6 Şubat 2017 Pazartesi

06.02.2017 Genel Gündem



06.02.2017

GÜNDEM

Referanduma kadar meclis'te gündem yoğun
Anayasa değişikliğini gerçekleştirdikten sonra 2 hafta tatile çıkan milletvekilleri, mesaiye yeniden başlıyor. Siyasi partilerin genel başkanları, yarın grup toplantılarına katılacak; iç ve dış gelişmelerle ilgili mesajlarını verecek. Tatil sonrası ilk gün mesaisinde siyasi gündem yine referandum olacak. TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen'in, bu görevinden istifasıyla sonuçlanan 13 aylık 1.2 milyon TL'yi bulan haberleşme faturası tartışması, bu hafta başka bir boyutta devam edecek. CHP, TBMM Başkanlık Divanı'nın toplanmasını ve diğer faturaların da açıklanmasını istiyor. Divanda faturalara kısıtlama önerileri de ele alınacak. 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Raporu'nun bu hafta TBMM Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Komisyon Başkanı Reşat Petek, 4 Ocak'ta bir basın toplantısıyla çalışmayı tamamladıklarını, raporu yazıp bakanlığa sunacaklarını açıklamıştı. Çalışma sırasında, Yurtta Sulh Konseyi başta olmak üzere siyasi bağlantıların ortaya çıkarılamamasına ilişkin tartışma sürüyor. TBMM Genel Kurulu, yarın saat 15.00'te de yasama mesaisine başlayacak. Genel kurulun gece 24.00'e kadar devam etmesi planlanan mesaisinde, ilk etapta serbest bölgeler ile ilgili yasal düzenlemenin ele alınması bekleniyor. Ayrıca bazı uluslararası anlaşmalar da gündemin ön sıralarında.
Haber türk


Deaş'ın el bab valisi öldürüldü
Türk Silahlı Kuvvetlerince, 24 Ağustos'ta başlatılan Fırat Kalkanı Harekatı'nın El Bab ayağında Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı savaş uçaklarınca 3 Şubat'ta El Bab'daki terör örgütü DEAŞ hedeflerine harekat düzenlenmiş, 32 terörist etkisiz hale getirilmişti. Bölgedeki askeri kaynaklardan alınan bilgiye göre, öldürülen teröristlerin arasında terör örgütünün sözde El Bab valisi Ebu Halid Ürdüni de yer aldı. Ürdüni'nin öldürüldüğü bilgisi, terör örgütü DEAŞ'ın üyeleri arasındaki yazışmalarıyla da teyit edildi. Terör örgütünün "sözde Rakka valisi" tarafından Ürdüni'nin yerine atanan teröriste yazılan mektupta ise şu ifadeler yer aldı: "Rakka valisinden El Bab'ın yeni valisine, yeni görevini tebrik ediyoruz. Öte yandan aranızda bulunan haini bulup ondan hesap sormanız tavsiyesinde bulunuyorum. Zira son bir haftada meydana gelen büyük kayıpların sebebi o. Ayrıca eski valiye Allah rahmet eylesin, koyduğu bütün işaret ve şifreleri değiştireceğiz."
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,7361-3,7423                    
Euro: Euro 4,0210-4,0304
Sterlin: 4,6758-4,6907
Gram Altın: 145,7733-146,0693

Kamu devleri varlık fonu'nda
Bir süre önce oluşturulan Varlık Fonu'nun yapısı güçlendiriliyor. Milli Piyango, şans oyunları ve at yarışlarının devredildiği Varlık Fonu'na şimdi de kamunun devleri aktarıldı. Başta Ziraat Bankası olmak üzere, Borsa İstanbul gibi kuruluşlar Varlık Fonu'na devredildi. Ayrıca 3 aylığına da Savunma Sanayi'nin 3 milyar liralık kaynağı Fon'un kullanımına açıldı. Başbakanlık'tan yapılan açıklamada söz konusu şirketlerin mevcut yönetimleri ve iş planlarının yatırım ve büyüme stratejilerine uygun olarak devam edeceği belirtildi. Resmi Gazete'nin dün mükerer sayısında iki Bakanlar Kurulu kararı yayımlandı. Varlık Fonu'na kaynak aktarılmasına ilişkin kararla, Savunma Sanayi Destekleme Fonu'na ait veya bu Fon'un tasarrufunda bulunan 3 milyar lira tutarındaki kaynağın en geç aktarım tarihini izleyen 3 ay içerisinde geri ödenmek kaydıyla Varlık Fonu'na aktarılması kararlaştırıldı. Karar yayımlandığı tarih itibariyle yürürlüğe girdi. İkinci Bakanlar Kurulu kararında ise Türkiye Varlık Fonuna aktarılan kuruluş, kaynak ve varlıklar yer aldı. Varlık Fonu'na, Ziraat Bankası, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ), Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, Borsa İstanbul Anonim Şirketi, Türksat'ın sermayelerinde bulunan Hazine'ye ait hisselerin tamamı Varlık Fonu'na aktarıldı. Ziraat Bankası'nın hisselerinin tamamı Hazine'ye ait. Ödenmiş sermayesi 5 milyar lira. BOTAŞ'ın da sermayesinin tamamı da Hazine'ye ait. Borsa İstanbul'da Hazine'nin payı yüzde 73.6. Borsa İstanbul'un ödenmiş sermayesi de 423 milyon lira.
Hürriyet

Halkbank, garantör olacak
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Halkbank tarafından esnaf ve sanatkarların finansmana erişim imkanlarını artırmak ve hızlandırmak amacıyla ikinci bir kredi garanti kurumunun kurulacağını belirterek, "Yeni kredi garanti kurumu önümüzdeki birkaç ay içinde faaliyete geçecek. Yapılacak değişiklikle kredi garanti işlemleri daha rekabetçi bir ortamda yapılacak ve 250 milyar liralık kefalet hacminden firmalarımızın daha hızlı yararlanması sağlanacak" dedi. Esnaf ve sanatkarın finansmana erişiminin kolaylaştırılması için yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Şimşek, Hazine Müsteşarlığı'nın kredi garanti kurumlarına aktarabileceği kaynağın azami limitinin 2 milyar liradan 25 milyar liraya çıkarıldığını anımsattı. Yeni limit artışıyla 250 milyar liralık kefalet hacmi yaratılmasının beklendiğine işaret eden Şimşek, halihazırda faaliyet gösteren Kredi Garanti Fonu'na ek olarak Halkbank tarafından öncelikli olarak esnaf ve sanatkarların da finansmana erişim imkanlarını artırmak ve hızlandırmak amacıyla ikinci bir kredi garanti kurumu kurulmasının planlandığını kaydetti. Bununla esnaf ve sanatkarlara yüzde 100 kefalet imkanının sağlanacağına dikkati çeken Şimşek, yeni kredi garanti kurumunun önümüzdeki birkaç ay içinde faaliyete geçmesini beklediklerini söyledi. Şimşek, şöyle devam etti: "İki ayrı kredi garanti kurumunun varlığı sonucunda oluşan rekabet sayesinde sistemin daha verimli işlemesi beklenmektedir. Öncelikli esnaf ve sanatkarın krediyi erişimini kolaylaştıracak söz konusu düzenleme ikinci aşamada KOBİ'leri de kapsayacak.
Hürriyet

Yarınları da inşa ediyoruz
İstanbul'da kentsel dönüşümün simge bölgelerinden Fikirtepe'de dün 13 adanın temel atma töreni yapıldı. Başbakan Binali Yıldırım, Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi Temel Atma Töreni'nde yaptığı konuşmada Fikirtepe'de 13 adada tamamen yepyeni bir şehir inşa edileceğini söyledi. Kentsel dönüşüm projelerinin, hükümetin önemli icraatlarından biri olduğunu vurgulayan Yıldırım, 2002 yılında göreve geldiklerinde büyük bir konut seferberliği başlattıklarını ifade etti. Temeli atılan her eserin vatandaşların işini, aşını, ekmeğini büyüttüğünü söyleyen Başbakan Yıldırım, "Hayata geçirilen mega projelerle sadece bugünü değil Türkiye'nin yarınlarını da inşa ediyoruz. İnsanlarımızın yaşam kalitesini artırmak, şehirlerimizin standardını yükseltmek en temel görevimizdir. Her yatırımla, iş alanı sağlıyoruz, yeni yeni istihdam alanı sağlıyoruz" diye konuştu. Kentsel dönüşümün mecburi bir dönüşüm değil gönüllü bir dönüşüm olduğunu vurgulayan Binali Yıldırım, hükümet olarak vatandaşlara daha yaşanılabilir mekânları yapmayı vaat ettiklerini ifade etti. Fikirtepe'de kentsel dönüşümün en güzel örneklerinden birinin yapıldığını belirten Yıldırım, "Parklarıyla, yeşil alanlarıyla, toplu taşımayla, her yönüyle güzel, pırıl pırıl yaşanacakmekânları burada yapacağız. Sizlerin hizmetine vereceğiz. Bunun yanı sıra iki adada da dönüşüm çalışmaları başlıyor" diye konuştu. Yıldırım, Fikirtepe'de yapılan kentsel dönüşümle sadece konforlu, yaşanılabilir bir mahalle değil aynı zamanda depreme dayanıklı, daha güzel mekânları da hizmete sunduklarını dile getirdi. Bugüne kadar Türkiye genelindeki birçok şehri marka şehir haline getirdiklerini kaydeden Başbakan Yıldırım, "Bugün bu alada 10 binden fazla konut yapılacak. Fikirtepe'de ise toplam 35 bin konut inşa edilecek. Sadece Fikirtepe'de değil bugüne kadar Türkiye'nin her köşesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) marifetiyle özel firmalarımız sayesinde 100 binlerce konutu yaptık, şehirlerimizi yaşanabilir marka şehirler haline getirdik" dedi.
Haber türk

Varlık fonu'nun 'hazine'si kamudan
Savunma Sanayii Destekleme Fonu'na ait 3 milyar lira kaynak geri ödenmek üzere Türkiye Varlık Fonu'na aktarılacak. Konuyla ilgili iki Bakanlar Kurulu kararı Resmi Gazete'nin dünkü mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.1. karara göre Savunma Sanayii Destekleme Fonu'na ait 3 milyar lira tutarındaki kaynak 3 ay içerisinde geri ödenmek kaydıyla Türkiye Varlık Fonu'na aktarılacak. 2. karar ile de Ziraat Bankası, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ (PTT), Borsa İstanbul (BİST) ile TÜRKSAT'ın tamamı, Türk Telekom'daki yüzde 6.68 Hazine hissesi, ETİ Maden İşletmeleri ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Türkiye Varlık Fonu'na devredilecek. Antalya, Aydın, Isparta, İstanbul, İzmir, Kayseri ve Muğla'daki 46 taşınmaz da fona aktarıldı. Varlık Fonu, bu şirketleri Bakanlar Kurulu'nca onaylanacak 'Stratejik Yatırım Planı' ile yönetecek.
Haber türk

Milyarlık türk devleri varlık fonu'na emanet
Bakanlar Kurulu'nca, Türkiye Cumhuriyet Ziraat Bankası AŞ, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ, Türkiye Petrolleri AO, Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ, Borsa İstanbul AŞ, Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme AŞ'nin sermayelerinde bulunan Hazineye ait hisselerin tamamı, Türk Telekomünikasyon AŞ'nin yüzde 6,68 oranındaki Hazine'ye ait hissesi ile Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün Türkiye Varlık Fonu'na aktarılması kararlaştırıldı. Karar Resmi Gazete'nin dünkü mükerrer sayısında yayımlandı. Düzenlemeyle bu kamu kurumlarının geliri doğrudan fona aktarılacak. Kurumların gelirleri, rutin denetimlere tabi olmadan yatırımlara aktarılabilecek. Uygulanmayla ilgili ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye ve gerektiğinde esasları belirlemeye Başbakan yetkili kılındı. Ayrıca mülkiyeti Hazineye ait Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla'da bulunan bazı taşınmazların tahsislerinin kaldırılarak Türkiye Varlık Fonu'na devredilmesi kararlaştırıldı. Öte yandan Bakanlar Kurulu'nca Savunma Sanayii Destekleme Fonu'na ait veya bu fonun tasarrufunda bulunan 3 milyar lira tutarındaki kaynağın en geç aktarım tarihini izleyen 3 ay içinde geri ödenmek kaydıyla Varlık Fonu'na aktarılması kararlaştırıldı.
Milliyet

Ekonomiye güvenin avantajlardan yararlanın
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye'nin 2016'da atlattığı onca badireye rağmen, ekonominin ne kadar sağlam temeller üzerine oturtulduğunu tüm dünyanın gördüğünü kaydetti. Yatırımcı ve girişimcilere seslenen Elvan, "Türkiye'ye, Türkiye ekonomisine güvenin ve yatırımlarınızı ertelemeyin. Bu yıl yatırım yapan yatırımcılara, önemli avantajlar sağlıyoruz. Yatırımcı için 2017 son derece cazip. Ülkede yaratılmaya çalışılan belirsizlik ortadan kalkacak. Referandum sonrası, 2023 hedeflerine çok daha hızlı ilerleyeceğiz" diye konuştu. Türkiye'de döviz kurunda dalgalanma yaşandığına dile getiren Elvan, bu noktada ülkenin makroekonomik göstergelerine bakılması gerektiğine işaret etti. Elvan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bütçe açığı Türkiye'nin bütçe açığı arttı mı, hayır. Türkiye'nin bütçe açığı kaç? Yüzde 1. Gelişmiş ülkelerden daha mı iyiyiz? Evet daha iyiyiz. Gelişmekte olan ülkelerden daha mı iyiyiz? Bir çoğundan daha iyiyiz. Cari açık Cari açığımızda artış söz konusu mu? Hayır, cari açığımız yüzde 3.9. Bankalara bakalım Bankaların sermaye yeterlilik oranı, Avrupa'daki bankaların sermaye yeterlilik oranının üzerinde mi? Üzerinde, yüzde 15.3 sermaye yeterlilik oranımız. Bankaların tahsil edemediği alacakların vermiş olduğu kredilere oranına baktığımızda, bunda bir fırlama, değişiklik söz konusu mu? Hayır yüzde 3.2 civarında. Bu alanda da birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeden daha iyiyiz. Gelelim borca Türkiye'nin AB tanımlı borcunun, milli gelire oranı yüzde 27.5. ABD ve Avrupa ülkeleri de dahil birçok gelişmiş ülkenin, borçlarının milli gelire oranına baktığımızda, yüzde 80-90-100'ün üzerinde borçlar olduğunu görüyoruz. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye'nin performansı iyi."
Vatan

DÜNYA

El bab'ın ikmal yolunu suriye ordusu kesti
Suriye ordusuna bağlı Kaplan Kuvvetleri, DEAŞ'ın kontrolündeki El Bab kasabasının güneyinden ilerleyişini sürdürüyor. Şam yönetimi yanlısı Al Masdar'ın haberine göre, ordu birlikleri dün El Bab'ın güneydoğusunda bulunan Ayaşiye kasabasını ve tepesini DEAŞ'tan aldı. Ayaşiye kasabası ve tepesi, El Bab'ın 4 kilometre güneydoğusunda, El Bab ile DEAŞ'ın fiili başkenti Rakka'yı birbirine bağlayan tek yolun 600 metre kadar batısında bulunuyor. Bu da DEAŞ için hayati öneme sahip ikmal yolunun Ayaşiye tepesindeki Suriye ordusuna bağlı güçlerle ateş altına alınması ve fiilen kapanması anlamına geliyor. Al Masdar'ın iddiasını Şam yönetimine muhalif Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin başkanı Rami Abdülrahman da doğruladı. AFP'ye konuşan Abdülrahman, "Rejim güçleri Ayaşiye'yi ele geçirdi. IŞİD'in (DEAŞ) daha doğudaki topraklarına ulaşımını sağlayan yegâne yolla aralarında sadece birkaç yüz metre kaldı" dedi.
Hürriyet

Yargıdan bir darbe daha
ABD'de temyiz mahkemesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın nüfusunun çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu 7 ülkenin (Irak, İran, Libya, Suriye, Somali, Sudan, Yemen) vatandaşlarına uyguladığı vize ve ülkeye giriş yasağının tekrar yürürlüğe konulması talebini reddetti. Temyiz Mahkemesi 9'uncu Dairesi'nin yargıçları William Canby (85) ve Michelle Friedland (44), ABD Adalet Bakanlığı'nın buna itiraz süresinin bugün yerel saatle 15.00'te dolacağını belirtti. Temyiz mahkemesi, Trump'ın yasağına karşı davayı açan Washington ve Minnesota eyaletlerinden de Trump yönetiminin itirazına karşı kendi pozisyonlarını açıklayan belgeler sunmalarını da istedi. Washington eyaletine bağlı Seattle kentindeki Federal Yargıç James Robart, geçen cuma günü Trump'ın ülkeye giriş yasağına dair kararnamesini askıya alan bir karar vermişti. Mahkemeye başvuruyu yapan Washington Eyaleti'nin Başsavcısı Bob Ferguson, "Hukuk güçlü bir şeydir. Herkesi sorumlu tutar ve bu, ABD Başkanı'nı da kapsar. Kimse hukukun üstünde değil. Başkan bile" ifadelerini kullanmıştı. Trump yönetimi mahkemenin kararına itiraz edeceklerini açıklarken, ABD Başkanı Trump da Robart'ı Twitter'dan "sözde yargıç" diye eleştirmiş ve giriş yasağı uygulamasının "gülünç" olduğunu savunmuştu. Başkan Trump da, Twitter'dan "Yargıç, ülkemizi potansiyel teröristlere açtı. Kötü insanlar çok mutlu", "Birçok kötü ve tehlikeli insan, ülkemize akıyor olabilir. Çok kötü bir karar" şeklinde Tweetler atmıştı. ABD Başkanı, önceki gece gazetecilere yaptığı açıklamada ise, "Ülkemizin güvenliği için biz kazanacağız" diyerek mahkemenin kararına itiraz edeceklerini ifade etmişti. Ancak, ABD yönetimi, temyizden de istediği sonucu alamadı. Mevcut tabloda mahkeme, söz konusu kararnameyle ilgili kesin bir karar verene kadar ABD vizesi ya da Yeşil Kartı (Green Card) olan yolcuların, ABD'ye girmesi mümkün.
Hürriyet

'Payımıza düşeni yapmaya hazırız'
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ile Rusya arasında normal ilişki kurulabilmesi için Moskova'nın payına düşeni yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Rusya'da yayımlanan Profil dergisine verdiği demeçte ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden beklentilerini bir kez daha dile getiren Lavrov, "Son yıllarda aramızın açılması bizim kabahatimiz değildi. Önceki ABD yönetimi bu kötü duruma gelinmesi için sistematik çalışmalar yürüttü. Rusya ile ABD arasında normal ve tahmin edilebilir ilişki seviyesine dönmek için biz Rusya olarak payımıza düşeni yapmaya hazırız" dedi. Trump kabinesiyle Kremlin arasında yeni diyalogun pratikte nasıl gelişeceğini görmek için Washington'a biraz daha zaman tanımak gerektiğini de vurgulayan Rusya Dışişleri Bakanı, "Biraz daha sabretmek gerek. Washington'da kilit mevkilere atanan yöneticilerin koltuklarına alışması lazım. Onlar dış politika önceliklerini belirledikten sonra diyalog başlar. Bizim için öncelikli konuların başında uluslararası terörizm ile mücadele geliyor" şeklinde konuştu.
Hürriyet

Hollanda'da bölünme sinyali
Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da Belediye Başkan Yardımcısı Kajsa Ollongren, "Wilders başbakan olursa, Amsterdam cumhuriyetini ilan eder" dedi. Partisi sosyal liberal D66'nın yeni yıl resepsiyonunda konuşan Ollongren, İslam ve yabancı düşmanı aşırı sağcı Geert Wilders'in siyasi oluşumu PVV'nin (Özgürlük Partisi) anketlerde uzun süredir en büyük parti olduğuna dikkati çekerek "Wilders, Hollanda'yı Hollanda, Amsterdam'ı Amsterdam yapan her şeyin karşısında. Açık toplum, özgürlükler, hoşgörü, sanat ve kültür, AB, insanlık ve medeniyeti yok etmek istiyor. Bana göre, Wilders'in başbakan ya da bakan olması daha önce olmadığı kadar yakın ve Amsterdam cumhuriyetinin ilanı da o kadar yakın" ifadesini kullandı. D66'nın eğitim, gençlik ve kültürel çeşitlilikten sorumlu encümen üyesi Simone Kukenheim da Ninsee adlı kölelik enstitüsünün yeni yıl resepsiyonunda benzer bir konuşma yaptı. Kukenheim, başkentin ırkçılığa ve hoşgörüsüzlüğe karşı aktif bir tavır sergilemesi gerektiğini belirterek, "Başkaldırı, isyan bizim hamurumuzda var" dedi.
Haber türk

'Duvar modası' avrupa'ya sıçradı
Letonya, göçmenlerin Rusya üzerinden ülkeye girişini engellemek amacıyla, Rusya ile arasındaki 276 kilometrelik sınıra duvar örme çalışmalarını hızlandırıyor. Letonya basınına göre, Rusya sınırının tamamen kapatılmasının ilk aşaması olan 23 kilometrelik duvarın inşaatı tamamlandı. Bu yıl sınırın 60 kilometrelik kısmına çit örme çalışmalarının başlayacağı belirtilirken, proje için hükümetin 6.3 milyon euro kaynak ayırdığı bildirildi. Letonya Gümrük İdaresi Basın Sekreteri Yevgeniya Poznyak, Rusya sınırında doğal engellerin bulunmadığı 193 kilometrelik şeride de, 3 metre yüksekliğinde bir duvar örmeyi planlarken, bu yöndeki çalışmaların 2019'da tamamlanması bekleniyor. Rusya sınırında diğer kısımların ise "doğal engellerle" korunacağı ifade ediliyor. Estonya da, Rusya ile 100 km'lik sınırına duvar öreceğini açıklamıştı. 2.5 metre yüksekliğindeki duvarın yapımına 2018 yılında başlanacak. ABD Başkanı Trump'ın Meksika sınırına duvar örme projesi, bu tip yöntemlerin göç sorununu çözüp çözmeyeceği tartışmalarına neden olmuştu.
Milliyet

'Yolsuzluk affı'nda geri adım
Romanya Başbakanı Sorin Grindeanu, binlerce kişinin yolsuzluğunu birçok dosyada suç kapsamından çıkaran ve ülkede kitlesel eylemlere yol açan yasa tasarısını geri çekeceklerini açıkladı. Grindeanu, eski Devlet Başkanı Nikolay Çavuşesku'nun 1989'da devrilmesine yol açan eylemlerden beri en büyük kitle gösterilerine neden olan tartışmalı 'yolsuzluk affı'nı geri çekeceklerini duyurdu. Salı günü kabul edilen ve 10 Şubat'ta yürürlüğe girmesi beklenen kararname sadece 44 bin Euro'yu geçen yolsuzluk suçları faillerinin hapisle cezalandırılması şartını getiriyordu. Sadece 1 aydır iktidarda olan hükümet ayrıca ayrı bir kararname ile 5 yıldan az hapis cezası alan 2 bin 500 tutukluya da af getirecekti.
Vatan

POLİTİKA

Buyurun çift başlılık
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa değişikliğini eleştirerek "Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olduğunda, cumhurbaşkanını kim temsil edecek? Vali mi temsil edecek, üyesi olduğu partinin il başkanı mı temsil edecek? Çift başlılık, kanunu, anayasayı çiğnemek demektir. Türkiye Cumhuriyeti bir maceraya teslim edilemez" dedi. Partisinin il ve ilçe başkanları toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: Önümüzde bir referandum var, bu referandum bir siyasi partinin seçimi değildir, siyasi partiler seçime girmiyorlar. Heyecanı akılla kontrol edeceğiz. Nerede, ne konuştuğumuzu, nasıl konuştuğumuzu çok iyi bileceğiz. Neden böyle bir değişikliğe ihtiyaç duyuldu? Bunu sokaktaki vatandaşımıza çok iyi anlatmak zorundayız. 'Sen 'Evet' diyosun, ben 'Hayır' diyorum' diye bir kavga asla olmamalı. Her insanın görüşüne değer vermeliyiz. Emin olun bu ülkenin halkının yüzde 99'u 'Cumhurbaşkanı tarafsız olmalı' diyecek. Cumhurbaşkanının tarafsızlığı devletin sigortasının garantisidir. Bu değişiklik bu sigortayı devre dışı bırakıyor. Cumhurbaşkanı, bir partinin genel başkanı olduğunda 'cumhurun başkanı' olamaz. Bir partinin genel başkanı tarafsız davranamaz. Cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olacak, aynı zamanda Meclis'e gelecek 'Ben tarafsız davranacağım' diye yemin edecek. Olmaz, doğru değil, inandırıcı değil. Peki cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olduğunda, cumhurbaşkanını kim temsil edecek? Vali mi temsil edecek, üyesi olduğu partinin il başkanı mı temsil edecek? Diyorlar ya 'Çift başlılık olmaz', buyrun size çift başlılık daha işin başında. Yeni değişiklikle gelen anayasa, Suriye anayasasının aşağı yukarı aynısı. Halkın seçtiği her partiden insanların olduğu 550 kişinin ortak iradesini alıyoruz, bir tek kişiye bütün yetkileri veriyoruz. Bu, tek adam rejimine geçmektir. Tek kişiye bütün yetkilerin verildiği ülkelerin tarihine bakın, o ülkelerde hep kan ve gözyaşı olmuştur. Aklımızı peynir ekmekle yemek gibi bir şey bu. Türkiye niye Kuzey Kore modelini benimsesin. 'Yönetimde çift başlılık' var diyorlar. Hangi çift başlılık? Demokrasilerde, hukukun üstünlüğünün olduğu ülkelerde herkesin görev tanımı bellidir. Cumhurbaşkanının, Genelkurmay başkanının, polisin görevi bellidir. Ne zaman çift başlılık olur? Polisin görevini ben yapmaya kalkarsam çift başlılık olur. Çift başlılık kanunu, anayasayı çiğnemek demektir. Olayı A partisi B partisi meselesi haline sakın kimse getirmesin. Bu iş parti meselesi değil, birlikte yaşama, bayrak, vatan, demokrasi meselesi. Cumhuriyet, demokrasi ile taçlanırsa güçlü olur. Türkiye Cumhuriyeti, bir maceraya teslim edilemez. Biz niye diyoruz, 'Gezerken, konuşurken, CHP bayrakları taşınmayacak'. Mesele CHP meselesi değil ki. Demokrasiyi hep birlikte savunacağız. Çocuklarımıza en güzel miras, 'Ben referandumda Anayasa değişikliği için 'Hayır' oyunu kullandım, senin geleceğin için' diyeceğiz." Bu işin sağı-solu yok. Biri gelir senin ibadetlerini sınırlar, birisi gelir başka alanda yaptığın görevleri sınırlar. Özgürlüklerin, düşüncelerin sınırlandırılmasını istemiyoruz. Ülkücü kardeşlerim, Atatürkçü, sosyal demokrat kardeşlerim, Müslüman kardeşlerim, aynı ülkede birlikte huzur içinde yaşamak istiyoruz. Demokrasi oylanacak. Sağcısı, solcusu, Atatürkçüsü, milliyetçisi, ülkücüsü, mütedeyyini, dindarı hepimizin sorumluluğu var."
Hürriyet
Yeni türkiye ve 2023 hedeflerine odaklanacak
Cumhurbaşkanlığı sistemini öngören Anayasa değişikliği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını beklerken, Erdoğan'ın nisan ayında yapılacak referanduma ilişkin kampanya programının detayları da netleşiyor. Cumhurbaşkanı, kampanya döneminde hem illeri ziyaret ederek meydanlarda konuşacak hem de yurtdışı gezilerini sürdürecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kampanya programının detayları şöyle: Erdoğan'ın bu hafta içinde, TBMM'de onaylanan Anayasa değişikliğini imzalaması bekleniyor. Cumhurbaşkanı, daha önce yaptığı konuşmalarda, "Anayasa değişikliğini fazla bekletmeden imzalayacağım" demişti. Erdoğan, şubat ayı içinde referandum gezilerinin yanı sıra yurtdışı programına da devam edecek. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı, 12-13 Şubat tarihleri arasında Bahreyn'e, 13-14 Şubat tarihlerinde Suudi Arabistan'a ve 14-15 Şubat'ta Katar'a gidecek. Erdoğan, referanduma kadar 30 büyükşehir başta olmak üzere 40'a yakın ile gidecek. İl ziyaretleri, şubat ayının 3'üncü haftasından itibaren başlayacak. Mart ayında ise yoğunlaşacak. İl ziyaretleri Başbakan Binali Yıldırım ile koordineli olacak. Erdoğan'ın gidemediği illere, Yıldırım gidecek. Bazı iller için de ortak program yapılacak. Referandum gezileri, toplu açılış törenleri ve toplantılar için gidilen illerde yapılacak. Bu tür organizasyonlar, referandum için de değerlendirilecek. Cumhurbaşkanı, il ziyaretlerinde, vatandaşlara geçen yıl tamamlanan Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleri, Avrasya Tüneli ve Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli gibi önemli projeler ile Türkiye'nin geldiği noktayı anlatacak. Erdoğan, 1915 Çanakkale Köprüsü, Kanal İstanbul ve 3 katlı tünel projesi, Avrupa'nın ilk 10 limanından biri olacak Kuzey Ege Çandarlı Limanı, Filyos Limanı ve Mersin Konteyner Limanı gibi yeni projeleri de anlatacak. Cumhurbaşkanı, yüksek hızlı tren ağının genişletilmesi çalışmaları çerçevesinde Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattında taşımacılığa başlanmasına da dikkat çekecek. Erdoğan, referandum ziyaretlerinde yapacağı konuşmalarda, yeni Türkiye ve 2023 hedeflerine odaklanacak. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı sisteminin neden gerekli olduğunu, avantajlarını anlatacak. Cumhurbaşkanı ayrıca parlamenter sistem gömleğinin Türkiye'ye artık dar geldiğini ifade edecek.
Haber türk
'Hayır'cılara bakın 'evet' mührü basın
Başbakan Binali Yıldırım, Başkanlık sistemini içeren anayasa değişikliği referandumu öncesi, "Memlekette güzel bir iş, faydalı bir iş olsa CHP hemen hareket geçer. CHP'den Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesine taşıyacak bu anayasa değişikliğine ne demesini beklersiniz? Ona da rejim sorunu dedi. Ey CHP, ey Kemal Bey uyan artık. Türkiye rejimini seçti" dedi. Başbakan Yıldırım, dün Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında 13 adada yükselecek yeni binaların temel atma törenine katıldı. Törende Yıldırım'ın yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Ak Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Erol Kaya, milletvekilleri, İBB Başkanı Kadir Topbaş ile çok sayıda vatandaş da hazır bulundu. Fikirtepe'ye gelince 40 yıl öncesini hatırladığını anlatan Yıldırım, "Rahmetli babam, Yumurtacı Abdibey Caddesi'nde bir arsa almıştı. Buraları karış karış bilirim. Burada yaşayan hemşerilerimin yaşadıkları sıkıntıları bilirim. İnşallah yapılacak bu kentsel dönüşümle, Fikirtepe'de 13 adada tamamen yepyeni bir şehir inşa edilecek" dedi. Kentsel dönüşümün en güzel örneklerinden birinin Fikirtepe'de yaşandığını belirten Yıldırım, "Milletimizin derdine derman olacağına inandığım, böylesine güzel projeleri hayata geçirirken, ayrı bir heyecan duyuyorum. Sizlerin de bu yağmurda, bu bereketli günde aynı heyecanı yaşadığınızı görüyorum" dedi. Yıldırım'ın, "Yağmurda sizi daha fazla bekletmek istemiyorum" diye seslenmesi üzerine, vatandaşlar "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısını söyledi. Başbakan Yıldırım da vatandaşlara şarkıyı söyleyerek eşlik etti.
Milliyet
Mhp referandum zirvesi düzenliyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referandum sürecindeki yol haritasını belirlemek için parti organlarını topluyor. Bahçeli her yıl Kızılcahamam'da parti organlarının katılımıyla yaptığı toplantıyı, bu kez Ak Parti'nin kalelerinden Konya'da gerçekleştiriyor. 10-12 Şubat'ta gerçekleşecek toplantının ana gündemini referandum oluşturacak. Bahçeli, özellikle anayasa değişiklik teklifi ve referandum sürecine ilişkin olarak, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından "Türkiye'nin beka sorunuyla karşı karşıya kaldığını" anlatacak. Bahçeli, "MHP'nin 'Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' anlayışıyla hareket ettiğini, bu nedende ülkenin içinde bulunduğu sorunlardan ancak 'güçlü bir yönetimle' üstesinden gelinebileceğine dikkati çekecek. Bahçeli'nin Türkiye'de özellikle bu süreçte yapılması gereken en önemli şeyin "milleti gelecek ve refah için ay yıldızlı bayrak altında toplanmak" olduğunu vurgulayacak. Bu nedenle de "MHP'nin taşın altına elini koyduğunu ve partinin politikasında eksen kayması ve kırıklıklar olduğunu iddia edenlerin aksine parti politikasında bir şaşma olmadığı" mesajını verecek.
Milliyet

SPOR

Spor Toto Basketbol Süper Ligi'nde 17. hafta mücadelesinde Banvit'i konuk eden Darüşşafaka Doğuş, 76-70 yenilmekten kurtulamadı. Sıkıntılı günler geçiren, Euroleague'de son 3 maçını kaybederken, ligde de geçtiğimiz hafta TOFAŞ'tan fark yiyen Daçka'da yenilginin ana nedeni Coach David Blatt'in tercihleriydi. Semih'in kadroda olmadığı, Zizic'in ise Vidmar-Kulagin ikilisi karşısında 'çaylak' kaldığı Daçka'da coach Blatt maçın büyük bölümünü Moerman'ın 5 numarada olduğu takımla oynayıp, elinde Mehmet ve Ender gibi iki isim varken, sakat olan Wilbekin'in görevini de Bertans'a yüklemeye çalışınca kontrolü rakibine bıraktı. Banvit, Theodore gibi akıllı bir guardın varlığıyla rakibinin bu tercihlerini çok iyi cezalandırdı. Daçka kısaldığında, hep ters eşleşmeyi bulan Bandırma ekibi, sırtı dönük oyunlarla potaya yaklaştı. Maçın büyük bölümünü yüzde 60'ın üzerinde iki sayı isabetiyle oynadı Banvit, ilk yarıyı yüzde 69 ile tamamladı, ribauntları da topladı. İlk yarının sonunda Oğuz'un kısa süre sahada kalması, Banvit yüzdesini biraz düşürmüştü ama Blatt, ikinci devre 34. dakikaya kadar da 5 numarasız oynadı! 34'te oyuna giren Furkan ile savunmanın sertleşmesi ve Banvit'in yüzde 52'lik isabeti, farkın 3'a inmesini sağladı. Okben ile 29 saniye kala farkı 3'e indiren Daçka, kalan sürede taktik faul yapmadı ama Orelik'in üçlüğü umutları bitirdi. Daçka'nın kısa tercihi, 5 dakika oynayıp, 3 sayı, 2 ribaunt üretirken, takıma enerji veren Mehmet'in bir daha oyuna girmemesi, Banvit'te Furkan'ın skora yaptığı müthiş katkı, maçın kritik noktalarıydı.
Milliyet

Beşiktaş Teknik Direktoru Şenol Guneş sonuca karşın takımıyla gurur duyduğunu soyledi. Guneş, rakibin planlarına karşı çozum uretemediklerini ifade edip, "Bir kupa maçı oynadık. Sonuç istediğimiz gibi olmadı. Oyuncularımla gurur duyuyorum. Futbol oynamaya çalıştık. İlk bolumlerde rakibin provokasyonuna cevap veremedik. Sonra oyuna girdik. Ancak daha sonra beklemedik bir şekilde tuzağa duştuk. 11'e 10'da Fenerbahçe iyi oynadı. Tedbir almıştık ama eksik de oynadık. Risk alınca rakip de iyi yakaladı, golu buldu" dedi. Sahada futbol oynanmadığını kaydeden tecrubeli hoca, "Futbol bu olmamalı. Sadece futbol oynamak isteyen takım olarak, tuzağa duşmemeliydik. Başka oyuncu atılmalıyken bizim oyuncumuz atıldı. Ancak bizim oyuncumuz da hata yaptı. İleriye donuk bize tahribat yapmak istendiğini biliyorum. Burada sahamızda polisin baskısı altında kalmayı kabul etmiyorum. Biz Trabzonspor'da 1-1 berabere kaldık, Kadıkoy'de polisin baskısına kaldık. Rakibi tebrik etmek bile doğru değil ama kazanan bir takım var o da Fenerbahçe oldu" yorumunu yaptı. Kjaer ve Van Persie'nin uzerine geldiğini dile getiren Beşiktaş'ın hocası, "Şeytani duşunceleri olanlar duşuncelerini başka yere taşısınlar. Beni karıştırmasınlar başkalarıyla. Advocaat ile problemim yok, çok beyefendi. Kjaer'in benle problemi var. Van Persie de oyle, herkesle kavga etti. Demek ki antrenmanlarda provakasyon oğreteceğiz. Ben oyuncularıma soyleyecekken onlar bana doğru geldi. Sus derken bir anda oyle bir pozisyon oldu. Beni attırmaya çalıştılar. Benim konuşup konuşmayacağıma o mu karar verecek. Ona da niye bana geliyorsun dedim. Kjaer devre arasında elini uzattı, kaçtım, belki beni attırırdı. Oynayarak değil, oynamadan kazanmayı gorduk. O şeytana da soyleyeceğim" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Fenerbahçe Teknik Direktörü Dirk Advocaat, derbideki galibiyetin Kayserispor yenilgisinden sonra başladığını kaydetti. Advocaat, "Oyuncularıma 'Bu tip maçlara çıkacaksanız, elinizde kazanmaktan başka şans yoktur. Beşiktaş iyi bir takım' dedim. Maçın ilk yarısında rakip bizden biraz daha fazla topla oynadı. Pozisyon üretmede çok da başarılı değillerdi. Beşiktaş boş alanlar bulduğunda bireysel yetenekteki oyuncularıyla tehlikeli oluyor. Biz bu şansı vermedik. Kırmızı karttan sonra işimiz daha da kolaylaştı. Bu da normaldir. İlk yarı rakibin lehine bir tablo vardı. İkinci yarıda bunu değiştirdik. Çok iyi bir iş çıkardığımızı düşünüyorum" dedi. Hakem kararlarını büyütmek istemediğini kaydeden Hollandalı teknik adam, "Ben burada maçı konuşmak için varım. Hakem kararları da futbolun parçası. Türkiye'de harika tarihi olan iki kulübün maçını izledik. Kırmızı kart kararı bence doğruydu" diye konuştu. Maç boyunca çıkan olaylardan konuşmak istemeyen tecrübeli teknik adam, "Soyunma odasında sadece takımımla konuştum. Daha iyi olmamız gerektiğini söyledim. Olaylardan konuşmadım. Ben işimize bakmamız gerektiğini söyledim. Bu anlamda yorum yapması gereken kişi değilim. Ben maçtan bahsetmek için buradayım. Çok saygı duyduğum ve tanınan bir teknik direktör var. Duygularıyla yaşıyor o da. Söyleyecek bir şeyim yok" yorumunu yaptı. Tosic'i Sırbistan Milli Takım'dan tanıdığını anlatan Hollandalı hoca, kırmızı kartı anlatıp, "Van Persie'nin pozisyonunu televizyondan gördüm. Tosic kafa atıyor ve hakemin önünde. Başka ne yapabilir, kırmızı karttan başka. Tosic, Sırbistan Milli Takım'dan öğrencim. Harika bir çocuk, Tosic umarım ceza almaz diye düşündüm. Orada doğru davranmadı. Tosic iyi bir reaksiyon vermedi, kendisi için üzüldüm. Robin Van Persie bir şey yapmadı" diye konuştu.
Milliyet
  
Şampiyonluğu getirecek maçı bir kenara bırakarak söylüyorum, kesinlikle sezonun en önemli maçıydı. Bakmayın dünkü derbinin Ziraat Türkiye Kupası maçı olduğuna; Vodafone Arena'daki derbi ligi de çok yakından ilgilendiriyordu. Beşiktaş kazansa, gücüne güç katacak Fenerbahçe kazansa, ligdeki kötü gidişatı unutacaktı. 41. dakikaya kadar sahanın favorisi olan Beşiktaş, Tosic'in gördüğü kırmızı kartla, bu unvanı Fenerbahçe'ye kaptırdı. İlk yarıda sadece 6. dakikada Lens ile net gol pozisyonu bulabilen Fenerbahçe, riskli bir şekilde topu Beşiktaş'a bırakmayı tercih etti. Rakip kaleye gitme konusunda fazla zorluk yaşamayan Beşiktaş, ilk net pozisyonunu Talisca ile buldu. Quaresma'nın ortasına kafayla dokunan Brezilyalı, çerçeveyi tutturamadı. Siyah - beyazlılar adına bir başka önemli pozisyon ise 38. dakikada Oğuzhan'ın az farkla auta giden kafa vuruşuyla yaşandı. Talisca'nın 39'daki şutunda ise Volkan tecrübesini konuşturdu. Yine Talisca'nın 40'taki röveşatasında da Volkan doğru yerdeydi. Kırmızı kart nedeniyle, mecburen taktiksel erozyona uğrayan Beşiktaş, ikinci yarıda Fenerbahçe'ye boş alan bırakmamak için, boş alanlar bırakmamaya çalıştı. 49. dakikada Sow'un direkten dönen rövaşatası, doğal olarak sarılacivertli ekibi daha da iştahlandırdı. 72. attığı golle Fenerbahçe'ye tur kapısını açan Van Persie, hiç şüphesiz sahanın en çok konuşulan adamı oldu. Farkındaysanız sahada futbol dışı yaşanan hadiselere hiç değinmedik. Eğer güzel futbol bekliyorsak, çirkinlik yapanları ödüllendirmeyeceğiz. Sözüm her iki takımdaki bazı oyuncular için.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder