25 Ocak 2017 Çarşamba

25.01.2017 Genel Gündem



25.01.2017

GÜNDEM

'Asıl faillerin bulunmasını ısrarla bekliyoruz '
Gazeteci - yazar Uğur Mumcu, bombalı saldırıyla katledilişinin 24. yıldönümünde, öldürüldüğü yer olan Ankara'da Uğur Mumcu Sokağı'nda düzenlenen törenle anıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Asıl failler kimlerdir? Onların bulunması için söz verilmişti ama bugüne kadar verilen sözler yerine getirilmedi. Israrla ve kararlılıkla bekliyoruz" dedi. Törene CHP Lideri Kılıçdaroğlu ve Mumcu'nun ailesinin yanı sıra CHP milletvekilleri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kılıçdaroğlu, tören öncesi Mumcu'nun evinde eşi Güldal Mumcu, kızı Özge ve oğlu Özgür Mumcu ile kısa bir süre görüştü. Kılıçdaroğlu ve Mumcu Ailesi, Faili Meçhuller Anıtı'na ardından da Mumcu'nun hayatını kaybettiği yere karanfiller bıraktı, saygı duruşunda bulundu. Kılıçdaroğlu, anma etkinliğinden ayrılırken gazetecilere şunları söyledi: "Uğur Mumcu, kalpaksız Kuvayi Milliyeci, bir devrimci, özgürlükten, demokrasiden yana olan bir gazeteci, bir bilim insanı aynı zamanda. Katledilişinin 24'üncü yılında anıyoruz. Anmaya devam edeceğiz. Silahı çeken katillerin arkasında kimler vardı? Asıl failler kimlerdir? Onların bulunması için söz verilmişti ama bugüne kadar verilen sözler yerine getirilmedi. Israrla ve kararlılıkla bekliyoruz. Uğur Mumcu'yu kimler katletti? Aydınlanmadan, bilimden, insandan, haktan hukuktan yanaydı. Dolayısıyla böylesine önemli bir ismi kaybetmenin acısını her yıl birlikte yeniden yaşıyoruz." Mumcu'yu anmak için başta İstanbul olmak üzere Türkiye'nin birçok kentinde anma törenleri düzenlendi.
Hürriyet


Mumcu ve okkan törenlerle anıldı
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu, katledilişinin 24'üncü yılında bombalı suikaste uğradığı sokakta, evinin önünde özlemle anıldı. Mumcu için, saldırıya uğrayan aracının sergilendiği Eskişehir'in de aralarında bulunduğu birçok ilde anma törenleri düzenlendi. Mumcu için Ankara'daki ilk tören Batıkent'teki Uğur Mumcu Anıtı'na çelenk bırakılması ile başladı. Daha sonra Mumcu'nun katledildiği evinin önünde anma töreni düzenlendi. Sokağın giriş ve çıkışlarını kontrol altına alan polis ekipleri, anmaya katılmak isteyen herkesi arayarak geçişlere izin verdi. Mumcu'nun evinin önündeki törene CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra CHP'li vekiller, CHP Ankara İl Başkanlığı üyeleri ve Gençlik Kolları, Ankara Cumhuriyet Okurları, Birleşik Kamu İş, Eğitim İş, Tüm Yerel Sen, Büro İş, HKP, Mimarlar Odası Ankara Şubesi gibi sivil toplum kuruluşlarının üyeleri katıldı. Törende, Mumcu'yu öldüren bombanın patladığı yerdeki anıta karanfiller bıraktı; burada mumlar yaktı. Evinin önündeki anmanın ardından yine yüzlerce vatandaş Mumcu'nun Cebeci Mezarlığı'ndaki kabri başına giderek, buradaki anma programına katıldı. Uğur Mumcu'nun mezun olduğu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde de Mumcu için anma töreni yapıldı. Fakülteye, Uğur Mumcu ve Ali Gaffar Okkan için afiş asıldı. Uğur Mumcu'nun 24. ölüm yıldönümünde İstanbul, İzmir, Eskişehir'de de törenler düzenlendi. Mumcu, Eskişehir'de Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Yılmaz Büyükerşen, CHP'li milletvekilleri ve vatandaşların katıldığı, bombalanan otomobilinin de sergilendiği kendi adını taşıyan parkta düzenlenen törenle anıldı. Uğur Mumcu için, İzmir'de de Çiğli Uğur Mumcu Parkı'nda düzenlendi.
Milliyet

Kar altında 19 sığınak bulundu
Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı tarafından Bali Deresi bölgesinde düzenlenen 'Şehit Jandarma Uzman Çavuş Muhammet Yılmaz - 117' operasyonunda PKK'a ait 19 sığınağın ele geçirildiğini ve kış yığınaklanmasına yönelik cephane, akaryakıt, telsiz ve çok sayıda yaşam malzemesi ele geçirilerek imha edildiğini açıkladı. Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı tarafından PKK'lı teröristleri yakalamak ve etkisiz hale getirmek, teröristlere ait sığınak ile barınakları tespit ve imha etmek amacıyla Tunceli Merkez İlçe-Karşılar Jandarma Karakol Komutanlığı sınırlarını içerisinde bulunan Bali Deresi bölgesinde dün 'Şehit Jandarma Uzman Çavuş Muhammet YILMAZ- 117' operasyonu başlatıldı. Operasyonda 19 sığınak tespit edildi. Tespit edilen bu sığınaklar içerisinde kış yığınaklanmasına yönelik cephane, akaryakıt, telsiz ve çok sayıda yaşam malzemesi ele geçirilerek imha edildi.
Vatan

Fetö'cüler birbirinden bile gizli çalışıyordu
Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, FETÖ'nün "İzmir ve Denizli'deki hakim ve savcılardan sorumlu imamı" H.I, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında itirafçı olarak örgütün yapılanması hakkında önemli bilgiler verdi. İfadelerinde FETÖ'nün gizli yapılanması ve üyelerinin deşifre olmaması için ortaya koyduğu uygulamaları anlatan H.I, şu bilgileri verdi: "Toplamda Türkiye'de kaç hakim ve savcının FETÖ üyesi olduğunu bilmiyorum. Böyle bilgi bize söylenmez. Aynı adliyede çalışanlar hakim ve savcılar aynı grupta değil ise birbirlerini bilmezler tahmin edebilirler. Ya da daha önceden birbirlerini tanıyorlarsa bilebilirler. Birbirlerini bilseler dahi birbirlerine söylemezler. Birbirlerine yapıdan olup olamadıklarını soramazlar, bu konuda yasak vardır." "Akademi döneminde hakim ve savcılar adliyede namaz kılmamaları, cumaya gitmemeleri hususunda uyarılmışlar. Bu nedenle namaz kılmazlar. H.B. isimli şahıs bana geldi, 'abi adliyede bir tek ben cumaya gitmiyorum ve benle dalga geçiyorlar' dedi. Ben de kendisine, 'Orada bir kere cumaya git dedim." FETÖ'nün yargı içerisinde de sınavlarda kopya yöntemine başvurduğuna işaret eden H.I, şu bilgileri verdi: "HSYK seçimlerinin ardından benim gruptan ayrılan bazı avukatlar oldu. Benim grubumda bulunan, Alanya'da görev yapan, kopyadan açığa alınan ve isimini Canan diye hatırladığım avukatlıktan hakimliğe geçen birisiydi. Eşi de savcıydı. Bunlar bana sınavda kopya çektiklerini söylediler. Soruların kendilerine avukatlar abisi tarafından verildiğini söylediler. Hatta çalıştıkları yere Aydın'ın Nazilli ilçesinde görev yapan F.Ç. isimli bayan tarafından sınavdan önceki akşam ders çalışma bahanesiyle soruları alması için gönderildiğini söylediler."
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,7841-3,7864                       
Euro: Euro 4,0625-4,0653
Sterlin: 4,7415-4,7467
Gram Altın: 146,0753-147,2015
  
Rekora alıştık
Yaşanan siyasi ve ekonomik sorunlar vatandaşı ev alma kararından uzaklaştırmadı. Tüm olumsuzluklara rağmen ülke genelinde 2016'da yapılan satışlar geçen yıla göre yüzde 4 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine 2016'da 1 milyon 341 bin 453 kişi ev sahibi oldu ve tarihi rekora imza atıldı. 2015'te de 1 milyon 289 bin satış ile rekor kırıldığını hatırlatan sektör temsilcileri, "Bu kadar zor şartlar altında dahi firmalar ve vatandaş frene basmadı ve yeni rekor geldi. 2017 yılı 2016'dan da iyi olacak. Kamunun yaptığı düzenlemeler, şirketlerin vadeleri uzatıp faizi düşürdüğü kampanyalar piyasayı canlandıracak. 2017 için hedef 1.5 milyon konut satışı" diyor. Konut satışlarındaki artışta en büyük etkenin kredi faizindeki düşüş olduğu belirtiliyor. Cumhurbaşkanı'nın çağrısı ile bankalar faizi düşürmüştü. Özel sektörde 120 ayda faizi 0.7'e kadar indirince bekleyen alıcı harekete geçti. Konut kredi kullanımında yüzde 25 olan peşinatın yüzde 20'ye çekilmesi ve 150 metrekareden büyük evlerde KDV indirimi yapılması da satışların artışında etkili oldu. Şimdi ise sektörde markalı konutlar için yeni bir kampanya hazırlığı var. 240 ay vade ve düşük faizle konut satışı şubatta başlayacak. Yeni kampanya ile 2017'nin daha iyi geçmesi bekleniyor. 2016'da en fazla satış yapılan ay aralık oldu. 2016 Aralık'ta 142 bin 713 ev satıldı. Aralık ayında ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 21.8 artış göstererek 49 bin 76'ya yükseldi. Şirket içi taksitlendirme gibi diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8.5 azalarak 93 bin 637 oldu. Aralıkta 71 bin 729 konut 1'inci el, 70 bin 921 konut ikinci el olarak satıldı.
Hürriyet

Benden şimdilik bu kadar
Merkez Bankası, faizde sınırlı adım atarak faiz koridorunun üst bandında 75 baz puan artış yaparken, politika faizine dokunmadı. Son günlerde bankaları yönlendirdiği ve para verdiği geç likidite penceresi faiz oranını ise yüzde 10'dan 11'e çıkardı. Piyasada Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesinde 3.74 civarında olan dolar kuru karar hemen açıklandıktan sonra hızla yükselerek 3.82'lere çıktı. Daha sonra 3.76 lira inen dolarda bankalararası piyasada son işlemler 3.7621 liradan yapıldı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, karar sonrası Twitter'da, "Merkez, fiyat istikrarı için parasal sıkılaştırmaya gitti, gerekirse ek sıkılaştırma yapabileceğini ifade etti. Olumlu" diye yazdı. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya başkanlığında dün toplanan PPK'da faiz koridorunun üst bandı yüzde 8.5'dan yüzde 9.25'e çıkarıldı. Faiz koridorunun alt bandı yüzde 7.25'de, politika faizi olarak bilinen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı da yüzde 8'de sabit tutuldu. 10 Ocak'tan itibaren attığı adımlarla bankaları yönlendirdiği geç likidite penceresi borç verme faiz oranında da 100 baz puan artış yaptı. PPK sonrası yapılan açıklamada, toplam talep gelişmelerinin enflasyona düşüş yönünde katkı verdiği belirtilerek şöyle devam edildi: "Bununla birlikte, son kurul toplantısından bu yana döviz kurlarında gözlenen aşırı hareketlilik enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü riskleri artırmıştır. Döviz kuru gelişmelerinin gecikmeli etkisi ve işlenmemiş gıda fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle kısa vadede enflasyondaki belirgin yükselişin devam edebileceği öngörülmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümündeki bozulmayı sınırlamak amacıyla parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar vermiştir." Açıklamanın son bölümünde Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edeceği belirtilerek, "Ayrıca, döviz piyasasında sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi halinde likidite araçları ile gerekli tedbirler alınacaktır" denildi.
Hürriyet

Bes ve vergi ödemeleri kartı uçurdu..
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Genel Müdürü Soner Canko, "Kartlı ödeme hacmi 2016'da bir önceki yıla göre yüzde 12 büyüdü. 526 milyar lira olan kartlarla alışveriş, geçen yıl 587 milyar liraya ulaştı" dedi. Canko'nun verdiği bilgilere göre 61milyar lira artan kartlı harcamanın 8 milyarı vergiden 5 milyarı sigortadan ve 3 milyarı ise bireysel emeklilik sistemi (BES) ödemelerinden kaynaklandı. BES'te kartlı ödeme önceki yıla göre yüzde 84, vergide yüzde 72 ve sigortada yüzde 25 artış gösterdi. 2016'da vergi barışının etkisiyle 18 milyar liralık vergi ödemesi kartlarla yapıldı, trafik sigortasındaki fiyat artışınının etkisiyle de kartla 28 milyar liralık sigorta primi ödendi. BES ödemeleri ise 7 milyar lira oldu.
Haber türk

İran'dan türkiye'ye doğalgaz indirimi
İran Petrol Bakan Yardımcısı ve Ulusal Gaz Şirketi Genel Müdürü Hamid Rıza Iraki, İran aleyhine açtığı uluslararası tahkim davasını kazanan Türkiye'ye ihraç edilen doğalgaz fiyatında yüzde 13.3 indirim yapılmasının kararlaştırıldığını belirtti. Yarı resmi İran Öğrenci Haber Ajansı'nın (İSNA) haberine göre, başkent Tahran'da basın toplantısı düzenleyen Iraki, Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin kararı sonucu, Türkiye'ye ihraç edilen doğalgaz fiyatındaki indirim ve tazminat miktarının belirlendiğini söyledi. Mahkemenin kararı gereğince, Türkiye'ye verilen doğalgaz fiyatlarına yüzde 13.3 indirim uygulanacağını aktaran Iraki, Tahran'ın Ankara'ya yaklaşık 1.9 milyar dolar da tazminat ödeyeceğini belirtti. Türkiye, İran aleyhine doğalgaz fiyatının yüksek olduğu gerekçesiyle 2012'de açtığı uluslararası tahkim davasını kazanmıştı. Uluslararası Tahkim Mahkemesi, İran'ın Türkiye'ye ihraç ettiği gaz fiyatlarında 2011'den itibaren yüzde 10 - 15 indirime gitmesi ve tazminat ödemesi yönünde karar almıştı.
Milliyet

Merkez'den alternatif hamle
Ocak ayının son haftası oldukça hareketli. 20 Ocak'ta Donald Trump'ın ABD Başkanı olması sonrası ilk icraatı Asya Pasifik ticaret görüşmelerinden çekilmek oldu. Hazine Bakanı Mnuchin de doların aşırı değerli olduğunu belirtince dolar endeksi 100 seviyesinin altını test etti. Bu sırada dolar/TL kuru da 3.7360'lara kadar geriledi. Yurtdışında değer kaybeden dolar, dolar/TL'de kısmi geri çekilmeyi beraberinde getirdi. Piyasaların gözü ise dün gerçekleştirilen Para Piyasası Kurulu (PPK) toplantısında idi. Merkez Bankası (TCMB), daha yılın ilk toplantısında yılın en kritik kararlarından birini verdi. Faiz koridorunun üst bandını 75 baz puan yükselterek yüzde 8.5'ten yüzde 9.25'e çıkardı. Geç likidite borç verme faizini yüzde 10'dan yüzde 11'e yükselterek örtülü faiz artırımı gerçekleştirdi. Piyasa beklentisi üst bantta 75, politika faizinde ise 50 baz puanlık artış gerçekleşeceği yönünde idi. Ancak Merkez, politika faizine dokunmadı. Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı, "TCMB'nin önümüzdeki dönemde de farklı politika araçlarını kullanmaya devam edeceğini düşünüyoruz. K u r d a baskının artması durumunda, fonlamanın kombinasyonunu, üst bant ve geç likidite penceresine yoğunlaştırmasını bekliyoruz" diyor. Geçen yıl sonunda yüzde 8.53'e önemli bir sıçrama yapan yıllık TÜFE enflasyon oranının yılın ilk çeyreğinde sürmesinin beklenmesi ve büyüme konusundaki endişeler, gerek enflasyon ve kur arasında bıçak sırtında duran gelişmeler, gözlerin TCMB'ye çevrilmesine neden olmuştu. TCMB bir kez daha politika faizine dokunmayarak alternatif yöntemlerle kuru dizginlemeye çalışıyor. 3.7360 seviyesinde olan dolar kuru TCMB kararının ilk açıklanması sonrası 3.8260'a tırmanırken sonrasında yeniden 3.76 civarına geriledi. BİST 100 ise 84.000 seviyesinin üzerine çıktı. Dolar/TL'de 3.7260 güçlü destek seviyesini oluştururken 3.8450 güçlü direnç seviyesi. Piyasalar Fitch'den gelecek açıklamaya kadar bir bant içerisinde hareket edebilir.
Milliyet

4.5g'yi yerlileştirin
ASELSAN tarafından düzenlenen 5G ve Ötesi Teknolojileri Konferansı'nın açılışında konuşan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, sektörde paydaşların yerlilik oranına dikkat etmesini istedi. Arslan, "Biz, 5G'yi konuşurken, yerli ve milli oranını artırmayı konuşurken, eğer 4.5G'de bunu gerçekleştirmezsek o zaman birileri, dönüp bize sorar, 'Arkadaş hangi hedefi ortaya koyuyoruz, hangi hedeften bahsediyorsun, önce elindekini yap.' O yüzden istirhamım elinizde olan 4.5G ile ilgili yerlilik oranı konusunda her ne yapmamız gerekiyorsa yapın" dedi. Turkcell, Türk Telekom, ve Vodafone ilk Yerli Baz İstasyonu Anteni kullanımı için ortak imza attı. ASELSAN Genel Müdürü Dr. Faik Eken, "Geliştirilen ürünlerin yurtiçi ihtiyacı karşılamasının yanı sıra ihracatını da hedefliyoruz" derken operöterlerin temsilcileri de şunları söyledi: Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu: Gerek uygulamada gerekse mobil haberleşme sistemlerinde yerli üretime verilen desteklerin ülkemizin rekabet gücüne önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Türk Telekom CEO'su Dr. Paul Doany: Ülkemizde milli teknolojilerin yaygınlaşması için hem Ar-Ge hem de işbirliklerinin çok önemli bir yere sahip olduğuna inanıyoruz. Vodafone Türkiye Genel Müdürü Colman Deegan: Yerli baz istasyonu anteni üretiminin Türkiye'nin dijitalleşmesi yolunda atılmış önemli bir adım olduğuna inanıyoruz.
Vatan

Türk domatesine rus eti şartı
Uçak krizinden beri "yasaklı" olan Türk domateslerinin Rusya pazarına girmesine her gün yeni bir engel çıkıyor. Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev, "Türk domateslerinin Rusya'ya girişinin serbest bırakılması için, Rusya'dan Türkiye pazarına et ihracatı konusunun görüşülmesi gerekiyor" dedi. Tass ajansının bildirdiğine göre, G20 tarım bakanları toplantısında konuya değinen Tkaçev, "Türk sebeze ürünlerinin Rusya pazarına sevkiyatına yönelik sınırlamaların kısmen ya da tamamen kaldırılması konusu, Türk tarafının Rus ürünlerine (süt ürünleri, tavuk, sığır ve koyun eti) uygulanan sınırlamaları kaldırması konusuyla birlikte ele alınmalı" dedi. Rus Bakan, Moskova'nın Türk gıda ürünlerine sınırlamaları kaldırma kararı alırken "ulusal güvenlik konusunu da" göz önünde bulunduracağını ekledi. Türkiye ile Rusya arasında et ve süt ürünlerine yönelik yasak, son dönemde yaşanan siyasi sorunlar sırasında başlatılmış bir uygulama değil. Bu yasak, 1990'lı yıllara kadar uzanıyor. O dönemde şap hastalığı ve hayvan kaçakçılığı gibi farklı nedenlerle konulan yasak yıllardır ikili ilişkilerde masada duruyor.
Vatan

Dünya
Netanyahu'ya 'medyayı manipüle etme' ithamı
İşadamlarından pahalı hediyeler aldığı için hakkında soruşturma yürütülen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu kez de siyasi gücünü basını yönlendirmek için kullanmakla suçlanıyor. İsrail basınına göre, polisin elinde, Netanyahu'nun, muhalif olarak bilinen Yedioth Ahronoth gazetesinin sahibi Arnon 'Noni' Mozes'le 2014 yılında bir araya gelerek yaptığı görüşmelerin ses kaydı var. Görüşmelerin ses kayıtları, Netanyahu'nun eski büro şefi Ari Harow'un evinde polisin başka bir konuyla ilgili yaptığı aramalar sırasında cep telefonunda bulundu. Görüşmelerin kaydedilmesini Netanyahu'nun istediği ortaya çıktı. Bu görüşmelerde Mozes, Netanyahu'dan İsrail hükümetinin sponsorluğunda bedava dağıtılan Israel Hayom gazetesinin basımının azaltılmasını istiyor. Mozes, bunun karşılığında gazetesinin Netanyahu'nun kampanyasına destek vereceğini ve hatta istediği gazetecileri işe alacağını ifade ediyor. İsrail basınına göre Yedioth Ahronoth gazetesinin sahibinin böyle bir teklif getirmesinin sebebi Israel Hayom gazetesinin, Yedioth'un satışlarının ciddi şekilde düşmesine neden olması. Ses kayıtlarına göre Netanyahu, Mozes'e "Bunu yasalaştırabiliriz" diyerek bunun için 'özel bir komite kurulabileceğini' söylüyor. Bu görüşmenin ardından Netanyahu'ya muhalif olan İşçi Partisi'nden Eitan Cabel adlı milletvekili, ücretsiz ulusal gazete yayınlanmasını yasaklayan bir kanun teklifi getiriyor. Tasarı ilk görüşmede geçse de, Netanyahu'nun parlamentoyu dağıtma kararı almasıyla süreç ilerleyemiyor. 2014 erken seçimleri öncesi Israel Hayom'a sınırlama getirilmemesi ve seçim sürecinde Yedioth Ahronoth gazetesinin Netanyahu'ya karşı yayın yapmayı sürdürmesi Mozes ve Netanyahu arasında anlaşmanın hayata geçirilmediği fikrini destekliyor. Öte yandan, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Arnon 'Noni' Mozes'a gazetesine yatırım yapması için bazı Alman işadamlarıyla temas kuracağını söylediği de iddia ediliyor.
Hürriyet

Üçlü ortak mekanizma
Türkiye ile Rusya'nın inisiyatifiyle, Kazakistan'ın başkenti Astana'da gerçekleştirilen ve Suriye'de ateşkesin kalıcılığı ile insani yardımların ulaştırılmasını öngören müzakerelerde ateşkes anlaşmasının denetlenmesi için Türkiye, Rusya ve İran ortak mekanizma kurma kararı aldı. Görüşmelere katılan Suriye'deki 14 silahlı muhalif grup, ateşkes ihlallerinin Şam yönetimiyle İran'ın desteklediği Şii Hizbullah örgütü tarafından yapıldığı görüşünü savundu. Şam yönetimi ise silahlı muhalif grupları ateşkesi fırsat bilerek mevzilerini güçlendirmek ve kontrol ettikleri bölgeleri genişletmeye çalışmakla suçladı. İhlallerle ilgili sorun aşılamadığı için Türkiye, Rusya ve İran'ın ortaklaşa hazırladığı sonuç bildirisine Şam yönetimi ve Suriyeli muhalif gruplar imza atmadı. Astana görüşmeleri sonunda açıklanan ortak bildiri de böylece sadece Türkiye, Rusya ve İran'ın imzalarıyla çıktı. Astana'daki konferansın en önemli kazanımı Türkiye, Rusya ve İran'ın Suriye için ortak ateşkes denetim mekanizması kurma kararı almaları oldu. Üçlü ateşkes mekanizması nihai bildiride yer aldı. Ortak bildiride şu hususlar yer aldı: Suriye'deki krizin askeri çözümü olmadığı altını çizen üç ülke, uluslararası topluma, BM Güvenlik Konseyi'nin 2254 sayılı kararındaki adımların uygulanması için Suriye'deki siyasi süreci desteklemeleri çağrısı yaptı. Rusya, Türkiye ve İran'ın, silahlı muhalif grupların Cenevre görüşmelerine katılma taleplerini desteklediği de belirtilen ortak açıklamada, üç ülkenin Suriye'deki silahlı muhaliflerin terörist gruplardan ayrılmasının gereği vurgulandı. Ortak bildiride ayrıca üç ülkenin Suriye'nin bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygılı oldukları görüşüne yer verildi. Üç ülkenin Suriye'de terörizm ile ortak mücadele etmeye hazır olduğu da ifade edilen bildiride Astana'nin Suriyeli tarafların diyalog kurması için etkin bir platform olduğu vurgusu da yapıldı. Üç ülkenin ateşkesin izlenmesi ve ateşkese tam riayetin temin edilmesi, tahriklerin önlenmesi ve ateşkesin tüm modalitelerinin belirlenmesi amacıyla üçlü bir mekanizma tesis etmeyi kararlaştırdıkları belirtildi.
Hürriyet

Nijerya'da terörün masum kurbanları!..
Nijerya'da, Boko Haram gibi teror orgutlerinin intihar saldırılarında dikkat çekmemek için kucaklarında bebek ve çocuk taşıyan kadınları kullandığı bildirildi. BBC'de yer alan habere gore, polis yetkilileri, teror orgutlerinin kontrol noktalarında fark edilmemek için çocuk ve bebek taşıyan kadınları intihar eylemcisi olarak kullandığını açıkladı. Yetkililer, 13 Ocak'ta ulkenin kuzeyinde bulunan Madagali kasabasında yaşanan, 9 kişinin olduğu intihar saldırısını, kucaklarında bebek bulunan 2 kadın ile beraberindeki 4 kişinin gerçekleştirdiğinin saptandığını belirtti. İntihar eylemcilerinin, yanlarındaki bebekler nedeniyle kontrol noktasından kolayca geçtikleri ifade edilerek, çocuk ve bebeklerin saldırılarda kullanılmasıyla teror eylemlerinin "daha tehlikeli" boyutlara taşındığı vurgulandı.
Milliyet

Ira üyesinin kızı sinn fein'in lideri
Kuzey İrlanda'daki Sinn Fein Partisi'nin, bolgesel parlamento Stormont'taki yeni lideri Sağlık Bakanı Michelle O'Neill oldu. Partiden yapılan açıklamada, geçen hafta eski İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA) liderlerinden Kuzey İrlandalı siyasetçi Martin McGuinness'in siyasi hayatına son verdiğini duyurmasının ardından boşalan koltuğa, 40 yaşındaki Sağlık Bakanı O'Neill'in getirildiği kaydedildi. İrlanda yanlısı ayrılıkçı Sinn Fein Partisi'nin Lideri Gerry Adams, atamadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, O'Neill'in partideki "yeni nesli temsil ettiğini" aktardı. O'Neill'ın babası Brendan Doris, bir donem IRA'ya uye olmaktan dolayı hapis yatmıştı.
Milliyet

Spd'nin başbakan adayı schulz
Alman Sosyal Demokrat Partinin (SPD) 24 Eylül'de yapılacak genel seçimlerdeki başbakan adayı, eski Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz olacak. SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel ve Martin Schulz, partinin genel merkezi Willy Brandt Haus'ta ortak basın toplantısı düzenledi. Gabriel, Schulz'un seçimlerde daha fazla şansı olduğunu belirterek, "Partimiz ve kendimiz için doğru karar bu. Ben başbakan adayı olmayacağım" dedi. SPD'nin genel başkanlığını da bırakacağını bildiren Gabriel, seçimlere kadar dışişleri bakanlığını üstlenmek istediğini dile getirdi. Sigmar Gabriel, 7 yıldan fazladır SPD'nin genel başkanlığını yaptığını hatırlatarak, Almanya'daki sosyal demokratlara teşekkür etti. SPD'nin genel başkanlığını devralmaya hazırlanan Schulz ise, "Büyük bir şeref ve gururla görevi kabul ettim. Bu zor zamanda ülkemizin yeni bir yönetime ihtiyacı var" diye konuştu.
Vatan

Brexit'e yargı darbesi
İngiliz yargısından, 23 Haziran'daki referandumun ardından ülkesinin Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden parlamentoya sormadan çıkacağını savunan Başbakan Theresa May'e bir darbe daha geldi. Anayasa Mahkemesi, Yüksek Mahkeme'nin daha önce verdiği, 'İngiltere'nin AB'den ayrılma (Brexit) müzakerelerine parlamento onayı olmadan başlanamayacağı' kararını onadı. Anayasa Mahkemesi, ülkedeki Brexit sürecini hükümetin mi yoksa parlamentonun mu başlatması gerektiği tartışmasına son veren kararını dün açıkladı. Karara göre, Brexit sürecini resmen başlatacak olan Lizbon Anlaşması'nın 50. maddesini işletme hakkı parlamentoya verildi. Karar, 11 yargıçlı mahkemede 3'e karşı 8 evet oyuyla alındı. İngiltere'deki en üst düzey temyiz mahkemesi niteliğindeki Anayasa Mahkemesi, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda bölgesel yönetimlerinin Brexit kararının kendi parlamentolarında oylanması talebini ise reddetti. İskoçya ve Kuzey İrlanda'da halk Brexit referandumunda büyük çoğunlukla AB'de kalınmasından yana oy kullanmıştı.
Vatan

POLİTİKA

"Bizde nasıl sızdıysa burada da yapar"
Doğu Afrika turunda Tanzanya'nın ardından ikinci durağı olan Mozambik'e geçen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Mozambik Cumhurbaşkanı Filipe Nyusi ile görüştü. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndaki görüşmelerin ardından Erdoğan ve Nyusi, iki ülke arasındaki anlaşmaların imza törenine katıldı ve ortak basın toplantısı düzenledi. Türkiye'den Mozambik'e ilk defa bir Cumhurbaşkanı olarak kendisinin geldiğini ve bundan sonraki sürecin üst düzeyde çok daha farklı yürüyeceğini vurgulayan Erdoğan, "Ben Cumhurbaşkanı ile 2014 yılında özel bir ziyaret vesilesiyle Türkiye'de bulunduğu sırada bir araya gelmiş ve verimli bir görüşme yapmıştık. Üç yıl aradan sonra bu kez Cumhurbaşkanı sıfatıyla geliyorum. Bu tarihi ziyaretin iki ülke münasebetlerini güçlendirmesi en büyük temennimdir" dedi. Erdoğan, şöyle devam etti: "Sayın (Mozambik) Cumhurbaşkanı ile ülkemizde 15 Temmuz gecesi darbe teşebbüsünde bulunan FETÖ ile mücadeleyi de konuştuk. Bu konuda kendilerinden özellikle desteklerini istedik. Zira Mozambik'te de belli yerlerde bunların nasıl ki bizde Silahlı Kuvvetler'e, polis teşkilatımıza, devletin kurumlarına yerleşmiş, sızmışlarsa aynı prensibi, dünyanın dört bir köşesinde yaygın olan örgüt, burada da yapacaktır. Bunun farkında olması temennisinde bulundum. Bu bir dost, kardeş temennisidir." Mozambik Cumhurbaşkanı Filipe Nyusi de konuşmasında iki ülke arasında son 7 yılda 30 projenin hayata geçirildiğini ve bu projelerin devamının geleceğini belirtti. Nyusi, ilk kez bir Türk Cumhurbaşkanı'nın Mozambik'i ziyaret ettiğini ve bu durumdan büyük memnuniyet duyduklarını belirtti. Türkiye'nin Mozambik için sadece dost ülke değil aynı zamanda Ortadoğu'ya açılan bir kapı da olduğunu söyleyen Nyusi, görüşmelerde sağlıktan istihbarat paylaşımına kadar birçok konunun ele alındığını anlattı. Erdoğan'ın Afrika turunda Mozambik'in ardından Madagaskar yer alırken, bu ülke basınında ziyarete geniş yer verildi. Midi Madagasikara gazetesi, Erdoğan'ın ziyaretinin ülkede merak konusu olduğunu yazdı. Tanindrazana gazetesindeki haberde ise FETÖ mensuplarının, ülkedeki FETÖ okullarının Maarif Vakfı'na devredilmesinden korktuğu belirtildi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Mozambik temaslarını tamamlayarak özel uçak "TUR" ile Madagaskar'a gitti.
Hürriyet
Referandumda 'evet' sonrası terörün sesi çıkmayacak noktaya gelir
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı Editör Masası'na konuk oldu. Kurtulmuş, referandum sürecinde terör saldırılarının artabileceği iddiasına dikkat çekici bir yanıt verdi. MHP'yle ilgili soruları da cevaplandıran Kurtulmuş özetle şöyle konuştu: (MHP'nin AK Parti ile milli mutabakat hükümeti kuracağı iddiaları) Bunlar kulislerde belki konuşulan konular olabilir ama böyle bir durum söz konusu değildir. Şu anda zaten Türkiye'de tek başına bir iktidar var ve bu iktidar, yeni milletin oyunu almış, seçilmiş olan bir parlamentonun içerisinden çıktı. 2019 yılına kadar 65. Hükümet devam eder. Herhangi bir milli mutabakat hükümetine ihtiyaç olmadığı kanaatindeyim. İki farklı partinin bir anayasa değişiklik paketine 'evet' oyu vermesiyle bir müştereklik söz konusudur. Ama her iki parti de kendi öncelikleri bakımından bir referandum kampanyası yürütecektir. AK Parti ve MHP'nin ortak bir referandum kampanyası yürütmesi söz konusu değildir. Her ikisi de evet kampanyası olacak. Özellikle terörle mücadele konusunda gelinen nokta, son aylarda sağlanan çok ciddi başarılar ve daha güçlü bir hükümet modeliyle, daha seri karar alan bir yürütme modeliyle terörün de üstesinden daha rahat gelinebileceği fikriyle bir kampanya yürütülecek. (Referandum süreci öncesinde 'siyasi suikastlar' düzenleneceği, kaos ortamı oluşturulacağı iddiaları) Bundan sonra da suikastlar, canlı bombalar vesaireler bunlar devam edebilir. Şimdi referandum sürecinin, onlar için ayrı bir motivasyon unsuru olduğu kanaatindeyim. 'Aman şu referandumda evet çıkmasın' diye terör örgütlerini de kullanarak Türkiye'de bir korku atmosferi oluşturabilirler, halkı canından bezdirecek bir noktaya getirebilirler. Bununla ilgili her türlü tedbirlerimizi alıyoruz. Allah'ın izniyle referandumda büyük oranda 'evet' çıktıktan sonra da bu terör örgütleri, hiçbir şekilde sesi soluğu çıkmayacak noktaya gelirler. Bu motivasyonlarını da kaybederler. (Yayın yasakları) Bunun adı görüntü yasağıdır. RTÜK'ün Başbakanlık'ın talimatı ile belirlemiş olduğu olay yeri görüntüsü yasağına uymayan kuruluşlar hakkında cezai müeyyideleri arttırdık. Bu zorunlu olduğumuz bir şeydir. Terörle mücadele ederken medya kuruluşlarımızın belki de sahada kontrol edemediği birtakım yayıncılık faaliyetleriyle de uğraşmak istemiyoruz açıkçası." Kurtulmuş akşam saatlerinde ise Twitter'dan şu mesajı paylaştı: "Şirazeden çıktılar artık. Bütün 'evet'ler Kılıçdaroğlu'nun olsun. Hangi hükümet terörün artmasını ister."
Hürriyet

SPOR

THY Euroleague'deki temsilcilerimizden Fenerbahçe, Unics Kazan'ı deplasmanda 86-81 yenmeyi başardı. Udoh'un yokluğunda sorumluluğu artan Vesely, maça müthiş başladı, 5'te 5 saha içi isabetle, ilk periyodu 11 sayıyla bitirirken, temsilcimizi de 22-15 öne taşıdı. Rakibin en etkili isimlerinden Parakhouski'nin çok erken iki faule ulaşması, Bogdanovic'in ligin sayı kralı Langford'ı potaya baktırmaması, maç başındaki baskının ev sahibini 5 top kaybına zorlaması da üstünlüğü ele almamızı sağladı. Dış atışlarla oyunda kalmaya çalışan Kazan'a karşı, Nunnally ve Sloukas'la aynı şekilde yanıt veren temsilcimiz, 28-17 ile farkı çift hanelere de çıkardı. 16. dakikada ilk sayısını atan Langford'ın devreye girmesi ev sahibinin hızla geri dönüşünü sağladı. Ribauntlarda da üstün olan Kazan 18. dakikada 34- 32 öne geçse de, Datome'nin çok kritik anlarda bulduğu sayılarla Fenerbahçe devreyi 39-34 galip tamamladı. Bogdanovic ile farkı yeniden çift hanelere çıkaran, 60-47'de 13 sayılık farkı yakalayan Fenerbahçe, Vesely'nin de faul problemine girmesiyle pota altındaki etkinliğini kaybetti. Oyunun büyük bölümünü 4 faulle oynayan Parakhouski ise, geri adım atmadı, boyalı alan üstünlüğünü ev sahibi ele aldı. Neyse ki temsilcimizde şutörler formdaydı. Rakibin farkı 3 sayıya kadar indirdiği bölümlerde, ya Datome, ya Nunnally, ya Antic sahne aldı, Fenerbahçe deplasmanda 86-81 kazandı.
Milliyet


Dirk Advocaat'ın Fenerbahçe ile bu sezon kritik maçlarda elde ettiği galibiyetler büyük dikkat çekiyor. 3 kulvarda da yarıştan kopmayan sarı-lacivertlilerde, Hollandalı hocanın zorlu karşılaşmalarda uyguladığı sistem takımı doğrudan sonuca taşıdı. Özellikle ligde iç sahada Galatasaray, Beşiktaş ve Başakşehir, Avrupa Ligi'nde de Manchester United ve Feyenoord'a karşı alınan galibiyetlerde Advocaat'ın 'önce durdur, sonra kazan' taktiği öne çıktı. Deneyimli çalıştırıcı ile teknik heyetin hazırladığı planda defansif hattın bir çizgi misali beraber hareket etmesi, topun rakiple aynı sayıda kullanılması, ikinci topların kapılması ve oyunun boyunun kısaltılması ana taktik oldu. Bununla beraber, Advocaat'ın özel olarak istediği 'ayakta savun' taktiği ile beraber sertlik arttı. Bu durum sonuçlara da yansıdı. Medipol Başakşehir'e karşı 42 faulun olduğu maçta, rakip sadece 1 isabetli şut çekebildi ve 1-0'lık galibiyet geldi. 2-0 kazanılan Galatasaray sınavında ise 41 faul olurken, rakibin 1 isabetli şutu vardı. Beşiktaş derbisinde 0-0'lık beraberlik olsa da 40 faul ve rakibin hiç pozisyonu olmaması dikkat çekti. 2-1'lik Manchester United zaferinde faul sayısı 32'de kalsa da özellikle Ibrahimovic ve Pogba ikilisine toplamda 7 faul yapılması önemli noktaydı. Advocaat yönetiminde öne geçtiği hiçbir maçı da kaybetmeyen Fenerbahçe, esas sıkıntıyı diğer karşılaşmalarda yaşıyor. Özellikle düşme hattındaki Alanyaspor (1-1), Kayserispor (3-3) ve Adanaspor'a (2-2) karşı 6 puan kaybedilmesinde de bu durum yatıyor. Bu maçlarda topa daha fazla sahip olup, oyunun boyunu uzatan Fenerbahçe, faul sayılarında da 19-28 sayılık bir ortalama tutturdu. Böylece, kalesinde 6 gol gören sarı-lacivertliler, Kayserispor ve Adanaspor maçlarında geriye düştü.
Milliyet


Lig bizim ligimiz Türkiye Süper Ligi Ancak lige yabancı kaldık. 17. hafta sonunda takımlarımızda ilk on birde maça başlayan "yabancı oyuncu" sayısı % 54 olurken, yerliler % 46 ile "azınlıkta" kalan taraf oldu. Adanaspor ilk on birde yabancı oyuncularına 136 kere, yerli oyuncularına ise 51 kere şans vererek, ligin en fazla yabancı oynatan takımı oldu. Adanaspor'u 133-54 oranla Alanyaspor, 125-62'lik oranla Karabükspor izledi. Başakşehir ilk on bire 128 yerli, 59 yabancı ile başlayarak, ligin en fazla yerli oynatan takımı özelliğini aldı. Başakşehir'i 119-68'lik oranla Bursaspor, 118-69'luk oranla Trabzonspor izledi. Yabancı oyuncuya ilk on birinde en az yer veren Başakşehirspor geçen haftaya kadar liderliğini ve yenilmezliğini sürdürürken, neredeyse kadrolarında yerli oyuncu "mercekle" aranan Adanaspor ve Alanyaspor ligin tehlike bölgesinde dolanmaya devam ediyor. Şunu kabul etmeliyiz: Sınırsız yabancı, bizim ligin kalitesini artırmadı. Bir-iki kreatif oyuncu dışında çok iyi yabancıları bulup getiremedik. Sınırsız yabancının "ateş pahası" olan yerli oyuncu bonservislerini düşüreceğini hesaplamıştık, bu hesap tutmadı. Aslında iki- üç oyuncu dışında transferde ilgi çeken, iştah kabartan yerli oyuncu ortaya çıkmadı. Altyapılar zaten kuraktı, çöle döndü. En önemlisi, kulüpler önüne çıkanı transfer ederek, zaten bozuk olan mali tablolarını, içinden çıkılmaz boyutlara getirdi. Futbol Federasyonu'nun, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in "sınırsız yabancı transferi" konusunu, uygulamanın sonuçlarını ve ülke gerçeklerini ortaya koyarak yeniden değerlendirmeleri ve en azından revize etmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Milliyet

Galatasaray'da müthiş bir iç savaş başladı. Eski 2. Başkan Fatih Altaylı'nın yönetim aleyhindeki eleştirilerine ağır bir yanıt veren Sportif AŞ yöneticisi Levent Nazifoğlu fitili ateşledi. Nazifoğlu'nun Beyaz TV'deki ağır konuşması sonrasında ne yapacağı merakla beklenen, istifasını isteyebileceği söylenen Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ve kurmayları da, yöneticilerinin arkasında durdu. Özbek ve ekibi, Nazifoğlu'nun sözlerini, "Fazlası yok, eksiği var" diyerek desteklerken, savaşın ilerleyen günlerde daha da kızışacağının sinyallerini verdiler. Nazifoğlu'nun dile getirdiği hususlar içerisinde düzeltmeler de yapan sarı-kırmızılı yöneticiler, Galatasaray'ın son dönemki hesaplarının incelendiğini aktararak, "Levent Bey dedektiflik bürosu dedi. Düzeltelim. Uluslararası bir muhasebe firması Biz her faturanın incelenmesini istedik. Buna bizim dönemimiz de dahil" ifadelerini kullandı. Levent Nazifoğlu'nun doğruları söylediğini ama eksikler bulunduğunu belirten sarı-kırmızılılar, "Fatih Altaylı önce kendi üslubuna bakacak. Galatasaray Divan Kurulu'na bir kere gelip Galatasaray'ı küçük düşürecek söylemlerde bulunan kendisi Gazeteci olup, oturumun basına kapatılmasını isteyen yine kendisi Ünal Aysal dönemiyle ilgili ciddi sıkıntılar var. Rapor kamuoyuna veya Galatasaray ailesine açıklandığında Galatasaray'ın bugünlere nasıl geldiğini göreceğiz" dedi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder