24 Ocak 2017 Salı

24.01.2017 Genel Gündem



Güncel/Siyasi
OHAL'E AB RÖTUŞU
Hükümet, dün çıkardığı 4 yeni kanun hükmünde kararnameyle (KHK) Avrupa'nın endişelerini gidermeye yönelik adımlar attı. Gözaltı süresi 30 günden 7+7 güne indirilirken, 5 günlük avukat yasağı kısıtlaması da kaldırıldı. Önceki KHK'larla mağdur olduğunu düşünen kişi ve kurumların itirazlarını incelemek için 'Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu' kuruldu. Yeni düzenlemeler özetle şöyle:685 sayılı KHK ile doğrudan KHK hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere 'Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu' kurulması kararlaştırıldı. Komisyon, 7 kişiden oluşacak ve 2 yıl görev yapacak. Bakanlar Kurulu'nun gerekli görmesi halinde, komisyon üyelerinin görevleri birer yıllık sürelerle uzatılabilecek. Komisyonda görev alacak kamu görevlilerinden üçünü Başbakan, bir üyeyi hâkim ve savcılar arasından Adalet Bakanı, bir üyeyi mülki idare amirleri sınıfına mensuplar arasından İçişleri Bakanı, Danıştay ve Yargıtay kökenli birer tetkik hâkimini de HSYK belirleyecek. İtirazları değerlendirecek komisyonun toplantı ve karar yeter sayısı ise 4 olarak belirlendi. Üyeler çekimser oy kullanmayacaklar. Süreleri dolmadan komisyon üyelerinin görevlerine, herhangi bir nedenle son verilmeyecek. Ancak haklarında terör örgütü üyeliği, darbe gibi suçlamalarla soruşturma açılan veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma izni verilen komisyon üyelerinin görevleri son bulacak. KHK ile kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan, ilişiği kesilenler, öğrencilikle ilişiği kesilenler, kapatılan dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yüksek öğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri, rütbeleri alınan emekli personel, inceleme komisyonuna başvuruda bulunabilecek. Başvurular incelenirken komisyonun istediği - devlet sırlarına ilişkin ilgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla - her türlü bilgi ve belgenin kamu kurum ve kuruluşları ile mahkemeler tarafından gönderilmesi zorunlu olacak. KHK kararları ile mağdur olduğunu düşünen kişi ve kurumlar itirazlarını valilikler aracılığıyla yapabilecek. Ayrıca meslekten çıkarılan kişilerin en son görev yaptıkları kuruma başvurması da mümkün olacak. Valilik ve kurumlar kendilerine yapılan başvuruları 'gecikmeksizin' komisyona iletmek zorunda.
Hürriyet


SABİHA GÖKÇEN İŞGALCİSİ ERLER, EL BAB HAREKÂTI'NDA
Darbe girişimi gecesi İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'nı işgale gittikleri gerekçesiyle rütbeli 28 askerin tutuklu, 34 erin ise tutuksuz yargılandığı 62 sanıklı davaya, Silivri Cezaevi Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda dün başlandı. İstanbul'da askerlerin yargılanmaya başlandığı ilk davanın görüldüğü İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu yargılanan 28 rütbeli asker ile tutuksuz yargılanan 34 erden 15'i katıldı. Sanıkların kimlik tespiti yaklaşık 1 saat sürdü. Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, tutuksuz yargılanan erler için görev yaptıkları Maltepe Nurettin Baransel Kışlası 2. Zırhlı Tugayı'na tebligat çıkardıklarını, gelen yanıtta, tugayın Gaziantep'e gittiği, ardından da Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında Suriye'nin El Bab kasabasında, sınır dışında olduğu için tebligat yapılamadığının belirtildiğini söyledi. Mahkeme Başkanı ayrıca, sınır dışına tebligat yapılamayacağı için duruşmaya gelmeyen tutuksuz sanıklara ikinci tebligatın yapılmadığını da kaydetti. Başkan Öztürk'ün 158 sayfalık iddianamenin özetini okumasının ardından sanıkların sorgusuna geçildi. Tutuklu sanıklardan 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda görevli askerler savunmalarında, sınır birliklerine görevli gönderilecekleri ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nca denetleme yapılacağının söylenerek sürekli teyakkuz halinde olduklarını ifade ettiler. Sanıklar, darbe girişimi öncesinde nisan ayında, Tuzla Piyade Okulu'nda 'meskûn mahal eğitimi' verildiğini, aynı doğrultuda, "11 numaralı atış" yaptırıldığını söyledi.
Haber Türk
  
'AFRİKA'YI FETÖ'DEN TEMİZLEYELİM'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üç ülkeyi kapsayan Afrika turunun ilk durağı Tanzanya'da Devlet Başkanı John Pombe Joseph Magufuli ile karşılıklı 'tam tam' adı verilen davulu çaldı. Devlet Başkanlığı Sarayı'nda yerel danslar ve müziklerle karşılanan Erdoğan, ikili ilişkilerin geliştirilmesinin ele alındığı görüşmelerde FETÖ konusunu da gündeme getirdi ve "Afrika'yı bu örgütten temizleyelim" dedi. Hint Okyanusu kıyısında Barack Obama Caddesi üzerinde bulunan Devlet Başkanlığı Sarayı önündeki karşılama töreni sırasında iki ülkenin milli marşları top atışı eşliğinde çalındı. Erdoğan ve Magufuli daha sonra okyanus kıyısındaki törenin ardından yürüyerek saraya girdi. Girişte Erdoğan'ı yerel kıyafetli dansçılar karşıladı. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan bir süre dans gösterisini izledikten sonra ellerinde Türk ve Tanzanya bayrağı olan Tanzanyalıların arasından yürüdü. Binanın girişinde Erdoğan, "tam tam" adı verilen Afrika davulunu çaldı. Daha sonra iki lider birbirlerine hediye takdim etti. Erdoğan'a 2 metre uzunluğunda ve üzerinde çok sayıda insan figürünün bulunduğu ahşap bir heykel ve Klimanjaro Dağı'nın resmedildiği bir tablo hediye edildi. Heykelin Türk ve Tanzanya halklarının dostluğunu sembolize ettiği belirtildi. Tanzanya Cumhurbaşkanı Magufuli, tabloyu hediye ederken, "Umarım bir dahaki ziyaretinizde Klimanjaro Dağı'nı görme fırsatınız olur" dedi. Erdoğan ise mevkidaşına üzerinde 17. yüzyıl motifleri bulunan yün bir Uşak halısı hediye etti. İki lider, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Türkiye ve Tanzanya arasındaki anlaşmaların imza törenine katıldı. Erdoğan, ikili görüşmede 15 Temmuz gecesini ve FETÖ'yü anlatarak Tanzanya'daki FETÖ okullarının kapatılmasını veya devredilmesini istedi. Görüşmelerin ardından yapılan ortak açıklamada ise Erdoğan, "Türkiye, 15 Temmuz gecesi bir terör örgütünün darbe girişimine maruz kalmıştır" dedi. Erdoğan, Tanzanya Devlet Başkanı'nı da uyararak şunları söyledi: "Bu örgüt sadece Türkiye için değil faaliyet gösterdiği tüm ülkeler için de büyük bir tehdittir. Bunu bir dost olarak, kardeş olarak söylemek zorundayım. Onun için de bunu açıklıyorum. Biz tüm dostlarımızı, bizim yaşadığımız sıkıntılara, acılara, hayal kırıklıklarına maruz kalmamaları için bu örgüt hakkında bilgilendiriyoruz. Kıta genelinde örgüte karşı verdiğimiz mücadelede değerli dostum Magufili'nin desteğine güveniyorum. Bizler bu terör şebekesinin Afrika'dan temizlenmesinde Maarif Vakfı, TİKA ve diğer kuruluşlarımızla sorumluluk üstlenmeye hazırız. Hali hazırda ülkemiz özellikle eğitim alanında tüm kıta genelinde birçok önemli projeye imza atıyor. Şu an 4 bin 500 Afrikalı öğrenci hiçbir ücret ödemeden Türkiye'de eğitim, öğretim alıyor. Sadece geçen yıl 31 Tanzanyalı öğrenciye burs imkanı sağladı. Bu sayıyı arttırmak mümkündür. Önümüzdeki süreçte bu devam edebilir. İnşallah bu öğrencilerin eğitimlerini bitirdiklerinde Tanzanya'ya eczacı, doktor, mühendis, öğretmen, siyasetçi, bakan olarak en güzel şekilde hizmet edeceklerine inanıyorum. Bunun somut örneklerini görmekten de çok büyük bir mutluluk duyuyorum."
Milliyet

TRUMP'TAN GÜLEN'İ İSTİYORUZ
Bakanlar Kurulu dün Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında Çankaya Köşkü'nde toplantı yaptı. Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, toplantı sonrası açıklamasında ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden, Türkiye'nin beklentilerini dile getirdi. Kurtulmuş özetle şunları söyledi: "Ümit ederiz ki yeni yönetim hem Ortadoğu'da barışı sağlayacak perspektiflere sahip olsun hem dünyada barışı sağlayacak önemli adımların atılabilmesine imkan sağlayacak inisiyatifler alsın. Özellikle Türkiye ile ABD ilişkileri bakımından eski yönetim zamanında tekrarlanan hataların tekrarlanmayacağı kanaati ve ümidindeyiz. Trump yönetiminden özellikle Türkiye-Amerika ilişkilerini yeniden kuvvetlendirmek bakımından iki konuda görüşlerini gözden geçirmelerini tavsiye ve temenni ediyoruz. Bunlardan birisi 15 Temmuz darbesinde bu halkın bütününe karşı suç işlemiş olan bir eşkıya çetesinin başı olan Gülen'in ABD'den Türkiye'ye iadesi ve bu süre içerisinde de, şu an orada sessiz ve sakin şekilde oturmuyor. Hem iadesiyle ilgili sürecin başlatılması hem bu süreç içerisinde de kendi örgütüyle haberleşmesinin kesilmesi ve bu network'ün kullanılmasının önüne geçilmesi ABD yönetiminden en temel isteklerimizden birisidir" "Türkiye, ABD'den PKK ile bağlantılı şekilde Türkiye'ye karşı terör faaliyetlerini yürüten PYD'ye artık destek vermemesini, bunların arkasında durmaktan vazgeçmesini ısrarla talep etmektedir. Bu konuda da sonuç alacağımızı ümit ediyoruz."
Vatan

YILDA 20 PUAN CEZA ALAN MESLEKTEN MEN EDİLECEK
Jandarma ve Sahil Güvenlik birimlerinin İçişleri Bakanlığı'na bağlanmasının ardından, tüm kolluk güçlerinin tabi olacağı yeni disiplin hükümleri belirlendi. Buna göre disiplin amirleri meslekten çıkarma ve kamu görevinden ihraç kararı verebilecek. 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile hayata geçen genel kolluk disiplin kanunuyla emniyet teşkilatı disiplin tüzüğü de tarihe karıştı. Artık polis jandarma ve sahil güvenlik ortak disiplin hükümlerine tabi olacak. Disiplin cezaları puan sistemiyle işleyecek. Uyarı, kınama, aylıktan kesme, uzun süreli kınama, kısa süreli kınama, cezalarının yanı sıra, meslekten çıkarma ve memuriyetten çıkarmada disiplin cezaları arasında sayıldı. KHK'yla disiplin amirleri de belirlendi. Buna göre kaymakamlar, albayın altındaki rütbelerdeki jandarma ve sahil güvenlik personellerine doğrudan ceza verebilecek. Albay ve generallerin disiplin amiri de vali, bakan ve müsteşar olacak. Memuriyetten çıkarma cezasını doğal disiplin amirleri olarak bakan, müsteşar ve mülki amirler de verebilecek. Yeni disiplin kanunuyla kolluk personeline ceza puanı sistemi getirildi. Cezalara göre puan getirecek. Uyarı cezası 1 puan, kınama 2 puan, aylıktan kesmeyse 3 puan olarak personelin dosyasına işlenecek. Son 1 yılda 20 ceza puanı ya da 5 yıl içinde 40 ceza puanı alan meslekten çıkarılacak. Bir yıl içinde 20 disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam 12 defa veya daha fazla disiplin cezası almak. Son beş yıl içinde 40 disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam 25 defa veya daha fazla disiplin cezası almak.
Vatan

EKONOMİ


Dolar: 3,7543-3,7561                       
Euro: Euro 4,0445-4,0465
Sterlin: 4,7047-4,7084
Gram Altın: 146,7084-147,0850

KONUT ALICILARINA 2 YILDA CAYMA HAKKI
Olağanüstü hal (OHAL) kapsamında hazırlanan ve Resmi Gazete'de yayımlanan 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ön ödemeli konut satışında cayma hakkı düzenlendi. Buna göre, ön ödemeli konut satışında sözleşme tarihinden itibaren 24 aya kadar tüketici, herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönebilecek. Gayrimenkul sektörünün uzun zamandır dile getirdiği ve talep ettiği bu düzenleme, sektörün 'keyfi' caymalara karşı elini güçlendirmiş oldu. İlk iki ay içinde vazgeçme konusu karşısında sorun yaşamayan sektör firmaları, 3 ay ve devam eden süreçte yaşanan caymalarda nakit akışının belirlenen sistemde gitmemesi nedeniyle zor durumda kaldıklarını ifade ediyordu. Tüketici ise gerekçesiz vazgeçme hakkını sürdürürken, 3 ayı geçen caymalarda çeşitli yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. Yeni düzenlemeye göre, satıcı, konutun satışı veya satış vaadi sözleşmesi nedeniyle oluşan vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflarla sözleşme tarihinden itibaren ilk üç ay için sözleşme bedelinin yüzde 2'sine, 3 ila 6 ay arası için yüzde 4'üne, 6 ila 12 ay arası için yüzde 6'sına ve 12 ila 24 ay arası için de yüzde 8'ine kadar tazminat isteyebilecek. Sözleşmeden dönülmesi durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç 180 gün içinde tüketiciye geri verilecek. Bu süre daha önce 90 gün olarak uygulanıyordu. Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer Faruk Çelik, yeni düzenlemeyi sektörün uzun zamandır talep ettiğini vurgulayarak, "Evet tüketici elbette vazgeçebilmeli ama firmalar satışı yapınca banka gibi kenara koymuyor. Demire, betona yatırıyor. 'Satın almaktan vazgeçtim' deyince, kısa sürede parayı bulup vermek gerekiyordu. 180 güne çıkarılması bizim için iyi oldu. Bir de tabii vazgeçiliyor ama 6 ay, 12 ay, 18 ay sonra vazgeçmek keyfi duruma dönüşüyor" dedi.
Milliyet

TÜM DÜNYA BİRLEŞELİM
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Tanzanya'da Birleşmiş Milletler'i (BM) eleştirdi, ekonomik ilişkileri artırma çağrısı yaptı ve Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) uyarısı yaptı. BM'nin adil olmamasından ötürü Ortadoğu'da krizlerin bitmediğini belirten Erdoğan BM Güvenlik Konseyi için reform çağrısı yaptı. Erdoğan, "Biz artık diyoruz ki, gelin tüm dünya birleşelim, 'dünya 5'ten büyüktür' diyelim. BM'nin 193 üyesi arasında herkes BM daimi üyeleri arasında dönerli bir şekilde yerini alsın ve orada hepsi de temsil yetkisine sahip olsun. Geçici üyeler, daimi üyeler, bu ayrım kalksın. Bunu yapmaya mecburuz. Bunu yaptığımız anda göreceksiniz dünyanın kaderi çok daha farklı bir şekilde değişecektir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Tanzanya Devlet Başkanı John Pombe Joseph Magufuli ile Tanzanya Merkez Bankası'nda düzenlenen Türkiye - Tanzanya İş Forumu'na katılarak iş dünyasının temsilcilerine hitap etti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin son yıllardaki artışa rağmen karşılıklı potansiyeli yansıtmaktan uzak olduğuna vurgu yapan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tanzanya doğal kaynakları itibarıyla, maden ve doğalgaz rezervleriyle öne çıkan bir ülke. Türkiye ise ekonomik alanda yaptığı atılımlarla, gerçekleştirdiği reformlarla dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer almaktadır. İki ekonominin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğunu görüyoruz. Artık G20 ülkeleri arasında yer alan Türkiye'nin inanıyorum ki Tanzanya'da yapabileceği 'kazan-kazan' esasına dayalı çok şeyler var." Türk Hava Yolları'nın (THY) Darüsselam ve Kilimanjaro seferlerine Zanzibar'ı da eklemesinin özellikle turizme çok ciddi katkılar sağlayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun iş adamlarının Tanzanya'ya gidiş gelişlerini kolaylaştıracağını kaydetti. Erdoğan, forumda şu mesajları verdi: "Türkiye çok taraflı platformlarda Afrika'nın sesi olmaya ve küresel yapılarda daha fazla temsil edilmesini sağlamak için çaba göstermeye devam edecektir. Dünyayı 5 ülkenin iki dudağı arasına terk edemeyiz. Her kıtadan temsilcilerin olacağı, her inanç grubundan ülkelerin daimi üyeler arasında yer alacağı bir BM Güvenlik Konseyi teklif ediyorum. BM şu anda adil değil. Adil olmadığı için de bakın Ortadoğu'da krizler bitmiyor ve Ortadoğu hâlâ kan gölü halinde. Afrika'da da aynı şekilde bu sıkıntılar devam ediyor. İşte biz artık diyoruz ki, gelin tüm dünya birleşelim, 'dünya 5'ten büyüktür' diyelim. BM'nin 193 üyesi arasında herkes BM daimi üyeleri arasında dönerli bir şeklide yerini alsın ve orada hepsi de temsil yetkisine sahip olsun. Geçici üyeler, daimi üyeler, bu ayrım kalksın. Hepsi daimi üye olarak, dönüşümlü bir şekilde. 20 üye mi olacak, 20 üye. 2 yıl 20 üye görev yapsın. Ondan sonra onu değişsin, diğer onuyla devam. Ondan sonra bir diğer onu değişsin, diğerleriyle devam. Bunu yapmaya mecburuz. Bunu yaptığımız anda göreceksiniz dünyanın kaderi çok daha farklı bir şekilde değişecektir."
Milliyet

'TAKAS'LA DÖVİZ TALEBİ 2 MİLYAR DOLAR AZALACAK
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, ithal edilen bir malı ihraç edilen mal ile takas etmeye yönelik getirilen Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu (KKDF) teşvikleri sayesinde takas sisteminin 2017'de ithalatın yüzde 2'lere çıkmasını beklediklerini, böylece döviz talebinin de azalacağını belirtti. Tüfenkci yaptığı yazılı açıklamada, "Önceden sadece Iran ile sınırlı olan KKDF kesintisi muafiyeti artık tüm ülkeleri kapsayacak. Böylece ülkeler vergisel avantajlardan yararlanacak, ihtiyacı olan ürünü dövize ihtiyaç duymadan kendi elindeki ürünle değiştirecek" denildi._ Kararın alınmasında dolardaki artısın payının olduğunu belirten Tüfenkci, ithalatın yüzde 1'inin takas yoluyla gerçekleşmesi halinde ekonominin döviz talebinin 2 milyar dolar kadar azalacağına işaret etti. İlk uygulamanın geçen hafta Rusya ile başladığına da değinen Tüfenkci, "Takas yöntemi 2008 yılına kadar tüm ülkelerle uygulanmış ve söz konusu dönemde dış ticaretin 3.5 milyar dolara denk gelen yaklaşık yüzde 2'sini oluşturduğunu da belirtti.
Akşam

ELEKTRİK TÜKETİMİNDE GEÇEN YIL TÜM ZAMANLARIN REKORU KIRILDI
Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, Türkiye'nin elektrik tüketimini karşılamak için üretim yatırımları, geçen yıl da devam etti. Bu kapsamda, geçen yıl 272 milyar kilovatsaat seviyesinde elektrik üretimi gerçekleştiren Türkiye, 277.2 milyar kilovatsaat de elektrik tüketti. Söz konusu tüketim, bir önceki yıl tüketilen 265.7 milyar kilovatsaate göre yüzde 4.3 artışa denk geldi. Aynı zamanda, 2016 tüm zamanların en çok elektrik tüketilen yılı olarak da kayıtlara geçti. Elektrik üretimi ile tüketimi arasındaki 5.5 milyar kilovatsaat seviyesindeki fark ise ithalatla karşılandı. Geçen yıl elektrik tüketimi günlük bazda en yüksek 10 Ağustos tarihinde görüldü. Türkiye, söz konusu günde artan hava sıcaklıkları sebebiyle aşırı klima kullanımına bağlı olarak 905 milyon 764 bin 38 kilovatsaat elektrik kullandı. Bu arada, en düşük tüketim de Kurban Bayramı'nın birinci gününe denk gelen 12 Eylül 2016 tarihinde günlük 513 milyon 805 bin 39 kilovatsaat elektrik tüketildi. Türkiye'nin elektrikte kurulu gücü 2016'da bir önceki yıla göre yüzde 7 oranında büyürken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da Türkiye'nin artan elektrik tüketimi yatırımların da artarak süreceğini söylemişti.
Star

SÜRPRİZ YAPAR MI?
Piyasalarda nefesler tutuldu ve gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına çevrildi. Döviz kurundaki yükselişi durdurmak ve oynaklığı azaltmak için bir dizi önlem alan TCMB'nin faiz silahını kullanıp kullanmayacağı merak konusu. Ekonomistler, TCMB'nin bugün gerçekleştireceği PPK toplantısında faizlerde cüz'i de olsa artırım yapma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Ankete katılan ekonomistlerin çoğu 1 hafta vadeli politika faizi, faiz koridoru üst bandı ve Geç Likidite Penceresi (GLP) borç verme faiz oranında artış bekliyor. PPK'dan politika faizinde 50 baz puan, faiz koridoru üst bandında 100 baz puan ve GLP borç verme faiz oranında 100 baz puan düzeyinde artış çıkabileceği tahmin ediliyor. Uzmanlar, TCMB'yi faiz artışına itecek en önemli faktörün TL'nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden belirgin ayrışarak, enflasyonu hızlandıracak aşırı değersiz bölgeye doğru gelmiş olmasını gösteriyor. Geçen ayki PPK toplantısında, politika faizi yüzde 8.00, faiz koridorunun üst bandı yüzde 8.50, geç likidite penceresi borç verme faiz oranı yüzde 10.0'da sabit bırakılmıştı.
Vatan

1 MİLYON VATANDAŞ BANKASIYLA BARIŞTI
Başta maliye olmak üzere kamu kurumlarına olan çeşitli borçlarından dolayı geçen yıl 77.6 milyar liralık yapılandırmaya imza atan vatandaşlar, bankalarla da barıştı. 2016 yılının son çeyreğinde 1 milyon 18 bin vatandaşın toplam 8.8 milyar lira tutarındaki bireysel kredi kartı ve tüketici kredisi borcu yeniden yapılandırıldı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, yaptığı açıklamada, bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik'teki değişikliklerin 27 Eylül 2016'da yürürlüğe girdiğini anımsattı. Yeni düzenlemenin borçlarını ödemeye niyetli müşterilere gerekli kolaylığı ve ek süreyi sağladığını vurgulayan Aydın, şunları kaydetti: "Yeni düzenlemeyle bireysel kredilerin yeniden yapılandırılması daha da kolaylaştı. Üyelerimizden toplanan istatistiklere göre, Ekim-Aralık 2016 döneminde 562 bin kişinin 2.4 milyar TL kredi kartı borcu yapılandırılmıştır. Aynı dönemde 456 bin kişinin ise 6.4 milyar TL tutarındaki tüketici kredisinin yapılandırıldığını görüyoruz. Aydın, yeniden yapılandırmada vadenin kredi kartlarında 23, tüketici kredilerinde 37 ay olarak gerçekleştiğini duyurdu. Düzenlemeden önceki uygulamada kart açık kalmak kaydıyla kredi kartı borçlarında yapılandırma 12 ay ile sınırlıydı. Tüketici kredilerinde ise 24 ay vade ile yapılandırma yapılıyordu.
Vatan

Dünya
'MALİKİ, BAŞBAKAN OLURSA BAĞIMSIZLIK İLAN EDERİZ'
IRAK Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani, Irak eski Başbakanı Nuri El Maliki'nin yeniden başbakan olması halinde bağımsızlık ilan edeceğini açıklarken, "Maliki hükümetinin yönettiği bir Irak'ın içinde kalmayız" dedi. Mesut Barzani, Londra'da Arapça yayımlanan El Şark el Ewsat gazetesinin sorularını yanıtladı. Barzani, Irak'ın Kürt kökenli eski Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari'nin görevden uzaklaştırıldığını, şu anki Başbakan Haydar El İbadi'nin Musul operasyonunda yenilgiye uğratılmasının hedeflendiğini, bununla Nuri El Maliki'nin yeniden başbakan yapılmak istendiğini öne sürdü. Barzani, Nuri El Maliki'nin yeniden başbakan olması durumunda kimseye sormadan, danışmadan bağımsızlıklarını ilan edeceğini belirtirken, "Biz Maliki hükümetinin yönettiği bir Irak'ın içinde kalamayız" dedi. Mesut Barzani, ABD'nin yeni başkanı Donald Trump ile IKBY yetkilileri arasındaki iyi bir diyalogun devam edeceğini, Washington yönetiminin Kürtlere desteğinin süreceğine inandığını da ekledi.
Hürriyet

RUSYA'DAN İKİNCİ ORTAK OPERASYON İDDİASI
Rusya Savunma Bakanlığı, Türkiye ve Rusya'nın, Şam yönetiminin izni dahilinde DEAŞ'ın kontrolündeki El Bab kasabasına yönelik ortak hava operasyonu düzenlediğini açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı resmi sitesinde yer alan bilgiye göre ikinci ortak hava operasyonu 21 Ocak'ta yapıldı. Açıklamada, 22 hedefin vurulduğu operasyonu 3'ü Rus, 4'ü Türk toplam 7 uçağın icra ettiği kaydedildi. Rusya 18 Ocak'ta da Türkiye ile ortak operasyon iddiasını gündeme getirmiş, ancak Genelkurmay Başkanlığı bu iddiayı doğrulamamıştı. Öte yandan Rusya'nın son açıklamasında, ABD ile ortak operasyon yapıldığı bilgisine de yer verildi. Ancak ABD Savunma Bakanlığı bu iddiayı yalanladı. Savunma Bakanlığı'nın yeni sözcüsü Eric Pahon, "Rus ordusuyla Suriye'de hava saldırılarını koordine etmedik" diye konuştu. ABD Savunma Bakanlığı'nın bir diğer sözcüsü Deniz Albay Jeff Davis, Türkiye'nin El Bab ilçesini DEAŞ'tan geri almasını istediklerini ve bu minvalde Türkiye destekli güçlere hava desteği verdiklerini açıkladı. Davis, Türkiye'nin daha önce Dabık'ı DEAŞ'tan almasına destek verdiklerini anımsatarak şöyle devam etti: "Dabık'ın alınmasından sonra (Türkiye destekli güçler) El Bab'a yöneldiler. Biz bunu da destekliyoruz ve onların El Babı DEAŞ'tan almasını istiyoruz. Türk hükümeti ve askeri mevkidaşlarımızla görüşmelerimiz devam ediyor."
Hürriyet

ASTANA GÖRÜŞMELERİ SUÇLAMALARLA BAŞLADI
Suriye'de devam eden savaşın tarafları, 9 ay sonra ilk kez görüşme için Kazakistan'ın başkenti Astana'da masaya oturdu. Görüşmelere Suriye rejiminden de bir temsilci katılırken, muhalifler ile rejim arasında doğrudan temas gerçekleşmedi. Astana'da Türkiye ve Rusya öncülüğünde gerçekleştirilen Suriye konulu toplantı, dolaylı görüşmelerle sürüyor. Görüşmelerde Esad rejimi, muhalifler, Türkiye, Rusya, İran ve ABD heyetleri yer alıyor. Toplantıda ateşkesin güçlendirilmesi ve insani krizlerin çözümü ele alınıyor. Türkiye, Rusya, ABD ve İran, taraflara sunacakları önerileri kendi aralarında değerlendirirken, muhalefet heyeti de karşı önerilerini sundu. Türkiye ile Rusya ise, garantör ülkeler olarak rejim ve muhalifler arasındaki tekliflerin değişimini sağlıyor. Nitekim muhalifler, Barada bölgesinde gerçekleşen ateşkes ihlalleri nedeniyle rejimle yüzyüze bir görüşmeyi kabul etmedi. Toplantının ilk bölümüne katılan askeri muhalif heyet, sunumlarında bu ihlallere son verilmesini talep etti. Heyet lideri Muhammed Alluş, "Suriye'de akan kanın durması için İran destekli milislerin ülkeden çıkması gerektiğini" belirtti. Rejim kanadında ise toplantının basına kapalı ilk oturumunda konuşan Suriye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Beşar Caferi, beklentilerinin, çatışmaların belli bir süre için durması, bu sürede de ateşkese imza atan grupların El Nusra ve DAEŞ gibi terör örgütlerinden ayırt edilmesi olduğunu ifade etti. Rejim temsilcisi, terör örgütleri ve anlaşmaya karşı çıkanları ateşkes dışında tuttuklarını söyledi. Caferi, ayrıca muhalifleri El Nusra'nın işlediği savaş suçlarını savunmakla suçladı. BM'nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ise, ilk oturumda yaptığı konuşmada, tarafların ateşkesi denetleyecek mekanizma üzerinde anlaşmasının, bunu kalıcı kılacağını belirtti. Astana toplantısının, Cenevre'de kısa süre içinde resmi ve doğrudan görüşmeler düzenlenmesinin önünü açmasını beklediğini vurgulayan Mistura, "Bugün (dün) ve yarın (bugün) ateşkesle ilgili sorunları aşalım, kalıcı hale getirmeye çalışalım. Taraflar arasında az da olsa güven oluşturmak için neler yapılabileceğine bakalım" ifadelerini kullandı. De Mistura, "Bir Libya daha istemiyoruz" ifadesini kullandı. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Türkiye heyeti toplantının ilk bölümünde yaptığı konuşmada, muhalefetin Astana'da bulunmasının önemine dikkat çekti. Türkiye, elde edilebilecek güven artırıcı adımların Cenevre'de yürütülen sürece katkı sağlayacağı inancında olduğunu bildirdi. Dolaylı görüşmelerden olumlu netice alınması ve kararların uygulanması halinde, siyasi müzakerelerin önü açılmış olacak. Türkiye ve Rusya öncülüğünde dün sabah başlayan görüşmelerin bu akşama kadar sürmesi bekleniyor.
Milliyet

BİRİLERİ BAŞKAN'IN EKİBİNİ İZLİYOR
ABD Başkanı Donald Trump'ın yemin ederek göreve başlamasının üzerinden henüz bir hafta bile geçmezken, ekibinde yer alan Ulusal Güvenlik Danışmanı Mike Flynn'in Rusya ile bağlantıları nedeniyle bir süredir Amerikan istihbarat birimlerince soruşturulduğu açıklandı. ABD eski başkanı Barack Obama'nın 35 Rus diplomatı sınırdışı etme kararı aldığı gün, Flynn'in, Rusya'nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak ile defalarca telefonda görüştüğü ortaya çıkmıştı. Flyyn'in Rus büyükelçi ile Obama'nın ülke üzerinde uyguladığı yaptırımlar üzerine konuştuğu iddia edilirken, o dönemde henüz başkanlık görevini almayan Trump'ın kampanya ekibi iddiaları reddetmişti. Öte yandan Beyaz Saray'ın Mavi Odası'nda dün düzenlenen bir etkinlikte, 8 Kasım seçimlerinden hemen önce Demokrat Parti'nin adayı Hillary Clinton'un e-posta soruşturmasının yeniden başlatılmasına yönelik açıklamasıyla, seçim sonuçlarını önemli oranda etkilemekle suçlanan FBI Direktörü James Comey ve Trump arasındaki yakınlık gözden kaçmadı. Trump, sıcak bir şekilde tokalaştığı Comey için "O benden daha ünlü" ifadesini kullandı. Bu arada Trump'ın Meksika, ABD ve Kanada arasındaki Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması'nın (NAFTA) yeniden müzakere edilmesini öngören bir kararname imzalamasının beklendiği belirtildi. Trump, anayasanın kendisine verdiği başkanlık yetkisini kullanarak, 2015'te Obama tarafından imzalanan ABD'nin Trans-Pasifik Ortaklığı'ndan (TPP) çıkmasını onaylayan kararı imzaladı. Trump, başkanlık seçimi kampanyasındaki konuşmalarında TPP'nin ABD için 'potansiyel felaket' olduğunu savunmuştu. Dünya ekonomisinin yüzde 40'ini kapsayan TPP'de Japonya, Malezya, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada, Meksika, Brunei, Vietnam, Şili, Singapur bulunuyor.
Milliyet

GAMBİYA HAZİNESİNİ SOYUP GİTMİŞ
Eski Gambiya Cumhurbaşkanı Yahya Jammeh'in ülkeden ayrılmasından sonra, devletin kasalarından yaklaşık 11.4 milyon doların kaybolduğu açıklandı. Devir teslim krizinin ardından iktidara gelen yeni Cumhurbaşkanı Adama Barrow'ın danışmanı Mai Ahmad Fatty, mali uzmanların kaybın tam miktarını hesaplamaya çalıştıklarını söyledi. Gambiya'nın büyük bir mali kriz yaşadığını kaydeden Fatty, "Devletin kasaları neredeyse bomboş. Gambiya Merkez Bankası ve Maliye Bakanlığı bu durumu doğruladı" dedi. Fatty, Jammeh'in sadece son iki hafta içinde devlet kasasından 11.4 milyon dolar çektiğini vurguladı. Jammeh'in ülkeden ayrılmasından haftalar önce Çad'a ait bir kargo uçağına lüks otomobillerin ve bazı kolilerin yüklendiği görülmüştü. Jammeh Cumartesi günü, 22 yıl süren iktidarının ardından sürgüne gitmişti. Eski Gambiya Cumhurbaşkanı, yenildiği seçiminin sonuçlarını kabul etmeyi reddetmiş, daha sonra bölgesel liderlerin arabuluculuğu ve askeri müdahale tehdidi üzerine görevi bırakmayı kabul etmişti. Yahya Jammeh, 1 Aralık'taki seçimden sonra başta yenilgiyi kabul etmiş, daha sonra da seçimde 'usulsüzlükler' yapıldığını söyleyerek yeniden seçime gidilmesini istemişti. Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (Ecowas), Jammeh'e görevi bırakması, aksi takdirde güç kullanılarak devrileceği tehdidinde bulunmuştu.
Vatan

HALK MAHKUMLARI AFFETMEK İSTEMEDİ
Romanya'da hükümetin acil kararnameyle binlerce hükümlünün affını öngören tasarısı, ülke genelinde onbinlerce kişi tarafından protesto edildi. Başkent Bükreş'teki Üniversite Meydanı'nda bir araya gelen 15 bini aşkın Romen, hükümetin hazırladığı, 5 yıldan az hapis cezası kalmış kişiler için af öngören tasarıyı protesto amacıyla hükümet binasına yürüdü. Gidilecek düzenlemenin yolsuzlukla mücadeleyi zayıflatacağını savunan göstericiler, 'Hükümet istifa', 'Yolsuzlukla mücadele bürosu sizi cezaevine alsın' sloganları attı. Protestoya Cumhurbaşkanı Klaus Iohannis de destek verdi. Iohannis, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, "Binlerce Romenle birlikte tepkimi göstermek için meydana gittim. Hukuki problemleri olan bir kısım politikacı ceza yasasını değiştirmek istiyor. Hukukun üstünlüğünü zayıflatmak istiyor. Böyle bir duruma izin verilemez. Rumen halkı buna izin vermez" diye yazdı.
Vatan

POLİTİKA

'TATİL YOK HÜKMÜNDE'
CHP yönetimi, Meclis'in 7 Şubat'a kadar tatile girmesini sağlayan oylamanın usulsüz yapıldığı gerekçesiyle iptal edilmesi için Meclis Başkanlığı'na başvururken, AK Partili yöneticilerden de karşı suçlama geldi. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, önceki gün Genel Kurul'da, AK Parti'nin grup önerisi oylaması sırasında, AK Parti'den 157 milletvekilinin elektronik sistemde, 9'unun ise pusula ile oy kullandığını, partisinden 20 milletvekilinin de yoklama talebinde bulunduğunu belirtti. AK Partili 5 milletvekilinin hem elektronik sistem üzerinden hem de Başkanlık Divanı'na yazılı pusula göndererek oy kullandığını tespit ettiklerini söyleyen Gök, "Bu rakamlara göre yoklamanın yeterli sayıyı yansıtmadığı görülmektedir. Bu açık tabloya rağmen AK Parti'nin grup önerisinin hemen oylanmasıyla alınan tatil kararı yok hükmünde bir karardır. TBMM Başkanlığı'na bir dilekçe vererek, usulsüz yapılan oylamanın düzeltilmesi amacıyla Başkanlık Divanı'nın toplanarak karar alması, mükerrer oy kullanan milletvekilleri hakkında suç duyurusunda bulunulması talebinde bulunduk" dedi. Gök, Meclis'te yaşanan tablonun ülke genelindeki seçimlere de gölge düşürdüğünü öne sürerek, "Meclis'te bu yapılıyorsa ilçelerde, köylerde neler yapılıyor düşünmek lazım. Bunların sahte oy kullanmalarını yakalamak için diğer görevlerimizi yapamıyoruz. İşimiz gücümüz AKP'li milletvekillerinin nerede mükerrer oy kullandıklarını tespit etmekle geçiyor. Buna göz yuman Ayşe Nur Bahçekapılı'yı istifaya davet ediyoruz" açıklamasını yaptı. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise itirazlara şu tepkiyi gösterdi: "Sisteme giren ama sisteme girip girmediği konusunda tereddütlü olan arkadaşlarımızın pusula vermelerini sahtekârlık diye ifade etmek, çirkin bir yaklaşımdır, edep dışı bir söylemdir. CHP akıl tutulması içerisinde, büyük bir kararsızlık, şaşkınlık ve hazımsızlık içerisinde. Ne istediklerini bilmeyen, anlamsız bir şekilde Meclis Başkanvekili ile iki katip üyeye herhalde kendilerince işkence yapıp, tatmin olmaya çalışıyorlar. Ezilmişlik hissi yaşıyorlar. Hezeyan ve şuursuzluk içerisinde ana muhalefet partisi görüyoruz." Bazen Genel Kurul sisteminde arıza olabildiğini, oyları göremediğini, bu nedenle de sisteme girerek oy kullanan milletvekillerinin ayrıca pusula gönderdiğini vurgulayan Elitaş, "Çünkü CHP'liler sık sık masaları yumrukluyorlar. Protesto anında ya kendilerini kürsüye kelepçeliyorlar ya kürsüyü işgal ediyorlar ya da masaları yumrukluyorlar" dedi.
Hürriyet

3 FARKLI NOKTADA KEŞİF YAPMIŞLAR
İstanbul'da geçen cuma gecesi Ak Parti İl Başkanlığı ve Vatan Caddesi'ndeki İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne düzenlenen lavlı saldırıları gerçekleştirdiği belirlenen terörist Şerif Turunç önceki gün Tekirdağ'da polisin düzenlediği operasyonda sağ olarak yakalandı. Turunç ile birlikte hareket ettiği belirlenen DHKP-C'li Bilgehan Karpat ise kaçtığı Muratlı ilçesinde polisin 'teslim ol' çağrısına ateş ederek karşılık verince çıkan çatışmada ölü olarak ele geçirildi. Tekirdağ ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri tarafından düzenlenen operasyonların ayrıntıları da ortaya çıkmaya başladı. İstanbul'daki saldırıların ardından Tekirdağ'a gelen Turunç ve Karpat'ın, biri Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü binası olmak üzere 3 farklı noktada saldırı planladıkları ve bunun için keşif yaptıkları belirlendi. Teröristlerin Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü önündeki keşif anları güvenlik kameralarına da yansıdı. Görüntülerde önde giden Turunç'u yaklaşık 50 metre geriden Karpat'ın takip ettiği belirlendi. Polis ekiplerince yapılan araştırmaların ardından üç noktada saldırı planlayan Turunç ve Karpat'ın daha sonra birlikte Yunanistan'a kaçmak için plan yaptıklarını tespit edildi. Muratlı ilçesinde vurularak etkisiz hale getirilen Karpat'ı, İnanlı mesire alanındaki metruk binada alkol alan üç kişinin, FETÖ'cü zannederek polise ihbar ettiği ortaya çıktı. Muratlı'ya geldikten sonra İnanlı mesire alanına giden Karpat'ın burada alkol alan üç kişinin yanına gittiği ve sohbet etmeye çalıştığı belirlendi. Alkol alan kişilerden biri polisi arayıp "Burada şüpheli biri var, FETÖ'cü olabilir" diyerek eşkalini verdiği ve polis ekiplerinin bu alana operasyon düzenlediği anlaşıldı. Polisin mesire alanına geldiğini görünce içinde el bombası ve Kalaşnikof tüfek çıkan çantasını alamadan kaçan Karpat'ın üzerindeki el bombasını çatışma sırasında polis ekiplerinin üzerine attığı ancak patlamadığı belirlendi.
Milliyet

SPOR

Geri dönüşler, hep ilgi çekici hikayelerdir. Bilgi-beceri gerektiren sektörlerde işleri tekrar yoluna koyma, alkışlanacak bir harekettir. Söz konusu spor olduğundaysa daha çok takdir toplar. Çünkü sporda, 'tekrar dirilmek' için gereken azmin yanı sıra, fiziksel durum da önem taşır. Yaş ilerledikçe işler zorlaştığından, dönüşün kıymeti artar. Avustralya Açık'ta raket sallayan 35 yaşındaki Mirjana Lucic'in bugünlerde yaptıkları, bu kategoriye giren en canlı örnek olsa gerek Sezonun ilk grand slam turnuvasında rakiplerini bir bir deviren Hırvat tenisçi, dün dördüncü tur maçında karşı karşıya geldiği ABDli Jennifer Brady'yi 6-4 ve 6-2'lik setlerle yenerek bu turu da geride bıraktı. Dev organizasyonda geçen hafta en önemli isimlerden birini saf dışı bırakarak dikkatleri üzerine çekmişti Lucic 3 numaralı seribaşı Agnieszka Radwanska'yı, ikinci tur mücadelesinde set vermeden turnuva dışına ittiğinde, tenisseverleri aynı zamanda kendisinin hikayesini merak etmeye yöneltti. Mirjana Lucic-Baroni, 90'lı yıllarda 'En genç' ile başlayan bir çok unvanın sahibiydi. 15 yaşındayken elde ettiği Avustralya Açık çiftler şampiyonluğu, bunlardan biriydi. Bir çok yıldızı şok mağlubiyetlere uğratması nedeniyle kendisine 'acı kurabiye' deniyordu. Ne var ki 99'da kariyerini noktaladı. Finansal sıkıntılar, kendisine kötü davranan babasının da içinde olduğu bireysel sorunlar yüzünden bıraktı. 10 yıla yaklaşan bir ayrılığın ardından 2007'de kortlara geri dönse de umduğu başarılar uzakta kaldı. Aradan yeni bir 10 yıl daha geçti. Lucic, 25 yaşında tekrar yapmayı umduğu geri dönüşü 35 yaşında gerçekleştirdi.
Milliyet
Medipol Başakşehir'i mağlup ederek şampiyonluk mücadelesine ortak olan Fenerbahçe'nin bu zaferinde taktik detaylar önemli rol oynadı. Teknik Direktör Advocaat ve ekibi Başakşehir'i analiz ettikten sonra orta sahada Emre ve Mahmut'un baskısını pas trafiği ile kırma kararı aldı. Konuk ekibin en güçlü noktasının bu ikili olduğu tespiti yapıldı. Bu ikilinin yaptığı baskının yanısıra oyunu da yönlendirme özelliğine sahip olduğu görüldü. Bu nedenle Hollandalı hoca ile ekibi orta sahada pas trafiği ve istasyonunu arttırmak zorunda oldukları kararına vardı. Souza ve Ozan özellikleri gereği bu görevi yapamazdı. Seçenekler kısıtlıydı. Teknik heyete göre orta sahada sadece Alper ya da Salih'in oynaması durumunda ise tek başına Emre - Mahmut ikilisi karşısında etkisiz olacaklardı. Bu nedenle Salih'in yanısıra Alper'e de sol kanatta görev verildi. Teknik Direktör Advocaat, sürekli Alper'in kanat değil orta saha oyuncusu olduğunu ifade etmişti. Buna rağmen futbolcusunu kanatta oynatması tezat gibi gözükse de bu durum taktiğin bir parçasıydı. Alper kanatta oynamasına rağmen orta saha özelliklerini kullandı. Salih'e yakın oynadı. Pas trafiğine katıldı. Zaten atılan golde başlangıcı yapan Alper oldu. Bir kanat oyuncusu gibi değil orta sahanın merkezindeki bir isim gibi atak başlangıçlarında yer aldı. Savunmada ise bir kanat oyuncusu gibi savunmaya katkı verdi. Planın bir diğer parçası ise iki bekin oyuna girmesiydi. Hasan Ali goldeki bindirmesiyle asisti yaparken Şener de sağ kanatta etkili ataklar geliştirdi. Bu arada maç öncesi Advocaat'ın yaptığı bir diğer uyarı uzun toplarla ilgiliydi. Uzun topların mümkün olduğunca Lens'in önüne atılmasını istedi. Ancak Başakşehir savunması sarı-lacivertlilerin en önemli ismi olarak gördüğü Lens'e önlem alınca buradan fazla sonuç alınamadı. Ancak Lens'in arkasındaki Şener bu sayede boşluklar buldu.
Milliyet

Türk siyaseti ve Türk futbolu, Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav'a son görevini yerine getirmek için bir araya geldi. Geçirdiği beyin kanaması sonrasında dört gün önce hastaneye kaldırılarak yoğun bakım ünitesine alınan ve önceki gün 81 yaşında vefat eden Cavcav'ın dünkü cenazesi birçok ismi buluşturdu. Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'nde yapılan törende konuşan İlhan Cavcav'ın oğlu ve Gençlerbirliği Başkan Vekili Murat Cavcav, İlhan Cavcav'ın sadece ailelerinin değil başkent ekibinde yetişen yüzlerce futbolcunun da babası olduğunu söyledi. Babasının, Gençlerbirliği ve Hacettepe'nin her maçı öncesinde tesislerde toplanılmasını istediğini belirten Murat Cavcav, "Başkanlığı da babalığı gibiydi. Nasıl bir baba çocuklarını ve torunlarını bir arada görmek ister, her gördüğünde mutlu olursa, burada da biz yönetici, futbolcu ve çalışanları bir arada görmek isterdi" dedi. İlhan Cavcav'ın kendilerini son defa bir araya topladığını vurgulayan Murat Cavcav, "Artık çıkacağı yolda yalnız Onu uğurlamak için buraya geldik. Babamıza, başkanımıza 'hoşça kal' demek için buradasınız. Allah sizlerden razı olsun. Acımızı paylaştığınız, kötü günümüzde yanımızda olduğunuz için ailem ve kulübüm adına teşekkür ediyorum. İlhan Cavcav hakkında söylenecekleri, tarihe bırakıyorum. Hoşça kal baba, hoşça kal başkanım. Ruhun şad, mekanın cennet olsun" diye konuştu. Gençlerbirliği Beştepe İlhan Cavcav Tesisleri'nde düzenlenen töreninin ardından Cavcav'ın cenaze namazı Kocatepe Camisi'nde kılındı. Cenazede, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, eski bakanlar ve milletvekilleri, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ve yetkililer, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Kulüpler Birliği Başkanı Göksel Gümüşdağ, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, başkent ekibinin teknik kadrosu ve futbolcular, bazı spor federasyonları başkanları, teknik direktörler, futbolcular ile spor camiasının önde gelen isimleri katıldı. Başbakan Binali Yıldırım, cenaze namazından ayrılırken kendisine başkent ekibinin atkısını hediye eden taraftarlarla bir süre sohbet etti. Cavcav'ın cenazesi, daha sonra Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi.
Milliyet

İki perdelik bir oyun seyrettik Beşiktaş ile Aytemiz Alanyaspor'un, artılarını ve eksilerini bir kenara bırakarak oyuna bakacak olursak, ilk perdede ezici bir Beşiktaş üstünlüğü görüyoruz. İlk altı dakikada Quaresma ile 5 tane korner kullanan Beşiktaş, 6. dakikada yine Quaresma'nın ortası sayesinde, Talisca ile gole çok yaklaştı. Hiç şüphesiz bu taktiksel üstünlük, siyah - beyazlı takıma goller getirecekti. Portekizli hızlı adımlarla maçın kilit adamı rolüne doğru koşuyordu. Hatta bir ara Vagner Love bile kenara gelerek, Portekizli'ye önlem alınmasını istedi. Beklenen gol 13. dakikada geldi. Quaresma'nın dinmek bilmeyen ortalarından birini yakalayan Cenk Tosun, şık bir kafa dokunuşuyla skoru 1-0 yaptı. Bu gole cevap vermek isteyen Vagner Love, Fabri'yi de geçti ama Tosic zamanında girdi kademeye. 39'da Aytemiz Alanyaspor savunmasını bir o yana bir bu yana savurarak gol atan Babel, oyunun ilk perdesini kapatan isim oldu. İkinci yarıya ise 47. dakikada Quaresma'nın penaltısıyla başlayan Beşiktaş, 3-0 öne geçmiş olsa da, ikinci perdede oyun dikkatini kaybetti. Özellikle Vagner Love'un, 54'te attığı penaltı golünden sonra, rakibine sürekli pozisyonlar veren Beşiktaş, kalan dakikalarda kenar yönetimine güven vermiyordu. Şenol Güneş, bu sıkıntıyı çözebilmek için oyuna yeni transfer Mitrovic'i soktu. Bu değişikliğin üzerine bir de 73'te Marcelo'nun kafa golü gelince, Beşiktaş istediği ortamı bulmuş oldu: 4-1. 83'te Tosic'in vuruşu direkten dönse de, Beşiktaş liderlik koltuğuna çoktan oturmuştu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme