındaki Melania'nın buz mavisi kıyafetiyle uyumlu ayakkabıları ve eldivenleri, stiliyle ikonlaşmış olan Kennedy'nin eski ABD Başkanı olan eşi John F. Kennedy'nin 1961 yılındaki yemin töreninde giydiği kıyafetle olan benzerliği dikkat çekti. Melania'nın kasıtlı olarak mı geçmişe dönük bir parça seçip seçmediği bilinmiyor. Melania, daha önce de Michelle Obama'nın bir konuşmasının aynısını kopyalamıştı.
Haber Türk

Tarihin En Tartışmalı Başkanı Görevde!
Gerek kampanyası gerekse de beklenmedik zaferiyle Amerikan tarihinin en tartışılan başkanı Donald Trump, dün ABD Kongresi'nin bahçesinde düzenlenen yemin töreninin ardından koltuğunu, Barack Obama'dan devraldı. Törene katılımın, Obama'nın 2009 ve 2013 yıllarında düzenlenen yemin törenlerine göre daha sönük olduğu iddia edilirken, Trump, ABD Yüksek Mahkemesi Başyargıcı John Roberts'ın önünde yemin ederek görevi kabul etti. Törene Obama'nın yanı sıra eski başkanlardan Jimmy Carter, George W Bush ve Bill Clinton ile seçimi kaybeden eşi Hillary Clinton da katıldı. Yemin sonrası 16 dakikalık bir konuşma yapan Trump, "Bugün sadece yönetim bir partiden diğerine geçmiyor; aynı zamanda gücü Washington'dan halkın kendisine geri veriyoruz. Artık konuşan ama yapmayan politikacıları dinlemeyeceğiz. Boş konuşma devri bitti, aksiyon zamanı geldi. Birlikte Amerika'yı daha güçlü yapacağız" ifadelerini kullandı. Trump, denizaşırı ülkelere trilyonlarca dolar harcanırken, ABD'nin altyapısının ihmal edildiğini, hiçbir yararı olmayan ülkelerin sınırlarının korunduğunu belirtirken, "Her zaman ABD ön planda olacak" dedi. Senato ve Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyetçi Parti, Trump'ın göreve başlamasıyla 8 yıl aradan sonra Beyaz Saray'ı da kontrolü altına alarak, ülkedeki tüm kilit mevkilere sahip oldu. Günün erken saatlerinde ailesiyle birlikte St. John's Kilisesi'ndeki ayine katılan Trump, daha sonra Beyaz Saray'da Obama çiftini ziyaret etti. Törende, Washington'ın yanı sıra ülkenin farklı bölgelerinden gelen 30 bin güvenlik görevlisi ve Ulusal Muhafız Birlikleri'nden 7 bin asker yer aldı. Bununla birlikte yemin töreni öncesi ve sonrasında, özellikle Washington caddelerinde Trump destekçileri ile karşıtları gerginlikler ve protestolar yaşandı. Polisle protestocular arasında zaman zaman gergin anlar yaşanırken, güvenlik güçleri biber gazıyla müdahale etti, 90 kişinin tutuk. landığı bildirildi. Ünlü film yapımcısı Michael Moore da, başkentteki McPherson Meydanı'nda yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı eylemde bir konuşma yaptı. Trump'ın başkanlık görevini almasına ilişkin konuşan Başbakan Binali Yıldırım "ABD-Türkiye ortaklığının NATO'dan başlayan, bugünlere gelen köklü bir geçmişi var. Geçmiş dönemde ne yazık ki bazı yanlış işler oldu ve iki ülke arasında biraz soğukluk yaşandı. Yeni yönetimle bunun ortadan kalkacağına inanıyoruz" dedi. Yemin töreninde, Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu temsil etti. Çavuşoğlu, dün başkentteki temaslarında Trump'ın Dışişleri Bakanı adayı Rex Tillerson ve Savunma Bakanı adayı James Mattis ile görüştü. Öte yandan Trump'ın, göreve başlamasına karşın, kabine ve bürokrasisini oluşturamadığı bildiriliyor. Nitekim Kongre, bugüne dek Trump'ın 15 bakan adayından sadece 2'sine onay verdi. Yeni Başkan'ın, önemli bürokratik kademelere yapılacak atamalarda da büyük zorluk yaşadığı, bu yüzden, Obama döneminde Dışişleri ve Pentagon'da çalışan 50 yetkilinin Trump ile de bir süre çalışacağı açıklandı. Washington merkezli sivil toplum örgütü Kamu Hizmeti Ortaklığı'nın rakamlarına göre Trump, tamamlaması gereken 660 yürütme departmanı atamalarından şu ana kadar sadece 29'unu gerçekleştirebildi.
Milliyet

Daeş Palmira'da Kalan 'Tarih'i Eserleri De Yok Etti
Aralık ayında Suriye'nin güneyindeki antik Palmira kentini rejim ordusundan geri alan DAEŞ, dün bölgedeki bir çok tarihi yapıyı tamamen yıktı. Suriye Eski Eserler Şefi Maamoun Abdülkerim, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada ögütün Tetrapylon anıtını yıktığını, Roma tiyatrosunun ön cephesinin de tahrip edildiğini söyledi. Tetrapylon, taş platformlar üstüne oturtulmuş 16 adet sütundan oluşuyordu. Abdülkerim'in gösterdiği uydu fotoğraflarında anıtın sütunlarından sadece 4'ünün ayakta olduğu görülüyor. Fotoğraflar ayrıca Roma tiyatrosunun sahne bölümündeki anıt ve heykellerin de büyük hasar gördüğünü gösteriyor. Terör örgütünün, geçtiğimiz günlerde Palmira'ya bu nedenle patlayıcı sevkiyatı yaptığı yönünde haberler yer almıştı. UNESCO Dünya Mirası listesinde olan kentin barındırdığı en önemli tarihi eserler de, bu şekilde yok edilmiş oldu. DAEŞ Palmira'da gerçekleştirdiği yıkımların dışında 12 kişiyi de infaz etti. Örgütün öldürdükleri arasında öğretmen, devlet görevlisi, rejim ordusu mensupları ve muhalifler de bulunurken, bu cinayetlerin, tarihi bölge yakınlarındaki müze çevresinde ve Roma dönemine ait tiyatroda işlendiği ifade edildi. DAEŞ daha önce de Palmira'yı elinde bulundurduğu dönemde, 40 yıldır kentte çalışan 82 yaşındaki tarihçi ve arkeolog Halit El Asaad'ı kendilerine tarihi eserlerin yerini söylemediği için kafasını keserek öldürmüştü.
Milliyet

'Bücür'ü Son Dakikada Abd'ye Paketlediler
Meksika yönetimi, dün sürpriz bir kararla, Washington'un hakim önüne çıkarmak istediği 'Bücür' lakaplı Meksikalı uyuşturucu baronu Joaquin Guzman'ı ABD'ye teslim etti. 59 yaşındaki Guzman, avukatlarının ABD'ye iade kararına itirazının federal mahkeme tarafından reddedilmesinin ardından apar topar ABD'ye gönderildi. Guzman, yoğun güvenlik önlemleri altında Ciudad Juarez kentinden bindirildiği özel jetle New York kentine nakledildi. Dünyanın en büyük uyuşturucu örgütü olarak kabul edilen 'Sinaloa Cartel'in lideri olan Guzman, iadesinin ardından dün New York'ta ilk duruşmasına çıkarıldı. Guzman, aralarında cinayet, kaçakçılık, kara para aklama ve komplo kurma iddialarının da yer aldığı en az 6 suçtan yargılanacak. Meksika'nın, kaçak göçe karşı sınıra duvar örmek isteyen yeni Başkan Donald Trump'a tepki olarak, Guzman'ı Obama iktidarı döneminde ABD'ye iade etmeyi tercih ettiği öne sürüldü. Guzman, 2001 ve 2015 yıllarında Meksika'da iki yüksek güvenlikli cezaevinden kaçtıktan sonra Ocak 2016'da tekrar yakalanmıştı.
Vatan

Mahkumlara Gün Doğdu
Trump'ın selefi Barack Obama, başkanlık görevinin son gününde de, şiddet içermeyen narkotik suçlardan tutuklu 330 mahkumun cezasını indirdi. Beyaz Saray, söz konusu ceza indiriminin ABD tarihinde verilen en fazla ceza indirimi olduğunu açıkladı. Sekiz yıllık başkanlığı döneminde aralarında 589 müebbet mahkumunun da aralarında bulunduğu bin 715 kişinin cezasını indiren Obama'nın son 12 başkanın yaptığı toplam indirimden daha fazla kişi için ceza indirim yetkisi kullandığı vurgulanıyor. Obama iki gün önce aralarında ABD'nin gizli belgelerini sızdırmakla 35 yıl hapis cezasına çarptırılan eski asker Chelsea Manning'in de bulunduğu 209 kişinin cezasını indirmiş, 64 mahkumu da affetmişti. Ceza hukuku alanındaki reform planının bir parçası olarak 2014'te özel af inisiyatifini başlatan Obama, binlerce federal mahkumun ceza indirimi için Adalet Bakanlığı'na başvurmasının yolunu açmıştı. Obama, Küba'daki Guantanamo Üssü'nde bulunan terör zanlılarının tutulduğu hapishaneyi kapatma vaadini yerine getiremeden başkanlıktan ayrıldı. Obama, Kongre'ye Guantanamo Tutukevi'nin kapatılmasını talep eden bir mektup gönderdi. Mektubunda, 2009'da 242 tutuklunun bulunduğu Guantanamo'da sadece 41 mahkumun kaldığını hatırlatan Obama, tutukluların ABD'deki askeri hapishanelerde tutulması çağrısında bulundu. Obama, "Yüksek güvenlikli askeri hapishanelerden bugüne kadar kaçan olmadı. Guantanamo'yu açık tutma konusunda ısrar edilen politikalar dışında Kongre'nin bu tesisi açık tutmak istemesinin hiçbir gerekçesi yok" değerlendirmesini yaptı. Trump ise daha önce Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Guantanamo mahkumlarının 'çok tehlikeli' oldukları gerekçesiyle serbest bırakılmaması gerektiğini savunmuştu.
Vatan

POLİTİKA

"Felaket Dıyor Tıpış Tıpış Evet Atıyor"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliğine ilişkin "Beni üzen, kapalı kapılar ardında 'Yapılan değişiklik Türkiye'yi felakete götürür' diye nutuk atanların tıpış tıpış gidip kontrollü bir şekilde 'Evet' demeleri. Parlamentoda ne işiniz var" dedi. Bir grup gazeteci ile kahvaltıda buluşan Kılıçdaroğlu, özetle şu mesajları verdi: Referandum için, demokrasiyi kim savunuyorsa 'Bu anayasaya karşı gelin ortak mücadele edelim' çağrısını yapacağız. Referandum sırasında CHP bayrağı da kullanmayacağız; kullanacağımız tek bayrak Türk bayrağıdır. Sorun başkan olmanın ötesinde bir kişinin gelecek kaygısını gidermek. Öyle bir güvence altına alıyorlar ki cumhurbaşkanının sorgulanması ve soruşturulması bile neredeyse imkânsız hale getiriliyor. Adil Öksüz sıradan birisi değil. Adil Öksüz niye tutuklanmadı, niye hiç kelepçe takılmadı? MİT Yasası'nda yapılan değişikliğe bakarak yorumlanması lazım. Erzincan'da iki MİT elemanının tutuklanması sonrasındaki açıklamaya bakılmalı. Niye kontrollü darbe diyoruz? Adil Öksüz serbest bırakılıyor, yakalanmıyor Paketin Saray'da hazırlandığını biliyoruz. Anayasa Mahkemesi (AYM) çevreleriyle ilişki kurulduğu yönünde bilgiler de yansıyor bize. Birileri çıkıp AYM adına konuşma yapıyorlarsa ve AYM bu atmosferin altında kalıyorsa orada adalet olmaz. Türkiye'yi felakete sürükleyen temel ögelerden biri AYM olur. Sonuç alacağımızı düşünüyoruz. Torba anayasa olmaz. Anayasa Mahkemesi torba anayasa oluyor diyorsa Anayasa'yı ihlal ediyor demektir. Açık oy kullanma isteği kişilik zaafı. Bakanlık ya da Meclis Başkanlığı yapmış kişilerin, gruba karşı bakın oyumu şöyle kullanıyorum veya FETÖ ile geçmişte ilişkileri olmuş kişilerin oyunu göstererek açık kullanmaları kişilik zafiyetini gösteriyor. Acı olanı tabii uzun yıllardır parlamentoda görev yapan insanların bu acı duruma düşmeleri. Beni üzen bu. Kapalı kapılar ardında 'Yapılan değişiklik çok yanlış, bu Türkiye'yi felakete götürür' diye nutuk atanların tıpış tıpış gidip kontrollü bir şekilde 'evet' demeleri. Sizin bu parlamentoda ne işiniz var? İki yüzlü bir politika ile götürüyorlar."
Hürriyet
Genel Kurul'da 5 Madde Daha Geçti
TBMM Genel Kurulu'nda dün anayasa değişiklik teklifinin 2. tur görüşmesinde 3 madde daha kabul edildi. 12. madde 342 kabul, 13. madde 343 kabul, 14. madde 342 kabul, 15. madde 342 kabul ve 16. madde de 342 kabul oyu aldı. 2. tur görüşmesine, perşembe gecesi kadın milletvekilleri arasında yaşanan kavga damgasını vurdu. 12. madde üzerindeki önergelerin görüşmesinde, Bağımsız Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka'nın kendisini kürsüdeki mikrofona kelepçelemesi, ardından kadın vekiller arasında yaşanan kavga tartışmaya neden oldu. Teklifin "OHAL yönetimini" düzenleyen 12. maddesi üzerindeki önergelerin görüşmesinde, "kavga" nedeniyle tartışma çıktı. CHP Eskişehir Milletvekili Gaye Usluer, birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı'nın Nazlıaka'ya söz vermesiyle kavganın önlenebileceğini belirterek, "Yakışmıyor. Şu anda hastanede yatanlar, saçları yolunan, yüzleri tırmalanan arkadaşlarımız var. Yazık, söz bitti" diye konuştu. Usluer'e yanıt veren Bahçekapılı, perşembe gündem dışı sözlerin parti gruplarına verilmesi nedeniyle Nazlıaka'ya söz verilemediğini belirterek, bu durumu daha önce üyesi olduğu CHP'nin Meclis yetkililerine de aktardığını söyledi. Nazlıaka'nın önergesinin de gündeme alınamadığını, bu nedenle 3 dakika söz verebileceğini söylediğini anlattı. Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Bahçekapılı'ya yönelik olarak "Biz 'Aylin Hanım'a söz verilmesin' demedik, tamamen sizin tasarrufunuz" diye konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da kavgayı tasvip etmediklerini belirterek, "Eğer herkes kendi gördüğü pencereden bu olayı anlatmaya kalkarsa olayın ne olduğuna ilişkin adalet duygusuna varamayız. Dün (perşembe) bu konuyu kapattık, tekrar gündeme gelmesi uygun değil" dedi.
Milliyet

'Meclis'e Yakışmayan Davranışlar'
Başbakan Binali Yıldırım dün cuma namazını kıldığı Emek Camisinden ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Meclis'te kadınlar arasında yaşanan arbedenin hatırlatılması üzerine Yıldırım, "İkinci tur oylaması yapılıyor. Tamamlamayı ümit ediyoruz ancak zaman zaman engellemeye yönelik faaliyetlere şahit oluyoruz. Demokratik sınırlar içinde yapılacak her türlü karşı duruş kabul edilebilir ancak milletin egemenliğinin kayıtsız şartsız olduğu gazi meclise yakışmayan davranışlar milletvekillerine de milletimize de haksızlıktır. Değerli milletvekillerimizin daha sakin daha usturuplu hareket içinde olması bizim de milletimizin de arzumuzdur. Milletin vaktini israf etmeye kimsenin hakkı yok" dedi. "Teklif geçtikten sonra MHP'den de bakan olur" açıklamasının hatırlatılıp, "Bahçeli açıklama yaptı. Bir pazarlık olmadığını söyledi. Bu konuda bir değerlendirmeniz olur mu" sorusu üzerine Yıldırım, "Siyasi etik, siyasi rüşvet gibi kavramları kullananlar Sayın Bahçeli'yi; Devlet Bey'i tanıyamamışlar" dedi. Yıldırım şöyle devam etti: "Devlet Bey ilkeleri olan memleketin menfaati söz konusu olunca hiçbir siyasi saik ile hareket etmeyen bir zattır. Kendisini de bu şekilde tanıdım. Geçmiş yakın siyasi tarihimizde önemli kriz anlarındaki duruşu bunun en güzel ispatıdır. Onun dışındaki sözler teklifin geçmemesi yönündeki anlamsız kampanyanın bir parçasıdır." ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın göreve başlamasının hatırlatılması üzerine de Yıldırım, şu değerlendirmeyi yaptı: "Hayırlı olsun, Trump'a başarılar diliyoruz" dedi. Yıldırım ayrıca Trump'a tweet atarak Türkçe ve İngilizce başarılar diledi.
Vatan

SPOR

Ziraat Türkiye Kupası'nda, Darıca Gençlerbirliği maçından 3-0'lık galibiyetle ayrılarak liderliği kapan Beşiktaş'ta Fenerbahçe eşleşmesinin yankıları sürüyor. Son 16 turunda, ezeli rakibini konuk edecek siyah-beyazlılarda, Başkan Fikret Orman, oynanacak olan derbiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Beşiktaş'ın, Fenerbahçe'yi bu sezon Vodafone Arena'da iki kez ağırlayacağını aktaran Fikret Orman, büyütülecek bir durumun olmadığını kaydederek, "Normal bir maç. Çok abartılacak bir şey değil" diye konuştu. Şu anki konsantrasyonlarının Aytemiz Alanyaspor maçı olduğunu söyleyen siyah-beyazlı kulübün başkanı, "Derbi maçları her zaman önemlidir. İsterse gazozuna oynansın önemlidir. Vodafone Arena'da, Fenerbahçe'yi ligde zaten ağırlayacaktık. İki defa ağırlamak nasipmiş. Normal bir maç ama çok önemsiz de değil tabii. Fenerbahçe ile olan her maçı iki taraf da kazanmak ister. Kazanmak için sahaya çıkacağız ve inşallah biz kazanırız" ifadelerini kullandı. Öte yandan Başkan Fikret Orman, daha önce Vodafone Arena'da, Galatasaray'ın ağırlandığı gibi, Fenerbahçe'nin de en iyi şekilde karşılanması için talimat verdi. Sarı-lacivertli taraftarların, centilmence ağırlanmasını isteyen Fikret Orman, Fenerbahçe Yönetimi'nin de aynı nezaketle karşılanmasını istedi. Galatasaray ve Bursaspor maçlarından yüzünün akıyla çıkan Beşiktaş Yönetimi, yine stat görevlilerine yoğun mesai harcattıracak.
Milliyet


Fenerbahçe Teknik Direktörü Dick Advocaat dün sabah basına açık yapılan antrenmanda gazetecilerle sohbet etti. Göreve başladıktan sonra kadroyu oturtmak için bir arayış içine girdiklerini vurgulayan Hollandalı antrenör şunları kaydetti: "Bize sunulan kadro, başka birinin kadrosuydu. Sürekli bir deneme içerisindeydik. Bir süre geçti ve artık ilk 14 oyuncumuzu biliyorduk. Bunu Avrupa maçlarında görebildik. Ayrıca ligin bazı maçlarında aldığımız sonuçlarla bunu görebildik ve gösterebildik. İstediğimiz skorları gördüğümüz bir dönem oldu. Takımın asıl gücünün bu olduğunu düşünüyorum. Aynı 11 ile oynayabiliyorsanız, gücünüzü sahaya yansıtabiliyorsunuz. Eğer elinizde 4 forvet varsa denemeye giriyorsunuz. En başta oyuncuların doğru imajını kafamızda oluşturmaya çalıştık." Dick Advocaat, "Takımı siz kursaydınız, kadronun ne kadarı farklı olurdu?" şeklindeki bir soruya şöyle cevap verdi: "Hâlâ iyi bir kadromuz olduğunu düşünüyorum. En başta burada olsaydım, kadro kurmak için elimde bir zaman olsaydı kadroyu farklı yapardım. Orta saha için de aynı şeyi söyleyebilirim. Başkasına eleştiri anlamında söylemiyorum ama ben olsam daha farklı bir kadro kurardım. Yine de fena iş yapmadığımızı düşünüyorum. Şu ana kadar Avrupa'da çok iyi iş çıkardık. Diğer yandan kendi sahamızda kaybettiğimiz puanlara baktığımızda gerçekten inanılmaz. Puan kayıplarımız, anlaşılabilir düzeyde değil." Kadro yapısıyla ilgili takımın eski teknik direktörünü eleştirmediğini anlatan Hollandalı hoca, "Muhakkak onun da kafasında oyun tarzıyla ilgili bir şeyler vardı. Geçtiğimiz sezon ile bu sezonu kıyaslarsanız, benden de fazla puan toplamış. Ben sadece kendi düşüncelerimi aktarmaya çalışıyorum. Kadro kurmayla ilgili benim düşüncem bu şekilde" diye görüş belirtti.
Milliyet

Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, 30 Kasım 2016 tarihli bilançosunu Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirdi. Buna göre Kartal, büyük bir sıçrama yaparak, UEFA ile yaptığı anlaşmaya uydu ve zararı kâra döndürmeyi bildi. Siyah-beyazlılar, 1 Haziran'dan başlayıp 6 aylık devam eden süreci iyi değerlendirdi ve 25 milyon 195 bin 848 TL kâr gösterdi. Beşiktaş, geçmiş dönemde 1 Haziran-30 Kasım 2015'i 24 milyon 333 bin 139 TL zararla geçirmişti. Daha önce UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele eden Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi pastasını tek başına yedi. 6 aylık süreçte 83 milyon lira gibi büyük bir kazanç sağlayan siyah-beyazlıların yayın gelirlerinden de 45.5 milyon lirayı kasasına koydu. Vodafone Arena'nın bitiminin ardından hem isim hakkı gelirine kavuşan Beşiktaş, diğer yandan da hasılat, kombine ve localardan kazandığı paraların artmasıyla rahata erdi. Giderler kaleminde karşısına en çok çıkan bedel ise personel ücretleri oldu. Bonservis ve kiralama için 7 milyon lira harcayan Kartal, personeline de 95.2 milyon liralık bir pay ayırdı. Tasarruf politikasıyla birlikte kemer sıkan ve bugünlere gelen Beşiktaş, şimdi gelecek 10 yıllık süreçte kendi ayaklarının üzerinde durabilecek bir kulüp haline gelmek istiyor.
Milliyet

Karadeniz ekibi Trabzonspor, Birleşmiş Milletlere (BM) döndü. İlk yarıda istenilen performansı gösteremeyen ve taraftarlarını üzen Bordo-Mavililer Medjani, Pereira ve Mas'ı almıştı. Golcü problemini Akhisar'dan Rodallega ile anlaşıp çözen Trabzonspor imzalar atıldığında 14 kişilik yabancı kontenjanını dolduracak. Bordo-Mavililer, transfer devam ederse elindeki yabancılardan birini göndermek zorunda. Iste Trabzon'un yabancıları: Esteban (Kosta Rika), Durica, Bero (Slovak), Ibanez, Mas (Arjantin), Akakpo (Togo), Pereira (Portekiz), Medjani (Cezayir), Onazi (Nijerya), Castillo, Rodallega (Kolombiya), Suk (G.Kore), N'doye (Senegal), Sheydaev (Azeri)
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme