28 Şubat 2017 Salı

28.02.2017 Genel Gündem



26.02.2017

GÜNDEM

Terör Temizliği
Terörle mücadele için özel olarak eğitilen komandolar aralıksız sürdürdükleri operasyonlarla teröristleri etkisiz hale getiriyor. Teröristlerin korkulu rüyası haline gelen Hakkari'de Dağ ve Komando Tugayı'nın komandoları, İzmir Foça'dan gelen özel eğitimli Amfibi Deniz Piyadeleri'nin de katıldığı operasyonlarla 21 Ekim'den bu yana 52 terörist etkisiz hale getirildi. Her türlü hava koşulunda örgüte yönelik şok operasyonlar yapan Hakkari Dağ ve Komando Tugayı'ndaki komandolar, yine Türkiye'nin en gözde birliklerinden olan ve İzmir Foça'dan gelen Amfibi deniz piyadeleriyle birlikte operasyonlar yürütüyor. Temizlenen bölgelerde PKK alan hakimiyetini kaybederken, hakim bölgelere Mehmetçik üs bölgesi kuruyor. En küçük bir hareketlilikte komandolar, havadan ve karadan 30 dakikada olay yerine müdahale edebiliyor. Hakkari bölgesinde terörün belini kırarak dağların hakimi olan Dağ ve Komando Tugayı birlikleri Yüksekova, Çukurca ve Irak sınırını belirleyen Hisar Dağı'nda da operasyon yaptı. 21 Ekim'de Hisar Dağı'nda 52 PKK'lı etkisiz hale getirilirken, Piyade Yüzbaşı Özgür Çevik, keskin nişancı terörist tarafından şehit edildi. Hisar Dağı'nın temizlenmesinin ardından Şehit Piyade Yüzbaşı Özgür Çevik üs bölgesi kuruldu. Kurulduktan sonra doçka ve uzun namlulu silahlarla saldırıya uğrayan üs bölgesinde 1'i Amfibi Deniz Piyadesi olmak üzere 8 şehit verildi. Komandolar tarafından temizlenen Hisar Dağı'nda 2 bin rakımlı noktaya kurulan üs bölgesi ile teröristlerin hareket alanı da kapatıldı. Üs bölgesi Türkiye ile Irak'ın sınırını belirleyen 68 numaralı sınır taşının yanına kuruldu.
Milliyet

27 Şubat 2017 Pazartesi

27.02.2017 Genel Gündem



27.02.2017

GÜNDEM

Fetö Hattı
Meriç-Yunanistan kaçak göçmen hattının en önemli merkezleri, Edirne'nin Meriç ilçesindeki dört köy. Sınırın öte tarafında ise Sofulu ile Dimetoka kasabaları var. İlk durağımız, arazisi Sofulu'ya bakan Subaşı beldesi. Kahvehanedeki belde sakinlerinin çoğu, isimlerinin yayımlanmaması şartıyla insan kaçakçılarının bu hattı kullanma yöntemini anlattı. Buna göre kaçaklar, önce köyler arasındaki ormanlarda havanın kararması için bekletiliyor. Kaçaklar 1000-1500 metre ötedeki Meriç Nehri'ne ulaşmak için köyler arasındaki patika ve sulama kanallarından, çeltik tarlalarından geçiriliyor. Daha sonra kaçaklar, 2 insan kaçakçısı tarafından şişme botların büyüklüğüne göre 5-15 kişilik gruplara ayrılıyor. Kaçakçının biri botun bir ucunu halatla nehir kenarındaki ağaca bağlıyor. Bottaki kaçakçı kürek çekerek genişliği 50 ile 100 metre arasında değişen nehirden Yunanistan'a geçiyor. Kaçakları Yunan toprağına bıraktıktan sonra bota biniyor, diğer tarafta halatı tutan kaçakçı tarafından kıyıya çekiliyor. Beldede yaşayanlardan aldığımız bilgiye göre FETÖ mensupları, önlemlere rağmen bir açık bulup kaçmaya devam ediyorlar. Ancak Meriç'in karşı kıyısına ayak bastıkları anda sıradan bir kaçak göçmenden farklı şartlara ve büyük ayrıcalıklara sahip oluyorlar. Nehir kıyısında bir bekleyenleri daima var, kalacakları geçici evleri de hazır. Bu evler, Yunanistan'da Türk nüfusunun hâkim olduğu Gümülcine bölgesinde. Firari FETÖ'cülerin Avrupa'ya dağıtımı buradan yapılıyor. Rehberimiz eşliğinde Subaşı ile Kadıdondurma köyü arasında kalan arazideyiz. Sofulu kasabası tam karşımızda. Çeltik tarlalarıyla Meriç Nehri'ne paralel giden yolda ilerliyoruz. Nisanda suyla kaplanacak olan uçsuz bucaksız çeltik tarlalarında çobanlar sürü otlatıyor. Rehberimiz, "Çiftçi ve çobanlar, bu araziye izin belgesi almadan giremez" diyor. Nehrin daraldığı bir yerde durup, kalın bir ağaç gövdesine bağlanmış kayığı gösteriyor. "Sadece özel izinle balık tutmak için" diyor. Sağ taraftaki ağacı gösteriyor, şişme botun bu ağaca halatla bağlandıktan sonra karşıya akıntı nedeniyle 200 metre aşağıya çaprazlama geçtiğini söylüyor: "Kaçakçılar şişme bottan başka araç kullanmaz." Karayusuflu ve Serem köylerine gittiğimizde Yunan Dimetoka kasabası, kırmızı kiremitli evleri, çan kuleleriyle karşımıza çıkıyor. Alt tarafında ise seyir halindeki araçların son sürat ilerlediği otoban Meriç'ten çıkıp Havsa'ya giderken ilçe girişinde polis kontrolüne denk geliyoruz. Aracımız didik didik aranıyor. Sarı basın kartlarımızı alıp GBT sorgulaması için götüren polis, gelmek bilmiyor. Döndüğünde kartlarımızı uzatırken "Bu kontrollerde sarı basın kartlı gazeteci kılığında çok FETÖ'cü yakaladık. Bir sonraki kontrolde normal kimliğinizi gösterin de başınız ağrımasın" diyor.
Hürriyet

26 Şubat 2017 Pazar

26.02.2017 Genel Gündem



26.02.2017

GÜNDEM

Tsk'dan Dünyaya 40 Gün Mesajı!
Türk Silahlı Kuvvetleri; Türk halk kültüründe önemli bir yeri olan '40 gün' kavramını akla getiren bir tarzda, gücü konusunda dünyaya önemli bir mesaj verdi. Türkiye ulusal güvenliğine yönelik hesapları, 40 günde bozdu. FETÖ darbe girişiminden 40 gün sonra başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı'nın en önemli hedeflerinden biri ve terör örgütü DAEŞ'in Suriye içindeki ikinci güçlü noktası olan El Bab operasyonu başarı ile tamamlandı. Harekâtın 185'inci gününde, kontrol altına alınan El Bab'da temizlik faaliyetleri yürütülüyor. FETÖ terör örgütünün dış destekli olduğu değerlendirilen 15 Temmuz'daki darbe girişimi, Türk ordusunda sarsıntıya neden oldu. Küresel güçlerin, Irak ve Suriye politikalarında Türk ordusunun 15 Temmuz sonrası durumuna göre pozisyon aldıklarının değerlendirildiği bir süreçte TSK, 24 Ağustos'ta Fırat Kalkanı'nı başlattı. TSK darbe girişiminden 40 gün sonra meskûn mahalde terörle mücadeleyi içermesi nedeniyle dünyada çok az ordunun cesaret edebileceği müşterek kuvvetlere dayalı sınır dışı harekât başlattı. Harekâtın en önemli hedefi, DAEŞ'in Rakka'dan sonra ikinci önemli merkezi olan El Bab idi. Harekât, 8 Aralık'ta başladı. Harekâta TSK'nın tüm ana unsurları katıldı. Doğrudan Genelkurmay'a bağlı bordo bereli olarak adlandırılan özel kuvvetler, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın bazıları hendek operasyonlarında deneyim kazanmış olan farklı tugaylarından komando ve birliklerin yanı sıra mayın temizleme unsurları harekâtta yer aldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın SAT komandoları da, meskun mahal operasyonlarında önemli görevler üstlendi. ÖSO unsurları arasında koordinasyon sağlanarak bu güçler yönlendirildi.
Milliyet

25 Şubat 2017 Cumartesi

25.02.2017 Genel Gündem



25.02.2017

GÜNDEM

İlk Kez Yüz Yüze
İsviçre'nin Cenevre kentindeki BM merkezinde Suriye'deki içsavaşı bitirmek üzere önceki gün yapılan görüşmelerde rejim ve muhalifler ilk kez yüz yüze bir müzakere yaptı. Daha önce tarafların temsilcileri, farklı odalarda BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura'nun aracılığıyla müzakereleri yapıyordu. Suriye hükümetinin baş müzakerecisi Beşar Caferi, "Görüşmelerde gelecek toplantıların formatını ele aldık. Toplantı sonunda Mistura bize bir kağıt verdi ve biz de bu kağıdı çalışmayı kabul ettik. Kağıttakilere göre pozisyonumuzu ona bildireceğiz" dedi. Müzakere sırasında Mistura, taraflara verdiği kağıdı 'doküman' diye çeviren tercümanı düzeltti. Mistura, kağıtta ne şartlar olduğuna dair de bir açıklama yapmadı. Mistura, müzakere sürecinin zorluğuna "Mucizeler beklemiyorum" diyerek işaret etti.
Hürriyet

24 Şubat 2017 Cuma

24.02.2017 Genel Gündem

24.02.2017 Cuma

GÜNDEM

Teröriste, Tecavüzcüye Açık Cezaevi Kapalı 
Adalet Bakanlığı'nın, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'ndeki yaptığı değişikliğe göre, 10 yıldan az hapis cezası alanların, sadece 1 ay kapalı cezaevinde yattıktan sonra açık cezaevine gönderilebilecekleri düzenlemesi; terör, uyuşturucu ve cinsel istismar suçlarını kapsamayacak. Yönetmelikten kaç mahkûmun yararlanıp açığa ayrılacağına ilişkin rakamların ise netleşmediği bildirildi. Mevzuata ve yönetmeliğin 8. maddesine göre PKK elebaşısı Abdullah Öcalan gibi ağırlaştırılmış müebbet mahkûmları ve terör suçundan hüküm giyenler de açık cezaevine ayrılamayacak. Ancak, 10 yılın altında cezası olan hırsızlık, kasten yaralama, sahtecilik, çevreyi kirletme, mala zarar verme gibi yüzlerce suçtan yönetmelik değişikliğinden sonra hüküm giyen ya da daha önce hüküm giyip 1 aydan fazla süredir kapalı cezaevinde kalan mahkûmlara açık cezaevine ayrılma yolu açılacak. Yönetmeliğin 6. maddesinde yapılan değişiklik, önceki gün yayınlandı ve derhal yürürlüğe girdi. Önceki günden itibaren, bugüne kadar cezaevlerinde bulunan ve önümüzdeki süreçte suç işleyip ceza alacak tüm hükümlüler artık bu açığa ayrılmayı kolaylaştıran hükümlerden yararlanacak. Yeni yönetmeliğin, "Kapalıdan açığa ayrılmayı" düzenleyen 6/1-a maddesinde, "cezalarının" ibaresi, "cezaları 10 yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve yukarı olanlar ise" olarak değiştirildi. Böylece, toplam cezası 10 yılın altında olan hükümlülere, sadece 1 ay kapalı cezaevinde sıkı infaz koşullarında hapis yattıktan sonra otomatik açığa gönderilme yolu açıldı. 10 yılın üstünde ceza alan mahkûmlar ise cezalarının onda birini yatıp açık cezaevine yollanacaklar. Eski yönetmeliğe göre, ancak "Toplam cezalarının beşte birini kapalı kurumlarda iyi hâlli olarak geçiren ve koşullu salıverilme tarihine altı yıl veya daha az süre kalanlar" açık cezaevine ayrılıyordu. Açık cezaevlerinde bulunanlar kurum dışında iş alanlarında çalışabiliyor, serbestçe ve kimse tarafından dinlenmeden telefonda konuşabiliyor. Kurum dışı etkinliklere katılabiliyor, aileleriyle bağlarını sürdürüp güçlendiriyor ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla izin alıp dışarı da çıkabiliyorlar.
Hürriyet

23 Şubat 2017 Perşembe

23.02.2017 Genel Gündem



23.02.2017 Perşembe
GÜNDEM

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Türban Serbest 
Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet yönetmeliği değişikliğiyle kamudaki son türban yasağı da kaldırıldı. Polis, hâkim, savcı, jandarma ve sahil güvenliğin ardından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensupları ve öğrencileri de artık türban takabilecekler. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın onayıyla 15 Şubat 2017 tarihi itibarıyla TSK Kıyafet Yönetmeliği'ne yeni bir hüküm eklendi. Böylece hem kadın subaylar ve astsubaylar hem de askeri öğrenciler, kursiyerler resmi üniformalarıyla birlikte üniforma renginde desensiz giysileri şapka, bere veya kep altına takabilecekler. Ancak yüzler kapalı olamayacak. Söz konusu türban, kendilerine devlet tarafından verilecek. Türbanın rengi Hava Kuvvetleri'nde mavi, Deniz'de beyaz, Kara'da ise yeşil olacak. Ancak bu renkler, tören ve mevsimsel üniformaya göre değişebilecek. Kıyafet yönetmeliğindeki değişikliğin Resmi Gazete'de yayımlanmaması tartışmalara neden olurken, Milli Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, bunun bir 'iç yönetmelik' olduğunu, Resmi Gazete'de yayımlanmasına gerek olmadığını söyledi. TSK Kıyafet Yönetmeliği'ne eklenen hüküm şöyle: "Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı mensubu bayan subaylar, sözleşmeli subaylar, astsubaylar, sözleşmeli astsubaylar ve askeri öğrenciler ile bunların adayları ve kursiyerleri; resmi üniformalarıyla birlikte şapka, bere, veya kep altına, başlarına taktıkları üniforma renginden, istihkak olarak verilen desensiz giysileri yüzlerini kapatmayacak şekilde takabilirler. Bu yönetmelik ekinde yer alan örnek kıyafet biçimleri, bu maddede yer alan düzenlemelere aykırı olarak yorumlanamaz ve uygulanamaz." Üniversiteler ile başlayıp avukatlar, devlet daireleri, TBMM, hâkim ve savcılar, askeri tesisler, polis, askeri alanlardaki sivil memurlar, jandarma ve sahil güvenliğin ardından kamudaki türban yasağı son olarak Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, öğrencileri ve kursiyerler için sürüyordu. Bakan Fikri Işık'ın onayladığı yönetmelik değişikliğiyle bu yasak da kalkmış oldu.
Hürriyet

22 Şubat 2017 Çarşamba

22.02.2017 Genel Gündem



22.02.2017

GÜNDEM

Vekilliği Düsürüldü
Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 'terör örgütü propagandası yapmak suçundan çarptırıldığı 10 ay hapis cezasını' onamasının ardından, HDP Eş Genel Başkanı, Van Milletvekili Figen Yüksekdağ'ın milletvekilliği düşürüldü. TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, başbakanlığın, Anayasa'nın 84'üncü maddesine göre Yüksekdağ'ın hüküm giydiğine dair kesinleşen mahkeme kararı hakkında bir tezkeresi olduğunu belirterek, Genel Kurul'da okuttu. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli imzalı tezkerenin okutulmasının ardından Bahçekapılı, "Anayasa'nın 76'ncı maddesi kapsamında milletvekili seçilmeye engel bir suça ilişkin olan ve Anayasa'nın 84'üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince bilgiye sunulan kesinleşmiş mahkeme kararı doğrultusunda Yüksekdağ'ın milletvekilliği düşmüştür" açıklamasını yaptı. HDP, Yüksekdağ'ın milletvekilliğinin bir "oldu bittiyle" düşürüldüğünü ve anayasanın ayaklar altına alındığı ileri sürdü. HDP açıklamasında, "Bu durum asla kabul edilebilir değildir, kanunsuzdur" ifadelerine yer verildi. Meclis'te konuşan HDP milletvekili Ahmet Yıldırım, "Karar ne zaman alınmış? Eylülde. 5 buçuk ay önce. Yargıtay Adalet Bakanlığı'na ne zaman yazmış? Kasım'ın başında. Ne zaman 3 buçuk ay önce. Peki niye bugün çünkü o zaman referandum yoktu. Kemal Aktaş 6.5 yıl ceza yemişti. Milletvekilliği düşmedi geçen dönem. Dönem sonuna bırakıldı" dedi.
Hürriyet

21 Şubat 2017 Salı

21.02.2017 Genel Gündem



21.02.2017

GÜNDEM

Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne Çirkin Saldırı
Kadıköy'de 26 yıldır faaliyette olan Müjdat Gezen Sanat Merkezi, önceki gece kundaklanarak yakılmak istendi. Fahrettin Kerim Gökay Caddesi üzerindeki Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ne önceki gece 01.20 sıralarında gelen kimliği belirsiz bir şahıs, elindeki benzin bidonu ile binayı ateşe verdikten sonra kaçtı. Kundaklama sırasında binanın arka cephesini ve kapısını kaplayan alevler özel güvenlik görevlisi Mahmut Aksu tarafından söndürüldü. Adını taşıyan sanat merkezine gelen Müjdat Gezen yetiştirdiği tiyatrocularla birlikte bir açıklama yaptı. Gezen, "Son tehditlerden dolayı emniyet bize polis koruması vermişti. Ama olay gece oldu. İçimizdeki cumhuriyet ateşini kimse söndüremez. Bu terör suçuna giriyor" şeklinde konuştu. Yangına müdahale ederek söndüren gece bekçisi Mahmut Uslu ise, "Alevleri kapının altından görünce dışarı çıktım. İtfaiyeyi ararken bahçe hortumuyla su sıkarak yangını söndürdüm" diye konuştu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu'nca yapılan yazılı açıklamada da, "20.02.2017 tarihinde saat 01.30 sıralarında Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde kimliği belirsiz bir şahıs tarafından yanıcı madde dökülmek suretiyle çıkarılan yangın sonucunda olaya anında müdahale edilerek yangın daha fazla büyümeden kontrol altına alındığı ve binada maddi hasarın meydana geldiği tespit edildi. Olay yerinden elde edilen kamera görüntülerindeki failin kimlik tespiti ile yakalanmasına yönelik başsavcılığımızca güvenlik güçlerine gerekli talimatlar verilmiş ve geniş kapsamlı soruşturma başlatılmıştır" ifadeleri yer aldı.
Milliyet

20 Şubat 2017 Pazartesi

20.02.2017 Genel Gündem



20.02.2017

GÜNDEM

Anket Yasağına Ceza Da Kalktı
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) özel radyo ve televizyon kuruluşlarının, referandum kampanya döneminde uymakla 'zorunlu' olduğu yayın ilkelerinin yanı sıra anketlere ilişkin yasakları da yayınladı. YSK'nın yetkisi kaldırıldığı için anket yasağına uymayanlara da artık yayın ihlallerinde olduğu gibi yaptırım uygulanamayacak. CHP'nin YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Hürriyet'e, "687 sayılı KHK ile YSK'nın yayın ihlali ve anket yasağına aykırılık halinde yaptırım yetkisi kaldırıldı. Parasını öde istediğin yayını yap, anketi yayınla dönemi başladı. YSK'dan ses var görüntü yok" dedi. Referandum sürecinde 6 Nisan'da YSK'nın yayın, anket, siyasi reklam konularındaki uygulaması şöyle olacak: 1 Kasım seçimlerinden farklı olarak 16 Nisan referandumunda YSK, yine her perşembe RTÜK'ten gelen yayın ihlali raporlarını ele alacak ancak işlem yapamayacak. YSK, yetkisi kaldırıldığı için RTÜK'ün raporlarını arşivleyecek. YSK'nın belirlediği yayın ilkelerine ve eşitlik kuralına aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyonları RTÜK denetleyip para cezası uygulayabilecek. YSK kararına göre, oy verme gününden önceki 10 günlük sürede, yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın ve herhangi bir surette dağıtım yapılamayacak. Bu sürenin dışında yapılacak yayınların; tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun olması, kamuoyu araştırmaları ve anketlerin yayınlanması sırasında, araştırmanın hangi kuruluş tarafından yapıldığının, denek sayısının, araştırmanın kim tarafından finanse edildiğinin açıklanması zorunlu olacak. Belirlenen ilkelere aykırı anket yapılması halinde YSK'nın yaptırım yetkisi bulunmuyor. Siyasi reklamlara ilişkin YSK'nın denetim yetkisi kaldırılmadığı için yaptırım uygulaması 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi devam edecek. YSK ihlal tespiti halinde reklam yayınının engellenmesine karar verebilecek. Siyasi reklamlarda Türkçe'nin yanı sıra farklı dil ve lehçeler de kullanılabilecek. Ancak, siyasi partilerin verecekleri siyasi reklamlarda Türk bayrağı ve dini ibareler kullanılamayacak. Medya hizmet sağlayıcıları, 14 Nisan 2017 Cuma günü saat gece yarısına kadar olan sürede siyasi reklam yayınlayabilecekler. Ayrı bir reklam kuşağı düzenlenemeyecek. Aynı reklam kuşağında, birden çok partinin siyasi reklam yayını istemesi halinde; istekliler arasında kura çekilecek. Bir medya hizmet sağlayıcısında yayınlanacak siyasi reklamların ücreti, siyasi partilere göre değişkenlik gösteremeyecek.
Hürriyet

19 Şubat 2017 Pazar

19.02.2017 Genel Gündem



19.02.2017

GÜNDEM

Kediye Süt Vermeye Gidiyordu
185 bin nüfuslu Viranşehir'de, adliye ve emniyet personelinin kaldığı lojmanların bulunduğu Yenişehir Mahallesi 1650. Sokak'ta, önceki akşam saat 20.30 sıralarında bomba yüklü bir araç, teröristlerce infilak ettirildi. Olay yerine gelen ekipler, ilk müdahaleleri yaptıktan sonra yaralıları hastaneye sevk etti. Yaralılar arasında bulunan 11 yaşındaki Ahmet Oktay Günak doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Adliyede 12 yıldır katip olarak görev yapan baba Mustafa Günak (36), üç çocuğundan en büyüğü olan Ahmet'in bir aydır sitedeki yavru kediyi beslediğini, önceki akşam da yemeğin ardından yine kediye mama vermek için evden çıktığını söyledi. Zemin katta oturduklarını kaydeden Günak, şöyle devam etti: "Akşam yemeğini ailecek yedik. 'Babacığım lojmandaki yavru kediye sütlü ekmek götüreceğim' dedi. 'Götür oğlum' dedim. Lojmanda bulunan ve aç olan bir kedi yavrusuna sütlü ekmek götürürken patlama oldu, bir daha eve gelemedi. Koridorda üstüne biraz taş falan yığılmıştı. Ben de koridora girerken ilk başta göremedim sonra ışıklar biraz aydınlanınca gördüm. Baktım ki oğlum şehit olmuştu. Lojmanın tam ortasındaydı. Vatanımız sağ olsun." Adliye lojmanı önündeki güvenlik kulübesinde bekçi olarak görev yapan İbrahim Kete de saldırıda şehit düştü. Esra ve Suveyf adlı 2 kız çocuk babası olan 26 yaşındaki Kete'nin, 7 ay önce göreve başladığı ve Emniyet'in bekçi kadrosunda görevli olduğu belirtildi. Şehidin kuzeni Salih Kete şunları anlattı: "7 aylık bekçiydi yeni başladı işe. Eşi üçüncü çocuğuna hamile. Arkadaşlarıyla birlikte nöbet tuttuğu esnada patlama olmuş. Polis arkadaş onlara seslenmiş o esnada şehit olmuş. Daha önce köyde yaşıyordu, sınava girdi mülakata girdi sonra işe alındı daha önce çiftçiydi. 'Bu görevi yapacağım, şehit olsam da korkmuyorum' diyordu. Hepimiz de bu görevi üstleniriz." Gece ilçede panik ve tedirginliğe yol açan patlamanın izleri sabah saatlerinde ortaya çıktı. 2'si ağır 11 kişinin tedavisine devam edilirken, çevredeki 14 binada hasar oluştuğu, 30 civarında aracın da hurdaya döndüğü belirtildi. Güvenlik güçleri, saldırıyı gerçekleştiren terörist ve irtibatlı olduğu kişilerin yakalanması için geniş çaplı operasyon başlattı. İlk incelemede saldırıda kullanılan aracın çalıntı olduğu belirlendi. Bomba imha uzmanlarının incelemesinde de araçta 1 ton gübre, gliserin ve metal parçalar ile güçlendirilmiş TNT patlayıcı kullanıldığı saptandı. Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, saldırıyı terör örgütü PKK'nın yaptığını, 26 kişinin gözaltına alındığını söyledi.
Hürriyet

18 Şubat 2017 Cumartesi

18.02.2017 Genel Gündem



18.02.2017

GÜNDEM

Viranşehir'de Bombalı Araç Saldırısı: 1 Ölü
Şanlıurfa'nın Viranşehir İlçesi'nde PKK'lı teröristler, hakim ve savcılarla emniyet mensuplarının oturduğu lojmanlara yönelik bombalı araçla saldırı düzenledi. Saldırıda, zabıt katibinin oğlu 11 yaşındaki Ahmet Oktay Günak yaşamını yitirdi, 17 kişi de yaralandı. Yenişehir Mahallesi'nde hakim, savcı ve zabıt katipleri ile emniyet mensuplarının oturduğu Savcılar Sitesi'nin bulunduğu sokağa, akşam saatlerinde PKK'lı bir terörist tarafından park edilen bomba yüklü araç, saat 20.30 sıralarında uzaktan kumandayla infilak ettirildi. İlçenin her yerinden duyulan, kulakları sağır eden patlamada, lojman ile çevredeki binalar ve park halindeki çok sayıda araçta hasar meydana geldi. Patlamanın ardından bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis, bölgede güvenlik önlemi alıp, ikinci bir patlamaya karşın vatandaşları olay yerinden uzaklaştırdı. Saldırıda 18 kişi yaralandı. Tedaviye alınan yaralılardan babası adliyede zabıt katibi olduğu belirtilen Ahmet Oktay Günak doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. Hayati tehlikesi bulunan bir kişi ise Şanlıurfa'ya sevk edildi. Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, Viranşehir İlçesi'ne geldi. Tuna, saldırıyla ilgili olarak, 18- 20 yaşlarındaki teröristin aracı park ettikten sonra uzaktan kumandayla patlattığını açıkladı. Saldırının hemen ardından bölgeyi çembere alan polis, PKK'lı teröristin yakalanması için operasyon başlattı. İlçenin giriş ve çıkışlarını kapatan polis, bazı adreslere de eş zamanlı baskın yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, meydana gelen patlamayla ilgili Vali Tuna'yı telefonla arayarak olay hakkında bilgi aldı. Erdoğan'ın bombalı araçla gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden çocuğa Allah'tan rahmet, 17 yaralıya da acil şifa dileğinde bulunduğu belirtildi.
Milliyet

17 Şubat 2017 Cuma

17.02.2017 Genel Gündem



17.02.2017

GÜNDEM

Firariler Ve Hükümlüler Oy Kullanamayacak
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 16 Nisan'da yapılacak Anayasa değişikliği referandumuna ilişkin çeşitli kararlar aldı. Resmi Gazete'de yayımlanan YSK kararları şöyle: Seçmen kütükleri AK Parti, Anavatan Partisi, BTP, BBP, CHP, HDP, HÜDA PAR, MHP, Saadet Partisi ve Vatan Partisi'ne verilecek. Muhtarlık bölgesi listeleri, 18 Şubat'ta askıya çıkarılacak, 26 Şubat'ta indirilecek Gümrük kapılarında ve yurtdışı temsilciliklerinde oy verme işlemine 27 Mart'ta başlanacak, yurtdışı seçmenlerin, 57 ülke, 119 temsilcilik ve 32 gümrük kapısında kurulacak sandıklarda oy kullanması planlanıyor. Halk oylamasında, "Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu" filigranlı sarı renkteki zarflar ve beyaz renk üstünde "Evet", kahverengi renk üstünde "Hayır" ibareleri bulunan iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulaları ile "Tercih" mührü kullanılacak Yurtdışı temsilciliklerde oy kullanma gün sayısı ve başlangıç günü, o ülkedeki seçmen sayısı gözetilerek her bir temsilcilik için YSK tarafından tespit edilecek. Oy kullanma saatleri yerel saatle 09.00'da başlayıp 21.00'de sona erecek. Temsilcilik ve diğer yerlerde kurulacak seçim sandıklarında sadece seçmen kütüğüne kayıtlı Türk vatandaşları oy verebilecek. Anayasa değişikliği halk oylamasında yurtiçinde 16 Nisan Pazar günü, yurtdışında ise 27 Mart-9 Nisan tarihlerinde oy kullanılacak. Kasıtlı suçtan dolayı ceza infaz kurumunda bulunan, bu kurumda iken firar edenler dahil hükümlüler oy kullanamayacak, ceza infaz kurumunda bulunan seçmen niteliğine sahip tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlü olanlar oy kullanabilecek. Oy verme günü saat 18.00'e kadar radyolar ve her türlü yayın organları tarafından halk oylaması ve halk oylaması sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak. Oy verme süresince kahvehane, kıraathane ve internet kafeler gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı kalacak, eğlence yeri niteliğini taşıyan lokantalarda yalnızca yemek verilebilecek. Anayasa değişikliği referandumunda, yurtdışı seçmen kütüğüne bağlı vatandaşlar toplam 31 karayolu, havalimanı ve liman gümrük kapısında 27 Mart'tan itibaren günün 24 saati oy kullanabilecek. Vatandaşların elektronik posta adreslerine, taşınabilir ya da sabit telefonlarına görüntülü, sesli veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılması yasak. 9 Nisan'dan oy verme gününü takip eden güne kadar olan sürede Başbakan ve bakanlar ile milletvekilleri yurtiçindeki propaganda faaliyetleri ile ilgili gezilerini makam otomobilleri ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtalarla yapamayacak.
Haber Türk

16 Şubat 2017 Perşembe

16.02.2017 Genel Gündem



16 Şubat 2017 Perşembe
GÜNDEM

66 Ders Hocasız 
Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde (DTCF) 'KHK Tasfiyeleri ile Yaratılan Tahribatın Bilançosu' başlığıyla yapılan açıklamada, 66 dersin hocasız, 38 lisans ve 89 lisansüstü tezin danışmansız kaldığı vurgulandı. Ankara Üniversitesi Psikoloji Bölümü adına yapılan açıklamada ise bölümdeki ihraçlara tepki gösterildi. Doç. Dr. Banu Yılmaz, araştırma görevlisi Ercan Şen ve Merve Fidan'ın kamu görevlerinden ihraç edildiği belirtilen açıklamada, "Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü olarak, yaşananları kabullenmekte zorlanıyoruz. Banu hocamız, gerek yurtiçinde gerek yurtdışında meydana gelen doğal afetlerin ve insan eliyle ortaya çıkarılan travmatik yaşantıların açtığı derin yaraların ve psikolojik hasarlarının onarılması amacıyla, karşılık beklemeden, büyük bir özveriyle yıllarca çalışmıştır" denildi. ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği (ÖED) ve Eğitim-Sen'in de yer aldığı ODTÜ Bileşenleri de ihraçlara tepki açıklamasında, "Rektörler ve dekanlar sorumluluğu hükümete, YÖK ise üniversitelere atmaya çalışmaktadır. Bu süreç, ülkemizin köklü akademik birikimini de yok etmektedir" görüşünü dile getirdi.
Hürriyet

15 Şubat 2017 Çarşamba

15.02.2017 Genel Gündem



15.02.2017 Çarşamba
GÜNDEM

Listeler 18 Şubat'ta Askıda 
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) ilan ettiği 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği referandumuyla ilgili seçim takvimine göre seçmen listeleri 18 Şubat'ta askıya çıkarılıp 26 Şubat'ta indirilecek. Resmi Gazete'nin önceki günkü mükerrer sayısında yayımlanan seçim takvimine göre referandum süreci 16 Şubat 2017 Perşembe günü başlayacak. Yurtiçi ve yurtdışı seçmen kütükleri 10 Mart'ta kesinleşecek. Yurtdışındaki vatandaşlar 27 Mart-9 Nisan arasında oy kullanacak. Yurtiçi ve yurtdışında kayıtlı seçmenler, 26 Şubat'a kadar resmi tatil günleri de dahil adres değişikliği yapabilecek. Askı süresi içinde yerleşim yeri adresini değiştiren seçmenler nüfus müdürlüklerinden alacakları adres değişikliği uygunluğu belgesiyle ilçe seçim kuruluna başvuracak. Referandumda, 18 yaşını dolduran milyonlarca öğrenci eğitim gördükleri şehirlerde adres değişikliği yaparak oy kullanabilecek. Kiracı öğrenciler, kira sözleşmesi, elektrik, su, telefon vb abonelik faturalarıyla, yakınının yanında kalanlar ise ev sahibinin "Bu benim yeğenim, kardeşim, kuzenimdir" beyanıyla birlikte (16-18 Şubat arası hariç) 26 Şubat'a kadar ilçe nüfus müdürlüklerine başvurarak, belge alacaklar. Askı süresi içinde yerleşim yeri adresini değiştiren veya seçmen niteliğine sahip olduğu halde muhtarlık bölgesi askı listelerinde ismi bulunmayanlar da nüfus müdürlüklerinden alacakları adres değişikliği uygunluğu belgesiyle ilçe seçim kuruluna başvuracak. İlçe seçim kurulunun uygun gördüğü seçmenlerin adresleri, seçmen kütüğüne işlenecek.
Hürriyet

14 Şubat 2017 Salı

14.02.2017 Genel Gündem

14.02.2017

GÜNDEM

330 Eylemi
Olağanüstü Hal KHK'sı ile ihraç edilen 330 akademisyen için eylemler devam ediyor. Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Bursa, Zonguldak'taki birçok üniversitede dün protesto gösterileri yapıldı. m İhraçların en yüksek olduğu Ankara Üniversitesi'nde '#HAYIRGitmiyoruz' adıyla kampanya düzenlendi. Üniversiteden atılan akademisyenler, Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) konferans salonunda 'Kahrolsun istibdat yaşasın hürriyet' konulu açık ders verdiler. Üniversitenin Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ve İletişim Fakültesi öğrencileri de ihraçları protesto etti. m Marmara Üniversitesi Göztepe Yerleşkesi'nde dün ihraç edilen ve eşyasını toplamaya gelen akademisyenlere destek veren bir grup öğrenciye, karşıt görüşlü öğrenciler taşlı ve soda şişeli saldırı düzenlendi. 6 kişi gözaltına alındı. m İstanbul Aydın Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Drama ve Oyunculuk Bölümü öğrencileri, 'sessiz' eylem düzenledi. m 28 üniversitenin sanat öğrencileri ile Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde okuyanlar ortak bildiri yayımladı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nın önünde okunan bildiride "Akademisyenlerin okullarımızdan uzaklaştırılması, bilime ve sanata vurulmuş bir baltadır" denildi. m Kocaeli Üniversitesi Anıtpark Yerleşkesi'nde öğrenciler ve onlara destek olan akademisyenlere polis TOMA'larla müdahale etti. 10 öğrenci gözaltına alındı. m Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ise 'DTCF Tiyatro yalnız değildir' pankartı açarak yürüdü. m Uludağ Üniversitesi'nde öğrenciler, 'Hocama dokunma. Özgür sanat, özgür tiyatro' pankartı açtı. m Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları öğrencileri "DTCFyalnızdeğildir" pankartı açarak destek verdi. m Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü öğrencileri, 'Hocama Dokunma' eylemi düzenledi.
Hürriyet

13 Şubat 2017 Pazartesi

13.02.2017 Genel Gündem

13.02.2017

GÜNDEM

Deaş operasyonunda çarpıcı bilgiler lider kadro
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Adana Emniyet Müdürlüğü'nün ortak çalışmasıyla Seyhan ilçesindeki bir otelde yakalanan ve terör örgütü DEAŞ'a üye oldukları gerekçesiyle çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanan Lübnan uyruklu Danimarka vatandaşı Mahamad Laban (45) ile Irak uyruklu İsveç vatandaşı Mohammed Tefik Saleh'in (38), 10 günlük sorgularında önemli detaylara ulaşıldı. İngilizce ve Arapça tercümanlar aracılığıyla sorgulanan iki şüphelinin üzerinde çıkan dijital malzemelerdeki örgütsel yazışma, görüşme ve görsel dökümanlarda inceleme yapan uzman polisler, Danimarka vatandaşı Laban'ın Avrupa'dan örgüte para akışını, İsveç vatandaşı Saleh'in ise örgütte silah ve teçhizat temini yaptığını tespit etti. Laban'ın, 2014 yılında Suriye'ye giderken yanında drone (uzaktan kumandalı hava aracı) götürdüğü ve burada diğer örgüt elemanlarına bunun eğitimini verdiği bilgisine ulaşan polis, teröristlerin saldırıya geçmeden önce havadan keşif yaparak plan oluşturduklarını belirledi. İsveç vatandaşı Saleh ve Danimarka vatandaşı Laban'ın, Yunanistan üzerinden Avrupa'ya geçmeyi planladıkları da öğrenildi. Türkiye'de sahte kimlik kullanan iki zanlının, Suriye'de son üç ayda yoğun bir silah ve patlayıcı eğitiminden geçirildiği, Avrupa'da sansasyonel eylem hazırlığında oldukları iddia edildi. Üstlerinde sahte mülteci kimlikleri ve pasaport bulunan teröristlerin, gerçek kimlik ve pasaportlarını Türkiye'deki başka bir ilde bıraktıkları, bu ildeki adresten bunları alıp yasal yollardan Yunanistan'a geçtikten sonra Avrupa ülkelerine gitmeyi planladıkları öğrenildi.
Hürriyet

12 Şubat 2017 Pazar

12.02.2017 Genel Gündem



12.02.2017

GÜNDEM

'Meclis Olmayacak' Diyenler Yüzde 13!
Araştırma, 28-30 Ocak tarihleri arasında Türkiye sınırları içinde 7 coğrafi bölgede, 42 ilde, 126 mahalle köy ve beldede, 18 yaş ve üstü 1.509'u kadın, toplam 3 bin 22 denekle, hanede yüz yüze görüşme metoduyla yapılmıştır. Örneklemin seçilmesinde çok aşamalı-tabakalı-tesadüfi yöntem, görüşülecek deneklerin belirlenmesinde ise cinsiyet ve yaş kotası uygulanmıştır. Örneklem seçilirken TÜİK ve Maliye Bakanlığı verilerinden faydalanılmıştır. Örneklemde ilçe, kır-kent ağırlığına uyulmuştur. Araştırma raporunda yer alan Büyükşehir verileri, statü olarak büyükşehirleri değil nüfusu büyük olan şehirleri yani metropolleri ifade etmektedir. Araştırma sonuçları gerek sahada, gerekse bilgisayar ortamında çeşitli kontrollere tabi tutulmuş, elde edilen bulguların tutarlılığı gözlemlenmiştir. Araştırmanın hata payı güven sınırları içinde %1.8'dir.
Milliyet

11 Şubat 2017 Cumartesi

11.02.2017 Genel Gündem

11.02.2017

GÜNDEM

Gül: Çok Rahatsız Edici Ve Çok Vicdan Yaralayıcı
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İstanbul'da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile akademisyenlerin ihraç edilmesini üzüntüyle takip ettiğini belirterek, "Özellikle bilim dünyasında, üniversitelerde bu işin sıklaşması çok rahatsız edici ve çok vicdan yaralayıcıdır" diye konuştu. Gül, RessamZeynep Aslı Türkeli'nin Harbiye Cemal Reşit Rey Salonu'nda düzenlenen sergisinin açılışına katıldı. Törene Gül'ün yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci katıldı.Abdullah Gül, açılış programının sonunda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile akademisyenlerin ihraç edilmesine yönelik bir soru üzerine Abdullah Gül, "Doğrusu bunu üzüntüyle takip ettiğimi beyan etmek isterim. Çünkü hem vicdanla hem de adaletle bağdaşmayan birçok durumlar görüyorum, bu Kanun Hükmünde Kararnamelerle ve görevlerine son verilenlerle ilgili. Özellikle bilim dünyasında, üniversitelerde bu işin sıklaşması çok rahatsız edici ve çok vicdan yaralayıcıdır" diye konuştu. Gül, "Ben hatırlıyorum; 12 Eylül'de güvenlik soruşturmaları vardı. Üniversitede hocaydım. Güvenlik soruşturmasından dolayı üniversiteden ayrılıp yurtdışına gitmek durumunda kaldım. 28 Şubat'ta olanları herkes bilir. Dolayısıyla bu tip vicdanlara ve adalete ters gelen konularda hep prensipli, ilkeli durmak gerekir. Bunları çok rahatsız edici görüyorum. Ümit ederim ki bunlar süratle düzeltilir" ifadesini kullandı. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, bu konuda çok eleştiri olduğunu, listenin yeniden değerlendirilmek üzere YÖK'e gönderileceğini, yanlışların düzeltileceğini söyledi. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ise 330 akademisyenin ihraç edilmesi süreciyle ilgili yapılan tartışmalar üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamada, yükseköğretim kurumlarındaki akademik personelin KHK'lar çerçevesindeki işlemlerinin, üniversitelerce oluşturan komisyonlar vasıtasıyla yürütüldüğü bildirilerek şu ifadelere yer verildi: "Bu süreçte gerekli tüm titizlik ve hassasiyetler üniversitelerce gösteriliyor olmasına karşın yine de oluşmuş ve oluşabilecek mağduriyetlerin değerlendirilme süreçlerine yönelik ise 685 sayılı KHK ile 'Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu' kurulmuştur. Bu komisyonun bütün mağduriyet müracaatlarını hukuk çerçevesinde ve toplumsal vicdanı tatmin edecek şekilde değerlendireceğine inanıyoruz."
Haber Türk

10 Şubat 2017 Cuma

10.02.2017 Genel Gündem



10.02.2017

GÜNDEM

İşsiz akademisyen kriteri
Üniversitelerden 330 akademisyenin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihracı tartışılırken, konu CHP'nin önceki gün yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında da gündeme geldi. Kemal Kılıçdaroğlu, ihraç edilen akademisyenlerin durumunu değerlendirirken, "Yüzlerce akademisyen çalışamıyor, mağdur. Onları nasıl istihdam edebiliriz diye düşünmemiz lazım. Bu konuda bir çalışma yürütün" talimatı verdi. Bu çerçevede, CHP bir envanter çalışması yaparak 'FETÖ'cü olmamak ve mağdur olmak' şeklinde iki kriteri göz önünde bulunduracak. KHK ile ihraç edilen ve üniversitesi kapatıldığı için işsiz kalan akademisyenler belirlenecek. Akademisyenlerin haklarında açılmış soruşturma varsa, nasıl sonuçlandığı tespit edilecek. FETÖ'den suçlanan ve soruşturma sonucu bu ispatlanan akademisyenler ayrı tutulacak. Hakkında soruşturma açılmayan ve soruşturması takipsizliğe uğramış hocaların üniversitelere dönmesi için girişimlerde bulunulacak. Üniversiteye dönemeyen mağdur akademisyenlerin istihdamı için farklı seçenekler değerlendirilecek. Mağdur akademisyenlerin CHP'li belediyelerde istihdamı için neler yapılabileceği de araştırılacak. Bunun için öncelikle akademisyenin hukuki durumu ele alınarak, belediyelerde istihdam edilip edilemeyeceğine bakılacak. Doğrudan işe alımın önünde hukuki bir engel bulunuyorsa akademisyenlerin, belediye şirketleri üzerinden istihdam edilmeleri veya farklı seçenekler araştırılacak. İstihdam için nüfusu 100 binin üzerindeki ilçe belediyeleri, il belediyeleri ve büyükşehir belediyeleri tespit edilecek.
Hürriyet