3 Şubat 2017 Cuma

03.02.2017 Genel Gündem



03.02.2017

GÜNDEM

Bm'nin 'Bırakın' Talebini Savcılık Uygun Bulmadı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Uluslararası Ceza Mahkemeleri için BM Mekanizması'nın (IRMCT) serbest bırakılmasını istediği FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanan Uluslararası Ceza Mahkemeleri (UCM) Yargıcı Aydın Sefa Akay hakkındaki soruşturmasını tamamladı. Akay'ın dokunulmazlığının olmadığını değerlendiren savcılık, serbest bırakılmasını "uygun" görmedi. Uluslararası Ceza Mahkemeleri Mekanizması, darbe girişiminin ardından tutuklanan Hâkim Aydın Sefa Akay'ın serbest bırakılmasını talep etmişti. Akay, 1994'teki Ruanda soykırımından hüküm giyen eski bir Ruandalı bakanın davasını gözden geçiren BM yargıçlar heyetinin bir üyesiydi. IRMCT, Akay'ın diplomatik korumaya sahip olduğunu, 14 Şubat'a kadar serbest bırakılmasını ve aleyhindeki tümhukuki işlemlerin sona erdirilmesini istedi. Talepte, devletlerin IRMCT'nin taleplerine uyması gerektiği yönündeki BM Güvenlik Konseyi kararına atıfta bulunuldu. Bu gelişme üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Akay'ın durumunu değerlendirdi. Savcılık, daha önce Adalet Bakanlığı tarafından IRMCT'ye gönderilen yazıda da belirtildiği gibi söz konusu kişinin dokunulmazlığının bulunmadığına karar verdi. Adalet Bakanlığı'nın yazısında "Tutuklanma gerekçesinin adı geçene yargı bağışıklığı ve ayrıcalığı tanıyan BM tarafından verilen resmi görevinin dışında olduğunun kabulü gerektiği şeklinde görüş bildirilmiştir" denildi. Savcılığın "kırmızı ByLock" kullanıcısı olduğu belirlenen Akay hakkındaki soruşturmasını tamamlandığı öğrenildi. Akay, savcılık sorgusunda ByLock'u kendisinin indirdiğini, Mason olduğunu ve Mason üstatları ile yazışmak için bu programı kullandığını öne sürmüştü. Savcılık, Akay'ın yazışmalarının çözümünü yaptırarak, dava dosyasına ekledi. Akay'ın ByLock yazışmalarının tamamın Türkçe olduğu ve FETÖ ile iltisaklı olduğu ihtimalini güçlendiren konuşmalara ulaşıldığı kaydedildi. Akay hakkında, önümüzdeki günlerde silahlı terör örgütü üyeliğinden 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açılabileceği öğrenildi.
Haber Türk


20 Sandıkta Bin Mermi!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan '15 Temmuz 2016 tarihli Darbe Teşebbüsü Hava Harp Okulu Öğrencileri-Kavacık Bölgesi' başlıklı iddianamenin 'Yalova Hava Meydan Komutanlığı'nda Yapılan Hazırlıklara İlişkin Kanaat' bölümünde çarpıcı iddialar yer aldı. Soruşturmada, Hava Harp Okulu Öğrencilerinin Tatbiki Eğitim Kampına katılmak için Yalova'ya ulaştıklarında, İDO iskelesinde karşılama töreni düzenlendiği, karşılama programı bittikten sonra FETÖ'nün sözde atama listesinde adı 'TRT İstanbul Müdürü' olarak geçen Hava Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Ergezen'in bizzat Yalova Çiftlikköy Belediye Başkanı'ndan 16 Temmuz saat 03.00'de yapılması planlanan darbe girişimi için vasıta temin etmeye çalıştığı iddia ediliyor. Albay Ergezen'in darbe girişiminden bir gece önce makam odasında 2. Filo Komutanı Kurmay Binbaşı Ali Akkaş, 3. Filo Komutanı Kurmay Binbaşı Gazi Odacı, 4. Filo Komutanı Kurmay Binbaşı Ferhat Günay ve 3. Filo Kol Komutanı Kurmay Yüzbaşı Mesut Metin Kazancı ile gece geç saatlere kadar toplantı yaptığı, bu sırada hiç kimseyi yanlarına yaklaştırmadıkları ve çay servislerinin bile Binbaşı Ferhat Günay tarafından yapıldığı öne sürülüyor. İddianamede Kurmay Albay Hüseyin Ergezen ve 5. Filo komutanı Yusuf Yenihayat'ın Atatürk Havalimanı kulesini işgal etmek için TE41 model uçakla İstanbul'a gittikleri belirtiliyor. Dosyada FETÖ'cülerin Sözde Yalova Sıkıyönetim Komutanı olarak atamayı planladıkları Kurmay Albay Metin Yıldırım'ın yanındaki şüpheli Gazi Odacı ile sürekli istişare halinde bulunduğu, saat 22.30 sıralarında olağandışı bir şekilde öğrencilerin silahlı ve teçhizatlı olarak içtimaya çağırıldığı ve Yıldırım'ın emri ile cephaneliğin açılarak Hava Harp Okulu personeline verilmek üzere 20 sandık içinde 20 bin G-3 fişeğinin depodan çıkartıldığı iddialar arasında sıralanıyor. Hava Harp Okulu personeline verilmek üzere 20 sandık içinde 20 bin G-3 fişeğinin depodan çıkartıldığı belirtilen soruşturma dosyasında öğrencilerin silahlı ve teçhizatlı olmak akşam içtimaya çıkarıldığı belirtildi.
Milliyet

 'İslamist Terör Olmaz'
Merkel, "İslamist terör ve terörün her türlü terörle mücadele, PKK da buna dahil, bu mücadelede yakın bir iş birliği içinde olmamız gerektiğini konuştuk. Özellikle yeni yılda, İstanbul'da ve Türkiye'deki diğer terör saldırıları nedeniyle Türkiye'nin çok büyük zarara uğradığını konuştuk. Hepimiz etkileniyoruz. Bu konuda daha yakın iş birliği içinde olma sözü verdik birbirimize" dedi. Merkel, mülteci sorunuyla ilgili şunları söyledi: "İki tarafın önemsediği bölgesel konulara değindik. Suriye, Irak konusu, mülteci konusu özellikle Türkiye için çok önemli bir konu aynı zamanda Almanya ve AB için de tabi ki önemli. Burada tekrar Türkiye'nin olağanüstü çabalar harcadığını belirttim. AB'nin vaad etmiş olduğu finans desteğinin en kısa zamanda akması gerektiğini ifade ettim. 2.2 milyar Euro verildi. Tabii ki somut projelere bu finans katkısının artması gerektiğini ifade ettik. Burada uluslararası düzeyde de sorumluluk üstlenmemiz gerektiğini ifade ettik Suriye konusunda. Burada siyasi görüşmelerin sürdürülmesini arzu ediyoruz. Örneğin Cenevre'de devam etmesi, Halep'te yaşanan üzücü olayların tekrarlanmaması için." Merkel'e yönelik FETÖ üyelerinin iadesine ilişkin sorunun ardından konuşan Erdoğan da, şöyle devam etti: "Özellikle bir şeyi vurgulamam lazım çünkü halkım da bu konuyu yanlış anlamış olabilir. Bir, 'İslamist terör' ifadesi ki bunu aslında ben Sayın Şansölye'ye de anlattım, bakın 'İslamist terör' ifadesi biz Müslümanları ciddi manada üzmektedir. Böyle bir ifade kullanılamaz, doğru değildir. İslam'ın kelime anlamı barıştır. Dolayısıyla kelime anlamı barış olan bir ifadeyi eğer biz terörle yan yana getirirsek bu o dinin mensuplarını üzer. Burada biz DAEŞ'den dolayı kalkıp 'İslamist terör'ü kullanırsak, bu üzücü olur. Bunu lütfen kullanmayalım, çünkü kullanıldığı sürece biz bunun karşısında durmak durumundayız."
Milliyet

Terör İnlerini Milli Bombalar Deliyor!
Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye'de üretilen ilk beton delici mühimmat olan Nüfuz Edici Bomba'ların (NEB) terörle mücadelede etkin olarak kullanıldığını duyurdu. Savunma kaynakları NEB'lerin terör örgütü PKK ve DEAŞ'a yönelik hava harekatlarında kullanıldığını belirtiyor. Örgütlerin kamp, sığınak ve lojistik üssü olarak kullandığı mağaralar, NEB'ler tarafından darma duman ediliyor. Geçtiğimiz aylarda F-16 savaş uçakları için sertifikasyonunun tamamlanmasının ardından etkin bir şekilde kullanılan NEB'ler, ardışık delici harp başlığı teknolojisine sahip. Yer üstü ve yer altındaki hedeflere karşı kullanılmak üzere tasarlanan bombada, Türkiye'nin en büyük çukur imhalı harp başlığı bulunuyor. Milli ve yerli imkanlarla TÜBİTAK/SAGE geliştirilen NEB, 2.5 metre kalınlığında betonu delebilme kabiliyetine ve 27 km azami menzile sahip. NEB, gömülü sert hedefler; mühimmat ve yer altı petrokimya depoları, sığınaklar, uçak hangarları, komuta kontrol merkezleri ile yer üstünde barajlar, köprüler, binalar veya endüstriyel tesisler gibi kritik noktaların imhasında etkili bir savunma konsepti sağlıyor.
Vatan
  
EKONOMİ

Dolar: 3,7361-3,7423                       
Euro: Euro 4,0210-4,0304
Sterlin: 4,6758-4,6907
Gram Altın: 145,7733-146,0693

İşçinin Parası Yine İşçiden
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun, işverenlere istihdam teşvikleri için İşkur'un 10 milyar liralık kaynak ayırdığını açıklaması, gözleri İşsizlik Sigortası Fonu'na çevirdi. Toplam büyüklüğü 103 milyar lira olan fondan bu yıl aktif işgücü teşvikleri kapsamında toplam 10 milyar TL kaynak ayrılmış olacak. Bu kaynak yeni istihdam oluşturmalarına karşılık sigorta primi, maaş desteği olarak işverenlere verilecek. Bir başka deyişle fonun yüzde 10'u, yeni istihdama karşılık işveren teşviki olarak uygulanacak. Kaynağını işçi, işveren ve devlet kesintilerinden sağlayan İşsizlik Sigortası Fonu'ndan dağıtılan işsizlik maaşı toplamı ise 2016 yılında sadece 3 milyar 692 milyon TL oldu. Müezzinoğlu, istihdam seferberliği kapsamında verilen destekleri çeşitli platformlarda açıkladı. Müezzinoğlu, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalarda, "300 bin kişinin 6 ay süresince istihdam yükünü İşkur olarak biz üstleniyoruz. Yine bu yıl 300 bin artı istihdama destek vereceğiz. Artı istihdamda da özellikle yeni mezun olan üniversite öğrencilerimize veya ilk defa iş arayan gençlerimize, kadınlarımıza ve stratejik alanlarda iş arayanlara 'asgari ücretin yarısını bir yıl süresince biz destekleyeceğiz' diyoruz. İkinci yıl devam ettiğinde ki bunu özellikle ikinci yıla da yansıtıyoruz ki kalıcı istihdama dönüşsün, 'asgari ücretin yüzde 25'ini yine biz üstleneceğiz ve bu desteğe devam edeceğiz' diyoruz" dedi. Sektör bazlı desteklerinin de bulunduğunu söyleyen Müezzinoğlu, şöyle devam etti: "Mevsimsel iş düşüşlerini karşılayabilmek için sektörlere 3 aylık süreyle asgari ücret bazında işçilerini çıkarmamak kaydıyla maliyeti yine İşkur olarak biz üstleniyoruz. Meslek ve girişimcilik eğitim programlarında da 200 bin kişiye 11 ay süreli 750 milyon lira destekleri planladık. Toplum yararına olan projede de 150 bin istihdam sağlayacağız ve burada toplam 950 bin istihdama katkı veriyoruz. Toplam maliyeti 9 milyar 800 milyon lira. Yani yaklaşık 10 milyar lira kaynağı İşkur tarafından oluşturuldu. Hedefimiz 1 milyon istihdama destek vermek."
Hürriyet

Komsunu Da Al Gel
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, turizm sektöründe canlanma yaratmak için yurt dışında yaşayan Türkler'e Türkiye'de 'düğün dernek' yapma çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde turizm sektörü temsilcileriyle buluşan Erdoğan, "Komşunu da al gel" kampanyasıyla ilgili olarak, "Yurtdışındaki 5 milyon Türk, Türkiye'de ailesiyle tatil yapsın. Komşusunu, eşini, dostunu da getiren vatandaşlar, düğün derneklerini de Türkiye'de yapsınlar" dedi. Yurtdışında yaşayan 5 milyon Türk vatandaşı bulunduğunu dile getiren Erdoğan, ayrıca bir süre yurtdışında yaşadıktan sonra Türkiye'ye dönen ancak yurtdışıyla bağlantıları devam eden 3.5 milyon vatandaşın bulunduğunu anlattı. "Her yıl ülkelerine sıla-ı rahim için gelen vatandaşlar mutlaka devam etmeli" diyen Erdoğan, yurtdışındaki vatandaşların fahri turizm elçileri olduğunu kaydetti. Erdoğan, "Bunun için yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı aileleriyle birlikte ülkemizde tatil yapmaya davet ediyorum. Vatandaşlarımız izinlerinin en azından bir haftasını da turizme ayırmalıdır. Vatandaşlarımızdan yaşadıkları ülkelerdeki komşu, dost, arkadaşlarını da ülkemize davet etmelerini istiyorum. İşte bu sebeple 'Komşunu Al Gel Kampanyası'nı başlatıyoruz" dedi. Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Türkiye'yi keşfetmek için yola çıkan, yanında komşusunu, eşini getiren vatandaşlardan bir ricam daha var. Düğün veya dernek vatanda olur anlayışıyla düğün, nişan, sünnet gibi özel törenlerini yani cemiyetlerini ülkemizde yapmalarını bekliyorum. Yurtdışında Türk vatandaşları yılda 50 binden fazla düğün yapıyor. Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, Avusturya, İngiltere'deki vatandaşlara sesleniyorum. Bu hassasiyeti gösterin. Gelin bütün düğün, dernek neyse burada yapalım. Yabancı misafirlerimizin, Türkiye'nin güzelliklerini bizzat görme imkânı bulduklarında ziyaretlerini her yıl tekrarlayacaklarına inanıyorum."
Haber Türk

Otomobil Uçar Gider
Otomobil ve hafif ticari araç pazarında satışlar geçen yıl aynı döneme göre yüzde 7.98 artarak 35.323 adede yükseldi. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) dün açıkladığı rakamlara göre, ocakta oto satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9.98 artarak 25.689 adet, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 2.98 artışla 9.634 adet oldu. Verilere göre oto ve hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık ocak ortalama satışlarına göre yüzde 16.08 arttı. Oto satışları ocakta bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9.98 artışla 25 bin 689 oldu. Oto pazarı, 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlarına göre yüzde 24.37 büyüdü. Hafif ticari araç pazarı ise bu yıl ocakta 2016'nın aynı ayına göre yüzde 2.98 büyüyerek, 9 bin 634 seviyesinde gerçekleşti. Otomobil satışlarında Ocak 2017 itibariyle 1600cc altında yüzde 10.1, 1600 - 2000cc aralığında yüzde 18.2 artış yaşanırken, 2000cc üstünde yüzde 31.4 düşüş kaydedildi. Ocakta 24 bin 616 satış yapılan 1600cc altı otomobiller yüzde 95.82 ile en yüksek payı aldı. Geçen ay 1 elektrikli ve 10 hibrit otomobil satışı gerçekleşirken, otomobil pazarında ortalama emisyon değerlerine göre en yüksek paya yüzde 36.11 ile 9 bin 277 satış yapılan 100 - 120 gr/km arası otomobiller sahip oldu. Ocakta dizel otomobil satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2.58 arttı. Dizel oto satışlarının toplam satışlar içindeki payı ise yüzde 59.98'e geriledi. Aynı dönemde satışları yüzde 22.34 artan otomatik şanzımanlı otomobillerin payı yüzde 59.50'ye yükseldi. Ocakta otomobil pazarının yüzde 86.08'ini yine vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerinde yer alan araçlar oluşturdu. En yüksek satışa 13 bin 905 araçla yüzde 54.13 pay alan C segmenti ulaştı. Ocakta markalar bazında en yüksek satış rakamını 4.874 adetle Renault yakalarken, bu markayı Ford (4.511) ve Volkswagen (4.314) takip etti. Süper lüks markalar liginde ise Ferrari ve Lamborghini ocak ayında hiç satılmadı.
Milliyet

Dolarda Sert Düşüş: 3.72 Tl
Dolar/TL Merkez Bankası'nın 2 puana ulaşan sıkılaştırma adımlarına devam etmesi ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) ileriye dönük mesajlarda mart ayında faiz artışı yapabileceğine ilişkin belirgin bir sinyal vermemesi sonrası gelişmekte olan ülke para birimlerine artan girişlerle 10 Ocak'tan beri en düşük seviyeye geriledi. Küresel piyasalarda dolar, yatırımcıların Fed'den bekledikleri kadar şahin bir duruş görememelerinin ardından gerilerken politika yapıcıların bazı piyasa bazlı enflasyon göstergelerinin hâlâ düşük olduğuna işaret etmelerinin ardından seans zirvesinden düşüşe geçti. Reuters'ın haberine göre doların diğer altı büyük para birimi karşısındaki hareketlerini takip eden dolar endeksi Kasım'dan beri en düşük seviyeye geriledi. Dün günü 3.78'li seviyelere yakın tamamlayan dolar/TL dün sabah itibarıyla sert bir şekilde aşağı yönlü bir seyir izledi. Gün içinde 10 Ocak'tan beri en düşük seviye olan 3.7190'a kadar gerileyen kur daha sonra 3.72 seviyesinde işlem gördü. Bu arada dün Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın açıkladığı öncü verilere göre dış ticaret açığı petrol fiyatlarındaki artışın enerji faturasını artırmasıyla ocak ayında yüzde 6.3 artışla 4.15 milyar dolar oldu. İhracat ocakta yüzde 18.12 artarak 11.28 milyar dolar, ithalat yüzde 14.69 artarak 15.43 milyar dolar oldu. En büyük ithalat kalemi olan enerjide ithalat ocak ayında yüzde 35 artışla 3.04 milyar dolara yükseldi.
Milliyet

Evin Yüzde 4'ünü Hediye Edecek!
Gayrimenkul sektörü 2017 yılına hızlı girdi. Sektörde 240 ay vade kampanyası sürerken, şimdi de 'üste para' devri başlıyor. Markalı konut projelerinde yer alan konutları peşinatsız ve avantajlı ödeme planlarıyla evdekifirsat. com yapılanması üzerinden satışa çıkaran EYG Grup, ana iş modelini 'ev alana üste para verecek' şekilde yeniliyor. Buna göre, İstanbul'un her semtinde 3 markalı konut projesini site ve mobil üzerinden satışını yapacak evdekifirsat.com, satış bedelinin yüzde 4'ünü ise nakit olarak ev alıcısına hediye edecek. 2017 yılı içinde toplam 100 projede 10 bin konutu bu şekilde satışa alacakları bilgisini veren EYG Grup İcra Kurulu Başkanı Ömer Faruk Çelik, bugün itibariyle 33 proje ile el sıkıştıklarını söyledi. Çelik, yeni iş modelini şöyle anlattı: "Siteyi 2016 yılında 2 milyon 700 bin tekil kullanıcı kullandı. 3 yıldır en çok konut satan ve ciro elde eden firmalar arasına giriyoruz. Şimdi de müşteri ve firma için yeni bir model oluşturduk. Müşteri baksın, projeyi beğensin, cep telefonuna bir sertifika gönderiyoruz. Gidip satış ofisinde istediği pazarlığı yapıp evi alsın. Bana gelip nakit yüzde 4'lük hediyesini alsın. Firmayla anlaşıp ondan yüzde 5 alıyoruz. 4'ü müşteriye, 1'i ise bunun tanıtım faaliyetlerine gidiyor. 9 Mart'ta kullanımda olacak." Evdekifirsat.com, İstanbul'daki markalı konut projelerini araştırdı. Evdekifirsat.com Research Group ekibinin yaptığı çalışmayı açıklayan Ömer Faruk Çelik, "İstanbul'daki yeni konut projelerinin yüzde 40'nın değerinin bir yıl içerisinde yüzde 6 ve üstü oranda arttığını söyleyebilirim" dedi. Çelik, ayrıca İstanbul'da satılmakta olan markalı konutların yüzde 37'lik bölümünün metrekare fiyatının 5 bin lira altında olduğunu anlatırken, bir yıl içinde satılmış olan konutların yüzde 34'lük bölümünün metrekare fiyatının 5 bin lira üstünde olduğu bilgisini paylaştı.
Milliyet

2020'de '0' Türk Malı
Rusya, "yerli üretim hamlesi" ile yakında ithalata ihtiyaç duymayacak. Sera yatırımlarının artmasıyla 2020'ye kadar domates ve salatalık dahil, tüm talebin yerli üretimle karşılanması hesapları yapılıyor. Sebze meyvede dışa bağımlılığını en aza indirmek için adımlardan sonuç alındığını belirten Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev, yaptırımların "1-2 yıl daha süreceği" beklentisini ifade etti. Rusya Tarım Kongresi'nde konuşan Tkaveç, Rusya'nın 2016'da sebze ihtiyacının yüzde 90'ını yerli ürünlerle sağladığını söyledi. Bu oranının daha da yukarıya çekilmesi için sera komplekslerinin modernize edilmesi ve yenilerinin inşa edilmesi gerektiğini belirten Tkaçev, ülkede 2016'da sera sebzelerinin üretiminin 2015'e göre yüzde 8 artarak 691 bin tona yükseldiğini, 160 hektarlık yeni kışlık seranın açıldığını kaydetti. Tkaçev, Rusya'nın domates ve salatalık başta olmak üzere sebze üretiminde tamamen kendine yeter hale gelebilmek için 2020 yılına kadar sebze üretimini yılda 200 bin ton artırması gerektiğini belirterek, "Bunun için yılda en az 400 hektar sera kompleksinin modernize ve inşa edilmesi gerekiyor" dedi. Rus Bakan ithal meyvelerin yerini yerli meyvelerin alması için de yılda 15 bin hektar yeni bahçenin kurulması gerektiğini söyledi. Tkaçev, uygulanan gıda ürünleri ambargolarının Rusya'da yerli üretimin artmasına katkıda bulunduğunu belirterek, "Yaptırımların sonsuza kadar sürmeyeceğini biliyoruz. Ama 1 ya da 2 yıl daha devam etmesi üreticilerimiz için iyi olur" dedi.
Vatan

452 Milyon Dolar Geldi
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, özellikle son birkaç hafta içinde yurt dışı yatırımcıların, Türkiye'ye yönelik bakış açılarında olumluya doğru bir gidişatın olduğunun görüldüğünü belirterek, "Yurt dışı yatırımcılar açısından Türkiye halen cazip bir ülke. Özellikle son 2-3 haftada 452 milyon dolar seviyesinde borsaya net girişin olduğunu görüyoruz" dedi. Devlet borçlanma senetlerinden, hisse senedine doğru yönelmenin söz konusu olduğunu anlatan Elvan, "Türkiye olarak biz önümüze bakıyoruz. Biz ne yaptığımızı biliyoruz. Bundan sonra ne yapacağımızı da biliyoruz, kendi işimize bakacağız. 2017'den itibaren tekrar tüketim ve yatırım itibarıyla ülkenin önü açılacaktır ve yatırımcılar için de cazip bir ülke olmaya devam edecektir" diye konuştu. Fitch'in geçen hafta Türkiye'nin kredi notunu düşürdüğü, S&P'nin de takvim dışı değerlendirme yaparak görünümü durağandan negatife indirdiği hatırlatılarak, kredi derecelendirme kuruluşların kararlarının sorulması üzerine Elvan, ekonomik göstergelere bakılınca piyasaların bu kararlardan çok fazla etkilenmediğinin görüldüğünü söyledi. "Kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye'nin net başarıları görüldüğü zaman kaplumbağa hızıyla bir karar verme sürecine giriyor ama olumsuz herhangi bir husus oluştuktan hemen sonra hızlı bir şekilde karar verdiklerini görüyoruz" diyen Elvan, bu yaklaşımın sağlıklı olduğunu düşünmediğini söyledi. Elvan, "Ama Fitch'den sonra doların daha da aşağı indiğini hepimiz gördük. Biz önümüze bakmalıyız. Onlar ne derlerse desinler. Türkiye, 'yatırım yapılamaz' dendiğinde çok büyük başarılar gösterdi. Yabancı sermaye girişi hızlanmıştır. Biz kendi çalışmalarımızı yürütelim, elbette bu kuruluşlar da Türkiye'nin başarısını anlayacaklardır. Geç de olsa bu kararlarında değişikliğe gideceklerdir" diye konuştu.
Vatan

DÜNYA
İstanköy'de Yunan Paraşütçü Tatbikatı
Kardak adacıkları nedeniyle Ege'de tansiyon yükselirken Yunan askerleri Bodrum'un karşısındaki İstanköy'de (Kos) paraşütçü tatbikatı yaptı. Tatbikat, Yunan Savunma Bakanı Panos Kammenos'un çarşamba günü helikopter ile Kardak bölgesinde denize çelenk bırakması ve Türk savaş uçaklarının bölgede uçuş yapması sonrasına denk geldi. Yunan Savunma içerikli haber sitesi "Onalert" Yunan Kara Kuvvetleri'ndeki kaynaklarına dayanarak verdiği haberde, 6 ayda bir tekrarlanan tatbikat çerçevesinde, çarşamba günü Atina yakınlarındaki Elefsina hava üssünden havalanan bir C-130 askeri nakliye uçağının İstanköy'e gittiğini, İstanköy'den uçağa binen paraşütçü askerlerin ada üzerinde atlama tatbikatı yaptıklarını belirtti. Onalert, bir marjinal haber sitesinin "Yunan paraşütçülerin, Kardak'ta yaşananlardan sonra gövde gösterisi yaptıkları"na ilişkin iddiaların asılsız olduğunu vurgulayarak "İstanköy'deki özel kuvvetlerin progamlı tatbikatının üretilen senaryolar ile hiçbir ilgisi yok" diye yazdı.
Hürriyet

İngiltere'de Doris Kasırgası Alarmı
İngiltere, bugünden itibaren Atlas Okyanusu'nun kuzeybatısında nadir görülen bir kış kasırgasının etkisi altına giriyor. NASA'nın yayınladığı fotoğraflar, Atlantik üzerinden İngiltere'ye yaklaşan fırtına bulutlarını gösteriyor. Doris Kasırgası'nın hafta sonundan önceki günlerde ülkeyi etkisi altına alması ve saatte 120 kilometre hıza ulaşan şiddetli rüzgârlara neden olması bekleniyor. İngiltere'nin bazı bölümlerinde cuma günü için sarı alarm verildiği belirtilirken, hava taşımacılığında bazı aksamalar yaşanabileceği uyarısı yapıldı.
Haber Türk

Rejim Halep'in Kuzeyine İlerliyor
Suriye ordusu, Halep'in kuzeyinde 250 kilometre karelik bir alanı kapsayan 30 kasaba ve köyü ele geçirdiğini açıkladı. "Fırat Kalkanı" harekâtının yürütüldüğü El Bab'a daha da yaklaşan Suriye ordusu, bölgede kontrol ettiği alanı genişletmeyi hedeflediğini duyurdu. Reuters haber ajansı, Suriye'nin Halep'in kuzeyindeki DAEŞ mevzilerine yönelik harekâta geçeceği açıklamasının Türkiye'ye yönelik üstü kapalı bir uyarı olduğunu yazdı. Suriye ordusunun, son iki haftada DAEŞ'le hâlihazırda çatışmaların yaşandığı El Bab'ın 6 km yakınına kadar yaklaştığı ifade ediliyor. Reuters'a konuşan ve Esad rejiminin müttefiki olduğu belirtilen bir kaynak, Suriye ordusunun Halep'in kuzeyindeki DAEŞ hedeflerine ilerlemesindeki asıl amacın rejimin, Türkiye'nin "Fırat Kalkanı" harekâtı kapsamında bölgedeki ilerlemesini durdurma isteği ve "bu oyunda" elini güçlü tutmak olduğunu söyledi. Kaynak, ihtiyaç duyulması durumunda Türkiye'nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile çatışmaya girebileceklerini belirtti. Rusya'nın Suriye ordusunun DAEŞ'e yönelik söz konusu harekâtına hava desteği sağladığı belirtiliyor. Rusya ayrıca, Fırat Kalkanı operasyonu kapsamında El Bab'daki DAEŞ hadeflerine de saldırı düzenliyor. Reuters'a konuşan üst düzey bir Türk yetkili ise Fırat Kalkanı harekâtının plana uygun bir şekilde devam ettiğini söylerken, "Derine ilerleyince şartlar değişiyor" ifadesini kullandı. Bununla beraber Türk Silahlı Kuvvetleri'nden yapılan bilgilendirmeye göre, DAEŞ'in El Bab ve çevresindeki 329 hedefi, havadan ve karadan yapılan bombardıman ile vuruldu. Ağır bombardıman sonucu 51 terörist etkisiz hale getirildi.
Milliyet

Romanya'da Devrim Gibi Protesto
Romanya'da cezaevindeki binlerce kişinin aff edilmesini öngören tasarı ve ceza kanununda yapılacak değişikliklere halkın protestosu büyüyerek devam ediyor. Ülke, 1989'da Çavuşesku'nun devrilmesinden bu yana en büyük protesto gösterilerine sahne oluyor. Başkent Bükreş'te dün gece göstericilerle güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede 8 kişi yaralanırken İş, Ticaret ve Girişimcilik Bakanı Florin Nicolae Jianu istifa etti.
Milliyet

Berkeley Üniversitesi Ayaklandı
Trump yanlısı ve aşırı sağcı Breitbart internet sitesinin editörü Milo Yiannopoulos'un, California Üniversitesi'nin Berkeley kampüsünde yapacağı konuşma, şiddetli protestolara sahne oldu. Konuşma güvenlik sebepleriyle iptal oldu. Konuşmanın yapılacağı salonun dışında toplanan 2 bine yakın eylemci, sis bombası atarak binanın camlarını kırdı ve bir jeneratörü yaktı. Trump ise, Berkeley Üniversitesi'ni devlet fonunu kesmekle tehdit etti.
Milliyet

İki Aile Birlikte Yemek Yiyecekler
Chicago kentindeki O'Hare Havalimanı'nda, Trump'ın vize kısıtlamalarını protesto ederken birlikte görüntülenen Türk kökenli Yıldırım ailesiyle, Yahudi kökenli Bendat-Appell ailesi, gelecek hafta bir akşam yemeğinde bir araya gelecek. CNN'in haberine göre Türkiye'den 2002 yılında ABD'ye göç eden Fatih Yıldırım, Trump'ın seçim döneminde göçmenlerle ilgili açıklamaları üzerine geçen yıl ABD vatandaşlığı için başvuruda bulunmuş. Schaumburg kentinde bir dükkan işleten Yıldırım, göçmenlere yardımcı olmaya çalışan gönüllü avukatlara kurabiye getirmek için eşi ve dört çocuğu ile havaalanına gitmişti. Yıldırım'ın gösteri sırasında omzuna aldığı 7 yaşındaki kızı Meryem, protestoya babası Haham Jordan Bendat-Appell'le birlikte katılan 9 yaşındaki Adin'le konuşurken görüntülenmişti. Chicago Tribune gazetesinin fotoğrafçısı Nuccio DiNuzzo'nun çektiği fotoğraf, sosyal medyada büyük beğeni toplamıştı.
Vatan

Ap'ye Karşı Trump'ı Savundu
Başkan Trump'ın 7 Müslüman ülkeye getirdiği vize yasağına ilişkin Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenen toplantıda ABD liderini savunan tek isim, AB karşıtı 'Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi'nin (UKIP) eski lideri Nigel Farage oldu. Farage, AP üyelerinin Trump'a yönelik eleştirilerinin aslında gerçek bir Amerikan karşıtlığı olduğunu savundu. Trump'ın vize yasağı getirdiği ülkelerin aslında eski Başkan Obama zamanında belirlendiğini, ancak AB'den kimsenin çıkıp da Obama'yı eleştirmediğini söyleyen Farage, "Yapmanız gereken şey biraz yapıcı olmanız belki de. Hepimiz demokrat olduğumuzu söylüyoruz. İşte size bunu ispatlama fırsatı. Trump bu parlamentoya gelsin. Yapmamız gereken, açık bir diyalog kurmak. O yeni seçilmiş, dünyadaki en güçlü kişi. Eğer bu teklifi reddederseniz, benim öyle olduğunuzu sandığım gibi, demokrasi karşıtı yobazlar olduğunuzu ispatlarsınız" ifadelerini kullandı.
Vatan

POLİTİKA

'Muhafazakar Kesime Anlatın' Talimatı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandum süreciyle ilgili parti örgütlerine ulaştırılmak üzere yazı hazırladı. 24 maddelik yazının 9 maddesinde örgüte yönelik talimatlar yer alırken, 15 maddesinde ise anayasa değişikliğine neden karşı çıkılması gerektiği anlatılıyor. Kılıçdaroğlu, yazısında, CHP örgütlerine önce "kazanacağınıza inanın" çağrısında bulunarak, bu inancın halka da hissettirilmesi gerektiğini ifade etti. "Hayır" kampanyasının parti tabanıyla yapılması gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, çalışmalar sırasında, merkez sağ, milliyetçi, liberal ve dini hassasiyetleri olan vatandaşlara da ulaşılarak, değişikliğin neler getirdiğinin anlatılmasını istedi. Kılıçdaroğlu, MHP ve AK Partili başta olmak üzere eski siyasetçilere, Türkiye'nin gidişatı hakkında endişelerin samimi bir şekilde anlatılması ve bu siyasetçilerin sorumluluklarının hatırlatılması gerektiğine işaret etti. Örgütlerden, başta kanaat önderleri olmak üzere, vatandaşlarla bire bir temas kurmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, halka, "Başkanlık sisteminin Türkiye'yi böleceğinin" anlatılmasının önemli olduğunu bildirdi. Camiye, kışlaya ve adliyeye siyasetin sokulmaması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, bu anayasa değişikliğiyle bunlara siyasetin gireceğini ileri sürdü. Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda, bir parti genel başkanının Anayasa Mahkemesinin 15 üyesinin 12'sini doğrudan atayabileceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bunun yargı bağımsızlığını bitireceğini savundu. Anayasa değişikliğiyle, cumhurbaşkanının aynı zamanda bir partinin de genel başkanı olacağını hatırlatan Kılıçdaroğlu, devletin yapısında "sigorta" rolü oynayan bir kişinin kalmayacağını ileri sürdü. Söz konusu yazının, Kılıçdaroğlu'nun, 5 Şubat Pazar günü 81 il ve 970 ilçe başkanıyla gerçekleştireceği toplantıda örgüt yöneticileriyle paylaşılacağı kaydedildi.
Vatan

'Güçler Ayrılığı Yok Edilmiyor'
Almanya ile Türkiye arasındaki yükselen tansiyonu düşürmek ve mülteci sorunu başta olmak üzere bir dizi konuyu ele almak için Ankara'ya çalışma ziyareti yapan Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ilk durağı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi oldu. Erdoğan ile Merkel kabulde, ikili görüşmenin yanı sıra heyetlerarası görüşmelerde de bulundu. Erdoğan ile Merkel, görüşmelerin ardından birlikte kameraların karşısına geçti. Erdoğan, sözlerine "Sayın Şansölye'yi başkentimizde ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum" diyerek başladı. Görüşmede bölgesel konuları ve ağırlıklı olarak Suriye ve Irak'taki gelişmeleri ele aldıklarına dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi: "Suriye'de ne gibi adımlar bundan sonraki süreçte atabiliriz, bunları konuştuk. Mülteci sorununu ele alma imkânımız oldu, bunları ayrıca konuştuk. Tabii terörle mücadelede birlikte neler yapabiliriz, bunları da yine konuşma imkânımız oldu. Özellikle de bu konudaki kararlılığımız zaten Türkiye olarak bellidir, buradan taviz vermemiz mümkün değil. Ama uluslararası terörizmle mücadele sadece bir ülkenin halledebileceği değil, burada uluslararası bir dayanışmanın ve mutabakatın olması kesinlikle söz konusudur. Kaldı ki şu anda Almanya, 3 milyona yakın soydaşımızın yaşadığı bir ülke. Bizim dayanışmamız çok büyük önem arz ediyor. Bu dayanışmayla özellike bölgedeki terörizme, iki NATO ülkesi olmak hasebiyle de koalisyon güçleri içerisindeki Almanya'nın burada bizlerle dayanışması büyük önem arz ediyor. Bu dayanışmamızı, gerek buralarda gerek Ukrayna'da yine bugüne kadar nasıl örneğini verdiysek, bundan sonraki süreçte de vererek devam ettirmemizin gereğine inanıyorum." Erdoğan, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir Alman gazetecinin, Türkiye'deki anayasa değişikliği sürecine ilişkin muhalefetin "Güçlerin dağılımının zarar göreceği" yönünde endişeleri olduğunu hatırlatması üzerine Erdoğan, "Bir defa muhalefetin özellikle güçler ayrılığıyla alakalı ileri sürmüş olduğu tezi, şu anda yapılmakta olan başkanlık sistemine yönelik veya cumhurbaşkanlığı sistemine yönelik ki bugün yarın Parlamento'dan bu metin bana ulaşacak, ama ben tartışmalardan hareketle bunu söylüyorum, en ufak bir hakikat dahi yok" diye konuştu.
Milliyet

SPOR

TTHY Euroleague'de 21. hafta mücadelesinde CSKA Moskova'yı konuk eden Fenerbahçe, 77-71 kazanmayı başardı, galibiyet sayısını 14'e çıkarttı. Pota altını kapatan CSKA karşısında dışarıdan da 6'da 0 ile maça başlayan Fenerbahçe, 14 dakika içinde 12'de 4 iki sayı isabeti elde edebilirken, Bogdanovic'in aklıyla alınan faullerle çizgide skor üretebildi. 14. dakikada Vesely- Udoh ikilisi ilk kez yan yana sahaya çıktıktan sonra hemen hücum toparlandı. Taşlar yerine oturmaya başladı. Ancak Vesely'nin 3 faule ulaşmasıyla yeniden kısalan Fenerbahçe, bu düzende rakibine 12'de 8 iki sayı isabeti şansı tanıyınca devreyi geride kapadı. İkinci yarıda ise Obradovic, maçın anahtarını bulmuştu. Udoh'u maçın neredeyse tamamında sahada tutarken, yanına genellikle Antic'i, az da olsa Vesely'i koydu. Vorontsevich'in de faulleri 4'lemesinin ardından pota altı hakimiyeti tamemen ekibimize geçti. Antic'in buram buram tecrübe kokan oyunu, savunmadaki yardımları, hücumdaki şutları 14-0'lık seriyi getirdi, CSKA'yı darmadağın etti. İlk yarıda Nunnally en zayıf halka gibiydi. Onun yerine de takıma Datome monte edilince düzen tıkır tıkır işledi. İtalyan sanatçı, bir eserini daha 10 binlerin önünde piyasaya sürerken, Bogdanovic kalitesi de 12 sayı, 8 asistle, net şekilde parkedeydi. Geçtiğimiz sene canımızı çok yakmıştı DeColo, yine direndi, hatta tek başına direndi. Ama o köprünün altından çok sular geçmişti. Yine finalde karşılaşırsak bu kez farklı olur mesajını, sezonun ikinci maçında da alan Ruslar, psikolojik üstünlüğü de artık temsilcimize bırakarak gitti.
Milliyet
Ara transfer dönemini Matej Mitrovic, Ryan Babel, Ersan Gülüm ve Demba Ba ile kapatan Beşiktaş, gelecek sezon için forvet planını şimdiden belirledi. Aboubakar ve Demba Ba ile kiralık sözleşmeler yapan siyah-beyazlı yönetimin, Mario Gomez veya Mario Mandzukic'i bonservisiyle birlikte kadrosuna katmanın hesaplarını yaptığı öğrenildi. Ömer Şişmanoğlu'nun sözleşmesi de biteceği için sezon sonunda Cenk Tosun dışında forveti kalmayacak olan Beşiktaş, Mario Gomez ile Mario Mandzukic ikilisi arasında bir tercih yapacak. Kartal'ın geçtiğimiz günlerde teklif götürdüğü Wolfsburg'da top koşturan eski golcüsü Mario Gomez sezon sonunu işaret etmişti. Juventus'tan izin alamadığı için ara transferde Beşiktaş'a gelemeyen Mandzukic de sezon sonu için siyah-beyazlılara randevu vermişti. Mario Gomez, Wolfsburg sezon sonunda Şampiyonlar Ligi vizesi alamazsa özel sözleşmesi gereğince serbest kalabilecek. Yeşil- beyazlı takımın, Bundesliga'da 14. sırada bulunması nedeniyle Gomez, Kartal'da ilk hedef olarak belirlendi. Alman golcü Beşiktaş'a dönmeyi kabul ederse Wolfsburg'a bonservis ödenmeyecek. Siyah-beyazlılar, Mario Gomez gibi Mario Mandzukic'e de çok sıcak bakıyor. Sezon bitmeden iki forvetten biriyle anlaşma sağlamak isteyen Beşiktaş Yönetimi, Juventus'la da sıkı biçimde pazarlık yapacak. Bu arada siyah-beyazlıların, dünya çapında bir golcünün yanı sıra geleceği olan genç bir forveti de kadroya katmak istediği belirlendi. Scout ekibi ve yönetimin bu konuda geniş çaplı çalışma yaptığı aktarıldı.
Milliyet

Galatasaray'ın son dakikada Japon kulübü Vissel Kobe'ye satmaktan vazgeçtiği Lukas Podolski için alınan kararı Milliyet öğrendi. Önceki gün Galatasaray Sportif AŞ üyesi Levent Nazifoğlu'nun, "Podolski ile yıl sonuna kadar devam edeceğiz. Sezon sonunda yeni bir değerlendirme yapabiliriz. Sözleşmesi sezon sonunda bitmiyor ama ona özel bir şeyler yapacağız" sözleri yaz döneminde Alman futbolcuyla yeni bir mukavele imzalanacağı şeklinde yorumlansa da işin aslının öyle olmadığı belirlendi. Aslında Galatasaray, Vissel Kobe ve Lukas Podolski arasında süren pazarlıklarda son noktaya gelinmişti. Ara transfer döneminde istediği gibi bir forvet bulamayan sarı-kırmızılılar bu transfere biraz gönülsüz yaklaştı. Bu ortamda hem Lukas Podolski'nin hem de Japon kulübünün iyi niyeti problemi bir anda ortadan kaldırdı. Yönetim karşı tarafın Podolski'nin 3 ay rötarlı gelmesine yeşil ışık yakınca 7 milyon euroluk bonservis ısrarından vazgeçti, 5 milyon euroya lig sonunda bu transferin gerçekleşebileceğini iletti. Böylece taraflar yaz dönemi için prensip anlaşmasına vardılar. Galatasaraylı yöneticiler özellikle Podolski'yi takdir ederek, "İyi bir teklif almasına rağmen kendisine ihtiyacımız olduğunu gördü ve gitmedi. Podolski'nin bu iyi niyetine bir karşılık vermek zorundaydık. Burada Japon kulübü de centilmence hareket etti. Sonuçta da Podolski Galatasaray'da kaldı. Şampiyonluk yolunda Podolski'ye ihtiyacımız vardı" dediler.
Milliyet

Fenerbahçe'de affedilen Gregory Van der Wiel ve Emmanuel Emenike takıma resmen geri döndü. İki futbolcu dünkü çalışmada takımla birlikte yer aldı. Bu konuda en dikkat çeken ayrıntı Gregory Van der Wiel'in durumu oldu. Emenike'den daha farklı bir durumda bulunan Wiel, kadro dışı kaldığı süreçte gösterdiği dirençle istediğini aldı. Hollandalı futbolcu, hiçbir şekilde takımdan ayrılmayacağını birçok kez yönetime ifade etti. Sezon başı kendisine verilen sözler olduğunu belirten tecrübeli yıldız, "Bana takımın en önemli isimlerinden biri olacağım söylendi" diyerek kesinlikle ayrılmayacağını belirtti. Wiel'in bu tutumundaki en büyük etkenlerden biri de 4 yıllık ve toplam 14 milyon euroyu bulan sözleşmesi oldu. Devre arasında buna yakın bir sözleşme bulması imkansıza yakın olan 27 yaşındaki sağ bek, inatçı davranarak istediğini aldı ve takımda kaldı. Bir diğer takıma dönen isim Emenike'de durum farklı seyretti. Nijeryalı forvet ayrılmaya sıcak bakıyordu ancak istenen ölçekte teklifler gelmeyince başka bir kulübe transferi gerçekleşmedi. Öte yandan, bu iki futbolcunun Süper Lig'in ikinci yarısında alacağı maaşlar da belirlendi. Gregory van der Wiel ve Emmanuel Emenike için yaklaşık 3 milyon euroluk bir maaş ödemesi söz konusu olacak. Bu arada, af kararının ardından Teknik Direktör Dirk Advocaat bizzat iki isimle bir toplantı yaptı. İlk yarıda yaşanan sıkıntıların tekrarlanmamasını isteyen Advocaat, geçmişi unutup takıma katkı sağlamalarını istedi. Emenike ve Wiel de hocalarına onay verdi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder