5 Şubat 2017 Pazar

05.02.2017 Genel Gündem



05.02.2017

GÜNDEM

4 Sözde 'Emir' Ölü
Fırat Kalkanı Harekâtı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'de El Bab ve çevresindeki operasyonları sürüyor. Türk savaş uçakları önceki gün El Bab ve kuzeydoğusundaki Bzagah'ta 65 DEAŞ hedefine yönelik hava harekâtları sonucu terör örgütünün üst düzey yönetimine ağır darbe vurdu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) yapılan bilgilendirmeye göre hava taarruzları ile DEAŞ'lı teröristlerin barınma amaçlı kullandığı 56 bina ile 3 karargâh binası vurularak imha edildi. Hava taarruzları ile çatışmalarda toplam 51 DEAŞ teröristi etkisiz hale getirildi. Öldürülen DEAŞ'lılar arasında sözde 4 emirin de olduğu belirlendi. Bu emirlerin TSK'nın operasyonları sonucu El Bab'da ağır darbe alan DEAŞ'ı yeniden canlandırmak, propaganda faaliyetleriyle çatışmaların teröristlerin lehine devam ettiği algısı yaratmaya çalışan Rakka'dan gelmiş üst düzey örgüt yöneticileri olduğu tespit edildi. ABD liderliğindeki koalisyon güçleri de hava harekâtına devam etti. ABD'nin 'Tank Avcısı' olarak bilinen A-10 tipi hava taarruz uçaklarıyla gerçekleştirdiği 8 ayrı hava harekâtında 2 savunma mevzi ile 2 silahlı araç imha edildi. DEAŞ teröristlerinin El Bab'da mahsur kalan sivil halkı camilere toplayıp Fırat Kalkanı Harekâtı'nı icra eden Türk birliklerine yönelik yaptıkları saldırıları izlettirerek propaganda yaptıkları da tespit edildi. Kentte hastane imkânlarının son derece yetersiz olduğu, insanların normalde kolayca tedavi edilebilecek yaralanma ve hastalıklar nedeniyle hayatlarını kaybettiği bildirildi. Bölgedeki Türk askeri kaynakları, Hürriyet'e yaptıkları değerlendirmede, Esad'a bağlı rejim güçlerinin El Bab'ın güneybatısından kente doğru bir hareketlilik içinde olduklarını doğruladı. Esad ordusu ile TSK güçlerinin şu an için karşı karşıya gelme durumunun olmadığı öğrenilirken, DEAŞ'ın El Bab'ın güneyindeki yığınaklarını kuzeye doğru çekmeye başladığı, Esad rejimine karşı fazla mukavemet göstermediği bildirildi. Bir yetkili, "DEAŞ, Esad güçlerine ve PYD'ye karşı fazla direnç göstermiyor. Bunu bilinçli yapıyor. Amacı Türk askeri ile Esad güçlerini karşı karşıya getirmek" dedi.
Hürriyet


Kardak'tan Sonra Kalalimnos Gerginliği
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarının geçtiğimiz pazar günü ziyaret gerçekleştirdiği Kardak'ın çevresinde, Türk sahil güvenlik botları kuş uçurtmuyor. Türk botlarından biri gece ve gündüz kayalıklara 50 metre uzaklıkta nöbet tutarken, askerler dürbünle bölgeyi izliyor. Dün, Yunanistan'a ait Kalalimnos Adası yakınlarında kayalıklara 1.5 mil uzakta bekleyen Yunan botu, kayalıklara birkaç kez yanaşmak için yönelince Türk botlarının engel olduğu görüldü. Öte yandan Yunanistan'da bir donanma üssünün fotoğrafını çekmesinin ardından casusluk iddiasıyla gözaltına alınan Türk gemici serbest bırakıldı. Boğaziçi Denizcilik'e ait Makbule Ana kargo gemisiyle Pire Limanı'na yük taşıyan geminin mürettabatı Cengiz Uygur (51), dün suçüstü mahkemesine çıkarıldı. Mahkeme, casusluk iddialarını reddeden Uygur'un serbest bırakılması yönünde karar verdi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,7361-3,7423                    
Euro: Euro 4,0210-4,0304
Sterlin: 4,6758-4,6907
Gram Altın: 145,7733-146,0693

Borsada Yabancı Coşkusu
Piyasalarda olumlu hava devam ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'den gelen not indirimleri, S&P'nin ülke ve banka görünümlerini negatife çekmesi, beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verileri ve olumlu fiyatlamaya konu olabilecek beklenti eksikliğine rağmen döviz kurlarında gevşeme, borsada ise banka hisseleri öncülüğünde yükseliş devam ediyor. Borsanın uzun süre baskı altında kalması, dolar bazında primsiz olması, fiyat kazanç oranları gibi değerlemeler açısından gelişmiş ve emsal borsalara göre ucuz olması gibi gerekçelerin öne çıkarılmasıyla başlayan yükseliş genele yaygınlık göstermeye başladı. Borsadaki yükselişle birlikte dillendirilen bu gerekçelerin önceki dönemlerden farkı özellikle banka hisseleri başta olmak üzere yabancı ağırlıklı para girişinin olması. Kasım ayından bu yana yabancı takası iki puandan fazla artarak yüzde 64'ün üzerine çıktı. Borsanın yükselişinde belirleyici konumdaki yabancı yatırımcılar 23-27 Ocak haftasında da tahvil bono satıp hisse senedi almaya devam ediyor. ABD'nin yeni başkanının icraatları ve ABD doları, uzun vadeli tahvil faiz oranlarıyla ABD Merkez Bankası (FED) kaynaklı gelişmeler yine yakından izlenecek. FED'in geçen haftaki toplantısında beklendiği üzere faiz değişimi olmadı. Faiz artırımı için mart ve sonraki aylar beklenirken kaç defa faiz artışı olacağı ise tartışma konusu. Bu açıdan geçtiğimiz aylarda çok önem atfedilen ABD tarım dışı istihdam verilerinin etkisi zayıf kaldı. Yeni başkan Trump'ın icraatları bu aşamada daha önemli görülüyor. Doların dış piyasalarda son günlerde değer kaybının etkileri içeride döviz kurlarında kendini gösterdi. Diğer yandan merkez bankasının parasal sıkılaştırma politikasının kurlardaki gevşemeye katkısından söz edilebilir. İktisadın klasik arz talep dengesi açısından piyasanın yönü konusunda para akışı belirleyici. Bu sıralar paranın yönü daha çok borsadan yana. Ancak önemli direnç seviyelerine yaklaşan borsada hisse bazında seçicilik her zamanki gibi önemli. Piyasalarda iyimserlik korunuyor. Borsada sert yükseliş veya ralli devam ediyor. İlk önemli direnç 90.000 seviyesinde. Bu seviyelerde kâr satışları görülebilir. 90.000 seviyesinin geçilmesi durumunda çıkışın devamıyla birlikte sonraki dirençler 91.800 ve 93.100 zirvesinde. İlk destek ise 87.000'de. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyacak. Aksi takdirde sonraki destek noktaları 86.000 ve 84.000 seviyelerinde bulunuyor. Yaklaşık 90 derecelik açı ile devam eden ve önemli direnç noktalarına yaklaşan endekste kâr satış olasılığını dikkatte almakta yarar var.
Hürriyet

Rusya Made In Turkey İstemiyor
"Rusya 2020'ye kadar domates ve salatalık dahil, tüm yaş meyve ve sebze talebinin yerli üretimle karşılanmasını istiyor." "Rusya'da hükümet, yabancı tekstil şirketlerini ithalat yerine ülkede üretim yapmaları için teşvik ediyor. İspanyol hazır giyim devi Zara'nın yerli üretime geçme sürecini hızlandırmak için girişimlere başlandı. Zara'nın ürünlerinde "Made in Turkey" menşeli mallar büyük yer tutuyor." Bu iki haber bu hafta içinde Rus basınında yer aldı. Turkrus. com sitesinden alıntıladığım bu haberler bir süredir Türkiye ile Rusya arasında bir bahar havası yaşandığı algısının fotoğrafı tam olarak yansıtmadığını gösteriyor. Türk hükümeti ile Rus hükümeti arasında özellikle Suriye konusunda başlayan siyasi yumuşama, ekonomiye hala yansımış değil. İşadamları hala saatlerce gümrük kapısında bekletiliyor, çalışma izinleri hala çok zor alınıyor, vize konusunda da Rusya oldukça cimri davranıyor. Geçen hafta Rusya'da yapılacak bir toplantı için bana verilen vize üç gündü. Toplantı da zaten üç günde bitiyordu. Yıllardır Rusya'da yaşayan Dünya Türk İşadamları Konseyi Avrasya Başkanı Ali Galip Savaşır'a son durumu sordum. Savaşır, Rusya ile yaratılan havanın gerçeklerle uyuşmadığını söylüyor. Her alanda ambargonun devam ettiğini söyleyen Savaşır, hiçbir konuda geri adım atılmadığını anlatıyor. Turizmde charter seferlerine izin verildiğini ancak bu adımın okulların açılmasından sonra atıldığını da ekliyor. Savaşır, bu sıkıntıları yeterince ifade edemediklerini de dile getiriyor. Tek umutlarının ise bu sorunları anlatabileceklerini umdukları Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya'ya mart ayında yapacağı ziyareti olduğunu anlatıyor. Rus hükümetinin iki bakanının ayrı ayrı yaptığı açıklamalar çok önemli. Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev'in yasak kalksa bile orta vadede Türkiye'den sebze almına fiilen gerek kalmayacağı yorumu ile Rusya Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Viktor Yevtuhov'un ürünlerini Türkiye'de ürettirip Rusya'ya getiren Zara'ya güvenilir partnerler bulma konusunda yardım edeceklerini açıklamaları bu iki sektörde ciddi bir tehdidin varlığını gösteriyor. Türkiye ile Rusya arasında dış ticaret açığı çok büyük. 2016 itibariyle 21.5 milyar dolar ithalat, 4.5 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Yaş meyve sebze ve tekstil Türkiye'den Rusya'ya yapılan ihracatta iki önemli ürün. Bu iki üründe Rusya yerli üretimini güçlendirme peşinde. Bu gerçekler ışığında Rusya pazarının açılacağını bekleyen üreticilerin yeni stratejilere ihtiyacı var.
Hürriyet

Sokaklar Vergi İndirimine 'Organize' Olamadı
Önceki gün Resmi Gazete'de yayımlanan sürpriz vergi indirimleri perakende sektörünü hafta sonu tatilinde yakalayınca dün alışveriş merkezleri ve sokaklarda ortaya farklı uygulamalar çıktı. Organize perakende sektörünün büyük oyuncuları vergi indirimini kampanyalı fiyatlarında bir kademe daha indirimyaparak fiyatlarına yansıtırken, daha küçük esnaf ise farklı uygulamaları devreye aldı. Beyaz eşya sektöründe yüzde 6.7 olarak özel tüketim vergisinin (ÖTV) sıfırlanması, mobilya sektöründe ise yüzde 18 olan katma değer vergisinin (KDV) yüzde 8'e indirilmesi bu sektörlerde yüzde 8 ila 10 indirimbeklentisine yol açtı. Halihazırda süren indirimkampanyalarında bir kademe daha düşüşü getiren vergi indirimleri dün birçok alışveriş merkezi ve cadde mağazalarında uygulamaya kondu. Organize perakendede oyuncuların büyük kısmı beyaz eşyada yüzde 7-8 ek indirim yaparken, birkaçında ise hafta sonu genel merkezlerin kapalı olması nedeniyle bayiler temkinli davrandı, indirimi pazartesiye kadar beklemeye aldı. Ancak bu firmalar da mağduriyet yaratmamak için hafta başından itibaren müşterilerine ÖTV farkını iade etmeye başlayacağı bilgisini paylaştı. Daha küçük esnaf ise indirime hazırlıksız yakalandı. Kimi indirimsiz satış yaparken, kimi de kendi belirlediği orana göre indirim uyguladı. Mobilya sektöründe de benzer şekilde büyük oyuncuların yüzde 10'luk KDV indirimini fiyatlarına yansıttığı, küçüklerin ise halen müşteriyle bire bir görüşmede fiyat ve indirim belirleme yoluna gittiği gözlemlendi.
Haber Türk

Turizmde Güvenlik Ve Tanıtım Hamlesi
Türkiye, darbe girişimi ve terör eylemleri nedeniyle yüzde 30 oranında düşen turist sayısını bu yıl yeniden artırabilmek için Arap yarımadasında bir dizi atağa kalkıyor. Türkiye'de ağırlanacak Arap kanaat önderlerine Türkiye'deki tatil beldeleri tanıtılacak. Bu isimlerden kendi ülkelerinde tanıtım yapmaları istenecek. Batılı turistlerin en fazla önemsediği konuların başında "güvenlik" gelirken bu konunun çözümü için de İngiltere ve Almanya ile ortak çalışma kararı alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın turist sayısını artırmak için geçtiğimiz günlerde turizmcilerle biraraya geldiği toplantının ardından hükümet de geçen yıla göre yüzde 30 düşen turist sayısını artırabilmek için bir dizi önlem almaya hazırlanıyor. Edinilen bilgiye göre Başbakan Binali Yıldırım'ın perşembe akşamı biraraya geldiği Arap Turizm Örgütü Başkanı Bandar Bin Fahad Al Fuhaid'ı kabulünde de yeni birçok proje gündeme geldi. Turist sayılarının artırılması ve bu amaçla Arapça konuşulan dünyadaki tanıtım faaliyetlerine hız verilmesi konusunda anlaşma sağlandı. Görüşmede Arap turist sayısını artırmak için Arap kanaat önderlerinin Türkiye'de ağırlanması ve bu kanaat önderlerinin sosyal medya ve yazılarında Türkiye'yi yazmaları konusunda anlaşmaya varıldı. Arap yarımadasındaki ülkelerden tanınmış, yazar, oyuncu, kanaat önderi isimler Antalya, İzmir, İstanbul gibi turizm bölgelerinde ağırlanacak. Buralarda gördüklerini twitter, facebook gibi sosyal medya paylaşımları ile çeşitli yazılarda paylaşmaları istenecek. Ayrıca Arap ülkeleri ile uçak seferlerinin artırılmasından Türkiye'nin bu ülkelerde kapsamlı tanıtım yapmasına kadar birçok yeni proje de hayata geçirilecek.
Milliyet

Zamanında Ödeyene % 5 İndirim Yolda
Maliye Bakanı Naci Ağbal, hem vergisini zamanında ödeyen, hem de geçmişe dönük vergisel yükümlülüklerini tam olarak yerine getiren mükelleflere indirim imkanı getireceklerini belirterek, "İndirim oranında genellikle yüzde 5 şeklinde bir beklenti var, bu oran da olabilir. Bunu farklı senaryolar altında, farklı mükellef grupları itibarıyla çalışıyoruz. Çalışmayı Bakanlar Kurulu'na arzedip, indirim oranına orada karar vereceğiz" dedi. Ağbal, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, düzenleme kapsamında mükellefin, yararlandığı dönem itibarıyla geçmişe dönük borcu olmaması gerektiğinin de altını çizerek, şunları kaydetti: "Yani belli bir süre 3 yıl olur, 5 yıl olur, bizim tercihimiz 3 yıl. Geçmiş 3 yıl her beyannamesini süresinde vermiş, her beyannamesini süresinde ödemiş. Bazen 3-5 bin lira küçük rakamları arada bir kaçırırsınız, bunları dikkate almamak lazım. Beyannamelerin düzenli olarak zamanında verilmiş olması, ödemelerin düzenli olarak zamanında yapılmış olması bir ölçüt olacak. Bu indirimden yararlanılacak dönem itibarıyla herhangi bir vergi borcu olmayacak. Burada şuna da dikkat ediyoruz, bu indirimi vereceğimiz mükellefimiz sadece vergisini zamanında ödeyen kişi olmasın, aynı zamanda geçmişe yönelik vergisini de eksik ödememiş olsun. Burada bizim belirlediğimiz ölçütlerden biri geçmişte herhangi bir şekilde mesela 3 yıllık süreçte geçmişe dönük herhangi bir şekilde bir vergi incelemesi sonunda bir vergi tarh edilmemiş olması gerekiyor."
Milliyet

Anladınız Siz Onu
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından düzenlenen 'İhracatın Yükselen Yıldızları Ödül Töreni'ne katıldı. Zeybekci törende yaptığı konuşamada, ihracatta bir destan yazdıklarını kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde yapılan Afrika ziyaretini hatırlatan Zeybekci, şöyle konuştu: "Afrika'ya giden tüm ihraç ürünleri bundan sonra özel gidecek, yüzde yüz özel gidecek. Yüzde yüz, anladınız siz ne demek istediğimi. Bunu daha kapalı ortamda mutlaka sizinle paylaşmak isterim. Akdeniz'e sahili olan ülkeler hariç Afrika'nın tamamından bahsediyorum. Bu İzmir için, İzmir ihracatı için son derece önemli. Bu başka ülkelerde de böyle, noktasal atış yaptığınız ülkelerde de bunlar olmaya devam edecek." Türkiye'nin dövizle ilgili spekülatif bir şekilde maliyet yüklenmesini gerektirecek hiçbir yapısının olmadığını kaydeden Zeybekci, "Merkez Bankamız daha tedbirli, döviz bozma oyununa girmeyerek, elinde kullanacağı diğer enstrümanları kullanarak gereğini yapmaya devam edecektir" ifadesini kullandı. Ege'de en fazla ihracat gerçekleştiren firma PETKİM, en fazla ihracatı yapan dış ticaret sermaye şirketi Pergamon Status oldu. Sektörlerinde en fazla ihracat gerçekleştiren 3'er firmaya ödülleri verildi.
Vatan

Fitch'e Rağmen Tl Bir Haftada Yüzde 5 Kazandırdı
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in Türkiye'nin kredi notunu "yatırım yapılabilir" seviyenin altına düşürmesi ve Standard&Poor's'un kredi not görünümünü "negatif"e çekmesine karşın bu hafta diğer para birimleri karşısında yükselişe geçen TL, dolar karşısında bir haftada yüzde 5, euro karşısında yüzde 4 ve sterlin karşısında yüzde 5 değer kazandı. Analistler, TL'nin 2015 ve 2016'da emsallerinden negatif ayrıştığını hatırlatarak, 2017'nin ilk günlerinden itibaren bunun tersine döndüğünü kaydetti. TL'nin yıl başına göre halen dolar karşısında yüzde 5 düşüşte olduğunu, diğer gelişen ülke para birimlerinin ise yüzde 5'i aşan oranlarda pozitif tarafta olduğunu dile getiren analistler, benzer ülke para birimleri ile arasındaki farkı kapatmak için TL'deki pozitif görünümün süreceğini söyledi.
Vatan

DÜNYA

Trump Yasağı Durduran Yargıca Çattı
ABD'nin Washington eyaletinin Seattle kentindeki federal bir yargıç, önceki gün, ABD Başkanı Donald Trump'ın, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan 7 ülkenin (Irak, İran, Libya, Somali, Suriye Sudan, Yemen) vatandaşlarına getirdiği vize yasağını ülke genelinde geçici olarak durdurma kararı aldı. Böylece ABD hükümetinin, kurallara uygun alındığı halde iptal ettiği vizeler ve yeşil kartlar yeniden hüküm kazandı. Federal yargıç James Robart, vize yasağının ABD genelinde geçici olarak durdurulmasına karar verdi. Washington eyaleti adına Başsavcı Bod Ferguson, ABD Başkanı Trump'ın kararının iptali için dava açmıştı. Başsavcı, kararın ABD'de oturma izni olanlara ciddi zarar verdiğini ve ayrımcılığa yol açtığını belirtmişti. Davaya Minnesota eyaleti de destek vermişti. Federal mahkemenin Trump yasağını geçici olarak durduran kararı sonrası açıklama yapan Washington Eyalet Başsavcısı Bob Ferguson, "Hukuk güçlü bir şeydir. Herkesi sorumlu tutar ve bu, ABD Başkanı'nı da kapsar. Kimse hukukun üstünde değil. Başkan bile" ifadelerini kullandı. Ferguson, Amerikan CNN kanalına yaptığı açıklamada, federal hükümetin karara uymasını beklediklerini vurguladı. "Bunun için hukuk fakültesine gittik" ifadesini kullanan Ferguson, gerektiğinde konuyu Yüksek Mahkeme'ye kadar taşıyacaklarını bildirdi. Washington Eyalet Valisi Jay Inslee, yargının hükmünü memnuniyetle karşılarken, bunun "çok büyük bir zafer" olduğunu belirtti. Vali Inslee, Trump'ın kararnamesinin geçersiz sayılması için mücadelenin bitmediğini de vurguladı. Washington Valisi, "Hâlâ yapılacak çok iş var. Mücadele henüz kazanılmadı. Bununla birlikte bu zaferle birlikte cesaretlenmeliyiz ve tarihin doğru tarafında savaştığımız için her zamankinden daha kararlı olmalıyız" ifadelerini kullandı. İnternet üzerinden satış sitesi Amazon'un kurucusu ve CEO'su Jeff Bezos, şirketinin merkezinin de olduğu Washington eyaletindeki davaya destek vermişti. Bezos, şirket çalışanlarına geçen hafta gönderdiği e-mailde yasaktan etkilenen çalışanlara Amazon'un tüm kaynaklarıyla destek vereceğini ifade etmişti. ABD Başkanı Trump ise dün karara Twitter'dan tepki gösterdi. Trump, "Kanunların uygulanmasını ülkemizden alan sözde yargıcın görüşü saçma ve tersine çevrilecek" diyerek karara karşı çıkacaklarını belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, yazılı bir açıklama yaparak federal yargıç James Robart'ın kararını eleştirdi. ABD Adalet Bakanlığının 'mümkün olan en kısa sürede' Trump'ın kararnamesini tekrar uygulamaya çalışacağını belirten Spicer, "Başkan'ın emri ülkemizi korumayı hedefliyor ve anayasal yetkisi var. Başkan'ın ABD halkını koruma sorumluluğu var" dedi. Beyaz Saray'ın açıklamasında federal mahkemenin kararı için kullanılan "rezil" ifadesi daha sonra metinden çıkarıldı. Karar sonrası, uluslararası havayolu şirketleri, ABD vizesi ve yeşil kartı olan söz konusu 7 ülkenin vatandaşı olan yolcuları yeniden uçaklara almaya başladı. Amerikan Gümrük ve Sınır Koruma Birimi, havayolu şirketlerine, daha önce vizesi olduğu halde uçaklara bindirilmeyen kişilerin uçağa binmesine izin verebileceklerini iletti. İstanbul Atatürk Havalimanı'nda söz konusu 7 ülkenin vatandaşları ABD'ye giden uçaklara alınmaya başladı. Katar havayolları da daha önce uçağa alınmayan yolcuların, rotası ABD olan uçaklara binmesine izin verileceğini açıkladı. ABD Dışişleri yetkilileri, söz konusu yedi ülkeden gelen pasaportlarında geçerli vizesi bulunan kişilerin alınacağını söyledi. Vizeleri iptal edilenlerin durumu ise açıklık kazanmadı.
Hürriyet

Unutulan Ukrayna Savaşı Alevlendi
Dünya Suriye krizine çözüm bulmaya çalışırken 2015 başlarında ateşkes anlaşmasıyla durulan Ukrayna'daki iç savaş yeniden alevlendi. Ukrayna'nın doğusunda Rusya yanlısı Donetsk bölgesi ayrılıkçılarıyla Ukrayna ordu birlikleri arasında 28 Ocak tarihinden beri topçu birlikleri düellosu yaşanıyor. Dün de tek taraflı ayrılık açıklayan Rus yanlısı sözde 'Lugansk Halk Cumhuriyeti'nin askeri lideri Oleg Anaşçenko'nun uğradığı saldırıda öldüğü bildirildi. 28 Ocak gecesi başlayan çatışmaların kimin tarafından tetiklendiği belli değil. Birbirinden yaklaşık 20 km uzakta yer alan mevzilerden 'Grad' füzeleri, 152, 122 milimetrelik ağır toplar atılmaya başlandı. AGİT Ateşkes Gözlem Grubu Başkanı Alexander Hug yaptığı açıklamada "Böylesine şiddetli çatışmaları savaşın en sıcak dönemi olan 2014 ile 2015 başında bile görmedik. Sadece cuma günü her iki taraf 10 bine yakın top ve füze ateşledi. Avdeevka kasabası çevresine dakikada 5-10 top mermisi düşüyor" açıklamasını yaptı. Bağımsız gözlemciler ise sivillerle birlikte can kaybının 50'nin üzerinde olabileceğini kaydediyor.
Hürriyet

İran'dan Abd'ye Tatbikat Misillemesi
ABD Başkanı Donald Trump'ın iktidara gelmesiyle birlikte Washington yönetimi ile İran arasında ipler giderek gerilmeye başladı. İran'ın balistik füze denemesinin ardından ABD, önceki gün İranlı 13 şahıs ve 12 şirketi yaptırım listesine aldı. Bunun üzerine İran Devrim Muhafızları sürpriz bir tatbikata başladı. Tatbikatta füze ve radar sistemleri, komuta ve kontrol merkezleri ve siber savaş sistemleri deneniyor. Devrim Muhafızları'nın sitesinde askeri tatbikatın amacının "İran devriminin gücünü göstermek ve yaptırımları reddetmek" olduğu belirtildi. İki tarafın üst düzey yöneticilerinden de karşılıklı ağır suçlamalar ve tehditler geldi. ABD Savunma Bakanı Emekli General James Mattis, Japonya'nın başkenti Tokyo'da düzenlediği basın toplantısında İran'ı "terörün en büyük devlet sponsoru" olarak niteledi, ancak ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını artırma gibi bir planı olmadığını da ekledi. İran Devrim Muhafızları'nın Uzay ve Havacılık Birimi'nin başındaki isim olan Tuğgeneral Emir Ali Hacızade, "İran'ın güvenliğini korumak için gece gündüz çalışıyoruz. Eğer düşmanlardan en ufak bir yanlış adım görürsek, kükreyen füzelerimiz başlarına düşecek" diye konuştu.
Hürriyet

Sdg'den Rakka'ya Yeni Operasyon
Terör örgütü PKK'nın Suriye bağlantısı YPG'nin liderlik ettiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG), dün DAEŞ'in de facto başkenti Rakka'yı tamamen kuşatma altına almak için yeni bir operasyon başlatıldığını açıkladı. Rakka harekâtının 3'üncü safhasının başlatıldığına ilişkin açıklama, ABD liderliğinde DAEŞ'e karşı kurulan uluslararası koalisyonun Rakka'nın güney ucundaki iki köprüyü hedef alan hava saldırılarının ardından yapıldı. Açıklamada, operasyonun uluslararası koalisyonun artan desteğiyle başlatıldığı ifade edildi. Reuters'a konuşan bir SDG yetkilisi, Rakka ile yine DAEŞ'in kontrolündeki Deyrizor arasındaki anayolunu ele geçirmeyi amaçlayan operasyonun son safhasında, SDG güçlerinin birkaç kilometrelik bir ilerleme sağladığını söyledi. Suriye'nin kuzeyinde SDG'nin düzelenlediği operasyonda çok sayıda ABD'li asker danışma hizmeti sağlıyor. ABD, sadece SDG içindeki Arap gruplara askeri destek sağladığını açıklamıştı. SDG'nin Rakka operasyonunun ilk safhası 5 Kasım'da, ikinci aşaması ise 10 Aralık'ta başlamıştı.
Milliyet

Cenazede Ağladı
Quebec City'deki Convention Center'da düzenlenen cenaze törenine Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Quebec Eyalet Başbakanı Philippe Couillard, Quebec City Belediye Başkanı Régis Labeaume, milletvekilleri, Hıristiyan ve Yahudi cemaatine mensup din adamları ve binlerce Kanadalı katıldı. Kanada'daki cami saldırısında yaşamını yitirenler için tören düzenlendi, Başbakan Trudeau da ağladı. Quebec İslam Kültür Merkezi Camisi'ne yapılan silahlı terör saldırısında hayatını kaybeden altı kişiden Khaled Belkacemi, Abdelkerim Hassane ve Aboubaker Thabti için önceki gün düzenlenen cenaze töreninin ardından, Azzedine Soufiane, Mamadou Tanou Barry ve Ibrahima Barry için de tören yapıldı. Kanada'daki cami saldırısında yaşamını yitirenler için tören düzenlendi. Quebec City Convention Centre'da cuma namazının kılınmasının ardından düzenlenen törene katılan Kanada Başbakanı Trudeau, yaptığı konuşmada, "Nefret dolu kelimelerle mesajlar verenlerin ne gibi zararlara neden olabileceklerini anlamaları gereken bir zamandayız. Söylemleri ile insanları dışlayan ve zarar verenlere bununla yüzleşmek; bize ise bizim değerlerimizi savunmak düşüyor. Bu masum kurbanları asla unutmayacağız" dedi.
Vatan

POLİTİKA

Son Dakika Yasak Değıl
Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı İlhan Yerlikaya, Kurul'un bürokratlarının yayıncı kuruluşların temsilcilerini toplayarak terör saldırıları sonrasında yapılan yayınlarla ilgili uyarılarda bulunduğu toplantıyla ilgili açıklamalar yaptı. RTÜK Başkanı Yerlikaya, OHAL kapsamında yayınlanan 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (KHK) ilişkin yayıncılara yönelik bir bilgilendirme toplantısı yaptıklarını söyledi. Yerlikaya, bu KHK'ya göre, mahkeme veya Başbakanlık tarafından getirilen yayın yasağı ve kısıtlamalarına aykırı yayın yapılması halinde, medya hizmet sağlayıcı kuruluşlarının programlarının bir gün, bir yıl içinde aykırılığın tekrarı halinde 5 güne kadar, ikinci kez tekrarı halinde ise 15 güne kadar yayınlarının durdurulacağını, üçüncü kez tekrar halinde ise yayın lisansının iptaline karar verilebileceğini hatırlattı. Medyanın yayıncılık sorumluğu ve bilinci çerçevesinde, terörün amacına hizmet etmeden yayın yapması gerektiğini belirten Yerlikaya, ancak medyanın haber atlamamak için yarış yapar gibi program yaptığını ve sınırı aştığını söyledi. Başkan Yerlikaya, "Bu sınırı aşmak neticede milli güvenliğe zarar veriyor. Bu çok önemli, sıradan bir şey değil. Reyting kaygısıyla gözden kaçırılacak bir şey değil. O bakımdan, hassas bir konu. Yayıncılar bu toplantıyı kendileri istedi. Toplantı bir bilgilendirme toplantısıydı. Asla sansür değildir. Ama bu konu çok hassastır" diye konuştu. Teröristlerin amacının eylemlerini daha fazla kişiye duyurmak olduğunu, bu çerçevede bazı yayınların adeta teröre oksijen taşıdığını belirten Yerlikaya, terör olayının ardından, bazı televizyon kanallarının konuya ilişkin yayınları bir iki gün sürekli ekranda tuttuğuna dikkati çekti. Yerlikaya şöyle devam etti: "Eylemi gerçekleştirmiş arkasından yayın yoluyla eğer biz bunu bir gün iki gün, sürekli gündemde tutarsak terörün aleyhine konuşsak da lehine oluyor. Siz iki gün, 'son dakika' diye bunu anlatırsanız tam da terörün amacına hizmet etmiş oluyorsunuz. Adeta teröre oksijen pompalamak gibi oluyor. 'Son dakika' yasak değil. 'Son dakika' diye olayı verirsiniz. Ondan sonra bunu, bir saat, iki saat, beş saat hatta iki gün 'son dakika' diye veriyorlar. 'Son dakika' diye bir gün önceki haberi veriyorlar. Sürekli değişik görüntülerle de olunca da sanki yeni bir haber gibi görülüyor. Dolayısıyla biz buna karşıyız. Yani ilk olduğunda geriden görüntüyle 'son dakika' diye verdin, ondan sonra çık, yayın akışını değiştirme." Toplantının içeriğinin çarpıtıldığını ve RTÜK'ün baskı altını alınmaya çalışıldığını söyleyen Yerlikaya, "Bu tür şeylerle baskı altına alınmayız. Yasalar neyi gerektiriyorsa onu yapacağız. Çünkü terörün bu ülkeden kovulup, gönderilmesini ülkemizin huzur ve refah içerisinde olmasını istiyoruz. Yasaların bize verdiği yetkiyi de bu anlamda kullanacağız. Ondan sonra, 'bu cezalar niye böyle oldu, ağır oldu' şeklinde sızlanmasınlar diye bunu anlatmaya çalıştık. Ama bunun başka noktalara çekilmesi bizi üzdü" diye konuştu.
Hürriyet

Almanya İle Turizmde İşbirliği Olacak Güvenlik Açıkları Birlikte Giderilecek
Başbakan Binali Yıldırım ile Almanya Şansölyesi Angela Merkel arasında gerçekleştirilen görüşmede, Almanya'dan gelen ve son yıllarda sayıları azalan turistlerin güvenliği gündeme geldi. Turizmde yaşanan darboğazı aşmaya çalışan Türkiye, bu kapsamda ülkeye en çok turist gönderen Almanya ile önemli bir anlaşma yaptı. Başbakan Yıldırım'ın Alman mevkidaşı Merkel ile vardığı anlaşmaya göre, Alman ve Türk uzmanlar karşılıklı olarak iki ülke havaalanlarında incelemelerde bulunacak. İncelemelerde en önemli başlık güvenlik olacak. Almanlar; İstanbul, Antalya, İzmir, Dalaman gibi Alman turistlerin en çok geldiği havaalanlarının güvenli olup olmadığına bakacak. Karşılıklı bilgi değişimine dayalı bu yöntem ile havaalanlarında varsa güvenlik açıkları tespit edilecek. Güvenlik açıkları, karşı tarafa bildirilerek, sorunun giderilmesi sağlanacak. Çalışmanın hedefi, Türkiye'ye Alman turist gönderen büyük turizm acentelerinin güvenlik endişelerini gidermek. Görüşmede Merkel, 8-10 Mart'ta Berlin'de düzenlenecek ITB Berlin Turizm Fuarı'na Türkiye'nin katılmasını istedi. Türk tarafı da fuara her yıl katıldıklarını belirtirken, bu yıl daha kapsamlı bir program ile gidileceğini bildirdi. Almanlar, Türkiye'ye en fazla turist gönderen ülkeler arasında hep ilk sırada yer alıyor. 2015'te 5 milyon 580 bin Alman, Türkiye'yi ziyaret etmişti. 2016'da bu sayı, yüzde 30 azalarak 3 milyon 890 bine düştü.
Haber Türk

Kebap Yiye Yiye Rejim De Bozuldu
Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Referandumdan evet çıkarsa rejim değişecek' açıklamasına esprili bir dille cevap verdi. Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mersin'de katıldığı Şehir Hastanesi açılışının ardından Adana'ya geldi. Başbakan Yıldırım, Ak Parti Adana İl Başkanlığı'nın Adnan Menderes Spor Salonu'nda düzenlediği Sandık Yönetimleri Toplantısı'na, AB Bakanı ve Baş Müzakereci Ömer Çelik ve milletvekilleri ile birlikte katıldı. Yıldırım, burada yaptığı konuşmada Ak Parti'nin kurulduğu 2001 yılından bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan ile beraber yürüdüklerini hatırlatarak, bu süreçte karşılaştıkları zorluklardan bahsetti. Sözleri partililer tarafından sık sık tezahüratlarla kesilen Yıldırım şunları söyledi: "Diyorlar ki 'ya bu anayasa değişikliğine ne gerek var? Bu anayasa değişikliğini ne yapacaksınız?' Onlar 2007'de anlamamışlar. 2011'de de anlamadılar. 2014'te de anlamadılar. 2015'te de anlamadılar. 2016'da hiç anlamadılar ama şimdi anlayacaklar. Bu yapılan değişiklik aslında 2007'deki değişiklik. Dolayısıyla eksik kalan işlerin tamamlanmasıdır. Ondan başka bir şey değil. Eğer siz cumhurbaşkanını doğrudan seçiyorsanız, görevi de, sorumluluğu da, yetkiyi de ona vereceksiniz. Hesabı da ondan soracaksınız. Yarın önünüze geldiği zaman ne diyeceğiz? Yetki verdim. Şunları yapacağım diye söz verdin niye yapamadın? E bana engel oldular. Anayasada engel var, sorumsuzluk var, itidal yetkisi yok. Olur mu öyle bir şey? Nisanda yapacağımız halk oylaması 2020'de cumhurbaşkanımızın halk tarafından seçilmesinin gereği olan mecburi değişikliktir. Onun için bundan böyle. İşler gecikti. Mazeret arkasına sığınma yok." 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatan Yıldırım'a partililerin, 'Öl de ölelim, vur de vuralım' diye slogan atması üzerine, "Bizim görevimiz yaşatmak. Öldürmek bizim işimiz değil. Biz Adalet ve Kalkınma Partisiyiz" dedi. Adana'nın yarım kalmış metrosunun tamamlanması için söz veren Yıldırım, referandumda destek istedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 'Referandumdan evet çıkarsa, rejim değişecek' açıklamasına da esprili bir dille cevap veren Başbakan Yıldırım, şunları söyledi: "Doğru, bir rejim değişikliği var, çünkü milletvekilleri anayasa değişikliğinde gece gündüz çalıştılar. Her ilde değişik yemekler yiyor. Ne rejim kaldı, ne bir şey. Adana kebabı yiye yiye rejim de bozuldu, her şey bozuldu. 'Bu bir dayatmadır' diyorlar. Be kardeşim. Gözüm. Kemal bey. 1 ay boyunca bu vekiller gece demedi, gündüz demedi. Mecliste çalıştılar. Ne söyleyeceklerse hepsini söylediler. Bizim Mustafa Elitaş tıraş olmaya bile vakit bulamadı. Sakallı. Hâlâ anlamadınız mı? Bunun neresi dayatma? Şimdi, önümüzde 2 ayımız var. 2 ay boş durmak yok. Sokak sokak dolaşacağız. Her hemşehrimizin kapısını çalacağız. Gerçekleri anlatacağız. Milletin kafasını karıştıranlar, Türkiye'nin hızını kesenler, Türkiye'nin geleceğini geciktirenler, aydınlık yarınlarına engel olanlara hesap sormaya var mısınız? Bu millet o kadar şeye evet dedi ki sayıyorum. En son Türkiye'yi karanlığa gömmek isteyen alçak FETÖ hainlerine dur diyen, demokrasiye evet diyen de sizsiniz. Allah sizden razı olsun. İşte bizim hedefimiz böyle bir milletin önünü açmak, engelleri kaldırmaktır."
Milliyet

SPOR

Voleybol Vestel Venus Sultanlar Ligi'nin 14. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda Eczacıbaşı VitrA'yı 3-2 yendi. Heyecanı büyük ve stresi üst seviyede olan derbide Kim 26 sayı ile en skorer isim oldu, sarı-lacivertlilerin zaferine önemli katkı verdi. Birinci set iki takımın karşılıklı ataklarıyla dengeli başladı. Fenerbahçe Kim Koung ve Natalia'nın sayıları ile ilk teknik molaya 8-7 önde girdi. Eczacıbaşı ise Kosheleva ile atakları etkili olunca skoru 13-13'te eşitledi, ikinci teknik molayı 16-15 önde geçen taraftı. Eda ile rakibi blokta tutan sarı-lacivertli takım seti 25-21 kazandı, 1-0 öne geçti. İkinci set Eczacıbaşı Kosheleva ile etkili smaçlar vurdu. Larson'un köşelerden etkili olmasıyla elini daha da güçlendiren Eczacıbaşı 25-18 kazanarak skora 1-1'lik eşitlik getirdi. Üçüncü sette Eczacıbaşı pasörünün hatalı pasları nedeniyle konuk ekip daha etkili bir görüntü çizdi. Seti 25-20 ile hanesine yazdıran Fenerbahçe maçta tekrar öne geçti, durumu 2-1 yaptı. Dördüncü sete Fenerbahçe iyi başladı. Kim ve Natalia'nın sayılarına Eczacı Kosheleva ile karşı koyarak skoru 17- 17'de eşitledi. Setin sonunu iyi getiren taraf da olan turuncu- beyazlılar seti 25-23 kazanarak bir kez daha skoru eşitledi: 2-2. Tie-break seti büyük heyecana sahne oldu. Bu bölümde oyun Kim-Kosheleva düellosuna dönüştü. Eczacıbaşı 13-10 öne geçerek önemli bir avantaj yakalasa da sarı- lacivertliler oyunu bırakmadı, geriden gelerek seti 16-14 ve maçı da 3-2 kazandı. Sarı Melekler böylece 14. maçında 11. galibiyetini alırken Eczacıbaşı dördüncü kez yenildi. Ligin ilk yarısındaki maçta Eczacıbaşı rakibini 3-1 yenmişti.
Milliyet


Beşiktaş'ta sol ayak tendonu kopana kadar oynadığı başarılı futbolla tribünlerin adeta sevgilisi haline gelen Caner Erkin haftayı tesislerde geçirirken, deyim yerindeyse gecesini gündüz etti. Geçtiğimiz aylarda koltuk değnekleriyle bile Vodafone Arena'daki soyunma odasına gelerek takım arkadaşlarına etkileyici konuşmalar yapan tecrübeli sol bek, bu hafta da arkadaşlarıyla yakından ilgilendi, onları mental açıdan Fenerbahçe derbisine hazırlamaya çalıştı. Kamp gecelerindeki akşam yemeklerinde takıma eşlik eden ve geç saatle- re kadar tesislerde kalan Caner dün de takımla birlikte yemek yedikten sonra evinin yolunu tuttu. 1,5-2 ay sonra sahalara dönmenin planlarını yapan milli futbolcunun, takım arkadaşlarıyla gerçekleştirdiği toplantılarda, "Son maçlarda çok iyi oynuyoruz. Bu futbolumuzu derbide de sahaya yansıtırsak turu geçen taraf biz oluruz" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Oynayan-oynamayan tüm futbolcularla yakın ilişki içinde olan Caner'in, "Tüm şartlar bizim lehimizde. Hele Vodafone Arena'da, taraftarın önünde oynamak bize çok daha önemli bir avantaj kazandırıyor. Bunun yanı sıra son üç maçtaki oyun anlayışımızı sahada gösterebilirsek evlerimize turla döneriz. Ayrıca bu durum lige de olumlu yansır. Yakaladığımız havayı daha da güçlendirmiş oluruz. Kötü oynamak için kimsenin mazereti yok. Sahaya çıkıp, yüreğinizi koyacaksınız. Bu maç sadece bir kupa maçı değil, bu maç şampiyonluk yarışına da olumlu yansıyacaktır" dediği öğrenildi.
Milliyet


Fenerbahçe, Ziraat Türkiye Kupası'nda bugün oynayacağı Beşiktaş maçına odaklandı. Sarı-lacivertli takımda zorlu derbiyi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kupada bu sezon yedek ve genç ağırlıklı bir kadro ile son 16 turuna kadar gelen sarı-lacivertliler bugünkü maça en güçlü kadrosu ile çıkacak. Ligin ikinci yarısında 3 maçta 4 puan kaybedip zirveden uzaklaşan Advocaat ve takımı, bu nedenle Beşiktaş maçını bir dönüm noktası ve fırsat olarak görüyor. Bu maçtaki galibiyetin lige de olumlu yansıyacağını düşünen Fenerbahçe'de özellikle özgüven açısından Vodafone Arena'dan alınacak galibiyetin çok önemli olduğu vurgusu yapılıyor. Tüm bunların ışığında Dirk Advocaat ve teknik heyeti, taktik hazırlığın yanı sıra mental anlamda da hazırlık yaptı. Özellikle kaptanların takımla yaptığı toplantılarda bu konunun altı çizildi. Bu sezon zorluk derecesi yüksek birçok maçta istediğini alan sarı-lacivertli futbolcular benzer bir başarıyı yine göstereceklerine inanıyor. Sezon başından bu yana Beşiktaş, Galatasaray, Medipol Başakşehir, Manchester United ve Feyenoord karşılaşmaları da zorlu sınav öncesi futbolcuların motivasyonu için ışık tuttu. Fenerbahçe taktik anlamda da bu sezon en başarılı olduğu anlayış ile sahada olacak. Büyük maçlarda rakiplerini orta sahada karşılayıp hızlı hücumlarla çıktığı maçlarda istediğini alan sarı-lacivertliler yine klasik yöntemine geri dönecek.
Milliyet


Ziraat Türkiye Kupası'nda Medipol Başakşehir, son 3 sezonun şampiyonu Galatasaray'ı 2-1 yenerek çeyrek finale kaldı. Galatasaray, kupa maçlarında oynamayan Muslera hariç tam kadro sahaya çıkarken, Başakşehir rotasyonu tercih eden taraf oldu. Abdullah Avcı, ideal kadrosunun yarısından fazlasını kenarda tuttu. Buna rağmen Başakşehir turu atladı. Galatasaray için deyim yerindeyse kâbus gibi bir gece oldu. Podolski'nin ilk saniyelerde direkten dönen topuyla başlayan maçta Sneijder'in erken sakatlığı planları bozarken, Semih-Cenk Gönen- Selçuk üçlüsünün hataları iki gole neden oldu. Bu kötü performansa hakem Mete Kalkavan ile yardımcısı Ceyhun Sesigüzl'i n hataları da eklendi. Aksilikler Carole ve Selçuk'un sakatlanmasıyla devam etti. İlk dakika daha dolmadan Podolski'nin füzesi üst direkte patladı. 15'te Galatasaray pas işini biraz abarttı! Son olarak Semih'in uzun pası Başakşehir kontratağına dönüştü. Ofsaytta gözüken Visca'nın ortasında Cenk'in müdahalesine rağmen Mustafa Pektemek kafayı vurup takımını 1-0 öne geçirdi. 27'de Selçuk'un kaptırdığı topta Mustafa Pektemek sol çaprazda pozisyona girdi. Mustafa'nın vuruşunda Ahmet Çalık'a çarpan top Cenk'in çaresiz bakışları arasında, üstünden ağlara gitti. Galatasaray, 51'inci dakikada üçüncü zorunlu değişikliğini yaparken golü ancak 90+2'da Eren Derdiyok'la bulabildi. Ancak bu gol sadece skoru değiştirdi.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder