26 Ocak 2017 Perşembe

26.01.2017 Genel Gündem



26.01.2017

GÜNDEM

Tsk'dan 'Emir' Darbesi
Fırat Kalkanı Harekâtı'nda 9 Aralık'tan bu yana El Bab'ı kuşatan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), terör örgütü DEAŞ'ın kent içinde komuta kademesi görevini yürüten sözde 'emir'lerini etkisiz hale getirmeye başladı. Sözde emirlerle ilgili toplanan istihbaratlar ışığında havadan ve karadan yapılan harekâtlarda önemli başarılar elde edildi. Son olarak Türk savaş uçakları önceki gün El Bab'da 'emir'lerin toplandığı binayı vurdu. Türk güvenlik kaynakları, TSK'nın El Bab'a yönelmesinden sonra DEAŞ'ın teröristleri motive ve komuta etmek için kente çoğunluğu Rakka ve civarından 300 kadar farklı statüde 'emir' soktuğu bilgisine ulaştı. Türk savaş uçaklarının vurduğu bina da emirlerden bir bölümünün barındığı yerdi. Koalisyon güçlerinin destek vermediği Türk jetlerinin hava harekâtında 17 DEAŞ'lı 'emir'in öldüğü bildirildi. Karadan da topçu ateşleriyle 180 DEAŞ hedefi vuruldu. Karada da Özel Kuvvetler (Bordo Bereliler), DEAŞ'ın üst düzey emirlerini canlı ele geçirme operasyonları yapıyor. Askeri kaynaklar, dün Vatan gazetesinde yer alan, 20 Ocak'ta 5 askerin şehit düştüğü bombalı araç saldırı talimatını veren DEAŞ'ın üst düzey bir emirinin yakalanıp Türkiye'ye getirildiği haberini doğruladı. Aynı kaynaklar, Özel Kuvvetler'in önceki gün de yine El Bab'da ayrı bir operasyon yaparak ikinci bir 'emir'i daha yakalayarak Türkiye'ye getirdiği bilgisini paylaştı. Bu teröristlerin sorgulamalarında, El Bab ve çevresinde DEAŞ'ın etkili teröristleri, silah depoları ve Rakka'daki irtibat kişileri hakkında bilgi edinilmeye çalışıldığı öğrenildi.
Hürriyet


Ev Değil Cephanelik!
Bursa İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Yıldırım İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Suriye'deki çatışma bölgeleriyle bağlantı faaliyet gösteren gruplara yönelik soruşturma kapsamında merkez Yıldırım İlçesi'nin Karapınar, Değirmenönü ve Ulus mahallelerine 15-18 Ocak tarihleri arasında eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonda Suriye'de faaliyet gösteren El Kaide terör örgütü ile bağlantılı El Nusra'ya Bursa'dan eleman, para, lojistik sağlayan, çatışma bölgelerine yasadışı yollarla giriş çıkış yapan 4 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan soruşturma sonucu terör örgütüne katılmak amacıyla Turiye'ye gittiği tespit edilen 5 kişi hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramada örgüte gönderilmek üzere hazırlanmış, lojistik malzeme, 2 kurusıkı tabanca, 2 sustalı bıçak, bir kılıç, bir döner bıçağı, cep telefonu, bilgisayar, flash bellek, CD'ler ve bol miktarda örgütsel doküman ele geçirildi. Gözaltına alınan 4 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Milliyet

Deaş'ın Sırları 'Kadı'nın Telefonunda!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökalp Gökçü tarafından Reina saldırısına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli Yasser Mohummed Salem Radown gözaltına alındı. Şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Savcılık, şüpheli Radown'u "silahlı terör örgütüne üye olmak, Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek" suçlarından tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk etti. Savcılğın sevk yazısında, şüpheli, Yasser Mohammed Salem Radown'un örgütün çatışma bölgelerinde 'kadı' olarak görev yaptığı belirtildi. Radown'un üst aramasında not defteri bulunduğu belirtilen sevk yazısında çok sayıda telefon numarası, adres ve isimlerin yazılı olan defterde, yapılan incelemelerde örgütle iltisaklı veya çatışma bölgeleri ile irtibatlı birçok örgüt mensubuna ait telefon numarası tespit edildiği belirtildi. Savcılığın sevk yazısında şüpheli Radown'un aramasında makatında cep telefonu bulunduğu belirtildi. Telefonda yapılan incelemede silah fotoğrafları bulunduğu, şüphelinin örgüt bünyesinde "Ebu Cihad" kod ismini kullanarak kadı seviyesinde illegal faaliyette bulunduğu, 'Reina saldırısı benzeri ya da canlı bomba eylemi yapma potansiyelinin bulunduğu' anlatıldı. Savcılığın sevk yazısında, saldırıyla ilgili 5 Ocak'ta gözaltına alınan şüpheli Abdurrauf Sertin terör örgütü DAEŞ'ın militanlarının barınma ve gizlenmeleri amacıyla "yabancı terörist savaşçılar evleri"nden sorumlu olduğu ifade edildi. Şüphelinin sorumlu olduğu Zeytinburnu'ndaki bir evde, aralarında şüpheli Radown'un da bulunduğu ve "yabancı terörist savaşçılar" olduğu değerlendirilen pasaportsuz 10 kişinin yakalandığı anlatıldı. Saldırısını gerçekleştiren şüpheli Abdulkadir Masparipov'un 'Muaviye' kod adlı şüpheli Abdurrauf Sertin'in sorumlu olduğu evlerden birinde yakalandığı anlatıldı. Nöbetçi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği, şüpheli Radown'un "silahlı terör örgütüne üye olmak, Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek" suçlarından tutuklanmasına karar verdi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,8305-3,8335                       
Euro: Euro 4,1239-4,1291
Sterlin: 4,8429-4,8492
Gram Altın: 147,8075-147,9578

İran Gazı Tamam Sıra Rusya'da
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin İran aleyhine açtığı uluslararası tahkim davasını kazanması sonrasındaki sürece ilişkin, "Tahkim iki tarafın kesin ve son kararı olması noktasında 'yüzde 13.3'lük indirim' dedi. İran'ın ödeyeceği geçen yıllar için yaklaşık 1.9 milyar dolardan yüksek bir meblağı, gaz fiyatında mahsuplaşma şekliyle alacağız. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde inşallah çok daha uygun maliyetli gaz tedarikini Türkiye'ye sağlayacağız" dedi. Albayrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Doğu Afrika turunun son durağı olan Madagaskar programında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Tahkim sürecinin 4 yıldan uzun süredir devam ettiğini hatırlatan Albayrak, kararın Türkiye açısından sevindirici olduğunu vurguladı. Albayrak, "Türkiye ilk defa bu büyüklükte bir tahkim davasında bu meblağda tazminatı kazanmış oldu. Bizim için önümüzdeki dönemde diğer gaz konusunda yürüttüğümüz, tahkimleri de aynı ciddiyetle takip etmemiz noktasında güzel bir örnek oluşturuyor. Bu, Türkiye için önemli bir kazanç, kazanım" diye konuştu. Devam eden farklı tahkim davalarından da uygun fiyatla gaz tedarikini sağlayacak sonuçlar çıkmasını öngördüklerini belirten Albayrak, "Biliyorsunuz Rusya davası var, diğer davalarımız var. Bunları bu çerçevede bu dikkatle devam ettiriyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Albayrak, Türkiye'nin kış aylarında ısınma noktasında, enerji üretimi noktasında gaz altyapısını her geçen gün güçlendirdiğini ve bu çerçevede kapasitesini daha da genişleteceğini söyledi. İran Petrol Bakan Yardımcısı ve Ulusal Gaz Şirketi Genel Müdürü Hamid Rıza Araki önceki gün Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin kararı sonucu, Türkiye'ye ihraç edilen doğalgaz fiyatında yüzde 13.3 indirim uygulanacağını ve geçen yıllara yönelik toplam 1.9 milyar dolar tazminat ödeneceğini açıklamıştı.
Hürriyet

Yolsuzluk Algısında 9 Basamak Düştük
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, 2016 yılı 'Yolsuzluk Algı Endeksi'ni açıkladı. 2016 yılı endeks sonuçlarına göre, 1 puanlık düşüşle 41 puana düşen Türkiye, 9 basamak birden gerileyerek 176 ülke arasında 75'inci sırada yer aldı. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün 176 ülke için, 12 uluslararası kurumun yürüttüğü 13 araştırmanın bulgularına dayanarak hazırladığı 2016 Yolsuzluk Algı Endeksi; uzmanların, sivil toplum örgütlerinin ve iş dünyası temsilcilerinin kamu kesimindeki yolsuzluğa dair algılarını yansıtıyor. Araştırma metodolojisine göre 0 puan en yüksek yolsuzluk algısına, 100 puan ise en düşük yolsuzluk algısına işaret ediyor. Endekste, Danimarka ve Yeni Zelanda 90 puanla birinci sıradalar. Örgüt, 1995 yılından beri her yıl Yolsuzluk Algı Endeksi'ni açıklıyor. Yolsuzluk Algı Endeksi'nin son sıralarında 12 puanla Kuzey Kore, 11 puanla Güney Sudan ve 10 puanla Somali bulunuyor. Geçen yıla göre puanları en çok düşen ülkeler arasında 10 puanlık düşüşle Katar öne çıkarken, onu 8 puanlık düşüşle Kuveyt ve Bahreyn ile 6 puanlık düşüş yaşayan Suudi Arabistan ve Güney Kıbrıs izledi. Uluslararası Şeffaflık Örgütü, endekse ilişkin açıklamasında Türkiye'nin neden 1 puanlık kaybına rağmen 9 basamak birden geriye düştüğüne de açıklık getirdi. Açıklamaya göre, bunun iki temel nedeni var. Sıralama yalnızca ilgili ülkenin değil, diğer ülkelerin performanslarına göre de değişiyor. Özellikle 25-40 puan bandındaki ülkelerin sıralamaları arasındaki geçişkenlik büyük. Bu aralıktaki; Sao Tome ve Principe, Surinam, Tunus ve Sırbistan gibi ülkelerin Türkiye'nin önüne geçmesiyle sıralamadaki yerimiz değişti. Daha az etkili olmakla birlikte ikinci neden ise sıralamaya giren 8 yeni ülke. Uluslararası Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Oya Özarslan, sonucu şöyle değerlendirdi: "Türkiye'nin endeksteki düşüşünün nedenleri olarak yolsuzlukla mücadele alanında son yıllarda hiçbir gelişme yaşanmaması, ulusal ve uluslararası kurumların bu konudaki uyarılarının dikkate alınmaması, şeffaflıktan ve katılımcı yönetim anlayışından her geçen gün daha da uzaklaşılması ve kurumsal erozyon yaşanması sıralanabilir." Türkiye, Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırıldığında, son sıradaki Bulgaristan ile aynı puana sahip. G20 ülkeleri arasında 2014'te 10, 2015'te ise 12'nci sırada bulunan Türkiye, 2016 yılında da 13'üncü sıraya düştü. Türkiye, 19 ülkeden oluşan Doğu Avrupa ve Orta Asya liginde ise geçtiğimiz yıla göre bir basamak düşerek Gürcistan, Karadağ ve Sırbistan'ın ardından 4'üncü sıraya geriledi.
Hürriyet

Müteahhitlerden Güç Birliği
15 Temmuz darbe girişimi sonrası konut sektörü aktörleri bir araya gelmiş ve 120 ay 0.7 faizle kampanya seferberliği yapmıştı. Konutta ikinci kampanya seferberliği ise şubatta başlayacak. Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, geçtiğimiz hafta markalı konut üreticileri ile bir araya geldi ve 20 yıl vadeli konut satacaklarını açıkladı. Emlak Konut'un önderlik yaptığı kampanyaya diğer dernekler ve şirketlerden de destek geldi. Hürriyet'in gündeme getirdiği '2. kampanya seferberliğine' Konut Gelişticileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) de katılma kararı aldı. Müteahhitlerin güç birliği ile 40 binden fazla evi kampanya ile satışa sunması bekleniyor. 2 ay sürecek kampanya için bankalarla pazarlık ise sürüyor. Emlak Konut bankalardan teklif alıp, değerlendiriyor. Önceki gün Merkez Bankası'nın faiz kararı sonrası tekliflerini revize eden bankalar da bulunuyor. 60 ay için sıfır faiz uygulanmasına kesin gözü ile bakılıyor. 120 ay için yüzde 0.4 - 0.5 arası faiz oranları üzerinden görüşmeler sürüyor. Sektörde ilk kez uygulanacak 240 ay vade ise en yoğun pazarlık yapılan dilimi oluşturuyor. 20 yıl için yüzde 0.70 ile 0.85 aralığında faiz teklifleri geliyor. Emlak Konut projelerinde evlerin metrekare fiyatı 3 bin 500 liradan başlıyor, 20 bin liraya kadar çıkıyor. Bu kampanya ile taksitlerin düşmesi ve orta altı ve orta gelirli vatandaşın ev sahibi olması hedefleniyor.
Hürriyet

'Kanal İstanbul'dan Yapay Adalar Çıkacak
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kanal İstanbul Projesi'nde 5 güzergahla ilgili çalışmayı son aşamaya getirdiklerini açıkladı. Bakan Arslan, "Kanal İstanbul'dan 2.7 milyar metreküp malzeme çıkacak. Bununla kömür ocaklarındaki çukurları dolduracağız, bataklıkları tekrardan yeşillendireceğiz, yapay adalar oluşturacağız" dedi. AA Editör Masası'na konuşan Arslan projenin finansmanıyla ilgili de birçok alternatif çalıştıklarını vurguladı. Çıkacak malzemeyi limanlarda dolguda da kullanacaklarını anlatan Arslan, bir kısmının da tarımda kullanılabilecek verimli toprak olduğunu da dile getirdi. Çalışmaların belli bir noktaya geldiğini söyleyen Arslan, bu yıl projelerin ihale edilmesi aşamasına getirilmesini sağlayacaklarını belirtti. Arslan, 15 Temmuz'daki darbe girişiminin ardından sanal medya için verilen yaptırım yetkisinde taleplerinin daha fazla karşılandığını belirterek, "Geçen yıllarda bizim taleplerimizin karşılanma oranı yüzde 50 mertebelerinde iken 2016'da bu oran yüzde 75'lere çıktı" dedi. "1915 Çanakkale Köprüsü" için yapılacak ihaleyle ilgili olarak 24 firmanın şartname aldığını belirten Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, "Çok net olmamakla birlikte piyasada konuşulan, şartname satın alanların öngörüleriyle hareket edersek 4-5 grubun teklif vereceğini düşünüyoruz" dedi.
Milliyet

Şirketlere 500 Milyar Tl Kaynak
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vahdettin Ertaş "Bu yıl sermaye piyasalarımız yoluyla şirketlerimize 500 milyar TL civarında bir kaynak sağlamayı hedefliyoruz" dedi. Ertaş, bu yıl sermaye piyasaları açısından önemli gelişmelere tanıklık edeceklerini ve 2016'da yasal altyapı çalışmaları tamamlanan iki büyük reformun hayata geçirileceğini, bunlardan biri olan otomatik katılımlı Bireysel Emeklilik Sistemi'nin (BES) devreye girdiğini hatırlattı. Ertaş "Bireysel emeklilik, yatırım fonlarımız ve özel portföy yönetimi ile her geçen gün artan birikimimiz, Türkiye Varlık Fonu ile de zenginleşince yeni yılda daha güçlü, daha fazla alternatifi olan, şirketlerimize farklı finansman imkanları sunan bir sermaye piyasasının oluşumunu kolaylaştıracak" diye konuştu. Ertaş, şirketlerin sermaye piyasaları ile tanışmalarının sadece finansman kaynağı sağlamaya katkı sağlamadığını, aynı zamanda açıklık, şeffaflık ve kurumsal yönetim ilkelerini uygulama gibi çok sayıda dolaylı faydayı da beraberinde getirdiğini anlattı. Bu yıl sermaye piyasaları yoluyla şirketlere 500 milyar lira civarında kaynak sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Ertaş, sermaye piyasasından yararlanmayı kolaylaştıran, bürokratik süreçleri azaltan, şirket varlıklarının menkul kıymetleştirilerek likidite edilmesine yönelik kolaylaştırıcı düzenlemelere bu yıl da devam edeceklerini söyledi.
Star

Taze Bamya Yerine Stor Perde
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon hesabında bu yıl kullanılacak ağırlıklarda düzenleme yaptı. Ana harcama gruplarında yer alan gıda ve alkolsüz içecekler grubunun ağırlığı 23.68'den 21.77'ye düşürüldü. 2017 TÜFE'de kullanılacak konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunun ağırlığı 15.93'ten 14.85'e, giyim ve ayakkabı grubunun ağırlığı 7.43'ten 7.33'e çekildi. Ağırlıklar, mobilya, ev aletleri ve ev bakım hizmetleri grubunda 8.02'den 7.72'ye, sağlıkta 2.66'dan 2.63'e, haberleşmede 4.42'den 4.12'ye, eğlence ve kültürde 3.81'den 3.62'ye indirildi. Buna karşılık ağırlıklar, ulaştırmada 14.31'den 16.31'e, alkollü içecekler ve tütünde 4.98'den 5.87'ye, eğitimde 2.56'dan 2.69'a, lokanta ve otellerde 7.47'den 8.05'e, çeşitli mal ve hizmetlerde 4.73'ten 5.04'e yükseltildi. Hanehalkı bütçe anketi harcamaları sonuçlarına göre önemini kaybeden 6 madde TÜFE sepetinden çıkarıldı, önem kazanan 3 madde ise sepete eklendi. Stor perde, derin dondurucu, test kitabı eklendi, düz cam, pamuklu bebek çorabı, paket pamuk, madlen çikolata, uydu alıcısı ve taze bamya çıkarıldı. Bu yıl TÜFE'de her ay 27 bin 386 iş yerinden ve 4 bin 275 haneden (kira maddesi için) 910 madde çeşidine ait yaklaşık 400 bin 772 fiyat derlenerek hesaplama yapılacak.
Vatan

DÜNYA

Kazakistan'da Başkanlık Nazarbayev Reformu
Kazakistan'da tüm yönetimi elinde bulunduran, ülkeyi 1989 yılından günümüze aralıksız mutlak lider olarak yöneten Nursultan Nazarbayev, parlamenter sisteme daha yakın bir yapıya geçiş zamanı geldiğini söyledi. Kazakistan devlet televizyonda canlı yayınlanan konuşmasında Nazarbayev şunları söyledi: "Ülkemizde Cumhurbaşkanı yetkilerinin bir bölümü parlamento ve hükümete devredilmesi gerektiğini ve bunu yapmanın zamanı geldiğini düşünüyorum. Hazırlanan anayasa değişikliği ile daha demokratik bir idari yapıya doğru ilerlememiz lazım. Yeni anayasa metni yayınlanarak halkın görüşüne sunulup kabul edilecek. Kazakistan'ı uzun yıllar yöneten biri olarak ülkemizde yetki dağlımı yapılmasının zamanı geldiğini söylemek istiyorum. Cumhurbaşkanı elbette işsiz kalmayacak. Yapılacak anayasa değişikliği başkanlık modelinden tamamen vazgeçilmesi anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanı parlamento ile hükümet arasında üst hakem kalacak. Kazakistan'ın güvenliği, savunması, dış politikası ve yargı sistemi Cumhurbaşkanı kontrolü ve denetiminde kalacak."
Hürriyet

'Radikal Vaatler' Gerçekleşiyor!..
ABD Başkanı Donald Trump, seçim kampanyasında söz verdiği "radikal kararları", henüz daha başkanlığının ilk haftasında bir bir hayata geçirmeye başladı. Barack Obama'nın 6 yıl bekleterek üç kez veto ettiği "Keystone XL" boru hattı projesini ilk haftadan imzalayan Trump, Meksika sınırına duvar inşa edilmesi projesini de imzaladı. Trump, dün Twitter hesabından "ulusal güvenliğe" ilişkin bazı adımlar atmaya başlayacağını duyururken, bu adımların arasında Meksika sınırına inşa edilecek duvarın da bulunduğunu duyurdu. Yeni Başkan'ın seçim kampanyası sırasında "Yapamaz" diye sırt çevrilen vaatlerine sadık kalması, çevreci ve mülteci haklarını savunan kitlede büyük rahatsızlık yaratıyor. O b a m a döneminde "öncelik" haline gelen "çevre korumasına" ilişkin atılmış adımları tersine çevirmeye başlayan Trump, imzaladığı kararnameyle önceki yönetimin kabul etmediği "Keystone XL" ve "Dakota" petrol boru hattı projelerinin hayata geçirilmesi talimatını verdi. Obama, Kanada'dan ülkenin güneyine ham petrol taşınmasını öngören Keystone XL boru hattı projesini Kongre'nin onayına rağmen 6 yıl masasında bekletmiş, üç kez de veto etmişti. Hattın geçtiği bölgenin 19. yüzyılda yapılan bir anlaşmayla kendilerine verildiğini söyleyen bir Kızılderili kabilesi, ABD hükümetine dava açarak projeyi durdurmuş, federal temyiz mahkemesi de, söz konusu kararı ekimde iptal etmişti. Trump, seçimlerden önce vaatleri arasında yer alan Meksika sınırına örülecek duvarla ilgili emri imzaladı. Trump duvarın parasını Meksika'ya ödeteceğini açıklamış, Meksika ise bunu kabul etmeyeceğini duyurmuştu. Trump'ın Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki 7 ülkeden gelen mültecilerin kabulunün geçici durdurulması ve bu ülkelerin vatandaşlarına verilen vizelerin geçerliliğinin askıya alınmasını içeren bir kararname de yayınlayacağı belirtiliyor. 5 bin yeni sınır güvenliği çalışanını işe alacağı açıklanan Trump'ın, 2017'nin ilk yarısında ülkeye alınacak mülteci sayısını yarıya indireceği ifade edildi. Kongre kaynakları ve göç uzmanlarına göre Suriye, Irak, İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen vatandaşlarının ABD vizeleri askıya alınabilecek. Trump'ın mültecilerin girişini sınırlayan düzenlemelere ise haftasonuna kadar imza atması bekleniyor. Bu arada Trump, Şikago'da artan suç oranları nedeniyle bölgede "olağanüstü hal" ilan edebileceğini ima etti. Trump, Twitter'dan "Şikago cinayet rakamlarını düşüremezse, federalleri yollarız"dedi.
Milliyet

Somali'de İntihar Saldırısı: 28 Ölü
Somali'nin başkenti Mogadişu'da, hükûmet yetkililerinin de kaldığı otelin önünde gerçekleştirilen bombalı saldırılarda ilk belirlemelere göre 28 kişinin hayatını kaybettiği, 43 kişinin yaralandığı bildirildi. Emniyet kaynaklarından alınan bilgiye göre, Mogadişu'nun Mekke-i Mukerreme Caddesi'nde yer alan ve hükûmet yetkililerin kaldığı bir otelin önünde bomba yüklü 2 araçla saldırı gerçekleştirildi. Sağlık ekipleri, 28 kişinin yaşamını yitirdiğini, 43 kişinin yaralandığını belirterek, iki ayrı patlama sonrasında yaralananlar arasında uluslararası basın kuruluşlarından 4 kameramanın bulunduğunu aktardı. Dışişleri Bakanlığı Mogadişu'daki bombalı saldırıyı kınayarak başsağlığı diledi.
Milliyet

Eşini Danışmanı Yapıp Devlete Maaş Ödetmiş
Fransız siyasi hiciv gazetesi Le Canard Enchaine, merkez sağın cumhurbaşkanı adaylarından François Fillon'un, milletvekili olduğu dönemde, eşi Penelope'yi mecliste işe aldırdığını ortaya çıkarttı. Maaş bordrolarına ait bilgileri yayınlayan gazetenin haberine göre Fillon, Sarthe milletvekili olduğu 1998-2002 yılları arasında, eşini danışman göstermiş. Bu dönem Penelope Fillon 3 bin 900 Euro maaş almış. 2002 yılından sonra hükümete giren Fillon, bu dönemde de eşine maaş ödenmesini sağlamış. 2002- 2007 yılları arasında Penelope Fillon'un, 6 bin 900 ila 7 bin 900 Euro civarında maaş aldığını vurgulayan gazete, bahsi geçen 8 yıllık dönemde Penelope'ye devlet kasasından yaklaşık 500 bin Euro ödeme yapıldığını belirtti. Haberde Fillon'un 2012'de hükümetten ayrıldığı dönemde, yeniden Paris milletvekili seçilmesinin ardından da eşine 6 ay boyunca maaş bağlattığı kaydedildi. Meclis kaynakları, Penelope Fillon'un bahsi geçen tarihler arasında neredeyse hiç meclise uğramadığını söylüyor. Cumhuriyetçiler Partisi'nin başkan adayı olan Fillon, iddialarla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı. Fransa Ulusal Mali Suçlar Savcılığı, Fillon'un eşi Penelope'nin 'milletvekili danışmanı sıfatıyla 8 yılda 500 bin euroya yakın maaş alması'yla ilgili soruşturma başlattı.
Vatan

Farc'a Ziyaret
Kolombiya'ya resmi ziyarette bulunan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Bogota yönetiminin barış anlaşması imzaladığı Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) örgütü üyeleriyle bir araya geldi. Hollande'a ülkenin batısındaki Caldono Kampı'na yaptığı ziyarette, Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos ile FARC liderlerinden Pablo Catatumbo eşlik etti. Kolombiya'yı yaklaşık 30 yıl aradan sonra ziyaret eden ilk Fransa Cumhurbaşkanı olan Hollande, mayın temizleme programına ve kaybolanların aranmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Vatan

Şimdi Sıra Cenevre'de
Astana'dan çıkan sonuç bildirisinde işaret edilen, 3 garantör ülkenin kuracağı gözlem mekanizmasıyla, Suriye'deki ateşkes yeniden teyit edilmiş oldu. BBC'nin kritik toplantı sonrası haberine göre Türkiye, Rusya ve İran'ın imza attığı iki sayfalık bildiride "Suriye'nin, çok etnik yapılı, çok dinli, bir mezhebe bağlı olmayan ve demokratik bir ülke olarak toprak bütünlüğü, bağımsızlığı, birliği ve egemenliğinin teyidi. Suriye sorununa askeri bir çözümün mümkün olmadığı ve sadece siyasi yollarla çözülebileceğine yönelik kanaat.Ateşkesin devamı. Ateşkesin gözlemlenmesi ve ateşkese yönelik provokasyonların önlenmesi için üçlü bir mekanizmanın kurulması. DEAŞ ve El Nusra'ya karşı ortak mücadele. Silahlı muhalif grupların, 8 Şubat'ta Cenevre'de yapılacak toplantıya katılma isteklerinin desteklenmesi" başlıkları öne çıktı. Esad rejimi ve muhalifler arasında kritik tartışmalara sahne olsa da tarafları ilk kez bir araya getiren görüşmeler sonrası hedef silahlı grupların temsilcilerinin, daha önce sadece Suriye'nin siyasi muhalif liderlerinin katıldığı Cenevre'de masada olması. BM Suriye Özel Temsilcisi Stefan de Mistura'ın ifadeleri başta olmak üzere beklenti Astana'nın Cenevre'de de aynı olumlu sonuca gidecek sürecin önünü açması.
Vatan

POLİTİKA

 'Hayır Diyeceğini Açıklayanlara Baskılar Başladı'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, "Referandum sürecine gidilirken ilk haftadan 'hayır' diyeceğini açıklayan kişi ve kurumlara baskılar başladı. AKP'nin ilk referandum stratejisinin korku ve tehdit olduğu açıkça görülüyor" dedi. CHP MYK toplantısı sonrasında açıklama yapan Böke, özetle şunları söyledi: "Türkiye Kamu Sen'e bir saldırı yapıldı. Bir sivil toplum örgütünün seçilmiş başkanına tehditler savuruldu. Rejim değişikliğine 'hayır' diyenlere, Cumhuriyet'e sahip çıkanlara, milletin egemenliği sarayın egemenliğinden kıymetlidir diyenlere, ister hükümet yandaşları tarafından isterse de hükümetin cesaretlendirdikleri tarafından gelebilecek hiçbir tehdide biz pabuç bırakmayacağız. (Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un "Allah'ın izniyle, referandumda büyük oranda 'evet' çıktıktan sonra da bu terör örgütleri, hiçbir şekilde sesi soluğu çıkmayacak noktaya gelirler' sözleri) Hükümetin sözcüsü bu açıklama ile terör örgütlerine hükümetin göz yumduğunu, bu sebeple insanlarımızın öldüğünü, katledildiğini, hatta Türkiye'nin bu göz yumma nedeniyle bir terör kaosu yaşadığını açıkça söylemiştir. Bu cümle kendi başına bir tehdittir; çünkü, eğer 'evet derseniz başkanlık rejimini, tek adam rejimini getirirseniz terör bitecek, ama hayır derseniz terör sürecek' demektir. Bu, AKP'nin ne ilk itirafı ne de ilk tehdididir. AKP'nin vatandaşı terörle tehdit etmek gibi bir alışkanlığı var. 1 Kasım'a giderken 'AKP tek başına iktidar olursa terör biter' dediler. Vatandaşı terörle tehdit ettiler, şimdi aynı nakaratı bir kez daha dinliyoruz. 'Bu da yetmez, rejimi değiştirirseniz ülkeyi tek adama teslim ederseniz terör biter' diyorlar. Peki 1 Kasım seçimlerinden sonra terör bitti mi? Bitmediği gibi artarak sürüyor. O zaman hiç kusura bakmayın; 'Her seçim dönemi bu sopayı niçin sallıyorsunuz ve terör neden hiç bitmiyor' diye sorarlar. (Başbakan Binali Yıldırım'ın CHP'ye siyasi ikbal suçlaması) AKP'nin kendi ikbaliyle ilgili olan endişesi her adımından belli olduğu için burada çok açık bir itiraf yaşanmış. AKP'nin huyudur itiraf eder, tehdit eder. Bir tek kaygımız var; o da Türkiye'de bu düzeni derinleştirmek isteyen, yeni bir Saray vesayeti kurmak isteyenlere karşı duracak demokratik güçleri güçlendirmek tek görevimiz. (Sosyal medyada sporcuların 'evet' kampanyası) Ekmeğini taştan çıkarmak zorunda olan milyonlar var. Onlar kendi yarını için 'hayır' diyecek. Belli ki kendi kazandığı milyonlar ancak Saray'ın vesayetine bağlı olanlar, Türkiye'yi yok etmek pahasına 'evet' demeyi göze almışlar."
Hürriyet

'Fazla Uzatmadan Hemen İmzalarım'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de kabul edilen Cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin anayasa değişikliği ile ilgili olarak referandum kararını hemen alacağına işaret ederek, "Bizler de değerlendirmemizi hemen yapacağız, fazla uzatmadan. Çünkü milletimin beklentisi şu anda budur" dedi. Erdoğan, Afrika turunun üçüncü ve son durağı Madagaskar'da resmi törenle karşılandı. Erdoğan ve Madagaskar Cumhurbaşkanı Hery Rajaonarimampianina görüşmelerinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda anlaşma imza töreni gerçekleştirildi. İki ülke arasında diplomasi, ekonomi ve yayıncılık alanında dört anlaşma imzalandı. İki liderin düzenlediği ortak basın toplantısında Erdoğan, şunları söyledi: (Anayasa değişikliği onay süreci) Bu (dün) gece nasip olursa ülkemize dönüyorum. Ülkemize döndükten sonra öyle zannediyorum ki Meclis Başkanlığı'nın, Cumhurbaşkanlığı'na, parlamentodaki bu görüşmelerin neticesini ulaştırmış olması lazım. Bizler de değerlendirmemizi hemen yapacağız, fazla uzatmadan. Çünkü milletimin beklentisi şu anda budur. Atılan bu önemli ve kararlı adımla ilgili kararımızı hemen vereceğiz. (CHP'nin anayasa değişikliğini AYM'ye taşıma kararıyla ilgili soruya): Tabii muhalefet AYM'ye başvurabilir. Bu konuda herhangi bir önleyici, 'Niye oraya gidiyorsun' deme hakkımız yok. Ama bunlara da tabi alışığız. AYM'ye çok sık gitmeye alışık anlayış da var ülkemizde. Temeni ederim ki bir an önce AYM de bu konuyla ilgili kararını verir. (Astana sürecinde alınan kararlar konusunda) Suriye konusundaki uluslararası toplantıya Astana'da ev sahipliği yaptıkları için Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'e ve genel olarak Kazak tarafına şükranlarını ifade ettiler. Ben de doğrusu şükralarımı ifade ediyorum. Bu vesileyle bölgemizdeki bu sıkıntıların süratle aşılması da şüphesiz ki en büyük temennimizdir. (Türkiye aynı zamanda NATO üyesi. Rusya ile yakın ilişkileri çelişki değil mi? sorusu üzerine) Şu gerçeği tabi ortaya koymamız lazım. Rusya ile bizim ilişkilerimiz yeni değil. Rusya ile bizim gerek savunma sanayinde, gerek ekonomik, gerek ticari, ağırlıklı olarak stratejik olarak doğalgaz ithalinde ciddi bir işbirliğimiz var. Turizmde bizim Rusya ile ilişklerimiz çok ileri. Almanya'dan sonra ikinci sırada Rusya yer almıştır. Öyle zannediyorum ki Rusya, Almanya'yı da bu noktada her an geçebilir, geçecektir. Böyle bir durumumuz var. Bizim bir de Rusya ile tarihi noktadaki ilişkilerimiz de çok çok ileri noktada. Şu anda ise bölge ülkeleri olarak Suriye'deki gelişmelerin tabi gerek koalisyon güçleri olarak, başta ABD olmak üzere, gerekse bölgesel güç olması hasebiyle Rusya ile bu işi nasıl çözeriz konusunda bu adımı attık. Bizler Amerika'ya da Astana ile ilgili çağrımızı yaptık. Nitekim Amerika oraya büyükelçisini gönderdi, bu çalışmaları onlar da yakından takip ettiler. Kürt vatandaşlar konusuna gelince Türkiye'de de Kürt vatandaşlarımız var. Kuzey Irak'ta Kürtler var. Suriye'nin kuzeyinde de Kürtler var. Yıllar yılı Suriye rejimi orada yaşayan Kürt kardeşlerimize pasaport dahi vermemiştir, onları sürekli dışlamıştır. Ben kendisiyle görüşmelerimizin iyi olduğu dönemlerde Esed'e 'Niye pasaportlarını vermiyorsun. Niye bunları vatandaşlığa kabul etmiyorsun. Bunlar senin ülkenin insanları' demişimdir. 'Yaptık, yapıyoruz' diye aldatmıştır. Ama şimdi bakıyorsunuz öyle anlar geliyor ki onları kullanmaya çalışıyor. Biz kuzey Suriye'den tehdit almadığımız sürece oraya bakışımız farklıdır. Ama tehdit aldığımız sürece bakışımız farklıdır. Şu anda Kuzey Suriye'de PYD, YPG var. Bunlar ülkemizin güneyindeki şehirlerimiz için tehdit oluşturuyorlar. Ta başından itibaren Sayın Obama'nın görevde olduğu dönemde kendisine açık, net söylemişimdir. Amerika'daki yeni yönetimle koalisyon güçleri ne gibi şu anda adım atar bunu bilemiyorum ama kendileriyle yapacağımız görüşmelerle birlikte ve Astana neticeleri de masaya yatırılmak suretiyle temenni ederim ki El Bab, Münbiç ve Rakka'da yeni bir adım atılır ve böylece malum DEAŞ terör örgütüne karşı, PYD, YPG'ye karşı kararlı bir duruşla, Suriye'ye, oralara huzuru, sükunu getirmiş oluruz.
Milliyet

'Cumhurbaşkanı İle Kampanya Yapacağız'
Başbakan Binali Yıldırım, referandumun 20 Nisan'a kadar bir tarihte yapılacağını, anayasa değişikliği paketinin onay için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunulduğunu açıkladı. Rejim değişikliği iddialarını reddeden Yıldırım, "Kaç sefer söyledik kardeşim. Onlar kendileri gidiyor. Feryadı figanları Türkiye için değil, kendi ikbal meseleleri için" dedi. Düzenlemeyi MHP ile yaptıklarını, ancak ortak kampanya yapmayacaklarını kaydeden Yıldırım, 'Cumhurbaşkanı ile koordinasyon halinde, güzel bir kampanya' yapacaklarını vurguladı. Yıldırım, genişletilmiş il başkanları toplantısında şunları kaydetti: Anayasa değişikliği konusunda TBMM kararını verdi. Ak Parti felsefesine yakışır dayanışma ruhunu bu grup Meclis'te gösterdi. Yoldaş olmanın gururunu yaşadık. Tarihi bir görev yapıyoruz. 2007'de 363 milletvekili, 'Cumhurbaşkanı seçemezsin' dedi. Ana muhalefet partisi o gün kendi fikrini değil arkadaki güçlerin dayatmasının vesayetçilerin sözcülüğünü yaptı. 367 olmazsa Meclis toplanamazmış. O zaman Atatürk'ün seçimi de yanlış. İnönü, Bayar hepsinin seçimi hukuken sakat, öyle mi? Bakın o sayıya erişen bir şey yok. Biz de 'madem öyle işte böyle' dedik. Vatandaş, 'vesayetçiler mi var, def ederiz, ben seçeceğim' dedi. Aslında yaptığımız iş, orada yarım kalan işi tamamlamak. Gürültü patırtı; 'rejim değişiyor, Türkiye elden gidiyor' Onlar kendileri gidiyor. Feryadı figanları Türkiye için değil kendi ikbal meseleleri için. Kendi ikballerinin telaşından, 'rejim değişiyor' diyorlar. Kaç sefer söyledik kardeşim. 1923'te rejim tartışması sona erdi, nokta. Cumhuriyetin nimetlerinden de herkes istifade ediyor. İster köylüyü, ister şehirliyi seçiyor. Kasımpaşa'da Denizcilik İşletmeleri'nden Ahmet Kaptan'ın oğlu Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin kaptanı oluyor. Cumhuriyette, demokraside herkese fırsat var. 93 yılda 65 hükümet kurulmuş, ortalaması 14-15 ay. Hizmet, başka bahara. ABD'de 228 senede 45 başkan değiştirmiş. 5 senede bir. Biz 4 yılda bir seçim yapsaydık, 65. Hükümet 2016'da değil, 2183 senesinde kurulacaktı, 167 sene sonra. İstikrara ihtiyaç var. Referandum sürecinde çok şey konuşulacak. Hayırcılar, istemezükcüler bir tarafta anlatacak. Biz de anlatacağız. MHP ile yaptık bu düzenlemeyi. Kendi prensipleri içerisinde kendi partisi ilkelerinde Meclis'teki duruşunu sokakta da gösterecek. Bahçeli ilan etti; kampanyayı evet üzerine kuracağını MHP ile ortak toplantılar yapmayacağız arkadaşlar. Cumhurbaşkanı ile koordinasyon halinde, güzel bir kampanya ile bizim amacımız yanlışları düzeltmek olacak. Yanlış bilgilendirilmenin önüne geçecek kampanya hazırlayacağız. CHP'lilerin anlayacağı iş değil, ne bilirler? CHP'ye oy verenleri kastetmiyorum, onlar bayrağını, milletini ülkesini seven insanlar. Biz bu CHP'nin önceki çağdan kalan yönetimini kastediyoruz. Onlar küçük dünyalarında mutlular, mutluluklarının bozulmasını istemiyorlar. Türkiye değişecek siz de değişeceksiniz kardeşim. Değişime ayak uydurmayan herkes yok olmaya mahkumdur, biz dahil.
Milliyet

SPOR

Türk derbisinde üstünlüğün çok fazla el değiştiği, zaman zaman yakalanan çift haneli farkların da maçı koparmaya yetmediği, çünkü iki takımın da savunmada varlık gösteremediği bir maç izledik. Darüşşafaka Doğuş'un çok fazla kullandığı çift guardlı sistemin, Wilbekin'in maçın başında sakatlanmasıyla sekteye uğraması, hücum düzenini net şekilde etkilerken, bu kolay basketler yemelerine de neden oldu. Efes, savunma ribauntlarındaki sıkıntıyı, rakibinin yanlış hücum seçimleri ile kapatıp, ilk çeyrekte 9'da 5 üç sayı isabeti bulunca, 24-14'de çift haneli farkı yakaladığı ilk periyodu 25-19 galip bitirdi. Birkan'ın kenardan gelerek savunmaya getirdiği enerji, Zizic'in ribauntlarda devleşmesi, Daçka'nın kontrolü ele geçirmesini sağladı. 34-30 geriye düşerken 5 dakika boyunca, ilk çeyrektekinin aksi bir yüzde ile şut atan Efes, Heurtel- Granger ikilisinin yan yana oynadığı bölümde yeniden atağa kalkıp, devreyi 10-0 seriyle ve 42-38 önde tamamladı. İkinci yarının başında Zizic ile boyalı alandan, Bertans ve Moermann ile dışarıdan isabetler bulan Daçka bir kez daha kontrolü ele geçirdi ama savunmada çok kolay geçilmeye başlayınca, Heurtel'i devreye sokan Efes, son çeyreğe de 64-56 galip girmeyi bildi. Blatt, Birkan'ı bir kez daha oyuna sokup, 2. çeyrekteki enerjiyi bulmaya çalışsa da, çok yorulan Zizic ile Wanamaker aksamaya başladı. Hem 1, hem de 5 numaranın savunmada düşmesini çok iyi kullanan Efes, arayı açtı ve salondan 93-81 galip ayrıldı.
Milliyet


Ziraat Türkiye Kupası'nda 24 Erzincanspor'a 5 gol birden atarak Galatasaray tarihine geçen Lukas Podolski, Japonya'ya giderse bu tamamen para için gerçekleşecek. Sarı-kırmızılılar ile 1.5 yıl daha sözleşmesi bulunan Alman futbolcunun, Japon kulübü Vissel Kobe'den 3 sene için 15 milyon euro teklif aldığı ve bunu değerlendirmek istediği belirtildi. Japonların, 32 yaşındaki bu futbolcuya, garanti paraya ek olarak bonuslar önerdiği ve böylece Podolski'nin başarı ve oynamaya endeksli bu kriterleri yerine getirmesi halinde kazanacağı rakamın 18 milyon euroyu ulaşacağı dile getirildi. Galatasaray ile 1.5 sene daha sözleşmesi bulunan Podolski'nin Türkiye'de kalması durumunda bu sürede alacağı para toplamda 4.5 milyon euro Vissel Kobe ile temaslar sürerken, Japon kulübünün işi ağırdan almasının nedeni, Japonya'da ligin mart ayında başlayacak olması Bu yüzden Galatasaraylı yetkililer Burak transferinde olduğu gibi zor durumda kalmamak için tedbirli davranmaya çalışıyor. Sarı-kırmızılılar, "Transferin marta kadar yolu var. Podolski gitse de, kalsa da bu transferi istiyoruz. Ancak Alman futbolcuyu almak için Japonların önünde uzun bir süre var. Bu nedenle biz transferimizi Podolski'den bağımsız gerçekleştirmek istiyoruz" diye konuştu. Öte yandan Cim-Bom'un Sion'un 23 yaşındaki Senegalli forvetti Moussa Konate girişiminden sonuç çıkmadı.
Milliyet


Golcü transferinde tamamen Demba Ba'ya odaklanan ve Senegalli oyuncunun son sağlık kontrolünü bekleyen Beşiktaş Yönetimi, Juventus'ta top koşturan dünyaca ünlü santrfor Mario Mandzukic'i sezon sonuna bıraktı. Siyah-beyazlıların geçtiğimiz günlerde Hırvat yıldızla anlaşmasına rağmen Juventus engelini bir türlü aşamadığı ortaya çıktı. Mandzukic'i satış opsiyonlu olarak Beşiktaş'a vermek istemeyen İtalyan kulübü, son lig maçında Hırvat oyuncuya ilk 11'de şans tanıyarak bu transferin önüne bir taş daha koydu. Juventus ile 30 Haziran 2019'a kadar sözleşmesi bulunan Mandzukic'i yıl sonunda bonservisiyle birlikte almayı planlayan siyah-beyazlı yönetim, Hırvat golcüyle sezon sonu görüşmek için el sıkıştı. Beşiktaşlı yöneticilerin, Juventus'un onay vermemesi nedeniyle Mario Mandzukic transferi gerçekleşmeyince daha önce sağlık kontrolünden geçirilen Demba Ba'yı yeniden İstanbul'a davet ettiği belirlendi. Siyah-beyazlıların, Senegalli yıldızın yanı sıra bazı genç golcüleri de takip ettiği öğrenildi. Bu arada Demba Ba ve sezon başında Porto'dan kiralanan Vincent Aboubakar'ın takımlarına geri dönecek olmalarını göz önünde bulunduran Beşiktaş Yönetimi, yaz transfer döneminde çalışmalarını bir değil iki golcü üzerine kuracak. Siyah-beyazlılar, Ömer Şişmanoğlu'nun sözleşmesinin de sezon sonunda bitecek olması nedeniyle hücum hattında yeni bir yapılanmaya gitmeyi planlıyor. Öte yandan menajerler Beşiktaş'a Adebayor'u önerdi.
Milliyet

Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası C Grubu son maçında evinde ağırladığı Amed Sportif Faaliyetler'i ilk yarıda bulduğu gollerle 3-0 mağlup ederek son 16 takım arasına kaldı. Sarı-lacivertli ekip Gençlerbirliği'nin ardından grubunu ikinci sırada tamamlayarak D Grubu'nun lideri Beşiktaş ile eşleşti. Genç ağırlıklı bir kadro ile sahaya çıkan sarı-lacivertliler maça hızlı başladı. Caner'in başlattığı atakta Karavaev topla buluştu ve hücuma kalkan Salih Uçan'ı tek topta gördü. Kaleci Kazım ile karşı karşıya kalan Salih Uçan net bir vuruşla takımını 8. dakikada öne geçirdi. Bu golden sonra sarı-lacivertli ekip maçı iyice kontrolü altına aldı. 37. dakikada Van Persie skoru 2-0 yaptı. Son vuruşu Hollandalı futbolcu yapsa da Salih Uçan, klas hareketlerle pozisyonu hazırlayan isim oldu. Sarı-lacivertliler ilk yarının son dakikasında Van Persie'nin "Panenka Penaltısı" ile devreyi 3-0 önde kapadı. Karavaev 52. dakikada Salih Uçan'ın pasında net bir fırsattan yararlanamadı. Sarı-lacivertliler ikinci yarının kalan dakikalarında birçok fırsat yakalamasına rağmen bunları değerlendiremedi ve ilk yarıdaki golleriyle mücadeleyi 3-0 kazanmayı başardı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder