29 Ocak 2017 Pazar

29.01.2017 Genel Gündem



29.01.2017

GÜNDEM

Nato'dakı 40 Türk Subayı Sığınma İstedi
Alman medyası NATO üslerinde görev yapan yaklaşık 40 Türk askeri personelin Almanya'ya iltica başvurusunda bulunduğunu iddia etti. Haftalık Spiegel dergisi ve ARD televizyonunda yayınlanan Report Mainz adlı programlarda yer alan haberde, bu kişilerin çoğunun yüksek rütbeli subaylar olduğu belirtildi. Spiegel'in haberinde, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) ve Almanya İçişleri Bakanlığı'nın bu askerlerin başvurularına ilişkin normal prosedürü uyguladığı belirtildi. Deutshce Welle Türkçe'nin haberine göre Alman Anayasası'nın sığınma hakkını düzenleyen maddesine göre, siyasi nedenlerle kovuşturulanların Almanya'ya iltica etme hakkı bulunuyor. Spiegel'e açıklama yapan Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili Stephan Mayer "Kuşkusuz, bu askerleri Türkiye'ye gönderemeyiz" dedi. Mayer, askerlerin Türkiye'de 'derhal cezaevine konacağını' sözlerine ekledi. Alman Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen ise "Sığınma başvurusuna ilişkin süreç tamamen hukukidir, siyasi düşüncelerin etkisi olamaz ve olmayacaktır" dedi. Spiegel ve Report Mainz'e konuşan iki Türk subay ise darbe girişimiyle ilgilerinin olmadığını savundu. Kasım başında medyada Almanya'daki Ramstein Hava Üssü'nün görev yapan çok sayıda Türk askeri personelinin iltica başvurusunda bulunduğu haberlerde yer almıştı.
Hürriyet


Türk Konvoyuna Saldırıyı Askerin Dikkati Önledi
Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında terör örgütü DEAŞ'tan temizlenen Suriye'nin Cerablus kentinde güvenliği sağlayan Türk askerlerinin dikkati sayesinde bomba yüklü bir otomobil ele geçirildi. Gaziantep'in Karkamış İlçesi'nin karşısında bulunan Cerablus'ta kontrollerini sürdüren Türk askerleri, ilçeye Münbiç'ten geldiği öğrenilen Muhammed Rahim yönetimindeki bir otomobili durdurdu. Otomobilin, bilye ve çakıl taşları ile güçlendirilmiş el yapımı ve uzaktan kumandalı patlayıcılarla bomba yüklü olduğu belirlendi. PKK/PYD'li oldukları belirlenen Rahim ile yanında bulunan Hüseyin El Hamad isimli 2 terörist gözaltına alındı. Teröristlerin yapılan sorgularında, eylem talimatını Münbiç'te PKK/PYD'den aldıklarını itiraf ettikleri ve Cerablus'taki Türk askeri konvoyuna yönelik bombalı eylem yapmayı planladıklarını itiraf ettikleri bildirildi. Hüseyin El Hamad, bomba yüklü aracın uzaktan kumanda cihazını Münbiç'ten aldığını belirterek, "Aracı gençler götürecekti. Benim görevim uzaktan kumandayı almaktı. Cerablus çevrelerinde Türk konvoyu dönerken patlatacaktık. Talimatı Fırat ve Dindar isimli PKK'lılardan aldım" dedi. Muhammed Rahim isimli terörist ise, Münbiç'ten bomba yüklü aracı Cerablus'a getirmekle görevli olduğunu belirterek, "Aracı Türk konvoyunun geçtiği caddelerde uzaktan kumanda aracılığıyla patlatacaktık. Bana bu işin talimatını YPG ve PKK'dan 'Dindar' ve 'Fırat' isimli örgüt yöneticileri verdi" diye konuştu.
Haber Türk

Esad'dan Uzak Çözüm Olmalı
Başbakan Binali Yıldırım, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan İngiltere Başbakanı Theresa May ile baş başa ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Yıldırım, "Ortak iradenin mevcut olduğunu teyit ettik. Stratejik ortaklığımız kuvvetli bir zemine sahiptir. Savunma sanayi alanındaki işbirliğini daha ileriye taşımak üzere milli muharip uçak projesi geliştirmeye yönelik TAI ile BAE arasında bir çerçeve sözleşme imzalandı. İki firma karşılıklı olarak yeni bir savaş uçağı projesi geliştirme üzerinde çalışacaklar. Teknoloji bilgi alışverişi, karşılıklı insan kaynak ve kapasitesinin artırılması konularında ortak gayret gösterecekler. TFX dediğimiz proje iki ülkenin, gücünü de daha ileriye taşıyacak önemli bir işbirliği alanıdır. Bunun yanı sıra terörün günümüzde en önemli tehditlerden birisi olduğunu göz önüne aldığımızda hava alanlarının güvenliği, hava alanlarına gelen giden yolcuların terörle bağlantısının olup olmadığı, veya terörist ataklara karşı gerekli emniyet tedbirlerini eksiksiz alındığının teyit edilmesi amacıyla karşılıklı hava alanlarının güvenliği konusunda da her iki ülkenin sivil havacılık idareleri birlikte çalışacaklar" dedi.
Milliyet

Menbiç'ten Emir Aldılar
Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan bilgilendirmeye göre, 21 Ocak'ta Cerablus'taki askerlere yönelik saldırıda kullanılması planlanan bomba yüklü araç, Fırat Kalkanı Harekâtı'nı icra eden unsurlar tarafından saldırıyı gerçekleştiremeden ele geçirildi. Aracı kullanan şoför ve bombayı patlatmayı planlayan terörist sağ yakalandı. Araçtakilerin PYD'nin denetimindeki Menbiç'ten yola çıktıkları ve Cerablus'taki Türk askeri konvoyuna saldırmayı planladıkları belirlendi. Teröristler, ifadelerinde eylem talimatını Münbiç'te bulunan terör örgütü PYD'nin elebaşılarından aldıklarını itiraf etti. Teröristlerden Hüseyin el-Hamad, bomba yüklü aracı Menbiç'ten Cerablus'a getirme ve Türk askeri konvoyunun geçişi sırasında uzaktan kumandayla patlatma emrini YPG ile PKK'dan aldığını söyledi. Terörist, bu emrin, "Dündar" ve "Fırat" isimli elebaşılar tarafından verildiğini belirtti. Cerablus sakinlerinden olduğu belirlenen aracın şoförü Muhammed Rahim de görevinin araçtaki bombanın kumandasını Menbiç'ten getirmek olduğunu kaydederek, "Aracı Cerablus yakınında Türk konvoyunun geçişi sırasında patlatmak istiyorduk" itirafında bulundu.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,8679-3,8679                    
Euro: Euro 4,1385-4,1405
Sterlin: 4,8565-4,8610
Gram Altın: 148,0544-148,1831


Çıkışta Düşüşte 3.94 3.79
Dalgalı seyirle birlikte borsa, döviz kurları ve faizde yükselişler sürüyor. Birbirine alternatif olan para ve sermaye piyasalarının aynı yöndeki hareketi piyasa işleyişi konusunda aykırılık oluştursa da en azından şimdilik realite bu yönde. Geçmişte de bazı dönemler bu tür uyumsuzluklar görülmüş, sonrasında olağan denge tekrar sağlanmıştı. Anayasa değişiklik paketinin TBMM'den geçmesiyle muhtemelen nisan ayındaki referandum beklenmeye başlandı. Bu durum o tarihe kadar siyaseti piyasanın gündeminde tutacak bir gelişme. Merkez Bankası'nın geçen haftaki toplantısında aldığı parasal sıkılaştırmaya işaret eden kararları ve faiz üst koridorunun yükseltilmesiyle bir süredir uyguladığı "sadeleştirme" politikasından vazgeçtiği veya ertelediği izlenimi verildi. Ardından gelen "tek faiz" yönündeki açıklamalar sadeleştirme politikasına tekrar dönülme olasılığını gündemde tutuyor. Bu yönde bir belirsizlikten söz etmek mümkün. Son dönemde alınan merkez bankası kararlarının döviz kurları üzerinde etkisinin zayıf kalması "Her şey neticesiyle muteberdir" sözünü hatırlattı. ABD'nin yeni başkanı Trump görevine başladı. Söylem olarak seçim öncesiyle çok bir farklılaşma bu aşamada yok, uygulamalar önemli olacak. Trump ile dolar dış piyasalarda bir miktar değer kaybederken aynı ölçüde yakından izlenen ABD uzun dönem tahvil faizlerinde yükseliş eğilimi sürüyor. Piyasanın yönü konusunda önemli görülen yabancı yatırımcıların borsadaki alımları 16-20 Ocak haftasında da devam etti. Ocak ayının ilk üç haftasında borsada 503 milyon dolarlık alım, tahvil bonoda 365 milyon dolarlık satış yapmışlar. Ocak ayının ikinci ve üçüncü haftasında alımlarının 558 milyon dolara ulaşması borsadaki yükselişi izah eden bir durum. Yine ocak ikinci ve üçüncü haftada tahvil bonodaki satışları 633 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu görünüm tahvil satıp borsada alım yapılmış, daha çok pozisyon değişikliği şeklinde de yorumlanabilir. 2016 yıl sonu bilançoları açıklanmaya başladı, bu nedenle borsada bilanço beklenti veya sonuçlarıyla ilgili hisse bazlı hareketlilik artabilir. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'den beklendiği üzere "not indirimi" geldi. Geçtiğimiz günlerde Fitch kaynaklı açıklamalarla bunun sinyali verilmişti. Özellikle döviz tarafında olmak üzere önemli ölçüde fiyatlaması yapıldığı söylenebilir. Bu açıdan piyasalar üzerindeki olumsuz etkisi kısa süreli ve sınırlı kalabilir. Ancak bir süredir ekonomi çevrelerinin sıkça dillendirdiği not indirim gerekçelerini gerekse S&P'den gelen görünüm değişimini dikkate aldığımızda daha geniş ölçekte ekonomi üzerinde etkisi hissedilebilir. Döviz kurları ve faizde ateş düşmezken kısa dönemde ciddi prim yapan borsada yükseklik korkusuna rağmen iyimserlik sürüyor. Fakat borsa not indirimi sonrası daha temkinli olacaktır.
Hürriyet

'Erkenci' Ruslar İki Kat Arttı
Bu yaza ilişkin Rus turistlerin erken rezervasyon verileri turizm sektörüne 'kısmen' umut verdi Rus turist yönünden rahatlayan sektör Avrupalı turistin ne yönde hareket edeceğini bekliyor. Erken rezervasyon hakkında bilgi veren Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Duran, Rusya'dan çok ciddi bir talep olduğunu belirterek, bu yıla ilişkin erken rezervasyonların 2015'in aynı döneminin erken rezervasyonuna göre iki kat arttığını söyledi. "Erken rezervasyonların yüzde 50'sinin Türkiye olması, bizim 2017'de Rusya'dan beklediğimiz 3 milyon trendinin yakalanacağının göstergesi" diyen Duran, Avrupa'nın ise bu trendi göstermediğini kaydetti. Güney Akdeniz, İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan'a çok ciddi rezervasyon akışı olduğunu aktaran Duran, Avrupalı turistin son dakika rezervasyonlarına yönelebileceğini ifade etti. Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Erkan Yağcı da, 2017 yılında Rus turist trafiğinin başlayacağını, dolayısıyla Rusların gelmesiyle geçen yıla nazaran olumlu bir hareketlilik olacağını belirtti. 2015 yılında Türkiye'ye 3.6 milyon Rus turist gelmişti, uçak düşürme krizinin ardından 2015'in sonunda başlayan Rus turistteki düşüş 2016 sezonunda zirveye çıkmış, Türkiye 2016 yılının ilk 11 ayında 822 bin Rus turist ağırlayabilmişti. Rus turist sayısı 2014 yılında 4.4 milyon seviyesindeydi.
Haber Türk

Türk Konvoyuna Saldırıyı Askerin Dikkati Önledi
Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında terör örgütü DEAŞ'tan temizlenen Suriye'nin Cerablus kentinde güvenliği sağlayan Türk askerlerinin dikkati sayesinde bomba yüklü bir otomobil ele geçirildi. Gaziantep'in Karkamış İlçesi'nin karşısında bulunan Cerablus'ta kontrollerini sürdüren Türk askerleri, ilçeye Münbiç'ten geldiği öğrenilen Muhammed Rahim yönetimindeki bir otomobili durdurdu. Otomobilin, bilye ve çakıl taşları ile güçlendirilmiş el yapımı ve uzaktan kumandalı patlayıcılarla bomba yüklü olduğu belirlendi. PKK/PYD'li oldukları belirlenen Rahim ile yanında bulunan Hüseyin El Hamad isimli 2 terörist gözaltına alındı. Teröristlerin yapılan sorgularında, eylem talimatını Münbiç'te PKK/PYD'den aldıklarını itiraf ettikleri ve Cerablus'taki Türk askeri konvoyuna yönelik bombalı eylem yapmayı planladıklarını itiraf ettikleri bildirildi. Hüseyin El Hamad, bomba yüklü aracın uzaktan kumanda cihazını Münbiç'ten aldığını belirterek, "Aracı gençler götürecekti. Benim görevim uzaktan kumandayı almaktı. Cerablus çevrelerinde Türk konvoyu dönerken patlatacaktık. Talimatı Fırat ve Dindar isimli PKK'lılardan aldım" dedi. Muhammed Rahim isimli terörist ise, Münbiç'ten bomba yüklü aracı Cerablus'a getirmekle görevli olduğunu belirterek, "Aracı Türk konvoyunun geçtiği caddelerde uzaktan kumanda aracılığıyla patlatacaktık. Bana bu işin talimatını YPG ve PKK'dan 'Dindar' ve 'Fırat' isimli örgüt yöneticileri verdi" diye konuştu.
Haber Türk

'2. Şans' Başladı
Maliye Bakanı Naci Ağbal, piyasada yaşanan sıkıntıların da etkisiyle ödemelerini süresinde yapmadığı için yeniden yapılandırmanın getirdiği hakları kaybedenlere ikinci bir şans veren yasanın yürürlüğe girdiğini belirterek, "Haklarını kaybedenler ödemelerini mayıs ayı sonuna kadar yapabilecek" dedi. Ağbal, böylece uygulamanın getirdiği avantajları kaybedenlerin, ihlale neden olan tutarları 27 Ocak tarihine kadar hesaplanacak geç ödeme zammıyla birlikte 31 Mayıs'a kadar ödemeleri halinde kanundan yaralanmaya devam edebileceğini bildirdi. Peşin ödemeye imkanı elvermeyenlerin taksitli ödemeye geçebileceğini de aktaran Ağbal, "Bunun için borçluların nisan ayı sonuna kadar ilgili vergi dairelerine başvuruda bulunmaları gerekiyor. Ayrıca, daha önce peşin ödemelerini aralık ayında gecikme zammı ile yapan vatandaşlarımıza da peşin ödeme indirimi uygulayacağız ve fazla ödedikleri tutarı iade edeceğiz" ifadesini kullandı. Ağbal, şunları kaydetti: "27 Ocak'a kadar cari dönem ödeme şartını ihlal edenlere de bir hak veriliyor. Bu durumdakiler yükümlülüklerini Mayıs 2017'ye kadar yerine getirecek ya da tecil başvurusu gerekecek."
Milliyet

En Kritik Bahar!
Her defasında yenileri çıksa da belirsizlikler bir bir azalıyor. Ocak ayının da yoğun gündemi geride kaldı. Trump, yemin ederek göreve başladı. 24 Ocak Para Politikası Kurulu'nun (TCMB) faize ilişkin kararı ve 27 Ocak Fitch'in Türkiye'ye ilişkin açıkladığı notun ardından şimdi de gündeme nisan ayında yapılacak referandum süreci giriyor. Referandum sonucunu görmek isteyen piyasalar ise hareketlenmek için bahar aylarını bekliyor. Dolar kuru 3.88 TL, BIST 100 Endeksi de 83.827'lerde. Sterlin ise 5 TL'ye dayandı ve şimdilerde 4.85 seviyesinde. Piyasalardaki fırsatlar ve döviz kurlarında yüksek volatil (hareketli) seyir devam ediyor. Kritik Merkez Bankası toplantısı ve Fitch not kararının etkisini hissettirdiği haftada dolar kuru en düşük 3.7360 TL'yi görürken en yüksek 3.91 lirayı test etti. Borsada hafta ortasında alıcıların etkili olduğu gözlenirken Fitch'in kararını açıklayacağı cuma gününe doğru satışlar etkisini hissettirdi. Piyasalar Fitch'in kararına odaklanmışken S&P Türkiye'nin not görünümünü açıkladı. Kurumun programlı takvimine göre 2017 yılına ait ilk değerlendirmesini 5 Mayıs 2017 tarihinde açıklaması bekleniyordu. Ancak cuma günü sürpriz bir açıklamayla yatırımcıları da şaşırttı. Söz konusu açıklama yatırımcıların kaçırmaması gereken bir olumsuzluk olduğuna dair işaret olarak algılandı. Kurum, darbe girişimi sonrasında da 20 Temmuz günü takvim dışı bir açıklama yapmış ve Türkiye'nin kredi notunu düşürmüş görünümünü "negatif "olarak belirlemişti. Daha sonrasındaysa, 4 Kasım'da sürpriz bir hamleyle görünümünü tekrar "negatif"ten "durağan"a yükseltmişti. Son olarak cuma günü yine programda olmayan sürpriz bir açıklamayla olumlu değerlendirmeyi geri aldı. Mevcut görüntüyü yeniden 15 Temmuz sonrasına benzetti. Şüphesiz bu durumun yatırımcılar nezdinde olumsuz bir etkisi gözlenecek. Bununla birlikte alınan hızlı kararın kurlar üzerinde etkisi ilk etapta gözlenmedi. Ancak önümüzdeki günlerde etkilerini izlemek mümkün.
Milliyet

Satın Alınacak Hikaye Olsun, Not Sorun Değil
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in Türkiye'nin kredi notunu bir basamak düşürerek, yatırım yapılabilir seviyenin altına çekmesini değerlendiren analistler, not indiriminin piyasalara etkisinin kısa süreli olmasını beklediklerini bildirdi. Analistler, yatırım yapılabilir nottan önce de Türkiye'nin rekor seviyede yatırım çektiğine dikkat çekerek, yeniden satın alınacak hikaye yaratma çabasına girilmesi çağrısında bulundular. Fitch, önceki akşam piyasalar kapandıktan sonra yaptığı açıklamayla Türkiye'nin BBB- olan notunu, BB+ seviyesine düşürdüğünü duyurdu. Görünümü ise durağan olarak belirledi. Fitch, 19 Ağustos'ta not görünümünü 'negatif'e çekerek not indirimi sinyali vermişti. Fitch ile birlikte Türkiye, '3 büyükler'den son yatırım yapılabilir seviye notunu da yitirmiş oldu. Fitch'in yanında, Moody's Investors Service ve S&P Global Ratings de Türkiye'yi yatırım yapılabilir seviyenin altında notlamış durumda. Standard & Poor's önceki gün Türkiye'nin kredi notu görünümünü negatif olarak değiştirmişti. Fitch'in açıklamasının ardından Türk Lirası dolar karşısında düşüşünü sürdürerek, yüzde 0.9 aşağıda 3.8833 seviyesinde işlem gördü.
Vatan

Dünya
El Bab'ın Kuzeyi De Kontrol Altında
Yoğun hava taarruzlarıyla, DEAŞ'ı, El Bab merkezindeki ana karargâhını güneydeki dış mahalle Tadif'e taşımak zorunda bırakan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), kentin doğusundaki Suflaniyah ve Kabr el Mukri'de de kontrolü sağladı. Böylece Kabasin'de sıkışan DEAŞ'lı teröristlerin El Bab'a inme yolu kesilirken, El Bab'ın kuzey kesimlerinden takviye almaları da önemli boyutta önlendi. Ayrıca El Bab-Menbiç arasındaki yolun bir kesimi de kontrol altına alınmış oldu. Bu bölgelerde tespit edilen hedefleri etkisiz hale getirme faaliyetlerinin devam ettiği bildirildi. TSK El Bab'ın batısında kontrolü daha önce sağlamıştı. 24 Ağustos 2016'da başlayan Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili son bilançoya göre, TSK'nın desteklediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) güçlerinin Azez-Cerablus hattında ele geçirdiği alan bin 880 kilometrekareyi buldu. Harekatın başlangıcından bu yana 1864'ü ölü olmak üzere toplam 2 bin 156 DEAŞ'lı terörist etkisiz hale getirildi. Etkisiz hale getirilen PYD/PKK'lı sayısı, 306'sı ölü olmak üzere 321 oldu. Her iki örgütten etkisiz hale getirilen toplam terörist sayısı 2 bin 477'yi buldu. Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı savaş uçakları da 1332 hedefi vurdu. İmha edilen el yapımı patlayıcı sayısı 3 bin 282, mayın sayısı da 55 olarak açıklandı. Türk savaş uçaklarının El Bab ve Bzagah bölgelerinde DEAŞ'a yönelik harekâtı devam etti. Son harekâtta barınma amaçlı kullanılan 17 bina ile bir silah deposu imha edilirken, 14 terörist etkisiz hale getirildi. Karadan da 197 hedef ateş altına alındı. Öte yandan Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşet Salihi, AA'ya yaptığı açıklamada Suriye'de güvenli bölgeler oluşturulmasının başta Türkmenler olmak üzere tüm Suriye için olumlu sonuçlar doğuracağını belirtti. Türkmenlerin Suriye'nin asli unsurlarından olduğuna dikkati çeken Salihi, "Oluşturulacak güvenli bölge, başta Türkmenler olmak üzere oradaki herkesin yararına olacak. Bu, Irak'ta 1991'de Erbil, Süleymaniye ve Duhok'ta oluşturulduğu gibi bir model olacak. Böylece orası uçuşa yasak bölge olarak ilan edilecek ve yerinden edilenler oraya dönecek. Türkmenler de orada kendilerini koruyabilecekler" diye konuştu.
Hürriyet

Suriye'de Rejimin İlerleyişi Sürüyor
Suriye'de rejim güçlerinin başkent Şam'a su sağlayan Barada vadisinde önemli kazanımlar elde ettiği ve bölgedeki su tesisinin kontrolünü ele geçirdiği ifade edildi. Rejim güçleriyle birlikte hareket eden Hizbullah tarafından yapılan açıklamalara göre, Ayn el-Fica kasabasında bulunan ve Şam'ın temiz su ihtiyacını karşılayan tesis uzun süren çatışmaların ardından geri alındı. Geçtiğimiz hafta rejim ile bölgede savaşan muhalifler bir anlaşma yapmış ve bu anlaşma sonrası çok sayıda muhalif bölgeyi terk etmeye başlamıştı. Anlaşmayla yaklaşık 2 bin sivil ve 600 savaşçı Barada'yı terk edip İdlib'e geçmişti. Reuters haber ajansı bölgedeki kaynaklara dayandırdığı haberinde, rejim güçlerinin henüz Ayn el-Fica kasabasına girmediğini, ancak anlaşma sonrası bunun yaşanmasının beklendiğini yazdı. Suriye ordusu, bölgedeki su kaynaklarının kontrolünü ele geçirmek için Barada Vadisi'ni temmuz ayı sonunda kuşatma altına almış, bölgeye tüm giriş çıkışları kapatmıştı. Hükümet, muhaliflerin Barada Vadisi'ndeki tesisten Şam'a gönderilen suyu zehirlediğini iddia etmiş, bu iddia muhalifler tarafından yalanlanmıştı. Büyük hasar görmüş olan tesise uzmanların getirildiği belirtiliyor. Bununla birlikte, İdlib'de terör örgütü El Nusra ile muhalifler arasındaki çatışmalar şiddetlenerek devam ediyor. Suriye'de El Kaide'nin bu ülkedeki kolu Fetih el Şam Cephesi (El Nusra) ve müttefikleri, sahada Türkiye'ye yakın duran Ahrar'uş Şam, Sukur'uş Şam ve Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) bileşenlerine yönelik büyük bir saldırı dalgası başlatmıştı. Son dönemde artan çatışmaların Türkiye sınırına 10 kilometre mesafedeki Dana ve Sarmada'da yoğunlaştığı ifade ediliyor.
Milliyet

Amerikan Rüyasına Trump Gölgesi!
ABD Başkanı Donald Trump, "melting pot" (çeşitli toplulukların kaynaştığı yer) ismiyle nitelenen ABD'nin kapılarını çoğunluğunda iç savaş ve siyasi belirsizliklerin hâkim olduğu Müslüman ülkelere kapattı. Trump'ın önceki gün imzaladığı başkanlık kararnamesi ile ikinci talimata kadar Suriye'den mülteci kabulü durduruldu, tüm mülteci başvuruları ise 4 aylığına askıya alındı. Trump'ın Pentagon'u ziyaretinde imzaladığı "Yabancı Teröristlerin ABD'ye Girişinden Ülkeyi Korumak" başlıklı kararnamenin şu anda vize işlemleri devam eden ya da ABD'ye girmek üzere olan Suriyeli mültecileri etkileyip etkilemeyeceği ise merak konusu. İmzalanan kararname ile ABD Dışişleri Bakanlığının yürüttüğü "Mülteci Kabul Programı" 120 gün süreyle askıya alındı. Belirtilen süre tamamlandıktan sonra sadece İç Güvenlik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ulusal İstihbarat Direktörü'nün ortak onay verdiği ülkelerden mülteci kabul edilmeye başlanacak. ABD'nin 2017 mali yılında kabul edeceği mülteci sayısı da 110 binden 50 bine düşürüldü. Dün, Mısır'ın başkenti Kahire'den New York'a giden bir yolcu uçağında bulunan 5 Iraklı ve bir Yemenli uçaktan indirildi. Reuters'a konuşan havaalanı yetkilileri yolcuların ülkelerine geri gönderileceğini açıkladı.
Milliyet

Abd, Türkiye'yi İşin Dışında Tutmak İstemiş
Türkiye'nin 20 Temmuz 1974'te başlattığı Kıbrıs Barış Harekatı öncesinde dönemin ABD yönetiminin Türkiye'yi "Kıbrıs'ın dışında tutmaya" çalıştığı ortaya çıktı. CIA'in erişime açtığı gizli belgelere göre, EOKA terör örgütü lideri Nikos Sampson'un adayı Yunanistan'a bağlamak amacıyla Makarios'a karşı 15 Temmuz 1974'te darbe yapması ve sonrasındaki gelişmeler ABD yönetiminin o günlerdeki öncelikleri arasında başı çekti. 16 Temmuz 1974 tarihli "Çok Gizli" damgalı belgeye göre, dönemin ABD Dışişleri Bakanı olan Henry Kissinger başkanlığında CIA, Pentagon ve birçok kurumun yöneticilerinin katılımıyla "Washington Özel Eylem Grubu" toplantısı düzenlendi. Sampson darbesinin ertesi günü yapılan toplantıda Kissinger'ın TBMM'nin 18 Temmuz'da özel oturumla yapacağı toplantının ne anlama geldiğini sorması üzerine dönemin, CIA Direktörü William Colby, "Türkiye'nin güçlerini Kıbrıs'a gönderme niyetinde olduğu" şeklinde yorumladı. Toplantının sonlarına doğru Kissinger "Yapmamız gereken ilk şey Yunanistan'ı ayrıştırmak ve bunu hemen bugün yapmak. Ayrıca Türkleri de bu işin dışında tutmamız gerekiyor. Öncelikle sahadaki durum nedir, bunu öğrenelim. Daha sonra kimi destekleyeceğimize karar veririz. Türkleri ve Sovyetleri bunun dışında tutmalıyız. Kıbrıs'taki iç durumun nasıl geliştiğini görmeliyiz" ifadelerini kullandı.
Vatan

Almanya İltica İsteyen O Subayları Vermiyor!
Uluslararası görevdeyken, darbe soruşturmaları kapsamında ülkeye çağrılan ancak dönmeyen Türk subaylarının bazılarının bulundukları ülkelere sığınma başvurusu yaptığı öğrenildi. Alman medyası NATO üslerinde görev yapan yaklaşık 40 Türk askeri personelinin Almanya'ya iltica başvurusunda bulunduğunu iddia etti. Haftalık Spiegel dergisi ve ARD televizyonunda yayınlanan Report Mainz adlı programlarda yer alan haberde, bu kişilerin çoğunun yüksek rütbeli subaylar olduğu belirtildi. Spiegel'in haberinde, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) ve Almanya İçişleri Bakanlığı'nın bu askerlerin başvurularına ilişkin normal prosedürü uyguladığı belirtildi. Deutshce Welle Türkçe'nin haberine göre Alman Anayasası'nın sığınma hakkını düzenleyen 16a maddesine göre, siyasi nedenlerle kovuşturulanların Almanya'ya iltica etme hakkı bulunuyor. Spiegel'e açıklama yapan Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partili Stephan Mayer "Hiç kuşkusuz, bu askerleri Türkiye'ye geri gönderemeyiz" dedi. Mayer, bu askerlerin Türkiye'de "derhal cezaevine konacağını" da sözlerine ekledi. Alman Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen ise "Sığınma başvurusuna ilişkin süreç tamamen hukukidir, siyasi düşüncelerin etkisi olamaz ve olmayacaktır" açıklamasında bulundu Spiegel ve Report Mainz'e konuşan iki Türk subay ise darbe girişiminde alakaları olmadığını savundu. Kasım ayının başında medyada Almanya'daki Ramstein Hava Üssü'nün görev yapan çok sayıda Türk askeri personelinin iltica başvurusunda bulunduğu haberlerde yer almıştı. Almanya, Türkiye'den bugüne kadar yapılan iade başvurularında olumlu yanıt vermedi.
Vatan

Fillon: Soruşturma Açılırsa Aday Olmam
Fransa'da merkez sağın cumhurbaşkanı adayı François Fillon, eşi hakkındaki iddialar nedeniyle seçimlerden çekilebileceğini söyledi. TF1 televizyonuna konuşan Fillon, eşi Penelope'nin, milletvekili danışmanı sıfatıyla sekiz yıl içinde 500 bin Euro'ya yakın maaş almasıyla ilgili yapılan ön soruşturma hakkında değerlendirmede bulundu. Fillon, Ulusal Mali Suçlar Savcılığı'nca ön soruşturma başlatılan iddialar konusunda yargıya gerekli tüm delilleri sunacağını ve bu konuda hiçbir çekincesi olmadığını dile getirdi. Eşinin gerçekten milletvekili danışmanlığı yaptığını savunan Fillon, "Beni cumhurbaşkanlığı yarışından tek bir şey alıkoyabilir, onurumun zedelenmesi. Eğer hakkımda soruşturma açılırsa yarıştan çekilirim" dedi. Ulusal Mali Suçlar Savcılığı'nca, Penelope Fillon'un eşi François Fillon'a ve başka bir milletvekiline kağıt üzerinde 'danışmanlık' yaparak haksız yere sekiz yılda 500 bin Euro'ya yakın maaş aldığını öne sürmesi üzerine konu hakkında ön soruşturma başlatılmıştı. Ön soruşturmanın, 'Kamu kaynaklarının kötüye kullanılması, kurumsal varlıkların suistimali ve suçun gizlenmesi' iddialarıyla açıldığı belirtilmişti.
Vatan

POLİTİKA

Ticaret Hedefi 20 Milyar Dolar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İngiltere Başbakanı Theresa May, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kritik bir görüşme yaptı. Kıbrıs, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgesel konular ile siyasi, askeri ve ekonomik başta olmak üzere ikili ilişkilerin ele alındığı görüşme sonrası Erdoğan, "Koalisyon güçleriyle Türkiye'nin işbirliğini bundan sonraki süreçte çok daha farklı bir konsepte oturtalım istiyoruz. Bundan sonraki süreç inanıyorum ki Türkiye-İngiltere arasında çok daha farklı konuma gidecektir" dedi. İngiltere Başbakanı May ise, Türkiye'nin 15 Temmuz'da demokrasiye sahip çıktığını belirterek, "Türkiye'nin bu demokrasiyi şimdi de sürdürmesi, hukukun üstünlüğü, uluslararası insan hakları yükümlülüklerini yerine getirmesi ve buna devam etmesi çok önemli" dedi. Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da görüştükten sonra doğrudan Türkiye'ye gelen May'ı dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ağırladı. Erdoğan ile May yaklaşık 3 saat 20 dakika süren uzun ve kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Çalışma yemeği sonrasında yapılan ortak açıklamada Erdoğan, şunları söyledi: Sayın May ile gerek ikili gerek heyetler arası çalışma yemeğindeki görüşmelerin her iki ülke hakkında hayırlara vesile olacağına inanıyorum. Bu görüşmemizde gerek siyasi, gerek askeri, gerek ekonomik, gerek ticari, gerek kültürel bütün bölgesel sorunları, terörle mücadele konusunu ele alma fırsatını bulduk. Siyasi noktada zaten Türkiye-İngiltere bu noktada müşterek hareket etme kabiliyetine sahip iki ülke. Askeri noktada iki NATO ülkesi olarak sürekli dayanışma halindeyiz, bu şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bundan sonraki süreçte neler yapabileceğimizi, bunun yanında savunma sanayinde ne gibi müşterek adımlar atabileceğimizi görüşme fırsatını bulduk. Bundan sonraki süreç inanıyorum ki Türkiye-İngiltere arasında çok daha farklı bir konuma gidecektir. Özellikle ekonomik alanda da şu anda 15.6 milyar dolar seviyesine çıkmış ticaret hacmimizi ilk etapta 20 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedef olarak belirledik. Kendilerine ben de bunu teklif ettim bu adımı atalım dedim. Aramızda stratejik ortaklık konusunu, ki 2010 yılında bu adımı attık. Attığımız bu adımın bundan sonraki süreçte gelişerek devamı her iki ülke arasında aksamadan her yıl ne yaptık, ne yapıyoruz, ne yapacağız bunları her iki ülkenin yetkilileri gerek bakanlar gerek başbakanlar düzeyinde sürdürülmesinin isabetli olacağına inanıyorum. Bu konuda da zaten mutabık kaldık. Bir diğer önemli adım Türkiye ile İngiltere arasında işbirliği alanlarını özellikle enerji alanında ciddi işbirlikleri yapmamız mümkün. Savunma sanayiinde ben işbirliğini birçok alanda şu anda JSK noktasında proje çalışmasında atılacak adım çok çok önemli.
Milliyet

Millet Ve Devlet İçin Evet Diyeceğiz
MHP, referandum kampanyasının odağına, "15 Temmuz"u koyacak. Parti tabanına, "Türkiye'de hiçbir şey 15 Temmuz öncesindeki gibi değil. 15 Temmuz, dış güçlerin Türkiye üzerindeki emellerini en net ortaya koyan girişimdir" mesajını verecek olan MHP yönetimi, değişikliğin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için değil, millet için yapılacağına vurgu yapacak. Kampanyada "Millet için, devlet için, cumhuriyet için evet" ile "Devlet Aklı, Devlet Haklı" sloganlarının kullanılması öne çıkarken, CHP de ayrı bir başlıkta ele alınacak. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun anayasanın ilk üç maddesinin değişebileceğine ilişkin geçmişte kullandığı ifadelerin görüntüleri kampanyada kullanılacak. MHP, kampanya hazırlıklarına başlarken, slogan olarak, "Millet için evet, devlet için evet, cumhuriyet için evet diyeceğiz" ile "Devlet Aklı, Devlet Haklı" ifadelerinin kullanılması bekleniyor. Kampanyanın odağına ise 15 Temmuz konulacak. MHP'nin özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ülkenin hızla gerginlik ve tartışmaların içinden çekilmesi amacıyla önemli bir adım attığı vurgulanacak. Daha önce parlamentoda dört partinin katıldığı Anayasa Komisyonu'ndaki partilerin getirdiği öneriler de kampanya kapsamında vatandaşlara anlatılacak. Bu süreçte, "Geçmişte CHP ve HDP'nin istedikleri ve teklif ettikleri başkanlık sistemi ile MHP'nin istediği Cumhurbaşkanlığı sistemi birbirinden çok farklıdır" mesajı işlenecek. Anayasa değişiklik teklifine, "CHP, HDP, PKK ve FETÖ" cephesinin "hayır" dediği, MHP'nin de bunlar içinde olamayacağına dikkat çekilecek. Kampanyada CHP de hedefe oturtulacak. CHP'li milletvekillerinin MHP tabanına yönelik açıklamalarından rahatsız olan MHP yönetimi, CHP'nin başkanlık sistemine ilişkin geçmişte yaptığı açıklamaları da tabana anlatacak. CHP'lilerin, "twitter hesabından Bahçeli'nin başkanlık sistemine ilişkin önceki konuşmalarını yayınlamaları üzerine" MHP de özellikle Kılıçdaroğlu'nun 26 Ekim 2015'te MC TV'deki, "Anayasanın ilk üç maddesi değiştirilebilir mi" sorusuna verdiği, "tabii" yanıtının yer aldığı videoyu da kampanya kapsamında kullanacak. Bahçeli'nin, "15 Temmuz darbe girişiminin Türkiye'de daha önce gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimlerinin hiçbirine benzemediği, 15 Temmuz'un dış güçlerin Türkiye üzerindeki emellerini çok iyi anlattığı" gerekçesiyle, "Türkiye'deki rejimi güçlendirecek bir hamlede bulunduğu" tabana anlatılacak. Türkiye'nin özellikle 15 Temmuz sonrası sistem tartışmalarıyla vakit kaybedecek durumunun olmadığı vurgulanacak. MHP, bu süreçte HDP'nin, "hayır kampanyasını" da ele alacak. HDP'nin daha önceki Anayasa Komisyonu'nda, "fedarasyon talebinde bulunduğuna" dikkat çekilerek, MHP'nin teklife müdahalesiyle anayasanın ilk dört maddesinin korunduğuna atıf yapılacak. MHP'nin, "süreçte taşın altına elini koymasıyla federasyon ve özerklik taleplerinin tümünün kaldırılıp, atıldığı" anlatılacakken, daha önce Cumhurbaşkanı'nın, "sadece vatana ihanet ile yargılanabildiğini, ancak teklif ile Cumhurbaşkanı'nın aynı zamanda halka hesap verebilir noktaya getirildiğine" de dikkat çekilecek. MHP'nin bu süreçte mitinglerden çok istişare toplantılarıyla referandum sürecini yöneteceği ileri sürülürken, sürece ilişkin kapsamlı çalışmanın da MHP MYK sonrası yapılacağı belirtiliyor.
Milliyet

SPOR

Sezonun ilk grand slam tenis turnuvası Avustralya Açık'ta tek kadınlar finalinde ABD'li Serena Williams, ablası Venüs Williams'ı 6-4'lük setlerle 2-0 yenerek şampiyon oldu. 2015 yılında Wimbledon'ı Muguruza'yı 2-0 yenerek 33 yaşında kazanan ve tek kadınlarda en yaşlı şampiyon olan Williams, bu turnuvada 35 yaşında mutlu sona ulaşarak unvanını sağlamlaştırdı. Daha önce birbirleriyle yaptıkları 27 maçın 16'sını kazanan Serena, bu finale de hızlı başlayarak Venüs'ün servisini kırdı ve 1-0 öne geçti. Servisleri oyuna sokmakta zorluk yaşayan Serena'nın hatalarını iyi değerlendiren Venüs, oyunları 3-3'te eşitlese de Serena ilk seti 6-4 aldı. İkinci sette taraflar, birbirlerinin servis oyununu kırmakta zorlandı. Bu sezon Avustralya Açık'ta finale kadar set kaybetmeyen Serena, 7. oyunda Venus'un servisini bir kez daha kırarak 4-3 öne geçti ve ikinci seti de 6-4 galip tamamlayarak maçı 2-0 kazandı. Bu şampiyonlukla ABD'li raket, kariyerindeki 23. grand slam şampiyonluğuna ulaşarak eski Alman yıldız Steffi Graf'i geçti ve en çok grand slam zaferi yaşayan sporcu unvanını elde etti, ayrıca 309 ile grand slam tarihinin maç kazanma rekorunu da geliştirerek 316'ya çıkardı. Williams, Alman Angelique Kerber'i de geçerek yeniden 1 numara oldu.
Milliyet

Golcü takviyesi konusunda uzun süredir arayış içinde olan Beşiktaş'ta tüm gözler Demba Ba'ya çevrildi. 2014-15 sezonunda siyah-beyazlı formayı giyen ve taraftarların gönlünde taht kuran Senegalli yıldız bu transferin gerçekleşmesi için özel çaba harcıyor. Başarılı futbolcunun geri dönüşü konusunda çok istekli olması ön plana çıkıyor. Çin kulübü Shanghai Shenhua forması altında Haziran 2016'da sol ayak kaval kemiği kırılan ve 6 aydır maçlara çıkamayan Demba Ba'nın son 1 ayda ciddi bir çalışma temposuna girmesi dikkat çekti. Hatta özel bir antrenör eşliğinde çalışan deneyimli golcü ciddi bir program uyguluyor. Hem kondisyonunu güçlendirmek hem de topla antrenmanlar yapmak için çabalayan Ba, yeniden form tutmayı hedefliyor. Buna göre de farklı bir yöntem uygulanıyor. Şu anda salon ağırlıklı bir programı olan 31 yaşındaki oyuncu, burada bile topla çalışıyor. Vücuduna ağırlık yeleği takılan ve bir makineye bağlanan Ba, önce depar atıp, sol ayağını kuvvetlendiriyor. Ardından antrenörünün attığı toplara hızlı bir şekilde vuruyor. Çok hızlı bir çalışma olan bu programda Demba Ba'nın antrenörü merkezden, soldan ve sağdan Demba Ba'ya toplar atıp, özellikle sol ayağıyla vuruş yapmasını istiyor. Başarılı forvetin bu çalışma esnasındaki hızı ve gücü de göze çarpan en büyük detay oldu. Beşiktaş formasını giymeyi çok isteyen ve Vodafone Arena'da siyah-beyazlı taraftarlarla yeniden buluşmak isteyen Demba Ba düzenli ve yoğun bir program uyguluyor.
Milliyet

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Yüksek Divan Kurulu'nda kürsüye çıktı, birçok konuda ağır eleştiriler getirdi, suçlamalar yöneltti. Başkan Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle: 3 Temmuz devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı'na söyledim, FETÖ ile mücadelede bir siz vardınız, siz mücadele ediyorsunuz. Sizin yanınızda, bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar yoktu. Bir de Fenerbahçe camiası vardı dedim. FETÖ'den şikayet etmesi gereken insanlar mücadele etmiyor. Herkes kaçıyor. Sorumluluk alacak şekilde arkadan itiliyoruz. Diğer insanlar ise saklanıyorlar. (Transfer konusunda) Yabancı bir oyuncuyla ilgili belli bir noktaya geldik. Yüzde 100 diyemiyorum. Maddi kaynakları da bu transfer için zorluyoruz. Üniversite konusu bitti. Gelecek hafta YÖK ile toplantı yapacağız. Bu sene üniversiteyi açacağız. Basketbol çok başarılı, futbol başarısız diyorlar. Futbolun da başkanı benim, basketbolun da. O yorumcular bunu bilsinler. Kuş beyinleriyle konuşuyorlar. (Mehmet Ekici ile ilgili) Beşiktaş'la Trabzonspor arasındaki anlaşma nedir? Ne verdiler, ne aldılar, ne oluyor? İki taraf da SPK'ya bağlı SPK da hiç sormuyor. Sosa, Türkiye'ye ve Fenerbahçe'ye gelmekten mutlu olacağını ama kendisini Milan'da kanıtlamak istediğini söyledi. 'Eşi korkuyor, terörden Türkiye'ye gelmiyor.', hayır böyle bir şey yok. Kendi menajerinin ifadesi var: Ayrıldığımız kulüple ilişkilerimiz iyi olmadığı için onlar bunları yayıyor. (FETÖ ile ilgili) TFF Başkanı konuşma yapıyor, 'TFF'deki isimleri verdik' diye. Yalan söylüyorlar. Çaycıyı gönderdiler. Kuruldaki isimleri kendi kafalarına göre attılar, kendi şirketlerindeki insanları getirdiler. Tahkimde benle ilgili karar veriyorlar. Biz 3 Temmuz'da adalete, hukuka güvenmedik. Eğer güvenseydik yapmadığımız suçlardan dolayı ceza verilecekti. Buna da isyan edeceğiz. Artık TFF Disiplin Kurulunu, Tahkim Kurulunu tanıma sorunumuz yok. TFF içerisinde ve kurullarında, her yerde FETÖ'cüler var. Bunu söylerken de bilgi ve belgeye dayanarak söylüyorum. TFF'yle ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağım. Devlete sormadan attıkları insanlara damga vurdular. Eski MHK Başkanı'nı gönderdiler. O FETÖ'cüyse geçen sezon alınan bütün neticeler şaibelidir. Cavcav vefat etti, beni bekliyorlar. Ölmeye niyetim yok. Onları göndermeden gitmem de. Biz FETÖ'yle mücadele etmiş bir camiayız. TFF Başkanı'nın iki gazetesi var. Ben ceza almadan biri, 45 gün ceza alacak diye yazıyor, ertesi gün yazı geliyor kulübe, evet 45 gün ceza. Gazeteyi okuyorsun, ne olacağını anlıyorsun.
Milliyet

Galatasaray, Akhisar Belediyespor'u 6-0 yenerek şampiyonluk için yarışta olduğunu gösterdi. Cim-Bom için maç tahmin edilenden de kolay geçti. Geçen hafta Karabük'e yenilen sarı-kırmızılılarda De Jong'un yokluğunda Josue 11'de görev yaptı. Dünkü maç elbette ölçü değil ama Portekizli bugüne kadarki en iyi performansını ön libero olarak sergiledi. G.Saray etkili hücum ayaklarıyla sonuca gitti. Ancak perdeyi savunma oyuncusu Semih kafayla açtı. Sonraki bölümde Bruma (2) ve Yasin'in golleri geldi ilk devrede. Ancak bu iki futbolcunun dışında Podolski ve Sneijder çok iyi görüntü çizdiler. Yıldız iki isim, atılan gollerin başlangıcında yer aldı. İkinci devre de Selçuk ve Sinan'in gollerine sahne oldu. Galatasaray kupadan sonra ligde de 6 gollü bir galibiyete imza attı. 9'da Sneijder'in soldan yaptığı ortada iyi yükselen Semih Kaya, Galatasaray'ı 1-0 öne geçirdi. 25'de Carole'ün uzun pasıyla başlayan atakta Bruma topu sürüp Podolski'yle verkaça girdi ve sol ayağıyla ağları havalandırdı. 33'te Sneijder'in klas topuk pasıyla pozisyona gire Podolski'nin vuruşunda Fatih'ten dönen topu Yasin Öztekin boş filelere gönderdi. 41'de Sneijder'in pasında topu alan Bruma çalımlarla ilerleyip adrese teslim yaptı ve skoru 4-0'e taşıdı. İkinci 45 de G.Saray'ın kontrolünde geçti. Akhisar yine pozisyona giremedi. Cim-Bom'da Yasin'in yerine giren Rodrigues önce net bir pozisyonu değerlendiremedi. Sonrasında ise penaltı yaptırdı. Selçuk İnan'da bunu affetmeyerek durumu 5- 0'a getirdi. Aslan'ın durmaya niyeti yoktu. Aylar sonra sahalara dönen Sinan Gümüş 87'de 6. golü atan isim oldu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder