13 Şubat 2017 Pazartesi

13.02.2017 Genel Gündem

13.02.2017

GÜNDEM

Deaş operasyonunda çarpıcı bilgiler lider kadro
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Adana Emniyet Müdürlüğü'nün ortak çalışmasıyla Seyhan ilçesindeki bir otelde yakalanan ve terör örgütü DEAŞ'a üye oldukları gerekçesiyle çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanan Lübnan uyruklu Danimarka vatandaşı Mahamad Laban (45) ile Irak uyruklu İsveç vatandaşı Mohammed Tefik Saleh'in (38), 10 günlük sorgularında önemli detaylara ulaşıldı. İngilizce ve Arapça tercümanlar aracılığıyla sorgulanan iki şüphelinin üzerinde çıkan dijital malzemelerdeki örgütsel yazışma, görüşme ve görsel dökümanlarda inceleme yapan uzman polisler, Danimarka vatandaşı Laban'ın Avrupa'dan örgüte para akışını, İsveç vatandaşı Saleh'in ise örgütte silah ve teçhizat temini yaptığını tespit etti. Laban'ın, 2014 yılında Suriye'ye giderken yanında drone (uzaktan kumandalı hava aracı) götürdüğü ve burada diğer örgüt elemanlarına bunun eğitimini verdiği bilgisine ulaşan polis, teröristlerin saldırıya geçmeden önce havadan keşif yaparak plan oluşturduklarını belirledi. İsveç vatandaşı Saleh ve Danimarka vatandaşı Laban'ın, Yunanistan üzerinden Avrupa'ya geçmeyi planladıkları da öğrenildi. Türkiye'de sahte kimlik kullanan iki zanlının, Suriye'de son üç ayda yoğun bir silah ve patlayıcı eğitiminden geçirildiği, Avrupa'da sansasyonel eylem hazırlığında oldukları iddia edildi. Üstlerinde sahte mülteci kimlikleri ve pasaport bulunan teröristlerin, gerçek kimlik ve pasaportlarını Türkiye'deki başka bir ilde bıraktıkları, bu ildeki adresten bunları alıp yasal yollardan Yunanistan'a geçtikten sonra Avrupa ülkelerine gitmeyi planladıkları öğrenildi.
Hürriyet

EKONOMİ

Dolar: 3,6910-3,6993                               
Euro: Euro 3,9275-3,9373
Sterlin: 4,6084-4,6225
Gram Altın: 146,4809-146,7300

İşsizlik maaşına 'asgari' öneri
Bu yıl işsizlik sigortası fonundan 11 milyar TL'nin istihdam teşviki olarak işverenlere ayrılmasının ardından işçiler de, fonda düzenleme yapılmasını istiyor. Türk-İş, yeniden düzenleme yapılarak işsizlik maaşlarının asgari ücret düzeyine getirilmesini önerdi. Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, üst üste açıklanan istihdam paketleri için gereken kaynağın alındığı işsizlik sigortası fonunun, işçi, işveren ve devlet katkısıyla oluşturulduğunu vurguladı. Bu fonun kuruluş amacının ise, işsizlere zor zamanlarda destek olmak olduğunu söyleyen Atalay şöyle devam etti: "Ama bakıyoruz ki, fondan faydalanmak zorunda kalan bir başka deyişle işsiz kalan kardeşlerimize fon gayet cimri davranırken; istihdam paketi için bir kalemde 11 milyar TL aktarılabiliyor. Böyle bir düzenleme yapıldı amaç istihdamı artırmak. Bakın daha yeni en yüksek işsizlik sigortası maaşı, bin 421 TL'ye yükseltildi. Geçen yıl bu rakam sadece bin 318 TL idi. En düşük işsizlik maaşı ise 719 TL. Kendi istek ve kusurunu dışında işini kaybedenler, son 120 gün içinde prim ödeyerek ve son 3 yılda en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödeyerek maaş alabiliyor. Bu koşullar değiştirilmeli." İşsizlik maaşının da arttırılması gerektiğini söyleyen Atalay, "En düşük işsizlik maaşı da asgari ücret seviyesine çıkarılsın. 719 lira yerine bin 400 TL ödensin işsizlere. Bu rakam kademeli olarak ödenen prime göre arttırılabilir" diye konuştu. Atalay, bu önerilerini önümüzdeki günlerde ilgili taraflara ileteceklerini belirtirken; işsizlik maaşından yararlanma koşullarının da kolaylaştırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Hürriyet

1.2 trilyon dolarlık kaynak yaratacak fon
26 Ağustos 2016'da yürürlüğe giren 6741 sayılı Kanunu'nda 2 kurum düzenlendi. 1 Ayrı bir malvarlığından oluşan, tüzel kişiliği sadece kendisine devredilen hakların mülkiyetini kazanma ve bunun için şart olan tescil işlemleri ile sınırlı olan Türkiye Varlık Fonu (TVF). 2 Onu yönetecek olan Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ. Fon Yönetim Şirketi'nin sermayesi 50 milyon TL olup, toplam 50 milyon paya bölündü. Payların tamamı nama yazılı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na ait. Yani Fon Yönetim Şirketi'nin bir tek hissedarı var, o da Özelleştirme İdaresi Başkanlığı. Bu şu demektir: Fon Yönetim Şirketi'nin kârının tamamı hisseleri kısmen başkasına satılmazsa - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na ait olacak Fon Yönetim Şirketi'nin sermayesi 50 milyon TL olsa da, bu şirket 150 - 200 milyar dolar değerine ulaşması planlanan TVF'nin malvarlığını yönetecek. Uygun görürse, TVF'ye dahil varlıkları ayırarak, bunları kapsayan alt Fon'lar kurabilecek. Fon Yönetim Şirketi her ne kadar profesyonel yönetim ilkelerine göre yönetilmek üzere kurulsa da, kendisinin hazırlayacağı ancak Bakanlar Kurulu'nca Anayasa değişikliği kabul edildiğinde Cumhurbaşkanı'nca - onaylanacak 3 yıllık stratejik yatırım planına uymak zorunda.
Milliyet

Bu karar yabancı yatırımcıyı çekecek
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, İstanbul Finans Merkezi (İFM) programı kapsamında yurtdışındaki yatırımcıların Türkiye'de sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yabancı para cinsinden borçlanma aracı ihraç etmelerinin önünü açacaklarını bildirdi. İstanbul'un finans merkezi olabilmesi için yapılan çalışmalar kapsamında yurt dışında yerleşik yatırımcıların yurt içinde yabancı para cinsinden sermaye piyasası aracı ihraç edebilmesine izin verilmesinin öncelikli önem taşıdığını vurgulayan Şimşek, Hazine Müsteşarlığı'nın da bu çerçevede önemli bir adım attığını kaydetti. Geçmişten bugüne yabancı yatırımcıların Türkiye'de yabancı para cinsinden borçlanma ihracı gerçekleştiremediğini bunun da uygulamada bulunan "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar" hükümlerinin söz konusu işlemlere izin vermemesinden kaynaklandığını anlatan Şimşek, şöyle devam etti: "Yabancı yatırımcı ve ihraççıların ülkemizde yalnızca Türk lirası üzerinden işlem yapabilmeleri, İstanbul Finans Merkezi projesinin gerçekleştirilmesine olumsuz etkide bulunmaktadır. Bu sebeple, Hazine Müsteşarlığı tarafından söz konusu kararda yapılması planlanan değişiklikle İFM Programı kapsamında, dışarıda yerleşik kişilerin, sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yabancı para cinsinden borçlanma aracı ihraç etmelerinin önü açılacaktır. Bu sayede, İFM projesinin hedeflerine ulaşmasına ve ülkemizdeki finansal derinliğin artırılmasına yönelik önemli bir adım atılmış olacaktır. Yabancı finans aktörlerinin ülkemize gelmesi teşvik edilecektir." Söz konusu kararın İstanbul'un finans merkezi olma hedefine yardımcı olmasının yanı sıra gelen talepler üzerine alındığını belirten Şimşek, "Örneğin bazı Balkan ülkelerinden bu konuda talep geliyor. Kararla Balkanlardaki finansman sıkıntısı çeken ve büyük piyasalara ulaşma imkanı olmayan yatırımcıların Türkiye'de tahvil ihraç etmesinin önü açılacak" dedi.
Milliyet

Piyasa referandumu nasıl fiyatlayacak?
Anayasa değişikliğinin Cumhurbaşkanı tarafından onaylanması ve Resmi Gazete'de yayınlanmasından sonra referandum tarihi olarak 16 Nisan tarihi belirlendi, YSK tarafından resmen açıklandı. Gerek reel ekonomi gerekse de piyasalar için belirsizliğin fiyatlara yansıyacağı 2 aylık bir dönem bizleri bekliyor. Referandumun olasıa fiyatlamaları hemen başlamasa da belirsizlik, tedirginliği de beraberinde getirecektir. Kamuoyu yoklamaları günlük fiyatlamaları dalgalandıracaktır. Özellikle de Nisan ayına yaklaşıldıkça Referanduma kadar olan sürede bir Fed, bir de PPK toplantısı var. Bunlardan çıkacak kararlar, hatta öncelerinde piyasalardaki oynaklığın arttığı günler göreceğiz. Geçtiğimiz haftanın son gününde de bunun ilk ipuçları geldi, hafta içinde 3.6615'e kadar gerileyen dolar/ TL kuru haftayı yükselişle 3.7015 seviyesinden kapattı. Yine hafta içinde 89.370 ile "nominal zirvesine" bir kez daha yaklaşan BIST 100 endeksi haftanın son gününü yüzde 1.53'lük düşerek 87.473'te bitirdi. Geçtiğimiz hafta piyasaları en fazla meşgul eden konuların başında daha önceleri Milli Piyango ve at yarışlarının aktarıldığı Türkiye Varlık Fonu'na; Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, TÜRKSAT, Borsa İstanbul, Türk Telekom, Eti Maden, Çaykur'un devredilmesiydi. Kanun Hükmünde Kararnameler ile yapılan bu devirlere en son geçtiğimiz hafta sonu İzmir Limanı da eklendi. Yönetim ve denetim ilkelerinin tam olarak açıklanmadığı, hemen her türlü vergiden muaf ve adeta "sınırsız sorumsuz" olan bu fon ile ciddi tartışmalar yaşandı, daha da yaşanacağa benziyor. Fonun her türlü alım, satım, ihale kanunlarından, yöneticilerinin devlet memurlarının tabii olduğu kanunlara tabii olmamasından başlayarak birçok konuda "ayrıcalıklı" bir yapıya sahip olması soru işaretleri yaratıyor.
Vatan

Rekoru dörtledi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın istihdam seferberliği başlatarak, "Hep beraber gecikmeden süratle adımı atıp, eleman alımlarını başlatarak Mart sonuna kadar ciddi dönüşüm yakalamalıyız" çağrısına iş dünyasından tam destek geldi. İmalat sanayinden inşaata kadar milli bir kampanyaya start verildi. İş dünyasında işe alma yarışı başlarken, gözler son 2 yıldır üretim, ihracat ve satış rekoruna imza atan otomotiv sanayine çevrildi. Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörünün sessiz sedasız istihdam rekoru kırdığı ortaya çıktı. Otomotiv Sanayi Derneği'nin (OSD) verilerine göre, 31 Aralık 2016 itibariyle otomotiv ana sanayinde çalışanların sayısı 53 bin 377'ye ulaştı. Son 3 yılda 5.5 milyar dolarlık yatırıma imza atan başta 5 büyükler Tofaş, Ford Otosan, Oyak Renault, Toyota Türkiye ve Hyundai Assan olmak üzere otomotivciler 11 binden fazla kişiyi işe aldı. 2013'te 42 bin 330 olan çalışan sayısı 53 bine ulaştı. Otomotiv ana sanayi, yeni projelerin rüzgarıyla bu yıl da istihdamı büyütmeye devam edecek. Devlerin açıkladığı projeksiyonlarla istihdam sayısı 55 bin kişiyi geçerek rekor tazeleyecek. Otomotiv dolaylı olarak yarım milyondan fazla kişiye iş sağladı. Ana sanayinde çalışan birinin 10 kişilik etkisi bulunuyor. Yan sanayi, satış, servis, sigorta, pazarlama gibi 53 bin 337 kişi böylece 530 binlik istihdam yaratmış oldu.
Vatan

Gaz endişesiyle geçen son kış
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, bazı gazete ve televizyonların temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Türkiye'nin enerji alanındaki gelişmelerini anlatan Bakan Albayrak, özetle şunları söyledi: "Türkiye'nin gelişmesine, doğalgaz tüketiminin yaygınlaşmasına, sanayi üretiminin artmasına bağlı olarak, doğalgaz tüketimimiz de artıyor. Ayrıca mevsimsellik de tüketimi etkiliyor. Bu yıl yılbaşından sonraki ilk pazartesi günü yaşanan 232 milyon m3 ile rekor kırıldı. Sorunsuz bir şekilde yönettik. Doğalgaz tüketimini belli bir döneme göre değerlendirmiyoruz. Kapasitemizi, dönemsel verilere göre değil, maksimum tüketim ve alternatif senaryolara göre güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Sistemde oluşabilecek arızalara, yaşanabilecek her tülü riske hazırlıklı bir altyapı sahibi olmamız gerekiyor." "Kış aylarında hep belli sıkıntıları yaşıyorduk. Belli günlerde tüketim artışı yaşanıyor, aynı dönemde sistemdeki basıncın kaynak ülkelerde yaşanan teknik sıkıntılardan dolayı azalması da eklenince sistemde sıkıntıları oluşuyordu. Bu sıkıntılardan dolayı, konutlarda kesinti yaşanmaması için doğalgaz çevrim santrallerine kısıyorduk. Çok büyük boyutta arızalarda ise çevrim santrallerin dışında, özellikle kış da çok sert geçiyorsa, demir-çelik ve çimento fabrikaları gibi yoğun gaz tüketen fabrikalarda kısıntılara gitmek zorunda kalıyorduk. Hamdolsun o günler artık geride kalıyor. Sadece boru hatları değil, LNG ve depolama kapasitemizi de artırarak arz güvenliğinde oluşabilecek tüm riskleri orta vadede ortadan kaldırmayı hedefleyen bir strateji belirledik."
Vatan

Dünya
K. Kore'den 'balistik' sabır testi
Kuzey Kore, Japonya Başbakanı Şinzo Abe'nin ABD ziyareti sırasında yeni bir balistik füze denemesi yaparak Donald Trump yönetimine adeta mesaj gönderdi. Trump yönetiminin göreve gelmesinin ardından Kuzey Kore tarafından gerçekleştirilen ilk füze denemesinde, "Musudan" tipi füzenin Japon Denizi'ne düştüğü ifade edildi. "Düşman kardeş" Güney Kore Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Pyongyang yönetiminin "silahlı provokasyon aracılığıyla yeni ABD yönetimini test ettiğine inanıldığı" kaydedildi. Güney Kore resmi haber ajansı Yonhap'ın askeri kaynaklara dayanarak verdiği haberde ise, Kuzey yönetiminin orta menzilli "Musudan" füzesi ateşlediği belirtildi. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) da söz konusu bilgiyi doğruladı. İngiliz Financial Times gazetesi, "Kuzey Kore, füze denemesiyle Trump'ı test ediyor" başlıklı haberinde, denemenin, yeni yönetimin ilk dış politika mücadelesini temsil ettiğini yazdı. New York Times ise füze denemesinin "siyasi bir mesaj" içerip içermediğinin bilinmediğini yazdı. Kuzey Kore Lideri Kim Jong Un, ülkesinin balistik füze denemesine her an hazır olduğunu ve denemelerin istedikleri zaman yapılabileceğini söylemişti. Fox News'a konuşan ABD'li bir yetkili, Washington'ın Pasifik'teki ittifaklarını güçlendirerek Kuzey Kore'nin artan tehdidine cevap vereceğini söyledi. Bu arada cuma günü başladığı ABD ziyareti kapsamında Florida eyaletinde bulunan Başbakan Abe, deneme sonrasında Trump'la birlikte resmi programa dâhil olmayan kısa bir basın toplantısı düzenledi. Denemeyi "Müsamaha edilemez" sözleriyle değerlendiren Abe, Trump'ın kendilerine Kuzey Kore'ye karşı garanti verdiği ifade etti. Toplantıda Abe'yle yan yana dayanışma sergileyen Başkan Trump ise, "ABD, ana müttefiki Japonya'nın yüzde 100 arkasındadır" dedi. Trump'ın cuma günü Beyaz Saray'da ağırladığı Abe, İngiltere Başbakanı Theresa May'den sonra Trump yönetiminin konuk ettiği ikinci yabancı devlet temsilcisi olmuştu. Başkent Washington'daki görüşmelerin ardından iki lider, Trump'ın bazı hafta sonlarını geçirdiği Florida'nın Palm Beach kentindeki rezidansına gitmişti. İki lider, burada bir süre golf oynadı.
Hürriyet

Paris'te polis şiddetine isyan
Fransa'nın başkenti Paris'in kuzey banliyösü Aulnay-sous-Bois'da, rutin kimlik kontrolü sırasında 22 yaşındaki Theo'nun 4 polisin coplu cinsel saldırısına uğradığı iddiasının ardından kentte şiddetli protesto gösterileri yaşanıyor. Önceki akşam yaklaşık 2 bin kişi, Aulnay-sous-Bois'ta bir tutuklama sırasında tecavüze uğradığı iddia edilen genç kurbana destek için Bobigny mahkemesi önünde toplandı. Protestocular, "Theo için adalet", "Polis masum öldürür", "Adalet yoksa barış da yok" pankartları taşıdı. Göstericiler polis şiddetini kınayan sloganlar attılar. Protesto sırasında patlak veren olaylarda, otobüs durakları ve yakındaki bazı binaların pencereleri kırıldı, civardaki araçlar ve çöp tenekeleri ateşe verildi. Polis göstericilere müdahale ederek göz yaşartıcı gaz kullandı. Fransa'da Rouen, Toulouse, Nantes, Caen gibi diğer kentlerde de küçük gruplar halinde protesto eylemleri gerçekleştirildi. Polisin kimlik kontrolü sırasında gerçekleştiği iddia edilen tecavüz olayına karışan dört polis görevden alınırken haklarında soruşturma açıldı. Polisler, uzatmalı copun otomatik olarak açılması nedeniyle kötü muamelenin geliştiğini iddia ederken tam da cumhurbaşkanlığı seçimlerine aylar kala yaşanan bu şiddet, banliyölerdeki gençlik ve polis arasındaki gerginliği yeniden ateşledi. Seçimlerde aday olmayan Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, salı günü hastanede yatmakta olan Theo'yu ziyaret etti. Theo'nun ailesi Twitter hesabından, televizyon kanalları ve basın aracılığı ile polis karşıtı gösterilerin arttığı ve şiddet olaylarına dönüştüğü Aulnay-sous-Bois banliyösü sakinlerine sükûnet çağrısı yapmıştı.
Hürriyet

Göçmen torunlarına vatandaşlık kolaylığı..
İsviçre'de üçüncü kuşak göçmenlere vatandaşlığı kolaylaştırıp kolaylaştırmamak için yapılan referandumda aşırı sağın yoğun kampanyasına rağmen 'Evet' oyu çıktı. Böylece göçmenlerin torunlarının vatandaş olması, bazı aşamalar iptal edilerek kolaylaştırılacak. Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP), daha fazla Müslüman'ın vatandaş olacağı, ülke kimliğinin zarar göreceğini öne sürerek 'Hayır' kampanyası yürütmüştü. Göç dairesine göre 8 milyon nüfuslu ülkede bu kriterlere girebilecek yaklaşık 25 bin kişi bulunuyor. SVP'li milletvekili Jean-Luc Addor, partinin tek başına bırakıldığını savunarak, İslam'ın ülkeyi ele geçireceğini savundu.
Hürriyet

Yeni cumhurbaşkanı steinmeier..
Almanya eski Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, dün Federal Seçiciler Kurulu'nun düzenlediği seçimle Almanya'nın 12'inci cumhurbaşkanı seçildi. 1260 üyenin bulunduğu kurulda oyların 931'ini alan Steinmeier, ilk turda çoğunluğu elde etti. Steinmeier'in görevi 19 Mart'ta başlayacak. Oylamada, Sol Parti adayı Christoph Butterwegge 128, Almanya için Alternativ (AfD) partisinin adayı Alfred Glaser 42, Hür Seçmenler'in (Freie Wähler) adayı Alexander Hold 25 ve Korsanlar Partisi'nin adayı Engelbert Sonneberg ise 10 oy aldı. 103 delege ise çekimser oy kullandı. Steinmeier, Hıristiyan Demokrat Birliği (CDU), Hıristiyan Sosyal Birliği (CSU) ve kendi partisi Sosyal Demokratlar tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterilmişti. Almanya'da cumhurbaşkanının sadece sembolik yetkileri bulunuyor. Ülkede yönetim işlerine karışmaktan ziyade devleti temsil görevine sahip cumhurbaşkanı, resmi ziyaretlerde ülkeyi temsil etme işlevine sahip. 77 yaşındaki Almanya eski Cumhurbaşkanı Joachim Gauch, yaşı nedeniyle ikinci dönemde cumhurbaşkanlığına devam etmeyeceğini açıklamıştı. Kuruldaki seçimde oy kullananlar arasında Alman Milli Takımı'nın teknik direktörü Joachim Löw, Türk asıllı yazarlar Feridun Zaimoğlu ve Ranan Demirkan, şarkıcı Peter Maffay, futbol hakemi Bibiana Steinhaus, yıldız Olivia Jones gibi isimler de yer alıyor.
Milliyet

Trump'a inat buluştular
ABD'de Başkan Donald Trump'ın 7 Müslüman ülkenin vatandaşlarına getirdiği vize kısıtlamalarını protesto gösterilerinde birlikte görüntülenen Yıldırım ve Bendat-Appell aileleri, geçtiğimiz cuma günü bir kez daha bir araya geldiler. Haham Jordan Bendat-Appell'ın daveti üzerine Deerfield'teki evlerine giden Türk kökenli Murat Yıldırım ve çocuklarını kapıda, Yahudi ailenin 5 yaşındaki kızı Orli karşıladı. Chicago Tribune gazetesi tarafından görüntülenen buluşmada Haham Jordan ve Yıldırım bir süre futbol ve buz hokeyinden konuştu. Ardından baba Bendat-Appell, yemek öncesinde namaz kılmak isteyen Yıldırım ve kızlarına bodrum katında bir yer ayarladı. Yıldırım, protesto sırasında kızı Meryem'le arkadaşlık kuran 9 yaşındaki Adin Bendat- Appell'dan Şabat ayini hakkında bilgi aldı. Yıldırım Chiacago Tribune muhabirine yaptığı açıklamada, "İki normal ailenin bir araya gelmesi bile ilham verici olabiliyor. Bu, dünyanın çivisinin ne kadar çıktığını gösteriyor. Biz çocuklarımız için böyle çılgın bir dünya istemiyoruz. O yüzden konfor bölgelerimizden çıkmaya ve diğer insanlarla iletişime geçmeye ihtiyacımız var" diye konuştu. Schaumburg'ta mağaza yöneticiliği yapan Yıldırım, yakın zamanda Bendat-Appell ailesini evlerinde ağırlamak istediklerini de sözlerine ekledi.
Vatan

POLİTİKA

15 temmuz'a cevap olacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "16 Nisan aynı zamanda 15 Temmuz'un bir cevabı olacaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ülkelerini kapsayan gezisinin ilk durağı Bahreyn'e hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Halkın cumhurbaşkanlığı sistemi konusunda bilgilendirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, bunun için alanlara çıkacaklarını söyledi. Referandumu, FETÖ'nün darbe girişimine yanıt olarak değerlendiren Erdoğan, "16 Nisan aynı zamanda 15 Temmuz'un bir cevabı olacaktır. 15 Temmuz'a önemli bir çıkış olacaktır. Ve 'hayır' diyenlerin konumu aslında 15 Temmuz'un bir yerde de yanında yer almaktır. Bunu kimse sağa sola çekmesin" dedi. Şu anda sağlıklı bir anket döneminde olunmadığını da belirten Erdoğan, "Bazı anketler gelmiyor dersem o da yalan olur ama asıl anketlerin bize akışı araziye çıkışla beraber daha da yoğunlaşacaktır. Şu anda ben halkımızın cumhurbaşkanlığı sistemini tam olarak anlama dönemine geldiğine ihtimal vermiyorum. Bunu tam olarak anlatmamız lazım. Ben bu konuda halkımızın hassasiyetine inanıyorum. Mersin ve Aksaray'da şunu gördüm, şu anda daha araziye inilmemesine rağmen halkın büyük çoğunluğu bir defa kapmış. Kapmış dediğim nedir? Evet diyor" ifadelerini kullandı. Suriye'de öncelikli hedefin güvenli bölge olduğunu belirten Erdoğan, "Hedef burada (Suriye), 4-5 bin kilometrekarelik bir terörden arındırılmış güvenli bölgedir. Bu güvenli bölgenin halliyle birlikte de hem Suriye'den göçü, ilticayı önlemek onlara orada yerleşim alanlarını temin etmek hem de bizim kamplarımızdaki insanları kendi topraklarına döndürmek. Tabii bunu yapabilmek için de onlara bizim oralarda adeta yeni şehirler kurmak gibi bir gayretimiz var. Bu düşüncelerimizi Sayın Trump ile de paylaştım, koalisyon güçleriyle başta Almanya olmak üzere onlarla da paylaştım" dedi. Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında El-Bab'ın kuşatıldığına dikkati çeken Erdoğan, "Şu anda El-Bab, gerek bizim tarafımızdan, gerekse ÖSO tarafından dört bir yandan kuşatılmış vaziyette ve güçlerimiz ÖSO ile birlikte de merkeze inmiş vaziyette. En önemli nokta olan hastane kısmı. Zaten birkaç gün önce tamamen alınmıştı ki orası hakim bir noktaydı. Bu hakim noktayı bizler ele geçirdikten sonra süreç çok daha hızla lehte gelişmeye başladı. Şu anda da merkeze girilmiş vaziyette. Merkeze de girilmesi hasebiyle artık DEAŞ güçleri tamamıyla El-Bab'ı terk etme süreci içerisine girdi. Öyle zannediyorum ki artık bundan sonrası an meselesidir. Planlama, planlanan uygulama da şu anda yürütülmektedir" dedi.
Milliyet

Getirdiğimiz sistem belediyelerdeki model
Başbakan Binali Yıldırım, Antalya'da partisinin 878 belediye başkanı ile önceki gün bir araya geldi. Yıldırım, edinilen bilgiye göre toplantının kapalı bölümünde, referandum sürecine girildiğini ve 2 ay boyunca gece gündüz demeden çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Belediye başkanlarından propaganda çalışması yaparken vatandaşları ikna etmeleri için kendilerinden örnek vermesini isteyen Yıldırım'ın, "Getirilen sistem sizin yıllardır uyguladığınız model. Belediyedeki başkan ve meclis modelini tüm Türkiye'ye getiriyoruz. Vatandaşımız zaten bunu çok iyi biliyor. Siz kendinizin seçim süreci ve belediye meclisi sürecini anlatın. Milletin kafasını karıştırmaya gerek yok. Bu sistem değişikliği ve sadece hükümet modeli değişiyor. Başkanlık sistemini siz yaşıyorsunuz ve hizmetlerin ne kadar daha hızlı ve sağlıklı vatandaşa gittiği ortada. Muhalefetin kafa karıştırmasına izin vermeyin" dediği kaydedildi. Yıldırım'ın "Girilmedik sokak kalmaması" talimatını verdiği belediye başkanlarına, "2 ay yoğun çalışacaksınız. Teşkilatlarımız çalışacak, sizler de sokakta mahallede olun. Yerelde başarırsak genelde de başarı mutlaka gelir. Hiçbir vatandaş ayrımı yapılmadan herkesle mutlaka iletişim kurun, hatırını sorun. Hiçbir parti ayrımı yapılmadan çalışmalara dikkat edip, özen gösterilmeli. MHP'li belediye başkanlarını çalışmalarınızdan ayrı tutmayın. Büyükşehirler için söylüyorum, ilçede MHP'li belediye var ise mutlaka birlikte çalışma yapmaya özen gösterin" dediği de öğrenildi. Yıldırım, toplantıda büyükşehir belediyelerinden gelen başkanlardan referandum hedefi aldı. Konya'dan gelen belediye başkanları, referandum hedeflerini yüzde 85 olarak açıkladı. Kayseri yüzde 80, Kahramanmaraş ise yüzde 70 üzeri hedef gösterdi. İstanbul hedefi yüzde 60, Ankara ise yüzde 62 "Evet" hedefi koydu.
Milliyet

Abd imamlarından fbı'a gizli ziyaret
ABD Başkanı Donald Trump'un Cumhurbaşkanı Erdoğan ile gerçekleştirdiği telefon sonrası Beyaz Saray'ın harekete geçmesi Pensilvanya'daki ininde diken üstünde oturan terör örgütünün elebaşını korkuttu. Obama döneminde CIA'ın kanatları altında olan FETÖ, Trump'ın göreve gelmesi ile birlikte teröre karsı politikaların sertleşmesi ve bu bağlamda CIA Direktörü 'nün değişmesi üzerine yeni taktiklere başladı. CIA Direktörü Mike Pompeo'nun Türkiye'ye gitmesinin ardından harekete geçen FETÖ üyeleri, FBI'daki üst düzey bir isimle bir araya geldi. Toplantı, 5 kişi ile FBI binasında gerçekleştirildi. Bes isimden biri FBI üst düzey yetkilisi, diğeri ise FBI ajanı. Kalan üç isimden birinin kim olduğu tespit edilemezken, diger iki ismin Faruk Taban ve Mahmut Yeter isimli üst düzey FETÖ üyeleri olduğu öğrenildi. FBI binasında gerçeklesen toplantının konusu, FETÖ okulları ve FBI'ın Gülen'e bakısı oldu. Yeni açılacak okullar için, CIA ile olan politikayı adeta FBI'a da sunan FETÖ üyelerinin, FBI'a, "Okullarımız emrinizdedir" dediği öğrenildi. Gülen'e yönelik olası soruşturmaların önünü kesmek için hamle yapan imamlar FBI yetkililerine çeşitli vaatlerde bulunduğu öğrenildi.
Akşam

'Rejim değişiyor diyen ahlakını değiştirsin'
MHP'nin dün Konya'da başlayan, 16 Nisan'da yapılacak anayasa değişikliği referandumu kampanyasına ilişkin toplantı devam ederken Genel Başkan Devlet Bahçeli dün basının karşısına geçti. Bahçeli özetle şunları söyledi: "Türkiye'nin toparlanması, milli bekanın muhafazası için Türk milliyetçiliğinin devreye girmesi lazımdı. 2007 yılında, TBMM'nde yapılması gereken Cumhurbaşkanı seçiminin önüne 367 toplantı yeter sayısı takozu koyan sorumsuz ve ahmaklar aslında sistemsel değişimin önünü açmışlardır. Bugünlerde, ortalıkta görünmeyen emekli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, cumhuriyet mitinglerini kaldıraç olarak kullanan CHP, eli kanlı aydınlıkçılar, askeri müdahale için açık veya örtülü çağrı yapan demokrasi dışı gruplar kanayan yara haline gelmiş fiili sancının bir numaralı failleri olarak tarihe geçmişlerdir"' diye konuştu. "Rejim değişiyor diye yaygara koparan süfliler, önce kendilerinin vurgun yemiş ve de hiçbir şeye benzemeyen ahlaklarını değiştirmeyi denemelidirler. Cumhurbaşkanı hükümet sistemiyle, Türkiye'nin yönetim yapısı netleşirken, kuvvetler arasındaki ayrım da doğal ve olması gereken kulvarına gelmektedir. Anayasanın ilk dört maddesi üzerinde artık tartışma yapılmasına, akademik gevezeliklere bile hoşgörüyle bakmamız düşünülemeyecektir. Bu bahis kapanmıştır." "Aramızda bulunuyorken miskin miskin yatıp partimizin lehine hiçbir saygıdeğer çalışma ve gayret göstermeyenlerin, şimdilerde hayır koalisyonuna katılıp çıldırmış gibi gezmeleri, bir bakıma kara mizahtır. Şahsımla ilgili 'bir haftada ne değişti de evet dedi' dedikodusunu üretenlerin, 'Saray- Çankaya- Bahçeli arasında kırmızı hat kuruldu' diyenlerin itham ve tariz dolu imaları ise yalnızca ayaklar altında kalmaya layıktır. 'Evet diyecek, gazi Meclis'in yasama yetkisini güvenceye alacak, daha da etkinleştireceğiz. Evet diyecek, devlet yönetimindeki fiili zorlama ve açmazı bitirecek, siyaseti toplum sözleşmesinin sınırlarına çekeceğiz. Evet diyecek, ilk kez Cumhurbaşkanı'na cezai sorumluluk getireceğiz."
Vatan

SPOR

Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yapacağı Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali bugün start aldı. Erzurum'da Kazım Karabekir Stadyumu'nda halka açık olarak gerçekleşen törene Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, Erzurum Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Avrupa Olimpiyat Komiteleri (EOC) Vekil Başkanı Janez Kocijancic, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı ve Avrupa Olimpiyat Komiteleri Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Arat ve yetkililer katıldı. Yapılan sahne şovları geceye renk katarken, wushu sporcularının yanı sıra Karizma Show sahnesi ve Şener Kaya Show'un ilgi çekici performansları seyircilerden büyük alkış aldı. Son olarak Bakan Kılıç ve Janez Kocijancic sahneye beraber çıkarak oyunların resmi açılışını yaptı. 11-18 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek organizasyonda, alp disiplini, snowboard, biatlon, kayaklı koşu, kayakla atlama, curling, buz hokeyi, sürat pateni ve artistik patinaj branşlarında mücadele verecek. 34 ülkeden 650 sporcu kıyasıya mücadele edecek. EYOF 2017 Erzurum'da Türkiye'yi 24 kız, 45'i erkek olmak üzere toplamda 69 sporcu boy gösterecek. Alp disiplini ve snowboard yarışları Palandöken Kayak Merkezi'nde düzenlenirken, kayaklı koşu ve biatlon yarışları Kandilli Kayak Merkezi'nde yapılacak. Yenilenen Kiremitliktepe Atlama Kuleleri de EYOF 2017'nin kayakla atlama yarışlarına ev sahipliği yapacak. Curling müsabakalarının heyecanı Erzurum Curling Arena'da yaşanacak. Sürat pateni Yenişehir'deki Sürat Pateni Salonu'nda düzenlenirken artistik patinaj müsabakaları Yenişehir'deki Buz Pateni Salonu'nda yapılacak. Buz hokeyi maçları ise Buz Hokeyi Salonu'nda
Milliyet

Bursaspor deplasmanında iki puan kaybederek zirve yarışında ağır bir hasar alan Fenerbahçe'de moral bozukluğunun şiddeti büyük oldu. Fenerbahçeli futbolcular özellikle hakem Halil Umut Meler'e tepki gösterdi. Krtik maçın 87. dakikasında 1-0 önde olan sarı-lacivertliler hakem Meler'in çaldığı penaltı düdüğü ile yıkıldı. Pozisyonda Kubilay Kanatsızkuş'dan seken topta Simon Kjaer'in kolunun vücuda yapışık ve kapalı olmasına rağmen çalınan bu düdüğün ardından Bursaspor skoru eşitledi. Bu esnada ciddi anlamda tepki gösteren futbolcular, maç sonunda da itirazlarına devam etti. Maçın bitiş düdüğü ile soyunma odasına giden hakem Umut Meler ve ekibine, Volkan Demirel, Ozan Tufan, Volkan Şen ve Alper Potuk tepki gösterdi. Sarı-lacivertli oyuncular özetle "Yaktın bizi hocam" diye sitem etti. Fenerbahçe'nin yıldızları, "Bu karar ile belki de bizi şampiyonluktan ettiniz. Bizim en önemli maçımızdı. Daha dikkatli olmanız gerekir. Bizi yaktınız" eleştirisini getirip, yanlış çalınan düdüklerin kendileri için çok ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Bunun yanında Fenerbahçeli futbolcular kendi aralarında da özeleştiri yaptı. Sarı-lacivertli yıldızlar; ne olursa olsun, 2. golü atıp maçı bitirmeleri gerektiğinin altını çizdi. Sarı-lacivertli takımda Bursaspor maçı sonrası moraller oldukça bozuktu. Üç puana çok yakın olan futbolcular bu galibiyetle şampiyonluk yarışına tekrar başlayacaklarını düşünüyordu. Ancak tartışmalı penaltı kararıyla yenen gol büyük bir şok yaşanmasına neden oldu.
Milliyet

Medipol Başakşehir, lider Beşiktaş'ın puansız kapattığı haftada Kasımpaşa deplasmanında dağıldı. Galibiyet halinde 2 hafta sonra liderlik koltuğuna oturma şansı yakalayan turuncu-lacivertli takım ağır bir yenilgiyle sahadan ayrılarak, büyük hayal kırıklığına uğradı: 4-0 Karşılaşmada gol perdesi 10. dakikada açıldı. Castro'nun kullandığı kornerde Sadiku kafayla topu arka direğe aşırdı. Adem Büyük'ün kayarak vurduğu meşin yuvarlağa kale çizgisi üzerinde ayak koyan Titi takımını öne geçirdi: 1-0 11'de Emre Belözoğlu ceza sahası dışından şutunu attı, kaleci Ramazan topu güçlükle kornere çeldi. 13'te fark ikiye yükseldi. Eduok'un pasıyla buluşarak kaleci Volkan'la karşı karşıya kalan Adem Büyük aşırtma bir vuruşla topu filelere gönderdi: 2-0 49'da Alparslan soldan kesti, Emre Belözoğlu'nun şık vuruşunda kaleci Ramazan çok iyi uzandı ve son anda golü önledi. 82'de sol kanattan hızla atağa çıkan Turgut Doğan kaleye paralel gönderdi, arka direkteki Eduok topu filelerle buluşturmakta zorlanmadı: 3-0 88'de fark 4'e çıktı. Shala'nın pasıyla ceza sahasına giren Castro çaprazdan sert bir şutla meşin yuvarlağı Volkan'ın üzerinden filelere göndererek skoru yazdı: 4-0
Milliyet

Galatasaray şampiyon olamazsa -ki olması artık çok zor- dün geceye özel bir bölüm ayrılır. Cim-Bom bütün rakiplerinin ya yenildiği ya da puan kaybettiği haftada kendisine altın tepside sunulan büyük fırsatı teperek ağır bir yara aldı. Riekerink'e rağmen belki de son bir şans ayağına gelmişti Aslan'ın Ancak 17. sıradaki Kayserispor'a karşı bunu değerlendiremedi Galatasaray. Süper Lig'de kalesinde en fazla kafa golü gören Galatasaray, ilk yarıda birbirinin kopyası kornerden iki gol gördü kalesinde Sneijder'in yokluğunda pozisyona girmekte ve atak organizasyonlarında sıkıntı yaşayan Aslan, geriden oyun kurmakta ise Selçuk İnan'ı çok aradı. Mabiala'nın 29'da kornerden attığı kafa golü ile gerilim başladı. Semih o dakikadan sonra bedenen sahada ama ruhen değildi. Vakit geçiren Kayseri, 45+4'te yine piyangodan bir gol buldu. Bu kez diğer stoperleri Levent kafayı vurdu. Her iki golde savunma kadar Muslera da izleyiciydi! Bu devre Rodrigues'in yakın mesafeden kaçırdığı pozisyon dışında Galatasaray tehlike yaratamadı. İkinci yarı başlarken Riekerink, Yasin ve Rodrigues'in yerine Sinan ve Eren'i sahaya sürdü. Son olarak ise Sabri'yi çıkarıp üçlü savunmaya dönerek bütün riskleri aldı. 89'a kadar çabalar sonuçsuz kaldı. 89'da Eren ile puan için umutlandı Cim-Bom Son dakikada Eren ile bu kez beraberlik fırsatı harcandı.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder