17 Şubat 2017 Cuma

17.02.2017 Genel Gündem



17.02.2017

GÜNDEM

Firariler Ve Hükümlüler Oy Kullanamayacak
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 16 Nisan'da yapılacak Anayasa değişikliği referandumuna ilişkin çeşitli kararlar aldı. Resmi Gazete'de yayımlanan YSK kararları şöyle: Seçmen kütükleri AK Parti, Anavatan Partisi, BTP, BBP, CHP, HDP, HÜDA PAR, MHP, Saadet Partisi ve Vatan Partisi'ne verilecek. Muhtarlık bölgesi listeleri, 18 Şubat'ta askıya çıkarılacak, 26 Şubat'ta indirilecek Gümrük kapılarında ve yurtdışı temsilciliklerinde oy verme işlemine 27 Mart'ta başlanacak, yurtdışı seçmenlerin, 57 ülke, 119 temsilcilik ve 32 gümrük kapısında kurulacak sandıklarda oy kullanması planlanıyor. Halk oylamasında, "Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu" filigranlı sarı renkteki zarflar ve beyaz renk üstünde "Evet", kahverengi renk üstünde "Hayır" ibareleri bulunan iki ayrı renkten oluşan birleşik oy pusulaları ile "Tercih" mührü kullanılacak Yurtdışı temsilciliklerde oy kullanma gün sayısı ve başlangıç günü, o ülkedeki seçmen sayısı gözetilerek her bir temsilcilik için YSK tarafından tespit edilecek. Oy kullanma saatleri yerel saatle 09.00'da başlayıp 21.00'de sona erecek. Temsilcilik ve diğer yerlerde kurulacak seçim sandıklarında sadece seçmen kütüğüne kayıtlı Türk vatandaşları oy verebilecek. Anayasa değişikliği halk oylamasında yurtiçinde 16 Nisan Pazar günü, yurtdışında ise 27 Mart-9 Nisan tarihlerinde oy kullanılacak. Kasıtlı suçtan dolayı ceza infaz kurumunda bulunan, bu kurumda iken firar edenler dahil hükümlüler oy kullanamayacak, ceza infaz kurumunda bulunan seçmen niteliğine sahip tutuklular ile taksirli suçlardan hükümlü olanlar oy kullanabilecek. Oy verme günü saat 18.00'e kadar radyolar ve her türlü yayın organları tarafından halk oylaması ve halk oylaması sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılması yasak. Oy verme süresince kahvehane, kıraathane ve internet kafeler gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı kalacak, eğlence yeri niteliğini taşıyan lokantalarda yalnızca yemek verilebilecek. Anayasa değişikliği referandumunda, yurtdışı seçmen kütüğüne bağlı vatandaşlar toplam 31 karayolu, havalimanı ve liman gümrük kapısında 27 Mart'tan itibaren günün 24 saati oy kullanabilecek. Vatandaşların elektronik posta adreslerine, taşınabilir ya da sabit telefonlarına görüntülü, sesli veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılması yasak. 9 Nisan'dan oy verme gününü takip eden güne kadar olan sürede Başbakan ve bakanlar ile milletvekilleri yurtiçindeki propaganda faaliyetleri ile ilgili gezilerini makam otomobilleri ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtalarla yapamayacak.
Haber Türk


'Bulut'tan Talimat Çıktı
Rusya Federasyonu'nun Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un Ankara Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şubesi'nde görevli polis memuru Mevlüt Mert Altıntaş tarafından öldürülmesini soruşturan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yeni bilgilere ulaştı. Edinilen bilgilere göre, suikastın ardından katil Altıntaş'ın geçmişini ve bağlantılarını mercek altına alan savcılık, geçtiğimiz hafta önemli bilgiyi günışığına çıkardı. Altıntaş'ın olay yerinde bıraktığı cep telefonundaki kayıtlarını inceleyen savcılık, eylemcinin son dönemdeki bağlantılı olduğu kişi ve dini grupları tek tek tespit etti. Savcılık, Altıntaş'ın başka bağlantıları olup olmadığını ortaya koymak amacıyla cep telefonunda 'bulut' olarak tanımlanan ve telefonun imal edilip kullanılmaya başlanmasıyla birlikte faaliyete geçen sistemi teknik incelemeye aldı. Cep telefonunun kullanıldığı süreçte yapılan ancak silinen tüm işlem ve uygulamaları yedekleyen bulut sisteminde yapılan incelemede, Altıntaş'a bir süre önce ABD üzerinden bir mesaj geldiği anlaşıldı. Bilişim uzmanlarınca yapılan incelemede, ABD'deki bir IP numarası üzerinden geldiği belirlenen mesaj içinde "Allah için bunu yapmalısın" şeklinde bir not bulunduğu görüldü. Bu not üzerine savcılık söz konusu IP numarasının izini sürmeye başladı.
Milliyet

Ve 'Kapı' Açıldı Temızlık Başladı!
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin desteğiyle operasyon yürüten Özgür Suriye Ordusu güçleri, Cerablus'un ardından El Bab'da da büyük bir başarı kaydetti. DEAŞ'lı teröristlerin büyük kısmı ilçeyi terk edip Rakka'ya kaçtı, ancak arkalarında bombalı tuzaklar bıraktı. İlçe merkezinde kontrolü sağlayan Mehmetçik ve ÖSO güçleri de bu tuzakları temizlemeye başladı. Arama, tarama ve temizlik çalışmalarını özel kuvvetler ve SAT komandoları yapıyor. Taaruz harekatından sonra özellikle El Bab içinde sıkışıp kalan teröristlerin temizlenmesi ve bombalı tuzakların kaldırılması için yapılan meskun mahal temizlik aşamasının 1 ay kadar sürmesi bekleniyor. Bu sürede TSK ve muhaliflerin Münbiç'e hareket etmek için hazırlık yapacağı gelen bilgiler arasında. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık da NATO Savunma Bakanları Toplantısı üçüncü oturumunda operasyonla ilgili şu bilgileri verdi: "Şu anda El Bab tümüyle kuşatılmış durumda ve içeride de ciddi bir temizlik harekatı yapılıyor. El Bab'ın şehir merkezinin de DEAŞ unsurlarından tamamen temizlenmesi için çok yoğun bir faaliyet var. Bunu ÖSO ve Tük Silahlı Kuvvetlerimiz birlikte yapıyor. Bu temizlik operasyonu da bittikten ve El-Bab tamamen DEAŞ'tan temizlendikten sonra hayatın tamamen normale dönmesi bekleniyor." El-Bab'dan sonra umuyoruz Münbiç'teki PYD/PKK unsurlarının tamamının çekilmiş olması. Bu noktada ABD ile çalışıyoruz. Arzu ettiğimiz sonucu şu anda alamadık ama El-Bab operasyonundan sonra, Türkiye'nin iki önceliği Münbiç ve Rakka olacak."
Vatan

EKONOMİ

Dolar: 3,6683-3,6713                                   
Euro: Euro 3,9157-3,9185
Sterlin: 4,5863-4,5918
Gram Altın: 146,0292-146,0292

Güvenli Ülke Yok
Başbakan Binali Yıldırım, dün İstanbul Kongre Merkezi'nde başlayan 'Dünya Turizm Forumu'na (World Tourism Forum Global Meeting) katıldı. Çeşitli ülkelerden bakanlar ve dünya turizm sektörünün temsilcilerinin yer aldığı iki gün sürecek organizasyonda Yıldırım, turizmde bir adım öne çıkmak isteyenlerin terörü kullandığını ifade etti. Yıldırım, "Üzülerek söylüyorum. Turizm sektöründe bir adım öne çıkmak için başkaları hakkında dedikodu üreterek, oraları güvensiz göstererek iş yapmaya çalışıyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde güvenli ülke yok, eğer güvenlikten bahsediyorsak. Terör her yerde. Adres tanımıyor. Avrupanın göbeğinde var. Türkiye'de, Ortadoğu da oluyor. Terörle korkutmak terörün ve teröristin işine yarar. Gururla ve güvenle söylüyorum. ABD ne kadar güvenliyse Türkiye de o kadar güvenli. Avrupa, Paris ne kadar güvenliyse İstanbul da o kadar güvenli. Saraybosna ne kadar güvenliyle Ankara da o kadar güvenli. Bakü ne kadar güvenliyse İzmir de o kadar güvenli. Terörü turizmde avantaj sağlamak için kullanmayın. İnsanların ulaşımına, kardeş olmasına destek olalım. Köstek olmayalım" diye konuştu. Hükümet olarak turizmi sadece ekonomik kalkınmaya katkı sağlayan bir sektör olarak görmediklerini belirten Yıldırım, "Ekonomik bakışla değerlendirme eksik ve yetersiz kalır. Turizm öncelikle kültürlerin ve medeniyetlerin buluşmasıdır. Turizm sayesinde ekonomik ve siyasi ilişkiler de ivme kazanır" ifadelerini kullandı. Ülkeler olarak turizmdeki gelişime ayak uydurulması gerektiğine vurgu yapan Yıldırım, "Gerekli tedbirleri almalı ve bunu el birliği ile gerçekleştirmeliyiz. Daha önce gittiğiniz bir ülke hakkında karar alma durumunda kalırsanız o ülke için zihinde canlanan hatıralarla karar alınır. Turizm barış ve kardeşlik için çok önemlidir. Bu yolda çaba gösteren herkesi gönüllü barış elçisi olarak kabul ediyorum" dedi.
Hürriyet

Singapur Modeli İle 25 Milyar Dolar Ciro
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, gelecek hafta Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na sunacakları Üretim Reform Paketi ile kişilerin endüstri bölgesi kurmalarının önünün açılacağını söyledi. Özlü, "Singapur'da Jurong Adasında kurulu endüstri bölgesinin yıllık 50 milyar dolarlık cirosu var. Türkiye'nin de organize sanayi bölgelerinden ziyade daha büyük endüstri bölgelerine ihtiyacı var. Bunun için de liman olması gerekiyor. Danışman firmamıza incelettik ve Karadeniz'de Trabzon ile Filyos; Güney Marmara'da Balıkesir, Ege'de Çandarlı ile Adana'da Ceyhan Endüstri Bölgesi kurulacak. Singapur'da 50 milyar dolar ciro yapıyorsa, bizim ki de 25 milyar dolar olsun" diye konuştu. Gazetecilerle bir araya gelen Özlü, 4 yeni endüstri bölgesinin yanı sıra 17 milyar liralık kaynakla şehir içinde kalmış sanayi sitelerini şehir dışına taşıyarak modern sanayi çarşılarına dönüştüreceklerini açıkladı. Taşıdıkları yerler değerli araziler olduğu için de Özlü, dönüşümün buralardan sağlanacak kaynakla yapılacağını vurguladı. Ar-Ge'ye ayrılan kaynak miktarını artsa da ihracat içindeki yüksek teknolojili ürün payının düştüğünü belirten Özlü, şöyle konuştu: "Burada bir sıkıntı olduğunu gördük ve TÜBİTAK reformu için çalıştık. Yeni dönemde radikal değişiklik yapıyoruz. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu kaldırılıp, Başbakan başkanlığında, Bilim Teknoloji İcra Kurulu kurulacak. 5 kişilik bu kurulda Bilim, Sanayi, Teknoloji bakanının yanı sıra gündemine göre ilgili bakanlar yer alacak. Bu kurulun vereceği destek kararlarıyla sanayimize teknoloji enjekte edeceğiz."
Hürriyet

Bu Tweet Forex'te Umudu Tüketti
Kamuoyunda "foreks" (forex) diye bilinen kaldıraçlı alım satım işlemlerine getirilen sert düzenlemenin ardından kararın yumuşatılacağına yönelik beklentiler de Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli'nin paylaştığı tweet ile son buldu. Canikli Twitter'dan yaptığı açıklamada "SPK'nın foreks piyasası ile ilgili düzenlemelerinin yerinde ve rasyonel olduğu bugün daha net bir şekilde ortaya çıkmıştır" dedi. Canikli'nin saat 12.05'te yaptığı bu açıklamanın zamanlaması da dikkat çekiciydi. Çünkü, Canikli, saat 11'de Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç, Başkan Vekili Berra Doğaner ve sektör temsilcileri ile bir araya gelmişti. Görüşmenin hemen ardından yapılan bu paylaşım foreks tebliğinde esneme umutlarının tamamen kaybolmasına neden oldu. Öte yandan Canikli'nin görüşme öncesinde TSPB temsilcilerine "Bu görüşme çok önceden talep ettiğiniz randevu üzerine yapılıyor. Foreks işlemleri ile ilgili yapılan düzenleme ile ilgili bir konu görüşmeyeceğiz" dediği öğrenildi. Buna karşın görüşmenin belli bir kısmından sonra büyük bölümünde foreks sektörünün konuşulduğu ifade edildi. Başbakan Yardımcısı Canikli'nin beklentilerin daha da artmaması ve spekülasyona meydan vermemek için görüşmenin ardından söz konusu mesajı sosyal medya hesabından paylaştığı belirtiliyor. Bilindiği gibi geçtiğimiz cuma günü SPK foreks piyasasında 1'e 100 olan kaldıraç oranını 1'e 10'a düşürdü ve işlemlere başlayabilmek için asgari 50 bin TL limit getirdi.
Haber Türk

70 Bin Başvurunun 20 Bini Kritere Uygun Çıktı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, torun bakacak büyükannelere verilecek 425 liralık maaş ile ilgili olarak şu ana kadar 70 bin dolayında başvuru yapıldığını, ancak projenin 6 bin aileyi kapsayacak şekilde şekillendirildiğini belirtti. Müezzinoğlu, yoğun talebin ardından dün akşam itibarıyla başvuruların dondurulduğunu açıkladı. Müezzinoğlu, Habertürk TV'de katıldığı programında büyükanne maaşındaki gelişmelere yönelik bilgi verdi. Büyükanne maaşı uygulamasının dünyada Türkiye'ye ait bir proje olacağını ve telif hakkını da alacaklarını kaydeden Müezzinoğlu, büyükanne maaşına şu ana kadar 70 bini aşkın başvuru olduğunu belirtti. "20 bin belirlediğimiz kriterlere uygun olan kişi sayısı var. Kriterlere göre elemeler yapılacak" diyen Müezzinoğlu, dün akşam itibarıyla başvuruların dondurulduğunu da kaydederek, "Pazartesi itibarıyla listeler şekillendirilecek. Ay sonuna kadar bu listeleri paydaşlarımızla beraber şekillendireceğiz" diye konuştu.
Haber Türk

Kdv'ye Jet İade
Maliye, iletişim, konut, taşımacılık, imalat ve sağlık sektörlerinde faaliyet gösteren mükellefler ile ihracatçıları yakından ilgilendiren KDV iadesi düzenlemelerine imza attı. Maliye Bakanı Naci Ağbal, dün uygulamaya başlanan yeni düzenleme ile bürokratik işlemleri azalttıklarını belirterek iade süreçleriyle ilgili mükellefi rahatlatacak uygulamaları hayata geçirdiklerini söyledi. İlgili alanlarda iş yapan firmalar, daha önce yüzde 100 teminat gösterdiklerinde 1 ayda aldıkları KDV iadelereni, yüzde 120 teminat göstermeleri karşılığında 5 gün içinde alabilecek. Her yıl yüksek tutarlarda KDV iadesi yaptıklarına işaret eden Ağbal, şunları söyledi: "2016 yılında yaklaşık 38 milyar lira KDV iadesi yaptık. Bu önemli bir rakam. Burada amacımız bir yandan haksız bir iadenin yapılmaması bir yandan da vatandaşın hakkı olan iadenin bir an önce yapılmasıdır. Her zaman söylüyorum. Vatandaşın vergi iadesinin bizde bir gün bile fazladan kalmaması gerekir. Çünkü bu mükellefimiz için önemli bir kaynak. Bu kapsamda, dün yeni bir uygulamayı daha hayata geçirdik. Bu düzenlemeden önce mükelleflerimiz, gerekli belgelerin yanında yüzde 100 oranında banka teminat mektubu veriyordu ve iadesini alması, dosyanın durumuna göre 1 aya yakın sürebiliyordu. Şimdi ise yüzde 120 oranında banka teminat mektubu veren mükellefler, KDV iadelerini en geç 5 iş günü içinde alabilecek. Böylece, kontroller veya bazı eksiklikler nedeniyle iade sürecinin gereksiz yere uzamasının önüne geçilecek."
Milliyet

Döviz Borcu Kapanmadı Şirketler Vadeyi Uzattı
Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu, 2016 sonunda 2015'in aynı dönemine göre 8.3 milyar dolar artarak 202.7 milyar dolara yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) verilerine göre, bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 803 milyon dolar azaldığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının 2.1 milyar dolar büyüyerek 24.3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi. Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 1.4 milyar dolar azaldı. Tahvil stoku 1.2 milyar dolar artarak 4.6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 5.6 milyar dolar artarken, tahvil stoku 5.7 milyar dolar seviyesine ulaştı. Aralık sonu itibariyle özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcu (ticari krediler hariç) 6.1 milyar dolar azalarak 14.3 milyar dolar oldu. Özel sektörün dışarından sağladığı toplam kredi borcu, Aralık sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 65.8 milyar dolar olduğu görüldü.
Vatan

Dünya
Abd'li Komutan Rakka İçin Geliyor
Türkiye, El Bab operasyonunun ardından önceliklerini Menbiç ve Rakka olarak belirlerken CIA Başkanı Mike Pompeo'nun ardından ABD'den kritik bir ziyaretçiyi daha ağırlamaya hazırlanıyor. Brüksel'de NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katılan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, gazetecilere yaptığı açıklamada ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford'un bugün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile görüşmek ve bazı temaslarda bulunmak üzere Türkiye'de olacağını söyledi. Görüşmenin İncirlik üssünde olması bekleniyor. Ziyaret özellikle ABD'nin Rakka operasyonunun netleşmesi açısından büyük önem taşıyor. Operasyonun Türkiye ile birlikte yapılıp yapılmayacağının bu ziyaret sonrası ABD yönetimi tarafından yapılacak değerlendirmeler ışığında açıklığa kavuşması bekleniyor. Işık, "Bu görüşme önemli bir görüşme olacak, askeri açıdan Rakka operasyonunun birlikte yapılıp yapılamayacağı noktasında önemli değerlendirmeler içerecek. Teknik çalışmalar da yapıldıktan sonra bir karara varılacak. Ama benim gördüğüm ABD henüz kesin kararını vermiş değil. Görüşmeler ABD'nin nihai kararını vermesinde etkili olacak diye düşünüyoruz" dedi. Işık, ABD'nin Rakka operasyonunu PYD unsurlarıyla yapma konusunda kesinleşmiş bir kararının olmadığını söyledi. Rakka operasyonunun kalıcı bir barışa dönüşmesi ve istikrarın kalıcı olmasının PYD-PKK unsurlarıyla değil, bölge insanları olan Arap unsurlarla yapılacak bir operasyonla mümkün olacağının altını çizen Işık, "Bu noktada Türkiye olarak her türlü desteği vermeye hazırız" dedi. El Bab'ın tümüyle kuşatılmış olduğunu ve 'içeride ciddi bir temizlik harekâtı yapıldığını' söyleyen Işık, El Bab operasyonu bitene kadar Menbiç'teki, PKK'nın Suriye uzantıları olan PYD-YPG unsurlarının çekilmiş olmasını istediklerini belirtti. Işık, "Bu noktada ABD'yle çalışıyoruz. Arzu ettiğimiz sonucu şu ana kadar alamadık. Ama El Bab operasyonundan sonra Türkiye'nin iki önceliği olacak. Bunlardan birisi Münbiç (Menbiç), diğeri Rakka olacak" dedi. Fransa ve İngiltere savunma bakanlarıyla uçuşa yasak bölgeler ve güvenli bölgeler konusunda detaylı bir görüşme yaptığını belirten Işık, "Bizim çok önemsediğimiz husus, Fırat Kalkanı kapsamındaki yerlerde güvenli bölgeler oluşturulması ama PYD'nin bunu fırsat bilerek hakimiyet kurmaya çalıştığı alanlarda bir güvenli bölge oluşturulmasını kesinlikle kabul etmeyeceğimizi, PYD'nin bu fırsattan istifade ederek kendine güvenli bir alan oluşturmasına da izin vermeyeceğimizi kendilerine ifade ettik" dedi. NATO zirvesinin Türkiye açısından en önemli unsurlarından biri Işık ile ABD Savunma Bakanı James Mattis arasındaki ikili görüşmeydi. Bakan Fikri Işık, görüşmeye ilişkin değerlendirmesinde Mattis'in Türkiye'yi yakından tanıdığını görmüş olmaktan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Açık ve samimi çalışma arzusunu ifade etti" dedi. Fikri Işık görüşmede ABD'nin, PKK'ya karşı Türkiye'ye daha fazla destek taahhüdünde bulunduğunu ifade etti.
Hürriyet

Tanık Merkel
Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) eski çalışanı Edward Snowden'ın 2013 yılında sızdırdığı belgeler, ABD'nin Başbakan Angela Merkel dahil Alman hükümet yetkililerinin cep telefonlarını dinlediğini ortaya çıkarmıştı. Skandal, Obama yönetimi ile o dönem Avrupa'daki en önemli mütttefiki Merkel ile arasında büyük krize yol açmıştı. Başbakan Merkel, "Dostlar birbirini dinlemez. Soğuk Savaş bitti' demişti. Ancak Merkel'in sözlerine rağmen Alman dış istihbarat teşkilatı BND'nin, Avrupalı şirketler ve siyasilere yönelik izinsiz istihbarat faaliyetlerinde elde ettiği bilgileri NSA'ya aktardığı ortaya çıkmıştı. "Casusluk faaliyetleri konusunda kamuoyunu yanlış bilgilendirmekle" suçlanan Merkel, dün telekulak skandalı nedeniyle üç yıl önce kurulan, 100'den fazla oturum yapan Federal Meclis Araştırma Komisyonu'nda son tanık olarak ifade verdi. Saat 11.30'da komisyona gelen Merkel, herkesi tek tek selamlayıp ellerini sıktıktan sonra kendisi için ayrılan tanık sandalyesine oturdu. Alman Parlamentosu'nda grubu bulunan milletvekillerinden oluşan komisyonda soruları cevaplandıran Merkel, dinlemelerle ilgili bilgiyi 2013 yılının haziran ayı başında basından öğrendiğini söyledi. Merkel "Obama'yı (eski ABD Başkanı Barack Obama) ziyaret ettiğimde ve daha sonra da kendisine 'Dostlar arasında birbirini dinlemek olmaz. Hâlâ bu görüşü savunuyorum. Kast ettiğim sadece başbakanın telefonu değil, tüm vatandaşı korumaktı. Eğer bu yaşanırsa biz de müdahale ederiz" dedi. Komisyon Başkanı Patrick Sensburg'un 'Dinlemeler ile ilgili bilgiyi öğrendiğinizde ne hissettiniz' sorusuna Merkel ise "Bu konunun önemli olduğunu görecek kadar deneyime sahiptim" dedi. Merkel ayrıca ifadesinde özgürlükle güvenlik arasındaki doğru dengeyi bulmanın önemine ve zorluğuna dikkat çekti. Komitenin haziran ayının sonuna kadar raporunu açıklaması bekleniyor. Son yapılan anketlere göre eylül ayında yapılacak seçimler öncesi dördüncü dönem başbakanlığa hazırlanan Merkel'in popülaritesi düşüyor.
Hürriyet

İstihbarattan Trump'a Sansürlü Bilgi
ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le ilgili olumlu açıklamaları ve ekibinde Rusya ile bağlantısı olduğu iddia edilen isimler bulunması nedeniyle Amerikan istihbarat kuruluşlarının, Trump'a bilgi verirken bazı noktaları sakladığı iddia edildi. Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre istihbarat yetkilileri, aldıkları bilgilerin kaynaklarını ve bu bilgileri nasıl ele geçirdiklerini Trump'a söylememe kararı aldı. Geçmişte de istihbarat kuruluşlarının, ABD başkanlarına ya da Kongre üyelerine bilgi verirken, bu tür bilgileri paylaşmadıklarının görüldüğünü yazan WSJ, ancak daha önceki durumların, ABD Başkanı'nın güvenilirliğinden duyulan bir endişeden kaynaklanmadığını vurguladı. Öte yandan, haberde, Trump'ın istihbarat kaynakları ve metotlarını öğrenme yönünde bir istekte bulunup bulunmadığının bilinmediği belirtildi. WSJ, Trump'ın kendisinden önceki başkanlara nazaran daha az istihbarat brifingi almayı tercih ettiğini de yazdı. Bu arada, New York Times, Trump'ın New York'lu milyarder Stephen A. Feinberg'ı Amerikan istihbarat örgütlerini denetleyecek bir pozisyona getirmeyi planladığını yazdı. Habere göre bu plan, istihbarat yetkilileri tarafından sert bir direnişle karşılaştı.
Hürriyet

Ateşkes İçin Daimi Temas
Suriye'de süren iç savaş konusunda önemli gelişmelerin yaşanacağı yeni bir döneme girildi. Kazakistan'ın başkenti Astana'da muhalifler ile rejimin temsilcileri görüşürken, ABD'li ve Rus bakanlar da Almanya'da biraraya geldi. Soruna kalıcı bir siyasi çözüm bulunabilmesi amacıyla ikinci turu dün başlayan Astana görüşmelerinde ağırlıklı gündemi, Türkiye, Rusya ve İran öncülüğünde Suriye'deki ateşkesin güçlendirilmesi oluşturdu. Esad yönetimi, muhalifler, Türkiye, Rusya, İran ve ABD heyetleri, ön görüşmelerin ardından dün ana toplantıya geçti. Toplantıda Rusya, Türkiye ve İran'ın, ateşkesin izlenmesi ve savaş durumunun tamamen olarak ortadan kaldırılmasını sağlamak amacıyla 3'lü "kalıcı temas grubu" oluşturulmasına karar verildi. Bununla birlikte tarafların, başta kadın ve çocuklar olmak üzere zorla tutulan kişilerin değişimi konusu üzerinde de anlaştığı belirtiliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, Astana'daki görüşmelerde kabul edilmeyen belgelerden birinin, ateşkesi ihlal edenlere yönelik yaptırımları öngördüğünü belirtti. Bu arada, Esad'a karşı olan ülkelerin Cenevre görüşmeleri öncesi ilk defa bir toplantı gerçekleştireceği ifade edilirken, Almanya'nın Bonn kentinde yapılan G20 zirvesi sırasında ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bir araya geldi. Bu, aynı zamanda Moskova ile yeni Washington yönetimi arasında gerçekleşen yüz yüze ilk üst düzey temas özelliğini de taşıyor. Lavrov, ABD'li mevkidaşı Tillerson'un, ABD'nin Astana'daki barış görüşmelerini desteklemeye hazır olduğunu söylediğini kaydetti. Bununla birlikte CNN televizyonu, ABD Savunma Bakanlığı'nın, DAEŞ ile mücadele için Suriye'ye asker konuşlandırma seçeneğini de gözönünde bulundurduğunu bildirdi. CNN'in haberinde, somut karar alınmadığı, bunun, Başkan Donald Trump'ın savunma yetkililerinden ay sonuna kadar istediği plan çerçevesinde değerlendirilen "fikir"lerden biri olduğu vurgulandı. Öte yandan Fransız basınına konuşan Suriye lideri Beşar Esad, Donald Trump'ın 7 ülkeye getirdiği seyahat yasağını savundu, yasağın, Suriyelilere karşı olmadığını ifade etti.
Milliyet

Bağdat'ta Bombalı İntihar Saldırısı
Irak'ın başkenti Bağdat'ta bomba yüklü araçla düzenlenen intihar saldırısında en az 50 kişinin öldüğü, 50'den fazla kişinin de yaralandığı bildirildi. Saldırı, Bağdat'ın doğusundaki Es-Sadr Kenti semtinin El-Hubeybiyye bölgesindeki otomobil galerileri yakınında bomba yüklü araçla düzenlendi. Saldırı DAEŞ tarafından üstlenildi. Çarşamba günü de Bağdat'ın güneyindeki Sadr mahallesindeki bir saldırıda patlayıcı yüklü kamyonet infilak etmiş, patlamada en az 15 kişi hayatını kaybetmişti. Bağdat'ta salı günü yine güneydeki mahallelerin birinde yaşanan bombalı araç saldırısında en az 4 kişi ölmüştü. Saldırılar Şii semtlerini hedef alıyor.
Milliyet

İşte Böyle Öldürmüşler
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un sürgünde yaşayan üvey ağabeyi Kim Jong-nam'ın (45), Malezya'daki ölümünün ardından casus romanlarını aratmayan ayrıntılar çıkıyor. İddialara göre Kuala Lumpur Havaalanı'nda iki kadın, Kim'in yüzüne zehirli mendil sürdü. Başka bir iddiaya göre ise zehrin vücutta yayılabilmesi için dolmakalem kullanıldı. ABD ve Güney Kore hükümetleri, suikasttan Kuzey Koreli ajanlarını sorumlu tutuyor. Olayı soruşturan Malezya polisi dün sabaha karşı, Vietnamlı kadın şüphelinin ardından Endonezyalı ikinci bir kadını ve erkek arkadaşını daha gözaltına aldı. Malezya polisi, Vietnamlı kadının verdiği ifadelerde çelişkili konuştuğunun altını çizerek, şüphelinin, "Ben sadece şaka yapmak istemiştim. Arkadaşlarım bana bir mendil verdi ve onu adamın yüzüme sürmemi istediler" dediğini aktardı. Zan altında olan Kuzey Kore hükümetinden suikastla ilgili henüz açıklama gelmedi. 2013'te ülkeden kaçan Kim Jongnam'ın, 2012 yılında bir mektup yollayarak Kuzey Kore liderinden "benim ve ailemin hayatını bağışla" dediği belirtiliiyor. Kuzey Kore'nin eski lideri Kim Jong-il ile Güney Koreli oyuncu Sung Hae-rim'in evlilik dışı ilişkilerinden dünyaya gelen Kim Jong-nam, herhangi bir resmi unvanı olmaksızın yurt dışında yaşıyordu.
Vatan

POLİTİKA

Ab İle Yeni Vize Zirvesi.
Başbakan Binali Yıldırım, AB Dönem Başkanlığı'nı devralan Malta'da AB ile yeni dönem ilişkilerini ele alacak. Türkiye ile AB arasında yapılan vize serbestisi ve mültecilerin iadesine dair anlaşmada "duraklama devri" yaşanırken Türkiye, anlaşmanın güncellenmesini ve vize serbestisi adımlarının bir an önce atılmasını gündeme getirecek. Yıldırım, AB Dönem Başkanı olan Malta'ya dün başlayan ve bugün de resmi temasların yapılacağı bir ziyaret gerçekleştiriyor. Ziyaret kapsamında Yıldırım, Malta Cumhurbaşkanı Marie Louise Coleiro Preca ile bir araya gelecek. AB Dönem Başkanlığı sorumlusu ve Malta Başbakanı Joseph Muscat tarafından resmi törenle karşılanacak olan Yıldırım, Muscat ile ikili ve heyetler arası görüşmelerde bulunacak. AB ile yapılan ve terörle mücadele kanununda değişiklik yapılmaması nedeniyle tıkanan vize muafiyeti anlaşmasının güncellenmesinin görüşmelerde gündemde olacağı da ifade edildi. Vize muafiyeti anlaşması için AB, Türkiye'ye bir diz şart koyarken, "Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklik" konusunda ise Türkiye net bir şekilde adım atmayacağını açıklamıştı. Bu nedenle görüşmelerde yol alınamazken, anlaşmanın güncellenmesi teklifi Türkiye tarafından AB'ye sunuldu. Yıldırım'ın bugün bu konuda, "Terörle Mücadele Yasası'nın prensip olarak teröre en çok muhatap olan ve çok çetin bir mücadele yapan ülke olarak Türkiye'nin bölgenin ve Avrupa'nın güvenliğini sıkıntıya sokmayacak bir şekilde ele alınması gerekiyor" mesajı vermesi bekleniyor. Türkiye'nin beklediği düzeyde bir, "güncelleme" çıkması halinde Türkiye ile AB arasında yeni bir ortak zirve yapılabileceği de kaydediliyor. Türkiye ile AB arasında, "Geri Kabul Anlaşması" konusunda da bazı sıkıntıların olduğu ifade edilirken, görüşmede bu konu da ele alınacak. 3 Şubat'ta Malta'nın başkenti Valetta'da düzenlenen gayriresmi AB zirvesinde liderler, Orta Akdeniz'de sığınmacıların Libya'dan Avrupa'ya geçmek için kullandığı göç yolu üzerindeki Malta ve İtalya'nın baskısıyla düzensiz göç sorununu, ABD ile ilişkileri ve AB'nin geleceğini ele almıştı. Zirveden Orta Akdeniz'deki düzensiz göçü önlemeye yönelik, "Malta Deklarasyonu" ile Libya'ya yardım kararları çıkarken AB, Libya üzerinden artan sığınmacı geçişlerini Türkiye ile yapılan anlaşmada olduğu gibi en aza indirmeyi hedefliyor. Yıldırım'ın görüşmelerinde Türkiye- AB ilişkilerinin yanı sıra Türkiye- Malta ilişkileri, Suriye'deki son durum, terörle mücadele konuları da yer alacak. Türk-Malta İş Konseyi çerçevesinde organize edilecek toplantıya katılması ve Malta'da yaşayan Türklerle bir araya geleceği öğrenilen Yıldırım'ın Türk Şehitliği'ni de ziyaret edeceği belirtildi.
Milliyet

'Korku Üzerine Siyaset Kurulmaz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandum sürecine ilişkin olarak "Asla iç savaş gibi bir risk görmüyorum. Korku üzerine siyaset kurmamak gerekiyor" dedi. Kılıçdaroğlu, dün NTV yayınında katıldığı programda, şunları kaydetti: (AK Parti Manisa İl Başkan Yardımcısı'nın sözleri) AKP yetkililerinin açıklamaya tepki göstermeleri güzel. Fakat 'Hayır diyenler teröristlerdir' gibi açıklamaların tabana yansıdığını gösteriyor. Tepedeki siyasetçi konuşurken dikkatli dil kullanmalı. Evet diyen de hayır diyen de bu ülkenin saygın vatandaşıdır. Asla iç savaş gibi bir risk görmüyorum. Korku üzerine siyaset kurmamak gerekiyor. Anayasa Mahkemesi'ne başvurmadık. En büyük divan halkın divanıdır. Amasya Tamimi'nde, 'Milletin istiklalini milletin azim ve kararı kurtaracaktır' diyor. Bu süreci yeniden yaşıyoruz. Bu tarihi ve önemli kararı milletin kendisi vermelidir. Bu hukuk mücadelesi olmanın yanı sıra gelecek mücadelesi, halkın karar vermesi lazım. Millet, egemenliğini niye versin? İktidar halka anlatacak yol ve yöntem bulamıyorlar. Evet oyu vermezseniz iç savaş çıkar, terör yükselir diyorlar. Umudu teröre bağlayan bir hükümet 'evet'i nasıl anlatacak. Cumhurbaşkanı neden 'Seçmen anlamadı' diyor. Vatandaş anlıyor, anlamasın diye uğraşıyorlar. Bu ülkenin demokrasisi, sizi devletin tepelerine taşıdı, daha ne istiyorsunuz. 16 Nisan'da 'Evet' çıkacağını düşünmüyorum. Hayır demiş Türkiye güzel bir nefes alacak. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Binali Yıldırım görevinin başında. Niye erken seçim olsun. Erken seçim kararını parlamento alabilir. El Bab'dan şehitlerimiz geliyor, 70'e yaklaştı. Şehitler vermek istemiyoruz. El Bab'dan sonra başka bir yere gidilmesi yeni şehitler gelmesi demek. Rakka'da, Münbiç'te ne işimiz var, çok istiyorlarsa kendi çocuklarını göndersinler. Çağrı yapıyorum hükümete, referandum yapalım 15 gün içinde Türk ordusu Rakka'ya gitsin mi, gitmesin mi diye.
Milliyet

'Darbesavar Bir Teklif'
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, dün Demirören Medya'yı ziyaret ederek, önemli mesajlar verdi. Görüşmede Kurtulmuş'a Demirören Holding Yönetim Kurulu Üyesi Meltem Demirören Oktay, Demirören Holding İcra Kurulu Üyesi Sinan Oktay, Demirören Medya İcra Kurulu Başkanı ve Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Soysal, Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Yuvacan ile Milliyet ve Vatan internet siteleri yayın yönetmeni Bülent Ayanoğlu eşlik etti. Kurtulmuş, ziyaretinde Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili şu mesajları verdi: "Türkiye'nin bütün siyasi kriz dönemlerine bakın, siyasetin karar alamaz noktaya gelmesinden olmuş. Mesela 1980 öncesinde 100 küsur tur cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir sonuç çıkmamış ve onun sonucu olarak da 12 Eylül darbesi ortaya çıkmış. Yönetimde çift başlılığın anlaşamamanın getirdiği bir takım zorluklar var. Hükümetlerin kurulamadığı dönemler var. O sırada asker kafayı çıkarmış, 'Biz buradayız' demiş. Türkiye, 12 Eylül'e, 12 Mart'a böyle gelmiş. 28 Şubat aynı şekilde. Cumhurbaşkanı o zamanki Refah-Yol hükümetini istemediği için Türkiye bir siyasi kitlenmişlik içerisine girdi. Askerle cumhurbaşkanının işbirliği Türkiye'yi o dönem 28 Şubat gibi bir postmodern darbeyle karşı karşıya bıraktı. Aynı şey 363 milletvekili olmasına rağmen AK Parti'ye cumhurbaşkanı seçtirilmesi, o kriz Türkiye'yi 27 Nisan'a sürükledi. Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli bütün bu tıkanıkların önünü açabilecek bir sistem. Tek elden kararlar verilecek ve Türkiye yoluna devam edecek. Bu anayasa teklifinin bence en önemli özelliği 'darbesavar' bir teklif olması. Darbelere müsaade etmeyen bir sistem. 1982 Anayasası güçler ayrılığı prensibi üzerine oturmuyor, güçler çatışması prensibi üzerine oturuyor. Temelde çatışmayı esas almış. 'Tek adam' diyenler 104'üncü maddeye baksın. Herhangi bir şekilde bir hükümet değiştirilecekse halk gidecek bir günde bunu değiştirecek. Onu kontrol edecek parlamentoyu da bir günde kuracak. Hesabı da soracak. Kastettiğimiz şey bu. Bir daha darbe teşebbüsü, 12 Mart'lar, 12 Eylül'ler vesaire olmayacak." "Şu anda 'Evet' konusunda bir problem görünmüyor. Bu seçimden rahatlıkla evet çıkacağını görüyoruz. Kararsız bir seçmen kitlesi var. Daha kampanyanın çok başındayız. Ben ilk 10-15 gün içerisinde bu kararsız seçmenin 'evet'e doğru hareketleneceğini düşünüyorum. Kararsız önemli bir kitle var. Bu kitlenin de 'evet'e dönmesi 'hayır'a dönmesinden daha kolay. Çünkü insanlar daha çok olumlu yöne dönerler. İlk 10-15 gün içinde gözle görünür ciddi bir hareketlenme olacağını düşünüyorum. Zaten iki aylık bir süre var. Ben rahat bir şekilde geçeceğini düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Halkımız henüz bilmiyor' ifadesini kararsızlarla ilgili söylediğini düşünüyorum. Her seçimde olur. Bu seçimde biraz belki başlarda fazla. Referandum olmasından kaynaklanıyor. Konu çok tartışılmadı. Geçen hafta sonu Afyon ve Eskişehir'de iki farklı kesime anlattım. Sonunda hararetle söylediklerime katıldıklarını gördüm. Demek ki anlatmak lazım."
Vatan

SPOR

Galatasaray Odeabank, Darüşşafaka Doğuş'u 77-71'lik skorla geçti, yarı finalde Banvit ile eşleşti. Sarı-kırmızılı ekipte Fitipaldo, Ergin Ataman tarafından dışarıda bırakılınca, Sinan'ın göstereceği performans önemliydi. Bir de buna Micov'un 13'te 2 saha içi isabeti eklenince, dışarıdan alınacak katkı 'acil ihtiyaç' konumuna geldi. Maç başında takımının ilk 11 sayısını atan Pleiss, 14. dakikada kenara gelene kadar 13 sayı, 7 ribaunt, 1 blok ile devleşiyor takımını oyunda tutuyordu. Dışarıdan skor katkısına Daye de katkıda bulundu ama kısa rotasyonda kimin sahne alacağı merak konusuydu. Çünkü Daçka, Wanamaker ile oyunu domine ediyor, geri adım atmıyordu. Son çeyreğe kadar başa baş giden maçta Micov'un iki üç sayı isabeti, ardından Schilb'in sayıları bir anda sarı-kırmızılı ekibin arayı açmasını sağladı. Daçka 7 sayıdan geri dönüp yeniden maça tutundu ama o andan itibaren Sinan şov başladı. 17 sayısının 11'ini son çeyrekte atan yıldız oyuncu, bunların 9'unu da son 4 dakikaya sığdırdı. Daçka ise Harangody'nin dışarıda kaldığı maçta Moerman ve Anderson'dan istediğini alamadı. Bir kez daha Ender ile Mehmet'i kullanmayarak Wanamaker'ı tek başına bırakan, rakibin tek guardı Sinan'a baskı yaptırmayan, ribaunt ve savunmayı toparlayan Furkan'ı son çeyrekte yanında oturtan Blatt'in tercileri Daçka'nın hatalarıydı. Öte yandan Banvit ise Beşiktaş Sompo Japan'i 66-57 yenerek yarı finale yükseldi.
Milliyet

Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, Teknik Direktör Igor Tudor'un imza töreninde Karabükspor Başkanı Ferudun Tankut'a kullandığı ağır ifadeler nedeniyle tepki gösterdi. Tankut'u sert bir dille eleştiren Özbek, hiç kimsenin Galatasaray'a ahlak dersi veremeyeceğini dile getirdi. Kulüp başkanları olarak camiaları temsil ettiklerinin altını çizen Dursun Özbek, "Galatasaray Başkanı bu iddialara Karabük Başkanı'nın kullandığı kelimelerle cevap vermez. İfadeleri şık bulmuyorum. Kimsenin Galatasaray'a etik veya ahlak dersi verme haddi yoktur. Bütün Türkiye, bütün dünya bunu bilmeli. Kim olursan ol bu ifadeleri kullanamazsın. Bu ifadeleri reddediyorum, kullanan kişileri de kınıyorum. Savcılar, federasyon çalışanları söylenenleri analiz etsinler istiyorum. İnsanları düşmanlığa sevk edici ifade kullanmak kimsenin haddi değil. Herkes haddini bilmeli, özellikle kulüp başkanları olarak çok daha dikkat etmeliyiz" dedi. Başkan Dursun Özbek, Galatasaray-Beşiktaş derbisinin 27 Şubat Pazartesi günü oynanacak olmasına sert çıktı. Kulüp başkanı olarak Galatasaray'ın haklarını savunmak zorunda olduğunu kaydeden Özbek, "Derbinin tarihi çok enteresan. Değerli üç kulübümüz UEFA Avrupa Ligi'nde maç oynuyor. Deplasmanda oynuyorlar, dönüp geliyorlar pazar günü maç yapıyorlar. El insaf! Bu derbiyi pazartesiye alarak futbol camiasını, futbola ilgi duyan insanları zor duruma getiriyorlar. Biz Avrupa'da oynadığımızda 48 saat sonra ikinci maça çıkmışız" diye konuştu. Dursun Özbek sözlerine şöyle devam etti: "Neden pazartesi derbi? Neden pazar günü keyifle izlenmesine mani oluyorsunuz? Kendileri çıksın cevap versin. Bu hafta sonu pazar oynanabilir fakat haftaya oynanamaz; çıksınlar açıklasınlar. Derbi neticesinden çok bu davranış biçimleri derbiye gerginlik getiriyor. İlgili yerlere bunun yanlış olduğunu, bunu kabul etmediğimizi ilettim."
Milliyet
Fenerbahçe Teknik Direktörü Dirk Advocaat, takımının oyununa eleştiriler getirdi. Sahada kötü bir görüntü verdiklerini kabul eden Advocaat, "Bu maçta önemli olan nokta, çok fazla oyuncumuz maçta yoktu. Deplasmanda oynuyorsanız üst düzeyde oynamanız gerekiyor. Birçok oyuncumuz kafaca oyun içinde değildi. Rövanşta yapmamız gereken maçı 2-0 kazanmak. Deplasmandaki bir maça üst düzey mücadele ile çıkmalısınız. Bu şekilde mücadele edilmez. Ön alanda oynayan oyuncularımız bugün sahada yoktu. Krasnodar gibi takıma deplasmanda kaybedebilirsiniz" dedi. Kadroda kısa süre içerisinde direkt müdahalelerde bulunacaklarının mesajını veren Hollandalı antrenör, "Skordan memnun değilim. Krasnodar ilk yarıda daha iyi oynadı. İkinci yarıda biz daha iyiydik ama pozisyon üretemedik. Birkaç gün sonra, pazar günü ya da daha sonra kadrodaki değişimi göreceksiniz. Ama muhakkak değişimi göreceksiniz. Önce Kasımpaşa maçına bakalım" diye konuştu. Krasnodar'ın iyi bir takım olduğunun altını çizen tecrübeli hoca, "Bizi şaşırtmadılar, daha önce izledik. İspanya'da da izledik. Krasnodar iyi bir takım. İyi bir kadroları var" yorumunu yaptı.
Milliyet


Fenerbahçe'nin "tek oyun planı" çok erken çöktü. Topun arkasına geçip rakibini beklediği maçlarda sonuç alan sarı-lacivertliler, dünkü mücadeleye de aynı felsefe ile çıkmıştı. Savunmanın lideri Skrtel'in yokluğunda yaşanan konsantrasyon ve yerleşim sıkıntısı pahalıya mal oldu. Emenike, Martynovich'i takibi bırakınca futbolcu, kendi yarı sahasından Fenerbahçe ceza sahasına kadar çok rahat inip topu Wanderson ile buluşturdu. Yapılan ortaya Claesson, Şener'in bir adım önünde kafayı vurup 4. dakikada takımını öne geçirdi: 1-0. Erken yenen gol, planın ve düzenin değişmesi anlamına geliyordu Fenerbahçe için. Ancak etkili bir "B Planı" olmadığı için sarı- lacivertliler ne yapacağını bilmiyordu. Rus ekibi öne geçince savunmayı daha güçlü hale getirdi. İleriye çıkmaya çalışılan birkaç pozisyonda Krasnodar savunması, olası tehlikeleri bu sayede çok kolay püskürttü. 38'de Volkan Demirel, maçın kopmasını önledi. Podberezkin'in vuruşunu zor da olsa önleyerek takımını oyun içinde tutmaya başardı. Fenerbahçe ne savunma yapabiliyor ne de hücuma çıkabiliyordu. Ayakta durmakta zorlanıyor, topu ıskalıyordu. Amatör takımlarda görülmeyecek hareketler söz konusuydu. 70 dakika bu oyuna sabreden Advocaat sonunda iki hamle birden yapınca durum biraz olsun değişti. İlk organize atağını 75'te bulan sarı lacivertliler son bölümlerde fırsat yakalamaya çalışıyordu. Bu bölümlerde Krasnodar da farkı açıp turu bir anlamda garantilemenin peşindeydi. 80'de köşe vuruşundan gelen topa Smolov'un dokunuşu direkten dışarı gitti. Fernandao'nun 82'deki vuruşu etkisizdi. 89'da Alper'in vuruşundan seken topu tamamlayacak hiçbir sarı lacivertli futbolcu ceza sahası içinde olmayınca en net fırsat harcanmış oldu. Bu kadar kötü oyuna karşılık alınan bu skor ikinci maç öncesi galibiyet kadar değerli.
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder