11 Şubat 2017 Cumartesi

11.02.2017 Genel Gündem

11.02.2017

GÜNDEM

Gül: Çok Rahatsız Edici Ve Çok Vicdan Yaralayıcı
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İstanbul'da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile akademisyenlerin ihraç edilmesini üzüntüyle takip ettiğini belirterek, "Özellikle bilim dünyasında, üniversitelerde bu işin sıklaşması çok rahatsız edici ve çok vicdan yaralayıcıdır" diye konuştu. Gül, RessamZeynep Aslı Türkeli'nin Harbiye Cemal Reşit Rey Salonu'nda düzenlenen sergisinin açılışına katıldı. Törene Gül'ün yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci katıldı.Abdullah Gül, açılış programının sonunda basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile akademisyenlerin ihraç edilmesine yönelik bir soru üzerine Abdullah Gül, "Doğrusu bunu üzüntüyle takip ettiğimi beyan etmek isterim. Çünkü hem vicdanla hem de adaletle bağdaşmayan birçok durumlar görüyorum, bu Kanun Hükmünde Kararnamelerle ve görevlerine son verilenlerle ilgili. Özellikle bilim dünyasında, üniversitelerde bu işin sıklaşması çok rahatsız edici ve çok vicdan yaralayıcıdır" diye konuştu. Gül, "Ben hatırlıyorum; 12 Eylül'de güvenlik soruşturmaları vardı. Üniversitede hocaydım. Güvenlik soruşturmasından dolayı üniversiteden ayrılıp yurtdışına gitmek durumunda kaldım. 28 Şubat'ta olanları herkes bilir. Dolayısıyla bu tip vicdanlara ve adalete ters gelen konularda hep prensipli, ilkeli durmak gerekir. Bunları çok rahatsız edici görüyorum. Ümit ederim ki bunlar süratle düzeltilir" ifadesini kullandı. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, bu konuda çok eleştiri olduğunu, listenin yeniden değerlendirilmek üzere YÖK'e gönderileceğini, yanlışların düzeltileceğini söyledi. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ise 330 akademisyenin ihraç edilmesi süreciyle ilgili yapılan tartışmalar üzerine bir açıklama yaptı. Açıklamada, yükseköğretim kurumlarındaki akademik personelin KHK'lar çerçevesindeki işlemlerinin, üniversitelerce oluşturan komisyonlar vasıtasıyla yürütüldüğü bildirilerek şu ifadelere yer verildi: "Bu süreçte gerekli tüm titizlik ve hassasiyetler üniversitelerce gösteriliyor olmasına karşın yine de oluşmuş ve oluşabilecek mağduriyetlerin değerlendirilme süreçlerine yönelik ise 685 sayılı KHK ile 'Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu' kurulmuştur. Bu komisyonun bütün mağduriyet müracaatlarını hukuk çerçevesinde ve toplumsal vicdanı tatmin edecek şekilde değerlendireceğine inanıyoruz."
Haber Türk


Göz Açtırmıyorlar!
İl Jandarma Bölge Komutanlığı'na bağlı Jandarma Özel Harekat (JÖH) birlikleri, hava sıcaklığının sıfırın altında 15 derece ölçüldüğü Bitlis'te terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlarını aralıksız sürdürüyor. Devletin her türlü imkanını seferber ettiği güvenlik güçleri, kar kalınlığının 2 metreyi aştığı kırsalda arazi arama ve tarama faaliyetleri gerçekleştiriyor. Türk milletinin huzuru ve vatanın bölünmez bütünlüğü için adeta kar altında yaşayan birlikler, dondurucu soğuğa rağmen elleri tetikte bekliyor. Tatvan-Van karayolunun Kesan Deresi mevkisinde belirledikleri güvenli bölgede kurdukları çadırlarda konuşlanan JÖH birlikleri, kırsal alanları didik didik tarayarak, teröristlere göz açtırmıyor. Zor şartlara hazırlıklı olan Mehmetçik, kış koşullarına uygun kıyafet ve donanımıyla terör örgütüne ve kaçakçılık olaylarına karşı gece gündüz demeden mücadelesini sürdürüyor. JÖH birlikleri, Türkiye'nin en soğuk illeri arasında bulunan ve en fazla kar yağan illerinden Bitlis'te görevini başarıyla yerine getiriyor.
Vatan


EKONOMİ
Dolar: 3,6910-3,6993
Euro: Euro 3,9275-3,9373
Sterlin: 4,6084-4,6225
Gram Altın: 146,4809-146,7300


Foreksçilere Kaldıraç Şoku
BİREYSEL yatırımcıların yüksek kaldıraca dayalı risk almalarını ve düşük tutarlı tasarruflar için yüksek kaldıracın yol açacağı muhtemel mağduriyetleri önlemek amacıyla kaldıraçlı işlemlerde 1'e 100 olarak uygulanan oran 1'e 10 olarak değiştirildi. Yani bundan böyle yatırımcıların işlem için riske atacakları para miktarı azalmış olacak. Normalde 100 dolar koyduğunda yatırımcı 1'e 100 kaldıraç oranında 10 bin dolarlık işlem yapabiliyor, kâr ve zarar oranı ise yatırdığı paranın 100 katı üzerinden hesaplanıyordu. Şimdi ise 100 dolar koyduğunda ancak 1000 doları riske atabilecek. Ayrıca işlemlere başlayabilmek için asgari 50 bin Türk Lirası veya muadili döviz tutarında başlangıç teminatı yatırılması zorunluluğu getirdi. Aracı kurumların gelirlerinin yaklaşık yüzde 40'ı kaldıraçlı işlemlerden gelirken; düzenlemenin aracı kurumların gelirlerini, özellikle de sadece bu alanda faaliyet gösterenlerin faaliyetlerini olumsuz etkilemesi bekleniyor. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli de düzenlemelerin spekülatif amaçlı ve bireysel işlemleri caydırırken, hedge amacıyla kurumsal kullanıma herhangi bir kısıtlama getirmediğine dikkat çekti. Aracı kurum yetkilileri ise pazartesi günü Aracı Kuruluşlar Birliği toplantısı yapılacağını söylerken, 6.500 kişinin istihdam edildiği sektörde büyük işten çıkarmalar yaşanacağını belirtti. Konu ile ilgili "Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlere ilişkin esaslar hakkında tebliğde kaldıraç oranına ilişkin düzenlemeler" Resmi Gazete'de dün yayımlanarak yürürlüğe girdi. Türkiye Sermaye Piyasası Birliği (TSBP) 2016 yılı 9 aylık verilere göre, aracı kurumların toplam aracılık gelirleri 1.1 milyar TL olurken, yüzde 45'ini hisse, yüzde 38'ini ise kaldıraçlı işlemler oluşturdu. Foreks piyasasında 2.9 trilyon dolar işlem hacmi gerçekleşti ve toplam 88 aracı kurumun 43'ü kaldıraçlı işlemler piyasasında faaliyet gösteriyor. TSBP Genel Sekreteri İlkay Arıkan, Reuters'a yaptığı açıklamada, "Kurumlar bundan sonra ya hisse ya da tahvile girecekler başka işleme bakacaklar ya da kapanacaklar. Kaldıraçlı işlem yapan aracı kurumların 15'inin asıl işi foreks. Bu nedenle bu kurumların gelirlerinde ciddi bir daralmaya yol açar" dedi. Destek Yatırım Araştırma Müdürü Murat Tufan, tebliğin finansal piyasalardaki istihdamı ve aracı kurumların varlığını tehdit eden bir düzenleme olduğunu belirtti. Tufan, "Foreks piyasalarında aktif olarak işlem yapan yatırımcıların yüzde 5'inin 50 bin TL üzerinde teminatı var. Düzenlemeyle yatırımcı sayısı azalır ve çok sayıda kurumun kapısına kilit vurulur. Yatırımcılar yurtdışına kaçabilir, merdiven altı kurumlara yönelebililir. Ayrıca SPK korumasından da mahrum kalmış olacaklar" dedi.
Hürriyet

Aşkımız Bitmez Yatırıma Devam
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 700 milyon dolar yatırımla yapılan 1.2 milyar metreküplük 'Tuz Gölü Yeraltı Doğalgaz Depolama Tesisi' açılış töreninde tesisin kapasitesinin artırılacağı müjdesi verdi. Erdoğan, 2 milyar dolarlık yeni yatırımla tesisin kapasitesinin 1.2 milyar metreküpten, 5.4 milyar metreküpe çıkarılacağını açıkladı. Türkiye'nin en büyük gaz depolama tesisi olan proje kapsamında Aksaray'ın Sultanhanı Beldesi yakınlarındaki tesisin günlük sisteme doğalgaz verme kapasitesinin 44 milyon metreküp olduğunu yeni yatırımla beraber bu rakamın 80 milyon metreküpe çıkacağını vurgulayan Erdoğan, bunun da Türkiye'nin günlük tüketiminin üçte birini karşılamaya yeteceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Yıldırım'ın gaz basma işlemini başlatarak açtığı tesisteki çalışmalar depolama yapılırken de devam edecek. Tesis kısa süre içerisinde tam kapasiteyle hizmet verecek. Erdoğan törende yaptığı konuşmada, açılışı yapılan doğalgaz depolama tesisi yapımında Tuz Gölü'nün yüzeyinin 1100 ile 1400 metre altında doğalgaz depoları oluşturulduğunu belirterek şöyle konuştu: "Her biri 630 bin ile 750 bin metreküp arasında kapasiteye sahip 12 suni mağaraya toplam 1.2 milyar metreküp doğalgaz depolanacak. Günlük 44 milyon metreküp doğalgazı şebekeye verebileceğimiz bir rezerve sahip oluyoruz. Yerin altındaki tuz katmanlarına su basılarak oluşturulan devasa boşluklar borular, kompresörlerle donatılarak depoya dönüştürüldü. İlk aşamada buradaki depolardan ülkemizin günlük ihtiyacının altıda biri kadarı temin edilecek." Türkiye'nin acil durumlarda gaz ihtiyacını karşılamaya yönelik başka çalışmaların da bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, "Geçtiğimiz aralık ayında İzmir'de Türkiye'nin ilk yüzen LNG depolama terminalini ve ilave tesisini hizmete aldık. Trakya ve Mersin'deki tesislerle birlikte ülkemiz, doğalgaz ve LNG yedeklemesi konusunda önemli bir yere gelme konusunda hızla ilerliyor. Bunlar basit yatırımlar değil" diye konuştu. Erdoğan şöyle devam etti: "Bunlar var ya bunlar, bunlar sadece laf üretirler bunlarda hizmet yok. Ama biz size âşığız. Bizler Ferhat'ız, sizler Şirin. Dağları Ferhat'a deldiren neydi, aşkıydı. O aşkı olunca dağları delerse biz de Tuz Gölü'nün altını delip doğalgazı depolarız çok mu. Bu aşk olursa olur bu aşk olmazsa olmaz yan gelip yatarak bunlar olmaz. Şu ana kadar Marmaray'dan 200 milyona yakın insan geçti. Bu aşk olursa boğazın altına Avrasya tünelini, Osmangazi köprüsünü yaparsanız. Bu aşk olursa Çanakkale Köprüsü'nün temelini atıyoruz. Aşk aşk, inşallah yine bu aşk bizi dertli etti."
Hürriyet

Fon'un Bir Yıllık Faiz Geliri İşsizliğe Feda
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ekonomi Şûra'sında mart döneminde işsizliği hızla düşürme hedefi koyarak başlattığı istihdam seferberliği kapsamında, önceki gün işvereni istihdama teşvik için yeni destek paketi açıklanmıştı. Paket 106 lirası vergi, 666 lirası da prim olmak üzere işverene şubattan itibaren alacağı her işçi için yıl sonuna kadar 773 lira devlet desteği öngörüyordu. Bu rakamın 666 lirası İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak. Böylece bir işçinin işverene maliyeti yıl sonuna kadar 2 bin 88 liradan 1.314 liraya çekilmiş olacak. Maliye Bakanı Naci Ağbal'ın dün verdiği rakamlara göre söz konusu teşvikin maliyeti 12.3 milyar lira olacak. Ancak bu rakamın 11 milyar lirası İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılanacak. İşsizlik Sigortası Fonu'nun Aralık 2016 sonu itibarıyla son verilerine bakıldığında toplam varlık 103.2 milyar liraya ulaşmış durumda. Buna göre İşsizlik Sigortası'ndan karşılanacak 11 milyarlık maliyet, Fon'un prim dışında yaklaşık 1 yıllık faiz getirisinden karşılanmış olacak. Fon büyüklüğü gelir ve giderler dikkate alındığında bu tarih itibarıyla 2015'e göre yaklaşık 10 milyar lira arttı. 2016 itibarıyla Fon'un yüzde 91'i devlet tahvili, yaklaşık yüzde 9'u da mevduatta değerlendirilerek ortalama yüzde 8.2 getiri elde edildi. Böylece Fon'un 2016'daki toplam faiz ve diğer getiri kalemleri toplam yaklaşık 9 milyar lira oldu. Bu rakam da işsizlik sigortasından çekilecek rakama yaklaşıyor. Kısacası yıllık 22.2 milyarlık Fon gelirlerinin yüzde 49'u ile istihdam seferberliğine destek planı finanse edilmiş olacak.
Haber Türk

İstihdam Teşviki Maliyeti %35 Düşürüyor
Maliye Bakanı Naci Ağbal, istihdam seferberliği kampanyasıyla ilgili olarak, "Bütün işletmelerimize çağrıda bulunuyorum. İşçilik maliyetlerinin yüzde 35 düşürüldüğü bir ortamda, Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde başlatılan bu kampanyaya katılmalarını bekliyorum" dedi. Ağbal, TRT Haber'de katıldığı programda, işverenlerin, 2016 Aralık ayındaki mevcut çalışan sayılarına bu yıl içinde ilave ettikleri her çalışan için teşvikten yararlanacaklarını hatırlatarak, şunları kaydetti: "2016 Aralık ayında işletmemde 10 kişi çalışıyordu, ocak ayında yeni 2 kişi aldım, asgari ücret üzerinden de bunlara ödeme yapacağım. Normalde asgari ücret üzerinden ödeme yapsa ne kadar maliyeti var? 2 bin 178 lira. 2 bin 178 liranın 773 lirası devlete verilen vergi, prim ve fon maliyetlerinden oluşuyor. Net asgari ücret 1404 lira, 1404 liranın üzerine 773 lira da vergi, prim ve fon ödemesi yapıyor. Bu şekilde aldığınız çalışanın 773 lirasını devlet karşılıyor. Dolayısıyla maliyetiniz 2 bin 178 liradan 1404 liraya düşüyor. Çalışan, asgari geçim indirimi dahil alması gereken maaşını tam olarak alıyor ama buna karşılık işveren, kendisine gelen bu vergi ve prim yükünden kurtuluyor. Bu maliyetlerde yüzde 35 azalma demek." Ağbal, devletin karşılayacağı 773 liranın 666 liralık kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) ödenen primler ve İşsizlik Sigortası Fonu'na ödenen tutar, geri kalan yaklaşık 93 liranın Gelir Vergisi, 13 lira 49 kuruşun da Damga Vergisi olduğunu ve tüm bunları almayacaklarını bildirdi. Ağbal, teşvikin maliyetinin 11 milyar lirası İşsizlik Sigortası Fonu'ndan olmak üzere 12.3 milyar lira olduğunu kaydetti.
Milliyet

Yatırımın İline Biz Karar Vereceğiz
Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Cazibe Merkezleri Programına yatırım için 2.5 milyar lira civarında başvuru olduğunu belirterek, "Önümüzdeki günlerde bunun yoğun şeklinde artacağını düşünüyoruz. 10 bin kişiye yakın da istihdam öngörülüyor" dedi. Elvan, MÜSİAD tarafından düzenlenen Cazibe Merkezleri Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, yeni programla yatırımın başından sonuna kadar olan süreçte yatırımcı ile birlikte olunacağını aktardı. Elvan, sözlerine şöyle devam etti: "Biz yatırımcının eline bir teşvik belgesi verip, 'Gidiniz, yatırımınızı yapınız' demenin ötesine geçiyoruz. Proje fikrinden işletme aşamasına geçinceye kadar olan tüm süreçler devlet, hükümet, kamu olarak biz sizin yanınızda olacağız. Herhangi bir sorun ile karşılaştığınızda bu sorunu çözecek olan siz değilsiniz, biziz." Elvan, firmaların rekabet gücünü artırmak için her bir ilde her bir alt bölgede sanayi kümeleri oluşturacaklarını belirterek, "Örneğin, ayakkabı imalatı yapmak isteyenler varsa 'Şanlıurfa'ya gideceksin' diyeceğiz. 'Sağlıkla ilgili bir yatırım yapmak istiyorsanız şu ile gideceksiniz' diyeceğiz. Elbette siz il tercihini yapacaksınız ama bu ayın 27'sine kadar süre verdik, başvuruları aldıktan sonra hangi ilde hangi yatırımların yapılacağına biz karar vereceğiz. Neden? Çünkü biz o illerde bir kümelenme oluşturmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Vatan

Komşu'dan 'Vize' Desteği
Yunan yetkililer, Türk vatandaşlarına "kapıda vize" uygulamasının devam etmesi için elinden geleni yapacağını bildirdi. Avrupa Komisyonu'nun (AB) bu yıl için Yunan adalarına girişte, kapıda vize alınabilmesini sağlayan uygulamaya onay vermemesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, Türk turistlerin ülkelerine gelmelerini arzu ettiklerini ve programın devamının iki ülke için de faydalı olacağını söyledi. İsminin açıklanmasını istemeyen üst düzey diplomat, Yunanistan'ın Türkiye ile ilişkilerini güçlendirmek istediğinin altını çizerek, kolay vize uygulamasının da bu politikanın bir parçası olduğuna işaret etti. AB Komisyonu tarafından alınan kararın, Yunan vizesi değil Schengen ile ilişkili olduğunu anımsatan yetkili, "Sorun burada. Uygulamanın 2017'de de devam etmesi amacıyla Brüksel'i ikna etmek için her türlü çabayı göstereceğiz" dedi. Yunan yetkili, AB'nin ikna edilememesi halinde ise başta Yunanistan'ın İzmir Başkonsolosluğu olmak üzere Türkiye'deki diplomatik misyonlarına personel ve teçhizat takviyesi yapılacağını kaydetti. Geçen yıl İzmir Başkonsolosluğu tarafından 50 binin üzerinde Türk vatandaşına vize verildiği bilgisini paylaşan Dışişleri yetkilisi, bu yıl sayının daha da artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi. Midilli, Sakız, Rodos, İstanköy, Sömbeki, Sisam ve Meis adaları için 2012 yılından bu yana Nisan-Ekim ayları arasında geçerli olan uygulamayla Türk turistlerin adalara seyahatlerinde limanda vize verilerek önemli bir kolaylık sağlanıyordu.
Vatan

DÜNYA
Türk Askerlerı 10 Gündür Oradaydı
Rusya Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağının El Bab'da Türk tankçıların geçici barınak ve karargâh olarak kullandığı bir binayı yanlışlıkla vurmasıyla ilgili, Ankara ve Moskova'dan farklı değerlendirmeler geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, hava operasyonuna ilişkin, "Uçaklarımız, Türk partnerlerimizin verdiği koordinatlara göre hareket etti, orada Türk askerlerinin bulunmaması gerekiyordu" açıklaması yaptı. Genelkurmay Başkanlığı'ndan dün akşam saatlerinde yapılan açıklamada, Türk askerinin söz konusu bölgede 10 gündür bulunduğu ve bunun Rusya'ya iletildiği vurgulandı. Genelkurmay, Rus Sözcü Peskov'un açıklamalarının kamuoyunda yanlış bir algıya sebeb olabileceğini belirterek şu açıklamayı yaptı: "Suriye'deki harekât kapsamında birliklerin birbirlerine zarar vermesinin önlenmesi maksadıyla; iki ülke arasında 12 Ocak 2017 tarihinde imzalanan mutabakat doğrultusunda TSK tarafından harekâta ilişkin bilgiler Rus muhataplarla düzenli ve karşılıklı olarak paylaşılmaktadır. 9 Şubat 2017'de uçakla vurulan unsurlarımız takriben 10 günden beri aynı noktada bulunmaktadır. Son olarak 8 Şubat 2017'de Rusya birliklerinin kontrolünde bulunan bölgeden, dost unsurların bulunduğu noktaya bir roket atılması üzerine, unsurlarımızın bulunduğu noktanın koordinatları son olarak aynı gün akşam saat 23.11'de Hmeymim'de bulunan Harekât Merkezindeki sorumlu personele tekrar iletilmiştir. Aynı saatlerde Ankara'daki Rus Silahlı Kuvvetleri Ataşesi, Genelkurmay Başkanlığı karargâhına davet edilerek unsurların bulunduğu noktaların daha önce de verilen koordinatları bir kez daha elden kendisine verilmiştir." Türk askeri kaynakları, Kremlin Sözcüsü'nün "Türk partnerlerimizin verdiği koordinatlar" tanımına da şu açıklığı getirdiler: "Rusya ile hergün hem özel kuvvetlerimiz, hem sahada bulunan diğer kuvvetlerimiz, hem de Eskişehir'deki Muharip Hava Kuvveti ve Hava Savunma Komutanlığımız düzenli bilgi paylaşımında bulunuyor. Koordinatlarda bir değişiklik olduğu zaman bu anında bildiriliyor. Bu bilgi paylaşımında nelerin ve nerelerin 'Dost koordinatı' ya da 'Dost koordinatı olmadığı' son derece açık şekilde belirtiliyor. Bizim orada bulunduğumuz 'dost koordinatı' olarak 10 gün önce bildirildi. Ayrıca 8 Şubat'ta askerlerimizin bulunduğu bölgeye gelen roket de, aynı günün gecesinde Rusya'ya 'dost koordinata roket atıldı' diye bildirildi." Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la yaptığı telefon görüşmesinde, yaşanan olayla ilgili, "Benim haberim yoktu. Sabah öğrendim. Meseleyi çok ciddiye alıyorum. Son derece üzgünüm. Bu işin ciddi şekilde koordinasyon edilmesiyle ilgili gereken talimatları veriyorum" dediği öğrenildi. Önceki günkü olay sonrası Ankara ve Moskova, Suriye sahasında daha koordineli hareket etmek için yeni birimler kurma konusunda anlaştı.
Hürriyet

Hakaret Şiirine Kısmen Yasak
Almanya'da Hamburg Eyalet Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren şiirin bir kısmının yasaklı kalmasına karar verdi. Alman ikinci televizyon kanalıı ZDF'deki programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret içeren şiiri okuyan komedyen Jan Böhmermann, küfür ve hakaret içeren şiirin bir bölümünü bundan sonra okuyamayacak. Böhmermann, geçtiğimiz yıl 31 Mart'ta ZDF'te yayınlanan 'Neo Magazin Royale' programında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ağır hakaretler ve küfürler içeren şiiri okumuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlarının başvurusu üzerine Hamburg Eyalet Mahkemesi, geçen yıl mayıs ayında şiirin bir bölümünü yasaklamıştı. Ancak cumhurbaşkanının avukatları şiirin tamamen yasaklanmasını istiyordu. Böhmermann'ın ve ZDF'in avukatları ise şiiri fikir özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilip kısmi yasağın da kaldırılmasını talep ediyordu.
Hürriyet

Ukrayna'ya Kimlikle Seyahat Dönemi
Türkiye'yle Ukrayna, sadece kimlik kartıyla seyahat için mutabakata vardı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ortak Stratejik Planlama Toplantısı'na başkanlık etmek üzere gittiği Ukrayna'nın başkenti Kiev'de mevkidaşı Pavlo Klimkin'le görüşmesinin ardından yaptığı basın açıklamasında, iki ülke arasında anlaşmaya varıldığını açıkladı. Çavuşoğlu, "Karşılıklı ziyaret ve turist sayısını artırmak istiyoruz. Halklarımız arasında daha fazla temas olsun istiyoruz. O nedenle bundan sonraki süreçte vatandaşlarımızın pasaporta ihtiyaç duymadan sadece kimlikleriyle ülkelerimizi ziyaret etmesi için hazırlıkları tamamladık. Yaz gelmeden bunu başaracağız" dedi. Çavuşoğlu, daha sonra yapılan ortak basın toplantısında, Türkiye ile Ukrayna'nın diplomatik ilişkilerinin 25'inci yılını kutladığını belirterek, "Geçtiğimiz 25 yılda çok önemli kazanımlar elde ettik, halklarımızı daha da yakınlaştırdık, vizeleri kaldırdık ve stratejik ortaklık tesis ettik" dedi. Türkiye'nin, Ukrayna'nın egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine desteğinin tam olduğunu kaydeden Çavuşoğlu, bu desteği uluslararası tüm toplantılarda ve ikili ziyaretlerde vurguladıklarını aktardı.
Haber Türk

'Abd İle İşbirliğini Hoş Karşılarız'
Rusya'nın müdahalesinin ardından ülkedeki önemli cephelerin büyük kısmını teker teker kazanan Esad rejimi, Suriye'de Donald Trump yönetimiyle işbirliği yapabileceği sinyalini verdi. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Yahoo News'e verdiği mülakatta, terör örgütü DAEŞ'e karşı ABD ile muhtemel bir işbirliğinin hoş karşılanabileceğini belirtti. Bununla birlikte Esad, ABD'nin Suriye'nin birliği ve bağımsızlığı yönünde belli bir siyasi pozisyon almasını şart koştu. ABD Başkanı, seçim kampanyası sırasında "Suriye'de desteklenen muhaliflerin kim olduğununun bilinmediğini ve ülkedeki terörün bitirilmesi için Esad'ın en iyi alternatif olabileceğini" tekrarlamıştı. Trump, Suriye'de Esad'ın en büyük müttefiki Rusya ile işbirliği ihtimaline yeşil ışık yakmıştı. Trump'ın "Suriye'de kesinlikle güvenli bölge kuracağız" açıklamasına ise karşı çıkan Esad, güvenli bölgelerin silahlı gruplardan korunamayacağını savundu. Türkiye'nin krizin başından beri savunduğu ve Trump'ın son dönemde gündeme getirdiği "güvenli bölge" planının gerçekçi olmadığını söyleyen Esad, Suriye'de ihtiyaç duyulan şeyin istikrar olduğunu ifade etti. Esad, ayrıca Uluslararası Af Örgütü'nün (Amnesty International) yayımladığı, rejimin 2011 yılından beri 13 bin mahkûmu idam ettiğini öne süren raporu reddetti. Esad, mülakatta Suriye'den ayrılan sığınmacılar arasında "kesinlikle" teröristlerin bulunduğunu da ekledi. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rusya'nın Esad rejimiyle Kürtler arasında diyaloğun sağlanması için aracılık ettiğini açıkladı. Ortadoğu'daki sorunların çözülmesi için Kürt sorununun önemli bir rol oynadığını belirten Lavrov, "etnik grup ve mezheplerin uyum içinde yaşaması" için diyalogun hayati olduğunu ifade etti. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde federasyon yapılanmasına giden PKK'nın Suriye bağlantısı YPG'yi terör örgütü olarak kabul ediyor. Bu arada Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, "Cund el-Aksa" isimli radikal örgütün, Hama'nın kuzeyi ve İdlib'in güneyinde daha ılımlı muhalif gruplara karşı toprak kazanımları sağladığını duyurdu. El Kaide'nin Suriye bağlantısı El Nusra ile (yeni adıyla Fetih el Şam) bağları bulunan örgütün, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) şemsiyesi altındaki muhaliflere saldırdığı belirtildi. Gözlemevi, ABD tarafından terör örgütü listesine alınan Cund el-Aksa'nın toprak kazanımlarının, Rusya ve Esad rejimi tarafından muhaliflere karşı kullanılmasından endişe edildiğini duyurdu.
Milliyet

'Mahkemede Görüşürüz!'
Amerikan Federal Temyiz Mahkemesi, Başkan Donald Trump yönetiminin 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarına yönelik giriş yasağını içeren kararnamesini iptal eden mahkeme kararını haklı buldu ve oy birliğiyle onayladı. Temyiz mahkemesinde 2 liberal, 1 muhafazakâr üye olmasına rağmen, söz konusu sonucun oy birliğiyle alınması dikkati çekerken, mahkeme Trump yönetiminin, 7 ülke vatandaşlarına "acil giriş yasağı uygulanmasının" nedenine ilişkin hiçbir delil sunmadığını vurguladı. Başkan Trump, temyiz mahkemesinin kararını açıklamasının ardından Twitter hesabından "Mahkemede görüşürüz. Ulusumuzun güvenliği tehlikede" diyerek, kararı Yüksek Mahkeme'ye taşıyacağının sinyalini verdi. Yüksek Mahkeme, 4'ü liberal, 4'ü muhafazakâr 8 üyeden oluşuyor. Trump'ın Yargıç Antonin Scalia'nın yerine atadığı Yargıç Neil Gorsuch, Senato'dan onay almadığından oylamada olmayacak. Bu nedenle Yüksek Mahkeme'deki sürecin de 4'e karşı 4 oyla tıkanmasının söz konusu olabileceği belirtiliyor. Donald Trump yönetiminin, şimdi Yüksek Mahkeme'ye başvuruda bulunması bekleniyor. Ancak Başkan Trump'ın atadığı Yargıç Neil Gorsuch henüz Senato onayı almadığından, Yüksek Mahkeme'de sayısal bir üstünlük bulunmuyor. Ayrıca, Gorsuch geçtiğimiz günlerde Trump'ın mahkemeler için yaptığı açıklamaları "moral bozucu ve yıldırıcı" nitelemişti. Dolayısıyla uzmanlar, temyiz mahkemesinde hukuka uygun ve oy birliğiyle alınan iptal kararının Yüksek Mahkeme'den de aynı şekilde çıkmasının sürpriz olmayacağını düşünüyor.
Milliyet

POLİTİKA
Bu Sistem Pranga
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Anayasa değişikliği teklifini onaylamasının ardından ilk halkla buluşmasını Aksaray'da gerçekleştirdi. 16 Nisan'daki referandumda halktan 'evet' oyu vermelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sistem bizim bileklerimizde prangaydı. 16 Nisan'da bileklerimizdeki bu prangayı söküp atmaya var mıyız" diye sordu. Erdoğan, Tuzgölü Doğalgaz Yeraltı Depolama Tesisi açılışında özetle şunları söyledi: "Bu sistem var ya bu sistem, bizim bileklerimizde prangaydı. 16 Nisan'da bileklerimizdeki bu prangayı söküp atmaya var mıyız? Türkiye yönetim sistemini değiştirme yolunda önemli bir kavşağa geldi. Bugün buraya gelirken imzayı attım. İnşallah 16 Nisan'da aziz milletim sandığa gidiyor. Siyasi hayatımızın her adımında olduğu gibi bu konuda da milletimizin iradesinin, tercihinin, talebinin başımızın üzerinde yeri vardır. Cumhurbaşkanı olsan ne yazar, Başbakan olsan ne yazar, milletvekili, belediye başkanı, vali olsan ne yazar? Trilyarder olsan ne yazar? Ölmeyecek miyiz? Öleceğiz. Gideceğimiz yer 2 metreküp toprak. 15 Temmuz'da bu millet göğsünü tanklara, F-16'lara, helikopterlere siper etti. 16 Nisan'daki 'evet' aynen bunun tekrarıdır. Şimdi sizlere sesleniyorum. Bu işareti unutmayın (Rabia yaparak); 16 Nisan'da tek vatan için, tek bayrak için, tek millet için, tek devlet için 'evet' diyoruz. ('İdam isteriz' sloganları) Bu konuda benim kanaatimi biliyorsunuz. İnşallah 16 Nisan bu işin sinyali olacaktır. Millet böyle dedikten sonra bunun önünde durulur mu? Benim askerimi, polisimi, köy korucumu, vatandaşımı şehit edenlerin akıbeti aynen dediğiniz gibi idamdır. Parlamento'ya gelir, yasama organı Anayasa'yı değiştirir ve adımını atar. Buna evet mi? Anayasa değişikliğiyle getirilen Cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemi, yani başkanlık sistemi, Türkiye'nin birliğini, kardeşliğini koruyarak hedeflerine ulaşma konusunda verdiği mücadeleyi güçlendirecektir. Neymiş Parlamento yok olacakmış, eline, diline dursun. Ya böyle bir şey yok. Yasama organı yine var, yürütme yine var. Kim yürütme? Cumhurbaşkanı. Ama çift başlılık kalkıyor. Artık burada kendi kabinesiyle tek otorite. Ama bir özellik daha var. Bazıları Amerika ile karıştırıyor, hayır. Bunun adı Türk Tipi Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. Biz farklı bir sistemle geliyoruz. Cumhurbaşkanı'nın aktif olarak bir partisi olacak. Cerablus, El Rai, Dabık, şu anda da El Bab operasyonu ile kendi oyun planımızı hayata geçirerek oralarda hayatın akışını Silahlı Kuvvetler ve ÖSO ile değiştirdik. Türkiye adeta İkinci Kurtuluş Savaşı veriyor. Bu savaşı hem cephede hem de ekonomiden diplomasiye her alanda veriyoruz. Artık Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal, 'hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır' diyordu ya biz de 'bu mücadele bütün vatandır, bütün dünyadır' diyoruz. Yeni bir dünya düzeni kuruluyor. Türkiye olarak yeni düzende bize biçilen role boyun eğmiyoruz. Bu ülkede kimsenin Cumhuriyet'le, devletle, rejimle bir derdi yoktur. Amaç dünyanın yeniden kurulan düzeni içinde mümkün olan en güçlü, en ileri, en avantajlı konumu elde etmektir. Buna hazır mıyız? Bunun için şu 16 Nisan'a kadar gece, gündüz demeden çalışmaya hazır mıyız? Mevcut yönetim sistemimiz sadece askeri darbelere değil, onunla birlikte siyasi ve ekonomik krizlere açık yapısıyla bizi hedeflerimize ulaştırmakta yetersizdir, hatta buna engeldir. Her kim Cumhurbaşkanlığı hükümeti sistemini getirip şahsıma bağlıyorsa, tek sebebi milletin kendisine teveccüh etmeyeceğini biliyor olmasıdır. Eğer bu sisteme karşı çıkanların yüzde 50 artı bir oy alabileceklerine dair en küçük ümitleri olsun, inanın bana Meclis'te 550'de 550 Bu sisteme getirilen eleştirileri alt alta yazın, bir de sistemin kendisine bakın, göreceksiniz ki hiçbiri hakikati yansıtmıyor. Tek adamcılık kimde var? Şu ana muhalefetin geçmişinde var, bu CHP zihniyetinde var tek adamcılık. "
Hürriyet

Ahlaksızlık
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, KHK'larla akademisyenlerin üniversitelerden ihraç edilmesine sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Bunun adı ahlaksızlıktır. Bir rektör muhbir olabilir mi" dedi. Referandum stratejisini belirlemek üzere CHP'nin Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu ve Meclis grubunun ortak toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: "Üniversiteler susturuldu. KHK ile görevine son verilen öğretim üyesi sayısı 4 bin 811 oldu. Hangi ahlak bir akademisyeni kapının önüne koyar? Bunun adı ahlaksızlıktır. Birinci sorumlu YÖK, ikinci sorumlu rektörler. Rektörler kendilerini muhbir olarak konumlandırdı. Bir rektör muhbir olabilir mi? Utanma duygusu diye bir şey var, o kadar kitap okudunuz, makale yazdınız, yanında beraber çay içtiğiniz insanı nasıl ihbar edebilirsin. Yarın bu insanların tamamı üniversitelere geri dönecek. Bu rektörler bu arkadaşlarının, daha da önemlisi çocuklarının, eşlerinin yüzüne nasıl bakacak? Sadece bilim insanı değil, sanatçıları da kapının önüne koydular. Bu kadar hoca kapının önüne konmuş, hiçbir üniversiteden tık çıkmıyor. Aydın, toplumun öncüsüdür, önderidir, elinde meşale ile yürüyendir aydın. Bu üniversitelerden aydın falan yetişmez, bu anlayışla giderlerse, Türkiye'yi Ortaçağ karanlığına götürürler. Sivil darbe sonrası hukuk, demokrasi, insan hakları, ahlak diye bir şey kalmadı. TBMM diye bir şey de kalmadı. Görünürde var ama fiilen dişleri sökülmüş bir aslana benziyor. Binası görkemli, içindeki insanlar milletvekilleri, iyi paralar alıyorlar ama yasama yetkisi ellerinden alınmış. Bütün bunlar yürürlükteki anayasaya göre yapılıyor. Bir de düşünün anayasa değişiklikleri kabul edilirse Türkiye'nin başına açılacakları. Anayasa değişikliklerinin kabulü halinde Türkiye'nin nasıl tehlikeli bir mecraya sürüklendiklerini hep birlikte düşünmemiz lazım. Bu hafta yayınlanan KHK ile seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yaptılar. Havuz medyasının kontrolsüz yayın yapmasına imkân sağladılar. YSK'yı devre dışı bıraktılar. Referandumun adil koşullarda olmayacağının mesajını verdiler. Bu işin gerçek sorumlusu Anayasa Mahkemesi (AYM). Anayasa'da temel hak ve özgürlükleri güvence altına alınan bir ülkede AYM, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması konusunda siyasi iktidara 'Her şeyi yapabilirsin' dedi. Bu AYM ve yargıçları, bu topluma da dünyaya da hukuk dünyasına da güven vermiyor. Türkiye'yi bugün bir kaos ortamına sürükleyen temel öge AYM'dir. El Bab'dan şehitlerimiz geliyor. Şehit sayımız 60'ı geçti. Gittiler El Bab'a, 'El Bab'ı alacağız.' Niye alacaksın, Türkiye topraklarına mı katacaksın? Sonra aklı başına geldi 'El Bab'dan derinlere inmeyeceğiz' dedi. Geçen gün Sayın Trump ile görüştü, 'El Bab değil, Membiç ve Rakka'ya da gireceğiz.' 24 saatte ne değişti? Bir ülkenin yönetimi, başka ülkelerin yönetim kadrolarını kendi güvencesi olarak görürse, o ülkeyi yönetemez. Senin iraden, özgüvenin yok mu, vatandaş yüzde 49 oy vermiş, sen umudunu neden başka ülkelerin liderlerine bağlıyorsun."

Hürriyet

Türkiye Sizin Oyuncağınız Değil
Başbakan Binali Yıldırım 2007'deki referandumda Aksaray'ın yüzde 86 oranında "Evet" diyerek bir rekora imza attığını belirterek, 16 Nisan'da yüzde 90 oranında destek beklediğini söyledi. Aksaray'ın 15 Temmuz'da destan yazdığını belirten Yıldırım, "Siz FETÖ eşkıyasına karşı demokrasiye sahip çıktınız, Türkiye'ye sahip çıktınız, geleceğimize sahip çıktınız. Sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. İşte bu 15 Temmuz Meydanı'nın dili olsa da söylese o geceyi" dedi Ana muhalefetin milletin vereceği karardan korktuğunu söyleyen Yıldırım, şöyle devam etti: "İş yapmak, üretmek Türkiye'nin gelişmesine katkı sağlayanlara engel olan bu köhne anlayışı 16 Nisan'da son vermeye hazır mısınız? Halk oylaması deyince tüyleri diken diken olan bu kafayı, Türkiye'yi darbe anayasalarıyla oyalamaya devam etmek isteyenlere, cevabınız Bu ülke sizin oyuncağınız değil. Türkiye bu ağırlıkları üzerinden atacak. Muasır medeniyetler seviyesinde yoluna emin adımlarla, yeni değişiklikle cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile emin bir şekilde ilerleyecek." Alandaki bazı kişilerin MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye selam söylemesini istemesi üzerine Başbakan Yıldırım, "Devlet Bahçeli'ye selam de söyleriz. Aleykümselam" karşılığını verdi.
Milliyet

Türkiye Karmakarışık Olur
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, hükümet sistemini değiştiren düzenlemenin referandumda geçmemesi halinde Türkiye'nin "karmakarışık" olacağını, iç ve dış çevrelerin bu durumu kullanacağını söyledi. MHP'nin kabineye gireceği iddialarına sert çıkan Bahçeli, "MHP'ye kabine teklifi yapılamaz" dedi. Bahçeli, gazetecilere şu açıklamaları yaptı: (Başbakan ile görüşmesi) 48 yıldan bu yana bir tüzel kişilik yapımız var. Bu yapıyı koruyarak, referandum çalışmalarını sürdüreceğiz. 'Evet'te hedef birliği içerisinde olunur da anlatımda farklı yerlerde, farklı zeminde, farklı söylemler olabilir. Referandum konusunda, MHP kamuoyu ile evet oyu görüşünü paylaşmak ister. MHP'ye gönül vermiş arkadaşlarımız evet oyu kullanacaklardır. Kampanya, MHP'nin kendi imkanlarıyla, kendi üslubuyla yürüyecektir. Başka partiler de evet oyu kullanabilir. Hedefte bir beraberlik söz konusu olursa, o zaman çelişkilere fırsat vermeyecek tarzda, bir ağız birliği içerisinde olabilecek kavramları kullanmakta da yarar vardır. Yarım ağızla evet olmaz. Biz evet çıkıp anlatmazsak, kimse evet vermez. (MHP kabineye girecek iddiaları) Böyle bir teklif, MHP'ye yapılamaz. Yapılırsa karşılık verilir. MHP'nin de böyle bir talebi olmaz. Birincisini söyledik geçenlerde. Millet için, devlet için, cumhuriyet için evet diye… Cumartesi günü (bugün) yeni bir sloganımız daha olacak. Bu ülke için bir yeminimiz vardır: Vazgeçilmez. Onun için evet. (Teklif referandumdan geçmezse ne olur) Karmakarışık olur Türkiye. Bundan yararlanmak isteyen iç ve dış çevreler çıkabilir. Tersinden okursak geçmezse çok iyi olur cümlesi hiç doğru bir cümle değil.
Milliyet

SPOR

Darüşşafaka Doğuş, THY Euroleague 22. hafta mücadelesinde konuk ettiği Fenerbahçe'yi 72-65 yenmeyi başardı, çeyrek final yarışında yeniden umutlandı. Daçka'nın art arda aldığı 3 yenilgideki ortak özellikle pota altı üstünlüğünün rakibe bırakılması ve Blatt'in oyun büyük bölümünü Moerman'ın 5 numarada olduğu 5'le oynamasıydı. Fenerbahçe, 2 maça 4 kısayla başlayarak rakibinin de kendi düzenine ayak uydurmasını sağladı. Blatt, iki uzunla başladığı takımı hemen kısaltınca, bu düzende yaşanan sıkıntı yaşayan takımı bir anda 10 sayı geriye düştü. Çünkü Fenerbahçe pota altında 10'da 8 isabet ile bu alanda üstünlüğünü kabul ettirmişti. Bu kez hatasından erken döndü Blatt, oyunun geri kalanında hep iki uzunla sahada kaldı. Moerman'ın, yanında Zizic de, Furkan da iyi performans gösterirken, Fenerbahçe hem Vesely, hem de Antic'ten verim alamayınca pota altı kontrolünü rakibine bıraktı. Bu ekstra yardımları zorunlu kılınca dışarıdan da Clyburn kozunu oynadı Daçka, Wanamaker'ın yanına 2. ismi bulunca rahatladı. İkinci çeyrekte de aynı senaryo devam etti, F.Bahçe kısa beşle sahada kaldığında Bogdanovic ile potaya gitti. Ancak Daçka rakibine ne zaman uzayarak karşılık verse, skoru lehine çevirdi. Obradovic, son çeyrekte rakibin kafasını karıştırmak için bu kez 4 'çok kısa'ya döndü ama bu kez de Clyburn 4 numarada kendisini savunmaya çalışan Nunnally karşısında maçı kazandıran hamleyi yaptı. Udoh-Vesely ikilisiyle birçok maçı çeviren Obradovic de, Çek yıldızının faul problemi nedeniyle çok az sahada kalmasıyla bu kozunu oynayamadı, ilk çeyrekten sonra pota altı üstünlüğünü alıp, iç-dış dengesini iyi sağlayan Daçka, rakibine sezonun 8. yenilgisini tattırdı.
Milliyet
Fenerbahçe bugün Bursaspor ile oynayacağı kritik maça adeta bir derbi havasında hazırlandı. Olası bir puan kaybında yarıştan büyük ölçüde kopacaklarını bilen sarı-lacivertli futbolcular hafta boyu işi sıkı tuttu. Kupadaki Beşiktaş galibiyeti ile özgüven yakalayan oyuncular bu performansı lige de yansıtmaya çalışacak. Teknik Direktör Dirk Advocaat, bugünkü maç öncesi oyuncularından "Taktiksel Disiplin" istedi. Bu sezon zorluk derecesi yüksek maçlarda bunu başaran futbolcular, kağıt üzerinde daha kolay gözüken maçlarda ise rehavete kapılmış ve bu nedenle sürpriz puanlar kaybetmişti. Hollandalı teknik adam, aynı Beşiktaş maçında olduğu gibi orta sahada Bursaspor'u karşılayıp hızlı hücumlarla sonuca gitmeyi amaçlıyor. Bunun için önde baskı istemeyen Hollandalı hoca orta sahada kapılacak sürpriz toplarla Bursaspor'u savunmasız yakalamayı planlıyor. Bunun için de kanatlarda görev yapacak iki önemli isim Lens ve Sow'a büyük görev düşüyor. Cezalı Van Persie'nin yerine ileri uçta Fernandao'nun görev yapması bekleniyor. Brezilyalı oyuncu son Kayserispor maçında Advocaat'ın istediklerini yerine getirememişti. Fernandao, Salih ile birlikte rakibe önde baskı uygulamaya çalışınca takım savunmasında ciddi boşluklar oluşmuştu. Bu maçın ardından uyarılan Brezilyalı golcü bu maçta daha dikkatli olacak. Beşiktaş mücadelesi sonrası dizinde ağrılar oluşan ve takımdan ayrı şekilde çalışmalarını sürdüren Hasan Ali Kaldırım, dünkü çalışmada yer aldı. Milli futbolcunun bugün ilk 11'de sahada olması beklenirken son karar maç saati verilecek.
Milliyet
Galatasaray'da son günlerde Jan Olde Riekerink'in görevine son verileceği yerine de yerli bir takım alternatifler düşünüldüğü iddia ediliyordu. Sarı-kırmızılılarda yönetim bu dedikodulara set çekmek için Başakşehir maçından sonra yaylım ateşine tutulan ve yerine hoca arandığı söylenen Riekerink ile dün Florya'da bir araya geldi. Bu görüşmede Riekerink'e, yapılan haberleri düşünmemesi söylendi, "Senin gösterdiğin cesareti bizim evlatlarımız o zaman gösteremedi. En zor ve sıkıntılı süreçte görevi kabul ettin. Oysa onlar Galatasaray'da çalışmayı kabul etmediler veya bir takım şartlar sundular. Bugün dereyi geçince, gelmek için kulis yapıyorlar. Sezon sonuna kadar devam edeceğiz" denildi. Basın toplantısına bunun rahatlığıyla çıkan Riekerink de dün kendisine yönelik eleştirilere şu yanıtı verdi: "Bana, son 10 yılın en başarılı yabancı hocası olduğunu söylediler. Şu anda puan tablosuna göre geçmişle kıyaslandığında istatistiklere göre en iyisi benim. Geçen sene Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin çok gerisiydeydik ve 4 hoca değişti. Şu anda tamamen odaklandığımız şampiyonluk Nereden geldiğimizi unutmamak lazım Geçen seneki durumla şimdiki arasında çok fark var. Yazılanlar çizilenler beni fazla ilgilendirmiyor. Buraya gelirken de beklentiyi ve baskıyı biliyordum." Riekerink, "Bu takımla her gün beraber olan, antrenmanları yapan benim. Bu yüzden benim gözümdeki en iyi on bir sahaya çıkıyor. Değişikliklerle ilgili biri eleştiri yaparsa, başkaları da onun peşinden gidiyor. Futbolda bu tartışmalar her zaman var. Elimizde olgun ve tecrübeli bir kadro var. Herkes her şeyin bilincinde Galatasaray'ın hedefleri büyük ve baskı olması normal. Bunların üstesinden gelecek oyunculara sahibiz. Diğer takımların da farklı sorunları olabilir" ifadesini kullandı. Ara transfere de değinen Cim-Bom'un teknik patronu, "Aramıza katılan oyunculardan memnunum. Kesinlikle iyi transferler yaptık. Alamadığımız oyuncular oldu ama aldığımız futbolcular da beni mutlu etti" dedi.
Milliyet


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder