10 Şubat 2017 Cuma

10.02.2017 Genel Gündem



10.02.2017

GÜNDEM

İşsiz akademisyen kriteri
Üniversitelerden 330 akademisyenin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihracı tartışılırken, konu CHP'nin önceki gün yapılan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında da gündeme geldi. Kemal Kılıçdaroğlu, ihraç edilen akademisyenlerin durumunu değerlendirirken, "Yüzlerce akademisyen çalışamıyor, mağdur. Onları nasıl istihdam edebiliriz diye düşünmemiz lazım. Bu konuda bir çalışma yürütün" talimatı verdi. Bu çerçevede, CHP bir envanter çalışması yaparak 'FETÖ'cü olmamak ve mağdur olmak' şeklinde iki kriteri göz önünde bulunduracak. KHK ile ihraç edilen ve üniversitesi kapatıldığı için işsiz kalan akademisyenler belirlenecek. Akademisyenlerin haklarında açılmış soruşturma varsa, nasıl sonuçlandığı tespit edilecek. FETÖ'den suçlanan ve soruşturma sonucu bu ispatlanan akademisyenler ayrı tutulacak. Hakkında soruşturma açılmayan ve soruşturması takipsizliğe uğramış hocaların üniversitelere dönmesi için girişimlerde bulunulacak. Üniversiteye dönemeyen mağdur akademisyenlerin istihdamı için farklı seçenekler değerlendirilecek. Mağdur akademisyenlerin CHP'li belediyelerde istihdamı için neler yapılabileceği de araştırılacak. Bunun için öncelikle akademisyenin hukuki durumu ele alınarak, belediyelerde istihdam edilip edilemeyeceğine bakılacak. Doğrudan işe alımın önünde hukuki bir engel bulunuyorsa akademisyenlerin, belediye şirketleri üzerinden istihdam edilmeleri veya farklı seçenekler araştırılacak. İstihdam için nüfusu 100 binin üzerindeki ilçe belediyeleri, il belediyeleri ve büyükşehir belediyeleri tespit edilecek.
Hürriyet


Uğurlandılar
El Bab'da önceki gün şehit olan 4 askerin cenazesi dün memleketlerinde düzenlenen törenlerle toprağa verildi. Şehit Mahmut Uslu'nun Ankara'daki cenaze törenine Başbakan Binali Yıldırım, muhalefet liderleri ve komutanlar katıldı. Adana, Karabük ve Kayseri'de şehitleri için ağladı. Suriye'nin El Bab kentinde önceki gün şehit olan 5 askerden 4'ü memleketlerinde toprağa verildi. Ankara'da toprağa verilen şehit Uzman Çavuş Mahmut Uslu'nun cenazesine Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Salih Zeki Çolak, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ümit Dündar katıldı. Şehit Mahmut Uslu, yılbaşı gecesi Gaziantep'in Oğuzeli İlçesi'ndeki Geri Gönderme Merkezi'nde Başbakan Binali Yıldırım'la birlikte yemek yiyen askerlerden biriydi. Bu yemekte bulunan Uzman Çavuş Selim Topal da 20 Ocak'ta El Bab'da şehit düşmüştü. Şehit Uslu'nun polis memuru olan babası Ali Uslu'nun da 25 yıl önce bir silah saldırı sonucu şehit olduğu belirtildi. Piyade Üsteğmen Tarık Koçoğlu (30), memleketi Kayseri'de son yolculuğuna uğurlandı. Şehidin yıllar önce vefat eden babasının evine Türk bayrağı asıldı, taziye çadırı kuruldu. Şehit Uzman Çavuş Gökhan Kılıç'ın (25) cenazesi memleketi Adana'da toprağa verildi. Şehidin 3 aylık eşi Hasret Kılıç, cenazede asker selamı verdi. Şehit Uzman Çavuş Umut Aytekin'in (27) El Bab'a gitmeden önce ailesini ziyaret edip 'Şehit olabilirim' diyerek helallik aldığı öğrenildi. Aytekin, Karabük'te defnedildi. Astsubay Üstçavuş Yahya Efiloğlu'nun bugün İzmir'de toprağa verilmesi bekleniyor.
Hürriyet

Çadırdan konteynere
Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde meydana gelen depremlerde evleri hasar gören depremzedeler için çevre köylerde kurulan konteyner kentlere depremzedeler yerleştirilmeye başlandı. Köylere yerleştirilen 120 konteyner sayısının 200'e tamamlanacağı öğrenildi. İlçede dün de 4.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından depremde en büyük zararı gören Ayvacık ilçesine bağlı Yukarıköy'deki depremzedeler 6 Şubat'ta futbol sahasında kurulan çadır kente yerleştirildi. Bir gün sonra öğlen saatlerinde başlayan sağanak yağmurda, çadırları suyun basması ve zeminin çamur deryasına dönmesiyle köylüler zor anlar yaşadı. Depremzedelerin imdadına konteyner kent yetişti. AFAD tarafından bölgeye gönderilen 200 konteynerden 94'ü 24 saatten kısa bir sürede Yukarıköy'de kuruldu. İki oda ve bir Amerikan mutfaktan oluşan konteynerler ihtiyaç sahiplerine verilmeden önce elektrik tesisatları da tamamlandı. Diğer 12 köyde kurulan konteynerlerle birlikte sayı 120'ye ulaşırken, bunun 200'e tamamlanacağı belirtildi. Öte yandan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çanakkale İl Müdürlüğü'nde görevli personel de köylerde depremden etkilenen vatandaşlara psikolojik destek hizmeti veriyor. Depremzedelerle görüşen ekipler tespit ettikleri eksiklerin giderilmesi için rapor hazırlıyor. AFAD Deprem Dairesinin tespitine göre, ilçede dün de 4.0 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşti. 13.13'te kaydedilen sarsıntının 6.99 kilometre derinlikte oluştuğu belirlendi.
Milliyet

 'Türkiye yeni planda olacak'
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) sözcülerden Eric Pahon, Suriye'nin kuzeyinin DEAŞ'tan temizlenmesine yönelik uzun zamandır Türk ve Amerikan yetkilileri arasında görüşmeler olduğunu belirtti. "Türkiye ile ABD arasında son zamanlarda özellikle de El Bab civarında artan bir işbirliği söz konusu. Dolayısıyla NATO müttefikimizle Suriye konusunda olumlu yönde bir ilerleme var" diyen Pahon, artan iş birliğinin 'aylardır devam eden görüşmelerin seyriyle paralellik gösterdiğini' belirtti. Pahon, ABD'nin daha önce Türkiye'nin El Bab'a yönelmesini istememesine karşın şimdi operasyona destek vermesinin bu olumlu yönde ilerlemenin göstergesi olduğunu da kaydetti. "Biz müttefikimiz Türkiye'yi değerli bir ortak olarak görüyoruz. Bu görüşmeler Türk kuvvetlerine daha çok ve daha yerinde destek vermemizi sağladı" ifadelerini kullanan Pahon, bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump'ın göreve başlamasının etkisi olup olmadığı yönündeki sorulara cevap vermekten kaçındı. Pahon Beyaz Saray'ın Pentagon'dan 30 gün içerisinde DEAŞ ile mücadele stratejisini gözden geçirme ve yeni seçenekler sunma talebine yönelik ise "Orada söz konusu olacak bir stratejinin içerisinde elbette ki Türkiye olacaktır çünkü Türkiye orada DEAŞ ile mücadele eden bir ortak. Ancak şu anda duyurulmaya hazır bir plan yok" dedi. Pentagon'un 30 gün sonunda nasıl bir raporla Trump'ın karşısına çıkacağıyla ilgili detaylı bilgiye sahip olmadığını ifade eden Pahon, Türkiye ile yapılan görüşmelerin söz konusu rapora katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Vatan

'Suphi bilirsin bizim oraları'
Ankara Garı'nda 10 Ekim 2015'deki katliamla ilgili 36 sanığın yargılandığı davaya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Kimlik tespitinin ardından müşteki ifadeleriyle duruşmaya devam edildi. Patlama sonrası kızı Başak Sidar Çevik ile kız kardeşi Nilgün Çevik'i kaybeden, kan gölüne dönen meydanda yaralı eşine sarılmış halde görüntülenen öğretmen İzzettin Çevik ifade verdi. İfadesinde sanıkları göstererek "Buradakiler benim hemşerim. Ben Urfa Suruçluyum. Suphi duydun demi beni. 'Ticaretime bakıyorum' dedin. Beni güldürdün. Buradayım kardeş. Hepiniz benim hemşerimsiniz. Ben hep çalıştım, kardeşlerime bakmak için çalıştım. Bunları niye anlatıyorum size Suphi? Barış niye lazım biliyor musun Suphi? Sizin çocuklarınız için lazım. Mahkemeye yardımcı olacaksınız, adalete yardımcı olacaksınız. Bu işte kimin parmağı varsa vereceksiniz" diye konuştu. Olay anını anlatan Çevik, "Kızımız aramızdaydı, onun yanında da bacım duruyordu. Ben bacım, eşim, Urfa'dan geldik. Kızım burada okuyordu. İnşaat mühendisi olacaktı. Suphi bilirsin bizim oraları. Bizim köyde ilk kez bir kadın inşaat mühendisi olacaktı. 3 tane kadınla buraya geldim. Ve patlamadan sonra 'ben ne yaptım' dedim. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Öyle bir koku olmaz. Yerdeki sıvılar, öyle bir sıvı olmaz. Sonra ambulansa bindik. Anlatmak istemiyorum; kızımı gördüm orada, kız kardeşimi gördüm orada. Kızım ve kız kardeşim beni korudu. Oradaki insanlar beni korudu" dedi. Kızını hep iyi bir insan olması için yetiştirdiğini, kızından adaletli olmasını, garibanların hakkını korumasını istediğini belirten Çevik, tekrar sanıklara seslenerek, "Benim kızım yok, kız kardeşim yok artık. Biz intikamcı değiliz, idamı karşıyım. Yaşayacaksınız ve benimle helalleşeceksiniz" dedi.
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,6801-3,6824                                   
Euro: Euro 3,9239-3,9266
Sterlin: 4,6056-4,6101
Gram Altın: 144,9253-145,0692


Kredinin önü açıldı
OHAL kapsamında dün çıkarılan 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile bankaların bankacılık usül ve prensiplerine uygun kredi kullandırma, bu kredileri temdit etme veya ek kredi kullandırma, taksitlendirme, teminata bağlama işlemleri artık suç olmaktan çıkarıldı. Bu düzenleme geçmişte batık kredilerin önüne geçilmesi için getirilmişti. Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) açıklamasında, yapılan değişiklikle belirsizlik ve tereddütlerin ortadan kaldırıldığını belirterek, artık uygun koşullarda kredi vermenin ve yapılandırmanın zimmet suçu olmadığının açıkça düzenlendiği vurgulandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben ise, uzun süreden beri bankacılık sektöründe kredi kullandırılırken imza yetkisi olanlar arasında zimmet konusunda birtakım tereddütler olduğunu hatırlatarak, "Bu endişeleri ortadan kaldırıldı ve bunun zimmet olmayacağı netleştirildi" açıklamasını yaptı. Zimmet düzenlemesi 2005 yılında çıkarılan 5411 sayılı yasanın 160'ıncı maddesi ile getirildi. Yasaya göre; kendisine devredilmiş koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu parayı kendi zimmetine geçiren banka yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensupları 6 yıldan 12 yıla kadar, zimmetin açığa çıkmaması için hileli davranışların işlenmesi halinde de 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası veriliyordu. TMSF'ye devredilen bankalarda ise zimmet suçuna, 10 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngörülüyordu. Bu madde ile özellikle kredilerin yeniden yapılandırılması ve arkasından kredinin batması halinde bankacılar hapis cezası ile karşı karşıya kalıyorlardı. Resmi Gazete'de yapılan düzenleme ile söz konusu 160'ıncı maddenin sonuna, "Bankacılık mevzuatı ile bankacılık usul ve prensiplerine uygun kredi kullandırma, bu kredileri temdit etme veya ek kredi kullandırma, taksitlendirme, teminata bağlama yahut sair yöntemlerle yeniden yapılandırma işlemleri zimmet suçunu oluşturmaz" cümlesi eklendi. Bu düzenleme ile daha çok bir kredinin yeniden yapılandırılmasından sonra batık hale gelmesi halinde hapis cezası ile karşı karşıya kalan bankacıları rahatlatması bekleniyor. Bankacılık çevreleri özel bankalarda kredi komitelerinin olduğunu, belli bir likitin üstündeki kredilerde genel müdür gibi yöneticilerin de imzasının arandığını belirterek, düzenlemenin daha çok kamu bankalarında etkili olacağının tahmin edildiğini ifade ettiler. Bankalar Birliği'nden yapılan açıklamada ise değişiklikle kredi kullandırma ve yapılandırmada yaşanan belirsizliğin ortadan kalktığını belirtildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: "Düzenleme zimmet suçuna ve cezalandırılmasına ilişkin bir değişiklik getirmemiştir. Yapılan değişiklikle kurallara uygun kredi kullandırmanın ve yapılandırmaların zimmet suçu olmadığı açıkça düzenlenmiştir. Bu sayede uygulamada farklı yorumlamalardan kaynaklanan ve çok ciddi sorunlara neden olan belirsizlik ve tereddüt ortadan kalkmıştır. Bankacılıkta kredi ve ek kredi kullandırma, temdit etme, taksitlendirme, teminata bağlama veya diğer yöntemlerle yeniden yapılandırma işlemlerinin bankacılık mevzuat ve ilkelerine uygun olsa da zimmet suçunun oluşabileceğine ilişkin yorumlamaların önüne geçilmiştir. Değişiklik bankaların ve bankacıların bankacılık mevzuatına, doğru risk yönetimi ilke ve prensiplerine ve uluslararası iyi düzenlemelere uygun hareket etmeye devam edeceklerini teyit etmektedir."
Hürriyet

50 bin kadına işte öncelik
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, referandum öncesinde açıkladıkları, "her işveren için artı bir yeni çalışan" olarak tanımlanan ve 1 milyon 500 bin kişinin işe alınması hedeflenen istihdam paketinde, pozitif ayrımcılık yapacaklarını anlattı. Müezzinoğlu, öncelik verilecek rakamın 100 bininin üç kesim için kullanılmasının kararlaştırıldığı dile getirdi. Müezzinoğlu, bu rakamın 50 bininin kadın, 40 bininin engelli, 10 bininin ise eski mahkumlar için kullanılma şartı getirdiklerini ifade etti. Müezzinoğlu, bir grup gazeteciyle sohbetinde, 1 Şubat'ta açıkladıkları yeni istihdam paketinin ayrıntıları hakkında bilgi verdi. Aralık 2016 tarihinden sonra alınacak her artı bir işçi için işverenlerin bu destekten yararlanacağını dile getiren Müezzinoğlu, işçi çıkarıp yenisini alarak bu sistemden yararlanmak isteyenlerin sıkı takip edileceğini bildirdi. Müezzinoğlu, aralık ayındaki işçi sayısında tek bir azalma olan işverenin, ancak bu sayıyı yakaladıktan sonra aldığı yeni çalışan için bu haklardan yararlanacağını anlattı. Müezzinoğlu, şunları söyledi: "İstihdam paketinin hedefi belli. Aralık 2016 sonu itibariyle, işverenler bir artı politikasını uygularsa 1 milyon 500 bin istihdam demek. Bunun 500 bini için iş başı eğitim önceliği tanıyacağız. Üç ay süreyle işbaşı eğitiminin maliyetini biz üstleneceğiz. Kalıcı istihdama dönüşmesi durumunda da vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primleri devlet tarafından karşılanacak. Bunun 100 bini ayrı tutuyoruz. Bu rakamda pozitif ayrımcılık yapacağız. Bunun 50 bininin kadın, 40 bininin engelli, 10 bininin ise eski mahkum olması şartı getirdik. Bu paketin içerisinde mesleki eğitim kurslarından 200 bin kişi yararlanacak. Toplum yararına çalışma kapsamında 150 bin kişi alınacak. Yeni her istihdamın bilgisi veri bankasında toplanacak ve takibi yapılacak. Mevcut istihdamın arttıranlara destek verilecek. Yoksa, 500 kişi çalıştırırken, bunun 50'sini işten atıp, desteklerden yararlanmak için yeniden işe ama gibi bir şey olmayacak. Her halükarda 500'ün üzerine yapacağı istihdam artışına destek verilecek." Müezzinoğlu, yeni istihdam paketini anlattığı illerin SGK ve İş- Kur müdürlerine, işsizlik verilerini güncellemelerini istedi. Yaptıkları görüşmelerde bazı illerin 2013 rakamlarına göre işsizlik rakamlarını kendisine aktarması üzerine Müezzinoğlu, "TÜİK'in yeni verileri çıkmadıysa bile her ilde işsizlik parası almak için yapılan başvurulardaki artışları değerlendirin ve rakamlarınızı yenileyin" dedi. Tüm bürokratlarına da son dönemde işsizlik rakamlarında artış olup olmadığı ile ilgili güncelleme yapmaları talimatını verdi. TÜİK'in son açıklamalarına göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2016 Ekim döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 500 bin kişi artarak 3 milyon 647 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 1.3 puanlık artışla yüzde 11.8 seviyesine ulaştı. İşsizlik oranlarında geçen yılın ortalarından sonra yükseliş trendi dikkat çekiyor.
Hürriyet

395 liraya kadar çıkan gss primi 53 liraya çekildi
Hükümetin bir süredir üzerinde çalıştığı çeşitli ekonomik konulara ilişkin yasal düzenlemeler, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın imzasıyla yasa teklifi olarak TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Teklifte yer alan düzenlemeler özetle şöyle: Herhangi bir işte çalışmayan, anne, baba veya eşinden dolayı sağlık hizmetlerinden yararlanamayan kişilerden, gelir seviyesine göre 65.88 lira ile 395.91 lira arasında alınmakta olan GSS primi herkes için 53 lirada eşitlenecek. Bakanlar Kurulu bu tutarı 212 liraya kadar artırmaya yetkili olacak. Hane içinde kişi başına geliri asgari ücretin üçte birinden az olanlardan prim alınmayacak. Eski GSS prim borçlarına ilişkin faizler ile gecikme zamları silinecek. Borcun tahakkuk ettiği tarihte 53 lirayı aşan aylık tutarlar 53 lira üzerinden; 53 liranın altındakiler ise o günkü tutar üzerinden ödenecek. Vergisini düzenli ödeyen Kurumlar Vergisi mükelleflerine 5 puanlık indirim düzenlemede yer aldı. Ayrıca Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancıların işyeri veya konut olarak satın alacakları yeni inşa edilmiş gayrimenkuller için yüzde 1 ile yüzde 18 arasında değişen Katma Değer Vergisi alınmayacak. Bu uygulama 1 Temmuz 2017'de yürürlüğe girecek. İşsizlik Fonu'nun benzeri olarak işyerini kapatmak zorunda kalan esnaf için de Ahilik Fonu oluşturulacak. Fona, asgari ücret ile bunun 7.5 katı arasında değişen kazancın yüzde 2'si oranında esnaftan prim kesintisi yapılacak.
Haber türk

'Dövizle borçlanmayı kaldırdık yoksa bugün kargaşa olurdu'
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 2008 yılında hane halkının kur riskini bir anlamda ortadan kaldırmaya yönelik olarak bir yasaklama getirdiklerini belirterek "Hane halkının döviz cinsinden borçlanmasını engelledik. İyi ki yapmışız, yoksa bugün ciddi bir toplumsal kargaşa ve sorunla karşı karşıya kalacaktık" dedi. Şimşek, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği (FODER) tarafından düzenlenen "FODER Gönül Elçisi Plaket Töreni"nde yaptığı konuşmada, şu andaki döviz açık pozisyonunun yüzde 80'inin iki bin firma üzerinde olduğunu söyledi. Bu firmaların döviz riskini yönetebilir kabiliyete sahip olduğunu belirten Şimşek, "Ama 20 binden fazla firmamız var geriye kalan açık pozisyonun yüzde 20'sine tekabül ediyor ama onların o anlamda bir yeteneği yok. Bu konuyu çalışıyoruz" diye konuştu. Finansal okuryazarlığın küresel ölçekte çok ciddi bir sorun olduğunun altını çizen Şimşek, Türkiye'de bu sorunun daha da ciddi boyutlarda olduğuna işaret etti. Konuşmanın ardından FODER Kurucu Başkanı Özlem Denizmen'in yaptığı "Evinizde finansal istikrar komitesinden kim sorumlu?" esprisine Şimşek de gülerek buna dikkatli yanıt vermesi gerektiğini söyleyerek "Esra Hanım'a bir bütçe tahsis ediyorum, aşıyor, ben de uyarıyorum onu da bir şekilde sınırlıyoruz. Şaka bir yana bizim evde tasarruf kültürümüz var" şeklinde konuştu.
Haber türk

300 bin kişilik istihdam sözü
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı istihdam seferberliğine ihracatçılar olarak 300 bin istihdam ile en büyük desteği vereceklerini açıkladı. TİM İhracatçı Eğilim Anketi 2016 4. Çeyrek Gerçekleşme ve 2017 1. Çeyrek Beklentilerinin açıklandığı basın toplantısında konuşan Büyükekşi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını 'milli bir seferberlik' olarak tanımlarken, "Milli seferberliğin ana aktörleri bizler olacağız" diye konuştu. Büyükekşi, "Başbakanımız ayrılan 12 milyar TL'lik kaynağı bizlere sundu. Biz de ihracatçılar olarak diyoruz ki; biz varız. İlave 1 milyon yeni istihdam seferberliğine tüm gücümüzle katılırız. Ben de kendi firmamda 2 bin ek istihdam ile destek vereceğim" dedi. İstihdam seferberliğine nasıl katılacaklarını detayları ile açıklayan Büyükekşi, şunları söyledi: "Geçen yıl 142.6 milyar dolar olan ihracatı bu yıl 155 milyar dolar yapma hedefimiz var. Geçen yıl 67 bin olan ihracatçı firma sayısının bu yıl 70 bine, yine geçen yıl 3 milyon 80 bin olan istihdamımızın bu yıl 3 milyon 400 bine ulaşmasını hedefliyoruz. Yani 300 bini aşan yeni istihdam yaratacağız. İhracatçılar olarak 1 milyon yeni istihdamın yüzde 30'una talibiz." Bu yılın ilk çeyreğine ilişkin beklentileri de hedef pazarlar, üretim ve ihracat, yatırımlar, istihdam ve piyasa beklentileri olarak beş başlıkta toplayan Büyükekşi, şöyle konuştu: "Hedef pazarlarda ilk sırayı yüzde 17 pay ile ABD aldı. Rusya yüzde 16 ile ikinci sırada yer alırken, bu ülkeleri Almanya, Çin ve Fransa takip etti. Geçen yıl kadar ihracat yapacağını belirten firmaların oranı yüzde 68 olurken, üretimde bu oran yüzde 71 oldu. Bu iyimser beklenti, bu yılın üretim ve ihracat artışı için parlak bir yıl olacağını gösteriyor. Yine bu yılın ilk çeyreğinde her iki firmadan biri yurt içindeki, her üç firmadan biri ise yurtdışındaki yatırımlarını artırmayı planlıyor. İlk çeyrekte ihracatçı firmaların yüzde 29'u istihdam artışı sağlayacak. Diğer çeyreklerde daha güçlü bir artış bekliyoruz." Büyükekşi, piyasa beklentilerini ise şu şekilde açıkladı: "İlk çeyrekte dolar kuru beklentisi 3.73 iken, euro beklentisi 4.01 ve parite beklentisi ise 1.07. Yıl sonunda ise dolar kuru beklentisi 3.83 olurken, euro beklentisi 4.03 oldu. İlk çeyrek büyüme beklentisi yüzde 2 iken 2017 geneli büyüme beklentisi ise yüzde 3.3 olarak çıktı. İhracatçılarımızın rekabetçi ideal kur beklentisi ise dolarda 3.41 iken euro'da 3.68 oldu."
Milliyet

Biraz yükselip % 8'e inecek
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ocak'ta gıda fiyatlarındaki artış ve döviz kurunun etkisiyle yüzde 9.22'ye çıkan enflasyonun bir süre daha yüksek çıkmasını bekliyor. TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, mevcut para politikası duruşunun net ve istikrarlı bir sıkılaştırmaya işaret ettiğini belirterek, "Bu duruş, enflasyon dinamiklerinde belirgin bir iyileşme gözlenene kadar devam edecek" dedi. Çetinkaya'nın, Londra'da J.P. Morgan Turkey Macro and Credit Conference'taki 'Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası' başlıklı sunumu bankanın resmi internet sitesinde yayımlandı. Sunumda Türkiye ekonomisinin son yıllarda yaşanan farklı nitelikteki şoklar karşısında dayanıklılığını koruduğunu vurgulayan Çetinkaya, öncü göstergelerin iktisadi faaliyette 2016'nın üçüncü çeyreğinde gözlenen daralmanın kalıcı olmadığını ve ekonominin ılımlı bir toparlanma sürecine girdiğini ifade etti. TCMB Başkanı, enflasyonun kısa vadede bir miktar daha yükseldikten sonra kademeli olarak düşerek yıl sonunda yüzde 8 düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini kaydetti.
Vatan

DÜNYA

Rusya, türk tankçı karargahını vurdu
Fırat Kalkanı harekâtı başladığından bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) El Bab'a yönelik en yoğun operasyonu devam ederken, dün sabah saat 08.40 sıralarında Rusya'ya ait bir savaş uçağı TSK unsurlarının olduğu bir binayı yanlışlıkla bombaladı. Olayda 3 asker şehit düşerken, biri ağır olmak üzere 11 asker yaralandı. 3 askerin cenazesi, karayolu ile Kilis'e, oradan da helikopterle Gaziantep'e getirildi. Şehitlerin Türk bayrağına sarılı naaşları, polis eskortu eşliğinde Gaziantep Adli Tıp Kurumu'na götürüldü. Şehitlerin cenazesinin bugün düzenlenecek törenin ardından, memleketlerine gönderilmesi bekleniyor. Genelkurmay Başkanlığı, şehit haberini dün akşam saat 17.50'de açıklamayla duyurdu. Açıklamada şöyle denildi: "Fırat Kalkanı harekâtı bölgesinde, 9 Şubat 2017'de saat 08.40 sıralarında Rusya Federasyonu'na ait bir savaş uçağı tarafından DEAŞ hedeflerine icra edilen hava harekâtı esnasında, kazaen TSK unsurlarının olduğu bir binaya isabet eden bomba ile üç kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri ağır olmak üzere 11 kahraman silah arkadaşımız ise yaralanmıştır. Yaralı personelimiz tedavilerinin yapılması maksadıyla süratle hastaneye ulaştırılmıştır. Rusya Federasyonu yetkilileri, söz konusu olayın bir kaza olduğunu ifade ederek, üzüntülerini ve taziye dileklerini iletmişlerdir. Olayla ilgili inceleme iki tarafça sürdürülmektedir." Bölgedeki askeri kaynaklar ise vurulan binada tankçı askerlerin olduğunu söylediler. Olayın meydana gelmesinden sonra Ankara ile Moskova arasındaki ilk temas Dışişleri Bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ile Sergey Lavrov arasında oldu. İki bakan telefonda görüşerek olayın aydınlatılması konusunda mutabık kaldı. Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Rusya Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov da, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ı telefonla arayarak yanlışlıkla Türk askerlerinin bulunduğu binanın vurulmasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek başsağlığı diledi. Kremlin Sarayı'ndan yapılan yazılı açıklamada da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, telefonla görüştüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'Türk askerlerinin ölümüyle sonuçlanan trajik olayla' ilgili üzüntülerini ilettiği, başsağlığı dilediği belirtildi. Açıklamada ayrıca "İki lider, Suriye'de terörizme karşı verilen mücadelede Rusya ile Türkiye arasında askeri kurumlar arasında koordinasyonun daha da arttırılması konusunda hemfikir oldu. Rusya-Türkiye-İran girişimiyle gerçekleşen Astana'daki Suriye temasları ele alındı. İki lider Astana ve Cenevre sürecini aktif bir şekilde destekleme niyetlerini dile getirdi" denildi. Putin, dün ayrıca olayı görüşmek üzere Güvenlik Konseyi'ni toplayarak Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov'u huzuruna çağırdı. Savunma Bakanı Sergey Şoygu'nun görüşmede istenmeyen hadisenin operasyonun yeterince koordineli yapılmamasından kaynaklandığını, ileride benzer olayların yaşanmaması için Rus ve Türk askeri yetkililerinin en yakın zamanda toplanarak, daha sıkı koordinasyon konusunu ele alacaklarını belirttiği aktarıldı. Rusya uçağının yanlışlıkla da olsa Türk askerlerinin bulunduğu binayı vurmasının, Suriye konusunu ve olası Rakka operasyonunu görüşmek üzere CIA Başkanı Mike Pompeo'nun ilk yurtdışı ziyaretini Ankara'ya yaptığı güne denk gelmesi dikkat çekti.
Hürriyet

Aday gösterdiği yargıç eleştirdi
ABD Başkanı Donald Trump, geçen hafta Yüksek Mahkeme üyeliğine aday gösterdiği Yargıç Neil Gorsuch'ın kendisini eleştirdiği yönünde çıkan haberleri reddetti. Demokrat Partili Senatör Richard Blumenthal, Amerikan CNN televizyonuna yaptığı açıklamada Yargıç Gorsuch'ın, senatörlerle yaptığı özel bir görüşmede ABD başkanının mahkemelerle ilgili açıklamalarını eleştirdiğini söyledi. Blumenthal, "Yargıç, görüşmede Trump'ın Federal Yargıç James Robart'a yönelik saldırgan tweetlerini moral bozucu ve yıldırıcı olduğunu net bir biçimde söyledi" dedi. Senatör, Yargıç Gorsuch'ın Trump'ın yargının bağımsızlığına yönelik sözlü saldırılarına karşı eleştirilerini kamuoyu önünde de yapması gerektiğini söyledi. Cumhuriyetçi Parti'den Senatör Ben Sasse de Yargıç Neil Gorsuch'ın görüşmede Trump'ı eleştirdiğini söyledi. Trump ise dün yaptığı açıklamada Gorsuch'ın sözlerinin "kamuoyuna yanlış aktarıldığını" söyledi. Trump'ın 27 Ocak'ta terör tehdidi nedeniyle nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan 7 ülkenin (Irak, İran, Suriye, Somali, Sudan, Libya ve Yemen) vatandaşlarının ve bazı mültecilerin geçici olarak ülkeye girişini yasaklama kararından bu yana tartışmalar yaşanıyor. Seattle'daki federal mahkeme, yasak kararını geçici olarak kaldırmıştı. Trump, bunun ardından Twitter'da kararı "saçma" olarak niteleyip mahkemenin hakimi James Robart'i "sözde yargıç" olarak nitelemişti. ABD'de en son karar mercii olan Yüksek Mahkeme'nin yargıçlarından Antonin Scalia'nın geçen yıl ölmesinin ardından bu koltuk hala boş. Trump, seçimi kazandıktan sonra boş üyeliğe Yargıç Neil Gorsuch'u aday göstermişti.
Hürriyet

İsrail'de pazara saldırı: 5 yaralı
İsrail'in başkenti Tel Aviv'deki bir açık hava pazarında silahlı saldırı gerçekleşti, 5 kişi yaralandı. Polis, Batı Şeria'nın Nablus kentinden geldiği belirtilen 18 yaşındaki bir erkeğin, koşarak tabanca ile rastgele çevreye ateş açtığını açıkladı. Olayın bir terör eylemi olduğu ifade edildi. İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yasadışı yerleşimlere ilave 3 bin konuta daha onay vermesi, tepki çekmişti.
Haber türk

Rusya: masada herkes olsun
Rusya'nın 20 Şubat'ta Cenevre'de düzenlenecek Suriye görüşmelerinde Kürtlerin de masada olması yönündeki açıklamaları sürüyor. Rusya'nın Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi Daimi Temsilcisi Aleksey Borodavkin, Cenevre'deki görüşmelerde Kürt grupların da masaya oturması gerektiğini söyledi. Görüşmelerin doğrudan hükümet ve muhalefet temsilcileri arasında olması gerektiğini savunan Borodavkin, Suriyeli muhalefet heyetinin listesini oluşturma yetkisinin Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura'da olduğunu söyledi. İlk etapta 9 Şubat'ta yapılması planlanan Cenevre görüşmeleri 20 Şubat'a ertelenmişti. Öte yandan, Suriye Arap Kızılay'ı Beşar Esad rejiminin kontrolündeki Halep'e düzenlenen havan topu saldırısında bir gönüllü ve yardım arayan iki sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. Havan topunun, Hamanadiya bölgesinde bir yardım dağıtım merkezine düştüğü belirtiliyor. 30 Aralık'ta Astana'da ilan edilen ateşkese rağmen Halep'in çevresinde zaman zaman çatışmaların sürdüğü ifade ediliyor. Reuters, Humus kentinde Esad rejiminin kontrolündeki Zehra bölgesinde yaşanan patlamada birkaç kişinin öldüğünü ve çok kişinin yaralandığını duyurdu. Bununla birlikte Suriye rejiminin başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesine düzenlediği "klor gazlı" saldırıda bir kişinin öldüğü, çok sayıda kişinin gazdan etkilendiği ifade edildi.
Milliyet

Avam kamarası'nda iskoç isyanı
İngiltere'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine ilişkin 23 Haziran'da düzenlenen referandumda AB 'de kalmaktan yana oy kullanan İskoçlar, Londra'nın Brüksel'le yollarını ayırma planına tepkilerini sürdürüyor. İskoçya Ulusal Partisi (SNP) vekilleri, önceki gün İngiltere'nin AB'den ayrılma (Brexit) sürecini başlatacak 50. maddeyi işletme yetkisinin hükümete devreden yasa tasarısının Avam Kamarası'ndaki oylaması esnasında sıradışı bir protesto eylemi gerçekleştirdi. SNP vekilleri yüksek sesle AB'nin resmi marşını söylemeye başladı. Vekil Patricia Gibson, Ludwig van Beethoven'ın 9. Senfonisi'nin bitiş bölümü olan 'Neşeye Övgü'yü (Ode an die Freude) söyleyen vekillere şeflik yaparken, salonda bulunan İngiliz vekiller eylemi sessiz şekilde izledi. Tasarı 122'ye karşı 494 oyla kabul edilerek Lordlar Kamarası'na sevk edildi. İskoçya Birinci Bakanı Nicola Sturgeon'ın İskoçları, İngiltere'den ayrılmak için Ağustos ayında ikinci kez sandık başına götürmeye hazırlandığı belirtildi. İskoçların yüzde 55'i, 2014'teki ilk referandumda bağımsızlığa karşı çıkmıştı.
Vatan

Paris banliyösünde taciz isyanı
Fransa'nın başkenti Paris'in Aulnay-sous-Bois banliyösünde, rutin kimlik kontrolü sırasında 22 yaşındaki Theo adlı gencin 4 polisin coplu cinsel saldırısına uğramasından sonra başlayan olaylar sürüyor. Önceki gece çıkan olaylarda en az 17 kişinin gözaltına alındığı açıklandı. Olaylarda onlarca aracın da ateşe verildiği kaydedildi. Olayların büyümesi üzerine Cumhurbaşkanı François Hollande taciz kurbanı genci hastanede ziyaret etmiş ve olayın sorumlularının cezalandırılacağını söylemişti. Ancak ülkedeki aşırı sağcılar olayda güvenlik güçlerinin haklı olduğu görüşünde. Aşırı sağcı Ulusal Cephe (FN) Lideri Marine Le Pen, Theo'nun durumuna ilişkin bir soruya 'güvenlik güçlerine destek vermenin temel prensip olduğunu' söyledi. Theo ise Twitter'dan Aulnay-sous-Bois banliyösü sakinlerine sükunet çağrısı yaptı.
Vatan

POLİTİKA

Her türk şair doğar
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri törenindeki konuşmasında, şiir sevgisinin Türk milletinin genlerinde olduğunu belirterek "Hani 'Her Türk asker doğar' diye bir söz var ya, onun doğrusu 'Her Türk şair doğar' olmalıdır" dedi. Türkiye'nin 14 yılda yaşadığı dönüşümün en zayıf halkalarının eğitim ve kültür olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, törendeki konuşmasında özetle şunları söyledi: "Matematikten felsefeye, mimariden edebiyata, hukuktan sağlığa kadar her alanda insanlığın bugün sahip olduğu birikimin temeline baktığımızda hep ecdadımızı görürüz. Millet ve devlet olarak hedefimiz işte bu mirasın üzerindeki külleri üflemek, yeniden öncü ve önder konuma getirmektir. Gençlerimizin dinledikleri müziğe, seyrettikleri filmlere, okudukları kitaplara, giydikleri kıyafetlere kadar hayatlarının her safhasında bunların izini görmek mümkündür. Ülkemizin sıkıntısı son birkaç asırdır diğer medeniyetlerle, kültürlerle olan iletişimini tek taraflı yapmış olmasıdır. Sadece aldık ne yazık ki sadece takip ettik. Güvenlik önemlidir ama sanatı ihmal ederseniz hedefinize ulaşamazsınız. Ekonomi önemlidir ama kültürü ihmal ederseniz aynı neticeyi verir, gerçeğin farkındayız. Yeni Türkiye'nin inşası çalışmalarında diğer medeniyet unsurlarıyla birlikte kültür ve sanata da özel önem veriyoruz. Bir yandan geleneksel sanatlarımıza sahip çıkma ve ihya etme diğer yandan bunları çok daha ileriye taşıma konusunda seferberlik ruhuyla çalışmalıyız. Ülkemizin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı büyük dönüşümün en zayıf halkalarını ne yazık ki eğitim ve kültür oluşturuyor. Bu konularda hayal ettiğim düzeylere ulaşamamış olmamızdan dolayı fevkalade müteessirim. Bu bir özeleştiridir ama gerçektir. Önümüzdeki dönemde bu alanlara özel önem ve öncelik vererek hem eksiklerimizi tamamlamak hem de çok daha büyük başarılara imza atarak bu eksiğimizi gidermeliyiz. Nesrin Sipahi hanımefendi Türk musikisi alanında gerçekten abide bir isim. Türk musikisinin geniş kitleler tarafından sevilmesinde kendisinin çok büyük emeği, katkıları oldu. Şiir sevgisi bizim milletimizin adeta genlerinde vardır. Hani 'her Türk asker doğar' diye bir söz var ya onun doğrusu 'her Türk şair doğar' olmalıdır."
Hürriyet
Bozdağ: 16 nisan sanki kesin gibi
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, referandum tarihine ilişkin olarak, "Yasa kuralı koymuş, tarihi esasında onaydan sonra yasa belirliyor. Yasa 60'ıncı günü takip eden ilk pazar dediğine göre bugün (dün), yarın, öbür gün onaylanırsa da tarih 16 Nisan'ı gösteriyor. 16 Nisan sanki kesin gibi çünkü takvim onu gösteriyor" dedi. Bozdağ, dün TRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasa değişikliğini bu hafta içinde onaylayacağını açıkladığını hatırlattı. Referandum takvimine ilişkin Bozdağ, "Yasa kuralı koymuş, tarihi esasında onaydan sonra yasa belirliyor. Yasa 60'ıncı günü takip eden ilk pazar dediğine göre bugün, yarın, öbür gün onaylanırsa da tarih 16 Nisan'ı gösteriyor. 16 Nisan sanki kesin gibi çünkü takvim onu gösteriyor" dedi. Bozdağ, değişikliğe vatandaşın büyük oranla, "evet" diyeceğini ve bu konuda tereddüdünün bulunmadığını dile getirdi. Ak Parti'nin her seçimde profesyonel destekler aldığını ve bu anlamda hazırlıkların sürdüğünü bildiren Bozdağ, partide süreci yönetecek bir strateji ekibinin oluşturulduğunu, ay sonuna doğru geniş katılımlı bir tanıtım yapılabileceğini dile getirdi. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin TBMM'de partisinin grup toplantısındaki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Bozdağ, "Sayın Bahçeli'nin yaptığı salı günkü konuşma, tarihi nitelikte bir konuşma. Çok net, açık bir şekilde MHP'nin duruşunu ortaya koydu ve bu duruşa karşı bakanlara da kendince cevaplarını verdi" dedi. CHP'nin anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi'ne götüreceğinin anımsatılması üzerine Bozdağ, CHP'nin alışkanlıklarından vazgeçmediğini vurguladı. Oylamalar sırasında CHP'nin kamera kayıtları aldığını, Anayasa Mahkemesine sahte delil sunmak için çabaladığını ifade eden Bozdağ, "Çünkü CHP, bütün ihtilaflarını mahkemeyle çözmeyi alışkanlık hale getirmiş. Esasında halka gitme kararı verilen bir konuda Anayasa Mahkemesi'ne gitmek siyasi etiğe uymaz" dedi.
Milliyet

SPOR

THY Euroleague'in 22. haftasında Emperio Armani Milano'yu ağırlayan Anadolu Efes, geçtiğimiz hafta Daçka'yı 25 sayı geriden gelerek yıkan rakibini 19 sayıdan dönerek devirdi, 11. galibiyetini elde etti: 90-86 Hem Efes'in hem Türk Basketbolu'nun efsanelerinden Petar Naumoski'nin ölümsüzleştirildiği, formasının Abdi İpekçi tavanına asıldığı özel bir geceydi. Aydın Örs'ün ardından bir başka efsanenin de onurlandırılması, geceye farklı bir anlam kazandırmış, heyecan daha da artmıştı. Ancak ilk yarıda o efsane kulübün sadece gölgesi sahadaydı. Daha 2 dakika dolmadan yenen 10-0'lık seri, 4 dakikada kaybedilen 4 top, inanılmaz savunmasıyla Koraç destanını yazanların salonda olduğu bir gecede çok fazlaydı! Sadece savunmada değildi sıkıntı, hücumda da kimse ne yapıldığını anlamamıştı. Bu tempoyla Efes'in maç kazanılamayacağını sahada arkadaşlarına anlatacak bir Naumoski yoktu mesala sahada, zaten fark 19 sayıya kadar çıktı. Bir kıvılcım gerekliydi Efes'e. İkinci yarıda önce hücum toparlandı. 3. çeyrekteki 9'da 7 üç sayı isabeti özel bir performanstı. Ancak Milano'yu devirmek için öncelikle rakibin hızını kesmek lazımdı. İşte o işi de kaptan Doğuş Balbay yaptı. Honeycutt'ın da yardımıyla inanılmaz bir baskı yaptı Doğuş, Milano'nun kısaları dağıldı. Heurtel ile yan yana oynarken her yere yetişmesi, Fransız'ı da savunmaya başlattı. Yetmedi 9 sayı, 3 asist, 3 top çalma, 5 ribauntla oynadı. En kritik anda üçlüğü atıp, skoru dengeledi, maç sonunda aldığı iki ribaunt, yaptığı smaç, son saniyede kaldığı topla efsaneyi ayağa kaldırdı. Dunston'ın bu kadar etkisiz olduğu bir günde Kirk'ün ekstra katkısı, Perasovic tarafından çok kritik anlarda Doğuş kenardayken sahada tutulan Granger'ın yaptığı top kayıplarının Milano tarafından kullanılamaması, bu çok özel gecedeki kabusu sonlandırdı.
Milliyet


Galatasaray'ın Florya'dan sonraki yeni durağı, sarı- kırmızılı takımın önemli bir çilesini de ortadan kaldıracak. Milliyet'in daha önce duyurduğu, yeni antrenman bölgesinin Kemerburgaz'da olacağı müjdesinin başkan Dursun Özbek tarafından gelecek ay yapılacak Galatasaray Olağan mali Genel Kurulu'nda verileceği ifade edildi. Kemerburgaz'daki yeni arazinin, her yönden büyük avantajlar içerdiği belirlendi. Yola uzak olmayan 200 dönümlük Kemerburgaz'daki arazinin Türk Telekom Arena'ya yakınlığı ise büyük bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Buradaki araziden Türk Telekom Arena'ya 8 dakikada ulaşılabildiğinin altı çizildi. Florya'dan maç günleri Türk Telekom Arena'ya 1-1.5 saatte gidilebildiğini belirten sarı-kırmızılı yetkililer, "Sanki deplasmana gidiyoruz. Yeni te- sislerimizde böyle bir sorun kesinlikle olmayacak" yorumunu yaptı. Galatasaray'ın 200 dönümlük yeni arazisi hem antrenman sahası problemini ortadan kaldıracak hem de altyapılara, çalışma alanları yaratacak. Sarı-kırmızılı camia, bu operasyonla Dursun Özbek'in Galatasaray'ın tarihine geçecek bir hamlede bulunduğuna dikkat çekiyor.
Milliyet


Süper Lig'de yakaladığı 4 maçlık galibiyet serisiyle liderliğe yükselirken, şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olduğunu gösteren Beşiktaş'ta, Başkan Fikret Orman işi sıkı tutuyor. Siyah-beyazlı kulübün patronu bir süre önce aldığı takımı yalnız bırakmama kararı çerçevesinde önceki gün tesislere giderek özel bir motivasyon konuşması yaptı. Atiba Hutchinson için düzenlenen doğum günü kutlamasına da katılan Fikret Orman'ın, Karabükspor deplasmanı öncesi teknik heyet ve futbolculardan üç puan istediği aktarıldı. Başkan Orman'ın tesislerde yaptığı konuşmada, "Karabük'e lider gidiyorsunuz, lider döneceksiniz. Bakmayın kupa maçında yaşananlara. Futbolda böyle şeyler olur. Ama bunlardan hep birlikte ders çıkarmalıyız. Ligdeki maçlarımızda, bu tür hatalara bir daha düşmemeliyiz. Bizim bu yarışta takılmamızı bekleyenler muhakkak olacaktır. Fakat biz sadece kendi işimize bakacağız" ifadelerini kullandığı belirlendi. Teknik heyet ve kaptanlarla özel bir görüşme yapan Fikret Orman'ın, siyah-beyazlılara tam destek verdiği vurgulandı. Süper Lig'in en kritik dönemi içinde olduklarının altını çizen Fikret Orman'ın, "Herkes bu yolda üstüne düşen vazifeyi eksiksiz yerine getirmeli. Artık zor haftalara giriyoruz. Bizler yönetim olarak üstümüze düşeni yapacağız. Ligde böyle futbol oynamayı sürdürürsek istediğimiz hedefe ulaşırız. Yeter ki herkes soğukkanlı olsun. Tahriklere kapılmayalım. Bu iş bitti diye havalara da girmeyelim. Yolunuz açık olsun, Karabük'ten üç puanla dönün" diyerek takıma başarı dilediği öğrenildi.
Milliyet

Fenerbahçe Yönetimi'nin Teknik Direktör Dirk Advocaat'a önerdiği yeni sözleşme en önemli gündem maddesi oldu. Hollandalı hoca ile gelecek sezon da devam etmek isteyen sarı-lacivertliler resmi teklifini sundu. Advocaat ise kesin cevabını vermeden önce süre istedi. Konuyu Hollanda'da bulunan ailesi ile de değerlendirecek olan deneyimli teknik adamın sezon sonunu beklemeyi düşündüğü öğrenildi. Bunda en büyük etken ise devam eden şampiyonluk yarışı ve takımın üç kulvarda mücadele etmesi oldu. Hem oyuncuların hem de kendisinin konsantrasyonunu bozmamak adına kesin cevabını erteleyen Advocaat'ın Mayıs ayını bekleyeceği kaydedildi. Daha önceki yabancı teknik adamlara göre daha farklı bir profil çizen deneyimli hoca göreve gelmeden önce yönetimle yaptığı konuşmada tek amacının sarılacivertli kulübe fayda sağlamak olduğunu ifade etmişti. "Kontrat önemli değil. İstediğiniz zaman giderim , tazminat istemem " diyen Advocaat'ın bu sözleri de yönetimi şaşırtmıştı. Hollandalı hocanın ilk günden bu yana söylemleri ve icraatları kendisiyle devam edilmek istenmesinin en önemli faktörleri oldu. Yönetim şu anda Advocaat'ın kararını beklemeye koyuldu.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme