12 Ocak 2017 Perşembe

devlet bahçeli'nin başkanlık tavrı üzerine

kimse yapılan başkanlık manevrasını mantığa bürümeye çalışmasın.

devlet bahçeli'nin 7 haziran gecesi balkon konuşmasını hatırlayalım. hani belli başlı kırmızı çizgiler ilan etmişti. bu çizgilerden biri de cumhurbaşkanının anayasal çerçeveye çekilmesine salık veriyordu ve seçim seçim hodri meydan gibilerinden konuşmayı tamamlıyordu. youtube'da videoları bulabilirsiniz.

bu konuşmanın ardından chp ile istikşafi görüşmelerle hükümet kuramama üzerine metodolojileri mhp kurmaylarının büyük stratejik hataları neticesinde olay "hükümet kurmak istemeyen mhp" olarak lanse edildi ve bu şekilde medyaya pompalandı.

zaten oldu olası medya ile arası en kötü parti konumundaki partinin lideri devlet bahçeli her ne kadar "yanımda çanta var, açarım ha" edalarında bir tv programına katılsa bile akp'nin medya gücü ile rekabet etmesi mümkün değildi. sonuç olarak her zamanki gibi derdini anlatamadı. anlatamamasındaki sebep ise ilk gün daha seçim sonuçları netleşmeden yapmış olduğu balkon konuşması idi.

bunun hem arkasından gelen bir sonraki seçimlerin sonuçları da ortada. antipatik isimleri basın sözcüsü yapmaktaki marifeti maalesef bu güne kadar başarı ile yürütmüş olduğu ve devlet adamlığının gerektirdiği şekilde "ilk gün ne söylüyorsa onu takip etme" yolunda gösterilemedi. ne oldu ise anlaşıılmaz bir şekilde başkanlık sürecinde akp'nin önü açıldı.

ilk zamanlar siyasi strateji olarak 15 temmuz süreci sonrası akp içindeki paralel yapı mensuplarının başkanlık yarışında akp'yi tökezleteceğini ön görerek yol açma yoluna gittiğini; oldukça zorlaşma olsa bile bu şekilde farz etmiştim. fakat dün gece yine devlet bahçeli tarafından yapılan "başkanlık için gerekli oylar alınamazsa yeniden seçime gidilerek parlementonu yenilenmesi" açıklaması, değme akp kurmayının bile bu kadar yapamayacağı bir açıklama.

ülke ohal ile yönetiliyor.
bir darbe badiresi atlatılmış ama soruşturmalar hakkında iddialar var.
binlerce insan yurtdışına kaçmış.
binlerce insan hapse atılmış.
binlerce insan memurluktan açığa alınmış, ihraç edilmiş.
dolar başta olmak üzere yabancı para birimleri almış başını gitmiş, türk
lirası erimiş.
işsizlik artıyor, enflasyon kapıda.
tüm bunlar olurken inatla faiz arttırımına gidilmiyor.
her ay bomba patlamasına alışmışken artık her hafta bomba patlıyor.
bölgedeki tüm terör örgütlerinin hedef ülkesi olduk.
hiçbir komşu ülke ile iyi ilişkilerimiz olduğu söylenemez.
ülkeye stabil bir şekilde elektrik bile sağlanamaz oldu.
internet sansürlerinde dünya klasmanındayız.

kısaca ülkede üretim yok, eğitim sefil, psikolojiler agresif...

ama biz başkanlık tartışıyoruz ve ülkenin en köklü partilerinden kincisinin yaptığı başkanlık için akp'den de önde bayrak taşımak.

Allah memleketin ve milletin yardımcısı olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme